17 Mayıs Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü

17 Mayıs 2016
Dünya Sağlık Örgütü’nün eşcinselliği hastalıklar listesinden çıkardığı tarihe işaret eden 17 Mayıs, tüm dünyada Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü olarak anılıyor. Sivil Sayfalar olarak 17 Mayıs’ta LGBTİ çalışan STK temsilcileriyle 17 Mayıs’ı ve gündemlerindeki tartışmaları konuştuk. “Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü’nün Neden 17 Mayıs’ta olduğunu anlamak gerekiyor.” Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ […]

Dünya Sağlık Örgütü’nün eşcinselliği hastalıklar listesinden çıkardığı tarihe işaret eden 17 Mayıs, tüm dünyada Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü olarak anılıyor. Sivil Sayfalar olarak 17 Mayıs’ta LGBTİ çalışan STK temsilcileriyle 17 Mayıs’ı ve gündemlerindeki tartışmaları konuştuk.

“Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü’nün Neden 17 Mayıs’ta olduğunu anlamak gerekiyor.”

Kadıköy Kent Konseyi LGBTİ Meclisi “Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü’nün tarihine bakınca çok da geçmişe gidemiyoruz maalesef. 17 Mayıs 1990’dan bu yana dünya çapında cinsel kimlik ve yönelimlere karşı nefret söylemi, suçu ve her türlü şiddete karşı mücadele günü olarak anılıyor. Ancak Homofobi Karşıtlığı Günü’nün neden 17 Mayıs olduğunu da anlamak gerekiyor. 1990 yılına kadar eşcinsellik Dünya Sağlık Örgütü’nün psikiyatrik hastalıklar listesinde yer alıyordu. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konudaki deklerasyonu önyargıları yıkma anlamında faydalı ve etkili bir araç olmasına rağmen bu gün bizim için kutlama gününden ziyade LGBTİ toplumsal hareketini duyurma ve yayma günlerinden biridir.”

Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği – Erdem Gürsu “Bu alanda önemli bir husus homofobi ve transfobi karşıtlığını herkesin mesele edinmesini sağlamak. Yani, bu alandaki ayrımcılık ve nefret suçları ile mücadele etmek ya da bu mücadeleye destek olmak sadece eşcinsel, biseksüel ve transların işi olmamalı. Ayrımcılığa maruz bırakılan tüm kesimler için de bu durum böyledir. Örneğin ülkemizde ırk ayrımcılığı, etnik ve dini ayrımcılıklar var iken ben bu gruba dahil değilim o yüzden benim meselem değil dememek gerekiyor. Çünkü sadece “sizi destekliyorum” demek yetmez, bu desteği somut ve aktif bir şekilde göstermek vatandaş ya da birey olarak sorumluluk duymamız gereken bir konudur. İşte homofobi ve transfobi karşıtı olmak da böyle bir durum. Çünkü bu alandaki mücadele aslında cinsel kimliklerimizin farklılığından bağımsız hepimizi birlikte özgürleştirecek. Örneğin toplumsal cinsiyet rolleri sadece eşcinselleri ya da transları mağdur etmiyor, genel anlamda kadını ve erkeği de tek tipleştirip onlara kendilerinin seçmediği zorunluluklar yüklüyor. İşte tüm bu eşitsizliklerin karşısında hep birlikte mücadele edilmelidir, biz de her yıl 17 Mayıs’ta bu işbirliklerini kurmak ve bunun önemini vurgulamak amacıyla yola çıkıyoruz. Bu nedenle bu gün kapsamında yapılan farkındalık çalışmaları bizler için önemli.”

Türkiye’de de merkezi Ankara’da bulunan Kaos GL Derneği‘nin öncülüğünde 2004 yılından bu yana her 17 Mayıs günü LGBTİ bireyler bir araya gelerek homofobik ve transfobik şiddete karşı buluşmalar gerçekleştiriyor. Kaos GL Derneği’nin bu seneki buluşmasının konusu “kurumlar, sivil toplum ve felsefede tahakküme karşı arzu”.

“LGBTİ gündemi Türkiye’de ve dünyada yaşanılanlardan bağımsız değil.”

“Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği olarak gündemimiz Türkiye’de ve dünyada yaşanılanlardan bağımsız değil. Bizim çalışmalarımızı gündemler olumlu ya da olumsuz etkiliyor sonuçta. Ne yazık ki kişisel düşüncem son dönemde tahammülsüzlük ve kutuplaşma, ‘ya bendensin ya ondan’ düşüncesinin oldukça yaygın olması. Gitgide bu durum tartışmadan çıkıp çatışmaya ve de şiddete doğru yol almakta. Bu atmosfer bizlerde gerek aktivistler olarak gerekse de LGBTİ’ler olarak bir güvensizlik duygusu yaratıyor. İnsan kendini güvende hissetmediği ortamda sağlıklı bir şekilde ilerleyemiyor, savunuculuk çalışmalarına, bırakın çalışmaları hayatın kendisine dair bile motive olamıyor. O nedenle kişisel fikrim vatandaşlar olarak kendimizi güvende hissedebileceğimiz bir ortam tekrardan sağlanmalı. Bizler düşüncelerimizi özgürce ifade edebileceğimiz, toplantı ve yürüyüşleri güven içerisinde gerçekleştirebileceğimiz bir seviyeye gelmeliyiz. Bunu LGBTİ haklarını da kapsayan bir şekilde tüm insan hakları çalışmaları için oldukça önemli ve acil görüyorum. Dolayısıyla bizim kendi gündemimiz de şu aralar “güvenlik meseleleri ve barış içinde politika yürütmek”, bu gündem bizim için birincil konular arasında.”

“Türkiye’de LGBTİ gündemi diğer mücadele alanlarında olduğu gibi sıklıkla değişiyor.”

Türkiye’de ilk kez bir kent konseyi bünyesinde kurulan LGBTİ Meclisi olma özelliğini taşıyan Kadıköy Kent Konseyi Lezbiyen Gey Biseksüel Trans ve İnterseks (LGBTİ) Meclisi Kadıköy’de LGBTİ’lerin talepleri ve sorunlarına dayanışma ile çözüm üretmeyi hedefliyor. “Gündemimizde yerel LGBTİ hakları, tutsak, mülteci LGBTİ’lerin sorunları, LGBTİ’lerin sosyal hizmet ihtiyaçları, LGBTİ’lere karşı nefret suçları ve söylemi, LGBTİ ruh sağlığı ve askerlik (vicdani ret) meseleleri her zaman yer alıyor ancak LGBTİ gündemi, Türkiye’de diğer mücadele alanlarında da olduğu gibi sıklıkla değişiyor. Bunda LGBTİ’lerin diğer hareketlerle olan organik bağının payı olduğu söyleyebiliriz. Diğer yandan LGBTİ hareketinde ve görünürlüğünde çok önemli yere sahip olan ve yaklaşan Onur Haftası’nı çok önemsiyoruz.”