Çocuk Hakları İçin Çalışan Aksakoğlu’nun Tutukluluğuna İtiraz

ULAS9726-e1520588901339-750x821.jpg
Anadolu Kültür’e yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınan hak savunucusu Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklanmasına tepkiler sürüyor. Avukat Aslı Kazancı, tutukluluğa itiraz edeceklerini belirtirken, Bilgi Üniversitesi'nden Alper Akyüz, "Çocukların iyi hali için çabalayan Yiğit Aksakoğlu'nun çağrıldığı takdirde ifade vermeye gidecekken, çocuklarının yanında gözaltına alınması trajik " dedi. Aksakoğlu'nun birlikte hak savunuculuğu yaptığı Tolga İslam ve Hacer Foggo, Çocuk Hakları Koruma Günü'nde bu alanda çalışan Aksakoğlu'nun tutuklanmasının izah edilebilir yanı olmadığını belirterek, bir an önce serbest bırakılmasını dile getirdiler.

Akademi, STK ve yerel yönetimler arasında köprü kurarak 0-3 yaş arası erken çocukluk dönemi için İstanbul95 projesini yürüten Bernard van Leer Vakfı Türkiye Temsilcisi Yiğit Aksakoğlu, Anadolu Kültür’e yapılan operasyonda göz altına alındıktan sonra ‘sivil itaatsizlik ve şiddetsiz eylem adı altında yeniden çeşitli gösteri ve eylemlerin yapılmasına yönelik bir takım eğitimler ve konuşmalar düzenlendiği kanaatine ulaşıldığı” suçlamasıyla tutuklandı. Sivil toplum alanında uzun yıllar önemli çalışmalar yürüten son yıllarda da erken çocukluk dönemiyle ilgili çalışan Aksakoğlu’nun tutukluluğu, kamuoyunda büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla karşılandı.

Aksakoğlu’nun Avukatı Aslı Kazancı, müvekkilinin 2013 yılında başlatılan, Kavala dosyası açısından kullanışlı olduğu düşüncesiyle 5 yıl sonra tekrar kapağı açıldığı anlaşılan bu soruşturmada haksız ve hukuka aykırı bir biçimde tutuklandığını belirterek, “Soruşturma dosyasında gizlilik kararı olduğu İçin inceleme imkanımız olmadı. Ancak yöneltilen sorulardan 2013 yılının Haziran ayı itibariyle Yiğit Aksakoğlu hakkında iletişimin dinlenmesi ve fiziki takip kararları alındığı ve uygulandığı anlaşılıyor. O dönemde iletişimin dinlenmesi ve fiziki takip talep eden savcı, talep doğrultusunda karar veren hakim ve bu kararları uygulayan polis memurları büyük bir ihtimalle bugün FETÖ’den ihraç edildiler. Ancak ne yazık ki onların yarım bıraktığı kumpas dosyası bugün tekrar açıldı” dedi. Aksakoğlu’nun  6 ay boyunca tüm telefon görüşmelerinin kayıt altına alındığı ve her adımının izlendiğinin anlaşıldığını belirten Kazancı, “Her nasılsa “içeriğine ulaşılamamış” bir toplantı nedeniyle 5 yıl sonra tutuklanıyor. Tutuklama kararı, sulh ceza hakiminin kendi vurgusuyla  ‘bu anlamda karanlıkta kalan yönleri olan’ bir delile dayanarak verilmiştir. ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi ihlal edilmiş, karanlıkta kalan yönleri olduğu, yani açık ve net olmadığı kabul edilen bir delil esas alınmış ve savcının talebi doğrultusunda Yiğit Aksakoğlu tutuklanmıştır. Böylece, çözüm sürecine destek için, bölgede yaşanan şiddetin sona ermesi için, şiddetsiz eylem yöntemini savunmuş olan müvekkilimizin, şiddetsiz eylemlerle geziyi yaygınlaştırmaya çalışıyormuş gibi değerlendirildiği ve inanılmaz bir şekilde “cebir ve şiddet” kullanarak hükumeti devirmeye çalıştığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.” dedi. Kazancı ‘büyük hukuksuzluk’ olarak nitelendirdiği durumun düzeltilmesi için itirazda bulunacaklarını da kaydetti.

“Sivil Alan Daraltılıyor”

