HAKİM: Ülkemizde artış gösteren toplumsal şiddet en çok hayvanları etkiliyor

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), tür ayırt etmeksizin raporladığı hayvan hakları ihlallerini dün yaptığı basın toplantısında açıkladı. Toplantıya oyuncu Özge Özder ve gazeteci, yazar Zülâl Kalkandelen katılarak hayvan hakları ihlâllerini yorumladı. Rapora göre sadece 2016 yılında en az 1 milyar 156 milyon 407 bin 473 yaşam hakkı gaspı yaşandı. Hayvanlara yönelik kötü muamele, işkence ve öldürme […]

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), tür ayırt etmeksizin raporladığı hayvan hakları ihlallerini dün yaptığı basın toplantısında açıkladı. Toplantıya oyuncu Özge Özder ve gazeteci, yazar Zülâl Kalkandelen katılarak hayvan hakları ihlâllerini yorumladı. Rapora göre sadece 2016 yılında en az 1 milyar 156 milyon 407 bin 473 yaşam hakkı gaspı yaşandı. Hayvanlara yönelik kötü muamele, işkence ve öldürme gerekçesiyle sadece 229 şahsa idari para cezası uygulandı.

Tür ayırt etmeksizin hazırlanan rapora göre:

  • En az 1 milyar 156 milyon 407 bin 473 (1.156.407.473) yaşam hakkı gasbı
  • En az 1 milyar 106 milyon 235 bin 358’ini (1.106.235.358) küçücük kafeslerde yaşamaya mahkûm edilen ve çok kısa bir süre zarfında, kaçınılmaz bir son olarak kesimhaneye gönderilen tavuk ve hindilerin yaşam hakkı ihlâli
  • En az 9 milyon 740 milyon 638 sığır, koyun, keçi ve mandaların eti için öldürme
  • En az 8 milyon 216 bin 506 (8.216.506) işkence
  • En az 1 milyar 505 milyon 404 bin 792 (1.505.404.792) özgürlüğü kısıtlama
  • En az 42 milyon 711 bin 818 (42.711.818) beden dokunulmazlığını ihlâli
  • En az 2 milyon 979 bin 758 cinsel şiddet

vakası yaşanmıştır. HAKİM bu rakamların sadece basına ve sosyal medyaya yansıyanlar, yaptırımla karşılık bulanlar ve kayıt altına alınabilenlerden oluştuğunu belirtti.

2016 ‘da hayvan hakları ile ilgili sadece 16 sorun önergesi verildi.

“Bakanlık Sorulara Cevap Vermiyor”

Bu sayılara, hayvanat bahçelerinde ve yunus parklarında tutsak edilen binlerce yaban hayvanı ve faal olan 1.668 pet-shopta pazarlanmak üzere tutsak edilen hayvanlar dahil edilemediğini belirten HAKİM, esaret altında olan hayvanların sayılarına ilişkin olarak yaptığıkları bilgi edinme başvurularının, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ısrarla yanıtlanmadığını açıkladı.

“Cezalar Yetersiz”

Tüm bu rakamlara rağmen maalesef HAKİM 2016 yılında, hayvanlara yönelik kötü muamele, işkence ve öldürme gibi fiiller nedeniyle sadece 229 şahsa idarî para cezası uygulandığını açıkladı. HAKİM 2016 yılında bu tür haksız fiillere 526 TL idarî para cezası uygulanmaktayken, 2017 yılı itibarı ile hayvana tecavüz, kötü muamele gibi fiillerin cezasında 20 TL artışa gidildiğini ve bu ceza, 546 TL olarak belirlendiğini açıkladı.

Beş senede deneylerde kullan 14 bin kedi ve köpeğin nereden temin edildiği belli değil

2010-2015 yılları arasında 1 milyon 412 bin 810 hayvanın, deneylerde korkunç acılara maruz bırakıldığının açıklandığı raporda, 2010-2014 arasında deneylerde işkence gören 14 bin 57 kedi ve köpeğin, nereden temin edildiğinin bilinmediği ve sokaklardan, barınaklardan alındığının kuvvetle muhtemel olduğu belirtildi.

“Toplumsal şiddet en çok hayvanları etkiliyor”

Toplantıda, raporlanmış hak ihlâllerini yorumlayan gazeteci, yazar Zülâl Kalkandelen ise toplumun “çiftlik” hayvanlarının yaşadığı zulme sessiz kaldığını belirterek “Çiftlik hayvanlarına yönelik zulüm vahşet boyutlarında. 21. yüzyılda artık hayvanların sömürülmemesi, sistematik işkence görmemesi gerekiyor. Ülkemizde artış gösteren toplumsal şiddet en çok hayvanları etkiliyor. Hayvanlara ‘mal’ muamelesi yapılmasına son verilmeli” dedi.

“Yasa koyuculardan girişimde bulunmalarını bekliyoruz”

Oyuncu Özge Özder ise rapora yansıyan hak ihlâllerinin korkutucu boyutlarda olduğunu söyledi ve “Bir an önce bu zulmün durdurulması için yasa koyuculardan girişimde bulunmalarını bekliyoruz. Hayvana şiddet ülkemizde hâlâ ‘kabahat’ sayılıyor, ceza kapsamına alınmasını talep ediyoruz. Hayvanların sesi olmak için sanatçı dostlarımla çabalamaya devam edeceğiz” dedi.

HAKİM adına konuşan Burak Özgüner son zamanlarda gittikçe artan toplumsal şiddetin hayvanlara da yansıdığını belirterek:

“Raporlanamayan milyonlarca hak ihlâli var. Her gün mezbahalarda, barınaklarda, süt ve yumurta çiftliklerinde, balıkçılıkta, avcılıkta, hayvanat bahçelerinde, faytonlarda ve taşımacılıkta, yunus parklarında, hayvanlı sirklerde, kürk çiftliklerinde, deney laboratuvarlarında, yurtiçi ve yurtdışı hayvan nakillerinde, ipek böcekçiliğinde, arıcılıkta, “bohçacılık” adı altında yürütülen böcek toplamaları ve kurbağa, salyangoz toplayıcılığındaki rutin şiddet ve ülkemizdeki çatışmalar, bombalamalar, orman yangınları sırasında yaşanan can kayıpları ve acılar ne yazık ki raporlarımıza dâhil edilememiştir. Ancak bizler biliyoruz ki her gün onbinlerce hayvan, birçok tesis ve işletmede, gündelik hayatımızda sistematik zulme, hak ihlâllerine ve katliamlara maruz bırakılıyor. İstanbul Tuzla’da bulunan ve Balkanlar’ın en büyük mezbahasında, sadece bu tesiste her gün 2.000 koyun katledilmektedir. Bir günü geçtik, bir dakikada dahi hayvanlara uygulanan zulüm korkunç boyutlardadır.”

“Hayvan hakları, hemen şimdi!”

“Toplumsal şiddet halkasının en zayıf bireyleri olan hayvanlara “mal” muamelesi yapılması; onların hakları olan, hissedebilir bireyler olarak görülmemesi, toplumun tüm kesimlerini etkilemekte, her gün tanık olduğumuz olaylarla cinnetin eşiğinde olduğunu gördüğümüz toplumumuzu, herkese sirayet eden, derin bir tahammülsüzlük, eşitsizlik, adaletsizlik içerisine sürüklemektedir. Toplumun tüm kesimlerine buradan sesleniyoruz: Yeryüzünde yaşayan her canlıya âdil davranmadığımız sürece, hiçbir topluma gelmeyeceği gibi toplumumuza da barış, adalet gelmeyecektir. Bizlerle eşit, belki de daha şiddetli derecelerde acıyı, korkuyu, stresi hisseden hayvanları yok saymaya, onların haklarını çiğnemeye, onlara zulmetmeye son vermediğimiz takdirde, hayvanların tâbi tutulduğu soykırım boyutları daha da şiddetlenecek ve kaçınılmaz olarak dünyanın ekolojik felaket ile yok olduğunu hep birlikte deneyimleyeceğiz. En başta hayvanlar, doğuştan gelen haklara sahip olan bireyler oldukları için ve dünyayı herkes için daha âdil, eşit bir yaşam ortamı hâline dönüştürmek için hayvanların hakları derhal teslim edilmelidir.  İstisnasız herkes için özgürlük! Hayvan hakları, hemen şimdi!”