Avustralya’da Orman Yangını Krizi…

Avustralya'da Eylül 2019’dan bu yana süren orman yangınları doğal hayatla birlikte yerleşim yerleri için de ağır tahribatlara sebep oluyor. Ülke genelinde tüm çalışmalara rağmen henüz kontrol altına alınamayan yangınlarda 4 Ocak 2020 itibariyle 1500’den fazla ev tahrip oldu. Yaklaşık 5 milyon hektarlık alana yayılan yangınlar 23 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Yetkililer, Avustralya’nın tarihinin en kötü yangınları ile yüz yüze gelme ihtimalinden endişe etmekteler. Öyle ki Avustralya’da kontrol altına alınamayan yangınlarla mücadele için ordu da sahada. Savunma Bakanı Linda Reynolds yaklaşık 3000 asker, Chinhook helikopterleri ve askeri uçaklarının giderek büyüyen yangına karşı mücadele edeceğini duyurdu. Avusturya donanmasının en büyük amfibi gemisi HMAS Adelaide de Sydney’den tahliye çalışmaları için harekete geçecek. Gemi, sağlık personeli ile birlikte 400 mürettebat ve yaklaşık 300 ton insani yardım malzemesi ile çalışmalarda görev alacak. Avustralya ülke tarihinde ilk kez askeri birliklerini ülke içi bir mesele için göreve çağırıyor.

Acil durum komiseri Andrew Crisp’e göre en az 110 eve ulaşılamıyor ve haber alınamayan bir çok yerleşim yeri daha var. Bu durum yangının sonuçları ile ilgili bir değerlendirme yapabilmeyi engellemekte. Yetkililerden Danel Andrews’e göre ise en büyük endişe yangının ülkenin kuzey doğusuna doğru sıçraması.

Club Terrace Yoğun Bir Köz Fırtınası Altında

Fotoğraf: Cann Nehri, yangınlar kasabaya doğru ilerledikçe turuncu bir parıltı içinde akmaya başladı., Alison Rainey

Club Terrace, Avusturalya’daki belirli bölgeler gibi yolların ağaçlarla eşleştiği bir başka coğrafya. Bölge sakinlerinden Graham, gök yüzünün Club Terrace’da giderek kızıla döndüğünü ve bölgedekilerin yoğun köz fırtınasına rağmen yangınla mücadele edeceklerini ifade ifade ediyor. Graham’ın ifadelerine göre yoğun köz nedeniyle gökyüzünde görebildikleri sadece birkaç işaret fişeğinden başkası değil.

Avustralya Meteoroloji Bürosu’na göre,  38 derecenin üstünde seyreden hava durumu yangınların giderek tırmanmasına neden oluyor. Avustralya’da yetkililer, yüksek sıcaklıkların ve rüzgarların tahmin edilenin ötesine geçme ihtimalinden endişe ederek bazı bölgelerde zorunlu tahliyeleri yürürlüğe koydu.

Avustralya’daki yangınları NASA da yakından izlemekte. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) yeni yılın bu ilk günlerinde Avustralya sahil şeridinin dumanla kaplı olan uydu görüntülerini yayımladı. Avusturya hava sahasının 1 Ocak 2020’de çekilen uydu görüntüsü ile havanın açık olduğu 24 Temmuz 2019’da çekilen görüntüleri karşılaştıran NASA tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.

Yaban Hayatı Tehlikede!

Avustralya yaban hayatının yaklaşık %87’si dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan sadece Avustralya’ya özgü doğal zenginliklere sahip. Bölgenin yüz yüze geldiği yangın krizi nedeniyle Avusturalya’ya özgü olan canlı türleri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Sydney Üniversitesi Ekoloji bölümü uzmanlarının tahminlerine göre bu yılki yangın kuşlar, memeliler ve sürüngenler de dahil olmak üzere yaklaşık 480 milyon hayvanın ölmesine  veya ağır yaralanmasına neden oldu. Söz konusu rakamlara ise böcekler, kurbağalar ve yarasalar dahil değil.

Avusturyalı çevrebilimcilere göre yangınlar sadece kuzey bölgesindeki New South Wales’de bulunan koalaların dörtte birinin hayatını kaybetmesine neden olmadı maalesef aynı zamanda ender bulunan bir tür olan uzun ayaklı tavşan kangurularını ve kahverengi bandikut farelerini de vurdu.

Melbourne’daki La Trobe Üniversitesi’nde bir araştırma görevlisi olan Jim Radford ıslak arazilerin ve kuru okaliptus ormanlarının tüketilmesi nedeniyle hayvanların sığınabileceği çok az yerin kaldığını ifade ediyor. Radford’a göre bu ölçüde bir yangın henüz görülmedi.

