Hayata Destek Derneği Çocuk Aklı/Çocuk Haklı Oyunu Tasarladı

Hayata Destek Derneği 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde bu yıl, çocukların en iyi öğrenme aracının oyun olmasından hareketle, onlarla çocuk haklarını konuşmak için bir kutu oyunu tasarladı. Çocuk Aklı /Çocuk Haklı adlı oyun, haklarını çocuklarla birlikte oyun yoluyla konuşmak için tasarlandı. Oyun, 'Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 15 hak maddesine odaklanıyor. Dernek, her yetişkinin koruyup kollamakla yükümlü olduğu çocukların haklarını yüksek sesle dile getirmesi çağrısında bulunuyor.

Hayata Destek Derneği, Çocuk Aklı /Çocuk Haklı adlı oyunda, 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ve bu güne yeni bir anlam kazandıran ‘Çocuk Haklarına Dair Sözleşme‘nin 15 hak maddesine odaklanıyor.  Bununla birlikte salgın ve kriz günlerinde, Çocuk Aklı /Çocuk Haklı kutu oyununda, 15 hak maddesinin birkaçına özel olarak eğiliyor.

Yaşama ve Gelişme Hakkı ile Çalıştırılmaktan Korunma Hakkı

Oyun alanlarında, okulda veya sosyal faaliyetlerde olması gereken çocuklar tarlada, inşaatta, sokakta veya başka yerlerde çalıştırılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2019 yılında yapılan işgücü araştırmasında, Türkiye’de bir ekonomik faaliyette çalıştırılan 5-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 720 bin olarak belirlendi. Ancak mevsimlik tarım işçisi çocuklar bu verinin içinde bulunmuyor. Ayrıca mülteci çocuklar da ankete dahil edilmemiş. Türkiye’de mülteci çocuklarla birlikte tahmin edilen çocuk işçi sayısı ise yaklaşık 2 milyon.

Uluslararası Çalışma Örgütü ILO ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’in son raporlarına göre dünyada çocuk işçilerin sayısı 20 yıldır ilk kez artarak 160 milyona yükseldi. Dahası, COVID-19 salgını nedeniyle 9 milyon çocuk daha çocuk işçiliği riski altında.

Çocukların çalıştırılmasının en önemli nedeni yoksulluk. Ayrıca karantina uygulamaları, okulların kapanması, derinleşen yoksulluk, hatta gelirsizlik çocukların çalıştırılmasına, özellikle de istismara, şiddete açık alanlarda çalıştırılmasına, yani çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerine yol açıyor.

Çocuk İşçiliğine Yönelik Ne Yapmalı?

Çocuk işçiliği konusunda somut adımların atılması, yeterli sosyal korumaların oluşturulması, eğitim sisteminin güçlendirilmesi, çocukları işgücünden ayırıp okula geri döndürebilecek programlara ve geçim kaynaklarına yönelik yatırımlar yapılması gerekiyor.

Bu önlemlerin alınması başta kamu kurumları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı; fakat sadece bu kurumlar değil, ayrıca iş dünyası, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, aileler, tüm yetişkinlerin sorumluluğu. Çünkü unutmayalım, hiçbir iş çocuk oyuncağı değil!

Eğitim Hakkı

Eğitime erişim ve fiziki olarak okula erişim çocukların iyi olma hâlini ve gelişimsel süreçlerini destekleyebilmek için sağlanması gereken en temel hak. Eğitim Reformu Girişimi’nin hazırladığı raporda, 2020-21 eğitim-öğretim yılında okulöncesi eğitimdeki öğrenci sayısının yaklaşık yüzde 25 oranında azaldığına, 6-9 yaş arası 5 milyon 200 bin kadar çocuğun 145 bin kadarının okul dışında kaldığına işaret ediyor.

10-13 yaş grubunda ise yaklaşık 75 bin çocuk okula gitmiyor. Liseye geçişte eğitime devam konusunda da büyük bir düşüş olduğu görülüyor. Suriyeli çocukların eğitim durumuna bakacak olursak, okullaşma oranı %64,4 ve okula kayıtlı olmayan Suriyeli çocukların sayısının 425 binin üzerinde olduğunu görüyoruz. Üstelik bu veriler sadece geçici koruma kimliği olan kayıtlı çocukları içeriyor.

28. Madde’ye Yönelik Ne Yapmalı?

Çocuk haklarının sağlanabilmesinde okulların temel bir rolü bulunuyor. Eğitim hakkının tüm çocuklara sağlanabilmesi için erişilebilir ve kapsayıcı eğitim politikalarının oluşturulması gerekiyor.

Okulda etkin bildirim ve raporlama mekanizmaları kurularak çocukların okul devamlılığının takibinin yapılması, belirlenen sorunların başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumları, aileler, çocuklar ve sivil toplum işbirliğiyle ortadan kaldırılması hedeflenmelidir.

Her Türlü Şiddetten, İstismardan ve İhmalden Korunma Hakkı ile Cinsel İstismara Karşı Korunma Hakkı

Çocuklukta şiddet, istismar ve ihmale maruz kalmanın, çocuğun duygusal, gelişimsel ve davranışsal durumunu olumsuz yönde etkilediği; madde kullanımı, intihar ve suça eğilimini artırdığı bilinen bir gerçek.

UNICEF’in 2017 tarihli raporunda, dünyada 2-4 yaş aralığındaki 300 milyon çocuğun, bakım veren kişiler tarafından psikolojik saldırıya ve/veya fiziksel cezaya maruz bırakıldığı ve 1-19 yaş aralığındaki yaklaşık 15 milyon kız çocuğunun yaşamlarının bir kısmında cinsel ilişkiye ya da herhangi bir cinsel eyleme zorlandığı belirtiliyor.

Türkiye özelinde verilere bakacak olursak; 2019 yılında emniyet birimlerine suç mağduru olarak gelen 206 bin 498 çocuktan %15,2’sinin cinsel suçlar, %57,6’sının yaralama nedeniyle geldiği görülüyor (Türkiye İstatistik Kurumu [TÜİK], 2020)

19.ve 34. Maddelere Yönelik Ne Yapmalı?

Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin güçlendirilmesi, çocukların kendi haklarını savunacak şekilde katılım hakkıyla desteklenmesi; çocuk şiddet, istismar ve ihmalini izleyecek ve önleyecek kurumların güçlendirilmesi ve geliştirilmesi; toplum temelli ve çocuklar dahil herkesin kolaylıkla erişebildiği şikayet mekanizmalarının kurulması ve süreçlerin etkili şekilde işlenmesinin sağlanması gerekiyor.

Burada yine başta kamu kurumları olmak üzere ilgili kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve esasında toplumun geneline çok iş düşüyor.

 Ne Yapabilirsiniz?
  • Hayata Destek Derneği, 20 Kasım’da, her yetişkinin koruyup kollamakla yükümlü olduğu çocukların haklarını yüksek sesle dile getirin.
  • Çocuklarla oyunlar oynayarak, yetişkinlerle sohbetlerinize konu ederek bu hakları ve yapılması gerekenleri gündeme taşıyabilirsiniz.
  • Ayrıca bütün çocukların haklarına erişebilmeleri için yaptığımız çalışmalara bağışlarınızla katkı sunarak hayata destek olabilirsiniz.