Amidart’ın Sanat Yolculuğu

amidart2-1280x853.jpg
Diyarbakır'da 2017 yılında kurulan ve 2018 yılından itibaren aktif bir şekilde çalışan Amîdart sanat topluluğu birçok alanda faaliyet gösteriyor. Masal anlatıcılığı eğitimleri bunun başında geliyor. Diyarbakır’ın birçok mekânını sanat atölyesi olarak gören Amîdart Topluluğundan Gülesra ve Murat faaliyetlerini, kuruluş süreçlerini ve geleceğe dair beklentilerini sorduk.

Öncelikle sizi tanıyalım

Murat: Biz Diyarbakır’da kültür sanat alanında hareketlilik sağlamak amacıyla hayali olarak Ekim 2017, fiili olarak Mart 2018 de kurulmuş gönüllü bir topluluğuz.

Amîdart nasıl bir ihtiyaçtan kendini var etti?

Murat: Diyarbakır’da 2 arkadaş alternatif bir masal festivali düzenlemek fikriyle yola çıktığımızda, kişilerle mekânlarla “kimsiniz? Bir derneğinizi kurumunuz var mı ?” Sorularıyla karsılaştık. Yine düzenleyeceğimiz diğer etkinlikler için de kurumsal bir yapıya ya da topluluğa dönüşmeden, ilkelerimiz ya da ismimiz olmadan zorlanacağımızı fark ettik ve Amîdart böylece kurulmuş oldu.

Masal anlatıcılığından bahsettiniz onun dışında ne gibi faaliyetleriniz var?

Murat: Konserler, masal geceleri ve farklı alanlarda atölyeler seminerler açıyoruz. Ayrıca şuan devam eden Masal anlatıcılığı eğitim projesi var.

Masal anlatıcılığından eğitim projemiz devam ediyor dediniz biraz deneyimlerinizden ve varsa kazanımlarınızdan konuşalım.

Murat:  Masal anlatıcılığı Amîdart’ın kurucu ekibinde yer alan Gülesra’nın şehirde farklı mekânlar ve STK’larda masal anlatımıyla başladı. Sonrasında Amîdart ‘In kendi masalcı ekibi oluştu. Ve bir çok mekânda ücretsiz masal geceleri düzenlemeye başladık. Sonrasında da bunu yaymak için anlatıcılığa dair eğitim programı açtık. Şehirde çok kadim kültürler yer alıyor ve bu kültürlerin devamlılığı, yeni nesilde tarihsel bilinç oluşturması ve köklerimizle bağımızın güçlenmesi gibi önemli kazanımları var. Şehirde kimsenin hayal kurmadığını fark ettik ayrıca. 🙂 Yeniden hayal kurup mutlu olabiliriz dedik.

Şiddetsiz iletişim gibi bir eğitim programı düzenliyorsunuz.  Bu programdan ve süreçlerinden bahsedebilir misiniz?

Gülesra: şiddetsiz iletişim aslında buralarda yeni duyulan bir kavram. Ama çıkışı 1960’lara dayanıyor. Psikolog Marshall Rosenberg’in insanlar arasında gönülden bir bağ olduğunu ve kalpten kurduğu empatik bir barış dilin olduğunu savunuyor. Bu tekniği geliştirerek topluluklar, düşman halklar arasında barışı sağlıyor. Sonrasında bunu öğretmen öğrenci, özel ilişkiler anne baba is verenler şirketler üzerinde deneyimleyerek geliştiriyor. Simdi birçok ülkede şiddetsiz iletişim çalışmaları ve inzivaları var. Türkiye’de de Vivet Alevi öncülüğünde kurulmuş bir dernek. Topluluğumuzun kurucu ekibi bu teknikle uzun suredir tanışıyor. Hatta ic barışımızı böyle koruyoruz. Ve sorunlara karşı da bu dilden destek alıyoruz. Hayatimizi bu kadar kolaylaştırırken neden buna dair bir giriş semineri de büyük şehirler dışında burada da olmasın dedik.

Buraya kadar konuştuklarımızdan çıkardığım Amîdart çok yönlü faaliyetler yürüten bir sanat topluluğu. Bu alanlardaki çalışmalarınızın  farklı farklı olmasının ne gibi avantaj -dezavantajları var ? (konserler, eğitimler, sanat atölyeleri )

Gülesra: Artıları farklı alanlara ilgi duyan her insani gözetmiş oluyoruz. Böylece en az bir kere de olsa kendi alanlarına dair bir etkinliğe katılmış oluyorlar. Bunun mutluluğu hanemiz için bir artı oluyor. 🙂 Eksileri zaman zaman yoruluyoruz ama tatlı bir yorgunluk. Eksi olmalı ki bu emin değiliz.

Faaliyetleriniz süresince ne gibi problemlerle karşılaşıyorsunuz ve bu problemlerle baş etme mekanizmalarınız nelerdir?

Murat: Her toplulukta olduğu gibi bizde de zaman zaman olabiliyor. Bazen mekânlarla bazen takipçilerimizle. Ama kullanmaya özen gösterdiğimiz dil barış dili. Empatiyle dinleyip kalbimizi açabiliyoruz. Bu da sorunları halletmemize katkı koyuyor. Bunun dışında teknik ve maddi sorunlar olabiliyor. Sonuç olarak kar gütmek amacıyla kurulmadık. Ama devamlılığımız için bir ihtiyaç maddiyat. Bunun için hem mekânı hem etkinliği ya da konseri yapan kişiyi gözeten bir yerden strateji üretmek bizi zorlayabiliyor.

Diyarbakır’da Amîdart’a ilgi nasıl? Ne gibi dönütler alıyorsunuz?

Gülesra: İnanılmaz olumlu geribildirimler alıyoruz. İnsanlara iyi geldiğine, bazı atölyelerin heyecan uyandırdığına, katkı koyduğuna, eğlendiklerine dair geribildirimler oluyor. Çalışma biçimimizi kutlayanlar, paylaşımlarımızı, kullandığımız dili. Buna benzer. Mesaj atıp aylık etkinliklerimizi soranlar var. Ya da topluluğa katılmak istediğini söyleyenler. Bizi mutlu ediyor.

Bu kadar yaptıklarınızdan ve devam eden projelerinizden bahsettik. Peki gelecekte Amîdart kendini nerede görüyor, neler yapmak istiyor?

Gülesra: Amîdart bu şekilde devam edecek aslında. Yani kolektif ve her bileşeni gözeten. Bir kaç yıl içinde mi olur bilmiyoruz ama uzun vadede Amîdart kültür sanat merkezine dair bir yapının ve kültürün oluşmasına dair bir hayalimiz var.

Amidart’ın gelecek programında neler var?

Murat: Cumartesi günü Mehmet Akbaş konserimiz var. Bezgin Bekir’de. 13.14 Ekim uluslararası sertifikalı 3 eğitmenden birinin vereceği şiddetsiz iletişim giriş semineri var.  Bunun için kayıt gerekli ama. 19-20 -21 Ekim Masal festivalimiz var. Yine bunun dışında atölyeler ve eğitimler için sosyal medya hesaplarımız takibe alınabilir.

One comment

  • DNA-X

    30 Eylül 2018 at 09:21

    Elinize sağlık gerçekten güzel bir röportaj olmuş derya hanım

    Cevapla

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend