Artvin toplumsal uzlaşmanın simgesi olsun

TEMA Vakfı bir açıklama yaparak, “Cerattepe kurtulmalı, sürecin takipçisiyiz, Artvin toplumsal uzlaşmanın simgesi olsun” dedi. Açıklama şöyle:

Artvin’deki mücadeleyi büyük bir özveriyle sürdüren Yeşil Artvin Derneği’yle dirsek teması içinde çalışan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç şunları söyledi:

“Biz Cerattepe’nin kurtulmasını istiyoruz. Artvin halkının Yeşil Artvin Derneği’nin önderliğinde yaşam hakkına sahip çıkması dün Sayın Başbakan’ın Artvin heyetini kabul etmesiyle çok önemli bir aşama kaydetmiştir. Türkiye’de her konuda olduğu gibi çevre mücadelesinde de artık birbirimizin söylediklerini dinleyip, isteklerini duymaya çok ihtiyacımız var. Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun liderliğinde mevcut hükümet çok değerli iki önemli adım atmıştır. Bunlardan ilki sivil toplumu muhatap almalarıdır. Kabul ettikleri heyette Yeşil Artvin Derneği’nin yanı sıra üç partinin (AKP, CHP, MHP) il başkanlarının ve Artvin’deki diğer sivil toplum temsilcileriyle akademisyenlerin bulunması son derece önemlidir. İkinci önemli adımları ise hukuki süreç devam ettiği sürece maden faaliyetlerinin durdurulmasıdır. Biz her iki adımın da çok değerli olduğunu düşünüyoruz. Devam eden süreçte, Artvin halkının eski huzuruna kavuşmasını ve projenin tamamen iptal edilmesini umuyoruz. Süreci yakından takip etmeyi de sürdüreceğiz. “Artvin toplumsal uzlaşmanın simgesi olsun” çağrısında bulunuyoruz.”

Artvin Cerattepe’de çıkarılması planlanan madenle ilgili tartışmalar gündemin önemli tartışma konusu olurken, bugün Ankara’da yapılan bir görüşmeden önemli bir bilgi geldi. Başbakan Davutoğlu ile görüşen heyette yer alan Artvin Belediyesi üzerinden paylaşılan bilgiye göre, Cerattepe’de madencilik faaliyeti durduruldu. Başbakan, Konya’daki 42 tesisin açılma töreninde Cerattepe ile ilgili konuştu.

Doğal varlıkların korunmasının TEMA Vakfı açısından tamamen siyaset üstü bir konu olduğunu vurgulayan Deniz Ataç, “Ülkemizdeki tüm doğal varlıklarımız gibi Artvin’i de gelecek kuşaklara tüm zenginlikleriyle bırakmak hepimizin görevidir. Artvin’in doğal varlıklarının yer altı kaynaklarından çok daha değerli olduğunu düşünüyoruz. Artvin doğasının korunması halinde ülkemizin ekonomik gelişimine yer altı zenginliklerinden çok daha fazla değer katacağına inanıyoruz” dedi.

Doğa dostu proje oluşturulsun

Maden faaliyetlerini savunanların ekonomik zenginleşmeye dikkat çektiklerini hatırlatan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, “Biz burada maden çıkarılmasına karşı çıkıyoruz. Ancak, Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyaçlarını da anlıyor, biliyoruz. Madenin getirisi olacak diyenlere şunu söylüyoruz: Cerattepe’de madeni istemiyoruz, maden yerine Artvin için doğa dostu bir proje oluşturmak sivil toplum örgütlerinin ev ödevi olsun. Biz üstümüze düşeni yapmaya hazırız.”

Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun dün kabul ettiği heyette, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan ve Genel Sekreter Bedrettin Kalın, AK Partili Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, AK Parti ve CHP Milletvekilleri, AK Parti, CHP ve MHP İl Başkanları, Artvin Ticaret Odası Başkanı, Memur-Sen İl Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden akademisyenler yer almıştı.

cerr

Artvin’de madenle neleri kaybederiz? 

  1. Artvin halkının yaşam alanını

Maden ruhsat alanı, Artvin ili yerleşim yeri alanının yaklaşık 15 katı büyüklüğünde yamaç üzerinde bir alan  (10.000 futbol sahası, 4.156,25 ha). Artvin şehir merkezinin üst mahallelerine kadar iniyor.

  1. Artvin’in kültür ve geleneklerini

Cerattepe Artvinlilerin kültür ve geleneklerine bağlılığının da simgesi. Geleneksel Kafkasör şenliklerinin yapıldığı alan bu bölgenin içinde. 

  1. Artvin halkının temiz su hakkını

Maden arama ve işletilmesi faaliyetinden yer altı ve yer üstü suları etkilenecektir. Şehrin içme ve kullanma suyu kaynaklarının bir kısmı, maden ruhsat alanını da içine alacak şekilde Kafkasör bölgesi ile bu alanın Genya Dağı ile birleştiği alandan gelmektedir.

  1. Hatila Milli Parkı’ndan fazlasını

Artvin’de madene karşı mücadele başladığı yıllarda, 1995’te Hatila Vadisi Milli Park olarak ilan edildi. Ancak Hatila Vadisi Milli Parkı’nda madenin olduğu alan, vadi içinde kalmasına rağmen milli park sınırları içine alınmadı. Topoğrafik haritada havzanın su ayrım çizgileri çizildiğinde, maden alanı Hatila Vadisi havzası içinde yer aldığı görülmektedir. Vadinin bütünlüğü bozularak, maden işletme alanı Milli Park sınırı dışında bırakılmıştır. Havza tümüyle milli park ilan edilse idi, maden işletme ruhsatı verilirken milli park olması nedeniyle engel ortaya çıkacaktı.

  1. Biyolojik çeşitliliği, bir daha asla geri kazanamayacağımız türleri

Bölgede madencilik faaliyetleri, Avrupa’dan Orta Asya’ya uzanan bu geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemlerini ve sadece ülkemizde bulunan nadir endemik türleri ve zengin biyoçeşitliliği tehdit ediyor. Biyolojik çeşitlilik bir kez kaybedilince bir daha geri kazanılamıyor.

Kafkasör Yaylası, Camili Havzası, Hatila ve Çoruh vadileri ile Artvin’in ılıman kuşak ormanları, biyolojik çeşitlilik açısından olağanüstü bir zenginliğe sahip. Bunlardan proje sahasında hem endemik hem de nesli tehlike altında olan yani yok olmak üzere olan, ismini Artvin’den alan Crocus biflorus subsp artvinensis türünün proje alanında bulunduğu, yine iki adet nadir ve endemik olan türün de Tehlike Altına Girebilir kategorisinde yer aldığı ÇED raporunda belirtilmektedir. Ayrıca proje alanında 7 adet nadir bulunan tür bulunmaktadır ve sadece teleferik hattında 6 endemik tür yer almaktadır. Bu türler istisnasız mutlak koruma altına alınması gereken türlerdir.

Bu bölge maruz kaldığı tehditler nedeniyle konunun uzmanı uluslararası kuruluşlara göre (Conservation International, WWF International, IUCN) dünyanın doğa koruma açısından en önemli ekolojik bölgelerinden biri olan “Kafkasya Sıcak Noktası” içerisinde yer alıyor.

Bölgede 21 memeli hayvan türünün varlığı saptanmıştır. Yine Bern Sözleşmesinin Ek Liste ll’de yer alan “Kesin Koruma Altına Alınan Fauna Türleri” içinde çok sayıda tür Cerattepe-Kafkasör –Genya bölgesinde yaşamını sürdürmektedir.

Artvin, 200’ü sadece bu bölgede yetişen (endemik) 305’i ise nadir bulunan yaklaşık 1900 bitki türü ile Antalya ve İstanbul’dan sonra, ülkemizin en zengin üçüncü ilidir. Artvin’de uluslararası sözleşmelere göre risk altında olan ve korunması gereken çok sayıda bitki türü ve habitatları da mevcuttur.

Uluslararası Doğa Koruma Birliği (International Union for Conservation of Nature-IUCN) ve WWF tarafından desteklenen ve dünya üzerinde endemik ve nadir bitkilerin çok sayıda bulunduğu koruma değeri yüksek alanların tespiti amacıyla yapılan çalışmalar neticesinde dünya üzerinde 234 “Bitkisel Çeşitlilik Merkezi” tespit edilmiştir. Ülkemizden 5 alan bu kapsamdadır. Artvin ilindeki maden sahası “Kuzeydoğu Anadolu Bitkisel Çeşitlilik Merkezi (SWA.19)” olarak tanımlanan kesim içerisinde yer almaktadır.

Maden alanında 2 adeti kibritotugiller, 20 adeti eğrelti türü, 337 adeti tohumlu bitkilerden olmak üzere toplam 359 tür tespit edilmiştir. Bunların  60 kadarı ağaç ve çalı türleri oluşturmaktadır. Bunlar arasında Doğu Karadeniz Göknarı, Papaz külahı, hanımeli ve çınar yapraklı akçaağaç, beş parmak akçaağacı, üç loblu akçaağaç, aslan pençesi gibi türler sadece bu bölgede yetişir, endemiktir. Dağ gülü ve Doğu Karadeniz meşesi ise alanda bulunan en önemli kalıntı (relik) türlerdir.

  1. Dünyanın en büyük el değmemiş, doğal, yaşlı orman ekosistemini

Kafkasör, Hatila Vadisi ve Çoruh Vadisi, dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli 25 karasal ekolojik bölgesinden biri olarak kabul ediliyor. Üstelik, Avrupa ve Orta Asya’yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük doğal yaşlı orman ekosistemine burada rastlanıyor.

Maden sahası, aynı zamanda, Batı Avrasya’daki Üçüncü Zaman’a ait ormanların en önemli sığınak ve relikt (kalıntı) alanıdır.

Dünya üzerinde ılıman yaprak döken ormanların Üçüncü Zaman’dan bu yana kesintiye uğramadan varlığını sürdürdüğü nadir bölgelerdendir. Avrupa ile Orta Asya’yı içine alan geniş coğrafyadaki en büyük “doğal yaşlı orman” ekosistemlerine burada rastlanmaktadır. Doğal yaşlı orman ekosistemi; insan müdahaleleri ile değişime uğratılmamış, biyolojik çeşitlilik zenginliği ve değişik türde yaban hayvanlarına barınak sağlaması açısından özel önemde olan korunan ormanlardır. Bundan dolayıdır ki, bölgenin koruma açısından önemini kabul eden Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), bu kesimin ılıman kuşak ve doğal yaşlı ormanlarını Dünya üzerinde korumada öncelikli “200 Ekolojik Bölge”den biri olarak ilan etmiştir.

  1. Bölgedeki ormanların gelecek nesillerini

Türkiye’de tanımlanan 144 “Önemli Bitki Alanı”ndan 4’ü (Karçal Dağları-Çoruh Vadisi-Doğu Karadeniz Dağları ve Yalnızçam Dağları) Artvin il sınırları içerisinde kalmaktadır. Maden sahası da taşıdığı bitkisel zenginlik ile Çoruh Vadisi ve Doğu Karadeniz Dağları Önemli Bitki Alanları içerisinde kalmaktadır. Çoruh Vadisi Önemli Bitki Alanı bünyesinde yer alan Fıstıklı Köyü civarındaki yaklaşık 100 ha’lık Pinus pinea (Fıstık Çamı) ormanı ile birçok Akdeniz kökenli kalıntı bitki de Artvin’in, bitkisel tür zenginliği açısından oldukça büyük bir öneme sahip olduğunu gösteren kanıtlardır. Bu alan aynı zamanda Gen Koruma Ormanı olarak ilan edilmiştir ve öncelikli korunması gereken alanlar arasındadır.

  1. Göç eden kuşların konacağı yuvaları

Bölge’nin hayvan çeşitliliği de (fauna) çok önemlidir. Yırtıcı kuşların ülkemizden geçen 2 ana göç yolundan birisi Kafkasör – Genya Dağı bölgesidir. Birçok uluslararası sözleşmede göç yollarının korunması hüküm altına alınmıştır.

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

You have Successfully Subscribed!



Send this to a friend