Kültür Sanat Endüstrisinde Krize Karşı Dayanışma Modelleri

İçinde bulunduğumuz dönüşüm zamanı, bu dönemin öncesinde de sektörde küresel ölçekte var olan sorunların çözümü üzerine düşünmeyi gerektiriyor. Belirsizlik sürerken bu belki de aynı zamanda yeni yolların üretilmesine alan açacak. Birlikten doğan işler ve desteklerin, sanatın bu zorlayıcı dönemi atlatması için umut veren girişimler olduğu ise muhakkak.

Dünyada süregelen meseleler sanat sektörünü de sıkıştırmaya devam ediyor. Sektörde, gösteri sanatları şirketleri, bağımsız sanatçılar, yazarlar ve sahne sanatçıları, sanatla ilişkili perakende ticaret, örneğin müze dükkanları ve sanat galerileri gibi pek çok paydaş bulunuyor. Bu endüstriler aynı zamanda ekonomideki döngülere en hızlı tepki veren ve en çok etkilenenler arasında. 

Kültür sanat ekonomisine baktığımızda, ACPSA verilerine göre, 2017 yılında, Amerika’da kültür sanatın gayrisafi milli hasılaya (GSMH) oranı, 877.8 milyarla yüzde 4.5’ti. Aynı yıl, sektördeki 5 milyon çalışan, 405 milyar dolar kazandı. İzleyiciler gösteri sanatları etkinliklerine 26.5 milyar dolar harcadılar. Bunun 17 milyar doları tiyatro, müzikal ve operaya, 3.7 milyar doları da müzik grupları ve sanatçılara harcandı. Gösteri sanatları, sanatla ilişkili inşaat ve yayımcılık, büyüme oranı yüksek olan endüstriler arasında yer aldı.

Dünyada sanatın yeri üzerine kapsamlı bir araştırma olan Cultural Times (Kültürel Zamanlar), beş yıl önce, 2015 Aralık ayında yapıldı. O dönemin dinamikleri bugünden mutlaka çok daha farklı fakat bu çalışma kültürel ve yaratıcı endüstrilerin ilk küresel haritasını çıkardı. Araştırma, 11 kültürel ve yaratıcı sektörü inceledi: reklamcılık, mimari, kitap, gazete ve dergi, oyun, film, müzik, sahne sanatları, radyo, televizyon ve görsel sanatlar. Sektörün küresel ekonomik ve toplumsal katkısını sayılara döktü ve o dönemde dünya çapında yıllık 250 milyar dolar gelirle, 29.5 milyon iş ortaya çıktığını hesapladı. 

Araştırmanın biraz da olsa geniş açı sağlamış olmasını umarak, altını çizdiği noktaları paylaşmak istiyorum. Kültür ve sanatın sağladığı değerler arasında yaratıcılık içeren işlerin toplumlarda birbirine bağlayıcı bir işlevinin olması bulunuyor. Kültürel altyapı, öncelikle şehirlerin gelişmesinde ve çekim odağı olmasında önemli bir rol oynuyor. Yetenekli ve yetkin çalışanlar için iş olanağı sağlamasında, turistlerin gelmesinde, şehirlilerin kimlik ve birliktelik hissi geliştirmesinde belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Şehrin sakinlerinin hayat kalitesini artırıyor.

Araştırmanın işaret ettiği somut konular arasından günümüze uyarlanabilecek olanlarından biri, kültürel ve yaratıcı sektörlerin dijital ekonominin lokomotifi olduğu gerçeği. ACPSA verileri de sanatla ilişkili web yayıncılığı ve streamingin yüzde 29 büyüdüğünü gösteriyordu. Dolayısıyla, günümüz dönüşümlerinin bu alanı büyütmesi, yeni ifade biçimleri ve iletişim formları üretmesine yol açması muhtemel görünüyor. 

Sektör, büyüme potansiyeline karşın, ekonomik kriz dönemlerinde oldukça kırılgan oluyor. Hem maaş gelirleri, hem fonlar azalıyor. Bu tarz kayıpların etkisi dalga dalga yayılıyor, çünkü sanat endüstrisi ve ona arz sağlayan tüm şirketlerde örneğin daha az iş olanağı oluyor. Son dönemde, endüstrinin hem ticari hem kar amacı gütmeyen kısımlarında, mimari servislerden ses kaydına bir yelpazeye yayılan işlerde, pek çok sanat kurumu ve alanı, tiyatro, konser salonu, müze, stüdyo, festival ve galeri kapandı. 

Kültür sanat bir yandan da kayıtsız ekonominin en yaygın olduğu alanlardan ve sorunun bir kısmı da bundan kaynaklanıyor. Araştırmanın yapıldığı dönemde kayıtsız ekonominin işlere ve ekonominin geneline katkısının hatırı sayılır olduğu ve gösteri sanatlarının burada önemli paya sahip işverenlerden olduğu görülüyor. Ülkemizde de yarı zamanlı çalışma, güvencesiz çalışma, kültür sanat sektörü çalışanlarının aynı zamanda başka işlerde çalışma ihtiyacını doğurabildiği gibi kriz anlarında destek paketlerinin dışında kalmasına da neden oluyor. 

Kültür sanat sektörleri için dünya çapında devlet destekleri açıklansa bile sektörün belirsiz iş koşulları krizden etkilenen herkesin eşit desteklenmesini engelliyor. Türkiye’de örneğin vergi borcu olanlar desteklere başvuru kriterlerini karşılamıyor.

Şartların etkisiyle neler değişiyor bakmaya devam edelim. Sahneler kapanmaya başladı, pek çok oyuna sahne olmuş olan Toy İstanbul ilklerden oldu. Biletix’in açıklamasına göre Mart’ın ikinci yarısından itibaren 3 bin 200’ün üzerinde etkinlik iptal edildi, 400 üzerinde etkinlik ertelendi. Galataperform uzun yıllardır bulunduğu Galata’daki yerinden çıktı, gelişmelere uyumlanacağı, dijitale ağırlık vereceği yeni bir döneme hazırlanıyor.

Dünyadan haberlere bakarsak, Londra’nın Royal Academy sanat müzesi krizden çıkmak için eserlerinden birini satmayı düşünüyor. 100 milyon pound ve üzeri bir fiyata satılabilecek olan Michalengelo’nun 515 yıllık heykeli Taddei Tondo’yu elden çıkarmakla çalışanlarının bir kısmını işten çıkarma arasında bir seçim yapmaya zorlanıyor. Böylece müze çalışanlarının yüzde 40’ına tekabül eden 150 işi kurtarmayı hedefliyor. Müzenin gelirleri bilet satışlarına ve üyeliklere bağlı ve bu yıl yüzde 75’lik bir düşüş yaşadılar. İngiltere’nin Arts Council kurumunun kültür iyileştirme fonundan acil durum için 1.57 milyar poundluk bir yardım fonuna başvurdular. Bu fonun Ekim 2020’den Mart 2021’e masrafları karşılaması bekleniyor. Alınsa bile tüm giderleri karşılayamıyorlar. Farklı kurumlar da benzer sorunlarla karşı karşıya.

Brookings Enstitüsü, son dönem yaşananlarla beraber Amerika’da 2.7 milyon kişinin işsiz kaldığını ve satış ve servislerde 150 milyar dolar kayıp olduğunu hesaplıyor. Bunun içinde sinema, moda, sanat ve gösteri sanatları var. Rakamlar, sektörün pandemiden en çok etkilenenler arasında olduğunu ortaya koyuyor. Endüstrideki işlerin yarısının, satışın da çeyreğinden fazlasının kaybedildiği görülüyor. 

İngiltere’de sanat sektörü çalışanları işlerini kaybettikleri için protestolar yapıyorlar. İtalya’da 1300 gösteri sanatları çalışanı yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek ve devletin konuda bir adım atmasını talep etmek için Milano meydanında buluştu. Gösteri sanatlarının Mart ayından beri durduğunu, 500 bin çalışanın işsiz ve gelecek güvencesiz olduğunu ifade ettiler.

Sorunlarla başa çıkmak için yapılabilecekler arasında devlet desteği, özel sektör ve özel fonların desteği, kültür sanat kurumlarının ortak girişimleri, seyirci destekleri ve olabildiği ölçüde de sağlık açısından güvenli işe devam şartlarının oluşturulması olasılıkları bulunuyor.

Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları sahnelerini özel tiyatrolara da açtı. Şehir Tiyatroları kısıtlı oyun ve koltuk satışıyla sezona başladı. Bu yılın tasarım, tiyatro ve film festivalleri kısıtlı gösterimlerin yanında pek çok yapımı çevrimiçi izlenebilir şekilde düzenledi. Biletler internetten alınıp yine kısıtlı süreler içerisinde izlenebiliyor. Genç sanatçıları destekleyen bir sergi olarak yıllardır düzenlenen Mamut Art Project açıldı ve birebir ziyaretleri randevuyla gerçekleştiriyor. Fringe festival bu sene tüm gösterilerini online olarak düzenledi. Tiyatro festivalinin biletleri çevrimiçi ve yüz yüze oyunlardan oluşan bir seçkiyle satışa açık. Tiyatro festivali ve Fringe, belki de tiyatronun yeni döneme uyumlanmak için yeni yollar aramasını hızlandırdı.

Boa Sahne yeni dönemi hayatta kalmak olarak açıkladı. Moda sahnesi, Zorlu PSM, Oyun Atölyesi, Monologlar Müzesi gösterilere başladı. Tiyatrolar önlemler alarak kısıtlı sayıda biletlerle ayakta durmaya çalışıyor. Seyircinin ne kadar icabet edeceği ise biraz belirsiz. Craft sahnesini açmak yerine oyunlarını Zorlu’da yine kısıtlı günler için sahneliyor.

Kumbaracı 50 kapanma eşiğine gelince bir kampanya başlattı. Desteklerin miktarına göre bağışçıları kuruma katkılarıyla beraber duvarında bir iz olarak sahneye dahil ediyor. Belli bir bağış oranına ulaşınca da hiçbir sahne kapanmasın etiketiyle kampanyayı sürdürme kararı aldı. Bunun yanı sıra, gösterime açacağı oyunu için destek biletleri satışa çıkaracak. Emek Teras mevsimin izin verdiği süre içinde açık havada oyunlara sahne oldu. Dot Kanyon’daki önceki yerini pandemiden önce kapamıştı. Son dönemde Dot Ormanda’yı kurdu. Oyunlara hem ortak bir sahne hem de atölyelerin yapılacağı bir mekan olarak işe koyuldu.

Tiyatro Kooperatifi’nin açıklamalarına göre tiyatrolar birlikte dayanışarak ayakta durmanın yollarını arıyor. ‘Ortak depo, ortak mekan gibi formülleri işletmeye çalışarak ciddi maddi ve manevi birliktelik alanları yaratmaya çalışacağız,’ diyerek sektörün uzun vadede güçlenmesine de etki edecek bir alanı açıyorlar. 

İKSV, Enka Sanat, DasDas, BKM ve Zorlu PSM girişimiyle Ortak Yapım projesi, tiyatroya bu dönemde ortaya çıkacak yeni metinler yazılması ve sahnelenmesi için bir fon oluşturdu ve kazananlar açıklandı. Kurumların her biri iki oyunun sürecine destek verecek.  

İçinde bulunduğumuz dönüşüm zamanı, bu dönemin öncesinde de sektörde küresel ölçekte var olan sorunların çözümü üzerine düşünmeyi gerektiriyor. Belirsizlik sürerken bu belki de aynı zamanda yeni yolların üretilmesine alan açacak. Birlikten doğan işler ve desteklerin, sanatın bu zorlayıcı dönemi atlatması için umut veren girişimler olduğu ise muhakkak.

Meltem Ersoy

Üyelik Tarihi: 14 Temmuz 2020
4 içerik
Yazarın Tüm Yazılarını Gör