RUHİSAK Kurucu Üyesi Zafer Kıraç:
‘Unutmayın Onlar Çocuk”

Ekran-Resmi-2017-11-08-01.02.07-990x530.png
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün 'şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarını, elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde çekmesi alternatifi üzerinde duruyoruz' açıklamaları gündemdeyken cezaevindeki çocukların durumunu konuştuğumuz Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği (RUSİHAK) kurucu üyesi Zafer Kıraç, “Çocuk hapishaneleri kapatılsın…Hiç romantik diyerek hafife alınacak bir durum değil. Çok gerçekçi bir istek bu. Başarabiliriz. Hapishanelerde çocuklar var, unutmayın onlar çocuk” diyor.

Ceza infaz sisteminde çocuğun durumu nedir?  Çocuk oldukları için farklı uygulamalar söz konusu mu?

Tıpkı büyükler gibi bir hapishane işleyişine sahipler. Çocuk oldukları ya görmezden geliniyor ya da bu şekilde bir iyi sonuç alınabilecekmiş gibi bir hayale kapılıyorlar.. Birçok ilde hapishanelerde çocuk koğuşu denen bir bölümde kalırlar. Avrupa cezaevi kuralları gereği ve çocuğun yüksek yararı ilkesi göz önüne alındığında bu kabul edilebilir bir durum değildir. Şakran, Silivri, Sincan ve Maltepe gibi kampüs hapishanelerinde çocuk hapishaneleri yaptılar, şehirden uzak buraları… Rehabilitasyonda ilk kural aile ve arkadaşlarına ve avukatına erişimdir. Kampüs hapishaneleri bu açıdan insan hakları hele çocuk haklarına çok aykırıdır. Kapasite çok fazla, ortak alanlar yeterli değil. Uzman ve çocuk psikolojisinden anlayan personel sayısı oldukça az. Hatta 70 ilin hapishanesinde çocuklarla ilgilenebilecek kapasitede uzman yok. Çocuklar İnfaz koruma memurlarına emanet. Oysa bu memurların büyük bölümü işini sevmeyen, eğitim seviyesi hala düşük, çocuk psikolojisini bilmeyen insanlar. Çocukların anneleriyle hiçbir temas olmadan tel örgünün arkasından  yapılan görüş, onur kırıcı, hiçbir iyileştirici yanı olmayan çok zalimce bir uygulamadır

2019 itibari ile içeride şuan kaç çocuk/genç var?

Yaklaşık 3 bin yüz civarı 12-17 yaş çocuk var hapishanelerde. Ve daha acıklı olanı var 684 bebek var… 0-6 yaş anneleriyle kalan bebek ve çocuklar. Rakamları tam alamıyoruz ama tahminlerimiz 19-22 yaş arası 50 bin civarı genç hapishanelerde. Şartlar çok kötü. Fiziksel ve ruhsal gelişimleri için uygun değil. Yapılması gereken annelerin ev hapsine alınmasıdır. Bu sisteme geçilmelidir. Oyuncaktan yeterli beslenmeye ve güvenliğe kadar çok fazla problemleri var. Başlı başına bir haber konusu olmalı bu.  

 Yüzde 65 civarında tekrar cezaevlerine geri dönüyor diyorsunuz. Peki bunun nedeni sizce  nedir?

Maalesef çok fazla kazanımlar elde edemedik çocuklar için, çok heyecanlı işler yaptık tam bir şeyler olacak derken hep tersine döndü. Bir sorunumuz var bizim, hapsetmeyi seviyoruz sanki hapsedince her şey çözülecekmiş gibi bir duygumuz var. Oysa niye hapsettiğimizi çok iyi bilmemiz gerekiyor, yoksa bu bir ‘intikam’ almaya dönüşüyor. Şunu demek istiyorum eğer hapsettiğiniz çocuğun oraya gelme koşulları aynı kalıyorsa, yoksulluk, eğitimsizlik, istismar vb. birde üstüne sadece hapsedip hapishane koşulları bir rehabilitasyona uygun değilse, günü gelince ‘hadi güle güle’ diyorsan o değişmeyen ortama, hatta artık daha da kötü ortama (çünkü artık çocuk damgalanmış durumda) yolluyorsan. Zaten tam da bu nedenle çocukların tekrar suçla ilişkilenip hapishaneye geri gelmeleri %65 civarında. Korkunç bir durum bu.

“Toplum Temelli Rehabilitasyon Merkezleri Kurulmalı”

Kapalı mekanların çocuk  ve insan üzerindeki ruh sağlığı açısından , psikolojik etkileri nelerdir? Çözüme dair ne önerirsiniz veya diğer ülkelerde bunun örnekleri var mıdır? Paylaşır mısınız?

Bakanlık romantik bulmuştu bu önerimizi, halbuki Almanya çocukları adalet sistemi içerisinde çıkarmayı başardı. Çocuk ve Gençlik Suçluluğu diye ayrı bir birim kurdu. Bu birimi de sosyal hizmetlere bağladı. Yani Adalet Bakanlığı yargılamasını yaptıktan sonra çocuklar sosyal hizmetlere teslim ediliyor. Ve çocuklara suçlu gözüyle değil, ‘Ortada bir problem var  bunu çözeceğiz’ mantığı ile bakıyorlar. Çocuk hapishaneleri kapatılsın derken, çocuklar suçla ilişkilenip dursun bizde görmezden gelelim affedelim demiyorum ki. Çocuğun suçla ilişkilendiği ortamı ortadan kaldıralım. Paramızı, emeğimizi bu amaca harcayalım. Ve illa çocukları hapsetmemiz gerekiyorsa toplum merkezli rehabilitasyon merkezleri açılmalıdır. Bu merkezle sivil toplum kuruluşlarına açık olmalıdır. Çocukları suçlu gibi görmemeli, onları anlamaya çalışmalı, onlara karşı vicdanlı olmalı. Gelişmiş ülkelerde bırakın ‘çocuk suçlu’ kavramını, ‘suça itilmiş çocuk’ kavramı bile terk edilmiş durumda. Artık  ‘adalet sistemi içindeki çocuk kavramı kullanılıyor.

“Onarıcı Adalet Sistemine Geçmeliyiz”

Cezaevlerinin kapatılmadan çok artırıldığı bir dönemdeyiz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nüfusa oranla toplam mahpus sayısı açısından Avrupa’da birinciyiz tam 284 bin civarı insan hapishanelerde bunların 13 bin civarı kadın. Çocuk mahpus sayısında yine Avrupa’da birinci sıradayız. Sayılardan bahsettik. Evde, okulda olması ve oyun oynaması, kendini geliştirmesi gereken  yerlerde olması gerekirken, 24 saat kapalı bir kurumda ve ağır şartlarda yaşayan çocuklar. Hiçbir hapishane herhangi bir canlı için uygun değildir, hapishaneler işe yaramaz kurumlardır. İlla hapsedeceksek bu son çare olmalı. Çocuklar için hapishaneler daha fazla suçla tanıştığı, sürekli istismara uğradığı yerlerdir. Çocuk bir kere hapishaneyle tanıştığı zaman tekrarı kolaylaşıyor. Biz intikamcı adalet, cezalandırıcı adalet uyguluyoruz. Tek başına cezalandırma problemi çözmüyor. Tartışılamayacak kadar açık  bir gerçek. Bir çocuk suçla ilişkilendiği andan itibaren çok dikkatli olunmalıdır. Polis son çare devreye girmelidir. Alanında eğitimli çocuk polisi olmalıdır. Çocuk yargılanacaksa çocuk mahkemelerinde yargılanmalıdır. Polis ve gardiyan zorunlu olmadıkça çocukla ilgili ortamlarda uzman psikolog ve sosyal hizmet uzmanları görev yapmalıdır. Bağımsız izlemeye izin verilmelidir. Sivil toplum kuruluşlarından, alanında yetkin çocuk konusunda çalışan derneklerden, vakıflardan, uzmanlardan, akademisyenlerden oluşacak bağımsız izleme sorunların çözümü için gerekli. Uygulayan ülkeler başarıyor. Biz de yapmalıyız.

Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Çocuk hapishaneleri kapatılsın…Hiç romantik diyerek hafife alınacak bir durum değil.

Çok gerçekçi bir istek bu. Başarabiliriz. Hapishanelerde çocuklar var. Unutmayın onlar çocuk.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend