Cinsel Şiddet Sonrası Destek Sistemi Nerede?

IMG_9997-1280x853.jpg
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği 1 Aralık Cumartesi günü ‘Cinsel Şiddet Sonrası Destek Sistemi Nerede?’ panel/forumunu gerçekleştirdi. Etkinlik; cinsel şiddete maruz bırakılan kişilerin “Cinsel şiddete maruz kaldım, ne yapmalıyım? Nerelere, nasıl başvurabilirim? Kimlerden, hangi kurumlardan destek veya hizmet alabilirim?” vb. sorularına cevap vermeyi amaçlayarak alanda çalışan isimleri ve kurumları bir araya getirdi.

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Nermin Fügen Özer, ŞÖNİM’ ler hakkında bilgi verdi. 2012 yılında kurulan ŞÖNİM, pilot olarak 6 ilde açıldı ve şu an 73 ilde mevcut. ŞÖNİM olmayan illerde ise il müdürlükleri bu görevi yürütüyorlar. İstanbul’da bir tane ŞÖNİM var ve koordinasyonla yükümlü. Yerel yönetimler ve bakanlığa bağlı olmak üzere toplamda 19 tane kadın konuk evinin koordinasyonu da ŞÖNİM’ lerce yapılmakta. Şiddet verileri aktaran Özer, ‘İş alanımızda konuya sadece cinsel şiddet olarak konuya bakmıyoruz, her türlü şiddete maruz bırakılanla ilgileniyoruz. Dünyada en çok kadınlar, göçmenler, yaşlılar ve çocuklar maruz bırakılıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü 1.4 milyon insanın şiddet nedeniyle hayatını kaybettiği verisini sunuyor. Türkiye’de de her 10 kadından 3 tanesi fiziksel şiddet, her 10 kadından 1 tanesi cinsel şiddet, 2 kadından 1’i psikolojik şiddet görüyor.’

Geçtiğimiz hafta sosyal medyada sıkça yer bulan, bir sinema bekleme salonunda teşhirle tacizde bulunan kişi ile maruz bırakılan kişinin aynı araçta emniyete götürülmesi konusunu örnek veren Prof. Dr. Şebnem Korur, devlet kurumlarında personele verilen eğitimlerin önemine değindi. Şiddete maruz bırakılan kişinin ilk muhatap olduğu kişiler olan emniyet güçleri yetkililerinin, hangi pozisyonda olursa olsun belirli psikolojik eğitimleri alması gerektiği, davranış değişikliklerinin zaruri olduğundan bahsetti. Korur; ‘Mevcut eğitimler yeterli olmuyor, bu eğitimlerin planlanmasında davranış değişikliğine yol açacak eğitim modellerinin oluşturulması kullanılması gerekli. Erişkin eğitim modelleri gerekiyor. Vitrin düzenlemesi yapmamak gerekiyor Avrupa istiyor, uyum yasaları gereği diye düzenlenen eğitim olmaz. Eğitim içten gelerek bu ülkede yaşayan bütün insanlar için, bu ülkede yaşayan insanlar ihtiyaç duydukları için yapılmalı.’

Korur ayrıca, şiddetin hayatta kalanına yöneltilen, kişiye maruz bırakıldığı muameleyi ‘hak ettiğini’ ima eden soruların sorulmaması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Şebnem Korur ‘Kişiye, Ne giyiyordun? Ne kadar içtin? Neden o arkadaşının evinde kaldın? gibi sorular sorulmamalıdır. Bu soruların sorulmayacağı koşullar oluşturulmalıdır. Savcı bu şekilde yöneltebilir ama bir ruh sağlığı uzmanının ya da bir sosyal çalışmacının, bu soruları uygun hale dönüştürerek koşulları anlamaya dönük sorular halinde yöneltebileceği bir ortama ihtiyacımız var. Bu birlikte çalışma ortamı önemlidir.’ sözleri ile çalışanların eğitimlerinin ve alanının uzmanları ile birlikte çalışmanın önemini vurguladı.

Prof. Dr. Ayşen Ufuk Sezgin; ‘İyiye giden şeylerden de bahsetmek gerek, bunlardan biri çocuklarla çalışırken özellikle cinsel istismarlar konusunda daha iyi eğitimli ekip oluştuğu konusudur. Özel görüşme odaları yapıldı, bu odalarda görüşme yapan uzmanlar eğitimliler. Çocuğu çok zorlamadan, rahatsız etmeden, aynalı odanın öbür tarafında görüşmelere başladılar. Çocuğu çok daha az örseleyerek çok daha iyi bilgi alınabiliyor. Bu, bütün verilen mücadelelerin olumlu sonuçlandığını göstergesidir.’ dedi.  Tecavüz kriz merkezlerinin oluşturulması için baskı yapılması gerektiğini belirten Sezgin ‘Tüm travmalar için ruhsal anlamda en büyük onarıcı destek sistemleridir. Sadece sağlık, hukuk, aile veya arkadaşlar yeterli değil. Bütün destek sistemleri aslında kişiye torba torba ilaçlardan günlerce gidilen terapi ve tedavi süreçlerinden çok daha iyi onarır. Ve tabii adaletin gerçekleşmesi, adalet gerçekleşirken kullanacağı destek sistemleri, aracılık eden sivil toplum örgütleri çok önemli. Bence Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin böyle bir misyonu da var. Baskı unsuru oluşturup kesinlikle tecavüz kriz merkezlerinin kurulması lazım. Bu kriz merkezlerinde çalışan kişilerin de korunacağı sistemlerin oluşturulması lazım.’ dedi.

İkinci kısım olan forumda ise sivil toplum kuruluşları, çalışma alanlarından ve verdikleri hizmetlerden bahsettiler. Bu oturumda; Kadınlarla Dayanışma Vakfı, Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, Sen de Anlat Dayanışma Platformu, Boğaziçi Üniversitesi Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu ve Mor Çatı’dan temsilciler yer aldılar.

2001’de kurulan KADAV’ dan Esin Epli çalışma alanlarını; şiddet, hapishanedeki kadın ve lgbti+lar, mahpusluk deneyimi yaşamış kadın ve lgbti+lar, göç ve emek alanı olarak belirtti. KADAV’da hukuki ve psikolojik desteklerin yanı sıra temel hizmetlere erişim için de destek sunuluyor. Epli ‘Kişi bize maruz bırakıldığı şiddetten dolayı başvuruyorsa, önce o kişiyi mağdur olarak görmemekle çalışmaya başlıyoruz’ dedi.

İstanbul’da yerel bir örgüt olmasına rağmen tüm Türkiye’den başvuru alan Mor Çatı’ dan Zuhal Güreli; ‘Mor Çatı’ nın daha fazla sığınak açmak, şube açmak gibi bir gayesi yok. Amaç daha fazla sığınak çalışması yapmak değil, sığınaksız bir dünyayı mümkün kılmak, kadınların sığınağa ihtiyaç duymadığı bir dünya kurmak.’

SPOD’dan Görkem Aypar ve Mustafa Sarıyılmaz, genel çalışmalarından, Spod Danışma Hattı’ndan ve üzerinde çalıştıkları yeni uygulamadan bahsettiler. Spod’un danışma hattı Nisan 2017’de kurulup tüm Türkiye’deki lgbti+lara ulaşabildiği yüz oldu, sadece mağduriyet değil, deneyim paylaşımları, açılma süreci ile ilgili konuşmak isteyen kişiler de arıyor. (Aile çağrıları Listag’a yönlendiriliyor) Sarıyılmaz; ‘6ayda aldığımız 420 çağrının en büyük oranı cinsiyet uyum süreci ile ilgili. Bu konuda daha fazla destek sağlayabiliriz diye düşünürken, teknoloji çağında neden bu konuyu bir telefon uygulaması haline getirmeyelim dedik. Bunun üzerine çalışmaya başladık. Mart başında kullanıma hazır halde olacak.’

HarassMap’in Türkiye ayağı olan Sen de Anlat Dayanışma Platformundan Gizem Dikmen, platformdan ve nasıl işlediğinden bahsetti. ‘Sen de Anlat, kamusal alanda cinsel taciz veya saldırıya maruz bırakılan veya tanık olanların ne yaşadığını anonim olarak anlatabilecekleri bir dijital platform. Yaşanan tacizlerin niteliğini, niceliğini göstermeyi de planlayan bir açık veri platformu.’  Web sitesine girdiğinizde olay/müdahale bildir formları ile anonim olarak bildirim yapabileceğiniz gibi; karşınıza çıkan haritadan daha önce bildirilmiş tüm olayları inceleyebilirsiniz.

Panel/forum, açık mikrofon bölümünde katılımcıların gün için değerlendirmeleri ve paylaşımları ile son buldu.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend