<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgür Bülbül, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/author/ozgur-bulbul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/ozgur-bulbul/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Nov 2021 08:45:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Özgür Bülbül, Author at Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/author/ozgur-bulbul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Spor Dernekleri Çocukları ve Gençleri Kötü Alışkanlıklardan Koruyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/27/spor-dernekleri-cocuklari-ve-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2021 08:43:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[amatör futbol]]></category>
		<category><![CDATA[amatör lig]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[spor dernekleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu’nun farklı kentlerinde faaliyet gösteren amatör spor kulübü dernekleri, futbol başta olmak üzere çeşitli branşlarda faaliyet göstererek çocukları ve gençleri kötü alışkanlıklardan koruyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/27/spor-dernekleri-cocuklari-ve-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyor/">Spor Dernekleri Çocukları ve Gençleri Kötü Alışkanlıklardan Koruyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Pandeminin en çok etkilediklerinden olan spor kulübü dernekleri Milli takımlar ve profesyonel liglere oyuncu yetiştiriyor. Amatör spor kulüpleri pandemi sürecinde faaliyetlerini askıya alırken birçok sporcu da geçim sıkıntısıyla birlikte farklı alanlara yöneldi. Anadolu’nun farklı noktalarında faaliyet gösteren spor kulübü dernekleri, çocukları ve gençleri sigara ve madde kullanımı başta olmak üzere çeşitli kötü alışkanlıklardan alıkoyduklarını belirterek, amatör sporlarda faaliyet gösteren derneklere destek verilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Sivil Sayfalar, Anadolu’nun farklı kentlerinde faaliyet gösteren spor dernekleri yöneticileriyle konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemiyle birlikte Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) aldığı karar sonrası alt ve amatör lig müsabakaları askıya alınmıştı. Pandemi gölgesinde yeniden toparlanmaya çalışan kulüpler, amatör sporlara gereken desteğin verilmesinin çocukların ve gençlerin kötü alışkanlıklardan alıkonması için önemli olduğuna dikkat çektiler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TFF 3. Ligde mücadele eden Hacettepespor Kulübü Basın Sözcüsü Levent Tetik, uzun vadede pandemi devam ederse kendileri ve birçok kesimin mesleğinin tehdit altında olduğunun kaçınılmaz olduğunu söyledi. Tetik&#8217;e göre, Türkiye&#8217;de futbolda başarı puan sıralaması ile doğru orantılı olduğundan mesleği tehdit anlamında sıkıntılar yaşanacak: &#8220;Futbolcunun 2 ay ön hazırlık dönemi ve her gün antrenman performansı göstermesi sakatlık durumunda bile bir ay oyuncuyu geride bırakmaktadır. Covid-19 hastalığı direk akciğerlerle alakalı bir semptom gösterdiğinden dolayı bu hastalığı geçiren sporcuların eski form düzeyine dönmeleri oldukça zaman almaktadır.”</span></p>
<h5><b>Ağrı Taşlıçayspor Kulübü: Gençleri ve Çocukları Koruyoruz</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ağrı’da faaliyet gösteren Taşlıçayspor Kulübü Derneği Başkanı Hüseyin Arslan da liglerin ertelenmesinin futbolcuları farklı sektöre yönelttiğini belirtti. Spor alanında faaliyet gösteren bir dernek olarak gençleri özellikle sigara ve madde gibi kötü alışkanlıklardan alıkoyduklarını dile getiren Arslan, Liglerin sürekli ertelenmesiyle sporcuların evlere kapandığı veya ihtiyaç sahibi sporcuların ihtiyaçlarını karşılayamamaları sonucu farklı sektörlere girme durumunun oluştuğuna değindi. Bu noktada bir diğer sorun olan kaynak bulamama meselesine odaklanan Hüseyin Arslan, amatör kulüplerin en büyük probleminin bu olduğunu ve amatör ligler için futbolcu arayışlarının sürdüğünü belirtti.  Yetkililerden de amatör sporlara destek vermelerini temenni eden Aslan, gençleri ve çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutup korumaya çalıştıklarını söylüyor: &#8220;Biz de dernek olarak gençleri ve çocukları spora yönlendirip kötü alışkanlıklardan uzak tutmaya gayret gösteriyoruz.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Verimsiz Geçen Bir Süre Söz Konusu&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Muş Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı ve birçok kulübü ile sportif derneği çatısı altında barındıran ASKF Konfederasyon Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Türkan, farklı spor branşlarında liglerin oynanmadığını hatırlattı. Gençlerin ve çocukların kötü alışkanlıklardan uzak olması için spor derneklerinin büyük bir misyon üstlendiğini paylaşan Türkan, “Pandemi sadece futbolu değil, basketbol, voleybol gibi diğer branşlardaki sporları da etkiledi. Kadın ligleri de oynanmadı. 14 yaşındaki çocuk 16, 16 yaşındaki çocuk 18 yaşına girdi, verimsiz geçirdikleri bir süre söz konusu oldu. Antrenmanlar yapılmadı. Amatör sporcular, spor kulüpleri emekçileri hepsi etkilendi. Bizler yine bu süreçte beldeleri ve ilçeleri de ziyaret edip spora teşvik etmeye çalıştık. Amatör liglerdeki bütün maçlar ASKF tarafından yapılıyor. Yeni sezonun tüm illerimiz ve takımlarımız, kulüplerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Spor derneklerinin çocukların gelişiminde ve kötü alışkanlıklardan uzak olmasında etkili olduğunu unutmayalım” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tokat 60 Kulübü Derneği’ne bağlı Tokat FK Genel Sekreteri Dr. Mete Bayburtlu, Türk futboluna kazandırılacak birçok futbolcunun pandemi nedeniyle yıldızlaşamadığını paylaştı. Kulüplere ve sporculara gereken desteğin verilmesini beklediklerini aktaran Bayburtlu şunları kaydetti: “Özellikle son 2 yıldan bu yana yaşanan pandemi sürecinden en çok etkilenen deplasman ve amatör lig dediğimiz Bölgesel Amatör Lig (BAL) ve İl Amatör Ligleri oldu. Pek çok futbolcuyla görüştük ligler oynanmadığı için 15 aydan beri idman yapmadıklarını söylediler. Bu durum futbolculara zarar verdiği kadar Türk futboluna da zarar verdi. Türk futboluna kazandırılacak pek çok yıldız futbolcu futbolu bıraktı ya da gösterecekleri performansın çok gerisinde kaldılar. Teknik ekip de hakeza aynı duruma düştü.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Amatör Spor Dernekleri Tüm Yönleriyle Desteklenmeli&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Pandemi spora çok zarar verdi bunu telafi etmenin de yıllar alacağını görüyoruz. Aynı zamanda tıp doktoru olarak pek çok sporcu arkadaşımız ve çocuklarda dahi karaciğer yağlanması göründü” diyen Bayburtlu, şu anda yeni sezona hazırlandıklarını, hem amatör hem de yetişkinde takım çıkartacaklarını söyledi. Milli takımın ve süper ligin kalitesinin yükselmesinin ancak amatör sporun belirli bir seviyeye gelmesiyle mümkün olacağına değinen Bayburtlu, &#8220;Saha ve malzeme desteği, sporcuların beslenme ve idman koşullarını bizzat görüyoruz. Bu da futbola olumsuz yansıyor. Amatör sporun tüm yönleriyle desteklenmesi gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/27/spor-dernekleri-cocuklari-ve-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyor/">Spor Dernekleri Çocukları ve Gençleri Kötü Alışkanlıklardan Koruyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Van&#8217;da Mülteci Geçişleri Artmaya Başladı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/29/vanda-multeci-gecisleri-artmaya-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2021 07:57:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[Afgan mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Melet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69229</guid>

					<description><![CDATA[<p>İHD Van Şube Başkanı Murat Melet, havaların ısınmasıyla birlikte mülteci geçişlerinin arttığını söyledi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/29/vanda-multeci-gecisleri-artmaya-basladi/">“Van&#8217;da Mülteci Geçişleri Artmaya Başladı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Başta Afgan mülteciler olmak üzere her yıl yüzlerce mülteci, sınır kentlerinden biri olan Van’dan yasa dışı bir şekilde Türkiye’ye geçmeye çalışıyor. Mültecilerin bir kısmı çeşitli nedenlerle sınırı geçemeden ya da sınır bölgesinde yaşamını yitiriyor. Kış aylarında ince giysilerle ve hava koşullarına uygun olmayan ayakkabılarla zaman zaman eksi 25-30 dereceyi bulan hava koşullarında sınırı geçmek isterken donarak yaşamlarını yitiren mültecilerin cesetlerine bile karların erimesinden sonra ulaşılabiliyor. Yine Van’da geçtiğimiz yılda çok sayıda mülteci tekne faciasında yaşamını yitirmişti. Havaların ısınmasıyla birlikte sınır bölgesinde mülteci geçişlerinde de artış olduğu görülüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-69345 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/murat-belet-640x426.jpg" alt="murat belet" width="304" height="202" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/murat-belet-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/murat-belet-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/murat-belet.jpg 1024w" sizes="(max-width: 304px) 100vw, 304px" />İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şube Başkanı Murat Melet, Van ve sınırdaki mülteci geçişlerinin arttığını belirterek, “Havaların ısınmasıyla mülteci geçişlerinin yoğunlaştığını görüyoruz. Karayollarında, Van-Bitlis yolunda ikişerli guruplar halinde yürüdüklerine, göç ettiklerine herkes şahittir” dedi. Melet, mültecilerin covid salgınına karşı aşılanmasıyla ilgili Van&#8217;da bir çalışma olmadığını da belirtti. </span></p>
<h5><b>Çıkarılan Cenazelerle Duyduğumuz Rakamlar Farklı </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Van’da geçtiğimiz aylarda yaşanan tekne faciasının henüz tam aydınlatılamadığını da belirten Melet, &#8220;Van’da 2020 yılı içerisinde 81 göçmen yaşamını yitirdi, 83 göçmen de yaralı bir şekilde tedavi edildi. İran’daki güvenlik güçleri tarafından geçen yıl donarak yaşamını yitiren mülteciler oldu. 12 kişi yaşamını yitirdi ve yaralı olarak tedavi altına alınanlar oldu. Her gün batan teknelerde onlarca insan yaşamını yitiriyor.  Bu teknelerden biri de Van’da battı. Bu batan teknenin halen aydınlatılmadığını söyleyebiliriz. Çıkarılan cenazelerle bizim duyduğumuz rakamlar arasında fark var bunu da net bir şekilde belirtebiliriz.”  dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/29/vanda-multeci-gecisleri-artmaya-basladi/">“Van&#8217;da Mülteci Geçişleri Artmaya Başladı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSİG: &#8220;İşçi Sağlığı Mücadelesinin Güncel Başlığı Pandemidir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/isig-isci-sagligi-mucadelesinin-guncel-basligi-pandemidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2020 05:50:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57063</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Sözcüsü Murat Çakır, Sivil Sayfalar’a yaptığı değerlendirmede işçilerin büyük çoğunluğunun koronavirüsü işe giderken ya da iş yerinde kaptığını belirterek, pandemi sürecinde işçi sağlığı konusunda büyük sorunların oluştuğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/isig-isci-sagligi-mucadelesinin-guncel-basligi-pandemidir/">İSİG: &#8220;İşçi Sağlığı Mücadelesinin Güncel Başlığı Pandemidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 Mart ayında faaliyetlerine başlayan İSİG, sendikalar ve meslek örgütlerinin yanı sıra akademisyenler, gazeteciler ve bireysel katılımlarla her geçen gün büyüyerek işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında önemli pay sahibi kuruluşlardan biri. İşçi ölümlerini de raporlaştıran İSİG, ilke olarak cinsiyet, etnisite, ırk, inanç benzer temelli ve cinsel tercihler nedeniyle doğan ayrımcılığa ve nefret söylemlerine karşı taviz vermiyor. “Her yaşam sahasında emekçilerin perspektifinden yana tutum alıyoruz” diyen İSİG Sözcüsü Murat Çakır, her türlü siyasi, iktisadi ve kültürel iktidar ve çıkar odaklarından bağımsız bir işçi sağlığı ve güvenliği politikasının oluşturulmasını hedeflediklerini ifade etti. İşkolu, cinsiyet, yaş gibi kategorilere göre ve aylık, yıllık olarak raporlamalar yaptıklarını belirten Çakır, &#8220;Ayrıca kadın, çocuk, yaşlı ve mülteci işçi raporları gibi alt kategoriler yaptık. Alanlardaki faaliyetler üzerine ara raporların hazırlanması gibi panel, seminer, basın açıklaması gibi çalışmalar yapıldı. Temel olarak emeğin bu alandaki sözünü ülke düzeyde söylemek ve bu noktada gerekli önlemlerin alınması, işçi ölümlerinin önlenmesi, sendikalaşmanın yükselmesi için çalışmalar yapıyoruz. Taşeron çalışmanın son bulması, kayıt dışılığın kaldırılması, iş güvencesinin sağlanması gibi çalışma yaşamına dair de belirli taleplerimiz var” dedi.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignleft wp-image-57064" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/isig.jpg" alt="İSİG: İşçi sağlığı mücadelesinin güncel başlığı pandemidir" width="360" height="270" />“Bu Alanda Örgütlenme Gerekli&#8221;</strong></p>
<p>İşyerlerinde meydana gelen yaralanmalı ve ölümlü kazalarda sürekli iş güvenliği uzmanlarının hedef gösterildiğine dikkat çeken İSİG Sözcüsü, “Alanın tamamen piyasalaşması sonucu sayısal olarak yüz binlerce İSİG profesyoneli çalışır hale geldi, her ölümlü işçi ölümünden sonra iş güvenlik uzmanlarının gözaltına alınması, tutuklanması durumuyla karşı karşıya kaldık. İstisnai durumlarda işverenler de tutuklanabiliyor. Soma’da işveren 4,5 yıl sonra serbest bırakıldı. 301 işçinin öldüğü bir işletmenin patronu 5 yıl yatmadan serbest kalıyorsa eğer diğer işletmeleri düşünün. İş güvenliği uzmanları çok düşük ücretlerle çalışırken diğer yandan böyle bir riskle karşılaşıyorlar. Örgütlenme bu alanda hem kendilerini korumak hem de mesleki standartlar için gerekli” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İşçiler Salgın ve İşsizlik Kıskacı Arasında Bırakılıyor”</strong></p>
<p>İşçilerin pandemi sürecinde büyük sıkıntılar yaşadığını ve her an virüs kapma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarına da vurgu yapan Çakır, işverenlerin işçi sağlığını ve iş güvenliğini sağlayacak düzenlemelerden kaçındıklarını dile getirdi.  ‘Salgın var deyip ölenler ölür’ diyerek hareket edilemeyeceğini savunan Çakır, &#8220;SGK Covid-19 iş kazası değildir diye genelge yayınladı ama işçilerin büyük çoğunluğu virüsü işe giderken ya da iş yerinde kapıyor. Bu alanda birçok dava açılacak. Ceza ve tazminat davalarının 3-4 sene sonra işçi lehine olacağını tahmin ediyoruz. İşçiler salgın ve işsizlik olmak üzere iki kıskaç arasında bırakılıyor. İşçi sağlığı mücadelesinin buna karşı net duruş sergilemesi gerekiyor. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedeni, emeği sadece sermayeye artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist üretim sistemi. Maliyetleri düşürme yarışına giren işverenler, sosyal bir muhalefetle karşılaşmadıkları zaman emekçinin yaşamı pahasına işçi sağlığını ve iş güvenliği sağlayacak en basit düzenlemelerden dahi kaçınmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak bizler her geçen gün daha da artan işçi ölümlerini kaza ya da hastalık olarak değil, olası kasıtla işlenmiş ‘cinayet’ler olarak değerlendiriyoruz. Bu cinayetlerin kapitalist üretim sistemi devam ettiği sürece sermayenin insafa, devletin göreve çağrılmasıyla son bulmayacağının bilinciyle; biz üretim sürecinin farklı kademelerinde duran emekçilerin örgütlenmesi ve örgütlü bir mücadele içerisinde yaşamlarına sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz.”</p>
<p><strong>Az Tehlikeli Yerlerde İş Güvenliği Uzmanı İstihdamı Zorunluluğu Kararı</strong></p>
<p>Kamu kurumları ile 50 işçiden az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam yükümlülüğü kararının 31 Aralık 2023&#8217;e ertelenmesini de eleştiren Çakır,  “Ülkemizde birçok işletme KOBİ statüsünde. İş güvenliği önlemlerini 1 Ocak 2024’e kadar ertelenmiş olacak. Belirli sermaye çevrelerinin isteği doğrultusunda düzenleme olmamalı ve ciddi bir düzenleme yapılmalı. Esas ölümler buralarda yaşanıyor. Örneğin 50’nin altında çalışanı olan birçok kimya firması var. Patladığında iş yeri havaya uçuyor. Bu yanlıştan geri dönülmesi gerekiyor. Yine yasanın 2024 sonrası da ertelenmeyeceğinin garantisi yok” şeklinde konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/isig-isci-sagligi-mucadelesinin-guncel-basligi-pandemidir/">İSİG: &#8220;İşçi Sağlığı Mücadelesinin Güncel Başlığı Pandemidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dindar-Seküler Eksenli Kutuplaşma ve Gençler Araştırması:  &#8220;Türkiye Sosyolojisi Çok Hızlı Değişiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/08/dindar-sekuler-eksenli-kutuplasma-ve-gencler-arastirmasi-turkiye-sosyolojisi-cok-hizli-degisiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2020 11:50:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dindar-Seküler Eksenli Kutuplaşma ve Gençler]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSES]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) tarafından “Dindar-Seküler Eksenli Kutuplaşma ve Gençler” Araştırması: Türkiye’de Gençler Kutuplaşıyor mu Ortaklaşıyor mu? adlı çevrimiçi bir panel düzenlendi. Cihan Hüroğlu moderatörlüğündeki panelde; Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Demet Lüküslü, MEF Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Begüm Uzun Prof. Dr. Yüksel Taşkın konuşmacı olarak yer alıp araştırma sonuçlarına dair değerlendirmede bulundular.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/08/dindar-sekuler-eksenli-kutuplasma-ve-gencler-arastirmasi-turkiye-sosyolojisi-cok-hizli-degisiyor/">Dindar-Seküler Eksenli Kutuplaşma ve Gençler Araştırması: &lt;br&gt; &#8220;Türkiye Sosyolojisi Çok Hızlı Değişiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Moderatörlüğünü Cihan Hüroğlu&#8217;nun yaptığı toplantının ilk konuşmacısı Dr. Begüm Uzun, “Günümüz gençleri bir önceki kuşağa göre daha özgür” diyerek, yeni kuşağın otoriter dili reddettikleri ve daha özgür olduklarını belirtti. &#8220;Özgürlüklerin kısıtlanması sizi kaygılandırıyor mu? yönündeki soruya  yüzde 77,4 oranında evet cevabını aldıklarını belirten Uzun, &#8220;Başını örtmeyen kadınlar sizi ne derece rahatsız eder? Yönündeki soruya yüzde 92,2 oranında rahatsız etmez cevabı alındı. Dindar aile çocuklarının meselelere ailelerinden daha farklı baktığını gördük. Seküler gençler için bir başörtüsü meselesi yok. Başörtüyü bir özgürlük alanı olarak görüyorlar. Sakallı, şalvarlı, takkeli insanların görülmesinin de bu görüntünün kendilerini rahatsız etmediğinden bahsetti” dedi. </span></p>
<p><b>&#8221;Türkiye Sosyolojisi Çok Hızlı Değişiyor&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/TUSES.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-55694" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/TUSES-640x308.jpg" alt="“Dindar-Seküler Eksenli Kutuplaşma ve Gençler” Araştırması" width="701" height="337" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/TUSES-640x308.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/TUSES.jpg 961w" sizes="(max-width: 701px) 100vw, 701px" /></a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireylere tahammülsüzlük ya da homofobinin dindar gençlerde daha yüksek olduğunu savunan  Uzun, “Dindar gençler, sünni ve muhafazakar kimliği asıl kimlik olarak görüyorlar. Seküler gençlerde, ötelendikleri, dışlandıkları, kamusal kaynaklara erişimlerinin olmadığı hissiyatı çok yüksek. Bu öfke zaman zaman dindar toplum kesimlerine de yönelebiliyor. Özellikle seküler genç kadınlar ve Alevi gençlerde bu öfke ve kaygı çok yüksek. Türkiye’deki gençlerin oy verme oranlarının da başka ülkelere göre yüksek olduğunu görüyoruz. Bizim araştırmalarımıza göre; kendini dindar olarak tanımlayan gençlerin büyük çoğunluğu Ak Parti’ye oy veriyor. Dindar gençlerin yüzde 55’i Ak Parti’ye yüzde 11’i MHP’ye oy vereceğini belirtmiş. Cumhur ittifakı dindar gençlerin büyük çoğunluğunun oyunu alıyor. Dindar ailelerin bazı çocuklarının da nasıl ailelerinde farklılaştığını ve farklı düşündüğünü de görebilmek mümkün. Türkiye sosyolojisi çok hızlı değişiyor. Sessiz ve derinden gelen birtakım değişimler var ve gençlerde öncü gibi duruyorlar.”</span></p>
<p><b>&#8221;Gençler Ortak Paydada Buluşabiliyor&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55695 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/demet-lukuslu-640x367.jpg" alt="Demet Lüküslü" width="417" height="239" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/demet-lukuslu-640x367.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/demet-lukuslu.jpg 969w" sizes="auto, (max-width: 417px) 100vw, 417px" />Daha sonra söz alan Prof. Dr. Demet Lüküslü ise öğrenci gençlerin çalışan ve işsiz gençlere göre daha farklı kesimlerden arkadaş çevreleri olabildiğini, ancak çalışan ve işsiz gençlerin arkadaşlarının daha dar çevreden olduğu sonucuna ulaşıldığını aktardı. Kutuplaşma meselesinin gündelik yaşama gelindiğinde gençler için çok da bir şey ifade etmediğinin sonuçlara yansıdığını kaydeden Lüküslü, “Farklı düşündüklerini tahmin ettikleri arkadaşlarıyla siyaset konuşmamayı tercih eden gençler olduğunu, böylelikle arkadaşlıklarını devam ettirdiklerini görüyoruz. Gençlerin kendilerini nasıl tanımlarsalar tanımlasınlar bazı ortak paydalarda buluşabildiklerini de görüyoruz. İşsizliğe dair, geleceğe dair, çalışma koşullarına dair kaygılar, genel bir gelecek kaygısının bu gençlerin ortak paydası olduğunu görüyoruz” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“Uzun Soluklu Araştırmalara İhtiyacımız Var”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırma sonuçlarına göre gençlerin işe alımdaki adaletsizliklerden de şikayet ettiklerini hatırlatan Lüküslü, genç kadınlara da değindi. Genç kadınların kadına yönelik ayrımcılık ve tacizden bahsettiklerini anlatan Prof. Lüküslü şöyle dedi: “Şiddetten ve ayrımcılıktan uzak olunması değer olarak karşımıza çıktı. Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor. Gündeme göre belirli araştırmalar üretmeye, hızlı bir şekilde analiz etmeye çalışıyoruz oysaki uzun soluklu araştırmalara ihtiyacımız var. Gençlerin sözünü de daha fazla dinlemeye ihtiyacımız var.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Yüksel Taşkın da gençlere hakkettikleri alanın açılması gerektiğine vurgu yaptı. “Gençlerin farklılıklarının ve çeşitliliğinin kabul edilerek özgür bir Türkiye’de yaşamak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor” diyen Taşkın,  sosyal medyada gençler gibi konuşmanın değil onların konuşmasına ses vererek ve onlara verilen mesajlarda sahici olunmasının daha önemli olduğunu bildirdi. Geçlerle ilgili yerel yönetimlere de büyük görev düştüğünü dile getiren Prof. Taşkın, çalışan gençlerle üniversitelileri bir araya getirecek süreçler ve faaliyetler planlanması gerektiğinin altını çizdi.</span></p>
<p><b>Yüksel’den 3 Adalet Temelli Politika Vurgusu</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55697 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/yuksel-taskin-640x367.jpg" alt="Yüksel Taşkın" width="417" height="239" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/yuksel-taskin-640x367.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/yuksel-taskin.jpg 969w" sizes="auto, (max-width: 417px) 100vw, 417px" />Yüksel şunları belirtti: “Adana’dan, Diyarbakır’dan bir gençlik grubu İstanbul’a gelebilir veya buradan bir grup Sivas’a gidebilir çünkü yüz yüze teması son derece önemli olduğunu görüyoruz. Bir gencin İstanbul hayatını diziler belirlememeli. Çalışma hayatına giren gençlerin ciddi olarak kendilerine zaman ayıramadıklarını görüyoruz. STK’lar buraları biraz boş bırakıyorlar buralara yönelik çalışmak gerekiyor. Türkiye’de part time iş kültürü çok zayıf. Belediyeler, kamu kuruluşları, özel sektör, STK’lar hızlı bir şekilde gençlerin yarı zamanlı işler üzerinden bir planlama yapması gerekiyor. Genç kadınların şiddet veya erkek egemen anlayışlara tepkileri var. Evde kalmak durumunda kalan genç evli kadınlara yönelik çok çalışma yapmak lazım gezi faaliyetleri gibi. Tüm bunları yapmak için gençlere yönelik 3 adalet temelli politika geliştirmek lazım. Tanınma adaleti (gençleri kimlikleriyle tanımak), katılım adaleti (gençlerin katılabilecekleri mekanizmalar oluşturabilmek) üçüncüsü ise bölüşüm adaleti. Demokrasi demek barış demek. Barış adalet, eşitlik o da refah demek. Dolayısıyla gençler demokrasi, refah ve adalet arasındaki ilişkiyi görüyorlar. Siyaset kurumları buraya yönelik dönüşümler geliştirebilmeli.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Moderatör Cihan Hüroğlu ise yaptığı kapanış konuşmasında TÜSES olarak gençler üzerine yapılacak tüm çalışmaları destekleyebilecekleri çağrısında bulundu. Program, canlı yayımda sorulan soruların cevaplandırılmasının ardından sona erdi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/08/dindar-sekuler-eksenli-kutuplasma-ve-gencler-arastirmasi-turkiye-sosyolojisi-cok-hizli-degisiyor/">Dindar-Seküler Eksenli Kutuplaşma ve Gençler Araştırması: &lt;br&gt; &#8220;Türkiye Sosyolojisi Çok Hızlı Değişiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;YKS’de Veli Yoğunluğu Azaltılmalı, LGS’deki Olumsuzluklar Giderilmeli&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/25/yksde-veli-yogunlugu-azaltilmali-lgsdeki-olumsuzluklar-giderilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2020 07:51:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGS]]></category>
		<category><![CDATA[Yeliz Düşkün]]></category>
		<category><![CDATA[yks]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55242</guid>

					<description><![CDATA[<p>ERG Politika Analisti Yeliz Düşkün YKS öncesi Sivil Sayfalar’a yaptığı değerlendirmede, geçen hafta yaşanan LGS’deki olumsuzlukların giderilmesi gerektiğini söyledi. Düşkün, YKS adaylarının daha büyük yaş grubunda olmaları sayesinde veli yoğunluğunun da azalmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/25/yksde-veli-yogunlugu-azaltilmali-lgsdeki-olumsuzluklar-giderilmeli/">&#8221;YKS’de Veli Yoğunluğu Azaltılmalı, LGS’deki Olumsuzluklar Giderilmeli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Öğrencinin ve toplumun gelişimi için eğitimde yapısal dönüşüme nitelikli veri, yapıcı diyalog ve farklı görüşlerden ortak akıl oluşturarak katkı yapan bağımsız ve kar amacı gütmeyen Eğitim Reformu Girişimi’nden (ERG) Politika Analisti Yeliz Düşkün ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesi öğrenci ve velilerde artan kaygı ve stresi konuştuk. YKS tarihindeki değişikliklerin öğrenci ve velilerde olumsuz bir atmosfer oluşturduğunu aktaran ERG Politika Analisti Düşkün, pandemi sürecinden ders çıkarılması gerektiğinin altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55243 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/YelizDuskun-640x480.jpg" alt="Yeliz Düşkün" width="391" height="293" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/YelizDuskun-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/YelizDuskun-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/YelizDuskun.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 391px) 100vw, 391px" />Düşkün, geçtiğimiz hafta yapılan Lise Geçiş Sınavı’ndaki (LGS) sorunların da giderilmesi gerektiğini belirtti. Merkezi sınavların pandemi gibi özel bir durumun olmadığı zamanlarda da pek çok öğrenci ve aile için önemli bir stres nedeni olduğunu hatırlatan Düşkün, &#8220;Bu yıl YKS için tarihin önce ileri atılması sonra öne çekilmesinin yarattığı olumsuz bir atmosfer oldu. Pandeminin beklenmedik bir olgu olması, o nedenle karar alıcıların da zorluklar yaşaması genellikle anlaşılır karşılanıyor. Ancak bu yaşadıklarımız bize gelecekte riskleri daha iyi hesaba katan eğitim politikalarının tasarlanması gerektiğini gösteriyor. Bundan sonra Türkiye’de de başka ülkelerde de politikaların salgınlara veya başka krizlere dayanıklılığının bir ölçüt haline gelmesi, bu süreçten çıkarılabilecek en iyi ders olur. Bu hafta sonu YKS’nin yapılacak olmasına gelirsek, geçen hafta yaşanan LGS’deki olumsuzlukların giderilmesi gerekiyor. LGS’de sınıflardaki durum görece kontrol altında tutulsa da okul dışında bekleyen veliler fiziksel mesafenin korunmadığı kalabalıklara neden oldu. YKS adaylarının daha büyük yaş grubunda olmaları sayesinde veli yoğunluğu azalabilir” diye konuştu. </span></p>
<p><b>“Kalabalığın Önlenmesi Önemli”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“LGS deneyimine bakarsak, velilerin okul bahçesine alınmaması, sınava giriş belgelerinin sıralarda hazır olması, temiz maske dağıtılması ve dezenfektan kullanımı gibi iyi önlemler alındı” diyen Düşkün, sınıf içinde görece kontrollü bir durum olsa da bazı sorunlar yaşandığının anlaşıldığını ifade etti. Düşkün şöyle dedi: “Örneğin sıralar arasında koridor boşluğu ayarlanmış olsa da, öğrencilerin arka arkaya sıralara oturması mesafeyi olumsuz etkiledi. Oturumlar arasındaki sürede lavabolarda ve koridorlarda yaşanabilecek kalabalığın önlenmesi ancak gözetmen öğretmenlerin inisiyatifine bağlı olarak sağlanabildi. YKS’de sınıflarda daha iyi önlemler alınması ve koridor ve lavabolarda kalabalık oluşmasının önlenmesi önemli olur.” </span></p>
<p><b>“Türkiye’de Çocuk ve Gençlerin Öğrenme Çıktıları Yüksek Değil”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de çocuk ve gençlerin okuduğunu anlama, problem çözme gibi becelerinin düşük olduğu dile getiren  Yeliz Düşkün, mevcut tablonun yükseköğretim sistemindeki eğitimi sorgular nitelikte olduğunu aktardı. Çoktan seçmeli ve yüz yüze yapılan sıralama sınavlarının ortadan kalkmasının yakın bir gelecekte mümkün olmadığını belirten Düşkün, &#8220;Alternatif yöntemlerin yalnızca verimlilik gözetilerek değil eşitlik ve adalet de güvence altına alınarak tasarlanması mümkün olsa bile zaman alacak bir süreçtir. Büyük resme bakarsak, Türkiye’de çocuk ve gençlerin öğrenme çıktıları yüksek değil; okuduğunu anlama, eleştirel düşünme ve problem çözme gibi beceriler düşük. Dolayısıyla içinden geçtiğimiz süreç, sınavları, ölçme-değerlendirmeyi ve öğrenme krizini düşünmek için iyi bir fırsat olarak görülebilir. Resmi daha da büyütecek olursak, bu kadar kaynak, çaba ve stresin eşlik ettiği bir sınav süreci sonucunda girilen yükseköğretim sisteminde eğitimin niteliği sorgulanmakta.” dedi.</span></p>
<p><b>“Psikososyal Destek Önemli Hale Geliyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">YKS tarihinin Temmuz sonundan Haziran sonuna alınmasının öğrencilerde bir hayal kırıklığı yaratmış ve öğrencilerin üzerindeki stresi artırmış olma ihtimalinin yüksek olduğuna da değinen Düşkün sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu öne çekme sayesinde tercih ve yerleştirme takviminin sıkışması önlenmiş olabilir. Öğrencilerin okuldan, arkadaşlarından, öğretmenlerinden, hatta sokaklardan ayrı kaldıkları ve salgına ilişkin haberlere ve konuşmalara, belki etraflarındaki kişilerin kaygılarına tanıklık ettikleri bu süreç, psikososyal desteği daha da önemli hale getiriyor. Okullarda yeterli psikolojik danışman ve rehber olması yönünde adımlar atılmalı.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/25/yksde-veli-yogunlugu-azaltilmali-lgsdeki-olumsuzluklar-giderilmeli/">&#8221;YKS’de Veli Yoğunluğu Azaltılmalı, LGS’deki Olumsuzluklar Giderilmeli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi Sürecinde Gazeteler ve Gazeteciler Birçok Alanda Sorun Yaşadı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/18/pandemi-surecinde-gazeteler-ve-gazeteciler-bircok-alanda-sorun-yasadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2020 09:25:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteciler]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[TGC]]></category>
		<category><![CDATA[tgs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54961</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemi sürecinde sahada aktif olan meslek gruplarından biri de gazetecilik. Gazetecilerin bu süreçteki çalışma koşulları, süreçten nasıl etkilendikleri ve çözüm önerilerini Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş ve UİGAD Genel Sekreteri Selçuk Taşdemir’le konuştuk. Konuyla ilgili ortak düşünce; gazeteler ve gazetecilerin birçok alanda sorun yaşadığı yönünde...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/18/pandemi-surecinde-gazeteler-ve-gazeteciler-bircok-alanda-sorun-yasadi/">Pandemi Sürecinde Gazeteler ve Gazeteciler Birçok Alanda Sorun Yaşadı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, güçlü sendikalar ve örgütlü mücadele deneyimi olan dünyanın birçok ülkesinde, bu süreçte vatandaşlarını hem sağlık hem de iş güvencesi anlamında koruyan tedbirler alınabildiğini söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54986 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gökhan-Durmuş-640x427.jpg" alt="Gökhan Durmuş" width="354" height="236" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gökhan-Durmuş-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/Gökhan-Durmuş.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 354px) 100vw, 354px" />Birçok gelişmiş ülkenin, olası bir ekonomik krizin önüne geçmek adına büyük kurtarma ve destek paketleri açıklandığını belirten Durmuş, &#8220;Sağlık hizmetinin görece daha az piyasalaştığı ülkelerin, salgının neden olduğu krizi daha rahat aştıklarını görüyoruz. Mart ayında ilk vakanın tespiti ile başlayan süreçte 17 Nisan’da işten atma yasaklandı. 1,5 aylık zaman da yaklaşık 1 milyon kişi işten atıldı. Peş peşe gelen sokağa çıkma yasaklarında işçiler hep çalışmak zorunda kaldı. Fabrikalarda çarklar durmadığı için vaka sayılarında da artışlar yaşandı. Salgının medya sektörüne yansımasına baktığımızda üç başlık altında yanıt verebiliriz. Gazeteler-televizyonlar-internet medyası, matbaalar ve basın özgürlüğü ihlalleri. Gazete ve internet siteleri çok kısa bir süre içerisinde evden çalışma modeline geçtiler. Fiziki olarak gazete binalarında bulunmamak gazetecileri büyük oranda korudu. Gelmekte olanı göremeyen ve gazeteler gibi adım atmayan televizyon kanallarında ise konuk yarışının bedelini gazeteciler ödedi. Sendikamızın tespit edebildiği kadarıyla Covid-19’a yakalanan gazetecilerin tamamı televizyon kanallarında çalışanlar oldu. Yaşanan vakalar ve sendikamızın konuya ilişkin açıklamalarının ardından televizyon kanallarında da tedbirler üst seviyeye çıkartıldı” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Evden çalışma biçimi esnek çalışmayı da beraberinde getirdi” diyen Durmuş, mesai kavramının büyük oranda ortadan kalktığını ve yıllık izne çıkma dayatmalarının da bu dönemde medya patronlarının en çok kullandığı yöntem olduğunu belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medya patronlarının bu dönemde görmezden geldiği çalışanların matbaacılar olduğunu belirten Durmuş, &#8220;Bütün gazete matbaalarının sendikasız işyerleri olduğu sektörde, çalışma sistemi aynı biçimde devam etti. Sokağa çıkma yasaklarının olduğu günlerde dahi matbaa çalışanları işe gitmek zorunda kaldı. Servislerde yüzde 50 doluluk kuralına uyulmasındaki aksaklıklar, yeterli maske, eldiven ve dezenfektan bulunmaması çokça duyduğumuz şikâyet ve sorunların başında geldi. Sendika olarak yaptığımız açıklamalar, görüşmeler ve işçilerin ısrarlı şikâyet ve talepleriyle birçok matbaada bu sorunları aşabildik. Ancak matbaalarda güvenlik önlemleri konusunda hâlâ yapılacak çok iş olduğunu söyleyebiliriz.&#8221; dedi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Gazetelerin tirajlarında yüzde 40’a yakın bir erime yaşanırken, internet haber sitelerinin takibinde de bir o kadar yükseliş göze çarptı. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Vatandaşların, salgın sürecinde haberlere televizyon kanallarından ve internet medyasından daha çok ulaştığına şahit olduklarını belirten Durmuş, &#8221;Buna rağmen gazeteler için Basın İlan Kurumu’nun ilan verme koşulunu (fiili satış adedi) koruması nedeniyle gazeteler baskıya devam etmek zorunda kaldı. Bu durum hem matbaa işçilerini tehlikeye attı hem de kâğıt israfını üst seviyeye çıkarttı. Son yıllarda medya sektöründe dijitalleşmenin önemli bir boyut kazandığı görülüyor. Pandemi ile birlikte yeni bir boyut kazanacağını tahmin edebiliriz. Salgınla birlikte evden çalışma, evden konuk alma, dijital gazetecilik biçimleri önümüzdeki dönemde bütün bir sektörü değiştirmeye muktedir gözüküyor. Bu değişimin esnek ve güvencesiz çalışmanın adı olmaması, işten atmaların yaşanmaması için gazetecilerin sendikal örgütlülükten başka çareleri yok. Sendika çatısı altında bir araya gelecek, tek vücut olacak gazeteciler ancak yaşanan ve yaşanması muhtemel saldırıları püskürtebilir. Aksi halde patronlar karşısında tek tek hiçbir gazetecinin işini, ekmeğini koruyacak gücü olmadığını geçmişten çokça acı tecrübeyle biliyoruz.” dedi.</span></p>
