<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>siyaset arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/siyaset/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/siyaset/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Nov 2023 13:11:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>siyaset arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/siyaset/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Siyasette Değişimin İtici Gücü: Kadın Temsili</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/22/siyasette-degisimin-itici-gucu-kadin-temsili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 13:11:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın temsili]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[siyasette temsil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85544</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araştırmalar, Türkiye toplumunun hem seçmen hem de parti düzeyinde kadınların siyasette temsilini önemsediğini ve buna istekli olduğunu, değişimi de kadınların siyasete katılımı üzerinden değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Özellikle gençler ve kadınlar için kadın adaylar oy davranışını etkilemede önemli bir faktör olarak görülüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/22/siyasette-degisimin-itici-gucu-kadin-temsili/">Siyasette Değişimin İtici Gücü: Kadın Temsili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-2641620 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="2641620" data-element_type="section">
<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
<div class="elementor-row">
<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-78b8d85" data-id="78b8d85" data-element_type="column">
<div class="elementor-column-wrap elementor-element-populated">
<div class="elementor-widget-wrap">
<div class="elementor-element elementor-element-b81ba17 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b81ba17" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
<div class="elementor-widget-container">
<div class="elementor-text-editor elementor-clearfix">
<p>Metropol Araştırma’nın yaptığı “Türkiye’nin Nabzı” araştırmasının Ekim ayı verisinde, toplumun yüzde 80,3’ünün kadın ve erkeğin hayatın her alanında eşit olması gerektiğini düşündüğüyle ilgili bir bölüm yer alıyor. Oran; kadınlarda yüzde 82, erkeklerde ise yüzde 78 olarak değişiyor. Ben Seçerim Derneği’nin geçtiğimiz yıl yaptığı “Siyasette Kadın Araştırması” da toplumun yüzde 62’sinin, (kadınların yüzde 71’i, erkeklerin yüzde 54’ü) kadın siyasetçi artınca Türkiye’nin gelişeceğini, daha iyi bir toplum haline geleceğini düşündüğünü ortaya koymuştu. Türkiye genelinde 31 ilin 80 ilçesindeki 126 mahalle veya köyde, toplam 2.258 kişi ile yüz yüze ve derinlemesine görüşmelerle yapılan araştırmada, toplumun yüzde 61’inin partilerde mecburi kadın kotası uygulanması gerektiğini düşündüğü belirtilmişti. Bu fikre katılmayanlar toplumun sadece yüzde 23’ünü oluşturuyor. Aynı araştırmada toplumun yüzde 85’inin kadınların çalışma hayatında da eğitimde de erkeklerle eşit şartlarda olması gerektiğini düşündüğü, bu oranın kadınlar arasında yüzde 89, erkekler arasında yüzde 81 olduğu yer almıştı. Araştırmaya göre, toplumun yüzde 40’ı hiçbir partinin kadın-erkek eşitliği konusundaki duruşunu başarılı bulmazken, toplumun yüzde 20’si bu konuda AK Parti’yi başarılı buluyor. AK Parti’yi yüzde 16 ile CHP, yüzde 11 ile İYİ Parti, yüzde 8 ile HDP takip ediyor.</p>
<p>Toplumun bakışı bu düzeydeyken kadınların siyasetteki temsiline baktığımızda parlak olmayan bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Türkiye’de nüfusun yüzde 49,9’unu oluşturan kadınların TBMM’de temsil düzeyi sadece yüzde 20 seviyesinde. Üstelik bu oran Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranı. Yerel yönetimlerde temsil daha da düşük düzeyde seyrediyor. 2019 yerel seçimlerinde 1.359 belediye başkanlığında 42 kadın (yüzde 3), 20.745 belediye meclis üyeliğinde 2.283 kadın (yüzde 11,01), 1.272 il genel meclis üyeliğinde 48 kadın (yüzde 3,77), 30 büyükşehir belediye başkanlığında üç kadın (yüzde 10) yer aldı. Geçtiğimiz yıl “‘Yarının Türkiyesi’ Kadınsız Masalarla Kurulamaz” başlıklı <a href="https://www.perspektif.online/yarinin-turkiyesi-kadinsiz-masalarla-kurulamaz/">yazıda</a> bu katılımın önündeki yapısal ve kültürel sorunlara değinmiştim.</p>
<p>Ulusal Demokrasi Enstitüsü Türkiye şubesinin Metropol Araştırma desteğiyle yaptığı “Siyasi Partilerde Kadın Katılımı” araştırması da bu yapısal sorunlara işaret ediyor. Araştırmaya katılan kadınların yarısından fazlası (yüzde 54) eş ve çocukları ile ilgili sorumlulukların siyasette aktif olmalarını engellediğini veya zorlaştırdığını belirtirken erkeklerde bu oran yüzde 38 civarında. Araştırmaya katılan siyasi parti üyelerine göre kadınların siyaseten ilerlemesinin önünde en büyük engel sermaye eksikliği olarak kaydedilirken, toplumsal cinsiyet rollerinin etkisine de vurgu yapılıyor. Kadınların parti içi güç dinamiklerini etkileyen etkinliklere katılamamasında en önemli faktörün, ailevi sorumluluklara öncelik vermelerine neden olan cinsiyet rolleri olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Öte yandan üzerinde durulması gereken başka önemli bir konu; “Siyasi Partilerde Kadın Katılımı” araştırmasının, Ben Seçerim Derneği’nin yaptığı “Siyasette Kadın Araştırması”ndaki kadınların siyasetteki temsilinin partilere yönelik oy davranışını etkileyebilecek önemde oluşu bulgusunu destekleyecek nitelikte veriler ortaya koyması. AK Parti, CHP, İYİ Parti ve HDP’de aktif olarak çalışan 1.999 kişiyle yapılan anket, altı ilde düzenlenen odak grup görüşmeleriyle hazırlanmış. Araştırmaya katılan parti üyelerinin yüzde 90’ı, seçimlerde kadın aday gösterilmesinin partilerine oy artışı olarak geri döneceği kanaatini taşıyor. “Siyasette Kadın Araştırması”nda “Bir partiyi kadın adaylara öncelik verdiği için özellikle tercih eder misiniz? sorusuna ‘evet’ cevabını verenlerin oranı yüzde 37 olarak yer almıştı. Araştırmada kadınların yüzde 46’sı, erkeklerin de yüzde 28’i kadın adayların oy tercihi üzerinde etkisi olabileceğini vurguluyordu. Yine NDI Türkiye’nin yaptığı “Gençlerin Politik Tercihleri” araştırmasında da “Tüm nitelikleri aynı olan biri erkek biri kadın iki aday seçime girseydi hangisine oy verirsiniz?” sorusuna gençlerin yüzde 40’ı (genç kadınların yüzde 52’si) ‘kadın aday’ cevabını veriyor.</p>
<p>Araştırmalar, Türkiye toplumunun hem seçmen hem de parti düzeyinde kadınların siyasette temsilini önemsediğini ve buna istekli olduğunu, değişimi de kadınların siyasete katılımı üzerinden değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Özellikle gençler ve kadınlar için kadın adaylar oy davranışını etkilemede önemli bir faktör olarak görülüyor. Mahmut Tuncer’in ‘Bakkal Amca’ parçasını hatırlarsak; aslında helva yapmak için gerekli ortam hazır. Bakalım siyasi partiler önümüzdeki yerel seçimlerde toplumun bu talebini yeterince değerlendirebilecek mi?</p>
<p><em><img decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="166" height="95" />Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.’</em></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</section>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/22/siyasette-degisimin-itici-gucu-kadin-temsili/">Siyasette Değişimin İtici Gücü: Kadın Temsili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dindar Kadınlar Siyasetten Ne Bekliyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/22/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 May 2023 13:22:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Havle Kadın Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Dindar Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Masası]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havle Kadın Derneği ekibi, 30 Nisan 2023 tarihinde 'Kadınların Masası: Dindar Kadınlar Yeni Dönemden Ne Bekliyor?' başlıklı bir etkinlik gerçekleştirdi. Etkinlikte, 100 dindar kadın, farklı partilerden 10 kadın siyasetçi ile buluştu. Bu buluşmadan dindar kadınların yeni dönemden beklentileri, kaygı ve hayalleri çıktı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/22/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor/">Dindar Kadınlar Siyasetten Ne Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-84083 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/havle-kadin-dernegi-640x484.jpg" alt="" width="260" height="197" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/havle-kadin-dernegi-640x484.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/havle-kadin-dernegi.jpg 700w" sizes="(max-width: 260px) 100vw, 260px" />Hak ve özgürlükler mücadelesinin yanı sıra kendilerine yapış(tırıl)an etiket ve kategorileri dönüştürmeye çalışan kadınlar, tam da seçim öncesi kadın siyasetçilere Türkiye siyasetine dair sıkıldıkları, muhatap bulamadıkları sorunları ve taleplerini dile getirdiler. Siyasetçiler, araştırmacılar, sivil toplum çalışanları ve aktivist kadınları bir araya getiren bu etkinlik, farklı olduğu kadar sağlam bir diyalog zemini yarattı.</p>
<p>Toplantıya, CHP, HDP, İyi Parti, Saadet Partisi, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Yeşil Sol Parti ve TİP içerisinde farklı<br />
pozisyonlarda siyaset yapan kadınlar katılım gösterdi.</p>
<h5><strong>&#8221;Türkiye Siyasetinde En Çok &#8216;Sıkıldık&#8217;larımız: Gericilik ve Muhafazakarlık&#8221;</strong></h5>
<p>Dindar kadınların Türkiye&#8217;deki &#8216;gericilik portresi&#8217; olarak görülmesi hatta lanse edilmesi, siyasi muhalefetle karşılıklı bir iletişim kanalı oluşturmayı engelliyor. Tam da bundan duyduğu rahatsızlığı dile getiren bir katılımcı, Türkiye’de gericiden kastın başörtülü kadın olduğunu, bu dilin acil olarak güncellenmesi gerektiğini, çünkü gericiler diye bir savaştan bahsedenlere oy veremeyeceğini söyledi.</p>
<p>Kadınlar, hem hükümetin hem de ana muhalefetin güncel siyasi tartışmalarını dindar ve/veya başörtülü kadınlar üzerinden kurmalarından artık sıkıldıklarını, kendilerini siyasetin kullanışlı bir malzemesi olarak değil, gerçek ve eşit bir muhatabı olarak görmek istediklerini ifade etti.</p>
<p>Bunun yanında pek çok kadın başörtüsü meselesinin artık bir “mesele” olmadığının iddia edilmesine karşı çıktı. Kadınlar, başörtüsünün bir “mesele” olmamasının gerçeklik değil; yalnızca bir “temenni” olduğunu, hatta bizzat başörtülü kadınların temennisi olduğunu fakat henüz bu meselenin tamamıyla kapandığını söylemenin mümkün olmadığını düşünüyor.</p>
<h5><strong><img decoding="async" class=" wp-image-84085 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor-1.jpg" alt="" width="334" height="156" />Somut, Gerçekçi ve Uygulanabilir Politika Talebi</strong></h5>
<p>Kadınların şiddet, bakım yükü, çalışma hayatına katılamama, aile baskısı, sosyal ve kamusal hayattan dışlanma, gelecek kaygısı, güvensizlik ve güvencesizlik gibi dertleri var. Dolayısıyla bu dertlerin çözümüne yönelik somut, gerçekçi ve uygulanabilir politikaları duyma talebi dile getirildi.</p>
<h5><strong>&#8220;Makbul&#8221; Dindar Kadınlar veya Makbul Ol(a)mayanlar</strong></h5>
<p>Kadınların bir diğer altını çizdikleri husus, &#8216;makbul&#8217; olmak ve olmamak olarak ayrıştırılmaları noktasıydı. Başörtülü olmak makbul kadın ve makbul vatandaş olmakla eşleştiği için bunun başörtülü kadınlar ile LGBTİ+’ları karşı karşıya getirebildiği belirtildi. Ancak katılımcıların bir kısmı dindar ve/veya başörtülü olmak ile LGBTİ+ kimliğinin birbirini mutlak bir şekilde dışlamadığını, inançlı ve dindar LGBTİ+ kadınların bu ikiliği aştığını dile getirdi. Kadınlar, inançları ve kimlikleri arasında bir tercih yapmak zorunda bırakıldıklarını ifade ederken, çeşitliliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve LGBTİ+’ların menfaatleri ile dindar kadınların menfaatlerinin mutlak bir şekilde<br />
çeliştiği düşüncesine dayanan kutuplaştırıcı siyasetin değişmesini arzu ettiklerini ilettiler.</p>
<h5>Dindar Kadınlar Yeni Dönemden Ne Bekliyor?</h5>
<p>Toplantıda kadınlar farklı siyasi parti ve ittifakların seçim bildirgelerinden derlenmiş 30 vaadi kimin vaat ettiğini bilmeden puanladılar. Bu oylamada kadınların favori vaatleri şunlar oldu:</p>
<ul>
<li>Millet İttifakı’nın ev kadınlarına emeklilik vaadi, her mahalleye kreş vaadi, 7/24 çalışacak Genç Destek Hattı ve Genç Kart vaatleri</li>
<li>CHP’nin boşanma sonrası yoksulluğun hafifletilmesine yarayacak Yeni Başlangıçlar Fonu vaadi</li>
<li>AK Parti’nin ev içindeki sorumlulukların orantısız bir şekilde kadınların omzunda olmasına karşı erkeklerin ev içindeki rollerini arttıracak teşvikler sunma vaadi ve gençlerin sosyal hayatını canlandırmaya yönelik ekonomik destek vaatleri</li>
<li>Yeşil Sol Parti’nin din ve inanç özgürlüğünün yasal teminat altına alınmasına ilişkin vaatleri ve inançlara yönelik ayrımcılığa karşı Nefret Suçu Yasasının hayata geçeceği vaadi</li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/havle-kadin-dernegi-kadinlarin-masasi-dindar-kadinlar-yeni-donemden-ne-bekliyor/" target="_blank" rel="noopener">Etkinlik raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="155" height="89" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/22/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor/">Dindar Kadınlar Siyasetten Ne Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Demokratik Teamüllere, İnsan Haklarına Uygun Bir Seçim Süreci Sağlanmalı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/demokratik-teamullere-insan-haklarina-uygun-bir-secim-sureci-saglanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 13:19:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Ertan Karabıyık]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kooperatif]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83889</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Atölyesi Uzman ve Yöneticisi Ertan Karabıyık, seçim sürecine dair beklentisinin demokratik teamüllere, insana saygıya, insan haklarına uygun bir seçim sürecinin olması ve özellikle deprem bölgesinden başka bölgelere göç etmiş insanların oy kullanabilmesinin adil olarak sağlanması olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/demokratik-teamullere-insan-haklarina-uygun-bir-secim-sureci-saglanmali/">&#8216;Demokratik Teamüllere, İnsan Haklarına Uygun Bir Seçim Süreci Sağlanmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kurumunuzun güncel faaliyetleri nelerdir? Özellikle son dönemde odaklandığınız çalışma alanını nasıl anlatırsınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-83896 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/ertan-karabiyik.jpg" alt="Ertan Karabıyık" width="286" height="286" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/ertan-karabiyik.jpg 500w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/ertan-karabiyik-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 286px) 100vw, 286px" />Kalkınma Atölyesi olarak biz son dönemde iki konuya yoğunlaştık. Bir tanesi </span><span style="font-weight: 400;">depremden önce iş dünyası ve insan hakları konusunda bir program geliştirdi</span><span style="font-weight: 400;">k ve önümüzdeki yıllarda bu kapsamda neler yapacağımızı ortaya koyduk.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">İkincisi tabii hepimizin malumu, d</span><span style="font-weight: 400;">eprem konusunda yoğunlaştık</span><span style="font-weight: 400;">. Deprem konusunda da </span><span style="font-weight: 400;">Sağlık ve Kalkınma ortak programı oluşturduk ve bu kapsamda deprem alanlarında sağlık ve kalkınmaya dair çeşitli program ve projeler</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">uygulama sürecine başladık.</span></p>
<p><b>Seçime yaklaşırken faaliyetlerinizde bir değişiklik oldu mu? Seçim süreci kurumunuzun faaliyetlerini nasıl etkiledi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kalkınma Atölyesi bir kooperatif, </span><span style="font-weight: 400;">kooperatif olarak bizim böyle güncel, reel siyasetle ve bu konularla ilgili bir</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">ilişkimiz yok</span><span style="font-weight: 400;">, bu sebeple seçim sürecine yaklaşırken faaliyetlerimizde herhangi bir değişiklik olmadı. </span><span style="font-weight: 400;">Bizim faaliyetlerimizi etkileyen b</span><span style="font-weight: 400;">u tür şeyler yerine dünyada ve Türkiye&#8217;de ortaya çıkan çeşitli değişimler, örneğin dünyada iş dünyası ve insan hakları bağlamında yeni kanunlar, yeni süreçler, yeni rehberler, yeni düzenlemeler&#8230;</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bir de Türkiye&#8217;de deprem gibi afet konuları etkiledi. Nitekim son beş altı yıldır afetler Kalkınma Atölyesi&#8217;nin faaliyetlerini etkiledi ve bu faaliyetlere yönelik şekillendik.</span></p>
<p><b>Seçim sürecine özgü, sivil toplumda ve/veya kendi çalışma alanınızda nasıl adımlar atılıyor, neler gözlemliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle </span><span style="font-weight: 400;">sağlık ve kalkınma konusunda neler yapılması gerektiğine dair araştırmalar, gözlemler, altyapı çalışmaları</span><span style="font-weight: 400;"> gibi süreçlere dahil oluyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">O yüzden bu konuda bizim dışımızdaki sivil toplumda neler yapılıyor, hangi adımlar atılıyor onu gözlemleyemedik. Kendi çalışma alanımızda biz herhangi bir adım atmıyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Artık </span><span style="font-weight: 400;">deprem sürecine özgü olarak gerçekleştiriyoruz bütün çalışmalarımızı.</span></p>
<p><b>Bu sürece bakıldığında, sivil toplumda ve/veya kendi çalışma alanınızda neler eksik</b><b> kalıyor, neler gözlemliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Altı Şubat&#8217;tan itibaren hemen hemen gündemimiz, programlarımız, çalışmalarımız, toplantılarımız, faaliyetlerimiz, h</span><span style="font-weight: 400;">ayatımızın önemli bir kısmı deprem süreciyle olduğu için seçim sürecinden uzak kaldık. Sadece kendi sohbetlerimizde bu süreci anlatıyoruz. Okuma imkanımız, izleme imkanımız da çok azaldı. </span><span style="font-weight: 400;">Başkalarıyla konuşma imkanı bulduk, ziyaretler yaptık. O yüzden nelerin eksik kaldığını gözlemleme imkanımız bile zor.</span></p>
<p><b>Seçim sonrası süreçle ilgili kurumsal olarak atmayı düşündüğünüz bir adım var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">B</span><span style="font-weight: 400;">enim </span><span style="font-weight: 400;">bireysel olarak beklentim demokratik teamüllere, insana saygıya, insan haklarına uygun bir seçim sürecinin olması v</span><span style="font-weight: 400;">e özellikle </span><span style="font-weight: 400;">deprem bölgesinden başka bölgelere göç etmiş insanların oy kullanabilmesini adil olarak sağlamak. Bu oy kullanma sürecine erişimin sağlanmasına dönük altyapının güçlendirilmesi ve </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin şaibesiz bir seçim yürütmesi</span><span style="font-weight: 400;"> en büyük beklentim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortaya çıkacak olan tabloda </span><span style="font-weight: 400;">kim seçimi kazanırsa kazansın Türkiye&#8217;nin d</span><span style="font-weight: 400;">emokratik, laik ve hukuk devleti olmasını sağlayacak, örgütlenme özgürlüğünü kolaylaştıracak süreçler ve Türkiye&#8217;nin kalkınmasına, adil olmasına, eşitlikçi olmasına ve </span><span style="font-weight: 400;">gelir dağılımının daha akılcı, rasyonel olmasına dair çalışmalar yapılması, bu</span><span style="font-weight: 400;"> süreçte de</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin yenilenmesine ihtiyaç olduğunu</span><span style="font-weight: 400;"> ifade etmek isterim.</span></p>
<p><b>Seçim sonrası süreçle ilgili kurumsal olarak atmayı düşündüğünüz bir adım var mı?</b></p>
<p>Bizim atmamız, atmayı düşündüğümüz adımlar seçimle ilgili değil. Hangi iktidar gelirse gelsin biz seçim öncesi ve seçim sonrası aslında iş dünyası ve insan haklarına dair <span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin daha hızlı adım atması ve bu konuda ilerlemeler sağlamasını öngörüyoruz. Aynı zamanda </span><span style="font-weight: 400;">depremle de ilgili olarak yeniden yapılanma sürecinin </span><span style="font-weight: 400;">daha bilimsel, rasyonel, katılımcı ve yerel yönetimleri dikkate almaya dair bir</span><span style="font-weight: 400;"> çalışma yapması için, </span><span style="font-weight: 400;">savunma çalışmaları yapmayı öngörüyoruz. Bunun için planlarımız var.</span></p>
<p><b>Seçim sonrası süreçte kendi çalışma alanınızla ilgili en ivedikle değiştirilmesi/dönüştürülmesi gereken hususun ne olduğunu düşünüyorsunuz? Yeni yönetimden ne talebiniz var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeni yönetimden talebimiz, </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin daha demokratikleşmesi yerelleşmesi ve merkezi gücün yerele devredilerek yerel çözümlerin üretilmesi, katılımcı planlamaların yapılması, s</span><span style="font-weight: 400;">ivil toplum kuruluşlarının daha aktif hale gelmesi ve kamusal alanında daha önemli bir rol</span><span style="font-weight: 400;"> üstlenmesi. Bunun yanı sıra tabii </span><span style="font-weight: 400;">çocuk işçiliğiyle mücadele, iş dünyası ve insan haklarına dair dünyada küresel ölçekte ortaya çıkan değişimlerin </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;ye yansımalarını ve buna yönelik olarak da önlemlerin alınmasını sağlamak</span><span style="font-weight: 400;">. En ivedilikle değiştirilmesi, dönüştürülmesi gereken husus olarak bu iki konuyu görüyoruz.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="180" height="103" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/demokratik-teamullere-insan-haklarina-uygun-bir-secim-sureci-saglanmali/">&#8216;Demokratik Teamüllere, İnsan Haklarına Uygun Bir Seçim Süreci Sağlanmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Amacımız Rakip Değil Paydaş Görüleceğimiz Bir Normale Erişmek&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/amacimiz-rakip-degil-paydas-gorulecegimiz-bir-normale-erismek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 10:53:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdish Studies Center]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Milletvekili adayları]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83867</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi (Kurdish Studies Center)'nden Reha Ruhavioğlu ile kurum olarak faaliyetleri ve yaklaşan seçim süreci üzerine konuştuk. Ruhavioğlu, yeni dönemden beklentilerinin, sivil toplumun çalışmalarını daha rahat sürdüreceği, bir düşman veya rakip değil paydaş görüleceği bir normale erişmek olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/amacimiz-rakip-degil-paydas-gorulecegimiz-bir-normale-erismek/">&#8216;Amacımız Rakip Değil Paydaş Görüleceğimiz Bir Normale Erişmek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kurumunuzun güncel faaliyetleri nelerdir? Özellikle son dönemde odaklandığınız çalışma alanını nasıl anlatırsınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-83869 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi-640x640.jpg" alt="Kürt Çalışmaları Merkezi" width="233" height="233" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 233px) 100vw, 233px" />Kürt Çalışmaları Merkezi (<a href="https://twitter.com/KurdishStudiesC" target="_blank" rel="noopener">Kurdish Studies Center</a>, KSC), Kürt toplumunun değişim ve dönüşümünü</span><span style="font-weight: 400;"> içeriden, bilimsel metodolojiyle ve veri temelli çalışmalarla </span><span style="font-weight: 400;">izleyen bağımsız bir araştırma ve düşünce kuruluşu.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle 2022 yılının son çeyreğinden bu yana Kürt toplumunun siyasete ilgisi, katılımı ve beklentileri gibi konuları çalışıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürt kadınlara odaklanan bir araştırmamız tamamlandı, raporunu yakında kamuoyu</span><span style="font-weight: 400;"> ile paylaşacağız. Yine başka bir çalışma için de saha araştırmamız devam ediyor, seçimden önce Kürtlerin siyasete yaklaşımları ve beklentilerinin doğru anlaşılması için bu çalışmaları yürütüyoruz.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kurumumuzdan bilgi ve görüşler soruluyor, bu da çalışmalarımızı doğrudan muhataplara ulaştırmak ve görünürlüklerini arttırmak için bir fırsat oluşturuyor.</span></p></blockquote>
<p><b>Seçim sürecine yaklaşırken faaliyetlerinizde bir değişiklik oldu mu? Seçim süreci kurumunuzun faaliyetlerini nasıl etkiledi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2023’te bir seçim olacağını bildiğimiz için seçim öncesi çalışmalarımızı seçim gündemiyle ilişkilendirerek planlamıştık</span><span style="font-weight: 400;">. Bu anlamda önemli bir değişiklik olduğunu söyleyemeyiz. Ancak tempomuzda bir değişiklik oldu. Siyaset kurumu ve medyanın seçim sürecinde Kürtlere ilgisi malum. Kurumumuzdan bilgi ve görüşler soruluyor, bu da çalışmalarımızı doğrudan muhataplara ulaştırmak ve görünürlüklerini arttırmak için bir fırsat oluşturuyor.</span></p>
<p><b>Seçim sürecine özgü tasarladığınız bir faaliyet var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçimden önce biri kadınlarla ilgili olmak üzere iki araştırma raporunu kamuoyuna duyuracağız</span><span style="font-weight: 400;">. Bu çalışmaları medya, siyaset ve sivil toplum temsilcilerinin olduğu toplantılarda ele alacak ve böylece sahadan alınan objektif bilginin ilgili yerlere doğrudan ulaşmasını sağlamaya çalışacağız.</span></p>
<p><b>Seçim sürecine özgü, sivil toplumda ve/veya kendi çalışma alanınızda nasıl adımlar atılıyor, neler gözlemliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurumumuzun çalışma alanı daha spesifik bir alan, bu alanda yeterince çalışma olduğunu söylemek güç. Ancak sivil toplumun bir parçası olarak bu süreci elbette izliyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Seçim sürecinde sivil toplumun gündemini daha çok sivil toplumun genel beklentileri, seçim güvenliği, seçim sürecinde yaşanabilecek eşitsizlikler gibi konular teşkil ediyor</span><span style="font-weight: 400;">. Biz elbette kurum olarak bütün bu çalışmaların az ya da çok içinde yer alıyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Seçim dolayısıyla ne tür eşitsizliklerin yaşandığını hatırlatmak için çıkardığımız <a href="https://twitter.com/esitsizlik_" target="_blank" rel="noopener">Eşitsizlik Bülteni</a>’nin bir sayısını Eşit Haklar İzleme Derneği ortaklığıyla bu konuya ayıracağız.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><b>Bu döneme dair sivil toplumda neler eksik</b><b> kalıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genel seçim süreçleri daha makro ölçekli işliyor. Bu da yerelin ya da özel grupların taleplerinin yeterince duyulmaması, katılımlarının daha sınırlı kalması gibi bir sonuç doğuruyor.</span> <span style="font-weight: 400;">Seçim yasası parti genel başkanları ve genel merkezlerin aşırı güçlü olduğu bir kurguyu öngörüyor</span><span style="font-weight: 400;">. Milletvekili adaylarının geçer not alacağı yer aday olduğu şehir değil, genel merkez oluyor. Bu da vekil profillerini etkiliyor. Milletvekili adaylarının yeterlilik ve liyakatlerinin yerel ölçekte yeterince gündem olması, bu konuda kamuoyu baskısı ve beklentisinin oluşması çok önemli olur. Hem sivil topluma hem siyasete nitelik kazandırır. Toplumun siyasete katılımını da güçlendirir. Ancak mevcut şartlar ve yasal çerçeve buna uygun bir zemin kurmaktan uzak görünüyor.</span></p>
<h5><strong>&#8216;Amacımız, Rakip Değil Paydaş Göründüğümüz Bir Normal&#8217;</strong></h5>
<p><b>Seçim sürecinden bireysel ve kurumsal beklentiniz nedir? Bu süreçte </b><b>siyasetten nasıl adımlar atmasını beklersin</b><b>iz? Özellikle kendi çalışma alanınızda nasıl bir gelişme olsun isterdiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurumsal olarak beklentimiz sivil toplumun çalışmalarını daha rahat sürdüreceği, bir düşman veya rakip değil paydaş görüleceği bir normale erişmek</span><span style="font-weight: 400;">. </span><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kamu erkinin kendisini ölçme fırsatı bulacağı bir aynadır. Ama bununla sınırlı değildir. Eksiğini gidermek istediğinde gerekli bilgiyi, tecrübeyi, katkıyı sivil toplumda bulabilir</span><span style="font-weight: 400;">. O sebeple sivil toplum &#8211; kamu iş birliğinin güçlenmesi hem daha iyi ve şeffaf bir yönetim için elzem hem de toplumun nefes alma kanallarının canlı kalması için önemli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürtlerin Türkiye’deki serencamı pek iç açıcı değil, malum. Kürt çalışmaları alanı da Türkiye’de bu gelişmelerden etkileniyor. Kürt çalışmalarının hem akademide hem sivil toplumda özgür bir alana kavuşması, hatta teşvik edilmesi gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bireysel beklentilerimin kurumsal beklentilerle örtüştüğünü söyleyebilirim.</span></p>
<p><b>Seçim sonrasıyla ilgili kurumsal olarak atmayı düşündüğünüz bir adım var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçim sonrası Kürt meselesinin daha rahat konuşulacağı ve çözüm taleplerinin yükseleceği bir ortam oluşması muhtemel</span><span style="font-weight: 400;">. Bu sebeple kamuoyunun sesini, beklenti ve taleplerini aktörlere ulaştıracak çalışmalara ihtiyaç olabilir. Biz bu çerçeveye </span><span style="font-weight: 400;">Kürtlerin ve Kürt olmayanların gözünden bakarak siyasete, bir fırsat penceresi a</span><span style="font-weight: 400;">rıyorsa onu göstermekle ilgili çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz. Bundan bağımsız olarak Kürt toplumunun seçimden umdukları ile bulduklarını karşılaştırmayı, sonucun Kürtlerde nasıl etki ve yankı uyandırdığını görmek istiyoruz. Diğer yandan planlanmış uzun vadeli çalışmalarımızı sürdüreceğiz.</span></p>
<blockquote><p>Y<span style="font-weight: 400;">erel mekanizmaların güçlendirilmesi ve sivil toplumun önemli bir aktör olması öneml</span><span style="font-weight: 400;">i.</span></p></blockquote>
<p><b>Kendi çalışma alanınızla ilgili ivedikle değiştirilmesi/dönüştürülmesi gereken hususun</b><b> ne olduğunu düşünüyorsunuz? Yeni yönetimden ne talebiniz nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karar mekanizmalarında sivil toplumun güçlü paydaş olduğu bir konuma kavuşması gerekiyor.</span> <span style="font-weight: 400;">Depremle birlikte aşırı merkeziyetçi bir yapının yerel dinamikleri nasıl felç ettiğini hem deneyimledik hem de deprem bölgesinde bu duruma şahitlik ettik. O sebeple yerel mekanizmaların güçlendirilmesi ve sivil toplumun önemli bir aktör olması öneml</span><span style="font-weight: 400;">i. </span><span style="font-weight: 400;">Yine sivil toplum sektörünün özerk bir statüye kavuşması, kaynaklarının çeşitlenmesi ve kamu vesayetinin hafiflemesi gerekiyor. Bunun için de yeni bir reforma ihtiyaç var.</span><span style="font-weight: 400;"> Bunu hayata geçirmek zor değil, ivedilikle de yapılması gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer taraftan kamu kaynaklarının dengeli dağıtılması, eşitsizliğin giderilmesi bakımından önemli. Biz </span><a href="http://esitsizlikbulteni.com/"><span style="font-weight: 400;">“Eşitsizlik Bülteni”</span></a><span style="font-weight: 400;"> çalışmasında bölgesel eşitsizliğe mercek tutuyoruz. Sistematik bir eşitsizlik görünüyor.</span><span style="font-weight: 400;"> Bu durum ancak bütüncül bir yaklaşımla, eşitsizliğe maruz kalmış bölgeye özel politikalarla değişebilir. En azından siyaset kurumunun bu konuya derhal odaklanabileceğini düşünüyorum. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="124" height="71" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/amacimiz-rakip-degil-paydas-gorulecegimiz-bir-normale-erismek/">&#8216;Amacımız Rakip Değil Paydaş Görüleceğimiz Bir Normale Erişmek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Kutuplaştırıcı Siyaset ve Seçim Dönemi İstemiyoruz&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/28/kutuplastirici-siyaset-ve-secim-donemi-istemiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 11:09:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denge Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[change.org]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denge Denetleme Ağı, seçim döneminde siyasi parti ve adaylara toplumu kutuplaştıran; nefret taşıyan, karşı tarafı düşmanlaştıran sözlerden kaçınmaları çağrısında bulunuyor. DDA, bunun için Change.org ile 'Kutuplaştırıcı Siyaset ve Seçim Dönemi İstemiyoruz' başlıklı bir imza kampanyası başlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/28/kutuplastirici-siyaset-ve-secim-donemi-istemiyoruz/">&#8216;Kutuplaştırıcı Siyaset ve Seçim Dönemi İstemiyoruz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DDA, seçimde yarışacak adaylardan toplumu kutuplaştıran, düşmanlaştıran söylemlerden uzak durmalarını; yaşadığımız somut sorunlara somut çözüm üreten vaatleriyle propagandalarını yürütmelerini talep ediyor.</p>
<blockquote><p>Seçim döneminde adayların günlük iç siyasi tartışmalarla propagandalarını yürütmeleri, rakiplerini düşmanlaştırmaları toplumun da düşmanlaşmasına, kutuplaşmaya neden oluyor. Kutuplaşma şiddeti de besliyor.</p>
<p>Basına da yansıyan; siyasi parti binalarına, seçim irtibat bürolarına saldırı haberleri, Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na Adıyaman ziyareti sırasındaki saldırı girişimi gibi olaylar demokratik seçimlere gölge düşürüyor.</p>
<p>Vatandaşı ayrıştıran siyaset yöntemi seçim güvenliği için de tehlike oluşturuyor.</p></blockquote>
<p>İmza kampanyasına katılmak için <a href="https://www.change.org/p/kutupla%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1-siyaset-ve-se%C3%A7im-d%C3%B6nemi-istemiyoruz?source_location=search" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/28/kutuplastirici-siyaset-ve-secim-donemi-istemiyoruz/">&#8216;Kutuplaştırıcı Siyaset ve Seçim Dönemi İstemiyoruz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Toplum-Siyaset-Devlet İlişkisine Bakmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/26/turkiyede-toplum-siyaset-devlet-iliskisine-bakmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Apr 2023 08:25:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Evren Balta]]></category>
		<category><![CDATA[Hatem Ete]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83802</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Enstitüsü, 21-26 Mart 2023 tarihleri arasında, tüm illerden rassal olarak seçilen 2.346 katılımcı ile gerçekleştirilen saha araştırması bulgularının yorumlanmasından oluşan ‘Türkiye’de Toplum-Siyaset-Devlet İlişkisine Bakmak’ başlıklı bir rapor yayınladı. Raporda, güncel ve yapısal dinamikleri temsil eden beş başlık üzerinden, siyaset ve toplum arasında yaşanan bu karşılıklı etkile(n)me ve uyumlanma sürecinin boyutlarını görmek mümkün.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/26/turkiyede-toplum-siyaset-devlet-iliskisine-bakmak/">Türkiye’de Toplum-Siyaset-Devlet İlişkisine Bakmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Evren Balta ve Doç. Dr. Hatem Ete araştırmayı yorumlarken siyasal tercihlerin arka planındaki karmaşık siyasal ve toplumsal dinamiklerin daha doğru anlaşılmasına katkıda bulunacağını umduklarını belirtti.</p>
<p>Rapor, &#8216;Maraş Depremine Yönelik Algı ve Tutumlar&#8217;, &#8216;Türkiye&#8217;nin Göç Politikası&#8217;, &#8216;Demokrasiye Yönelik Algı ve Tutumlar&#8217; ve &#8216;Milliyetçilik ve Kürt Sorunu&#8217; bölümlerinden oluşuyor.</p>
<h5><strong>Maraş Depremine Yönelik Algı ve Tutumlar</strong></h5>
