60’ıncı Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde iş cinayetlerini öncelemeyen anayasa değişikliğine tepki

04 Nisan 2017
Her ayın ilk pazar günü Galatasaray Lisesi’nin önünde Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin katılımıyla yapılan Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin altmışıncısında, anayasa değişikliği ile ilgili referanduma göndermeler vardı. Nöbette konuşan işçi yakınları; “Önemli hakkımız yaşam hakkımızdır. Sırf önlem alınmadığı için hayatını kaybeden işçinin hakkı aranmıyorsa, referandumun önemi yoktur” dediler.   İstanbul Taksim’deki Galatasaray Lisesi’nin önünde 2 Nisan […]

Her ayın ilk pazar günü Galatasaray Lisesi’nin önünde Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin katılımıyla yapılan Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin altmışıncısında, anayasa değişikliği ile ilgili referanduma göndermeler vardı. Nöbette konuşan işçi yakınları; “Önemli hakkımız yaşam hakkımızdır. Sırf önlem alınmadığı için hayatını kaybeden işçinin hakkı aranmıyorsa, referandumun önemi yoktur” dediler.

 

İstanbul Taksim’deki Galatasaray Lisesi’nin önünde 2 Nisan Pazar günü saat 13:00’de başlayan 60’ıncı Vicdan ve Adalet Nöbeti’nde basın açıklamasını, Davutpaşa’daki patlamada yakınını kaybeden İdris Çabuk okudu. Açıklamada, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek referandumda onaylanacak anayasa değişikliğinde işçi cinayetleriyle ilgili bir düzenleme olmayışına vurgu yapılarak, “Her yıl yüzlerce işçinin çalışırken hayatını kaybetmesini, binlerce işçinin çalışırken yaralanması ve meslek hastalığına yakalanmasını” engellemeye yönelik, yaşanan acı tablo karşısında ekmeği için çalışanların hayatını güvenli/güvenceli kılmayı sağlama amacında hiçbir madde yok. Soruyoruz. Neden?” denildi. Açıklamada 28 Nisan’ın ‘İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü’ ilan edilmesi için açılan imza kampanyası da hatırlatıldı.

Nöbette konuşan, Esenyurt Özel Doğa Hastanesi’nin tabela takma işlemi sırasında yaşanan iş cinayetinde hayatını kaybeden Eren Eroğlu’nun babası Erdinç Eroğlu, oğlunun ölümünün ardından yürüttüğü hukuk mücadelesini ve hakimin davada “İtiraz olunca geriliyorum” sözünü hatırlattı. Eroğlu, ‘kanıtlara ve bilirkişi raporlarına rağmen patron ve kamu görevlilerinin yargı eliyle korunduğunun’ altını çizerek, “Adalet yok. Bizim adımız o yüzden Adalet Arayan İşçi Aileleri” diye konuştu. Eroğlu, referandumda çıkacak sonuçtan çok aileler olarak hak mücadelesiyle ilgilendiklerini belirterek, önemli olanın mevcut yasaların uygulanması ve denetlenmesi olduğunu dile getirdi. Avukat Berrin Demir de yaptığı konuşmada, Eren Eroğlu davasının 28 yıllık meslek hayatında gördüğü en hızlı kararın alındığı dava olduğunu belirterek, “Yapılan itirazlara, ‘hakimler bazı davalardan çok sıkılabilir’ gibi gayriciddi bir vazgeçirme yapılmaya çalışıldı. Üç yıl sonunda kamu görevlileri nihayet sanık olarak dinlenildi. Ama daha sonra sorumlular apar topar beraat ettirildi, bazıları düşük ceza aldı” diye konuştu. Demir, iş cinayetlerinde esas ihmal edilen işçilerin yaşam hakkı olduğunu, Türkiye’nin bu konuda ön sıralarda yer alan ülkelerden biri olduğunu belirterek; iş cinayetlerinin ancak Soma gibi çok kişinin öldüğü olaylarda gündeme gelmesine tepki gösterdi.  Demir, “evet-hayır’ gündemine kilitlenerek iş cinayetlerinin sorumlularının yargılanmadığı, cezalandırılmadığı bir sürecin yaşandığını belirterek, “Çalışırken ölmek istemiyoruz” dedi.

Arka Sokaklar dizisinin setinde hayatını kaybeden Selin Erdem’in ve Kadıköy’deki hafriyat kamyonu kazasında hayatını kaybeden Şule İdil Dere’nin ailelerinin kızlarının ölümündeki ihmal süreçlerini anlattığı nöbete katılan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da, ailelerin adalet mücadelesinin desteklenmesinin önemine işaret etti.

İş Cinayetleri Almanağı 2016

‘Vicdan ve Adalet Nöbeti’, Bir Umut Derneği bünyesindeki ‘Adalet Arayana Destek Grubu’nun organize etmesiyle gerçekleştiriliyor. İş cinayetlerini görünür kılmak ve hak mücadelesi veren işçi yakınlarına destek olmak amacıyla kurulan grubun başlangıç noktası;  2008 yılında İstanbul Davutpaşa’daki kaçak iş atölyesinde 20 işçinin öldüğü kaza. Patlamada ölenlerin yakınlarının hak mücadelesinin bir parçası olarak yürütülen nöbetler;  gün geçtikçe daha geniş bir katılımla yapılmaya devam ediyor.

 

Adalet Arayana Destek Grubu’nun bu konuda yaptığı en önemli farkındalık çalışması ‘iş cinayeti’ kavramını görünür kılmak oldu. İş kazası denilerek geçiştirilen olayların kahramanlarının bir istatistikkten öte bir anlamı olduğunu ve bu kazaların çoğunun önlenebilir olduğunu gündeme taşımak için çalışmalar yürütüyorlar. Bu çalışmalardan en önemlilerinden birisi de bu yıl beşincisi basılan İş Cinayetleri Almanağı.  Grup, almanağı hazırlama sebeplerini şöyle anlatıyor:

Bizler Adalet Arayana Destek Grubu olarak ailelerin sürdürdüğü mücadeleyi duyulur, görünür kılmak ve iş cinayetleri meselesini ülkenin en önemli gündemi haline getirmek için bu yayını çıkarıyoruz. Kitabımız işçi hayatının köşede kalmış soğuk bir haber ve istatistikten daha fazlası olduğunu vurgulamaya çalıştığımız aylık iş cinayetleri raporları, ‘Ailelerin Adalet Mücadelesi’nden Kesitler’, aramızdan yavaş yavaş ve sessizce ayrılan meslek hastalıkları mağdurlarının iş sağlığı ve iş güvenliği talepli direnen işçilerin ve Suriyeli mülteci işçilerin öyküleri, ‘iş kazası’ ve meslek hastalıkları nedir, çocuk işçiliği ve çizgilerin diliyle iş cinayetleri dosyalarından oluşuyor.

Suriyeli işçilerin tanıklıklarıyla ağır çalışma ve yaşam koşullarının görünür kıldığı almanakta; meslek hastalıklarıyla ilgili geniş bir dosya da yer alıyor. Kot pantolon taşlama sektöründe yaygın olduğunu bildiğimiz silikozis hastalığının cam, seramik hatta diş teknisyenliği alanlarında da yaşandığını da gözler önüne seren almanakta; yakınlarını kaybeden ailelerin yargı mücadelelerine de geniş yer veriliyor.