<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İBB arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ibb/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ibb/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Mar 2023 08:59:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İBB arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ibb/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Deprem için Seferberlik Çağrısı:  &#8216;Merkezi Hükümet-Yerel Yönetim-Sivil Toplum İş Birliği İnşa Etmemiz Gerekiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/01/deprem-icin-seferberlik-cagrisi-merkezi-hukumet-yerel-yonetim-sivil-toplum-is-birligi-insa-etmemiz-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 18:29:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem Bilim Üst Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83184</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un depreme dirençli bir kent haline getirilmesi amacıyla Deprem Bilim Üst Kurulu’nun önerileri, tespitleri ve çözüm yolları doğrultusunda başlattığı seferberlik planını kamuoyu ile paylaştı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, depreme yenilmeden çıkmak için yeni bir merkezi hükümet-yerel yönetim-sivil toplum iş birliği inşa edilmesi gerektiğini belirtti. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/01/deprem-icin-seferberlik-cagrisi-merkezi-hukumet-yerel-yonetim-sivil-toplum-is-birligi-insa-etmemiz-gerekiyor/">Deprem için Seferberlik Çağrısı: &lt;br&gt; &#8216;Merkezi Hükümet-Yerel Yönetim-Sivil Toplum İş Birliği İnşa Etmemiz Gerekiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplantı; CHP Genel Sekreter Yardımcıları Seyit Torun, Gökçe Gökçen, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aralarında Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Celal Şengör ve Prof. Dr. Haluk Eyidoğan gibi ülkenin önde gelen yer bilimcilerinin bulunduğu isimlerin katılımlarıyla gerçekleştirildi.</p>
<h5><strong>&#8216;Artık Hayatımıza Eskisi Gibi Devam Edemeyiz&#8217;</strong></h5>
<p>6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin bir millet olarak hepimizi harekete geçirdiğini belirten İmamoğlu, etkinliğin açılış konuşmasında, “Bu büyük afetin ve afette yaşadıklarımızın hepimize yüklediği çok büyük bir sorumluluk var. Artık hayatımıza eskisi gibi devam edemeyiz. Hepimizin her şeyi yeni baştan düşünmeye ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.</p>
<h5>&#8216;İnisiyatif Alıyoruz, Düzeni Değiştiriyoruz&#8217;</h5>
<p>Depremin bu topraklar için bir realite olduğuna değinen İmamoğlu, &#8220;Bu topraklarda milyonlarca yıl önce, depremi oluşturan mekanizmalar oluştu; milyonlarca yıl boyunca da var olmaya devam edecek. Depremleri durduramayacağımıza göre, depremde yıkılmamak için, bir devlet olarak gelecekte de ayakta kalabilmek için, deprem dirençli yerleşim alanları ve deprem dirençli kentler yaratmak zorundayız. Biz, bugün itibariyle İBB olarak inisiyatif alıyoruz, düzen değiştiriyoruz. Düzen değiştirmek, cesaret işidir. Cesur olabilmek için, önce o düzenin bir parçası olmaktan kurtulmak gerekir.&#8221; diye konuştu.</p>
<h5><strong>&#8216;Gerçekçi Stratejilere İhtiyaç Var&#8217;</strong></h5>
<p>İnanmanın tek başına yeterli olmadığını ve gerçekçi stratejilere ihtiyaç duyulduğunu belirten İmamoğlu, ihtiyaç duyulanlar listesini, “Kaynağa ihtiyacımız var; çünkü sorunumuz devasa büyüklükte. İşbirliğine ihtiyacımız var; çünkü yapılması gereken çok boyutlu ve çeşitli işler var. Her kesimin harekete geçmesi ve geçirilmesi gerekiyor; çünkü devlet görevlisinden teknik personele, sağlık görevlisinden vatandaşa uzun bir zincirin kırılmadan çalışması gerekiyor. Bilime ihtiyacımız var; çünkü dün olduğu gibi, bilimin söylediklerini görmezden gelerek yolumuza devam edemeyiz. Aşamalandırılmış yol haritasına ihtiyacımız var; çünkü tüm kaynakları belirli bir zaman planına göre sürece dahil etmek zorundayız” şeklinde sıraladı.</p>
<h5><strong>&#8216;Deprem Bilim Üst Kurulu 7 Alanda Genişletilmiş Toplantılar Yaptı&#8217;</strong></h5>
<p>Göreve başladıklarından bu yana, bilim çevrelerine bir çağrı yaparak, hızla bir ‘Deprem Bilim Üst Kurulu’ oluşturduklarını söyleyen İmamoğlu, &#8220;Bugün itibariyle, 7 bilimsel kuruldan gelen değerlendirme raporları elimizde. Kurullarımıza katılan tüm akademisyenlere, uzmanlara ve kurum ve kuruluş temsilcilerine İstanbullular adına buradan teşekkür ediyorum. Ekiplerimiz ve bilim insanlarımız, bundan sonra çalışmalarına devam edecek. Her aşamada çalışmalarımızı gözden geçirip, seferberliğimizin icaplarını yerine getireceğiz. Bugün itibariyle, seferberliğimizin üçüncü aşamasındayız. İBB’de depremle ilgili, ‘Neler yaptık, neler yapıyoruz’u samimi olarak paylaşacağız. Gerçek durumumuz nedir ne boyutta bir sorunla karşı karşıyayız; bunu da paylaşacağız. Göreceğiz ki, yapılması gereken devasa işler var ve işin mali boyutuyla mevzuatıyla İBB iradesinin ötesi bir durum var.  Bu durumu dikkate alan bir çıkış yolunu da son bölümde paylaşacağım.” dedi</p>
<h5><strong>Eylem Planları</strong></h5>
<p>İmamoğlu’nun açılış konuşmasının ardından İBB bürokratları söz alarak, sorumluluk alanlarıyla ilgili çalışmaları kapsayan kısa sunumlar yaptı. Sırasıyla; İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Emrah Şahan (Deprem dirençli İstanbul için ortak akıl), İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe (Deprem dirençli İstanbul için mevzuat &#8211; Deprem dirençli ulaşım), KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt (Deprem dirençli yapı stoku), İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin (Deprem dirençli metro ve altyapı), İSKİ Genel Müdürü (Deprem dirençli su hatları), İGDAŞ Genel Müdürü Bülent Özmen (Deprem dirençli doğalgaz hatları),  İBB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler (Çevre ve atık yönetimi için seferberlik), İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat (Deprem dirençli tarihi miras için seferberlik) ve İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar (Deprem dirençli konutlar için finansman modeli) konularında sunumlarını gerçekleştirdi.</p>
<h5><strong>Marmara Deprem Konseyi</strong></h5>
<p>&#8216;Zaman; somut çözüm, somut öneri ve somut icraat zamanıdır&#8217; diyen İmamoğlu, bu kapsamdaki çözüm önerilerini şöyle sıraladı:</p>
<p>“Gelin, İstanbul ve bütün Marmara bölgesini depreme hazırlamak üzere bir ‘Marmara Deprem Konseyi’ kuralım. Yıllardır hükümetimize yaptığım çağrıyı, bugün buradan bir kez daha tekrarlıyorum: Bakanlıklar, valilik, İBB, ilçe belediyeleri, ilgili sektörlerin meslek grupları, STK’lar ve üniversitelerle birlikte bir oluşum planlayalım. Hükümetin ve Marmara bölgesindeki tüm yerel yönetimlerin uzlaşmasıyla oluşacak bu saygın ve güçlü konseye, gerekli özerkliği ve uygun çalışma koşullarını sağlayalım. Onlar, bize ortak akılla bir yol haritası hazırlasınlar. Mühendisliğinden planlamasına, lojistiğinden sağlık stratejisine, sosyal alanda yapılması gerekenlerden yönetsel-hukuki boyutlara kadar her düzeyde yapılacak işler bilimsel yaklaşımla tanımlansın. Hangi kurumun ne düzeyde görev alacağını belirleyelim ve hızlı bir süreç işletelim. İstanbul ve Marmara deprem seferberliğini bilimsel, planlı ve kararlı adımlarla başlatalım. İBB böyle bir organizasyon içinde üzerine düşen her görevi sonuna kadar yapmaya hazırdır. Çünkü, bu en doğru ve en sağlıklı yoldur.”</p>
<h5><strong>&#8216;Maliyetine Güçlendirme Yapacağız&#8217;</strong></h5>
<p>İstanbul İmar Yönetmeliği’nin revizyon çalışmasını bu ay itibariyle İBB Meclisi’ne sunacaklarını altını çizen İmamoğlu, “Bu noktada önemli bir başlık da yapıların, iskan-yapı kullanım izni verildikten sonra, belirli periyotlarda denetlenmesi konusunun bir an önce hayata geçirilmesidir. Bunun mutlaka imar mevzuatı içerisinde yer alması gerekmektedir. Tüm ilçe belediyelerimizle gerekli yazışmaları yaptık ve onları ortak eylem planı oluşturmaya davet ettik. Şayet ruhsatlı, iskanlı bir binaya sonrasında herhangi bir müdahale edilmişse, bu bir suçtur ve bizler kamusal sorumluluğumuz ile bu suça meydan vermeyeceğiz. Güçlendirme çalışmalarımıza, Meclis’e sunduğumuz yönetmelik önerisi ile başladık. ‘İstanbul Güçleniyor’ sistemi kuruyoruz. Bu sistem ile hızlı taramaya başvuran ve güçlendirme önerisi alan binalardan başlayıp maliyetine güçlendirme yapacağız. Kısmi ve kapsamlı güçlendirmeye ilişkin ayrı bir yönetmelik hazırlıyoruz. Bu yönetmelikte riskli bina analizi ve hızlı bina taraması sonuçlarına göre, güçlendirme kapsamında olacak yapılar için yapım süreci ve finansman modelleri tarif edeceğiz. Hızlı taramayı yaygınlaştıracağız” bilgilerini paylaştı.</p>
<h5><strong>&#8216;Hızlı Tarama Sistemine Başvuran Sayısı 110 Bini Geçti&#8217;</strong></h5>
<p>Kahramanmaraş Depremi sonra hızlı tarama sistemine başvuran sayısının 110 bini geçtiğini aktaran İmamoğlu, “Bu konuda hızlı hareket edebilmek ve bu işi yaygınlaştırmak için, meslek odaları ve ilgili paydaşlarla birlikte ilerleyeceğimiz bir protokol yaptık. Bu sürecin daha da yaygınlaştırılması için, merkezi idare tarafından mevzuat çalışması yapılmasını öneriyoruz. Ruhsatsız, iskansız binalar ile ilgili acilen bir arada çalışmaya koyulmalıyız. Bütüncül konut politikaları yaklaşımı dahilinde, Mart ayında, kendi mülkiyetimizde bulunan proje ve ruhsatlandırma süreci bitmiş alanlarda, ilk etapta 5.000 birimlik sosyal kiralık konut ve ödenebilir sosyal konut yapımının temelini atıyoruz. Orta vadede, 10 bin konutun daha inşa sürecini başlatacağız. Toplanma alanları ve geçici barınma alanlarında su deposu, foseptik çukuru, güneş paneli, alet ve gereç dolabı, çöp toplama alanı, çadır yerleşim alanı gibi tüm detayları planlıyoruz. Lojistik merkezlerimizi belirledik, ihtiyaçlarımızı tespit ettik. İstanbul’un mevcutta sahip olduğu, AFAD’ın belirlediği 2.450 hektar alanı, 2,2 kat artırarak, 7.850 hektara çıkartacağız” dedi.</p>
<h5><strong>Geçici Barınma Alanları</strong></h5>
<p>Avrupa ve Anadolu yakalarında 4,5 milyon vatandaş için geçici barınma alanlarını hızla hazırlayacaklarını belirten İmamoğlu, “Toplanma alanları, geçici barınma alanları ve 1. derece tahliye koridorları imar planlarına işlenecektir. Bunlarla ilgili plan değişikliği ve plan tadilatları yapılmayacaktır. Alt yapı çalışmalarının geliştirilmesi ve hızlanması için, merkezi yönetim desteği ve finansal desteğe ihtiyaç bulunmaktadır. Bunu ısrarla talep ediyoruz. Afet anında ışıklandırma eksikliğinin önemini, geçtiğimiz depremde tekrar gördük. Elektrik ile ilgili projelendirmeye başlıyoruz. Ana arterlerde, peyder pey güneş enerjili sokak lambası projeleri gerçekleştireceğiz. İletişimin kesilmemesi, elektrik sıkıntısı yaşanmaması için kamu binalarında, gemilerde mobil baz istasyonlarının kurulması, toplanma alanlarında şarj ünitelerinin hazır edilmesi projelerimizi gerçekleştireceğiz. Erken uyarı konusunda, 50 kilometre uzunluğunda fiber optik tabanlı erken uyarı sistemimizi geliştiriyoruz. Bu hat üzerindeki 5.000 sensör ve geliştirilecek olan yapay zeka sayesinde, depreme yönelik hazırlığımızı ve müdahalemizi en üst düzeye çekeceğiz” diye konuştu.</p>
<h5><strong>&#8216;Bedelli Askerlik Yapacak İnsanlara Afet Gönüllüsü Eğitimi Verilsin&#8217;</strong></h5>
<p>İstanbul’un her mahallesinde etkili arama-kurtarma ekipleri oluşturmak üzere bir proje başlattıklarını kaydeden İmamoğlu, “İstanbul İtfaiyesi’nde, ilçe belediyelerinin koordinasyonunda eğitimler verip, gerekli ekipmanı eğitimli kişilere sağlayacağız. Meslek örgütleriyle yapacağımız protokol ile 5 bin tane meslek insanını yetiştirip, ilgili ekipmanlarıyla tüm mahallelerde hazır edeceğiz. Bu yapacaklarımız, İstanbul’un depreme hazırlığında çok önemli bir aşamayı daha geride bırakmamızı sağlayacak ama maalesef ‘çürük binalar’ üreten bu düzeni değiştirmeye yetmeyecektir. Bunun için, TBMM’nin ve merkezi yönetimin atması gereken hayati adımlar vardır. Birçok kurumun bu konuda hazırlıklı olması ve sadece İstanbul&#8217;a dahil değil, yakın bölgedeki birçok şehirde yine bu anlamda gönüllülerin tanzimi ve yetiştirilmesi konusunda hızlı ve etkin bir çalışmanın ortaya konulması şarttır. Örneğin; yoğun bir şekilde son dönemde bedelli askerlik hakkının açıklandığı ve oluşturulduğu bir ortamda, 1 aylık askerlik yapan insanlara sadece afet gönüllüsü eğitimi verilse bile, önemli bir adım olduğunu buradan duyurmak istiyorum. Sadece askerlik görevini yapan Mehmetçiklerimiz değil, bu süreçte 1 aylık dönemde dahi afet gönüllüsü eğitimini alan yüz binlerce insanımızın yüzde 30’un, 40’ını bu sürece katabilirsek ülke çapında ne büyük kazanım olduğunu hepinize hatırlatmak istiyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<h5><strong>&#8216;Her İmar Affı Teklifini Geleceğimiz için Bir İhanet Gibi Görmeliyiz&#8217;</strong></h5>
<p>“Bu süreçte, İstanbul’a özel kanun çıkarılması bir zorunluluktur” diyen İmamoğlu, “Ama tüm ülke için de imar aflarını artık geri dönmemek üzere, hayatımızdan sonsuza kadar çıkarmalıyız. Bu ülkede bundan böyle her imar affı teklifini, geleceğimiz için bir ihanet gibi görmeliyiz. Dahası, imar aflarının yasaklanmasına ilişkin anayasal düzenleme yapmalıyız” şeklinde konuştu. “Yapı denetimi ve müteahhitlik sistemini baştan aşağı yenilemeliyiz” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Denetim faaliyetleri, içerisinde güçlü yerel yönetimlerin, meslek odalarının yer aldığı bir yapıyla, kamusal bir hizmet olarak sunulmalıdır. Tüm yapıların deprem güvenlik sertifikasının belediyelerce çıkarılarak, gerek yapı üzerinde ve gerekse dijital ortamda açık veri olarak, toplumun her bir ferdinin görebilmesine izin verecek bir düzenleme yapmalıyız. Öncelikle ruhsatsız binalardan başlayarak, binaların 6 ay içerisinde güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması için ruhsat alması zorunlu hale getirilmelidir. 1 yıl içerisinde de güçlendirme veya yeniden yapılmasına yönelik inşaat başlatılmalıdır. İmar planlarında, ‘toplanma alanı ve kent içi park alanı, sağlık alanı, eğitim alanı, itfaiye alanı’ olarak belirtildiği halde, üzerinde bina bulunan yerlere yönelik, ‘Acil Kamulaştırma Programı’ hayata geçirilmelidir. Artık İstanbul’un her bir metrekaresinde üretilecek konutun, İstanbul’un depreme hazırlıklı olabilmesi adına bir amacı olması gerekmektedir. Sosyal konut üretiminden, ödenebilir konuta, boş konutların kullandırılmasından kira politikalarına kadar bütüncül bir yaklaşım dahilinde hareket edilmezse, İstanbul hiçbir şekilde depreme dayanıklı hale gelemez. Bütün bu konularda somut çalışma ve önerilerimiz vardır.  Bugün, ülkemizde imar düzenlemeleriyle ilgili cari 25 yasa, 11 yönetmelik bulunuyor. Ve uygulamada 19 farklı kurum yetkilidir. Bu karışıklığı önlemekle bile süreçler hızlanabilir.”</p>
<h5><strong>&#8216;Yeni Bir Merkezi Hükümet-Yerel Yönetim-Sivil Toplum İş Birliği İnşa Etmemiz Gerekiyor&#8217;</strong></h5>
<p>İstanbul depreminden yıkılmadan, depreme yenilmeden çıkmak için yeni bir merkezi hükümet-yerel yönetim-sivil toplum iş birliği inşa etmemiz gerekiyor. Bunun için yeni bir siyaset, dinç ve taze bir sistem kurmamız gerekiyor. Bu artık, yaşamsal bir zorunluluktur” diyen İmamoğlu, birlikte çözülmesi gereken konuları şöyle sıraladı:</p>
<p>“Marmara Deprem Konseyi’nin kurulması. İBB deprem bütçesinin revizyonuna destek. İstanbul’un depreme dirençli hale getirilmesi için mevzuat çalışmalarının yapılması. Yapı güçlendirme konusuna ilişkin yasal düzenleme için, merkezi yönetimle iş birliği ve finans desteği. Hızlı tarama yönteminin, mevzuata konarak yaygınlaştırılması. Boş konutların kullandırılması programına ilişkin yasal, yönetsel düzenlemeler. Deprem sonrası toplanma ve geçici barınma alanlarının tam donanımlı bir şekilde fiziki altyapılarının geliştirilmesi için merkezi idare ile eşgüdüm. İstanbul’un iletişim, elektrik, enerji gibi tüm altyapı sistemlerini depreme dirençli hale getirmek için, ilgili aktörlerle birlikte çalışma. İstanbul özelinde yasa çalışması.”</p>
<h5><strong>&#8216;Kayıtsız Şartsız Bir İş Birliği Çağrısıdır&#8217;</strong></h5>
<p>İlgili tüm kişi, kurum ve kuruluşa yönelik yaptığı seferberlik çağrısını yineleyen İmamoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Kayıtsız şartsız bir iş birliği çağrısıdır. Milli Savunma Bakanlığı’ndan İçişleri Bakanlığı’na, Şehircilik Bakanlığından Ulaştırma Bakanlığı’na kadar tüm bakanlıklarımıza bir çağrıdır. Özellikle Marmara’daki tüm yerel yönetimlere, 39 ilçe belediyemize mülki ve askeri idarelere, meslek odalarımıza, iş dünyası örgütlerine ve her ölçekten ilgili tüm kurumlarımıza, şirketlerimize çağrıdır. Doğrusu depreme hazırlık ve İstanbul’un deprem dirençli bir şehir olması yolunda işbaşına geldiğimizden beri defalarca seferberlik çağrısı yaptık. Bu seferberlik davetimize icap etmeyenleri, tekrar tekrar davet ediyoruz. Kahramanmaraş depremi, istisnasız hepimiz için bir milat olmalıdır. Artık daha fazla bu konudaki sorumlulukları ihmal edemeyiz. Edersek, bu kez fatura çok daha yüksek olur. Artık eski siyaset tarzını terk etmeliyiz. Binaları yerinde dönüştürmek ve insanlarımıza yerlerinde güvenli konutlar kazandırmak, güçlendirmek yerine, adeta ev taşır gibi, milyonlarca konutu yeni alanlara taşıyacağım lafları bu şehri batırır. Vatandaşla konuşmadan, bilimin sesine ve ortak akla kulak vermeden iş yapılamaz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/03/01/deprem-icin-seferberlik-cagrisi-merkezi-hukumet-yerel-yonetim-sivil-toplum-is-birligi-insa-etmemiz-gerekiyor/">Deprem için Seferberlik Çağrısı: &lt;br&gt; &#8216;Merkezi Hükümet-Yerel Yönetim-Sivil Toplum İş Birliği İnşa Etmemiz Gerekiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;İstanbul&#8217;un İklim Vizyonu ile İklim Değişikliği Seferberliği Başlıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/05/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Nov 2021 13:34:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul İklim Vizyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75695</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’un vizyonunu ve revize edilen İklim Değişikliği Eylem Planı’nı açıkladı. Türkiye’de C40’a (Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu) üye olan ilk ve tek belediye olan İstanbul, İBB’nin açıkladığı Plan ile 2050 yılında kentin karbon nötr ve iklim krizine dayanıklı olmasını sağlayacak yol haritasını belirledi.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/05/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor/">&#8216;İstanbul&#8217;un İklim Vizyonu ile İklim Değişikliği Seferberliği Başlıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Müze Gazhane’de yapılan İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı’nın tanıtım toplantısına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra, çok sayıda yabancı misyon temsilcisi, genç ilkim aktivisti ve yurttaş katıldı. Programın başında konuşan genç iklim aktivislerinden Melisa Akkuş sözlerini, “Başka seçeneğimiz yok. Tek şansımız mücadele etmek ve bunu ancak birlikte olursak başarabiliriz” mesajıyla noktaladı.</p>
<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşmasının başında, iklim krizine karşı, İstanbul’un vizyonunu ve revize edilen İklim Değişikliği Eylem Planını hazırlık sürecini özetledi. İstanbul İklim Eylem Planı&#8217;nın ilk olarak 2018 yılında hazırlandığını hatırlatan İmamoğlu, bu çalışmanın karbon salımında 2030 yılı itibariyle artıştan %33 azaltım gibi sınırlı bir ilerleme hedeflediğini, bu nedenle revize çalışmalarına 2019 yılında başladıklarını aktardı.</p>
<h5><strong>&#8216;İklim Değişikliği Eylem Planı İstanbul’un İklim Anayasasıdır’</strong></h5>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-75713 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-1-640x507.jpg" alt="" width="350" height="277" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-1-640x507.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-1-1280x1014.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-1-1024x811.jpg 1024w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" />Hazırladıkları İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planını ile birlikte, “İstanbul’da tam bir iklim değişikliği seferberliği” başlattıklarını söyleyen İmamoğlu, bu seferberlik doğrultusunda 2030 yılına kadar 387,5 milyon, 2050 yılına kadar ise 478,5 milyon olmak üzere toplamda 866 milyon Euro bütçeli 25 proje gerçekleştireceklerini de açıkladı.</p>
<p>İBB Başkanı İmamoğlu, İstanbul’un Türkiye’de C40’a üye olan ilk ve tek belediye olduğunu hatırlatarak 1,5 yıl süren çalışmaların ardından, C40 ağının teknik desteği ile 2050 yılında İstanbul’un karbon nötr ve iklim krizine dayanıklı bir kent olmasını sağlayacak tüm adımları belirleyip, somut yol haritasını tanımladıkları İstanbul İklim Eylem Planı’nın temelini oluşturan iklim vizyonunun, İstanbul’un İklim anayasası olduğunu kaydetti.</p>
<h5><strong>İstanbul İklim Eylem Planı </strong></h5>
<p>Plan eşzamanlı olarak;</p>
<ul>
<li>Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı (SECAP),</li>
<li>Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP) ve</li>
<li>İstanbul Atık Yönetim Planı gibi</li>
</ul>
<p>politika belgeleriyle de birlikte hayata geçiriliyor.</p>
<p>İstanbul İklim Vizyonu, İstanbul Planlama Ajansı tarafından yürütülmekte olan 2050 Vizyon belgesinin de bir parçasını oluşturuyor.</p>
<p>İBB’nin stratejik amacının “tüm plan ve çalışmalarının, iklim eylemi perspektifi önceliğinde gerçekleştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarına hizmet ederek iklim adaletinin sağlanması olarak” tanımladıklarını söyleyen İmamoğlu, bu kapsamda 2050 yılında Karbon Nötr hedefine ulaşabilmek için azaltım yüzdelerini;</p>
<ul>
<li>2030 yılına kadar %52 <strong>mutlak azaltım</strong>,</li>
<li>2040 yılına kadar %89 <strong>mutlak azaltım</strong>,</li>
<li>2050 yılına kadar ise %100 <strong>mutlak azaltım</strong> olarak açıkladı.</li>
</ul>
<p>&#8220;İstanbul, ekonomik ve sosyal açıdan Türkiye’nin merkezidir&#8221; diyen İBB Başkanı İmamoğlu, İstanbul’un ikliminde meydana gelecek olumsuzlukların etkisinin ulusal ve hatta küresel boyutta olacağına da dikkat çekti.</p>
<h5><img decoding="async" class=" wp-image-75714 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-2-640x296.jpg" alt="" width="424" height="197" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-2-640x296.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-2-1280x591.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor-2-1024x473.jpg 1024w" sizes="(max-width: 424px) 100vw, 424px" /><strong>İklim Vizyonunun 5 Temel Stratejisi</strong></h5>
<p>Tüm bu tespitlerden hareketle, İstanbul İklim Vizyonu’nun içerdiği 5 temel strateji ise şunlar:</p>
<ul>
<li>Sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim krizine uyum sağlama kapasitesinin artırılması;</li>
<li>İklim adaletinin sağlanması ve iklim krizinin sosyal ve ekonomik etkilerinin azaltılması;</li>
<li>İklim krizine ve çevre yönetimine yönelik kurumsal kapasitenin geliştirilmesi;</li>
<li>İstanbul&#8217;un özgün ekolojisinin ve doğal kaynaklarının korunması, doğasının iyileştirilmesi ve onarılması;</li>
<li>Yaşam döngüsünün desteklenmesi, kirlenmenin ve karbon ayak izinin azaltılması.</li>
</ul>
<p>Bu vizyon doğrultusunda, 2050 yılına kadar İBB’nin hayata geçirilmesini öngördüğü başlıca stratejik hedefler ise şunlar:</p>
<ul>
<li>Tüm otomobil ve taksilerin kademeli olarak elektrikli olması,</li>
<li>Şehir genelindeki yolculukların % 35’inin toplu taşıma ile gerçekleştirilmesi;</li>
<li>Deniz ulaşımının oranının % 10 seviyesine çıkartılması,</li>
<li>Günlük yolculukların % 50’sinin yürüme ve bisiklet ile gerçekleşmesi;</li>
<li>Su kayıp ve kaçakların 2030 yılında %18 ve 2050 yılında %32 azaltılması</li>
<li>Kişi başı su kullanımının 2040 yılına kadar %11 azaltılması</li>
<li>Yemek ve bahçe atıkları gibi organik atıkların en az  %50 geri kazanılması</li>
<li>Kentsel donatılarda % 100 enerji verimliliğinin sağlanması;</li>
<li>Enerji tedarikinin % 55’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması;</li>
<li>Bertaraf edilen atıklardan elde edilen çöp gazının % 95’inin enerjiye çevrilmesi;</li>
<li>Organik atıklarının kompostlama metodu ile % 100 geri dönüştürülmesi;</li>
<li>Kağıt ve ambalaj atıklarının % 100 geri dönüşümü;</li>
<li>Tüm İBB binalarının enerjisinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması, sıfır atık yaklaşımının uygulanması</li>
<li>İETT filosunun %100 elektrikli olması.</li>
</ul>
<p>İBB iklim değişikliği ile mücadele kapsamında, 9 Kasım’da Kemerburgaz Biyometanizasyon Tesisi, 16 Kasım’da Emirli 2. Kademe İçmesuyu Arıtma Tesisi ve 26 Kasım’da Eyüpsultan’da Evsel Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi’ni hizmete açacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/05/istanbulun-iklim-vizyonu-ile-iklim-degisikligi-seferberligi-basliyor/">&#8216;İstanbul&#8217;un İklim Vizyonu ile İklim Değişikliği Seferberliği Başlıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2021 12:48:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[göç politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[göç yönetişimi]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Göç Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[kapsayıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[RESLOG]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin mülteci politikası tartışma konusu olmaya devam ederken yerel yönetimler, kendi içlerindeki organizasyonlar ve uluslararası iş birliklerle göç yönetişimini güçlendirmeye çalışıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği arasında imzalanan mutabakat ve RESLOG ile pilot belediyeler arasında sürdürülen projeler üzerine İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayhan Kaya ile görüştük. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/">&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>&#8216;UNHCR</b><b> Anlaşması ile Sürdürülebilir Bir Göç Yönetişimini Hedefliyoruz&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73650 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-640x427.jpg" alt="Şengül Arslan" width="331" height="221" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan-1024x684.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/sengul-arslan.jpg 1048w" sizes="(max-width: 331px) 100vw, 331px" />İstanbul Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde </span><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler</span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i><span style="font-weight: 400;">Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)</span><span style="font-weight: 400;"> ile </span><span style="font-weight: 400;">geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara yönelik iş birliğini amaçlayan </span><span style="font-weight: 400;">mutabakat metnini imzaladı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, mutabakatın amacını “Türkiye’deki geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara koruma ve hizmet sağlanmasında işbirliğinin pekiştirilmesi” olarak ifade ediyor. Arslan’ın verdiği bilgilere göre mutabakat kapsamında 2021 yılında; İBB Göç Birimi&#8217;ne teknik destek sağlanması, İBB’nin sosyal uyum konusunda gerçekleştireceği eğitim, etkinlik ve içerik oluşturma çalışmalarında desteklenmesi, İstanbul’da hassas durumdaki kişilere ve yerel halka ulaştırılmak üzere İBB’ye temel ihtiyaç malzemesi yardımı yapılması planlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; “Bu işbirliği kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetlerle İBB’nin mültecilere ilişkin müdahalelerinde kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesini, sürdürülebilir bir göç yönetişiminin desteklenmesi hedeflemektedir. Bu işbirliği Yeni Kentsel Gündem, Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat, Göçmenlere ilişkin Küresel Mutabakat ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri dahil küresel gündem ve araçları da destekler niteliktedir. Sığınmacı, mülteci ve göçmenlere ilişkin politikalar merkezi hükümet tarafından belirlenmektedir. Dolayısıyla imzalanan mutabakat zaptının mevcut politikalar üzerinde bir etki yapmasından ziyade İstanbul’un hepimiz için &#8216;huzurlu kent&#8217; olmasını sağlamaya yönelik girişimlerin yapılması veya başlatılan çalışmaların artarak sürdürülmesi ile ilgisi vardır” diyor.  </span></p>
<h5><b>&#8216;İstanbul, Dünyanın En Büyük Mülteci Nüfusuna Ev Sahipliği Yapıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; İstanbul’un dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan kent olduğunun altını çiziyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin göç yönetişimi hakkında bilgiler veriyor: “Bizim göçmenlere yönelik çalışmalarımızın temelinde İstanbul’un adil bir insan hakları kenti olması var. Şehirde bir arada yaşadığımız herkesin, başta da kırılgan grupların kent hizmetlerinden yararlanma hakkına inanıyoruz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belediyelerin şehir hayatında sorunlara çözüm bulmakta insanların ilk temas noktası olduğuna vurgu yapan Arslan, “Bu sebeple mahalli ihtiyaçları en yakından tanıyan yerel aktörler olarak belediyeler son yıllarda göç yönetişiminde de aktif olarak yer almaya ve göç konusunu stratejik planlamalarına dahil etmeye başladılar” diyor. Arslan’a göre; Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı’nda belediyelere sosyal uyum alanında hedefler ve göstergeler tanımlanması, bu konuda belediyelerin rolünün giderek önem kazanacağının ve hazırlık yapmak gerektiğinin işareti… Arslan, “İBB olarak, göçmenlerle yürüttüğümüz tüm çalışmalarımızda yerel halkın eşit şekilde yararlanmasına özen gösteriyoruz. Günlük hayatta kamusal alanda yaşanan sorunların giderilmesinde de yine belediyeler büyük rol oynuyor. Bu yaklaşımla, 2020-2024 yılları için hazırladığımız Stratejik Planımızın temel değerlerinden olan ‘insan odaklılık’ ve ‘kapsayıcılık’ çerçevesinde ve ‘Paylaşan İstanbul’ amacına hizmet ederek kentin en önemli meselelerinden biri olarak gördüğümüz göç konusunda politikamız doğrultusunda çalışıyoruz” diyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;2020-2024 Göç ve Uyum Eylem Planı Oluşturduk&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan; 2019 yerel seçimlerinden hemen sonra göç alanında sahadaki ihtiyaçları ve İBB’nin göç yönetişimindeki rolünü belirleyebilmek amacıyla pek çok paydaşla bir araya gelinen bir arama süreci yürüttüklerini söylüyor: “Eş zamanlı olarak İstanbul’da yaşayan göçmenlerin sosyo-ekonomik durumunu ve yerel halk ile göçmenler arasında sosyal uyumun önündeki engelleri anlamak amacıyla İstanbul Göç Araştırması’nı yürüttük. Arama sürecimizin sonunda sivil toplumdan, akademiden, ilçe belediyelerinden, göçmen öz-örgütlenmelerinden ve kamu kurumlarından görüştüğümüz tüm paydaşların katılımı ile bir çalıştay gerçekleştirdik. Bu çalıştayın sonucunda da İBB’nin göç yönetişiminde stratejik hedeflerini belirlediğimiz taslak “2020-2024 Göç ve Uyum Eylem Planı” ortaya koyduk.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eylem planında kendilerine dört temel öncelik belirlediklerini ifade eden Arslan, bunları şöyle sıralıyor: “(1) Kentteki belediye hizmetleri ve ilçe belediyeleri arasında koordinasyonun sağlanması, (2) Belediyelerin hizmet kapasitelerinin artırılması, (3) Göç alanında nitelikli ve analitik veri akışının sağlanması (4) Sosyal uyumun desteklenmesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arslan, bu amaçlara yönelik çalışmaları gerçekleştirmek amacıyla Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde bir Göç Birimi görevlendirdiklerini ve bu birimin belediye birimleri, kamu kurumları, uluslararası kurumlar sivil toplum ve hükümet-dışı kurumlarla yakın iş birliğinde çalışmakta olduklarını söylüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB çatısı altında, 1) Araştırma ve Veri Yönetimi, 2) Politika ve Kapasite Geliştirme, 3) Sosyal Uyum 4) Destek Hizmetleri konu başlıkları çerçevesinde projeler geliştirip, yürüttüklerini söyleyen Arslan, “Projeler, </span><span style="font-weight: 400;">İBB’nin genel politikası</span><span style="font-weight: 400;"> ile Ulusal Uyum Eylem Planı dikkate alınarak yerele uygun hazırlanan </span><span style="font-weight: 400;">Göç Uyum Eylem Planını</span><span style="font-weight: 400;"> hayata geçirme amacıyla hazırlanıp, yürütülmektedir” diyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Kapsayıcı Belediyecilik için Kapsayıcı Dil Eğitimleri Düzenliyoruz&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB, ilçe belediyelerinin göç yönetişimi konusunda mevcut durumunu görmek ve ihtiyaçlarını saptamak amacıyla Eylül 2020 ile Mart 2021 arasında 32 ilçe belediyesinin dahiliyetiyle bir saha araştırması gerçekleştirmiş. Arslan, araştırma kapsamında belediyelerin göçmenlere yönelik hizmet sunumları, bu hizmet alanlarında karşılaştıkları sorunlar, yerel yönetimlerin daha kapsayıcı hizmetler sunabilmesi için nelere ihtiyaç duyulduğu ve hizmetlerin kapsayıcılığını ve niteliğini geliştirmek için neler yapabileceği konusunda öneriler geliştirildiğini aktarıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Göçmenlere yönelik ayrımcı dil ve tutum ile mücadele etmeyi kapsayıcı bir şehir yaratma amacı doğrultusunda önemli bir mesele olarak gördüklerini ifade eden Şengül Altan Arslan, belediye bünyesinde “Kapsayıcı Belediyecilik için Kapsayıcı Dil” adında, saha ve idari personele yönelik eğitimler düzenlendiklerini söylüyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Sosyal Uyum ve Haklara Erişmenin Önündeki En Temel Engel; Dil&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arslan, belediye olarak mültecilerin yerel halkla sosyal uyumu için yürüttükleri çalışmaları şu sözlerle anlatıyor: “Sosyal Uyum kapsamında hem mültecilere hem de yerel halka sağladığımız mesleki eğitim, dil eğitimi, kreş desteği, koruma hizmeti, girişimcilik, kooperatifleşme ve istihdam desteği gibi yöntemlerle kendine yeten ve topluma olumlu yönde katkı sunan bireylere ulaşmak için çalışıyoruz. Çok Dilli Kadın Dayanışma Hattı ve Kadın Dayanışma Evi’ne ek olarak kadın/çocuk/engelli ve yaşlılara yönelik hizmetleri kapsayıcı hale getiriyoruz. Ayrıca deprem ve salgın gibi afetler karşısında kentin kapsayıcı ve dirençli hale getirilmesi için çok dilli bilgilendirme ve hazırlık eğitimleri için de çalışmaktayız. Yürüttüğümüz her çalışmada, kentteki kırılgan gruplar başta olmak üzere, istisnasız herkesin huzur ve refahını gözeten bir politika üretmenin, adil bir İstanbul yaratma yönünde en önemli sorumluluklarımız arasında olduğunun farkındayız. Araştırmalarımız gösterdi ki; hem sosyal uyumun hem de haklara erişimin önündeki temel engellerden biri dil bariyeri. Bu nedenle ilk aşamada sahada göçmenlerle temas eden  personelimizin, sonrasında ise ilçe belediyelerinin yararlanabileceği bir Tercüme Çağrı Hattı kurduk. Bu hattın kurulmasında yine Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) desteğini aldık. Çağrı hattımız 3 Arapça, 1 Arapça/Kürtçe, 1 Fransızca ve 1 Farsça tercüman ile hizmet vermektedir. Pilot uygulama dönemi sona ermiş olup, ilçe belediyelerinin kullanımına sunulmak üzere hazırlıklar sürmektedir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB’nin mültecilere yönelik Destek Hizmetleri kapsamında ise Covid-19 pandemi sürecinde mülteci ve göçmenlerden gelen 34 bini aşkın sosyal yardım başvurusuna paydaşların da desteğiyle temel gıda ve hijyen maddesi desteği verilmiş. Ayrıca HES kodu uygulaması, ‘Covid’le mücadelede 14 kural’ gibi kritik konularda çok dilli olarak bilgilendirmeler yapılmış.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arslan son olarak toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde de 8 Mart’ta lanse ettikleri “Yerel Eşitlik Eylem Planı” ile aynı kapsayıcılık zemininde mülteci ve göçmenlere yönelik hedefler ve göstergeler içermeye özen gösterdiklerini ifade ediyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Göç Yönetimi Konusunda Yerel Dönüşüm Süreci Başladı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73651 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya-640x426.jpg" alt="Ayhan Kaya" width="398" height="265" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ayhan-kaya.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 398px) 100vw, 398px" />İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Avrupa Birliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayhan Kaya ile pilot belediyelerin RESLOG (Resilience of Local Governance-Yerel Yönetişimde Rezilyans) Projesi ortaklığında gerçekleştirdiklerini ve genel olarak yerel belediyelerin göç yönetimi üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaya, sözlerine RESLOG projesinin detaylı tanımını yaparak başlıyor: “RESLOG (Resilience of Local Governance-Yerel Yönetişimde Rezilyans) Projesi, İsveç Yerel Yönetimler ve Bölgeler Birliğinin (SKL) girişimiyle ve İsveç hükümetinin finansmanıyla Türkiye ve Lübnan’da eş zamanlı olarak 2018-2021 yılları arasında uygulanan bir projedir. RESLOG projesi, RESLOG Türkiye ekibi ile birlikte çalışan Türkiye Belediyeler Birliği, Marmara Belediyeler Birliği ve Çukurova Belediyeler Birliği tarafından gerçekleştirilmiştir. Proje, ilgili Belediye Birliklerinin yanı sıra yoğun göç alan birtakım Büyükşehir Belediyeleri ve ilçe Belediyelerinin göç, sosyal hizmetler, belediye hizmetleri gibi birimlerinde yer alan görevliler ile yapılan derinlemesine görüşmeler, yine proje kapsamında pilot belediyelerle gerçekleştirilen sorun ve ihtiyaç analizi çalışmaları ve alanda hem profesyonel hem de akademik faaliyetler yürüten uzmanlarla yapılan mülakatlara dayanarak geliştirildi.”</span></p>
<h5><b>&#8216;RESLOG, Kapsayıcı Planlama ve Yönetişimin İyileştirilmesini Amaçlıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">RESLOG Türkiye projesinin amacını açıklayan Kaya, “Ulusal göç politikalarının yerel gerçeklikleri ve ihtiyaçları yansıtacak şekilde geliştirilmesi, bölge birlikleri aracılığıyla belediyeler arası öğrenme ve destek yapılarının güçlendirilmesi, belediye düzeyinde kapsayıcı planlama ve yönetişimin iyileştirilmesi” diyor. RESLOG projesi kapsamında, bugüne değin Türkçe ve İngilizce olarak göç ve yerel yönetim ilişkilerini farklı düzeylerde ele alan 14 kitap yayınlanmış. Kitaplara <a href="http://www.reslogproject.org/kitaplar/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a></span><span style="font-weight: 400;"><a href="http://www.reslogproject.org/kitaplar/"> </a>erişmek mümkün.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaya, yerel yönetimlerin kaynak yetersizliği ve göçün geçicilik arz ettiği düşünceleriyle göç politikalarını yeterince geliştiremediğini ama 2015’ten bu güne, bu konuda yol alındığı söylüyor: “Özellikle 2015 yılından bu yana yerel yönetimlerin, 5393 Sayılı Belediye Kanunu içinde yer alan ve ‘hemşehrilik’ hukukunun altını çizen 13. Madde uyarınca göç ve göçmenlik konularıyla daha yakından ilgilenmeye başlamışlardır. Bunda ayrıca 2015 yılından itibaren Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanana ve yaygınlaştırılan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisinde yerel yönetimlere ve kentlere ayrı bir değer verilmesinin de payı olabilir.” </span></p>
<h5><b>&#8216;Sorunlar Yerelde Yaşanıyor, Çözümü de Yerelde Olmalı&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Kaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin </span><span style="font-weight: 400;">UNHCR</span><span style="font-weight: 400;"> imzaladığı sözleşmeyle ilgili “Türkiye’de yerel dönüşüm adı verilen süreç başlamıştır” yorumunu yapıyor. Kaya; “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile UNHCR arasında imzalanan ve </span><span style="font-weight: 400;">geçici koruma sağlanan kişiler, uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri ile sığınmacılara yönelik iş birliğini amaçlayan söz konusu </span><span style="font-weight: 400;">mutabakat bize gösteriyor ki, diğer pek çok Batılı ülkede olduğu üzere Türkiye’de de yerel dönüşüm (</span><i><span style="font-weight: 400;">local turn</span></i><span style="font-weight: 400;">) olarak adlandırabileceğimiz bir süreç yaşanmaya başlamıştır. Diğer bir deyişle, merkezi devletin sorumluluk alanına giren göç yönetimi ve göçmenlerin uyumu gibi konularda artık yerel yönetimler daha fazla söz sahibi olma iradesini göstermeye başlamışlardır. Her ne kadar, Bolu örneğinde olduğu gibi söz konusu yerel inisiyatifler zaman zaman olumsuz birtakım özellikler gösterme ihtimalini kendi içlerinde barındırsa dahi, ben yerel yönetimlerin göç yönetimi ve göçmenlerin uyumu gibi süreçlerde daha katılımcı ve istekli olmalarının çok büyük bir gelişme olduğu kanaatindeyim. Sorunlar yerelde yaşanmaktadır, bu nedenle çözümleri de yerelde aranmalıdır.” diyor.</span></p>
<h5><b>&#8216;Hemşehrilik Hukuku, Belediyeleri Sınırları İçerisindeki Herkesten Sorumlu Kılıyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kitlesel göç süreçlerinin yönetişim süreçlerinde yerel olanın öneminin pek çok uzman ve yetkili tarafından vurgulandığının altını çizen Kaya, “Toplumsal kaynaşma, bütünleşme ve uyum imkânları açısından kişinin yaşam koşulları, yaşadığı alanın tasarımı ve gerek kamusal gerekse de özel altyapı unsurları, uyum süreçleri açısından bakıldığında büyük bir önem arz eder” diyor. Kaya; “Belediyeler Kanunu’nun, “Hemşeri hukuku” başlıklı 13’üncü maddesine göre, “herkes ikamet ettiği beldenin hemşerisi” olarak tanımlanmış olup, “hemşerilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları” olduğu kaydedilmiştir” sözleriyle göçmen ya da yerli halktan her bireyin yaşadığı belediyenin sorumluluğunda olduğunu belirtiyor. </span></p>
<h5><b>&#8216;Belediyelere Göçmen Nüfusuna Orantılı Bütçeler Verilmeli&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Kaya, bu noktada </span><span style="font-weight: 400;">belediyelerin göçmenlere yönelik görevleriyle orantılı bütçe imkânlarına da sahip olmasının önemine değiniyor ve bunun için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapıyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Belediyelere ve yardım dağıtan kamu kuruluşlarına sağlanan hazine ödenekleri, illerde yaşayan göçmen nüfusuna bakılmaksızın o illerde yaşayan vatandaş sayısına göre belirlendiği için, özellikle son yıllarda geçici koruma altında yaşayan göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı ilçelerde ve illerde kaynaklar yetersiz kalabilmektedir. Bunun yanı sıra, özellikle kentsel alanların çeperlerinde yoksulluğun yerli halkı da tehdit ettiği semtlerde, geçici koruma altında yaşayan Suriyelilere yapılan yardımların görünürlüğü yerel halkı kıskandırmakta ve bu nedenle Suriyelilere karşı besledikleri hasmane yaklaşımı güçlendirmektedir. Yerli ve göçmen topluluklar arasında ortaya çıkabilen bu tür gerilimler hiç şüphesiz uyumun önündeki önemli engellerden biri olarak görülebilir.”</span></p>
<h5><b>&#8216;Göçmenlerin Mutlu Yaşamaları Toplumun Yararınadır&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Kaya son olarak göçmenlerin önemli bir kısmının bizimle birlikte yaşamaya devam edeceğini, bu noktada onların refah ve mutluluğunun toplum olarak bizlere de iyi geleceğini söylüyor. Kaya;</span><b> “</b><span style="font-weight: 400;">Belediyelerimizin umudu ön plana çıkaran, Hemşehrilik ilkesine vurgu yapan, komşuluk ilişkilerinin gelişimine olanak sunan, kültürlerarası etkileşimi sağlayan, yurttaşlar ile henüz yurttaşlık almamış olan göçmenleri ve mültecileri ortak platformlarda buluşturabilecek, onları kaynaştırabilecek küçük projeler hayata geçirmeleri beklenmelidir. Hatay ve Gaziantep örneklerinde olduğu gibi Gastronomi Projeleri, Şişli Belediyesi örneğinde olduğu gibi “Mutfakta Hayat Var” projesi, Zeytinburnu örneğinde olduğu gibi kadın göçmenlerin kamusal hayata katılımını sağlayan “Kar Serçesi” Projesi ve Reyhanlı Belediyesi tarafından geliştirilen çocuk dostu kent projesi sadece aklıma gelen küçük projelerden bazıları. Tek yapılacak şey, Belediyelerin bu ve benzeri proje fikirlerine açık olmaları ve gerek yerli yurttaşların gerekse göçmenlerin ve mültecilerin karşılıklı fikirlerini paylaşabilecekleri, sinerji yaratabilecekleri alanlar yaratılabilmelidir. Kent Konseyleri belki de bu tür katılımlar için en uygun zeminlerdir” diyor.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/20/multeci-sorunu-yerel-yonetimlerle-cozulmeli/">&#8216;Mülteci Sorunu Yerel Yönetimlerle Çözülmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İstanbul Sözleşmesi&#8217;ne Bağlı Kalacağımızı Tüm Türkiye&#8217;ye Duyuruyorum&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/istanbul-sozlesmesine-bagli-kalacagimizi-tum-turkiyeye-duyuruyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 May 2021 14:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70536</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen çevrimiçi etkinlikte, İBB olarak İstanbul Sözleşmesi'ne bağlı kalacaklarını ve İstanbul Sözleşmesi'nin hükümlerinin takipçisi olacaklarını söyledi. İmamoğlu, bu süreçte bütün kurum ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte ne yapabilecekleri konusunda da çalışmaya hazır olduklarını dile getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/istanbul-sozlesmesine-bagli-kalacagimizi-tum-turkiyeye-duyuruyorum/">&#8220;İstanbul Sözleşmesi&#8217;ne Bağlı Kalacağımızı Tüm Türkiye&#8217;ye Duyuruyorum&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği&#8217;nin çevrimiçi olarak düzenlediği ve moderatörlüğünü SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç&#8217;ın yaptığı etkinliğe katıldı.</p>
<p>Etkinlikte İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin iptaline dair açıklamalar yapan<strong> İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu</strong> şunları söyledi: &#8220;İstanbul Sözleşmesi, devletleri bağlayan uluslararası bir sözleşme. Her ne kadar yerel yönetimler taraf olabilir yorumu olsa da, ülkemizde yerel yönetimlerin yetki alanına bakmamız lazım. Biz yerel yönetimde İstanbul Sözleşmesi&#8217;ni desteklediğimizi ve iptalini kınadığımızı ve bu konuda gelen makul teklifleri desteklemeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bu sözleşme tüm Türkiye&#8217;yi ilgilendiriyor. Kadının varlığını, mücadelesini koruyan bir sözleşmenin bertaraf edilmesi utanç ve kaygı vericidir. Ancak yerel yönetimler olarak bu sözleşmeyi uygulayacağımızı söylemenin bir anlamı yok çünkü; yetki alanlarımız çok kısıtlı. ABD yerel yönetimlerinin neredeyse yüzde 10&#8217;u kadar bir yetkiye sahibiz. Ama sahada yetki alanımıza düşen uygulamalara devam ediyoruz.”</p>
<h5><strong>“Kanal İstanbul Projesinin İptali için Kadın Gücünün Yanımızda Olması Kazanımdır”</strong></h5>
<p>Kanal İstanbul projesinin tarihin görebileceği en ağır ihanet modeli olduğunu dile getiren İmamoğlu; “Kanal İstanbul&#8217;un telafisi mümkün değildir. Bu süreci halkın duyarlılığıyla birlikte engelleyeceğimizi düşünüyorum. Doğaya, yeşile, insan yaşamına bu kadar duyarsız bir yönetimi son yıllar itibarıyla dünya çok az görmüştür. Bugünün ekonomisinden 1 TL&#8217;nin bile oraya harcanmasının haram olduğunu söyleyeceğiz. Özellikle kadın gücünün yanımızda olması ulusal uluslararası platformda da bizim için büyük kazanım olacaktır” dedi.</p>
<h5><strong>“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Adına Hep Birlikte Mücadele Etmeliyiz”</strong></h5>
<p>Toplumun en fazla sıkıntı yaşayan, şiddet ve zulüm gören kitlesinin kadınlar olduğunu ve kadınların her yerde eşitsizliğe karşı mücadele verdiğini belirten İmamoğlu, “Dönüşüm için, toplumsal cinsiyet eşitliği adına hep birlikte mücadele etmeliyiz. Ülkemiz cumhuriyetle birlikte 20&#8217;nci yüzyılda iyi bir başlangıç yaptı ama sonrasında eksik tutulan, atılamayan adımlar, toplumun yeterince eğitim alamaması gibi nedenler birtakım sıkıntıları geliştirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak sıkı bir eylem planımız olduğunu belirtmek isterim. Umut ediyorum ki yakın zaman içinde bu şehir, cinsiyet eşitliği eylem planıyla çok değerli bir seviyeye ulaşacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<h5><strong>“Kadın İstihdamına Yönelik Çalışmalar Yapıyoruz”</strong></h5>
<p>Kadın istihdamı konusunun çok önemli olduğunu ancak bu konuda ülkenin geri kaldığını da sözlerine ekleyen İmamoğlu; “Kadın yönetici sayısını üç katına çıkardık. Arzu ettiğimiz seviyeye ulaşabilmiş değiliz ama kadın çalışan oranımızı da yükseltiyoruz. Bölgesel istihdam ofislerimizi açtık, kadın istihdamına yönelik çalışmalar yapıyoruz. Pandemi ve öncesinde oluşan ekonomik krizin katlanarak artması, derin bir yoksulluğa sebep oldu. Bu durum, hem imkanlar hem psikolojik olarak kadınları etkiliyor” dedi.</p>
<p>Derin yoksulluk ve özellikle barınma alanlarıyla tahammül edilemeyecek yerlerde yaşayan insanların olduğunu belirten İmamoğlu; Tuzla&#8217;da geçici barınmaya yönelik bir proje başlattıklarını, yaklaşık 3 bin kişilik alanda bu kişilere eğitimlerin verildiğini, psikolojik ve sosyolojik tedavilerin sağlandığı söyledi.</p>
<h5><strong>“İstanbul Dayanışmasının Oluşturulması Yaşamsal Önem Taşıyor”</strong></h5>
<p>Kadına yönelik şiddetle sistemli bir şekilde mücadele etmesi için devlete görev yükleyen İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin iptal edilmesi ve İstanbul halkının karşı çıkmasına rağmen Kanal İstanbul projesinin inadına yapılmak istenmesinin Türkiye&#8217;de otoriter iktidarın hangi düzeye ulaştığını gösterdiğini dile getiren <strong>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç, </strong>sözlerine şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz süreçte hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrılığını, yerel yönetimin güçlenmesini ve katılımcı demokrasiyi savunan sivil toplum örgütleri ve aktif bireylerle birlikte ‘İstanbul Dayanışmasının&#8217; oluşturulması yaşamsal önem taşıyor. Bu çerçevede sözleşmesini, şehrini, yaylalarını, yaşamını, özgürlüklerini savunmak üzere mücadele eden kadınlar, Türkiye&#8217;de yeniden demokrasinin inşasında önemli aktör olacaklar. Kaygıyla izlediğimiz otoriter iktidara karşı Türkiye&#8217;de demokrasinin yeniden inşasına İstanbul&#8217;dan hep birlikte başlayalım.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/26/istanbul-sozlesmesine-bagli-kalacagimizi-tum-turkiyeye-duyuruyorum/">&#8220;İstanbul Sözleşmesi&#8217;ne Bağlı Kalacağımızı Tüm Türkiye&#8217;ye Duyuruyorum&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşınmaz Kültür Varlıklarında Devir Tartışması Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/07/tasinmaz-kultur-varliklarinda-devir-tartismasi-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2021 11:50:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Galata Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[KORDER]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB]]></category>
		<category><![CDATA[Vakıflar Genel Müdürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68226</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülke genelinde 1014 taşınmaz kültür varlığının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş olmasıyla ilgili tartışmalar sürüyor. İBB, Gezi Parkı ve Galata Kulesi kararıyla ilgili dava açarken TMMOB, KORDER gibi sivil toplum örgütleri, hangi taşınmazların vakıflara devredildiği listesinin şeffaf biçimde açıklanmasını talep ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/07/tasinmaz-kultur-varliklarinda-devir-tartismasi-suruyor/">Taşınmaz Kültür Varlıklarında Devir Tartışması Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Önce Galata Kulesi, ardından Gezi Parkı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce el konulduğunun duyulması ve ardından gelen açıklamayla ülke genelinde toplamda 1.014 taşınmazla ilgili bu kanunun uygulanmış olduğunun ortaya çıkması; kültürel, mimari ve tarihi taşınmaz varlıkların idaresinin kimin elinde olması gerektiğini tartışmaya açtı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB, Gezi Parkı ve Galata Kulesi kararıyla ilgili dava açarken TMMOB, KORDER gibi sivil toplum örgütleri, hangi taşınmazların vakıflara devredildiği listesinin şeffaf biçimde açıklanmasını talep ediyor. </span></p>
<h5><b>Kanunun 30. Maddesi Sebep Gösteriliyor</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-68230 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/gezi-parki-640x349.jpg" alt="gezi parkı" width="385" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/gezi-parki-640x349.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/gezi-parki.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 385px) 100vw, 385px" />2008 yılında yürürlüğe giren Vakıflar Kanunu, temelde tarihi yapıların vakfa devredilerek korunmasını amaçlıyor. Kanun gereği ihtiyaç görüldüğü halde, kültürel ve tarihi değere sahip bir taşınmaz Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilebiliyor. Bu karar genelde cami, medrese gibi yapılar için uygulanmaktaydı. Bu kanunu tartışmalı biçimde kamuoyunun gündemine gelmesi, Mayıs 2019’da Galata Kulesi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin elinden alınıp Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle başladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, Galata Kulesi ile ilgili devir talebini, Vakıflar Kanunu’nun “</span><span style="font-weight: 400;">Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur” ifadesini içeren 30. Maddesi uyarınca yaptığını açıklamıştı.</span><span style="font-weight: 400;"> İBB, kulenin Cenevizlilerce yaptırıldığını ve bu kararın usulsüz olduğunu beyan etti ve açtığı dava dilekçesinde şu ifadelere yer verdi: &#8220;Bir kültür varlığının vakfına tescil edilebilmesi için öncelikle vakıf yoluyla meydana gelmiş olması şartına bağlanmıştır. İkinci şart ise vakıf kültür varlığı olmasıdır. Bu hüküm incelendiğinde iki şartın da dava konusu tescil işleminde gerçekleşmediği çok açık anlaşılmaktadır.&#8221; </span><span style="font-weight: 400;">İBB tarafından açılan dava halen sürmekte. </span></p>
<h5><b>Toplamda 1.014 Taşınmaz, Vakıflar’a Geçmiş</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">19 Mart 2021 tarihine gelindiğinde ise Vakıflar Genel Müdürlüğü, bu kez etki alanı ve uyandırdığı yankısı çok daha geniş olan bir karar açıkladı. Buna göre aralarında Gezi Parkı’nın da bulunduğu ülke genelinde 1049 taşınmaz, Vakıflar’a devredildi. Müdürlük yaptığı açıklamada Gezi Parkı ile ilgili </span><span style="font-weight: 400;">“2008’de yapılan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. Maddesi gereğince İnönü Meydanı 751 ada 1, 2 ve 3 parsel, Cumhuriyet mevkii 751 ada 4 parselin mülkiyeti, ‘Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na geçti” ifadelerini kullandı. Müdürlüğün açıklamasına göre 2008 yılından bugüne ülke genelinde toplam 1014 taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçişi sağlanmış. Bu taşınmazların arasında Gezi Parkı, Galata Kulesi, Sait Halim Paşa Yalısı, Selimiye Kışlası, Vefa Lisesi, Pera Palas Oteli, Şişli Etfal Hastanesi gibi yerler bulunuyor. </span></p>
<h5><b>İBB Galata Kulesi ve Gezi Parkı Kararlarını Mahkemeye Taşıdı</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-68227 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mahir-polat-640x445.jpeg" alt="Mahir Polat" width="339" height="236" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mahir-polat-640x445.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/mahir-polat.jpeg 700w" sizes="auto, (max-width: 339px) 100vw, 339px" />Özellikle İstanbul’u ve Beyoğlu bölgesini etkileyen bu kararlar sonucunda İBB, itirazlarını yükseltti. İBB’nin Galata Kulesi’nin devrine yönelik açtığı dava sürerken Mart ayı içinde bir dava da Gezi Parkı için açıldı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Sözcü Gazetesi’nden Özlem Güvemli’ye yaptığı açıklamada</span><span style="font-weight: 400;"> “Yasa maddesinin işletilebilmesi için vakıf yoluyla kurulması ve vakıf kültür varlığı olması gerekir. Gezi Parkı, Beyazıt döneminde boş arsaydı. 3. Selim döneminde kiralanarak Topçu Kışlası yapıldı. Topçu Kışlası da vakıf tarafından yapılmadı” açıklamasında bulundu. RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programına da katılan Güven; Gezi Parkı’nın devrinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İstanbul Şubesi ve Beyoğlu Tapu Müdürlüğü arasında geçen bir günlük bir yazışma ile olduğunu, eğer kendilerine de söz hakkı tanınsaydı en azından II. Beyazıt’la Gezi Parkı arası 450 sene olduğunu hatırlatabileceklerini söyledi. </span></p>
<h5><b>“Taksim Meydanı Projemize Başlamamız Engellendi”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Polat, Gezi Parkı kararının yakında başlamayı planladıkları Taksim Projesi’ni engellemek için alındığı görüşünde: 350 bin insanın oylayarak seçtiği Taksim Meydanı projemiz başlayamıyoruz çünkü Gezi Parkı bu projenin içindeydi. Taksim Meydanı tarihi sit alanıdır. Bu alanda yapılacak bütün uygulamalar Koruma Bölge Kurulu’na gider yani Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün de bağlı olduğu Kültür Bakanlığı’nın onayını bekliyorduk. Onayımızı beklerken bu gelişme ile karşı karşıya kaldık”</span></p>
<h5><b>Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi: &#8220;Arka Planda Başka Niyetler Var&#8221;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin 6 Nisan’da yaptığı yazılı basın açıklamasında; Gezi Parkı’nın Vakıflara devredilmesinin arkasında parka Topçu Kışlası yapma idealinin yeniden gündeme alınması olduğunu söylenirken, 1014 taşınmazın da ivedilikle kamuoyuyla paylaşılması çağrısı yaptı. Şubenin paylaştığı konuşma metninde ayrıca şu ifadelere yer verildi: “13 yıldan beri yürürlükte olan 5737 sayılı yasanın 30. maddesine, son 1-2 yılda yoğun bir şekilde işlerlik kazandırılmasının arka planında başka niyetler olduğu son derece açıktır. Her ne kadar Vakıflar Genel Müdürlüğü, </span><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><span style="font-weight: 400;">kendisine emanet edilen vakıf mallarına sahip çıkmayı, vakıf kurucularının emanet ettiği, her biri bir şaheser olan eserleri koruyup ihya etmeyi ve bu köklü mirası gelecek nesillere aktarmayı</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i><span style="font-weight: 400;"> amaçladığını bildirse de; özellikle esasen toplumsal kullanışa ayrılmış kamu malı yaşamsal ve toplumsal bir donatı alanı olarak kullanılan ve üzerinde yaşayan kültür varlığı yapı bulunmayan Gezi Parkı’nın da bu devir işlemine konu olması, söz konusu idarenin, kör bir siyasi hesaplaşma ve iktidara güç katma girişimine aracı olarak amacını kötüye kullandığının bir göstergesi olmuştur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmıştı. 26 Mart 2021 tarihinde yayımlanan ve 2005 tarihli yönetmeliğe değişiklikler getiren Kültür ve Turizm Bakanlığı Yönetmeliği’ne (Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik) de bakıldığında, bu bakanlığın yetki ve sorumluluklarını ölçüsüzce artırma yönünde bir eğilim olduğu görülmektedir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2021 genel bütçesinden aldığı payın yalnızca binde 5 olduğu hatırlandığında da, kültür varlıkları için daha da çok endişe duymak kaçınılmaz olmaktadır. Ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne “emanet” edilen Galata Kulesi’nde yapılan ve kültür varlığına kalıcı zarar veren yanlış müdahaleler de bu endişemizin haklılığını ortaya koymaktadır.”</span></p>
<h5><b>KORDER: &#8220;Bu Karar Hukuksal Bir Hak Arayışı Sürecine Dönüşecektir&#8221;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-68229 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/korder_yk-640x400.jpeg" alt="korder" width="405" height="253" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/korder_yk-640x400.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/korder_yk.jpeg 1000w" sizes="auto, (max-width: 405px) 100vw, 405px" />Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği (KORDER) Yönetim Kurulu sözcüleri, taşınmaz kültür varlıklarının Vakıflara devredilmesi kararını değerlendirdi. Her şeyden önce KORDER de hangi 1014 varlığın vakıflara devredildiğini de öğrenmeye çalıştık ancak basında yer alan bilindik yapılar dışında herhangi bir bilgiye ulaşamamış.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurul, Gezi Parkı’nın vakıf mülkiyetine geçmesinin öncelikle kentin önemli kamusal açık alanlarından birinin artık topluma açık olmayacağı için büyük bir sorun oluşturduğunu söyleyerek başladıkları sözlerine bu kararın hukuksal hak arayışı sürecine döneceğini söyleyerek devam ediyorlar: “Kamusal alanların özel (vakıf) mülkiyete geçirilmesinin anayasanın hangi maddesine dayanılarak yapıldığını anlayabilmek bizim açımızdan çok zor. Bunun hukuksal bir hak arayış sürecini (kamu davası) de başlatacağı açık gözüküyor. Gezi Parkı’nın sembolik önemi ve Topçu Kışlası’nın rekonstrüksiyonu tartışmaları da göz önüne alındığında önümüzdeki günlerde yalnızca mülkiyet değişimiyle kalınmayacağı ve yeni tartışmaları doğacağını söylemek mümkün. Belediye ve hazinenin elindeki bazı kültür mirası taşınmazların vakıf mülkiyetine geçmesi ise daha çok bu taşınmazların hakim miras pratikleri doğrultusunda yeniden işlevlendirileceği ihtimalini akıllara getiriyor.”</span></p>
<h5><b>“Süreçler Tepeden İnmeci Bir Yaklaşımlar Yönetiliyor”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">“Taşınmaz varlıkları hem korumak hem de etkin biçimde hayata dahil etmek nasıl mümkün olabilir?” sorusunun 19. yüzyıldan beri koruma disiplininin ana sorularından birisi olduğunu ifade eden KORDER üyeleri, tarihi yapıların günümüzün konfor koşulları ile ihtiyaçlarını karşılamamaları nedeniyle güncel müdahalelere ihtiyaç duyduğunu belirtiyorlar. Ancak KORDER’e göre güncel durum bu ihtiyacı karşılamaktan uzak: “Maalesef günümüz Türkiye&#8217;sinde taşınmaz kültür varlıkları, hem ekonomik fayda hem de hakim miras söyleminin öncelikleri neticesinde nitelikli olmayan müdahaleler görmekte, hatta yok olmaktadırlar. Söz konusu süreçler tepeden inmeci bir yaklaşımla yürütülmekte olup, STK&#8217;ların ve aslında tüm toplumun koruma uygulamalarında söz sahibi olması gerekmektedir. Çünkü tarihi yapılar, sahip oldukları tarihi, anı, eskilik gibi çeşitli değerleri nedeniyle toplumsal bellekte yer edinmişlerdir. Bu nedenle, çağdaş ve evrensel koruma ilkeleri ile örtüşen yeni müdahalelerle, ülkemizde de iyi örneklerini çokça gördüğümüz bir şekilde, tarihi yapıları topluma kazandırmak mümkündür.”</span></p>
<p><em>Kapak fotoğrafı: Selim Çetin</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/07/tasinmaz-kultur-varliklarinda-devir-tartismasi-suruyor/">Taşınmaz Kültür Varlıklarında Devir Tartışması Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kültürü Araçsallaştırmıyoruz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/08/kulturu-aracsallastirmiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2020 08:02:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[inanç masası]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[Mahir Polat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62088</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni dönem kültür politikalarını konuştuğumuz İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, kültürü kalıpların, ideolojilerin üstünde bir kurum olarak gördüklerini belirterek, “Temel farkımız şu, kültürü araçsallaştırmıyoruz. Kültürün kendisini ideolojik veya siyasi konunun aracı olarak görmüyoruz.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/08/kulturu-aracsallastirmiyoruz/">“Kültürü Araçsallaştırmıyoruz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="“Kültürü Araçsallaştırmıyoruz”" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/HLksFzi8raw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>İBB’nin yeni dönemde kültürel miras alanında yaptığı önemli çalışmalar neler?</strong></p>
<p>İstanbul önemli bir şehir. Her yerinde tarihi bir doku, kimlik, hafıza taşıyor. Bunlara odaklanmayı sağlayan bazı işler yaptık. Etkisi yüksek oldu bu işlerin. İBB Miras adıyla kurduğumuz ekip, tarihi alanlarda restorasyon, uygulama, koruma, basit önleyici koruma gibi etkinlikleri hızlı yaparak ve bunun sosyal etkileşimini yüksek tutarak farkındalığı arttırdı. İBB önüne gelen konuları uzun mevzuat süreçlerine yaymadan, hızlı, etkin, müdahale edilebilir bir yöntemle yapılara etki etti, restorasyonlarını yaptı, çevresel koşullarını düzeltti ve efektif bir koruma anlayışını anlattı. Bu mali olarak çok avantaj sağladı kente. Bugün çok daha maliyeti düşük düzeylerde eski eserleri koruyabiliyoruz, hayata kazandırabiliyoruz. Daha da önemlisi, daha kötü aşamaya gitmeden o eserin daha ekonomik koşullarda kurtarılmasını sağlıyoruz. Bütün bunlar yan yana geldiğinde İBB Miras yıllar önce yapıldığı gibi kamunun ihale yöntemiyle değil, kendi ekipleri tarafından yaptığı küçük, büyük, orta ölçekli projelere hızlı müdahale, koruma ölçekli müdahalelerle hayatın içinde akışkan, dinamik bir kadro oluşturdu.</p>
