<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>#SallanmadanHazırlan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sallanmadanhazirlan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sallanmadanhazirlan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Mar 2023 12:33:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>#SallanmadanHazırlan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sallanmadanhazirlan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Meclis’te Deprem Değil Afet Risklerini Azaltma Daimi Komisyonu Kurulmalı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/29/mecliste-deprem-degil-afet-risklerini-azaltma-daimi-komisyonu-kurulmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2021 07:52:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[afet riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Özmen]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı raporu değerlendiren Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, önerilen daimi komisyonun deprem değil afet risklerini azaltma komisyonu olması gerektiğini belirterek, komisyon üyelerinin önerilerin yasalaşması noktasında takip süreçlerini yürütmeleri gerektiğini kaydetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/29/mecliste-deprem-degil-afet-risklerini-azaltma-daimi-komisyonu-kurulmali/">‘Meclis’te Deprem Değil Afet Risklerini Azaltma Daimi Komisyonu Kurulmalı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İzmir&#8217;de 30 Ekim 2020&#8217;de meydana gelen depremin ardından TBMM’de kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, dört aylık çalışmanın ardından hazırladığı raporu yayınladı. Raporu Sivil Sayfalar’a değerlendiren Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr Bülent Özmen, daha önceki dört deprem komisyonuna göre en kapsamlı raporun bu olduğunu kaydetti. Türkiye’nin Depremselliği ile Hukuki ve Kurumsal Yapılanması, Deprem Risk ve Zararlarını Azaltma Çalışmaları, Deprem Risk ve Zararlarının Azaltılmasına İlişkin Öncelikler ve Sonuç ve Öneriler olmak üzere 4 ana bölüm ve 524 sayfadan oluşan raporun dördüncü bölümünde; deprem risk ve zararlarının azaltılması ve deprem konusunda her alanda alınması gereken tedbirler yer alıyor. Raporda öneriler arasında yer alan TBMM çatısı altında daimi olarak görev yapacak, &#8216;Deprem Risklerinin Azaltılması Komisyonu&#8217; kurulması önerisinin &#8216;Afet Risklerinin Azaltılması Komisyonu&#8217; olarak değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Özmen, komisyonun sel, heyelan, kuraklık, iklim değişikliği gibi doğa ve teknoloji kaynaklı bütün afetleri kapsayacak şekilde görev alanının genişletilmesinin önemine vurgu yaptı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-64526 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/bulent-ozmen-1.jpg" alt="Bülent Özmen" width="259" height="194" />Özmen rapordaki, ‘Türkiye Afet Yönetim Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı, Türkiye Afet Risk Azaltma Planı, Afet Sonrası İyileştirme Planları hazırlanmalı ve uygulamaya geçirilmelidir.’ önerisinin hayata geçirilmesinin de hayati olduğunun altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deprem Araştırma Komisyonu&#8217;nun, Türkiye’nin depremselliği ile hukuki ve kurumsal yapılanmasını, deprem risk ve zararlarını azaltma çalışmalarını, deprem risk ve zararlarının azaltılmasına ilişkin öncelikler ve sonuç ve önerilerini detaylı bir şekilde ortaya koymasının önemli olduğunu vurgulayan Özmen, bu önerilerin hayata geçirilmesi noktasında da kararlı olunması gerektiğini söyledi. Özmen, Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin bu önerilerin kanunlaştırma ve hayata geçirme noktasında kararlılığını sürdürmesinin Türkiye’nin deprem risklerinin azaltılması çalışmalarına katkı sunacağını da sözlerine ekledi.   </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/29/mecliste-deprem-degil-afet-risklerini-azaltma-daimi-komisyonu-kurulmali/">‘Meclis’te Deprem Değil Afet Risklerini Azaltma Daimi Komisyonu Kurulmalı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum ve Deprem Raporu Yayında</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/sivil-toplum-ve-deprem-raporu-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2021 13:16:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İçin Destek Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey Mozaik Foundation]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın, Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’nun faaliyetleri ve STK'ların katılımıyla ilgili izleme çalışmasıyla oluşturduğu Sivil Toplum ve Deprem raporu yayınlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/sivil-toplum-ve-deprem-raporu-yayinda/">Sivil Toplum ve Deprem Raporu Yayında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Toplum ve Deprem (TBMM Deprem Araştırması Komisyonu İzlenimi) Raporu, Sivil Sayfalar&#8217;ın, Sivil Toplum İçin Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation desteğiyle yürüttüğü &#8220;TBMM Araştırma Komisyonu’nu İzleme Projesi” kapsamında hazırlandı. 6 ay süren projede, İzmir Depremi’nden sonra TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partilerin ortak kararıyla açılan TBMM Deprem Araştırma Komisyonu ile iletişim kurma, Komisyonun faaliyetlerini izleme, bu faaliyetlere katkı sunma ve katkı sunmaya yönelik çalışmalar üretmelerini sağlayacak bir izleme çalışması yürütüldü. Türkiye’de sivil toplum haberciliğinin ana adresi olan Sivil Sayfalar ve sosyal medya kanalları aracılığıyla, STK’ların Araştırma Komisyonu ile ilgili bilgilendirilmesi, Komisyon’a başvuru yöntemlerinin tanıtılması ve Komisyon’a başvurmaları ya da Komisyon’un faydalanacağı şekilde çıktı üretilmesinin desteklenmesi yönünde “Sallanmadan Hazırlan” başlıklı bir kampanya yürütüldü. Proje kapsamında Türkiye genelinde farklı STK’ların afet çalışmalarında fırsat ve eksikliklerin tartışıldığı, STK’lar arası ve STK-kamu ilişkilerinin ve Deprem Araştırma Komisyonu için üretilebilecek içeriğin tartışıldığı geniş katılımlı bir çalıştay da düzenlendi.</p>
<p>Raporda, Meclis Deprem Araştırması Komisyonu’nun çalışma süresi boyunca üretilen içeriğin ve izleme faaliyetinin ana bulguları ve bu süreçte Parlamento-STK ve STK’lar arası ilişkilere yönelik tespitler yer alıyor. STK’ların deprem başta olmak üzere afet politikalarına etkin katılımına yönelik önerilere yer verilen raporda, TBMM Deprem Araştırma Komisyonu raporunun bağlayıcılığının sağlanması ve komisyonun daimi ihtisas komisyonuna dönüştürülmesinin önemi de vurgulanıyor.</p>
<p>Rapora ulaşmak için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-sayfalar-sivil-toplum-ve-deprem-tbmm-deprem-arastirma-komisyonu-raporu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>tıklayınız.</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/sivil-toplum-ve-deprem-raporu-yayinda/">Sivil Toplum ve Deprem Raporu Yayında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Afet Yönetiminde Çocuklar İçin Bir Başlık Açılmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/afet-yonetiminde-cocuklar-icin-bir-baslik-acilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2021 10:32:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[afet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Yeniden Başlasın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65655</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Oyun Yeniden Başlasın” projesini yürüten İzmir Eğitim Kooperatifi kurucu ortaklarından Murat Kurt, afet süreçlerinde çocuklar için yapılan çalışmaların sürdürülebilir olması için çalıştıklarını belirterek, “Afet yönetmeliğinde çocukların iyi oluşları için bir başlık açılsın istiyoruz” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/afet-yonetiminde-cocuklar-icin-bir-baslik-acilmali/">“Afet Yönetiminde Çocuklar İçin Bir Başlık Açılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplum için Destek Vakfı&#8217;nın İzmir depreminin ardından açtığı Acil Destek Fonu kapsamında desteklenen Oyun Yeniden Başlasın projesi,</span> <span style="font-weight: 400;">afet mağduru çocuklara daha hızlı ve faydalı destek sunmanın altyapısına katkı sağlamak ve uygulanabilirliği olan sistematik bir yaklaşım oluşturabilmek amacıyla yürütülüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-65656 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/murat-kurt-640x480.jpg" alt="Murat Kurt" width="259" height="194" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/murat-kurt-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/murat-kurt.jpg 700w" sizes="(max-width: 259px) 100vw, 259px" />Pilot olarak başlatılan çalışmanın Türkiye acil eylem planı içerisinde çocuklar konusunda standart uygulamanın sağlanabileceği bir yapı oluşturulması hedefi olduğunu vurgulayan İzmir Eğitim Kooperatifi kurucu ortaklarından Murat Kurt, “Bayraklı Belediyesi ile ortak çalışarak Bayraklı ilçe sınırları içerisinde yaşayan mümkün olduğu kadar çok çocuğa ulaşmak hedeflenmektedir. Geniş bir kontrol grubu oluşturmak projenin nihai hedeflerinden olan bilimsel yayının güçlenmesi için daha fazla veri toplanmasını sağlayacaktır. Bu geniş örneklem grubuna ön test yapılacak ve içerisinden koordinasyon ekibi kriterlere uygun 144 çocuk belirlenerek proje kapsamındaki eğitimlere dahil edilecektir. Eğitim döneminin sonunda eğitime dahil olan 144 çocuğa son test yapılacağı gibi geniş örneklem grubuna da son test uygulaması yapılacak ve böylece karşılaştırmalı analiz için veri sağlanmış olacaktır.&#8221; dedi.</span></p>
<h5><b>“Pandemide Görüşmeler Online Ortama Taşındı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi nedeniyle görüşmelerin online ortama taşındığını belirten Kurt, “</span><span style="font-weight: 400;">Bu tür çalışmaların dijital ortamda sürdürülmesine dair İZEK’in çok boyutlu bir tecrübesi var. Hem eğitimlerin dijital ortamlarda nasıl daha faydalı hale getirilebileceğine dair çalışmalar üretmesi hem de bunu 1,5 yıldır uyguluyor olmasının rahatlığını bu projede kullanma şansına sahibiz. Eğitmenlere verdiğimiz “Eğitimde Dijital Uyum” çalışması, velilere ve öğrencilere verdiğimiz Çevrimiçi Eğitimden Sağlanan Faydanın Artırılması programları hem bilişimci ve psikolog ortaklarımız tarafından kurgulandı ve birçok kurumda uygulandı.</span> <span style="font-weight: 400;">Çevrimiçi alana geçince terapötik görüşmelerin gerçekleştirilmesi ve ölçümlenmesini uluslararası kabul gören yeni yöntemlerle revize ettik. Böylece daha hızlı ve daha net sonuçlar almayı hedefliyoruz. Yüz yüze taraftan uzak kalmanın sağladığı fiziki enerji ve bütçe avantajını örneklem kitlesini genişletmekte kullandık. 144 çocuğa yapılacak eğitimin haricinde bir o kadar da eğitime katılmayacak çocuklar için çalışma yürütmeye başladık. Kullanılacak ölçekler belirlendi ve katılımcı belirleme anket çalışmaları başlatıldı. Uygulanacak eğitim programları Ege Üniversitesi akademisyenleri iş birliği ile oluşturuldu.</span> <span style="font-weight: 400;">Böylece çalışmanın hazırlık dönemini oldukça verimli bir şekilde yürütüyor durumdayız.” Dedi.</span></p>
<h5><b>“Prosedür Çocuklar İçin de Netleşsin”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-65658 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-yonetiminde-cocuk-1-640x418.jpg" alt="afet yönetiminde çocuk" width="331" height="216" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-yonetiminde-cocuk-1-640x418.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-yonetiminde-cocuk-1-1024x668.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-yonetiminde-cocuk-1.jpg 1080w" sizes="(max-width: 331px) 100vw, 331px" />17 Ağustos depremini Gölcük’te yaşadığını, afetlerde yaşamın durduğunu tek önceliğin hayatta ve güvende olmak olduğunu vurgulayan Kurt, “Tecrübeyle sabit ki bu tür dönemlerde çocukların asıl ihtiyacı hak ettiği önemi bulamıyor. Olayın ardındaki sıcak zamanlarda çocukları eğlemek, oyalamak ve onlara yaşadıkları felaketi unutturmak üzere çalışmalar yapılıyor. Herkesin iyi niyetle ve gayretkeş bir biçimde gerçekleştirdiği bu çalışmaları daha sistemli ve sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. İstiyoruz ki afet yönetmeliğine çocukların iyi oluşları için bir başlık açılsın ve bizim başlattığımız bu hamle yetkili ve ilgili herkesçe geliştirilmeye devam etsin. Böylece felaket olan yerde uygulanacak prosedür çocuklar için de netleşmiş olsun. Kızılay nasıl yardım malzemelerini alıp bölgeye derhal gidiyor ve bir tereddüte mahal vermeden yapması gerekeni bir sistem dahilinde yapıyorsa, eğitimciler de anında bölgeye ulaşıp çocuklar konusunda yapılması gerekenlere derhal başlayabilsinler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Psikolog ve akademisyen emekleriyle oluşturulan programımızla çocukların olayı unutarak değil, tanımlayıp kabul ederek yaşamaları üzerinde eğitimin ihmal edildiğini görüyor ve bunu da temel ihtiyaçlardan biri olarak belirliyoruz.&#8221; dedi.</span></p>
<h5><b>Bilimsel Yayın ve El Kitabı</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Oyun Yeniden Başlasın Projesi’nin ardından önemli iki çıktı olacağını da belirten Kurt, “Bunlardan biri; projemiz kapsamındaki eğitimin ve sürecin analiz edildiği bilimsel makalenin yayınlanmasıdır. Bir diğeri ise; proje sürecinde edindiğimiz deneyim, bilgi birikimini ve 16 haftalık eğitici drama eğitim içeriklerinin, ihtiyaç dahilinde yetkinliği olan her eğitimcinin ulaşabileceği ve kısa bir eğitici eğitimi alarak uygulayabileceği bir el kitabı olacaktır. Türkiye acil eylem planı içerisinde çocuklar konusunda standart uygulamanın sağlanabileceği bir çalışma bulunması esas amacımızdır.  Böylelikle, afet durumlarında çocuk merkezli eylem planlarının yaygınlaşmasına öncülük etmekte olup, aynı anda birçok yerde uygulanabilir ve çoklanabilir bir eğitim programı elde edilmesi planlanmaktadır.” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/afet-yonetiminde-cocuklar-icin-bir-baslik-acilmali/">“Afet Yönetiminde Çocuklar İçin Bir Başlık Açılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu: “Sivil Toplumun Komisyona Katkı Sunması Önemli&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/deprem-arastirma-komisyonu-uyesi-ali-kenanoglu-sivil-toplumun-komisyona-katki-sunmasi-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2021 08:59:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Kenanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 18 ilin fay hattında olduğunu ve toplumun %70’inin deprem riski olan kentlerde yaşadığını hatırlatan TBMM Deprem Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu, komisyondan toplumun hayrına bir raporun çıkması için sivil toplumun katılımına işaret ediyor. Depremlerin yer açtığı sorunların tümünün siyasi irade ile ortadan kaldırılabileceğini dile getiren Kenanoğlu, sivil toplum başta olmak üzere tüm kesimlerin duyarlılığını artırması ve komisyon çalışmalarına katkı sunması gerektiğini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/deprem-arastirma-komisyonu-uyesi-ali-kenanoglu-sivil-toplumun-komisyona-katki-sunmasi-onemli/">Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu: &lt;br&gt;“Sivil Toplumun Komisyona Katkı Sunması Önemli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nun bugüne dek gerçekleştirildiği çalışmalardan bahseder misiniz? </strong></p>
<p>Çeşitli kurumların sunumları depremle ilgili çalışan kurumların görüşleri alınıyor. Bize sunum yapılıyor. Durum tespiti denebilecek şekilde, kendi kurumları cephesinden neler yapılması gerektiğini anlatıyorlar.  Kamuoyunun merak ettiği soruları yanıtlayarak ilerliyoruz. RTÜK, AFAD, polis, jandarma dahil ilgili tüm kurumlardan görüş alıyoruz. Deprem ile ilgili tüm kurumların sunumları ile Komisyon çalışmaları devam edecek. Şu an dinleme ve soru sorma safhasındayız. Bu noktada bizim eleştirdiğimiz konu, Komisyon’a gelerek sunum yapan devlet kurumları biraz reklam yapıyor gibiler.</p>
<p>Özellikle bu sunumlarda gördüğümüz şey, “her şey yolunda, her şey sorunsuz” yaklaşımı.  Şüphesiz önemli ve olumlu gelişmeler de oluyor. Özellikle teknoloji konusunda önemli gelişmeler var. Tüm bunlara bakınca iyi şeylerin olması için elimizde olanaklar var aslında. Depremin yarattığı sorunların tamamı ortadan kalkabilir.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de depreme ilişkin bilinmeyen bir şey yok. Her birimiz vatandaş olarak deprem uzmanı olduk.</p></blockquote>
<p><strong>Hem parti hem bir vekil olarak Komisyon’a hangi önerileri dile getirdiniz? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64481 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Ali-Kenanoglu-Deprem-Arastirma-Komisyonu.jpg" alt="Ali Kenanoğlu Deprem Araştırma Komisyonu" width="283" height="283" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Ali-Kenanoglu-Deprem-Arastirma-Komisyonu.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/Ali-Kenanoglu-Deprem-Arastirma-Komisyonu-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 283px) 100vw, 283px" />Türkiye’de depreme ilişkin bilinmeyen bir şey yok. Her birimiz vatandaş olarak deprem uzmanı olduk. Sık deprem yaşayan bir ülke olarak fiilen korunma aşamalarını da biliyoruz. Hakikaten depremle ilgili bilgi sahibiyiz. Tüm mesele bilginin hayata geçmesi, kurumsallaştırılması devletin kanun yapması, karar alması, yaptırım uygulaması. Tüm mesele burada.</p>
<p>Bugüne dek kurulan deprem araştırma komisyonlarında özellikle 1999 ve 2010 raporları oldukça iyi raporlar. İyi önermeleri var. Şu anki tüm vekillerin iyi niyetle çalıma yaptığından kuşkumuz yok. Bu komisyondan da iyi bir rapor çıkacak oradaki eksiklik şu: bu raporların sonuçlarını hayata geçirme endişemiz var. Biz aslında Komisyon’da bilinenleri hayata geçireceğiz.</p>
<p>Yeni teknolojik gelişmelerle, depreme karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini Komisyon’da belirleyeceğiz. Hazırlayacağımız raporun sonucu hayata geçmezse, biz sadece tarihe not düşmüş oluruz. Daha önceki komisyonlarda imar affı asla yapılamamalı, denetimler artırılmalı gibi ciddi öneriler var. Ancak raporlara rağmen birçok kez imar affı çıktı. İmara açılan alanlara bakınca rapor sonucu uygulanmadı. Bu nedenle raporun sonucu önemli. Hükümet tarafından raporun uygulanması konusunda endişelerimiz var.</p>
<p>İktidar açısından, toplumun gazını almak amacıyla ciddi bir çalıma yapıyoruz algısı yaratmak için oluşturulmuş bir komisyon olmaması gerekiyor. Diğer taraftan da parti olarak Komisyon’da söz alması için belirlenen listelere yönelik çalışma istedik. Van, Diyarbakır, Elazığ’dan da insanların olmasını talep ettik.  Parti olarak, somut olarak yapılması gerekenler konusunda katkı sunuyoruz. Şu anda dinleyerek, anlatılanları not alıyoruz.</p>
<h5><strong>“Depremle Mücadelenin Başarılı Olması İçin Siyasi İrade Şart!”</strong></h5>
<p><strong>Yerel yönetimlerin Komisyona katılım talebi oldu mu?</strong></p>
<p>Komisyona rapor gönderenler oldu. Doğrudan katılım talebi olmadı. İstanbul depremi gündeminizin önemli bir maddesi. İstanbul depremine yönelik her kuruma soru soruyoruz. İstanbul depremi Türkiye’yi ciddi şekilde etkileyecek. İstanbul’da bir deprem olursa, farklı kentlerden İstanbul’a girmek ve yardım ulaştırmak çok zor olacak. Anayolların kapanmasından ve afetzedelere ulaşılmasının mümkün olmayacağı senaryolardan bahsediliyor. Biz Komisyon’a gelen her kuruma İstanbul’a ilişkin planlarını soruyoruz. Tüm bunları konuşurken, Komisyon olarak yerinde inceleme yapmamız ve mesela İstanbul’da yürütülen çalışmaları doğrudan yerinde görmemiz gerekebilir.</p>
<p><strong>Komisyon çalışmalarında dikkate alınması ve hazırlanacak raporun öneriler kısmında yer alması gereken en önemli politika önerileri neler olabilir? </strong></p>
<p>Deprem konusu Türkiye açısından birkaç önemli maddeden oluşuyor. İlk olarak zemin çalışması yapılması gerekiyor. İkincisi bu zemine uygun binanın nasıl olacağının belirlenmesi gerekiyor. Üçüncü olarak binaların denetiminin nasıl olacağı, dördüncüsü ise denetim mekanizmasına uyulmadığında cezai yaptırımların belirlenmesi. Tüm bunlar iyi uygulanırsa bir kayıp yaşanmaz. Depreme dayanıklı teknolojik gelişmelerin pek çok yerde kullanıldığını görüyoruz.  Şu anda dünyada deniz dolduruluyor ve şehir yapılıyor. Dubai buna bir örnek. Denizi doldurarak teknoloji desteği ile depreme dayanıklı konutlar üretilebiliyor.</p>
<p>Tüm bunların hayata geçirilmesi için siyasi irade gerekiyor. Türkiye’de deprem sonrası çalışmalara daha odaklıyız. Bizde genelde deprem olduktan sonra yardıma koşmak daha öncelikli gibi. Bir yandan da yardım faaliyetlerinin siyasi şova dönüşmesi, diğer yandan da vicdani kaygıları karşılaması söz konusu. Bizim esas olarak deprem öncesi çalışmalara ağrılık vermemiz lazım. 2020 yılında tüm dünyada meydana gelen depremlerde 198 kişi öldü; bunların 167’si Türkiye’de yaşamını yitirdi. Ortada böyle bir sonuç varken, Türkiye’yi depremle mücadelede başarılı gösteremezsiniz. Toplumun yardımlaşma duygusunu sömürmeye de gerek yok.</p>
<p>Burada yürümeyen pek çok şey var. Biz bunu Komisyon’a gelen kurumlara soruyoruz: bu kadar her şey iyi ise Türkiye’de neden bu kadar can kaybı oluyor? Örneğin Şili, bu konuda çok iyi bir örnek. Önceki yıllarda depremde büyük can kayıpları veren bir ülke olan Şili’de 2015 yılında 8.3 deprem olmasına rağmen sadece 13 can kaybı oldu. Şili ne yapmış? Nasıl bu hale gelmiş? Çok basit uygulamalar ve siyasi irade ortaya koyarak Şili’nin başarısını Türkiye’de de gerçekleştirmek mümkün. Bizim parti olarak öneri ve eleştirilerimiz bunun üzerinde kurulu. Her şey biliniyor, siyasi irade olmalı.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de 9.8 milyon bina, deprem riski taşıyor. 1,5 milyon bina acilen yıkılmalı. Bu binalardan 300 bini İstanbul’da. Bunlar tabut evler olarak tabir ediliyor. Biz şu an tabut evlerde yaşıyoruz.</p></blockquote>
<h5><strong>Rant Üzerinden Kurulu Siyasi Anlayış </strong></h5>
<p><strong>Neden siyasi irade yok? Siyasi iradenin oluşmasına engel olan nedir? </strong></p>
<p>Rant endeksli siyasi iktidarlarla karşı karşıyayız. Farklı partileri dahil ederek söylüyorum; Türkiye’de rant üzerinden kurulu bir siyasi anlayış olunca, depreme karşı mücadele öncelikli olmuyor. Siyasi iktidar rant uğuruna birçok kez imar affı çıkarabiliyor.  Türkiye’de 18 il fay hattında; toplumun %70’i deprem riski olan kentlerde yaşıyor. Türkiye’de 9.8 milyon bina, deprem riski taşıyor. 1,5 milyon bina acilen yıkılmalı. Bu binalardan 300 bini İstanbul’da. Bunlar tabut evler olarak tabir ediliyor. Biz şu an tabut evlerde yaşıyoruz.</p>
<p>Bu noktada devletin devreye girmesi ve binaların güçlendirilmesine kaynak ayırması gerekiyor.  Vatandaşın buna imkânı yok. Vatandaş tüm birikimi ile bir ev almış; bu evi yıktıktan sonra tekrar yeni bir ev yapamaz. Bu artı maliyeti vatandaş karşılayamaz.  Her yere hibe yapan, zengin holdinglerin borçlarını silen devlet, vatandaşa yardımcı olmalı. Burada bazı kişilerden katkı payı almalı; bazılarına ise faizsiz geri ödemeli kredi gibi imkanlar sunmalı.  Ama devlet vatandaşa böyle bir olanak sunmuyor.</p>
<p>Burada sivil toplum da ciddi şekilde iktidarın rant kafasına alıştı. Yurttaşlar da buna alıştı. Güçlendirilmiş sağlıklı evler yapılması lazım. Kentsel dönüşüme giren evlerin yerine daha çok daire almaya kalkmak, 5 katlı bir bina yerine 8-10 katlı bir bina inşa etmek konusunda vatandaşın ve devletin bakış açısı birleşiyor. Vatandaşta güvenli bir evde oturmak değil, köşeyi dönme eğilimi var. Bu zihniyette hata var.  Bu tabut evlerden kurtulmak için, bu bakış açısından da kurtulmak gerekiyor.</p>
<p>Bir başka çarpıcı örnek: İzmir’de yaşamını yitirenlerin çoğu kiracı çünkü riskli binada oturan ev sahipleri sağlam bir yere gidiyor.  Bu riskli olan konutu da kiraya veriyor. Bilerek, isteyerek insanları tabuta taşıyorlar. Burada şöyle bir öneri var: Bina Kimlik Kartı çalışması. Bina Kimlik Kartı, bir binanın kaç yılında yapıldığını, hangi malzemenin kullanıldığını, binanın yapı denetim tarihini, hangi aşamalardan geçtiğini, şu an ne durumda olduğu gösteren bir kart.  Ancak şu an hiçbirimiz bu bilgileri bilmiyoruz. Türkiye’de 2000 öncesi yapılan binaların tümü, riskli binalar. Binaların denetlenmesi yapı denetim şirketlerine bırakılmış. Binaların denetlenmesi yapı denetim şirketlerine bırakılmış.  Yapı denetim şirketlerinde, görev alan mühendis ve mimarı yapı denetimini talep eden kişi-şirket istihdam ediyor. Yani siz kendinizi denetleyecek kişiyi seçiyorsunuz. Bu seçtiğiniz kişinin sizi denetlemesi mümkün mü?</p>
<h5><strong>“Türkiye’de Her Alanda Denetimsizlik Dayatılıyor</strong><strong>!”</strong></h5>
<p><strong>Yapı denetim şirketlerinde, riskli binaların kiralanmasının ve satın alınmasının önlenmesine ilişkin bir düzenleme niyeti var mı? </strong></p>
<p>Burada yine siyasi irade devreye giriyor. Yapılması gereken şu; bina riskli ise vatandaşlar neden burada yaşıyorlar? Bu noktada ilgili kamu kurumlarının, mesela Bayındırlık Bakanlığı’nın devreye girmesi, riskli binaların yıkılmasını ve tahliyesini sağlaması gerekebilecek.</p>
<p><strong>Bu riskli binaların yıkılmasına engel olan nedir?  </strong></p>
<p>İzmir’de ya da İstanbul’da bir mahallede, riskli de olsa binalarının yıkılmasına vatandaş izin vermez. Burada önce böyle bir direnç var. Diğer yandan devlet güçlendirme için kesenin ağzını açmıyor. Her şey için kesenin ağzını açan devlet, tabut evler için kesenin ağzını açmıyor.</p>
<p><strong>Bugüne dek Komisyon’da yapılan sunumlardan, sizin açınızdan dikkat çekici bir bilgi oldu mu?</strong></p>
<p>Çok gerekli gördüğümüz bir konu, kurumlar arasındaki koordinasyon meselesi. Türkiye’de deprem sonrası sahada, valilik dahil birçok kurum oluyor. Tüm bu kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması için kanuni düzenleme yapılması önerileri var. Belediyeler, AKUT gibi STK’lar dahil tüm aktörlerin bir koordinasyon çerçevesinde çalışması, işin şova dönüşmesinin önlenmesi gerekiyor. Bu konu, bir yönetmeliğe tabi olmalı. Deprem sonrasında arama kurtarma faaliyetlerinde, hangi koşullarda kimlerin görev alacağının netleştirilmesi gerekiyor. İzmir depremi sonrası olduğu gibi, bir bakanın telefonu yardım görevlisinden alarak yer altındaki afetzede ile konuşmasına şahit olmamız, düzenleme ihtiyacını gösteriyor.</p>
<p>Şu anda tabut evlerde yaşayan çok insanımız var. İmar konusunun, kentsel dönüşüm ve binaların güçlendirmesi konularında iktidar çözüm bulmalı. Denetim mekanizması etkili şekilde işletilmeli.  Denetim mekanizması olmazsa, bunları hayata geçiremezsiniz. Türkiye’de her alanda denetimsizlik dayatılıyor. Binaların denetlenmesi yapı denetim şirketlerine bırakılmış.  Yapı denetim şirketlerinde, işveren mühendis ve mimarı istihdam ediyor. Sizin seçtiğiniz bu kişiler sizi sizi denetliyor. Siz onlara ücret verip seçiyorsunuz. Böyle bir denetim mekanizması olmaz.  Dahası, sadece fatura kesen, hiç denetim yapmayan denetim firmaları da var.</p>
<p>Buna karşın, bağımsız bir denetim mekanizması kurulması gerekiyor. Yapı denetim firmaları meselesi çok ciddi şekilde ele alınmalı, yeterli düzeyde mimar ve mühendis ile bağımsız denetim yapılmalı.</p>
<p><strong>Deprem Araştırma Komisyonu görevini tamamladıktan sonra, Meclise nasıl bir rol düşecek?</strong></p>
<p>Komisyon’un görev süresi 3 ay, 1 ay daha ek süre alınırsa, Komisyon toplam 4 ay çalışma yürütecek. Ardından belli sürede rapor hazırlayacak. Raporun hazırlanıp Mecliste sunulmasının ardından TBMM Genel Kurul’una gelmesi gerekiyor. Ben Komisyon’un güzel bir rapor çıkaracağından eminim. Raporda mevzuat değişikliği önerileri de olacak. Ancak Meclis’in raporun gereğini yerine getirip ilgili düzenlemeleri çıkarması gerekecek.</p>
<blockquote><p>Bu, sivil toplumun da içinde olduğu bir süreç. Komisyon’dan toplumun hayrına bir rapor çıkacak şekilde, sivil toplumun denetim görevini yerine getirmesi gerekiyor.</p></blockquote>
<h5><strong>“Sivil Toplumun Katılımı Çok Önemli” </strong></h5>
<p><strong>Sivil toplumla iş birliği yapıyor musunuz?</strong></p>
<p>Komisyon kurulduktan sonra, parti adına ve kendi sosyal medya hesabımdan kamuoyuna duyuruyu yaptık: tüm yurttaşlara ve STK’lara mail adreslerimizi verdik; bize öneri, rapor, sorunları ulaştırmalarını istedik. Öncelikle halkın yararına bir rapor çıkmasını sağlamak ve sonra raporun takibini yapmak için bu çağrıyı yaptık.  Ancak sadece konu ile ilgili mimar ve mühendislerle temasımız oldu. Onun dışında STK’lardan bir geri dönüş olmadı.</p>
<p><strong>STK’lar ne yapabilir? Hem Komisyon hem tüm bu sorun alanları üzerinden nasıl bir rol üstlenebilir? </strong></p>
<p>Bu, sivil toplumun da içinde olduğu bir süreç. Komisyon’dan toplumun hayrına bir rapor çıkacak şekilde, sivil toplumun da denetim görevini yerine getirmesi gerekiyor. Görev aldığım Maden Komisyonu’nda ekoloji örgütlerinden gelen öneriler bize yön verdi. Bu öneriler sayesinde, çeşitli maddelerin değişmesine vesile olduk. STK’ların bizim hiç aklımıza gelmeyen, sorunlar, pratik öneriler ve sorunların nasıl çözüleceğine ilişkin tavsiyeler iletmeleri gerekiyor.</p>
<p>Kentsel dönüşüm ve tabut ev sorunun bir an önce çözülmesi için neler yapılabileceğine dair, sivil toplum Komisyona önerilerini iletebilir. Vatandaşların neler yapabileceğine ilişki sorun alanlarının bize iletilmesi gerekiyor. Bu tür öneriler hakikaten bize yön veriyor. Komisyon’da önerileri doğru yapabilmemiz için sivil toplumun katılımı çok önemli.</p>
<p><strong>İstanbul gibi büyük kentlerde yurttaşlar ne yapmalılar? Depreme hazırlık için en öncelikli adım ne olmalı? </strong></p>
<p>Öncelikle yaşadığımız binalar, hastaneler, okullar, işyerleri tüm bunların ne kadar sağlam olduğunu bilmemiz ya da bilinmesini sağlamamız gerekiyor. Yaşadığımız binanın depreme karşı dayanıklılığı ne durumda? İstanbul açısından şiddeti yüksek olacak bir deprem bekleniyor.</p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı? </strong></p>
<p>Meclis Deprem Araştırma Komisyonu kamuoyunda çok ilgi görmedi. Komisyon çalışmaları ile ilgili bir yayın ya da bizimle ilgilenen medya yok. Toplum da çok ilgi göstermiyor. Oysa deprem hepimizin yaşadığı bir gerçek. Hepimiz risk altındayız. Duyarlılığımızı artırmamız gerekiyor.</p>
<p>Deprem Araştırma Komisyonu’nun yürütmekte olduğu çalışmalara dair <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/25/meclis-deprem-arastirma-komisyonu-sivil-toplumun-katkilarini-bekliyor/">ilk haberimize buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/16/deprem-arastirma-komisyonu-uyesi-ali-kenanoglu-sivil-toplumun-komisyona-katki-sunmasi-onemli/">Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Ali Kenanoğlu: &lt;br&gt;“Sivil Toplumun Komisyona Katkı Sunması Önemli&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depreme Dirençli Türkiye İçin İlk Adım Afet Eğitimi!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/15/depreme-direncli-turkiye-icin-ilk-adim-afet-egitimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2021 08:48:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AKUT Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[ANDA (Kardeşe Vefa Derneği)]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHH]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[2021 Afet Eğitim Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT]]></category>
		<category><![CDATA[ANDA]]></category>
		<category><![CDATA[ihh]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Afetlere hazır olmanın ilk şartının afet eğitimi olduğundan hareketle Türkiye’de 2021 yılı Afet Eğitim Yılı ilan edildi. “Afetlere Hazır Ol” sloganıyla deprem ve diğer afetlere dair bilgi ve farkındalık artıcı içerikler hazırlandı. Herkes bu içeriklerin yanı sıra, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), yerel yönetimler ya da çeşitli STK’lar tarafından verilen eğitimlere katılarak deprem başta olmak üzere olası tüm afetlere hazır olmak için ilk adımı atabilir. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/15/depreme-direncli-turkiye-icin-ilk-adim-afet-egitimi/">Depreme Dirençli Türkiye İçin İlk Adım Afet Eğitimi!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2021 yılının Afet Eğitim Yılı ilanıyla birlikte, afetlere hazırlık kapsamında <a href="https://www.hazirol.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">hazirol.gov.tr</a> web sitesinde tüm afet olasılıklarına dair bilgi ve video içerikleri hazırlandı. Bu sayfada afet olasılıkları boğulma, buzlanma ve don, çığ, deprem, heyelan, hortum, sel, yıldırım ve yangın olarak sıralanıyor ve her durumda ne yapılması gerektiğine dair temel seviyede bilgiye yer veriliyor.</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-65598 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-egitim-yili-640x416.jpeg" alt="" width="266" height="173" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-egitim-yili-640x416.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-egitim-yili-1024x665.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-egitim-yili.jpeg 1050w" sizes="auto, (max-width: 266px) 100vw, 266px" />2021 Yılı Türkiye İçin Afetlere Hazırlık Yılı </strong></h5>
<p>Deprem Bilimci ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, afete hazırlık konusunda eğitimin öneminin altını çizerek, afetlere dirençli bir toplum oluşturmanın ilk ve en önemli adımlarından birinin eğitim olduğunu hatırlatıyor. Özmen’e göre, eğitimlerde Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Acil Durum ve Afet Yönetimi ön lisans programının afet yönetimine dair ders kitapları ve eğitim materyallerinden yararlanılabilir.</p>
<h5></h5>
<h5><strong>AFAD </strong></h5>
<p>Türkiye’de merkezi düzeyde afet yönetimi konusunda yetkili olan kurumların başında AFAD geliyor. AFAD, 2021 yılı Afet Eğitim Yılı kapsamında 15 Şubat 2021 tarihi itibariyle yaklaşık 150 bin kişiye afet eğitimi verdi. AFAD’ın web sitesinde Afetlere Hazırlık Projeleri adı altında yer alan içeriklerin başlıkları şunlar:</p>
<ul>
<li><a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39202/Afetlere-Hazirlik-Yili" target="_blank" rel="noopener">Afetlere Hazırlık Yılı</a></li>
<li><a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39203/AFAD-Gonulluluk-Projesi">AFAD Gönüllülük Projesi</a></li>
<li><a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39208/AFAD-Akreditasyon-Sistemi">AFAD Akreditasyon Sistemi</a></li>
<li><a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39209/Turkiye-Afet-Risklerinin-Azaltilmasi-Platformu" target="_blank" rel="noopener">Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu</a></li>
<li><a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39210/ARAS" target="_blank" rel="noopener">ARAS</a> (Afet Risk Azaltma Sistemi)</li>
<li><a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39211/Tatbikatlar" target="_blank" rel="noopener">Tatbikatlar</a></li>
</ul>
<h5><strong>1- Afetlere Hazırlık Yılı </strong></h5>
<p>AFAD, “Afetlere dirençli bir Türkiye için toplumda önlem alma kültürünü önceleyen zihinsel dönüşümü gerçekleştirmek için” önemli bir adım attı. <a href="https://www.hazirol.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">Afetlere Hazırlık Yılı’nda</a> vatandaşların afetlerde güvende kalması için afet öncesi, esnası ve sonrası doğru bilgileri öğrenebilmesine olanak tanıyan içerikler hazırladı. Bu içeriklere hazirol.gov.tr sitesinden ulaşabilirsiniz.</p>
<blockquote><p>AFAD, herkesi afet ve acil durumların meydana getireceği maddi ve manevi zararı en aza indirmek ve toplumu daha dirençli hale getirmek için AFAD gönüllüsü olmaya davet ediyor.</p></blockquote>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65569 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afad-gonullu-egitimi-640x398.jpg" alt="AFAD Gönüllü Eğitimi" width="595" height="369" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afad-gonullu-egitimi-640x398.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afad-gonullu-egitimi.jpg 882w" sizes="auto, (max-width: 595px) 100vw, 595px" /></strong></p>
<h5><strong>2- Afet Gönüllük Projesi </strong></h5>
<p>AFAD tarafından hazırlanan  <a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39203/AFAD-Gonulluluk-Projesi">Gönüllülük Projesi</a> afet öncesi, esnası ve sonrası faaliyetlerde gönüllü olmak isteyen vatandaşlara, görev alanlarında eğitimler veriyor ve gönüllülük sistemi içerisindeki performanslarını takip ediyor. AFAD, herkesi afet ve acil durumların meydana getireceği maddi ve manevi zararı en aza indirmek ve toplumu daha dirençli hale getirmek için AFAD gönüllüsü olmaya davet ediyor.</p>
<p>Herkese açık olan uzaktan eğitimler ve sonrasında yüz yüze eğitimler ile devam edecek olan Gönüllülük Projesi, gönüllülerin katılımını ve bilgilendirilmesini kapsayan bir sistem olarak kurgulandı. AFAD Gönüllülük Sistemi’ne başvurular e-devlet üzerinden alınıyor. Başvuru yapan kişiler SMS ve e-mail yoluyla <a href="https://gonullu.afad.gov.tr" target="_blank" rel="noopener">portala</a> yönlendiriliyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-65585 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-egitim-yili-640x360.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-egitim-yili-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/afet-egitim-yili.jpg 900w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></strong></p>
<h5><strong>3- AFAD Akreditasyon Sistemi </strong></h5>
<p>Türkiye Afet ve Acil Durum Yönetimi Sistemi içerisinde faaliyet göstermek isteyen STK’lara, özel sektör kuruluşlarına ve gönüllü bireylere uygunluk belgesi verilmesi, kamu uyumunun sağlanması ve AFAD koordinasyonunda faaliyet gösterebilmeleri amacıyla <a href="https://www.hazirol.gov.tr/tr/39208/AFAD-Akreditasyon-Sistemi" target="_blank" rel="noopener">AFAD Akreditasyon Sistemi</a> oluşturuldu. AFAD Akreditasyon Sistemi sayesinde tüm kurumlar arasında ortak standartlar getirerek afet ve acil durumlara ilişkin faaliyetlerde katılım, iş birliği, koordinasyon, etkililik ve verimliliği artırmak hedefleniyor.</p>
<p>Akredite olan kurumlar bu sayede<strong>; </strong></p>
<ul>
<li>Türkiye Afet Müdahale Planı sistemi içerisinde yer alabiliyor.</li>
<li>Görev, tatbikat, eğitim vb. faaliyetlere katılım konusunda avantaj sağlıyor.</li>
</ul>
<p>AFAD Akreditasyon Sistemi şu konularda akreditasyon sağlıyor:</p>
<ul>
<li>Arama ve Kurtarma</li>
<li>Afet ve Acil Durum Eğitimleri</li>
<li>Sağlık, Halk Sağlığı</li>
<li>Acil Durum Haberleşmesi</li>
<li>Kamp Koordinasyonu ve Barınma Alanları Yönetimi</li>
<li>Ulaştırma</li>
<li>Beslenme ve Gıda Güvenliği</li>
<li>Psikososyal Destek</li>
<li>Enerji</li>
<li>Güvenlik ve Trafik</li>
<li>Teknik Destek</li>
</ul>
<h5><strong>4- Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu</strong></h5>
<p>Afet Risklerinin Azaltılması Platformları, Hyogo Çerçeve Eylem Planı&#8217;nda kurulması önerilen ve afet risklerinin azaltılması amaçlanan Sendai Çerçeve Belgesi&#8217;nde de vurgulanan önemli bir oluşum.</p>
<p>Türkiye Afet Risklerinin Azaltılması Platformu<strong>, </strong>afet ve acil durumlara ilişkin olarak ülke düzeyinde;</p>
<ul>
<li>Tehlikelerin önlenmesini,</li>
<li>Toplumun afetlere duyarlılığının artırılmasını,</li>
<li>Risk azaltma çalışmalarının sürekliliğinin sağlanmasını,</li>
<li>Risk azaltmanın her düzeyde plan, politika ve programlara entegrasyonunu sağlamayı hedefliyor.</li>
<li>Ayrıca platform çok paydaşlı yapısıyla toplumun tüm kesimlerinin görüş ve önerilerini dikkate alıyor.</li>
</ul>
<blockquote><p>ARAS, sistemi üzerinden istenilen konumdaki afet verileri güncel olarak alınabiliyor.</p></blockquote>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-65574 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/ARAS-harita-analiz-gostergeler-640x309.jpg" alt="ARAS harita analiz göstergeleri" width="640" height="309" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/ARAS-harita-analiz-gostergeler-640x309.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/ARAS-harita-analiz-gostergeler.jpg 936w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />5- </strong><strong>Afet Risk Azaltma Sistemi (ARAS)</strong></h5>
<p>AFAD, afet duyarlılık ve tehlike haritalarının daha kolay ve hızlı bir şekilde, doğruya en yakın olarak hazırlamak ve paylaşmak amacıyla web tabanlı Afet Risk Azaltma Sistemi’ni (ARAS) kurdu.</p>
<p>ARAS, afete duyarlı mekânsal planlama ve yapılaşma sağlıyor. Ayrıca, sistem, yerel ve ulusal ölçekli planlarda kullanılacak olan tehlike ve risk haritalarının ilgili kurum ve kuruluşlar ile paylaşılabiliyor. Sistem üzerinden istenilen konumdaki afet verileri güncel olarak alınabiliyor.</p>
<h5><strong>6- </strong><strong>Tatbikatlar</strong></h5>
<p>AFAD, afet ve acil durum yönetiminde esneklik sağlanması, kendi kendine yetebilirliğin ölçülmesi, koordinasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi, plan ve prosedürlerin uygulanabilirliğinin görülmesi, öğrenme ve güncelleme amacıyla afet ve acil durum tatbikatları düzenliyor. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Bakanlık, Kurum-Kuruluş ve STK’ların katılımıyla il düzeyi, bölgesel düzey ve ulusal düzeyde tatbikatlar gerçekleştiriliyor. TAMP kapsamında gerçekleştirilen tatbikatlarda arama kurtarma, sağlık, beslenme, barınma, enerji, altyapı, psiko-sosyal destek gibi 26 hizmet grubunun faaliyetleri test ediliyor. Ayrıca illerde farkındalığı artırmak, intikal ve karar alma sürecinde refleksleri geliştirmek amacıyla habersiz tatbikatlar da gerçekleştiriliyor.</p>
<blockquote><p>Yurttaşların oturduğu veya satın alacakları binaların ilgili deprem yönetmeliklerine göre yapılıp yapılmadığını sorgulamaları gerekiyor.</p></blockquote>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65306 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turkiye-deprem-haritasi-640x362.jpg" alt="Türkiye Deprem Haritası" width="525" height="297" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turkiye-deprem-haritasi-640x362.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turkiye-deprem-haritasi.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 525px) 100vw, 525px" />Türkiye’de En Büyük Afet Kaynağı: Depremler </strong></h5>
<p>Genel olarak Türkiye&#8217;de tüm afetlere dair içeriklerin yer aldığı “Afetlere Hazır Ol” web sitesinin deprem başlığı altında, deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası alabilecek önlemler sıralanıyor. “Afete Dirençli Yapılaşmanın Önemi” adı altında, evler, kamu binaları, iş yerleri, açık alanlar gibi bir afet durumunda uğrayabileceğimiz zararı etkileyen en önemli faktörlerden birinin afete uygun yapılar olduğu hatırlatıyor. Buna göre, Türkiye’deki yapısal risklerin önemli bölümü, inşaatlarda standartlara ve yönetmeliklere uyulmamasından kaynaklanıyor. Olası afetler karşısında büyük can ve mal kayıplarının önlenmesi için, güvenliği yetersiz olan binaların güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerekiyor.</p>
<p>“Afetlere Karşı Güvenli Bina Yapım Süreci&#8221; başlığı altında ise binaların afetlere karşı güvenli olması, inşaatın başlamasından binanın kullanıma açılmasına kadar geçen tüm aşamaları kapsadığı; İmar Kanunu, Yapı Denetim Kanunu ve Belediyelerce uygulanmakta olan İmar Yönetmelikleri&#8217;nin bu aşamaları belirlediği kaydediliyor. Bu kapsamda, yurttaşların oturduğu veya satın alacakları binaların ilgili deprem yönetmeliklerine göre yapılıp yapılmadığını sorgulamaları gerekiyor.</p>
<h5><strong>Afet ve Deprem Eğitimi Veren Yerel Yönetimler</strong></h5>
<p>AFAD’ın yanında, afet yönetimi ile ilgili yasa ve yönetmeliklerle görevli kılınan kurumlardan bir diğeri belediyeler. Türkiye’de yerel yönetimlerin çoğunda “Afet Yönetim Merkezi” benzeri çeşitli birimler ile afetlere hazırlık birimleri bulunuyor. Bu birimlerde, yerel halkın afet bilinci kazanması amacıyla bazı belediyeler gönüllülere zaman zaman eğitimler de veriyor. <a href="https://www.tbb.gov.tr/basin-ve-yayin/haberler/20210209-tbbden-800-bin-belediye-calisanina-afet-egitimi" target="_blank" rel="noopener">Türkiye Belediyeler Birliği</a> ve AFAD arasında yapılan protokol kapsamında yerel yönetimlerde 800 bin belediye personeline afet eğitimi verilmesi planlanıyor.</p>
<p>Özellikle İstanbul’da başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere birçok ilçe belediyesi, kent halkına afet eğimi veriyor. Şişli Belediyesi’, Sultangazi Belediyesi, Beşiktaş Belediyesi’nin  yanı sıra, bu konuda en kapsamlı eğitimleri veren Kadıköy Belediyesi, temel afet bilinci eğitimi, depreme karşı yapısal bilinç eğitimi gibi çeşitli başlıklar altında eğitim faaliyetleri düzenliyor.</p>
<h5><strong> </strong><strong>Afet ve Deprem Eğitimi Veren STK’lar </strong></h5>
<p><a href="https://twitter.com/AKUT_Dernegi"><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65579 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-enstitusu.jpg" alt="AKUT Enstitüsü" width="225" height="225" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-enstitusu.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-enstitusu-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></strong></a></p>
<h5><strong>AKUT</strong></h5>
<p>AKUT Arama Kurtarma Derneği, Türkiye’de arama kurtarma alanında en köklü ve en deneyimli sivil toplum kuruluşu. AKUT <a href="https://akutenstitu.com/" target="_blank" rel="noopener">Eğitim ve Araştırma Enstitüsü</a>, AKUT’un operasyonlardan edindiği bilgi ve tecrübeyi Risk Değerlendirme, Acil Durum Yönetimi, İş Sürekliliği, Güvenli Çalışma, Afet ve Deprem Bilinçlendirme hizmetlerine dönüştürüyor. Burada verilen eğitimler AKUT ve Birleşmiş Milletler Arama Kurtarma Danışma Grubu INSARAG (International Search and Rescue Advisory Group) onaylı sertifikalara sahip.</p>
<p>AKUT Başkanı Recep Şalcı, afetler konusunda AFAD gibi bu alanda uzman kurumlar yanında birçok STK’nın ya da yerel yönetimin eğitim verdiğini söylerken, eğitim içeriklerinin ve eğitimin veriliş şekillerinin bir denetiminin olmadığına işaret ediyor.  Türkiye’de deprem dahil tüm afetler konusunda eğitim verecek kişilerin uzman olması gerektiğini belirten Şalcı’ya göre, bazı eğitmenlerin sahayı iyi bildiğini bazılarının ise akademik-teorik bilgide iyi olduğunu ancak hem akademi hem sahayı iyi bilen kişilerden oluşan bir uzman havuzu oluşturması gerektiğini kaydediyor. Şalcı, bazı eğitim veren kişilerin eğitim adı altında, video izleten ve anılarını anlatan eğitmenler olduğunu, bu nedenle eğitim içeriklerinde bir standardın oluşturulması gerektiğini vurguluyor. AKUT’da bir gönüllünün arama kurtarmada sahaya çıkabilmesi için 2 yıl geçmesi gerektiğini belirten Şalcı, bazı STK’ların 2 ay gibi kısa bir eğitimle gönüllüleri sahaya sürdüklerini ve bunu doğru bulmadığını söylüyor.</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65583 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/ihh-arama-kurtarma.png" alt="İHH arama kurtarma" width="176" height="177" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/ihh-arama-kurtarma.png 225w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/ihh-arama-kurtarma-160x160.png 160w" sizes="auto, (max-width: 176px) 100vw, 176px" /> İHH ve İHH Arama Kurtarma Birimi</strong></h5>
<p>İHH’nın ayrı bir arama kurtarma birimi bulunuyor ve Türkiye’de AKUT’un dışında İHH ve ANDA başlangıç düzeyinde akreditasyona sahip olan diğer iki STK arasında yer alıyor.<a href="https://www.youtube.com/watch?v=BxL9mY7QRXY&amp;feature=youtu.be" target="_blank" rel="noopener"> İHH </a>arama kurtarma faaliyetleri yanında çeşitli kentlerde temel afet bilinci eğitimi veriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65576 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/ANDA-afet-egitimi-1.jpg" alt="ANDA Afet Eğitimi" width="209" height="205" /> ANDA</strong></h5>
<p>2021 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından ilan edilen “Afet Eğitim Yılı” çerçevesinde ANDA Kardeşe Vefa Derneği tarafından “Birey ve Aileler İçin Afet Bilinci ve İlk Yardım Eğitimi&#8221; verilecek. Bu kapsamda önceden belirlenen 7 ilde bulunan STK&#8217;ların gönüllü, çalışan veya üyelerine verilecek olan eğitimlerde, afet ve ilk yardım gerektiren durumlarda yapılması gerekenleri içeren kapsamlı bir içerik hazırlandı. Yine ANDA tarafından 2021 Afet Eğitim Yılı boyunca afet ile alakalı bilinmesi gereken içerikler, <a href="https://twitter.com/andaAke" target="_blank" rel="noopener">“afet sözlüğü</a>” projesinde toplandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/15/depreme-direncli-turkiye-icin-ilk-adim-afet-egitimi/">Depreme Dirençli Türkiye İçin İlk Adım Afet Eğitimi!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kentsel Dönüşüm Rantsal Dönüşüm Olmaktan Çıkmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/09/kentsel-donusum-rantsal-donusum-olmaktan-cikmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2021 17:11:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Müzeyyen Şevkin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65296</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis Deprem Araştırma Komisyonu üyesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Müzeyyen Şevkin, Türkiye’de kentsel dönüşümün rantsal dönüşüm olmaktan çıkması gerektiğini belirterek, fay yasasının çıkması, yapı denetiminin iyi uygulanması ve depremle mücadelenin tek çatı altında toplanarak afet bakanlığının kurulmasının önemine dikkat çekiyor.    </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/09/kentsel-donusum-rantsal-donusum-olmaktan-cikmali/">“Kentsel Dönüşüm Rantsal Dönüşüm Olmaktan Çıkmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Deprem Komisyonu Üyesi, CHP Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Müzeyyen Şevkin ile #SallanmadanHazırlan kampanyamız kapsamında Komisyon&#8217;un çalışmalarını ve depreme hazırlık noktasında yapılması gerekenleri konuştuk.</p>
<p><strong>1999 depremi ve ardından yaşanan depremlerden sonra hem karar alıcıların hem yurttaşların gerekli önlemleri aldığını düşünüyor musunuz? </strong></p>
<p>Ülkemiz deprem kuşağında, biz bir deprem ülkesiyiz, sismik sıkışmalar sürekli olacak. Deprem bir doğa olayı ancak ülkemizde ölümlere ve yıkımlara neden olduğundan olumsuz yanları ile öne çıkıyor. Oysa deprem, toprağı organik olarak beslediği, jeotermal enerji kaynakları ürettiği ve madenleri oluşturduğu için olumlu yanları da olan bir doğa olayı.</p>
<p>Ülkemizin deprem kuşağında olması nedeniyle her yıl ortalama 6.5 üzerinde büyüklükte ölümlü depremlere maruz kalıyoruz. 18 il, 81 ilçe ve 505 köyümüz doğrudan fay hattı üzerinde. Depremler konusunda yasal düzenlemeler için milat 1999 Kocaeli ve Düzce depremleri. Öncesinde 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, 1959 yılında çıkarıldı ve o tarihten 1999 yılına dek değişmedi. 1999 depremi sonrası 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunu çıkarıldı. Daha önce içinde dere kumu, deniz kumu, kil bulunan, standarta uygun olmayan malzeme ile nervursuz demir kullanılarak yapılar inşa edilirken, bu yasa bunlara kısıtlama getirdi.Ardından Deprem Yönetmeliği, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği çıkarıldı. Yapı denetim mekanizmasında bu eksikliği gidermek için yapılan değişiklikle artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı havuzundan yapı denetimi yapacak kişi seçilebiliyor.  Öncesinde, bir müteahhit ücretini ödeyip kendi istediği kişiyi seçip, yapı denetimi yaptırabiliyordu.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de sık sık düzenlemeler yapılıyor fakat sadece yasaların çıkarılması yeterli değil. Yasaların yanında, denetim mekanizmasının iyi işlemesi gerekiyor.</p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65303 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/muzeeyne-sevkin-1.jpg" alt="Meclis Deprem Araştırma Komisyonu Müzeyyen Şevkin-Sivil Sayfalar " width="262" height="173" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/muzeeyne-sevkin-1.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/muzeeyne-sevkin-1-350x231.jpg 350w" sizes="auto, (max-width: 262px) 100vw, 262px" />2011 Van depremi sonrası 2012’de 6306 Afet Riski Alanların Dönüştürülmesine İlişkin Yasa çıkarıldı. Bu yasa, halk arasında “kentsel dönüşüm” olarak bilinen yasa. Bu yasanın kapsamı 2016’da genişletildi. Bu düzenlemelerin yapılması tabii olumlu; artık daha fenni, ortama uygun yapılar inşa ediliyor ancak maalesef yapı denetiminin hakkıyla uygulandığına dair kuşkular var. Yaşanan depremler de bize bunu gösteriyor. Türkiye’de denetimin daha nitelikli olması gerekiyor. Sahada denetim ile ilgili kişilerden de öğrendiğimiz, Yapı Denetim Yasası&#8217;nın tam olarak işlemediği şeklinde. Türkiye’de sık sık düzenlemeler yapılıyor fakat sadece yasaların çıkarılması yeterli değil. Yasaların yanında denetim mekanizmasının iyi işlemesi gerekiyor: kamusal denetim çok önemli. Kamu eliyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda ya da Karayolları Genel Müdürlüğü’ndeki mühendisler eliyle denetimler olabilir. Kamuda çalışan mühendislerin denetimin sağlıklı şekilde yapıldığını kontrol eden mühendislerin bunu yapması gerekiyor.</p>
<p>Sıklıkla yaşanan depremlere son örnek İzmir depremi. Maalesef 117 vatandaşımızı kaybettik. Binlerce bina hasar gördü. Canları yerine getirmek olası değil, yaşadıkları travmayı telafi etmek mümkün değil. Türkiye’de çok ciddi hasarlara, kayıplara neden olan depremler yaşıyoruz. Demek ki bir yerde eksiklik var.</p>
<h5><strong>“Mış Gibi Yaparak Asla Olmaz!”</strong></h5>
<p><strong>Bu alanda doktora yapan bir vekil olarak sizin Komisyon’a sunduğunuz öneriler neler ?  </strong></p>
<p>Mış gibi yaparak asla olmaz. Öncelikle ilkokuldan başlayarak eğitim verilmeye başlanması ve deprem bilincinin oluşturulması gerekiyor. Japonya’da ilkokuldan itibaren çocuklar depremle ilgili bilinçlendirilmeye başlanıyor. Türkiye’de de bu olmalı. Ayrıca, yayınların izlenme oranlarının yüksel olduğu saatlerde depreme dair programlar yayınlanmalı.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de deprem çok çabuk unutuyor. Depremi her ana yaşayabileceğimize göre, bu olgunun sürekli hatırda tutulması, bilinçlendirme çabasının olması gerekiyor. Tabii öncelikle bunu unutmaması gereken yetkililer.</p></blockquote>
<p>Okullarda ve aile içinde deprem öncesinde, deprem anında alınması gereken önlemler, ailenin nereye konuşlanacağından tutun deprem öncesi önlemlere, binanın satın alınması sürecinde binanın siciline bakılması, zemin etüdünün yapılıp yapılmadığı,  statik betonarmesinin sağlıklı olup olmadığı,  yapı malzemesi gib tüm unsurların incelenmesi gerekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65313 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/MTA-yenilenmis-diri-fay-hatlari-640x274.jpg" alt="Sivil Sayfalar MTA Yenilenmiş Fay hatları" width="380" height="163" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/MTA-yenilenmis-diri-fay-hatlari-640x274.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/MTA-yenilenmis-diri-fay-hatlari.jpg 1001w" sizes="auto, (max-width: 380px) 100vw, 380px" />Dolayısıyla biz şunu söylüyoruz; 83 milyonluk bu ülkede, fay hatlarının daha iyi irdelenmesi gerekiyor. 1959 Afet Yasası ile bu iş yürümez. Bunun düzenlenmesi gerekiyor. İzmir Bayraklı, depremin merkezine 67 km. uzaklıkta olmasına rağmen alüvyon zeminde olması ve yeraltı su seviyesinin yüksekliği nedeniyle hissedilen depremin şiddeti ve oluşan hasar çok daha büyüktü. Fay hatları üzerinde derhal çalışılmaya başlanması gerekiyor. Ben 3 kez fay yasası çıkarılması için kanun teklifi verdim.</p>
<p>Belediyelerde nüfus cüzdanı gibi binaların belgesinin olması gerekiyor. En önemlisi, öncelikle 18 il, 81 ilçemizin ve 505 köyün, doğrudan fay hattı üzerinde bulunan bu yerleşimlerin bir an önce boşaltılıp, buralarda kentsel dönüşüme başlanması gerekiyor. Kentsel dönüşümün parsel bazlı değil, ada bazlı ya da kentin tamamını içerecek şekilde yapılması gerekiyor. Nerelerin öncelikli olarak hasarlı olabileceği, bina stokunun saptanması gerekiyor.</p>
<p>Türkiye’de 6 milyona yakın oturulamayacak seviyede, dönüştürülmesi gereken bina var. Bugün bu çabaya girişilse dahi kaç yılda biteceği konusunda farklı taminler yapılıyor. Yapmamız gereken şey, en azından bundan sonrası için öncelikle başta hasar görecek bu fay zonundaki binaların hemen buradan nakledilmesi ve sağlam yerlere alınması.</p>
<p>Bunun yanı sıra, fay hatlarından uzak bir yapı stokumuz olmalı. Fay Yasası çıkarılmalı. TMMOB’ye bağlı odalar sürece dahil edilerek Türkiye’de topyekûn bir yapı stoku fizibilitesi ve iyileştirme çalışmaları yapılmalı. Sadece fay hatları değil depremin vereceği hasarda zeminin dikkat alınması çok önemli. Alüvyoner zemin, bataklık zemin ve yeraltı su seviyesi yüksek olan zeminlerde bina kalitesi de iyi değilse, hasar olasılığı artıyor. 1999 öncesi yapılan mühendis eli değmemiş, yapı denetim görmemiş binaların da daha çok yıkıldığı rapor ediliyor.</p>
<p>Özetle bizim öncelikli olarak önerilerimiz şunlar;</p>
<ol>
<li>Eğitim-biliçlendirme</li>
<li>Fay zonundan, fay hattından uzaklaşılması</li>
<li>Zemin faktörü, imar planına esas jeolojik jeo-teknik olarak inceleme yapılması; bu bölgelerde yer alan binaların bir an önce taşınması, mümkünse kaya birimlere yerleşilmesi.</li>
</ol>
<h5><strong>“Her Depremin Bize Öğrettiği Çok Önemli Unsurlar Var ”</strong></h5>
<p><strong>Komisyon çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? Daha önce kurulan deprem araştırma komisyonlarından farklı olarak bu Komisyon&#8217;un gündeminde neler var?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65306 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turkiye-deprem-haritasi-640x362.jpg" alt="Meclis Deprem Araştırma Komisyonu Müzeyyen Şevkin-Sivil Sayfalar " width="322" height="182" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turkiye-deprem-haritasi-640x362.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/turkiye-deprem-haritasi.jpg 810w" sizes="auto, (max-width: 322px) 100vw, 322px" />Deprem Araştırma Komisyon’unda 50’nin üzerinde kurumu dinledik. MTA, TOKİ, AFAD gibi gibi ilgili kurumlar, AKUT gibi STK’lar ve akademiden çok sayıda kişiyi dinledik. Bu kurumların depreme dair hazırlıkları ve depreme anı, sonrasına dair çalışmalarını öğrendik. Ayrıca, deprem bölgelerine Komisyon üyesi vekiller olarak ziyaretler yapılacak.</p>
<p>Öncelikle Mecliste deprem konusunu araştırmak üzere bir komisyon kurulması çok önemli. Bundan evvel 10’a yakın soru önergesi ile Komisyon kurulmasını talep etmiştik. Van ve Elâzığ depremi sonrası komisyon kurulmasına dair önergelerimiz reddedilmişti. Bu nedenle, en azından komisyon kurulması son derece önemli. Komisyon’da tüm sorunlar masaya yatırılıyor; vekiller olarak gelen kurumlara sorular soruyoruz. Her depremin öğrettiği şeyler var, hem kurumlara hem siyasilere çok önemli unsurlar var.</p>
<blockquote><p>Komisyon’da çalışmaları, çok olumlu gidiyor. Herkes Türkiye’de depremselliğinin farkında. Komisyon&#8217;da depremde ciddi önlemlerin alınması konusunda iyi niyet var.</p></blockquote>
<p>Tabii bu bir araştırma komisyonu, yasa çıkarma yetkisi yok. Komisyon çalışmalarının sonunda bir rapor hazırlayacak. Önemli olan rapor hazırlamak ve güzel öneriler sunmak değil, raporda yer alan önerilerin hayata geçirilmesi. Komisyonları sadece kurmak ve önerileri raflarda bırakmak çözüme katkı vermez.</p>
<p>Türkiye’de 6.5 üstü depremlerde can kaybı varken diğer ülkelerde burnu kanamadan kurtulan insanlar var ise hem yasaları hem denetimi sorgulamak gerekiyor. Türkiye’de 1999 depremi sonrası 36,5 milyar dolar Özel İletişim Vergisi adı altında para toplandı ve maalesef bu paralar deprem için harcanmadı. Sorun ,insanlar öldükten sonra yaraları sarmak değil, o yaraları oluşturmayacak olguları hazırlamak.</p>
<blockquote><p>Yapı denetiminde inşaat mühendisi, mimar, elektrik ve makine mühendisi var ancak jeoloji-zemin ayağı eksik.  Yapı denetiminde jeoloji mühendisi de yer almalı.</p></blockquote>
<p>Bugün binlerce Jeoloji Mühendisi işsiz. Oysa jeoloji mühendislerinin kamuda değerlendirilmesi gerekiyor. Her belediyede deprem birimlerinin kurulmasıı, büyük kentlerde deprem araştırma başkanlıkları, küçük illerde şube müdürlükleri şeklinde yapılanması gerekiyor. Yapı denetiminde inşaat mühendisi, mimar, elektrik ve makine mühendisi var ancak jeoloji-zemin ayağı eksik. Yapı denetimine jeoloji mühendisi de yer almalı. Jeoloji mühendisi istihdamı çok önemli çünkü yapı denetiminde zemin faktörü göz ardı edilemez, zeminden ayrı binayı düşünülemez.  Ancak Türkiye’de zemin etütlerinin kontrolü belediyelerin inisiyatifine bırakılıyor. Oysa jeoloji mühendislerinin parsel bazında zemin etüdü yapması gerekiyor.</p>
<h5><strong>Afet Bakanlığı Kurulmalı</strong></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65307 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/Muzeyyen-Sevkin-Izmir-1-640x584.jpg" alt="" width="275" height="250" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/Muzeyyen-Sevkin-Izmir-1-640x584.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/Muzeyyen-Sevkin-Izmir-1.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 275px) 100vw, 275px" />Türkiye gibi depremselliği bu denli yüksek bir ülkede hem jeoloji mühendislerinin ilgili birimlerde istihdam edilmesi hem de afet bakanlığının kurulması gerekiyor. Afetlere deprem ile sınırlı bakılmamalı, geçen yıl çığ felaketinde 42 vatandaşı 5 kişinin kurtarılması sırasında kaybettik. Sıklıkla meydana gelen sel baskınları, heyelanlar, tüm bunlar jeolojinin ilgi alanı. Türkiye’de her gün ortalama büyük bir doğal olayın afete dönüştüğü olgusu ile karşı karşıyayız. Bu nedenle Afet Bakanlığı olmalı mutlaka. Bu bakanlığın bünyesinde de ilgili tüm deprem ve afetle ilgili disiplinlerin istihdam edilmesi gerekiyor. Türkiye’de son derece nitelikli ve liyakatli mimar, mühendis ve şehir plancısı var. Kamuda, belediyelerde liyakatli yeni kadrolar açılmalı. Bugün artık jeoloji mühendisliği bölümleri üniversitelerde tercih edilmeyecek durumun geldi çünkü hiç atama yapılmıyor, jeoloji mühendislerinden yararlanılmıyor. Jeoloji mühendislerinde ne zamana yararlanılacak?</p>
<blockquote><p>Her 2 yılda bir fay haritasının yenilenmesi ve yeni oluşabilecek fayların tespit edilmesi gerekiyor.</p></blockquote>
<p>Türkiye’de en son fay haritaları 2012’de değişti. Son 20 yıllık süreçte 300’e yakın yeni faylar ortaya çıktı.  Her 2 yılda bir fay haritasının yenilenmesi ve yeni oluşabilecek fayların tespit edilmesi gerekiyor. MTA’nın fay haritası çalışmaları var fakat şunu da hatırlatmak isterim: Türkiye’de deprem ile ilgili çok sayıda ilgili kamu kurumu olması da bir sorun yaratıyor. Bazı kurumlar depremin şiddetini farklı veriyor mesela. Japonya, Amerika ve Kanada’da tüm jeoloji ile kurumlar tek bir kurumun çatısı altında bulunuyor. Alınan kararlar ve açıklamalar bu kurum tarafından yapılıyor. Türkiye’de İçişleri Bakanlığı’na bağlı AFAD var, TOKİ var, MTA var; hepsi ayrı çalışmalar yapıyor. Dolayısıyla, tüm bu kurumlar tek çatı altında toplanmalı. Bunu da Afet Bakanlığı kurarak daha sağlıklı yürüteceğimizi düşünüyorum.</p>
<p><strong>“Kentsel Dönüşüm Rantsal Dönüşüm Olmamalı”</strong></p>
<p>Bir diğer hatırlatmak istediğimi konu da şu; 28,5 milyar TL imar barışı affı adı altında para toplandı ama bu paralar maalesef, o yapıların düzeltilmesi için kullanılmadı. Siz devlet olarak bu yapılarla ilgili sorunları gidermek için bir bedel aldınız ama o aldığınız parayı o sorunları gidermek için kullanmadınız. Orada sadece, imara uygun olmayan yapıları yasal hale getirmiş oldunuz. Ama tabii doğa bunu affetmiyor. Bu nedenle jeoloji mühendisliğinin normlarından yararlanmak gerekiyor. Bizim bu noktada bir diğer önerimiz şu: 2 yılda bir, tıpkı araçlarda olduğu gibi, meskenler de devlet kontrolünde, vatandaşa külfet oluşturmadan muayeneden geçmeli.</p>
<p>Deprem bütünlüklü bir çalışma modeli gerektiriyor.  Her mühendislik disiplini bu çalışmamın içinde yer almalı.  Kentsel dönüşüm rantsal dönüşüm olmamalı. Deprem öncesi, depreme anı ve deprem sonrası kurtarma, bunların hepsi bütünlüklü çalışma gerektiriyor.</p>
<p>Dikkat çekmek istediğim başka bir konu sigorta sistemi DASK ile ilgili. DASK’ın binaları denetleyen bir mekanizmaya evrilmesi gerekiyor. Hiç binaları görmeden, riski tespit etmeden prim almadan çıkıp, gerçekten binanın denetlenmesi ile sigortalanacak şekilde bu mekanizmanın oluşturulması gerekiyor. Rantsal bakmayı bırakıp, insan yaşamını önceleyen, doğayla barışık, doğa olaylarının afetlere dönüşmesini önleyecek bilinci oluşturmalıyız.</p>
<p>Hepimiz bugün seferlik ilan etmeliyiz çünkü savaşlarda yitirilecek kadar insanı deprem ve diğer pek çok afette yitiriyoruz. Bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus şu : deprem sonrası oluşan mal kayıpları konusunda verilen oran 1/7 ;  yani bir defa yatırım yapıp binayı kurtarabilecekken, bu yapmadığınızda deprem sonrası o yapıyı tekrar inşa etmek size 7 kat daha fazla maliyet çıkarıyor.</p>
<p>Bu kadar çok sismik hareketliliği olan bir ülkede hepimizin seferberlik anlayışı ile hareket etmemiz gerekiyor. Komisyon raporları doğrultusunda rantsal bakmayı bırakıp, insan yaşamını önceleyen, doğayla barışık, doğa olaylarının afetlere dönüşmesini önleyecek bilinci oluşturmalıyız.</p>
<p><strong>Komisyonda sizin açınızdan dikkat çekici bir paylaşım oldu mu? </strong></p>
<p>İzmir depreminin ardından enkaz çalışmalarının sonuna dek orada bulunduğum için, bunu rahatlıkla söyleyebilirim; kurtarma faaliyetleri konusunda çok iyiyiz. AFAD, AKUT, itfaiye örgütlerimiz İzmir&#8217;de kahramanca çalıştılar. AKUT gibi birçoğu gönüllü olarak çalışanlar da çok iyi iş çıkardılar. Konunun bu yönü çok olumlu.</p>
<p>Ama şu da var: İzmir’de sadece 9-10 bina tam hasarlı idi ; yine de enkazın kaldırılması 7-8 gün sürdü. Bu veriden hareketle, İstanbul gibi büyük bir depremde ne olacağı, hasarlı yapıların ne kadar sürede kaldırılabileceğini düşünmek çok zor. Deprem sonrası toplanma alanları nereler? Nerede, nasıl toplanılacak?  Trafiğin ve telefonların kitlenmemesi için neler yapılacak? Tüm bu sorulara yanıt vermek için çok ciddi çalışmaların olması gerekiyor.</p>
<p>Komisyon çalışmaları sırasında gelen ilgili kurumlardan nüfus kayıt sisteminde binaların depreme dayanıklılığını gösterecek çalışmaların yapıldığını öğrendik. Bu çok dikkatimi çekti. Henüz olmuş değil, çalışmalar devam ediyor; nüfus cüzdanı ile sisteme girildiğinde oturulan konutun zemininden, yapısının kalitesine kadar bilgileri görebilecek bir sisteme gidiş var. Umuyorum kısa sürede sağlanabilir.  Bu konuda bir başka yapılabilecek şey şu; Amerika’da mesela hasar riski olan binaların dışında, tabela asılır ve tabelada hasar görebileceği uyarısı yapılır. Türkiye’de de bunun olması gerekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65304 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/istanbul-deprem-risk-haritasi-640x360.jpg" alt="istanMeclis Deprem Araştırma Komisyonu Müzeyyen Şevkin-Sivil Sayfalar bul-deprem-risk-haritası" width="303" height="171" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/istanbul-deprem-risk-haritasi-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/istanbul-deprem-risk-haritasi.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 303px) 100vw, 303px" /><strong>STK’larla temasınız, işbirliğiniz var mı? </strong></p>
<p>Daha çok Jeoloji Mühendisleri Odası gibi odalarla temas içindeyiz. İlgili odaların sürekli raporlamaları ve uyarlarından çok yararlanıyoruz. Üniversite hocalarımızla temas halindeyiz. Onların raporların da yararlanıyoruz. Tüm soru önergelerimde, uzman ve akademisyenlerden kurumlardan bu destek alarak hazırlıyorum. 30 yıl imar planına esas bir jeoloji mühendisi olarak çalışan ve deprem konusunda doktora eğitimimi tamamlamış biriyim. Akademiden ve ilgili kurumlarda çalışan arkadaşlardan destek alıyoruz, onlarla temas halindeyiz.</p>
<p><strong>Sivil topluma bir mesajınız var mı? </strong></p>
<p>Depremi unutturmamak gerekiyor, gerçekten unutmamalıyız. STK’lar kamuyu harekete geçirecek unsurlardır. STK’lar muhakkak yasaların çıkarılması konusunda ve Deprem Araştırma Komisyonu’nun hazırlayacağı raporun hayata geçmesi konusunda katkı sunmalı.</p>
<p>Hazırlayacağımız rapor tozlu raflarda kalmamalı. Komiyson’da o kadar çok mesai harcandı ki, sabah 3-4&#8217;lere kadar süren çalışmalar, her gün 7-8 kurumun gelmesi, çok önemli insanlar zamanlarını ayırması, vekiller mesailerin harcaması.  Tüm bu çabaların sonunda önemli noktalara işaret edecek şekilde üretilecek raporun, STK’lar tarafından da takip edilmesi çok önemli. Sivil toplum basın toplantıları ya da ikili ilişkilerle, afet olgusunu unutturmamak için katkı sunmalı.</p>
<h5><strong>“Devlet, Vatandaş ve STK’lar Ortak ve Sağlam Zeminlerde Buluşmalı!”</strong></h5>
<p><strong>Yurttaşlar ne yapabilir?  </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-65319 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/Muzeyyen-sevkin-deprem-arastirma-komisyonu-4.jpg" alt="Sivil Sayfalar Sallanmadan Hazırlan" width="259" height="194" />Öncelikle deprem öncesi için deprem çantası hazır olmalı. Deprem çantası ve su başımızın ucunda bulunmalı. Bunu sürekli hazır tutmak zor görülüyor ve sonra unutuluyor. Aileler birlikte, deprem anında ne yapılacağını evde saptasınlar; hayat üçgenini oluşturacak şekilde, bununla ilgili çeşitli yayınlardan faydalanasınlar. Aile ile tatbikatının yapılması, ilk deprem anında cenin pozisyonu, hayat üçgeni alanın girilmesi, en başta bunları uygulamak gerekiyor.</p>
<p>Bu ilk önlemlerin dışında, belediyelerle temas halinde olup toplanma alanlarının bilinmesi gerekiyor. Deprem sırasında ise telefon hatlarının meşgul edilmemesi, SMS ile yazışılması ve telefon hatlarının meşgul edilmemesi çok önemli. Trafiğin tıkanmaması için araçların kullanmaması önemli. Yurttaşın yapabileceği bunlar.</p>
<p>Önemli olan kamu kurumların, siyasilerin yapabilecekleri. Ulusal düzeyde TV kanallarının deprem bilincini oluşturacak şekilde kamu spotlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Özellikle İstanbul için 7 ve üzeri bir depremde en az hasarla depremden kurtulmanın yolları bunlar.  Vatandaşın ve STK’ların, bu konuda kamu kurumlarını zorlaması gerekir.</p>
<h5><strong>“Denetlenmeyen güç kontrolden çıkıyor, ranta evriliyor.” </strong></h5>
<p><strong>Yurttaşlara bir mesajınız var mı? </strong></p>
<p>Depremler doğa olaylarıdır; olacak ve olmaya devam edecek. Afrika levhasının Anadolu levhasına bindirmesi nedeniyle Türkiye’de sürekli sismik kırılmalar olacak. Biz deprem konusunda kaderimizi kendimiz yaratıyoruz. Fay zonundan uzaklaşılmış, nitelikli yapı tasarımı olan ve kaliteli yapı malzemeleri ile oluşturulmuş evlerde oturmaya dikkat edelim. Mümkün olduğu kadar az katlı binalarda, alüvyoner zeminden uzakta oturmalıyız;  “zayıf kat” dediğimiz boşluklu, altında mağazaların olduğu binaların kalkması gerekiyor.</p>
<p>Bina satın alırken, kiralarken belediyeden deprem yönetmeliğine uygun olup olmadığına bakmak çok önemli. Yasaların çıkması tabi ki siyasilerin işi ; sivil toplumun da yasaların hazırlanması ve denetlenmesi sürecinde baskı unsuru olması çok önemli. Yasaların denetlenebilirliğini sağlamamız çok önemli. Denetlenmeyen güç kontrolden çıkıyor, ranta evriliyor.</p>
<p>Toplanan deprem vergilerinin amacına uygun kullanılması gerektiğine yönelik çağrımızı yineliyoruz. Basın ve STK’larla işbirliği içinde ve yurttaşlarla bu bilinci oluşturursak, biz de Japonya gibi hasarsız, can kayıpları olmadan, depremleri umarım ki atlatacağız. Devlet, vatandaş, STK’lar ortak ve sağlam zeminlerde buluşmalı.</p>
<p>Her deprem bize çok şey öğretiyor; yara sarmaktan ziyade yara oluşturmadan önceki çalışmaların yapılması son derece önemli. Hepimizin sağlıkla ve güvenli binalarda oturmasını temenni ediyorum.</p>
<p>Deprem Araştırma Komisyonu’nda yürütülmekte olan çalışmalara dair Sivil Sayfalar’da yayınlanan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/25/meclis-deprem-arastirma-komisyonu-sivil-toplumun-katkilarini-bekliyor/" target="_blank" rel="noopener">ilk habere buradan</a> ;  Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden  Doç. Dr. Bülent Özmen ile yapılan röportaja ise <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/29/deprem-riskinin-azaltilmasi-konunun-butuncul-olarak-ele-alinmasi-ve-mevzuatin-revize-edilmesiyle-mumkun/" target="_blank" rel="noopener">bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/09/kentsel-donusum-rantsal-donusum-olmaktan-cikmali/">“Kentsel Dönüşüm Rantsal Dönüşüm Olmaktan Çıkmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKUT Başkanı Şalcı: “Türkiye’de Afet Kültürü Yerleşmeli; Tüm Aktörler Ortak Çalışmalı!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/akut-baskani-salci-turkiyede-afet-kulturu-yerlesmeli-tum-aktorler-ortak-calismali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2021 07:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[AKUT Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[#MeclisDepremAraştırmaKomisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[AKUT]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM Deprem Araştırma Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis Deprem Araştırma Komisyonu’na davet edilen az sayıdaki STK’dan biri olan Arama Kurtarma Derneği (AKUT), uzman olduğu arama kurtarma ve afet öncesi eğitim- bilinçlendirme konularında pek çok öneriyi Komisyona iletti. Depremle mücadelede milli seferberlik ilan edilmesi ve toplumda afet kültürünün yerleşmesi gerektiğini kaydeden Şalcı’ya göre, afetlere hazırlıklı olmak için devlet, yerel yönetim, sivil toplum ve yurttaş olarak ortak ve planlı çalışmamız gerekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/akut-baskani-salci-turkiyede-afet-kulturu-yerlesmeli-tum-aktorler-ortak-calismali/">AKUT Başkanı Şalcı: “Türkiye’de Afet Kültürü Yerleşmeli; Tüm Aktörler Ortak Çalışmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk gönüllü arama kurtarma derneği olan ve 1999 yılında kamu yararına dernek statüsü elde eden <a href="https://www.akut.org.tr/tarihce">AKUT</a>, o tarihten bu yana Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında bulunan Arama Kurtarma Danışma Kurulu INSARAG’ın da üyesi. 2020 yılında ise Avrupa Komisyonu altında faaliyet gösteren Avrupa Sivil Koruma Mekanizması bünyesindeki Avrupa Sivil Koruma Havuzu ECPP (European Civil Protection Pool)’a Türkiye’den giren ilk arama-kurtarma ekibi oldu. AKUT, yılda ortalama 2 bin oturumla, 100 bin kişiye ulaşarak “Temel Afet Bilinçlendirme” ve “Deprem Bilinçlendirme” seminerleri veriyor.</p>
<p>AKUT Başkanı Recep Şalcı ile deneyimleri çerçevesinde Deprem Araştırma Komisyonu’na ilettikleri önerileri konuştuk.</p>
<p><strong>1999 depremi ve ardından yaşanan depremlerden sonra hem karar alıcıların hem yurttaşların gerekli önlemleri aldığına katılıyor musunuz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65159 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci-640x427.jpg" alt="Recep Şalcı Meclis Deprem Araştırma Komisyonu " width="314" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-baskani-recep-salci.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 314px) 100vw, 314px" />1999 depremi özellikle afetler konusunda Türkiye’de bir milat kabul edildi. İlk birkaç yıl ciddi çalışmalar yapıldı ama zamanla büyük bir deprem olmadığından bu süreç yavaş ilerledi. Son beş yıla dek bu konuda sadece arama kurtarma ekibinin kurulması amaçtı. Afetlere hazırlık konusunda doğru yapılanma dirençli toplum konusunda maalesef hızlı adımlar atılmadı. İmar barışı ile hasarlı yapıların varlığı devam etti. Çeşitli yönetmelikler çıktı, tek olumlu davranış buydu.</p>
<blockquote><p>Depreme karşı en etkili yöntem binaların sağlam olması. Kentsel dönüşüm çok büyük bir ekonomik maliyet getiriyor, bu nedenle somut olarak adımlar yavaş atılabiliyor. Deprem önlemleri kapsamında diğer etkili yol sizin kurumsal yapınızın sağlamlığı.</p></blockquote>
<p>Son 2-3 yıla dek planlı ve düzgün bir yapılanma yoktu. Ancak son 2-3 yılda afetlere hazırlık konusunda sadece arama kurtarma ile bu işin çözülemeyeceği anlaşıldı ve yerel yönetim ve STK’ların dahil olduğu planlamalar yapılmaya başlandı. Türkiye’de şehir şehir planlar yapılmaya ve uygulanmaya başladı. “Şu an ne durumdayız?” sorusunun cevabı: yeni yeni bu alanda çalışmalar başladı.</p>
<h5><strong>&#8220;AKUT Uzmanlığını Toplumu Afetlere Karşı Bilinçlendirmede Kullanıyor&#8221;</strong></h5>
<p><strong>Afet Müdahale planlarından mı bahsediyorsunuz?  </strong></p>
<p>Afet Müdahale Planları epeydir var. Bahsettiğim şu; afetlere şehir il risk azaltma planları, yapıların, ilin ülkenin afetselliğinin tespiti, afet nedenlerin tespit edilmesi buna yönelik adımların atılması. Son 3 yıla dek “afet olunca ne yaparız?” mantığına geçildi ve buna yönelik çalımalar hızlandı. Türkiye’de kamu binalarının, yolların sağlamlaştırılması çalışmalarının büyük bölümü bitti. Ama insanların yaşadığı yerleşkelerde maalesef çalışmaların çok azı yapıldı. Kentsel dönüşüm planlaması sürüyor.</p>
<p>Şunu net söylemek lazım; depreme karşı en etkili yöntem binaların sağlam olması. Kentsel dönüşüm çok büyük bir ekonomik maliyet getiriyor, bu nedenle somut olarak adımlar yavaş atılabiliyor. Deprem önlemleri kapsamında diğer etkili yol sizin kurumsal yapınızın sağlamlığı.</p>
<p>Biz AKUT olarak 2012’ye dek hep afetlere müdahale eden bir dernek olarak bulunduk. Ancak bizim aynı zamanda toplumu afetlere karşı bilinçlendiren bir STK olmamız da gerekiyor. Bu anlayışla çalışmaları hızlandırdık. AKUT, bu alanda sivil toplumun öncülerinden, AKUT’un marka gücü çok yüksek. Bizim bu güçle afetler konusunda bilinçlendirme, afetlere hazırlık ve devleti yönlendirmede rol üstlenmemiz ve aktif olmamız gerekiyordu. 2017 sonrası devletle rekabet etmek yerine, ki zaten devletle rekabet edemezsiniz, bu alandaki yetkili kurumlardan AFAD gibi kurumlarla temasa geçtik ve bunu bir uzlaşı zemini yaratarak onlarla “nasıl iş birliği yaparız?” noktasından hareket ettik. AFAD’la ilişkilerimizi toparladıktan sonra biz de tecrübelerimizi paylaşamaya başladık. AFAD da bu konuda çok güzel bir iş birliği yaptı.</p>
<blockquote><p>Biz en iyiyiz, en büyüğüz mantığından çıkıp, biz kendimizi nasıl geliştirebiliriz” durumuna geçtik. Ayrıca, “bu alanda en büyük olmakla bir şey kazanmayız” dedik. Devlete bu konuda rakip değil paydaş olmaya başladık<strong>.</strong></p></blockquote>
<p><strong>Yani AKUT yaklaşımını mı değiştirdi? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65160 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-logo.png" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="378" height="142" />Evet, “biz en iyiyiz, en büyüğüz mantığından çıkıp, biz kendimizi nasıl geliştirebiliriz” durumuna geçtik. Ayrıca, “bu alanda en büyük olmakla bir şey kazanmayız” dedik. Devlete bu konuda rakip değil paydaş olmaya başladık.</p>
<p>STK’ların görevi devletin eksik kaldığı noktaları tamamlamak. Oysa Türkiye’de STK’lar maalesef biraz kendi alanında en iyi olmaya öncelik veriyor; bu da STK’ların etkisinin küçük kalmasına sebep oluyor. En iyi olmaktan ziyade en etkin olmak önemli. Bu süreçte özellikle biz yurtdışındaki çalışmalara öncelik verdik. 2020 başında AB’nin (Avrupa Birliği) akredite ekibi olduk ve şunu gördük: biz kendimizi Türkiye’de çok övüyoruz ama aslında AB standartlarında çok gerideyiz. Bu alanda AKUT olarak en önde olmamıza rağmen, STK’ların kurumsal kapasitesi açısından gerideyiz.</p>
<p><strong>Türkiye’de uluslararası düzeyde tek akredite olan STK AKUT mu? </strong></p>
<p>Ulusal düzeyde ilk biz olduk. Kamu adına AFAD ve STK olarak AKUT öncü. Bizden sonra 4 ekip daha akredite oldu ancak onlar henüz başlangıç seviyesinde. Akreditasyon şu açıdan çok önemli: afetlerde insanlar iyi niyetli olarak yardım etmeye çalışıyorlar. Oysa iyi niyetle yapılan her şey ey iyi değil. O alanda yetkin olmanız lazım. Yetkinlik için, belli standartlara göre sizin uluslararası düzeyde akredite olmanız lazım. AFAD’la yaptığımız işbirliği ile biz STK’lar olarak bu işe standart getirmeye çalıştık. Biz hep standartların olması için çaba gösteriyoruz.  Bu alanda kendimizi çok geliştirdik.</p>