<p>Bu bölüm &#8216;Büyük afetler söz konusu olduğunda siyasi tercihler tutumları nasıl etkiler? Siyasal tercihler ile felaketlere yönelik algılar ve sorunun çözümü konusundaki beklentiler arasındaki ilişki nedir?&#8217; sorularıyla başlıyor. Evren Balta ve Hatem Ete burada, toplumun 6 Şubat’ta yaşanan Maraş depreminden etkilenme düzeyini, depremde yaşanan yıkımdan kimi sorumlu tuttuğunu, deprem üzerinden iktidar ve muhalefete yönelik tutumlarını anlamaya çalışıyor.</p>
<p><strong>Değerlendirme</strong></p>
<p>Seçmenlerin hem afet öncesindeki hem de afet sonrasındaki değerlendirme ve beklentilerini etkileyen en önemli faktör siyasi parti aidiyetleri. Araştırma bulguları deprem öncesinde edinilen siyasal kimliklerin katılımcıların depreme yönelik tutum davranış ve değerlerini şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Bu bulgu ve çıkarsama, deprem felaketinin seçmenlerin siyasi tercihleri üzerinde belirleyici bir etkide bulunma olasılığının oldukça düşük olduğunu göstermekte.</p>
<h5><strong>Türkiye&#8217;nin Göç Politikası</strong></h5>
<p>Seçimler yaklaşırken, göç politikası, Türkiye’nin en hararetli tartışma gündemlerinden biri haline geldi. Göçmen karşıtı duyguların yükselişiyle ekonomik kriz, göçmenleri hem bir günah keçisi hem de giderek daralan işgücü piyasasında vatandaşlık hakkına sahip olanlarla rakip bir grup haline getirdi. Mültecilerin Türkiye’deki varlıkları, refah devleti üzerinde gereksiz bir yük olarak görülmeye başlandı. Ayrıca, hükümet karşıtı duyguların yükselişe geçmesi, hükümetin mültecilere yönelik açık kapı politikasına karşı eleştirilerin artmasında da önemli bir etken oldu. Bu bölümde, toplumun göçmenlere ve göçmen politikalarına bakışı anlaşılmaya çalışılıyor.</p>
<p><strong>Değerlendirme</strong></p>
<p>Araştırma toplumdaki göçmen karşıtı tutumların oldukça yüksek olduğunu ama bu sorunun çözümü konusunda siyasi partilere güvenin de oldukça düşük olduğunu gösteriyor.</p>
<h5><strong>Demokrasiye Yönelik Algı ve Tutumlar</strong></h5>
<p>Bu bölümde yapılan tartışma tespitlerden yola çıkarak Türkiye toplumunda demokrasi algısını araştırma hedefi güdüyor.</p>
<p><strong>Değerlendirme</strong></p>
<p>Demokrasi söz konusu olduğunda da duygusal/siyasal kutuplaşmanın temel tutumlar konusunda etkili olduğu görülüyor. Türkiye’nin siyasi haritası temel demokratik değerler açısından da ikiye bölünmüş durumda. Demokrasiye birtakım kısıtlamalar getirilebileceği gibi temel demokratik tutum ve değerlerle çatışan kimi önermeler, iktidar partisine ve onun ittifak içinde olduğu partilere oy veren seçmenler arasında belirgin olarak daha fazla kabul görmekte.</p>
<p>İktidar partilerine oy veren gruplar arasında Türkiye’nin demokratik işleyişine olan inanç çok daha yüksek iken, muhalefet partilerine oy veren gruplar arasında bu oran son derece düşük. Pek çok ülkede, kendilerini siyasi yelpazenin sağına yerleştiren ve daha az eğitimli grupların demokratik olmayan yönetimleri destekleme olasılığı daha yüksek. Bu araştırmada da benzer sonuçlara ulaşıldı.</p>
<h5><strong>Milliyetçilik ve Kürt Sorunu</strong></h5>
<p>Bu bölümde, toplumun milliyetçilik ve Türklük algısı anlamaya çalışılmasının yanı sıra milliyetçilik anlayışının önemli bileşenlerinden, tezahürlerinden biri olan Kürt sorunu ile ilgili anlayış ve tutumlar üzerine çalışılıyor.</p>
<p><strong>Değerlendirme</strong></p>
<p>Araştırma, Türkiye’de kendisini milliyetçi olarak görenlerin oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Kendinizi ne kadar milliyetçi olarak tanımlarsınız sorusuna 1-10 arası bir değer verilmesi istendiğinde (10 en yüksek olmak üzere) Türkiye ortalaması 7.85 çıktı. Parti aidiyeti üzerinden katılımcıların milliyetçilikle özdeşleşmelerine bakıldığında ise bütün partiler açısından milliyetçilik oranı yüksek çıkıyor. Burada iki istisna milliyetçilik oranı Türkiye ortalamasının altında çıkan CHP ve HDP seçmeni. Milliyetçilik oranı eğitim seviyesi ve yaşa göre de<br />
değişim göstermekte. Eğitim seviyesi arttıkça milliyetçilik oranı yükselmekte, yaş yükseldikçe de yine milliyetçilik oranı yükselmekte.</p>
<h5><strong>Sonuç</strong></h5>
<ul>
<li>Araştırma, Türkiye’de hâlâ üç kutuplu bir siyasal düzen olduğunu gösteriyor. Bu kutuplardan ilki AK Parti ve MHP tarafından temsil edilen iktidar bloğu. Bu bloğun karşısında ise CHP ve İYİ Parti yer alıyor. Bu iki bloğun seçmenlerinin tutum ve davranışları zaman zaman ayrılsa da büyük oranda birbirine benziyor. Bu iki bloğun karşısında ise tutum davranış ve değerler konusunda bu iki bloktan önemli ölçüde ayrışan HDP seçmeni yer alıyor.</li>
<li>Bu araştırmanın bir diğer önemli bulgusu katılımcıların büyük bir çoğunluğunun siyasetlerini ve çerçevelerini kendi siyasi partilerinin tutumuna göre şekillendirmekte olduğu.</li>
<li>Seçmenin iktidar-muhalefet eksenindeki konumu da belirleyici. Türkiye’nin siyasi haritası temel demokratik değerler açısından ikiye bölünmüş durumda. Temel demokratik tutum ve değerlerle çatışan kimi önermeler iktidar bloğuna oy veren seçmenler arasında belirgin olarak daha fazla kabul görmekte. İktidar partilerine oy veren gruplar arasında Türkiye’nin demokratik işleyişine olan inanç çok daha yüksekken, muhalefet partilerine oy veren gruplar arasında bu oran son derece düşük.</li>
<li>Son olarak eğitim, yaş ve etnik kimliğin de tutum ve değerler açısından önemli faktörler olduğunun altı çizilmeli. Kürt meselesi söz konusu olduğunda etnik kimlik; demokrasi söz konusu olduğunda etnik kimlik, yaş ve eğitim; göçmenlere yönelik tutum söz konusu olduğunda eğitim ve yaş; depreme yönelik tutum ve değerlendirme söz konusu olduğunda ise eğitim öne çıkan faktörler oluyor. Ancak bu değişkenlerin pek çok durumda siyasal parti kimliği ile de üst üste geldiği unutulmamalıdır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/turkiyede-toplum-siyaset-devlet-iliskisine-bakmak/" target="_blank" rel="noopener">Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="143" height="82" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/26/turkiyede-toplum-siyaset-devlet-iliskisine-bakmak/">Türkiye’de Toplum-Siyaset-Devlet İlişkisine Bakmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YADA Vakfı’ndan &#8216;Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması&#8217;  Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/09/yada-vakfindan-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi-sivil-toplum-ve-siyaset-birbirini-yeterince-tanimiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2022 11:28:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum siyaset ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf (YADA Foundation)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81747</guid>

					<description><![CDATA[<p>YADA Vakfı’nın Sivil Toplum-Siyaset İlişkileri araştırması, siyaset ve sivil toplumun birbirini yeterince tanımadığını vurgularken, siyasetin sivil toplumu yalnızca talep eden taraf olarak görme eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmanın bulgularından biri de siyaset alanındaki daralmanın toplumsal etkiyi azalttığı yönünde.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/09/yada-vakfindan-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi-sivil-toplum-ve-siyaset-birbirini-yeterince-tanimiyor/">YADA Vakfı’ndan &#8216;Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması&#8217; &lt;br&gt; Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-81754 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/yada-vakfi-logo.jpg" alt="yada vakfı logo" width="301" height="136" />Türkiye sivil toplumunun kararlar ve kanaatler üzerinde daha etkili olabilmesi için bir dizi çalışma yürüten YADA Vakfı, çalışmalarına bir yenisini ekledi.<strong> </strong>YADA Vakfı tarafından 2021 yılında yürütülen “Sivil Toplumun Siyaset ve Karar Mekanizmalarıyla İlişkilerinin İncelenmesi” araştırması, Türkiye’de sivil toplum ve siyaset arasındaki diyalog, ilişki ve iş birliklerinin mevcut durumunu incelemek, bu alandaki boşlukları ve ihtiyaçları tespit etmek üzere gerçekleştirildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırma; masa başı çalışması, derinlemesine görüşmeler ve sivil topluma yönelik uygulanan çevrimiçi anket ile nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı bir metodolojiyle yürütüldü. Raporda yer alan bulgular ve tespitler yoğunlukla; sivil toplum temsilcileri, siyasetçiler (milletvekilleri, belediye başkanları, bakanlık temsilcileri), akademi ve medyadan kanaat önderleriyle yapılan derinlemesine görüşmelerin çıktılarını içeriyor. “Türkiye’de sivil toplum ve siyaset ilişkisi nasıl etkin olabilir?” sorusuna yanıt niteliğinde öneriler de içeren araştırmanın çıktıları, orta ve uzun vadede sivil toplumun karar ve kanaatlere olan etkisinin artmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Siyaset ve Sivil Toplum Birbirini Yeterince Tanımıyor&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-81755 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1-640x640.jpg" alt="YADA Vakfı’ndan 'Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması' Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor" width="407" height="407" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-1.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 407px) 100vw, 407px" />Araştırmanın en önemli çıktılarından biri; siyaset ve sivil toplumun birbirini yeterince tanımaması tespiti. Siyasi aktörler, sivil toplumu ve işlevini tanımlarken kendilerinin bugüne kadar ilişki kurduğu kurumlar veya görünür olan yapılar üzerinden bir değerlendirme yapıyor. Bununla birlikte, siyaset, sivil toplumu yalnızca talep eden taraf olarak görme eğiliminde. Bu da siyasilerin sivil topluma karşı mesafelenmesine sebep oluyor. Siyasiler genelde sivil toplumla kurdukları diyaloğu ya seçmenle kurdukları bir biçimde ele alıyor ya da belli başlı çatışma alanlarında bir araya gelerek kuruyorlar. Sivil toplum kuruluşları da siyasilerle iletişime geçtiğinde siyasete angaje görünmekten çekiniyor ve tüm partilerle eşit düzeyde diyalog kurmaya çalışıyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Siyaset de Sivil Alan Gibi Daraldı&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmada öne çıkan bir diğer önemli bulgu ise görüşme yapılan paydaşların siyasetin de sivil alan gibi daraldığını ifade etmesi. Bir başka deyişle, siyaset alanında da çalışma yapmanın giderek zorlaştığı belirtiliyor. Siyasi partiler de STK’lar gibi ifade ve örgütlenme özgürlüğü açısından sorunlar yaşıyorlar, birçok ilde alanlara çıkamıyor. Bu da siyasetin de toplumsal etkisinin düşmesine sebep oluyor. Kutuplaşmanın da aynı şekilde sadece sivil alanda değil siyaset alanında da yaşandığı görülüyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Sivil Toplumun Özerkliği Sağlanırsa Siyaset ve Karar Mekanizmalarıyla İlişkisi Daha Sağlıklı Kurulabilir&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-81756 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-2.jpg" alt="YADA Vakfı’ndan 'Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması' Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor" width="351" height="351" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-2.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sivil-toplum-siyaset-iliskisi-2-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 351px) 100vw, 351px" />Sivil toplumun kaynakları konusunda bağımsız olmasına duyulan ihtiyaç konusunda güçlü bir mutabakat var. STK’ların kamu idaresi tarafından adil ve bağımsız bir şekilde maddi olarak desteklenirse, sivil toplumun daha bağımsız ve tarafsız olabileceği görüşü hâkim. Bununla birlikte, siyasilerin de özerk ve bağımsız bir sivil toplum yapısıyla diyaloğa daha açık hale gelebileceği görülüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmanın, sivil toplum ve siyaset arasında etkin bir diyalog nasıl mümkün olur sorusuna ürettiği çözüm önerileri arasında; siyasetin, sivil toplumun kararlara katılımı konusunda kanuni bir düzenleme yapmasına duyulan ihtiyaç öne çıkıyor. Bununla birlikte, sivil toplumun daha müzakereci bir dille siyasilerle iletişime geçmesi bekleniyor.</p>
<h5 style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Sivil Toplum, Siyasetten Düşünce ve İfade Özgürlüğünün Sağlanmasını Talep Ediyor&#8217;</strong></h5>
<p style="font-weight: 400;">Sivil toplumun siyasetten neleri talep edebileceğine dair önerilere de yer veren araştırmada; düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması, toplumsal adalet mekanizmalarının, hukuki adalet mekanizmasının işleyişinin demokratikleşmesi, sivil toplum çalışmalarının daha bağımsız bir şekilde denetlenmesinin sağlanması ve terörün finansmanının önlenmesi adı altında kabul edilen 7262 sayılı kanunun, kâr amacı gütmeyen kuruluşların faaliyetlerini engellemesinin önlenmesi gibi başlıklar öne çıkıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Raporun tamamına <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/yada-vakfi-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener">buradaki linkten ulaşabilirsiniz.</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/09/yada-vakfindan-sivil-toplum-siyaset-iliskisi-arastirmasi-sivil-toplum-ve-siyaset-birbirini-yeterince-tanimiyor/">YADA Vakfı’ndan &#8216;Sivil Toplum-Siyaset İlişkisi Araştırması&#8217; &lt;br&gt; Sivil Toplum ve Siyaset Birbirini Yeterince Tanımıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/01/acik-bir-tutumla-toplumla-guven-iliskisi-kuran-siyaset-basarili-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 07:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirilmiş parlamenter sistem]]></category>
		<category><![CDATA[güven ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nesrin Nas]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyasetçi akademisyen Nesrin Nas, siyaseti farklı düşünenlerin bir araya gelip uzlaşmayı aradığı alan olarak tarif ettiğini belirterek, ‘hesap verebilir bir tutumla, toplumla, sivil toplumla, güven ilişkisi’ kurmayı başaran siyaset kurumunun başarılı olacağına inandığını kaydetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/01/acik-bir-tutumla-toplumla-guven-iliskisi-kuran-siyaset-basarili-olur/">&#8216;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="&#039;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/ZR4kmicV-hA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p style="font-weight: 400;">Geçmişten bugüne siyaset alanını konuştuğumuz Nesrin Nas, geçmiş yıllardaki Milli Güvenlik Kurulu’ndan kaynaklı vesayetin bugün aşıldığını ancak günümüzde başka türlü bir vesayet hali olduğunu belirterek, “Milli Güvenlik Kurulu yok ama mevcut iktidarın güvenlik stratejisini belirleyen, çizen ve bunun da ne olduğunu güne göre, ana göre, iktidarın oylarına göre yöneten ve yönlendiren başka bir vesayet var.” Dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Siyasetin uzlaşma alanı olduğunu kaydeden Nas, “Siyaset dediğiniz şey, toplumun içinde yaşadığı bütün sorunların, bunun ila içinde yaşadığı maddi olması gerekmiyor, yani onu, insanı oluşturan, insanı var eden inanç dünyasına ait, kültürüne ait, diline ait, geçmişine ait her bir şeyin en açık şekliyle tartışılabileceği ve bir şekilde buralarda birtakım tıkanmalar varsa ve insanlar kendilerini yani kamu kendini ifade etmekte zorlanıyor ve ileriye doğru kendini atmakta zorlanıyorsa bunun önündeki engellerin nasıl kaldırılacağı konusunda farklı düşünenlerle de bir araya gelip bir uzlaşmanın arandığı bir yer olarak tarif ediyorum siyaseti.&#8221; dedi. Güçlendirilmiş parlamenter sistemin yapısı gereği müzakere alanı sunduğunu altılı masanın bu yönüyle önemli bir ittifak kurduğunu belirten Nas, ancak bunun yeterli olmadığını toplumla daha açık bir şekilde ilişki kurulması gerektiğini kaydetti. Nas, “Genel olarak toplumun A’dan Z’ye birbirini besleyen, birbirini besleyerek büyüten, sorunlarını çözmek isteyen siyaset kurumunun; açık, hesap verebilir bir tutumla, toplumla, sivil toplumla, güven ilişkisi kurmayı başardığı takdirde bu sorunların önemli ölçüde aşılacağını düşünüyorum” diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Siyasi partilerin tutumuyla kendi seçmenlerini şekillendirme imkanını önemli bulduğunu da belirten Nas, “Toplumun sorunlarını hangi vadede çözecekleri  konusunda yeterince topluma bilgi verir, açık, yeterince şeffaf olur, o güven ilişkisini toplumla kurabilirlerse önemli ölçüde hem kendileri hem toplum kazanır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/01/acik-bir-tutumla-toplumla-guven-iliskisi-kuran-siyaset-basarili-olur/">&#8216;Açık Bir Tutumla Toplumla Güven İlişkisi Kuran Siyaset Başarılı Olur&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/turkiyede-kadinin-siyasete-katilimi-engeller-ve-mucadele-yontemleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bengi Cengiz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 09:18:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANPOL]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların siyasete katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79649</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kamusal bir aktivite olarak siyaset, 'erkek işi' olarak görülmektedir. Böylece, kadınların makam sahibi olduklarında dahi iktidar sahibi olamamaları sonucu doğmaktadır. Siyasetin bir 'erkekler kulübü' olarak görülmesi aynı zamanda özellikle yerel siyasette baskın olan ahbap-çavuş ilişkilerinin de yeniden üretilmesine zemin hazırlamaktadır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/turkiyede-kadinin-siyasete-katilimi-engeller-ve-mucadele-yontemleri/">Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların siyasette varlığı ve görünürlüğü eşit yurttaşlığın olduğu kadar demokrasinin de meşruiyetini sağlamaktadır. Bu katılım kadınların, cinsiyetler arası iş bölümü nedeniyle erkeklere ait olarak görülen kamusal alanda varlık göstermeleri anlamına gelirken, görünmez kılınan cinsiyet eşitsizliklerinin siyasetin gündeminde yer alabilmesi için de önemlidir. Böylece toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dezavantajlı tarafında yer alanların deneyimlerinin kamusal alanda ve siyasette temsil edilmesi mümkün olmaktadır. Bu da söz konusu eşitsizliklerle mücadele etmeyi mümkün kılmaktadır. Dolayısıyla kadınların siyasette varlık göstermeleri ve görünür olmaları çok katmanlı ve uzun soluklu sonuçlar doğuracaktır. Bu yaklaşımla, İstanPol için Ocak-Kasım 2021 tarihleri arasında bir araştırma yürütülmüştür. “Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri” başlıklı araştırmanın bir özeti sunulacak, kadınların siyasi katılımına dair deneyimleri tartışılacaktır.</span></p>
<h5><b>Yapısal, Kurumsal ve Kültürel Engeller</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların siyasi katılımının önemine rağmen eşit ve nitelikli temsilden bahsetmek mümkün değildir. Bunun temel sebebi kadınların önünde bir dizi engelin var olmasıdır. Konuyla ilgili çalışmalara göre bu engeller üç grupta incelenmektedir: yapısal, kurumsal ve kültürel engeller. İlk grupta gelir durumu, eğitim seviyesi, medeni durum gibi sosyoekonomik statüye ilişkin değişkenlerin yarattığı engeller ifade edilmektedir. Dü</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">ya Ekonomik Forumu’nun yayımladığ</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;"> “Kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel Cinsiyet Eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği Endeksi 2021 Raporu”nda ekonomik katılım ve fırsatlar aç</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;">sından kadın-erkek arasındaki farkın kapanmasının 267,6 yıl alacağ</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;"> hesaplanmış</span><span style="font-weight: 400;">t</span><span style="font-weight: 400;">ır. Kadınların bu dezavantajlı durumu onların siyasete girişini ve varlık göstermesini de zorlaştırmaktadır. İkinci grupta seçim sistemi, siyasi partilerin aday gösterme süreçleri gibi kurumların işleyişine ilişkin engeller ifade edilmektedir. Örneğin aday gösterilen yer ve sıranın kritik olduğu liste usulü nispi sistemlerde, kadınların çoğunlukla seçilme olasılıklarının az olduğu yer ve sırada aday gösterildiği tespit edilmiştir. Son grupta ise erkek egemen bakış açısının siyasetteki yansımaları ifade edilmektedir. Toplumun geneline hakim olan, cinsiyetlendirilmiş iş bölümünü dayatan ve kadının kamusal alandan dışlanmasına sebep olan erkek egemen bakış açısı siyasi alanı da şekillendirmektedir. Kamusal bir aktivite olarak siyaset, “erkek işi” olarak görülmektedir. Böylece, kadınların makam sahibi olduklarında dahi iktidar sahibi olamamaları sonucu doğmaktadır. Siyasetin bir “erkekler kulübü” olarak görülmesi aynı zamanda özellikle yerel siyasette baskın olan ahbap-çavuş ilişkilerinin de yeniden üretilmesine zemin hazırlamaktadır. Ayrıca, toplumsal cinsiyet rolleri gereği, kadının asli sorumluluğu bakım verme olarak görülmektedir. Cinsiyetlendirilmiş iş bölümü sebebiyle bakım emeğini üstlenen kadınların siyasete katılması daha maliyetli hale gelmektedir.</span></p>
<h5><b>Dünyada ve Türkiye’de Kadının Siyasetteki Yeri</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınların siyasi alanda karşılaştıkları bu engeller temsilde niceliksel ve niteliksel eşitliği zorlaştırmaktadır. Niceliksel temsil sayılara odaklanmaktayken, niteliksel temsil kadınların cinsiyete dayalı bir sosyal grup olarak çıkarlarının temsiline işaret etmektedir. Kadın siyasetçi sayısının artması her zaman niteliksel temsili garanti etmese de bunun ön koşulu olduğu için önemli bir veridir. Bu yazıda temsilde eşitliğe niceliksel açıdan bakılacaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesi Kurumu (UN Women), Dü</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">ya Ekonomik Forumu (WEF) ve Parlamentolar Arası Birlik (IPU) gibi uluslararası kuruluş</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">arın derlediğ</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;"> verilere gö</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">e, 2021 itibariyle kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel ö</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">çe</span><span style="font-weight: 400;">k</span><span style="font-weight: 400;">te kadın ve erkekler arasındaki niceliksel temsil eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği devam etmektedir. </span></p>
<figure id="attachment_79656" aria-describedby="caption-attachment-79656" style="width: 423px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-79656" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/dunyada-kadin-temsilli.jpg" alt="dünyada kadın temsili" width="423" height="218" /><figcaption id="caption-attachment-79656" class="wp-caption-text">Kaynak: UN Turkey. (10 Mart 2021). “UN Women – IPU ‘Siyasette Kadın 2021’ haritasına göre: Parlamentolarda, bakanlıklarda, devlet ve hükümet başkanlıklarında kadın oranı arttı, ancak kadınların temsili hala yetersiz.” (https://turkey.un.org/tr/115804-un-women-ipu-siyasette-kadin-2021-haritasina-gore-parlamentolarda-bakanliklarda-devlet-ve).</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Dü</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">ya Ekonomik Forumu’nun Kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel Cinsiyet Eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği Endeksi 2021 raporuna gö</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">e; 2020 yılında toplumsal cinsiyet eş</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">tsizliği aç</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;">sından kü</span><span style="font-weight: 400;">r</span><span style="font-weight: 400;">esel ö</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">çe</span><span style="font-weight: 400;">k</span><span style="font-weight: 400;">teki en ö</span><span style="font-weight: 400;">n</span><span style="font-weight: 400;">emli gerileme, kadınların siyasi yaş</span><span style="font-weight: 400;">a</span><span style="font-weight: 400;">ma katılımı alanında olmuş</span><span style="font-weight: 400;">t</span><span style="font-weight: 400;">ur. Rapora göre dünyada parlamenterlerin yalnızca %26’sı kadındır. Türkiye’de ise kadının siyasete katılımı açısından iyimser bir tablo görülmemektedir. Kadın milletvekili oranı 2018 seçimleri itibariyle %17’dir. Dünya Ekonomik Forumu Küresel Cinsiyet Endeksi’ne göre de 156 ülke içerisinde 133’üncü sırada yer alan Türkiye, 2020 yılındaki listeye kıyasla Endeks sıralamasında üç sıra gerilemiştir. </span></p>
<figure id="attachment_79657" aria-describedby="caption-attachment-79657" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-79657 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ulusal-parlamentolardaki-kadin-temsilci-yuzdesi-640x258.jpg" alt="ulusal parlamentolardaki kadın temsilci yüzdesi" width="640" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ulusal-parlamentolardaki-kadin-temsilci-yuzdesi-640x258.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/ulusal-parlamentolardaki-kadin-temsilci-yuzdesi.jpg 685w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-79657" class="wp-caption-text">Ulusal parlamentolardaki kadın temsilci yüzdesi</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyasi partilerin Merkez Yürütme Kurulu, Parti Meclisi veya Merkez Disiplin Kurulu gibi karar alma organlarında kadın oranı, “kritik azınlık” olarak ifade edilen %30-40 seviyelerine tam olarak ulaşmadığı görülmektedir. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-79658 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-640x399.jpg" alt="parti yönetimlerindeki kadın sayısı" width="640" height="399" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-640x399.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi.jpg 644w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<figure id="attachment_79659" aria-describedby="caption-attachment-79659" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-79659 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-1-640x375.jpg" alt="parti yönetimlerindeki kadın sayısı" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-1-640x375.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/parti-yonetimlerindeki-kadin-sayisi-1.jpg 649w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-79659" class="wp-caption-text">Kaynak: Siyasal partilerin web sayfaları kayıtlarından hazırlanmıştır. (Erişim Tarihi: 06.08.2021) &amp; Serpil Sancar. (Aralık 2018). “Siyasal Kararlara Katılımda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Haritalama ve İzleme Çalışması”. CEID (Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği). (Erişim Tarihi, 28.09.2021: http://www.ceidizleme.org/medya/dosya/94.pdf)</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel siyasetteki niceliksel ve niteliksel temsil de benzer bir tabloya işaret etmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Verilerin işaret ettiği bu olumsuz tabloyu değiştirme amaçlı çoklu oy pusulası kullanımı, kadınlar için ücretsiz adaylık başvurusu, parti içi eğitimler vb. mevcuttur ancak en sık uygulanan politika cinsiyet kotasıdır. Yapılan araştırmalar, parlamento seviyesinde cinsiyet kotası uygulamalarının kadın temsilini %12’den %24 seviyesine yükselttiğini hesaplamıştır. Parlamentolar Arası Birlik (IPU) verilerine göre 2021 itibariyle 48 ülkenin 36’sında cinsiyet kotası uygulaması vardır. Tunus’ta Nisan 2017’de geçen bir yasa ile parti listelerinde eşit sayıda kadın ve erkek aday olması şart koşulmuştur. Bu yasa sonucunda Mayıs 2018’deki yerel seçimlerde seçilen adayların %47’sini kadınlar oluşturmuştur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de siyasi partilerin başvurduğu temel olumlu eylem politikası (</span><i><span style="font-weight: 400;">affirmative action policy</span></i><span style="font-weight: 400;">) cinsiyet kotası olmuştur. CHP, HDP ve İYİP tüzüklerinde cinsiyet kotası uygulaması vardır. </span></p>
<h5><b>Kadın Siyasetçilerin Deneyimleri ve Mücadele Önerileri</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmanın saha çalışması kapsamında görüşülen kadın siyasetçilerin altını çizdiği temel konulardan biri yapısal engellerin varlığı olmuştur. Araştırma katılımcılarına göre, siyasete girebilmek “ekonomik kaynağa ulaşmış olmayı” gerektiren bir eylemdir ve kadınların ekonomik güçleri yoksa, “cebinde minibüse verecek parası yoksa ya da aracına dolduracak benzin parası yoksa” siyasete girmek bir ihtimal değildir. Bu sebeple, erkeklere nazaran siyasette yer alan kadınların eğitim seviyelerinin daha yüksek, yaşlarının ise daha ileri olduğu görülmektedir. Dahası, yapısal eşitsizlikler, kadınların bulundukları yere gelebilmek için daha fazla çaba sarf etmesine sebep olmaktadır. Kadınların “mükemmel aday” olması beklenirken, erkek adaylarda bu beklentiler daha az etkilidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyoekonomik statüye ilişkin iki unsur daha kadınların karşısına engel olarak çıkmaktadır. Bunlardan biri yaştır. Kadınların siyasete girişi çoğunlukla ileri yaşlarda, emeklilik dönemlerinde gerçekleşmektedir. Ancak daha genç yaşta siyasete giren kadınlar hem meslektaşları hem de toplum nezdinde deneyimsiz olarak görülmektedirler. Ayrıca kadınlar için evli olmak, bekar olmaya nazaran daha makbul görülmektedir. Erkek adaylar için önemli bir değişken olmayan yaş ve medeni durum, kadınlar için fazlasıyla belirleyici olabilmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapısal engeller aşılsa dahi kurumsal engeller kadınların siyasete atılmasında olumsuz etkiye sahiptir. Bu kategoride çoğunlukla lider odaklı parti yapılanmaları ve parti içi demokrasi eksiklikleri işaret edilmiştir. Bir katılımcıya göre bir kadın adayın sosyoekonomik kaynaklara erişimi olsa dahi partide kendisini “koruyup kollayacak” erkek bir yöneticinin olmaması durumunda kariyerinde ilerlemesi mümkün olmamaktadır. Aday listelerinde, parti içi görev dağılımında ve diğer karar mercilerinde söz sahibi olan erkek yöneticiler, ilgili literatür tarafından “kapı bekçileri” (</span><i><span style="font-weight: 400;">gate-keepers</span></i><span style="font-weight: 400;">) olarak adlandırılmaktadır. Kadınların seçilebilir bölge ve sıralardan yazılması bu kapı bekçilerinin inisiyatifinde olduğundan, yapısal engeller aşılsa dahi siyasete giriş mümkün olmayabilmektedir. Yerel siyasette ise ahbap-çavuş ilişkilerinin de etkisiyle, kapı bekçilerinin oluşturdukları bariyerler yükselmektedir. Karar alma süreçlerinin de çoğu zaman mesai saatleri dışında “ya içerken ya da maç muhabbeti” gibi “erkek mecrası” olarak tanımlanan alanlarda gerçekleşiyor olması veya kısıtlı, erkek egemen ekiplerin kararları kendi içlerinde demokratik olmayan yöntemlerle alması, kadınların makam sahibi olsalar da inisiyatif alamamalarına yol açmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erkek egemen toplum yapısının yarattığı beklentiler ve şekillendirdiği siyasi alanın kısıtları olarak anlaşılabilecek kültürel engeller kadınların karşısına siyasetin her aşamasında çıkmaktadır. Siyaset kamusal bir iştir ve ataerkil toplum yapısının yarattığı beklentilere göre erkek kamusal alana, kadın ise özel alana, yani eve aittir. Bu anlayış daha baştan siyaseti erkek işi olarak görmektedir. Bir katılımcının da ifade ettiği gibi kadınlar tüm hazırlıklarıyla yemeği yapsalar dahi “mutfaktan bu tabağı alıp içeriye sunan kişi” olamamaktadır. Siyasetin erkek işi olarak görülmesi mekanları dahi etkilemiştir. Bir katılımcı siyasi çalışma yürütürken kürsülerin etek giymiş katılımcıların fazla yüksek olduğunu fark ederken, başka bir katılımcı ilçelerdeki parti binalarında kadın tuvaleti olmayışını aktarmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamusal alan ve özel alan arasındaki ayrım kadınların temel sorumluluklarının hane içinde olduğunu varsaymakta, ev içi emek ve bakım yükümlülüklerinin yalnızca kadına ait olduğunu kabul etmektedir. Bu da kadınların siyasi alana girmek ve var olmak için ev içi emek yükünü de taşımak ve ekstra çalışmak zorunda kalmasına yol açmaktadır. Bir katılımcı, vekil olsa dahi ev içi emek yükünden kurtulamadığını, hane halkının kendisinden hizmet beklediğini ifade ederken bir başka katılımcı ise ancak programlı, disiplinli ve koordine çalışarak ev ve siyasi yaşam dengesini kurabildiğini aktarmıştır. Kadınlar için siyasette var olmanın zamansal ve emek maliyeti erkeklere göre oldukça yüksektir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bu iç içe geçmiş ve katmanlı engellerle mücadele etmek için kadınların temel aracı kişisel mücadele azimleri, ısrarcılıkları, pes etmemeleri olarak ifade edilmiştir. Nitekim bu engellere rağmen siyasi alanda var olmanın kendisi aslında gösterilen dirayetin de işaretidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söz konusu engellerin aşılabilmesi için bir taraftan etkili olumlu eylem politikalarının üretilmesi gerekirken, bir taraftan da hali hazırda var olan politikaların tam olarak uygulanması gerekmektedir. Örneğin cinsiyet kotası politikasının yalnızca aday listelerinde değil parti yönetim kademelerinde de uygulanması bir talep olarak ortaya çıkmaktadır. Kota her aşamada uygulanmadığında, partilerin “vitrinlik” kadın adaylar aracılığıyla temsilde eşitliği sağlama sorumluluğundan kaçındığı aktarılmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kota uygulamaları dışında katılımcıların özellikle siyasi partilerin işleyişine dair detaylı değişim önerileri olduğu göze çarpmaktadır. Aday listelerinin hazırlanma süreçlerinin değişmesi, kadınların aday listelerinde erkeklerden daha üst sıralarda yer alması, bunun için tüzüklerde değişiklik yapılması öneriler arasındadır. Bunların dışında, özellikle yerel siyasette “şeffaflaşma”nın kadınların siyasi alana girmedeki tereddütlerinin aşılması konusunda faydalı olacağı, toplantılarda kadınların sözünün kesilmemesi için kronometre uygulamalarının getirilmesi, partilerdeki erkeklere toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri verilmesi, kadın aday adayları için güçlendirici eğitimlerin sağlanması önerilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcıların getirdiği öneriler, kadınların engelleri iyi analiz ettiğini ve bu engellerin aşılması için somut politikalar üretebileceğini göstermektedir. Ayrıca, bu bölümde dile getirilen önerilerin çoğunlukla kurumsal değişikliklere işaret ediyor oluşu, kadınların partilerinden değişiklik beklentileri olduğunu da gözler önünde sermektedir. Engellerle mücadele etme yöntemleri ve stratejilerine göre daha geniş bir perspektiften öneriler sunulmuş olması, kadınların siyasi alanda yaratabilecekleri değişime dair umut verici bir sonuçtur.</span></p>
<h5><b>Sonuç</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu araştırmada kadınların literatürde yapısal, kurumsal ve kültürel olarak ayrıştırılan engeller ile siyasi hayatlarının her aşamasında karşılaştıkları ortaya çıkmıştır. Söz konusu engellere rağmen siyasi alanda varlık gösterebilmek ancak kadınların ısrarcı tutumları ile mümkün olabilmektedir. Bu engellerin aşılması için kapsamlı bir toplumsal değişimi beklemeksizin, siyasi partiler düzleminde hayata geçirilebilecek bir dizi politika olduğu hem dünya örneklerinden hem de katılımcıların getirdiği önerilerden anlaşılmaktadır. Toplumun yarısını oluşturan bir grubun çıkarlarının eksik olarak temsil ediliyor olmasının demokratikleşmeye ket vurduğu düşünüldüğünde, kadınların önündeki engellerin ve bunların aşılması için yapılması gerekenlerin kamuoyu tarafından tartışılması acil bir ihtiyaçtır. </span></p>
<p>Raporun linkine <a href="https://www.istanpol.org/_files/ugd/c80586_d3fcc07c668c4ac794c0e969ce1473bb.pdf" target="_blank" rel="noopener">buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>Görsel: New York Times</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/21/turkiyede-kadinin-siyasete-katilimi-engeller-ve-mucadele-yontemleri/">Türkiye’de Kadının Siyasete Katılımı: Engeller ve Mücadele Yöntemleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
