14’üncü İnsan Hakları Konferansı’ndan ‘insan haklarını koruma’ uyarısı

DSmwYX5WsAAoQOS-e1514975557685-1280x640.jpg

İzmir’de yapılan 14’üncü Türkiye İnsan Hakları Hareketi Konferansı’nın  sonuç bildirgesinde, “İnsan hakları, insanlık tarihinin en büyük kazanımlarından biridir ve yine ancak tüm insanlığın ortak çabası ve dayanışmasıyla korunabilir” vurgusu yapıldı.

1998 yılından bu yana düzenli olarak toplanmakta olan Türkiye İnsan Hakları Hareketi Konferansı’nın  (TİHHK) 14’üncüsü İzmir Pamucak’ta gerçekleştirildi. Türkiye insan hakları savunucularının, insan hakları kavramının ve hareketinin bazı sorunlarını tartışması ve bu tartışmanın temelinde de, geleceğe yönelik bazı belirlemeler yapmak için bir platform oluşturma amacıyla yapılan TİHHK,  İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) düzenleyici olarak görev almasına karşın, özerk ve kalıcı bir yapıya sahip.

14’üncü Türkiye İnsan Hakları Konferansı; katılımcıların ‘İnsan Haklarının Korunmasında Devletin Yükümlülükleri (Hukuki Koruma) Açısından Yapılabilecekleri’, ‘İnsan Haklarının Korunmasının Uluslararası Boyutu, Yapılabilecekler ve İmkânlar’, ‘İnsan Haklarının Korunmasında Demokratik Kamuoyunun Rolü ve Etkisi’ ve ‘İnsan Hakları Savunucularının Korunması’ başlıklı çalışma gruplarına ayrılmasıyla gerçekleştirildi. OHAL’deki hak ihlalleri, hak savunucularının yaşadıkları ve Büyükada’da insan hakları savunucularının tutuklanmasıyla yaşanan sürecin değerlendirildiği çalışma gruplarının sonuç raporlarında da ‘insan haklarının ve savunucularının korunması’na vurgu yapıldı. İnsan hakları savunucularına özgü koruma mekanizmalarını gerekli kılan en önemli unsurun, koşullar ne olursa olsun hak ihlallerinin tespiti ve dillendirilmesinden vazgeçemeyecek olmaları olduğu vurgusu yapılan sonuç bildirgesinde, buna rağmen insan hakları savunucularının avukatlık, gazetecilik gibi meslekler için tanımlanan koruyucu normatif düzenlemelerden yoksun olduklarına da dikkat çekildi.

“İnsan hakları, insanlık tarihinin en büyük kazanımlarından biridir ve yine ancak tüm insanlığın ortak çabası ve dayanışmasıyla korunabilir” vurgusuyla sona eren sonuç bildirgesinde, insan hakları savunucularının korunması için dikkat çekilen önerilerden bazıları şöyle:

Bugün hak savunucuları açısından hem dayanışma ve iş birliğinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi hem de yaptıkları çalışmalarda etkinliklerini artırmaları…

Hak savunuculuğu mücadelesinin dokunulmazlığı  ve meşruiyeti her zamankinden yoğun olarak savunulmalı. Baskı ve saldırıya uğrayan kişi ve örgütlerin insan hakları savunucusu oldukları özellikle vurgulanmalı.

İnsan hakları hareketi mensuplarının mücadeleyi savunma çizgisinden çıkartarak, daha etkin ve güçlü bir hak mücadelesine dönüştürmeleri her zamankinden daha önemli.

İnsan hakları çalışmasının kendi içine kapanması, diğer mücadele pratikleriyle yaşamsal/canlı bağını yitirme tehlikesine karşı, farklı biçimlerde hak mücadelesi yürüten gruplarla, onları kendi özgüllükleri içinde gören ve onların kendi dillerini ve farklılıklarını tanıyan iş birliği biçimlerinin önemine de dikkat edilmeli.

OHAL uygulamaları ve kapatılan hak örgütleriyle oluşan sivil alandaki daralmaya karşı ortak mücadelenin yükseltilmesi için buluşma ve tematik toplantıları sıklaştırmanın gerekliliği.

Gözaltına alınan ve tutuklanan hak savunucuları için hukuki, ekonomik ve psikososyal destek için gerekli organizasyonlar ve  daha genel olarak, insan hakları savunucularına yönelik düzenli aralıklarla süpervizyon desteği, ikincil travma eğitimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi verilmes

Uluslararası önleme ve koruma mekanizmalarının tüm eksiklerine ve sorunlarına rağmen kullanılmaya devam edilmesi.

14’üncü Türkiye İnsan Hakları Hareketi Konferansı’nın sonuç bildirgesinin tamamına ulaşmak için tıklayın.

 

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend