Türkiye’nin İlk Küçük Prens Müzesi Açılıyor

Y%C4%B1ld%C4%B1ray-Lise-Foto_Ra%C5%9Fit_Aydo%C4%9Fan3-1280x853.jpg
Uzun yıllardır Küçük Prens kitapları koleksiyonerliği yapan Yıldıray Lise, dostları Mehmet Sobacı ve Ali Lidar ile 2020 yılında Eskişehir’de bir Küçük Prens Kitap Müzesi açmak için hazırlıklarını sürdürüyor. Lise, Küçük Prens’in ana mesajının barış olduğuna inandığını söylüyor: “Anlatırken hiç 'barış' kelimesini kullanmaz ama anlattığı her şeyin içinde 'barış' kelimesini algılarsınız. Anlattıkları barış ve umut veriyor bana.”

Yıldıray Lise 2008 yılından bu yana Küçük prens kitabının koleksiyonerliğini yapıyor. Lise’nin koleksiyonundaki kitap sayısı bini geçmiş, bunlardan 360’dan fazlasıysa farklı dil ve lehçede. 

Koleksiyoner Mehmet Sobacı ve Öğretmen ve Şair Ali Lidar’la bir araya geldikten sonra müze çalışmaları hız kazanmış. Nihayet müze için bir mekan da belirlenmiş. Eskişehir Anadolu Lisesi’nde açılması planlanan Müze “Eskişehir Anadolu Lisesi Küçük Prens Kitap Müzesi” adını taşıyacak. Ekip, tüm çocukların Küçük Prens’le ve dünya dilleriyle tanışmasını önemsiyor ve müze için hem kitap hem de maddi destek çağrısı yapıyor.

Küçük Prens kitaplarının koleksiyonculuğuna başlamaya karar verdiğiniz anı hatırlıyor musunuz?  

Yıldıray Lise: Evet, çok net hatırlıyorum. 2008 yılı Aralık ayında soğuk bir Ankara gecesinde karar verdim dünyanın tüm dillerindeki Küçük Prens kitaplarını biriktirmeye. Ertesi gün Google’a sorunca dünyada bunu yapan birçok kişinin olduğunu gördüm. Ben de onlardan biri olmak için yola çıktım. Bir zaman sonra ilk Türk koleksiyoner olarak tanıdığım ve yıllar içinde dost olduğum Mehmet Sobacı ile tanıştım. Bu tanışmanın açtığı dostluk kapısından geçip dostluk kurduk, birbirimizin koleksiyonlarını destekledik, iletişim ağları kurduk, sergiler yaptık ve bir müze hayali kurduk. 

Sanırım sadece kitap topluyorsunuz, Küçük Prens’e ait obje koleksiyonerliği yapmıyorsunuz. Koleksiyonunuzu kitaplarla sınırlı tutmanızın özel bir sebebi var mı? Bir de Küçük Prens çizimlerinin okul çantalarından çarşaf takımlarına her yerde kullanılması hakkında görüşleriniz neler? 

Yıldıray Lise: Evet, sadece kitapların koleksiyonlarını yapıyorum. Hediye gelen bazı objeler oluyor ama benim ilk hayalim Küçük Prens kitapları. Bu kitabı yıllarca doğum günü, yılbaşı gibi özel günlerde onlarca kişiye hediye ettim. Kitap benim için daha önemli ve ana kaynak. Bir kitaptan üretilmiş objelerinin onun önüne geçmesi bazen beni rahatsız ediyor. Ben kitap severim. Son yıllarda birçok objede Küçük Prens çizimlerini daha sık görüyoruz. Bunları kitabın mesajının yaygınlaşması için bir araç olarak görüyorum. Bunu görenler merak edip kitabı okusa bile yeter.

Şu an koleksiyonunuzun oluştuğu nokta hakkında bilgi verir misiniz? Kaç kitaba ulaştınız? 

Yıldıray Lise: Son iki yıldır ara verdim Küçük Prens kitapları koleksiyonuma ama müzemizin ete kemiğe bürünmesi ile yine aynı şevki buldum. Bende şu an için 1000’den fazla kitap var. Bugüne kadar Küçük Prens kitabı 406 dil/lehçeye çevrildi, benim koleksiyonumda şu an için 360’dan fazla dil ve lehçeden kitap var. Ve hepsini Küçük Prens Kitap Müzesi’nde sergilenmesi için bağışlıyorum. Onlarca dostun katkısıyla oluşan koleksiyon kendi yerini bu müzede bulacak.

Koleksiyonunuzun sizin için en özel parçaları hangileri? 

Yıldıray Lise: Benim için en özel parça “parmakların gördüğü Küçük Prens” adını verdiğimiz görme engelliler için özel olarak hazırlanmış Fransızca ve İngilizce basılmış bir kitap. Sonrasında da kapağında siyahi bir Küçük Prens olan, Mali’de konuşulan Bambara dilinde basılmış Küçük Prens geliyor. Dilimizde ilk kez 1953 yılında üç farklı baskısı yapılmış Küçük Prens’in, o baskılar da çok önemlidir. 

Kitapları temin ederken kolektif bir yol da izliyorsunuz. Arkadaşlarınız dışında sosyal medyadan ya da farklı kanallardan size ulaşıp kitap getirenler oldu mu? 

Yıldıray Lise: Başta kitapların hepsine kendim ulaşmaya çalışıyordum. Sonra yakın dostlarım gittikleri yerlerde bulup getirmeye başladı. İnternet üzerinden iletişim kolaylaştıkça dünyadaki koleksiyonerlerle kitap takasına başladık. Türkiye’deki koleksiyonerler olarak aramızda kitap paylaşımı yapıyoruz. Yani birinin koleksiyonunda mutlaka başka birinin hediyesi kitaplar var. Bana kitap hediye eden dostlar genelde görüştüğüm kişiler veya uzak ülkelerden tanıştığımız koleksiyonerler oluyor. Barselona’da bizim gibi düzenli olarak toplanan ve aralarında kitap paylaşan Küçük Prens Koleksiyonerleri grubu var. Ben de Barselona’ya her gittiğimde mutlaka onların toplantılarına katılıyorum.

Bu röportajı okuyan ve hala Küçük Prens kitabını okumamış dostlar varsa lütfen okusunlar. Küçük Prens koleksiyoneri olanlar da bizimle iletişime geçerse seviniriz. Müzemiz için herkesin desteğini bekliyoruz.

Siz hem bir biyolog hem de doğa koruma derneklerinin üst düzey çalışanı olarak Küçük Prens’in doğamıza, gezegenimizin korunmasına dair verdiği en güçlü mesajın ne olduğunu düşünüyorsunuz? 

Yıldıray Lise: Küçük Prens gezegen gezegen dolaşıyor ve sonunda dünyamıza geliyor. Kendisi bir asteroitte yaşamış ama gelip bir yıl gezdiği dünya gezegenini en iyi anlatan kişilerden biridir. Buradaki yaşamı, insanları ve onların iç yüzünü anlatıyor.

Fransız bir gazetecinin dediği gibi “Hitler’in Kavgam kitabına verilmiş en iyi cevap” olan kitabın ana kahramanıdır Küçük Prens.

Anlatırken hiç “barış” kelimesini kullanmaz ama anlattığı her şeyin içinde “barış” kelimesini algılarsınız. Anlattıkları barış ve umut veriyor bana.  Bence en güçlü mesajı barış. İnsan olursak ve barış içinde yaşarsak her şey çok güzel olur bence. 

2013 yılında Ankara Tayfa KitapKafe’de 8 hafta süren “Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi”nde siz de hazır bulundunuz. O sergiden gözlemleriniz nelerdi? Bu tarihten sonra Küçük Prens’le ilgili başka sergilere katılma imkanı buldunuz mu?

Yıldıray Lise: O ilk sergimizdi, benim ve dostum Mehmet Sobacı’nın koleksiyonundan kitapları sergiledik. Sonrasında Ankara, İstanbul, İzmir ve Eskişehir’de küçük ve büyük sergilerimiz oldu. Bugüne kadar 9 sergi yaptık. Hepsinde bulundum, çoğunun arkasındaki kişilerden biriydim. Bu sergilerimizde dünyanın farklı dillerindeki kitapları kıtalara göre sergiledik. Tüm Türkçe baskıları, mini boy kitapları, özel baskıları sergiledik. Bazı sergilerimiz dünyaya örnek oldu, bazıları özel sergiler oldu. Hepsi bize çok şey öğretti. Bu sergiler bizi birçok koleksiyonere ulaştırdı. Bazı arkadaşlar bu sergilerden sonra koleksiyon yapmaya karar verdi. Giderek büyüyen Küçük Prens koleksiyonerleri ailesi bugün 200 kişiye yaklaştı.  

Dünyanın bambaşka ülkelerinde basılmış Küçük Prens kitaplarına baktığınızda bu tablo size neler anlatıyor? Ülkelerin çocuklarla kurdukları ilişkiyi, onlara verdikleri öneme dair buradan bir ipucu yakalamak mümkün mü sizce? Yani dünyada basılan Küçük Prens kitapları üzerinden -çocuklara ya da yetişkinlere dair- farklı okumalar yapmak mümkün mü? 

Yıldıray Lise: Bazıları onu kendilerinden biri olarak görüyor. Kendi içlerinden bir çocuk olduğunu düşünüyor. O yüzden bazı kitaplarda bazen fiziki görünüşü ve kıyafetleri Afrikalı, Güney Amerikalı, Asyalı bir çocuk oluyor. Tüm baskılara bakınca Türkiye, Brezilya ve Güney Kore ile son yıllarda Çin’de farklı baskılar yapıldığını ve buralarda yoğun bir ilginin olduğunu görüyorum. Farklı dillerde baskıları görmek, oradaki çocuk ve yetişkinlere ulaştığını bilmek beni mutlu ediyor. 

Ülkemizdeki tüm dil, lehçe ve ağızlarda az sayıda da olsa Küçük Prens kitabının basılmasını isterim. Pomakça ve Denizli ağzında Küçük Prens kitapları için dostlarımız hazırlık yapıyor.

Yakın zamanda bir Küçük Prens Müzesi açma hazırlığındasınız. Ve bu hayalinizde yalnız değilsiniz. Ali Lidar ve Mehmet Sobacı ile birlikte başladığınız yolculuğunuzda şu an hangi noktadasınız? 

Yıldıray Lise: Müze hayalimiz düzenlediğimiz sergilerle şekillendi. Sergiler birçok kişiye ulaştı ama sürekli olarak sergilenmesini isteyenler oldu. Biz de gezici sergilere devam edelim ama bir yerde dünyanın farklı dillerinde kitapları ve Türkçe kitapları sergilemek iyi olur diye düşündük. Tüm kitapları sergileyeceğimiz, Exupery ve kitapla ilgili bilgiler vereceğimiz bir müze için çalışmalarımızı hızlandırdık. Hayalimiz mekanla sınırlı kalıyor biraz ama bu başlangıç sonrasında daha büyük mekanlarda daha geniş içerikli interaktif bir müze hayalim var. Müze hayalimiz Eskişehir’de Ali Lidar öncülüğünde onun, Mehmet Sobacı’nın ve benim koleksiyonumdan kitaplarla onlarca kişinin desteğiyle gerçek oluyor.

Mehmet Sobacı: Diğer koleksiyonerlerle dost olmanın ötesinde bir aile olduk… Neredeyse 200 kişilik bir aile… Küçük Prens Müzesi hayalimiz az sayıda koleksiyonerin bir araya geldiği bir girişim olarak başladı. Başlangıçta tüzel kişilik olma planı vardı. Ancak yasal ve ekonomik nedenlerle bu plan gerçekleşemedi.

Derken öğretmen, yazar ve şair Ali Lidar müzenin ete kemiğe bürünmesi konusunda öncülük etti. Eskişehir Anadolu Lisesi’nin bahçesindeki bir binanın giriş katının müze için ayrılmasını sağladı.

Müzemizin adı Eskişehir Anadolu Lisesi Küçük Prens Kitap Müzesi olacak. Şu anda bağışçılardan gelen kaynaklardan yararlanarak müzenin fiziksel düzenlemesi yapılıyor. 2020 yılında açılışını yapmayı umduğumuz müzenin başka kentlere de örnek olmasını umuyorum. Sürece katkı veren herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Ali Lidar: Malumunuz bir süre önce Küçük Prens Kitap Müzesi ile ilgili bina izni aldığımızı açıklamıştım. Artık kolları sıvadık iyice. Koleksiyonumun neredeyse tamamı sizlerin desteği ile toplandı biliyorsunuz. Müze kurulma sürecinde de yine hepinizin desteğine ihtiyacım var. Tadilat, raflar, tesisat vs. masrafları okul olarak üstesinden gelebileceğimizin çok üzerinde. O yüzden kendinizi de dara düşürmeden yardımlarınıza talibiz. Beş on ne verebilirseniz bize tuğla, boya, lamba, raf olarak dönecektir.

Bağış yapan dostlarım ekran görüntüsü yolladığında Instagram hesabımda paylaşacağım. Amaç şov yapmak değil tabi hem daha çok insanın ilgisini çekmek hem de bir kaydın olması ve saklı kalması. Ayrıca ilk kez hepinizden bu iletiyi olabildiğince çok yerde paylaşmanızı istiyorum. Hem bir hayalin gerçekleşmesine, hem binlerce çocuğun Küçük Prens ve dünya dillerinin zenginlikleriyle tanışmasına vesile olacak bu. Şimdiden hepinize çok teşekkür ediyorum.

Bağışlarınızı Eskişehir Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği’nin aşağıda paylaşacağım Iban numarasına “Küçük Prens Müzesi” açıklamasıyla yapabilirsiniz. (Açıklama kısmını aman boş bırakmayalım)
TC Ziraat Bankası Tepebaşı Şubesi
Eskişehir Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği
IBAN: TR 33 0001 0023 5688 5619 9950 01”

Yorum Yap

Epostanız paylaşılmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.



Sivil Sayfalar, sivil toplumun içine kapanma halinin aşılmasına ve etkisinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Sivil toplum haberciliği yaparak sivil toplumun tecrübesini medyaya, kamu yönetimine, siyasete, kanaat dünyasına ve diğer STK’lara görünür kılmayı amaçlıyoruz. Sivil toplum dünyasının sözcülerine, tartışmalara katılabileceği, yeni tartışmalar açabileceği bir mecra sunmayı hedefliyoruz.


E-Bülten

[et_bloom_inline optin_id=”optin_1″]


Send this to a friend