Sokak Hayvanları İçin Yola Çıkan Kitap Koala 2 Yaşında…

İkinci yaşına girmeyen hazırlan Kitap Koala; hayvanları odağına alan sosyal bir girişim. Hem finansmanı hem de yaptıklarıyla fayda sağlayan Kitap Koala’nın çıkış öyküsünü ve çalışma yöntemlerini konuştuğumuz Selinay Şahin, “Amacınız sosyal faydaysa ucu bucağı yok. Biz hayvanları seçtik… Başka bir şirket kurulsun ve başka bir sosyal yaraya fayda sağlasın. Herkes sosyal bir yaranın ucundan tutsun.” diyor.

Öncelikle çıkış öykünüzden başlayalım.

Kitap Koala çocukça bir hayalden yola çıkan, sokakta acı çeken hayvanların acılarını dindirmek için kurulan bir şirket… ‘Bu hayvanların yaralarını nasıl sarabiliriz, onlara nasıl yardım edebiliriz ve bunu nasıl sürdürülebilir kılarız’ fikriyle ortaya çıkmış bir kitap satış sitesi. 2018 başında kurulduk, bütün kârımızı tamamen sokak hayvanlarının tedavilerini finanse etmek için kullanıyoruz. Gönüllülerimiz buluyor şimdilik hayvanları. Kitap satışından elde edilen geliri, yaralı hayvanların ya da hasta hayvanların tedavilerini finanse etmek için kullanıyoruz.

 Kitap Koala ismi nasıl seçildi?

Kurucu kadromuz isim ararken bir hayvan ismi olmasını istemişler. Çünkü kendisini hayvanlara adayan bir şirket bu, hayvan ismi olsun… Sonrasında bir kelime oyunu ile Kitap Koala, kitap kovalamak gibi bir isim ortaya çıkmış. Koalanın hayvan olarak bizim amacımıza ve felsefemize hizmet eden bir tarafı var. Koala çok sarılan bir hayvan. Sarılmak; doğaya sarılmak, hayvana sarılmak… Bu temayla beraber Kitap Koala hem bizim hayalimizle örtüşmüş oldu hem de çok tatlı ve güzel bir isim oldu.

Kitap Koala’yı nasıl tanımlarız bir sosyal girişim diyebilir miyiz?

Yaralı ve hasta hayvanların acılarını dindirmek… Temamız ve çalışma amacımız bu, bütün fikirler de bunun üzerine evriliyor. Bu fikir ortaya çıkıyor fakat bu finansmanı sürdürülebilir kılmamız lazım ve bağış bunun için sürdürülebilir kaynak değil. Bu sene aldığınız bağışı seneye alamayabiliyorsunuz. Dolayısıyla bu kaynağı sürdürülebilir kılmak için aslında sosyal girişim yoluna bir şekilde adadık kendimizi. Bu aslında yurt dışında çokça örneğini gördüğümüz Bicorrk modelinin Türkiye’deki ilk örneklerinden biri. Kitap satıyoruz, bir hizmet veriyoruz ve gelir elde ediyoruz. Bununla hayalimizi finanse etmiş oluyoruz.

Yola çıkarken belirlediğiniz temel prensipler var mı yani olmazsa olmaz dedikleriniz?

Sosyal girişimde birinci amacımız sürdürülebilirlik. Bu kaynak ne olursa olsun kesilmemeli. Çünkü biz bu hayali bizden sonra da, şimdi kurulan kadrodan sonra da devam etmesini istiyoruz. İlk amacımız sürdürülebilir olmak. İyi hizmet vermek. Hizmet kaliteniz yoksa yoksunuz, hikayeniz ne olursa olsun. Müşterilerimize inanılmaz değer veriyoruz. Bir diğeri de güvenilir olmak, bu da şeffaflıkla oluyor. Biz mali tablolarımızı her ay paylaşıyoruz. Ne geldi ne gitti, ne kadar hayvanın tedavisini finanse ettik. Bunları paylaşıyoruz. 2 projemiz daha var. Askıda kitap ve askıda mama olarak. Hangi okullara askıda kitap gönderdik, hangi barınaklara askıda mama gönderdik gibi şeffaf bir şekilde ilerliyoruz. Bu da bizim için çok önemli. Yani 3 tane kriterimiz var. Sürdürülebilir olmak, şeffaf olmak ve çok iyi hizmet vermek.

 Askıda mama ve kitap uygulamalarınız nasıl gerçekleşiyor?

