<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İskenderun Kadın Platformu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/iskenderun-kadin-platformu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/iskenderun-kadin-platformu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Dec 2019 13:00:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İskenderun Kadın Platformu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/iskenderun-kadin-platformu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Asit Saldırısına Uğrayan Berfin İçin Vakıf Kuruluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/22/asit-saldirisina-ugrayan-berfin-icin-vakif-kuruluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 12:03:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Özek]]></category>
		<category><![CDATA[Bodrum Kadın Dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Kadın Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayrılmak istediği erkek arkadaşının kezzaplı saldırısına maruz kalan Berfin Özek için büyük bir dayanışma kampanyası yürüten İskenderun Kadın Platformu şimdi Berfin adına bir vakıf kurmaya hazırlanıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/22/asit-saldirisina-ugrayan-berfin-icin-vakif-kuruluyor/">Asit Saldırısına Uğrayan Berfin İçin Vakıf Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-40854 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/07/berfin-3-640x360.jpg" alt="" width="354" height="199" />Kadın yönelik şiddet her geçen gün artarken bir yandan da şiddet biçimleri gittikçe vahşileşiyor. En son Jandarma Genel Komutanlığı’nın görev yaptığı alanda, 10 bin 606 kadın hakkında şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle işlem yapıldığı açıklandı. Şiddet genelde kadının yakınları tarafından gerçekleştirilirken gerekçelerin başını ise kadınların ayrılmak, boşanmak istedikleri ya da ‘hayır’ demeleri geliyor. Berfin Özek de kendisini tehdit eden,  eski erkek arkadaşından ayrıldığı gerekçesiyle şiddetin en vahşi hallerinden birine maruz kaldı ve asit saldırısına uğradı. Berfin’in yaşadığı şiddet sonrası İskenderun’da çok büyük bir kadın dayanışması ortaya çıkmıştı. İskenderun Kadın Platformu hem yaşanan şiddeti tüm Türkiye’nin gündemi haline getirmek için sesini yükseltti, hem de Berfin’in yüz ameliyatı için büyük bir kampanya başlattı. Şimdi de İskenderun Kadın Platformu Berifn adına bir vakıf kuruyor. İskenderun Kadın Platformu’ndan Hülya Ateş ile vakıf kurma fikrini konuştuk.  Ateş, kurulacak olan vakıfla; kadınların birlikte ve örgütlü mücadelesine bir katkı sağlamış olacaklarını söyledi. </span></p>
<p><strong>Berfin&#8217;in Hedefleri Gerçekleşsin Diye Vakıf Kuruluyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Berfin için vakıf kurma kararının nasıl geliştiğinin çok temel bir ihtiyaçtan kaynaklandığını söylüyor Ateş: </span></p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-40855 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/07/berfinn-1-640x853.jpg" alt="" width="377" height="502" />“Berfin üniversiteye hazırlanıyordu. Hedefleri vardı ama hepsi bir anda yere çalındı. Göz problemi nedeniyle tekrar okula devem etmesi özel eğitim gerektirecekti. Onun şahsında onun gibi kadınlarımızın okumasına destek amaçlı bir vakıf düşünüyoruz, planlaması yapıldı. Bu konuda Av. Mehtap Sert gerekli prosedürleri çözmeye çalışıyor. Olur da başarırsak kadınların birlikte ve örgütlü mücadelesine bir katkı sağlanmışta olabiliriz.”</p>
<p><strong>Berfin&#8217;in Eğitim Hakkı İçin&#8230; </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Berfin’in tedavi ücreti bakanlıkça karşılansa da tedavi için gidiş gelişler Berfin’in süreçteki ihtiyaçlarını temin etmenin çok zorlu olduğunu bu sebeple de bu vakfın bu amaç doğrultusunda önemli bir yere sahip olduğunu aktarıyor: “Süreçteki ihtiyaçlar gerçekten çok yıpratıcıydı. Ailede tek çalışan anne ve o da asgari ücretle çalışıyor. Ailenin bireysel borçları da çok oldu. Berfin tedavi süreci bittiğinde, bir gözünü kaybetmesi diğerinin az görmesi nedeniyle eğitim hayatına devam edebilmesi için özel eğitim alması gerekiyor.  Bu vakfı da Berfin’in üniversiteye hazırlık yapması ve üniversiteyi okuyabilmesi için Berfin’in eğitim hakkı için kuruyoruz. Salt Berfin için olmayacak elbette bu vakfın varlığı. Berfin gibi erkek şiddetine maruz kalmış okuyamayan kadınları da kapsayacak, onların eğitimi için de mücadele edecek. Şu anki proje ve hedefimiz bu. Umarım başarırız ve bir umut oluruz.” </span></p>
<p><strong>&#8216;Elbette Her Yolu Deneyecektik&#8217; </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan Berfin’in yaşadığı şiddeti ve sonraki süreci tekrar anlatıyor Hülya Ateş. “Olayı biz ertesi günü duyduk. Olayın bu kadar korkunç olduğunu bilmeden adresi bulup evine gittik. Adana’da olduğunu söylediler. Adana’da telefonla görüşme sağladık ve bir gözünü kaybettiğini öğrendik. Sonrasında İskenderun’a döndüğünde Avukat arkadaşımız Mehtap Sert gönüllü avukatlığını üstlenmişti bile. Onu ilk gördüğümüzde ruhumuz acıdan sızladı. Bu ilk değildi elbet her gün artık onlarca kadın şiddetine şahit oluyorduk ama bu başkaydı; Genç bir kadının hayatına kastedilmiş kısmen de başarılı olunmuştu. Berfin’in yüzü yoktu artık ve bir gözünü de kaybetmişti. Ne yapılacaktı, nasıl olacaktı? Elbette bizler her yolu deneyecektik, aile başvuru yapmış ama yanıt alamamıştı. Tedavi masrafları çok fazlaydı bizler de Platform olarak bir araya gelip sosyal medyadan kampanyalar, etkinlikler yaptık. Bu kampanya gerçekten ses getirdi başarmıştık ilk hedefimizi.”</span></p>
<p><strong><img decoding="async" class=" wp-image-40856 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/07/berfinn-3-640x352.jpg" alt="" width="331" height="182" />Kadınların Mücadelesi Berfin&#8217;e Güç Oldu</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Berfin’in çok uzun bir süre birçok yere başvurduğunu ancak tek başına sesini duyurmadığını aktaran Ateş,  “Bizden bağımsız birçok kanala başvurmuş programları aramış görüntüsünü göndermiş ama ilgilenen olmamış. Bunları daha sonra kendisi bize anlattı. Çok mutsuz ve umutsuzdu. Yaşamak yaşamamak arsındaki o ince çizgide gidip geliyordu. Bizlerin ilk hedefi elbette ki en temel insan hakkı olan yaşam hakkını önceledik. Bizlerin mücadelesini gördükçe güç buldu. İlk olarak dayanışma kahvaltısı yaptık ve Berfin insanların içine kendi isteğiyle katıldı. Etrafında çok güzel bir kadın örgütlülüğü gördü. Kadın dayanışmasının kız kardeşlik ruhunun önemini keşfetti. Bu dayanışma ile birlikte şimdi de bu vakıfı var edeceğiz” dedi. </span></p>
<p><strong>&#8216;Yüreğim Seninle Sözünün Yerini &#8216;Her Koşulda Yanındayım&#8217; Alıyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerel kadın örgütlenmelerin önemine dikkat çeken Ateş, sözlerini şöyle sürdürüyor; “Platformlar birebir dokunabiliyor kadına ve ‘yüreğim seninle’ sözünün yerini ‘her koşulda yanındayım’ alıyor. Şiddet gören kadına platformumuzun temel ilkeleriyle yaklaşarak her koşulda yanında yürüdüğümüzü gösterebiliyoruz. Gelmesini beklemeden bizler ona gidebiliyoruz. Öncelikle ihtiyaçlar belirlenebiliyor. Psikolojik destek, hukuki destek yer değiştirme vs. yerelde belediyeler ve kaymakamlıklarla işbirliği yapabilmemiz de olaya değer katıyor. Kadınlar böyle platformların varlığını hissettiklerinde susmamayı öğreniyorlar. ‘Asla yalnız yürümeyeceğiz ve biz birlikte güçlüyüz’ şiarımız ete kemiğe bürünüyor”</span></p>
<p><strong>Dayanışma Büyüyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Berfin’imizi elbette yalnız bırakmıyoruz. Kendisini buradan gönderdiğimiz de buruktuk. Ama Bodrum Kadın Dayanışması’yla iletişime geçtik. Berfin orada kız kardeşlerine emanet olunca çok rahatladık. Oradaki kadın arkadaşlarımız da Berfin ve babasını o ağır ameliyat sürecinde de yalnız bırakmamış ve kadın bilinciyle sahiplenmişlerdir. Aileyle de görüşüyoruz her türlü desteğimiz devam ediyor. Bu süreçte Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü’nün de bir konser vererek Berfin’i sahiplenmesi bizler de büyük bir mücadele ve direngenlik ruhunu yarattı. Her yerden kadın örgütlerinin destek açıklamaları sesimize ses olmaları büyük umut.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Gerçek Adalet İçin Mücadeleye Devam</strong> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sanık  Casim Ozan Çeltik’in yargılandığı davaya ilişkin de konuşan Ateş, “Kasten öldürmeden açıldı dava. İyi hal indirimleri, kravat indirimleri birçok davalarda bizleri çok öfkelendirmiş erkeklere de umut olmuştur. Bu süreçte davanın takipçisi olarak Berfin’in yarım kalan gülüşünü soldurmayacak adaletin sağlanmasını istiyoruz. İstanbul Sözleşmesiyle ilgili tartışmalara son verilerek antlaşmaya uyulmasını istiyoruz. Erkek adalet değil gerçek adalet yerini bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. </span></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40857 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/07/berfin-2-640x360.jpg" alt="" width="428" height="241" />Aylarca Bağırdık, Sesimiz Asla Kısılmadı </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kampanya sürecinde çok fazla bürokratik süreçle uğraştıklarını ve bunun kendilerini çok zorladığını aktaran Ateş, “Düşünün bir gözünü kaybetmiş diğeri de eriyor. Göz kapakları yok,  tedavi acilen başlanmalı ama o kadar çok bürokratik işlemlerle boğuluyorsunuz ki çok üzücü. Berfin estetik olmak istemiyor, Berfin insanların içine çıkabilecek bir yüz istiyor. Onun yüzünü erkek şiddeti yakmıştı. Sosyal devlet olmak sağlık hakkından parasız yararlanmaktır. Ama inanın aylarca bağırdık sesimiz hiç kısılmadı ilk günkü kadar gürdü” diye konuştu.</span></p>
<p><strong>Kadınlar Güçlensin Diye&#8230; </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İskenderun Kadın Platformu’nun yereldeki çalışmalarına dair değerlendirmelerde de bulunan Ateş, kadınların her daim yanında olduklarını vurguladı: “Her başvuruyu değerlendiriyoruz birebir görüşüyoruz kadınlarla. Olayın seyri doğrultusunda görüşmemiz gereken kurumlar dâhil her görüşmemizi yapıyoruz, sonuç alınana kadar hep birlikte yürüyoruz. Kadınlara kadın bilinciyle yaklaşarak kendi ilkelerimizi anlatıyoruz. Kadının her şeyden önce insan olduğu, eşit olduğu, toplumun ona biçtiği elbiseyi reddedebileceğini vurguluyoruz. Hakları konusunda bilgilendirmeler yaparak psikolojik destek sağlanarak süreç işletmeye çalışıyoruz. Bizler gönüllülük temelinde hareket eden bir platformuz. Yerelimizde bizimle hareket etmek isteyen birçok kadının talebiyle ilerliyoruz&#8230;”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/22/asit-saldirisina-ugrayan-berfin-icin-vakif-kuruluyor/">Asit Saldırısına Uğrayan Berfin İçin Vakıf Kuruluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Bireysel Adalet Arayışında Etkin Bir Araç</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/04/sosyal-medya-bireysel-adalet-arayisinda-etkin-bir-arac/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jun 2019 09:19:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Can Ertuna]]></category>
		<category><![CDATA[Ecem Balcı]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Kadın Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Cihan]]></category>
		<category><![CDATA[Rabia Naz Vatan]]></category>
		<category><![CDATA[Şule Çet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39358</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahçeşehir Üniversitesi’nden Dr. Can Ertuna sosyal medyada bireysel adalet arayışının bu kadar yaygın olmasının nedenini; "Sosyal medya her yerde hak arayanın kullandığı birçok temel aracı barındırmasıyla kısmen gündem yaratma gücüne sahip.” olarak açıklıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/04/sosyal-medya-bireysel-adalet-arayisinda-etkin-bir-arac/">Sosyal Medya Bireysel Adalet Arayışında Etkin Bir Araç</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Özellikle son 1 yılda Ecem Balcı, Rabia Naz Vatan, Fatma Şengül cinayetinde olduğu gibi insanlar bireysel adalet arayışını sosyal medya ve çoğunlukla da Twitter üzerinden gerçekleştiriyor. Neden sosyal medya? </b></p>
<figure id="attachment_39360" aria-describedby="caption-attachment-39360" style="width: 341px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-39360" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/Can-Ertuna-kahire1.jpg" alt="" width="341" height="346" /><figcaption id="caption-attachment-39360" class="wp-caption-text">Can Ertuna</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun başlıca iki nedeni olduğunu düşünüyorum. Birincisi; sosyal medya bizim yakın çevremizle ve ötesinde tanımadığımız kişi ve kurumlarla iletişim kurmada her geçen gün daha sık başvurduğumuz araçları (Twitter, Facebook, Youtube, Instagram gibi) barındırıyor. Dolayısıyla insanlar başlarına bir şey geldiğinde bunu duyurmak için öncelikle eskiden olduğu gibi TV, gazete haber merkezlerini aramıyor, kitleselleşebilmesi umuduyla sosyal medyaya yöneliyorlar. İkincisi ve belki de daha önemlisi, insanların yaygın medya kuruluşlarına ve güvenlik ve yargı mekanizmalarına karşı sarsılan güvenleri sanırım. Özellikle yaşanan olumsuzluğun ucu herhangi bir şekilde statükoya dokunuyorsa haberlerin sansürleneceğinden, hukuki başvurularının sonuçsuz kalacağından endişe ediyorlar. Elbette yakın geçmişte başkalarının sosyal medyada yarattığı farkındalıklar sayesinde süreçlerin akışını değiştirebilmiş olması gibi faktörler de bu dijital platformda hak arayışı çabasını güçlendiriyor.  </span></p>
<p><b>Taciz, istismar olayları sosyal medyada en çok konuşulan meseleler arasında geliyor. Neden bir medya kuruluşundan değil de sosyal medyadan okuyoruz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun da birkaç nedeni var sanırım. Biri yukarıda aktardığım özellikle bazı olayları duyurmada yaygın medyaya duyulan güvensizlik. Bunun yanı sıra geleneksel medyada işleyiş yavaş, kısmen hantal ve yer yer tedirgin. Örneğin medya kuruluşunu aradınız, faks çektiniz ya da Whatsapp hattına mesaj attınız. O haber genellikle kıdemi çok yüksek olmayan bir medya çalışanının eline gelir öncelikle. O çalışan, üstüne, o da üstüne iletir haberi. Bir süre danışma-konuşma ve toplantı ile zaman kaybedilir. İşin ucunun nereye dokunduğu düşünülür, mevcut sinir uçlarına teması olup olmadığına bakılır vesaire, sonunda haberleştirmeye karar verildiğinde zaten o haber büyük ihtimalle sosyal medyada yayılmıştır bile. Bazı olayların doğrudan haber merkezlerine bildirildiklerinde haber yapılmayıp, sosyal medyada belirli bir kitleselliğe ulaştıktan sonra, mesela bir gün sonra haberleştirildiğini biliyorum mesela. Rabia Naz olayında yaygın medya günlerce sağır kaldı duruma. Oysa eminim ki ana akımın her haber merkezinde “Acaba yapabilir miyiz?” , “Olayı haberleştirsek karşımıza birini alır mıyız?” gibi sorular sorulmuş, muhakemeler yapılmıştır. Ama o sırada zaten konu Türkiye gündemine çoktan girmişti. Birçok olay sosyal medyadan geleneksel medyaya ancak “taşma” yoluyla yansıyabiliyor. </span></p>
<p><b>Bazı olaylar sosyal medyada büyük destek alabilirken bazıları kıyasla daha az duyuluyor. Sosyal medyada herkese adil davranıyor mu sizce? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne yazık ki hayır. Bu da olayın çarpık yönü. Her şeyin sağlıklı işleyen bir hukuk mekanizması tarafından çözülmesi <img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39363 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/Ekran-Alıntısı-e1559639639158.jpg" alt="" width="298" height="165" />mümkün olmayınca, kim ne ölçüde dikkat çekebilirse adalete ulaşma ihtimali o ölçüde artabiliyor. Çok takipçili hesapların radarına giremeyen birçok çağrı yanıtsız kalabiliyor mesela. Bu da çifte standardı, eşitsizlikleri yer yer öfke ve tepkiyi beraberinde getiriyor haliyle. Ancak yine de başka türlü üzeri örtülecek, saklanacak, çarpıtılacak birçok suç, yolsuzluk vs. de ancak bu sayede “görülür” kılınıp, yaptırım yolu açılabiliyor. Sosyal medya her yerde hak arayanın kullandığı birçok temel aracı barındırmasıyla kısmen gündem yaratma gücüne sahip. Ancak bu ülkede sosyal medyaya bu denli umut bağlanması aslında bazı alanlarda yaşanan tıkanıklıkların da boyutunu ortaya koyuyor. </span></p>
<p><b>İntihar duyuruları bile bazen sosyal medyadan yapılabiliyor. Bu kadarı doğru kullanım mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İntihar haberlerinin medyada yer almasının, benzer bir eğilimi olup da gerçekleştirmeyenleri özendirici bir yönü olduğuna ilişkin çok sayıda çalışma var yurt içi ve yurt dışında yapılan. Dolayısıyla sosyal medya da bundan bağımsız değil. Net bir şekilde söylemek gerekirse bu tür duyuruları yaygınlaştırmamak gerekiyor. Elbette bu alanda eşik bekçiliği yapmak ve editoryal kontrol oldukça zor ancak biraz sağduyu, vicdan ve akıl sahibi insanların bu duyuru ve haberleri yaygınlaştırmayacağını ummak lâzım. Yardım çağrısı yapan kişinin çağrısına yanıt verebilmenin yolları elbette olmalı. Ancak bunun özel bir eğitim ve deneyim gerektirdiğini düşünüyorum.<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/ailelerin-mucadelesi-baska-kadin-ve-cocuklarin-oldurulmesinin-onune-geciyor/" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-39364 size-thumbnail" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/as-160x160.jpg" alt="" width="160" height="160" /></a> </span></p>
<p><b>Sosyal medya mağduriyeti sahipleniyor diyebilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mağduriyet, farklı zamanlarda farklı mecralarda da hep dikkat çeken unsur oldu aslında. Belki bu boyutta değil ancak hep bir hassasiyet vardı o yöne doğru. Artık terk etmeye başladığımız gazetelere, prime time haber kuşaklarına, dizilere, hatta yarışmalara bakınca yıllardır benzer reflekslerle benzer şeylere yöneliyoruz aslında. Çok dramatik bir değişiklik yok neyin “reyting” aldığı konusunda. Farklı olan; sosyal medyanın bir hak talebi ortamı olarak etkisini her geçen gün daha da artırması sanırım. Eskiden de insanlar gazete ve TV’lere haber vererek sorunlarına çözüm arardı ama sınırlı sayfa sayısı, sınırlı bülten süresi, editoryel kıstaslar vs. Derken bu alanlar herkese böylesine açık değildi. Şimdi daha fazla ses duyurabilme ihtimali var. Ancak yine belirtmek lazım, yine algoritmalardan tutun, sosyal medyada popüler alanlara, hesaplara erişebilmeye kadar belirli “dijital eşitsizlikler” var ve bu kez de sosyal medyada “TT olmanın” kriterleri belirleyici oluyor kimi zaman. </span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39365 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/184234_kadin-platformu.jpg" alt="" width="343" height="170" />Bireysel adalet arayışında sosyal