<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Suriyeli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriyeli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriyeli/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Mar 2023 12:34:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Suriyeli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/suriyeli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Suriyelilere Karşı Toplu Şiddet Eğilimi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/03/suriyelilere-karsi-toplu-siddet-egilimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nezih Onur Kuru]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Dec 2021 09:42:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik katılım]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Göç Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Kriz Grubu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76515</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağ popülizmin ve otoriterleşmenin Türkiye siyaseti ve medyasına hâkim olduğu son yıllarda göçmenlere yönelik nefret dili ve şiddet eğilimi yaygınlaştı. Bu yazıda Suriyelilere yönelik toplu şiddete zemin hazırlayan sosyo-ekonomik arka planı ve şiddet eğiliminin politik-psikolojik kökenleri arasında yer alan toplumsal cinsiyet ve ataerkil namus/şeref kültürüne bağlılığın etkisini ele alacağım.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/03/suriyelilere-karsi-toplu-siddet-egilimi/">Suriyelilere Karşı Toplu Şiddet Eğilimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>Belirsizlik ve Tehdit Algısı</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2011’den beri devam eden Suriye İç Savaşı neticesinde Türkiye, dünyada en büyük mülteci nüfusuna sahip ülke hâline geldi (3 milyon 738 bin Suriyeli). İç savaş uzadıkça Suriyelilerin kalıcı olacaklarına dair inanç da güçlendi. Türkiye’de ekonomik, siyasal ve sosyal sorunlar derinleştikçe bu inanç ve geçici koruma statüsünün getirdiği belirsizlik, tehdit algılarının yayılmasına yol açtı. Tehdit algılarıyla birlikte negatif duygular, toleranssızlık ve şiddet eğilimi yükseldi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böylelikle Suriyeliler bir sorun başlığı hâlinde çerçevelenerek hem toplumda hem de siyaset sahnesinde öncelikli konular arasına yerleşti. Artan göçmen karşıtlığı ve kamuoyu baskısıyla kamu otoriteleri, Suriyelilere yönelik politikalarını sertleştirdi. Suriyeliler ile sosyal dayanışma gösteren sivil toplum kuruluşları, ulusalcı ve milliyetçi çevreler tarafından tehdit unsuru olarak görülmeye başlandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli sığınmacıların sosyo-ekonomik nedenlerle büyükşehirlerin kenar mahallelerinde gruplar hâlinde yerleşmesinin getirdiği toplumsal değişiklikler gruplar arası rekabet ve çatışmayı tetikledi. Mahalleliler ve Suriyeliler arasında yaşanan herhangi bir tartışmanın çok kısa sürede linç olaylarına dönüşebildiği görülüyor.</span></p>
<h5><b>Suriyelilere Karşı Toplu Şiddet Eğilimi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplu şiddet eğilimi, kişilerin kendi çevrelerinde normların çiğnendiğini ve sosyal düzenin bozulduğunu algıladıkları durumlarda, norm ihlali gerçekleştirdiği iddia edilen kişi ve gruplara yönelik toplu fiziksel müdahaleleri onaylama ve fiilen katılmaya yatkınlıkları olarak tanımlanabilir. Grup üyelerinin benimsediği normların çiğnenmesi durumunda tetiklenen “adaletin gereğini yerine getirme” güdüsüyle birlikte geleneksel sosyal bağlarla ortaya çıkan toplu reaksiyon, kamu otoritesinin önüne geçebiliyor ve linç olaylarına kadar gidebiliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Göçmenler gibi yabancı görülen dış grup üyelerine yönelik bir suç isnadında şiddet eğilimi yükseliyor. Suriyelilere yönelik linçe dönüşen olaylarda en ufak bir söylenti birkaç mahalleye yayılabiliyor. Uluslararası Kriz Grubu’nun verilerine göre Türkiye’de sadece 2017 yılında Suriyeliler ve yerel halk arasında yaşanan 146 şiddet olayında en az 35 kişi hayatını kaybetmiş [1]. 2011-2021 arasında medyada taradığım haberlere göre Türkiye’de Suriyelilere yönelik en az 209 toplu şiddet olayı gerçekleşmiş. Bu olayların 41’i İstanbul’da yaşanmış.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye genelinde en büyük Suriyeli nüfusuna sahip olan İstanbul’da 2021 Kasım itibarı ile 536 bin Suriyeli yaşıyor. BM Uluslararası Göç Örgütü’nün 2019 döneminde gerçekleştirilen araştırmasına göre ise İstanbul’da kayıtlı ve kayıtsız toplam Suriyeli sayısı 963 bine ulaşıyor. Suriyelilerin; Esenyurt, Sultangazi, İkitelli gibi İstanbul’un işgücü rekabeti yüksek kenar semt ve mahallelerinde yoğunlaştığı görülüyor. Kamu hizmetlerinin ve güvenliğinin yetersiz kaldığı bu alanlarda mahalleliler ve Suriyeliler arasında yükselen grup rekabeti çatışmalara ve şiddet olaylarına yol açıyor. Muhtarlarla gerçekleştirilen görüşmelerde, taciz söylentisi gibi sosyal normların ihlal edildiğinin düşünüldüğü durumlarda kalabalık arkadaş-akraba-hemşehri gruplarının kolayca bir araya gelip Suriyelilere karşı toplu şiddet uyguladığı ve mahallelilerin de bu eylemlere katılma eğiliminde olduğu aktarılıyor [2].</span></p>
<h5><b>İstanbul’da Suriyelilere Karşı Toplu Şiddet Eğilimi Araştırması</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">IstanPol için Infakto Araştırma’nın gerçekleştirdiği “İstanbul’da Suriyelilere Yönelik Tutumlar” başlıklı araştırmamızda, şiddet eğilimini anket deneyiyle ölçmeyi amaçladık. Deneyde bir genç erkeğin mahalleli bir genç kadına karşı taciz veya yankesicilikle suçlandığı senaryolarda, genç erkek ve arkadaşlarının mahalleliler tarafından toplu şiddete maruz bırakıldığı aktarıldı ve katılımcılara toplu şiddet eğilimine ne derece katılma eğiliminde oldukları 1-10 skalası üzerinden soruldu. 6 ve üzeri not verenlerin toplu şiddet eğilimi gösterdikleri kabul edildi. Dört farklı deney senaryosunda iki farklı olay tipinde suçlanan kişi “Suriyeli Farid” veya “Mahalleli Hakan” olarak tanıtıldı. Katılımcıların rastgele ve eşit sayıda dağıtıldığı dört deney grubu “taciz-Suriyeli”, “taciz-mahalleli”, “yankesicilik-Suriyeli”, “yankesicilik- mahalleli” olarak adlandırıldı. </span></p>
<figure id="attachment_76547" aria-describedby="caption-attachment-76547" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-76547" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/suriyelilere-yonelik-toplu-siddet-egilimi-640x335.jpg" alt="Suriyelilere Yönelik Toplu Şiddet Eğilimi" width="640" height="335" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/suriyelilere-yonelik-toplu-siddet-egilimi-640x335.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/suriyelilere-yonelik-toplu-siddet-egilimi.jpg 700w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-76547" class="wp-caption-text">Suriyelilere Yönelik Toplu Şiddet Eğilimi</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dış grup üyesinin suçlandığı ve daha sert bir norm ihlali iddiasının yer aldığı senaryoda (Suriyeli genç erkek ve taciz) toplu şiddet eğilimi gösterenlerin oranı en yüksek seviyede ve </span><b>tüm katılımcıların üçte birinden fazla</b><span style="font-weight: 400;"> (%35,9). Yankesicilik senaryosunda %31,8. Türk genç erkek için bu oranlar sırasıyla %29,4 ve %23,1’e düşüyor. </span></p>
<h5><b>Suriyelilere Yönelik Şiddet Eğilimi ve Cinsiyet</b></h5>
<figure id="attachment_76548" aria-describedby="caption-attachment-76548" style="width: 632px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="size-full wp-image-76548" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/cinsiyete-gore-siddet-egilimi.jpg" alt="Suriyelilere Yönelik Toplu Şiddet Eğilimi (Cinsiyete Göre)" width="632" height="376" /><figcaption id="caption-attachment-76548" class="wp-caption-text">Suriyelilere Yönelik Toplu Şiddet Eğilimi (Cinsiyete Göre)</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ataerkil namus kültürü ve cinsiyet normlarının hâkim olduğu toplumlarda erkeklerin kadınlara göre daha yüksek seviyede toplu şiddet eğilimi göstermesi beklenir. Araştırmada hem kadınlarda hem erkeklerde en yüksek şiddet eğilimi, taciz ve Suriyeli senaryosunda gerçekleşse de erkeklerde şiddet eğilimi daha yüksek (%38,7’ye %27,8).</span></p>
<figure id="attachment_76575" aria-describedby="caption-attachment-76575" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-76575" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ataerkil-namus-degerleri-640x336.jpeg" alt="Ataerkil Namus Kültürü Endeksi" width="640" height="336" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ataerkil-namus-degerleri-640x336.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ataerkil-namus-degerleri.jpeg 700w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-76575" class="wp-caption-text">Ataerkil Namus Kültürü Endeksi</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmada katılımcıların ataerkil namus kültürünü benimseme eğilimini bir soru seti üzerinden ölçüldü. Katılımcılara eril sertliği ve şiddeti meşrulaştıran 8 ifadeye 1-10 skalası üzerinden ne derece katılıp katılmadıkları soruldu. Katılımcılar, verilen yanıtlara göre ataerkil namus kültürünü benimseme seviyesi üzerinden 3’e ayrıldı (Düşük, Orta, Yüksek). </span></p>
<figure id="attachment_76576" aria-describedby="caption-attachment-76576" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-76576 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/suriyelilere-yonelik-siddet-egilimi-cinsiyete-gore-640x358.jpeg" alt="suriyelilere yönelik şiddet eğilimi" width="640" height="358" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/suriyelilere-yonelik-siddet-egilimi-cinsiyete-gore-640x358.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/suriyelilere-yonelik-siddet-egilimi-cinsiyete-gore.jpeg 700w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-76576" class="wp-caption-text">Suriyelilere Yönelik Şiddet Eğilimi (Erkekler, Ataerkil Namus Kültürü Endeksi Seviyesine Göre)</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyelilere yönelik şiddet eğilimi, erkekler arasında ataerkil namus kültürünü benimseme seviyesine göre belirgin bir artış gösterdi. Düşük seviyede benimseyenlerde şiddet eğilimi gösterenler %16, orta düzeyde olanlar ise %55,9 olarak kaydedildi. Suriyelilere yönelik şiddet eğilimi, ataerkil namus kültürünü yüksek düzeyde benimseyenler arasında %60,6’ya ulaştı.</span></p>
<h5><b>Sonuç</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye gibi kişiler arası güvenin çok düşük olduğu, demokratik hak ve özgürlükler ile sivil toplumun baskılandığı bir ülkede, ekonomik kriz ve siyasi kutuplaşma şartlarında dış grup üyelerine yönelik şiddet eğiliminin yaygın olması şaşırtıcı bir sonuç değil. Siyaset ve medyada hâkim olan sağ popülizm neticesinde Suriyelilerin sorun olarak lanse edilmesi, Suriyelilerden kaynaklı tehdit algılarını yaygınlaştırıyor ve şiddet eğilimini meşrulaştırıyor. Kamu hizmetlerinin ve güvenlik birimlerinin yetersiz kalması gruplar arası rekabetin önünü açıyor. Herhangi bir toplumsal normun Suriyeliler tarafından ihlal edildiği iddiasında, ataerkil namus kültürü ve gruplar arası rekabet devreye giriyor, Suriyelilere karşı toplu şiddet akrabalık-hemşehrilik bağlarıyla yayılıyor ve linç olaylarına dönüşüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medyada nefret diliyle mücadele edilmesi, Suriyeliler ve yerel halk arasında sosyal dayanışmayı sağlayabilecek sivil girişimlere daha çok imkân ve özgürlük tanınması ve Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde kamu hizmet ve güvenlik kapasitesinin sadece Türkiye vatandaşlarının değil göçmen nüfusunun da hesaba katılarak artırılması toplumsal barış ve uyum adına atılabilecek en somut adımlar.</span></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;"> [1] </span><span style="font-weight: 400;">International Crisis Group (ICG), Turkey’s Syrian Refugees: Defusing Metropolitan Tensions, Europe Report</span></em></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">No. 248 (Brussels: International Crisis Group 2018)</span></em></p>
<p><em>[2] https://www.istanpol.org/post/i%CC%87stanbul-da-suriyeli-s%C4%B1%C4%9F%C4%B1nmac%C4%B1lara-y%C3%B6nelik-tutumlar</em></p>
<p><em>Görsel: iStock</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/03/suriyelilere-karsi-toplu-siddet-egilimi/">Suriyelilere Karşı Toplu Şiddet Eğilimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrenciler Proje Turuncu İsimli Oyunla Mülteci Meselesine Dikkat Çekiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/14/ogrenciler-proje-turuncu-isimli-oyunla-multeci-meselesine-dikkat-cekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2020 07:59:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Turuncu]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Grafik Bölümü son sınıf öğrencileri Çiğdem Sarıhan ve Evin Su Bozdağ, İnteraktif Tasarım dersi kapsamında, Suriyeli mülteciler hakkında farkındalık kampanyası tasarladı. Proje kapsamında tasarlanan oyun ile Suriye’deki savaştan kaçarken bir tercihte bulunuluyor. Doğru tercihi yapamayan ise hayatını kaybediyor. Oyunu oynayanların kendilerini mültecilerin yerine koyması bekleniyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/14/ogrenciler-proje-turuncu-isimli-oyunla-multeci-meselesine-dikkat-cekiyor/">Öğrenciler Proje Turuncu İsimli Oyunla Mülteci Meselesine Dikkat Çekiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Üniversite dersleri kapsamında, dünya sorunları hakkında farkındalık yaratmayı amaçlayan bir proje sunmaları beklenen iki öğrencinin oluşturduğu Proje Turuncu, kendi sitelerinde, “Sen n’apardın?” isimli interaktif bir öykü yayınladı. Anadolu Üniversitesi Grafik Bölümü son sınıf öğrencisi olan Çiğdem Sarıhan ve Evin Su Bozdağ isimli iki öğrenci, Doç. Dr. Ebru Baranseli’nin yürüttüğü İnteraktif Tasarım isimli ders kapsamında, Suriyeli mülteciler hakkında farkındalık kampanyası tasarladılar. Bu doğrultuda, önce mülteci sorunu ile ilgili bilimsel veriler topladılar. Kampanyanın bir ayağı da “Sen n’apardın?” isimli sitelerinde oynayabileceğiniz bir interaktif öykü idi. Tasarladıkları öyküyü de gerçek hikayelerden esinlenerek oluşturdular. Oyuncular Suriye’deki savaştan kaçabilmek için tercihler yapıyorlar. Doğru tercihleri yapamazlarsa hayatlarını kaybediyorlar. Öykü, oynayanların kendilerini mültecilerin yerine koymalarını sağlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53787 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/proje-turuncu-_2_-640x308.jpg" alt="Proje Turuncu" width="362" height="174" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/proje-turuncu-_2_-640x308.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/proje-turuncu-_2_.jpg 953w" sizes="auto, (max-width: 362px) 100vw, 362px" />Sivil Sayfalar’a konuşan proje yöneticileri amaçlarının farkındalık olduğunu belirttiler. Suriyeli mültecilerin yaşadığı sorun ve sıkıntılara dikkat çeken Çiğdem Sarıhan, “Sekiz yıllık savaştan sonra, Suriye nüfusunun yarısından fazlası evlerinden edildi. 6.7 milyon insan ülkelerinden kaçmak zorunda kaldı. Suriyeli mültecilerin birçoğu yakın bir akrabasını kaybetti veya bu karmaşada ailelerinden ayrı düştü. Sıfırdan başlamak zorunda kalan mülteciler, gittikleri ülkelerde birçok sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Suriye&#8217;deki savaş, bir toplumun hayatını mahvetmeye devam ediyor” dedi.</span></p>
<p><b>“Sesi Duyulmayanların Sesi Olmaya Geldik”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evin Su Bozdağ ise, çalışmalarının aslında bir eylem olduğunu kaydetti. Bozdağ, “Her gün sokağa adım attığımızda tüm gördüğümüz kocaman bir grilik. Etrafta sadece binalar, tabelalar, yollar, trafik ışıkları, çöp kutuları var. Bu monotonluk bizim bakış açımızı ele geçiriyor. Gördüklerimiz bizi düşündürtmüyor. Dünyada her gün aynı, insanlık hep aynı hayatı yaşıyor gibi. Oysa günümüzde çok büyük bir sorunla yüz yüzeyiz: Mülteci Krizi. Sesi duyulmayanların sesi olmaya geldik. Bu ne bir kampanya, ne bir politik tutum. Bu bir eylem” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-53788 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/proje-turuncu-_3_-640x374.jpg" alt="Proje Turuncu" width="378" height="221" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/proje-turuncu-_3_-640x374.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/05/proje-turuncu-_3_.jpg 863w" sizes="auto, (max-width: 378px) 100vw, 378px" />Oyun; kadın cinsiyet seçiminde, “Ailenle birlikte savaştan kaçmak için Mısır&#8217;a yerleştiniz. Sürgündeki hayatın 19 yaşında bir öğrenci olarak hiç kolay değildi. Mısır&#8217;da çalışma iznin olmadan, düşük ücretler için gündüz vardiyaları ile mücadele ettin. Aylar geçtikçe daha fazla korkmaya başlamıştın. Suriye&#8217;deki savaş 4. yılındaydı, Mısır&#8217;da sizi karşılayan insanlar artık sizden bıkmıştı.Tüm bunlara rağmen umudunu kaybetmedin çünkü başka bir mülteciye aşıktın. O sana Avrupa’da evlenip yeni bir hayat kurma sözü verdi” bölümüyle,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erkek cinsiyet seçiminde, “İç savaştan sonra ülkedeki muhalefetin son bölgelerinden biri olan Suriye’nin İdlib eyaleti, saldırı altında. Suriye rejimi ve Rus müttefikleri bölgeyi ele geçirmek için askeri harekatlar düzenledikçe, hastaneler ve sağlık çalışanları bölgenin en ağır darbelerini aldı. Rus ve rejim hava saldırıları son birkaç hafta içinde en az 29 hastaneye zarar verdi veya tahrip etti” bölümüyle başlıyor ve verilen yanıtlar doğrultusunda ilerleme kaydediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oyuna başlamak için <a href="http://www.projeturuncu.com/sen-napardin" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya</a> tıklayınız.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/14/ogrenciler-proje-turuncu-isimli-oyunla-multeci-meselesine-dikkat-cekiyor/">Öğrenciler Proje Turuncu İsimli Oyunla Mülteci Meselesine Dikkat Çekiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suriyeli Hekimlerden Koronavirüs Mücadelesi İçin Gönüllü Başvuru</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/15/suriyeli-hekimlerden-koronavirus-mucadelesi-icin-gonullu-basvuru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2020 15:05:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli Dernekler Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Göç ve Mülteciler Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52644</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suriyeli Dernekler Platformu Başkanı Dr. Mehdi Davut, 400 Suriyeli hekimin Koronavirüs mücadelesine katkı sunmak için başvurduğunu belirtti. Suriyeli ve Mısırlı hekimlerin Koronavirüs mücadelesi için gönüllülük başvurularını değerlendiren Uluslararası Göç ve Mülteciler Derneği (IMRA) Kurucu Üyesi Prof. Dr Yusuf Adıgüzel, "ABD dünyanın her yerinden gelecek tüm sağlık personeli için vize kolaylığı sağlarken, Türkiye’nin kalifiye göçmenlere karşı artık daha ciddi ve akılcı bir politika geliştirmesi gerekiyor" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/15/suriyeli-hekimlerden-koronavirus-mucadelesi-icin-gonullu-basvuru/">Suriyeli Hekimlerden Koronavirüs Mücadelesi İçin Gönüllü Başvuru</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Suriyeli Dernekler Platformu Başkanı Dr. Mehdi Davut,  Suriyeli sağlıkçıların Koronavirüs mücadelesine katılmak için gönüllü olduklarını belirterek, “Koronavirüs mücadelesinde sonuna kadar Türkiye’nin yanındayız. Platform olarak Koronavirüs mücadelesinde gönüllü olarak çalışmak isteyen doktorlar için bir başvuru formu oluşturduk, sadece İstanbul’dan 400 doktor başvuru yaptı” dedi. Henüz yetkili makamlardan cevap alamadıklarını belirten Davut, Suriyeli hekimlerin ancak göçmen sağlığı merkezlerinde çalışabildiklerini, denklik konusundaki prosedürlerin mesleklerini yapmalarına engel olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>Mısırlı Doktorlar Derneği Genel Sekreteri Abdullah el-Kerbuni de geçtiğimiz ay Mısırlı hekimler olarak Koronavirüs mücadelesine destek vermek için başvuruda bulunduklarını dile getiriyor.  Hekimlerin denklik konusunda yaşadıkları sıkıntıları da değerlendiren Kerbuni, ortalama sürenin üç yılı bulduğunu ve prosedürlerin karmaşıklığı sebebiyle yüzlerce doktorun başka ülkelere gittiklerini ifade ediyor. Kerbuni, bu konuda dernek olarak çözüm geliştirmek için ilgili makamlarla iletişime geçtiklerini ancak sonuç alamadıklarını da vurguluyor.</p>
<p><strong>“Mesleklerini Yapamayan Kalifiye İnsanlar İçin Artık Adım Atılmalı”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52647 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/YusufAdiguzel.jpg" alt="Yusuf Adıgüzel" width="265" height="382" />İMRA Derneği kurucularından Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Adıgüzel, Suriye, Irak, Mısır, Filistin, Libya gibi ülkelerden  farklı statülerde Türkiye’de ikamet eden eden yarısı tıp doktoru ve diş hekimi olmak üzere 5 binin üzerinde sağlık personeli olduğunu belirterek, “Mesleklerini yapamayan bu kalifiye insanlar için artık adım atılmalı.” Dedi. Koronavirüs mücadelesinde farklı ülkelerde sağlık personeli için vize kolaylığı sağlandığını hatırlatan Adıgüzel, “Türkiye’nin kalifiye göçmenlere karşı artık daha ciddi ve akılcı bir politika geliştirmesi gerekiyor. Denklik, meslek odaları, vatandaşlık gibi konularda biraz daha esnek adımlara ihtiyaç var. Türkiye’de ikamet sahibi yüzlerce uzman doktor ve profesör var. Türkiye dünyaya bu kadar açık ve cazip bir ülke iken, YÖK’ten başlayarak, Göç İdaresi ve bakanlıkların ortak çalışmasıyla bu kaliteli insanların sektöre, akademiye ve Türkiye’ye kazandırılması gerekiyor.” Diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Göçmenlerin İstihdama Erişimi Çok Zor&#8221;</strong></p>
<p>Denklik konusu başta olmak üzere istihdam konusunda göçmen ve mülteci haklarını savunan örgütlerin/ STK’ların daha fazla eğilmesi gerektiğinin altını çizen Adıgüzel, &#8220;Artık sadece gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçların değil, gerçekten bu insanların haklarının konuşulması gerekiyor. Türkiye’de kalifiye göçmenlerin istihdama erişimi çok zor. Binlerce yüksek eğitimli Suriyeli, ya kendi imkanlarıyla ya da Avrupa menşeli STK görünümlü örgütlerce, Türkiye’de imkan verilmediği için, ülkeden ayrıldı. Neredeyse on yıl oldu. Hala birkaç dil bilen hukukçular, mühendisler, doktorlar kendi alanlarında çalışamıyorlar&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/15/suriyeli-hekimlerden-koronavirus-mucadelesi-icin-gonullu-basvuru/">Suriyeli Hekimlerden Koronavirüs Mücadelesi İçin Gönüllü Başvuru</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hepimiz Göçmeniz Platformu: &#8216;Göçmenler İstedikleri Yerde Yaşayabilmelidir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/03/hepimiz-gocmeniz-platformu-gocmenler-istedikleri-yerde-yasayabilmelidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 09:32:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz - Irkçılığa Hayır]]></category>
		<category><![CDATA[koruma statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimiz Göçmeniz  ve Irkçılığa Hayır Girişimi valiliklerin Suriyelilerle ilgili uyarı genelgelerine karşı yaptığı basın açıklamasında, "Göçmenler istedikleri yerlerde yaşayabilmelidir" dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/03/hepimiz-gocmeniz-platformu-gocmenler-istedikleri-yerde-yasayabilmelidir/">Hepimiz Göçmeniz Platformu: &#8216;Göçmenler İstedikleri Yerde Yaşayabilmelidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-47501 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/02/rsw_1280-640x316.jpg" alt="" width="404" height="200" />Valilikler geçici koruma sahibi Suriyelilere son tarih 13 Mart olacak şekilde ikamet adreslerini güncellemeleri, yapmamaları halinde kamu kurumları, eğitim, sağlık vb. yerlerden yararlanmada zorluk yaşayabilecekleri ve bazı durumlarda kamu hizmetlerine erişimlerinin askıya alınacağını belirten bir uyarı genelgesi yayınladı.</p>
<p>Genelgenin üzerine açıklama yapan Hepimiz Göçmeniz Platformu, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesine göre, “Herkes, ulusal yasalar ve uygulamalarda belirtilen şartlar çerçevesinde koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına ve tıbbi tedaviden yararlanma hakkına sahiptir” maddesinin altını çizerek devletlerin bu hakkı garanti edecek faaliyetleri tanımlamak ve uygulamakla yükümlü olduğunu belirtti.</p>
<p>Açıklamada, devletlerin, uluslararası sözleşmelerle göçmenler/sığınmacılar için tanınan hakları iç hukuklarına yansıtmakla yükümlü oldukları, sağlık hizmetlerinin, herkese eşit ve ayrımcılığa izin vermeksizin planlanması, sunulması, riskli gruplara özelleşmiş hizmetler verilmesi gibi evrensel ilkelerin gözetilmesinin zorunlu olduğu hatırlatıldı.</p>
<p>Suriyelilere yönelik bu ikamet uyarısının yetersizlik göstergesi olduğuna değinilen açıklamada, Suriye’den gelen büyük insan gruplarının geçimlerinin temin edilmesi, geçimlerini temin ederken istismar edilmemeleri, ailelerin sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının giderilmesi gibi meseleler karşısında devletin bugüne kadar çözüm üretmemesiyle beraber kısıtlamaların söz konusu olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Göçmenlerin kayıt olmalarından çok sağlık, barınma, beslenme hakkı gibi temel yaşam haklarına ulaşımlarının kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Yapılan uygulamayı göçmenlerin daha sağlıklı yaşayabileceği yerlerde değil, devletin kendi istediği yerlerde ikamet etmeye zorlaması olarak tanımlayan Hepimiz Göçmeniz Platformu açıklamasını, göçmenleri sağlıksız yaşayacağı yerlerde ikamet etmeye zorlamanın insan haklarına aykırı olduğu ve bundan vazgeçilmesi gerektiğiyle bitiriyor.</p>
<p>Açıklamanın tamamına <a href="https://gocmeniz.org/f/gocmenler-istedikleri-yerde-yasayabilmelidir?">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/03/hepimiz-gocmeniz-platformu-gocmenler-istedikleri-yerde-yasayabilmelidir/">Hepimiz Göçmeniz Platformu: &#8216;Göçmenler İstedikleri Yerde Yaşayabilmelidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’deki STK’lardan çağrı: Mültecilik Suç Değildir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/01/izmirdeki-stklardan-cagri-multecilik-suc-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 12:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Halkların Köprüsü Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[halkların köprüsü derneği]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Ak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41166</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de mülteci ve insan hakları alanında çalışan dernekler ve emek ve demokrasi güçleri yaptıkları ortak açıklama ile sınır dışı uygulamalarının son bulmasını ve mültecilik statüsünün verilmesini istedi. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yapılan açıklamada ‘Mültecilik Suç Değildir’ pankartı açıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/01/izmirdeki-stklardan-cagri-multecilik-suc-degildir/">İzmir’deki STK’lardan çağrı: Mültecilik Suç Değildir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hükümetin yakın zamanda İstanbul’da uyguladığı mülteci politikalarına İzmir’deki sivil toplum kuruluşların da tepki geldi. Halkların Köprüsü Derneği, Mülteci-Der, İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği, Konak Kent Konseyi, Konak Mülteci Meclisi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, İzmir Tabip Odası, Genç LGBTİ Derneği, Irkçılığa Dur De Girişimi, İzmir Müzisyenler Derneği ve Hak İnisiyatifi Derneği ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.</span></p>
<p><b>‘Mültecilere Göz Dağı Veriliyor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41168 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/izm_multeci_aciklama-1-640x428.jpg" alt="" width="401" height="268" />Basın metnini okuyan Halkların Köprüsü Derneği Yöneticisi Yusuf Ak, İstanbul Valiliği’nin açıklamasına değinerek “İstanbul Valiliği’nin sadece İstanbul’da yaşayan Suriyeli mültecileri hedef alarak yaptığı açıklama ise; Mültecilerin artık iç politikanın da doğrudan konusu olduğunu göstermiştir. Bu açıklamanın yapıldığı günlerde de basına, Suriyeli mültecilerin herhangi bir kaydı olmadığı veya gönüllü olma gibi gerekçelerle Suriye’ye geri gönderildiklerine dair haberleri düşmeye başlamıştır. Bu haberler bir şekilde geri gönderileceğine dair ‘mevzuatla ilgili herhangi bir sıkıntısı olmayan’ mültecilere de bir gözdağı niteliğindedir” dedi.</span></p>
<p><b>‘Valilik, Polis Marifeti İle Suriyeli Mülteci Avına Mı Çıkacak?’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Valiliği’nin açıklaması beraberinde pek çok soruyu akla getirdiğini belirten Ak ‘Bu tarihten sonra ne olacaktır?’, ‘Valilik, polis marifeti ile Suriyeli mülteci avına mı çıkacaktır?’ ‘Vatandaşlardan Suriyeli mültecileri, onların evlerini, dükkanlarını, iş yerlerini ihbar etmeleri mi istenecektir?’ ve  ‘İstanbul Valiliği gibi bir kurumun son dönemde ortaya çıkan gerilim dalgasına rağmen, hem de tarih belirterek yaptığı bu açıklama sonrasında birilerinin kendisine vazife çıkararak Suriyeli mültecilere karşı sonuçları öngörülemez eylemlere de girişebileceği hiç mi akla getirilmemiştir?’, ‘İstanbul’dan başka illere sevk edilecek Suriyeli mülteciler için ne gibi bir planlama yapılmıştır?’, ‘Suriyeli mültecilerin hangi koşullarda İstanbul’dan çıkarılması planlanmaktadır?’ ve ‘Geri gönderilecekleri illerdeki koşullar nelerdir, varsa iyileştirmeler yapılmış mıdır?’ sorularını sordu.</span></p>
<p><b>‘Muhalefet Toplumsal Barış Adına Adımlar Atmalı’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muhalefet partilerine de görev düştüğünü ifade eden Ak “Muhalefetin görevi; Hükümetin mülteci politikaları ile ortaya çıkan olumsuzlukların insani ve evrensel değer ve haklarla giderilmesi için hükümeti uyarmak, gerekirse hükümete baskı yapmaktır. Kazandıkları yerel yönetimlerde mültecilerin insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için çalışmalar yapmaları, her türlü ayrımcılığa karşı örnek yaklaşımlar sergilemeleri gerekmektedir. Mülteci politikalarının olumsuz sonuçlarına bakarak; Mültecilere karşı nefret söylemi ve ırkçı söylemler, politikalar üretmek muhalefetin görevi olamaz!. Mecliste grubu bulunan muhalefet partilerinin, bu konuda hükümeti izlemelerini ve baskı oluşturmalarını, toplumsal barış ve huzuru yaratacak adımlar atmalarını bekliyoruz” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">20 Ağustos itibariyle Suriyeli mültecilere karşı ortaya çıkacak olası saldırıların birinci derece sorumlusu İstanbul Valiliği ve bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı olacağını dile getiren Ak, İstanbul Valiliği’nin yaptığı açıklamayı derhal geri çekmesini ve geri gönderme uygulamalarına son verilmelisini istedi.</span></p>
<p><b>Sivil toplum kuruluşlarının talepleri şu şekilde sıralanıyor:</b></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Sınır dışı etme uygulamaları durdurulsun.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Kimliksiz olanlara mevzuata göre kayıt işlemleri yapılarak kimlikleri verilsin.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Dini, ırkı, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği endişesi ile ülkelerinden kaçıp Türkiye’ye gelen bireylere; Evrensel hukuk ilkeleri gözetilerek ayrımcılık yapmadan mültecilik statüsü verilsin.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Mültecilerin yaşam, barınma, sağlık, eğitim haklarına erişimi iyileştirilsin, erişimdeki kısıtlamalar kaldırılsın</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/01/izmirdeki-stklardan-cagri-multecilik-suc-degildir/">İzmir’deki STK’lardan çağrı: Mültecilik Suç Değildir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Suriyeli Mülteci Kadınlar Çalışmak İçin Fırsat Bile Bulamıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/02/suriyeli-multeci-kadinlar-calismak-icin-firsat-bile-bulamiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 09:29:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Mülteci Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici koruma statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli Mülteci Kadınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Mülteci Hakları Derneği, Suriyeli mülteci kadınların, Türkiye'deki çalışma hayatını katılımına kolaylaştırmak için proje başlatırken işverenlere de Suriyeli mülteci kadınlara yönelik bakış açısını değiştirme çağrısında bulundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/02/suriyeli-multeci-kadinlar-calismak-icin-firsat-bile-bulamiyor/">&#8216;Suriyeli Mülteci Kadınlar Çalışmak İçin Fırsat Bile Bulamıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 13 Haziran 2019 tarihli verilerine göre Türkiye&#8217;de Geçici Koruma Statüsü altında 1 milyon 657 bin 185 Suriyeli kadın bulunuyor. Bu rakamın yarısı çalışma yaş aralığında ancak Suriyeli mülteci kadınların, Suriyeli mülteci erkeklere göre çalışma yaşamına katılmaları çok daha düşük. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü&#8217;nün 2017 verilerine göre çalışma izni alan 20 bin 966 Suriyeli mültecinin sadece bin 641&#8217;i kadın. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40224 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/basmane_suriyeli_tekstil_iscisi_kadinlar2-640x480.jpg" alt="" width="343" height="257" />Suriyeli mülteci kadınlar çalışma yaşamında yer almadığı için içlerine dönük bir yaşam sürüyorlar. Erkekler işyerlerinde, çocuklar ise sokakta ve okulda Türkçe&#8217;yi öğrenebilse de kadınlar için bunun imkanı yok. Çok fazla sokağa çıkmayan kadınlar Türkçe&#8217;yi öğrenemiyor, yaşama katılmakta zorlanıyor. Tarım ve tekstil gibi kayıt dışılığın ve emek sömürüsünün en yoğun olduğu iş kollarında iş bulsalar bile aynı işi yaptıkları erkek işçilere göre daha uzun çalışıp daha az maaş alıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Mülteci Hakları Derneği, Suriyeli mülteci kadınların çalışma hayatına katılımını arttırmak ve kalıcı çözümler üretmek için harekete geçti, İsveç Enstitüsü ve Internationella Kvinnoföreningen (IKF) ile birlikte birlikte bir proje başlattı. Proje Suriyeli mülteci kadınların seslerini duyuracak ve çalışma yaşamına katılımdaki zorluklara dikkat çekecek. Bir yıllık proje boyunca Suriyeli  mülteci kadınları çalışma yaşamına katılmadan önce Türkiye&#8217;de iş arama bulma ve çalışma hakları ile ilgili gerekli bilgi birikimlerini arttırmayı, özgüven oluşturmayı, işverenleri ise Suriyeli mülteci kadınları işe almaları konusunda teşvik etmeyi amaçlıyor. </span></p>
<p><b>&#8216;Projemiz Çalışmak İsteyen Kadınlara Umut Olacak&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projenin koordinatörü Dilara Yurtseven Sivil Sayfalar&#8217;a açıklamada bulundu. Projenin 4 kısımdan oluştuğunu belirten Yurtseven, &#8220;İlk olarak çalışma hayatında yer alan veya yer almak isteyen 25 kadınla görüşmeler yapılarak geçmişleri, meslekleri, iş bulma ve çalışma hayatı süresi boyunca  yaşadıkları zorlukları öğreneceğiz. Ardından görüşme yapılan kadınlar ile bir belgesel hazırlanacak. Bu belgeselin amacı kadınların yaşadıkları zorlukları belgeleyerek işverenler ve kurumlar için farkındalık uyandırmaktır. Ayrıca belgesel ile çalışma hayatında yer alan kadınları da içererek, hali hazırda çalışmak isteyen ama çalışamayan kadınlara umut ve motivasyon vermeyi de amaçlıyoruz&#8221; dedi. </span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40225 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/umhd_toplanti-640x480.jpg" alt="" width="385" height="289" />&#8216;Suriyeli Mülteci Kadınlar Çalışma Haklarını Bilmiyor&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Görüşmeler sonucunca bir kitapçık hazırlanacak ve bu kitapçıkta Türkiye&#8217;deki iş arama, çalışma hakları ve işçi hakları konusunda bilgilendirmelerin olacak. Kitapçık Suriyeli kadınlara dağıtılacak. Suriyeli kadınların iş hayatına katılımdaki engellerin başında işverenlerin ön yargılarının, kadınların iş bulma süreçleri ve çalışma hakları konusunda tam bilgi sahipleri olmayışı ve dil problemlerinin olduğunu dile getiren Yurtseven proje sayesinde daha da detaya inerek kadınların bizzat tecrübe ettikleri engellerin öğrenileceğini belirtti. </span></p>
<p><b>&#8216;İşverenler Suriyeli Mülteci Kadınlara Bakış Açısını Değiştirmeli&#8217;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşverenlerin Suriyeli mülteci kadınlara yönelik bakış açısını değiştirmesi gerektiğine vurgu yapan Yurtseven şunları söyledi: &#8220;Nitekim kendi ülkesinde çok başarılı ve meslek sahibi olan kadınlar Türkiye’de işgücüne katılım gösterebilme konusunda fırsat bile bulamamaktadır. İşverenler mülteci kimliklerinin ardında Türkiye veya diğer ülke vatandaşları gibi eğitim ve tecrübeye  sahip olduklarını ve kalifiye işgücü oluşturabileceklerini görmelidirler. STK’larda bu konularla ilgili farkındalık oluşturmak için çalışmak ve mülteci kadınların çalışma hakları ve iş bulma süreçleri konusunda yardımcı olabilecek projeler yapmaları önem arzetmektedir&#8221;. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/02/suriyeli-multeci-kadinlar-calismak-icin-firsat-bile-bulamiyor/">&#8216;Suriyeli Mülteci Kadınlar Çalışmak İçin Fırsat Bile Bulamıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YEE, Suriyeli Göçmenler İçin Ankara&#8217;da iki Türkçe Sınıfı Açtı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/yee-suriyeli-gocmenler-icin-ankarada-iki-turkce-sinifi-acti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jan 2019 09:47:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<category><![CDATA[YEE]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre Enstitüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34405</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş,  özellikle durumu iyi olan insanlar, Türkçe sınıflarının oluşmasına katkı yaparlarsa sadece Suriyeliler değil tüm göçmenler Türkçeyi daha güzel ortamda öğrenirler, dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/yee-suriyeli-gocmenler-icin-ankarada-iki-turkce-sinifi-acti/">YEE, Suriyeli Göçmenler İçin Ankara&#8217;da iki Türkçe Sınıfı Açtı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından Ankara&#8217;nın Altındağ ilçesindeki Hüseyin Güllü Ceylan İlkokulu ve Hacı Bayram İmam Hatip Ortaokulu&#8217;nda Türkçe sınıflarının açılışı yapıldı.</p>
<p>İlk olarak Hüseyin Güllü Ceylan İlkokulu&#8217;ndaki Türkçe sınıfının açılışını yapan Ateş&#8217;e, Altındağ İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Muzaffer Gül ile okul müdürü Saadettin Dellal eşlik etti.</p>
<p>Açılış kurdelasının kesilmesinin ardından, öğrencilerle bir süre sohbet eden Ateş, onlarla devam eden Türkçe eğitim süreci hakkında sohbet etti.</p>
<p><strong>YEE Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş</strong> açılışta yaptığı konuşmada: “Özellikle Türkiye&#8217;de Türkçeyi öğretmek ve sevdirmek bizim en temel görevlerimizden birisi. Okullarımızda Türkçeyi öğreten sınıfların sempatik, yabancıyı cezbeden ve Türkçeyi sevdirecek donanımda olması gerektiği için bugün 2 Türkçe sınıfını açıyoruz. Özellikle Türkiye&#8217;de Türkçeyi öğretmek ve sevdirmek bizim en temel görevlerimizden birisi&#8221; diyerek yabancıların Türkçe’yi öğrendiklerinde toplumla kaynaşmaları daha rahat olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Göçmenlerin Türkçe’yi Daha Güzel Ortamlarda Öğrenmelerini İstiyoruz” </strong></p>
<p>Konuşmasının devamında Türkçe öğrenmenin öneminden bahseden Ateş: “Biz YEE olarak, Türkçe öğretim malzemelerinden elde ettiğimiz gelirle Ankara’da şu ana kadar 3 tane “Türkçe Sınıfı” açtık. Bu da özellikle durumu iyi olan insanlara örnek olsun. Onlar bu sınıfların oluşmasına katkı yaparlarsa sadece Suriyeliler değil tüm göçmenler Türkçeyi daha güzel ortamda öğrenirler.” dedi.</p>
<p>Türkçe sınıfının açılması projesiyle, YEE&#8217;nin göçmenlerin topluma uyum ve entegrasyonun da katkısı olduğunu belirten Ateş, Türkçe sınıfı öğretmenlerine Türkçe&#8217;nin eğitim metoduyla ilgili eğitimin verildiğinin de altını çizdi. Başkan Ateş, YEE&#8217;nin, kitap materyalleri, uzaktan Türkçe öğretim portreleri, duvar posterleri, oyun kartları gibi malzemeleri de öğrencilere ücretsiz olarak dağıttıklarını hatırlattı. Daha sonra Ateş, Gül ve Dellal, bugün yarıyıl tatiline girecek Türkçe sınıfı öğrencilerine karnelerini takdim ettiler.</p>
<p>YEE Başkanı Ateş, Hacı Bayram İmam Hatip Ortaokulu&#8217;na geçerek oradaki Türkçe sınıfının açılışını yaptı. Açılışta Ateş&#8217;e, Gül&#8217;ün yanı sıra okul müdürü Nadir Sönmez de eşlik etti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/yee-suriyeli-gocmenler-icin-ankarada-iki-turkce-sinifi-acti/">YEE, Suriyeli Göçmenler İçin Ankara&#8217;da iki Türkçe Sınıfı Açtı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Mülteciler Ne Yaşıyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/21/genc-multeciler-ne-yasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jun 2018 09:05:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[TOG]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Mültecileri Destekleme projesi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de 15-30 yaş aralığında bir milyonun üzerinde Suriyeli genç yaşıyor. Zorla yerinden edilmiş gençlerin çok az bir bölümü, Türkiye’de eğitim hayatına devam edebiliyor. Gençler göçle geldikleri Türkiye’de, anadilde eğitim imkânı bulamıyor ve maruz kaldıkları ayrımcılık sebebiyle kendilerini güvende hissetmiyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/21/genc-multeciler-ne-yasiyor/">Genç Mülteciler Ne Yaşıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 yılında Suriye’de yaşanan insani kriz sonrası, Türkiye’ye yaklaşık 3,5 milyonun üzerinde Suriye vatandaşı giriş yaptı. İlk 5 yıl -akut dönem olması vesilesiyle- acil ihtiyaçların giderilmesi, göç politikasının oluşturulması, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının bu insani kriz çerçevesinde pozisyonlarını belirlemesi ve ortak çalışma alanlarının netleştirilmesi ile geçti. Son 3 yıllık süreç ise normalleşmeye yönelik adımların ve birlikte yaşam temelli çalışmaların planlanması ve hayata geçirilmesiyle devam etti.</p>
<p>Toplum Gönüllüleri Vakfı tarafından yürütülen Genç Mültecileri Destekleme Projesi, 2015 yılından bu yana 4 ilde faaliyet yürütüyor. Proje Ankara, Hatay, İzmir ve Diyarbakır’da bulunan merkezlerde 18-30 yaş arası Suriyeli ve Türkiyeli gençlerin katılımıyla gerçekleşiyor.</p>
<p>Toplum Gönüllüleri Vakfı Mülteci Çalışmaları Koordinatörü Muhammed Bahri Telli, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü ile ilgili konuştu ve gerçekleştirilen proje hakkında şunları söyledi: “3 yılı aşkın bir süredir devam eden Genç Mültecileri Destekleme Projesi, mülteci gençlerle Türkiyeli gençlerin bağını güçlendiren ve birlikte yaşam çerçevesinde projeler üreten çalışmalar yapıyor. Bununla beraber temel hak ve özgürlükler bağlamında bilgilendirme ve savunuculuk çalışmaları yürütüyor. Başta cinsel sağlık ve üreme sağlığı olmak üzere sağlık hizmetlerine erişim ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele eğitimleri düzenliyor.”</p>
<p>Mülteci gençler, hem aile içinde hem sosyal hayatta çeşitli sorunlarla karşılaşıyor. Bunların başında gençlerin kendi potansiyellerinin farkına varamaması ve kendilerini gerçekleştirebilecek sosyal alanlar bulamaması geliyor. Ayrıca, gelecek kaygısı, can güvenliği tehdidi ve bu süreçlerin getirdiği yoğun sağlık problemleri de gençlerin hayatını zorlaştıran etkenlerden.</p>
<p>Birlikte yaşamı mümkün kılmak için üretilen toplumsal politikaların sürdürülebilirliği büyük önem taşıyor. Türkiyeli ve Suriyeli gençler birlikte, ortak bir hayatın öznesi olabilirler. Bunun için sosyal alanlara, fırsatlara ve güven ortamına ihtiyaç var. Gençleri özne olarak ele alan politikalar ile sosyal uyum süreci desteklenmeli ve sürdürülebilir kılınmalı.</p>
<p><strong>Mülteci gençlerin eğitime erişimi sınırlı</strong></p>
<p>Türkiye’de 14-30 yaş aralığında bir milyonun üzerinde Suriyeli genç yaşıyor. Zorla yerinden edilmiş gençlerin çok sınırlı bir kısmı, Türkiye’de eğitim hayatına devam edebiliyor. Gençler göçle geldikleri Türkiye’de, anadilde eğitim imkânı bulamıyor ve kendilerini güvende hissedemiyor. Türkiye’nin mevcut eğitim sistemine uyum sağlamak ise uzun ve zorlu bir süreç. Bu gibi nedenler sebebiyle eğitime katılım oranı oldukça sınırlı kalıyor. Eğitim hayatına devam edebilen sınırlı sayıdaki genç ise etkin ve verimli bir hayatı sürdüremiyor.</p>
<p>Mülteci gençler eğitimlerine devam edebilmek için bursa ihtiyaç duyuyor; fakat verilen burslar sınırlı ve ihtiyacı karşılamıyor.</p>
<p><strong>Kötü hijyen koşulları kalıcı hastalıklara sebep oluyor</strong></p>
<p>Savaş ve göç, ruh ve beden sağlığını doğrudan etkiliyor. Özellikle sağlık hizmetlerine erişemeyen kadınlar ve gençler bunun doğurduğu ciddi sorunlar ile mücadele ediyor. <strong>H</strong>er 5 gençten 4’ü sağlık durumlarını kötü veya çok kötü olarak ifade ediyor. Gençler, genç dostu sağlık hizmeti modeliyle ayrımcılıktan uzak bir şekilde, kendi istediği hizmetlere erişebilmeli.</p>
<p>Üreme eğilimin arttığı göç dönemlerinde, kötü hijyen koşulları ölümlere ya da kalıcı hastalıklara sebep oluyor.</p>
<p>Travma sonrası stres ile baş etmek için mülteci gençlerin kendi ana dillerinde psikososyal destek hizmetlerine erişmesi hayati önem taşıyor ve süreçle mücadele etmeyi kolaylaştırıyor.</p>
<p><strong>Ucuz ve güvencesiz iş gücü </strong></p>
<p>Mülteci gençlere yüklenen sorumluluklar, gençlerin kendi hayatlarına şekil vermesini imkânsızlaştırıyor. Ailenin geri kalanına bakma işi genelde gençler tarafından üstleniliyor. Gençler, mesleklerini icra edebilecekleri yasal çerçeveyle uyumlu adil bir hayat süremiyor.</p>
<p>Ailelerin hayatlarına devam edebilmesi veya daha iyi ekonomik koşullara sahip olabilmesi için, gençler ucuz iş gücü piyasasında görünmez ve güvencesiz bir şekilde çalışmak zorunda bırakılıyor.</p>
<p>Bitmeyen mesai saatleri, verilmeyen maaşlar ve üstüne ayrımcılığın her türlü biçimi, gençlerin maruz kaldığı hak ihlallerinin başında geliyor. Bu durum gençlerin içe kapanma ve yalnızlaşma gibi kötü sonuçları beraberinde getiriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-27984" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-640x427.jpg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-610x407.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/22181194_1931476876879773_1497731697295755080_o-320x213.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Gençlerin özel alanı yok</strong></p>
<p>Türkiye’de yaşayan yaklaşık 4 milyon Suriyeli mültecinin 250 bini kamplarda yaşıyor. Geri kalan kısım ise Türkiye’nin çeşitli illerine dağılmış durumda.</p>
<p>Başta sınır illeri olmak üzere, yaşamlarını büyük illerde devam ettiren mülteciler; 3-5 ailenin bir arada kaldığı, zorlu fiziki şartları olan barınaklarda yaşıyor.</p>
<p>Bu barınma şartları altında bireylerin özel alanı bulunmuyor. Bu durum özellikle gençler için psikolojik ve kişisel bir yoksunluk hali oluşturuyor. Evde kendine yer bulamayan gençler, farklı mekânlarda bu arayışı sürdürüyor.</p>
<p>Gençler kendilerini var edebilecek, kültürlerini yaşatabilecek, anadilde konuşabilecek, kısacası yargılanmadan yer alabilecek sosyal ortamlar bulmakta zorlanıyor. Ya dil engeline takılıyor, ya da kendini güvende hissetmediği için hiç kimseyle iletişim kurmuyor. Bu da İçe kapanma, tükenme, var olamama ve kendini hiçbir yere ait hissedememe gibi temel sorunlar getiriyor.</p>
<p>Değişimin öncüsü gençler, toplumsal birlikteliğin bir parçası. Kendi talepleri ve istedikleri doğrultusunda şekillenen ve ihtiyaçlarına cevap verebilen mekanizmalarla buluşmaları kritik önem taşıyor.</p>
<p><strong>Seyahat Özgürlüğü</strong></p>
<p>Geçici koruma statüsünde bulunan gençler, bulundukları il dışında herhangi bir yere seyahat etmek için ilgili kurumlardan izin almak zorunda.  Söz konusu uygulama hareket özgürlüğünü ciddi anlamda kısıtlıyor. Genç mülteciler (ve geçici koruma statüsünde olan tüm mülteciler) hastalık gibi acil durumlarda bile, bu izinleri almak durumunda bırakılıyor. Bazı illerde yaşanan yoğunluk sebebiyle, iznin alınması günlerce sürebiliyor. Gençlerin farklı alanları görmeleri, farklı fırsatlardan faydalanabilmeleri, kendilerini güçlendirerek sosyal hayata dahil olabilmeleri için seyahat özgürlüğü ile ilgili kısıtlamaların ortadan kalkması gerekiyor.</p>
<p><strong>7 yıllık geçici koruma dünyada bir ilk</strong></p>
<p>Suriyeli mültecilere 2011 itibarıyla verilen geçici koruma statüsü, 7 yılı geride bıraktı.  Geçici koruma statüsü, mültecilerin hizmetlere erişimini önemli ölçüde sınırlıyor. Dünyada ilk kez 7 yıl kadar uzun tutulan geçici koruma statüsü, içinde bulunulan belirsizlik sebebiyle mültecilerin geleceğe dair öngörüde bulunması ve plan yapmasını engelliyor<strong>.</strong> Etkin bir çözüm için Suriyeli mültecilerin yasal statülerinin netleştirilmesi gerekiyor. Bununla beraber, atılacak her adımın kalıcı bir politika çerçevesinde örgütlenmesi ve bireyleri güçlendirmeye yönelik çalışmaları kapsaması gerekiyor. Özellikle dezavantajlı bireylere karşı, özel önlem ve koruma süreçleri hızlı bir şekilde devreye sokulmalı. Mülteci genç, mülteci kadın veya mülteci LGBTI+ gibi ihtiyaçları farklılık gözeten gruplar iyi okunabilmeli ve farklılaşan ihtiyaçlarına göre çözüm geliştirilmeli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/21/genc-multeciler-ne-yasiyor/">Genç Mülteciler Ne Yaşıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB ve UNDP, Türkiye’de Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplulukları Güçlendirecek Yeni Bir Proje Başlatıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/18/ab-ve-undp-turkiyede-suriyeliler-ve-ev-sahibi-topluluklari-guclendirecek-yeni-bir-proje-baslatiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 May 2018 10:46:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26883</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstihdam yaratma, belediye hizmetleri ve Türk dili eğitimine odaklanan yeni eylem, Suriye Krizine Müdahale için AB Bölgesel Güven Fonu (MADAD) tarafından destekleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/18/ab-ve-undp-turkiyede-suriyeliler-ve-ev-sahibi-topluluklari-guclendirecek-yeni-bir-proje-baslatiyor/">AB ve UNDP, Türkiye’de Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplulukları Güçlendirecek Yeni Bir Proje Başlatıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>17 Mayıs 2018, Ankara –</b> Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Türkiye’de Suriyeliler, ev sahibi toplulukların ekonomik ve sosyal dayanıklılığını ve ilgili ulusal ve yerel kurumları güçlendirmek için güç birliği yapmaya karar verdi. İki yıllık program, Türkiye’de 11 ilde istihdam yaratma, belediye hizmetleri ve Türk dili eğitimine odaklanacak.</p>
<p>Yeni program yoluyla 2.000 Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesine istihdam sağlanması hedefleniyor. Bu kapsamda 1.000 Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesi inovasyon ve iş geliştirme alanında desteklenecek, 52.000 Suriyeli ise yetişkinler için dil becerileri eğitiminden yararlanacak. Yeni program, belediye hizmetleri için kentlerde atık yönetimi ve atık su yönetim tesisleri ve altyapısı geliştirecek ve itfaiye kapasitesini destekleyecek. Belediye hizmetleri sunumunda teknik kapasitenin artırılması alanında toplam üç belediye desteklenecek. Proje yoluyla Türkiye’de toplamda 307.000’i aşkın Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesi, iyileştirilmiş belediye hizmetlerinden yararlanacak.</p>
<p>Proje kapsamındaki faaliyetler Suriye sınırı boyunca uzanan Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Kilis illerinin yanı sıra Türkiye’nin diğer büyük illeri İzmir, Bursa, Adana, Konya, Mersin ve Manisa’da gerçekleştirilecek. Projenin uygulanmasına 1 Şubat 2018 tarihinde başlandı.</p>
<p>Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi (TRP), AB Bölgesel Güven Fonu (EUTF Fonu veya MADAD Fonu) tarafından 50 milyon Avro ile destekleniyor. Güven Fonu’nun toplam hacmi 1 milyar Avrodan fazla. AB’nin Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “<i>Amacımız, Suriye krizine bölgesel ölçekte uyumlu ve güçlendirilmiş bir yardım müdahalesi sağlamak; esas olarak Suriye’nin komşu ülkelerindeki Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarına ve aynı zamanda ev sahibi toplulukların ve yönetimlerin özellikle dayanıklılık ve bir an önce düze çıkma bakımından ihtiyaçlarına cevap vermektir</i>” dedi.</p>
<p>MADAD Fonu’na ek olarak; toplam 3 milyar Avroluk taahhüdü taşıyan Türkiye’deki Mülteciler Fonu da, Türkiye’deki mülteciler ve ev sahibi toplulukların ihtiyaçlarının kapsamlı ve koordineli biçimde karşılanmasını sağlama amacını güden ortak bir eşgüdüm mekanizması.</p>
<p>Nisan 2018 itibarıyla Türkiye 3,5 milyonu aşkın Geçici Koruma Statüsünde Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Suriyeliler esas olarak Suriye sınırı boyunca uzanan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunuyor; ancak kriz sürdükçe diğer bölgelere de göçtüler. Dünyada en büyük mülteci nüfusunu barındıran ülke olan Türkiye, müdahale bakımından da güçlü bir ulusal sahiplik sergiliyor. Türk Hükümeti’ne göre, ülke Suriye krizinin etkilerine yanıt olarak son 6 yıl içinde 30 milyar USD harcadı.</p>
<p>Türkiye’deki Suriyelilerin %91’i, Güneydoğu illerinde yoğunlaşan kentsel alanlarda ve İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa büyükşehir alanlarında yaşıyor. Bu nüfusun yerel işgücü piyasalarına etkisi de büyük. Suriyeli nüfusun Türkiye’ye akını; atık yönetimi, atık su yönetimi ve itfaiye hizmetleri dâhil olmak üzere belediye hizmetlerine eşi görülmedik bir talep doğurdu. Öte yandan, Suriyelilerin Türkiye’de istihdam imkânlarına erişiminin önündeki en büyük engellerden biri dil.</p>
<p>UNDP, atık ve atık su yönetimi dâhil belediye hizmetleri alanında, hem fiziksel altyapı geliştirme hem teknik destek bakımından belediyelere doğrudan destek sağlayan tek BM kuruluşu. Önceki projelerde sağlanan UNDP desteği esas olarak ekipman sağlama ve altyapı geliştirmeye odaklanmıştı. Yeni proje ise, yeni belediyeleri dâhil etmek, belediye hizmetleri ve teknik desteği daha geniş kapsamda sağlamak suretiyle bu çabaları genişletiyor.</p>
<p>UNDP, daha önceki projelerinde Suriyelilere dil becerileri eğitimi sağlamıştı. Yeni proje ise derslik ve çevrimiçi öğrenme programından oluşan karma öğrenme yaklaşımı ile bu çabaların önemli ölçüde yaygınlaştırılmasını sağlayacak. Yeni proje aynı zamanda kadınlar ve gençler için işgücü piyasasına erişimi destekleyecek, onların sosyoekonomik bakımdan güçlenmesine katkıda bulunacak.</p>
<p>Konuyla ilgili bir açıklama yapan UNDP Türkiye Ülke Direktörü Claudio Tomasi, “<i>Yeni imzalanan proje, hâlihazırda, diğerlerinin yanında, Japonya ve Kuveyt Hükümetleri, USBPRM, KfW ve AB İstikrar Aracı tarafından finanse edilen, UNDP’nin devam eden Suriye Krizine Yanıt ve Dayanıklılık Programı’nın bir parçası olacak. Program bugüne kadar, atık yönetimi dâhil hizmet sunumunda belediyelere destek, mesleki eğitim gibi geçim imkânları desteği, mesleki eğitim merkezi kurulması, değer zinciri geliştirme ve bunların yanında sosyal uyum ve koruma desteği sağladı. Bu program bizim Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde uzun zamandır süren sosyal ve ekonomik güçlendirme çalışmalarımızın üzerine inşa edilecek</i>.” dedi.</p>
<p>UNDP, Türkiye’yi de içeren Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı (3RP) koordinasyonunu UNHCR ile birlikte yönetiyor. Planın ortakları arasında BM kuruluşları, hükümet ve yerel ortakların yanı sıra STK’lar da bulunuyor. Bu planı tamamlayıcı olarak tasarlanan ve AB tarafından finanse edilen bu yeni proje, geçim imkânları ve temel gereksinimler sektörüne müdahalelere özel olarak odaklanacak. Program bir bütün olarak, kırılganlıkları azaltmayı ve bireyler, topluluklar, yerel kurumların Suriyeli akınıyla başa çıkma ve durumlarını düzeltmelerine katkıda bulunmayı hedefleyen UNDP’nin dayanıklılık temelli kalkınma yaklaşımına dayanıyor.</p>
<p>TRP Projesi UNDP tarafından, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İller Bankası ve Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde uygulanacak. Projenin başlıca paydaşları yerel topluluklar ve Suriyeli nüfus, ayrıca hedef kentlerdeki yerel ve ulusal makamlar, yerel ve ulusal STK’lar.</p>
<address><strong>İlave bilgi için:</strong><i>Faik Uyanık, İletişim Birimi Başkanı, UNDP Türkiye. </i><a href="mailto:faik.uyanik@undp.org"><i>faik.uyanik@undp.org</i></a></address>
<address> </address>
<address>Kaynak: <a href="http://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/presscenter/pressreleases/2018/05/ab-ve-undp--tuerkiyede-suriyeliler-ve-ev-sahibi-topluluklar-guec.html" target="_blank" rel="noopener">Undp</a></address>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/18/ab-ve-undp-turkiyede-suriyeliler-ve-ev-sahibi-topluluklari-guclendirecek-yeni-bir-proje-baslatiyor/">AB ve UNDP, Türkiye’de Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplulukları Güçlendirecek Yeni Bir Proje Başlatıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