Yiğit Aksakoğlu ile 1990’larda  Avrupa Öğrencileri Forumu Kulübü (AEGEE) çalışmalarında tanıştıklarını belirten Bilgi Üniversitesi’nden Alper Akyüz, “Daha sonra Bilgi Üniversitesi STK Yönetimi Birimi’nde yıllarca birlikte çalıştık. Yiğit Aksakoğlu yıllardır Türkiye’de sivil toplumun gelişmesi, ifade ve düşünce özgürlüğü için çalışmalar yapan, dersler veren, kitap yazan biri. Bu bilgileri daha çok kişiye ulaştırmak için samimiyetle çaba gösteren bir hak savunucusu…Bu haklar temel insani haklar olarak uluslararası sözleşmelerle korunmuş yasal haklardır. Ancak Aksakoğlu tam da bu yasal haklarını toplum yararına kullandığı için tutuklanmış görünüyor.” dedi. Dünyanın genelinde sivil alanın daralması fenomeniyle karşı karşıya olduğumuzu belirten Akyüz, “Türkiye bu konuda biraz daha ön cephede görünüyor. Bu tip operasyonlar herkesi suskunluğa itmek, sivil alanın daralmasına, en temel haklar için bile savunuculuk yapmamaya itmek gibi gayelerle yürütülüyor. Sivil toplum bu tip operasyonlarda genel itibariyle tam da yapılmak istenen amaca hizmet edecek şekilde bir suskunluğa gömülüyor. Bir elin parmağını geçmeyecek itirazlar yükseliyor. İtirazların ille sert bir muhalefetle yapılması gerekmiyor. Burada öncelenmesi gereken; bu tip operasyonların, tutuklamaların sivil toplumun anayasal haklarla teminat altına alınan toplantı yapma, örgütlenme özgürlüğü gibi ana faaliyet alanlarını tehdit eden bir durum olduğunun gözler önüne serilmesidir. Bu sadece operasyona maruz kalanların değil tüm sivil toplum camiasının sorun etmesi gereken bir durum, çünkü daraltılan hem bizim hem de toplumun özgürlük alanı…” diye konuştu. Çocuğun iyi hali için çalışan Yiğit Aksakoğlu’nun çağrıldığı taktirde ifade vermeye kolaylıkla gidebilecekken, sabahın erken saatlerinde gözaltına alınmasının büyük bir haksızlık ve ironi olduğunu dile getiren Akyüz, “Biri 7, diğeri 2,5 yaşında iki çocuğu var. Bu onlar için başlı başına bir travma. Aynı zamanda eşi için de çok zor bir durum. Aile yakınları, arkadaşları destek olmaya çalışıyor ama çocuklar olağanüstü bir durumun yaşandığının farkında, gözaltının kendisi zaten yeterince travmatik.” dedi.

“Yaşatılanlar İçin Özür Dilenmeli”

Yiğit Aksakoğlu ile geçtiğimiz yıllarda ‘asker hakları’ alanında önemli çalışmalar yürüten akademisyen Tolga İslam da, bu yanlıştan bir an önce geri dönülmesini dile getirdi. Aksakoğlu’yla 2011 yılında toplumdaki hemen herkesi doğrudan ya da dolaylı etkileyen ‘asker hakları’ konusunda hak savunuculuğu yaptıklarını belirten İslam, “Türkiye’de on yıllardır devam eden, herkesin bildiği ama kimsenin bir şey yapmadığı bir konuyu, zorunlu askerlik sırasında erlerin yaşadığı kötü muameleleri, hak ihlallerini görünür kılmaya çalıştık. Bu sorunun ortadan kaldırılması için bir çok faaliyet yaptık. Defalarca Meclis’e gittik, çoğunluğu Ak Partili olmak üzere bir çok milletvekili ile görüştük. Savunma Bakanıyla görüştük, medya üzerinden görünür olması için çabaladık. Ve netice de aldık, askerlerin işkence gördüğü diskolar (disiplin koğuşları) kaldırıldı. Rütbeli askerlerin zorunlu askerlere karşı tavırlarında hissedilir değişiklikler oldu.” Dedi. Bu çalışmaları küçük bir ekiple yaptıklarını belirten İslam, “ Tamamen gönüllü olarak, kendi kişisel zamanından, ailesine, çocuklarına ayıracağı zamandan çalarak, kimsenin umursamadığı toplumsal bir sorunun ortadan kalkması için yıllarını veren, emek harcayan biridir Yiğit… Toplumda böyle insanların sayısı zaten çok az. Yiğit gibi insanların cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi gerekir. Yiğit’in bir an önce serbest bırakılması gerek ama bu yeterli değil. Bu yaşatılanlar için kendisinden özür de dilenmeli” şeklinde konuştu.

Roman hakları olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bilinen Hacer Foggo da, Yiğit Aksakoğlu’nun sivil toplum alanında uzmanlaşmış biri olarak kendisiyle birlikte bir çok kişiye eğitimler verdiğini kaydetti. Aksakoğlu’ndan çok şey öğrendiğini ve hak temelli sivil toplumun oluşmasında katkılarının çok olduğunu dile getiren Foggo, “Özellikle son yıllarda erken çocukluk eğitimi ile ilgili yaptığı çalışmalar çok önemli. Bu alanda çalışan; sivil toplumu, akademiyi, belediyeyi, okulu, kamuyu da dahil ederek modeller oluşturan pek kimse yok. Yiğit iyi bir dünya için ve çocukların geleceği için çalışan bir arkadaşımız değil ceza evine göndermek bugüne kadar yaptıkları için ödüllendirilmeli.” diye konuştu. Foggo sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada da; “Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü çocukların da, bebeklerin de haklarını yıllardır gözetip kollayan arkadaşımızı bırakın” dedi.

Yiğit Aksakoğlu Kimdir?

Yiğit Aksakoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra master için İngiltere’ye gitti.  London School of Economics’te Sivil Toplum Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptı. 10 yıldır çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü ve profesyonel olarak çalıştı. Üniversiteler, STK’lar, kamu kurumları ve vakıflar olmak üzere birçok kuruluş ile işbirliği yürüten Aksakoğlu, Bernard van Leer Vakfı, Türkiye Temsilcisi olarak İstanbul95 projesinin koordinatörlüğünü yapmaktadır. Aksakoğlu, lisans eğitimi aldığı inşaat alanında çalışmak istemeyip, sivil toplum alanında yüksek lisans yapmasının sebebini şöyle anlatıyor…

Aksakoğlu’nun tutukluluğuyla ilgili sosyal medyada yapılan yorumların bazıları şunlar…

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend