<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mevsimlik tarım işçileri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/mevsimlik-tarim-iscileri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/mevsimlik-tarim-iscileri/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 May 2021 09:33:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>mevsimlik tarım işçileri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/mevsimlik-tarim-iscileri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Mevsimlik Tarım İşçisi ve Çocuklar için Acil Önlem Alınması Gerekiyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/06/mevsimlik-tarim-iscisi-ve-cocuklar-icin-acil-onlem-alinmasi-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 May 2021 09:19:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Destek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarım işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsimlik Tarım ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Salgında Mevsimlik İşçiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği, mülteci ve göçmenler dâhil olmak üzere, Türkiye'de 1 milyonu aşan mevsimlik tarım işçileri ve çocukların COVID-19 salgını sebebiyle daha da zorlaşan koşullarına dikkat çeken bir açıklama yayınladı. Açıklamada, mevsimlik işçilere hijyen malzemelerinin dağıtılması ve çadır-toplanma alanlarında zorunlu malzemelerin yerel yetkililerce sağlanması gibi önlemlerin alınması çağrısı yapılıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/06/mevsimlik-tarim-iscisi-ve-cocuklar-icin-acil-onlem-alinmasi-gerekiyor/">“Mevsimlik Tarım İşçisi ve Çocuklar için Acil Önlem Alınması Gerekiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayata Destek Derneği’nin “Mevsimlik Tarım İşçileri ve Çocukları için Alınması Gereken Acil Önlemler” başlıklı açıklamasında öncelikle mayıs ayıyla birlikte mevsimlik tarım isçilerinin çocuklarıyla beraber tekrar göç yoluna çıkmaya başladığı hatırlatılıyor ve konuya ilişkin güncel verilere yer veriliyor:</p>
<ul>
<li>Türkiye&#8217;de COVID-19 salgınının başlamasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti,</li>
<li>Türkiye&#8217;de 1 milyonu aşan mevsimlik tarım işçisi genellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinden Nisan ayında yola çıkıyor:</li>
<li>İşçiler 4 ila 8 ay arasında değişen sürelerde Türkiye&#8217;nin farklı bölgelerindeki 50 ilde tarım alanında çalışıyor.</li>
<li>Tarımsal üretim takvimini takip ederek çalışan mevsimlik tarım işçilerinin büyük çoğunluğu kayıt dışı ve sosyal güvenceden yoksun olarak çalışıyor.</li>
<li>Gezici olma, ağır çalışma ve kötü barınma koşulları, mevsimlik gezici tarımda çalışan aileleri halihazırda &#8216;en kırılgan&#8217; topluluklardan biri haline getirirken, son dönemde yaşadığımız COVID-19 salgınının mevcut koşulları daha da zorlaştırdığı görülüyor.</li>
<li>Dünyada 152 milyon çocuk, yani her 10 çocuktan 1&#8217;i çalıştırılıyor. Üstelik bu çocukların yarısı mevsimlik tarım gibi tehlikeli sektörlerde çalıştırılıyor.</li>
<li>2019 yılı resmi verilerine göre Türkiye&#8217;de 5-17 yaş grubundaki çalışan çocuk sayısı 720 bin.</li>
<li>Bu istatistiklere mülteci çocukların da dahil edilmesiyle 2 milyona yakın çocuğun çalıştırıldığı tahmin ediliyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Salgın, Mevsimlik Tarım ve Çocuklar</strong></h5>
<p>Salgın ve mevsimlik tarım çocukların eğitimini de olumsuz etkiliyor. Gecen yıl Mart ayından bu yana uygulanan uzaktan eğitime erişim için çocukların önünde bir engel de mevsimlik tarım göçü. Okula gidemeyen 400 bin mülteci çocuğun yanı sıra okula kayıtlı çocukların %34&#8217;ü uzaktan eğitim sisteminde derslere devam edemiyor. Ayrıca göç edilen alanlarda internet erişiminin kısıtlılığı, tablet-bilgisayar gibi donanım eksikliği de mevcut.</p>
<p>Kuşaklar boyu tek geçim kaynağı mevsimlik tarım olan aileler için salgın koşullarında sağlık riski de artıyor. Mevsimlik tarım göçüne katılan aileler çocukları ile beraber işçilik yapmak için gittikleri bölgelerde yaşam koşullarının her açıdan sağlıksız olduğu çadır alanlarında yaşamak zorunda kalıyor.</p>
<p>Kalabalık ailelerin bir çadırı paylaştığı ve temiz suya erişimin büyük sorun olduğu bu yaşam koşulları, salgının yayılması için ne yazık ki hem işçiler hem de üreticiler açısından büyük bir risk oluşturuyor.</p>
<h5><strong>Mevsimlik Tarım İşçileri İçin Alınması Gereken Önlemler</strong></h5>
<p>Tüm bu sorun alanlarının altı çizilen açıklamada, mülteci ve göçmenler dâhil olmak üzere mevsimlik tarım alanlarına gidecek olanların ya da hâlihazırda orada yaşayanların COVID-19 salgınından korunmasını sağlamak için aşağıda sıralanan önlemlerin acilen alınması gerekiyor:</p>
<ul>
<li>Aileler ve çocuklara COVID-19, seyahat izinleri sağlanması ve salgına karşı önlemler hakkında bilgilendirici çalışmaların yapılması,</li>
<li>Mevsimlik tarım için seyahat edecek ailelere seyahat izinlerinin sağlanması, hijyen malzemelerinin dağıtılması ve ulaşımın seyahat kurallarına uygun şekilde düzenlenmesi,</li>
<li>Maske, hijyen paketi, çadır-toplanma alanlarında ateş ölçer gibi zorunlu malzemelerin yerel yetkililerce sağlanması,</li>
<li>Seyahat edecek ailelerin sağlık taramalarının yapılması ve COVID-19 bulgularına rastlananların gözetim altına alınması,</li>
<li>Daha kırılgan olan aile bireylerinin (çocuklar, yaşlılar, engelli bireyler, hamile ya da emziren kadınlar vb.) mümkünse mevsimlik tarıma gitmemesi ve kaldıkları yerde yetişkin aile üyeleri, yerel ve merkezi yönetim organları ile sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenmesi,</li>
<li>Mevsimlik tarım çadır alanlarının asgari güvenlik ve hijyen koşullarına uygun olarak kurulması (çadır mesafesi, temizlik, banyo/tuvalet, içme/kullanma suyu, aydınlatma ve elektrik ihtiyaçlarının temin edilmesi)</li>
<li>Mevsimlik tarım alanlarındaki barınma koşullarının iyileştirilmesi,</li>
<li>Tarım işçilerinin tarlada çalışma ve tarlaya ulaşımı konusunda gerekli önlemlerin alınması (araç içi oturma planı, mesafeli çalışma, maske/eldiven kullanımı vb.)</li>
<li>Mevsimlik tarım alanlarında bulunan çocukların risk tespitinin yapılması, EBA&#8217;ya erişerek eğitime devamlılığının sağlanması için gerekli önlemlerin alınması.</li>
</ul>
<p>Hayata Destek Derneği sonuç olarak, mevsimlik tarım ile geçimini sağlayan ailelerin ve çocuklarının salgın sebebiyle daha fazla risk altında olduğunu; risklerin azaltılmasına yönelik yol haritasının, ilgili tüm paydaşların dahil edilerek ve yereldeki ihtiyaçlar gözetilerek hazırlanıp uygulanması gerektiğini ve bu konuda Hayata Destek olarak iş birliğine açık olduğunu tekrarlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/06/mevsimlik-tarim-iscisi-ve-cocuklar-icin-acil-onlem-alinmasi-gerekiyor/">“Mevsimlik Tarım İşçisi ve Çocuklar için Acil Önlem Alınması Gerekiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Yağmur, Çamur ve Çıplak Ayaklar”: Afetler Mevsimlik İşçilerin Kırılganlığını Arttırıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/29/yagmur-camur-ve-ciplak-ayaklar-afetler-mevsimlik-iscilerin-kirilganligini-arttiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2021 07:06:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma Atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[afet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarım işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Çamur ve Çıplak Ayaklar Vaka Analizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64717</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Atölyesi tarafından hazırlanan "Yağmur, Çamur ve Çıplak Ayaklar" başlıklı vaka analizi; Adana’da 2019 yılında yaşanan su baskını örnekliğinde mevsimlik tarım işçilerinin afet sonrası kırılganlıklarının arttığını etkili bir şekilde ortaya koyarak, afet yönetiminde mevsimlik işçilerin kapsanması için öneriler sunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/29/yagmur-camur-ve-ciplak-ayaklar-afetler-mevsimlik-iscilerin-kirilganligini-arttiriyor/">“Yağmur, Çamur ve Çıplak Ayaklar”: &lt;br&gt;Afetler Mevsimlik İşçilerin Kırılganlığını Arttırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalkınma Atölyesi&#8217;nin UNICEF Türkiye Ofisi’nin teknik ve mali desteği ile hazırladığı ve “Yağmur, Çamur ve Çıplak Ayaklar” başlıklı çalışmasında; Adana Ovası Su Taşkınının Mevsimlik Gezici Tarım İşçileri ve Çocuklarına Etkileri Vaka Analizi&#8217;nin yanı sıra <a href="http://www.ka.org.tr/dosyalar/file/Yayinlar/Raporlar/TURKCE/16/Harita%20-%20Mevsimlik%20Gezici%20Tar%C4%B1m%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7ilerinin%20Son%2010%20Y%C4%B1lda%20Kar%C5%9F%C4%B1la%C5%9Ft%C4%B1klar%C4%B1%20Afet%20ve%20Acil%20Durumlar.pdf" target="_blank" rel="noopener">harita</a> ve <a href="/Users/Emine/Downloads/Fotog%CC%86raf%20Albu%CC%88mu%CC%88%20-%20Mevsimlik%20Gezici%20Tar%C4%B1m%20I%CC%87s%CC%A7c%CC%A7ilerinin%20Son%2010%20Y%C4%B1lda%20Kars%CC%A7%C4%B1las%CC%A7t%C4%B1klar%C4%B1%20Afet%20ve%20Acil%20Durumlar.pdf" target="_blank" rel="noopener">fotoğraf albümü</a> de yer alıyor.</p>
<p>Çalışmanın, Adana’nın Karataş, Seyhan, Yumurtalık ve Yüreğir ilçelerinde mevsimlik tarımsal üretimde çalışan ve Ova’daki çadır yerleşimlerinde yaşayan gezici tarım işçilerinin 24 Aralık 2019 tarihinde gece yarısı başlayan ve aralıklı olarak iki hafta devam eden sağanak yağış ve sonrasında oluşan sel ve su taşkınından nasıl ve ne derece etkilendiğini, bu süreçte mağduriyet oluşturan sorunların neler olduğunu ortaya koymak ve bu bağlamda belirlenen ihtiyaçlara yönelik öneriler geliştirmek amacıyla hazırlandığı belirtiliyor.</p>
<p>Su taşkınının mevsimlik gezici tarım işçileri ve çocuklarının fiziksel koşulları ve psikolojileri üzerindeki olumsuz etkileri ve bu etkilerin azaltılmasına yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla yapılan vaka analizi çalışması kapsamında, 4-11 Ağustos 2020 tarihleri arasında saha çalışması gerçekleştirilirken, mevsimlik gezici tarım işçileriyle ve ilgili kurumlarla derinlemesine görüşmeler, sivil toplum kuruluşlarıyla da odak grup görüşmeleri yapıldı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-64719" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/kalkinma-atolyesii-640x320.jpg" alt="“Yağmur, Çamur ve Çıplak Ayaklar Vaka Analizi”," width="460" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/kalkinma-atolyesii-640x320.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/kalkinma-atolyesii.jpg 900w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" />Mevsimlik işçilerin Adana’da 2019 yılının Aralık ayında yaşanan sel ve selin yarattığı su taşkınından nasıl ve ne derece etkilendiğinin dört bölümde ele alındığı belirtilen raporda,  “Birinci bölümde su taşkınının nasıl oluştuğu ve mevsimlik gezici tarım işçileri üzerindeki etkileri incelenmiştir. İkinci bölümde su taşkınına neden olan altyapı durumu ve kurumsal işleyişe dair sorunlar ile su taşkını sonrası mevsimlik gezici tarım işçilerinin deneyimlediği sorunlar ve bu sorunlarla başa çıkma yöntemleri, saha çalışması bulguları üzerinden ele alınmaktadır. Vaka Analizi’nin değerlendirmesi olan üçüncü bölüm dört temel kategoride ele alınmaktadır. (görünürlük, dayanıklılık, kırılganlık, sürdürülebilirlik) Bu kategoriler belirlenirken mevsimlik gezici tarım işçilerinin su taşkını esnasında ve sonrasında karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunların ne derece çözüme ulaştığı dikkate alınmıştır.” deniliyor.</p>
<h5>Afetlerin Mevsimlik Tarım İşçilerine Etkileri…</h5>
<p>Adana’da gerçekleşen su taşkınının mevsimlik gezici tarım işçilerine etkilerini bir vaka olarak inceleyerek Türkiye’nin pek çok yerinde çeşitli doğal afetlerle karşı karşıya kalan mevsimlik gezici tarım işçilerinin afetler karşısındaki kırılganlığını görünür kılmak amacıyla derlendiği vurgulanan raporda, “Vaka Analizi’nin hazırlıklarına devam edilen süreçte, mevsimlik gezici tarım işçilerini etkileyen iki doğa olayı daha meydana gelmesi de bu konuda yapılacak çalışmaların gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bunlardan birincisi 2020 Ağustos’ta Ordu-Fatsa’da gerçekleşen Elekçi Deresi taşkını ve 12-13 Eylül 2020’de Ankara-Polatlı’da gerçekleşen toz fırtınasıdır. Aynı yıl içinde yaşanan iki olay, afet ve acil durumlarda mevsimlik gezici tarım işçilerini kapsayacak müdahale ve iyileştirme çalışmalarının geliştirilmesinin aciliyetini ve bu kapsamdaki çalışmaların gerekliliğinin ne derece önem arz ettiğini ortaya koymaktadır.” İfadelerine yer veriliyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-64718" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/mevsimlik.jpg" alt="“Yağmur, Çamur ve Çıplak Ayaklar Vaka Analizi”," width="360" height="309" />Afet yönetiminde mevsimlik tarım işçilerinin kapsanması ve sorunların çözümü için öneriler risk ve zarar azaltma, hazırlık, iyileştirme ve müdahale olmak üzere dört başlık altında sıralandığı raporda şu önerilere dikkat çekiliyor:  &#8220;Yaşam ve çalışma koşulları açısından kırılgan bir topluluk olan mevsimlik gezici tarım işçileri ve çocuklarının doğal afetler karşısında artan kırılganlıklarının iyileştirilmesi için planlı ve sürdürülebilir bir afet programının hazırlanmasının yanında, politika değişiklikleri ve bu konudaki farkındalığı artıracak savunu çalışmalarının yapılması bir gerekliliktir. Bunun için mevsimlik gezici tarım işçilerinin doğal afetler nedeniyle yaşadıkları sorunlar tespit edilmeli ve bu sorunlar, mevcut durum üzerinden analiz edilerek savunu çalışmalarına temel oluşturulmalıdır. Aynı zamanda mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının doğal afet karşısında mevcut koşullarını iyileştirecek hizmet sunumu ve yardımların insan haklarını temel alan bir yaklaşımla gerçekleştirilebilmesi için farkındalığın artırılması ve bu grubun özel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik programların oluşturulması gerekmektedir.&#8221;</p>
<p>Vaka analizinin tamamına ulaşmak için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/kalkinma-atolyesi-yagmur-camur-ve-ciplak-ayaklar-vaka-analizi/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/29/yagmur-camur-ve-ciplak-ayaklar-afetler-mevsimlik-iscilerin-kirilganligini-arttiriyor/">“Yağmur, Çamur ve Çıplak Ayaklar”: &lt;br&gt;Afetler Mevsimlik İşçilerin Kırılganlığını Arttırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selin Ardı Kadın</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/selin-ardi-kadin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2020 17:37:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İstanbul Konsolosluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Impact Hub Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarım işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Project Zoom]]></category>
		<category><![CDATA[Selin Ardı Kadın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62542</guid>

					<description><![CDATA[<p>Selin Ardı Kadın, son yıllarda sıkça yaşanan sellerin, kadınların gündelik hayatındaki etkilerine; Düzce ve Adanalı kadınların deneyimleri üzerinden odaklanıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/selin-ardi-kadin/">Selin Ardı Kadın</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Selin Ardı Kadın" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/dnsNQQ9Y-ZU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Meteorolojik gözlemler, Türkiye’de fırtına, sel, aşırı yağış ve don sayısının giderek arttığını ortaya koyuyor. Emine Uçak Erdoğan’ın yapım ve yönetimini üstlendiği Selin Ardı Kadın, 2019 yılında büyük sel felaketlerinin yaşandığı Düzce ve Adana’da kadınların yaşadıklarına odaklanıyor.</p>
<p>Çalışmanın odağındaki kadınlardan bir kısmı da; Çukurova&#8217;da su kanallarına yakın bölgelerde çadırlarını kurmak zorunda kalan mevsimlik tarım işçileri… Sık sık su baskınlarına maruz kalan mevsimlik tarım işçisi kadınların yaşadıkları; bölgede saha çalışması yapan Kalkınma Atölyesi uzmanları tarafından da değerlendiriliyor. Psikolog Nevin Küçük, sellerin travma boyutuna odaklanırken, saha direktörü İhsan İznebioğlu, kadınların yaşadıkları mağduriyetleri dile getiriyor.</p>
<p>Selin gündelik hayatına maliyetlerini ve kadınların yaşadıkları maddi manevi travmalara odaklanan çalışma; şehirlerin alt yapılarının iklim krizinin etkilerine göre yeniden yapılandırılmasının önemine de vurgu yapıyor. Selin Ardı Kadın, Impact Hub İstanbul, ABD İstanbul Konsolosluğu işbirliğiyle yürütülen Project Zoom kapsamında desteğiyle hazırlandı.</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Selin Ardı Kadın" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/0lv2A4QcHqL6ZekV2gDz6d?si=-_b4t0xDSASK4zp2HCmIXQ&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/selin-ardi-kadin/">Selin Ardı Kadın</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yediğimiz Her Lokmada Mevsimlik Tarım İşçilerin Ahı Olabilir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/28/yedigimiz-her-lokmada-mevsimlik-tarim-iscilerin-ahi-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2020 07:50:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[gıda özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik işçiler]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarım işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[organik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıda özgürlüğü; tohuma, toprağa nasıl müdahale edildiğine olduğu kadar tohumdan hasada gıdamızın hangi etik olmayan ilişkilerden geçtiğini de odak noktasına oturtur.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/28/yedigimiz-her-lokmada-mevsimlik-tarim-iscilerin-ahi-olabilir/">&#8221;Yediğimiz Her Lokmada Mevsimlik Tarım İşçilerin Ahı Olabilir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i><span style="font-weight: 400;">                                                                                                                                     Kötülük bizdense ben bizden değilim.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">                                                                                                                                                                      &#8211; Rachel Corrie </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yıllardır gittiğim yerlerde ilgi alanım gereği, mevsimlik tarım işçilerin durumuyla ilgilenmeye çalışırım. Konunun özellikle neo-liberal tarım politikaları kapsamında ele almak gerektiğine inanıyorum. Türkiye’de 1980 sonrası geliştirilen tarım politikaları sonucu, üretim aile tarımından uzaklaşarak büyük endüstriyel tarıma dönüştürülmeye başlandı. Gerek kır ve kent arası planlı olarak açılan uçurum gerekse tarımdaki endüstrileşme sonucu mevsimlik işçilere olan ihtiyaç daha da arttı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler Mülteci Kuruluşu UNCHR 2014 raporuna göre, Türkiye’deki mevsimlik tarım işçilerinin % 80’i çadırlarda ve diğer geçici konutlarda kalıyor. Yine yüzde % 56’sı elektrik, % 62’si musluk suyuna, sıhhi tuvalet ve banyo koşullarına sahip değil.</span><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mevsimlik tarım işçilerinin durumu birçok açıdan içler acısı… Yaşam ve çalışma koşulları, sosyal güvencesizlikleri, ailelerinden kopup gelip aylarca sabah erken saatlerden akşam karanlığına kadar çalıştırılmaları, sağlık sorunları ve ırkçılık karşı karşıya kaldığı sorunlardan bazıları. Bu saydığımız sorunlardan büyük bir kısmı yerel yönetimler ve merkezi hükümetin sorumluluğudur. Peki biz sıradan yurttaşlar olarak mevsimlik işçilere hakim politikalardan etkilenerek nasıl davranıyoruz? Geçtiğimiz haftalarda Sakarya’da Mardinli Kürt tarım işçilerine yapılan ırkçı saldırı; bu konunun yalnızca yaşam koşulları ve sosyal haklar açısından değil ırkçılık açısından da ciddi olarak masaya yatırılması gerektiğini ortaya koydu.</span></p>
<p><b>Küresel Ağlar ve Küresel Irgatlık</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mevsimlik tarım işçilerinin durumu yalnızca Türkiye’de değil, küresel anlamda bir sorun niteliğinde. Hatta organik endüstrisinde dahi etik olmayan muameleler söz konusu olabiliyor. ABD’de yaşarken Kaliforniya’da orta boy sayılabilecek organik bir çiftliği ziyaret etmiştim. Meksikalı mevsimlik işçilerinin yaşam koşullarını yakından gördüğümde şaşkınlık içinde kalmıştım. Rutubetli, sıvaları düşmüş yıkık dökük bir bina içindeki yaşam standartları bir gecekondudan daha aşağı idi. Oysa aynı firmaya ait olan ön caddedeki mağazalar, gayet estetik ve zevkli görünüyordu. Hatta organik olması itibariyle iç rahatlığıyla etik bir üretim zincirinden gıda aldığınızı düşünebilirsiniz.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ABD’de Meksikalı iseniz potansiyel olarak aşağılanma ön yargısı taşırsınız. Bu nedenle olacak ki çiftliğin yürütülmesinden sorunlu Meksikalı çalışanlar yetiştirdikleri tropik meyveler hakkında almak istediğim bilgilere hep çok sınırlı yanıtlar vermeyi tercih ettiler. Muhabbet ortamına izin vermeyecekleri baştan belliydi. Buna ek olarak bir başka örnek de ABD’nin kuzey batısından. Seattle Belingham yakınlarında dünyanın her yerine lale çiçeği gönderen, geniş çiçekçilik çiftliklerin olduğu bölgede her yıl yapılan lale festivaline gitmiştim. Etkinlik, çevredeki turistik yerlere para kazandırmaya yönelik olsa da lale çiftliklerini ziyaret edip ürünleri tarlada görebiliyorsunuz. Uçsuz bucaksız çiftliklerde çoğu Zapatistalar gibi gözünü yüzünü kapatmış robot gibi çalışan kadın işçiler vardı. Muhtemelen onlar da Meksikalıydı. Değil ziyaretçilerle konuşmaları, ziyaretçilere bakmaları dahi yasaklamıştı sanki&#8230; Her saniyeleri gözetleniyor ve denetleniyordu.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir başka örnek de Türkiye’den. 2015 yılında Eskişehir’de bir grup arkadaş şeker pancarı çiftliklerinde çalışan Kürt işçilerin kampını ziyaret etmiştik. Bulundukları bölgedeki sivrisinek yoğunluğu ve yaşam şartları gerçekten çok ağır durumdaydı. Çadırlarının çevresine yaptıkları küçük derli toplu sempatik sebze bahçeleri ve yemek ve yemek pişirmek için yaptıkları basit ocaklar ilgimi çekmişti. Ancak kadınların durumunu görünce ister istemez sınırlı süremi onlarla muhabbete ayırdım. Aynı aileden kadınlı erkekli 10-15 kişi küçücük bir çadırda kalıyorlardı. Kadınlardan ‘ben 3. kumayım diyen de vardı, altı yıldır geliyorum tarlada kullanılan böcek ve yabani ot öldürücüler nedeniyle bir dizi sağlık sorunlarım oluştu ama burada doktora gitmemiz bile mümkün değil, sabahın beşinde tarlaya gidiyoruz ve akşam karanlığında dönüyoruz, paramızı zamanında alamıyoruz, erkeklerden daha çok çalışıyoruz ama daha düşük ücret alıyoruz’ diyenler de vardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların doğurganlıkları nedeniyle tarım zehirlerinin zararlarını daha fazla vücutlarında taşıdığı bir gerçek. Bunun yanında TÜİK verilerine göre 2020 itibariyle mevsimlik kadın işçilerin günlük</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">ücreti 41 TL olurken, erkek işçi ücretleri 54 TL&#8217;dir.  </span></p>
<p><b>Ne Yapılabilir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Korona dönemi gibi yaşamsal ve hassas bir dönemde dahi gıdamızın %70’ini mevsimlik işçiler üretiyorsa, tüketiciler olarak olup bitenden biz de sorumluyuz. Elbette sağlık, yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve sendikalı olma ve sosyal haklarının tanınması için yerel yönetimlere ve merkezi hükümetlere görev düşüyor. Ancak Sakarya’da yaşanan ırkçılık durumu ne ilk ne de son olacak bu gidişle&#8230; Peki biz hakim kültürün parçası olanlar içimizdeki gizli ırkçılıkla ve ön yargılarımızla yeterince yüzleşiyor muyuz? Ön yargılarımız yerine konuyu toplumsal olarak ele alıp, yeterince empati geliştirebiliyor muyuz? ‘</span><i><span style="font-weight: 400;">Ben ırkçı değilim’</span></i><span style="font-weight: 400;"> demekle iş bitmiyor ki; hakim kültürün parçasıysanız rehavet içindesiniz demektir. Farkında olmadan dahi hatalar yapabilirsiniz. Başkasını kolayca ötekileştirmeniz öğretilmiştir size&#8230; Dolayısıyla genellemelerimize, şakalarımız ve dilimize (daha bir  dizi alanımıza) bir bakalım. Belki kendimizi zaman zaman yakalama ve düzeltme şansı verebiliriz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabii en güzel çözüm yöneticilerden milyonlarca insanın mevsimlere göre bir yerden ötekine akması yerine yerelde çözüm bulmalarını istemeliyiz. Örneğin, agroekoloji yöntemleriyle yerelde bir araya gelerek</span> <span style="font-weight: 400;">üretim kooperatifleri kurulabilir. Tüketiciler toplum destekli tarım modeliyle üreticiden direk alarak hem üreticisini tanıyacak hem de aracılar yerine üreticisini destekleyecektir. Böylece süpermarketlerden daha ucuza sağlıklı ürün temin edilme şansı da olabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her gün biraz daha robotlara teslim edilen endüstriyel tarımda her ne kadar işsizlik artacak olsa da  bizim gibi ülkelerde canlı insan emeği robot emeğinden daha düşük kalabilir. Dolayısıyla konuya gıda özgürlüğü ve gıdanın demokratikleştirilmesi çerçevesinde görmeye çalışmalıyız. Gıda özgürlüğü; tohuma</span><span style="font-weight: 400;">,</span><span style="font-weight: 400;"> toprağa nasıl müdahale edildiğine olduğu kadar tohumdan hasada gıdamızın hangi etik olmayan ilişkilerden geçtiğini de odak noktasına oturtur. Üretim ilişkileri dediğimiz ilişkiler yukarıda gıdada ırkçılık vb. konuları ele aldığımız gibi hayatı yeniden üretirken, neler dokuduğumuza bağlıdır.   </span></p>
<p><b>Gıda Zincirinin Halkaları Adaletli Olmalı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">10 yıldan fazla gıda özgürlüğüne kafa yoran biri olarak gıda zincirinin her halkasında olan haksız ve adaletsizlikleri görüp çözümler üretmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mevsimlik tarım işçiler sorununa, gıda özgürlüğü başka bir deyişle gıda ağlarının demokratikleştirilmesi kapsamında bakmalıyız. Yediğimiz gıdada birçok canlının ahı olabilir. Kentlerde gıdanın üçte birinin çöpe gittiği dikkate alınırsa, kapitalist tarım politikalarının başkaları açken ‘gıda fiyatları düşmesin’ diye çöpe attığı gıdalar da o </span><i><span style="font-weight: 400;">ahh&#8230;</span></i><span style="font-weight: 400;">lar içindedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mazlumun yanında olmak etik bir duruş ve yurttaş olma sorumluluğumuz ise, hakim kültürün parçası olarak içimizdeki ve dışımızdaki gizli ve açık ırkçılığa bakışımız esas noktalardan birini oluşturuyor. Yollarımızı, köprülerimizi, evlerimizi yapan, gıdamızı yetiştirip masamıza ulaşmasını sağlayan Kürtler, Suriyeliler ya da başkalarına nasıl öteki diye bakabiliriz?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ABD’li Rachel Corrie’nin Filistin’de kepçe önüne çıkıp söylediği gibi gerekirse ırkçılıkta ısrar edenleri ‘ben onlardan değilim’ diye deşifre etmek gerekmez mi? </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/28/yedigimiz-her-lokmada-mevsimlik-tarim-iscilerin-ahi-olabilir/">&#8221;Yediğimiz Her Lokmada Mevsimlik Tarım İşçilerin Ahı Olabilir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalkınma Atölyesi’nin Göç Yollarında Görülmeyen Hayatlar Raporu Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/14/kalkinma-atolyesinin-goc-yollarinda-gorulmeyen-hayatlar-raporu-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2020 08:52:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma Atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[göç ve mülteciler]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarım işçileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Atölyesi’nin 16 yıldan bu yana sürdürdüğü çalışmaların sonuncusu olan ve Göç Yollarında Görülmeyen Hayatlar adlı Suriyeli göçebelere ilişkin mevcut durum ve ihtiyaç analizi raporu yayınlandı. Rapor, göçebe mülteci topluluklara sağlanan insani yardımın artırılması ihtiyacına dikkat çekiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/14/kalkinma-atolyesinin-goc-yollarinda-gorulmeyen-hayatlar-raporu-yayinlandi/">Kalkınma Atölyesi’nin Göç Yollarında Görülmeyen Hayatlar Raporu Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göç Yollarında Görülmeyen Hayatlar araştırma raporu Adana, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinde yaşayan Suriyeli göçebe ve yarı-göçebe mülteci topluluklar ile göçmen gezici mevsimlik tarım işçilerinin sosyo-ekonomik koşullarına ve insani ihtiyaçlarına ışık tutmayı amaçlıyor.</p>
<p>Göç Yollarında Görülmeyen Hayatlar’da sunulan araştırma bulgularını oluşturan veriler, Aralık 2019 ile Nisan 2020 arasında, Adana, Gaziantep ve Şanlıurfa illerindeki 20 mahallede ve Adana Ovası’ndaki geçici çadır yerleşimlerinde gerçekleştirilen bir “durum belirleme” çalışması vasıtasıyla elde edildi.</p>
<p>Araştırma raporu ile birlikte, göçebe ve yarı-göçebe mülteci topluluklar ile göçmen mevsimlik tarım işçilerinin ihtiyaçlarına yönelik yeni insani yardım programlarının geliştirilmesini desteklemek için yürütülebilecek hak temelli savunu çalışmalarını kolaylaştırmayı amaçlayan bir Savunu Stratejisi çalışması, araştırmanın odağını oluşturan toplulukların yerleşim alanları ile yerel olarak sunulan insani yardım ve koruma hizmetlerini detaylandıran büyük ölçekli haritalar ve detaylı çizimler ve araştırmanın saha çalışmaları sırasında çekilen fotoğraflardan oluşan bir Fotoğraf Albümü de yayınlandı.</p>
<p>Göç Yollarında Görülmeyen Hayatlar adlı rapora <a href="http://www.ka.org.tr/dosyalar/file/DURUM%20VE%20%C4%B0HT%C4%B0YA%C3%87%20ANAL%C4%B0Z%C4%B0.pdf">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Araştırma raporuna ve raporla birlikte yayımlanan diğer çalışmalara ise <a href="http://www.ka.org.tr/kategori/3/Arastirma-Raporlari">buradan</a> ulaşabilir, basılı yayınların adresinize gönderilmesini Kalkınma Atölyesi iletişimlerinden talep edebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/14/kalkinma-atolyesinin-goc-yollarinda-gorulmeyen-hayatlar-raporu-yayinlandi/">Kalkınma Atölyesi’nin Göç Yollarında Görülmeyen Hayatlar Raporu Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalkınma Atölyesi’nden Pandemide Mevsimlik Tarım İşçileri Haritası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/08/kalkinma-atolyesinden-pandemide-mevsimlik-tarim-iscileri-haritasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2020 14:27:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarım işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Atölyesi’nden Ertan Karabıyık, Koronavirüs salgını sebebiyle mevsimlik tarım işçileri için alınması gereken önlemlerin yanı sıra; salgının gıda güvenliğine etkilerini Sivil Mikrofon’da değerlendirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/08/kalkinma-atolyesinden-pandemide-mevsimlik-tarim-iscileri-haritasi/">Kalkınma Atölyesi’nden Pandemide Mevsimlik Tarım İşçileri Haritası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="Kalkınma Atölyesi’nden Pandemide Mevsimlik Tarım İşçileri Haritası" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/cay4m4Ts3n8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Kalkınma Atölyesi, Koronavirüs salgınının mevsimlik gezici tarım işçileri ve onların çocuklarına dair etkileri ve bu kapsamda yapılanlar hakkındaki gelişmeleri iller ve ülkeler düzeyinde ortaya koyacak bir <a href="https://www.google.com/maps/d/u/0/viewer?mid=1vOwviBx3UMUjnWaC0gKxMMnaQgCiX29Z&amp;ll=38.79610419390304%2C34.704547400000024&amp;z=6">haritalama</a> çalışmasına başladı.</p>
<p>Sivil Mikrofon’a konuk olan Ertan Karabıyık, Türkiye ve dünyadaki Covid-19&#8217;un mevsimlik gezici tarım işçileri ve onların çocuklarına dair etkileri ve bu kapsamda yapılanların, iller ve ülkeler düzeyinde ortaya konulduğunu ve bunu her hafta güncelleyeceklerini belirtti.</p>
<p>Evde kalmanın pandemiyi kontrol altına almak konusunda önemli olduğunu belirten Karabıyık, “Ancak evde kalmanın şartları var. Bu şartları yerine getirmediğimiz zaman ‘evde kal’ demenin de pratik olarak bir anlamı olmadığını düşünüyoruz. O yüzden evde kalma imkanı olanların evde kalmayanları daha çok düşünmesi ve onlar için daha çok çalışması gerektiğinin de altını çizmek isterim” dedi.</p>
<p><strong>Katılımcı Plan ve Uygulamaların Önemi…</strong></p>
<p>Pandeminin gelinen noktada toplumun bütün sosyal sınıflarını etkilediğini, çalışmak zorunda olanların risklerinin daha yüksek olduğunu ve çözümün katılımcı anlayışla sağlanabileceğini vurgulayan Karabıyık, “Katılımcı anlayışın yeterli düzeyde yapılmadığını, merkezi düzeyden yerel düzeye kadar planlama ve uygulamaların katılımcı yaklaşımla gerçekleşmediğini görüyoruz. Türkiye’nin tarımsal üretiminin bu krizle planlaması sürecinde biraz geç kalındığını koordinasyonun ve eş güdümün yeterince yapılamadığını, merkezden alınan kararların taşraya uygulama süreçlerinde, operasyonal işlere yeterince yansımadığını düşünüyoruz. Kalkınma Atölyesi olarak özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının, uluslararası kuruluşların, meslek örgütlerinin bu sürece katılmalarını önemsiyoruz. Mevsimlik tarım işçilerinin bu süreçten hem sağlık hem de işgücü olarak etkilenmemeleri Türkiye’nin tarımsal üretimi açısından önemli. Yine kırsal alanda çiftçilik yapanların yoksullaşmaması için bu sorunu tanımlama ve çözme noktasında herkesin irade göstermesini istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gıda Güvenliği İçin Küçük İşletmelerin Gerekliliği</strong></p>
<p>Salgının tarımın ve gıda güvenliğinin önemini tekrar gündeme getirdiğini belirten Ertan Karabıyık, “Türkiye’nin tarımsal üretiminin belli bölgelerde seracılıkla 12 ay sürmesi bir avantaj. Bu avantajı iyi bir planlama iyi bir destekleme sistemiyle (sadece gübreye, mazota, toprağa, fidana, ilaca destek değil emek piyasasına destek vererek) hem kendi gıda güvenliğimiz hem de ürün fazlalığıyla çevremizdeki ülkelere katkı sağlayacak bir konumda olabiliriz.  İş gücünün organizasyonunun yeterli yapılmaması durumunda özellikle bazı gıdalarda sıkıntıya düşebileceğimizi öngörebiliriz. Bu kriz bize kendi sebze ve meyvesini üretmek için bundan sonra bir çaba olacağını küçük üreticilerin bu sürece katılacağını ve aile işletmelerinin önemini yeniden gösterdi.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pandemi Sonrası Sivil Toplum</strong></p>
<p>Salgının sivil toplum için bir turnosol kağıdı işlevi göreceğini de kaydeden Karabıyık, “Pandemi çalışma düzenimizde, fonların akışında değişim oluşturacak. Bu sürece uyum sağlayamayanların elendiği bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. Sivil toplumun pandemi sonrasında daha etkili olacağını düşünüyorum. Daha yaratıcı daha programatik ve kapsayıcı çalışacağını düşünüyorum. Bu tablo bize işbirliğinin, ortak hareket etmenin, bilgileri, deneyimi ortaklaştırma ve birleştirmenin önemli olduğunu göstermeye başlayacak. Buna uymayanlar çemberin dışında kalacak” dedi.</p>
<p>Kalkınma Atölyesi&#8217;nin Atom Film ortaklığında hazırlanan, MEVSİMLİK YAŞAMLAR belgeselini izlemek için <a href="https://www.youtube.com/watch?time_continue=2&amp;v=V7pfQcjgr50&amp;feature=emb_logo">tıklayınız.</a></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Kalkınma Atölyesi’nden Pandemide Mevsimlik Tarım İşçileri Haritası" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/25FSxbf5oXzwT0xcH5qxEL?si=MIzU2LtBQ4WErL6llDvI9g&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/08/kalkinma-atolyesinden-pandemide-mevsimlik-tarim-iscileri-haritasi/">Kalkınma Atölyesi’nden Pandemide Mevsimlik Tarım İşçileri Haritası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Neredeyse Hiçbir Mevsimlik Tarım İşçisi Meslek Hastası Tanımı Alamıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/16/neredeyse-hicbir-mevsimlik-tarim-iscisi-meslek-hastasi-tanimi-alamiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Oct 2018 12:59:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğdem Çağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[İşgücü Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[meslek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarım işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[MTİ]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizde her yıl yerli ve yabancı binlerce tarım işçisi çalışmak için başka şehirlere göç ediyor. Pamuk, fındık, çay, zeytin gibi endüstriyel tarım ürünlerinin hasadı için mevsimlik çalışan bu işçiler çalışma dönemleri boyunca meslek hastalıkları dahil çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Bahar Kılınç, Meslek Hastalıkları için yaptığı röportajında özellikle maruz kaldıkları meslek hastalıkları hakkında bilgi almak üzere Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr Çiğdem Çağlayan’la konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/16/neredeyse-hicbir-mevsimlik-tarim-iscisi-meslek-hastasi-tanimi-alamiyor/">&#8221;Neredeyse Hiçbir Mevsimlik Tarım İşçisi Meslek Hastası Tanımı Alamıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Mevsimlik tarım işçiliği nedir?</b></p>
<p><a href="http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-1891" title="“Neredeyse hiçbir mevsimlik tarım işçisi meslek hastası tanısı alamıyor”" src="http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan-300x300.jpg" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" srcset="http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan-300x300.jpg 300w, http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan-150x150.jpg 150w, http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan-768x768.jpg 768w, http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan-80x80.jpg 80w, http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan-600x600.jpg 600w, http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/cigdem-caglayan.jpg 856w" alt="cigdem caglayan 300x300 - “Neredeyse hiçbir mevsimlik tarım işçisi meslek hastası tanısı alamıyor”" width="300" height="300" /></a>Mevsimlik tarım işçisi(MTİ); başkasının tarım alanında ekim, yetiştirme, ilaçlama, hasat gibi tarımsal üretimin herhangi bir aşamasında ücretli/yevmiyeli veya ayni ödeme karşılığında, sürekli ya da gezici olarak mevsimlik çalışan kişidir. Mevsimlik tarım işçilerinin ortak noktası, kendi tarım işletmelerinden yeterli geliri elde edememeleri, az topraklı veya topraksız aileler olmaları ve geçimlerini sağlayabilmek amacıyla daha fazla tarımsal iş imkânı olan yörelere mevsimlik olarak (gezici) şekilde göç etmeleridir. Mevsimlik (gezici) tarım işçileri genellikle iş bitene kadar, çalışmaya gidilen yerlerde kalmaktadırlar. Aileler iklim ve zamana bağlı olarak birden çok bölgede ve farklı üretim alanlarında çalışabilmektedir.</p>
<p><b>Güncel olarak Türkiye’de mevsimlik tarım işçisi sayısı kaçtır?</b></p>
<p>Geçici ve mevsimlik olmaları, gezici olması, kayıtdışılığın yaygın olması gibi nedenlerle MTİ’nin sayıları konusunda güncel ve doğru veriye ulaşmak zordur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2016 yılı istatistiklerine göre Türkiye’de tarım işçilerinin sayısı “Avcılık, Balıkçılık, Tarım ve Ormancılık işkolunda” çalışanlar olarak 150 bin civarındadır ve bunların yarısı kamuda çalışmaktadır. Görüldüğü gibi, sigortalı olarak çalışan tarım işçisi sayısı son derece düşüktür ve bunların içerisinde MTİ sayısı yoktur. Ote yandan TÜİK işgücü Anketi 2018 Mart dönemi sonuçlarına göre Tarımda çalışan 4 milyon 983 bin kişi vardır ve bunlar 2017 yılındakinden (5 milyon 36 bin) azalmıştır. Tarımda çalışanların %81,2’si kayıt dışı çalışmaktadır. TBMM Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sorunlarını Araştırma Komisyonu tarafından yapılan çalışmalarda, bu tarımsal istihdamının en az % 40’nı mevsimlik tarım işçilerinin oluşturduğu kabul edilmektedir. Bu durumda yaklaşık olarak 2 milyon civarında MTİ varlığından söz edebiliriz.</p>
<p><b>Bu işçilerin yaşama* ve çalışma koşulları hangi tür hastalıklara, neden sebep oluyor?</b></p>
<p>Günümüzde çalışanlar için tarım, en tehlikeli iş kollarından biri olarak nitelendirilmektedir. Birçok ülkede tarımda görülen ölümlü iş kazaları diğer sektörlere göre iki kat fazladır. ILO verilerine göre dünyada her yıl meydana gelen 335 bin ölümlü iş kazasının 170 bini tarım sektöründe görülmektedir. Tarım işçilerinde en sık görülen mesleki hastalıklar, zoonotik enfeksiyonlar, işle ilgili akciğer hastalıkları, deri hastalıkları ve kimyasal kullanımı ve uzun süre güneşe maruz kalma ile ilişkili bazı kanserler, kas iskelet sistemi sorunlarıdır. Bunların yanı sıra ülkemizde yaygın olan mevsimlik, gezici ve geçici tarım işçileri çalışma koşullarının ağırlığı, sosyal hakların yokluğu, kötü barınma koşulları, trafik kazaları gibi nedenlerle daha fazla sağlık sorunu yaşamaktadırlar</p>
<p><b>Çocuk ve kadın işçiler bu durumdan nasıl etkileniyor?</b></p>
<p>TÜİK 2018 İşgücü Araştırmasına göre Tarımda çalışanların %42,5 kadın olup, kadın işçilerin %90’ı ücretsiz aile işçisidir. Kayıt dışı çalışma da kadınlar arasında %90’lar civarındadır.  Yine TÜİK’in 2012 Çocuk İşgücü Araştırmasına göre 6-14 yaş grubunda 292 bin, 15-17 yaş grubunda ise 601bin çocuk çalışmakta olup bunların yaklaşık olarak % 45’i tarımda çalışmaktadır. Yine ILO tahminlerine göre dünyada 5-14 yaş grubunda ekonomik olarak aktif 250 milyon çocuğun %30’u tarımda çalışmaktadır.</p>
<p>MTİ olarak çalışan çocuklar eğitim olanaklarından mahrum kalmaktadır. MTİ ile ilgili yapılan bir araştırma projesinin sonuçlarına göre, her beş çocuktan birinin nüfus kaydı bulunmamaktadır. Çocukların yaklaşık olarak yarısı örgün eğitime devam edememektedir. Benzer şekilde 15-49 yaş arası kadınların da üçte bir okuma yazma bilmemektedir. Kadınlarda doğurganlık yüksek, erken yaşlarda evlilik ve adölesan gebelikler yaygın görülmektedir. Gebe kadınların dörtte biri gebelik döneminde hiç bakım almamış olup, sağlık kurumu dışında, evde veya tarlada yapılan doğumlar yaygındır. Yine evli çiftlerin yaklaşık olarak yarısı herhangi bir aile planlaması yöntemi kullanmamakta ve her iki kadından birinin en az bir kez düşüğü bulunmaktadır. Kaba ölüm hızı, bebek ölüm hızı ve ana ölüm hızı ülke düzeyine göre daha yüksek olarak saptanmıştır.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1890" title="“Neredeyse hiçbir mevsimlik tarım işçisi meslek hastası tanısı alamıyor”" src="http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/kadin-cocuk-isciler.jpg" sizes="(max-width: 642px) 100vw, 642px" srcset="http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/kadin-cocuk-isciler.jpg 642w, http://www.meslekhastaligi.org/wp-content/uploads/2018/10/kadin-cocuk-isciler-300x166.jpg 300w" alt="kadin cocuk isciler - “Neredeyse hiçbir mevsimlik tarım işçisi meslek hastası tanısı alamıyor”" /></p>
<p><b>Hastalanan bu (yerli veya yabancı) göçmen işçilerin sağlık hizmetlerine erişimi nasıl?</b></p>
<p>Yapılan araştırmalar göstermiştir ki MTİ’lerin sağlık hizmetine erişiminde büyük güçlükler bulunmaktadır. MTİ ve aileleri çalıştıkları dönem boyunca birinci basamak sağlık hizmetlerine ulaşamamaktadırlar. Başta bağışıklama olmak üzere kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerine de ulaşamamaktadırlar. Ayrıca kayıt dışı çalışma nedeniyle sosyal güvencelerinin olmayışı, düşük gelir düzeyine sahip olmaları nedeniyle sağlık harcamalarını karşılayamamakta ayrıca çalışma saatlerinin uzunluğu ve iş yoğunluğu nedeniyle de sağlık kurumlarına başvuramamaktadırlar.</p>
<p><b>Bu çalışma grubundaki insanlar için kayıt dışı ve kısa dönemli çalışma koşulları meslek hastalığı tespitini ne şekilde etkiliyor?</b></p>
<p>Ülkemizde meslek hastalığı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasası ile sigortalılar için tanımlanmıştır. Sigortalı kapsamına da işçiler 4a ve kendi hesabına çalışanlar 4b girmektedir. Dolayısıyla MTİ’ler bu kapsamın dışında kalmaktadır. Buna bir de kayıt dışı çalışanlar düşünüldüğünde neredeyse hiçbir MTİ meslek hastalığı tanısı alamamaktadır. Yine işyeri sağlık ve güvenlik hizmetlerinin olmayışı, hastalıkların tespitinde önemli bir diğer faktördür. Ayrıca MTİ’lerin sosyo ekonomik düzeylerinin düşüklüğü, eğitim azlığı, bilgi eksikliği gibi nedenler de işçilerin çalışma koşullarından kaynaklanan risklerin farkına varmamalarına neden olmaktadır. Nitekim Urfa’da yapılan araştırmanın sonuçlarına göre MTİ’lerin tamamına yakını tarımda kullanılan kimyasalların sağlık etkilerini ve nasıl korunacaklarını bilmedikleri ortaya çıkmıştır.</p>
<p><b>Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?</b></p>
<p>Mevsimlik tarım işçiliği, göçebe yaşam biçimi, yaşam koşullarının ve barınma koşullarının uygun olmaması,  temel sanitasyon ve hijyen eksikliği, yetersiz-dengesiz beslenme, yoksulluk,  eğitimsizlik ve bilgiye erişememe, tehlikeli çalışma ortamı, mevsimlik tarım işçilerinin kolay ulaşabileceği sağlık hizmetlerinin olmayışı ve trafik kazaları nedeniyle ölümlülüğün ve sakatlığın yüksek olduğu, öncelikli risk grubudur. Başta sosyal ve sağlık güvencelerinin sağlanması, barınma ve yaşam koşullarının düzeltilmesi olmak üzere kalıcı çözümlerin üretilmesi gerekmektedir.</p>
<p><b>*Editör notu:</b> Mevsimlik tarım işçileri çalıştıkları dönem boyunca işverenlerinin kendilerine ayırdığı bölümlerde, genelde çadır veya barakalarda, yaşıyorlar. Bu sebeple yaşam koşullarının yarattığı etkiler de mesleki sayılmalıdır.</p>
<p><a href="http://www.meslekhastaligi.org/neredeyse-hicbir-mevsimlik-tarim-iscisi-meslek-hastasi-tanisi-alamiyor/" target="_blank" rel="noopener">Meslek Hastalığı</a></p>
<p>Röportaj: <strong>Bahar Kılınç</strong></p>
<p>Kaynaklar :</p>
<ol>
<li>Çağlayan Ç.Tarım politikalarındaki değişimin sağlık üzerine etkileri. Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi (2010), sayı:38.</li>
<li>Şimşek Z. Tarımda çalışanların sağlık sorunları ve risk altındaki gruplar, Mezuniyet öncesi eğitim modülü. <a href="http://www.mevsimliktarimiscileri.com/sayfadetay.aspx?id=2" target="_blank" rel="noopener">http://www.mevsimliktarimiscileri.com/sayfadetay.aspx?id=2</a></li>
<li>ÇŞGB, 2016 Çalışma Hayatı İstatistikleri</li>
<li>TÜİK,2018 İşgücü İstatistikleri</li>
<li>TÜİK, 2012 Çocuk İşgücü Araştırması</li>
</ol>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/16/neredeyse-hicbir-mevsimlik-tarim-iscisi-meslek-hastasi-tanimi-alamiyor/">&#8221;Neredeyse Hiçbir Mevsimlik Tarım İşçisi Meslek Hastası Tanımı Alamıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
