<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DİSK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/disk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/disk/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Apr 2021 10:44:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>DİSK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/disk/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Kod-29’la İşten Atılmak Bir Hak İhlalidir”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/19/kod-29la-isten-atilmak-bir-hak-ihlalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 08:39:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Can Aras]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kod-29]]></category>
		<category><![CDATA[Mağaza Market Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mağaza Market-Sen ve DİSK, haksız suçlamalarla uygulanan, işverenin işçiyi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranmakla itham ederek, kıdem tazminatı, işsizlik ödeneği gibi tüm haklarını elinden alarak işten çıkartmasına izin veren Kod-29’a dayalı işten çıkarmalara karşı işçileri birleşmeye ve haklarını geri almak için dava açmaya çağırıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/19/kod-29la-isten-atilmak-bir-hak-ihlalidir/">“Kod-29’la İşten Atılmak Bir Hak İhlalidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde işten çıkartmaların yasaklanmasıyla birlikte kimi işverenlerin Kod-29’u gerekçe göstererek işvereni sözleşmesini tazminatsız olarak feshetme yoluna gitmesi, işçi sendikalarını ve iş hukuku üzerine çalışan avukatları harekete geçirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-68766 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/KOd-29-640x691.jpg" alt="kod 29" width="356" height="384" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/KOd-29-640x691.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/KOd-29.jpg 690w" sizes="(max-width: 356px) 100vw, 356px" />Kod-29, işverenin işçiyi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranmakla itham ederek, kıdem tazminatı, işsizlik ödeneği gibi tüm haklarını elinden alarak işten çıkartmasına izin veren bir düzenleme. Sendikalar ve hukukçular bu kodla işten atılan işçilere haklarını aramaları için çağrıda bulunuyor. </span></p>
<h5><b>Mağaza Market-Sen: İşçiler Zincir Marketlerin Kar Politikalarına Teslim Edilemez</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Mağaza Market Sendikası, İşten çıkarma yasağı ve diğer düzenlemeleri, market çalışanları açısından yetersiz ve güvencesiz bulduklarını ifade ediyor. Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi Doğan Can Aras; “Evet, patron işçiyi işten atmıyor ama istediği zaman ücretsiz izne gönderiyor. İşe çağırıyor. Kod 29’dan 25. Maddeden işten çıkarıyor” diyor. </span><span style="font-weight: 400;">Aras, görüşlerini; “</span><span style="font-weight: 400;">Covid-19 kapsamında işçiyi ücretsiz izne çıkarıyorsunuz ve işçinin buna itiraz etme hakkı yok. İşçiye günlük 39 lira kadar bir miktar ödeme yapıyor devlet bunun karşılığında, bunun da amacı güya işçiyi korumak&#8230; Çünkü işçilere gerekli düzeyde bütçe ayrılmadı. Bu süreçte patronların borçları silindi. Patronlara hazineden teşvik kredileri verildi. Ama işçiye sadece günlük 39 lira reva görüldü. Bu 39 lira da yine işçinin işsizlik ödeneğinden yani kendisinden yapıldı.&#8221; sözleriyle ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras’a göre günlük 39 TL gibi bir ödemeyle market işçileri, salgınla mücadele edemez. Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi Aras; “Patronlar kendilerini devlet tarafından güvence altına alırken, işçiler çalıştığı yerlerde salgınla burun buruna kaldı. Denetim yok, koruma yok, test yok, vaka var ise çalışmaya devam. Basına açıklanırsa, şikayet olursa Kod-29 ile kapının önüne koy işçiyi. Çalışmadıkları vakit “evde kal 1170 lira vereceğiz al bununla geçin” dendi işçiye. İşten çıkarma yasakları daha sonra da Kod-29 ve 25. maddeden işten atmaları ortaya çıkardı. İşçi hiçbir hakkını talep edemeden kapının önüne kondu. İş bulması zorlaştırıldı. İşçiler çalışmadan veya salgın boyunca ihtiyaçları doğrultusunda bir destek almadan 1170 lira ile evinde kalmaya devam edemez” sözleriyle yaşanan sorunları dile getiriyor.</span></p>
<h5><b>“Emirlere Uymazsak Kapının Önüne Koyulmakla Tehdit Ediliyoruz” </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras, Kod-29’un doğurduğu skıntıları ve bu uygulamaya neden karşı olduklarını</span> <span style="font-weight: 400;">anlatırken patronların, “emirlerimize uymazsanız sizi kapının önüne koyarız&#8221; dediklerini söylüyor: “Salgın döneminden önceki durumu düşünecek olursak, işçi işten çıkarıldığı zaman kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya içeride kalan ne kadar hakkı var ise bunları alıp ayrılabiliyordu. Pandemide işçi açısından bunların genişletilmesi ve korunmasını beklerken tam tersi yaşandı. Patronlara işçiyi tazminatsız işten çıkarma kolaylığı sağlandı. Şimdi sürekli market işçilerine, “bizim emirlerimize uymazsanız, istediğimiz saatte işe gelmez ve mağazayı açmazsanız sizi kapının önüne koyarız” diye tehdit ediyorlar. İşçi mesaisi bitiyor ama sorumluların istediği mesaileri tamamlamak zorunda kalıyorlar. Eğer bunu yapmazlarsa kendilerinden türlü suçlar üretilerek savunmalar isteniyor. Bunlar artarsa işçiyi işten atmaları daha da kolaylaşıyor.” </span></p>
<h5><b>“Salgınla İşçinin Elindeki Tüm Hakların Gasp Edileceği Bir Ortam Doğdu”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras’a göre salgından önce meclisten kıdem tazminatının fona devredilmesini geçiremeyen işverenler bu taleplerine Kod-29 ile ulaştılar: “Patronlar salgınla işçinin elinde ne hakkı varsa gasp edebilme hakkını elde etti. Modern kölelik daha da yaygınlaşmaya ve uygulanmaya başlandı Kod-29 ve 25. Madde ile.&#8221;</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kod-29 patronun işçiyi istediği koşullarda da çalışmasını ve esnek çalışma saatlerini de uygulayabilmesinin önünü açtı. Patron sizi istediği kadar çalıştırıp hakkınızı ona göre ödüyor. 15 gün çalışıyorsunuz geri kalan günler ne olacak peki? Kimse bir ayın yarısı kadar kira ödemiyor, geçinmiyor sonuçta.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="wp-image-68768 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/magaza-market-sen-640x362.jpg" alt="mağaza market sen" width="392" height="222" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/magaza-market-sen-640x362.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/magaza-market-sen.jpg 919w" sizes="(max-width: 392px) 100vw, 392px" />Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi Doğan Can Aras, bu süreçte yaşananlara örnek olarak ETS Tur acentası Niris Turizm işçilerinin Kod-29 ile işten çıkarılıp haklarının gasp edilmesini anlatıyor. Aras; “İşçiler bizimle iletişime geçti. Ve yaşadıklarını başından sonuna kadar anlattılar. Hem haklarını vermediler hem de ücretsiz izinlere gönderdiler. İşçilere pandemi başında verilen sözlerin hiçbiri tutulmamış. Bahsettiğimiz tüm sorunları yaşamışlar neredeyse. Kendileri için elimizden geleni yaptık ve işçilerin haklarının bir kısmını aldık” diyor.</span></p>
<h5><b>“Devlet Patronlara Sağladığı Teşviği Çalışana da Sunmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi, işçilerin haklarını salgın sürecinde korunması ve sağlıklarının güvence altına alınması için beklentilerini şöyle sıralıyor: “Öncelikle vatandaşların aşılanması ve tam kapanma ile salgının etkisi kırılmalı. Devlet bunu yaparken çalışanlarına sahip çıkmalı gerekli tüm desteği eksiksiz vermelidir. Bu salgında insanların tek bir beklentisi var. Virüse yakalanmamak ve salgınla mücadele edebilmek. Evet, devletin yöneticileri şu anki yüksek rakamlardan çalışanları sorumlu tutuyor. İnsanlar çalışmak zorunda her ne olursa olsun. Çünkü 1170 lira veriyorsunuz vatandaşa. Devlet hazinesinden patronlara sağladığı desteği ve teşviği vatandaşına adil bir şekilde sağlamalıdır. Bugün virüsün etkisini kıran ve salgın rakamlarını en alt düzeye düşüren ülkeler bunu yapıyorlar ama Türkiye’de normalleşme başlığı virüsün önü kesilmedi, virüsün yayılma hızı ilk döneme göre de daha da fazlalaştı.</span></p>
<h5><b>“Patronların Bu Kadar Hakkı Varsa İşçilerin de Sendikası Var”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras, market çalışma saatlerinin devlet tarafından denetlenmesi gerektiğini, işçilere serbest çalışma saatlerinin kağıtlar imzalatılarak kabul ettirilmeye çalışıldığını söylüyor. İşçilerin zincir marketlerinin kar politikalarına kurban edilemeyeceğini vurgulayan Doğan Can Aras, Rekabet eden marketlerin kendilerine dayattıkları insanlık dışı çalışma koşullarını kabul etmek zorunda bırakılamazlar. </span><span style="font-weight: 400;">Mağaza Market Sendikası olarak devletin bu önlemleri alması ile ilgili beklentilerimiz var ama sadece beklemiyoruz. İşçileri sendikaya üye olmaya, bu sefalet düzeninden kurtulmaya davet ediyoruz. Patronların bu kadar hakkı varken, işçinin de kendi haklarını koruyabilecek bir sendikası vardır” sözleriyle tamamlıyor açıklamalarını. </span></p>
<h5><b>2020’de 177 Bin İşçi Kod-29 Sebebiyle İşten Atılmış</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK-AR, SGK’dan aldığı verilere dayanarak, 2020 yılında Kod-29 gerekçe gösterilerek toplamda 177 bin işçinin işinden çıkarıldığını belirtiyor. Bu sayının 34 bin 145’i kadın, 142 bin 517’si ise erkek işçi. DİSK, Kod-29’u çalışma yaşamının kanayan yarası olarak tanımlıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK-AR, yaptığı açıklamada CİMER’e başvuru yaparak 2015-2019 yılları arasında Kod-29 nedeniyle işten çıkarılanların sayısını öğrenmek istediklerini ancak bu taleplerinin reddedildiğini vurguladı ve bilgi edinme hakları için hukuksal mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. </span></p>
<h5><b>Avukat Necder Okcan: İşverenlerin Yaptığı, Haksız Fesihtir</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-68767 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/necdet-okcan-640x741.jpg" alt="Necdet Okcan" width="317" height="367" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/necdet-okcan-640x741.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/necdet-okcan.jpg 700w" sizes="(max-width: 317px) 100vw, 317px" />DİSK Hukuk Dairesi Müdürü Av. Necdet Okcan, pandemi koşullarında fesih yetkisi sınırlanan işverenlerin, iş sözleşmesini feshetmek istedikleri işçiler üzerinde öncelikle ücretsiz izne çıkartma tehdidi ile baskı kurarak işçileri istifaya zorlamaya başladıklarını söylüyor. Okcan; işçilerin buna direnmesi halinde de, işverenler işçileri Kod-29 uygulaması ile işten çıkartmaya başladıklarını ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat Okcan Kod-29’la feshin hukuksal açıdan tanımını şu sözlerle açıklıyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı mevzuatına göre işten ayrılış nedenleri tablo halinde düzenlenmiş olup, bugüne kadar yapılan değişiklik ve eklemelerle birlikte 39 adet (birden, 41’e kadar) işten ayrılış nedeni belirlenmiştir. İşverenler, iş sözleşmesini feshettikleri işçilerin işten ayrılış bildirgelerini Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;na bildirirken, bu tabloda yer alan işten ayrılış nedenlerinden birine dayanmak zorundadır. E-Devlet üzerinden yapılan bu işlemi sistemdeki entegrasyon nedeniyle Türkiye İş Kurumu, İŞKUR’da gördüğü için, bildirilen işten ayrılış nedenine göre işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanıp, kazanamadığını da bu koda göre belirleyecektir. Bu tabloda yer alan Kod-29 “</span><span style="font-weight: 400;">İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih &#8211; 4857 sayılı Kanun Madde 25-II” olarak tanımlanmaktadır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okcan’a göre 25/II. Maddede yazılı haller gerçekleşmediği halde bu gerekçeleri gösteren işverenlerin yaptığının haksız fesih olduğunu söylüyor: “İşverenin pandemi koşullarında fesih yasağı içeren kanun maddesini (Geçici 10. Madde) dolanmak, fesih nedeniyle ödemek zorunda olduğu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi yükümlülüklerden kurtulmak için yaptığı bu fesih, kanuna aykırı, haksız fesihtir. Esasen, bu husus uzun yıllardır, işverenlerin yaygın olarak başvurdukları bir yöntem olmasına, rağmen pandemi döneminde fesih yasağı nedeniyle görünür hale geldi. Zira, bir işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 17 ve 18. Maddelerine göre (bildirimli ve geçerli bir nedene dayanan, işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanacağı fesih) feshedecek olan işverenler, işçinin fesihten doğan ihbar ve kıdem tazminatı haklarını ödemekten, fesih için geçerli bir nedenin bulunmadığı halde işe iade davasının hukuki sonuçlarından kaçınmak, işçilerin sendikal örgütlülüklerini kırmak için çoğunlukla kod-29, yani  4857 Sayılı İş Kanunun 25. Maddenin II. Bendinde sayılan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” nedeni ile fesih işlemi yapmaktadır. Bu durumla karşılaşan bir işçi öncelikle, hak ettiği halde ihbar ve kıdem tazminatını alamadığı gibi, işsizlik ödeneğinden de yararlanamamaktadır.”</span></p>
<h5><b>“Kod-29 Mağdurları İşe İade Davası Açmalılar”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat Okcan, Kod-29 ile hakları gasp edilen işçilere haklarını geri alabilmeleri için bir aylık süre içerisinde işe iade davası açmalarını öneriyor: “İş sözleşmeleri Kod-29 ile, yani  “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” nedeni ile feshedilen işçiler için, koşulları varsa, 4857 sayılı İş Kanunun 19. Maddesine göre, geçersiz ve haksız fesih nedeniyle, iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde işe iade davası açılması veya beş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ihbar ve kıdem tazminatı alacağı davası açılması için öncelikle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu&#8217;nun 3. Maddesine göre, zorunlu olarak arabulucuya başvurmak zorunludur.  Arabulucuya başvurulmasından sonra işverenle herhangi bir anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın imzalanmasından sonra iki hafta içerisinde işe iade davası veya beş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ihbar ve kıdem tazminatı alacağı davası açılması olanaklı olabilecektir.”</span></p>
<h5><b>Kod-29’un Yanına Başka Kodlar Eklendi </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK Hukuk Dairesi Müdürü Okcan son olarak, Nisan ayında Kod-29’un yanına yeni kodlar eklendiği bilgisini veriyor: “Kamuoyunda Kod-29 tartışmalarının çok fazla gündeme gelmesi üzerine 2021 Nisan ayının ilk haftasında, SGK mevzuatında yapılan yapılan değişiklik ile ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin tamamı (Kod-29) için ayrı ayrı kodlar belirlenmiştir. Söz konusu düzenlemeyle farklı kodlarla farklı fesih sebepleri de tanımlandı.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okcan’ın aktardığı bilgilere göre yeni kodlar şunlardan oluşuyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kod 42- Gerçeğe aykırı CV sunma, Kod 43- Şeref ve haysiyet kırıcı isnadda bulunma, Kod 44- Cinsel tacizde bulunma, Kod 45- İşyerine sarhoş gelme ve işveren ya da işçilere sataşma, Kod 46- Hırsızlık ya da mesleki sırları ortaya atmak, Kod 47- İşyerinde 7 günden fazla hapisle cezalandırılan suç işlenmesi, Kod 48- İzinsiz haklı sebebe dayanmayan devamsızlık, Kod 49- Ödevli olunan işleri hatırlatıldığı halde yapmamak, Kod 50- İşin güvenliğini ve makineleri hasara uğratma.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/19/kod-29la-isten-atilmak-bir-hak-ihlalidir/">“Kod-29’la İşten Atılmak Bir Hak İhlalidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kıdem Tazminatında Fon Kabul Edilemez”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/15/kidem-tazminatinda-fon-kabul-edilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 07:57:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Serdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[kıdem tazminatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=55969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gündemdeki Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi çalışmalarında en çok tartışılan konu kıdem tazminatında yapılmak istenen düzenlemeler oldu. DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal İş Sendikası Başkanı Adnan Serdaroğlu, kıdem tazminatında fon sistemine geçilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Yapılması gereken, kıdem tazminatı hakkını geliştiren düzenlemelerdir. Kıdem tazminatı için yasa hakimiyeti sağlanmalıdır. Yani bu hakkı vermeyen işverenlere yasal yaptırımlar güçlendirilmelidir” diyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/15/kidem-tazminatinda-fon-kabul-edilemez/">“Kıdem Tazminatında Fon Kabul Edilemez”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ve özellikle yeni kıdem tazminatı düzenlemesi çok tepki aldı. Siz DİSK olarak uygulanması düşünülen sistemde neleri eleştiriyorsunuz? Öne çıkan sorunlar neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55971 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/adnan-serdaroğlu.jpg" alt="Adnan Serdaroğlu" width="393" height="341" />Bu meselenin iki boyutu var. İki önemli hakkı hedef alıyor bu düzenleme. Birincisi, evet kıdem tazminatıdır. Diğeri ise emeklilik hakkıdır. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi bu açıdan bir taşla iki kuş vurma girişimi aslında. Hem kıdem tazminatını fona geçirerek onu işçi için işlevsizleştiriyor hem de emeklilik hakkına yöneliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakın, emeklilik hakkı piyasalaştırılmaya çalışılıyor. Oysa gerçek emeklilik sistemi devlet güvencesinde olan, yani sosyal güvenlik sistemi tarafından sağlanan emeklilik hakkıdır. Bu hak hem emeklilikte gelir güvencesi verir hem de sağlık güvencesi. Şimdi bu hakkı ulaşılamaz hale getirdiler biliyorsunuz. 65 yaşında emekli olacak insanlar. Önce bunu yaptılar, şimdi zaten emekli olamayacaksınız, biraz da finans tekellerine prim ödeyin, oradan üç beş kuruş emeklilikte takviye olur diyorlar. Bu tam bir aldatmaca. Yani soygun. TES de BES de bir emeklilik sistemi değildir. Bir soygun düzeneğidir.</span></p>
<p><b>Kıdem tazminatının fona devredilmesi, işçilerin hayatını doğrudan etkileyen bazı ayrıntılar içeriyor. Bu sistem devreye girdiğinde ne gibi somut sorunlar işçilerin karşısına çıkacak? Yani halihazırda alıştığımız kıdem tazminatı sisteminde elde edilen kazanımların hangileri kaybedilecek? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı pakette kıdem tazminatını ilgilendiren iki düzenleme var. Birincisi TES, ikincisi 25 yaş altı 50 yaş üzeri işçilerin belirli süreli hizmet sözleşmeleriyle çalışmasını yaygınlaştırmayı amaçlayan düzenleme. Biz iki tehlikeye de dikkat çektik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TES, kıdem tazminatının fona geçirilmesi anlamına geliyor. Bu olursa işçiler, kıdem tazminatlarının üçte birine ulaşamayacak. Yani alamayacaklar. Basına yansıyan detaylara göre böyle. Fondaki parayı almak neredeyse imkansız. Ayrıca fon sistemi kıdem tazminatının işçi için yararlı başka birçok fonksiyonunu da ortadan kaldırıyor. Mevcut haliyle eksikleri olsa bile kıdem tazminatı işten çıkarmada caydırıcı etki yaratıyor. İşten çıkarılan işçi için yeni iş bulana kadar ona önemli bir gelir kaynağı oluyor. Bunların hepsi ortadan kalkacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer düzenleme ise, yani belirli süreli sözleşmelerin 25 yaş altı 50 yaş üzeri işçiler için yaygınlaştırılması girişimi, kıdem tazminatının bu yaş grubu işçiler için tümüyle ortadan kalkması anlamına gelecek. Belirli süreli sözleşme istisna sözleşmesi. Her durumda yapılamıyor. Ve bu sözleşmeyle çalıştırılan işçilerin ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, işe iade davası açma hakkı bulunmuyor. Bu sözleşmedeki sınırlandırmalar kaldırılırsa işçiler büyük hak kaybı yaşayacaklar.</span></p>
<p><b>2022 yılında uygulamaya sokulması planlanan sistemin içeriği oluşturulurken işçi hakları için çalışan STK’larla, işçi birlikleriyle, işçilerle bir konsensus yapıldı mı? İşçi haklarının gözetildiğini, taleplerin muhatap bulduğunu düşünüyor musunuz? Nasıl bir yol izlenmeliydi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşçi kesimiyle herhangi bir mutabakat yok. Ama işveren örgütlerinin talepleri olduğunu biliyoruz. Gerek kıdem tazminatı fonu, gerek bahsettiğim belirli süreli sözleşmelerin yaygınlaştırılması konusunda işveren örgütleri hükümeti hep sıkıştırdı bugüne kadar. Şimdi ise hükümetin kendisinin de sıcak para kaynağına ihtiyacı olduğu için fon daha güçlü şekilde gündeme geldi. Ama işçi sendikaları, işveren örgütleri, bakanlık, toplanıp konuyu görüşmüş değil. Biz DİSK olarak Üçlü Danışma Kurulu ve Çalışma Meclisi’nin toplanmasını önerdik başından bu yana. Bu tip konuları “ben düşündüm, gündeme getirdim” diyerek yapamazsınız.</span></p>
<p><b>İşçilerle bir arada olan, onların sorunlarını ik ağızdan dinleyen bir konfederasyon olarak değerlendirirseniz; işçilerin yeni kıdem tazminatı düzenlemesinde mağduriyet olarak gördüğü, karşı çıktığı noktalar neler? Aynı şekilde bu düzenlemenin iyi buldukları noktaları varsa onları da paylaşır mısınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sürekli işçilerle birlikteyiz. Kıdem tazminatı konusunda önemli bir hassasiyet var. Öncelikle fon sistemine karşılar. İşçilerin beklentisi fon değil. Onların beklentisi kıdem tazminatını mevcut yürürlükteki sistemde sorunsuz alabilmek. Öncelikli alacak olması, ödeme yapmayan işverenlere yaptırım uygulanması. Bunu talep ediyorlar. </span></p>
