LGBTİ+ Hareketine Eşzamanlı Operasyon: Sivil Toplumdan “Yalnız Değilsiniz” Çağrısı

Kadın örgütleri "Ne aile güvende ne de herhangi birimiz!" diyerek başlattıkları imza kampanyasında gözaltındakilerin serbest bırakılmasını ve LGBTİ+ örgütlerine yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını talep etti.
12-13 Eylül gecesi 15 ilde LGBTİ+ derneklerini hedef alan “Ailem Güvende” adlı operasyon kapsamında 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında işlem yapıldı. Kaos GL, SPoD, Lambdaistanbul, Pembe Hayat, HEVİ LGBTİ+, LİSTAG, Pozitif Yaşam, Pozitif-İz ve Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma dernekleri operasyonun hedefleri arasında yer aldı.
İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin 12 Eylül’de verdiği erişim engeli kararının ardından gece 01.00 sıralarında başlayan ev baskınlarında Kaos GL yönetim kurulu üyeleri gözaltına alındı; operasyonlar başta Ankara, Mersin, Kuşadası, İzmir ve İstanbul olmak üzere sürdü. Soruşturmalar “fuhşa aracılık etmek”, “müstehcen içerik üretmek ve yaymak” ile çocukların zararlı içeriğe maruz bırakılması iddialarına dayandırılırken, bazı dosyalarda örgüt kurma ve uyuşturucu suçlamaları da yer aldı. Operasyondan saatler önce sosyal medyada hedef gösterici paylaşımlar yapıldığı, gözaltına alınanların elektronik cihazlarına el konulduğu bildirildi. Gözaltı sayısı KaosGL’nin aktardığına göre yaklaşık 50’ye ulaştı; adli süreç sürüyor.
Destek sesleri çoğalıyor
Operasyona tepki yalnızca LGBTİ+ ve kadın örgütleriyle sınırlı kalmadı; hukuktan sağlığa, gençlik örgütlerinden insan hakları çevrelerine uzanan geniş bir yelpazeden destek açıklaması geldi.
Kadın örgütleri “Ne aile güvende ne de herhangi birimiz!” diyerek başlattıkları imza kampanyasında gözaltındakilerin serbest bırakılmasını ve LGBTİ+ örgütlerine yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını talep etti.
İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, “İnsan haklarını ve LGBTİ+ haklarını savunmak suç değildir” diyerek tutuklananların derhal serbest bırakılmasını istedi. Aralık Feminist Kolektif de “Ne LGBTİ+ olmak ne de cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadele etmek suçtur!” açıklamasını paylaşırken, derneklerin yurt dışı fonlarının kriminalize edilmesine karşı “Bakanlıklar neden fon alıyor?” sorusunu yöneltti.
Hukuk çevrelerinden İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, gözaltı ve erişim engellerinin “LGBTİ+ hareketinin örgütlenme, ifade ve dayanışma kapasitesini hedef alan bir hak ihlali zinciri” olduğunu belirterek soruşturmaların sonlandırılmasını istedi. Türk Tabipleri Birliği, operasyonu “kabul edilemez, ağır bir hak ihlali” olarak tanımlarken, İnsan Hakları Derneği LGBTİ+ Komisyonu “12 Eylül zihniyetine teslim olmayacağız” dedi. Gençlik Örgütleri Forumu ve Ali İsmail Korkmaz Vakfı da ifade ve örgütlenme özgürlüğüne vurgu yaparak dayanışma mesajı yayımladı.
Farklı alanlardan sivil toplum bileşenlerini bir araya getiren Sivil Çatlaklar ise sivil topluma doğrudan seslendi: “Sessiz kalmayı bırakın (…) ‘Susma, sustukça sıra sana da gelecek’ demekten yorulduk. Daha neyi bekliyorsunuz? Bugün somut dayanışma gösterin.”
Bizi Takip Edin