<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MEB arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/meb/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/meb/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Jan 2022 19:27:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>MEB arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/meb/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!’ İmza Kampanyası Desteğinizi Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/laik-ve-bilimsel-bir-egitim-istiyoruz-imza-kampanyasi-desteginizi-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 14:13:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Laik eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Zorunlu Din Dersi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77724</guid>

					<description><![CDATA[<p>1-3 Aralık 2021’de toplanan Millî Eğitim Şurası’nda okul öncesi eğitim dönemindeki çocuklara (4-6 yaş) zorunlu din eğitimini tavsiye eden kararlar alınmıştı. Bu kararlara karşı Alevi çatı kurumları, sendikalar, akademisyenler, sanatçılar, siyasiler, aktivistler dahil çeşitli toplum kesimleri başlattıkları imza kampanyasıyla kamuoyuna 'laik ve bilimsel eğitim istiyoruz' çağrısında bulunuyor. Kampanya, 3 Mart 2022 tarihine kadar imzaya açık. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/laik-ve-bilimsel-bir-egitim-istiyoruz-imza-kampanyasi-desteginizi-bekliyor/">‘Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!’ İmza Kampanyası Desteğinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı’nın en yüksek danışma kurulu olan Millî Eğitim Şurası, 1-3 Aralık 2021’de Ankara&#8217;da ‘<strong>Eğitimde Fırsat Eşitliği’ </strong>temasıyla toplandı. Şura eğitimin kangrenleşen problemlerine çözümler aramak yerine, okul öncesi eğitim dönemindeki çocuklara (4-6 yaş) zorunlu din eğitimini tavsiye eden kararlar aldı. Söz konusu kararlar üzerine bir araya gelen toplumun farklı kesimleri bir imza kampanyası başlattılar.</p>
<h5><strong>&#8216;Eşit Yurttaşlık Temelinde Özgür Bir Toplum İçin; Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!&#8217;  </strong></h5>
<p>Kampanya için hazırlanan metinde, “Zorunlu Din Dersi Eğitimi” ile “Eğitimde Fırsat Eşitliği” kavramlarının “birbiriyle çelişen kavramlar” olduğu ve “Eğitimde Fırsat Eşitliği’ temasının bizzat siyasal iktidar eliyle yaratılan tüm eşitsizliklere kılıf niteliğinde” olduğu belirtiliyor.</p>
<p>“Burada din eğitiminden kastedilen, ebeveynlerin inancına bakmadan belli bir din anlayışının kavram ve ritüellerinin çocuklarımıza dayatılmasıdır. Alınan bu karar, &#8220;<strong>Çocuğun Üstün Yararı”</strong> ilkesine aykırı olduğu gibi, başta Aleviler olmak üzere farklı inançtakilerin ve  inancı olmayanların asimilasyonunu hedefleyen, aynı zamanda pedagojik anlamda da çocuğun sağlıklı gelişimine ket vuran bir karardır.&#8221;</p>
<p>Metinden ayrıca, Türkiye’de yıllardır zorunlu din derslerinin kaldırılması talebiyle sürdürülen mücadelelere rağmen siyasi iktidarın, AİHM kararlarını ve altına imza atılmış Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerini “hiçe sayarak müfredata yeni din dersleri eklemesi, birçok okulu imam hatip okullarına çevirip çocuklarımızı zoraki olarak bu okullara yerleştirmesi” hukuksuzluk örnekleri olarak nitelendiriliyor. Buna göre, MEB Şurası’nda alınan kararları “hukukun, din, vicdan inanç veya inanmama özgürlükleri ile evrensel hukuk ve ahlak değerlerinin külliyen inkârı” anlamına geldiği belirtiliyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Tekçi, Cinsiyetçi, Ötekileştirici, Laik Olmayan, Bilimden Uzak ve Asimilasyoncu Eğitime Hayır!&#8217;</strong></h5>
<p>İmzaya açılan metinde, talep edilen hususlar şunlar;</p>
<ul>
<li>Her seviyedeki zorunlu din dersleri, sözde seçmeli olanlar dâhil kaldırılmalı, din derslerini ana sınıfına kadar indiren tavsiye karar iptal edilmeli, gündeme bile getirilmemelidir.</li>
<li>Ayrıca, altına imza atılan AİHS’nin maddelerine uyulmalı, AİHM’in kararları uygulanmalıdır. Eğitim sisteminin vakıflar üzerinden düzenlenmesine, vergilerimizin gerici, dinci vakıflara aktarılmasına son verilmelidir.</li>
<li>Eğitim programları ve müfredatı bilimsel normlara göre yeniden düzenlenmelidir. Eğitimin ticarileştirilmesine son verilmelidir.</li>
<li>Yoksul öğrenciler, tarikat yapılanmalarının içinde kültürel ve inançsal olarak eritilmeye çalışıldığından, barınma sorunu acil olarak çözüme kavuşturulmalıdır.</li>
<li>Eğitim ile ilgili kararlar, bilim insanları ve  pedagogların öncülüğünde, toplumun sosyolojik yapısı da dikkate alınarak oluşturulan bağımsız kurullarca alınmalıdır.</li>
</ul>
<p>İmza kampanyasına 3 Mart 2022 tarihine dek <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdceY-giw-M-y9hoyaq3Ypt49nq52w2IGWTTvo8b9NGJ0APtA/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> formu doldurarak ya da <strong>egitimdefirsatesitligi13@gmail.com</strong> adresine e-post göndererek destek verebilirsiniz.</p>
<p>Görsel: Pir Haber Ajansı</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/17/laik-ve-bilimsel-bir-egitim-istiyoruz-imza-kampanyasi-desteginizi-bekliyor/">‘Laik ve Bilimsel Bir Eğitim İstiyoruz!’ İmza Kampanyası Desteğinizi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalkınma Atölyesi’nin Hazırladığı “Mesleki Gelişim Atölyesi” Ders Kitabı EBA’da!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/19/kalkinma-atolyesinin-hazirladigi-mesleki-gelisim-atolyesi-ders-kitabi-ebada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2020 09:45:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma Atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalkınma atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Mesleki Gelişim Atölyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalkınma Atölyesi’nin Eğitim Atölyesi birimi tarafından geliştirilen “Mesleki Gelişim Atölyesi” kitabı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından onaylanarak EBA web sitesine yüklendi. Özel sektör, sivil toplum ve kamu arasında geliştirilen başarılı işbirliği örneklerinden birini oluşturan kitap, mesleki gelişime dair içerdiği başlıklarla herkes için açık kaynak niteliği taşıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/19/kalkinma-atolyesinin-hazirladigi-mesleki-gelisim-atolyesi-ders-kitabi-ebada/">Kalkınma Atölyesi’nin Hazırladığı “Mesleki Gelişim Atölyesi” Ders Kitabı EBA’da!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özel sektör (Koç Holding, IBM Türk), sivil toplum kuruluşu (<a href="http://www.ka.org.tr/">Kalkınma Atölyesi</a>) ve kamu (MEB) işbirliğinde uzun emekler sonucu ortaya konulan “Mesleki Gelişim Atölyesi” ders kitabı, mesleki ve teknik anadolu liselerinin 9. sınıfları için hazırlandı. Kitabı hazırlayan Kalkınma Atölyesi eğitim birimi Eğitim Atölyesi, önce MEB’den müfredata ilişkin onay aldı. Ardından kitabın içeriğini hazırladı ve tekrar MEB’in onayının tamamlanmasının ardından kitap EBA web sitesinde yer aldı. Mesleki Gelişim Atölyesi dersinin hizmet içi eğitimine dair video çekimlerinin ise yakında tamamlanıp yayınlanması öngörülüyor.</p>
<p>Mesleki Gelişim Atölyesi kitabı 6 bölümden oluşuyor;</p>
<ul>
<li>Ahilik ve Meslek Etiği</li>
<li>İş Sağlığı ve Güvenliği</li>
<li>Teknolojik Gelişmeler ve Endüstriyel Dönüşüm</li>
<li>Çevre Koruma</li>
<li>Girişimci Fikirler, İş Kurma ve Yürütme</li>
<li>Fikrî ve Sınai Mülkiyet Hakları</li>
</ul>
<p>Özellikle “Çevre Koruma” bölümü altında yer alan Çevre Dostu Stratejiler, Okulumuz Atıklarının İncelenmesi, Yeşil Bir Fikrim Var bölümleri çevreye ilişkin öğrencilerin farkındalığını artırmaya ve çevre konusunda yeşil girişimciliği teşvik etmeye katkı sunacak bir nitelik taşıyor.</p>
<p>“Girişimci Fikirler, İş Kurma ve Yürütme” bölümü, öğrencileri girişimci olma konusunda temel seviyede bilgilendiren ve yol gösteren bir içeriğe sahip. Bu bölümde Girişimciliğe İlk Adım, Bir Girişim Hikâyesi, Fikirden Girişime, Havada Uçuşan Fikirler, Yeni Bir İşletme, İşletme Ne İş Yapar?, Pazarlama Karması, Yönetim Planı ve Stok Yöntemi, Finans Yönetimi ve İnsan Kaynakları başlıkları yer alıyor.</p>
<p>“Fikrî ve Sınai Mülkiyet Hakları” bölümü ise Kendi Oyunumuzu Tasarlıyoruz, Bu Orijinal mi? Logonu Oluştur, Markanı Büyüt, Bu Kimin Fikri? Bilginin Kaynağını Biliyorum, Bana Bir Yer Söyle, Sana Coğrafi İşaretini Söyleyeyim başlıkları altında, mesleki gelişimini özellikle kendi ürünlerini tasarlayarak yapmak isteyen öğrenciler için temel bilgileri içeriyor.</p>
<p>Kitaba <a href="http://kitap.eba.gov.tr/panel/dosyalar/upload/1474/0/U_0_15_10_2020_16_42_34_545.pdf">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/19/kalkinma-atolyesinin-hazirladigi-mesleki-gelisim-atolyesi-ders-kitabi-ebada/">Kalkınma Atölyesi’nin Hazırladığı “Mesleki Gelişim Atölyesi” Ders Kitabı EBA’da!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“OKULDA &#8211; EVDE! Eğitim Her zaman Her Yerde” Rehberi Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/24/okulda-evde-egitim-her-zaman-her-yerde-rehberi-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 07:57:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[UNICEF]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[UNICEF Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[uzaktan eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58549</guid>

					<description><![CDATA[<p>UNICEF Türkiye, COVID-19 salgın koşullarında güncellenen Türkiye’de Okula Dönüş Kapsamında Topluma Erişim ve Destek Çalışmalarına Katılmayı Planlayan Kuruluşlara Yönelik Rehberi yayınladı. Pandemi koşullarında giderek derinleşen öğrenme krizinin önüne geçebilmek için ‘OKULDA - EVDE! Eğitim Her zaman Her Yerde’ kampanyası kapsamında hazırlanan rehber ile UNICEF Türkiye, eğitimin her koşulda sürdürülmesi gerektiğini hatırlatıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/24/okulda-evde-egitim-her-zaman-her-yerde-rehberi-yayinlandi/">“OKULDA &#8211; EVDE! Eğitim Her zaman Her Yerde” Rehberi Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UNICEF Türkiye’nin Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile birlikte yürüttüğü ulusal okula dönüş ve iletişim (OKULDA &#8211; EVDE! Eğitim Her zaman Her Yerde) kampanyası, Geçici Koruma Altındaki Suriyeli çocuklar da dâhil olmak üzere, tüm çocukların ve gençlerin kaliteli eğitim olanaklarına erişimini arttırmayı hedefliyor. Bu kampanya kapsamında hazırlanan Türkiye’de Okula Dönüş Kapsamında Topluma Erişim ve Destek Çalışmalarına Katılmayı Planlayan Kuruluşlara Yönelik Rehber adlı çalışma, bu yılın yaz aylarında Güneydoğu, İstanbul ve İzmir&#8217;den Eğitime Devam ve Okula Dönüş Görev Gücü Eğitim Sektörü Çalışma Grubu tarafından COVID-19 salgın koşullarında güncellenerek tekrar yayınlandı.</p>
<p>Türkiye’de Okula Dönüş Kapsamında Topluma Erişim ve Destek Çalışmalarına Katılmayı Planlayan Kuruluşlara Yönelik Rehber, üç amaca hizmet etmek için güncellendi;</p>
<ul>
<li>Yeni okul yılı başlamadan önce, Okula Dönüş faaliyetlerini etkili bir şekilde yürütmeleri için kuruluşlara destek sağlamak</li>
<li>Uzaktan eğitim sırasında ve okula dönüş süreçlerinde, paydaşların Suriyeli ailelerin okula kayıt süreçlerinde karşılaştıkları zorluklar hakkında bilgi toplamalarına ve bu zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için araçlar sunmak</li>
<li>Geçici Eğitim Merkezlerinin (Hatay, İstanbul ve Adıyaman&#8217;da) kapatılmasından etkilenen çocukların devlet okullarına sorunsuz bir şekilde geçiş yapmasını sağlamak için destek vermek</li>
</ul>
<p>Rehber, dört temel bileşenden oluşuyor:</p>
<ul>
<li>Temel Bilgiler: Suriyeli ailelerle ve çocuklarla paylaşılacak bilgiler (Hak Sahiplerine Mesajlar)</li>
<li>Tavsiye edilen faaliyetler: Türkiye&#8217;de eğitim çalışma grupları ve diğer sektörel çalışma grupları (Çocuk Koruma, Temel İhtiyaçlar, Geçim Kaynakları vb.) tarafından uygulanması önerilen faaliyetler.</li>
<li>Veri Toplama Formları: İlgili yükümlülük sahipleriyle yürütülebilecek savunuculuk çalışmalarına ve program müdahalelerine yön vermek amacıyla, eğitime erişim ile ilgili zorlukları tespit etmek ve zorluklara ilişkin analizi desteklemek için.</li>
<li>Sıkça Sorulan Sorular (SSS): Kuruluşların Suriyeli aileler tarafından sıkça sorulan sorulara/iletilen kaygılara yanıt vermelerine yardım etmek için.</li>
</ul>
<p>UNICEF Türkiye’nin söz konusu rehberin yanı sıra, pandemi koşullarında yeni eğitim-öğretim yılında “<a href="https://www.unicef.org/turkey/hikayeler/covid-19-s%C4%B1ras%C4%B1nda-okula-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fte-%C3%A7ocu%C4%9Funuzun-ruh-sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-desteklemek">COVID-19 Sırasında Okula Dönüşte Çocuğunuzun Ruh Sağlığını Desteklemek</a>” başlıklı yayını ise ebeveynlere, okullar yeniden açılırken “karmaşık duygular arasında kaybolmadan yönlerini bulmaları konusunda çocuklarını nasıl destekleyebilecekleri” konusunda yol gösteriyor.</p>
<p>Türkiye’de Okula Dönüş Kapsamında Topluma Erişim ve Destek Çalışmalarına Katılmayı Planlayan Kuruluşlara Yönelik Rehber’ine <a href="https://igamder.org/uploads/Covid19/BTS2020_InfoPack_TUR_V2%20September.pdf">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/24/okulda-evde-egitim-her-zaman-her-yerde-rehberi-yayinlandi/">“OKULDA &#8211; EVDE! Eğitim Her zaman Her Yerde” Rehberi Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ücretli Öğretmenler Kölelik Değil Kadro İstiyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/30/ucretli-ogretmenler-kolelik-degil-kadro-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2019 08:58:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Çakır]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ücretli Öğretmenler Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[ücretli öğretmenlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46353</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ücretli öğretmenlerin haklarını savunmak için kurulan “Ücretli Öğretmenler Platformu” başkanlığını yürüten Hasan Çakır, ücretli öğretmenlikte herhangi bir maaş ödemesi olmadığına, sadece girilen ders saati kadar ücret alındığına dikkat çekerek, ''Sigortanız  aldığınız maaşa göre yatırılıyor. Toplam 10 sene çalışmıştım ve bin 44 gün sigortam yatmış yani emekli olma ihtimalim yok.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/30/ucretli-ogretmenler-kolelik-degil-kadro-istiyor/">Ücretli Öğretmenler Kölelik Değil Kadro İstiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Milli Eğitim Bakanlığı, 1500 TL’ye artık tam zamanlıdan daha ağır şartlarda “ücretli” öğretmen çalıştırıyor, asgari ücret bile alamayan ücretli öğretmenler yeni yıla da 2019’daki aynı talep ve beklentilerle girecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">MEB’te kadrolu, sözleşmeli ve ücretli olarak çalışan öğretmenlerin yaşamları ve güvenceleri arasında adeta bir uçurum var. Ücretli ve sözleşmeli olan, özel okullarda ve dershanelerde çalışan ya da hiç iş bulamayan yani ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmen var. Neredeyse her gün sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışan ve atama talep eden öğretmenler bir yandan bu mücadeleyi sürdürürken bir yandan evine ekmek götürebilmek için ücretli öğretmenlik yapıyorlar. Ancak aldıkları ücret asgari ücretin altında, sigorta prim sayıları kadrolu öğretmenlere göre oldukça düşük, ömürleri boyunca çalışsalar dahi prim gününden emekli olmaları neredeyse imkansız. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46355 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/74366_480x270.jpg" alt="" width="316" height="178" />12 yıldır ücretli öğretmenlik yapan ve bir yandan da ücretli öğretmenlerin haklarını savunmak için “Ücretli Öğretmenler Platformu” başkanlığını yürüten Hasan Çakır,  2003 yılında İnönü Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği’nden mezun oldu. 10 sene İstanbul’da ücretli öğretmenlik yapan Çakır, “Ücretli öğretmenlikte herhangi bir maaş ödemesi yok. Sadece girdiğiniz ders saati kadar ücret alıyorsunuz. Sigortanız da aldığınız maaşa göre yatırılıyor. Toplam 10 sene çalışmıştım ve 1044 gün öğretmenlikten sigortam yatmış yani 12 yılda bu kadar yatmış. Böyle çalışarak herhalde 70 yılda falan doldururuz sigorta primini. Kısacası emekli olma ihtimalimiz yok.” diyor.</span></p>
<p><strong>80 Bin Öğretmen Güvencesiz</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’da 21 bin, Türkiye genelinde ise 80 binin üzerinde ücretli öğretmenin olduğunu vurgulayan Çakır, “Bu insanlar asgari ücret bile alamıyorlar. Şu an bizim platformda 15 bin kişi var. Maaşlar açıklanmış ‘2 bin 28 lira yatmış’ diyor bir arkadaş. Bu ay tam yattığı için seviniyor. Güya Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a bir önerge sundular, ‘ücretli öğretmenlerin derslerine yüzde 100 zam yapılacak’ diye. Ara tatillerdeki kesintiler ne olacak? Geçenlerde ara tatil oldu mesela. Bize 1557 lira yattı. Şubat tatili geliyor. 15 gün yine kesilecek maaştan. Bu para ile insanlar nasıl ev geçindirecek? Nasıl kira ödeyecekler?” diye konuştu.</span></p>
<p><strong>Ücretli Öğretmenlikten Çobanlığa&#8230;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46356 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/WhatsApp-Image-2019-12-26-at-09.20.03-1.jpeg" alt="" width="440" height="278" />2010 yılında iki arkadaş olarak Ankara’ya yürüdüklerini, defalarca televizyonlara çıktığını, fırsat buldukları her anda ücretli öğretmenlerin seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen Çakır, “Samsun’dan Ankara’ya yürüdük. 21 gün sürdü. O zaman büyük bir eylem yaptık Ankara’da, kadro açılsın, alım yapılsın diye. Bu olaydan sonra 40 bine yakın alım yaptılar. Bayağı ses getirdi. Kızılay’da 5 saat yolu kapatmıştık. Tabi arkadaşların hepsi atandı ama ben atanamadım. Bütün basın açıklamalarını ben yaptım ama ben atanamadım. Ben de 2014 yılında ücretli öğretmenliği bıraktım. 10 sen çalıştım ve bırakmak zorunda kaldım. Çünkü son maaşım Haziran 2014’te 564 lira olarak yatmıştı. Artık yapamıyordum. Evlenmiştim, 3 çocuğum vardı. Böyle olmayacağını anladım. 2014’te Bayburt’ta çobanlığa başladım.” diyerek durumun vehametine dikkat çekiyor.</span></p>
<p><strong>&#8216;Hak Arama Meselesi Büyük Sıkıntı&#8217;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha sonrasında tekrar ücretli öğremenlik yapmaya başlayan Çakır, “Sonra Bakan ‘5 yıl ve üzeri ücretli öğretmenlik yapanları mülakatta kadroya alacağız’ açıklamasını yaptı. Ama şöyle bir şey oldu, istersen 10 sene ücretli öğretmenlik yap, eğer 2017-2018 döneminde öğretmenlik yapmamışsan bu haktan yararlanamazsın diye bir madde koydular. Bu maddeden dolayı ben otomatik olarak elenmiş oluyordum. Çünkü 2017-2018 sezonunda bana ücretli öğretmenlik çıkmadı. Bakan Bey açıklamasında ‘KPSS puanına bakılmaksızın’ demesine rağmen, KPSS’ye geçen yıl girip, 50 puan alma şartı koydular. Bunların adaletli olmadığını biz Ankara’ya giderek Ak Parti’nin grup toplantısına katılarak söyledik. Orada İstanbul Milletvekili Metin Külük’ü yakaladım. Dedim ki “Sayın vekil ben İstanbul’da 10 sene bedava öğretmenlik yaparken bana görev çıktı ama bu sene kadro meselesi var diye bana çıkmadı.” Bana “Milli Eğitim sana her sene görev vermek zorunda mı?” dedi. Tamam da öğretmen olan benim! O ara ben bir televizyon programına çıkabildim. Televizyon programında tüm sorunlarımızı dile getirdim. Ücretli öğretmenliğe kadro verilecek ama aktif çalışma ve KPSS şartının etik olmadığını söyledim. Sonra zor bela bir okul ayarladım kendime. Bu seferde bir hafta sonra o yayınlanan röportajımdan dolayı Düzce’de Valilik kararı ile görevden aldılar beni. Hak aramak meselesi de büyük bir sıkıntı. Şimdi iki aydır öğretmenlik yapıyorum. Geçen ayki maaşım 1271 lira, bu ayki 1557 lira. Ve yatan sigorta ayda 13 gün.” diyor.</span></p>
<p><strong>Kışın Öğretmen Yazın Mevsimlik İşçi</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46357 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/73464.jpg" alt="" width="332" height="193" />Diğer ücretli öğretmenlerin de hayatta kalmak için ek işlere yöneldiğini başka türlüsünün mümkün olmadığını aktarıyor Çakır: “Ek işler yapmaya çalışıyorum. Yoksa o parayla geçinemezsin. Allah’tan eşim kadrolu öğretmen. Bir ücretli öğretmen arkadaşım yaz aylarında maaş olmadığı için eşiyle birlikte pamuk toplamaya gidiyor. 30 lira yevmiye ile öğretmen yaz aylarında pamuk toplayarak geçimini sağlıyor, sigortası olmadığı için.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Kadro İstiyoruz&#8217;</strong></span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bir dernek kurduk. Ataması Yapılmayan Öğretmenler Derneği. Hakkımızı arayalım diye. İnsanlar derneğe üye olamıyor korkudan. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Hakkını aramak için hükümeti eleştirince bir bakıyorsun adamlar sana saldırıyor. Ücretli öğretmenlik yapan bile saldırıyor sana. Niye? Arkadaş, ben sizin hakkınızı savunmak için uğraşıyorum burada” diyen Çakır şöyle sürüyor sözlerini: “Ataması yapılmayan öğretmenler 400 binin üzerinde. 400 bin kişiyi öyle bir çıkmaza soktu ki devlet, 400 bin kişiyi atama ihtimali yok. Ve benim 400 bin kişinin hakkını savunabilecek bir gücüm de yok. Bıraktım ben de. Ataması Yapılmayan Öğretmenler Derneği&#8217;ni kapattık. Ücretli Öğretmenler Platformu&#8217;nu kurduk. Biz sadece ücretli öğretmenlerin hakkını aramak için uğraşıyoruz artık. Bizim derdimiz bakanın söylediklerine istinaden, beş yıl ve üzeri ücretli öğretmenlik yapanların artık şartsız kadroya alınması.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çözüm olarak ise şunları söylüyor Çakır, “Öncelikle devlet ihtiyaç dahilinde üniversite açmalı. İstihdam edeceği kadar fakülte açması lazım. Emekliliği dolmuş olmasına rağmen emekli olmuyor insanlar. Niye? Emeklilik şartları iyi değil. 3600 ek gösterge de çıkmadı.  Ücretli öğretmenliğin de bir an evvel kaldırılması lazım. İade-i itibar istiyoruz. Kadro istiyoruz. Talebimiz ve mücadelemiz bu.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/30/ucretli-ogretmenler-kolelik-degil-kadro-istiyor/">Ücretli Öğretmenler Kölelik Değil Kadro İstiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PISA 2018 Sonuçları Açıklandı 2015’e Göre Artış Olsa da 37 OECD Ülkesi Arasında 31. Sıradayız</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/pisa-2018-sonuclari-aciklandi-2015e-gore-artis-olsa-da-37-oecd-ulkesi-arasinda-31-siradayiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Dec 2019 12:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[PISA 2018 sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[PISA testi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeliz Düşkün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45208</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini üç yılda bir değerlendiren PISA testinin 2018 yılı sonuçları açıklandı. Türkiye, 2015 sonuçlarına göre artış gösterse de; matematik, fen ve okuma bölümlerinde 37 OECD ülkesi arasında 31. sırada yer aldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/pisa-2018-sonuclari-aciklandi-2015e-gore-artis-olsa-da-37-oecd-ulkesi-arasinda-31-siradayiz/">PISA 2018 Sonuçları Açıklandı &lt;br&gt;2015’e Göre Artış Olsa da 37 OECD Ülkesi Arasında 31. Sıradayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>PISA 2018 testine, Türkiye&#8217;den 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 73&#8217;ünü temsil eden 186 farklı okuldan 6 bin 890 öğrenci girdi. Alınan sonuçlar ise, matematik 454, okuma 466, fen 468 oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45216 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/YelizDuskun-640x639.jpg" alt="" width="259" height="259" />Eğitim Reformu Girişimi Politika Analisti Yeliz Düşkün, 2015’deki puanlara göre 2018 puanların artış gösterdiğini ancak yüksek bir başarıdan söz edilemeyeceğini belirtiyor. PISA kapsamında öğrencilerin &#8220;okuma, matematik ve fen&#8221; alanlarında verdikleri yanıtlara göre 1&#8217;den 6&#8217;ya kadar gruplara ayrıldığını ve en üst düzeyin &#8220;5 ve 6. seviye&#8221; olarak tarif edildiğini belirten Düşkün, Türkiye’nin ikinci düzeyde olduğunu söyledi. Düşkün, bu sonuçların, çocukların matematikte basit rakamsal işlemleri yapabildiğini, aşina oldukları kavramları içeren metinlerde ana fikri fark edebildiğini ancak eleştirel düşünmekte ve karmaşık metinleri anlamakta zorlandığını gösterdiğini dile getirdi.</p>
<p>Rapordaki önemli bir göstergenin Türkiye’nin bölgeler arasındaki eğitim seviyesi farklılığı olduğunu belirten Düşkün, “Eğitimine Batı Anadolu Bölgesi’nde devam eden öğrenciler 500,6 ortalama puanı ile en yüksek okuma becerisi performansını elde etmiştir. Okuma becerileri alanında en düşük performansı gösteren öğrenciler Ortadoğu Anadolu (409,4), Güneydoğu Anadolu (423,6) ve Kuzeydoğu Anadolu (430,8) bölgelerinde eğitimlerine devam etmektedir. En yüksek ile en düşük başarı arasındaki fark 91,2 puandır. Bu fark, yaklaşık üç okul yılına denk geliyor.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45218 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/pisa-2018-results-sonuclari-640x1382.jpg" alt="" width="234" height="506" />PISA  sonuçlarının, eğitimdeki başarıyı arttırmak için eğitim harcamalarının artırılması, kaynağın etkin ve verimli kullanılmasının önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirten Düşkün, diğer bir önlemin de okul öncesi eğitim olduğunu belirtti. PISA’da az bir yıllık okul öncesi eğitimin, okul hayatına güçlü başlama şansı getirdiğinin vurgulandığını belirten Düşkün, “Gelecekteki başarı için okul öncesinin zorunlu ve ücretsiz hale getirilmesi önemli. Diğer bir konu da öğretmenlerin desteklenmesi. Eğitim başarısında öğretmenlerin rolü yadsınamaz. Öğretmen yetiştirmekten, mesleki olarak desteklenmesine, yaşam kalitesinin iyileştirilmesine her aşamada iyileştirmeler gerekiyor.“ diye konuştu.</p>
<p>Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığı da hazırladığı raporla PISA 2018 sonuçlarını değerlendirdi. Raporda, Türkiye, PISA 2018’de PISA 2015’e göre matematik ve fen alanlarında ortalama puanını en çok artıran ülke olduğu belirtilerek, “Okuma becerileri alanında ise iki uygulama arasında puanını en çok artıran ikinci ülkedir. Bu sonuçlar, Türkiye’nin her üç bilişsel alandaki performansında da önemli bir iyileşme olduğunu göstermektedir.” Deniliyor.</p>
<p>MEB’in raporunun tamamı için <a href="http://www.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/03105347_PISA_2018_Turkiye_On_Raporu.pdf">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/pisa-2018-sonuclari-aciklandi-2015e-gore-artis-olsa-da-37-oecd-ulkesi-arasinda-31-siradayiz/">PISA 2018 Sonuçları Açıklandı &lt;br&gt;2015’e Göre Artış Olsa da 37 OECD Ülkesi Arasında 31. Sıradayız</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Belediyeler Eğitim Çalışmalarını Politik Duruşlardan Bağımsız Hale Getirmeli”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/belediyeler-egitim-calismalarini-politik-duruslardan-bagimsiz-hale-getirmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jul 2019 07:21:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[İSMEK]]></category>
