Feminist ve Queer Araştırmacılardan Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Taahüdü

5Rebel-Girls-Intersectionality-1980s_Rory-Midhani_640x640-640x640-1280x720-1280x720.jpg
Feminist ve Queer Araştırmacılar Ağı'ndan (FQA) Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi’ni sitesinden kaldırmasıyla ilgili yapılan açıklamada, "Toplumsal cinsiyet eşitliğini tedavülden kalkmayacak bir ilke olarak savunmaktan vazgeçmeyeceğimizi taahhüt ediyor ve üretimimizi bu ilke doğrultusunda yapmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz.” denildi.

Kasım 2018’de akademide ve akademi dışında, Türkiye ve yurt dışında feminist ve queer araştırmacılar arasında haberleşmeyi sağlamak, dayanışmayı güçlendirmek için kurulan FQA, yaptığı açıklamayla son günlerdeki toplumsal cinsiyet konusundaki tartışmalarına ve YÖK’ün tutum belgesini sitesinden kaldırmasına tepki gösterdi. Yükseköğretim kurumlarında başörtüsünü yasaklayan askerî zihniyetle işbirliğine giren dünkü YÖK ile kendi toplumsal cinsiyet anlayışını dayatan bugünkü YÖK arasında açık bir süreklilik görüldüğünün vurgulandığı açıklamada, “YÖK’ün bir kurum olarak zaten sorunlu olduğunu bilen bizler, Saraç’ın açıklamasıyla 2016’da uygulamaya konulan Toplumsal Cinsiyet Tutum Belgesi’nin bugün tedavülden kaldırıldığını anlıyoruz. Ama daha kötüsü, üniversite düzeyinde bilgi üretiminin toplumla bağlantısını eşitlik ilkesi üzerinden kuran kadın ve toplumsal cinsiyet çalışmaları birimlerinin yerine “adalet temelli kadın çalışmaları” birimlerinin kurulması dayatmasının bu adımı takip etmesi ihtimalidir. Oysa var olan birimler toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde cinsiyete ve cinsel yönelime dayalı eşitsizlik ilişkilerini sorgulayan bilgi üretiminde ve barış içinde bir arada yaşama koşullarının oluşturulması arayışında merkezî role sahipler. Aynı birimler feminist ve kadın hakları savunucusu akademisyenlerin çabalarıyla kurulmuş, kadın hareketinin akademideki yansımaları olarak tarihsel önemdedirler. Kısaca bizler ülkede devam etmekte olan akademik tasfiye sürecine bu merkezlerin de dahil edilmesinden endişe duyuyoruz. Öte yandan, hükümetin toplumsal cinsiyet meselesini bir numaralı düzenleme alanı olarak işaret ederken, eşitlik kavramına karşı negatif tutumunu tekrar açığa vurmuş olması ayrıca endişe vericidir.” denildi.

Macaristan, Bulgaristan, ABD ve Brezilya’da toplumsal cinsiyet konusunda yaşanan gelişme ve baskıların dile getirildiği açıklamada, Türkiye’deki gelişmelerin bu olumsuz değişimin parçası olduğu vurgulandı. Özgür düşünce üretiminden yana olan, kadın haklarını ve toplumsal cinsiyete dayalı eşitlik ilkesini savunan eleştirel araştırmacı ve aktivistler küreselleşerek güçlerini birleştirdikleri de belirtilen açıklamada, “Bizler Feminist ve Queer Araştırmacılar olarak toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine, düşünce özgürlüğüne, kadın, cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsel kimliğe duyarlı farklı hareketlerin ve özellikle feminist akademisyenlerin ve aktivistlerin yıllara yayılan eşitlik ve hak mücadelelerinin birikimlerine dönük saldırı niteliğindeki bu girişimleri kınıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini tedavülden kalkmayacak bir ilke olarak savunmaktan vazgeçmeyeceğimizi taahhüt ediyor ve üretimimizi bu ilke doğrultusunda yapmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Görsel: Çatlak Zemin

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend