Kütahya’da Hava Kirliliği Dünya Sağlık Örgütü Limitinin 3 Katı

unnamed-1280x720.jpg
Greenpeace Akdeniz’in kömürlü termik santrallerin bulunduğu Kütahya Seyitömer ve Tunçbilek’te yaptığı 24 saatlik hava ölçümü sonucu hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün limit değerinin üç katı çıktı.

Seyitömer ve Tunçbilek’te iki ayrı eve yerleştirilen hava ölçüm cihazıyla, 24 saat boyunca, kum tanesinden bile küçük parçacık madde (PM2,5) düzeyi ölçümü yapıldı. (PM2,5 bütün hava kirleticileri içerisinde en tehlikelisidir.)

Seyitömer’de günde 29 μg/ m3, Tunçbilek’te ise günde 34 μg/ m3 PM2,5 düzeyi ölçümü yapıldı. Dünya Sağlık Örgütü PM2,5 kirleticisi limiti ise günde 10 μg/ m3. Seyitömer ve Tunçbilek’teki hava kirliliği bu limitin üç katına tekabül ediyor.

Meclis Genel Kurulu’nda yarın görüşülecek torba yasa tasarısı, Kütahya gibi baca gazı filtresi olmadan çalışan Çanakkale, Kahramanmaraş, Karabük, Manisa, Sivas, Şırnak ve Zonguldak’ta bulunan 10 kömürlü termik santralin havayı iki yıl daha kirletmesine izin verecek. Baca gazı arıtma tesisleri olan Muğla Yeniköy, Kemerköy, Yatağan santralleri ile Afşin Elbistan termik santrali ise, 2019 yılı itibarıyla yasal hava kalitesi limit değerlerini sağlamayacak. Bu santraller de torba yasadan yararlanarak 2021 yılına kadar havayı kirletmeye devam edecek.

2013 yılında kömürlü termik santrallerin özelleştirilmesinin ardından, bu santrallerin çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılının sonuna kadar süre tanınmıştı. Bu süre içerisinde santraller, filtre ve baca gazı arıtma sistemleri gibi çevre yatırımlarını yapmadan zehirli gazları altı yıl boyunca doğrudan havaya saldı.

Her yıl 1100 erken ölüm

Greenpeace’in hava kirliliği ve sağlık etkisi modellemesine göre*, söz konusu santrallerin baca filtresi olmadan çalışması her yıl 1100 erken ölüme neden oluyor. Bu aynı zamanda her gün 170 çocukta astım atağı, yılda 800 kronik bronşit vakası ve yılda 1500 hastaneye yatış demek.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Onur Akgül, bu santrallerin iki yıl daha zehir saçmasına engel olunması gerektiğini belirtti.

“2014 yılında Anayasa Mahkemesi, bu santrallerin havayı kirletmesine ‘dur’ dedi ve derhal çevre yatırımlarının yapılmasına karar verdi. 2016 yılında yeni bir yasa ile bu santrallere 2019 yılına kadar son kez olmak üzere süre tanındı. Bu santrallerin 2021 yılına kadar daha zehir saçmasına engel olunmalı. Aksi takdirde, hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem de bu santralleri işleten şirketler, bu bölgelerde hava kirletici limit aşımları ve bunun neden olduğu sağlık etkisinden hukuken sorumlu olacak.”

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend