Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi: Türk Böbrek Vakfı’ndan Öncü Bir Model

Diyaliz tedavisinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün değil. Ancak uygun nitelikteki suyun yaklaşık yüzde 18-20’sinin geri kazanılabileceği varsayıldığında, Türkiye genelinde yılda yaklaşık 400-500 milyon litre suyun yeniden kullanılma potansiyeli bulunuyor.

Böbrek sağlığının korunması, toplumda böbrek hastalıkları ve organ bağışı bilincinin yaygınlaştırılması ve kronik böbrek hastalarının yaşam kalitesinin artırılması amacıyla çalışmalarını sürdüren Türk Böbrek Vakfı (TBV), diyaliz süreçlerinde yüksek su kullanımının önüne geçmek adına somut bir adım attı. Vakfın Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde hayata geçirilen “Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli” ile hemodiyaliz öncesi ters ozmoz sisteminden drenaja giden su yeniden kullanılmaya başladı. Uygulamanın ilk ayında 46 bin litre (46 metreküp) su tasarrufu sağlandı.

 

Türkiye’de yaklaşık 72 bin hasta diyaliz tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Bir diyaliz hastasının her bir seansında yaklaşık 200 litre su kullanılıyor. Yılda yaklaşık 10 milyon diyaliz seansı yapıldığı düşünüldüğünde, yıllık su kullanımı 2 milyar litreye ulaşıyor. Bu tablo, su kaynaklarının giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir su yönetimini de gündeme getiriyor.

 

İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nün öncü imzacılarından biri olan TBV, bu sürdürülebilir modeli bir sivil toplum kuruluşu eliyle Türkiye’de ilk kez hayata geçirdi. Bu proje, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) bu yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek olması sebebiyle de ayrı bir önem taşıyor.

 

Temmuz 2026 itibarıyla TBV Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde uygulamaya alınan model kapsamında, hemodiyaliz tedavisinde kullanılan Ters Ozmoz (R.O.) su arıtma sisteminde drenaja giden su, kurulan geri kazanım altyapısıyla yeniden tesis kullanımına kazandırıldı. Klinik tedavi alanına girmeyen, hastayla temas etmemiş ve yalnızca arıtma aşamasında mineral/iletkenlik dengesi sebebiyle ayrıştırılan bu su, Sağlık Bakanlığı laboratuvar testleriyle hijyen standartlarına uygunluğu tescillendikten sonra merkezin temizlik ve çamaşırhane alanlarında değerlendirilmeye başladı.

 

Böylece daha ilk ayda 46 bin litre şebeke suyunun boşa akması önlenerek çevresel faydanın yanı sıra kurumsal maliyetlerin azaltılmasına da katkı sağlandı. Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nde elde edilen verilerin ardından projenin, Türk Böbrek Vakfı’nın kendisine ait diğer diyaliz merkezlerinde de uygulanması hedefleniyor.

 

Diyaliz tedavisinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün değil. Ancak uygun nitelikteki suyun yaklaşık yüzde 18-20’sinin geri kazanılabileceği varsayıldığında, Türkiye genelinde yılda yaklaşık 400-500 milyon litre suyun yeniden kullanılma potansiyeli bulunuyor. Başka bir ifadeyle, doğru sistemler yaygınlaştırıldığında her yıl yüz milyonlarca litre suyun boşa gitmesi önlenebilir.

İlgili Yazılar

Tüm Haberler