<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>reha ruhavioğlu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/reha-ruhavioglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/reha-ruhavioglu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Aug 2024 10:50:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>reha ruhavioğlu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/reha-ruhavioglu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık: Sivil Sayfalar&#8217;dan Dosya Çalışması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/14/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-sivil-sayfalardan-dosya-calismasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Aug 2024 09:59:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Burak Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar İlkiz]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Rümeysa Çamdereli]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil topluma yönelik ayrımcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum, doğrudan çalışma gösterdiği alanlarda ayrımcılıkla mücadele ederken ya da ayrımcılığa uğrayan canlıların, yapıların desteklenmesi için farklı çalışmalar yürütürken aynı zamanda sadece sivil toplum olduğu için de ayrımcılığa uğruyor ve bununla mücadele ediyor. Sivil toplumcuların bir "iç bilgi" olarak sahip olduğu bu meseleyi Sivil Sayfalar olarak derlemek, tarihe not düşmek ve bu konuda adımlar atmak için zemin hazırlamak niyetindeyiz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/14/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-sivil-sayfalardan-dosya-calismasi/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık: Sivil Sayfalar&#8217;dan Dosya Çalışması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak Avrupa Birliği Tarafından Finanse Edilen “Sahne” projesi kapsamında aldığımız İncele alt hibe desteğiyle yürüttüğümüz “Ayrımcılığın Haberini Sivil Toplum Yaparsa” isimli projemiz kapsamında bir video-podcast serisi hazırladık. Bu projeyle kapsamlı çalışmalar yürüten birçok sivil toplum kuruluşunun kendi tematik alanlarında maruz kaldığı ayrımcılıklardan ziyade, genel olarak sivil toplumun maruz kaldığı ayrımcılıkları gündemimize aldık.</p>
<p>Bu kapsamda yazılı içerikler yayınladık:</p>
<ul>
<li><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/02/26/sivil-toplumun-daralan-labirenti/">Sivil Toplumun Daralan Labirenti</a></li>
<li><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/03/25/turkiyedeki-sivil-toplum-afetlerin-ardindan-daha-da-guclendi-ve-cesitlendi/">Türkiye&#8217;deki Sivil Toplum, Afetlerin Ardından Daha da Güçlendi ve Çeşitlendi</a></li>
<li><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/19/en-buyuk-zorluk-genel-atmosferdeki-dusmanlik-soyleminin-etkisi/">En Büyük Zorluk, Genel Atmosferdeki Düşmanlık Söyleminin Etkisi</a></li>
<li><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/01/sivil-toplumcular-sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-raporu-icin-toplandi/">Sivil Toplumcular “Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Raporu” İçin Toplandı!</a></li>
<li><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/08/ayrimciligi-belgeleyen-ve-esitligi-hedefleyen-merkez-esitlik-izleme-merkezi/">Ayrımcılığı Belgeleyen ve Eşitliği Hedefleyen Merkez: Eşitlik İzleme Merkezi</a></li>
</ul>
<p>Sivil topluma yönelik ayrımcılık konusuna ilişkin literatürde yer alan tüm çalışmaları derledik ve temel meseleleri öne çıkardığımız bir rapor kaleme aldık:</p>
<ul>
<li><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/sivil-topluma-yonelik-ayrimciliklar-arastirma-raporu/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılıklar Araştırma Raporu, 2024</a></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sivil toplum alanında farklı alanlarda çalışma yapan uzmanlarla görüşmeler yaptık ve bunu bir video ve podcast serisine dönüştürdük:</p>
<p><iframe title="Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/videoseries?list=PLjJlhTq5omatoYaZysfPv2STpzEWF2457" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<div id="buzzsprout-large-player"></div>
<p><script type='text/javascript' charset='utf-8' src='https://www.buzzsprout.com/2395228.js?container_id=buzzsprout-large-player&#038;player=large'></script></p>
<p>Tüm bu çalışmalar bize gösterdi ki sivil toplum, doğrudan çalışma gösterdiği alanlarda ayrımcılıkla mücadele ederken ya da ayrımcılığa uğrayan canlıların, yapıların desteklenmesi için farklı çalışmalar yürütürken aynı zamanda sadece sivil toplum olduğu için de bir ayrımcılığa uğruyor ve bununla mücadele ediyor. Sivil toplumcuların bir &#8220;iç bilgi&#8221; olarak sahip olduğu bu meseleyi Sivil Sayfalar olarak derlemek, tarihe not düşmek ve bu konuda adımlar atmak için zemin hazırlamak niyetindeyiz. Ancak bu şekilde sivil toplumun omzundaki yüklerden biri azaltılabilir ve her kurum kendi çalışma alanında daha verimli hale gelebilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/08/14/sivil-topluma-yonelik-ayrimcilik-sivil-sayfalardan-dosya-calismasi/">Sivil Topluma Yönelik Ayrımcılık: Sivil Sayfalar&#8217;dan Dosya Çalışması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reha Ruhavioğlu ile İki Seçim Arası Sivil toplumun Gündemi ve Etkisi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/30/reha-ruhavioglu-ile-iki-secim-arasi-sivil-toplumun-gundemi-ve-etkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 10:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu ile Sivil Sayfalar olarak Diyarbakır’da düzenlediğimiz 'Seçimler ve Sivil Toplum İlişkisini Birlikte Konuşuyoruz' etkinliği ardından iki seçim arasında sivil toplumun gündemini ve önümüzdeki süreçte odaklanılması gereken noktaları konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/30/reha-ruhavioglu-ile-iki-secim-arasi-sivil-toplumun-gundemi-ve-etkisi/">Reha Ruhavioğlu ile İki Seçim Arası Sivil toplumun Gündemi ve Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkenin gündemini uzun süre meşgul eden genel seçimlerin ardından bu kez de yerel seçimler yaklaşıyor. İki seçim arasında bir değerlendirme yapsanız özellikle sivil toplum açısından neler söylersiniz?</strong></p>
<p>Türkiye’de hemen her kesimin tabiriyle “ülkenin en önemli seçimi” geride kaldı. Geride bıraktığımız genel seçimde sivil toplumun büyük bir bölümü öyle ya da böyle seçim gündemiyle ilişkilendi.</p>
<p>Seçimler ve sivil toplum deyince akla ilk gelenlerden birinin “sandık güvenliği” olduğunu düşünüyorum. Seçim güvenliği meselesi, kanaatimce Türkiye’de sivil toplumun öncülük ederek büyüttüğü ve partilerin gündemine soktuğu bir mesele oldu.</p>
<p>Diğer yandan kadın, çevre, göçmen meseleleri ve hayvan hakları gibi alanlar sivil toplumun öteden beri bilgi ve deneyim biriktirdiği alanlar. Siyaset kurumunun bu gündemlerle pozitif ya da negatif ilişkisi seçim sürecinde arttığında sivil toplumun da gündemi daha görünür olabiliyor. Dolayısıyla sivil toplum seçim gündeminden kurumsal olarak kaçmaya çalışsa da konular onları siyasetle aynı gündem üzerinde buluşturuyor.</p>
<p>Bu sebeple geride bıraktığımız seçimde özellikle muhalefet partilerinin sivil toplumla daha fazla görüştüklerini, sivil toplumun gündemiyle daha fazla ilgilendiklerini tecrübe ettik. Örneğin “derin yoksulluk” kavramını sivil alanda yükselten Derin Yoksulluk Ağı, bu gündemi siyasetin merkezine taşıyabildi. Partilerin çoğu doğrudan bu kavramla ve ağa referans vererek çalışmalarını anlattılar ve dahası CHP, ağın aktif üyesi Hacer Foggo’yu parti içinde aynı konuda çalışmalar yapmak üzere “içeri aldı”. Vekil adayı da gösterilen Foggo, maalesef seçilemedi.</p>
<p>Ancak tecrübe ettiğimiz başka bir şey de sivil toplumun angajman ilişkisinin sonuçta alana negatif olarak dönme potansiyeli. Türkiye’de sivil toplumun önemli bir kısmının muhalif ve eleştirel olması, “ülkenin en önemli seçimi” ile birleşince çoğu zaman iktidar-STK ilişkilerine benzer muhalefet-STK angajmanı da daha görünür oldu. Bu ilişkide sivil toplumun alanının genişlediği örnekler olsa da benim kişisel gözlemim siyasetin sivil toplum alanında genişlemesi daha fazla oldu. Bu ilişkinin iktidarın “biz ve onlar” kutuplaşmasına katkı yaptığını ve kategorik bir karşıtlığın sivil toplumun itibarına zarar verdiğini kabul etmek gerekiyor, ki doğru yerden başlayabilelim.</p>
<p><strong>Sivil toplum bundan sonraki dönem için süreçte neler öğrendi sizce?</strong></p>
<p>Bütün bu konuları Ekim’in son Cumartesi’sinde, Sivil Sayfalar’ın davetiyle, Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle tartıştığımız verimli bir etkinlik gerçekleştirdik. Hem Diyarbakır sivil toplumu 2015-16’dan bu yana biriken tecrübeyle hem de Türkiye’nin batısındaki sivil toplum seçimin sonuçlarından kıymetli dersler çıkarmış görünüyor. Siyasetin gündemine etki etmek ama angaje olmamak, talep etmekle kalmayıp değişime paydaş olarak katkı vermek, siyasetçilerin bizim siyasi görüşümüze yakın olup olmamasına bakmaksızın bir denetleyici göz olmak bu derslerden bazıları.</p>
<p>Bunu söylerken aklıma iki örnek geliyor: Diyarbakır’da 2019 seçimleri öncesinde, sivil toplumun kendi arasında başlattığı bir toplantılar dizisi oldu. Sonra Selçuk Mızraklı HDP adayı olduğunda bu grubu da içeren geniş bir kesimi tartışma toplantılarına davet etti. “Kent Sözleşmesi” hazırlamak üzere başlayan bu tartışmaların kıymetliydi ama yine de katılımcı profilinin Diyarbakır’ın tamamını kapsadığını söylemek, tahmin edilen gerekçelerle mümkün değil. Bu toplantılardan bir Kent Sözleşmesi taslağı çıktı ve Mızraklı bunu aynen kabul etti. Ancak sonrasında bu sözleşme ile “5 yıllık stratejik plan” uyumluluğunu sivil toplum olarak yeterince izlediğimizi düşünmüyorum. Zaten Selçuk Mızraklı da görevinde çok kısa süre kalabildi. Görevden alınarak yerine kayyum atandı.</p>
<p>Kayyum atanmasından sonra hükümete karşı eleştirel olan sivil toplumun Diyarbakır yerelinde herhangi bir politika yapım sürecine dahil edildiğine şahit olmadık. En son depremzedeler için kurulan çadır-kent, sivil toplumun bütün itirazlarına rağmen Dicle Nehri kenarına yapıldı ve ilk yağmurda tahliye edildi. Dönemin parasıyla 125 milyon TL’nin heba edildiği düşünülüyor.</p>
<p>Depremden kısa süre önce, Aralık 2022’de karar mekanizmalarından dışlanan sivil toplum örgütleri bir araya gelerek “Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu” kurdular. 86 STK, sendika ve oda ile başlayan platformun üye sayısı yüzü geçmiş durumda. Platform, depremde bir kriz masasına dönüşerek belki de ilk yerel, alternatif müdahale becerisi gösteren yapı oldu. Platform hakkında yazılmış iki rapor önerebilirim: <a href="https://kurdish-studies.org/yayinlar/deprem-kriz-raporu/" target="_blank" rel="noopener">Deprem Kriz Masası Raporu</a> ve <a href="https://rawest.com.tr/wp-content/uploads/2023/06/AFET-YONETIMINDE-DIYARBAKIR-KENT-PLATFORMU-DENEYIMI-INDIRMEK-ICIN-TIKLAYINIZ.pdf" target="_blank" rel="noopener">Afet Yönetiminde Diyarbakır Kent Platformu Deneyimi Raporu</a>.</p>
<p>Sivil toplumun canlı kalma inat ve iradesinin yerelde afete hızlı müdahale ve onarıcı etkisini yakinen görmüş bir şehir olarak Diyarbakır’ın, sivil toplumun bu özgün pozisyonunu terk etmeyip güçlendirmesi gerektiğini düşünüyorum ve şehrin sivil kurum ve aktörlerinin de bu kanaatte olduklarını görüyorum.</p>
<p><strong>Diyarbakır başta olmak üzere yereldeki sivil toplum için bu süreçte ne gibi önerilerde bulunursunuz?</strong></p>
<p>Sivil toplumun 2015’ten bu yana biraz şartların zorlaması biraz da kendiliğinden sokaklardaki görünürlüğünün azaldığını, otel salonlarında daha görünür olduğunu biliyoruz. Bu durum bazı kurumların çalışma alanları ve muhatapları sebebiyle doğal olmakla birlikte mahalle kılcallarına erişmesi beklenen sivil toplumun bunun için uygun araçları değerlendirmesi gerekiyor. Hemşehri derneklerinin sivil toplumdan pek sayılmadığı bir vakıa, oysa mahallelere erişim için çok organik bir sivil toplum yapısından bahsediyoruz. Diğer yandan muhtarlık gibi yerel birimler mahallelerin sivil toplum ilişkisi için uygun kurumlar.</p>
<p>2015 sonrası yaşadıklarımız; çözüm sürecinin bitişi, çatışmaların şehirde yeniden başlaması, darbe girişimi ve sonrasında hayata geçen OHAL rejimi sebebiyle sivil toplumun kamusal alanı büyük ölçüde elinden alındı. Ülkenin en önemli seçimi de geride kaldı. Sivil toplumun siyasetin kararlarına etki edeceği, izleyeceği ve güçlü bir paydaş olacağı süreci en başta sivil toplum başlatabilir. Kendi göbek bağımızı kendimiz kesebiliriz. Bu muhasebe buluşmalarından ve birbirimizin başarı ve yenilgilerinden öğrenmeye devam ediyoruz, devam etmeliyiz.</p>
<p><em><img decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="201" height="115" />Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.’</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/30/reha-ruhavioglu-ile-iki-secim-arasi-sivil-toplumun-gundemi-ve-etkisi/">Reha Ruhavioğlu ile İki Seçim Arası Sivil toplumun Gündemi ve Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşitsizlik Bülteni, Eşitsizliği Görünür ve Tartışılır Kılmayı Hedefliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/esitsizlik-bulteni-esitsizligi-gorunur-ve-tartisilir-kilmayi-hedefliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2022 08:39:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[İllerde Yaşam Endeksi]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de eşitsizliğe maruz kalmış şehirleri merkezine alan Eşitsizlik Bülteni, her ay yayınlayacağı bültenlerde farklı kategorilerde eşitsizliği sorgulayacak. Projenin 21 Ocak’ta yayınlanacak ilk bültenin teması 'Eğitim' olarak belirlendi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/esitsizlik-bulteni-esitsizligi-gorunur-ve-tartisilir-kilmayi-hedefliyor/">Eşitsizlik Bülteni, Eşitsizliği Görünür ve Tartışılır Kılmayı Hedefliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bir grup bağımsız araştırmacı ve sivil toplum gönüllüsünün işbirliğiyle başlatılan Eşitsizlik Bülteni projesi, bir yıla yayılacak 12 farklı kategoride Türkiye’de belirli bölgelerde toplanmış eşitsizliğe odaklanıyor. Eşitsizlik Bülteni ekibinden Reha Ruhavioğlu ile projenin amacını ve yöntemini konuştuk. Ruhavioğlu; “Eşitsizliği kabaca refahın bireyler arasındaki dağılımındaki farklılık olarak tanımlıyoruz. Bu farklılık ne kadar fazlaysa eşitsizlik o kadar yüksektir. Refahı belirleyen birçok faktörden bir düzinesini bu çalışma kapsamında yakından inceliyoruz” diyor.</span></p>
<p><b>Eşitsizlik Bülteni ne zaman faaliyetine başladı? Projenin misyonundan, işleyiş yapısından ve şu ana dek yapılan çalışmalardan biraz bahseder misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-77849 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/reha-ruhavioglu-640x403.jpg" alt="Reha Ruhavioğlu" width="357" height="225" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/reha-ruhavioglu-640x403.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/reha-ruhavioglu.jpg 700w" sizes="(max-width: 357px) 100vw, 357px" />Eşitsizlik Bülteni, Türkiye haritasına bakıldığında sürekli eşitsizliğe maruz kalmış bir bölgenin bu durumuna odaklanıyor. Eşitsizliğin tesadüfi olmadığını ve farklı kademe ve kategorilerde yaşandığını daha yakından göstermek istiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fikrin ortaya çıkması ve hazırlık çalışmaları altı aydan fazladır sürüyor ancak Eşitsizlik Bülteni faaliyetlerine fiilen yeni başlıyor. 21 Ocak 2022’de bültenin ilk sayısı abonelere gönderilecek ve tam anlamıyla o zaman başlamış olacağız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugüne dek metodolojinin belirlenmesi, veri tarama, kazıma, bülten taslaklarının oluşturulması gibi süreçleri tamamladık.</span></p>
<p><b>Adınızda yer alan eşitsizlik kelimesi neleri işaret ediyor, kapsıyor? Odağınızdaki eşitsizlik göstergeleri nelerdir? 12 farklı kategoriden bahsediyorsunuz, bu kategorileri açabilir misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşitsizliği kabaca refahın bireyler arasındaki dağılımındaki farklılık olarak tanımlıyoruz. Bu farklılık ne kadar fazlaysa eşitsizlik o kadar yüksektir. Refahı belirleyen birçok faktörden bir düzinesini bu çalışma kapsamında yakından inceliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmayı iki resmi çalışmayı esas alarak yürütüyoruz:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2017 yılında hazırladığı </span><b><i>Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi (SEGE) </i></b><i></i><span style="font-weight: 400;">çalışmasına göre Türkiye haritası 6 kademede sınıflandırılıyor. 6. kademe Türkiye’de eşitsizliğe en fazla maruz kalan bölge ve bu bölgedeki illerin tamamı Kürt illeri. Biz haritanın eşitsizlikle malul bu bölgesine “Eşitsizlik Bölgesi” diyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Bülten, TÜİK’in 2016 yılında paylaştığı </span><i><span style="font-weight: 400;">“İllerde Yaşam Endeksi” </span></i><span style="font-weight: 400;">çalışmasında kullandığı göstergelere odaklanıyor. Bu göstergeler; konut, çalışma hayatı, gelir ve servet, sağlık, eğitim, çevre, güvenlik, sivil katılım, altyapı hizmetlerine erişim, sosyal yaşam ve yaşam memnuniyeti olarak listeleniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşitsizlik Bülteni, İllerde Yaşam Endeksi başta olmak üzere bu kategorilerle ilgili verilerin Eşitsizlik Bölgesi’nde ve Türkiye genelinde karşılaştırmalarını yapacak ve eşitsizliğin ortaya çıkardığı birbiriyle ilişkili sonuçlara dikkat çekecek, bu durumu çeşitli etkinliklerle görünür ve tartışılır kılmaya çalışacak.</span></p>
<p><b>Eğitim, barınma, beslenme, çalışma gibi başlıklarda eşitsizliği ortaya çıkarmak için nasıl bir yöntem izleyeceksiniz? Sizden önce yapılmış araştırmalardan, elde edilen verilerden ne ölçüde yararlanıyorsunuz/yararlanacaksınız? Proje özelinde yeni saha araştırmaları yapılacak mı? Bu bağlamda nasıl bir yol haritasına sahipsiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşitsizlik Bülteni, SEGE çalışmasındaki coğrafi gruplamayı ve TÜİK’in bahsettiğim çalışmasındaki göstergeleri esas alıyor. Dolayısıyla temel olarak resmî kurumların ürettiği bilgilerin bölgesel kıyaslamasını daha görünür bir biçimde işlemeye odaklanıyor. Bu çalışma kapsamında saha araştırması yapılması henüz gündemimizde yok ancak söz konusu kategorilere ilişkin saha araştırmalarından elde edilmiş verilerden de yararlanacağız. Bu bağlamda TEAM, Rawest, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC), YADA gibi kurumların saha araştırmalarından elde edilmiş bulguları da inceliyoruz.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bu bülten vesilesiyle hem bu alana ilgili olanlara hem de genel kamuoyuna bu bölgelerdeki eşitsizliği ve bu eşitsizliğin derinliğini gösterdikten sonra bunu uzmanlar ve siyasetçilerle tartışmak, çözüm önerilerini gündeme taşımak istiyoruz.</span></p></blockquote>
<p><b>Projede Eşitsizlik Bölgesi adını verdiğiniz kısım, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesini içeriyor. Bu bölgelerdeki eşitsizlik göstergelerini incelerken ilk elden ele alınması gereken sorunlar olarak neleri öne çıkartırsınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77850 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulten-640x359.jpg" alt="eşitsizlik bülteni" width="421" height="236" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulten-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulten.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 421px) 100vw, 421px" />Eşitsizlik Bölgesi tamamı Kürt illeri olan 16 şehri kapsıyor. Bültenlere konu ettiğimiz kategoriler de bu bölgedeki öncelikli sorunları içeriyor. Bülten kapsamında bu bölgesel ayrım ve göstergeleri ele almamızın sebebi bu kriterlerin genel kabul görmeleri ve özellikle kalkınma çalışmaları ve akademide bu verilerden faydalanılıyor olması. Bu alanda çalışanların önüne bu aşamada yeni göstergeler ve bölgesel tasnifler koymak yerine çalıştıkları, ilgi gösterdikleri alanlardaki durumu daha yakından göstermek istiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bülten vesilesiyle hem bu alana ilgili olanlara hem de genel kamuoyuna bu bölgelerdeki eşitsizliği ve bu eşitsizliğin derinliğini gösterdikten sonra bunu uzmanlar ve siyasetçilerle tartışmak, çözüm önerilerini gündeme taşımak istiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışma bizim Bölgesel Eşitsizlik ya da Bölgesel Kalkınma programımızın ilk çalışması anlamına geliyor. Kendi göstergelerini de oluşturmuş ve bu kapsamda kamuoyuna veriler paylaşan çalışmalara ilişkin niyetlerimiz var ancak bunları kademeli götürmeyi planlıyoruz.</span></p>
<p><b>Her ay yayınlayacağınız bültenler grafik ve rakamsal verilerden mi oluşacak yoksa analizler, röportajlar gibi okuma parçalar da olacak mı? Bültenlerde sorun tespitlerinin yanında çözüm önerilerine yer verilecek mi örneğin? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bültenler temelde bahsettiğimiz çerçevede verilerin kıyaslamalarını içerecek. Dolayısıyla kıyaslanabilir veriler sunmak bu bültenin en temel işlerinden biri olacak. Ancak çalışma salt bununla sınırlı değil. Bültenleri uzman görüşleri gibi katkılarla genişletmek, diğer bültene geçmeden konu ile ilgili ek bültenler göndermek, toplantı yahut söyleşiler yapmak, sosyal medya postları ile alana ilgiyi yönlendirmek gibi çalışmalar da projemizin birer parçası olacak. </span></p>
<p><b>Eşitsizlik Bülteni’nde pandemi ve hiperenflasyon/kur dalgalanmaları gibi yeni yoksulluk sebepleri ne kadar yer alacak? Aylık bültenlerde günceli yakalamak mümkün olacak mı? Bir de yaşlı yoksulluğu, çocuk yoksulluğu gibi özel başlıklar açacak mısınız bültenlerinizde? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77609 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulteni2.jpeg" alt="eşitsizlik bülteni" width="349" height="103" />Halihazırdaki bültenler üretilmiş verilerin kıyaslamalarını içerecek. Süreç içinde bültenleri hem çeşitlendirmek hem de güncelle olan ilişkisini pekiştirmek için bahsettiklerinize benzer çalışmalardan faydalanmak söz konusu olabilir. </span></p>
<p><b>Aylık bülten dışında hayata geçireceğiniz etkinlikler var mı? Nasıl bir programa sahipsiniz? Eşitsizlik Bülteni’ni hazırlarken alanla ilgili STK’lar ve devletin ilgili kurumlarından yetkililerle iş birlikleriniz olacak mı? Projenin temel amaçlarından biri olan toplumsal farkındalık sağlamak için ne gibi çalışmalarınız olacak? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerek bültenleri ek bültenlerle desteklemek gerekse video, podcast, tartışma, sosyal medya çalışmaları gibi etkinliklerle projeyi hem çeşitlendirmek hem de eşitsizlik meselesini gündemde tutmak istiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırma kuruluşları, akademisyenler, alanlar ilgili çalışan sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve genel olarak kamuoyunu partner ve paydaş olarak görüyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuları hem uzmanlarla hem de siyasi parti yetkilileriyle konuşmak, bölgesel eşitsizliğe ilişkin bakışlarını ve politikalarını dinlemek, bu başlıklarda karar alıcıları daha derinlikli ve çözüm odaklı çalışmalara yönlendirmek gibi amaçlarımız var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bağlamda hem tecrübe hem de verilerinden faydalanacağımız kurumlar, YADA ve KSC gibi STK’lar, hem de gündemlerimizi kendilerine doğrudan iletmek üzere siyasi partilerle diyalog içinde olacağız.</span></p>
<p><b>Son olarak, ilk bülten ne zaman yayınlanacak ve bu bültende üzerine çalıştığınız eşitsizlik göstergesi ve temel başlıklar neler olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk bülten, duyurusunu da yaptığımız üzere Eğitim konusunda olacak. Bu bülteni öğrencilerin karne aldığı gün, 21 Ocak’ta paylaşıyoruz. Öğrenciler kendi durumlarını karnelerinden incelerken biz de devletin eğitim ile ilgili bir çeşit karnesini hazırlıyor olacağız.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/esitsizlik-bulteni-esitsizligi-gorunur-ve-tartisilir-kilmayi-hedefliyor/">Eşitsizlik Bülteni, Eşitsizliği Görünür ve Tartışılır Kılmayı Hedefliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Data Talks: Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-ve-degisimler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2021 09:55:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Data Talks]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Data Talks'un bu bölümünde, Rawest Araştırma'nın Kürt Çalışmaları Merkezi ve Yaşama Dair Vakıf ile birlikte yürüttüğü Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler araştırmasının raporu, araştırma ekibinden Reha Ruhavioğlu ile konuşuluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-ve-degisimler/">Data Talks: Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Spotify Embed: Bölüm 004 | Kürt Gençler ’20 Araştırması: Benzerlikler, Farklar, Değişimler" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6Ivo0DkTnCTAqOo4yAwpBD?si=d9da522513c24c09&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://www.yada.org.tr/kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-degisimler/" target="_blank" rel="noopener">Rapora buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-ve-degisimler/">Data Talks: Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun İlk Haftasında Çocukluk Ve Çocuk Edebiyatı Konuşuldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/diyarbakir-insan-haklari-okulunun-ilk-haftasinda-cocukluk-ve-cocuk-edebiyati-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2019 10:20:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Tatlıcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44932</guid>

					<description><![CDATA[<p>HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliğinin düzenlediği ‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temalı Kış 2019 İnsan Hakları Okulu başladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/diyarbakir-insan-haklari-okulunun-ilk-haftasinda-cocukluk-ve-cocuk-edebiyati-konusuldu/">Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun İlk Haftasında Çocukluk Ve Çocuk Edebiyatı Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği bünyesinde yer alan Diyarbakır İnsan Hakları Okulu, bu dönem ‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temasıyla yapılıyor. Geçtiğimiz Cumartesi günü ders başı yapılan Diyarbakır İHO’da açılış konuşmasını HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır temsilcisi Reha Ruhavioğlu yaptı. Daha önce düzenlenen eğitim programları hakkında bilgi veren Ruhavioğlu, tematik eğitimlere olan ilgiden memnun olduklarını, bu sebeple çeşitli temaları odağa alan eğitimlerin devam edeceğini aktardı. Eğitim sisteminin çocukların haklarını ihlal eden çok fazla uygulama içerdiğini söyleyen Ruhavioğlu, öğretmen ve öğretmen adayları başta olmak üzere çocuk alanında çalışan herkesin belirli bir hak bilincinde olmasının gerekliliğini vurguladı.</span></p>
<p><b>“İnsan Haklarını Korumakla Yükümlü Olan Da En Çok Hak İhlali Yapan Da Devlettir”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44933 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/iho_oktay_1-640x480.jpeg" alt="" width="357" height="268" />Her oturumda alanında uzman konuşmacılarla farklı konuların ele alınacağı İnsan Hakları Okulu’nun ilk oturumunu ‘Çocuğun İnsan Hakları ve Uluslararası Mekanizmalarda Çocuk’ başlığıyla HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Oktay Tatlıcıoğlu gerçekleştirdi. Çocuk ve çocukluk tanımlarının tartışıldığı derse, Tatlıcıoğlu, insan haklarının temel özelliklerinden olan evrensellik ve yasal korunurluktan söz ederek, insan haklarını korumanın devletin birincil görevi olduğunun altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca Tatlıcıoğlu, devletin pozitif ve negatif sorumluluklarının bulunduğunu, devletin hem insan haklarını korumakla yükümlü olduğunu hem de devletin insan haklarını ihlal eden tek kurum olduğunu sözlerine ekledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin çocukların, yaşama, korunma, gelişme ve katılım haklarını güvence altına aldığını ifade eden Tatlıcıoğlu, Türkiye’nin sözleşmede taraf olduğunu ve bu sözleşmenin 17. 29. ve 30. maddelerine çekince/şerh koyduğunu da belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunların dışında Tatlıcıoğlu “İnsan olmanız sizin insan haklarına sahip olmanız için yetiyor. Fakat tercih özgürlüğünüzün siyasi otorite tarafından tanınması gerekiyor. Hemen bir çıkarsama yaparsak siyasi otoriteye ihtiyacımız var. Çünkü insan hakları teorik ve tarihsel olarak otoriteye karşı edinilmiş haklardan toplanmış bir birikim aslında. İnsan hakları insanın insanla olan ilişkisine bakmaz, devlet yahut otorite ile birey arasındaki ilişkiyi düzenler.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sözleşmelerin taraf olan ülkeleri bağlayıcı bir niteliğinin olduğunu vurgulayan Tatlıcıoğlu, 1989 yılında Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin taraf ülkelerce imzalandığını söyledi. Tatlıcıoğlu, “Sözleşmenin 54 tane maddesi vardır Türkiye 1995 yılında imzaladığı bu sözleşmenin üç maddesine, 17. 19. ve 30. maddelerine çekince koymuştur. Ayrıca Çocuk Hakları Sözleşmesinde herkes 18 yaşına kadar çocuk sayılmıştır ve çocuk ile ilgili her işlemde çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurulmuştur, çocuk herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın eşit olarak doğuştan haklara sahiptir.” dedi.</span></p>
<p><b>“Çocuk Edebiyatı, Çocuğun Gözüyle Dünyayı Anlamadır”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları temasıyla düzenlenen Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun ikinci oturumunda çocuk kitapları yazarı Halenur Çalışan ‘Bir Hak Olarak Nitelikli Çocuk Edebiyatı’ başlıklı atölyeyi gerçekleştirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışan, atölyede çocuk edebiyatı alanındaki önemli eserleri katılımcılarla birlikte yorumladı. Atölye kapsamında Pezzettino’dan Yayazula’ya, Usta ile Ayı’dan Pippi Uzun Çorap’a kadar birçok çocuk edebiyatı eseri ele alındı. Çocuk edebiyatının, çocuğun gözüyle dünyayı anlama olduğunu vurgulayan yazar Çalışan “Çocuğun büyüme serüveni bile başlı başına bir başarıdır.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk edebiyatının en büyük katkısının yetişkinlere olduğunun altını çizen Çalışan, bu alandaki eserlerin herkes tarafından okuması gerektiğini belirtti. Ayrıca çocuk edebiyatının, çocuğun gözünden dünyanın nasıl göründüğünü göstermesi açısından önemli olduğunu da sözlerine ekledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temasıyla üç hafta boyunca sürecek olan eğitim programı, derneğin Diyarbakır merkezinde gerçekleştirilecek. Altı oturum şeklinde devam edecek olan eğitim sonunda katılımcılara törenle sertifikaları verilecek. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/diyarbakir-insan-haklari-okulunun-ilk-haftasinda-cocukluk-ve-cocuk-edebiyati-konusuldu/">Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun İlk Haftasında Çocukluk Ve Çocuk Edebiyatı Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAK İnisiyatifi’nden &#8220;Dil Yuvadır&#8221; Kampanyası&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/09/hak-inisiyatifinden-dil-yuvadir-kampanyasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Sep 2019 07:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Yuvadır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Hak İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Heiddeger]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Rum Suresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41983</guid>

					<description><![CDATA[<p>HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, Alman Filozof Heidegger’in “Dil insanın evidir” cümlesinden ilhamla 'Dil Yuvadır'  sloganıyla yeni bir ana dil kampanyası başlattı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/09/hak-inisiyatifinden-dil-yuvadir-kampanyasi/">HAK İnisiyatifi’nden &#8220;Dil Yuvadır&#8221; Kampanyası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, Türkçe dışındaki ana dillerin kamu hizmetlerinde kullanılması ve dile sahip çıkılması için bir kampanya başlattı. “Dil Yuvadır” sloganıyla yürütülen kampanyada bez çantalar, afişler, broşürler dağıtılıyor ve hazırlanan sosyal medya gönderileri dolaşıma sokuluyor. Kampanyada hem hükümete ana dilde eğitim, sağlık gibi hizmetlerin sunulması çağrısı yer alıyor hem de Kürtler başta olmak üzere ana dili Türkçe olmayanlara “diliniz hakkınızdır, onu yaşatın” deniliyor.</p>
<p>Dernekten yapılan <a href="http://diyarbakir.hakinisiyatifi.org/hak-inisiyatifinden-ana-dil-kampanyasi-dil-yuvadir.html" target="_blank" rel="noopener">açıklamada</a>, Rûm Suresi’nin 22. ayetinin Türkçe ve Kürtçe meali epigraf olarak kullanılırken kampanyanın sloganı için Heidegger’in “dil insanın evidir” sözünden esinlenildiği ifade ediliyor ve şöyle deniliyor: “İnsanın ana dili, hayatını anlamlandırıp kendisini gerçekleştirebildiği bir yuvadır. Bu sebeple eğitim başta olmak üzere sağlık, kültür, sanat, spor ve diğer bütün alanlarda kendi ana dilinde hizmet almayanlar, bu alanların hepsinde bir ayrımcılığa maruz kalıyorlar ve eksik kalıyorlar demektir.”</p>
<p><strong>Rawest&#8217;in Araştırması Kampanyaya Öncülük Yaptı</strong></p>
<p>Açıklamada, kampanyaya başlamadan önce Kürt gençlerini kapsayan bir araştırma yürütüldüğü ve kampanyanın bu veriler üzerine inşa edildiği bilgisi paylaşılırken; Kürt gençlerinin yarısından fazlasının dillerini neredeyse hiç konuşamadıkları vurgulanıyor. Rawest Araştırma tarafından yapılan <a href="http://diyarbakir.hakinisiyatifi.org/wp-content/uploads/2019/09/DilYuvadir_infografik.pdf" target="_blank" rel="noopener">araştırmaya</a> göre; Kürt gençlerinin sadece %18’i Kürtçe okuyup yazabildiğini söylüyor. Gençlerin yarısına yakını hemen her gün Kürtçe müzik dinlerken, aynı sıklıkta Kürtçe haber takibi yapan gençlerin oranı sadece %10. Gençlerin %88’i yaşadıkları yerde Kürtçe’nin resmî dil olmasını isterken, her dört gençten üçü çocuğunun eğitim hayatının tamamen ya da kısmen Kürtçe olmasını talep ediyor.</p>
<p>Bu veriler ışığında dilin kaybolmakta olduğunu paylaşan HAK İnisiyatifi, hem hükümete hem de Kürtler başta olmak üzere ana dili Türkçe olmayanlara, dile sahip çıkma çağrısında bulunuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-41987  alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/EDtvZxtWsAASZnt-640x377.jpg" alt="" width="317" height="187" />HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilcisi Reha Ruhavioğlu, kampanyayla ilgili değerlendirmesinde, &#8220;Kamu hizmetlerinde kullanılmaması sebebiyle Kürtçe ve diğer diller kayboluyor, asimilasyon devam ediyor.” dedi. “Eğitim, sağlık, kültür, sanat ve diğer alanlarda Türkçe’nin baskın olması sebebiyle çocukların ve gençlerin ana dillerini kullanacak ve öğrenecek ortam bulamadıklarını” dile getiren Ruhavioğlu, “Rum Suresi 22. ayet bize &#8216;renklerinizin ve dillerinizin farklılığı Allah’ın ayetlerindendir.&#8217; diyor. Yani diller hem hiyerarşik bir ilişkide değiller ve eşittirler hem de bir dilin kaybolması yeryüzünden bir ayetin silinmesi gibidir. Biz bunu referans alarak; Hükümete ve ana dili Türkçe olmayanlara şunu söylüyoruz: Hükümet, Türkçe dışındaki dillerde hizmet verilmesinin önündeki engelleri kaldırmalı, ana dillere resmi statü tanımalı ve eğitim başta olmak üzere kamu hizmetlerini Kürtçe ve diğer dillerde de sunmalıdır. Ancak toplum bunu beklerken bir yandan dil kayboluyor, dolayısıyla ikinci olarak da ana dili Türkçe olmayanlara &#8216;diliniz hakkınızdır, aynı zamanda Allah’ın size emanet ettiği bir ayettir, hakkınıza ve emanete sahip çıkın, dilinizin kaybolmasına seyirci kalmayın&#8217; çağrısında bulunuyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-41988  alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/EDoiGRCWkAEi2GF-640x360.jpg" alt="" width="299" height="168" />&#8216;Toplumun Her Kesimine Ulaşmak İstiyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Kampanyayı görünür kılmak için afişler, infografikler, posterler, bez çantalar, ayraçlar gibi materyaller hazırladıklarını belirten Ruhavioğlu, &#8220;Bu materyallerde çeşitli mesajlar veriyoruz. Kırtasiyelere dağıttık, okul alışverişi yapanlara bez çantalarımız hediye ediliyor. Kampanyamız bir kesimi değil, toplumun tamamını hedefliyor, o sebeple bu materyallerden Diyarbakır’da hemen her meşrepten insanların alışveriş yaptığı kitap evlerine dağıttık. Toplumun her kesimine ulaşmanın bu vesile ile daha kolay olduğunu gördük. Kampanya bunların dışında, hazırlanan sosyal medya tasarımları her gün <a href="https://twitter.com/search?vertical=default&amp;q=%23DilYuvad%C4%B1r&amp;src=typd">#DilYuvadır</a> etiketiyle paylaşılıyor. Eylül ayını bu etkinliklerle geçirecek ve kampanyanın ilk etabını bitirmiş olacağız. Ardından, kampanyayı nasıl sürdüreceğimiz hakkında istişarelerde bulunacak ve öyle devam edeceğiz.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/09/hak-inisiyatifinden-dil-yuvadir-kampanyasi/">HAK İnisiyatifi’nden &#8220;Dil Yuvadır&#8221; Kampanyası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Raporlar.org Yayında!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/21/raporlar-org-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2018 11:20:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[raporlar.org]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26031</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son on yılın insan hakları raporlarını bir araya getirerek erişim kolaylığı sağlamayı amaçlayan Raporlar.Org internet sitesi yayına başladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/21/raporlar-org-yayinda/">Raporlar.org Yayında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hakları ile ilgili yayımlanmış bütün raporları bir araya getirmeyi amaçlayan ve geçtiğimiz Ocak ayından beri deneme yayınında olan <a href="http://www.raporlar.org/" target="_blank" rel="noopener">Raporlar.Org</a> sitesi aktif yayına başladı. Dört dilde hazırlanan internet sitesinin amacı; gazeteciler, akademisyenler, araştırmacılar ve insan haklarına ilgi duyan herkes için bir veri tabanı oluşturmak.</p>
<p>Raporlar.Org’u bir “amme hizmeti” olarak kurduğunu söyleyen insan hakları savunucusu Reha Ruhavioğlu, web sitesinin çıkış hikayesini şöyle açıklıyor: &#8220;Geçen yıl bu zamanlar 16 şube ve binlerce üye Mazlumder’den tasfiye edildik. Ancak bizi tasfiye edenler şubelerimizin internet sitelerini de kapatarak bugüne kadar birikmiş hafızayı da bir kalemde yok ettiler. RaporlarOrg bu şerden doğan hayırdır. Kendi raporlarımızı arşivlerden çıkarıp bir arada yayımlama fikri, bütün insan hakları raporlarını arşivleyecek bir veri tabanı fikrine dönüştü. Raporlar.Org, ilk etapta bu yıl içinde, bizi tasfiye edenlerin raporları dahil son 10 yılın bütün raporlarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu fikrin ikinci aşaması da yayımlanmış bütün raporları okunabilir verilere dönüştürerek insan hakları alanındaki çalışmalara kolaylık sağlamak&#8221; Sitenin yayına girmesiyle araştırmacıların veriye daha kolay ulaşacağını da belirten Ruhavioğlu, &#8220;Kapanmış derneklerin veya pek bilinmeyen kuruluşların raporları bu site içinde daha görünür olacak. Araştırmacılar raporu kimin yazdığı bilgisine daha kolay ulaşacak. Yine aynı şekilde yayımlanmış bir rapor için ziyaret etmiş birisi benzer raporları da görecek&#8221; diye açıklıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/21/raporlar-org-yayinda/">Raporlar.org Yayında!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malatya&#8217;da Sivil Toplum Kuruluşlarının Çözüm Süreçlerindeki Rolü Tartışıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/04/malatyada-sivil-toplum-kuruluslarinin-cozum-sureclerindeki-rolu-tartisildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2018 13:07:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Gönül Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[hakan tahmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Sarıgül]]></category>
		<category><![CDATA[İHD Malatya Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malatya’da her kesimden yaklaşık 40 sivil toplum temsilcisi, Barış Vakfı’nın hazırladığı “Çözüm Süreci’nde STK’lar” raporu vesilesiyle yaklaşık iki yıl sonra bir araya gelerek barışı konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/04/malatyada-sivil-toplum-kuruluslarinin-cozum-sureclerindeki-rolu-tartisildi/">Malatya&#8217;da Sivil Toplum Kuruluşlarının Çözüm Süreçlerindeki Rolü Tartışıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademisyen Cuma Çiçek tarafından Barış Vakfı için kaleme alınan <a href="http://www.raporlar.org/cozumsurecistklar/">“2013-2015 Çözüm Sürecinde Sivil Toplum Kuruluşları”</a> raporu Malatya’da farklı kesimlerden sivil toplum temsilcisi ve kanaat önderlerinin bir araya geldiği bir çalıştayda tartışıldı. İHD Malatya Şubesi ve Hak İnisiyatifi ev sahipliğinde bir araya gelen katılımcılar, yapılan konuşma ve sunumların ardından yaklaşık dört saat barışın nasıl tesis edilebileceği konusunda görüş alışverişinde bulundular.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-25678 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/m1-e1522784896384.png" alt="" width="465" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/m1-e1522784896384.png 465w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/04/m1-e1522784896384-320x181.png 320w" sizes="auto, (max-width: 465px) 100vw, 465px" />İHD adına Gönül Öztürk ve Hak İnisiyatifi adına Hüseyin Sarıgül’ün ev sahipleri olarak selamlamalarının ardından açış konuşması yapan Barış Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tahmaz, bütün insanlık açısından en kutsal şeyin yaşam hakkı olduğunu vurgulayarak, “Barış Vakfı için en kutsal değer yaşam hakkını savunmaktır. Her koşulda, barışı konuşmak ve barış isteğinden uzaklaşılmaması için çaba sarf etmeliyiz.” ifadelerinde bulundu. 2013-15 yılları arasında süren ve 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra bozularak yerini çatışmaya bırakan çözüm sürecinin ardından tarafların yapıp ettiklerinin çok tartışıldığını hatırlatan Tahmaz sivil toplum kuruluşları ile ilgili şunları söyledi: “Çatışmaların başlamasından sonra çok şeyi konuştuk ama bir şeyi konuşmadığımızı düşünüyorum, bu toplumda çalışan sivil toplum örgütleri neyi, neden yapamadığını konuşmadı. Konuşma cesareti gösterip bizim, bizim mahallelerimizin, kendimizin eksikliği ne sorusunu sormuyoruz. Biz esas olarak sivil toplumun, kendisi ile yüzleşmesi gerektiğini düşünerek son raporumuzu sivil toplum üzerine hazırladık. Bu vesileyle tartışmak istiyoruz. Buradaki temel vurgumuz, dünyanın bütün örneklerinden bilindiği üzere, sivil toplum örgütlerinin çözüm süreçlerinde, barış süreçlerinde etkin bir konuma sahip olmadan çözüme ulaşılamaz.”</p>
<p>Hakan Tahmaz’dan sonra, rapor çalışmasının Diyarbakır ve Van ayağını yürüten Reha Ruhavioğlu, rapor hakkında bir sunum yaptı. Türkiye’de sivil toplumun 90’lardan bu yana çalışmalarını hatırlatan Ruhavioğlu, çözüm sürecinde STK’ların neleri ne kadar yapıp neleri yapamadıklarını STK temsilcileriyle yapılan mülakatlardan aktardı. Rapor için görüşülen 45 STK temsilcisinin aktarımına göre; Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin çözüm sürecinde genel olarak siyasi angajmanlara girdiğini, sürecin aktörlerinin de STK’ların bağımsız değil angaje olmaları noktasında yaklaştığını, bölge STK’ları ile ülkenin batısı arasında çok az temas olduğunu ve sivil toplum örgütlerinin hem teknik hem mali hem de insan kaynağı olarak kapasite sorunu yaşadıklarını söyleyen Ruhavioğlu, çatışmanın kırk yıllık şahidi olan toplumda çatışma çözümü literatürünün oturmamış olduğunu ve dünya deneyimlerinden pek haberdar olunmadığını vurguladı. Çatışmanın çok büyük tahribata sebep olduğu iki yılın ardından sivil toplumun pek dillendirmese de bir şekilde çözüm beklediğini, bu sebeple dünya deneyimlerine ilgi duymaya başladığını söyleyen Ruhavioğlu Kürt Meselesinin ilanihaye çatışma ile yönetilemeyeceğini, bu sebeple siyasi çözümü için hazırlanmak ve çabalamak gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Ruhavioğlu’nun sunumundan sonra katılımcılar yaklaşık üç saat boyunca kendi görüş ve yaklaşımlarını aktardılar. Katılımcıların altını çizdiği bazı noktalar şunlar oldu:</p>
<p>Üç yıl aradan sonra farklı kesimlerden sivil toplum temsilcileri ile bir araya gelmek çok değerli. Aslında Malatya bunu daha önce başarabildi, yüzden fazla (160) STK, parti, grup bir araya gelerek barış ortamı oluşturabildik ama şiddet geri dönünce savrulduk. Sivil toplum kuruluşları olarak, tarafsızlığımızı kaybedince etkinliğimizi de kaybediyoruz.</p>
<p>Sivil toplum kuruluşlarının üzerinde kurulu olduğu paradigma barışa çok uzak bir paradigma, savaşı olumlayan bir paradigma. Birileri savaş isteyecek kadar cesursa biz de barış isteyecek kadar cesur olmalıyız.</p>
<p>Kürt sorununun, Alevi sorununun, emek sorununun çözülmesi lazım, emeğin özgürleşmesi lazım. Bu sorunlar demokratik bir yaşamın önündeki en önemli engellerdir. Sağımda ve solumda oturan arkadaşlarla farklı görüşlerdeyiz ama bir araya gelebilirsek barış ihtimal olabilir. İlk derecede önemli olan, STK’lar partilerin inisiyatifi altına girmemeli, sadece halkın özgür ve barış içinde yaşaması için çalışmalıdır.</p>
<p>Bugün barış istediğimiz için Malatya’da fiziki saldırılara maruz kalıyoruz. Bugün Cumhurbaşkanı isterse barış gelir, onu ikna edecek çalışmalar girmek lazım. Öncelikle savaşın, çatışmanın çıkmaması için çabalamak lazım.</p>
<p>Bir kitabımın adını “Barış’ın Diğer Adı” koydum. Barış Marşı isimli bir şiirim var. Biz birçok zaman bir araya geldik, bizim birbirimizle bir problemimiz yok. Ancak problem, başkalarının aklıyla hareket etmek, bağımsız hareket etmemektir. Kendi aklımızla hareket etmedikçe barış çok zordur.</p>
<p><strong> </strong>Her şeye rağmen herkesin yan yana gelerek barışı konuşması çok umut verici. Buradan başlayabiliriz.</p>
<p>ABD’nin Irak’a, İsrail’in Filistin’e müdahalesinde çeşitli kurumların yer aldığı gruplar olarak her akşam her mahallede açıklamalar, barış karşıtı protestolar, eylemler düzenledik. Özellikle 15 Temmuz’dan bu yana kutuplaştırma, ötekileştirme ve baskı öyle yoğun oldu ki bugüne kadar bir araya gelemedik. Baskı ortamı öyle yoğunlaştı ki barış umudu ve talebinden vazgeçtik. Barış olsa emekçiler kendi hakları için yan yana gelebilirlerdi. Bu yüzden bugün Malatya’da bir araya gelebilmek önemli ve umut vericidir.</p>
<p>Barış sevdasına bir tuğla koymak niyetiyle bir araya gelmiş olan arkadaşları kutluyor, teşekkür ediyorum. Sivil toplumu hakkında literal bir okuma yaptığınızda Türkiye’deki STK’ların çoğu Silahsız Türk Kuvvetleri gibi, sivil değiller. Elimizde savaş baltaları ile savaş isteyemeyiz, kanı kanla yıkayamayız.</p>
<p>2011’de 1 Eylül Dünya Barış Günü için bir bildiri hazırlamıştık, her kesimden 600 dernek gezdik. İlk defa öyle bir toplantı oldu, ortak müştereklerde bir araya geldik. 2011’deki asgari müştereklerimize ne oldu da bir araya gelemiyoruz. STK’lar güçlendikçe demokratik mekanizmalar güçleniyor. Mezhep, ırk, ideoloji sınırını aşmamız gerekiyor.</p>
<p><strong> </strong>İnce bir elbise ile kışın dışarı çıkamazsınız, baharı beklemelisiniz. Bazı düşüncelerin zamanı vardır, gerçekçi olmak zorundayız. Bir çiçekle bahar gelmez, çiçekleri arttırabilir miyiz, evet. Bedeli göze alıyorsak çiçekleri arttırabiliriz, baharı erkene çekebiliriz.</p>
<p>Eninde sonunda bir barış olacaktır, sivil toplum kuruluşları özgür olmalı, bu minval üzerine olup sorun çözme yeteneğini göstermelidirler. Ötekileştirme kültüründen vazgeçmeliyiz, bundan hala vaz geçmezsek sorun çözme becerisi gelişemez. Savaş her zaman kaybettirir, barış kazandırır.</p>
<p>Propagandist bir dilden ziyade daha yapıcı bir dil kullanmalıyız. Bu süreci halka mal etmek lazım.</p>
<p>Siyasileri değil, onlara etki edecek halkı hazırlamalıyız.</p>
<p>Barış Vakfı’nın “2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları” raporuna erişmek için <a href="http://www.raporlar.org/cozumsurecistklar/">tıklayınız…</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/04/malatyada-sivil-toplum-kuruluslarinin-cozum-sureclerindeki-rolu-tartisildi/">Malatya&#8217;da Sivil Toplum Kuruluşlarının Çözüm Süreçlerindeki Rolü Tartışıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barış Vakfı’ndan “Çözüm Sürecinde STK’ler” Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/19/baris-vakfindan-cozum-surecinde-stkler-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Dec 2017 07:41:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alev Erkilet]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Ağırdır]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[etyen mahçupyan]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Veysi Altıntaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20919</guid>

					<description><![CDATA[<p>Barış Vakfı, Kürt sorununun çözüm sürecinde sivil toplum örgütlerinin rolünü konu alan rapor yayımladı. Hazırlık çalışmalarına 2017 Mayıs ayında başlanan “2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları” başlıklı rapor Cuma Çiçek tarafından hazırlandı. Saha araştırmasını Reha Ruhavioğlu ile Veysi Altıntaş’ın yaptığı rapora Alev Erkilet, Bekir Ağırdır ve Etyen Mahçupyan danışman olarak katkıda bulundu. Raporda, çözüm sürecinde sivil toplum [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/19/baris-vakfindan-cozum-surecinde-stkler-raporu/">Barış Vakfı’ndan “Çözüm Sürecinde STK’ler” Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barış Vakfı, Kürt sorununun çözüm sürecinde sivil toplum örgütlerinin rolünü konu alan rapor yayımladı.</p>
<p>Hazırlık çalışmalarına 2017 Mayıs ayında başlanan <strong>“</strong><strong>2013-2015 Çözüm Süreci’nde Sivil Toplum Kuruluşları”</strong> başlıklı rapor Cuma Çiçek tarafından hazırlandı.</p>
<p>Saha araştırmasını Reha Ruhavioğlu ile Veysi Altıntaş’ın yaptığı rapora Alev Erkilet, Bekir Ağırdır ve Etyen Mahçupyan danışman olarak katkıda bulundu.</p>
<p>Raporda, çözüm sürecinde sivil toplum kuruluşlarının barış inşasına dair çalışmalarının muhasebesi ile pozisyonlarının ve kapasitelerinin analizini bulabilirsiniz.</p>
<p>Aynı zamanda, yeni bir barış sürecinin gelişmesi için sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi aktörlere dönük önerileriler de raporda yer alıyor.</p>
<p>Çalışma sırasında Ankara’da 11, İstanbul’da 10, Diyarbakır’da 13, Van’da 11 sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle ve Diyarbakır’da 1, İstanbul’da 2 sivil toplum kuruluşu üzerine çalışan uzmanlarla olmak üzere, toplam 48 kişi ile görüşme yapıldı.</p>
<p>Barışın inşasıyla ilgili teorik bir çerçeve sunularak başlanan raporun ikinci bölümde müzakere süreçlerinin katmanları ele alınıyor. Devamında ise Türkiye’de sivil toplumun ve çatışma çözümünün genel bir değerlendirmesi ve geniş olarak 2013-2015 yıllarında çalışma yürüten sivil toplum kurumları analiz ediliyor.</p>
<p>Çözüm sürecinde sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerinin muhasebesinin yapıldığı sonraki bölümde aynı zamanda çözüm sürecinde çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarının ortak yönleri tespit ediliyor.</p>
<p>Sonuç bölümünde ise Kürt meselesinde müzakere ve uzlaşının imkanları ile çözüm ve uzlaşı için sivil toplum kuruluşlarının rolüne yönelik öneriler yer alıyor.</p>
<p>Rapor, Türkçe, İngilizce ve Kürtçe dillerinde yayınlandı.</p>
<p><a href="http://www.barisvakfi.org/2017_turkce_rapor.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Raporun Türkçesine ulaşmak için tıklayın</a>.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://bianet.org/bianet/insan-haklari/192549-baris-vakfi-ndan-3-dilde-cozum-surecinde-stk-ler-raporu" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> Bianet </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/19/baris-vakfindan-cozum-surecinde-stkler-raporu/">Barış Vakfı’ndan “Çözüm Sürecinde STK’ler” Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