Biz bağış kabul etmiyoruz diye yola çıktık çünkü sosyal girişimiz. Hizmet veriyoruz, kârımızı elde ediyoruz, hayalimizi gerçekleştiriyoruz. Fakat ilk zamanlar çok fazla bağış talebi aldık. ‘Kitap almak istemiyorum, şu kadar parayı vermek istiyorum’, ‘hikayeniz çok güzel kabul eder misiniz?’ Hayır etmeyiz. Hatta Umut Bey’in bir lafı var: “Aslında bağış kabul etmediğimiz için belki de bize bu kadar güveniyorsunuz” dedik gönüllülerimize. Sonra ne kadar fazla bağış talebini reddettiğimizi fark ettik. Sonra dedik ki: Evet biz bağış almayalım, bağış kabul etmeyelim ama sizin bağış yapmak istediğiniz parayı bir fonda toplayalım. Bu da aynı fırınlardaki askıda ekmek gibi askıda kitap olsun. Ve okullara çağrı yaptık, kütüphane ihtiyacınız varsa, bize başvurun biz  de askıda kitap adı altında 20 liralık bir ürün oluşturduk. Bunu sepete ekleyebiliyorlar. Kitaplarını alıyorlar bir de askıda kitap ekliyorlar. Onların aldığı askıda kitaplar bakiye olarak birikiyor bizde. Sonra okullardan başvuru alıyoruz, onlara 1000’er liralık, 500’er liralık koliler gönderiyoruz. Bu güne kadar 65 bin lira civarı askıda kitap gönderimi yaptık. Hayvanlar için askıda mama yapalım, Askıda Mama diye bir ürün koyduk ve onun bakiyelerini biriktirmeye başladık. Besleme noktaları, ihtiyacı olan barınaklara mama gönderimi yapıyoruz.

Hedeflerinizde neler var?

Kitap Koala’nın planı her zaman bütün karını sokak hayvanlarına ayırmak. Büyümek ve sokak hayvanlarına ayırmaya yönelik. Şu an ancak gönüllülerimiz üzerinden hayvan tedavilerini finanse ediyoruz fakat sonraki planlarımız bir klinik açmak, bir barınak açmak. Çünkü büyüyen şirketlere baktığınızda aslında hem büyümenin hem de kârın ucunun bucağının olmadığını görüyorsunuz. Kitap siteleri Türkiye’de milyonlarca lira kâr ediyorlar ve bu milyonlarca liranın bir sosyal faydaya ayrıldığını düşünürsek inanılmaz bir kaynak. Bu gün sadece veterinerler kanalıyla hayvan dostlarımızı tedavi ettiriyoruz, yarın kendi kliniğimizi kuracağız. Klinikten sonra elimizde kâr kaldığında barınağımızı kuracağız. Protez merkezi açacağız. Kafa böyle faydaya çalışınca sürekli… Parayı yeter ki faydaya ayırmaya çalışın. Bir şekilde zaten geliyor fikirler.

Bir de kitap kafe çalışması var değil mi?

Bir kitap evi kurmaya verdik, ofisimizin aşağısında bir dükkan boşaldı. 700 metre karelik şahane kitap evi olabilecek bir yer. Ne yapsak, ne etsek burada kitap evi mi açsak derken karar verdik, orayı tuttuk ve şu an tadilatta. Bir iki ay içerisinde, çok yakında Kitap Koala Nişantaşı’nda kitap evini açıyor.

Son olarak Kitap Koala ikinci yılına girerken neler söylemek istersiniz?

Amacınız sosyal faydaysa ucu bucağı yok. Biz hayvanları seçtik.  Ve bunun için Türkiye’de öncü olacağımıza inanıyoruz. Başka bir şirket kurulsun ve başka bir sosyal yaraya fayda sağlasın. Şiddet gören kadınlar için bir sosyal girişim kurulsun, çocuklar için, mülteciler için sosyal girişimler kurulsun. Biz hayvan dostlarımıza yardım etmeyi seçtik. Ama inanın fayda yaratmak isteyince ucu bucağı yok. Bakın yolculuğumuzda öğrencilerle, çocuklarla bile temas etme, onlara kitap yardımı yapma imkanımız oldu. O yüzden bu bir çağrı gibi olsun. Kâr eden şirketler, başka şirketler kursunlar kendi bünyelerinde ve sonra onları özgür bıraksınlar, onlar kendilerini döndürsünler.  Herkes sosyal bir yaranın ucundan tutsun.