<p><b>Gazetecilerin İş, Sağlık Güvenliğinin Sağlanmasında Sorunlar Yaşandı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54984 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/sibel-güneş-640x640.jpg" alt="Sibel Güneş" width="327" height="327" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/sibel-güneş-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/sibel-güneş-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/sibel-güneş.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 327px) 100vw, 327px" />Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş de koronavirüs salgınının yazılı basını hazırlıksız yakaladığını dile getirdi. Güneş, uzun yıllardır süren ve çözülmemiş sorunların bu salgınla daha da ağırlaştığına vurgu yaparak, “Tek tip gazeteci, tek tip habercilik anlayışı yaratma amacıyla iktidarın yarattığı ağır baskı, kağıt sıkıntısı, haber ajanslarına dayalı habercilik, ağır işsizlik sorunu, örgütsüzlük daha da görünür hale geldi” dedi. Güneş, bazı medya kuruluşlarının muhabir, foto muhabiri ve haber kameramanlarını iş yerine almayıp kapı önündeki konteynerlerde çalışmaya zorladığını hatırlattı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazetecilerin iş güvenliği, sağlık güvenliğinin sağlanmasında sorunlar yaşandığına değinen Güneş, &#8221;Dezenfektan, maske gibi basit ihtiyaçlar karşılanamadı. İş yeri güvenliği açısından eğitim çalışması yapılamadı. Koronavirüs salgını döneminde gazetelerin basımı, dağıtımıyla ilgili çok ciddi sorunlar yaşandı. Ekmek, su dağıtım için çalışma yapıldı ama gazeteler için bu yapılamadı. Matbaa çalışanları da sokağa çıkma yasağı kapsamındaydı. TGC olarak biz İstanbul Valiliği’ne konuyu ileterek matbaa çalışanlarının bu kapsamın dışına çıkarılmasını, gazetelerin bakkal ve küçük marketlerde de satılmasını önerdik. TGC&#8217;nin girişimiyle matbaa çalışanları için yasak kaldırıldı, gazeteler basıldı ama dağıtımda yine sorun yaşandı. Birçok kuruluş da maliyetleri azaltmak için bu süreç de dijital yayıncılık yapmayı seçti. Dünya çapındaki bir salgın, basının da yapmadığı ev ödevlerini tekrar gündeme getirdi” dedi.</span></p>
<p><b>“Basın Sektöründe Sendikalaşma Oranı Yüzde 5’i Geçmiyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Basın sektöründeki sendikalaşma oranının düşüklüğünü de paylaşan Güneş, editoryal bağımsızlığın da sağlanamadığını ifade etti. İktidar baskısı ve ekonomik sorunlar nedeniyle dar kadrolarla gazetecilik yapılmak zorunda kalınıldığını kaydeden Güneş, &#8220;Reklam gelirleri azaldı. İşten atılan birçok meslektaşımız oldu. Bu salgından sonra telifle evden gazeteci çalıştırma eğilimi artabilir. Devletin medya kuruluşlarına desteği, kısa çalışma ödeneği gibi seçenekler medya için yeterli olamadı. Yazılı basının bir bölümünün iktidara yakın durma çabası her dönemde olmuş. İktidarla kol kola yol alan iş insanlarının kurduğu, satın aldığı medya kuruluşlarından çıkan haber niteliğinden hep çok ciddi erozyon olmuş. Bugün de böyle. Vatandaşın beğenisini, satın alma duygusunu uyaran haberlerin sayısı azalıyor. Gazeteciliğin kamu yararı için, halkın haber alma ve gerçekleri öğrenmesi amacıyla yapıldığı gerçekliğinden uzaklaşmamamız gerekiyor. Basın sektöründe sendikalaşma oranı yüzde 5’i geçmiyor.  Editöryal bağımsızlık sağlanamıyor. Gazeteciler yoksul sınırında maaş alıyorlar ve iş güvenceleri yok. Gazetecilik patronla, iktidarın öfkesi arasına sıkışıyor. Ülkede demokrasinin yeşermesi için haberin serbest dolaşımına ihtiyacımız var. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk bildirgesine gazetecinin sorumluluğunu &#8220;gazeteci; basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüstçe kullanır. Bu amaçla her türlü sansür ve oto sansürle mücadele eder. Gazeteci, önce halka ve gerçeğe karşı sorumludur. Bu sorumluluk kamu otoriteleri ve işverenine olan sorumluluklarından önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce, herhangi bir ticari mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal nitelik taşır. Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir. Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını, öncelikle sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler&#8221; diye tarif ediyor. Gazetecilik bu değerlerden uzaklaştıkça hem tiraj hem de güvenilirliğini kaybediyor.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>“BİK Aracılığıyla Medya Kuruluşlarına Faizsiz Krediler Verilebilir”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sorunların çözümü için tüm medya çalışanlarının Basın İş Kanunu ile çalıştırılması gerektiğini kaydeden Güneş&#8217;in diğer çözüm önerileri ise şöyle: &#8220;Gazetecilerin fazla mesaileri düzenli olarak ödenmeli. İzinlerini düzenli kullanmaları sağlanmalı. Gazetecilerin TGC başta olmak üzere gazetecilik derneklerine üye olarak örgütlü dayanışmaya destek olması çok önemli.  Tüm medya çalışanlarının sendikalı olmasına ihtiyaç var. Devletin medya üzerinde baskı aracı oluşturmadan vergi ve sigorta ödemelerini ertelemesine ihtiyaç var. BİK aracılığıyla faizsiz krediler medya kuruluşlarına verilebilir. Medya kuruluşlarının İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bu kanuna bağlı çıkarılmış tüm yönetmelik hükümlerine, ayrıca Sağlık Bakanlığı&#8217;nın açıkladığı tüm önlemlere uymak ve gazetecilerin yaşam hakkını korumakla yükümlü olduğunu unutmamalı.”</span></p>
<p><b>Asıl Kahramanlardan Biri de Gazeteciler</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54985 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/selcuk-tasdemir-640x853.jpg" alt="Selçuk Taşdemir" width="336" height="448" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/selcuk-tasdemir-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/selcuk-tasdemir-1024x1365.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/selcuk-tasdemir.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 336px) 100vw, 336px" />Uluslararası İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (UİGAD) Genel Sekreteri Selçuk Taşdemir ise gazetecilerin daha çok hassasiyet beklediğini kaydetti. Basın kanununa tabi olmayan ama sahada aktif olan birçok gazeteci olduğunu aktaran Taşdemir, “Pandemi sürecinin asıl kahramanlarından biri de gazetecilerdir. Virüs bulaşan bir sürü gazeteci arkadaşımız oldu. Tedavi gördüler, kimilerinin de tedavi süreci devam ediyor. Bu süreçte hem yerel bazda hem hükümet bazında gazeteci arkadaşlarımıza maddi ve manevi destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gazeteci demek sadece 212’ye tabi olan kişiler değildir. Kamuoyu görevini yerine getiren ve sahada aktif olan birçok gazeteci arkadaşımız çeşitli haklardan mahrum bırakılıyor. Yerelde kaymakamlık ve valilik ulusalda ise hükümet nezdinde fon yapılması gerekiyor. &#8221; dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci dalga senaryolarının konuşulduğunu ve vakaların yeniden artışa geçtiğini hatırlatan Taşdemir, &#8220;Bu konuda vatandaşların sağlıklı bilgilendirilmesi adına gazetecilere büyük görevler düşüyor. Sağlık haberciliği özellikle bugünlerde çok öne çıktı. Doğru ve sağlıklı haber akışı sağlanmalıdır. UİGAD olarak gerek yönetim kurulu gerekse il temsilcilerimizle bu konularda çeşitli görüşmeler yapmaktayız. Gazeteciler görevini yaparken vatandaşlardan ve kurumlardan biraz daha hassasiyet bekliyoruz. Ulusal haberin asıl kaynağı olan yerel kaynaklar ve yerelde görev yapan gazeteciler için BİK, İletişim Başkanlığı gibi ilgili birimler nezdinde gazetecilere destek verilmelidir.” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/18/pandemi-surecinde-gazeteler-ve-gazeteciler-bircok-alanda-sorun-yasadi/">Pandemi Sürecinde Gazeteler ve Gazeteciler Birçok Alanda Sorun Yaşadı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAD Akademi’de Irkçılık, Mekan ve Protestolar Konuşuldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/mad-akademide-irkcilik-mekan-ve-protestolar-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2020 08:03:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MAD]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılıkü]]></category>
		<category><![CDATA[MAD Akademi]]></category>
		<category><![CDATA[mekanda adalet derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54875</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanda Adalet Derneği’nin MAD Akademi buluşmaları kapsamında Irkçılık, Mekan ve Protestolar konuşuldu. Barış İne’nin moderatörlüğünde gerçekleşen program webinar formatındaki 12. etkinlik oldu. Programda; Cihan Yılmaz, Elif Kalaycıoğlu, Murat Altun, Sinan Erensü ve Yağmur Karakaya ağırlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/mad-akademide-irkcilik-mekan-ve-protestolar-konusuldu/">MAD Akademi’de Irkçılık, Mekan ve Protestolar Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Uzun yıllar Minneapolis’te yaşamış 6 sosyal bilimci&#8217;nin George Floyd cinayetinden hareketle ABD’de ırkçılığın mekânsal ve gündelik mânâsının üzerinde durulduğu programda, Minneapolis kentinin özellikleri ve olayların neden Minneapolis’te başladığı, Türkiye’den bakıldığında ABD’deki ırkçığın ve ırkçılığa dair dinamiklerin nasıl algılandığı, Antifa hareketi ve hareketin ABD’deki karşılığı, şehir protestolarının nasıl organize edildiği ve nasıl gerçekleştiği, yağma faaliyetinin Amerikan toplumunda karşılık bulduğu siyasal ve kültürel bağlam konuşuldu. “Eylemlerin önümüzdeki süreçte hangi yönde gelişmesi bekleniyor?” ve “Eylemler bağlamında ABD Türkiye karşılaştırmasının imkan ve sınırları nelerdir?” sorularının yanıtları arandı.</span></p>
