“Yerel Yönetimler Kadınlarla İlgili Politikalarını Afet Öncesi Oluşturmalı”

Eşitlik Kadın İzleme Grubu'nun (Eşitiz) düzenlediği online söyleşide Covid-19 sürecinde belediyelerin kadınlara yönelik çalışmaları konuşuldu. Söyleşinin ortak noktası yerel yönetimlerin kadınlarla ilgili politikalarını afet öncesi oluşturmasıydı.

Sevgi ÇubukçuEşitiz üyelerinden akademisyen Sevgi Çubukçu’nun moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide Ankara, Eskişehir, Dersim, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Kars belediyelerinden temsilciler çalışmalarını anlattı. İlk olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Birimi Şefi Şenay Yılmaz, Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü günden itibaren pek çok kadın çalışmalarına, projelere ara vermek durumunda kaldıklarını belirtti. Yılmaz, “Şiddetle ilgili tuttuğumuz kayıtları Kadın Dayanışma Vakfı ile paylaştık. Sivil toplum kuruluşları, üniversitelerin de katıldığı online eylem planı toplantısı yaptık ve bu toplantıda pandemi sürecinde, sonrasında neler yapabileceğimizi planladık. Bizim için en kıymetli iş birliği gerçekleştirdiğimiz bu toplantıydı diyebilirim. Pandeminin olduğu ikinci hafta bir şiddet hattı açtık. Hattımız 7/24 hizmet verdi. Maalesef çok fazla şiddet başvurusu aldık, daha öncesinde bu kadar başvuru gelmiyordu. ŞÖNİM’le barınma sorununu çözdük, eşya bankası ile eşya desteğimizi sağlamaya devam ediyoruz. Sayın Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’ın daha önce ev temizliğine giden kadınlar için nakdi yardım kampanyası oldu. Bu sürede kadın sığınma evlerini kapatmadık, kapasiteyi arttırdık. Çalışmamız gereken tüm kamu kurumları ile iletişim halinde olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.

Pandemi sürecinde en başarılı çalışmalarının sürecin hemen başında online danışmanlık hizmetine geçmeleri olduğunu ifade eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Hale Kargin Kaynak da çalışmalarına, “Baro ve ŞÖNİM ile beraber ortak hazırladığımız broşürleri insanlara nasıl ulaştırabiliriz düşüncesindeydik. Belediyemize ait suyu insanlara ulaştırmak için kullandığımız 140 tane aracımız var. İki yüz bin adet broşürü bu araçlarla insanlara su temininde ulaştırmayı planlıyoruz. Bu süreçte belediyemizde çalışan ve 12 yaş altı çocuğu olan kadın arkadaşlarımızı çalıştırmadık. Bu konuda herhangi bir talimat olmadı, sadece öneri şeklinde sunuldu. Kadın çalışanlarımızın sayısına ilişkin de 104 kişilik yöneticilik kadrosunda 28 kadın bulunuyor, toplamda 3900 çalışan içinde de 593 tanesi kadın.” diyerek değindi.

“Bugünün İhtiyacı Sığınak Sonrası Yaşam Değil, Acil Sığınaktır”

Zelal Yalçınİstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Politikalar Koordinatörü Zelal Yalçın da çok yoğun bir süreçten geçtiklerini ve birçok çalışmalarını devre dışı bırakmak durumunda kaldıklarını belirtti. Yalçın, “150 mahalleye 150 kreş çalışmamız için her şeyimiz hazırken süreçten dolayı askıya aldık. Kadın dernekleriyle aciliyeti olan kadınlara öncelik tanımak konusunda iletişim halindeyiz. Psikolojik destek merkezinde çalışmalarımızı online sürdürüyoruz ve psiko sosyal destek hattını açtık. Sığınak sonrası yaşam destek merkezi olarak tariflediğimiz bir model çalışmamızı hayata geçirecektik. Sığınaklarda çok fazla yığılmaz oluyor, kadınlar buradan çıkmakla ilgili tedirginlikler yaşıyordu. Çünkü ekonomik zorlukla karşı karşıyalar. Sığınaklarda risk süreçlerini atlatmış kadınları bu alanlara geçirerek bir yıla kadar kalabilecekleri bir model.” dedi.

Yalçın, ekonomik ve meslek edinme konusunda kadınların destekleneceği bir hedef koyduklarını ancak İstanbul’da olduğu gibi sığınakları kapatma, tadilat etme gibi çeşitli nedenlerle hizmet vermeme durumlarıyla karşılaşınca bugünün ihtiyacı sığınak sonrası yaşam değil bugünün ihtiyacı acil sığınaktır diyerek hemen devreye aldıklarını söylüyor; ”Sığınağımız açık, İlk Adım Destek Birimimiz hazır. Ve bu hizmetimiz başladı. 5-6 yaşındaki çocukların desteklenmesi için online kreş grubu oluşturduk. Eğer yerel yönetimler kadınlarla ilgili politikalarını önceden oluşturmuyorsa afet dönemlerinde ayrıca zorluk içinde kalıyorlar. Yani psikososyal destek yoksa bunu online ortama çekmek bir o kadar zor aslında. Pandemi sonrasını  eksikleri görme açısından değerlendirmeli diye düşünüyorum. Ayrıca bu süreçte yerel yönetimlerin bağış, yardım gibi kampanyalarının engellenmesi de son bulmalı.”

“Çocuk Evlilikleri Noktasında Kurduğumuz Hatta Çok Fazla Çağrı Geldi”

Belediyenin 19 daire başkanlığından 5 tanesini kadınların temsil ettiğini belirten Gaziantep Belediyesi Kadın Şube Müdürü Kübra Çinkılıç, 5 bin personelden bin 100’ünün de kadınlardan oluştuğunu söyledi. Çinkılıç, “Saha hakimiyeti olan bir belediyeyiz ve salgın sürecinde bu durumun faydasını gördük. Pandemi öncesinde yürüttüğümüz ihtiyaç tespit çalışmasını pandemi sürecinde telefon ile yürütmeye başladık. UNICEF ile ortaklaşa çalıştığımız ve çocuk evliliklerini kapsayan bir çalışmamız için kurduğumuz bir hat vardı. Açıkçası bu hat pandemi öncesi süreçte biraz durağanlaşmış olmasına rağmen pandemi sonrası süreçte aktifleşmesi bizim için ilgi çekici bir nokta. Çocuk evlilikleri noktasında kurduğumuz  bu hat pandemi sonrasında daha fazla çağrı almaya başladı. Şiddet konusunda çok fazla çağrı aldık. Kadın konuk evimiz bu süreçte de açık.” şeklinde belediye çalışmalarını aktardı.

“Barınma ile İlgili Çok Talep Oldu”

“Kadın dostu belediye kimliğimiz varken bu kimliğe uygun çalışmalar üretmeye devam ediyoruz” diyerek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürü Sinem Tankoç, bu süreçte kadına yönelik  artan şiddetle nasıl mücadele edilmesi gerektiği üzerine kadın örgütleri ve kurumlarla toplantı yaptıklarını belirtti. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyon Başkanı Nilay Kökkılınç ise, “Komisyon olarak kadınlarla ilgili çalışmalarımızı bu süreçte kesmedik aksine hızlandırdık. ŞÖNİM ile çalışmaları yürütüyoruz. İkinci sığınma evimizin açılması için çalışmaları hızlandırdık yakın zamanda açacağız. Bu süreçte barınma ile ilgili çok talep oldu. Barınmaya yönelik bazı yerler tespit ettik ve bu konudaki çalışmalarımız da başladı.” diye konuştu.

İlimizde sığınak olmaması kadınların şiddete karşı adım atmasını engelliyor.

Kars Belediyesi Eş Başkanı Şevin Alaca ise; “Belediyemizin bizden önceki sürecine bakıldığında kadına yönelik pek fazla çalışma yapılmamış. O dönemde çalışmalar kadın birimi üzerinden yürütülüyordu şu an ise özellikle eş başkanlıkla birlikte kadın temsiliyeti açısından Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’müzü kurduk. Çalışmalarımızın başındayız diyebilirim. Kadına yönelik şiddetle ilgili bildirimler ne yazık ki bizlere gelmiyor. Erkek egemenliğinin hakim olduğu, kadınların daha kapalı bir yaşam içinde olmasından kaynaklı. İlimizde bir sığınak olmaması kadınların bu konuda adım atmasına engel oluyor diyebiliriz ve aslında bu konuda  birçok neden sayabiliriz. Kars’ta kadınların en çok talebi istihdam. Salgın öncesinde kadınların ürettiği ürünleri satabildikleri bir pazar kurmuştuk, salgın nedeniyle ara verdik. Belediyelere yönelik kısıtlamaları kınıyor, kardeş aile kampanyamız ile insanlara destek olmaya çalışıyoruz.” dedi.

“Bu Süreçte Bizlere Gelen Taleplerin Çoğu Ekonomik Nedenler”

Canna Ay DoğanBelediyede kadın meclislerini kurduklarını belirten Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Canan Ay Doğan, belediye meclisinde alınan karar doğrultusunda Toplumsal  Cinsiyet Eşitlik Komisyonu’nu oluşturduklarını belirterek şöyle devam etti; ”Oluşturduğumuz bu komisyon ile çocuğa, kadına yönelik eğitim ve paneller düzenledik. Bu dönem içerisinde bizim gördüğümüz sorunlardan bir tanesi de ekonomik nedenlere dayalı sorunlardı. Dersim Belediyesi’nde kadın yaşam merkezimiz, psikoloğumuz mevcut. Süreç içerisinde gelen çağrılara uzman psikolog arkadaşımız telefon ile görüşme sağladı. Diğer belediyeler gibi kadına yönelik şiddet konusunda bir hat çalışmamız var ama bu süreci genel çağrı merkezi üzerinden toparlayarak destek olmaya çalıştık. Halkımızın talepleri doğrultusunda gıda desteğinde bulunuyoruz. Dersim’in nüfusu itibariyle ve belediyenin bir önceki yönetimden aldığı yıkıntı bir ekonominin etkisi yapacağımız çalışmalar önünde engel teşkil ediyor. Ama bu engellere, sıkıntılara rağmen mümkün olduğunca kendi gelirlerimiz üzerinden destek olmaya çalışıyoruz. Beraber çalıştığımız kurumlara da bizlere de bu süreçte şiddet ile ilgili şikayetler gelmedi, taleplerin çoğu ekonomik nedenler. Ovacık Belediyesi’nden gelen kooperatifçilik anlayışını bu süreçle bütünleştirerek kadınlar olarak özellikle üretim ve toprağa yönelik projeler gerçekleştiriyoruz. Bunlardan bir tanesi komün bahçeciliği. Üç mahalle üzerinden meyve bahçelerinin ekimini yaptık. Atalık tohumlar dediğimiz yerel tohumlar üzerinden yetiştirdiğimiz fideleri üretim yapmak isteyen herkese ücretsiz olarak veriyoruz. Ayrıca sizlerin aracılığıyla da Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin “Gülistan Doku Nerede?” sloganıyla sormak istiyorum.” 

Kapak görseli: KOÇKAM