<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal medya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-medya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-medya/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Jul 2025 18:55:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sosyal medya arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-medya/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SistersLab Gönüllü Sosyal Medya Asistanı Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/07/17/sisterslab-gonullu-sosyal-medya-asistani-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2025 18:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[SistersLab]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[Stajer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deneyim şart değil, merak ve istek kurum için yeterli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/07/17/sisterslab-gonullu-sosyal-medya-asistani-ariyor/">SistersLab Gönüllü Sosyal Medya Asistanı Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p>SistersLab (Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği) gönüllü sosyal medya asistanı arıyor.</p>
<p>Sosyal medya ekibi, SistersLab&#8217;in çalışma temasına uygun sosyal medya hesaplarını yönetme, içerik üretme gibi görevlerle ekibe destek olacak. Ayrıca, sosyal medya stratejileri geliştirerek, toplulukla güçlü bağlar kurmasına yardımcı olacak.</p>
</div>
<div></div>
<div>Kimler Başvurabilir?</div>
<div>-Daha önce tercihen toplumsal cinsiyet, kız çocukları ve kadınların güçlenmesi, STEM(Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarında çalışmalara dahil olan ve/veya olmak isteyen,</div>
<div>-Sosyal medyayla ilgilenen, ekip içinde çalışmaktan keyif alan,</div>
<div>-Dilbilgisi ve imla kurallarına da hakim kişiler başvurabilir.</div>
<div></div>
</div>
<div><i> </i></div>
<div><i>Başvuru için <a href="mailto:beyza.demirbas@sisterslab.org" target="_blank" rel="noopener">beyza.demirbas@sisterslab.org</a> adresine Linkedln profillerini atabilirsiniz ya da başvuru formunu doldurmanız yeterli.</i></div>
<div>Başvuru formu için<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdY8plTvZV23r2OtUMkFgc1kh4ej_0ecyG3PwgKjYMTl74H0Q/viewform?usp=dialog" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdY8plTvZV23r2OtUMkFgc1kh4ej_0ecyG3PwgKjYMTl74H0Q/viewform?usp%3Ddialog&amp;source=gmail&amp;ust=1752861744850000&amp;usg=AOvVaw0k48BoegPvnKzL34MR9c4M"> tıklayınız.</a></div>
<div></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/07/17/sisterslab-gonullu-sosyal-medya-asistani-ariyor/">SistersLab Gönüllü Sosyal Medya Asistanı Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sulukule Gönüllüleri Sosyal Medya ve İletişim Ekibi Kuruyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/05/20/sulukule-gonulluleri-sosyal-medya-ve-iletisim-ekibi-kuruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 14:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Sulukule Gönüllüleri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sulukule Gönülüleri Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87544</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son başvuru tarihi 23 Mayıs saat 17.00</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/05/20/sulukule-gonulluleri-sosyal-medya-ve-iletisim-ekibi-kuruyor/">Sulukule Gönüllüleri Sosyal Medya ve İletişim Ekibi Kuruyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sulukule Gönüllüleri Derneği&#8217;nin Sosyal Medya ve İletişim Ekibine başvuru davetlerini Sivil Sayfalar okuyucularıyla paylaşıyoruz:</p>
<p>&#8220;Sulukule Gönüllüleri Derneği olarak çocuklar için eşit ve adil dünya hayâl ediyoruz.<br />
Bu hayâle ortak olacak gönüllü iletişimciler arıyoruz!</p>
<p>Profesyonel bir iletişim ekibimiz yok ama güçlü bir topluluğumuz ve umut dolu bir hikâyemiz var.<br />
Haftada en az yarım gününü ayırabilecek; birlikte öğrenmeye, üretmeye ve dayanışmaya açık gönüllü iletişimcilere bir çağrımız var!</p>
<h5><b>Ne bekliyoruz?</b></h5>
<ul>
<li aria-level="1">Haftada en az yarım gününü ayırabilecek,</li>
<li aria-level="1">Canva, Illustrator, Photoshop gibi grafik tasarım araçlarına hâkim,</li>
<li aria-level="1">Instagram, Facebook, X gibi sosyal medya platformlarının dinamiklerine ve içerik formatlarına aşina,</li>
<li aria-level="1">Temel düzeyde metin yazarlığı yapabilen, dikkat çekici içerikler oluşturabilen,</li>
<li aria-level="1">Gündemi ve özel günleri takip eden; bu günleri çocuk hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, yoksullukla mücadele gibi temalarla ilişkilendirebilen,</li>
<li aria-level="1">İçerik planlama ve sosyal medya takvimi oluşturma konusunda deneyimli</li>
<li aria-level="1">Web sitesi içerik güncellemesi hakkında bilgi sahibi olması artı puan!</li>
<li aria-level="1">Açık iletişimi seven, topluluk çalışmasına duyarlı, öğrenmeye ve birlikte üretmeye istekli biriysen—tam aradığımız kişisin!</li>
</ul>
<h5><b>Sana ne sunuyoruz?</b></h5>
<ul>
<li aria-level="1"> Sivil toplumda deneyim kazanma imkânı</li>
<li aria-level="1"> Dayanışma temelli bir ekipte üretme ortamı</li>
<li aria-level="1"> İletişim alanında kendini geliştirme şansı</li>
<li aria-level="1"> Sahadan hikâyelerle dolu topluluğun parçası olma hissi</li>
</ul>
<p>Not: “Gönüllü Sosyal Medya Ekibi” için 3 kişinin başvurusu kabul edilecektir.<br />
İstanbul’da yaşamak tercih sebebidir.</p>
<p>Başvurunuzu 23 Mayıs saat 17.00’ye kadar formu doldurarak iletebilirsiniz: <a title="Gönüllü formunu doldur" href="https://forms.gle/PwAPdPi5iPFghkJX7" target="_blank" rel="noopener">https://forms.gle/PwAPdPi5iPFghkJX7</a>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/05/20/sulukule-gonulluleri-sosyal-medya-ve-iletisim-ekibi-kuruyor/">Sulukule Gönüllüleri Sosyal Medya ve İletişim Ekibi Kuruyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçim Haberciliğinde Sosyal Medya Verisi Eğitimi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/06/secim-haberciliginde-sosyal-medya-verisi-egitimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2024 08:38:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[SAHNE]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte Haberler ve Nefret Söylemi ile Mücadelede Erken Uyarı Sistemi Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86171</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Avrupa Vakfı, AB desteğiyle 2021 Aralık'tan bu yana yürüttüğü SahNe (Sahte Haberler ve Nefret Söylemiyle Mücadelede Erken Uyarı Sistemi ) projesi kapsamında düzenlediği Medya ve Veri Bilimi Eğitimleri'ne devam ediyor. Çevrim içi medyada nefret söylemi ve dezenformasyonla mücadelede veribilimi temalı eğitimlerden ikincisi: 'Seçim Haberciliği’nde Sosyal Medya Verisi' eğitimi 13 Mart 2024’te 10:00-16:00 saatleri arasında TGS Akademi’nin Şişli ofisinde gerçekleşecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/06/secim-haberciliginde-sosyal-medya-verisi-egitimi/">Seçim Haberciliğinde Sosyal Medya Verisi Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Detaylı bilgi ve başvuru için projenin sosyal medya hesapların ve </span><a href="https://www.sahneprojesi.org/secim-haberciliginde-sosyal-medya-verisi-27-ocak-2024/"><span style="font-weight: 400;">web sitesini</span></a><span style="font-weight: 400;"> ziyaret edebilirsiniz.</span></p>
<h5><b>Eğitim Programı: </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">10:00 &#8211; 11:00 : SAHNE Projesi Tanıtımı, Yapay Zeka ile Çevrimiçi Nefret Söylemi ve Dezenformasyon Tespiti  Eğitmen: Uygar Altınok, Atilla Yardaş </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">11:00 &#8211; 11:15 : Ara</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">11:15 &#8211; 12:30 : Seçim Sürecinde Yanlış Bilgi, Dezenformasyon ve Olgu Kontrolü | Eğitmen: Mehmet Şafak Sarı</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">12:30 &#8211; 13:30 : Öğle Molası</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">13:30 -14:30 : Seçim Sürecinde Dijital Hikaye Anlatıcılığı ve Veri Görselleştirme | Eğitmen: Emre Kızılkaya</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">14:30-14:45: Ara</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">14:45-15:45: Kapanış</span></p>
<h5><b>Kimler Başvurabilir?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel,ulusal ve dijital basın mensupları/gazeteciler, bağımsız gazeteciler, içerik üreticileri bu eğitime başvurabilir. </span><b>Katılımcılar, proje kapsamında geliştirilen yapay zeka öğrenmesine katkıda bulunabilir ve proje kapsamında toplanan verilere erişebilir, telifi karşılığında içerik üretebilirler.</b></p>
<p><b>Nasıl Başvuru Yapılır?                                                                                </b></p>
<p><b> </b><a href="https://www.sahneprojesi.org/secim-haberciliginde-sosyal-medya-verisi-27-ocak-2024/"><span style="font-weight: 400;">Web sitesin</span></a><span style="font-weight: 400;">den, başvuru formunu doldurarak başvurabilirsiniz.</span></p>
<p><b>Sahte Haberler ve Nefret Söylemi ile Mücadelede Erken Uyarı Sistemi (SAHNE) Projesi </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sahte Haberler ve Nefret Söylemiyle Mücadelede Erken Uyarı Sistemi (SAHNE) projesi, nefret söylemi ve sahte haberlerin olumsuz etkilerine karşı kamuoyunu ve ilgili paydaşları bilgilendirmek amacıyla erken uyarı mekanizmaları geliştirmeyi amaçlamaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamında;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(i) Dezenformasyon ve sahte haberleri, ayrımcı dili ve çevrimiçi nefret söylemini tespit etmek için bir erken uyarı sistemi geliştirilirken aynı zamanda gazeteciler, içerik üreticileri, sivil toplum kuruluşları gibi ilgili paydaşların bilgi doğrulama, medya etiği ve kapsayıcı dil konularında kapasitelerini arttırmak için faaliyetler gerçekleştirilecektir. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">(ii) Politikaları ve karar vericileri bilgilendirmek için sahte haberleri, nefret söylemlerini ve olası şiddet içeren çatışmaları tespit etmek için sosyal medyayı izleyerek erken uyarı sistemi geliştirilecektir.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">(iii) Dezenformasyon ve yanlış/eksik bilgilendirme, sahte haber ve nefret söylemi konularında çevrimiçi eğitimler vererek gençlerin medya okuryazarlığını geliştirmektir. Gençler için atölye çalışmaları gerçekleştirmek ve özgür ifade alanı/ortamı oluşturmayı hedeflenmektedir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/06/secim-haberciliginde-sosyal-medya-verisi-egitimi/">Seçim Haberciliğinde Sosyal Medya Verisi Eğitimi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>STOK Herkes Dijital Sever Yüz Yüze Programı Yeniden Başvuru Kabul Ediyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/07/stok-herkes-dijital-sever-yuz-yuze-programi-yeniden-basvuru-kabul-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Mar 2023 08:52:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes Dijital Sever]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[STGM]]></category>
		<category><![CDATA[STOK]]></category>
		<category><![CDATA[veri kullanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83267</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM), Avrupa Birliği tarafından desteklenen Sivil Toplum Kapasite Güçlendirme Merkezi Projesi kapsamında düzenleyeceği STOK Herkes Dijital Sever programı için başvuruları almaya devam ediyor. Ankara’da yüz yüze gerçekleştirilecek olan programa başvuru için son tarih 19 Mart 2023 Pazar saat 23.59.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/07/stok-herkes-dijital-sever-yuz-yuze-programi-yeniden-basvuru-kabul-ediyor/">STOK Herkes Dijital Sever Yüz Yüze Programı Yeniden Başvuru Kabul Ediyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Uzun dönemli bir program olarak tasarlanan Herkes Dijital Sever’in yüz yüze buluşmaları </span><b>Nisan – Temmuz 2023</b><span style="font-weight: 400;"> tarihleri arasında gerçekleşecek.</span></p>
<p><b>Planlanan buluşmaların tarihleri şöyle;</b></p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td><b>05-06-07 Nisan 2023</b></td>
<td><a href="https://www.stgm.org.tr/sivil-toplum-okulu-stok/301-dijital-okuryazarlik-dijital-donusum-0" target="_blank" rel="noopener"><b>301 &#8211; Dijital Okuryazarlık ve Dijital Dönüşüm</b></a></td>
</tr>
<tr>
<td><b>03-04-05 Mayıs 2023</b></td>
<td><a href="https://www.stgm.org.tr/sivil-toplum-okulu-stok/302-dijital-iletisim-yonetisim-0" target="_blank" rel="noopener"><b>302 &#8211; Dijital İletişim ve Yönetişim </b></a></td>
</tr>
<tr>
<td><b>07-08-09 Haziran 2023</b></td>
<td><a href="https://www.stgm.org.tr/sivil-toplum-okulu-stok/303-dijital-icerik-sosyal-medya-0" target="_blank" rel="noopener"><b>303 &#8211; Dijital İçerik ve Sosyal Medya</b></a></td>
</tr>
<tr>
<td><b>12-13-14 Temmuz 2023</b></td>
<td><a href="https://www.stgm.org.tr/sivil-toplum-okulu-stok/304-veri-gorsellestirme-savunuculuk-0" target="_blank" rel="noopener"><b>304 &#8211; Veri Görselleştirme ve Savunuculuk</b></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>STOK Herkes Dijital Sever Buluşmalarında;</b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Dijital güvenlikten internette doğru arama yapmaya, dijital stratejileri ve planlamaları yapmaktan, uzaktan çalışmaya kadar sivil toplum örgütlerinin dijitalleşme ve dijital dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duyulan becerileri,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Dijital iletişim planı hazırlama, dijital varlıkları yönetme, dijital reklam kampanyası yürütme ile dijital yönetişim ve ağ yönetişimi kavramlarının yerleşmesi için kullanılan dijital araçları,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Etkin bir sosyal medya kullanımı için içerik geliştirmeyi, popüler sosyal medya platformlarının özellikleri ve bu platformlarda etkili olmanın yollarını,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Temel veri analizi, veri görselleştirme ve çalışmalarında veriyi kullanma ile veri görselleştirmede kullanılabilecek pratik çevrim içi araçları öğreneceksiniz.</span></li>
</ul>
<h5><b>Nasıl Başvurabilirsiniz?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvuru yapabilmek için ilk olarak </span><a href="https://egitim.stgm.org.tr/"><b>STOK Öğrenme Platformu</b><span style="font-weight: 400;">’</span></a><span style="font-weight: 400;">na kaydolmanız gerekiyor. Sisteme kayıt olduktan sonra kalan adımları takip ederek </span><a href="https://egitim.stgm.org.tr/enrol/index.php?id=49"><b>başvuru formuna</b></a> <span style="font-weight: 400;">ulaşabilirsiniz. Başvurunuzu yaptığınız sırada STOK Öğrenme Platformu’ndaki çevrim içi içerikleri bitirmiş olmanız size öncelik sağlayacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm eğitimler </span><b>Ankara’da</b><span style="font-weight: 400;"> düzenlenecektir.</span></p>
<p><b>Ankara dışından gelen katılımcıların konaklama ve yol masrafları STGM tarafından karşılanacaktır.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Detaylı bilgi için </span><a href="https://www.stgm.org.tr/basvuru-acik-stok-herkes-dijital-sever-yuz-yuze-programi-yeniden-basvuru-kabul-ediyor" target="_blank" rel="noopener"><b>buraya</b> </a><span style="font-weight: 400;">tıklayınız.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/07/stok-herkes-dijital-sever-yuz-yuze-programi-yeniden-basvuru-kabul-ediyor/">STOK Herkes Dijital Sever Yüz Yüze Programı Yeniden Başvuru Kabul Ediyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kimse İfade Özgürlüğünü Kullandığı İçin Sınır Dışı Edilemez!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/03/kimse-ifade-ozgurlugunu-kullandigi-icin-sinir-disi-edilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Nov 2021 07:33:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[bir arada yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75592</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Mültecilerin muz yediği fakat Türkiyeli vatandaşların yiyemediğine' dair sosyal medya paylaşımının ardından yaşanan gelişmeler üzerine 16 sivil toplum örgütü ortak açıklama yayınladı. Açıklamada, 'Mültecilerin sosyal medyada verdiği tepki tamamıyla ifade özgürlüğü kapsamındadır ve kimse ifade özgürlüğünü kullandığı için sınır dışı edilemez.' denildi.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/03/kimse-ifade-ozgurlugunu-kullandigi-icin-sinir-disi-edilemez/">&#8216;Kimse İfade Özgürlüğünü Kullandığı İçin Sınır Dışı Edilemez!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir sokak röportajında, &#8220;mültecilerin muz yediği fakat Türkiyeli vatandaşların yiyemediğine&#8221; dair sözlerin ardından sosyal medya üzerinden mültecilere yönelik artan tepkiler üzerine, Göç İdaresi Başkanlığı 7 mülteci kişi hakkında sınır dışı kararı verileceğini duyurmuştu. Daha sonra, konuyla ilgili “provakatör” paylaşım yapan 11 yabancının gözaltına alındığı ve bu “provakatör” videoları paylaşan 31 kişinin de kimliğinin belirlendiğine dair haberler medyaya yansımıştı.</p>
<p>Bu gelişmeler üzerine aralarında İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM), İnsan Hakları Derneği (İHD), Hak İnisiyatifi , Medya ve Göç Derneği&#8217;nin bulunduğu 16 STK ortak açıklama yayınlayarak ifade özgürlüğüne dikkat çekti.</p>
<p>Açıklamada, siyasilerin ve medyanın hedef göstermesi sonucunda derinleşen ekonomik krizin tüm sorumlusunun mülteciler olarak görülmesinin kutuplaşmayı arttırdığı; bir arada yaşama yönelik bir söylemin hâlâ oluşturulmamış olmasının çatışmaların kaynağını oluşturduğu ifade edildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olduğu ve sözleşmenin 10. Maddesinin “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamları tarafından müdahale edilmeksizin ve ulusal sınırlar dikkate alınmaksızın, görüş sahibi olma, bilgi ve düşünceleri edinme ve yayma özgürlüğünü içerir” hükmünü içerdiği de hatırlatıldı.</p>
<p>Açıklamada ayrıca, 1951 Mültecilerin Hukuku Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin 33. Maddesine göre “Hiçbir taraf devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına, her ne şekilde olursa olsun geri göndermeyecek veya iade etmeyecektir” hükmünün de Türkiye dahil herhangi bir ülkenin çekince koyma hakkı bulunmadığı vurgulandı.</p>
<p>6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun (YUKK) 54. Maddesinde kimlerin sınır dışı edilebileceğine dair hususları içerdiği ve şiddet içermeyen, şiddeti özendirmeyen, muz yiyerek bir tepki ortaya koyan eylemin YUKK 54. Maddenin hiçbir bendinde sınır dışı nedeni olarak belirtilmediğine de dikkat çekildi.</p>
<p>Açıklamanın sonunda &#8220;Mültecilerin sosyal medyada verdiği tepki tamamıyla ifade özgürlüğü kapsamındadır ve kimse ifade özgürlüğünü kullandığı için sınır dışı edilemez. Türkiye’yi ulusal mevzuatına uymaya ve uluslararası sözleşmelerde verdiği sözü tutmaya davet ediyoruz ve öncelikle söz konusu paylaşımları yapan mülteciler için sınır dışı işlemlerinin bir an önce durdurulmasını talep ediyoruz. Ayrıca, her an, mültecilere yönelik ayrımcı ve nefret söylemi üretenlere karşı gerekli yargısal önlemlerin alınmasını talep ediyoruz.&#8221; ifadeleri yer aldı.</p>
<p><strong>Açıklamaya imza atan STK&#8217;lar:</strong></p>
<ul>
<li>Eşitlik Çalışmaları Derneği</li>
<li>Fikir ve Sanat Derneği Çocuk Hakları Merkezi (FİSA)</li>
<li>Göç Araştırmaları Derneği (GAR)</li>
<li>Hak İnisiyatifi</li>
<li>Halkların Köprüsü Derneği</li>
<li>İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM)</li>
<li>İnsan Hakları Derneği (İHD)</li>
<li>İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD)</li>
<li>İzmir Barosu</li>
<li>Kaos-GL</li>
<li>Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi</li>
<li>Medya ve Göç Derneği</li>
<li>Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der)</li>
<li>Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV)</li>
<li>Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu</li>
<li>Yurttaşlık Derneği</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/03/kimse-ifade-ozgurlugunu-kullandigi-icin-sinir-disi-edilemez/">&#8216;Kimse İfade Özgürlüğünü Kullandığı İçin Sınır Dışı Edilemez!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Toplumu Yargıç Haline Getirmekten Kaçınmak Gerekir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/toplumu-yargic-haline-getirmekten-kacinmak-gerekir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2021 15:22:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Elmalı Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Seda Akço]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72597</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstismar davalarının topluma tezahürünü ve bu davaların sosyal medyada gündem olmasının mağdurlara etki ve risklerini konuştuğumuz Avukat Seda Akço, izleme faaliyetlerinin önemine vurgu yaparken, "Ancak izleme yapılırken, dava hakkında toplumu yargıç haline getirmekten kaçınmak gerekir. Zira bu linç kültürünü besler ve engizisyon hukukuna geri dönülmesine neden olur." diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/toplumu-yargic-haline-getirmekten-kacinmak-gerekir/">&#8216;Toplumu Yargıç Haline Getirmekten Kaçınmak Gerekir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Elmalı davasında çocukların çizimleri paylaşıldı. İstismar davalarında kamuoyu kendi adaletini tesis etmeye çalışıyor. Bazı davalarda tepkiler üzerine sonuçlar  değişebiliyor. Avukat Seda Akço ile istismar davalarının topluma tezahürünü ve haberlerin sunumunu mağdurlara etkisini ve risklerini konuştuk.</p>
<p><strong>Elmalı Davası kamuoyunda çok tartışıldı. Çocuk istismarı davalarında insanların sosyal medyada adaleti arama yöntemi ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Ne gibi sakıncaları var nasıl faydaları var?</strong></p>
<figure id="attachment_54862" aria-describedby="caption-attachment-54862" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-54862" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-640x517.jpg" alt="" width="360" height="291" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-640x517.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-1280x1033.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seda-akço-1024x826.jpg 1024w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-54862" class="wp-caption-text">Seda Akço</figcaption></figure>
<p>Gazetecilerin veya herhangi bir kimsenin bir dava ile ilgili bir veya birden fazla delili sosyal medyada paylaşarak, toplumdan bu olayla ilgili bir karar vermesini talep etmesi, öncelikle bu davanın taraflarının kişilik hakları bakımından zarar verici. Ancak aynı zamanda, yargılama faaliyeti hakkında da toplumda yanlış bir kanaat uyanmasına sebep oluyor. Bir sivil toplum kuruluşu üyesinin, toplumun önüne bir delil koyup, bakın bu delile rağmen bu kararı vermediler demesi, toplumu yanlışa sevk etmektir. Yargılama faaliyeti sağdan soldan rastgele delil toplayıp, bunlar üzerinden oluşan kanaat ile karara varmak değildir. Delilin toplanmasından, değerlendirilmesine kadar bir sürü alanda bir sürü kural bulunur ve bunlar insan haklarının korunması için vardır. İnsan hakları prensiplerini ihlal eden yargılama faaliyetleri ile elde edilecek sonuç mağdurlar bakımından adaletin gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği gibi koruyucu da olamaz.</p>
<p><strong>Bu tür davaların verilme şekli nasıl olmalıdır. Bu anlamda sivil topluma çocuk hakları aktivistlerine ya da STK&#8217;lara nasıl sorumluluklar düşüyor?</strong></p>
<p>Toplumu delilleri değerlendirip, hükmü kuracak merci haline getirmemek gerekir. Delilin içeriği değerlendirilmeden önce sıhhatinin değerlendirilmesi gerekir ve örneğin hukuka aykırı toplanmış ise içeriği ne olursa olsun kullanılamayabilir. Toplumun davanın esasını değerlendirmeye değil, adil olup olmadığını takip etmeye davet etmek gerekir. Bu nedenle de izleme faaliyetleri çok önemlidir. Ancak izleme yapılırken, dava hakkında toplumu yargıç haline getirmekten kaçınmak gerekir. Zira bu linç kültürünü besler ve engizisyon hukukuna geri dönülmesine neden olur. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek kimseye fayda sağlamaz. En çok da mağdura zarar verir. Bu nedenle izleme yapanların, usul hatalarını, sistem sorunlarını, adil yargılamayı etkileyen koşulları tespit etmesi ve bunu kamuoyu ile paylaşması gerekir. Somut olarak söylemek gerekirse, mağdur hakkında hazırlanan raporun kamuoyu ile paylaşılıp, bu rapora göre şu karar verilmeliydi demek, yargılama faaliyeti hakkında hiçbir fikre sahip olmayan bir kimsenin toplumu ajite etmesinden başka bir işe yaramaz. Çünkü, bunu duyan toplum yetersiz bilgi ve anlık bir refleks ile sadece o olguya dayalı bir çözüm talep eder. Bir süre sonra da konu unutulup gider. Oysa bir rapor uzmanı olmayan kimseler tarafından eksik inceleme ile hazırlanmış ise, bu bilgiyi toplumla paylaşıp, bu nedenle delil yetersizliği meydana geliyor ve bu sonucu mağdur aleyhine etkiliyor derseniz, toplumdan bu delillerin doğru toplanması için sistemde bir değişiklik talep etmiş olursunuz.</p>
<blockquote><p>Adalet sistemi ile ilgili çok yanlış bir bakış açısı oluşuyor. Linç kültürü yerleşiyor. Öte yandan gerçek sorumlular ve sorumlulukların sorgulanması engellenmiş oluyor. Toplum çocuk koruma konusunda doğru bir bakış açısı geliştiremiyor.</p></blockquote>
<p><strong>Elmalı davası gibi uzun süren ve çekişmeli davalarda çocuklar nasıl korunabilir?</strong></p>
<p>Elmalı davası, bir örnek. Anne baba veya diğer akrabalar arasında çekişme veya birçok başka sorun olabilir. Mesele, devletin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin 18 ve 19. maddeleri gereğince, çocukları anne babalarının yanında iken ihmal ve istismara maruz kalmaktan koruma sorumluluğunu yerine getirmek için ne yaptığıdır. Çocukları koruyabilmek için, öncelikle anne babanın bakım kapasitesini destekleyici, o olmadığı zaman da çocuk zarar görmeden anne baba dışında bir yerde çocuğu koruyacak bir mekanizma kurmak gerekir. Bunun için de bu tür vakalar ile karşılaşıldığında, somut olgudaki istismar eden kişinin tespiti kadar sistemdeki aksaklıkları da sorgulayıcı bir bakış açısı geliştirmemiz gerekiyor.</p>
<p><strong>Çocukların resimlerinin ya da ifadelerinin kamuoyunda paylaşılması toplumda ne gibi sonuçlar doğuruyor?</strong></p>
<p>Tek bir delil ile hükme varılabileceği sanılıyor. Öncelikle adalet sistemi ile ilgili çok yanlış bir bakış açısı oluşuyor. Linç kültürü yerleşiyor. Öte yandan gerçek sorumlular ve sorumlulukların sorgulanması engellenmiş oluyor. Toplum çocuk koruma konusunda doğru bir bakış açısı geliştiremiyor. Çünkü linç kültürü, gayet popülist bir yapıya sahip. Çok yorulmadan sonuca ulaşılabiliyor. Oysa iyi bir koruma sistemi, çok karmaşık bir yapıdır ve çok çalışmayı gerektirir.</p>
<p>Bu nedenle, linç kültürüne kapı aralayan her tür savunu faaliyetini, çocuk hakları mücadelesi bakımından ihanet olarak görüyorum.</p>
<blockquote><p>İstismar olgularının tüm detayları ile kamu önüne dökülüp, sonrasında ne olduğunun takip edilmemesi de mücadele bakımından zarar verici. Gittikçe kanıksanmasına ve aslında hiç de önleyici olmayan, insan haklarına aykırı müdahale biçimlerinin ana talep haline dönüşmesine neden oluyor.</p></blockquote>
<p><strong>Bazı davalar sosyal medyanın etkisi ile çözülüyor. Adaletin tesisi noktasında sosyal medya nasıl kullanılmalı? Hak ihlallerine dönüşmeden kullanılması için ne gibi tavsiyeleriniz var.</strong></p>
<p>Hayır, tam tersine çözülmüyor. Sosyal medyanın etkisi altında verilmiş hiçbir karara güvenemeyiz. Bu adil bir karar değildir. Bunu yapmaktan korkmamız gerekir. Sosyal medya veya medya veya her tür savunu çalışması, bir davada hükmün ne olması gerektiğini söylüyor ama nasıl olması gerektiği ile ilgilenmiyor ise sorun vardır. Toplumun, bir istismar olgusunun sanığının bulunmasını ve cezalandırılmasını talep etmesi normaldir. Ancak bunun nasıl olduğu ile çok da ilgilenmediği durumda, gerçek faillerin tespit edilememesi ihtimali her zaman vardır ve dünya tarihi de bunlarla doludur.</p>
<p>Ne yapılmalı sorusuna üç alanda cevap aranmalı diye düşünüyorum. İlki ceza davalarında delil yetersizliğinin sebepleri üzerinde durulmalı. İzleme yapan kişi ve kuruluşlar delil yetersizliği yaşanan alanları ve sebepleri konusunda toplumu doğru bilgilendirmeli. Delil yetersizliğinin sebepleri ve yeterli delil toplanması için yapılması gerekenler hakkında bilgiye ihtiyaç var. İkincisi, istismar olgularında mağdurların korunması konusu da toplumun gündemine getirilmeli. Koruyucu müdahale kapsamında yapılanlar, sadece çocukların korunması bakımından değil, ceza davalarında etkili sonuç elde edilmesi bakımından da önemli. Güvenliği sağlanamayan mağdurlar, şikayetlerinden vazgeçiyor veya çelişkili ifadeler verebiliyor. Son olarak da, her istismar olgusu üzerine neden önleyemedik, nerede boşluk var diye sormak gerekir.</p>
<p><strong>Çocukların ya da istismar gibi travmatize edici davaların bilgilerinin sızdırılması doğru mudur kamuoyuyla nasıl paylaşılmalı? </strong></p>
<p>Kamuoyunun hangi konuda, nasıl etki edebileceği üzerinde düşünmek gerekir. Önceki sorularda da söylediğim gibi ben kamuoyundan sorunun çözümüne dair bir irade oluşturmasını ve çözüm oluşuncaya kadar talebini sürdürmesini bekliyorum. Bu nedenle, istismarın nasıl gerçekleştirildiği ile ilgili veya mağdurun kim olduğu ile ilgili bilgilere değil, istismarın hangi koşullarda oluştuğuna ve önlemek ve korumak için ne yapıldığına, sürecin nasıl yürütüldüğüne, sorumluların sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerine odaklanmak gerekir. Dolayısıyla da bu nitelikteki bilgilerin paylaşılması gerekir. Aynı zamanda da sonuçlarının takip edilmesi gerekir. İstismar olgularının tüm detayları ile kamu önüne dökülüp, sonrasında ne olduğunun takip edilmemesi de mücadele bakımından zarar verici. Gittikçe kanıksanmasına ve aslında hiç de önleyici olmayan, insan haklarına aykırı müdahale biçimlerinin ana talep haline dönüşmesine neden oluyor. Bu nedenle bu alanda çalışanların, bu nitelikteki paylaşımlardan özenle sakınması, ana sorunu ve sorumluyu gösterecek biçimde ve doğru bilgiyi paylaşmaya özen göstermesi gerekir.</p>
<p>Burada şöyle bir ayrım yapabiliriz. Herkes çocuk istismarının önlenmesi gerektiği konusunda duyarlılık sahibi olabilir ve bu duyarlılığını dile getirebilir. Yani faili bulun, cezalandırın, çocuğu koruyun, bunu gecikmeden yapın vb. Talepleri herkes dile getirebilir. Ancak örneğin, hangi durumda çocuğa yaptırılan resmin delil olarak kullanılabileceği, ifadenin alım tekniğine göre geçerliliğini etkileyecek haller gibi konular, bu alanda bilgi sahibi olmayı gerektirir. Eğer bu alanda bilgi sahibi değilseniz, savununuzu duyarlılık alanında tutmalısınız ki, yanlış bir bilgi üretip, yaymayın. Ancak birçok kişi, çocuk istismarı veya çocuk hakları alanında konuşmak için duyarlı olmayı yeterli kabul ediyor ve bazen sorunun sebebi de bu olabiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/09/toplumu-yargic-haline-getirmekten-kacinmak-gerekir/">&#8216;Toplumu Yargıç Haline Getirmekten Kaçınmak Gerekir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Yangın Bölgesi Yanmasına Alıştı(rıldı)ğımız Bölge’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/01/yangin-bolgesi-yanmasina-alistirildigimiz-bolge/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2021 08:19:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Genç İlçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kazdağları İstanbul Dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[maden sahası ve orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Gökçe]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[yerel medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72193</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bingöl’de günlerce süren orman yangınını gündeme taşıyan Gazeteci Murat Gökçe, “Yangın bölgesi aslında yanmasına alıştı(rıldı)ğımız bölge. Bu yangınlar bazen haftalar, bazen aylar sürerdi. Çoğunlukla yangının sönmesi için yağmurdan medet umuyorduk.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/01/yangin-bolgesi-yanmasina-alistirildigimiz-bolge/">‘Yangın Bölgesi Yanmasına Alıştı(rıldı)ğımız Bölge’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bingöl’ün Genç ilçesinde 25 Haziran 2021 günü başlayan orman yangını 5 günün sonunda kontrol altına alınabildi. Orman yangının nedeni bazı medya organlarına <a href="https://twitter.com/yeniyasamgazete/status/1409869259723919366">“maden sahalarına alan açmak</a>” olarak yansıdı. <a href="https://twitter.com/bingolvaliligi/status/1409812973539975168">Bingöl Valiliği,</a> yanan alanda, soğutma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Valilik ayrıca, “kuraklık ve rüzgar nedeniyle genişleyen yangın alanına” rağmen “<a href="https://twitter.com/bingolvaliligi/status/1409495372205019136/photo/1">zamanında gerçekleşen müdahaleler sayesinde yerleşim yerlerine ulaşmaması ve can kaybı olmamasını</a>” teselli olarak gördüğünü belirtti.</p>
<p>Bingöl’deki orman yangından haberdar olmamızı sağlayan ve <a href="https://twitter.com/kazdaglariist/status/1409855693365071873">sosyal medyada adını duyduğumuz</a> <a href="https://twitter.com/muratg_12">Murat Gökçe</a>, hem bir muhabir olarak sahadan gelişmeleri aktardı hem de yangın söndürme çalışmalarına aktif olarak katkı sundu. Gökçe’ye orman yangınına ilişkin izlenimlerini ve yerelde yapılan gazeteciliğin zorlukları ile yerelin gündemini ulusala taşımanın olanaklarını konuştuk.</p>
<p><strong>Bingöl’deki orman yangınına bir muhabir olarak nasıl müdahil oldunuz? </strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-72194 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/bingolde-orman-yangini.jpg" alt="‘Yangın Bölgesi Yanmaya Alıştı(rıldı)ğımız Bölge’" width="252" height="355" />Mesleğimin başında, yerelde basın çalışmalarını sürdüren ilk göz ağrım, &#8220;Gencinsesi&#8221; gazetesinde muhabirlik mesleğini icra etmekteyim. 25 Haziran Cuma Günü de işimin başındaydım. Ancak mahut günde bölgeden aldığımız duyumlara göre, Servi beldesinde ufak çaplı bir yangının çıktığı, çalışmaların devam ettiği yönündeydi.</p>
<p>Haberi yaptıktan birkaç saat sonra, akşam saatlerine doğru, yirmi kilometre uzaklıktaki yangın bölgesinden ilçe merkezine doğru yönelen duman kümeleri, yangının ufak çaplı olmadığı konusunda bizi şüphede bıraktı. Bu şüpheyle beraber, alelacele ertesi gün yangın bölgesine geçtim.</p>
<p><strong>Bölgeden ve sahadan yangına dair haber yapan tek gazeteci siz miydiniz? Neden sosyal medyada siz öne çıktınız? </strong></p>
<p>Bölgeye intikal eden ilk gazeteciydim. Durumu tespit etmeye, çalışmaları incelemeye vakit bulmuştum ki, köylüler tarafından sert bir tepkiye maruz kaldım. Kamerayla görüntü almamın önüne geçildi ve hakaret yağmuruna tutuldum. Daha sonra ise edindiğim bilgilere göre, köy sakinlerinin tepkisi bana değil Orman İşletme Müdürlüğü personellerineydi ve ben de bu tavırdan nasibimi almış bulunmaktaydım.</p>
<p>Köylülerle samimi bir iletişim kurduktan sonra işimin başına döndüm ve ilk görüntüleri paylaşmaya başladım. Aynı zamanda yangına köylülerle beraber kendi çapımızda müdahale etmeye çalışıyor, bir yandan köylülerin nabzını tutuyor, bir yandan da gazeteci Fırat Bulut aracılığıyla basına köylülerin tavrını aktarıyordum. <strong>Haberler etkisini göstermiş olmalı ki, yangına müdahale ekiplerinde bir hareketlilik gözlemledim. </strong></p>
<p><strong>Yangın ne kadar bir alanda nasıl bir tahribata neden oldu? Yangının ekosisteme ve hayvanlara verdiği zararı şu an bilebiliyor muyuz? </strong></p>
<p>Bu yangına ilk defa gazeteci kimliğimle şahit olmuştum. Bu kadar gündemde tutma çalışmalarımıza rağmen beşinci gün ancak kontrol altına alınan bölgede valiliğin resmi olmayan değerlendirmesine göre 3(üç) bin hektarlık alan yandı. Bingöl Barosu’nun yaptığı araştırmaya göre ise bu sayı 10(on) bin hektarlık alana ulaşmıştı. <strong>Bununla beraber ilçe halkı ilk defa bir yangına iki helikopterle müdahale edilmesine şahit oldu.</strong></p>
<p><strong>Yangına geç müdahale edildiği iddialarına ne diyorsunuz? </strong></p>
<p>Canla başla çalışan personelin yeterli donanıma ve elemana sahip olmadıklarını fark edince bunu da haber yazılarıma ekledim. Bunun üzerine ikinci gün bölgeye bir helikopter sevk edildi. Ancak güvenlik gerekçesiyle yangına müdahale için temin edilmesi gereken su, bölgeye yakın sulak alanlardan değil Solhan ilçesinden tedarik edildi.</p>
<p>Bu durum yangına müdahalede gecikmenin getirdiği etkisizliğe sebebiyet verdi. Çok sık ormana sahip olan bölgedeki bu gecikme, yangının katbekat artmasına neden oldu. Bunu da gündeme getirdikten sonra, üçüncü gün bölgeye sevk edilen ikinci helikopterle beraber yangın yerine yakın yerlerdeki sulak alanlardan su taşımaya başlandı.</p>
<p><strong>Yangının neden çıktığına dair sahada yerel halkın tespitleri neler? Sizin yetkililerden edindiğiniz izlenim nedir?  </strong></p>
<p>Geç müdahale konusuna tekrar değinmek istiyorum. Yangın bölgesi aslında yanmasına alıştı(rıldı)ğımız bölge ve bu yangınlar bazen haftalar, samimi söylüyorum, bazen aylar sürerdi. Çoğunlukla yangının sönmesi için yağmurdan medet umduğumuz oluyordu.</p>
<p>Aynı zamanda yangına müdahaleden verim alınamamasının bir diğer nedeni, organize bir çalışmanın yürürlükte olmamasıydı. Bu durum bir paniğe sebep olmuş olabilir müdahale konusunda ancak tekrarlamakta fayda görüyorum, itfaiye personeli yangına müdahalede elinden geleni yapıyordu. Ancak orman işletme personeli için aynı değerlendirmede bulunmam söz konusu değil. Ayrıca itfaiye ekipleri, yangın evlere sıçramasın diye teyakkuz halindeydiler.</p>
<p>Olaylar böyle gelişirken, bir ara yangının, esen rüzgarla bizim müdahale ettiğimiz bölgede harlanmasıyla acilen bölgeden uzaklaşıp, oksijen ve su desteği almak zorunda kaldık. Şebekenin çektiğini fark edince son durumu bildirmek için giriştim.</p>
<p><strong>Bingöl’deki yangın, Türkiye gündeminde yeterli ilgiliyi gördü mü? </strong></p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-72199 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/bingol-orman-yangini-3.jpg" alt=" ‘Yangın Bölgesi Yanmaya Alıştı(rıldı)ğımız Bölge’" width="318" height="279" />Orman Genel Müdürlüğü, sosyal medya üzerinden Marmaris&#8217;te çıkan yangına yapılan erken müdahaleyle övünüyordu. Bu durumu köylüye aktardığımda ise, &#8220;Marmaris&#8217;i turist görünce dünya görüyor, turist Servi&#8217;yi görmeyince dünya bizi ne yapsın?&#8221; şeklinde cevap aldım. “Ama bu sefer böyle olmayacak” dedim ve hemen hashtag faaliyetlerimizi başlattık, sağ olsunlar ki sosyal medyada duyarlı vatandaşlardan epey destek aldık.</p>
<p>Şunu tecrübe ettiğimi söyleyebilirim: <strong>belki de sosyal medyada oluşturduğumuz kamuoyu geç de olsa yangının beşinci günde kontrol altına alınmasına vesile</strong> <strong>oldu.</strong> Böyle bir güce vasıl olmasaydık, sanıyorum birkaç hafta daha sürebilirdi.</p>
<p>Son olarak şebeke sorunundan dolayı canlı yayın yapamadığımızı ve hükümete yakın yayın yapan ajanslara da görüntü verdiğimizi eklemek isterim. Onlar görüntü alıp gittiler, ben gidemezdim. Yanan bendim, benim coğrafyamdı. Sessiz kalamazdım.</p>
<h5><strong>‘Sosyal Medyada Duyarlı Vatandaşın İnsafına Kalmış Durumdayız</strong><strong>!’</strong></h5>
<p><strong>Yerelde çalışan muhabir olarak, ulusala haberi ulaştırmak ve kamuoyunun dikkatini çekmek konusunda ne tür zorluklar yaşıyorsunuz?</strong> <strong>Doğu’da haber yapmayı nasıl tarif edersiniz?  </strong></p>
<p>Bir gazetecilik müessesesinin amacı ve gereği olarak, aldığım, tanık olduğum haberi bir gazeteci misyonuyla tarafsız, nesnel ve objektif bir şekilde aktarmaya çalışıyorum. Yerelde aldığım desteğe karşılık, <strong>ulusalda otoritenin bize dayattığı haberlerle sınırlı kalan bilgileriyle</strong> <strong>bizim taraflı olduğumuzu düşünüp bunu sabote etmeye çalışanlar olduğunu gözlemledim.</strong></p>
<p>Bununla beraber <strong>ulusal arenanın ilgisini çekebilecek haberi çıkarmak da cabası</strong>. Aracı olduğumuz ajansın inisiyatifine bağlıyız çoğunlukla. Bunun yanında yetersiz ekipman, ulaşımdaki zorluk, sözü geçen yangındaki gibi şebekede yaşanan zayıflık, haber yapma sürecinde ayak bağı olabiliyor. <strong>Sosyal medyada da kamuoyu oluşturmak için duyarlı vatandaşın insafına kalmış bulunmaktayız.</strong></p>
<p>Ayrıca bu süreçte özellikle İstanbul&#8217;da olan gazeteci arkadaşım Fırat Bulut&#8217;a Genç ilçesinde Genç için Bir Saat Derneği üyelerine itfaiye eri Muzaffer Aktekin&#8217;e ve sosyal medyada destek olan herkese sonsuz teşekkürler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/01/yangin-bolgesi-yanmasina-alistirildigimiz-bolge/">‘Yangın Bölgesi Yanmasına Alıştı(rıldı)ğımız Bölge’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Yönelik Şiddet: Medya Temsilcileri Meclis’te</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/21/kadina-yonelik-siddet-medya-temsilcileri-mecliste/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeşim Yavuzer]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2021 08:13:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[habercilik ilkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis Araştırması Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması için Meclis Komisyonu’nda kadına yönelik şiddetin medyadaki temsiliyeti ve sorunlara dair konuşan gazeteci ve yöneticilerin topu sosyal medyaya atması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/21/kadina-yonelik-siddet-medya-temsilcileri-mecliste/">Kadına Yönelik Şiddet: Medya Temsilcileri Meclis’te</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması için Meclis Komisyonu’nun geçen haftaki gündemi kadın ve kadına yönelik şiddet haberlerinin basında nasıl yer bulduğu, yazıldığı ve yayınlandığıydı. Söz, fikir ve görüşlerini paylaşmak üzere komisyon toplantısına davet edilen medya temsilcilerinindi.</p>
<p>Komisyonun geçen haftaki toplantısına haber ajansı, televizyon ve gazetelerden, 14 temsilci katıldı. Medya temsilcilerinin sadece 3’ü kadındı: HaberTürk Ankara Temsilcisi Sibel Demirci Erdem, CNN Türk Haber Müdürü Elçin Ergün ve Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat.</p>
<p>Meclis Araştırması Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kuruldu. Çalışmalarını iki aydır sürdüren ve başkanlığını AKP Malatya Milletvekili Öznur Çalık’ın yürüttüğü komisyonda bugüne kadar gerçekleşen görüş alışverişleri ve açıklamalar zaman zaman sivil toplum örgütleri ve akademisyenler tarafından büyük tepkilerle de karşılandı.</p>
<p>Gazeteciler ve kurum yöneticileri yaptıkları sunumlarda genel olarak haber yapım aşamalarını anlattı. Örnekler üzerinden haberde kullanılan dilde nelere dikkat ettiklerini aktardı. Kurumların, özellikle yönetim kadrolarındaki, kadın temsiliyetine dair değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Konuşmacıların ifadelerinde, medyada kadına yönelik şiddet ve kadın cinayeti haberlerinde “mükemmel bir noktada olunmasa da, eskiye göre çok daha iyi bir noktada olunduğu” yönünde görüş hakimdi. Yani, şu anda basında kadın haberleri açısından “eskiye nazaran mesleki etiğe daha uygun haberler yapılıyor, yapılmaya çalışılıyor.”</p>
<p>Ancak sunumlarda bu konuya dair esas ‘ortak sorun’ olarak, sosyal medyaya işaret edilmesi dikkat çekti. Sivil Sayfalar olarak komisyonda yapılan sunumlardan bazı bölümleri derledik.</p>
<h5><strong>‘Sosyal Medya Kullanıcıları İçin de Sorumluluk Doğuyor’</strong></h5>
<p>Anadolu Ajansı (AA) Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan, sunumunda, medyanın kadar sosyal medya vasıtasıyla bireylere de sorumluluk alanı doğduğunu ifade etti. “Kullanıcıların, aynı zamanda birer kişisel ajans gibi de davranabildiği bu platformlarda, içeriğin üreticisi konumunda yer aldıklarında, zaman zaman çok zor bir durumla da karşı karşıya geldiklerini” söyledi. Ajansın şiddet ve kadına yönelik şiddeti haberleştirirken “benimsediği habercilik ilkelerini” bireysel sosyal medyada kullanıcılarının her zaman dikkate almadığının altını çizdi.</p>
<h5><strong>‘Sosyal Medyanın Ortaya Çıkmasının Ardından Müşterilerde Bir Doyumsuzluk Oldu’</strong></h5>
<p>İhlas Haber Ajansı (İHA) Ankara Haber Müdürü Beyazıt Cebeci&#8217;ye göre “Sosyal medyanın ortaya çıkmasının ardından müşterilerde [İHA’ya abone olan gazete ve televizyonları kastediyor] bir doyumsuzluk oldu.” Cebeci, sosyal medyaya yansıyan bilgilerin üzerine gitmek zorunda kaldıklarını, araştırdıklarında, kaynaklara indiklerinde ve Emniyet Birimleriyle işbirliği yaptıklarında işin boyutunun farklı şekilde ortaya çıktığını anlattı.</p>
<h5><strong>Sosyal Medyaya ‘Mercek’ Tutulmalı</strong></h5>
<p>TRT Haber Yayın Koordinatörü Yahya Bostan, özellikle 15-30 yaş arası insanların haber ihtiyaçlarını artık televizyondan, gazetelerden değil, internetten/sosyal medyadan karşıladıklarını belirterek sosyal medya uygulamalarına ‘bir mercek’ tutulması gerektiğini savundu. Sosyal medyada aile içi şiddet, kadına karşı şiddet ve akran zorbalığı gördüğünü; bunu “aslında şiddet amacıyla değil, bir şaka, bir mizah ve mizansenmiş gibi yaparak, birbirilerine şiddet uyguladıklarını” söyledi. “Bunu mizah olarak çok görüntülenmek ve beğenilmek için yapıyorlar. Ama bu aslında şiddeti meşrulaştırıyor, normalleştiriyor ve yaygınlaştırıyor.” Kadına karşı şiddetle mücadelede atılması gereken adımlar varsa, “mutlaka sosyal medya konusuna da bakılması gerekiyor,” dedi.</p>
<h5><strong>Artık ‘Her Yatakta Bir Telefon Var’</strong></h5>
<p>CNN Türk Haber Müdürü Elçin Ergün, “ellerinden geleni yaptıklarını” söyleyerek başladı.</p>
<p>“Biz elimizden geleni yaptık, evet, bu konuda görüntülere dikkat ettik. Ama ortada bir sosyal medya gerçeği var. Vermek istemediğimiz, olmaması gereken görüntüler orada elden ele her eve giriyor. Hani ‘Her odada televizyon var’ dedik ya, artık ‘her yatakta bir telefon var.’ Yatarken insanlar telefonlara bakıyorlar, o görüntüleri izliyorlar. Bazen biz kendi çevremizdekilerle bile yaşıyoruz. Sosyal medyanın gücü o kadar fazla ki; ‘Yok, o öyle değil’ dediğimizde, kendi yakınlarımız bile sosyal medyadan aldığı habere güvenip bize itibar etmeyebiliyor. Açıkçası biz konvansiyonel medya olduk gibi geliyor bana artık. Yeni medya düzeni var ister istemez. Artık herkes birer medya, herkes bir medya mensubu. Herkes medya mensubu olarak da o görüntüyü en iyi şekilde çekip verdiğini düşünüyor.”</p>
<h5><strong>‘Ama o Görüntüler Sosyal Medyada Tüm Çıplaklığıyla Yer Aldı’</strong></h5>
<p>HaberTürk TV Ankara Temsilcisi Sibel Demirci Erdem ise ‘sosyal medya’ etkisini bir örnekle açıkladı: “Sizler de hatırlayacaksınız, Samsun’da, sokak ortasında eşini döven, eşine şiddet uygulayan, kafasına tekmeler atan o kişi… Bütün haber kanallarında, bütün ana haber bültenlerinde bu konu elbette yer buldu. Ama biz bu görüntüleri verirken yine de o şiddeti olabildiğince eleyerek vermeye çalıştık. 5 yaşındaki kızının gözleri önünde kadını döven bir eşten bahsediyoruz; ama o görüntüler sosyal medyada tüm çıplaklığıyla yer aldı. Bu konuya da dikkat çekmek istiyorum. Yani bizler konvansiyonel medya olarak bazı konularda üzerimize düşen hassasiyeti ve sorumluluğu gösteriyoruz elbette. Ama bu sosyal medya konusuna da dikkat edilmesi gerektiğine işaret etmek istiyorum.”</p>
<h5><strong>‘Sosyal Medya Platformları Üzerinden de Bilinçlendirilmeli’</strong></h5>
<p>Halk TV Ankara Haber Müdürü Umut Yertutan, sosyal medyanın vazgeçilemeyecek bir noktada olduğunu ve teknolojik olarak daha da ileriyle gidileceğini söyledi ve “Dünya avcunuzun içinde; Amerika’da olan bir şiddeti de izliyorsunuz, Türkiye’de olan bir şiddeti de izliyorsunuz” dedi. “Sadece medya üzerinden değil sosyal medya platformları üzerinden de insanların bilinçlendirilmesi, empatiye zorlanması” gerektiğinin altını çizdi.</p>
<h5><strong>‘Mağdurlar Şiddeti İkinci Kez Medya ya da Sosyal Medya Aracılığıyla Yaşamamalı’</strong></h5>
<p>Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat, mağdurların şiddeti ikinci kez medya ya da sosyal medya aracılığıyla yaşamaması gerektiğine dikkat çekti. “Köylerde, kasabalarda, Türkiye&#8217;nin en ücra köyünde yerel medyaya ve haber ajanslarına büyük rol düştüğüne” değindi. “Biz, merkez medya, ana akım medya olarak belki bir köyde yaşananı anında öğrenemiyoruz ama haber ajanslarının özellikle Türkiye’nin dört bir yanında örgütlenmiş olması, orada yaşanan tüm olumsuzluğu Türkiye&#8217;nin gündemine ve kamuoyuna taşıyabiliyor.”</p>
<h5><strong>‘Sosyal Medya Profesyonelce ve Kitleleri Maksatlı Şekilde Yönlendirmeye Açık Kullanılıyor’</strong></h5>
<p>Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, ‘vatandaş gazeteciliği’ ile bağdaştırarak sosyal medya eleştirilerini dile getirdi: “Herkesin elinde malum akıllı telefonlar var, hemen hemen herkesin bir sosyal medya hesabı var. Dolayısıyla, her birey yerine ve zamanına göre âdeta bir gazeteci, gönüllü gazeteci olabilir. Onların anlık olaylara tanıklık ve anlatımlarıyla vatandaş gazeteciliği yapıldığı kadar, özellikle sosyal medyanın çok profesyonelce ve kitleleri maksatlı şekilde yönlendirmeye açık biçimde kullanıldığı anlara ve olaylara da rastlıyoruz.”</p>
<h5><strong>‘Medya Bu Noktada Ne Kadar Sorumlu?’</strong></h5>
<p>AKP Milletvekili Habibe Öcal, “Sosyal medyanın cazibesi noktasında, insanların beğeni alma, takipçi alma uğruna yani bir nevi medya da bunu yapıyor reyting uğruna, şiddeti daha görünür hâle getirme ve bunu bir eğlence kapsamında alma noktasında da bir zihniyet geliştiği” tespitinde bulundu ve bunun gelişmesinde medyanın ne kadar sorumluluğu olduğunu sorguladı. Aslında, bunun sosyolojik bir sorun olduğunu ama bu sosyolojinin gelişmesinde de medyanın çok önemli bir yer aldığına inandığını belirterek “Medya bu noktada ne kadar sorumlu?” diye sordu.</p>
<h5><strong>‘Bir Noktada Sorumludur’</strong></h5>
<p>CNN Türk Haber Müdür Elçin Ergün soruyu, “Bu çağı şöyle tanımlıyorlar: ‘Görünüyorum, o hâlde varım.’ Bu çağın adı bu. Medya yani daha doğrusu televizyonlar sorumlu mudur? Pek tabii ki sorumludur. Artık böyle on beş dakikadan da kısa sürelerde şöhret olmanın derdine düşülmüş durumda. Evet, medya bir şekilde bu görünürlüğün yolunu aralamıştır, açmıştır ama artık sosyal medyada şöhret [konusu] kendi mecrasında gidiyor. Zaten sosyal medyada meşhur olan bir süre sonra televizyona da çıkıyor ya da sosyal medyadakine sorsanız bir gün televizyona çıkmak için yapıyor yani o yolu açmaya çalışıyor,” yanıtını verdi.</p>
<p>Komisyon Başkanı Malatya Milletvekili Öznur Çalık ise, “Özellikle sosyal medyadaki vurgularınız hepimizin dikkatini çeken konu ve bunlarla ilgili de biz çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/21/kadina-yonelik-siddet-medya-temsilcileri-mecliste/">Kadına Yönelik Şiddet: Medya Temsilcileri Meclis’te</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sansür Devletlerin İsteği İle Gerçekleşiyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/21/sansur-devletlerin-istegi-ile-gerceklesiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 09:10:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Alphan Sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70269</guid>

					<description><![CDATA[<p>NewsLabTurkey Bülten Editörü, serbest yazar ve araştırmacı Ahmet Sabancı, sosyal medya platformlarının Filistinlilere ait hesaplara yönelik almış olduğu  sansür kararını değerlendirirken, “Dünyanın her yerinde tecrübe ettiğimiz bu sansür büyük anlamda devletlerin isteği ve kimi zaman da zorlaması nedeniyle gerçekleşiyor“ dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/21/sansur-devletlerin-istegi-ile-gerceklesiyor/">“Sansür Devletlerin İsteği İle Gerçekleşiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Filistin ile İsrail arasındaki gerilimin tekrar artması ile birlikte sosyal medya platformlarında yaşanan olaylara karşı tepki giderek yükseliyor. Fakat yakın zamanda Twitter, Facebook ve Instagram tarafından Filistinlilerin yaşadıklarına dikkat çekmek için kullanılan etiketler görülmemeye başlandı. Bunlara ilaveten Filistinlilere ait paylaşımlar ve hesapların bazıları da kaldırıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Facebook ve Twitter yaşanan sorunlara ilişkin yaptığı açıklamada problemin teknik sorunlar yaşandığı için ortaya çıktığını iddia etti. Ancak bazı kesimler iki farklı şirketin benzer teknik sorunlar yaşamasının tesadüf olmadığını ve sebebinin İsrail devletinin taleplerinden dolayı kaynaklandığını öne sürdü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yakın zamanda yine İsrail’in </span><span style="font-weight: 400;">Filistin Özerk Yönetimi kontrolündeki Gazze’ye yönelik saldırı düzenlediği bugünlerde Google Eart tarafından bölgeye ait harita verilerinin  sansürlendiği ortaya çıkmıştı. </span><span style="font-weight: 400;">Tüm bu gelişmelerin neticesinde uluslararası STK’lar şirketleri dürüst olmaya ve bu sansüre son vermeye çağıran bir </span><a href="https://www.accessnow.org/sheikh-jarrah-facebook-and-twitter-systematically-silencing-protests-deleting-evidence/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">kampanya</span> </a><span style="font-weight: 400;">başlattı. Twitter, Facebook, Instagram gibi platformların sansür niteliği taşıyan uygulamalarına ve uluslararası STK’lerin yürütmüş olduğu kampanyaya ilişkin süreci NewsLabTurkey Bülten Editörü, serbest yazar ve araştırmacı Ahmet Alphan Sabancı ile konuştuk.</span></p>
<h5><b>“Devletlerin Önceliği Vatandaşlarının Özgürlüğünü Korumak Olmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70272 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ahmet-alphan-.jpg" alt="Ahmet Alphan Sabancı" width="293" height="311" />Ahmet Sabancı, bu durumun uzun yıllardır süregelen bir sorunun tekrarı olduğunu belirterek, “Özellikle söz konusu Filistin olduğunda, büyük teknoloji platformları konuya dair ABD ve İsrail’in politikalarına ters düşen yani Filistin’de yaşayan insanların en temel haklarını savunan içerikleri ve sayfaları sıkça engelliyordu. Burada en büyük faktör elbette ABD ve İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler ve bunun ABD merkezli olan şirketlere yansıması. Maalesef söz konusu bu tarz politik içerikler olduğu zaman, </span><a href="https://www.versobooks.com/books/3772-silicon-values" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">J</span><span style="font-weight: 400;">illian C. York’un Silicon Values kitabında</span></a><span style="font-weight: 400;"> da vurguladığı gibi, platformlar fazlasıyla muğlak olan ve keyfi bir şekilde kullandıkları “terörist” kalıbına sığınıyor ve kendilerini politik anlamda güvenli bir yerde konumlandırmak için bu bahaneyi kullanarak her türlü sansürü normalleştiriyor” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sabancı, “Burada özellikle dikkat çekici bulduğum nokta platformların bu sefer verdikleri tepki. Geçtiğimiz yıllarda İsrail’in Filistin’de uyguladığı şiddet ve arkasından gelen sansür dalgası genellikle etkili bir gündem olamıyordu. Bu da bu platformların rahat bir şekilde sorunu görmezden gelmelerine imkân sağlıyordu. Ancak bu sefer hepsi “teknik arıza” bahanesine sığınan açıklamalar yaptı ve geri adım attı. Her ne kadar sansür farklı şekillerde devam etse de bu sefer bir fark var: platformlar uluslararası baskıdan korkuyor ve normalde hiç açıklama bile yapma gereği duymadıkları eylemlerini hata gibi göstermeye çalışıyor” diye kaydetti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birçok uluslararası hak örgütünün ve dijital haklar konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının dahil olduğu kampanyanın da İsrail üzerindeki baskıyı arttırmaya yönelik bir çabanın ürünü olduğunu ifade eden Sabancı, “Access Now ekibinde ve diğer STK’larda uzun zamandır hem Filistin hem de diğer konularda içerik yönetimi ve platform sansürü konusunda çalışan isimler bu sorunun giderek daha tehlikeli bir hâle geldiği konusunda bizleri uyarıyordu. Filistin örneğinde de bunu çok daha net bir şekilde gördük. Bu noktada sivil toplumun uluslararası bir dayanışma örneği göstererek bir kampanya başlatması da olumlu bir gelişme” diye söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70273 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur-640x360.jpg" alt="sansür" width="373" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 373px) 100vw, 373px" />Sabancı, sosyal medya platformlarının uygulamış olduğu ve sansür niteliği taşıyan bu kararlara karşı devletlerin ve sivil toplum kuruluşlarının nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiğine dair soruya, “Maalesef devletlerin bu noktada pek yardımı olacağını düşünmüyorum, çünkü dünyanın her yerinde tecrübe ettiğimiz bu sansür büyük anlamda devletlerin isteği ve kimi zaman da zorlaması nedeniyle gerçekleşiyor. Bu platformların hepsi bir ülkede hizmet vermeye devam edebilmek için devletleri de daima memnun etmek zorunda olduklarından dolayı, çoğu zaman kullanıcılarının istekleri ve beklentileri arka planda kalıyor. Devletlerin önceliği kendi vatandaşlarının refahını ve özgürlüklerini korumak olmadığı sürece bu noktada faydadan çok zararları olacaktır” diye cevap verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil topluma bu konuda çok daha ağır yükün düştüğüne değinen Sabancı, “Sivil toplumun hem bulundukları ülkelerin yasal düzenlemeleri ve bunların uygulanması noktasında temel hak ve özgürlüklere uyulduğundan emin olmak için çalışması, aynı zamanda da platformlar üzerinde benzer bir baskı mekanizması kurabilmesi gerekiyor” diye belirtti. İlk kısım zaten sivil toplumun ana çalışma alanı olduğuna dikkat çeken Sabancı, “Ancak ikincisi hâlâ yeni diyebileceğimiz ve bu yüzden de etkili olma konusunda zaman zaman zorlandıkları bir alan. Tıpkı platformlar gibi sivil toplumun da uluslararası bir şekilde çalışabilmesi, kendileri ile aynı konularda çalışan ama farklı ülkelerde faaliyet gösteren kurumlarla sürekli bir temas ve dayanışma hâlinde olması gerekiyor. Çünkü platformların aldıkları hiçbir karar veya yaptıkları hiçbir değişiklik o ülkenin sınırları içerisinde kalmıyor” diye ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sansürün birçok anlamda genişlediğini söylemenin mümkün olduğuna dikkat çeken Sabancı birçok konuda platformların çok geniş kısıtlamalar getirebildiğine değinerek, “Çoğu zaman da bunları fazlasıyla keyfi bir şekilde uyguluyor. Ancak </span><a href="https://www.wired.co.uk/article/social-media-competitive-compatibility"><span style="font-weight: 400;">Cory Doctorow’un tabiriyle</span></a><span style="font-weight: 400;">, bu platformlardan taşınmak başka bir ülkeye taşınmaktan daha zor olduğu için, başka bir seçeneğimiz yokmuş hissine kapılıyoruz. İnternetin sosyal kısmını nasıl bir geleceğin beklediğini şu anda kestirmek güç, çünkü bu platformların tekel gücü herhangi bir rekabete fırsat tanımıyor. Ancak bu şekilde devam ederse, beklemediğimiz bir dönüşümün gerçekleşmesi mümkün. Bunun en büyük işareti de birçok farklı kesimden insanın bu platformlara bağımlılık konusunda şikayetçi olması ve alternatiflere ihtiyacımız olduğunu dile getirmesi. Ancak bunun nasıl ya da ne zaman gerçekleşeceğine dair bir şey söylemek mümkün değil” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/21/sansur-devletlerin-istegi-ile-gerceklesiyor/">“Sansür Devletlerin İsteği İle Gerçekleşiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