Aborjinler’in “Kontrollü Yangın” Tekniği Gündeme Geldi

Kontrollü yangın uygulaması Avustralya’nın yerlileri olan Aborjinler ve Kuzey Amerika yerlileri tarafından işgal öncesinde her yıl düzenli olarak uygulanmaktaydı. Kabileler geleneksel olarak baharın gelişiyle henüz ormanın zemini ve ağaç gövdelerinin yaş olduğu dönemde çalılık alanları bilinçli olarak ateşe vermekteydi. Kontrollü yangın metodunun en büyük nedeni ise yıllarca yangın yüzü görmemiş orman zemininde yanmaya müsait olan kuru yaprak ve ağaç kabuğu gibi materyallerin henüz birikmeden imha edilmesiydi.

Nitekim yapılan araştırmalara göre Aborjinlerin uyguladığı kontrollü yangın metodu bitki örtüsünün tazelenmesine yardımcı olmakta ve yoğun yaprak örtüsünün ortadan kalkmasıyla toprak altındaki bazı tohumların yeşerip gelişmesine imkan sağlamaktaydı. Bunun yanında binlerce yıldır kıtada yaşayan Aborjinler araziyi neredeyse bir bahçe gibi yönetmiş, florayı kontrol altında tutmak için ustalıkla kontrol edilen yangınları etkili bir şekilde kullanmışlardı.

Aborjinler tarafından çıkartılan “Kontrollü yangınlar” sonrasında ortaya çıkan otlaklar sadece onların avlayabileceği hayvanları çekmekle kalmamış aynı zamanda Avustralya’nın giderek daha fazla yıpratan yıkıcı yangınları önleyen devasa “karşı ateş” alanları da sağladı. Nitekim Karşıateş, modern itfaiyecilikte de alevlerin sıçramasını önlemek amacıyla ormanın kimi bölümlerini yangın doğrultusunda önceden yakmaya dayanan taktikti.

Fakat 1970’li yıllarda Avustralya hükümeti bu uygulamayı yasaklamış ve yangın meydana geldikten sonra uygulanan konvansiyonel İngiliz tipi yangın söndürme sistemine geçmişti. 2019’un Eylül ayında başlayan ve yaklaşık dört aydır devam eden yangınlarda ise Aborjinler’in önalıcı müdahale niteliğindeki “kontrollü yangın” metodu yeniden tartışılmaya başlandı. Avustralyalı yerliler gelecek yıllarda yangınların tahribatını sınırlamak için mevcut arazi yönetimi uygulamalarında hükümete değişiklik çağrısında bulundular.

İklim Değişimi Yangınları Körüklüyor mu?

MIT Technology Review’a göre Avusturalya’da yaz mevsiminde gerçekleşen yangınlar yaygın fakat iklim değişimi bu yangınları üstesinden gelinmez hale getiriyor. 2018 yılında Avustralya Meteoroloji Bürosu tarafından yayımlanan rapora göre sıcaklıklar yükselirken son yıllarda bahar yağışları giderek azaldı. Bu denklem “yüksek seviyede yangın tehlikeleri”ni de beraberinde getirdi ve yangın mevsiminin ilkbahara kadar uzatılmasına neden oldu. Matt Simon’a göre iklim değişikliği nedeniyle mevsimlerin genişlemesi yangınla mücadeleyi taktiklerini de giderek zorlaştırıyor.

Kaynak: Avustralya Meteoroloji Bürosu

Geçen yıl Avustralya’nın en sıcak ve en kurak yılıydı, Aralık ayında gerçekleşen ülke çapındaki yeni sıcaklık rekorları yangın koşullarının da zemini hazırladı. Bu noktada birçok Avustralyalının iklim değişikliğinin tehlikelerini küçümseyen Başbakan Scott Morrison’u öfkeyle eleştirdiğini ifade etmek mümkün. Bölge sakinlerine göre Başbakan Morrison, orman yangınları ile mücadelede ülkenin askeri savunmasından destek alma konusunda sürekli uyarı almasına rağmen oldukça geç kaldı. Nitekim Morrison’un muhafazakar koalisyon hükümeti kömür politikalarını destekleyen bir yasayı parlamentodan geçirmiş ve “kanunsuz” bir şekilde eylem yapan iklim eylemcileri ile mücadele edeceğini ifade etmişti.

Avustralya özellikle son haftalarda, yangınlar ve iklim değişikliği arasındaki bağlantıyı yoğun bir şekilde tartışmakta.

Kaynaklar

* ABC Australia

** NY Times

*** MIT Technology Review

**** Wired

Selim Vatandaş

Üyelik Tarihi: 18 Aralık 2019
11 içerik
Yazarın Tüm Yazılarını Gör