<h5><strong>Yapısal Sorunların Depremle Mücadelede Yarattığı Zaafiyet</strong></h5>
<p><strong>Avrupa’da yürüttüğünüz akreditasyon sürecinde AKUT’ta hangi eksikleri gördünüz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65161 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-toplu-foto-640x378.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="346" height="205" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-toplu-foto-640x378.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-toplu-foto.jpg 717w" sizes="auto, (max-width: 346px) 100vw, 346px" />Türkiye’de sivil toplum lider odaklı yönetiliyor. Bir lider ve yanında 10 kişi var. Lider ne kadar sürüklerse STK o kadar başarılı oluyor. Lider biraz yorulur ya da değişirse yapı tamamen çöküyor. Biz deneyimlerimizden bunu gördük. Bundan sonraki süreçte lider odaklı değil kurumsal odaklı çalışmaya odaklandık: görev tanımının çok net olması ve herkesin yetkilerinin sınırlı olması için çalışmaya başladık.</p>
<p>STK’larda lider ne derse herkes onu yapmaya çalışıyor. Bu istediğimiz bir yapı değil. Türkiye’de STK’lar sadece sahada çalışan bir ekip görünüyor; biz görselliğe önem veriyoruz. Oysa arka planda, kurumsal düzeyde, sürdürülebilir finans oluşturacak çok ciddi bir ekibe ihtiyaç var. Biz bunu oluşturmaya gayret ettik. Önce eleştirildi ancak bu yapı oturmaya başladıktan sonra hızlı yol almaya başladık. Bu standart ve kurumsal yapı oluşunca, kuruma güven artıyor. STK’larda olması gereken yapı bu.</p>
<p>AKUT da bu yapıyı oturtana dek bu sancıyı yaşandı. Nasuh Mahruki AKUT’ta çok başarılı ve popüler idi. Ama başkan değişiminden sonra biri sürü yorum yapıldı: “AKUT bitti mi?” gibi. Başkan olarak ben ön plana çıkmayı sevmiyorum. Biz kurum olarak AKUT’un ön planda olmasını istiyoruz. Özellikle son 1 yılda kurum gerçekten lider ya da kişi düzeyinde değil yapıda-kurumsal düzeyde başarılı olmaya başlayınca gönüllülerin de motivasyonu artıyor.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplumun bir sıkıntısı da bu, sivil topluma emek veren gönüllüklerin ihtiyaçlarını karşılamak gerekiyor. Gönüllülerin ihtiyacı finansal değil, onların görünür olması emeklerinin övülmesi gerekiyor. Bunu yapınca gönüllüler daha motive çalışmaya başlıyorlar. Özellikle afetler konusunda çalışan STK’lar bunu yapmalı. Sadece kamera önünde görünen değil, kameranın arkasında binlerce insan çok ciddi emek veriyor. Sadece STK’larda değil tüm kurumlarda liderler önemli fakat kurumsallık en temel şart.</p>
<p>Biz AKUT olarak AB düzeyinde akreditasyon sürecinde bunu gördük. Biz çok iyi kurtarama yaptığımızı düşünürken akredite sürecinde çok zorlandık. Çünkü 15 kişilik bir ekip önde çalışırken, bunun arkasında 30 kişilik bir ekip daha olması gerekiyor. Sistemin kurulması hem prosedür hem görev tanımlarının net olması, uzun vadede başarıyı getiriyor. Biz Akut&#8217;ta bunu başardık.</p>
<blockquote><p>Afetlere hazırlık sürecinde çok hızlı gidiliyor ama bunun sürdürülebilir olması gerekiyor.  Sadece birilerinin inisiyatifiyle yürümez, toplumun da baskısı ile bunun devam etmesi gerekiyor.</p></blockquote>
<p><strong>Genel olarak Türkiye’de deprem öncesine değil, ağırlıklı olarak afet sonrası kurtarma çalışmalarına ağırlık verildiği ve alanda başarılı olunduğu tespitlerine katılır mısınız?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65162 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri-640x411.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="334" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri-640x411.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri-1024x658.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-yerel-yonetim-isbirlikleri.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 334px) 100vw, 334px" />Deprem sonrasındaki müdahalede dünyanın en iyi ekiplerinden birisiyiz hem sivil tolum hem devlet olarak. Ama son 2-3 yıldır, tüm planlar deprem öncesine göre yapılmaya başlandı. Önce afetselliğin tespit edilmesi gerekiyor. Depremden çok bahsediyorum ama ama küresel ısınma ile seller, kuraklık, salgın gibi çok ciddi problemleri deneyimliyoruz.</p>
<p>Burada AFAD şunu yaptı: önce afetselliği belirlemeye sonra afet haritalarını oluşturmaya başladı. Ardından da bu bölgelerde iyileştirmelere başladı. Bu yol haritasını sürdürürsek bu sorunların 10 yılda % 60’ını çözebiliriz. Afetlere hazırlık sürecinde çok çok hızlı gidiliyor ama bunun sürdürülebilir olması gerekiyor. Sadece birilerinin inisiyatifi yürümez, toplumun da baskısı ile bunun devam etmesi gerekiyor. Mevzuatta yerel yönetimler, yetkili olmalarına rağmen biraz geri planda duruyorlar. Heyelan gelecek bölgeye yerel yönetimler yapı iznine hayır demeli. Birilerin orada kötü olması, çarpık yapılara hayır demesi gerekiyor.</p>
<p>Bu alanda da devlet çok planlı çalışıyor, projelerde artık planlamadan çıkıp uygulamaya geçildi. Mecliste yapılan deprem üzerine bir araştırma komisyonu sürüyor. Biz de Komisyon çalışmalarına katıldık, görüşlerimizi ilettik. Fay yasası çalışmaları yapılıyor. Binaların depreme dayanıklılığının kontrol edilmesi için İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tüm kentlere talimat gönderildi. Amaç dışı ve kötü yapılaşma varsa, iyileştirilmesi için çalışmalar başladı.</p>
<p>Bütün bunları ben şuradan biliyorum; <a href="https://www.afad.gov.tr/afet-ve-acil-durum-danisma-kurulu" target="_blank" rel="noopener">Afet ve Acil Durum Danışma Kurulu</a> içindeyim. Önceden sadece kamu kurumlarında bu kararlar alınırken, artık STK ve akademiden de bizler kurulun içindeyiz. Bu kurulda çok ciddi tartışmalar oluyor. Önerileri uygulamaya başladılar. Bu da Türkiye için sevindirici bir durum</p>
<h5><strong>Yerel Yönetim ve AKUT İş Birliği</strong></h5>
<p><strong>Bu kurul dışında AKUT, karar alıcılara önerilerini iletiyor mu? Savunuculuk boyutunda ne yapıyorsunuz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65163 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-guvendeyim-uygulamasi-640x354.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="319" height="176" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-guvendeyim-uygulamasi-640x354.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-guvendeyim-uygulamasi.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 319px) 100vw, 319px" />Bu konuda çok etkin değildik. Son 1 yıldır bu kurumsallaşma çabalarımız sayesinde bu eksikliği gördük. Sadece birilerini kurtararak kahraman olmazsınız, ki biz kahraman olmayı sevmiyoruz. Marka gücümüzü olumlu kullanmaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda yerel yönetimlere bu ihtiyacı anlattık ve çok sık toplantılar yaptık. Yerel yönetimlere, önce eksikleri gösterdik, bölgenizde bu eksikler var dedik. Birçok belediye ile beraber çalışmalar yürütüyoruz. Yerel yönetimlerin Acil Durum Eylem Planlarını gözden geçirdik, eksikleri gösterdik.</p>
<p>İlk başta yerel yönetimlerin yaklaşımı “size destek olalım ve ekip kuralım” şeklinde idi. Biz ise onlara zor olanı önerdik: “sizin asli göreviniz olan o bölgenin afetselliğini ortandan kaldırmak” dedik. Çok açık bir şekilde şunu da söyledik: “eğer bu kararları uygularsanız, belki bir dönem sonra seçilmeyeceksiniz ama uzun vadede hem vicdanen hem hukuken rahat edeceksiniz” dedik. Şu an 12’den fazla belediye ile çalışmalara başladık. Birçok belediye ile de protokol aşamasındayız. İl Risk Azaltma Planlama sürecinde belediyenin katılması için çok uğraştık. Bakanlık seviyesinde görüşmelere başladık. Yerel yönetimler ne kadar depreme karşı mücadelenin farkında olursa o kadar başarılı olacağız çünkü bölgeyi en iyi bilen yerel idareler. Yani somut olarak biz bu uygulamalara başladık.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de aynı işi yapan STK’lar, dayanışma yerine biraz rekabet ortamına giriyorlar. Çünkü gönüllük ilkesi ile çalışan STK’lar, sürdürülebilir yapıları olmadığından, ne kadar görünür olurlarsa o kadar kaynak elde ediyorlar.</p></blockquote>
<p><strong>Diğer STK’larla iş birliği yapıyor musunuz? </strong></p>
<p>Türkiye’de aynı işi yapan STK’lar, üzülerek söylüyorum, dayanışma yerine biraz rekabet ortamına giriyorlar. Çünkü gönüllük ilkesi ile çalışan STK’lar, sürdürülebilir yapıları olmadığından, ne kadar görünür olurlarsa o kadar kaynak elde ediyorlar. Çok üzücü ama afetlerde çok iyi çalıştığımız diğer STK’lar, bir kazazede enkazdan çıkarılırken birbirimizi itekleyerek bir anda kameralara hangimizin daha çok görüneceği gibi çirkin bir görüntü veriyoruz. Biz bu görüntüyü vermemek için son İzmir depreminde enkazdan çıktık, bunun bir parçası olmak istemedik. Enkazlarda canlı çıkarılırken AKUT’u göremezsiniz. Bu hassasiyetin etik boyutu var: biz enkazdan çıkarılırken kameralarda görünmemesi için önlem alıyoruz, bazen battaniye çekiyoruz. Bu nedenle medyatik olmamakla eleştirildik ama bizim doğrumuz bu.</p>
<p>Diğer STK’ların da zamanla bu noktaya geleceğini düşünüyorum. Bu bir süreç. Türkiye’de STK’lar çok genç. Rekabet yerine dayanışma kısmını öne çıkarmamız lazım. Bu başladı diyebilirim.  Arama kurtarma ile ilgili STK’ler ile toplantılar yapıyoruz. Bununla ilgili görüşmelerde bulunuyoruz. AKUT olarak onların kapasitelerini yükseltmek için diğer STK’lara hem mentorlük hem eğitim veriyoruz. Bizim standartlarımız ve prosedürlerimiz var, bunun avantajlarından onların da faydalanmasını istiyoruz. BM ve AB standartlarında hep beraber iş yapalım istiyoruz. Son 1 yıldır ilginç şekilde bunu öğrenmeye başladık ancak henüz öğrendik diyemem. Umarım böyle gider. Sadece arama kurtarma alanında değil, diğer alanlarda da STK’lar ne kadar dirsek teması içinde olurlarsa, o kadar güçlü olacak ve politikaların oluşmasında söz sahibi olacaklar. Bireysel olarak cılız sesler yerine, birlikte ve farklılığımızı da koruyarak koordineli çalışırsak, o zaman eksiklerimizin tamamlanması çok daha kolay olacak.</p>
<h5><strong>Afetlerin Siyaset Üstü Politikalarla Yönetilmesi Gerekiyor!</strong></h5>
<p><strong>Meclis Araştırma Komisyonu’na davet edilen ve görüşlerini ileten az sayıdaki STK’dan birisiniz: Komisyon’da hangi konuları dile getirdiniz? Ne önerdiniz? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65165 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-2-640x360.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="347" height="195" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-2-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-2.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 347px) 100vw, 347px" />Komisyon’da beklediğimizden daha büyük ilgi gördük. Vekiller gerçekten işin nasıl yapılabileceği konusunda biraz çalışmışlar. Biz sadece uzman olduğumuz alanda, arama kurtarma ve afet öncesi eğitim ve bilinçlendirmede konusunda önerilerde bulunduk.</p>
<p>Komisyonda ilk söylediğimiz şey şu idi: &#8216;bir ülkenin arama kurtarma ekibi ne kadar güçlü ise afet öncesi hazırlıklarının kadar eksiktir.&#8217; Bu sözümüz şaşkınlık yarattı. Çünkü &#8216;bizim en başta arama kurtarma öncelikli politikadan vazgeçmemiz gerekir&#8217; dedik. Biz, arama kurtarma alanında uzman bir STK olarak, siyasilerden güçlenmemizi talep etmedik. Komisyon’da birçok önerimizi dile getirdik:</p>
<blockquote><p>“Bir ülkenin arama kurtarma ekibi ne kadar güçlü ise afet öncesi hazırlıkları o kadar eksiktir!”</p></blockquote>
<ul>
<li>Türkiye’de afetselliğin net olarak belirlenmesi gerekiyor.</li>
<li>Herkesin yetkin olduğu alanda afetlere müdahale etmesi gerekiyor. “Afet turisti” dediğimiz kişiler her şeyi yapabileceklerini sanıyor. Oysa herkesin müdahale alanı sınırlı olmalı.</li>
<li>Özellikle bazı bölgelerde can kayıplarının yanında ekonomik kayıplar, Elâzığ ve Van depreminde olduğu gibi çok fazla hayvan ölümleri de olabiliyor. Mesela hayvanların kaldığı yerlerin de standartlarının belirlenmesi gerekiyor.</li>
<li>Afetlere hazırlık konusunda ilkokuldan itibaren eğitimlerin müfredata konması, tehlikeleri göstererek özellikle bu eğitimleri veren herkesin belli bir standartta sahip olması gerekiyor. Bazı STK’lar anılarını anlatıp birkaç foto ile deprem bilinçlendirme semineri veriyor. Deprem bilinçlendirme seminerlerini eğitimciler vermeli.</li>
<li>Deprem gibi afet durumlarında engelliler üzerinde daha çok çalışılması gerekiyor. İzmir’de engelli bir yurttaşımız, deprem sonrası gelen sudan kaçamadığı için vefat etti. AKUT’un Eskişehir Üniversitesi ile ortak çalışmalar vardı, bunun gibi çalışmaların geliştirilmesi gerektiğini ifade ettik.</li>
<li>Afet anı ve sonrasının değil afet öncesine ilişkin düzenlemelerin kanunla zorunlu hale getirilmesi, bu işin vatandaşın inisiyatifine bırakılmaması konusunda önerilerinde bulunduk.</li>
<li>Uluslararası akreditasyon sürecinin Türkiye’de de oluşturulması ve bunun sadece devlet ve sivil toplumun birada oluşturacağı ortak bir kurulu tarafından yapılması gerektiğini ifade ettik.</li>
<li>Üzülerek söylüyorum, Türkiye’de siyaset hala bazı şeylerin üzerinde, oysa afetin siyaset üstü politikalarla yönetilmesi gerekiyor. Küçük hesapların üzerinde değil, deprem ve diğer afet durumlarında daha somut çalışmaların yapılması gerektiğini ifade ettik.</li>
<li>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çalışmalarına diğer STK’ların da destek vermesi, Mimarlar Odası, İnşaat Odası gibi kurumların bilgilerinden faydalanılması gerektiğinden bahsettik.</li>
<li>Afetlerden sonra toplanma bölgelerinin belirlenmesi ve altyapılarının hazırlanması gerektiği konusunda önerimiz çok ilgi gördü. Afet sonrası toplanma alanlarında, su ve tuvalet kabini gibi yapıların olması gerekiyor.</li>
<li>Türkiye’de artık afet kültünün artık yerleşmesi gerektiğini söyledik. Önemli olanın, afetin öncesinde yapılacak çalışmalar olduğunu ve muhakkak afet sonrasında profesyonel kişiler tarafından psikososyal desteklerin daha etkin şekilde verilmesi gerektiğini ifade ettik.  İyi niyetli STK’ların bir şey yapmaya çalışması da olumlu ancak bu tür çalışmaların daha profesyonel olması gerekiyor.</li>
<li>STK’ların ve gönüllülerin geliştirilmesi için yönetmeliklerde değişiklik olması, özelikle kamu ve özel sektör çalışanlarının afetlerde çalışması için kolaylıklar sağlanması için önerileri bulunduk.</li>
</ul>
<p>Vekiller önerilerimizi dikkatle dinlediler, umarım hayata geçirilir.</p>
<p><strong>İstanbul gibi büyük kentlerde pandemi ve ekonomik kısıtlarda depreme hazır olmak ne ölçüde mümkün? Yurttaşlar ne yapabilirler? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65166 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/akut-1.jpg" alt="AKUT Meclis Deprem Araştırma Komisyonu" width="360" height="203" />Kamu binaların yüzde 96’sı güçlendirildi, çok az kısmı kaldı. Yine de % 4 az bir rakam değil. Depreme özellikle büyük kentlerde nerede yakalanacağımız belli değil. Öncelikle bir milli seferlik haline getirilmesi gereken bir süreç. Ne devlet tek başına bunu yapabilir ne yerel idareler ne de vatandaş. Hiçbir aktör bunu tek başına yapamaz. Bu üç unsurun birbirine güvenmesi çok önemli. Kentsel dönüşüm rantsal dönüşüme dönüşmemeli. Kentsel dönüşüm çok hızlı ilerlese bile, yapıları çok ciddi denetleyecek mekanizmalar olmalı. İstanbul Yunanistan’dan daha büyük, mevcut bütçeler İstanbul depremine hazırlık için yetersiz kalacak.  Ancak bu bizi ümitsizliğe sevk etmemeli. Biz, tüm süreci adım adım planlamalı, iş birliği yapmalıyız.</p>
<p>Bu noktada vatandaşlar da şunları yapmalı:</p>
<ol>
<li>Yurttaşların sorumlulukları ve yetkileri var: karar alıcıların faaliyetlerini takip etmeleri ve görüşlerini, önerilerini iletmeli, siyasiler üzerinden baskı uygulamalı.</li>
<li>Ev alırken ya da kiralarken evin sadece manzarasına değil aynı zamanda binanın zemin etüdüne de bakmalılar. Bina deprem yönetmeliğine göre yapılmış mı? Bunu araştırmalılar.  Bu önlemlerin yanında kamu-yerel yönetim-STK arasında iyi bir planlama ile yıllar süren bir çalışma yapılmalı ve süreci bu şekilde sonuca ulaştırmak gerekiyor.</li>
</ol>
<p>İstanbul’da iseniz işiniz gerçekten çok zor. Eviniz, işyeriniz, kamu kurumlarının hepsinin sağlam olması gerekiyor. Şu an bundan emin olamayız çünkü 2003 öncesinde yapılan binaların nasıl yapıldığını bilmiyoruz. Dolayısıyla 2003 öncesi yapılan binaların tümü tehlikeli binalar. Bunların yenilenmesi de kısa sürede ekonomik olarak mümkün değil.  Bu binaların 5 yıl içinde %20’sinin yenilenmesi planlanıyor ki bu bile çok iyi rakam. Umarım başarırız.</p>
<p>Bu konuda genelde Japonya örnek gösterilir ancak benim idol ülkem Şili. Şili’de 1969 yılındaki depremde 300 bin insan hayatını kaybetti. Sonra Şili, kentsel dönüşümü çok iyi uyguladı. 2012’deki 9.1 şiddetindeki depremde sadece 8 kişi hayatını kaybetti. Muhteşem bir başarı hikayesi. Biz de inanırsak ve birbirimize güvenip, planlama ile çalışmayı başlatırsak, başaracağımıza inanıyorum. Bu sürecin komple bir planlama ile yapılması ve bütün olarak ele alınması gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Afet öncesi hazırlık yapıp, binaların sağlamlaştırılması gerekiyor. Temel çözüm bu<strong>.</strong></p></blockquote>
<p><strong>Son birkaç yılda Türkiye’de “olumlu gelişmeler var” dediniz; ancak 2020’de tüm dünyada depremde oluşan 180 civarındaki can kaybının 160’tan fazlası Türkiye’de oldu. Biz neden hala çok can kaybı veriyoruz? </strong></p>
<p>Bu çok üzücü tabii. Türkiye İstanbul depremine odaklanmışken, biz 2018’den beri İzmir için hazırlık yapıyorduk. Dünya riskli kentler sıralamasında İstanbul 75. sırada, İzmir ise 25. sırada.  Hala İzmir’de büyük bir depremini bekliyoruz. İzmir afetsellik konusunda çok riskli bir kent. Kötü yapılaşması çok fazla. Zemin etüdü yapılmadan yapılaşma yüksek olduğu için yeni bir depremde yine aynı şeyler olacak. Şu an bununla ilgili bir çalışma yapılıyor ancak bunun ekonomik maliyeti yüksek.</p>
<p>Türkiye artık depremlerde insan kaybetmemeli. Biz 2 günde İzmir’e gittik, herkesi kurtardık diye övünemeyiz. Bu büyüklükte depremlerde binalarımız yıkılmamalı. Binaları güçlendirirsek AKUT’a da ihtiyaç kalmayacak. Biz şu an dünyadaki en iyi arama kurtarmanın Türkiye’de olması ile tecrübemizle övünüyoruz. Tecrübe dediğimiz şey bu kayıplarla kazanıldı. Oysa biz tecrübesiz olalım, bize ihtiyaç olmasın, binalarımız sağlam olsun diyoruz. Artık biz buna bir dur diyebilmemiz gerekiyor. Bunun için afet öncesi hazırlık yapıp, binaların sağlamlaştırılması gerekiyor. Temel çözüm bu.</p>
<h5><strong>“Egoları Kenara Koyup, Ortak Çalışma Kültürünü Kazanmalıyız!” </strong></h5>
<p><strong>Sivil topluma ve yurttaşlara bir mesajınız var mı? </strong></p>
<p>Özelikle STK’lar olarak son dönemde düştüğümüz bir hata var: her işi yapalım, burası da popüler oldu yaklaşımı. Bu doğru değil. Biz STK’lar olarak uzman olduğumuz alanlarda çalışmalıyız. O uzman olduğumuz alanda en üst standartlarda çalışmalıyız. Gerekiyorsa, politikaların oluşmasında etki etmeliyiz. STK’ların ana amacı bu olmalı. Ama Türkiye’de bazı STK’lar ya AB projeleri yapmak ya da popüler olup bağış elde etme mantığına girdi. Bu yaklaşımdan çıkıp sivil toplum olarak, güçlü kurumlar olma hedefimiz olmalı. Tüm STK’ların ana hedefi bu olmalı. Bunu yaparken de benzer işi yapanların rekabet halinde değil dayanışma içinde çalışması gerekiyor ki biz bu afetlerle başa çıkalım.</p>
<p>Afetlere hazırlık olmamız için devlet, yerel yönetim, STK’lar ve vatandaş ortak çalışmamız gerekiyor. Eğer bu ortak çalışmayı başarırsak her şeyin üstesinden geleceğiz. Hiç zor değil bunu başarmamız; yeter ki egoları kenara koyup, ortak çalışma kültürünü kazanmak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/08/akut-baskani-salci-turkiyede-afet-kulturu-yerlesmeli-tum-aktorler-ortak-calismali/">AKUT Başkanı Şalcı: “Türkiye’de Afet Kültürü Yerleşmeli; Tüm Aktörler Ortak Çalışmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kriz Dönemlerinde Doğru Bilgiye Erişim, Teyitli İçeriklerin Takip ve Yaygınlaştırılmasıyla Mümkün&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/01/kriz-donemlerinde-dogru-bilgiye-erisim-teyitli-iceriklerin-takip-ve-yayginlastirilmasiyla-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 07:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Referandom]]></category>
		<category><![CDATA[Teyit]]></category>
		<category><![CDATA[#DepremKomisyonunuİzliyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem gibi kriz dönemlerinde doğru bilgiye erişimin önemini Teyit ve Referandom ekibiyle konuştuk. Teyit’ten Alican Acanerler ve Referandom’dan İlteber Uçar, deprem ve pandemi gibi kriz dönemlerinde yayılması kolaylaşan yanlış bilginin, şüphe kasının çalıştırılması, hazırlanan teyitli içeriklerin takibi ve yaygınlaştırılması ile önlenebileceğini söylüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/01/kriz-donemlerinde-dogru-bilgiye-erisim-teyitli-iceriklerin-takip-ve-yayginlastirilmasiyla-mumkun/">&#8220;Kriz Dönemlerinde Doğru Bilgiye Erişim, Teyitli İçeriklerin Takip ve Yaygınlaştırılmasıyla Mümkün&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://teyit.org/dosya-buyutec-ak-parti-iktidarinda-tbmmde-depremle-ilgili-verilen-arastirma-onergeleri" target="_blank" rel="noopener">“AK Parti İktidarında TBMM’de Depremle İlgili Verilen Araştırma Önergeleri</a>” başlıklı ortak bir çalışma yayınlayan Teyit ve Referandom, son 17 yılda TBMM’de deprem konusunda verilen 96 araştırma önergesinden 17’sinin kabul edildiğini; olağan zamanlarda unutulan deprem konusunda Meclise verilen bu önergelerin daha çok vergi ile ilgili olduğunu tespit etti.</p>
<p>Toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak için çalışan <a href="https://teyit.org/" target="_blank" rel="noopener">Teyit</a>, yaygın bilinen yanlışlar, sosyal medyada gündem olan şüpheli bilgiler ve şehir efsaneleri dahil birçok alanda doğrulama yapıyor. Kamuoyunun çevrimiçi platformlarda hangi bilginin doğru, hangisinin yanlış olduğunu öğrenmesini sağlıyor.</p>
<p>Genç bir ekip olan <a href="https://www.referandom.com/" target="_blank" rel="noopener">Referandom</a> ise Türkiye&#8217;de siyasi gündemi belirleyen önerge ve kanun tekliflerini, canlı yayından izleyerek, tutanakları inceleyerek, bunlardan kısa özetler hazırlıyor; siyasi gündemin takibini kolaylaştırıyor. Referandom spekülasyonlara ve dayanağı olmayan iddialara yer vermiyor; kamuoyuna doğru ve tarafsız bilgiyi erişilebilir kılmaya çalışıyor.</p>
<p>Teyit ve Referandom’un ortak çalışması üzerinden deprem gibi afet-kriz dönemlerinde doğru bilgiye erişimde her iki kurumun üstlendiği rol ve yurttaşların bu konuda yapabileceklerine dair sorularımızı Teyit ekibinden Alican Acanerler ve Referandom ekibinden İlteber Uçar yanıtladı.</p>
<h5><strong>Olağan Zamanlarda Unutulan Deprem Gerçeği </strong></h5>
<p><strong>“AK Parti İktidarında TBMM’de Depremle İlgili Verilen Araştırma Önergeleri” adlı  ortak çalışmanızda, </strong><strong>17 yıllık sürede deprem hakkında verilen 96 araştırma önergesinden 17’sinin kabul edilmesi, ne anlama geliyor ? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-64846 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/teyit.org_.jpg" alt="Teyit " width="300" height="168" />Teyit</strong>: Yazının genelinde üzerinde durmaya çalıştığımız noktalardan biri, depremlerle ilgili önergelerin hep ülkede yaşanan önemli büyüklükte bir depremin ardından gündeme gelmesiydi. Belli dönemlerde üzerinde tartışılan ve genel kurulda sık sık tartışılan deprem konusu, olağan zamanlarda unutuluyor. Araştırma bu hakikati vurgulamamıza yardımcı oldu denebilir. Tek dönemde yüzlerce önerge verilebiliyor, bunların hepsini takip etmek çok zor.</p>
<p>Referandom ekibi, karmaşık yasama süreçlerini kolaylaştırıp bir vatandaş olarak kaçırabildiğimiz, haber karmaşası içinde takip edemediğimiz meclis gündemini irdeliyor. Teyit olarak bunlar arasından tek bir başlıktaki önergelerin çıkarıp analiz etmiş olduk. Azlığından ve çokluğundan ziyade, aslında meclisin, partilerin düzenli olarak tutması gereken bir çeteleyi ilk defa biz oluşturup yorumladık denebilir.</p>
<p><strong>Referandom</strong>: Birden çok önergenin birbirini tekrar ettiğini görüyoruz. Araştırmada yer verdiğimiz kelime bulutu uygulamasında da depremin en çok “vergi” konusuyla gündeme getirilmek istendiği anlaşılıyor. Ayrı ayrı kabul edilen 16 önergenin içinde birbirini tekrar edenler de var. Burada önemli olanın, önergelerin akıbetini takip etmek. Ancak maalesef sonraki süreçlere dair medyada iz sürmek imkansız. Sayıdan çok, etki önemli denebilir bu yüzden.</p>
<p>Türkiye’de TBMM Deprem Araştırma Komisyonları tarafından çeşitli tarihlerde hazırlanan kapsamlı rapor ve önerilere rağmen, vekiller her deprem sonrası ve diğer dönemlerde de bu raporlarda sıralanan önerilerin iktidarlar tarafından yerine getirilmemesi ve her deprem sonrası yaşanan can ve mal kayıpları; deprem vergileri adı altında toplanan meblağların nereye harcandığına ilişkin bilgiye ulaşılamaması nedenleriyle muhalif parti vekilleri bu konuda önerge vermeye ve meclisi göreve çağırmayı sürdürmüştür.</p>
<p><strong>Yukarıdaki soru sormak amacıyla hazırladığımız iddianın, Teyit ve Referandom ekibi tarafından teyit edilmesi ne kadar zaman alır? Bu iddianın yanıtını bulmak için nasıl bir yol izlenebilir?</strong></p>
<p><strong>Teyit</strong>: Teyit’in yasama süreçleri ile ilgili iddiaları incelerken ana kaynağı TBMM’nin internet sitesindeki arama butonları. Orada geçmişten günümüze genel görüşme tutanaklarından araştırma komisyonu raporlarına, eski önerge metinlerinden verilen cevaplara kadar her bilgi mevcut. Ancak site arayüzünden kaynaklı problemler ve zaman zaman karşılaşılan teknik aksaklıklar, derli toplu bir bilgiye ulaşılmasının önünde bir engel oluşturuyor. Bu da ciddi zaman kaygına neden olabiliyor.<strong> <img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64785 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/referandom.jpg" alt="" width="322" height="181" /></strong></p>
<p>Bununla birlikte yukarıda yer verdiğiniz iddianın Teyit’in metodolojisine göre doğrulama sürecine tabi tutulması çok da mümkün değil. Çünkü yorum içeriyor, yani bir “varsayıma” dayanıyor. Yazıda da aktardığımız gibi, önergeler sonrası hangi gelişmelerin hem iktidar hem de muhalefet tarafından takip edildiği bilgisini takip etmek oldukça zordu. Bir de deprem vergilerinin harcanması konusu bambaşka bir iddiayı içeriyor, ayrıca ele alınması gerekiyor.</p>
<blockquote><p><span style="font-family: 'Cambria',serif; font-weight: normal;">Referandom olarak, yurttaşlara bizi yakından takip etmelerini ve bu araştırmaların sadece sonucunu değil, bu araştırmaların arka planlarını veya daha fazlasını paylaştığımız içeriklerimizi de takip etmelerini öneriyoruz.</span></p></blockquote>
<p><strong><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/teyit-refernadom-deprem-arastirmasi.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-64786 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/teyit-refernadom-deprem-arastirmasi-640x361.jpg" alt="AK Parti İktidarında TBMM’de Depremle İlgili Verilen Araştırma Önergeleri" width="640" height="361" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/teyit-refernadom-deprem-arastirmasi-640x361.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/teyit-refernadom-deprem-arastirmasi.jpg 689w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></strong></p>
<p><strong>AK Parti iktidarında TBMM’de Depremle İlgili Verilen Araştırma Önergeleri adlı çalışmanızda vurguladığınız bir diğer husus, Meclis veri tabanının kullanıcı dostu olmaması ve araştırmayı güçleştirmesi idi. Teyit konusunda uzmanlaşmış iki sosyal girişimin bile siyasi iddiaları teyit etmekte zorlandığı bir ortamda, yurttaşlar doğru bilgiye nasıl ulaşabilirler? Ne önerirsiniz?</strong></p>
<p><strong>Teyit: </strong>Teyit, medyada ve sosyal medyada yer alan şüpheli bilgilerin doğruluğunu kontrol ederken, kullanıcıları doğu bilgiye erişim konusunda güçlendirmeyi de amaçlıyor. Bu nedenle de analizlerde kullandığı yöntemleri ayrıntılı olarak aktarıyor. Amacımız bizim kullandığımız yöntemlerin aynılarını izleyen herkesin aynı sonuçları ulaşabilmesi.</p>
<p>Ancak teknik aksaklıklardan dolayı süreçler bazen karmaşıklaşabiliyor. Yönteminiz net ve süreç yönetiminiz iyiyse, birçok iddianın üstesinden gelebiliyorsunuz. Bu araştırmada gördüğümüz gibi, iş birlikleri de kolaylık da sağlıyor. Teyit’in kullandığı yöntemler, kendi yayın ilkeleri ile Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı’nın <em>(International Fact Checking Network) </em>kıstaslarına uyumlu.</p>
<p>Bunun dışında Teyit sadece yazdığı analizler ve dosya yazılarında değil, “teyitpedia” kategorisinde yer verdiği yazılarla, e-posta bültenleriyle, eğitim paketleriyle, podcastleriyle ve hazırladığı diğer çıktılarla dijital medya okuryazarlığını geliştirmeye çalışıyor. Okuyucular, internet sitesinde yer alan “<a href="https://teyit.org/files/yanli%C5%9F-bilgileri-%C3%A7%C3%BCr%C3%BCtme-el-kitabi-2020.pdf">Yanlış Bilgileri Çürütme Kitabı</a>”, “<a href="https://teyit.org/wp-content/uploads/2016/12/dogrulama_el_kitabi-baski.pdf">Doğrulama El Kitabı</a>” gibi Teyit’in Türkçe literatüre kazandırılmasında öncülük ettiği rehber yayınları okuduklarında, Teyit’in çok sevdiği “şüphe kasını” çalıştırmayı alışkanlık haline getirdiklerinde, yanlış bilgi konusunda daha dirayetli oluyor.</p>
<p><strong>Referandom</strong>: Biz de Referandom ekibi olarak bu zorluğu çözme konusunda aracı oluyoruz aslında. Yurttaşlar yerine bu işlemi yapıyor ve sonuçları paylaşıyoruz. Bu bilgilere nasıl ulaştığımız da metodoloji dosyamızı herkese açarak paylaşmıştık. Yurttaşlara bizi yakından takip etmelerini ve bu araştırmaların sadece sonucunu değil, bu araştırmaların arka planlarını veya daha fazlasını paylaştığımız içeriklerimizi de takip etmelerini öneriyoruz.</p>
<blockquote><p><span style="font-family: 'Cambria',serif; font-weight: normal;">Teyit kendisine gelen ihbarlar ile kendi bulduğu şüpheli bilgileri bir havuzda topluyor. Sonra bunları üç kıstasa göre editöryal bir değerlendirmeden geçiriyor: virallik, önem ve aciliyet.</span></p></blockquote>
<h5><strong>“Teyitlenen Bilgi Her Zaman İddia Kadar İlgi Görmüyor!”</strong></h5>
<p><strong>Teyit ve Refarandom olarak, siyasi konularda ortaya atılan iddialar ve buna karşı doğrulama talepleri toplumda ne kadar karşılık buluyor? Doğrulanan ya da yanlışlanan bir iddianın etkisine dair gözleminiz nedir? Bir iddia yanlışlandığında, ortaya atılan iddia kadar, teyitlenen bilgi merak uyandırıyor ve kabul görüyor mu?</strong></p>
<p><strong>Teyit</strong>: Teyit’te yer alan analizlerin bir kısmı zaten takipçiler tarafından gönderilen şüpheli bilgi bildirimlerinden yola çıkarak hazırlanıyor. Yani takipçilerimiz bize, “Bunun doğruluğunu kontrol eder misiniz?” diye bildirim gönderiyorlar. Ancak doğrulama süreci bundan ibaret değil. Teyit kendisine gelen ihbarlar ile, rutin medya ve sosyal medya taraması sırasında kendi bulduğu şüpheli bilgileri bir havuzda topluyor. Sonra bunları üç kıstasa göre editöryal bir değerlendirmeden geçiriyor: virallik, önem ve aciliyet. Bu kıstasları karşılayan iddialar değerlendirmeye alınıyor. Yani seçim keyfi değil, siyasilerle ilgili iddialar da diğerleri gibi aynı değerlendirme sürecine tabi tutuluyor.</p>
<p>Doğrulamanın ne kadar karşılık bulacağı biraz da bu kriterlere bağlı. Eğer konu acil, viral ve merak uyandıran bir niteliğe sahipse, karşılık buluyor. Örneğin bir akşam sosyal medyada yayılan bir şüpheli bilgiyi inceleyip paylaştığımızda “dumanı tüten” bir bilgi olduğu için etkisi güçlü oluyor. Fazla yayılmadan yanlış bilginin önüne geçebiliyor. Ancak her araştırma süreci biricik. Hepsinin yayınlanma süreleri farklı. Bazı analizleri müthiş dikkat çekmeseler de “önem” kriterini karşıladıkları, yani kamu yararı oluşturduğu için kaleme alıyoruz.</p>
<p>Bir de toplumdaki kutuplaşmanın ana hatlarına sirayet eden yanlış bilgiler var. Bunlara karşı taraf hakkında bakış açılarının oluşmasına neden olan yanlış bilgiler denebilir. Örneğin Suriyeliler hakkında yayılan yanlış bilgiler toplumdaki politik kutuplaşmanın bir tarafının temel argümanlarını  oluşturuyor. Bunlarla ilgili hazırladığımız bir içeriğin etkisi daha önemli olabiliyor.</p>
<p><strong>Şu an faaliyetlerini sürdürmekte olan <a href="https://www.tbmm.gov.tr/depremarastirmakomisyonu/index.htm"><u>TBMM Deprem Araştırma Komisyonu</u> </a>var. Hem bir yurttaş hem de temsil ettiğiniz kurum adına, Komisyonun çalışmalarını takip ediyor musunuz? Görüş ve önerileriniz olursa, Komisyon’a iletir misiniz?</strong></p>
<p><strong>Teyit</strong>: Meclisten geçen bir önergenin etkisini takip etmek, sonrasında yapılanları, eylem planlarını, konuşulanları bilebilmek önemli olan. Bizim de bir gözümüz yazının yayımlanmasının ardından Deprem Araştırma Komisyonu’nun faaliyetlerine çevrilmiş durumda. Bir yurttaş bu konuda yapılan fikri takibin ve daha da önemlisi bir gazeteci olarak, bu konuyu sık sık gündeme getirmenin önemli olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Referandom</strong>: Referandom olarak komisyonlar birincil olarak takip ettiğimiz mekanizmalar değildi. Biz de tabii ki zamanla hem kendi anlayışımızdaki hem de yaşanan olayların getirdiği değişiklikler sebebiyle önceliklerimizi veya dikkatimizi verdiğimiz alanları değiştirebiliyoruz. Bu da bizim için çok kritik bir konu ve kesinlikle bu komisyonu ve çalışmalarını daha sık mercek altına almak, bu konuda neler yapıldığını herkese göstermek adına çalışmalar yapmak istiyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/01/kriz-donemlerinde-dogru-bilgiye-erisim-teyitli-iceriklerin-takip-ve-yayginlastirilmasiyla-mumkun/">&#8220;Kriz Dönemlerinde Doğru Bilgiye Erişim, Teyitli İçeriklerin Takip ve Yaygınlaştırılmasıyla Mümkün&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Deprem Riskinin Azaltılması, Konunun Bütüncül Olarak Ele Alınması ve Mevzuatın Revize Edilmesiyle Mümkün!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/29/deprem-riskinin-azaltilmasi-konunun-butuncul-olarak-ele-alinmasi-ve-mevzuatin-revize-edilmesiyle-mumkun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2021 13:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[#SallanmadanHazırlan]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Özmen]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Afet Müdahale Planı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Bülent Özmen depreme hazırlık ve riskin azaltılması için konunun bütüncül olarak ele alınması ve mevzuatın revize edilmesinin önemine işaret ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/29/deprem-riskinin-azaltilmasi-konunun-butuncul-olarak-ele-alinmasi-ve-mevzuatin-revize-edilmesiyle-mumkun/">“Deprem Riskinin Azaltılması, Konunun Bütüncül Olarak Ele Alınması ve Mevzuatın Revize Edilmesiyle Mümkün!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Toplum İçin Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation desteğiyle yürüttüğümüz #SallanmadanHazırlan kampanyamız çerçevesinde görüştüğümüz Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Bülent Özmen Türkiye’de deprem sonrası müdahale ve koordinasyon konularında 1999 depreminden bu yana ciddi mesafe kat edilmesine karşın deprem risklerinin azaltılması konusunda yetersiz kalındığını söylüyor. Özmen’e bilim insanı olarak öncelikli olarak hayata geçirilmesi gerekli olan düzenlemeleri ve Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) hakkındaki değerlendirmelerini sorduk.</p>
<p><strong>Size göre şu an deprem tedbiri ile alakalı Türkiye&#8217;de acil olarak hayata geçirilmesi gereken 3 politika önerisi ne olabilir? Bilim insanı olarak öneriniz nedir?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-64526 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/bulent-ozmen-1.jpg" alt="Bülent Özmen" width="274" height="205" />Depremin ne zaman ve nerede olacağına ilişkin çalışmaların yanı sıra ülke olarak deprem öncesine, deprem risklerinin azaltılması çalışmalarına odaklanılması gerekmektedir. Türkiye, deprem sonrası müdahale ve koordinasyon konularında 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana ciddi mesafe kat etmiş durumdadır. Fakat deprem risklerinin azaltılması konusunda yeterince yol aldığımızı söylemek çok olanaklı değildir. Bu risklerin azaltılması merkezi hükümet ve yerel yönetimlerin meseleyi bütüncül olarak ele alabilme kabiliyetinden geçmektedir.</p>
<p>Öncelikle 1959’da çıkarılan “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun”un günümüz gerçeklerini yansıtacak şekilde güncellenmesi hayati derecede önemlidir. 3194 sayılı İmar Kanunu, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu, 6305 Afet Sigortaları Kanunu ve 2872 Sayılı Çevre Kanunu gibi deprem ve afetle ilgili kanun ve yönetmeliklerin bütüncül bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi ve bu kanunların birbirini tamamlar hale getirilmesi lazımdır. Şemsiye yasaların masaya yatırılıp ülkenin yol haritasını kanun ve yönetmelik olarak ortaya çıkarmalıyız. Günübirlik çözümler bir noktayı düzeltirken, başka bir noktada sorun çıkarabiliyor. Kanunların birbirine uyumlu hale getirilmesinde şu anda İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)’na büyük rol düşmektedir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişten önce bu başkanlık, diğer bakanlıkları daha kolay koordine edebilmek için Başbakanlık’a bağlıydı. Koordinasyonu kolaylaştırmak ve daha etkin hale getirmek için AFAD eskiden olduğu gibi daha üst bir konuma getirilmeli yani doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlanmalıdır.</p>
<h5><strong>Deprem Tehlike ve Risk Haritalarının Hazırlanması Gerekli! </strong></h5>
<p>Deprem risklerini en aza indirebilmek ve uzun dönemli çalışmaları planlayabilmek için deprem tehlike ve risk haritalarının hazırlanması da oldukça önemlidir. Tehlike haritalarının ülke mekânsal planı, ülke kalkınma planı, bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı gibi plan ve çalışmalarda kullanabilmek için değişik ölçeklerde hazırlanması gerekir. Bu çalışmaların küçük ölçekten (ülke, bölge ve yerel) büyük ölçeğe doğru yapılmasında büyük yarar vardır. Diğer kriterlerin yanı sıra deprem tehlikesini de göz önüne alarak hazırlanan planlar deprem risklerini azaltma çalışmalarına büyük katkı sağlarlar. Bölgesel planlardan – uygulama imar planına kadar tüm planlama süreç ve kademelerinde deprem tehlikesi ve risk haritalarının dikkate alınması ve kullanılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.</p>
<p>4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun, 13/07/2001 tarih ve 24461 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış, 13/08/2001 tarihinde de, Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği yürürlüğe girerek 19 ilde uygulama başlamıştır. Uzun bir süre 19 ilde uygulanan bu kanun 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren 81 ilde uygulanmaya başlanmıştır. 4708 sayılı Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Yapı denetim sistemi ile binaların yapım aşamasındaki denetiminin en sağlıklı bir şekilde yapılmasına çalışılmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Yapı Denetim Kanunu&#8217;nun uygulanması, denetim sisteminin iyileştirilmesi ve etkili çalışmasından sorumludur. Eskiden yapısının denetlenmesini isteyen müteahhit yapısını denetleyecek firmayı doğrudan kendisi seçebiliyordu. Şimdi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı değişiklikle denetleyici firma otomatik olarak atanıyor bu önemli ve olumlu bir gelişmedir. Bu olumlu gelişmeye ilave olarak yapı denetim firmalarının mutlaka zemin etütlerini yerinde denetleyerek bunların bilimsel kriterlere ve “Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatı”na uygun olacak şekilde yapılmasının/yaptırılmasının sağlanması gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Türkiye’de deprem ve afet konusundaki eğitimler, ilkokuldan üniversiteye kadar ders müfredatlarına girmeli.</p></blockquote>
<p>Türkiye’de deprem ve afet konusundaki eğitimler, ilkokuldan üniversiteye kadar ders müfredatlarına girmeli. Halk bazında yapılan eğitimlerin de akredite insanlar tarafından düzenlenmesi sağlanarak kalitesinin artması şart. Afetlere yönelik devletin, özel sektörün, medyanın, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve bireylerin sorumluluklarını yerine getirebilecek çalışmaların acil olarak kapsamlarının geliştirilerek hızlandırılması gerekiyor. Bu hususta toplum düzeyinde yürütülecek çalışmalara okullardan başlanabilir ve kısa sürede nüfusun büyük bölümüne ulaşılabilir. Öğrencilere hayat boyu sürecek bir deprem bilinci sağlanabilir. Bu nedenle Türkiye’deki ilk ve ortaöğretimin öğretim programları, araç-gereçleri, yöntemleri ve ders kitapları ile birlikte öğrencilere etkin bir deprem bilinci sağlayabilecek şekilde yeniden ele alınması ve güçlendirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>2021 Afet Eğitim Yılı kapsamında yapılacak eğitimlerin sadece “Afet Bilinci” ve “Afet Farkındalık” eğitimleri ile sınırlı olmaması özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında ve belediyelerde afet ve afet yönetimi ile ilgili konularda çalışma yapan personelin, Vali ve kaymakamların, Milletvekillerinin, özel sektörün, medya ve Sivil Toplum Kuruluşlarında çalışan personelin de Afet ve Afet Yönetimi konusunda eğitilmesi gerekir. Bu yönde yapılacak eğitimlerde &#8220;Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans Programı&#8221; kapsamında afet yönetiminin birçok farklı alanı ile ilgili hazırlanmış olan ders kitapları ve eğitim materyallerinden de yararlanılmalıdır. Böylece kısa bir zaman içinde kamu kurum ve kuruluşları ve belediyelere yasa ve yönetmeliklerle verilmiş afet yönetimi ile ilgili görevlerin çok daha iyi yapılmasına katkı sağlanmış olacaktır.</p>
<h5><strong>Afetlerle Topyekûn Mücadelenin Temelleri Atılmalı</strong><strong>!</strong></h5>
<p><strong>Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) size göre şu an Türkiye’de hangi ihtiyacı karşılıyor?</strong></p>
<p>Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) 18.12.2013 tarihinde yayınlanan “Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliğine” dayandırılarak hazırlanmış ve 3 Ocak 2014 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Hem merkezi düzeyde hem de yerel düzeyde afetlere nasıl müdahale edilmesi gerektiği ve organizasyon yapısının nasıl olması gerektiği Türkiye Afet Müdahale Planı ile belirlenmiştir.</p>
<p>Türkiye Afet Müdahale Planının amacı; afet ve acil durumlara ilişkin müdahale çalışmalarında görev alacak hizmet grupları ve koordinasyon birimlerine ait rolleri ve sorumlulukları tanımlamak, afet öncesi, sırası ve sonrasındaki müdahale planlamasının temel prensiplerini belirlemektir. TAMP, ülkemizde yaşanabilecek her tür ve ölçekte, afet ve acil durumlara müdahalede görev alacak, bakanlık, kurum ve kuruluşlar, özel kuruluşlar ve STK’lar ve gerçek kişileri kapsadığı ve her birinin afete müdahale sırasında neler yapması gerektiğini yani görev ve sorumluluklarını tanımladığı için son derece önemlidir. Afetlere etkili ve başarılı bir şekilde müdahale edebilmek için hem TAMP planının, hem de Türkiye Afet Müdahale Planında tanımlanmış olan afete müdahale organizasyonun, servis ve hizmet gruplarının görev ve sorumluluklarının önceden eksiksiz bir şekilde tanımlanması ve zaman zaman bu görevlerin tatbikatlarla sınanması son derece önemlidir.</p>
<p><strong>TAMP’ın yenilenmesine neden ihtiyaç var?</strong></p>
<p><strong> </strong>TAMP ile merkezi ve yerel düzeyde afete nasıl ve hangi organizasyon yapısı ile müdahale edilmesi gerektiği tanımlanmıştır. Buna göre merkezi düzeydeki organizasyon yapısı Bakanlardan oluşan Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu, Bakanlık müsteşarlarından oluşan Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi, 4 servis ve çeşitli bakanlıkların temsilcilerinden oluşan 28 hizmet grubundan oluşturulmuştur.</p>
<p>9, 10 ve 15 Temmuz 2018 tarihlerinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile beraber Türkiye’de afet yönetimi bakımından en üst kurul olarak işlev gören Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu ve Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulunun kapatılması, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın İçişleri Bakanlığı&#8217;na bağlanması ve birçok bakanlığının görevlerinin ve isimlerinin değiştirilmiş olmasına rağmen Türkiye Afet Müdahale Planında ve afet müdahale organizasyon yapısında günümüze kadar herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Bu durumun etkin ve başarılı bir afet müdahalesini zaafiyete uğratma olasılığı oldukça yüksektir.</p>
<p>Bu nedenle ve olası büyük bir afette herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamak için ivedilikle Türkiye Afet Müdahale Planının yeni değişiklikler ve gelişmeler kapsamında acil olarak yenilenmesinde çok büyük yarar vardır. Ayrıca bu değişikler yapılırken Belediyelere, sivil toplum kuruluşlarına, özel sektöre ve halka da görevler verilerek olası afetlerle topyekûn mücadele edebilmenin temelleri atılmalıdır.</p>
<p>Bu eksiklikler görülerek 18 Eylül 2020 tarihinde “Afet ve Acil Durum Kurulunun” kurulmuş olmasının yeterli olmayacağını, TAMP’ın acil olarak bütüncül bir bakış açısı ile ele alınarak gerçekleşen afetlerden alınan dersler, afet yönetimi bilimindeki gelişmeler ve değişen kanun, yönetmelik ve kurumsal yapılanmalara göre acilen yenilenmesinin daha etkin ve başarılı bir afet müdahalesi için gereklilik olduğu sonucuna vardıklarını belirtmiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-64528 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/TURKIYEAFETMUDAHALEPLANI-TAMP-640x480.jpg" alt="TÜRKİYE AFET MÜDAHALE PLANI - TAMP" width="339" height="255" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/TURKIYEAFETMUDAHALEPLANI-TAMP-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/TURKIYEAFETMUDAHALEPLANI-TAMP.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 339px) 100vw, 339px" /></p>
<h5><strong>Türkiye Afet Müdahale Planı </strong></h5>
<p>2014 yılında yürürlüğe giren <a href="https://www.afad.gov.tr/turkiye-afet-mudahale-plani">TAMP</a> ile herhangi bir afet anında hangi kurumun ne yapacağı ve müdahalenin nasıl bir organizasyon içinde yapılacağı belli bir düzene bağlanmış durumda.</p>
<ul>
<li>TAMP deprem, sel, heyelan, çığ, yangın, endüstriyel kazalar ve toplu nüfus hareketleri gibi afet ve acil durumlara müdahalede görev alacak hizmet grupları ve koordinasyon birimlerinin rollerini, görev ve sorumluluklarını uzmanlık alanlarına uygun bir biçimde tanımlıyor.</li>
<li>TAMP ayrıca, afet öncesi, afet sırası ve sonrasındaki müdahale planlamasının temel prensiplerini belirliyor.</li>
<li>TAMP’ın koordinasyonunda AFAD ile eşgüdüm halinde çalışan ana çözüm ortakları arasında merkezde İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik Ve Haberleşme Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı, Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Türk Kızılayı yer alıyor.</li>
<li>İl düzeyinde ise İl Afet Müdahale Planı kapsamında Valilik İl Afet ve Acil durum Müdürlükleri koordinasyonunda, yukarıda sıralanan kurumların taşra teşkilatları bulunuyor.</li>
<li>Bir afet durumunda müdahale aşamasında, yürütülen hizmetlerin niteliğine göre TAMP bünyesinde oluşturulan 28 hizmet grubu bulunuyor.</li>
<li>Oluşturulan bu sistemin işlerliğini ve toplumsal farkındalığı arttırmak için tüm Türkiye’de düzenli olarak her seviyede eğitim ve tatbikatlar düzenleniyor.</li>
</ul>
<p>Deprem Araştırma Komisyonu’nda yürütülmekte olan çalışmalara dair Sivil Sayfalar’da yayınlanan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/25/meclis-deprem-arastirma-komisyonu-sivil-toplumun-katkilarini-bekliyor/">ilk habere buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/29/deprem-riskinin-azaltilmasi-konunun-butuncul-olarak-ele-alinmasi-ve-mevzuatin-revize-edilmesiyle-mumkun/">“Deprem Riskinin Azaltılması, Konunun Bütüncül Olarak Ele Alınması ve Mevzuatın Revize Edilmesiyle Mümkün!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
