<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yokoluş İsyanı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yokolus-isyani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yokolus-isyani/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Dec 2019 09:18:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Yokoluş İsyanı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yokolus-isyani/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>4. Küresel İklim Grevinde Black Friday&#8217;e Karşı: Yokoluş Kreasyonu&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/4-kuresel-iklim-grevinde-black-fridaye-karsi-yokolus-kreasyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2019 10:25:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[Black Friday]]></category>
		<category><![CDATA[Hilal Şenel]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel İklim Grevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş Kreasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yokoluş İsyanı, kasım ayının son cuma gününe denk gelen iklim grevinde markaların tüketimi arttırmak için indirim günü olarak belirlediği 'Black Friday'e tepki olarak, hızlı tüketimin gerçek yüzünü göstermek amacıyla "Yokoluş Kreasyonu" ismini verdikleri moda defilesi gerçekleştirdi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/4-kuresel-iklim-grevinde-black-fridaye-karsi-yokolus-kreasyonu/">4. Küresel İklim Grevinde Black Friday&#8217;e Karşı: Yokoluş Kreasyonu&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="4. Küresel İklim Grevi ve Black Friday" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/w315TWedIWc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Dünyanın dört bir yanında iklim krizi ile ilgili ses getirmek için düzenlenen Küresel İklim Grevleri&#8217;nin 4.sü 29 Kasım Cuma günü gerçekleşti. <span style="font-weight: 400;">Dünya genelinde eş zamanlı düzenlenen eylemlerle 3 Aralık&#8217;ta Madrid&#8217;de başlayacak 25. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP25) öncesi devletlere baskı yapılması ve iklim krizinin görünür olması hedefleniyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şişli Cevahir Alışveriş Merkezi önünde hızlı modayı protesto etmek amacıyla yapılan eylemde; &#8221;Şirketler bizi her seferinde daha fazlasını, daha yenisini istemeye ve ihtiyaç duymaya itiyor. Bunun sonucunda da ihtiyaç dışı tüketim sadece bugün zirve yapmış olmakla kalmıyor, normalleşiyor, kabul görüyor ve bizi hızla yok oluşa sürüklüyor. Biz bir çift yeni ayakkabı değil, yaşanabilir bir dünya istiyoruz. Çünkü: ‘Ölü bir gezegende moda da olmayacak!’” denildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yokoluş İsyanı&#8217;ndan Hilal Şenel; &#8220;Burada hızlı modayı boykot etmek ve eleştirmek için toplandık biraz da alay etmek belki. Üzerimizde kendi kıyafetlerimizle bir podyum düzenledik. Bunun sebebi bu hızlı moda dediğimiz şey hem insan hem doğa hepsinin sömürüsüne dayalı bir endüstri. Hem iklimimize zarar veriyor hem de doğa sömürüsüne dayalı bir sistem ve buna en çok teşvik edildiğimiz gün bu ‘Black Friday’ dediğimiz gün. Biz bugün burada başka bir modanın mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. &#8221; dedi.</span></p>
<p><b>İhtiyaç Dışı Tüketim Nelere Mal Oluyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yokoluş İsyanı&#8217;nın hazırladığı verilere göre, aldığımız her ürünün faturası bizlerden önce içinde yaşadığımız dünyaya kesiliyor. Bir tişörtün üretimi için 2 bin 700 litre, bir çift ayakkabının üretimi için ise 16 bin 600 litre su harcanıyor. Yani, aldığınız bir tişörtün üretimi 2,5 yılda, bir çift ayakkabının üretimi ise 15 yıldan uzun bir sürede içeceğimiz suya mal oluyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/4-kuresel-iklim-grevinde-black-fridaye-karsi-yokolus-kreasyonu/">4. Küresel İklim Grevinde Black Friday&#8217;e Karşı: Yokoluş Kreasyonu&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kriz Çoktan Başladı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/kriz-coktan-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 10:36:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[20 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Cihat Demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[Green European Foundation]]></category>
		<category><![CDATA[Greta Thunberg]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Avrupa Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil ekonomi konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil ev]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Kamp]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42354</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Eylül 2019’da gerçekleşecek olan küresel iklim grevi için birçok sivil toplum örgütü hazırlıklarını tamamlanmış bulunuyor. Ekolojik duyarlılığı arttırmaya yönelik çalışmalarıyla öne çıkan isimlerden biri olan Yeşil Düşünce Derneği de tüm iletişim ağlarıyla bu greve odaklanmış durumda. Grevi ve daha fazlasını derneğin iletişim koordinatörü Cihat Demirtaş ile konuştuk. Dermirtaş, İklim Krizinin artık geri dönülemez bir noktaya doğru gittiğini ve krizin çoktan başladığını belirtirken, artık gündelik ve bireysel uğraşlarla varılabilecek bir çözümden uzak olduğumuzu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/kriz-coktan-basladi/">&#8220;Kriz Çoktan Başladı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeşil Düşünce Derneği’ni tanıyarak başlayalım söyleşimize. Derneğin gerçekleştirdiği faaliyetlere bakıldığında temel derdinin iklim mücadelesini güçlendirmek ve yeşil hareketi yaymak olduğu görülüyor. Peki dernek kurma fikri ne zaman, nasıl gelişti?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeşil Düşünce Derneği varlığını 2000’lerin başından beri sürdüren Yeşil Harekete dayandırıyor. Nükleer ve madencilik gibi ekolojik yıkım faaliyetleri karşısında yeşil politik alternatifleri savunan hareket yeşil gazete, yeşiller parti inisiyatifi gibi farklı mekanizmalarda aktivizmi sürdürüyordu. Dernek de bu süreçte sivil toplumun güçlendirilmesi demokratik ve ekolojik bir zeminde kampanya ve çalışmaların gerçekleştirilmesi amacıyla 2009 yılında İstanbul’da kuruldu. </span></p>
<p><strong>Öne çıkan projelerinizden bahseder misiniz? Kamuyla, özel sektörle ya da diğer sivil toplum örgütleriyle olan işbirlikleriniz nasıl gelişti bu süreçte?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-42356 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/1-8.jpg" alt="" width="329" height="372" />Yeşil Düşünce Derneği olarak son beş yıldır ağırlıklı olarak 4 temel alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz: Ekoloji ve sürdürülebilirlik, Yeşil Ekonomi, Demokrasi ve Medya, İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İfade özgürlüğü ve demokratik medya üzerine yaptığımız interaktivist projesi ile Türkiye’nin yedi bölgesini kapsayan bir dizi etkinlikle hak temelli çalışan kurum ve aktivistlerle bir araya geldik ve yurttaş gazeteciliği, ifade özgürlüğü, sosyal medya kullanımı konularında kapasite geliştirme eğitimleri düzenledik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji alanında topluluk temelli yurttaş enerji santralleri üzerine çalışıyoruz. 2016 yılında Çanakkale’de gerçekleştirdiğimiz İşini Güneşe Dön projesiyle Çanakkale’nin ilçelerinde bulunan tüm okulları ziyaret ederek çeşitli seminerler düzenledik. Bu okullardan seçtiğimiz 30 liseli gence 2 ay süren yenilenebilir enerji eğitimler verdik. Proje boyunca ve sonrasında da enerjinin demokratikleşmesi için yerel, adil, temiz ve ucuz enerji modellerini Türkiye üzerinden oluşturmak, bu alandaki imkânlar ve engelleri belirlemek üzere kooperatifler, kamu kurumları, odalar ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere birçok farklı kurumla çalıştık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim konusunda da kentlerin iklime duyarlı şekilde yönetilmesi için politika önerileri sunduğumuz proje ve çalışmalar yaptık. Yeşil İklim Yeşil Ekonomi projemizde Bursa, Çanakkale, İzmir ve Brüksel’den iyi örnekleri ele alarak İklim İçin Yeşil Ekonomi Politikaları raporumuzu oluşturduk. Yerel yönetimlerin iklim acil durumuna uygun planlama yapabilmesi için de geçtiğimiz yıl Bornova Belediyesi ile Yeşil İklim Yeşil Belediye Projesini gerçekleştirdik. </span></p>
<p><strong>Yeşil Ev’in yaşayan bir mekân olmasını hedeflemiştiniz. Açıldığı günden bugüne nasıl ilerledi?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-42357 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/2-6.jpg" alt="" width="416" height="269" />Yeşil Ev fikri uzun zamandır aklımızdaydı. Yeşil ev fikri yeşil hareketin daha önce yürüttüğü bir hikâyeye dayanıyor. &#8216;Hepimiz kendimizi var ettiğimiz mekânlarımızla varız&#8217; diyerek önerdiğimiz politikalar ve yürüttüğümüz faaliyetlerin bir bütünlük içerisinde olmasını önemsiyoruz. Yeni tuttuğumuz 4 katlı mekânımızı da buna göre kurgulamaya çalıştık. Sadece küçük bir kısmını Yeşil Düşünce Derneği ofisi olarak kullanıyoruz. Bunun dışında kalan mekânları da gerek kendimiz gerekse paydaşlarımızın etkinlikler düzenleyebileceği, sosyalleşebileceği, vakit geçirebileceği alanlar olarak konumlandırdık. Mart ayında başlayan yolculuğumuzda ekoloji hareketinin bir çok bileşeniyle ortak bir mekân kullanır olduk. Gıda toplulukları, dernekler, Yokoluş İsyanı, Fridays For Future gibi oluşumlar sık sık Yeşil Ev’de bir araya geliyorlar. Bu da bize çok keyif veriyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> <strong>20 Eylül Küresel İklim Grevi için neler planlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">20 Eylül’e giderken neler yapabiliriz diye daha önce çeşitli kuruluşlarla görüşmelerimiz olmuştu. Ortaklaşabilir miyiz diye konuşurken 10 kuruluş bir araya gelerek Sıfır Gelecek isimli bir kampanya örgütledik. 20 Eylül’ü bu kampanya üzerinden örgütlemeye özen gösteriyoruz. Bunun dışında </span>20 Eylül’e Giderken<span style="font-weight: 400;"> başlığıyla iklim kriziyle bağlantılı su, orman, gıda, kentler, vb. konulara değinen bir dizi söyleşi organize ettik. İklim grevinin üçüncüsünü örgütleyen çocuklarla iş birliği içinde, onları dinleyerek elimizden gelen tüm katkıları vermeye çalışıyoruz. Üye ve gönüllülerimizle kampanyanın örgütlenmesinde aktif görevler alıyoruz. Bütün iletişim ağlarımızla son 15 gündür bu işe odaklandık. </span></p>
<p><strong>İklim krizine engel olmak için gündelik hayatımızda neler yapabiliriz, nereden başlayabiliriz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim Krizi artık geri dönülemez bir noktaya doğru gidiyor. Kriz çoktan başladı. 30 yıldan fazladır bilimsel olarak yapılan tüm uyarılar ya görmezden gelindi ya da inkâr edildi, hâlâ da ediliyor. Artık gündelik ve bireysel uğraşlarla varılabilecek bir çözümden uzağız. Bu bireysel bir şey yapamayız anlamına gelmiyor. Tüketim alışkanlıklarımızı hızlıca değiştirmeli ve </span>ihtiyacın kadar tüket<span style="font-weight: 400;"> sloganını yaşamımızın ilkesi haline getirmeliyiz. Doğaya rağmen değil doğayla birlikte yaşamaya alışmalıyız. Beslenme, giyinme, ulaşım gibi en temel gereksinimlerimizi yerine getirirken ekosisteme nasıl etki ettiğimizi bilerek hareket etmeliyiz.</span></p>
<p>Yapılması gereken en önemli şey ise<span style="font-weight: 400;"> Greta Thunberg ile başlayan çocukların isyanına ortak olmak, onlarla birlikte sokakta olmak ve her kesimden insanı bu isyanın parçası haline getirmek.</span></p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir nokta var mı?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa’da yeşil politika çalışan dernek ve vakıfların uluslararası ağı olan GEF’in (Green European Foundation / Yeşil Avrupa Vakfı) Türkiye üyesiyiz. GEF ile her sene çeşitli konularda etkinliklerimiz oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düzenli olarak her yıl gerçekleştirdiğimiz Yeşil Kamp, Yeşil Ekonomi Konferansı ve Yeşil Diyalog isimli üç temel etkinliğimiz oluyor. Bu etkinliklerde de o yıl çalıştığımız konular üzerine bağlantı kurarak tüm bir yıla yayılan politik bir hat oluşturmaya çalışıyoruz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/kriz-coktan-basladi/">&#8220;Kriz Çoktan Başladı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 07:09:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İren Bıçakçı]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yokoluş İsyanı; iklim krizi, türlerin yok olması, biyolojik çeşitlilik kaybı, sosyal ve ekonomik çöküşe karşı sivil itaatsizlik eylemleriyle başlatan Londra merkezli küresel hareket Extinction Rebellion’ın Türkiye ayağı. Alışılmışın dışında, müzik ve sanatı içinde barındıran eylemlerle iklim krizine dikkat çekmeye amaçlayan Yokoluş İsyanı, küresel iklim eylemleri takviminin yanı sıra Türkiye’nin atmosferine uygun eylemler yapmayı hedefliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/">Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="Yokoluş İsyanı Röportaj" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/wszpaJYEoIg?start=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ilk eylemlerini dünyadaki diğer iklim aktivistleriyle aynı anda Beşiktaş’ta yapan Yokoluş İsyanı, alışılmış eylem metodlarının dışına çıkmak istiyor. Nisan ayında Kadıköy’de yıkmak, yerle bir etmek anlamına gelen “Hurdahaş” adını verdikleri sanat performansı hayata geçiren Yokoluş İsyanı, demir bir konstrüksiyon yapı oluşturdu. Bu yapı yarı saydım aydınger kağıdıyla kaplandı ve sanat performansı sergilenerek kağıdın üzerine iklim kriziyle ilgili yazılar yazıldı. Yazılama bittiğinde izleyen yurttaşlara tarafında olumlu tepkiler alan eylem Yokoluş İsyanı, yaratıcı eylemlerle iklim krizine dikkat çekmeye devam edeceğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yokoluş İsyanı’nda iklim aktivistleri Elif Ünal ve İren Bıçakçı ile küresel ve yerel iklim hareketlerini, devletlerin üzerine düşen görevleri ve iklim krizinde medyanın rolünü konuştuk. </span></p>
<p><b>Yokoluş İsyanı hareketini nasıl tanımlarsınız?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Yokoluş İsyanı, diğer çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarından farklı olarak hiyerarşik yapıya sahip değil. Yatay örgütlenme düzeniyle çalışarak karar alma süreçlerinde hiyerarşiyi yıkmaya çalışıyoruz. Böylelikle ortaya daha yaratıcı ve etkileyici işleri üretmeyi amaçlıyoruz.  </span></p>
<p><b>“İlk Talebimiz İklim Kriziyle İlgili Gerçeklerin Söylenmesi”</b></p>
<p><b>Yokoluş İsyanı olarak nasıl bir araya geldiniz? Amaçlarınız, hedefleriniz nelerdir?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Extinction Rebellion’nın Londra’da faaliyete başladığı dönemde yaşanan gelişmeleri Türkçe çevirmemiz gerektiğini düşündük. Bir Twitter hesabı açarak iklim haberlerini ve İngiltere’deki gelişmeleri aktarmaya başladık. Böyle olunca, insanlar bize katılıp nasıl katkı sağlayabileceklerini sormaya başladı. İklim kriziyle ilgili bir şeyler yapmak isteyen yaklaşık 10 kişiydik. Birlikte iş yapmazsak çok büyük haksızlık olacağını düşündük ve harekete geçtik. Herkese açık bir çağrı yaptık. İnsanlar çeviri, tasarım gibi çeşitli üretim yöntemleriyle destek olmak istedi. Çok konuşulmasa da insanlar iklim kriziyle ilgili endişelerini paylaşacakları kişileri arıyorlar. Açıkçası biz bu kaygılı insanların bir araya gelmesiyle bir hareket oluşturduk.  </span></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İlk olarak talebimiz acil durum ilan ederek hükümetlerin gerçeği söylemesi. Karşımızda çok ciddi bir iklim krizi var ama iklim krizi olarak aktarılmadığı için kimse farkında değil, harekete geçilemiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci talebimiz ise 2030 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak. Aslında bu talep İngiltere’de 2025 yılı olarak belirlendi. Sıfır karbona geçilmesi için bir geçiş planının hazırlanması, bu planın yurttaşlar tarafından denetlenmesini ve denetimin güçlenmesini istiyoruz. </span></p>
<p><b>Londra’daki Extinction Rebellion ile nasıl bir ilişkiniz var? </b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İngiltere’deki ekiple bağlantı kurduk. Türkiye’de olduğumuzu ve iklim kriziyle ilgili bir şey yapmaya başladığımızı söyledik. Bize çok yardımcı oldular. Eğitim paketlerini ve bize yol gösterecek belgeleri paylaştılar. Diğer ülkelerdeki hareketlerle de güzel bir iletişim halindeyiz. </span></p>
<p><b>“Amacımız Sınırları Zorlamak”</b></p>
<p><b>Extinction Rebellion sivil itaatsizlik eylemleriyle gündeme geliyor. Siz Türkiye’de neler yapmayı planlıyorsunuz?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Her ülkenin hareketleri ve yapabilecekleri farklı. Mesela İngiltere’de 10 gün boyunca bir meydanı kapatabiliyorlar, meclisi basabiliyor ya da bizim aşırı bulabileceğim sivil itaatsizlik eylemlerinde bulunabiliyorlar. Örneğin; eylemciler İngiltere’de bina girişlerini kendilerini yapıştırıcı ile yapıştırabiliyorlar. Kanunlara göre yapıştırıcıyla yapıştırılan bir kişiye polis 1.5 saat boyunca dokunmuyor. Aynı eylemi Fransa’da denediler. Eylemciler kendilerini bir petrol şirketinin girişine yapıştırdı ve polis eylemcilere 5 cm uzaklıktan biber gazı sıktı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz Türkiye’de sokakta olmak istiyoruz. İnsanlara ulaşabilmek insanlarla iç içe olabilmek… Başka insanlara rahatsızlık verecek eylem metodlarını benimsemiyoruz. İklim krizini anlatmak açısından yaratıcı eylemler düzenlemek istiyoruz. Sanatla, müzikle ve insanların kendilerini ait hissedebileceği eylemlerle kendimiz ifade etmek istiyoruz. Amacımız dikkat çekmek bunu mümkün olduğunca sınırları zorlayarak yapmak. </span></p>
<p><b>Türkiye’deki diğer çevre örgütleriyle birlikte “Sıfır Gelecek” kampanyanız var. Kampanyadan bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim için ses çıkaran bütün hareketlere açığız. Çeşitli çevre hareketleriyle ve Sivil toplum kuruluşlarıyla “Sıfır Gelecek” adında bir kampanya hazırlığındayız. Bu kampanyayı Yeryüzü Derneği, Kuzey Ormanları Savunması, 350.org, Parents For Future, Antikapitalistler, Fridays For Future, Genç Yeşiller, Yeşil Düşünce Derneği ve Buğday Derneği ile birlikte düzenliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce sosyal medya kampanyası ile başlıyor. “2030’da ben” adlı bir sosyal medya kampanyası herkesin katılımına açık olacak. İnsanların 2030 yılındaki umutlarının, amaçlarının, beklentilerinin hayal kırıklıklarının gösterileceği bir kampanya olmasını düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha sonra 5 hafta boyunca iklim değişikliklerinin sonuçları ve nedenlerinin oluşan beşer tema işlenecek. Bu haftalarda ormansızlaştırma, fosil yakıt ve hava kirliliği, iklim adaleti, gıda ve plastik, olacak. İlgili temalarda sosyal medya paylaşımları, film gösterimleri, paneller, sunumlar vb. etkinlikler olacak. İklim Krizi konusunda insanların dikkatini çekmek ve bilgilendirmek istiyoruz. Daha sonra da 20 Eylül’de genel grev olacak. Bu grev gününde çocukların büyük grevinin gerçekleşeceği gün ama herkesin katılması bekliyoruz. O günün bir festival ile sonlanmasını bekliyoruz. </span></p>
<p><b>“Dünyanın Kirlenmesinde En Çok Payı Olan Yetişkinler”</b></p>
<p><b>Greta Thunberg’nin okul grevi tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de karşılık buldu. Çocukların gazetene sahip çıkmasıyla birlikte yetişkinlerde oluşacak bilinç, iklim krizinden çıkılması için bir yol olabilir mi?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim için okul grevleri Greta ile başladı. Greta, 15 yaşındayken bir pankart alıp parlamento binası önüne geçti “İklim krizi hakkında hiçbir şey yapmıyorsunuz öyleyse ben de okuluma gitmiyorum, greve çıkıyorum” diye başladı ve milyonlara ulaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta’dan sonra her yerde öğrenciler sokağa çıkmaya ve seslerini duyurmaya başladılar. “Bizim bir gelecek hakkımız var bunu talep ediyoruz” dediler. Çok haklı bir talep. Şu an yetişkinler dünyanın kirlenmesinde en çok payı olan kişiler. Greve çıkan çocukların bir payı yok ama yüzleşmek zorunda kalacaklar. Ama çocukların greviyle herkes de bir umut oluşuyor. Buna en güzel cevabı “Umutlu olmanızı istemiyorum. Yaptığımı takdir ediyorsanız hareket geçmenizi istiyorum” diyerek Greta veriyor. </span></p>
<p><b>“İklim Krizi Farkındalığının Düşük Olduğu Türkiye’de Çocukların Sayısı Az Değil” </b></p>
<p><b>Dünya’da çocukların iklim grevi ses getirirken milyonlarca öğrenci sokaklara çıkarken Türkiye’deki eylemler neden sönük geçiyor?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’de de çok fazla çocuk var. İzmir, Antalya, Lüleburgaz, İstanbul ve Diyarbakır’da çocuklar iklim için okul grevine çıkıyorlar ve eğitimlerinde bir günü feda ediyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta çıktığında tek kişi olarak başladı ve onun kararlılığından cesaretinden etkilenen herkesi beraberinde sürükledi ama herkesin Greta olması beklenemez. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buradaki çocuklar ellerinden geleni yapıyorlar. Okullarına gitmiyor eğitimlerinden feda ediyorlar. Her Cuma günü istikrarlı bir şekilde greve çıkıyorlar ve okuldaki arkadaşlarına iklim kriziyle ilgili şeyleri anlatmaya çalışıyorlar. Bu durum zaman zaman öğretmenleriyle karşı karşıya kalmalarına da yol açıyor.  Aslında alabileceklerinden ağır bir yük almış durumlarda. Peki, biz neler yapabiliriz? Çocukların yaptığı greve katkıda bulunarak duyulmasını sağlayabiliriz. Ya da kendimiz çıkıp bir şeyler yapmalıyız ancak o zaman anlamı olur. Greta’ya hiç kimse destek olmayıp Greta’dan başarılar yaratmasını bekleseydi o da başarıya ulaşamazdı. Bütün gazetecilerin, basın kuruluşlarının, siyasetçilerin şu an Türkiye’de çıkan çocukların arkasında durmaları, eylemlerine sadece söylemle değil eylemleriyle de destek olmak gerekiyor. </span></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim krizi farkındalığının bu kadar düşük olduğu bir ülkede çocukların sayısı kesinlikle az değil. Okullarından genellikle hiç destek görmezken greve çıkmaları bile oldukça takdire şayan bir durum. Yetişkinlerde bu kadar cesur davranışlar göremiyoruz. Çocukların bizden daha cesur olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<blockquote><p>Avrupa ülkeleri iklim krizi için çözüm yollarını tartışıyor. Fransa ve Almanya uçak biletlerinden çevre vergisi almayı planlarken, İngiltere iklim için acil durum ilan etti.</p></blockquote>
<p><b>Türkiye’de üst düzey yönetim tarafından iklim krizi için herhangi bir adım atılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Dünyanın her yerinde hükümetler iklim krizine karşı gerçekçi çözüm bulmaktan uzaklar. Bazı ülkeler iklim acil durumunu kabul etti. Aslında bunu söylemeleri de yeterli değil. Avrupa ülkelerinden bahsediyoruz ve Avrupa ülkeleri şu anki koşullarda çok büyük sorumluluğu var. İklim adaleti dediğimiz kavram da buradan çıkıyor. Hareketin Londra’da başlamasının sebebi de bu. (Sanayi Devriminin İngiltere’de başlamış olması.)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere iklim acil durumu ilan etti. Türkiye’ye baktığımızda böyle bir ilan yok. Meclisin gündemine gelmiyor, partilerin seçim söylemlerinde yok. Bir gizleme ve saklama arayışı var. Türkiye bu konuda ne yapabilir diye düşündüğümüzde acil durum ilan etmek bir çözüm değil ama ilk adım bu olmalı. İnsanların neyle karşılaştıklarını bilmeye hakkı var. Bunu yaptıktan sonra da bütün yerellerde belediyelerin iklim için geçiş planları uygulanması gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de hala madde 45 ile uğraşıyoruz. Şu an geri çekildi ama yeniden gündeme geleceği konuşuluyor. Maden Kanunu Teklinde yer almış olan madde 45, baca gazı filtresi olmadan çalışan kömürlü termik santralların 2 yıl daha çalışmasına imkân sunuyordu. Termik santralleri kapatmamız bir de bacasız kullanalım diyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçiş yapıldıktan sonra kapatılan termik santrallerde çalışanların etkilenmemesi için uygun işlerin ortaya çıkarılmasını ve işçilerin dönüşümün merkezinden olmasını talep ediyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela Avrupa’daki uluslararası sendikalar iklim için 1 milyon iş talebinde bulunuyor. Türkiye’de de böyle olmalı. Yeni iş imkanları sağlayarak işçinin dönüşümün merkezinde olduğu, haklarının güvenceye alındığı bir geçişle geçilmesini istiyoruz.</span></p>
<p><b>The Guardian haberlerinde “iklim değişikliği” yerine “iklim krizi” gibi daha net ifadeler kullanacağını açıkladı. İklim krizinde medyanın rolü nasıl olmalı?</b></p>
<p><b>İren Bıçakçı: </b><span style="font-weight: 400;">Medya aynen hükümetler gibi krizin gerçeklerini söylemesi gerekiyor. İklim krizini durdurmak için yapabileceklerimizi anlatmalı. </span></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim kriziyle “İklim krizi geliyor” diye ardı ardına raporlar yayınlanıyor. Bunlar geleceğe yönelik projeksiyonlar gibi yansıtılıyor. Sansasyonel olması için “10 sene sonra 1 milyon tür yok olacak” deniyor. Oysa iklim krizi şu anda yaşanıyor. Bunun altının çizilmesi lazım. İnsanlar şu anda yaşandığını bilirse harekete geçme isteği artacaktır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık Türkiye’de hortumlar oluyor. Geçen yıl 13 yaşında mevsimlik tarım işçisi Berivan Karakeçili Antalya’da çıkan hortum nedeniyle çatında düşen sacın başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Türkiye’de daha önce hortumlar görülmüyordu. Şu anda görülmeye başlamasının sebebi iklim krizi. Gazeteler hortum haberleri yaparken, hortumun neden yaşandığını haberde anlatmalı. Hortumlar yaşanıyor; çünkü iklim krizi var. Bunun doğal bir afet olmadığı mesajı verilmesi lazım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıdaların pahalı olmasından, tanzim kuyruklarından bahsediyorsak bunun sebebi iklim krizi; çünkü şu an gıdayı üretmek daha zor. Yazın ortasında dolu yağıyor ve ürün üreticinin elinde kalıyor sonra pahalılaşıyor. Basın kuruluşlarının iklim krizinin herkesin hayatını etkileyen bir boyunu olduğunu göstermesi lazım. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/">Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Krizi Vatandaşın Gündeminde</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/19/iklim-krizi-vatandasin-gundeminde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 07:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Can Tonbil]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Paris İklim Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40785</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim Haber ve KONDA Araştırma tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı 2019” araştırmasının sonuçları geçtiğimiz hafta  yayımlandı. Türkiye’de her iki kişiden birine göre iklim krizinin etkileri ülkemizde şimdiden hissediliyor, Toplumun yüzde 61’i i bu durumdan endişeli, yüzde 71 ise afetlerin arttığını ve bunun sebebinin iklim değişikliği olduğunu düşünüyor. Karar vericilerin iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak üzere gösterdiği çaba ise yetersiz bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/19/iklim-krizi-vatandasin-gundeminde/">İklim Krizi Vatandaşın Gündeminde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40787 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/görsel-1-640x320.jpg" alt="" width="370" height="185" /><span style="font-weight: 400;">Türkiye çapında 2 bin 745 kişi ile yüz yüze yapılan anket, kamuoyunun ülkemizdeki iklim krizi ve onun etkileri, afetler ile iklim konusunda hükümet ve belediyelerin çalışmaları hakkında görüşlerini gözler önüne seriyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal, politik ve ekonomik durum ve tercihlerden bağımsız bir şekilde her on kişiden en az altısı iklim konusunda kaygılanıyor. Toplumun %55’i hem hükümetin hem de yaşadığı yerin belediyesinin iklim konusunda herhangi bir çaba göstermediğini düşünüyor.</span></p>
<p><strong>“Tespit ve Endişeler Kutuplara Göre Değişmiyor”</strong><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40788 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/görsel-2-640x320.jpg" alt="" width="362" height="181" />KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, çalışma çerçevesinde </span><a href="https://iklimhaber.us17.list-manage.com/track/click?u=8497b08a59aa3dde2e00050db&amp;id=cf4c3c70fa&amp;e=844477dc58"><span style="font-weight: 400;">“Toplumsal Fay Hatlarından İklim Krizi: Yangın Var”</span></a><span style="font-weight: 400;"> adlı bir yazı kaleme aldı. Türkiye’nin iklim konusunda belki de başka hiçbir konuda olmadığı kadar ortak bir paydada buluştuğunu ifade eden Ağırdır, “Din ve hayat tarzı temelli kutuplaşmaların derinleştiği bir dönemden geçmemize rağmen, tüm bu kutuplaşmalara karşın iklim değişikliği konusundaki tespit ve endişeler neredeyse kutuplara göre hiç değişmiyor” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporu Sivil Sayfalar için değerlendiren <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/15/yokolus-isyani-iklim-degisikligini-durdurabilecek-son-nesil-biziz/" target="_blank" rel="noopener">Yok Oluş İsyanı</a>’ndan Can Tonbil, </span><span style="font-weight: 400;">Konda ve İklim Haber&#8217;in birlikte yaptıkları araştırmanın, ekonomik kriz, kutuplaşma, uluslararası sorunlar gibi gündemi işgal eden konulardan daha önemli ve acil bir sorunun varlığını ve toplumun da bunu gündemine aldığının ortaya çıkardığını söyledi. Konuyla ilgili toplumda bir kaygının oluştuğunu da vurgulayan Tonbil, &#8220;Bunun bilimsel olarak nitelendirilmesi ve birileri tarafından sorgulanması ve haber niteliği taşıyacak bir araştırma haline getirilmesi Türkiye için önemli. Dünya gelinde böyle çalışmalarla sıklıkla karşılaşsak da, Türkiye ile ilgili böyle bir çalışma görmek görmek az da olsa Türkiye’de bu konu ile ilgili çalışan insanlar olduğunu ve bu konuda kaygı duyan insanların sesini duyurabildikleri bir mecranın var olduğunu gösteriyor ve bu çok değerli.&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada gündem olan iklim krizini, Türkiye’de gündem haline getirmek için birinci sorumluluğun medyaya düştüğünü savunan Tonbil, &#8220;Kıbrıs&#8217;taki doğal gaz aramalarından çıkan krizin fosil yakıtların paylaşılamamasından ötürü ortaya çıktığını vurgulamak gerekiyor. Erken ölümlerin nedeninin hava kirliliği olduğunun bilimsel bir şekilde araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Yine medyanın kullanacağı dilin önemli olduğunu vurgulamak lazım. Örnek verecek olursak dünyada bir çok basın kurumu iklim değişikliği yerine artık iklim krizi demeyi tercih ediyor. Aynı zamanda sadece insanların değil bütün canlı türlerinin bundan etkilendiğini ve yok olduğunu anlatmak gerekiyor. Özetleyecek olursak gezegenimizin geleceği için yurttaşlara, medyaya ve karar vericiler olan hem yerel yönetimlere hem de hükümete büyük bir görev düşüyor.&#8221; diye konuştu.</span></p>
<p><strong>Türkiye Ne Yapmalı?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim değişikliğini durdurmak için Nisan 2016&#8217;da New York&#8217;ta imzalanan Paris İklim Anlaşması&#8217;na 184 ülke taraf olurken, Türkiye hala taraf olmayan 12 ülke arasında. </span><span style="font-weight: 400;">2015&#8217;te kabul edilen Paris İklim Anlaşması’nı 184. ülke imzaladı. Türkiye ise anlaşmayı imzalamayan 12 ülkeden biri. Türkiye&#8217;nin de dahil olduğu bu gruptaki diğer ülkeler Angola, Eritre, Güney Sudan, Irak, İran, Kırgızistan, Lübnan, Libya, Rusya, Umman ve Yemen. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin iklim kriziyle mücadeleye bir an önce dahil olması için Paris İklim Anlaşması&#8217;nı onaylaması şart. </span><span style="font-weight: 400;"> İklim krizinin Türkiye’de de siyasetin gündemi olup olamayacağını önümüzdeki günler gösterecek. </span></p>
<p>Raporun tamamına ulaşmak için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/konda-iklim-haber-turkiyede-iklim-degisikligi-algisi/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">Görsel: İklim Haber</span></em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/19/iklim-krizi-vatandasin-gundeminde/">İklim Krizi Vatandaşın Gündeminde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yokoluş İsyanı: İklim Değişikliğini Durdurabilecek Son Nesil Biziz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/15/yokolus-isyani-iklim-degisikligini-durdurabilecek-son-nesil-biziz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2019 18:35:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[XR]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen yıl İngiltere'de birleşip Dünyada iklim değişikliği ile mücadele konusunda önemli rol üstlenen Extinction Rebellion (Yokoluş İsyanı), İstanbul Beşiktaş'ta "6. Büyük Yokoluş"a dikkat çekmek için dünyayla eşzamanlı olarak eylem yaptı. Grubun iktidardan isteği Paris Anlaşmasının onaylanması ve iklim politikalarının yurttaş denetimine bırakılmasıydı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/15/yokolus-isyani-iklim-degisikligini-durdurabilecek-son-nesil-biziz/">Yokoluş İsyanı: İklim Değişikliğini Durdurabilecek Son Nesil Biziz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş Kartal heykeli önünde toplanan grup adına konuşan Elif Ünal, konuşmasına filozof John Lock&#8217;un &#8220;Hakikati hakikat olduğu için sevmek, bu dünyada insanın mükemmeliyetinin başlıca unsuru, diğer bütün erdemlerin de fideliğidir&#8221; cümlesiyle başladı.</p>
<p>Grubun İlan-ı İsyan başlıklı manifestoları şöyle devam ediyor:</p>
<blockquote><p>Bizler şu aşağıdakileri hakikatin ta kendisi sayıyoruz:</p>
<p>Bu bizim en karanlık ânımız.</p>
<p>İnsanlık, kendi tarihinde daha önce benzerine rastlanmamış bir olayın girdabına kapılmış gidiyor. Bu öyle bir olay ki, derhal üstüne gidilmezse, bizi, el üstünde tutuğumuz ne varsa hepsini: yani bu ülkeyi, bu ülke insanlarını, ekosistemlerimizi ve gelecek nesillerin geleceğini daha da fazla yakıp yıkmaya doğru sürükleyecektir.</p>
<p>Bilim billur gibi berrak – altıncı kitlesel yokoluş olayının içindeyiz ve eğer derhal, güçlü bir şekilde harekete geçmezsek felaketin ta kendisiyle yüzyüze geleceğiz.</p>
<p>Biyolojik çeşitlilik dünyanın dört bir yanında imha edilmekte. Denizlerimiz zehirlenmiş, asitlenmiş halde ve kabarmakta. Sel basmaları ve çölleşmeler, uçsuz bucaksız arazileri üzerlerinde yaşanmaz hale getirecek ve insanları kitleler halinde göçe zorlayacak.</p>
<p>Havamız o kadar zehirli ki hükümetler artık kanunları çiğniyor. Kirli hava onbinlerce insanın ölmesine sebep olurken, henüz doğmamış bebeklere bile zarar veriyor. İklimimiz çöküşe geçti. Bundan böyle daha fazla orman yangınları, öngörülemeyen süper fırtınalar, artan kıtlıklar ve tarifsiz kuraklıklar yaşanırken, bir yandan da gıda stokları ve içme suları ortadan kaybolacak.</p>
<p>Bu ülkeyi, hatta bu gezegeni ve üstündeki yaban yaşamını vuran ekolojik krizler artık ne görmezden gelinebilir, ne inkâr götürür, ne de sağlam muhakeme yürütebilen, etik vicdana, ahlaki kaygılara ya da ruhani inançlara sahip olan herhangi biri tarafından karşılıksız bırakılabilir.</p>
<p>Bu değerlere, doğruluğun erdemine ve bilimsel kanıtların ağırlığına uygun olarak, çocuklarımızın, içinde yaşadığımız toplulukların ve bizatihi gezegenin geleceğinin güvenlik ve esenliği adına harekete geçmenin ödevimiz olduğunu şimdi buradan ilan ediyoruz.</p>
<p>Bizler, vicdanlarımız ve muhakeme gücümüz doğrultusunda hareket ediyor, geleceğimizi tehlikeye sokan iktidara ve o çürümüş, beceriksiz kurumlara karşı isyan konumuna geçtiğimizi buradan ilan ediyoruz.</p>
<p>Hükûmetlerin sergilediği kasıtlı suç ortaklığı, anlamlı demokrasiyi tuzla buz ettiği gibi, kamu yararını da kısa vadeli kazançlar ve özel kârlar uğruna hiçe saydı.</p>
<p>Hükûmetler ve yasalar, halkına yeterli koruma için herhangi bir teminat vermekten, halkının esenliği ve ülkenin geleceği için herhangi bir güvence sağlamaktan âciz kaldığında, sorumlu bir demokrasiyi geri getirmek, felaketi önleyip geleceği koruma altına almak için gerekli çözümleri  sağlama almak üzere çareler arayıp bulmak, yurttaşların hakkıdır. İsyan etmek, yalnızca hakkımız olmakla kalmaz, aynı zamanda kutsal görevimiz halini de alır.</p>
<p>Derhal harekete geçmekten kaçınarak, gelecek kuşaklara can çekişen bir gezegeni miras bırakmayı reddediyoruz.</p>
<p>Barış içinde hareket ediyoruz, kalplerimizde bu topraklara duyduğumuz müthiş aşkla. Biz hayat adına hareket ediyoruz.</p>
<p>Gezegen selameti ve ülkemizin çocukları için buradan ilk isteğimizi açıklıyoruz:</p>
<p>Türkiye Hükümeti bilimsel gerçeklere uysun. Gerçeğe kulaklarını kapatmasın, 2015’te Paris’te imzaladığı İklim Antlaşmasını meclisinde kabul etsin ve bu utanç bitsin.”</p></blockquote>
<p>Perşembe günü Norveç Konsolosluğu önü, cumartesi günü ise Kadıköy&#8217;de toplanacak grup hafta boyunca eylemlerine devam edecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/15/yokolus-isyani-iklim-degisikligini-durdurabilecek-son-nesil-biziz/">Yokoluş İsyanı: İklim Değişikliğini Durdurabilecek Son Nesil Biziz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 12:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümetlerarası İklim Paneli]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[IPCC]]></category>
		<category><![CDATA[Rebellion Day]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendilerini Extinction Rebellion yani Yokoluş İsyanı olarak tanımlayan Britanyalı grup devletleri iklim değişikliği ile mücadele için acil eylem planı oluşturmaya çağırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/">İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk eylemlerini 31 Ekim günü Londra&#8217;da parlamento binasına giden yolları kapatarak gerçekleştirdiler. Hükümet harekete geçene dek kadar sivil itaatsizlik eylemlerine devam edeceklerini belirtiyorlar. 17 Kasım’da gerçekleştirecekleri İsyan Günü (Rebellion Day) için gün sayılıyor.</p>
<p>Hükümetlerarası İklim Paneli’nin (IPCC) altı binin üzerinde bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı 1,5°C Küresel Isınma Özel Raporu geçtiğimiz ay hükümetler tarafından onaylanmıştı.</p>
<p>Rapora göre küresel ısınmayı 1,5°C’de tutarak, 2°C ve üzeri sıcaklık artışlarına göre birçok önemli iklim değişikliği etkisi önlenebilir ancak iklim değişikliği felaketini önleyebilmek için yalnızca 12 yıl var.</p>
<h3><strong>Yokoluşun başladığı yerde Yokoluş İsyanı</strong></h3>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/91887/500/322" width="500" height="322" /></strong></p>
<p>İklim değişikliği ile mücadelede dünya çapında bir mücadele gerektiğini belirten Yokoluş İsyanı, “hareketin endüstri devriminin başladığı Birleşik Krallık’ta başlaması gerektiğini” belirtiyor.</p>
<p>Dünyaya kendilerini duyurdukları ilk çağrı metinlerine “Umut Ölür Eylem Başlar” başlığını atan grup, harekete geçmek için zaman kalmadığının altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://bianet.org/bianet/ekoloji/202440-iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani" target="_blank" rel="noopener"><strong>Grubun manifestosu ve haberin devamı için tıklayınız. </strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/">İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yokoluş İsyanı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 11:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Britanya]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[Gail Bradbrook]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Risingup]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı 31 Ekim tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/">Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Britanya&#8217;da asrın eylemi başladı.​ 31 Ekim 2018: Bu günün, gezegen tarihinde önemli bir tarih olarak kayıtlara geçmesi mümkün. Kendilerini “Kaygılı Yurttaşlar” olarak tanımlayan yeni bir eylem grubu bu tarihte harekete geçti. Grubun adı Extinction Rebellion, yani Yokoluş İsyanı.</div>
<div></div>
<div>Risingup.org.uk adresindeki internet sitelerinde (<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>) haklarında hem ayrıntılı bilgi, hem de aylar öncesinden planlanmış dakik eylem takvimlerini bulabileceğimiz grup, dünyaya yaptıkları ilk çağrı metinlerine “Umut Ölür Eylem Başlar” başlığını atmış. İşte bildirinin tam metni:</div>
<blockquote><p><strong>Umut Ölür Eylem Başlar</strong></p>
<p>Eşi benzeri görülmemiş bir küresel âciliyet hali ile karşı karşıyayız. Çocuklarımız ve ülkemiz vahim tehlike altında.</p>
<p>Gezegen ekolojik krizin içinde, biz de bu gezegenin deneyimlediği altıncı kitlesel yokoluş olayının ortasındayız. Bilimciler ani iklim çöküşü dönemine girmiş olabileceğimiz inancındalar.</p>
<p>Şu anda Yeryüzünün atmosferi, endüstri çağı öncesi seviyelerden 1°C daha sıcak. Paris anlaşmasında üzerinde anlaşmaya varılan 2°C derecelik ısınmanın altında kalması ihtimali de çok zayıf.</p>
<p>Son projeksiyonlar gösteriyor ki 3 derecelik bir ısınmaya, hatta potansiyel olarak bundan çok daha fazlasına doğru gidiyoruz,</p>
<p>Birleşik Krallık’ta bugün yaşamakta olan çocuklar sellerin, orman yangınlarının, aşırı hava olaylarının, alınamayan hasatların ve bir de, baskılar bu kadar büyük olunca, toplumun kaçınılmaz çöküşünün sonucu olarak, hayal bile edilemeyecek dehşetengiz olayların içinde kalacaklar.</p>
<p>Geleceğin bize arzettiği bu tehlike karşısında hiçbir hazırlığımız yok.</p>
<p>İnkâr zamanı geçti artık – iklim değişikliği hakkındaki gerçeği biliyoruz biz, halihazırdaki biyolojik mahvoluş gerçeğini de biliyoruz.</p>
<p>O gerçekliği doğru kabul ederek harekete geçmenin zamanıdır şimdi.</p>
<p>Bu doğruyla birlikte yaşamak, bizlerin nasıl bir davranış kalıbı içinde olmamızı gerektiriyor peki? Elinden gelen her şeyi yaptığını bilerek mi öleceksin?</p>
<p><strong>İsyan</strong></p>
<p>Siyasi sistemin bizi hepten yüzüstü bıraktığı apaçık – sistem, aciliyet kavramından tamamiyle bihaber gözüküyor ve hüsnü kuruntuya dayalı politikaları destekliyor.</p>
<p>Bilim insanları sürekli karbon salımında bulunmanın ne demek olduğunu daha 1990’da açıkça ortaya koymuşlardı; o tarihten beri atmosferdeki CO2 yüzde 60 arttı.O halde, bizi yönetenlerin çocuklarımızı öldürmek niyetinde olduğunu ve halihazırda insanlığa karşı suç işleme faaliyeti içinde bulunduğunu pekala söyleyebiliriz.”</p>
<p><strong>Eylem</strong></p>
<p>31 Ekimden itibaren bu ülkenin yurttaşları tekrar tekrar yıkıcı, şiddete dayanmayan sivil itaatsizlik eylemlerine girişecekler. Kitlesel gözaltılar, tutuklamalar olacak.</p>
<p>Birleşik Krallığın olağanüstü hal ilan etmesini, ülkede 2025’e kadar sıfır karbon ekonomisi yaratmak üzere harekete geçmesini, ve sıfır karbonlu geleceğimizin nasıl birşey olacağını kararlaştıracak sıradan insanlardan oluşan bir millet meclisi kurmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Kişisel fedakârlıklarda bulunmaya razıyız. Gözaltına alınmaya, tutuklanmaya ve hapse girmeye hazırız. Davranışlarımızla örnek oluşturarak dünyanın dört bir yanında benzer eylemlere esin kaynağı olacağız. Bu dünya çapında bir çaba gerektiriyor, ama hareketin endüstri devriminin başladığı Birleşik Krallık’ta, bugün başlaması gerektiğine inanıyoruz.</p>
<p>Seçkinler ve siyasetçiler tarafından sessiz sedasız imha edilmeye razı gelmeyeceğiz. Onların soykırımsal davranışları karşısında onurumuzla, direncimizle, barışçı bir şekilde, bizden önce özgürlüklerimiz uğruna çarpışmış olan tüm o insanların ruhunu benimsemiş olarak çarpışacağız. Siyasi inanışları ne olursa olsun herkesi, ulusumuz ve yeryüzündeki hayat uğruna çarpışmak için bize katılmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Konum</strong></p>
<p>İklim değişikliğinin, kirliliğin ve doğal yaşam alanındaki tahribatın sebep olduğu bir ekolojik krizin göbeğindeyiz; türlerin dinozorları yok eden olaydan çok daha büyük çapta bir kitlesel yok oluşu kapımıza gelip dayanmış durumda. Rotamız toplumsal çöküşe, milyonların ve hatta milyarların ölümüne doğru çizilmiş durumda – insan türünün ortadan kalkması dahi ihtimal dahilinde. Gelecek karanlık, çocuklarımız da güvende değil.</p>
<p>Felaketin en büyüğünü önlemeyi sağlayacak olan değişim, teknik ve ekonomik olarak hâlâ mümkün. Değişimleri gerçekleştirmek kolay olmayacak ama dünyada bundan daha önemli, daha kayda değer hiçbir şey olamaz. Bu değişimler daha az hırçın ve telaşlı, daha güzel bir dünya yaratılmasına yönelik; gerekli değişimleri gerçekleştirmek, yeni iş sahaları da yaratacak. Bu, bir âcil durum – âcil eylem gerektiriyor.</p>
<p>Hükûmetimiz bilimin ve tarihin bize anlattıklarına uygun şekilde hareket etmiyor. O halde, Hükûmetimiz ihmal suçu işliyor demektir. Siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, başkaldırmak bizim ahlâki görevimiz. Sosyal bilimler bize barışçıl sivil itaatsizliğin değişimin gerçekleştirilmesinde etkili bir yol olduğunu gösteriyor. Vicdanlarımızın sesini dinlediğimizde, sevdiklerimizi korumak için fedakârlık yapmağa razı olduğumuzda hayatımıza amaç ve anlam kazandırmış oluruz. Bizim gibi duyup düşünenleri bu barışçıl İsyanımıza katılmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Talepler</strong></p>
<p>1. Hükûmet, içinde bulunduğumuz durumun ne kadar ölümcül olduğu konusunda doğruyu söylemeli, bu pozisyonla uyumlu olmayan tüm politikalarını değiştirmeli ve medyanın yanı sıra kendisi de değişimin âciliyeti konusunda halka bilgi vermeli – bireylerin, toplulukların ve şirketlerin yapması gereken şeyler hakkındaki bilgiler de buna dahildir.</p>
<p>2. İyiniyet beyanları ve rehber ilkeler yayınlamak buz örtülerini eriyip gitmekten kurtarmaz. Hükûmet, Birleşik Krallık’ta karbon salımlarını 2025 yılına kadar net sıfıra indirmek üzere bağlayıcı yasalar çıkarmalı ve ayrıca atmosferden sera gazı fazlasını çıkarmak üzere ekstra önlemler almalıdır. Hükûmet ayrıca küresel ekonominin gezegenin yıllık kaynak değerinin yarısından fazlasını kullanmaması için uluslararası işbirliği içine girmelidir.</p>
<p>3. Bu talepler, zorunlu olarak, ancak savaş zamanlarında kanunlarla düzenlenen çapta girişimleri ve seferberlik hallerini gerekli kılar. Ne var ki, Hükûmetimizin bu amaçların gerçekleştirilmesine yetecek cesur, hızlı ve uzun vadeli değişimleri yapacağına güvenmediğimiz gibi, politikacılarımıza daha geniş çaplı yetkiler vermeye de niyetimiz yok. Onun yerine, biz enkazdan çıkarken, amaca uygun bir demokrasi kurmak üzere, değişimleri gözetecek bir Yurttaşlar Meclisi talep ediyoruz.</p></blockquote>
<p>(<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>)</p>
<p>Ey okur, bu bildiri çevrilip burada yayınlandığı sırada demokrasinin ve endüstri devriminin beşiği İngiltere’de belki de ileride asrın isyanı diye adlandırılacak eylem başlamıştı bile. Guardian gazetesinin haberine göre, Londra’da Parlamento Meydanı’nda, aralarında aileler, emekliler ve 20 yaş altındaki gençlerin de bulunduğu binden fazla insan toplandı. Yokoluş İsyanı grubu, dünyanın içine girdiği iklim acil durumuna dikkat çekmek üzere –yukarıda yazılı– isyan bildirisini okudu. Grup, ondan sonra yola oturdu, başkentin en kalabalık ve yoğun trafiği olan kavşaklarından birinde iki saat boyunca trafiği bloke etti. Farklı inanç gruplarından insanlar, Yeşil partiye mensup politikacılar ve gazeteciler, hızla büyüyen ekoloji krizinin muazzam boyutları hakkında insanları uyaran, acil eylem çağırılarında bulunan konuşmalar yaptı.</p>
<p>Ayrıca, beklenen, ama korkulmayan da “başa geldi”: “Yükselen sivil itaatsizlik kampanyası”nın ilk adımı olarak, Parlamento Binaları’na giden yolları kesen protestoculardan onbeşi gözaltına alındı.</p>
<p>“İsyan”, Birleşik Krallık’ta aralarında eski Canterbury Başpiskoposu Rowan Williams’ın da bulunduğu 100’e yakın sayıda kıdemli akademisyen tarafından da destekleniyor.</p>
<p>İsyanı örgütleyenler birkaç yüz kişi beklediklerini, ama binden fazla insanın katıldığını, bu yüksek katılımın da, halkın hükûmet ve politikacılara duyduğu öfke ve hüsranın boyutunu gösterdiğini, ayrıca ekoloji krizi karşısında nihayet birşey yapma ihtiyacının had safhaya vardığına işaret ettiğini söylediler.</p>
<p>Kasım başından itibaren yoğun ve sürekli bir kitle sivil itaatsizlik hareketi yürütecek olan grup adına konuşanlar, hapse girmeye hazır yüzlerce gönüllü olduğunu, eylemlerin 17 Kasım’da Parlamento Alanı’nda bir oturma grevi ve Londra şehri köprülerinde bir dizi planlı işgal eylemi ile doruğa çıkacağını belirttiler.</p>
<p>Organizatörlerden Gail Bradbrook, Kasım’da hayatın akışını kesintiye uğratacak geniş kapsamlı eylemler olacağını belirtti. “İnsanlar artık arkalarına yaslanıp politikacılarla şirketlerin hepimizi ekolojik yıkım uçurumundan aşağı sürmesine razı değiller” dedi. Ve ilave etti: “Bu bir acil durum ve acil cevap verilmesi gerekiyor.”</p>
<p>(<a href="https://www.theguardian.com/environment/2018/oct/31/15-environmental-protesters-arrested-at-civil-disobedience-campaign-in-london" target="_blank" rel="noopener">https://www.theguardian.com/environment/2018/oct/31/15-environmental-protesters-arrested-at-civil-disobedience-campaign-in-london</a>)</p>
<p>Not: Eylem takvimine şöyle bir göz atarsanız, bazı hoş sürprizlerle ve tanıdık simalarla da karşılaşabilirsiniz. Hadi bir de tüyo verelim: 16 Kasım ve 23 Kasım “geleceğin Cumaları” etkinliğinde sabah 11:00 -12:00 arasında bizim Grevci Greta da orada olacak – Dayanışma için İklimGrevi’nde!</p>
<p>(<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>)</p>
<p>Evet ey okur, son durum budur. Vakanüvisiniz hakir, gelişmeleri sizlere iletir.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://acikradyo.com.tr/acik-gazete/yokolus-isyani" target="_blank" rel="noopener">Açık Radyo</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/">Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