<p><b>Yılmaz: Yaşanan Olaylar Başlangıç Noktası</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54878 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/mad-1-640x329.jpg" alt="MAD Akademi" width="385" height="198" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/mad-1-640x329.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/mad-1.jpg 858w" sizes="auto, (max-width: 385px) 100vw, 385px" />İlk olarak Minneapolis kentinde bulunan Cihan Yılmaz söz aldı. George Floyd isimli siyah Amerikalının gözaltına alınırken öldürülmesi olayının nasıl yaşandığını anlatan Yılmaz, olayların barışçıl bir eylemle başlamasına rağmen polisin aşırı şiddet gösterdiğini söyledi. Yılmaz, yaşanan protesto eylemlerini de ‘başlangıç noktası’ olarak nitelendirdi. Yılmaz geçmiş yıllarda yaşanan olayları da hatırlatırken, “Sokağa çıkma azalsa da insanlar halen dışarıda. Eylemcilerin birtakım istekleri var. Reform hareketlerinin istekleri var. Bunlar önemli talepler” dedi.</span></p>
<p><b>Kalaycıoğlu: Polis Suçu Önlemiyor, Suçu Cezalandırıyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elif Kalaycıoğlu, birden fazla toplumun bir arada yaşadığı Amerika’da göçmenlerin ve mültecilerin sert müdahalelere maruz kaldığına dikkat çekti. Kalaycıoğlu, “Şehrin içinden geçen bir otoyolla sınıfsal eşitsizliklerden bahsedebiliriz. Biz yüksek lisans öğrencilerinin de bütün bu sorunlardan uzak yaşadığını söyleyebiliriz. Ekspres yoldan doğrudan kampüse giderek buradan muaf tutuluyoruz. Amerika’da polis 1980’lerden beri çok askerileşti. Artan eşitsizliklerden çıkan sorunların çoğu bütün bu özel sosyal hizmetlerden alınıp polise verildi. Şu anda uyuşturucu krizi, ruh hastaları ve eve gelen polis. Polisin bu krizlere müdahale etme donanımı sıfır. Şiddetle sonuçlanabiliyor. Sosyal hizmetlere ve uzmanlara yönlendirilmesi gerekir. Toplum merkezli şiddet içermeyen güvenlik ağlarının oluşturulması gerekir. Aslında son durum bu. Polis suçu önlemiyor, polis suçu cezalandırıyor. Asıl olması gereken eşit hakları kurgulamak. Alternatifler üzerinde ciddi ciddi çalışılıyor” diye konuştu.</span></p>
<p><b>Karakaya: Suçlulaştırma Siyahları Eşitsizleştirme Politikası Olarak Kullanılıyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yağmur Karakaya, olayların siyasi olarak karşılık bulmadığına vurgu yaparken kafalardaki eşitlik ve liberalliğin politikaya dökülmediğini söyledi. Sistemik ırkçılığa değinen Karakaya, “Satamazsın geleneği var. Varlık sahibi olamıyorsun. Bu evi Türklere satamazsın, siyahilere satamazsın gibi. Amerika’da siyah olmak, kapitalizmin bu insanların sırtından gelişmesidir. Amerika’daki hapishane nüfusu 2 milyonu aşmış yani artmış. Suçlulaştırma siyahları eşitsizleştirme politikası olarak kullanılıyor. Polisin güçlü olma sebeplerinden biri de içinden geçtiğimiz bu dönemler.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye ile kıyaslama yapılan bölümde gezi parkı ile ilgili görüşlerini ifade eden Karakaya, ayrıştırıcı söylemlere vurgu yaptı. Amerika’daki olaylarla ilgili sözlerini sürdüren Karakaya; “İnsanların iki haftadır verdiği mücadele için mutlu ve umutlu olmak istiyorum. Sosyolojik tahayyül gücünü kullanmak istiyorum. Bu silah kültürü böyle geldi böyle geçecek değil de daha iyi şeyler hayal etmek istiyorum.” dedi.</span></p>
<p><b>Altun: Siyah Amerikalı Hanenin Evine Giren Para 40 Bin Doların Altında</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Siyahları sistematik bir şekilde yoksul tutma, fiziki olarak mekanlarını kent ölçeğinde ayrı tutma sürerken ilginç bilgiler de var” diyen sosyal bilimci Murat Altun, “Irksal ayrım kat sayısı da var. Nüfus bölgelerine ayırma, konut kredilerine ulaşabilirlik kat sayıyı yükseltiyor. Amerika’da modern anlamda ırkçılığın kaldırılmasıyla polis sayısının artması, suç artıyor suçla mücadele edelim değil, siyahları potansiyel suçlu gösterme oranını artırıyor. New York biraz daha iyi olmasına rağmen polis bütçesi daha da artıyor. Beyazlar 85 binde iken, siyah Amerikalı hanenin evine giren para 40 bin doların altında.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>Erensü: Beyazların Yüzde 70’i Siyahların Sadece Yüzde 19’u Ev Sahibi</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sinan Erensü ise kentteki demografik yapıyı harita üzerinden anlattı. Çok kültürlü bir yapının bir arada yaşadığını dile getiren Erensü, “Böylesi bir coğrafyadaki ayrışma insanların çok daha bir ırkçılıkla karşılaştığında sert bir tepki göstermesine, ikiyüzlülüğe isyan etmesine neden oluyor. Irk ilişkilerinin daha gergin olduğu bölgeler var ama mağazanın vitrini bu kadar temizken, kozmopolitanlıkla övünen bir yerde böyle bir öldürme olayını gördüğünüzde verdiğiniz tepkinin şiddeti yüksek olabiliyor. Beyazların yüzde 70’i siyahların sadece yüzde 19’u ev sahibi bu kentte. Sahip olunan varlık uçurumu arasında devasa bir fark var: 10 kat. Her ne kadar bu eylemlere beyazlar katılmışsa da eylemin omurgasını siyahlar oluşturuyor. Polis teşkilatı yerine gelecek alternatif yapı uygulaması ile ilgili olarak farklı yerlerde nasıl sonuçlar alındığına bakmak lazım” ifadelerine yer verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Moderatör Barış İne son olarak bir toparlama konuşması yaptı. Katılımcılara teşekkür eden İne, acımasız bir olayın yurt dışına taşmış olmasını da önemli olarak değerlendirdi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/16/mad-akademide-irkcilik-mekan-ve-protestolar-konusuldu/">MAD Akademi’de Irkçılık, Mekan ve Protestolar Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Pandemi Sürecinden En çok Engelli Bireyler Etkilendi&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/pandemi-surecinden-en-cok-engelli-bireyler-etkilendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2020 11:15:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Engel-Siz Yaşam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin Ortopedik Engelliler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Pulmoner Hipertansiyon ve Skleroderma Hasta Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Beyazay Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Van İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[engelli bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engel-Siz Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülgün Yorgancılar, Türkiye Beyazay Derneği Sekreteri Müslüm İnan, Van İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği (VİED) Başkanı Filiz Yörükoğlu, Mersin Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Nalan Bakır ve Pulmoner Hipertansiyon ve Skleroderma Hasta Derneği Başkanı Kamil Hamidullah, koronavirüs sürecinde engelli bireylerinin yaşadıkları sorun ve sıkıntıları Sivil Sayfalar’a değerlendirdiler. Dernek temsilcileri, pandemi sürecinde engelli bireylerin ciddi manada etkilendiklerini ve tedavi süreci ile ilaç başta olmak üzere birçok alanda erişim sorunu yaşadıklarını belirttiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/pandemi-surecinden-en-cok-engelli-bireyler-etkilendi/">&#8220;Pandemi Sürecinden En çok Engelli Bireyler Etkilendi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54323 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/engelsiz-yaşam-2-640x426.jpg" alt="Engelsiz yaşam" width="355" height="236" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/engelsiz-yaşam-2-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/engelsiz-yaşam-2-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/engelsiz-yaşam-2-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/engelsiz-yaşam-2.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 355px) 100vw, 355px" />Engel-Siz Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülgün Yorgancılar 2003 yılında ortopedik engelli bireyler ve aileleri tarafından kurulan derneklerinin kurulduğu günden bu yana eğitim, istihdam, sağlık ve erişim alanlarında çeşitli çalışmalar yürüttüğünü söyledi. “Öncelikle fizik terapi alan üyelerimizin, sosyal izolasyon nedeniyle tüm rehabilitasyon süreçleri durdurulduğundan dolayı bu alanda hizmet alamamaları ciddi sorun teşkil etti.” diyen Yorgancılar, “Rehabilitasyon sürecine devam edemeyen engelli bireylerin engelliliklerinde ilerleme yaşadıkları görülmekte. Öte yandan pandemi süreci ekonomik koşulları da tüm bireyler için zorlaştırdı. Bu süreçte 2022 sayılı kanuna bağlı olarak engelli aylığı alan bazı bireylerin maaşlarında kesinti söz konusu oldu.&#8221; diye devam etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinin yine tüm bireylerde olduğu gibi özellikle dezavantajlı bireyler üzerinde ciddi psikolojik baskılar yarattığını hesaba katarak, maaş kesintilerinin bu psikolojik baskının daha da yoğun hissedilmesine sebebiyet verdiğine değinen Yorgancılar, &#8221;Bu süreçte biz de dernek olarak bir farkındalık yaratmak adına maaş kesintileri ile ilgili bir bildiri yayınladık. Yalnız yaşayan engelliler iaşe temininde sıkıntı yaşadılar. Bu süreçte ne yazık ki engelli bireylerin göz ardı edildiklerine şahit oluyoruz. Bazı üyelerimizin evinde iki engelli bulunmakta. Bu üyelerimiz evde temizlik, engelli bakımı, yemek gibi destekler alıyorlar. Ne yazık ki bu sürçte bu destekten de yararlanamadılar.Bu sorunun çözümü için yine vefa gruplarından geçici destekler aldık ve bu üyelerin mağduriyetlerini bu şekilde gidermeye çalıştık.” dedi. </span></p>
<p><b>“İzleme Çalışması Yaparak Sonuçlarını Yaygınlaştıracağız”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinde engellilerin istihdamı konusunda da çeşitli sıkıntılar olduğun belirten Yorgancılar, “Nisan ayında yapılması planlanan EKPSS-Engelli sınavı pandemi sebebiyle Eylül ayına ertelendi. Bu erteleme ise engelli bireylerin atanmasında da gecikmelerin yaşanmasına neden oldu. Covid-19 kaynaklı Pandemi süreci tüm dünya ve Türkiye için bir ilk niteliğinde olduğundan engelli bireylerin bu süreçte ne gibi sorunlar yaşadıkları ve ne gibi yeni ihtiyaçların ortaya çıktığı henüz netlik kazanmış değil. Bu nedenle ilerleyen günlerde daha etkili çözümler bulmak ve engelli bireylerin bu süreçte yaşadıkları sorunları ve yeni ihtiyaçlarını tespit etmek adına Avrupa Birliği ETKİNİZ Programı kapsamında bir izleme çalışması yaparak sonuçlarını yaygınlaştıracağız.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye Beyazay Derneği adına görüşlerini paylaşan Kartal Şubesi Genel Sekreteri Müslüm İnan, salgından en çok etkilenen bireylerin engelliler olduğuna dikkat çekti. İnan, “Engelli bireylerin bir kısmının fizik tedavileri, eğitim ve rehabilitasyon merkezleri kapalı olduğundan, süregelen fizik tedavilerini evde yapmaları sağlanarak, geçici çözüm bulunması ihtiyacı doğdu. İşitme engelli bireyler için TV ekranlarında moral motivasyonlarını arttırmak maksadı ile her zamankinden daha fazla işaret dili tercümanı istihdam edilmesi gerekliliği meydana geldi. Bu süreçte eğitimleri eksik kalan engelli bireyler için de, uzaktan eğitim sisteminde engelli bireyler için özellikle bir takım çalışmalar yapılması gerekli hale getirildi.” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><b>&#8220;Medikal Malzeme Erişiminin Kısıtlı Olması Ciddi Sorun&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54324 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/vied-1-640x427.jpg" alt="" width="357" height="238" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/vied-1-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/vied-1-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/vied-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/vied-1.jpg 1500w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" />Van İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği (VİED) Başkanı Filiz Yörükoğlu, engelli bireylerin; yoksulluk, çoklu engel durumu ve ayrımcılıkla mücadele ettiğini hatırlatarak başlıyor sözlerine. Pandemi nedeniyle özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin kapanmasının engellilerin eğitimden mahrum kalmasına neden olduğunu söyleyen Yörükoğlu, özel eğitim online olarak telafi edilmeye uğraşılsa da birebir eğitimin yerini tutamadığını belirtiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Engelli bireylerin medikal malzemelere erişiminin de kısıtlı olması ve ara fark ödemelerinin yüksekliği nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını belirten Yörükoğlu, &#8221;Pandemi sürecinde yapılan tüm duyuru ve açıklamaların erişilebilir formatta olması tüm engel guruplarının anlayabileceği standartta olması zorunludur. Ev içi şiddetin arttığı bu günlerde engelli bireyler seslerini duyurmakta zorlanıyorlar. Engelli çalışanların tümünün ücretli izine çıkarılması da hem aileleri hem kendileri için şart. Çocuklarına bakma zorunluluğu olan engelli bireyler özel sektörde halen çalıştırılıyor. Bunun için gerekli önlemler alınmalı. Bulaşma riskinin yüksek olduğu kronik hastalığı olan engelli bireyler için özel önlemler alınmalı bunun için sürekli erişilebilir formatta bilgilendirmeler yapılmalı. Bu süreçte çifte dezavantaj yaşayan engelli kadınlar ve kız çocuklarının özellikle korunması kollanması şart. Bu bağlamda derneğimiz engelli danışma hattı ile engelli bireylere görüntülü veya SMS olarak hizmet vermeye devam etmekte danışma hattımıza  ulaşan engellilerin psikolojik sorunlarla da baş edemediklerini evde kalınan bu  süreçte psikolojik desteğe acil ihtiyaç duyduklarını, kendilerini terk edilmiş ve çaresiz  hissettiklerini de eklemek isterim.” diye konuştu.</span></p>
<p><b>&#8220;Engelli Bireylerin Psikolojik ve Maddi Desteğe İhtiyaçları Var&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mersin Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Nalan Bakır ise birçok sorunla baş etmeye çalışan engelli bireylerin ayrıca ailelerini geçindirebilmek için de çalıştıklarını ve iş kaybına neden olduklarını kaydetti. Bakır şunları belirtti: “Korona virüsten engelli arkadaşlarımız hem maddi hem manevi olarak tabi ki etkilendiler. Biliyorsunuz kendi hayatını idame etmek için sokaklarda çalışan engelliler var. Birçoğu psikolojik olarak zaten çökmüş durumdalar ve maddiyatları da kısıtlı olunca ister istemez daha da psikolojik olarak çöküntü yaşıyorlar. Kaygıları süren engelli bireylerin psikolojik ve maddi desteğe ihtiyaçları var. Özellikle kimsesi olmayan ve yalnız yaşayan bireylere bu destekler verilmeli. Pandemi sürecinin etkisi süreçten sonrada devam edecektir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54326 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/PAHSS-640x427.jpg" alt="" width="426" height="284" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/PAHSS-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/PAHSS-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/PAHSS.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 426px) 100vw, 426px" />Pulmoner Hipertansiyon ve Skleroderma Hasta Derneği Başkanı Kamil Hamidullah, derneklerinin Pulmoner Hipertansiyon, Skeloderma, İdiyopatik Pulmoner Fibrozis hastalarını görünmez engelli hastalar çatısı altında topladığını söylüyor. Süreçte nadir hastalıklardan muzdarip hastaların ve engellilerin bazı zorluklar yaşadıklarına değinen Hamidullah, Pulmoner Hipertansiyon hastaları koronavirüs hastalık riskine yatkın kişiler olduğu için, söz konusu hastalığın, hastalar için büyük bir tehlike olarak görüldüğünün altını çiziyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hastaların çoğu ilaçlarını direkt eczaneden temin edebilme iznini almış olduklarını ancak hala bazı ilaçların alınabilmesi için problemler yaşandığını belirten Kamil Hamidullah, &#8221;Derneğimizin kurucularından olduğu Nadir Hastalıklar Ağı pandemi sürecinin başında yaşanabilecek sorunlar ve çözümlerine ilişkin özel bir raporla bu zorluğu ortadan kaldırmıştır. Ancak sağlık raporlarını 2019 yılı sonuna kadar yenileyememiş bazı hastalar özellikle Kovid-19 tedavisi için de kullanılan bir ilaca ulaşmaları çok zor olmuştur. Tedavileri devam eden hastaların hastaneye gidememelerinden dolayı kontrol tedavi programları da yapılamamaktadır.&#8221; diyor.</span></p>
<p><b>Tedavi Erişimi Sorunu </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte taraftan, hastane ortamında tedavilerini kullanma mecburiyetindeki nadir hastaların, pandemi sürecinde tedavilerine erişmekte sıkıntı yaşadığına değinen Hamidullah, &#8221;Erken tanı her hastalıkta çok önemli bir süreç olmasına rağmen Covid_19&#8217;a yakalanmamak adına tanı alma sürecinde olan hastalar, süreçler dondurulduğu için tedavilerine erişmekte gecikme yaşayacaklar. Hastalıklarını takip eden merkezlerden uzakta yaşayanlar veya bu süreçte başka ilde, yakınlarıyla kalan hastalar, tedavi oldukları merkezlere erişemediler. Nadir hastalıkları takip eden merkezler, hasta takibinde birbirlerinden farklı yöntemler izlemeleri nedeniyle mağdur durumda yakalanan hastaların sorunlarına farklı bir merkezler çözüm üretemediler. Derneğimiz, acil durumlarda, hastalara Covid-19 Pandemisi sırasında öncelikli olarak kendi hekimlerine ve tedavilerine devam ettikleri hastanelere ulaşmalarını ve onların yönlendirmelerine göre hareket etmelerini titizlikle önermektedir.” dedi.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/28/pandemi-surecinden-en-cok-engelli-bireyler-etkilendi/">&#8220;Pandemi Sürecinden En çok Engelli Bireyler Etkilendi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yalnızca İşsizler Değil Ümidini Yitirerek İş Aramaktan Vazgeçen Grup da Büyüyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/20/yalnizca-issizler-degil-umidini-yitirerek-is-aramaktan-vazgecen-grup-da-buyuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2020 08:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç İşsizler Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[genç işsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik fonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genç İşsizler Platformu kurucu üyelerinden Hüseyin Nail Karaaslan ile Covid-19 sürecini ve genç işsizliği konuştuk. Karaaslan, “Yalnızca genç işsizlik artmıyor; ayrıca çalışma ümidini yitirerek iş aramaktan vazgeçen grup da büyüyor. Ötesi, gençlere düşük ücretler ve kayıt dışı çalışma teklifleri geliyor. Önümüzdeki yılda yeni mezun olacak gençlerin ise iş gücü piyasasındaki halleri daha sıkıntılı” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/20/yalnizca-issizler-degil-umidini-yitirerek-is-aramaktan-vazgecen-grup-da-buyuyor/">&#8221;Yalnızca İşsizler Değil Ümidini Yitirerek İş Aramaktan Vazgeçen Grup da Büyüyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi ve platformunuzu kısaca tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genç İşsizler Platformu kurucu üyelerindenim. Genç işsizliğinin sürekliliği ve bu durumun ilerleyen dönemde ciddi sosyal sorunlara yol açacağı öngörüsüyle, 2019 Ekim ayında sosyal medya tabanlı olarak bu platformu oluşturduk. Öncelikli hedeflerimiz; kamuoyunda farkındalık yaratarak genç işsizlik sorunundan etkilenen gençleri ve çözüm üretebilecek aktörleri harekete geçirmek.</span></p>