<p><b>Bu düzenlemeye karşı çıkıyorsunuz ve uygulanmamasını talep ediyorsunuz. Size göre asıl yapılması gereken düzenlemeler neler? İşçi haklarının koşulsuz gözetileceği, çalışırken ve emeklilikte her türlü güvencenin sağlanacağı çalışan merkezli bir sistem neleri içermeli? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-55972 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/kidem-tazminati-1-640x427.jpg" alt="kıdem tazminatı" width="445" height="297" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/kidem-tazminati-1-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/kidem-tazminati-1-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/kidem-tazminati-1-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/kidem-tazminati-1.jpg 1440w" sizes="auto, (max-width: 445px) 100vw, 445px" />Söylediğim gibi, kıdem tazminatında fon kabul edilemez. Belirli süreli sözleşmelerle kimi işçi kesimlerinin kıdem tazminatının ortadan kaldırılması da. Yapılması gereken kıdem tazminatı hakkını geliştiren düzenlemelerdir. Kıdem tazminatı için yasa hakimiyeti sağlanmalıdır. Yani bu hakkı vermeyen işverenlere yasal yaptırımlar güçlendirilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kıdem tazminatında tavan uygulaması var. 12 Eylül’le getirildi. Kaldırılmalıdır. İşçiler, aldıkları ücret üzerinden kıdem tazminatı almalıdır. Kıdem tazminatı devlet güvencesinde olmalıdır.  Ve elbette şu andaki emeklilik sisteminin işçiler için sürdürülemez olduğu ortadadır. Sosyal güvenlik sisteminin sağladığı emeklilik hakkı ulaşılabilir hale getirilmeli, emeklilikte gelir güvencesi sağlanmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapılması gerekenler bunlarken, işçilerin haklarını ortadan kaldıracak düzenlemelerle meşgul olmak memlekete yarar değil, zarar getirir.</span></p>
<p><b>Peki, bu konu genelinde yakın zamanda bizi hangi gelişmeler bekliyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kıdem tazminatını konusu gündemden düşmeyecek. Böyle anlaşılıyor. Fonda ısrar, esnek çalışma biçimlerinde arayış sürecek. Patronlar ve hükümetler işçilerin bu haklarına el uzatmayı önümüzdeki günlerde de denecek. Görünen o. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz bu konuda sözümüzü çok net söyledik. Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir. Bu hakkın geriye gitmesine neden olacak her türlü girişime karşı DİSK olarak mücadeleden geri durmayacağız. Üretimden gelen güç dahil olmak üzere…</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/15/kidem-tazminatinda-fon-kabul-edilemez/">“Kıdem Tazminatında Fon Kabul Edilemez”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Nöbeti: “Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü İmha Edilmiş Durumda”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/03/adalet-nobeti-turkiyede-basin-ve-ifade-ozgurlugu-imha-edilmis-durumda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2019 08:04:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Basın Özgürlüğü Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Önderoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Eren]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38205</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının yeniden tutuklanması üzerine Çağlayan Adliyesi’nde Adalet Nöbeti başlatıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/03/adalet-nobeti-turkiyede-basin-ve-ifade-ozgurlugu-imha-edilmis-durumda/">Adalet Nöbeti: “Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü İmha Edilmiş Durumda”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yargılandıkları Cumhuriyet Davası kapsamında haklarında verilen hapis cezalarının İstinaf Mahkemesi tarafından onaylanan gazete çalışanları Musa Kurt, Güray Öz, Önder Çelik, Emre İper, Hakan Kara ve Mustafa Kemal Güngör yeniden cezaevine girdi. Cezaları 5 yılın altında olduğundan Yargıtay’da itiraz hakları olmayan gazeteciler için Çağlayan Adliyesi önünde Adalet Nöbeti başlatıldı. Nöbete Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu ile çok sayıda avukat katıldı.</p>
<p>Açıklama metnini okuyan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, Cumhuriyet gazetesi çalışanları hakkında açılan davanın hukuksuz olduğunu belirtti. Durakoğlu, “ Geçen hafta Kandıra Cezaevine giderek teslim olan meslektaşlarımız 5 yılın altında mahkumiyet aldıkları için bu cezaları Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesinleşti. Davanın diğer sanıkları 5 yılın üzerinde mahkumiyet aldıkları için dosyaları temyiz incelemesi bakımından Yargıtay’da görülecektir. Bu ayrım kesinleşen karar nedeniyle arkadaşlarımız cezalarının infazına neden oldu. Bu nedenle de şimdi bu arkadaşlarımız Kandıra Cezaevindeler.” dedi. Bağımsız ve tarafsız bir yargıya ihtiyaç olduğunu ifade eden Durakoğlu,</p>
<blockquote><p>“Cumhuriyet Gazetesi davası, adalete borçlandığımız bir davadır. Bu dava yargının siyasete bulaştırılması, siyaset elinde araçsallaştırılması ve siyasal stratejilerin yargı kararları ile meşrulaştırılması çabasıdır. Bu ülkenin hukuk tarihini yazan avukatlar olarak, tarihsel geçmişimizde hep bir kara leke olarak anımsadığımız dönemlerin davalarından birisi olarak anılacağını şimdiden not edebiliyoruz.”</p></blockquote>
<p><strong>“Hemen Her Alanda Bir Mağduriyet Yaşanıyor”</strong></p>
<p>DİSK/Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren  sözlerine Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün imha edilmiş durumda olduğunu belirterek başladı. Eren,” 150’ye yakın meslektaşımız cezaevinde en son 6 arkadaşımızı daha ekledik. Onların şahsında bütün tutuklu gazeteci arkadaşlarımıza dayanışma duygularımızı yolluyoruz. Sadece tutuklu değil meslektaşlarımız, hemen her gün adliyelerde gazeteciler ya yargılanıyor ya da ifade veriyor. RTÜK geçen bir yıl içerisinde 160 habere yayın yasağı koydu. Kadın cinayetleri, çocuk istismarı, maden faciaları, Çorlu’daki tren kazası haberleriydi bunlar. Yayınlansın istemiyorlar, kamuoyu bilsin istemiyorlar. Türkiye basın ve ifade özgürlüğünde en diplerde ama bir şeyde birinci o da iş cinayetleri. Türkiye en çok işçinin katledildiği ülkelerden biri. Dün 1 Mayıs’ta işçiler vardı, her gün erkek şiddetine maruz kalan kadınlar vardı, KHK mağdurları vardı, barış istediği için akademiden uzaklaştırılan barış akademisyenleri vardı. Hemen her alanda bir mağduriyet yaşanıyor. Çünkü artık hukuk yok, demokrasi yok. İçerideki arkadaşlarımıza söz veriyoruz. Onları özgür bırakana kadar, demokrasi ve hukuk sağlanana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>“Bu Dönemde Dayanışma Hiçbir Zaman Olmadığı Kadar Önemli”</strong></p>
<figure id="attachment_38207" aria-describedby="caption-attachment-38207" style="width: 270px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38207" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/Erol-Önderoğlu-640x431.jpg" alt="" width="270" height="182" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/Erol-Önderoğlu-640x431.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/Erol-Önderoğlu.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 270px) 100vw, 270px" /><figcaption id="caption-attachment-38207" class="wp-caption-text">Erol Önderoğlu</figcaption></figure>
<p>Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu gazetecilere yönelik saldırıların cesaretlendirildiğini belirterek dayanışmanın önemi vurguladı. Önderoğlu,</p>
<blockquote><p>“3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün gazeteciler için bir kutlama olarak görülebilmesi için Türkiye’de her şeyden önce hukuk devletinin ve standartlarının ayakta olması gerekiyor. Cezaevinde onlarca gazeteci varken Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı altında Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecinde biriktirdiği kurumsallaşmanın yıkılıp daha otoriter daha hiyerarşik bir yapıya kavuşturulduğu dikkate alınırsa aslında kutlanacak bir şey yok. Tam tersine gazetecilere karşı her türlü saldırı ve hukuksuzlukların cesaretlendirildiği bir Türkiye’de yaşıyoruz. Dolayısıyla bunun kutlama değil tam tersine gazeteciliğin varlık yokluk yaşadığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde dayanışma hiçbir zaman olmadığı kadar önemli. Ama tekrardan Türkiye’nin pozitif bir ivme kazanması için her şeyden önce adalet ve medya kurumsallaşmasının demokratik ülkelerdeki gibi güç kazanması gerekiyor.” dedi.</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/03/adalet-nobeti-turkiyede-basin-ve-ifade-ozgurlugu-imha-edilmis-durumda/">Adalet Nöbeti: “Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü İmha Edilmiş Durumda”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşsizlik Fonu İddialarıyla İlgili Sorularımıza İŞKUR&#8217;dan Yanıt</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/26/issizlik-fonu-iddialariyla-ilgili-sorularimiza-iskurdan-yanit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2019 11:31:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[BİSAM]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Merkez Yönetim Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[Faik Öztrak]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik fonu]]></category>
		<category><![CDATA[İşsizlik Sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İş Kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Faik Öztrak’ın, İşsizlik Fonu'nuyla ilgili iddialarını n Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na sorduk. Cumhurbaşkanlığı yerine Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'nden yapılan yazlı açıklamada, soruların cevaplarına yer verilmeyip, “İşsizlik Sigortasının yönetimi ve değerlendirilmesi, kamu kurumları ve sosyal tarafların temsilcilerinden oluşan İŞKUR Yönetim Kurulu tarafından yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılmaktadır." denildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/26/issizlik-fonu-iddialariyla-ilgili-sorularimiza-iskurdan-yanit/">İşsizlik Fonu İddialarıyla İlgili Sorularımıza İŞKUR&#8217;dan Yanıt</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">26 Şubat 2019 tarihinde yapılan CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısı sürerken basına açıklamalarda bulunan parti sözcüsü Faik Öztrak, işçilerin ve işverenlerin İşsizlik Fonu&#8217;nda yıllarca biriktirdiği paraların &#8220;koltuk bekası&#8221; için harcandığı iddialarını, iddia doğru değil ise tekzip yayınlanıp yayınlanmadığını, İşsizlik Fonu’nun hak sahibi işsizlere ödeme haricinde hangi amaçlar ile kullanılabildiğini, fondaki bütçenin kullanım alanlarına göre oranlarını, Sivil Sayfalar olarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na sormuştuk.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilgi edinme başvurumuza, Cumhurbaşkanlığı yerine Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’nden yanıt geldi. Başvurumuza, sorular ve CHP Sözcüsü Öztrak’ın iddiaları yanıtsız bırakılarak aşağıdaki yazı ile cevap verildi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">İşsizlik Sigortasının yönetimi ve değerlendirilmesi, kamu kurumları ve sosyal tarafların temsilcilerinden oluşan İŞKUR Yönetim Kurulu tarafından yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşsizlik Sigortası Fonu Kaynaklarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereğince, Fon bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmekte ve bu denetimlerin son üç aylık dönemine ilişkin olanı aktüeryal denge yönünden de denetim yapılmakta ve raporun bütününde konu ele alınmaktadır. Söz konusu denetim raporları İŞKUR internet sayfasında (https://www.iskur.gov.tr/kurumsal-bilgi/raporlar/) yayınlanmaktadır.</span><span style="font-weight: 400;">”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşini kaybedenlere gelir desteği sağlamak amacıyla 1999 yılında kurulan İşsizlik Sigortası Fonu, ekonomik kriz nedeniyle yaşanan sorunların etkisi ile amacından saparak farklı kullanım alanlarına aktarılmaya başlandı. İşsizlik sigortasının amacı işsiz kalan kişiye işini kaybettiği ve bu nedenle gelir elde edemediği için, yasalarla belirlenmiş süre ile sınırlı olmak üzere, ona bir güvence sağlamak iken 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda yapılan bir değişiklik ile İşsizlik Fonu işsizlere ödeme yapmanın yanında, bir önceki yıl prim gelirlerinin % 30’unun destek, teşvik, aktif işgücü programı, işbaşı eğitimi gibi kalemlerde kullanılmaya başlandı. Bu oran, 27 Kasım 2018’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile % 50’ye çıkartıldı. Böylelikle İşsizlik Fonu’nun ilk kurulduğu günkü amacının iyice dışına çıkılmış oldu.</span></p>
<p><b>Fonda Gelir-Gider Uyuşmazlığı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşsizlik Fonu’ndaki bu amaç dışı kullanım, gelir-gider uyuşmazlığı olarak Sayıştay raporlarına da yansıdı. Sayıştay 2017 Yılı Mali Denetim Raporu’nda, İşsizlik Fonu’nun gelir-gider kayıtlarında uyumsuzluk tespit etmişti. Gelir-gider modülü ile muhasebe kayıtlarında birbirinden farklı olduğu belirtilen denetim raporunda, gelir-gider modülünde yer alan ödeme tablosunda 51 milyar 640 milyon 163 bin 370 lira 80 kuruş TL tutarında ilave bir tahsilat bulunduğu, bu hatalı tahsilat kaydına ilişkin tutarın muhasebe kayıtlarına yansımadığı belirtilmişti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvurumuzdaki soruların yanıtsız bırakılması üzerine İşsizlik Fonu’nun ne şekilde harcandığına ilişkin bilgileri sendika raporlarından araştırdık. </span></p>
<p><b>İşsizden Çok İşverene Destek</b></p>
<p>DİSK Araştırma Dairesi’nin (DİSKAR),<span style="font-weight: 400;"> İşsizlik Fonu’na dair </span><a href="http://disk.org.tr/wp-content/uploads/2019/02/ISF-Nas%C4%B1l-Yag%CC%86malan%C4%B1yor.pdf"><span style="font-weight: 400;">Şubat 2019’da yayınladığı rapora</span></a><span style="font-weight: 400;">  şu değerlendirmeler yansıdı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">2018 yılında işveren teşviklerinin işverenler tarafından ödenen primlere oranı yüzde 116’ya yükselmiştir. Diğer bir ifade ile işverenler 2018 yılında fona yaptıkları 9,2 milyar TL tutarındaki prim ödemesine karşılık 10,7</span> <span style="font-weight: 400;">milyar TL teşvik ve destek almışlardır. Böylece 2015 yılında yüzde 13,8 olan işveren teşvik ödemelerinin işveren prim ödemelerine oranı aradan geçen üç yılda hızla yükselmiş oldu. İşveren</span> <span style="font-weight: 400;">teşvik ve desteklerinin toplam fon gelirlerine oranı 2015’te yüzde 4,1 iken 2018’de yüzde 31’e yükselmiştir. Buna karşılık işsizlik sigortası ödemelerinin toplam gelire oranı düşmüştür. 2015 yılında yüzde 20,3 olan işsizlik sigortası ödemelerinin toplam</span> <span style="font-weight: 400;">gelire oranı 2017’de yüzde 18’e ve 2018’de</span> <span style="font-weight: 400;">ise yüzde 16,9’a gerilemiştir.</span><span style="font-weight: 400;">”</span></p>
<p>DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi’nin (BİSAM) ise<b>,</b><span style="font-weight: 400;"> Eylül 2018’de paylaştığı raporla işsizlik fonunun işlev ve amacındaki dönüşümü ve etkilerini ortaya koydu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporda şu tespitlere yer verildi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; 2008 yılında işsizlik sigortasının amacı yapılan değişiklikle, “sigortalılara işsiz kalmaları halinde” ibaresi yasadan çıkartıldı. İşsizler, işsizler için kurulan fonun amacından çıkartıldı. Böylece fonun kuruluş amacı dışında kullanımının yolu açıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Fonun prim gelirleri Türkiye İş Kurumu’na aktarılmaya başlandı, kurum personel maaşlarını bile işsizlik fonundan ödedi</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Fonun gelirleri azaltıldı, teşvik konusu haline geldi. 2015 yılında ek madde 4 ile çok tehlikeli sınıfta yer alıp ondan fazla çalışanı bulunan ve üç yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen işyerlerinde çalışanların işsizlik sigortası işveren payı teşvik olarak bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere ve üç yıl süreyle yüzde 1’e düşürüldü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Fonun giderleri çeşitlendi. Fon işsize değil, siyasal iktidara ve sermayeye can simidi oldu. Soma’da kaybedilen 301 can için ödemeler, ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik yatırımlar, doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneği, stajyerlerin masrafları, işverenin sigorta primi, sınav parası, kamu kurumlarında çalıştırılan “işsizin” parası, krizde üretimi duran işyerinde işçinin maaşı, işsizin fonundan ödendi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; İşverenlere teşvik amaçlı kullanılması sağlandı. İşbaşı eğitimi adı altında işsizler, “bir işçi sizden bir işçi bizden” denilerek, işverenlere ödemeleri işsizlik fonundan ödenmek üzere” haftalık 45 saatlik çalışma karşılığında sunuldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Fon gelirleri vergi kapsamına alındı. Yasanın ilk halinde “Bu fon bütçe kapsamı dışında olup, gelirlerinden hiç bir şekilde kesinti yapılamaz ve genel bütçeye gelir kaydedilemez” denilirken, 2012’de yapılan değşiklikle “gelirlerinden” ibaresinden sonra gelmek üzere “vergi kesintileri hariç” ibaresi eklenmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Fonun kaynakları hazineye aktarıldı. 5763 sayılı kanunun 19. maddesi ile 4447 sayılı kanuna geçici 6. madde eklendi. Madde fonun nema gelirlerinin hazine hesabına aktarılmasına olanak sağladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; İşçi sendikalarının ağırlığı azaltıldı, inisiyatif Cumhurbaşkanına bırakıldı. Kanunda fon, işçi konfederasyonu temsilcisinin de olduğu 4 kişilik yönetim kurulundan oluşurken 2003 yılında fonun idaresi önce Türkiye İş Kurumuna sonra Cumhurbaşkanına bağlandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; Fon yanlış yatırım tercihleri ile zarara uğratıldı. Fon 2015 yılından ağustos 2018’e yurt İçi ÜFE karşısında reel olarak yüzde 21 değer kaybetti. Yanlış yatırım tercihlerinin faturası işsizlik fonuna çıktı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/26/issizlik-fonu-iddialariyla-ilgili-sorularimiza-iskurdan-yanit/">İşsizlik Fonu İddialarıyla İlgili Sorularımıza İŞKUR&#8217;dan Yanıt</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KESK ve DİSK: Halk İçin Bütçe İstiyoruz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/20/kesk-ve-disk-halk-icin-butce-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Dec 2018 12:31:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[asgari ücret]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[KESK]]></category>
		<category><![CDATA[Memiş Sarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33471</guid>

					<description><![CDATA[<p>KESK İzmir Şubeler Platformu ve DİSK Ege Bölge Temsilciliği, bütçe görüşmeleri, ek zam talebi ve asgari ücretle ilgili basın açıklaması yaptı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/20/kesk-ve-disk-halk-icin-butce-istiyoruz/">KESK ve DİSK: Halk İçin Bütçe İstiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konak Kemeraltı girişinde yapılan basın açıklamasında, “Sermaye İçin Değil, Halk İçin Bütçe İstiyoruz. İnsanca Yaşanacak Asgari Ücret istiyoruz.” denildi.</p>
<p>DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, basın açıklamasında yaptığı konuşmada, yaşanan ekonomik krizde eğitime, sağlığa ve gerçek adalete hiçbir bütçe ayrılmadığını belirterek, “Emeklilikte yaşa takılanlara, emeklilere, çalışanlara ve asgari ücretlilere her hangi bir bütçe ayrılmamıştır. Bütçe sadece ranta ve talana ayrılmıştır.” dedi.</p>
<p>Memiş Sarı, “Bugün asgari ücret için hala 2 bin liralardan bahsetmektedirler. Reel enflasyonun yüzde 40 olduğu bir ülkede asgari ücretin 2 bin 800 lira olması talebimiz devam etmektedir. 8 Saatlik işgününde emeğimizin, alın terimizin hakkını istiyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>KESK İzmir Şubeler Platformu dönem sözcüsü ve SES İzmir Eş başkanı Hülya Ulaşoğlu’ da, bütçelerin yoksuldan alıp zengine dağıtan bir anlayışla hazırlandığını belirterek, “ bütçe gelirlerinin önemli bir bölümü halktan, işçi ve emekçilerden toplanmasına rağmen bütçe harcamalarından en az payı işçi ve emekçiler almaktadır.” dedi.</p>
<p>Yandaşa değil emekçiye bütçe ve insanca yaşayacak asgari ücret istediklerini kaydeden Ulaşoğlu, “İktidarın yıllardır sürdürdüğü ‘Sermayeye dost, emekçiye düşman’ politikalarını kabul etmemiz ve onaylamamız mümkün değildir. Kamu kaynakları, her fırsatta kriz çığırtkanlığı yapan patronlara, batık müteahhitlere ve bankalara aktarılırken, asgari ücretlilerin insanca yaşayacak ücret taleplerinin görmezden gelinmektedir.” diye konuştu.</p>
<p>Ekonomide yaşanan krizde hiçbir sorumluluk ya da payımız olmadığı halde, krizin faturasının ısrarla bizlere ödetilmek istenmesini kabul etmiyor, ekonomik krizi kim çıkardıysa, faturasını da onların ödemesini talep ediyoruz.” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.birgun.net/haber-detay/kesk-ve-disk-izmir-de-sokaga-cikti-halk-icin-butce-istiyoruz-240858.html" target="_blank" rel="noopener">Birgün</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/20/kesk-ve-disk-halk-icin-butce-istiyoruz/">KESK ve DİSK: Halk İçin Bütçe İstiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Alanda Bir Örgütlenme Arayışı: Sendikalaşma</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/04/sivil-alanda-bir-orgutlenme-arayisi-sendikalasma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Oct 2018 09:36:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Metal Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[Halis Başel]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Şenocak]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[TOG]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31149</guid>

					<description><![CDATA[<p>Baştan söylemek en iyisi olacaktır, bu dosya çalışması sivil toplum çalışanlarının sorunlarını tanımlamak için değil sivil toplum çalışanları arasında sendikalaşmanın yeri konusunda bir tartışma başlatmak için hazırlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/04/sivil-alanda-bir-orgutlenme-arayisi-sendikalasma/">Sivil Alanda Bir Örgütlenme Arayışı: Sendikalaşma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Toplumun demokratikleşme sürecinde önemli bir rol oynayan sivil toplum, çalışanlarının ortaya koyduğu emek kadar verimli olabilir. Bu anlamda çalışanların iş hayatları boyunca karşılaştıkları sorunları tartışabileceği demokratik alanlar yaratmak mümkündür. Bu dosya çalışmasına başlamadan önce yaptığım yüzeysel bir araştırma, konu hakkında yeterli tartışmanın yürütülemediğini düşünmeme sebep oldu. Özellikle sorunları aşma yöntemlerinden biri olarak ele alabileceğimiz sendikalaşmanın sivil toplum içerisinde çok fazla başvurulan bir araç olmadığını düşünüyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çeşitli arama motorlarında “sivil toplum kuruluşu” ve “sendika” anahtar kelimelerini arattığınızda bu platformların birbirlerinin yerlerini tutup tutamayacağına dair araştırma ve tezlere rastlayabilirsiniz fakat bu dosya çalışması sivil alanda sendikaya ihtiyaç duyulup duyulmadığını tartışmayı amaçlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumda sendikalaşma verilerine baktığımızda pek fazla bir şey bulamıyoruz. Bunun en önemli sebebi sivil toplum sektöründe istihdam oranına dair bilgi edinemiyor oluşumuz. Doç. Dr. Süleyman Özdemir, Yrd. Doç. Dr. Halis Başel ve Yrd. Doç. Dr. Hasan Şenocak’ın 2010 yılında ortak kaleme aldığı “Sivil Toplum Kuruluşlarının Artan Önemi ve Üsküdar’da Faaliyet Gösteren Bazı STK’lar Üzerine Bir Araştırma” adlı makalede bu durum “ABD’de, yaklaşık 9 milyon, Almanya’da 1 milyon, Fransa’da 0,8 milyon, Japonya’da ise 1,4 milyon kişi sivil toplum kuruluşlarında istihdam edilmektedir. Ülkemize bakıldığında ise, her ne kadar bu hususla ilgili yapılmış bir araştırma olmasa da, bu sektörde çalışan kişi sayısının önemsenmeyecek bir oranda olduğu tahmin edilmektedir.” şeklinde özetleniyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha yakın bir tarihte yapılmış çalışmalara baktığımızda Yaşama Dair Vakıf’ın hazırladığı “Verilerle Sivil Toplum Kuruluşları” adlı çalışmada “Genellikle yöneticilerin çabaları ve fedakârlıkları ile işlerini yürüten STK’larda istihdam oranları oldukça </span><span style="font-weight: 400;">düşüktür. YADA’nın aktif STK’lar ile gerçekleştirdiği araştırma kapsamındaki STK’lar arasında dahi oran oldukça düşük çıkmıştır (YADA, 2012). Söz konusu araştırma dâhilindeki STK’ların yalnızca %30,9’u en az bir ücretli çalışana sahip olduğunu belirtmiştir. Yaklaşık her 3 kuruluştan ikisinin ücretli çalışanı yoktur. Ücretli çalışana sahip olduğunu belirten bu %30,9’luk kesimin de yarısına yakını (%47,8) 1 veya 2 ücretli çalışana sahiptir.” deniyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışan sayısına dair yaklaşık verilere ulaşamadığımız için kurumlardaki sendikalaşma oranı hakkında da verilere ulaşmak mümkün değil. Fakat bu oranın düşük olduğunu dosya boyunca yapılan tartışmalardan çıkarmak mümkün. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu dosyada sivil toplumdan sendikalaşma örnekler sunabilmek amacıyla DİSK Sosyal-İş’le toplu sözleşme imzalayan TOG ve Af Örgütü işyeri temsilcileriyle yaptığımız görüşmeleri okuyacaksınız. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birleşik Metal Sendikası Toplu Sözleşme Uzmanı İrfan Kaygısız ise bize bu sektör çalışanlarının karşılaştıkları zorlukları ve sivil toplumda sendikalaşmanın düşük seyrini anlatacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak LGBTİ aktivisti ve hak savunucusu Yunus Emre Demir’le gerçekleştirdiğimiz sohbette iki sivil toplum çalışanı/gönüllüsü olarak edindiğimiz gözlemleri okuyacaksınız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar, son yıllarda sivil toplum içerisindeki diyaloğu arttırma çabasının güzel bir örneği. Aynı zamanda bu tartışmanın başlamasına uygun olduğunu düşündüğüm bir zemin. Okuyucuların dosya boyunca tartışmaya katkı sağlayacağına inanıyor, keyifli okumalar ve verimli bir tartışma diliyorum.</span></p>
<p>&#8220;İllustrasyon: Seda Mit&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/04/sivil-alanda-bir-orgutlenme-arayisi-sendikalasma/">Sivil Alanda Bir Örgütlenme Arayışı: Sendikalaşma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emek Çalışmaları Topluluğu Sendika Okulu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/14/emek-calismalari-toplulugu-sendika-okulu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2018 08:28:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Alpkan Birelma]]></category>
		<category><![CDATA[Arzu Çerkezoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Kılınç]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Bilgin]]></category>
		<category><![CDATA[Damla Demir]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru Işıklı]]></category>
		<category><![CDATA[Erhan Kaplan]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp Özer]]></category>
		<category><![CDATA[İrfan Kaygısız]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Gökçek]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Küçükşahin]]></category>
		<category><![CDATA[Necla Akgökçe]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Bakır]]></category>
		<category><![CDATA[Plaza Eylem Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Taşişder]]></category>
		<category><![CDATA[temiz giysi kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Tümtis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emek hareketi ve onun en önemli kurumlarından biri olan sendika, toplumsal muhalefetin geniş kesimleri tarafından hak ettiği ilgiyi uzun bir zamandır maalesef göremiyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/14/emek-calismalari-toplulugu-sendika-okulu/">Emek Çalışmaları Topluluğu Sendika Okulu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumsal muhalefetin önemli bir bölümü, emek hareketi ve kurumlarını modası geçmiş, eskimiş ve dönüştürülemeyecek kadar yıpranmış varsayıyor. Böylelikle, hem toplumsal mücadele araçları arasında en kritik öneme sahip olanlarından birine sırt çeviriliyor, hem de toplumsal hareketlerin öngörü ve stratejileri büyük oranda şaşıyor. Çünkü emek mücadelesi hesaba katılmadan hiç bir toplumsal dönüşüm öngörüsü tutarlı kalamıyor.</p>
<p>Emek hareketine olan genel ilgisizlik, bugün büyük oranda emek örgütlerine olan ilgisizliği de beraberinde getiriyor. Emek Ç<span class="text_exposed_show">alışmaları Topluluğu olarak bizler, herkesi emek hareketinin temel aracı olan sendikaya bir kurum olarak biraz daha yakından bakmaya davet ediyoruz. Sendika deneyimini sendika uzmanlarından<br />
dinliyoruz. EÇT Sendika okulunun birinci dönem programını aşağıda bulabilirsiniz:</p>
<p>Başvuru için: emekcalisma@gmail.com adresine kendiniz hakkında bilgi veren niyet mektubunu göndermenizi rica ediyoruz. Ayrıca başvurularınızı Facebook hesabımıza doğrudan mesaj yoluyla da iletebilirsiniz.</p>
<p>Son Başvuru tarihi : 23 Mart Cuma</p>
<p>Ders Programı</p>
<p>1. Hafta<br />
29 Mart Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Sendika Nedir?<br />
&#8220;Günümüzde Sendikalar: İmkanlar ve Sınırlar”<br />
Alpkan Birelma</p>
<p>2. Hafta<br />
5 Nisan Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Sendikalarda Örgütlenme ve Örgütlenme Uzmanları<br />
Murat Küçükşahin<br />
Levent Gökçek</p>
<p>3. Hafta<br />
12 Nisan Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Sendikalarda Toplu Sözleşme Uzmanları<br />
Damla Demir<br />
İrfan Kaygısız</p>
<p>4. Hafta<br />
19 Nisan Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Sendikalarda Eğitim Uzmanlığı<br />
Onur Bakır<br />
Erhan Kaplan</p>
<p>5. Hafta<br />
26 Nisan Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Sendikalarda Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları<br />
Necla Akgökçe</p>
<p>6. Hafta<br />
3 Mayıs Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Sendikalar ve Uluslararası Dayanışma<br />
Eyüp Özer</p>
<p>7. Hafta<br />
10 Mayıs Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Emek Alanında Diğer Yapılar<br />
Bahar Kılınç &#8211; Temiz Giysi Kampanyası<br />
Cemal Bilgin &#8211; Taşişder<br />
Ebru Işıklı &#8211; Plaza Eylem Platformu</p>
<p>8. Hafta<br />
17 Mayıs Perşembe 19:00 &#8211; 21:00<br />
Sendika Yönetimi Gözünden Sendika Çalışmaları<br />
Arzu Çerkezoğlu &#8211; DISK Genel Sekreteri<br />
Kenan Öztürk &#8211; Tümtis Genel Başkanı</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/14/emek-calismalari-toplulugu-sendika-okulu/">Emek Çalışmaları Topluluğu Sendika Okulu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nebiye Arı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2017 09:29:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Beğendik]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Beğendik işçileri eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Metro Grup]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Tezkop İş]]></category>
		<category><![CDATA[Türk- İş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20082</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221; Metro ve Beğendik mağazalarının el değiştirmesi ile tazminatsız bir şekilde işten atılan işçiler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/">&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221;</strong></p>
<p>Metro ve Beğendik mağazalarının el değiştirmesi ile tazminatsız bir şekilde işten atılan işçiler İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Konya’da &#8216;da eyleme başladı. Konya’da eylemi sürdüren işçiler, diğer şehirlerdeki işçilere göre daha çok engellenmeyle karşılaştıklarını belirtiyor. Greve katılanlardan Doğan Çelik, Cem Koç ve Mehmet Öztekin’le yaşanan süreci konuştuk<strong>.</strong></p>
<h4><strong>&#8220;Üyesi olduğumuz Tezkop İş sendikası da bu iflas ile ilgili bize bir açıklama yapmadığı gibi şirketin göz göre göre iflasa götürülmesine sessiz kaldı. Bu iflasa hileli dememizin sebebi budur&#8221;</strong></h4>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-20083 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG-20171114-WA0002-e1510735836265-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" /> </strong><strong>Öncelikle biraz kendinizden söz eder misiniz?</strong></p>
<p><strong>Doğan Çelik:</strong> Real Hipermarketleri’nin içecek şekerleme bölümünde dokuz sene boyunca çalıştım. 2006 yılında Türk- İş’e bağlı Tezkop-İş Sendikası’na üye oldum. .2014 yılında Metro Grup, Real Hipermarketleri’ni Beğendik grubuna sattı. 30 Nisan 2017’de ise Beğendik’in iflas ettiğini açıklamasıyla işten hiçbir hakkım ödenmeden çıkarıldım.</p>
<p><strong>Cem Koç:</strong> Real Hipermarketleri’nde 15 Ocak 2003 tarihinde açılış personeli olarak başladım.14 sene boyunca içecek şekerleme bölümünde çalıştım. Aynı süreçlerin ardından ben de 30 Nisan tarihinde işten çıkarıldım.</p>
<p><strong>Mehmet Öztekin:</strong> Benim işe giriş tarihim Cemal Koç’la aynı tarih. Ve arkadaşlarımla aynı tarihte hiçbir hakkım ödenmeden işten çıkarıldım.</p>
<p><strong> </strong><strong>Eylemin başlaması ve katılma sebeplerinizi anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Beğendik, Real Hipermarketleri’ni aldıktan sonraki ilk yıl firmanın kar ettiğini açıkladı, Gebze’ye yeni bir şube dahi açtı. Fakat  aynı  Beğendik altı ay sonra ne hikmetse mahkemeye iflas erteleme talebinde bulundu. Sonraki süreçte firmaya kayyum atandı ve bunu müteakip firmalar artık mal göndermez hale geldi ve yavaş yavaş mağazaların içi Beğendik tarafından boşaltılmaya başlandı. Üyesi olduğumuz Tezkop İş sendikası da bu iflas ile ilgili bize bir açıklama yapmadığı gibi şirketin göz göre göre iflasa götürülmesine sessiz kaldı. Bu iflasa hileli dememizin sebebi budur.</p>
<h4>&#8220;<strong>Bu direniş ile gerçek sınıf sendikacılığı ile sarı sendika denilen sermayeyle sarmaş dolaş olan, işçiden çok işverenin ağzına bakan sendikacılık anlayışını da öğrenmiş olduk&#8221;</strong></h4>
<p><strong>Eylemin temel talepleri nelerdir, ve eylem sırasında yaşadıklarınızı biraz anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Direnişimizin ortak talebi verilmeyen kıdem ve ihbar tazminatlarımızın ödenmesidir. Direniş boyunca öncelikle yanımızda üyesi olduğumuz, yıllarca aidat ödediğimiz sendikanın olmaması bizim açımızdan en büyük hayal kırıklığı olmuştur. DİSK’e bağlı Nakliyat İş Sendikası’nın desteği ve mücadelemizi sahiplenmesi bizim için çok büyük bir moral kaynağı ve yol gösterici oldu. Bu direniş ile gerçek sınıf sendikacılığı ile sarı sendika denilen sermayeyle sarmaş dolaş olan, işçiden çok işverenin ağzına bakan sendikacılık anlayışını da öğrenmiş olduk. Nakliyat İş Sendikası’na bu vesile ile teşekkürlerimizi dile getirmek isteriz.</p>
<p>Yaşadıklarımıza gelince, direniş boyunca OHAL bahanesi ile yaptığımız etkinlikler engellenmek istenmekte ve uğradığımız bu hak kaybı sanki görmezden gelinmektedir. Polis bizim uğradığımız bu hak kayıplarından ve kanunen Real Hipermarketleri&#8217;nden doğan alacaklarımızdan sorumlu olduğu alacaklarımızı ödememesinden kaynaklı Metro marketin yaptığı kanunsuzluğu görmezken, bizim hak arama mücadelemize engel olmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır diyebiliriz. Halbuki bizim verdiğimiz bu mücadelenin OHAL ile ne ilgisi var? Biz hem anayasal hakkımız olan protesto etme hakkını yasalar çerçevesinde aramaya çalışıyoruz, hem de 1475 sayılı kanunun 14. Maddesi gereğince işin bir sorumlusu olan Metro Marketleri&#8217;ni yasal sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz. Yaptığımız başkaca bir şey de yok. Fakat engelleniyoruz, bu da bizi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gerçekten üzüyor ve rencide ediyor.</p>
<p><strong>Konya özelinde diğer şehirlerdeki durumlardan farklı bir şey var mı?</strong></p>
<p>OHAL bahanesi ile yapılan engelleme diğer şehirlerdekinden biraz daha farklı. Diğer şehirlerde de engelleme oluyor tabii ki fakat az da olsa esnetilebiliyor. Özellikle Konya için söylemek gerekirse mesela bu hafta yapmayı planladığımız eyleme izin verilmedi. Israrlarımız sonucu güç bela 10 dakikadan 40 dakikaya kadar bir zaman için Metro önünde durmamıza izin verildi. O da sendika yöneticilerinin ve biz Real mağduru işçilerin kararlı tutumuyla&#8230; Fakat önümüzdeki hafta ne olacağı konusu, nasıl yapılabileceği konusu şu an hala muallakta diyebiliriz. Biz hakkımızı alıncaya kadar mücadele etmeye kararlıyız. Bunun da bilinmesini isteriz. Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/">&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
