İstanbulON: Kentte Hareketliliği Gündemine Alan Bir Laboratuvar

İTÜ Kentsel Hareketlilik Laboratuvarı İstanbulOn'dan Eda Beyazıt ve İmge Akçakaya Waite ile kurdukları laboratuvarları üzerine konuştuk. Beyazıt ve Akçakaya kentsel ulaşım alanında İstanbulON ile çok perspektifli bir zemin oluşturmak istediklerini söylüyorlar.

İstanbulON nedir? Neden var?

İstanbulON İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Mimarlık Fakültesi’nin altında kurulan bir laboratuvar. 2018 Aralık ayında kurduk, 2019 Ocak ayında İTÜ Rektörlüğünün ve Teknokent’in desteğiyle bir açılış toplantısı ile faaliyete geçtik. Öncelikle neden kurduğumuzdan biraz bahsedeyim sonra da neler yaptıklarımızı anlatırım. Ulaşım meselesi hep gündemde olan bir konu ama son zamanlarda daha çok konuşulmaya başlandı.

Ulaşım artık yalnızca A noktasından B noktasına yapılan bir hareket olmaktan çıkıp, A ile B arasındaki bütün ilişkileri de tartışmamız gereken bir hale geldi.

Bu şu demek; A – B arasındaki mekanı da tartışmaya başladık, ulaşım mekanını da, ulaşım mekanındaki güç ilişkilerini de, yatırımların neye göre yapıldığını da. Ve tüm bunların içinde sosyal fayda, sosyal adalet, iklim değişikliği gibi konuları da birlikte konuşmaya başladık. Yani ulaşım artık yalnızca ulaştırma mühendislerinin bir çalışma alanı olarak düşünülmüyor, daha inter disipliner bir alan olmaya başladı. Bu disiplinlerin arasında sosyal bilimciler, mimarlar, şehir plancıları, mühendisler, iklim uzmanları var. Biz de İstanbulON ile bu tartışmaların hepsini takip edebilen çok perspektifli bir zemin oluşturmak istedik.

Bu konuda başka neler yapıyorsunuz?

Bunun haricinde kentlerde nasıl uygulamaların yapıldığına bakıyoruz. Yerel ve uluslararası akademide üretilen bilgilerin yerel yönetimlere çok fazla yansımadığını görüyoruz. Yenilikleri takip etmeye yönelik bir anlayış var ama bunlar uygulamalara bu kadar yansımıyor. Bunun arkasında bütüncül bir bakışla bakılmadığı ve akademik bir anlayış olmadığı için böyle olduğunu düşünüyoruz. 

Bunun yanı sıra sivil toplum çok daha hızlı bir şekilde gündemi takip edebiliyor. Herhangi bir yeniliğin ortaya çıkmasında etkin rol oynuyor, toplumda değişimler sağlıyor. Elektrikli scooter’lar, paylaşımlı ulaşım sistemleri, yürümenin ve bisikletin ön plana çıkması gibi şeyler tabandan gelen hareketler ve bu hareketlerle politikaları dönüştürebiliyorlar.

Bir diğer aktör olan özel sektör de pazarı çok hızlı okuyabilen ve ona ilişkin sonuçlar, çözümler üretebilen, ürünler ortaya koyabilen sektör halinde. 

Bizim gözlemlerimize göre tüm bu akademi, sivil toplum, özel sektör, kamu aktörleri arasında “Hareketlilik” başlığı altında bilgi akışı sağlanamıyor ve bir koordinasyon sorunu var. Biz kuruluş amacı olarak bu durumu mesele edindik. 

Biz akademide bilgi üretiyoruz, kamu bir yerlerden bir şeyler öğrenip onu uygulamaya çalışıyor, sivil toplum bunlardan bağımsız kendi ihtiyaçlarına uygun bir şekilde kentsel mekanı şekilllendirmeye başlıyor, özel sektör de bunu iyi okuyabilenlerden biri oluyor. Peki ama neden birlikte bir şey üretilmiyor? Biz de bu sebeple kentsel hareketliliğe dair bilgiyi neden birlikte üretmiyoruz ve neden paylaşmıyoruz sorusu ile yola çıktık. Bu konuda uluslararası çalışmaları ve benzer platformları da takip ederek bir laboratuvar kurmaya karar verdik. Laboratuvar denilince akla deneyler geliyor ama İstanbulON bir yaşayan laboratuvar, bir platform.

Eda Beyazıt ve İmge Akçakaya Waite

Derdimiz Bu Alanda Çalışan Üniversite Öğrencilerine Destek Mekanizması Oluşturmak

Yurtdışında yüksek lisans ve doktora düzeyinde çok fazla destek programı varken burada çok daha sınırlı imkanlar. Biz de bu sebeple kamunun, özel sektörün, sivil toplumun gereksinimleri nelerdir ve bu gereksinimler örneğin bir teze alt yapı oluşturabilir mi sorusu ile çok taraflı bir ilişki kurmaya çalışıyoruz. 