		<category><![CDATA[Kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler Eğitimin Neresinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40992</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Yerel Yönetimler Eğitimin Neresinde” konulu Meydan Buluşmaları öncesinde, yerel yönetimlerin eğitim alanındaki çalışmalarını konuştuğumuz Eğitimci Yazar Erol Erdoğan, “Yerel yönetimler, bir yönüyle siyasi oldukları için, bazen belirli gruplar belediyelerin eğitim, kültür, sanat faaliyetlerinden uzak kalabiliyorlar. Eğitime yaygın erişim için yeni stratejiler düşünülmelidir. Belediyeler eğitim çalışmalarını olabildiğince politik duruşlarından da bağımsız hale getirmelidirler” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/belediyeler-egitim-calismalarini-politik-duruslardan-bagimsiz-hale-getirmeli/">“Belediyeler Eğitim Çalışmalarını Politik Duruşlardan Bağımsız Hale Getirmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_38859" aria-describedby="caption-attachment-38859" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38859" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/Erol-ARGETUS-160x160.jpg" alt="" width="300" height="300" /><figcaption id="caption-attachment-38859" class="wp-caption-text">Erol Erdoğan</figcaption></figure>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yerel yönetimlerin eğitim alanındaki mevcut çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerin en önemli eğitim hizmeti yaygın eğitim çalışmaları olarak görünüyor. 90’lardan itibaren hizmet belediyeciliği, sosyal belediyecilik, kültürel belediyecilik anlayışları çerçevesinde, önceki dönemlerle kıyas edilmeyecek kadar, yerel yönetimler (belediyeler) eğitimde, özellikle yetişkinlere yönelik yaygın eğitimde ciddi roller üstlendiler. Yetişkinlere yönelik eğitim hizmetlerinin başında meslek eğitimleri, kültürel eğitimler ve sanat eğitimleri geliyor. Yetişkinlere yönelik eğitimlerin aynı zamanda istihdam, kentleşme, kuşaklararası farkı azaltma ve rehabilitasyona yönelik boyutları da var. Belediyelerin yetişkinlere yönelik eğitimde, Melih Gökçek döneminde 1994’de Ankara’da başlatılan BELMEK ile İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde 1996’da başlatılan İSMEK önemli bir milat oluşturuyor. O dönem, merkezi hükümet bürokrasisi (MEB Halk Eğitim üzerinden) yerel yönetimlerin bu açılımına uzun süre fren yaptı ancak zamanla engeller aşıldı. BELMEK ve İSMEK, sonraki yıllarda önce Kocaeli, Bursa, Konya gibi illerde sonra neredeyse tüm il ve ilçelerde modellenerek uygulandı. Yaygın eğitimde belediyelerin geldiği noktayı görmek için İSMEK’in gelişimine bakmak yeterli olur. İSMEK, 2018-2019 eğitim döneminde, İstanbul’un 39 ilçesinde, 242 merkezde, 752 program, 307 branşta, 2 milyon 600 bini aşkın öğrenciye hizmet veriyor. İSMEK, 1996’da 3 kurs merkezi, 3 branş ve 141 öğrenci ile başlamıştı. İBB’nin İSMEK dışındaki eğitimle ilgili diğer faaliyetlerini de eklersek, aslında şu cümleyi kurabiliriz: Belediyeler, ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı kadar eğitimde varlar.</p>
<p style="font-weight: 400;">İkinci olarak, yerel yönetimlerin eğitim çalışmaları alanında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik takviye kursları, yaz okulları, spor eğitimleri, tatil kampları, izci faaliyetleri de önemli bir yer tutuyor. Gençlere yönelik çalışmalar belediyelerde önceki dönemlerde Kültür Müdürlüğü, Sosyal İşler, Halkla İlişkiler Müdürlüğü gibi farklı birimlerce yürütülürken son dönemde bu listeye belli nüfus yoğunlukların üzerindeki ilçelerde olmak üzere Gençlik ve Spor Müdürlükleri de eklendi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Üçüncü olarak da,<strong> </strong>yerel yönetimlerin eğitimi destekleyici hizmetleri son dönemde ciddi boyutlara ulaştı. Okul ve bahçelerinin temizliği, okul bahçelerin ağaçlandırılması ve peyzajı, personeli yetersiz okullara personel görevlendirilmesi, binaların tamiri ve bakımı, okullarla ortak eğitim ve kültür faaliyetleri, öğrencilere yönelik seminerler ve yarışmalar gibi çalışmaları bu bahiste sayabiliriz.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yerel yönetimlerin eğitim çalışmaların daha etkin olması ve kapsayıcılığının geliştirilmesi için neler yapılmalı?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Eğitimin MEB ve YÖK’ün görevi-sorumluluğu olduğu bir modelde aslında ülkemizdeki yerel yönetimler, bence kanunların yüklediğinden çok daha fazla hizmet üretiyorlar ve bu eğitimleri yine örgün eğitime nazaran çeşitlilik bakımından zengin. Çünkü yerel yönetimler, eğitim faaliyetlerini merkezi ve ulusal anlayışla üstten planlamanın yanı sıra halktan gelen taleplerin etkisiyle oluşturuyorlar. Onun için çok farklı alanlarda eğitim çalışmalarına imza atabiliyorlar. Mesela, Zeytinburnu Belediyesi tıbbı bitkiler alanında kurduğu bir bahçe üzerinden hem şehirli çocuğa hem tıp meraklıları ve öğrencilerine sıra dışı bir imkân sunuyor. Mesela Çekmeköy Belediyesi, Açık Fikir Platformu çalışmasıyla ülkemizin önemli akademisyen ve fikir adamlarıyla bir araya gelerek kendilerini geliştiriyorlar. Mesela Eyüp Belediyesi her ramazan ayında ‘çocuk iftarları’ ile çocuklara dini ve kültürel bir iklim sunuyor. Yüzlerce belediyeden farklı örnekler sunabiliriz.</p>
<blockquote>
<p style="font-weight: 400;">Yerel yönetimler, eğitim çalışmalarını, ulusal eğitim anlayışı ve halktan gelen taleplerin etkisiyle oluşturdukları için yeterince stratejik bir planlama içermiyor. Yerel yönetimler, eğitim çalışmalarını, kısa, orta ve uzun vadeli bir stratejik planlama içinde yapmalılar. Ancak bu durum, halktan gelen talepleri karşılamanın getirdiği dinamizmi, sivilliği, çeşitliliği öldürmemelidir.</p>
</blockquote>
<p style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerin eğitim faaliyetlerinin daha etkin olması için şunlar yapılmalı:</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Bir belediyenin eğitim faaliyetinden, o belediye sınırları içinde ikamet eden herkes bilmiyor, haberdar olamıyor. Duyurular daha fonksiyonel hale getirilmeli.</li>
<li style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerin eğitim faaliyetleri örgün eğitimlere nazaran serbest olduğu için eğitim sürecinin başı ve sonundaki katılımcı sayısı farkı bazen çok oluyor, devamlılığı sağlayıcı yöntemler üzerinde çalışılmalı.</li>
<li style="font-weight: 400;">Yerel yönetimler, bir yönüyle siyasi oldukları için, bazen belirli gruplar belediyelerin eğitim, kültür, sanat faaliyetlerinden uzak kalabiliyorlar. Eğitime yaygın erişim için yeni stratejiler düşünülmelidir. Belediyeler eğitim çalışmalarını olabildiğince politik duruşlarından da bağımsız hale getirmelidirler.</li>
<li style="font-weight: 400;">Belediyelerin halkla ilişkiler ve medyatiklik yaklaşımıyla bazen eğitim faaliyetlerin ‘pr’ yönü eğitimin ruhunu bozabiliyor. “Her şey medya için değil!” anlayışını daha çok benimsemeliyiz.</li>
<li style="font-weight: 400;">Yerel yönetimler, eğitim çalışmalarını, ulusal eğitim anlayışı ve halktan gelen taleplerin etkisiyle oluşturdukları için yeterince stratejik bir planlama içermiyor. Yerel yönetimler, eğitim çalışmalarını, kısa, orta ve uzun vadeli bir stratejik planlama içinde yapmalılar. Ancak bu durum, halktan gelen talepleri karşılamanın getirdiği dinamizmi, sivilliği, çeşitliliği öldürmemelidir.</li>
</ul>
<blockquote><p>Sokak, mahalle, park ve şehrin her unsuruyla doğal eğitim alanı olduğunun bilinciyle hareket edilmesi önemli. Şehir esaslı bir öğretmendir. O zaman, şu soruyu hepimiz ve belediye başkanlarımız sormalı: Öğretmen Şehir, çocuklarınıza ve kulağımıza anlatıyor, aklımıza ne öğretiyor, gözümüze ne gösteriyor, kalbimize neyi koyuyor?</p></blockquote>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yerel yönetim, çocuk, eğitim başlığı size hangi çalışmaları çağrıştırıyor?</strong></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Yerel yönetimlerin çalışanlarının çocuklarına anaokulu ve kreş hizmetleri.</li>
<li style="font-weight: 400;">Evleneceklere ve yeni evlilere anne ve baba olmaya yönelik yönlendirici eğitimler.</li>
<li style="font-weight: 400;">Okullar ve eğitim kurumlarıyla ortak çalışmalar, kurslar, kamplar, yarışmalar ve eğitimi destekleyici hizmetler.</li>
<li style="font-weight: 400;">Örgün eğitimin eksik kaldığı yetişkin eğitiminde yaygın eğitim çalışmaları.</li>
<li style="font-weight: 400;">Yerel talepler doğrultusunda coğrafyaya, yerele, kültüre uygun özgün eğitim çalışmaları.</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Bunların yanı sıra, sokak, mahalle, park ve şehrin her unsuruyla doğal eğitim alanı olduğunun bilinciyle hareket edilmesi önemli. Şehir esaslı bir öğretmendir. O zaman, şu soruyu hepimiz ve belediye başkanlarımız sormalı: Öğretmen Şehir, çocuklarınıza ve kulağımıza anlatıyor, aklımıza ne öğretiyor, gözümüze ne gösteriyor, kalbimize neyi koyuyor?</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Sivil toplum ve yerel yönetimlerin eğitim konusunda işbirliği konusundaki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz, neler yapılması gerekiyor?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İyi örneklikler var ama yeterli değil, geliştirilmeli. Belediyeler özellikle FETÖ öncülüğünde girişilen darbeden dolayı 15 Temmuz’dan sonra dernek ve vakıflardan gelen işbirliği tekliflerine mesafeliler. Bu konuda, standartlar geliştirerek güvensizlik hali azaltılmalıdır. Sivil toplum ve yerel yönetimlerin eğitim konusundaki işbirliklerinde verimi azaltan bir husus, kimi dernek ve vakıfların PR ve öğrencilerle salt iletişim amaçlı araçsal yaklaşımlarıdır. Sivil toplum, eğitim ve insan merkezli yaklaşımını artırmalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/29/belediyeler-egitim-calismalarini-politik-duruslardan-bagimsiz-hale-getirmeli/">“Belediyeler Eğitim Çalışmalarını Politik Duruşlardan Bağımsız Hale Getirmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Tasarımın Tüm Okullarda Uygulanması İçin Eşit İmkanlar Sağlanmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/25/tasarimin-tum-okullarda-uygulanmasi-icin-esit-imkanlar-saglanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 May 2019 09:07:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[2023 Eğitim Vizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Özgenur Korlu]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un  ”Bu Türkiye'nin bir gelecek projesi” diye tanıttığı Yeni Ortaöğretim Tasarımı’nın tartışması sürüyor. Tasarımın olumlu ve olumsuz yanlarını konuştuğumuz Eğitim Reformu Girişimi’nden Özgenur Korlu, tasarımla ilgili detayların henüz paylaşılmadığını önce bu adımların görülmesi gerektiğini belirterek, "Tasarımın tüm okullarda uygulanması için eşit imkanlar sağlanmalı." dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/25/tasarimin-tum-okullarda-uygulanmasi-icin-esit-imkanlar-saglanmali/">“Tasarımın Tüm Okullarda Uygulanması İçin Eşit İmkanlar Sağlanmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_39101" aria-describedby="caption-attachment-39101" style="width: 289px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39101" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/Özgenur-Korlu.jpg" alt="" width="289" height="330" /><figcaption id="caption-attachment-39101" class="wp-caption-text">Özgenur Korlu</figcaption></figure>
<p>Ortaöğretim Tasarımı’nın, daha önce 2023 Eğitim Vizyonu’nda kamuoyuyla paylaşılan &#8216;öğrenmenin iyileştirilmesi&#8217; hedefine yönelik adımlardan biri olduğu olarak görüldüğünü belirten Korlu, “Bu hedefle bağlantılı adımlardan biri zorunlu ders sayısının azaltılması, esnek ve modüler bir yapı oluşturulması idi&#8221; dedi. Ortaöğretim Tasarımı’nın getirdiği en temel yeniliğin, ders sayılarının azaltılması ve öğrencilere istedikleri dersi seçebilecekleri bir yapının sunulması olduğunu belirten Korlu, &#8220;Tasarım, ortaöğretimde uzun yıllardır devam eden bu iki sorunu merkeze aldığı için olumlu. Bunların yanı sıra, Hayal-Etkinlik-Yaşam Modülü, disiplinlerüstü kariyer dersleri, proje ve sertifika programları, kariyer ofisi gibi pek çok yenilik var.  Diğer yandan, tasarımın uygulama adımları ve içeriği ile ilgili pek çok şey henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Eğitim paydaşları olarak sormamız gereken çok soru var.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Yeni Tasarı Temel Beceriler Sorununu Nasıl Çözecek&#8221;</strong></p>
<p>Ortaöğretim Tasarımı’nın olumlu yanlarının da olduğunu ancak uygulama konusunda birçok sorunun yanıtsız kaldığına değinen Korlu şunları söyledi: “Çocuğun merkeze alınması, ders sayılarında azalmaya gidilmesi, uygulama takviminin önceden yayımlanması ve uygulama sürecinin zamana yayılması, öğrenciler üzerindeki sınav baskısının azaltılmasının ve öğrenmenin iyileştirilmesinin amaçlanması, Ortaöğretim Tasarımı’nın olumlu yanları. Şu an için en büyük eksikliği, bütün bu olumlu yanları nasıl yapacağı sorusunun yanıtsız kalması. Bu tasarım, ortaöğretimdeki tüm okul türleri için mi, bilmiyoruz. Tasarımın her okulda uygulanması için tüm okulların eşit imkanlara sahip olması gerekiyor, bu nasıl sağlanacak? Temel beceriler ortaöğretimdeki en önemli sorunlardan biri, ortaöğretimdeki yeni tasarım ve müfredat bu sorunu nasıl çözecek? Öğretmen eğitimi nasıl yapılacak? Var olan sistemde devam eden sınav baskısı, bu yeni tasarımla nasıl çözülecek? Bunlar gibi soruların cevaplanması, tüm eğitim paydaşlarının yeni tasarımı daha iyi anlamasına ve daha iyi değerlendirilebilmesine katkı sağlayacaktır.”</p>
<p><strong>“Eğitim Paydaşlarının Doğru Soruları Sorması Önemli”</strong></p>
<p>Korlu, eğitimde devam eden sorunlar olduğunu ifade ederek, “Ulaşılmak istenen hedefler var. Bu bağlamda, değişimlerin olması kaçınılmaz. 2023 Eğitim Vizyonu’yla değişimlerle ilgili çok önemli bir adım atıldı. MEB, 5 yıllık bir plan hazırladı ve kamuoyuna bundan böyle bir sürpriz olmayacağının garantisini verdi. Ortaöğretim Tasarımı da bu planın bir parçasıydı. 2018-19 yılında bununla ilgili hazırlık, tasarım ve geliştirme faaliyetleri yapacağı biliniyordu.Ortaöğretim Tasarımı ile bir çerçeve sunuldu ama detayları, içeriği, nasıl uygulanacağı paylaşılmadı. Önce bu adımları görmek gerekiyor. Bu süreçte de tüm eğitim paydaşların Ortaöğretim Tasarımı’nı iyi anlaması, doğru soruları sorması çok önemli olacaktır.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/25/tasarimin-tum-okullarda-uygulanmasi-icin-esit-imkanlar-saglanmali/">“Tasarımın Tüm Okullarda Uygulanması İçin Eşit İmkanlar Sağlanmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Oct 2018 12:11:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Danıştay, 2013 yılında demokratikleşme paketi çerçevesinde okutulmasına son verilen Andımız başlıklı öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin yönetmelik maddesini iptal etti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından temyize götürülen öğrenci andı eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşlarını karşı karşıya getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/">Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk kez 1933 yılında öğrencilere okutulan ve “ırkçı, tektipleştirici, faşizan” olduğu gerekçesiyle AK Parti hükümeti tarafından 2013 yılında “demokratikleşme paketi” kapsamında kaldırılan öğrenci andı, Danıştay’ın bu uygulamayı geri getiren kararı sonrasında yeniden tartışılmaya devam ediyor. Türk Eğitim-Sen tarafından açılan davada tartışmayı başlatan Danıştay 8. Dairesi, kararının gerekçesi olarak “idari istikrar oluşturacak biçimde çok uzun zamandır bütün devlet okullarında ve hatta özel okullarda … okutulması şeklinde uygulanan öğrenci andının kaldırılması …. idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını hukuka uygun kullanmadığı” ifadelerini paylaştı. Andın kaldırıldığı dönemde bu demokratikleşme adımını “30’larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocukların içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz” sözleriyle savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan Danıştay’ın kararına tepki gösterirken sivil toplumdan ilk cevap, “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını Türkiye’de ilk kez Diyarbakır’dan başlatan Hak İnisiyatifi’nden geldi. Sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımda, 2009’da Mazlumder Diyarbakır Şubesi iken başlattıkları kampanyayı hatırlatan Diyarbakır Hak İnisiyatifi, “Eğitimde ayrımcı, tektipçi bütün metin ve uygulamaların kaldırılmasını, eğitimin insan haklarına uygun bir formda verilmesini savunuyoruz. “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını 2009’da Diyarbakır’dan başlatmış ve eylem, etkinlik, yargı yolu vs. 4 sene boyunca yoğun bir mücadele ile ırkçı ve tektipçi metnin kaldırılmasına şahit olmuştuk. Bu tektipçi faşist uygulamanın geri dönmesini kabul etmeyeceğiz!” ifadeleriyle tepkisini paylaştı. MEB’in “nasılsa yargı da bizden yaklaşımıyla doğru düzgün savunma yapmamış olmasını” eleştiren Hak İnisiyatifi, “ülkedeki çoğulcu yapıya zarar veren metnin geri getirilmesi kararını hukuki bulmadıklarını ve Andımız Kaldırılsın kampanyasını başlatan ve yürüten ilk kurum olarak öğrenci andı başta olmak üzere tüm ırkçı ve tektipçi metin ve uygulamaların eğitim sürecinden çıkarılması için mücadeleye devam edeceklerini” deklare eden bir basın açıklaması paylaştı. Türkiye’deki çeşitli siyasi arka planlara sahip insanların bir araya gelip oluşturduğu Adalet Zemini de Hak İnisiyatifi’ni destekleyen ve Danıştay kararı ile öğrenci andını eleştiren bir açıklamada bulundu. “Türkiye’nin Türk etnik kimliğiyle beraber otuzu aşkın etnik kimlik barındıran, çok kimlikli ve çok kültürlü bir toplum olduğunu, Öğrenci Andı içerisinde, Türkiye’nin bu çok renkli yapısına zarar veren, toplumu tek tip olarak algılayan ve algılatmak isteyen, tek tipçi ve ırkçı çok sayıda ifade bulunduğunu” hatırlatan Adalet Zemini, “Türkiye’deki bütün etknik, dini, kültürel ve diğer kimliklere mensup çocuklarımızın özgür ve çoğulcu bir sistemde eğitim görme hakkını savunuyoruz.” ifadeleriyle tutumunu paylaşarak “başta Öğrenci Andı olmak üzere, bütün ırkçı ve tektipçi metin, kitap ve uygulamaların eğitim sisteminden çıkarılmasını” talep ettiklerini duyurdu.</p>
<p>Diyarbakır Barosu da düzenlediği basın toplantısında Öğrenci Andı’nın ve Danıştay kararının, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu hatırlatarak anayasa’nın 90. maddesi gereği Danıştay’ın bu sözleşmeye uymakla yükümlü olduğunu vurguladı. Ayrıca Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” şeklindeki amir hükmün de Danıştay tarafından ihlal edildiğini açıklayan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, “Danıştay’ın bu yasal sınırı aşarak karar vermesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bariz bir şekilde ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Son dönemlerde en çok yaptığımız eleştiri, yürütmenin yargıya müdahalesinin, tersi bir durumu olan bu hukuksuzluk halini de tasvip etmiyoruz. Her kurumu ve kişiyi çerçevesi anaysa ile belirlenmiş görev ve yetkilerini aşmamaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Aydın ayrıca, Diyarbakır Barosu’nun, yargılamaya taraf olan Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanında müdahil olarak yer alacağını, bu karara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyizen başvuracağını ve temyiz sürecinde davanın takipçisi olacağını duyurdu.</p>
<p>Danıştay’ın kararı eğitim sendikalarını da karşı karşıya getirdi. Eğitim-Bir-Sen bütün şubeleri ile birlikte andımız kararına tepki gösterirken Türk Eğitim Sen de “Andımız Okuma Eylemi” düzenleyerek Eğitim-Bir-Sen’e tepki gösterdi. Eğitim-Sen ise kararın başka gerçeklerin üzerini örten bir “danışıklı döğüş” olduğunu ima eden bir açıklama yayınladı. Özgür Eğitim-Sen ve Eğitim İlke-Sen de Danıştay kararına karşı çıkan birer açıklama yayınladılar. “İçeriğini ve uygulamasını topluma, toplumun müktesebatına, kültür ve inanç evrenine hakaret olarak gördüğümüz Andımız’a Danıştay kararıyla yeniden muhatap kılınmamız bizler ve ülkemiz açısından hazindir.” diyen Özgür Eğitim-Sen, “bu kararı ve kararı mümkün kılan atmosferi mümkün kılan herkesin vebal altında olduğunu ve dün olduğu gibi bugün de bu tarz vesayet uygulamalarına karşı duracağını” duyurdu. Eğitim İlke-Sen ise açıklamasında Danıştay’ın kararını reddettiklerini vurgulayarak, “İslamî kimliğe açık bir karşıtlık üreten, hakikate meydan okuma cür’etini ısrarla sürdürüp insani ve toplumsal yaraları derinleştiren söylemleri mayalayan böyle bir nutkun okunmasının iptalinden sonra sıra zorunlu eğitimin ve eğitim süreçlerindeki siyasal-ideolojik baskıların ortadan kaldırılmasına gelmeliydi. Bu ve buna benzer resmî ideolojik tahakkümler bir an önce son bulmalıdır.” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Andımız ile ilgili gelişmeler üzerine Sivil Sayfalar’a konuşan Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahim Ay, şunları söyledi: “Biz 2009 yılında Andımız Kaldırılsın Kampanyası’nı Diyarbakır’dan başlattık. İlk yıl kampanya afişlerimiz polisler tarafından kanunsuz bir şekilde sökülmüştü. Her yıl birkaç kez İl Eğitim Müdürlükleri önünde basın açıklamaları ve eylemler düzenledik. Kurumumuza yapılan başvurular üzerine İdare Mahkemeleri ve Danıştay nezdinde davalar açtık. Danıştay’da davamız reddedilince temyiz yoluna gittik. Konuyu AYM ve AİHM süreçleri dahil sonuna kadar götüreceğimizi deklare ettik. Ancak 2013 yılında andın kaldırılması sebebiyle yargısal sürece gerek kalmamış oldu. Geçtiğimiz yıl andın kaldırılmış olmasına rağmen kitaplarda yer alması üzerine MEB’e yaptığımız başvuruda okunmayı zorunlu kılan yönetmelik maddesinin kaldırıldığını ancak kitaplara konulmasını gerektiren maddenin yürürlükte olduğu cevabını aldık. Eğitim döneminin başında bu çelişkinin düzeltilmesi ve eğitim sürecinin büyük ölçüde insan haklarına aykırı bir bütün olduğunu hatırlatarak eğitim sürecini insan haklarına uygun hale getirme çağrısında bulunduk. Geldiğimiz noktada Danıştay, yargı eliyle ırkçı bir metni hayatımıza yeniden sokmak istemektedir. Elbette buna karşı olmayı sürdüreceğiz. Eğitim sürecinde insan haklarına aykırı tek uygulama Andımız değildir, ders müfredatı, bazı derslerin tamamı, bazılarının bazı üniteleri, okullardaki birçok ritüel çocuk haklarına ve insan fıtratına aykırıdır. Çocukları devletin ideolojisi doğrultusunda formatlamayı hedeflemiş uygulamaların tamamının eğitim sürecinin dışına çıkarılması gerekmektedir. Biz bütün bu uygulamalara karşı çocuklarımızın devletin tabula rasa’sı olmadığı, devletin istediği gibi formatlanacak bireyler olmadığını, özgür birer fert olduklarını savunacak ve bunun kabul edilmesi için insan hakları mücadelemizi sürdüreceğiz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/30/temyize-goturulen-ogrenci-andi-karari-icin-kim-ne-diyor/">Temyize Götürülen “Öğrenci Andı” Kararı İçin Kim Ne Diyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Andımız Ölmedi, Kitaplarda Yaşıyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/andimiz-olmedi-kitaplarda-yasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Feb 2018 10:56:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnsiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24136</guid>

					<description><![CDATA[<p>2013 yılında okutulmasına son verilen öğrenci andının halen kitaplarda durduğunu açıklayan Diyarbakır Hak İnisiyatifi, daha önce yürüttüğü “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını hatırlatarak, öğrenci andının ders kitaplarından da çıkarılması çağrısında bulundu&#8230; 2013 yılına kadar ilkokullarda her sabah öğrencilere okutulan öğrenci andı, o yıl hayata geçirilen bir “demokratikleşme paketi” kapsamında kaldırılmıştı. Metnin kaldırılmasını savunan dönemin başbakanı Recep Tayyip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/andimiz-olmedi-kitaplarda-yasiyor/">“Andımız Ölmedi, Kitaplarda Yaşıyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2013 yılında okutulmasına son verilen öğrenci andının halen kitaplarda durduğunu açıklayan Diyarbakır Hak İnisiyatifi, daha önce yürüttüğü “Andımız Kaldırılsın” kampanyasını hatırlatarak, öğrenci andının ders kitaplarından da çıkarılması çağrısında bulundu&#8230;</p>
<p>2013 yılına kadar ilkokullarda her sabah öğrencilere okutulan öğrenci andı, o yıl hayata geçirilen bir “demokratikleşme paketi” kapsamında kaldırılmıştı. Metnin kaldırılmasını savunan dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, öğrenci andı için “30&#8217;larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocukların içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz.” demişti. Ancak söz konusu metnin çocuklara okutulmasına son verilirken metnin ders kitaplarından çıkarılmamış olması sık olmasa da bugüne kadar eleştirilegeldi.</p>
<p>Okulların ikinci döneme başlamasından önce bu konuyu gündeme getiren Diyarbakır Hak İnisiyatifi, bir <a href="https://hakinisiyatifi.net/andimizkaldirilsin">açıklama yayımlayarak</a> hükümete öğrenci andının ders kitaplarından çıkarılması çağrısında bulundu. Andın, ideolojik ve tektipleştirici olduğunun altını çizen Hak İnisiyatifi açıklamasının ilgili kısmında şu ifadeler yer alıyor: “Türkiye, Türk etnik kimliğiyle beraber, otuzu aşkın başka etnik kimliği barındıran, çok kimlikli ve çok kültürlü bir ülkedir. İlkokul kitaplarındaki öğrenci andında &#8220;Türküm&#8221; ile başlayan ve &#8220;varlığım Türk varlığına armağan olsun&#8221;, &#8220;Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.&#8221; ve son olarak &#8220;Ne mutlu Türküm diyene!&#8221; şeklindeki ifadeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin çok kimlikli, çok kültürlü yapısına zarar veren, toplumu tek tip olarak algılayan ve algılamak isteyen ifadelerdir. Bu metinde &#8220;Türk&#8221; ırkını esas alan, Türkiye&#8217;deki diğer etnik kimliği görmezden gelen hatta asimile sonucu doğurabilecek ifadeler olmakla birlikte ideolojik devlet algısını küçücük çocuklara dayatan tek tipçi ve ırkçı bir metindir.</p>
<p>Çocuklarımız ne Türklüğe ne de başka bir ırka varlıklarını armağan etme andını zorunlu olarak okutulan kitaplarında görmek mecburiyetinde bırakılmamalıdır. Çocuklarımız küçük yaşlardan itibaren bir ideolojinin kalıplarına sıkıştırılan insanlar olmaktan çıkarılmalıdır. Sonuç olarak; Türkiye&#8217;deki tüm etnik ve diğer kimliklerin özgürce var olma, farklı ırkların ve ideolojilerin kendilerine dayatılmadığı özgür bir ortamda eğitim görme hakkı olmalıdır.”</p>
<p><strong>‘Demokratikleşme topal, MEB kendi yönetmeliğini bile çiğniyor’</strong></p>
<p>Hak İnisiyatifi üyesi Av. Recep Yavuz, Sivil Sayfalar için şu değerlendirmelerde bulundu: Şubemiz, Mazlumder’deki bir grup tarafından hukuksuz bir şekilde kapatılmadan önce 4-5 yıl boyunca Andımız’ın kaldırılması için mücadele yürüttü. Bunun için kampanyalar düzenledi, davalar açtı. 2013 yılında demokratikleşme paketi ile bu andın okutulmasına son verilmesini memnuniyetle karşıladık, ancak hemen arkasından bu demokratikleşme paketinin eksik olduğu görüldü. MEB ile son yazışmamızda bize İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde andın okunmasını düzenleyen 12. maddesinin kaldırıldığı buna karşın  Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği’nin halen yürürlükte olan 8. maddesine dayanılarak  bu metnin 1, 2, ve 3. sınıf ders kitaplarında hala zorunlu olarak yer aldığı cevabı verildi. Fakat MEB kendi yönetmeliğini dahi çiğniyor burada, çünkü mevcut yönetmelik ilk üç sınıfı kapsamasına rağmen bu ırkçı metin yönetmeliğe aykırı olarak ilkokul 4. sınıfların ders kitaplarında da yer alıyor. Biz burada hem söz konusu çelişkileri göstermek istedik hem de bu antidemokratik uygulamaya tamamen son verilmesi için bir kere daha çağrıda bulunduk. Hükümeti tutarlı davranmaya ve bu ırkçı metni tamamen kaldırmaya çağırıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/02/andimiz-olmedi-kitaplarda-yasiyor/">“Andımız Ölmedi, Kitaplarda Yaşıyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
