Avustralya’daki Yabani Develer İçin Uygun Çözüm Bulunabilecek Mi?

Eylül 2019’dan beri süren yangınlarla mücadele eden Avustralya'da sayıları yaklaşık 1.2 milyon olan yabani develer, su kaynaklarını tükettikleri ve kuraklığa neden oldukları gerekçesiyle hedef tahtasına konuldu. Avustralya hükümetinin yabani develerle meselesi yeni değil. Ülkede 2009 ve 2013 yılları arasında da 160 bin yabani deve yok edilmişti.

Avustralya’nın son on yıldaki meselelerinden biri de kıtanın flora ve faunasına tehdit oluşturduğunu iddia ettiği hayvan türleri. Avustralyalı yetkililere göre Avustralya’nın ekosistemine ait olmayan ve “beyaz adam” tarafından getirilen deve, at, eşek gibi hayvan türlerinin nüfusunun kontrol altına alınması gerekiyor. 

Uzmanlar develerin varlığının Avustralya’daki yangınlarla doğrudan ilişkili olmadığını ifade etse de hükümet Aborjinlerin bulunduğu APY bölgesinde yaklaşık 10.000 deveyi havadan operasyonla öldürmeye başladı.

Avustralya’nın develerle ilgili eylem planı aslında yeni değil. Hükümet, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı nezdinde 2010 yılında hazırladığı “Ulusal Yabani Develer için Eylem” başlıklı raporunda yabani develerin nüfusuyla ilgili çeşitli önlemlere dikkat çekiyor. Rapora göre Avustralya’daki yabani develer doğal hayata ve ülkedeki sosyal, kültürel ve ekonomik değerlere ciddi zararlar veriyor. Ülkedeki yabani deve nüfusu eğer kontrol edilemezse gelecekte iki katına çıkma ihtimali var ve bu durum yabani develerin Avustralya coğrafyasında giderek daha çok yayılmasını da beraberinde getirecek. 

Bakanlık tarafından 2010 yılında hazırlanan rapor Avustralya’daki yabani deve nüfusunun meraların korunması için azaltılması gerektiğini fakat bunun Avustralya ve uluslararası toplum nezdinde insani bir yönetimle gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Avustralya’da Bakanlık deve nüfusunun azaltılması için aslında tüm seçenekleri masaya yatırmış durumda:

  • Hava operasyonu ile itlaf: Kısa zaman diliminde geniş alanda bir deve nüfusunu itlaf etmede etkili bir yöntemmiş gibi görünse de bu yöntemin kullanılmasına karşı olan kayda değer bir baskı grubu bulunmakta. Söz konusu yönteme karşı olanlar hayvan haklarına aykırı, maliyetli ve sarfiyat gibi gerekçeleri vurgulamakta. Ayrıca insanlık dışı olan bu yöntem için Bakanlık oluşacak negatif algının Avustralya imajına zarar vereceğinin de farkında.
  • Kara operasyonu ile itlaf: Avustralya’nın geniş topraklarında olabildiğince uzun vakit alacağı ve “fırsat maliyeti”nin düşük olacağı ve insani olmadığı gerekçesi ile pas geçilmekte. Ayrıca Avustralya’daki yerli kabilelerle çatışma doğurma riski de yüksek.
  • Çitlere Hapsetme: Eğer yabani develer belirli bir bölgede konuşlanmış olsaydı belki değerlendirilebilirdi fakat hem maliyet hem estetik kaygılar hem de yönetimi oldukça zor olduğu için söz konusu yöntem es geçilmekte.
  • Ticari Hasat: Bakanlığa göre Avustralya’daki deve nüfusunun ticari bir avantaj olarak ele alınması hem nüfus dengeleme maliyetlerinin azalması hem de verimlilik açısından en etkili yöntem olarak görülmekte, fakat ülke bu derece büyük bir nüfus kompozisyonunu yönetmek için sınırlı bir endüstriyel kapasiteye sahip. Avustralya coğrafyasının konumu ve büyüklüğü nedeniyle uzun mesafeli ulaşım koridorları yani lojistik söz konusu yöntemin en büyük handikaplarından. Bunun yanında Avustralya’daki yabani develeri toplamanın ve belirli bir yerde tutabilme güçlüklerinin de altı çizilmekte. Bakanlık “ticari hasat”ın genel olarak olumlu karşılandığının farkında fakat hayvanların yakalanması ve nakliye sürecinde karşılaşılacak olumsuz koşullar ve uzun mesafeler bakanlığı endişelendirmekte.

