Mülteciler ve göçmenler ile ilgili medya efsaneleri
UNESCO gazetecilik ve medya eğitim enstitülüleri için hazırladığı “Mülteciler Odaklı Göç Raporlama” eğitim müfredatı kapsamında medyada mülteciler ile ilgili yer alan bazı “efsanelerin” aslında yansıtıldığı gibi olmadığını ve bu bilgilerin yanlış olduğunu anlatıyor. Bugün Dünya, tarihte hiç olmadığı kadar çok yerinden edilmiş insana yuva oluyor. Bu durum ise bu akışı yönetmeye çalışmak ve yeni vatandaşlarına […]
UNESCO gazetecilik ve medya eğitim enstitülüleri için hazırladığı “Mülteciler Odaklı Göç Raporlama” eğitim müfredatı kapsamında medyada mülteciler ile ilgili yer alan bazı “efsanelerin” aslında yansıtıldığı gibi olmadığını ve bu bilgilerin yanlış olduğunu anlatıyor.
Bugün Dünya, tarihte hiç olmadığı kadar çok yerinden edilmiş insana yuva oluyor. Bu durum ise bu akışı yönetmeye çalışmak ve yeni vatandaşlarına kucak açabilmek için birçok ülkeye baş etmesi güç ve karmaşık sorunları beraberinde getiriyor.
Ana akım medyada yer alan efsaneler ve yanlış bilgiler arasında kesin, doğru ve ulaşılabilir bilginin eksikliği ise bu sorunları içinden çıkılamaz bir hale getiriyor. En iyi ihtimalle medya ilgisi mültecileri kurban olarak görmeye odaklanıyor, en kötü senaryoda ise bu ilgi bir anda gerçekleşecek yoğun yabancı akınının nasıl zor baş edilebilir bir sorun olduğuna odaklanıyor. Medyada gösterilmeyen ve eksik olan şey ise bu durumun ev sahibi ülke için birçok faydasının olduğu, sayısız birey hikayelerine sahip olabilecekleri, bu bireylerin yüksek eğitim almış ve çalışma hevesinde olmaları, yeni bir hayat arayışı içerisinde olmaları ve girecekleri yeni topluma olumlu katkılar sağlayabilecekleri.
UNESCO, gazetecilik ve medya eğitim enstitüleri için “Mülteciler Odaklı Göç Raporlama (Reporting Migration with a Focus on Refugees)” adı altında bir eğitim programı oluşturdu. Müfredat, durumu daha dengeli bir açıya kavuşturmak için ortaklıkların birbirlerinden faydalanmasına odaklanıyor.

Hazırlanan programdan öne çıkan, mülteci sorununun etrafındaki en genel ve zarar verici medya efsanelerinden bazıları şöyle;
EFSANE: Mülteciler Avrupa’nın sorunudur
Aslında, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki %39’luk oran ve Afrika’nın geri kalanındaki %29’luk oran ile karşılaştırıldığında Avrupa’daki mülteci oranı yalnızca %6. Suriyeli mülteciler arasında ise çoğunluk, Suriye’nin sınır ülkeleri olan Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak’ta bulunuyor. 2015 yılında 1 milyondan fazla mülteci deniz yolu ile Avrupa’ya ulaşmış olsa bile bu rakam kıtanın toplam nüfusunun sadece %0,3’ünü temsil ediyor. (Kaynak)
EFSANE: Mülteciler çaresiz değil – göç etmek kendi tercihleri
Kelime anlamına göre mülteciler, şiddetli çatışma ya da zulümden kaçmak için sınırlar ötesine kaçan insanlar olarak tanımlanıyor. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde de yer alan ve gelecek zamanlarda ihtiyaç durumunda herkesin kullanmak isteyebileceği, yasal olarak sahip oldukları sığınma haklarını kullanıyorlar. Mültecilerin kaçarken aldıkları büyük bireysel riskler ise karşılaştıkları durumun ciddiliğinin bir kanıtıdır.
Mülteciler, ekonomik sebeplerden dolayı yer değiştirenlerin yanı sıra doğal afetler, açlık ve kıtlıktan kaçan insanları da kapsayan bir kategori. (Kaynak)

EFSANE: Mültecilerin birçoğu erkek ve gücü kuvveti yerinde
Aslında, UNHCR verilerine göre Suriyeli mültecilerin %75’i kadın ve çocuk. Avrupa’ya ulaşan mültecilerin ise yarısından fazlasını kadın ve çocuklar oluşturuyor. (Kaynak 1, Kaynak 2)
EFSANE: Mülteciler ev sahibi ülkeden iş çalıyor
Mülteciler kendi işlerini oluşturuyor. OECD’nin yaptığı araştırmaya göre mülteciler iç piyasayı genişletiyor ve zamanını aldığı herkes için bir iş yaratıyor. Bazı ülkelerde 2007 – 2013 yılları arasında meydana gelen ekonomik büyümenin üçte birinden mülteciler sorumlu. (Kaynak 1, Kaynak 2)

EFSANE: Mülteciler refah aldatmasıdır
Çoğu mülteci devlet hazinesine aldıklarından çok daha fazlasını ödüyor. İngiltere, Kanada, Almanya, Yunanistan, Portekiz ve İspanya’da yapılan araştırmaya göre mültecilerin kamu fonlarına bağlılığı yerel halktan daha az ya da eşit seviyede. (Kaynak)
EFSANE: Mülteciler ve göçmenler terörizm getirir
Tüm dünyada son yıllarda gerçekleşen büyük çaplı terör saldırılarının büyük çoğunluğu, olaylara dahil olan ülkelerde doğan vatandaşları tarafından gerçekleştirilmiş. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres durumu şu sözlerle açıklıyor; “Terörizme sebep olan mültecilerin varlığı ve akını değildir. Mültecilerin var olmasına asıl sebep olan terörizm, zorbalık ve savaşlardır,”. İnsanlar arasındaki ayrışmalar meydana getirmek ve gruplar arasındaki nefreti teşvik etmek her şeyden önce terörizm stratejisinin bir parçasıdır. (Kaynak)

EFSANE: Gelişmiş ülkeler aşırı kalabalık ve daha fazla insan alamazlar
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yerli nüfus artışı aslında düşüşe geçmiş durumda. Mülteciler ve göçmenler nüfus seviyelerini ayakta tutabilir ve emekliliğin artığını desteklemek amacıyla bir çalışma çağı nüfus tabanı oluşturabilirler. (Kaynak)
Kaynak: UNESCO
Bizi Takip Edin