<p><b>Genç işsizler konusunda önerileriniz ve çalışmalarınız nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-54040 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan-640x572.jpeg" alt="Hüseyin Nail Karaaslan" width="347" height="310" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan-640x572.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan-1024x914.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/Hüseyin-Nail-Karaaslan.jpeg 1280w" sizes="auto, (max-width: 347px) 100vw, 347px" />İlk etapta, genç işsizliğin durumunu ortaya koyan aylık raporları yayınlamaya; sosyal medya ve geleneksel medya üzerinden insanlara ulaştırmaya başladık. Bu raporlar kapsamında; genç işsizliğinin genel görünümü, üniversite mezunu olanların durumu, eğitimde bulunma oranları ve hatta iş arama süreleri gibi birçok veriyi analiz ederek kamuoyunu bilgilendirmeyi amaçladık. Çalışmalarımızın sonucunda ortaya çıkan şu: iş gücü piyasasında kaybeden tarafın gençler olduğu ve bu durumun yakın gelecekte değişmeyeceği. Ekonomik büyümenin gerçekleştiği dönemlerde dahi işsizliğin yüksek seyrettiğini, kriz sürecinde daha vahim bir hal alacağını ifade ederek; gençlerin bilinçlenmesini arzuluyoruz. Bu doğrultuda problemin bireysel değil yapısal olduğunu; hem işgücü piyasası hem de izlenen ekonomi modelden kaynaklandığını; çözümün de kolektif bir çabayla gerçekleştirilebileceğini söylüyoruz.</span></p>
<blockquote><p>Salgınının etkileri verilere tam anlamıyla yansımadı.</p></blockquote>
<p><b>Covid-19 süreci çalışma alanınızı nasıl etkiledi? Süreçle ilgili neler söyleyeceksiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgına sebep olan virüsün kâğıt üstünde sınıf, cinsiyet, ırk farkı olmaksızın herkesi eşit derecede etkilediği söylenebilir; ancak ne yazık ki sınıf farkının yaşamı belirleyici olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Haliyle salgından etkilenenler mevcut koşullarda en fazla sosyal etkileşimde bulunanlar;yani çalışanlar veya çalışmak zorunda kalanlar olduğunu biliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hâlihazırda salgınının etkileri verilere tam anlamıyla yansımadı; ancak kısa çalışma ödeneğine yaklaşık 3,2 milyon çalışan için başvurulduğunu düşünürsek; durumun iyiye gitmediğini tahmin edebiliriz. Üstelik salgın öncesinde de 2018’deki kur atağıyla tetiklenen ekonomik krizin etkilerinin devam ettiği bir gerçek. Yaz aylarında üniversiteden 500 binden fazla gencin mezun olmasını bekliyoruz. Ekonomi toparlansa dahi, bu sayıdaki yeni üniversite mezununun iş bulması çok zor görünüyor. Zira 15-24 yaş arası istihdamda bulunan gençlerin sayısı 3 milyon 447 bin ve bu sayı 2014’ten bile düşük.</span></p>
<p><b>İşsizlik sigortası başvuruları koronavirüs sürecinin de etkisiyle arttı. Sürece dair görüşleriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçinde bulunduğumuz ekonomik krizin üstüne COVİD-19 salgını binince doğal olarak işsizlik sigortasına başvuru sayıları da arttı. Şubat ayında 118 bin olan başvuru sayısının Mart ve Nisan aylarında toplam 533 bine çıktığı görülüyor. Tabii ki bu rakamlara kayıt dışı çalıştırılan işçiler dahil değiller. Diğer yandan işten çıkarmanın yasaklanmasıyla birlikte ücretsiz izin ödeneği uygulaması başladı, ancak bu miktar da aylık 1 168 TL. Asgari ücretin bile insani bulunmadığı bu dönemde verilen 1 168 TL’lik miktarın da ciddi bir gelir kaybı yarattığı ve işsizlik benzeri bir durum oluşturduğu söylenebilir. Üstelik, üniversite mezunu olup niteliğinden ötürü asgari ücretin biraz daha üzerinde maaş kazananların bu durumdan daha olumsuz etkilendiğini ifade etmek gerekiyor. Son olarak; platformumuzun çalışmasına göre 12 aydan daha uzun süre iş arayan 15-34 yaş arası gençlerin sayısı son 1 yılda 239 binden 445 bine çıkmıştır. İşsizlik sigortasının sınırlı sürede sağlandığını ve özellikle gençlerin omuzlarında KYK borç yükünün olduğunu düşündüğümüzde sorunun bu boyutu da önem arz ediyor.</span></p>
<blockquote><p>Fon tam anlamıyla amaca hizmet etmiyor</p></blockquote>
<p><b>İşsizlik fonunda meydana gelen azalmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşsizlik fonunu normal şartlar altında, işten çıkarılan işçilerin hayatlarını idame ettirebilmeleri için sağlanan bir dayanışma ağı olarak düşünmek gerekiyor. Ancak; fon tam anlamıyla bu amaca hizmet etmiyor. Zira, işçi ve işverenlerin fona katkı koyma ve faydalanma rakamlarına baktığımızda net olarak işverenlerin daha avantajlı olduklarını görüyoruz. Bu şekilde en azından istihdamın korunmasını sağlamasını bekleyebiliriz; ancak durumun öyle olmadığını muhtemelen önümüzdeki aylarda istihdam rakamları açıklandığında göreceğiz. İşgücü piyasasının düzgün işlemediğini ve teşviklerin beklentileri gerçekleştiremediğini söyleyebiliriz. </span></p>
<blockquote><p>İlginizi Çekebilir:</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/19/genc-issizler-issizligin-toplumsal-bir-sorun-oldugunu-anlatmak-istiyoruz/">Genç İşsizler: ‘İşsizliğin Toplumsal Bir Sorun Olduğunu Anlatmak İstiyoruz’</a></p></blockquote>
<p><b>Kadınların istihdam sürecindeki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Platformumuz genç kadınların iş durumunu özel olarak inceliyor. Genç kadınlar, karşı cinslerine göre daha az istihdam ediliyor; üstelik yüksek öğrenim görmüş kadınlarda bile istihdam görece çok düşük. Geçmişten bugüne miras alınan kadın-erkek eşitsizliğinin genç nüfusta da devam ettiğini ve genç kadınların ciddi bir kısmının ev işleriyle meşgul olduklarını değerlendirebiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benzer bir durum, eğitim olanaklarına erişim için de söz konusu. Gençlerde ne eğitim ne de istihdam olarak sınıflanan grubun büyük çoğunluğu kadın. Yani ne eğitim yolu ile kendilerini geliştirme imkânı tanınmış ne de iş sahibi olup sosyal haklarını geliştirebilmelerinin önü açılmış.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların iş gücüne katılma oranının düşük olduğunu; ötesi çalışma koşullarında başta ücret ve kötü muamele olmak üzere başka adaletsizliklere de maruz kaldıklarını söylemek gerek.</span></p>
<p><b>Genç işsizliğin her geçen gün artması üzerine neler söyleyeceksiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yalnızca genç işsizlik artmıyor; ayrıca çalışma ümidini yitirerek iş aramaktan vazgeçen grup da büyüyor. Ötesi, gençlere düşük ücretler ve kayıt dışı çalışma teklifleri geliyor. Önümüzdeki yılda yeni mezun olacak gençlerin ise iş gücü piyasasındaki halleri daha sıkıntılı. Korona virüs salgını sonrasında ekonomide yaşanan durgunluk kalıcı hasar yaratırsa işten çıkarmalar sonucu genç işsizlik daha da artacak. İşgücü piyasasının gençlerin aleyhine işleyen yapısal durumunun ve ekonomik sorunların öngörülebilir gelecekte çözülemeyeceğini varsayarsak; genç işsizliğinin ve iş bulma ümidini kaybedenlerin sayılarının ciddi düzeyde seyredeceğini söylemek ne yazık ki gerçekçi olacaktır.</span></p>
<p><b>Son olarak neler eklemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gençler,</span><span style="font-weight: 400;"> iş arama çağına geldiklerinde umutla kendi hayatlarını kurma arzusu güdüyorlar ama sonunda işsizlik duvarına tosluyorlar. Kendilerini daha avantajlı kılmak adına eğitimlerine yatırım yaparak mezun oluyorlar ancak gene hayal kırıklığı yaşıyorlar. İş arama süreleri uzadıkça iş arama ümitlerini yitirerek otoritelerce işsiz dahi sayılmıyorlar. Gençliğin böyle acı sonla biten bir hikayeyle yaşadığını maalesef ki söyleyebiliriz. Kadınların bu hikâyedeki yeri erkeklere göre daha kötü. Platformumuz, bütün bu hikâyenin sonunun acı şekilde bitmesinin ardında bireylerin değil, sistemin hatalı olduğunu ortaya koyuyor. Bu problemin çözümü kolektif bir mücadele deneyimiyle gerçekleşebileceğini öne sürüyor. Bu vesileyle, bahsettiğim düşünce ve iyi niyete sahip herkesi platformumuza katı koymaya davet ediyorum. </span></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ne-egitimde-ne-istihdamda/">Ne Eğitimde Ne İstihdamda: NEET Gençliği</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/20/yalnizca-issizler-degil-umidini-yitirerek-is-aramaktan-vazgecen-grup-da-buyuyor/">&#8221;Yalnızca İşsizler Değil Ümidini Yitirerek İş Aramaktan Vazgeçen Grup da Büyüyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
