BDS Türkiye’de 10. Yıl Kutlaması…

Filistin İçin İsrail'e Boykot Girişimi (BDS Türkiye) onuncu yılını Cezayir Toplantı Salonu’nda düzenlediği etkinlik ile kutladı. BDS Türkiye’nin çalışmalarını ve önümüzdeki dönemdeki hedeflerini konuştuğumuz gönüllüler, Filistin halkının mücadelesine desteklerini sürdüreceklerini belirtiyorlar.

Cezayir Toplantı Salonu’nda fotoğraf sergisi, müzik dinletisi ve film gösteriminden oluşan etkinlikte; farklı kurumlardan Filistin dostları bir araya geldi. BDS Türkiye’nin kuruluş ve çalışmalarını anlatan tanıtım filmiyle başlayan etkinliğe katılan Milletvekili Cihangir İslam, “Ortada büyük bir insan hakları sorunu, işgal ve sürgün var. Bu zulüm bitene kadar mücadeleyi sürdüren herkesi selamlıyorum” dedi.

BDS Türkiye kurucularından Nicola Saafin, BDS Türkiye’nin dünya çapında kurulan ilk girişimlerden biri olduğunu belirterek, “İsrail devletinin her düzeyde boykot edilmesi bu yıllar içinde önemli bir ivme kazandı. Filistin mücadelesinin yerini almasa da önemli bir hareket olarak tanımlanabilir. Filistin halkının siyonist projeye karşı yapmış olduğu mücadeleler yüz yıllardır dönemin şartlarına ve Filistin halkının yaratıcılığına bağlı olarak değişiyor. BDS bu mücadelenin yeni ve yaratıcı bir yöntemi. Dayanışma kurgusundan çok fiili olarak Filistin özgürlük ve tarihsel haklar mücadelesinde yer alması için bir hareket bu. Sadece Filistin’deki değil Siyonist projenin dünyadaki uzantılarına karşı bir mücadelede yürütüyor. Bu bağlamıyla önemli bir yerde duruyor” dedi.

Filistin Mücadelesinde Yaratıcı Bir Girişim: Boykot

2017 yılından bu yana BDS Türkiye’de gönüllü çalışmalar yapan Ümit Doğru, Filistin mücadelesinin 1948’den bu yana çeşitli aşamalardan geçtiğini belirterek, “Bu mücadele, silahlı direnişler, ayaklanmalar ve daha birçok yöntem ve tecrübeden süzülerek bir merhaleye ulaştı. Son on beş yıldır Filistin halkının dünyadan talep ettiği, dayanışmanın güçlü bir boyutu olarak; İsrail’in tecrit ve boykot edilmesi, yaptırıma uğratılması boykot uygulaması var.” Dedi.  BDS’in dünya ölçeğinde üç temel hedefi olduğunu hatırlatan doğru, “Bunlar, İsrail’in işgal ettiği topraklardan çekilmesi, Filistin halkına yönelik ırkçı ayrımcı politikalardan vazgeçilmesi ve Filistin halkının işgal edilmiş topraklarına koşulsuz dönmesinin sağlanmasıdır. BDS, siyasi partilerden, devletlerden bu taleplere saygı duymasını ve bu taleplere ulaşılması için çalışmalarını sürdürüyor” dedi.

“BDS Sonuç Alan Bir Oluşum”

BDS Gönüllülerinden Akademisyen Selim Sezer de, 2014 yılından bu yana çalışmalara katıldığını ve bunu ahlaki bir görev olarak gördüğünü belirtiyor. BDS’nin dünya çapında elde ettiği başarılarla İsrail hükümetinin en ciddi tehditlerden biri olarak görüldüğünü belirten Sezer, “Çünkü kuruluş amacı İsrail’in bu güne kadar işlediği suçlardan ötürü cezasız kalmamasını sağlamak. Uluslararası hukuk düzeyinde alınan kararlara uymasını, güçten düşürülmesi ve tecrit edilmesi düşüncesinden oluşan bir hareket… Bu anlamda dünyadaki diğer Filistin ile dayanışma hareketlerinin yaptığından bir adım daha fazlasını yapan ve sonuç da alan bir oluşum.“ dedi.

On birinci yılına giren BDS Türkiye’nin boykot çalışmalarını ve Türkiye hükümeti dahil olmak üzere İsrail ile ikili ilişkilerin kesilmesi yolunda basınç uygulamaya devam edeceğini kaydeden Sezer, “Aynı zamanda da Türkiye toplumuna yönelik olarak Filistin tarihi, İsrail’in işgaliyle ilgili bilgilendirme amaçlı konferanslar, atölyeler yapacağız.” Dedi. Filistin’e geri dönüş meselesinin gündemlerinde daha fazla yer alacağını belirten Sezer, “Son birkaç yılda gerek Netenyahu’nın gerek ABD’nin açıklamalarına baktığımız zaman mültecilerin geri dönüş hakkının tamamen gündemden çıkarılması üzerinden devam eden bir siyasi yönelim var. Bu sebeple Filistinli mültecilerin kayıtsız ve şartsız olarak  doğdukları topraklara, sahip oldukları evlere kayıtsız şartsız dönüş hakkı daha fazla önem kazanıyor. Bu doğrultuda hem uluslararası BDS hem Türkiye BDS mültecilerin geri dönüş hakkını önümüzdeki süreçte daha fazla öne çıkartacaktır” diye konuştu.

Boykot Alanları…

Mimar Sinan Üniversitesi öğrencisi olan ve 2015 yılından bu yana BDS Türkiye’ye destek veren Naz Çakar da, İsrail’e dair boykotun farklı alanlarına dikkat çekiyor. İsrail’in kültürel ve akademik alanı meşruiyeti için kullandığına vurgu yapan Çakar, “BDS Siyonist İsrail’in siyasi, ekonomik, diplomatik, akademik ve kültürel alanların tümünden boykot edilmesini talep ediyor. Bu sesi Türkiye’de de yükseltmek istiyoruz. Herkesin Filistin halkının haklı mücadelesine destek olmasını talep ediyoruz” dedi.