medyada nasıl daha etkin kullanılabilir ya da kullanılmalı mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle gazeteci olmasanız da temel gazetecilik ilkelerine benzer anlayışla kurulan anlatıların, yani dürüst, mümkün olduğunca nesnel, olgulara dayanan anlatımların, dezenformasyonun yoğun olduğu böylesi bir alanda daha etkin sonuçlara ulaşabilmesi söz konusu. Metin Cihan, Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünü gündeme taşırken birçok usta muhabire taş çıkartacak bir habercilik performansı ortaya koydu. Bir de tek başına bir haber merkezinden fazla iş çıkaranlar var. Gazeteci Mustafa Hoş örneğin. Birçok haber merkezinden daha etkili bir tek kişilik sosyal medya haberciliği yapıyor yıllardır. Bir de genellikle ısrarla takip edilen konuların sessizlik sarmalını aşabildiğini görüyoruz. Ama yine nihai olarak belirtmekte fayda var ve bu koşullar altında naif bir beklenti olsa da yinelemek lazım: Güven yeniden tesis edilebilmeli ve adalet arayışının yeri adliyeler olmalı. Sosyal medya, özellikle medyanın etkisinin düşük olması ölçüsünde, hep bir denge ve denetleme işlevi görecek zaten; artık bu kaçınılmaz.</span></p>
<p>İlginizi çekebilir &#8212;&gt;<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/02/__trashed-38/" target="_blank" rel="noopener"> “Eynesil Halkı Gerekli Cevabı Verdi”</a></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/23/sosyal-medyada-kamuoyu-baskisi-olusmazsa-annemin-katili-indirim-alabilir/" target="_blank" rel="noopener">‘Sosyal Medyada Kamuoyu Baskısı Oluşmazsa Annemin Katili İndirim Alabilir’</a></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/20/sivil-toplum-ve-sosyal-medyanin-ortak-mucadelesi-berfin-ozekin-sesini-duyurdu/" target="_blank" rel="noopener">Sivil Toplum Ve Sosyal Medyanın Ortak Mücadelesi Berfin Özek’in Sesini Duyurdu</a></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/ailelerin-mucadelesi-baska-kadin-ve-cocuklarin-oldurulmesinin-onune-geciyor/" target="_blank" rel="noopener">“Ailelerin Mücadelesi Başka Kadın ve Çocukların Öldürülmesinin Önüne Geçiyor”</a></p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/12/hastaneye-yatirsalar-da-susmayacagim/" target="_blank" rel="noopener">”Hastaneye Yatırsalar Da Susmayacağım”</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/04/sosyal-medya-bireysel-adalet-arayisinda-etkin-bir-arac/">Sosyal Medya Bireysel Adalet Arayışında Etkin Bir Araç</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplum Ve Sosyal Medyanın Ortak Mücadelesi Berfin Özek’in Sesini Duyurdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/20/sivil-toplum-ve-sosyal-medyanin-ortak-mucadelesi-berfin-ozekin-sesini-duyurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rabia Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2019 09:13:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Berfin Özek]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Kadın Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hatay'da eski erkek arkadaşının asitli saldırısı sebebiyle aylarca tedavi gören Berfin Özek'le ilgili İskenderun Kadın Platformu'nun başlattığı sosyal medya kampanyası başarıya ulaştı. Sosyal medyadaki kampanyaları ve sivil toplumun mağduriyeti sahiplenip mücadele edişini Berfin Özek, avukatı Mehtap Sert ve İskenderun Kadın Platformu Sözcüsü Hülya Ateş ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/20/sivil-toplum-ve-sosyal-medyanin-ortak-mucadelesi-berfin-ozekin-sesini-duyurdu/">Sivil Toplum Ve Sosyal Medyanın Ortak Mücadelesi Berfin Özek’in Sesini Duyurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38874 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/berfinn.jpg" alt="" width="335" height="313" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki Berfin Özek 15 Ocak 2019’da dershaneden çıkıp eve yürüdüğü sırada Buluttepe Mahallesi 390 Sokak’ta barışma teklifini kabul etmediği eski erkek arkadaşı Ozan Çeltik&#8217;in asitli saldırısına uğradı. Önce Hatay’da daha sonra Adana’da tedavi gören Berfin Özek’in yüzünde yanıkların oluşmasının yanı sıra yüksek oranda görme kaybı meydana geldi. Saldırgan Ozan Çeltik ise tutuklanarak İskenderun T Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Kadın Platformu tarafından özellikle sosyal medyada yürütülen kampanya sonucu Berfin Özek’in tedavisi İzmir’deki Acıbadem Hastanesi’nde yapılacak. Sağlık Bakanlığı ameliyat masraflarını karşılarken, Acıbadem Hastanesi de hastane masraflarını almayacak. Haluk Levent’in başkanlığındaki AHBAP Derneği ise 1,5 yıllık tedavi sürecinde Berfin’in ailesine İzmir’de ev tutup masraflarını üstlenecek. Avrupa’daki Alevi federasyonları da Berfin Özek’in göz tedavisini karşılayacak. </span></p>
<p><b>Berfin Özek: &#8220;İskenderun Kadın Platformu Hep Yanımdaydı&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Olaydan önce sürekli Ozan Çeltik tarafından tehdit edildiğini anlatan Berfin Özek, sonrasında İskenderun Kadın Platformu’nun kendisini hiç yalnız bırakmadığını söylüyor. İskenderun Kadın Platformu’nun yapmış olduğu çalışmalar sayesinde tedavi olabileceğini belirten Özek, “Gece gündüz yanımda durdular. Sürekli sosyal medyadan kampanyalar yaptılar” diyor. Tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından hayatına kaldığı yerden devam etmek istediğini belirten Özek, “Eğitimim yarıda kalmıştı. Onu özellikle yurt dışında devam ettirmek istiyorum” ifadesini kullandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Saldırgan Ozan Çeltik için “ısrarlı takipçi” tanımlamasını yapan Avukat Mehtap Sert, Berfin’in geçtiğimiz hafta Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiğini ve raporun yeni çıktığını belirtti. Sert, iddianamenin tamamlanmasının ardından dava sürecinin yakında başlayabileceğini söyledi. </span><span style="font-weight: 400;">Sosyal medyadaki kampanya sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Mehtap Sert, Berfin’in aslında daha önceden televizyonda gündüz kuşağı programı yapan ünlü kadınlara sosyal medyadan mesajlar attığını ancak herhangi bir destek göremediğini söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İskenderun Kadın Platformu’nun, Berfin Özek hastanedeyken çalışmaya başladıklarını belirten Mehtap Sert sosyal medya öncesindeki kampanya sürecini şöyle anlatıyor: “Berfin hastaneden çıktıktan sonra Sağlık Bakanlığı’nın masrafları karşılamadığını öğrendik. Biz de İskenderun Kadın Platformu olarak bu konuda kampanya düzenlemeye karar verdik. Önce Cemevinde bir dayanışma kahvaltısı düzenledik. O dayanışma kahvaltısından sonra sosyal medyada örgütlü bir çalışmayla net sorular sorarak çalışmalar yürütmeye başladık. Yavaş yavaş gazetecilere ulaşmaya başladık. Yavaş yavaş sosyal medyada TT olmasıyla birlikte basının da dikkatini çekti. Ardından Ayşe Arman da konuya ilişkin söyleşi yapınca gündemde daha fazla yer almaya başladı.”</span></p>
<p><b>“Sağlık Bakanlığı Sosyal Medyada Gündem Olunca Devreye Girdi”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal medya kampanyasından sonra Sağlık Bakanlığı’nın Hatay Valiliği ile irtibata geçtiğini ve sürecin hızlandırıldığını belirten Mehtap Sert, “Sosyal medya kampanyasından önce Hatay Valiliği’ne ilettiğimiz talepler çok yavaş ilerledi. Berfin’in annesi belgelerin hazırlanması için sürekli çalıştı. Evrakların toplandığı sürede İskenderun Kaymakamlığı da aileye yardımcı oldu. Belgeleri tamamladık ve valiliğe teslim ettik. Ancak süreç yavaş ilerliyordu. Konu sosyal medyada gündem olunca Sağlık Bakanlığı konuyla çok ilgilendi, Hatay Valiliği ile irtibata geçti. Sağlık Bakanlığı’nın yanı sıra Adalet Bakanlığı da konuyla ilgilendi ama Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çıkıp ‘Berfin’in durumu nasıl?’ diye sormadı” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Berfin’in tedavisinin karşılanacak olmasının sivil toplum ve sosyal medyanın ortak başarı olduğunu vurgulayan Sert, “Sizin bir hikayeniz varsa ve bu hikaye kurumsalsa gerçekliğine insanlar daha çok ilgileniyor. Sivil toplum kuruluşu yani İskenderun Kadın Platformu’nun başarısıydı sosyal medya kampanyası. Bilinç düzeyi çok yüksek kadınlardı. Nasıl davranması gerektiğini, nasıl bir yol alınması gerektiği konusunda çok başarılı bir çalışma yürüttü. Platform, Gerektiğinde Berfin’in hemşiresi oldular, gerektiğinde yol arkadaşı, gerektiğinde annelik yaparak Berfin’in mağduriyetini sahiplendiler. Aslında platformun yaptığını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yapması gerekiyordu. Bu olayda sadece Berfin’in yüzüne kezzap atılmadı, ailenin hayatına atıldı. Berfin’in babası günlük yevmiye ile çalışan bir emekçiydi ama bu olaydan sonra hastane sürecinde işsiz kaldı. Anne asgari ücretle çalışıyor. Aileye de sahip çıkılması gerekiyor. Tedavisi bitince Berfin kendisini eve kapatsın istemiyoruz. Eğitimini tamamlaması ve hayatına devam etmesi için de elimizden geleni yapacağız. ” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa’daki Alevi federasyonlarının da Berfin için kampanya yaptığını belirten Mehtap Sert, “Bundan sonraki süreçte Berfin estetik tedavisinin yanı sıra gözlerinden de tedavi olacak. Bu tedavi için de Avrupa’daki Alevi federasyonları çalışmalar yürüttü. Birkaç uzman doktordan da randevu alındı” diyor. </span></p>
<p><strong>&#8220;Kadın Dayanışması Sonuç Getirdi&#8221;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İskenderun Kadın Platformu Sözcüsü Hülya Ateş ise “Sosyal medya kampanyasından önce hangi kapıya gittiysek elimiz boş döndük. Eylemlerimiz çok ses getirmedi” diyor. Sivil toplumun ve dayanışmanın sonuç verdiğini ifade eden Ateş,  “Kadın dayanışması, ilkeli ve istikrarlı duruşu bir genç kadının hayatını kurtarmak için verdiği mücadele ile sosyal medya birlikte bu işi başarıya ulaştırdı” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvurulardan sonuç alamayınca sosyal medyadan kampanya yürütmeye karar verdiklerini belirten Ateş o süreci şöyle anlatıyor:  “Daha sonra sosyal medyada etkin kampanyalar yürütmeye karar verdik. Siyasetçileri, gazetecileri, tanınmış isimleri etiketleyerek kampanyalar yürütmeye başladık. Birkaç gün içerisinde geri dönüşler aldık, olay gereken desteği aldı. Medyaya da sosyal medya üzerinden ulaştık. #Berfineonay hastagi ile çalışma başlattıktan kısa bir süre sonra Sağlık Bakanlığı, Hatay milletvekilleri devreye girdi. Bizleri arayıp konuyla ilgilenmeye başladılar. Sağlık Bakanlığı olayla ilgilenmeye başlayınca Valilikteki işlemler daha hızlı ilerlemeye başladı.  Ocak 15’te gerçekleşmiş olay Mayıs ayında duyuldu.&#8221; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ateş, Berfin’in tedavi sürecinin nasıl ilerleyeceğini ise şöyle anlatıyor: “Onay henüz verilmedi, sadece Sağlık Bakanlığı ve siyasilerin devreye girmesiyle Acıbadem Hastanesi hastane masraflarını almayacak. Tedavi masraflarını bakanlık karşılayacak. 1,5 yıllık İzmir’deki tedavi sürecinde barınma ve diğer masraflarını ise Haluk Levent’in başkanlığındaki AHBAP karşılayacak.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/20/sivil-toplum-ve-sosyal-medyanin-ortak-mucadelesi-berfin-ozekin-sesini-duyurdu/">Sivil Toplum Ve Sosyal Medyanın Ortak Mücadelesi Berfin Özek’in Sesini Duyurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
