“Mevsimlik İşçilerin Sorunlarının Çözümü İçin Herkesin Rol ve Sorumluluğu Var”

Tarihsel süreçten günümüze mevsimlik gezici tarım işçilerinin durumlarını değerlendiren Kalkınma Atölyesi’nden Ertan Karabıyık, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için kamu, özel sektör, sivil toplum, medya ve akademi başta olmak üzere herkesin rol ve sorumluluğu olduğunu belirtiyor.

Pandemi sürecinde tarımın ön plana çıktığını belirten Karabıyık, “Çünkü gıda insanların temel beslenme kaynağı ve bu da tarımla gerçekleşiyor. Pandeminin arttığı mart ayı kuzey yarıkürede tarımın başladığı bir dönem. Tarımın devam etmesi gerekiyordu. Edebilmesi için belirli bir işgücüne ihtiyaç var. Bu nedenle işgücü pandemi sürecinde de üretime katıldı. Bunun için de düzenlemeler yapıldı ve üretimin bir şekilde devam etmesi ve toplumun gıda güvenliğinin sağlanması öngörüldü.” Dedi.

Tarımsal üretimin sürmesi ve mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının çözümü için herkesin rol ve sorumluluğu olduğunu kaydeden Karabıyık, “Çiftçiden tutun tarım aracısına kadar, ziraat odasından akademisyenlere kadar, medyadan ticaret odalarına kadar, sağlık, eğitim, çocuk koruma bağlamında bütün kamu kuruluşlarından sosyal yardım kuruluşlarına kadar, özel sektör, tüketicilerin, tüketici derneklerinin, medyanın bu anlamda sorumluluğu var. Bizim oradaki anlayışımız şu; herkesin rol ve sorumluluğunu yerine getirmesi lazım. Kamu aslında burada temel belirleyici konumda. Özellikle temel hizmetleri götürmek, eğitim hizmetlerini sağlama, sağlık hizmetlerini verme,  işçi sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sağlama, özellikle de ücret politikalarının belirlenmesinde mevcut yasaların uygulanmasını sağlama konusunda kamu bir otorite olarak rol ve sorumluluğu en fazla olan kurumlardan bir tanesi. İkincisi, pandemi hepimizi etkiledi, yoksulları daha çok etkiledi ve yoksulların bu doğrudan gelir desteği ya da dolaylı da olsa giderlerini azaltacak, onların ihtiyaçlarını karşılayacak bir destek verilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.” diyor.

Sivil toplumun savunu çalışmaları yapmasının önemli olduğunu da vurgulayan Karabıyık şöyle devam ediyor: “Sivil toplumun durumu kamuoyunun gündemine getirmek, daha kılcal damarlara inerek onların durumunu anlatmak ve böylece rol ve sorumluluğu olan kurumun harekete geçirilmesi konusunda temel ya da başat bir görevi olduğunu söyleyebiliriz. Sivil toplumun kuşkusuz acil durumlarda, gerçekten kamunun hızlı ilerlemeyen, hızlı hareket etmeyen, ataletli halinde zaman zaman kritik ya da kronik müdahalesi olabilir ve buna dönük neler yapılması gerekiyorsa yapılabilir. İnsani yardım da olabilir ama kamunun rolünü üstlenmeden yapılması gereken bir rol olarak görüyoruz.” Dedi. Karabıyık medyanın da sadece kriz zamanlarında değil fikri takiple mevsimlik işçilerin sorunlarının gündemleşmesinde etkin rol alabileceğinin altını çiziyor.