<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hak ihlalleri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hak-ihlalleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hak-ihlalleri/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Feb 2022 10:19:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>hak ihlalleri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hak-ihlalleri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;2021&#8217;de LGBTİ+’lara Yönelik İhlaller Her Kategoride Arttı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/24/2021de-lgbtilara-yonelik-ihlaller-her-kategoride-artti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Feb 2022 10:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos GL]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[KAOS-GL Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 Raporu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaos GL’nin 'LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 Raporu', geçen yıl LGBTİ+’lara yönelik her kategoride hak ihlallerin arttığını ortaya koyuyor.  'Topyekun  saldırıya rağmen LGBTİ+’ların insan hakları alanında en dinamik kesimi oluşturduğu' tespiti yapılan rapora göre, 'ihlallerin en büyük faili devlet!'</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/24/2021de-lgbtilara-yonelik-ihlaller-her-kategoride-artti/">&#8216;2021&#8217;de LGBTİ+’lara Yönelik İhlaller Her Kategoride Arttı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaos GL Derneği&#8217;nin 2007 yılından beri sürdürdüğü insan hakları izleme çalışmalarının bir ürünü olan LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 Raporu, “Her Şeye Rağmen” üst başlığıyla yayınlandı. Rapor, medyaya yansıyan ihlaller ile Kaos GL Derneği ve ilişkide olduğu diğer STK&#8217;lara yapılan başvurular üzerinden hazırlandı.</p>
<p>Rapor, LGBTİ+’ların en çok ifade özgürlüğünün engellendiğini, en az 8 nefret cinayetinin işlendiğini, LGBTİ+ aktivistlerine işkencenin arttığını, LGBTİ+ derneklerine idari baskının yoğunlaştığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Raporda öne çıkan bulgular şunlar:</p>
<ul>
<li>2021, LGBTİ+’lar açısından ifade özgürlüğü hakkının çok yoğun olarak ihlal edildiği bir yıl oldu. Bütün ihlallerin yüzde 30’a yakınını ifade özgürlüğü ihlali oluşturdu.</li>
<li>Kaos GL 2021’de 8 nefret cinayeti raporladı. Ancak, bu sayının çok daha fazla olduğu ve medyaya yansımadığı düşünülüyor.</li>
<li>2021 yılında polis özellikle toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında veya sonrasında işkence ve kötü muamele yasağını birçok defa ihlal etti.</li>
<li>Boğaziçi Üniversitesi ve destek eylemleri sırasında yaygınlaşan kötü muamele, LGBTİ+ aktivistlere karşı çoğu zaman işkence boyutuna ulaştı.</li>
<li>Toplanma ve gösteri yapma hakkına dönük katı devlet müdahalesi özgürlük ve güvenlik hakkı yönünden yoğun ihlalleri beraberinde getirdi.</li>
<li>Boğaziçi eylemlilikleri, 8 Mart yürüyüşleri, İstanbul Sözleşmesi protestoları, Onur Yürüyüşleri bir araya geldiğinde yüzlerce LGBTİ+ özgürlük ve güvenlik haklarından mahrum bırakıldı; şiddet kullanılarak gözaltına alındı.</li>
<li>Salgın gerekçesiyle uygulanan sokağa çıkma yasakları LGBTİ+’ları evlere mahkum ederken kamu kurumları ve iktidar koalisyonu ortağı partilerin takipçileri, toplu etkinliklerde bir araya gelmeye devam etti.</li>
<li>Öğrenciler tarafından yapılan yurt eylemlerine katılan LGBTİ+’ların fişlendiği, bizzat İçişleri Bakanı tarafından itiraf edildi.</li>
<li>Müzisyenler, LGBTİ+ olmaları gerekçe gösterilerek Konya, Diyarbakır, Gaziantep ve Bursa’da sahne yasaklarına maruz bırakıldı.</li>
<li>LGBTİ+ hak örgütlerinden, kuruluşu 2020 ve öncesine dayananların önemli bir kısmı gerekçesiz olarak denetim sürecine alındı, denetlenenlerin bir kısmı idari para cezası ödemek zorunda kaldı.</li>
</ul>
<p>Raporun sonuç bölümünde 2021 yılında yaşanan hak ihlalleri üzerinden şu sonuca ulaşılıyor: &#8220;Devletin bütün kişi ve kurumlarıyla LGBTİ+’ları hedef tahtasına oturtarak herhangi bir hak başlığında LGBTİ+’lara erişim olanağı sağlamaması; var olan olanakları ortadan kaldırmaya çabalaması ve bundan ayrı olarak doğrudan LGBTİ+ varoluşunu hedefleyen eylem ve söylemler, bahsedilen büyük gerilemenin en önemli işaretlerinden oldu. Bu topyekün saldırıya rağmen LGBTİ+’ların insan hakları alanında en dinamik kesimi oluşturduğu, bütün baskılara rağmen özellikle ifade özgürlüğünü kullanma konusunda ısrarcı olduğu da görülmektedir.&#8221;</p>
<p>Rapora <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/kaos-gl-dernegi-lgbtilarin-insan-haklari-2021-raporu/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/24/2021de-lgbtilara-yonelik-ihlaller-her-kategoride-artti/">&#8216;2021&#8217;de LGBTİ+’lara Yönelik İhlaller Her Kategoride Arttı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘İnsan Haklarına Bakış 1990’lar ile Aynı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 12:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır İnsan Hakları Algısı Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest Araştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu’nun hazırladığı Diyarbakır İnsan Hakları Algısı Araştırması’nın özet bulgularına göre, Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki insan haklarına bakışı ile bugün arasında büyük bir paralellik var. Ayrıca en çok hak ihlali yapan aktörler devlet, erkekler ve yargı makamları iken, en çok hak ihlaline uğrayan kesimler sırasıyla kadınlar, Kürtler ve çocuklar. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni/">‘İnsan Haklarına Bakış 1990’lar ile Aynı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rawest Araştırma ile birlikte Diyarbakır Barosunun Diyarbakır’ın merkez ve kırsalında 44 mahallede yüz yüze 1000 kişi ile yapılan görüşmelere dayalı olarak hazırladığı Diyarbakır İnsan Hakları Algısı Araştırması’nın özet bulguları açıklandı. Ocak ayında raporun tümünün kamuoyu ile paylaşılacağı duyuruldu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-77030 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/diyarbakir-insan-haklari-algisi-arastirmasi-insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni-1.jpg" alt="" width="659" height="344" /></p>
<p>Araştırmada öne çıkan başlıklar şunlar:</p>
<ul>
<li>En çok hak ihlali yapan aktörler sırasıyla devlet (%61) erkekler (% 45) ve yargı makamları ( % 25),</li>
<li>En çok hak ihlaline uğrayan kesimler sırasıyla kadınlar ( %68) , Kürtler (%55)  ve çocuklar (% 30),</li>
<li>İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadına yönelik şiddet vakalarında artışa neden olduğunu düşünenlerin oranı % 60&#8217;ın üstünde,</li>
<li>1990&#8217;lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetlere ilişkin yargı süreçlerinin toplum vicdanını tatmin edecek şekilde adil yürütülmediğine katılanlar % 55&#8217;in üstünde,</li>
<li>Kentte adalet sistemine hiç güvenmeyenlerin oranı % 41 civarında,</li>
</ul>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-77032 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/diyarbakir-insan-haklari-algisi-arastirmasi-insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni-2.jpg" alt="" width="685" height="372" /></p>
<ul>
<li>Ana dilde eğitim ve hizmet alamamak insan hakları ihlalidir&#8221; sorusuna katılanlar % 67,</li>
<li>Gerektiğinde belediye ve üniversitelere kayyım atanabileceğine dair soruya  katılmayanlar % 55 civarında iken, katılanların oranı %24 ,</li>
<li>Devlet sırlarını halkın faydasına haber yapan gazetecilerin tutuklanmasını hah ihlali olarak görenler % 71,</li>
<li>Andımızı okumak zorunda kalmanın insan hakkı ihlali olduğunu düşünenler  % 81,</li>
<li>Medyanın insan hakları ihlallerini yansıtmadığını düşünenler % 59,</li>
<li>Diyarbakakır Cezaevi müzeye dönüştürmelidir diyenler % 44.8.</li>
</ul>
<p>Araştırmanın özet bulgularına <a href="https://www.diyarbakirbarosu.org.tr/public/uploads/files/D%C4%B0YARBAKIR%20%C4%B0NSAN%20HAKLARI%20ALGISI%20ARA%C5%9ETIRMASI.pdf">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni/">‘İnsan Haklarına Bakış 1990’lar ile Aynı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Teklif Hakkındaki Düşünceler…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-teklif-hakkindaki-dusunceler/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-teklif-hakkindaki-dusunceler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Yazgan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 14:14:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Reformu Stratejisi Belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72551</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şimdi reformdan beklenen, tecride yol açan ve yeterince güvenceli biçimde denetlenemeyen bir kurumun reddedilmesi, kaldırılması olmalıdır. Çünkü tecrit, işkencenin, zorla suç kabulü ya da atfı cürmünün habercisidir. OHAL artıklarını iyileştiremeyiz, ortadan kaldırabilirsek reform yapmış sayılabiliriz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-teklif-hakkindaki-dusunceler/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Teklif Hakkındaki Düşünceler…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Teklifin, YRSB ile belirlenen amaçlar ve hedeflerle uyumluluk içerecek, “bilgi edinme hakkı kullanımı, adalete erişim, lekelenmeme hakkının korunması” gibi konularda getirdiği yenilikler olumlu karşılanmalı. </span><b>Yine, adli kontroller bakımından zorunlu dönemsel denetim ve üst sınır getirilmesi de uygulamadaki ölçüsüzlükleri nispeten önleyebilecek gibi görünüyor.</b><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><b>Ancak, kadını şiddetten koruma amacını yalnızca bazı suçların nitelikli halleri kapsamına boşanmış eşi almakla yakalamak mümkün değil.</b><span style="font-weight: 400;"> Boşanmış eş dışında, nişanlı olan, sevgili olan, fiilen birlikte yaşayan, romantik ve cinsel partnerlerinden şiddet gören kadınların daha az korunması kabul edilebilir mi? </span><b>Yine, şiddeti önleme ile ilgili mücadeleyi öne çıkarmak yerine, suç işlendikten sonra verilecek cezanın artırılması ile sınırlı bir yaklaşım, aslında bir çaresizlik değil mi, vizyonsuzluk içermiyor mu?</b><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer yandan, YRSB’yi tanıtan açıklamalarda dile getirilen, </span><b>“2002’den beri sürdürülen AB’ye uyum sürecinde mevzuatın fazlasıyla iyileştirilmesine karşın, uygulamacılarda gerekli zihniyet değişiminin sağlanamadığına ilişkin itiraf” ile uyumlu ve yasalarda zaten var olan kuraların pekiştirilmesine yönelik “rötuş” niteliğinden öteye gidemeyen sığ ve aslında gereksiz bir içeriğe sahip. </b><span style="font-weight: 400;">Nitekim, YRSB ilk açıklandığında “iyi niyet mektubu”, “soyut nitelikte”, “içeriği belirsiz”, “makyaj”, “somut durumun itirafı” gibi değerlendirmeler yapılmıştı. Bu değerlendirmelerin ne kadar doğru olduğu, paketler halinde sunulan torba yasa içeriklerinden ve gerekçelerden rahatlıkla anlaşılıyor. Bu durum, tutuklama ile ilgili yenilikte açıkça ortaya çıkıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin tutuklama ile ilgili sorunu, asıl olarak, </span><b>koşulları yok iken ve amacı dışında bu kuruma başvurulmasıdır</b><span style="font-weight: 400;">. Çocuk istismarını, kadına yönelik şiddeti, cinayetleri, yoksuzlukları önleyemeyen sistem, çareyi suç işlendikten sonra yakalayabildiği failleri hemen tutuklamakta, tutuklama süresini uzun tutmakta buluyor. Halkta da “tutuklamanın, suça karşı gösterilen en etkili tepki olduğu” yönünde bir kabullenme oluşuyor, yerleşiyor, kemikleşiyor. Bunu en son Elmalı’daki çocuk istismarı dosyasında verilen tahliye kararları sonrasında gördük. YRSB ile tutuklamayı en son çare olarak sunan Adalet Bakanlığı, kamuoyundan gelen tepkiler üzerine hemen tahliye kararı veren hâkim heyeti hakkında soruşturma açtığını açıkladı. İstismar edilen çocukların özel yaşamlarına saygı hakkını ihlal eden pek çok açıklama dinlemek zorunda kaldık. </span></p>
<p><b>Teklif ile CMK md 100/3’e eklenen “somut olgulara dayanan” ibaresi ile, artık çocuk istismarı davalarında tutuklamaların çok güç verileceği söylendi. Bunun nedeni, ceza muhakemesi ile ilgili bilgi eksikliği kadar, reform diye sunulan değişikliklerin kafa karışıklığına yol açması ve herkesin reform adı altında yapılan değişikliklerin aslında olumlu değil, genellikle iddia edilenin tersine olumsuz sonuçlar doğurduğuna ilişkin deneyime dayalı yaşam bilgisi. Reform yapıldığına kimse inanmıyor. Çünkü kimse gözü ile adalet dağıtıldığını izleyemiyor, yargılamanın tarafları tatmin edilemiyor. Çünkü yargı bağımsız ve tarafsız değil. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa, tutuklama kararı verilebilmesi için, şuçu işlediği düşünülen kişi hakkındaki şüphenin kuvvetli derecede olması gerekir. Kuvvetli derecede şüphe, “suçüstü” haline denktir. Bu derecede ağır biçimde yani neredeyse yargılama yapmaya gerek kalmayacak kadar suçluluğu gösteren delil elde edilmişse şüpheli tutuklanabilir. Bundan da önce </span><b>bu ülkede bir kişi hakkında ceza muhakemesi başlatılabilmesi için “makul nitelikte” şüphe duyulması gerekir</b><span style="font-weight: 400;">. Prof. Dr. Feridun Yenisey, makul nitelikteki şüpheyi “ortalama zeka seviyesine ve ortalama yaşam deneyimine sahip kimsenin somut duruma baktığında edindiği suç izlenimi” olarak tanımlar ve “Komşu Ayşe Teyze’nin duyduğu şüphe” der. Bu kişi, herhangi bir hukuk eğitimi almamış, mimar, kasap, ev hanımı gibi yaşamın içinden bir kişidir. Bu kişi, avukat/hâkim/savcı/polis veya hukuk alanında çalışan bir akademisyen değildir. Mesleki deneyime, yani kabule/önyargıya dayalı bir bilgi ile hareket etmez. Duyduğu şüphenin iki özelliği vardır: Somut durumdan edindiği izlenime dayalılık ve subjektif değil, objektif olmak. Yani duyulması gereken şüphe tahmine, mesleki deneyime, önceki vakalara/istatistiki bilgilerle uyumluluğun ölçülmesine, varsayıma dayanmaz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaten her suç şüphesi makul yani somut olgulara dayalı olmalıdır. Somut olgu yani delil yoksa soruşturma başlatılamaz ki. Şüphenin kuvvetli olması, derecesi yani nicel yanı ile ilgilidir, niteliği ile değil. Bu nedenle, reform diye “somut olgulara dayanan” eklemesi getirilmesi ile başlayan tartışma hem akıl dışı, hem de pozitif normlara bakıldığında gereksiz olduğundan, son derece trajik bir durumun göstergesidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Reform yapılacak ise, CMK md 100/3’teki katalog suçlarla ilgili ayrıksı düzenleme kaldırılmalı. Çünkü bu listede yer alan suçlar ağır cezayı gerektiren, öncelikle korunması gereken hukuki değerleri ihlal edici kabul edildiğinden, hakimin tutuklama kararı verebilmesi için yalnızca temel koşul olan “yüklenen suçun işlendiğini gösteren kuvvetli derecede şüphe duyulmasını” yeterli görerek, tutuklama için gerekli ek koşullar olan ve “tutuklama nedeni” olarak kabul edilen “şüphelinin kaçma ya da delil karartma tehlikesi yaratması” olgusunun ortaya konulmasını devre dışı bırakıyor. Böylelikle bazı suçlar için tehlike ölçümü, “suçun niteliğine bakılarak” yapılmakta ve daha kolay biçimde, yani daha az gerekçe yazılarak tutuklama kararı verilmesi sağlanıyor. Bunun için ek olarak, tutuklama kararı verilebilmesi için CMK md 100/1’de aranan “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil” aranırken, CMK md 100/3’teki katalog suçlar söz konusu olduğunda “kuvvetli şüphe </span><b>sebebinin </b><span style="font-weight: 400;">varlığı” ile yetiniliyor. İşte buradaki “sebep” sözcüğü, asıl değişmesi gereken. Çünkü bu sözcük ile, örneğin, “organize suçla mücadele etmekte çekilen güçlük” gibi varsayımsal yani sübjektif bilgiler devreye girerek tutuklama kolaylaştırılıyor. Şimdi teklif ile “sebep” sözcüğünü metinden çıkarmak yerine, zaten her türlü şüphenin makul nitelikte olmasının beraberinde getirdiği “somut olgulara dayalı olmak” gibi gereksiz eklemeler yapılıyor. Gel de reform yapıldığına inan. Çok zor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En tehlikeli madde, şimdilik tekliften çıkarılmış görünüyor. Gözaltında tutulan kişinin müdafii ile görüşmesinin ötelenmesi eskiden yapılan bir iyileştirme sonucu yasal olarak mümkün değilken, OHAL KHK’sı ile CMK md 154 değiştirilmişti. Şimdi reformdan beklenen, tecride yol açan ve yeterince güvenceli biçimde denetlenemeyen bir kurumun reddedilmesi, kaldırılması olmalıdır. Çünkü tecrit, işkencenin, zorla suç kabulü ya da atfı cürmünün habercisidir. OHAL artıklarını iyileştiremeyiz, ortadan kaldırabilirsek reform yapmış sayılabiliriz.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-teklif-hakkindaki-dusunceler/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Teklif Hakkındaki Düşünceler…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-teklif-hakkindaki-dusunceler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Dördüncü Paketin İçeriği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-dorduncu-paketin-icerigi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-dorduncu-paketin-icerigi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Yazgan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 14:10:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[yargı paketi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72550</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk yargı paketi ile kabul edilen seri muhakeme ve basit yargılama ile ilgili uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi için ek düzenlemeler yapılıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-dorduncu-paketin-icerigi/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Dördüncü Paketin İçeriği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İlk halinde toplam madde sayısı 32 iken, 27’ye indirilen kanun teklifinin genel gerekçesinde YRSB’ye atıf yapılarak, </span><b>İnsan Hakları Eylem Planı ile belirlenen amaçlara erişilmesinin hedeflendiği</b><span style="font-weight: 400;">; </span><b>“temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunabilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi, yargıya duyulan güvenin artırılması, insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi”</b><span style="font-weight: 400;"> ilke ve değerlerine bağlılık dile getiriliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Teklifin </span><b>kişilerin maddi ve manevi varlığının, özgürlük ve güvenliğinin, özel yaşamın gizliliği ve aile yaşamına saygının korunması, yargı bağımsızlığı ile adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi ve şeffaflığın geliştirilmesi</b><span style="font-weight: 400;"> hedeflerine ulaşmak üzere hazırlandığı belirtiliyor. Tarafların yargı sürecinden haberdar edilme hakkının genişletilmesine, suç mağdurlarının en üst seviyede korunmasına, yürütme erkinin örgütlenmesi ve karar alma süreçlerinde teknik ve ekonomik yönden aldığı desteğe bağlı olarak daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmesine, yurttaşların hukuki durumlarının bir an önce belirginleşmesinin ve mahkemeye erişim hakkının güçlendirilmesine yönlendiği açıklanıyor.</span></p>
<p><b>Tutuklamanın cezalandırma aracı değil, istisnai olarak başvurulması gereken bir koruma tedbiri olduğuna bir kez daha dikkat çekiliyor.</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu nedenle, </span><b>‘özgürlüğün korunması hedefi’</b><span style="font-weight: 400;"> gereği, tutuklama ve adli kontrol tedbirlerine yönelik denetim olanağı sağlayan </span><b>‘itiraz yasa yolu’</b><span style="font-weight: 400;"> bakımından </span><b>yatay usulden vazgeçilerek, dikey usule geçilmesi</b><span style="font-weight: 400;"> öngörülüyor. Bu düzenlemede </span><b>sulh ceza hakimliklerinin kendi içinde kapalı devre çalışması ile ilgili olarak getirilen eleştirilerin de dikkate alındığı</b><span style="font-weight: 400;"> ifade ediliyor.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Madde gerekçelerinde ise, </span><b>özellikle kadına yönelik şiddetle etkin biçimde mücadele etme ve caydırıcılığın sağlanması iradesi</b><span style="font-weight: 400;"> dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Teklif ile;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-İdari başvurulara cevap verme süresi, özel yasalardaki düzenlemeler hariç, 60 günden 30 güne iniyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kasten öldürme, kasten yaralama, eziyet ve hürriyeti tahdit suçlarının evlilik birliği içindeki eş gibi boşanılan eşe karşı işlenmesi de ağırlaştırıcı neden sayılıyor. </span><b>Yani, boşandığı eşini öldüren eşe de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilmesinin yolu açılıyor. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Bilişim suçları ile banka ve kredi kartlarına ilişkin suçlarda, suçun işlendiği yerlerden biri de “mağdurun yerleşim yeri” sayılacak ve mağdurların zaman ve hak kayıplarını önlemek amacı ile, </span><b>kendi bölgelerindeki Cumhuriyet Savcılıklarının soruşturma başlatmasını isteyebilecek. Yine kendi bölgelerindeki mahkeme de davaya bakmakla yetkili sayılacak.</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211;</span><b>Tanıklara yönelik zorla getirme kararlarının tebliğinde teknolojiden daha fazla yararlanma ve hız kazanma hedefleniyor.</b><span style="font-weight: 400;"> Dosyada bulunması koşulu ile, “telefon, telgraf, faks, elektronik posta” gibi iletişim araçlarından yararlanmak mümkün olacak. Aynı şekilde, gerek sanık gerekse mağdur ve müştekiye hem iddianame hem de duruşma günü bu yollarla tebliğ edilebilecek. </span><b>Yenilik, iddianamenin mağdur ve müştekiye tebliğinin de zorunlu hale getirilmesi ile dikkat çekiyor.  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Hakkında “ifadesi alınmak amacıyla yakalama emri bulunan” kişi, mesai saatleri dışında yakalandığında; belirlenen günde adli merci önünde hazır olmayı taahhüt ederse (her yakalama emri için bir kez geçerli olmak üzere) Cumhuriyet Savcısı tarafından serbest bırakılabilecek. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye idari para cezası verilecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi için yeterli görülen “suçun işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı” koşulu, “somut delillere dayanan” biçimde pekiştiriliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Tutuklama tedbirine “en son çare olarak” başvurulması gerektiği ve tutuklama yerine, tutuklamaya alternatif olarak öncelikle adli kontrol tedbirlerine başvurulması zorunlu olduğundan; hakimlik ve mahkemelere, tutuklama kararı verirken, adli kontrol uygulanmasının yetersiz kalacağını gösteren delilleri somut olarak gösterme yükümü getiriliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Tutuklamada geçen süre, ilerde alınan mahkumiyet hükmünün infazına mahsup edilirken, kamuoyunda “ev hapsi” olarak bilinen ve CMK md 109/3-j ile “konutunu terk etmemek” olarak düzenlenen türdeki adli kontrol için bir mahsup öngörülüyor. Bu haksızlığı gidermek için, konutta geçen iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak hesaplanması sağlanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Tutuklama tedbiri için aylık dönemler halinde gözden geçirme ve süre bakımından üst sınır bulunmaktayken, adli kontrol için bu tür düzenlemeler bulunmadığından, tutuklama yerine başvurulan bu tedbirlerin uygulamada tutuklamadan daha ağır sonuçlar doğurmasına neden olunuyor. Bunu önlemek için, adli kontrol yükümlülüğünün sürdürülebilirliğinin en geç dört aylık dönemlerde (soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde ise re’sen mahkemece) değerlendirilmesi ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde üst sınır iki yıl, ağır cezalık işlerde en fazla üç yıl (uzatma süresi zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek bir yıl, ağır cezalık işlerde üç yıl, terör suçlarında dört yıl) olarak öngörülüyor. Çocuklar bakımından bu süreler yarı oranında uygulanacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Ayrıca, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri ile elde edilen kayıtların, soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde C. Savcısı denetiminde yok edilmesi öngörülmüşken; yenilik olarak, hakkında (kesinleşmiş) beraat hükmü kurulan sanık hakkındaki kayıtların da hakim denetiminde yok edilmesi öngörülüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Yine, uygulamalarda iddianamelerde şüphelinin masumiyet karinesini ve özel yaşamının gizliliğini ihlal edici bilgilere yer verildiğinden, suç oluştursan olaylara ve suçun ispatı ile ilgisi olmayan bilgilere yer verilmesi yasaklanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-İlk yargı paketi ile kabul edilen seri muhakeme ve basit yargılama ile ilgili uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi için ek düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemelerde ve AYM’nin 31.03.2021 günlü, 2020/35-E, 2021/26-K sayılı iptal kararı da dikkate alınıyor. Bu düzenlemeler arasında  seri muhakeme usulünde, hüküm kurulurken zincirleme suça ilişkin kuralların uygulanabileceği; asliye ceza mahkemesinin denetim görevinin “yapılan hukuki nitelemenin somut olaya uygunluğunu ile dosyadaki somut delilerin mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olup olmadığını değerlendirmek” olarak tarif edilmesi; kapsam dışındaki suçlarla birlikte işlenen suçlar bakımından seri muhakemenin uygulanamayacağı, itirazın incelenme biçimi, basit yargılama yoluna ancak iddianamenin kabulünden sonra, duruşma günü verilmeden önce başvurulabileceği; … yer alıyor. </span></p>
<p><b>Teklifin ilk halinde, nafaka, çocuğun cebri icra yoluyla tesliminin yasaklanması, gözaltındaki kişinin avukatı ile görüşmesinin ötelenmesi gibi konularda da düzenleme varken, son halinde bunlar çıkarılmıştı.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlardan ayrıca, TBMM Adalet Komisyonu görüşmeleri sırasında IV. Paket teklifine yeni bir madde eklendiği öğrenilmişti. İkinci yargı paketi ile getirilen yeni infaz düzenlemeleri ile, Adalet Bakanı’na tanınan, </span><b><i>“Covid-19 salgını sebebiyle açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlülerin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin izinli sayılmaları” </i></b><span style="font-weight: 400;">ile ilgili yetkinin süresi 31.07.2021’de bitiyordu. Ancak Teklif ile, bu sürenin (her biri iki ayı geçmemek üzere, iki kez daha) yani 30.11.2021 tarihine dek uzatılması söz konusu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-dorduncu-paketin-icerigi/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Dördüncü Paketin İçeriği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-dorduncu-paketin-icerigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: 2019’dan Bu Yana</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-2019dan-bu-yana/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Deniz Yazgan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 14:08:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Reformu Stratejisi Belgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Reformu Stratejisi İzleme ve Değerlendirme Kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reform, şimdilik sadece paketler veya torba yasalar olarak görünürlük kazandı. Çünkü eşzamanlı olarak hak ihlalleri ve hak savunucularına yönelik sistemli saldırılar da devam ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-2019dan-bu-yana/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: 2019’dan Bu Yana</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>30 Mayıs 2019’da bizzat Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’nin [bundan sonra kısaca YRSB] yargı reformu ile ilgili bir rehber değeri taşıdığı iddia edilmişti.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu belgede, demokrasinin güçlendirilmesi ile hak ve özgürlüklerin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığı belirtiliyordu. </span><b>İlk olarak, ifade özgürlüğünün insan hakları içindeki yerinin vazgeçilmezliğine vurgu yapılıyor, başat ölçüt olarak “uygulama” esas alınıyordu.</b><span style="font-weight: 400;"> Geçmişte yapılan mevzuat iyileştirme ve zihniyet değişimi çalışmalarına karşın, uygulamada yeterli ya da beklenen düzelmenin gerçekleşmediği açık biçimde kabul ediliyordu. </span></p>
<p><b>Belge’nin giriş bölümünde</b><span style="font-weight: 400;"> hukukun üstünlüğüne dayanan, hak ve özgürlüklerin korunabildiği, yargının bağımsız ve tarafsızlığının sağlanabildiği, rasyonel, ideal, şeffaf, basit süreçli, adalete erişilebilir, makul sürede yargısal sonuç alınabilir bir sisteme yönelik bir perspektif sunulmuştu. Bu perspektifin, Avrupa Birliği üyeliğinin stratejik bir hedef olarak görülmesi ve katılım sürecine bağlılığın dile getirilmesi ile doğrudan ilgili olduğu açıklanıyordu.  </span></p>
<p><b>İlkeler ve Değerler bölümünde</b><span style="font-weight: 400;">, insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi, hak ve özgürlüklerin daha etkin korunup geliştirilmesi, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının geliştirilmesi, hukuki güvenliğin güçlendirilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi ve yargıya güvenin artırılması ayrı ayrı ele alınıyordu. </span></p>
<p><b>Bu tür bir sisteme erişilebilmesi için, toplam 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyet sıralanırken, bir Eylem Planı hazırlanacağı, Adalet Bakanlığı’nca yıllık izleme raporları yayımlanacağı ve Yargı Reformu Stratejisi İzleme ve Değerlendirme Kurulu oluşturulacağı, hazırlanan raporların kamuoyu ile paylaşılacağı açıklanıyordu.</b></p>
<p><b>YRSB’de gösterilen amaçlar,</b><span style="font-weight: 400;"> “hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi”, “yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi”, “insan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması”, “performans ve verimliliğin artırılması (hedef süre)”, “savunma hakkının etkin kullanılmasının sağlanması”, “adalete erişimin kolaylaştırılması ve hizmetlerden memnuniyetin artırılması”, “ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması”, “hukuk yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi ve etkinliğinin artırılması”, “alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılması” olarak sayılıyordu.</span></p>
<p><b>Adalet Bakanlığı 02 Mart 2021 günü, “Özgür Birey, Güçlü Toplum: Daha Demokratik Bir Türkiye” vizyonu ile hazırlandığı iddiası ile İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu plan, 11. Kalkınma Planı ile YRSB’de dile getirilen reform iradesinin bir devamı olarak, tüm bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerini kapsıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">30 Nisan 2021 günü Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı’nın 2021/9 sayılı ve 29.04.2021 tarihli bir genelge yayımladığı görülür. Genelge ile, 2021-2023 arası iki yıllık dönemi kapsayacak şekilde hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planı’nın amaç, hedef ve faaliyetler bakımından somut biçimde kaleme alındığına, Uygulama Planı için kısa (1-3 ay), orta (6 ay-1 yıl) ve uzun (2 yıl) vadeli süreçler belirlendiğine dikkat çekiliyor ve plana uyulması için duyarlı ve sorumlu davranılmasına dair beklenti dile getiriliyordu. Söz konusu uygulama takvimini hazırlama görevi de Adalet Bakanlığı’na veriliyordu.</span></p>
<p><b>Bu arada, “İnsan Hakları Eylem Planı İzleme ve Değerlendirme Kurulu” da oluşturuldu. Kurulun başkanı Cumhurbaşkanı. Görevi ise takip ve koordinasyon.</b><span style="font-weight: 400;"> Yani kurul başkanı olarak Cumhurbaşkanı bizatihi Eylem Planı etkin ve  şeffaf biçimde uygulansın diye çalışacak. Kurul için Cumhurbaşkanı yardımcısı, bazı bakanlar (Adalet, Dışişleri, İçişleri, Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Hazine ve Maliye) ile Hukuk Politikaları Kurulu başkan vekili ile sınırlı bir üye listesi var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üyeler arasında hiçbir sivil toplum temsilcisinin bulunmadığı dikkat çekiyor. Ancak ihtiyaç duyulduğunda ilgili kurum temsilcilerinin görüşlerine başvurulmak üzere toplantılara çağrılabilecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurul üyesi olarak adı geçen bakanlıklar dört ayda bir rapor hazırlayıp Adalet Bakanlığı’na gönderecek. Hazırlanan “yıllık uygulama raporu”, Kamu Denetçiliği Kurumu ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’na gönderilecek, onlar da raporla ilgili değerlendirmelerini TBMM’ne ve Cumhurbaşkanı’na sunacak. Bu raporun son halini ise kamuoyuna yine bizatihi Cumhurbaşkanı açıklayacak.  </span></p>
<p><b>Peki bu kapsamda bugüne dek reform adı altında neler yapıldı? </b><span style="font-weight: 400;">“Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair” torba kanun değişiklikleri içeren dört paket hazırlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Paketlerin içeriklerinde ise, çok minik seviyede iyileştirmelerin yanı sıra öne çıkan iki ilginç nokta var:</span></p>
<p><b>Bunlardan ilkini </b><b>‘vazgeçtiklerimize geri dönüş’</b><b> diye nitelemek mümkün.</b><span style="font-weight: 400;"> Sihirli torbasına elini daldıran yasa koyucu, reform diye geçmiş denemeleri yeniden güncelliyor. Buna en iyi örnek olarak </span><i><span style="font-weight: 400;">‘</span></i><b><i>birinci paketin’</i></b><span style="font-weight: 400;"> ardından Ceza Muhakemesi Kanunları (CMK) madde 250 ve 252 ile aramıza yeniden katılan </span><b>ceza kararnamesi</b><span style="font-weight: 400;"> gösterilebilir. (</span><b>Ceza kararnamesi,</b><span style="font-weight: 400;"> savcının yaptırımı belirlediği, yargıcın yalnızca bu yaptırımı incelediği müesseseye verilen ad.) </span></p>
<p><b>2005’te ceza ve ceza muhakemesi kanunları “baştan yazılırken”,</b><span style="font-weight: 400;"> idarenin ceza kararnamesi kesmesi ile yetinilmiş, ceza muhakemesi içinde savcılık ve mahkemelerin ceza kararnamesi düzenlemesinden vazgeçilmişti. </span><b>İşte bugün karşımıza getirilen Yargı Reformu’nun birinci paketiyle</b><span style="font-weight: 400;"> CMK 250 ve 252. maddeler yeniden düzenlenerek, bu yetki savcılık ve asliye ceza mahkemelerine yeniden verildi. Hükümet 2005’te değiştirdiği sistemi, </span><b>‘yeni’ yargı reformuyla eski haline getiriyor.</b></p>
<p><b>İkincisi ise Strasbourg’dan esen rüzgârın siyasi iktidar üzerinde hala etkili olması.</b><span style="font-weight: 400;"> İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) tarafından hâlihazırda incelenen ve karara bağlanmak üzere olan bireysel başvurularda, Türkiye aleyhine ihlal kararı verileceğine dair sinyal gelen uygulamalarda rötuş ya da kelime oyunu denebilecek, göstermelik sayılabilecek hukuki düzenlemeler yapılıyor. Sanki, bir anlamda Strasbourg merkezli Mahkeme’ye ‘sorunu gördük, düzeltiyoruz’ mesajı veriliyor.</span></p>
<p><b>Reform adı altında, “kendi kendimizi tekrar etmek” ve aynı fasit daire içinde dönmekten öteye gidebilecek miyiz?</b><span style="font-weight: 400;"> Emin değiliz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Reform, şimdilik sadece paketler veya torba yasalar olarak görünürlük kazandı. Çünkü eşzamanlı olarak hak ihlalleri ve hak savunucularına yönelik sistemli saldırılar da devam ediyor.  </span></p>
<p><b>Bugüne kadar yargı reformu süreci ile üç paket geldi Meclis’e ve kabul edildi.  </b></p>
<ol>
<li><b> Paket:</b><span style="font-weight: 400;"> 7188 sayılı Kanun (soruşturmada tutukluluk için üst süre, seri muhakeme, basit yargılama </span></li>
<li><b> Paket:</b><span style="font-weight: 400;"> 7242 sayılı 14.04.2020 günlü Kanun ceza infaz rejimi değişikliği</span></li>
<li><b>Paket:</b> 7251 sayılı 22.07.2020 günlü Kanun Hukuk Muhakemeleri Kanunu değişikliği</li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">6 Haziran Salı günü, </span><b>IV. Paket</b><span style="font-weight: 400;"> TBMM Genel Kurulu’na sevk edildi.  </span></p>
<p><strong>Haberin 2. bölümü olan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-dorduncu-paketin-icerigi/" target="_blank" rel="noopener">&#8216;Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Dördüncü Paketin İçeriği&#8217; bölümüne buradan</a>, 3. bölüm olan <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-teklif-hakkindaki-dusunceler/" target="_blank" rel="noopener">&#8216;Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: Teklif Hakkındaki Düşünceler…&#8217;e ise buradan</a> ulaşabilirsiniz.</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/08/yargi-reformu-stratejisi-belgesi-sureci-2019dan-bu-yana/">Yargı Reformu Stratejisi Belgesi Süreci: 2019’dan Bu Yana</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2020 Yılı İnsan Hakları Raporu: Hak ve Özgürlüklerde Geriye Gidiş Sürdü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/25/2020-yili-insan-haklari-raporu-hak-ve-o%cc%88zgu%cc%88rlu%cc%88klerde-geriye-gidis%cc%a7-surdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2021 11:36:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[2020 Yılı İnsan Hakları Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71996</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye insan Hakları Vakfı’nın '2020 Yılı İnsan Hakları Raporu'nda pandeminin de etkisiyle hak ve özgürlüklerde geriye gidişin sürdüğü ve yaşam hakkı ihlallerinin yoğun olduğu tespiti yapılıyor. Raporda, hak ihlallerinin en önemli nedeni olarak siyasal iktidarın ülkenin tüm meselelerini güvenlik sorunu hâline getiren ve toplumu kutuplaştıran politikaları gösteriliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/25/2020-yili-insan-haklari-raporu-hak-ve-o%cc%88zgu%cc%88rlu%cc%88klerde-geriye-gidis%cc%a7-surdu/">2020 Yılı İnsan Hakları Raporu: Hak ve Özgürlüklerde Geriye Gidiş Sürdü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2020 Yılı İnsan Hakları Raporu’nda öncelikle 2020 yılında da OHAL’in etkisinin sürdürdüğünü altı çiziliyor. 18 Temmuz 2018 tarihinde kâğıt üstünde kaldırılan olağanüstü hâlin fiiliyatta yapılan düzenlemelerle kalıcı hâle getirildiği kaydediliyor.</p>
<p>Raporda, salgınla baş edebilmenin en etkin yolunun “insan hakları bakış açısını kılavuz edinen, şeffaflığı, demokratik ve katılımcı yöntemleri temel alan bir kriz yönetimi” gerekliliğinin hatırlatılmasına rağmen, Türkiye’de siyasal iktidarın salgın ile mücadeleyi “militarist bir zihniyetle güvenlik sorunu” hâline getirdiği iddia ediliyor. Dahası iktidarın salgın sürecini erkini daha da merkezileştirmenin ve toplum üzerindeki baskı ve kontrolünü daha da artırmak için bir fırsat olarak kullandığı söyleniyor.</p>
<p>Söz konusu tespitlerden hareketle; raporda 2020 yılında başta bilgi edinme hakkı, yaşam hakkı, kişi güvenliği ve işkence yasağı, ayrımcılık yasağı, sağlığa erişim hakkı, çalışma hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü olmak üzere pek çok temel hak ve özgürlük yoğun bir şekilde ihlal edildiği belirtiliyor.</p>
<p><strong><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/tihv-yasam-hakki-ihllaleri.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-71997 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/tihv-yasam-hakki-ihllaleri.jpg" alt="TİHV 2020 İnsan Hakları Raporu" width="600" height="342" /></a></strong></p>
<h5><strong>2020 Yılı Yaşam Hakkı İhlallerinin Yoğun Yaşandığı Bir Yıl</strong></h5>
<ul>
<li>Rapora göre; 2020 yılı, yurt içi ve yurt dışında yapılan askeri operasyonlar, çatışma ve saldırılar, kolluk güçlerinin kural ve denetim dışı artan şiddeti, başta siyasal muhalifler olmak üzere inançları, etnik kimlikleri, cinsiyetleri ve cinsel yönelimleri farklı olanlara yönelik ayrımcı ve nefret içerikli sivil saldırılar sonucunda 2020 yılı yaşam hakkı ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı bir yıl oldu.</li>
<li>2020 yılında resmi gözaltı merkezlerinde işkence ve diğer kötü muamele uygulamalarında ciddi bir artış tespit edildi.</li>
<li>Buna ek olarak, kolluk güçlerinin barışçıl toplanma ve gösterilere müdahalesi sırasında, sokak ve açık alanlarda ya da ev ve iş yeri gibi mekânlarda işkence ve diğer kötü muamele uygulamalarında da artış görüldü.</li>
<li>Ayrıca OHAL’in ilan edildiği 2016 yılından bu yana yeniden bir artış gösteren zorla kaçırma/kaybetme vakaları da 2020’de kaygı verici bir durum olmaya devam etti.</li>
<li>Yıl içinde siyasi parti üyeleri, işçiler, köylüler, öğrenciler, avukatlar, kadınlar, LGBTİQ+ bireyler ve hak savunucuları başta olmak üzere hemen her toplumsal kesimden kişi ve gruplar toplanma ve gösteri yapma özgürlüklerini mülki amirlerin yasakları ve/veya kolluk güçlerinin fiili müdahaleleri sonucunda kullanamadı.</li>
<li>Türkiye’de yurttaşlar, toplu olarak bir araya gelip eyleyemedikleri ve düşüncelerini açıklayamadıkları için örgütlenme özgürlüklerini de kullanamadı; müşterek geleceklerini şekillendirmek üzere sivil ve kamusal alana örgütlü olarak katılamadı.</li>
</ul>
<p><strong><br />
<a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/tihv-yasam-hakki-ihlalleri-sivil-asker.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-72001 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/tihv-yasam-hakki-ihlalleri-sivil-asker.jpg" alt="" width="600" height="342" /></a></strong></p>
<h5><strong>Rapordan öne çıkan bazı bulgular</strong> <strong>şunlar</strong>:</h5>
<ul>
<li>2020 yılında yaşam hakkı ihlal edilen en az 3 bin 291 kişi hayatını kaybetti.</li>
<li>En az 2 bin 427 işçi iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi.</li>
<li>Her gün en az 6 işçi iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi.</li>
<li>En az 741 işçi Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdi.</li>
<li>En az 284 kadın, erkekler tarafından öldürüldü.</li>
<li>Şüpheli bir şeklide ölen veya intihar ettiği iddia edilen kadın sayısı ise en az 255,  öldürülen çocuk sayısı 26.</li>
<li>Salgın nedeniyle 2020 yılında 322 sağlık emekçisi yaşamını yitirdi.</li>
<li>En az 140 olayda en az 404 kişi işkence ve kötü muamelelere maruz kaldı, en az 86 kişi yaralandı.</li>
<li>13 ırkçı saldırıda 3&#8217;ü çocuk toplam 7 kişi yaşamını yitirdi, 1&#8217;i çocuk 8 kişi yaralandı. Bu saldırıların 8&#8217;i mültecilere karşı yapıldı.</li>
<li>Cezaevlerinde en az 35 mahpus yaşamını yitirdi. 8’i Covid-19 salgını nedeniyle olmak üzere 19 hasta mahpus yaşamını yitirdi. Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren mahpus sayısı 3.</li>
<li>3 milletvekilinin vekillikleri, haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak düşürüldü ve söz konusu 3 milletvekili tutuklandı.</li>
<li>Yerel yönetimlere seçilmiş 108 kişi gözaltına alındı. Siyasi partilerin üye ve yöneticisi olan en az 513 kişi gözaltına alındı, 141 kişi tutuklandı.</li>
<li>Dernek, vakıf, sendika ve meslek örgütleri ile çeşitli platformlar ve inisiyatiflerin üye ve yöneticisi olan en az 299 kişi gözaltına alındı, 90 kişi tutuklandı.</li>
<li>İnsan hakları savunucusu 25 kişi gözaltına alındı.</li>
<li>2020 yılında ‘örgüte yardım ve yataklık etmek’, ‘örgüt propagandası yapmak’ ve ‘örgüt üyesi olmak’ gibi gerekçeler ile en az bin 865 kişi gözaltına alındı, 211 kişi tutuklandı. 231 kişi adli kontrol şartıyla, 23 kişi ise ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı.</li>
<li>3 siyasi partinin 1 il ve 7 ilçe binasına kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından saldırıya uğradı. Daha sonra kendisi polise teslim olan 1 saldırgan tutuklandı. HDP’nin 4 il ve 6 ilçe binası güvenlik güçleri tarafından basıldı.</li>
<li>745 eyleme kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edildi, 88 toplantı ve gösteri engellendi.</li>
<li>Bu müdahalelerde 2014 kişi fiziksel şiddet kullanılarak gözaltına alındı, en az 65 kişi yaralandı, 1’i çocuk olmak üzere 9 kişi tutuklandı.</li>
<li>36 ilde yaşayan 61 milyon 959 bin 479 yurttaş, en kısası 1 en uzunu 30 gün olmak üzere valilikler tarafından 130 kez eylem ve etkinliklerin yasaklanması nedeniyle toplantı ve gösteri özgürlüğünü kullanamamıştır.</li>
<li>En az 72 basın çalışanı ve 1 yazar gözaltına alındı. En az 25 gazeteci 2020 yılı içinde tutuklandı, 17 gazeteci ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2020 yılında en az 239 gazeteci ve basın çalışanı haklarında açılan 129 davada yargılandılar.</li>
<li> Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek en az 616 kişi gözaltına alındı, 11 kişi tutuklandı, 16 kişi adli kontrol şartıyla, 1 kişi yurtdışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.</li>
<li> En az 147 kişi hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı.</li>
<li> ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ iddiasıyla 2020 yılında en az 24 kişi gözaltına alındı, 2 kişi tutuklandı.”</li>
</ul>
<p>2020 yılı Türkiye İnsan Hakları Raporu’na <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/tihv-2020-yili-turkiye-insan-haklari-raporu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/25/2020-yili-insan-haklari-raporu-hak-ve-o%cc%88zgu%cc%88rlu%cc%88klerde-geriye-gidis%cc%a7-surdu/">2020 Yılı İnsan Hakları Raporu: Hak ve Özgürlüklerde Geriye Gidiş Sürdü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2020 Yılında Hak Savunucularına 24 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Verildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/2020-yilinda-hak-savunucularina-24-yil-3-ay-hapis-cezasi-verildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 09:12:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[infografik]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İnsan hakları Vakfı (TİHV), 2020 yılında hak savunucularının karşı karşıya kaldığı hak ihlallerine ilişkin bir infografik hazırladı. Buna göre, 2020 yılında hak savunucularına 24 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Hak temelli kuruluşların üye ve yöneticileri gözaltına alındı, tutuklandı. Etkinlikler yasaklandı, barışçıl gösteriler polis müdahalesiyle engellendi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/2020-yilinda-hak-savunucularina-24-yil-3-ay-hapis-cezasi-verildi/">2020 Yılında Hak Savunucularına 24 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Verildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı Hibe Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanan çalışmada, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi ışığında Türkiye’nin 2020 yılı panoraması rakamlarla ortaya kondu.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin verilerinden derlenen infografiğe göre 2020 yılında;</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">7 ayrı davada 17 hak savunucusu yargılandı. 7’si hakkında 24 yıl 3 ay hapis cezası verildi. </span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/hak-savunucularina-acilan-davalar.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-71237 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/hak-savunucularina-acilan-davalar-640x360.jpg" alt="hak savunucularına açılan davalar" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/hak-savunucularina-acilan-davalar-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/hak-savunucularina-acilan-davalar.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Hak temelli sivil toplum kuruluşlarının üye ve yöneticisi 324 kişi gözaltına alınırken, 90’ı tutuklandı.</span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/stk-uyelerine-yonelik-hak-ihlalleri.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-71238 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/stk-uyelerine-yonelik-hak-ihlalleri-640x360.jpg" alt="STK üyelerine yönelik hak ihlalleri" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/stk-uyelerine-yonelik-hak-ihlalleri-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/stk-uyelerine-yonelik-hak-ihlalleri.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kadın ve LGBTİ+ haklarıyla ilgili 10 etkinlik engellendi, 4 etkinlik yasaklandı. 18 toplantı ve gösteriye kolluk güçleri tarafından müdahale edilirken, 164 kişi işkence ve kötü muameleye maruz bırakılarak gözaltına alındı. Çok sayıda kişiye idari para cezası kesildi. </span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/kadin-ve-lgbti-haklarina-yonelik-hak-ihlalleri.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-71239 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/kadin-ve-lgbti-haklarina-yonelik-hak-ihlalleri-640x360.jpg" alt="kadın ve lgbti haklarına yönelik hak ihlalleri" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/kadin-ve-lgbti-haklarina-yonelik-hak-ihlalleri-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/kadin-ve-lgbti-haklarina-yonelik-hak-ihlalleri.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Çevre ve kent hakkıyla ilgili 18 barışçıl toplantı ve gösteriye kolluk güçleri müdahale etti. 84 kişi gözaltına alınırken işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. </span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/cevre-ve-kent-hakkiyla-ilgili-toplanti-ve-gosterilere-yonelik-hak-ihlalleri.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-71240 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/cevre-ve-kent-hakkiyla-ilgili-toplanti-ve-gosterilere-yonelik-hak-ihlalleri-640x359.jpg" alt="çevre ve kent hakkıyla ilgili toplantı ve gösterilere yönelik hak ihlalleri" width="640" height="359" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/cevre-ve-kent-hakkiyla-ilgili-toplanti-ve-gosterilere-yonelik-hak-ihlalleri-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/cevre-ve-kent-hakkiyla-ilgili-toplanti-ve-gosterilere-yonelik-hak-ihlalleri.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmada, BM İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi’nde “insan haklarına ve temel özgürlüklere ilişkin düşünce, haber ve bilgileri yayınlamak ve başkalarına iletmenin” herkes için bir hak olarak tanımlandığı da hatırlatıldı. Türkiye’de bu kapsamda yaşanan hak ihlallerine örnek olarak mahkemelerin verdiği erişim engelleme kararları gösterildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna göre Türkiye’de 2020 yılında,</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">1079 haber,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">97 internet sitesi,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">635 internet adresi, </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">10 sosyal medya hesabı, </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">301 içerik hakkında erişim engelleme kararı verildi.</span></li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/mahkemelerin-erisim-engelleme-karariyla-basin-ve-iletisim-ozgurlugune-yonelik-hak-ihlalleri.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-71241 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/mahkemelerin-erisim-engelleme-karariyla-basin-ve-iletisim-ozgurlugune-yonelik-hak-ihlalleri-640x360.jpg" alt="mahkemelerin erişim engelleme kararıyla basın ve iletişim özgürlüğüne yönelik hak ihlalleri" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/mahkemelerin-erisim-engelleme-karariyla-basin-ve-iletisim-ozgurlugune-yonelik-hak-ihlalleri-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/mahkemelerin-erisim-engelleme-karariyla-basin-ve-iletisim-ozgurlugune-yonelik-hak-ihlalleri.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/2020-yilinda-hak-savunucularina-24-yil-3-ay-hapis-cezasi-verildi/">2020 Yılında Hak Savunucularına 24 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Verildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Ayrımcılık Global Düzeyde Çok Ciddi Olarak Körükleniyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/31/ayrimcilik-global-duzeyde-cok-ciddi-olarak-korukleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Emin İlbeyli]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2020 10:32:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Amnesty]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Resmi olarak 18 yıldır Türkiye’de faaliyetlerini yürüten Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Savunuculuk ve İnsan Hakları Eğitimi Program Direktörü Ruhat Sena Akşener ile COVID-19 pandemi sürecinde Türkiye’de yaşanan hak ihlalleri, cezaevlerindeki düşünce suçluları, İstanbul Sözleşmesi konuları başta olmak üzere Af Örgütü’nün Türkiye’de sürdürdüğü çalışmaları konuştuk. Akşener, global düzeyde çok ciddi şekilde ayrımcılığın körüklendiğini ve devlet tarafından bunun engellenmesi için herhangi bir önlemin alınmadığını gördüklerini belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/31/ayrimcilik-global-duzeyde-cok-ciddi-olarak-korukleniyor/">&#8221;Ayrımcılık Global Düzeyde Çok Ciddi Olarak Körükleniyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="&#039;&#039;Ayrımcılık Global Düzeyde Çok Ciddi Olarak Körükleniyor&#039;&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/pd7Yy7A-Z7U?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Bize biraz  kendinizden bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben Ruhat Sena Akşener. Uluslararası Af Örgütü’nde Savunuculuk ve İnsan Hakları Eğitimi programı direktörlüğü yapıyorum. Kuruluşundan beri yaklaşık 15 yıldan bu yana Türkiye şubesinde yer alıyorum. Hiç durmadan 15 yıldır Af Örgütü’nde insan hakları çalışmalarını yürütüyoruz. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Af Örgütü ne tür çalışmalar yapıyor? Bize Af Örgütü’nden bahseder misiniz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Af Örgütü aslında dünyadaki en çok üye ve destekçiye sahip insan hakları kurumu. Türkiye’de de yaklaşık 20 yıldan bu yana dernek statüsünde faaliyetlerini yürütüyor. Uluslararası hareketimiz ve diğer şubeler neler yapıyorsa Türkiye şubesinde de biz o yöntemlerle çalışmalar yürütüyoruz. Af Örgütü belli insan hakları sorunlarına odaklanmak yerine daha geniş açıdan bakmayı hedefliyor. Dolayısıyla ifade özgürlüğünden ekonomik, sosyal, kültürel haklara, mülteci haklarından kadın, çocuk haklarına, insan hakları eğitimine, lobicilik yöntemlerinde ve çeşitli yöntemlere kadar çok fazla alanda faaliyet gösteriyor.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>Af Örgütü’nün Türkiye Şubesi gündeminde ne gibi konular var, şu an hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Türkiye Şubesi uluslararası hareketteki ve Türkiye’deki insan hakları ihlalleriyle ilgileniyor. Uluslararası hareketle iş birliği içinde çalışmalar yürütüyor. Son dönemde uluslararası arenada ve Türkiye kamuoyunda Af Örgütü’nün çok önemli bir bilgi kaynağı olduğu belli olaylar var. Bunlardan bazıları Uygurlar ile yaşanan sorun, Myanmar&#8217;da yaşanan sıkıntılar ve ihlaller, son dönemde Belarus’ta barışçıl protestoculara karşı gösterilen şiddet ve sonrasında takip edilen insan hakları ihlalleri, Amerika’da siyahlara yönelik polis şiddeti, kolluk şiddeti ve bütün kurumların gündeminde olduğu gibi COVID-19 pandemisi ve karantina döneminde çok çeşitli alanlarda yaşanan insan hakları ihlalleri. Globalde Af Örgütü bunların ne gibi sonuçlar doğurduğu ve devletin ne gibi yükümlülükleri olduğu konusunda son dönemde çok fazla çalışıyor. Türkiye Şubesi olarak ise son dönemde en etkili olduğumuz konulardan biri kadına yönelik şiddet diğeri İstanbul Sözleşmesi. LGBTI hakları ve onlara yönelik ayrımcılıkla ilgili çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca hem COVID19 hem de çok uzun yıllardır yürüttüğü çalışmaların devamı olarak basın özgürlüğü, gazetecilerin özgürlüğü ve ifade özgürlüğüne yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Uluslararası Af Örgütü özellikle Avrupa’da mültecilerin karşılaştığı insan hakları ihlalleriyle ilgili oldukça ciddi çalışmalar yürütüyor. Biz de Türkiye Şubesi olarak elimizden geldiği kadar Türkiye kamuoyunu ve kamu idaresini yani hükümeti de güncel bilgi sahibi tutmaya ve harekete geçirmeye çalışıyoruz. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>COVID-19 pandemi sürecinde Türkiye’de karşılaştığınız hak ihlallerinden bize biraz bahseder misiniz?</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecine insan hakları hareketi ve devletler çok hazırlıksız yakalandı. Bütün insan hakları hareketinin ilk günden bu yana devletlere vermiş olduğu en önemli tavsiye; pandemiyle mücadele sürecinde insan hakları perspektifini bırakmamalarıydı. Fakat bunun terk edildiğini daha ilk aylarda gördük ve bunu çok fazla alanda raporlardık. Bu raporlamalardan biri pandemi sürecinin verileriyle ilgili açıklama yapan, şeffaflığı savunan, gazetecilik faaliyetini buna dair yürüten kişilerin hem Türkiye’de hem dünyanın pek çok yerinde ifade özgürlüklerinin kısıtlandığını ve baskı altına alındıklarıyla ilgiliydi. Diğer alanda sağlık çalışanlarının maruz kaldığı insan hakları ihlalleri. Bunun iki boyutu var; devletler tarafından sağlık çalışanlarının gerektiği gibi korunmaması ve sağlık çalışanlarının ifade özgürlüklerinin engelleniyor olması. Onlar bilginin şeffaflığını sağlayacak önemli kaynaklardan ve onların susturulduğunu bütün dünyada biliyoruz. Devletin COVID-19 ile bağlantılı politikaların aleyhinde konuşan sağlık çalışanlarının çok fazla baskıya, soruşturmaya, kavuşturmaya maruz kaldığını görüyoruz. COVID sürecinde bütün dünyada ayrımcı pratikleri daha da arttığını gösteren çalışmalarımız da oldu. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Global düzeyde çok ciddi şekilde ayrımcılığı körükleyen ve devlet tarafından bunun engellenmesi için herhangi bir önlemin alınmadığını gördük. Yayınladığımız raporlardan bir tanesi kolluk kuvvetleri tarafından ayrımcı pratiklerin COVID-19 sürecinde çok ciddi şekilde gizli kalan bu pratiklerin göz önüne çıkması oldu.</span></p></blockquote>
<p><b>Cezaevlerindeki düşünce suçluları meselesi ile ilgili yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Yanılmıyorsam yaklaşık bir buçuk ay önce bir infaz yasası geçti. COVID-19 sebebiyle cezaevinde bulunan pek çok sayıda mahkumun tahliye edildiğine şahit olduk. Pek çok yükümlülüğün yanı sıra pandemi sürecinde devletlerin, cezaevlerindekilerin ve mahkumların ayrımsız olarak sağlığını koruma yükümlülüğü var. Ama infaz yasasında maalesef cezaevinde ifade özgürlüğü ihlaline uğrayarak tutulan gazetecilerin, insan hakları savunucularının bu yasadan yararlanmayarak bütün bu tehlikelere rağmen cezaevinde tutulmaya devam ettiğini gördük. Bunun kabul edilemez olduğunu söyledik. Ana itiraz noktamız bunaydı. Maalesef zaten otoriter olan devlet yönetimlerinin son dönemde pandemi sürecini bir fırsat olarak görüp insan hakları ihlallerine yol verdiğini ve daha da otoriterleştiğini görüyoruz. Bunun karşında duran açıklamalar ve brifingler verdik kamuoyuna. Sesimizi sadece kamuoyuna duyurmakla kalmıyoruz. Uluslararası Af Örgütü ciddi lobi çalışmaları da yürüten bir kurum. Kamu idaresine, hükümete, devlet yetkilerine yaptığımız araştırmalarımızı, sonuçlarımızı, bulgularımızı ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun bir biçimde COVID-19 ile hem cezaevindeki ifade özgürlüğü mahkumları açısından hem de genel olarak uygulamada nasıl davranmak gerektiğini mümkün olduğunca iletiyoruz. Bununla ilgili istişarelerde bulunuyoruz.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili çalışmalar yaptığınızı görüyoruz. Bununla ilgili neler söylersiniz?</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Hem Türkiye için hem de global düzeyde çok önemi olan kadına yönelik şiddetin engellenebilmesi için çok işlevsel ve hayati öneme sahip bir sözleşme. Hem globalde hem de Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili çalışmalar yürütüyoruz çünkü kadına yönelik şiddetin son dönemde çok fazla arttı ve benzersiz biçimde kamuoyunda gündem yaratıyor. Bir de İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girdiğinden bu yana aslında etkili uygulanmıyor olduğunun bir sonucu olarak bunların yaşanıyor olduğunu düşünüyoruz. Son dönemde maalesef hükümet tarafından bu sözleşmeden ayrılma gibi bir ihtimalin olduğu dillendirilince tabi ki insan hakları kurumları ve kadın hareketleri bununla ilgili şüphesiz hareket etti. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi bununla ilgili bir kampanya başlattı. Bu sözleşmeden ayrılmanın hem insan hakları açısından hem de uluslararası insan hakları standartları açısından yüksek sesle söylemek gerekirse tartışılamaz dahi olduğunu, bunu tartışmak bir tarafa şu anda mevcut kadın hakları, kadına yönelik şiddetin durumunun vahametinin ortadan kaldırılmasının tek yolunun İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin etkili uygulanması olduğunu söyleyen, topladığı desteklerle, imza kampanyalarıyla ve toplumda yaptığımız bilgilendirme çalışmalarıyla bir kampanyaya dönüştürdük. Bu ülkede çok ciddi kadın hakları çalışmalarını yürüten kadın örgütleri var. Yıllardır bu kazanımları elde etmeye çalışmış, ciddi direnç göstermiş güçlü kadın örgütleri mevcut. Onlarla iş birliği içerisinde bu kampanyayı yürüttük. Hedefi de İstanbul Sözleşmesi’nin bırakın kaldırılmasını, bir önce etkili uygulanmasının ve kadınların yaşamasının sağlanması.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/31/ayrimcilik-global-duzeyde-cok-ciddi-olarak-korukleniyor/">&#8221;Ayrımcılık Global Düzeyde Çok Ciddi Olarak Körükleniyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deri, Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği Mülteci İşçiler Hak İhlalleri Raporunu Yayınladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/08/deri-tekstil-ve-kundura-iscileri-dernegi-multeci-isciler-hak-ihlalleri-raporunu-yayinladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2020 08:33:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci işçiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deri Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği, örgütlenme iş kolunda çalışan mülteci/göçmen işçilerin yaşadıkları hak ihlalleri ile ayrımcı uygulamaların izlenmesi amacıyla hazırladıkları raporu yayınladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/08/deri-tekstil-ve-kundura-iscileri-dernegi-multeci-isciler-hak-ihlalleri-raporunu-yayinladi/">Deri, Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği Mülteci İşçiler Hak İhlalleri Raporunu Yayınladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-adtags-visited="true">Derneğin hazırladığı bu rapor çalışması deri, tekstil ve kundura iş kollarında çalışan mülteci/göçmen işçilerin profilinin çıkarılması, çalışma koşullarının belirlenmesi, yaşadığı hak ihlallerinin ve ayrımcı uygulamaların tespit edilmesi ve öncelikleri taleplerinin öğrenilmesi amacıyla yapıldı.</p>
<p data-adtags-visited="true">Raporda mülteci işçilere dair güncel durum ile uluslararası ve ulusal mevzuata dair bilgiler de bulunuyor.</p>
<p data-adtags-visited="true">Raporun son kısmındaki hak ihlallerine karşı çözüm önerileri kısmında ise ilk sırada Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Cenevre Sözleşmesine (1951) konan coğrafi kısıtlama kaldırılmalı ve sözleşmenin &#8216;ayrımcılık yasağı&#8217; ilkesi doğrultusunda herhangi bir şart koşulmadan bütün mültecilere statü verilmesi yer alıyor.</p>
<p>Raporun tamamına <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/deri-tekstil-ve-kundura-iscileri-dernegi-multeci-isciler-hak-ihlalleri-raporu/">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/08/deri-tekstil-ve-kundura-iscileri-dernegi-multeci-isciler-hak-ihlalleri-raporunu-yayinladi/">Deri, Tekstil ve Kundura İşçileri Derneği Mülteci İşçiler Hak İhlalleri Raporunu Yayınladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