Avustralya’nın ülkedeki yabani deve nüfusu ile ilgili uluslararası ticari girişimlere açık olduğu muhakkak. Nitekim Bakanlık raporunda yabani develerinin insanların ve hayvanların et tüketimi, süt, deri ve yün gibi çeşitli faydalar sağlayacağı vurgulanmakta. Fakat hükümet, develerin endüstriyel amaçla kullanımı için müdahil olamayacağını ifade ediyor. Bu noktada sivil toplum kuruluşlarına da önemli bir yükümlülük düşüyor. 

İHH Harekete Geçti

Türkiye’de de kuraklığa neden oldukları gerekçesiyle öldürülmeleri kararlaştırılan develer için harekete geçen çeşitli vakıflar bulunmakta. Bunlardan biri de İHH İnsani Yardım Vakfı. İHH Genel Başkan Yardımcısı Serkan Nergis, hayvanların kesilip, etlerinin ihtiyacı olan ailelere dağıtılabileceğini ifade etmekte. Fakat öncesinde yaban develerinin beslenme alışkanlıklarının tespit edilip etlerinin yenilip yenilemeyeceğinin ortaya konulması gerekiyor. Avustralya’daki partner STK ile temas halinde olan İHH, develerin tüketime uygun olduğu anlaşılırsa resmi makamlarla iletişime geçip deve etlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı amaçlıyor.

Avustralya’nın deve itlafı Türkiye siyasetinde de yankı buldu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik “Avustralya hükûmetine farklı bir çözüm bulmalarının gerektiğine dair çağrımızı dile getiriyoruz. Yangından dolayı insanlar hayatını kaybetti, hayvan ve bitki canlılar yok oldu. Bu acıya, develeri öldürmek gibi acımasız bir eylemi eklemek son derece yanlış olur.” dedi. Bunun yanında Türkiye’deki tek deve çiftliğinin sahibi olan Aydın İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da, devlet ön ayak olursa Avustralya’daki develeri almaya talip olduğunu söyledi. Fakat söz konusu girişimlerin lojistik engeline takıldığı ifade edilmekte. Avustralya’daki deve itlafı ile ilgili Türkiye’nin Avustralya’daki Büyükelçiliği de çözüm için diplomatik temaslarda bulunmakta.

Hayvan hakları savunucusu PETA ise Avustralya’daki yangınların nedeninin develer değil, iklim değişimi olduğunu vurgulamakta. PETA’ya göre zaten Avustralya’da devam eden yangınlarda 1 milyona yakın hayvan hayatını kaybetmişken yaklaşık 10.000 “susuz” deveyi itlaf etmeye çalışıyor. 

Avustralya’da yabani develerin itlafına 8 Ocak 2020’de resmi olarak yeniden başladı. Kuzey Queensland’dan yaklaşık 40 yıldır develer üzerine çalışan Paddy McHugh, Avustralya’nın güneyinde 10.000’e kadar yabani devenin itlafını eleştirerek, potansiyel olarak değerli bir endüstrinin israf edildiğini vurguluyor. McHugh’a göre; “hava operasyonunun son derece maliyetli olması nedeniyle uzun vadede olumlu sonuçlar getirecek endüstriyel seçeneğin değerlendirilmesi gerekiyor. Avustralya’nın bir deve probleminin olduğu muhakkak fakat hava operasyonları kesinlikle bir çözüm olmayacak. Bu noktada çözüm için ilk adım olarak Kalgoorlie ve Alice Springs’te Avustralya’nın deve eti endüstrisini genişletmek için iki yeni mikro-mezbaha inşa edilebilir. Avustralya’da mesafelerin uzak olması büyük bir problem olabilir, bu yüzden bu sistemleri deve nüfusunun bulunduğu yerlere yakın inşa etmeniz gerekir. Bazı insanlar bir pazarın olmadığını ifade etse de, eğer deve endüstrisi için çalışmalar başlatılırsa talep de oluşacaktır.”

Kaynaklar 

ABC Australia

Australia National Resource Management Ministerial Council

Independent Türkiye

The Land Australia

Selim Vatandaş

Üyelik Tarihi: 18 Aralık 2019
18 içerik
Yazarın Tüm Yazılarını Gör