Ekibinizden bahseder misiniz?

Ekibimiz Mimarlık Fakültesi’nin altındaki hocalar ve öğrencilerden gönüllülük esasına dayalı katılımlarla oluşmuş durumda. Ben laboratuvarın kurucu yöneticisi olarak buradayım (Eda Beyazıt İnce), İmge Akçakaya Waite projelerden ve ARGE’den sorumlu koordinatör olarak burada. İkimiz de Şehir ve Bölge Planlaması bölümünde öğretim üyesiyiz. Bizim dışımızda bir de birlikte çalıştığımız araştırma görevlileri ve lisans üstü öğrencilerimiz var. Mimarlık Fakültesi dışında İnşaat ve İşletme Fakültelerindeki hocalarımız da konu alanlarına göre destek veriyorlar.

İlk dönem hedefleriniz arasında neler var?

İlk senemizi networkümüzü genişletmeye ayırdık. Kentsel hareketlilik alanının ekosistemini çıkarmak ve bu konuda kafa yoranlarla bir araya gelmek istiyoruz. Bu alanda çalışan paydaşları bir araya getirmek ve bu birlikteliklere kolaylaştırıcılık yapalım istiyoruz. Kente dair konuların farklı paydaşlar tarafından konuşulabildiği bir zemin oluşturalım istiyoruz. Yenilikçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir çözümler geliştirebilmeleri için yönlendirelim onları. 

Bütün bunların yanında akademisyen olarak asıl vazifemiz bilime katkıda bulunmak. Üniversite bünyesinde kurulmuş bir laboratuvar olarak araştırma projeleri üretiyoruz. 

Temel çalışma alanlarınız neler? Hareketlilik’e hangi perspektiflerden bakıyorsunuz?

Laboratuvar’ın beş temel konu alanını belirledik bunlar; düşük karbonlu hareketlilik -belki artık sıfır karbonlu hareketlilik demeliyiz-, kapsayıcı hareketlilik -sadece fiziksel özellikleri açısından farklı bireyleri kapsamak değil toplumun farklı kesimlerinin de hareketliliğine odaklanmak-, hareketlilikte yenilikçi çözümler, sürdürülebilir lojistik -uzmanlık alanımızın biraz dışında kaldığı için işletme fakültesinden destek alıyoruz- ve son olarak ulaşımda dayanıklılık konusu.

Açılış toplantımızda bu konu başlıkları ile ilgili bir çalıştay yaptık bu da bize yeni bakış açıları ve iş birliği zeminleri oluşturdu. 

Bugüne kadar sivil toplum ve yerel yönetimlerle olan iş birliklerinizden biraz örnek verebilir misiniz?

İlk toplantımız sonrasında imece ile bir araya geldik ve onlarla bizim bilgi&içerik partneri olarak dahil olduğumuz, Hollanda Konsolosluğu’nun desteklediği on haftalık bir çalışma gerçekleştirdik. TESEV ve Kadir Has Üniversitesi ile Sultanbeyli’de Erişilebilirlik Çalıştayı gerçekleştirdik. Bu çalıştaya ilçe belediyesi ile birlikte Sokak Bizim Derneği, Bisikletli Kadın İnsiyatifi, Yer Çizenler ve WRI da katıldı. İTÜ Youth Mappers ekibi ile bir öğrenci çalıştayı gerçekleştirdik. Bunların yanı sıra bir çok sivil toplum örgütü ve yerel yönetimler ile tanışıklıklar biriktiriyoruz. 

MARUF 2019’a katılım süreciniz nasıldı? Forumda İstanbulON olarak neler yaptınız?

Kent meselesinde ulusal ve uluslararası camiadan bu kadar aktör bir araya gelmişken biz de dikkatleri hareketlilik meselesine nasıl çekebiliriz diye düşündük. Networking etkinliği olarak tasarlamış olsak da alandan bu kadar insanın bir araya geldiği bir zeminde süreç içerisinde taslaklarını oluşturduğumuz proje fikirlerinin üzerine konuşmak istedik. Bu proje fikirlerinden düşük karbonlu hareketlilik, kapsayıcı hareketlilik ve hareketlilikte yenilikler konularında  olanları alıp 3 grup katılımcıya paylaştırdık ve bir tartışma zemini oluşturduk. Nasıl gerçekleştirilebilir, ne zaman gerçekleştirilebilir ve hangi paydaşlarla gerçekleştirilebilir sorularına cevap aradık.