<p>İstanbul&#8217;un artık İBB Miras diye koruyucu, önleyici restorasyon ekibi var. Bu çok önemli bir durum, çünkü biz kamuya tekrar kendi ekipmanlarını, kendi kadrolarını kazandırmış olduk. Koruma ölçekli planlarda, Kara Surları gibi büyük ölçekli dünya miras alanlarına etki eden alanlarda, hızlı, yok olma aşamasına gelmiş noktalara müdahale ettik, bunların restorasyonlarına başladık. Bunlar önemli konulardı ve bu bir sistematik ve bir stratejik planda görev süremiz içerisinde devam ederek ilerleteceğimiz konular.</p>
<h5><strong>“Kültür İdeolojilerin, Kalıpların Üstünde Olmalı”</strong></h5>
<p><strong>İBB’nin kültürel faaliyetleri hep bir tartışmanın odağında oldu. Siz kültürel çalışmaları nasıl bir bakış açısıyla yürütüyorsunuz?</strong></p>
<p>Bizim için olmazsa olmaz bir kriter var. Hangi dönemde kimin tarafından yapıldığı, nasıl yapıldığı tartışmalarından daha bağımsız bir şey. Bizim için önemli olan gerçek, speküle edilmemiş İstanbul&#8217;un gerçek tarihsel kimliği. Bu katman katmandır, çeşitli kültürel farklı dönemleri içerir, çeşitli insani kültür dönüşümlerini içerir, insan hikayeleri, yapı hikayelerini içerir. Bizim için önemli olan şudur: Kültür, ideolojilerin, kalıpların çok üstünde bir kurum olmalı. Hele İstanbul gibi dünya kenti, dünya tarih kenti olan yerlerde her dönemin başka yaklaşımları, ideolojileri, kültürel sosyal tartışmalarının hepsini aşan bir şey var. Elimizde on binlerce yıllık bir İstanbul kenti var. Dolayısıyla insana ilham verecek olan şey, bu şehrin bu büyük potansiyeli. Bizim temel farkımız ne dersek, kültürü araçsallaştırmıyoruz. Kültürün kendisini ideolojik veya siyasi konunun aracı gibi görmüyoruz. İstanbul&#8217;un kültürü zaten muazzam bir birikimdir. İstanbul&#8217;un geleceğini vurgularken, kültüründen ilham alsın diye ona bir filtre olmadan bütün potansiyeli ile bütün İstanbulluları ve İstanbul üzerine çalışanlara bir sofra olarak sunuyoruz. Bu çok nefis bir yiyecek, bundan tadanlar bu ilhamla bir şey üretmeliler. İstanbul&#8217;un, İstanbullulara verdiği en büyük sermaye bu kültürel, tarihsel potansiyelidir. Sadece bunun altını çizmek ve buna tarafsızca yaklaşmak bile çok değerlidir.</p>
<h5><strong>Kültür Varlıkları Koruma Mevzuatı Yenilenmeli</strong></h5>
<p><strong>Yerel yönetimlerin kültürel miras alanındaki yetkileri konusunda sizce mevzuat yeterli mi? Bu konuda dönem dönem merkezi yönetimle sürtüşmeler yaşandı, Galata Kulesi vs.</strong></p>
<p>Yerel yönetimlerin kültürel miras alanındaki konumları sadece mülkiyet hakkı üzerinde mi yetkilendirilmelidir? Kültür varlıklarının bunları aşan bir sahiplenicilik ve yöntemle korunması gerekir. Yerel yönetimler bunun içerisindeki en önemli aygıttır. Çünkü kültür varlıkları bütün dünyada şu noktada tartışılıyor artık; gündelik hayatın içine, yaşamın içine nasıl dahil edilirler. Bir yapıyı, bir fetişist nesne gibi dokunulmaksızın hayata temas etmeden böyle dondurur gibi koruyamazsınız. İnsanlar onunla nasıl ilişkiye geçecekler, gündelik hayata nasıl konulacak. Bu konuda en önemli kurumlar tabi ki yerel yönetimler.</p>
<p>Bence bu konuda yerel yönetimlerin mülkiyet hakkının üstünde fonksiyon ve hayatta kalma, yaşatma konusunda kültür varlıklarının üzerine uzun süreli stratejik planlama hakkı olması gerekir. Tabi bazı özel fonların, özellikle valilik tarafından yürütülen bazı özel fonların, kültür varlıkları koruma adına yapılan özel fonların da daha fazla belediyelerin, yerel yönetimlerin kontrolü ile yönetilmesi çok önemli. İstanbul Büyükşehir Belediyesi çok büyük bir kültür varlığı mülkiyetine sahip, örneğin Kara Surları İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin mülkiyetindedir. Buna benzer alanlarda çok güçlü uygulamalar yapma şansı olan bir kurum. Fakat bunun sivil mimarideki, özel mülkiyettekilerin de planlanması, hayata katılması, değerlendirilmesi konusunda yetkilendirilmesi gerekiyor. Mevzuat bu açıdan zayıf, zaten büyük oranda yenilenmesi, güncellenmesi gereken bir mevzuat, Kültür Varlıkları Koruma Mevzuatı.</p>
<blockquote><p>Umarım çağdaş dünyanın ihtiyaçlarına ve gündelik yaşama cevap verebilecek kadar iyi bir formülle yenilenebilir bu mevzuat.</p></blockquote>
<p><strong>İstanbulluların kültürel miras, şehirle kurdukları ilişki, aidiyet açısından nasıl değerlendirirsiniz? Ya da şehir politikalarına ne kadar dahil olabiliyorlar?</strong></p>
<p>İnsanlara kültürel miras koruma alanında söz söyleyebilme, sözünü dinleyebilme alanlarını ne kadar tanımlıyoruz? İstanbullular bu konuda her zaman bence çok hassastı, sadece bu mekanizmalar üretilmedi, bu konuda konuşmak isteyen insanlar görmezden gelindi. Kentte büyük, kent suçu sayılabilecek kadar tarihi alanlara ilişkin de uygulamalar oldu, burada çok duyarlı mücadeleler verildi. Bu mücadeleleri sürdüren insanlar ciddi şekilde yalnız bırakıldı. Bu sorunların tamamında kültürel koruma, hafıza ve kente ilişkin çalışmalardaki kent dostları diyelim, kent ve tarih dostları bir dönemi çok zorlukla geçirdiler. Umarım önümüzdeki dönemlerde bu insanların duyarlılıkları bütün kente ve bizlere ilham verir.</p>
<p>Planlamak, tasarlamak, kentsel, mesela meydanları, kamusal alanları planlamak ya da kentsel dönüşüm projeleri gibi projelerde yol almak konusunda İstanbullular bu konuda aktif düşünür, görüşlerini bildirir. Fakat dediğim gibi İstanbullulara ne kadar görüşü soruldu bu güne kadar? Bu çok önemli bir detay.</p>
<h5><strong>Kent Hakkı Önemli Bir Kavram</strong></h5>
<p><strong>Meydanlarla ilgili anketler, katılımcılık konusunda yeni bakış açısını mı yansıtıyor?</strong></p>
<p>Biz burada sürecin kendisine değer atfediyoruz. Sonuç üründe bir mimari tasarım, bir uygulama zaten yapılacak. Zaten Taksim bir tarihi tescilli alan. Orada yapılabileceklerin zaten sınırları koruma mevzuatı ile de belirgin. Ama bir alan üzerine ortak düşünmek, bir projeyi, bir fikri binlerce insanı içine katarak düşünmek, o alanlar üzerine, bir heyecanı da dikkati de toparlamıyor mu? Hep beraber Taksim Meydanı gibi bir meydan üzerine düşünelim. Çünkü kendi hakkı olduğunu hatırlıyor. Kent Hakkı çok değerli bir kavram. Bizim yaklaşımımızda kent idarecilerin değil, şehirlilerindir. Dolayısıyla şehirlilerin düşünme, hayal etme, uzun sürede buna ilişkin görüşlerini bildirme hakkı var. Biz ilan ettiğimiz ilk günden itibaren şehirliler buldukları bütün iletişim kanallarından görüş paylaşmaya çalıştılar. Çünkü insanlar konuşmak istiyor. Bu da en doğal hakları. Susturulmuş çocukluğu olan toplumlarız biz. Konuşma imkanımız olması bizi iyileştiriyor, tedavi ediyor. Bence çok değerli süreçler bunlar.</p>
<p><strong>Son olarak İnanç Masası’nı sorayım. Hangi motivasyonla kuruldu, neler yapılıyor, nasıl dönüşler alıyorsunuz?</strong></p>
<p>İBB bir yerel yönetim olarak yaptığı bütün hizmetleri, bütün vatandaşların ihtiyaçlarına göre düşünüp, anlayıp hazır oluşla çözmesi gerekiyor. İstanbul&#8217;da böyle çok kimlikli, çok inançlı bir alansa, inanç masası da en merkezdeki inançtan, en uçtaki, çeperdeki inanca kadar kutsiyet değer veren bir anlayışla organize olmalı. İBB İnanç Masası bu şehirde inancı ve bunun yansıması olarak, kültürü gereği yaşamak konusunda temel bazı ihtiyaçlarını göremeyen unsurlara da ana akımda çok yaygın olarak kendi inanç faaliyetlerini geliştiren gruplara da yapacağı hizmeti etkili ve verimli bir şekilde yapmalı. Camilerin temizlik hizmetinden, onların bütün salgın sürecindeki dezenfeksiyon işlemlerinden, restorasyon ve benzeri ihtiyaçlardan tutun da diğer sosyal ihtiyaçlarına kadar el uzatmaya çalışan bir kurumuz. Bunun yanında küçük inanç gruplarının da ihtiyaçlarının olduğunu biliyoruz. Onlar ihtiyaçlarını belki ifade edemiyorlardı, belki bu farkına varılmamıştı. Biz bu çalışmamızla beraber ilk günden itibaren bunu anlamaya çalıştık. Bu şehirde nasıl bir inanç haritası var? Hiç tahmin etmediğimiz küçük yapıların varlığını gördük. Onların iletişim kurma ve kendilerini ifade etme çabalarını gördük.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-62089" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/WhatsApp-Image-2020-12-07-at-00.35.48-640x480.jpeg" alt="İBB'nin kültür politikaları" width="360" height="270" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/WhatsApp-Image-2020-12-07-at-00.35.48-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/WhatsApp-Image-2020-12-07-at-00.35.48-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/WhatsApp-Image-2020-12-07-at-00.35.48-1024x768.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/WhatsApp-Image-2020-12-07-at-00.35.48.jpeg 1600w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />Biz büyük oranda inanç masası olarak, bu farklılıkların ihtiyaçlarını eşit yurttaşlık ve komşuluk hakkı ilkesi üzerinden görmeye çalışıyoruz. Yapabildiklerimiz var, yapmak için planlama yaptıklarımız var. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi cenaze hizmetleri kapsamında bütün farklı inançların ihtiyaçlarına göre bir organizasyona sahip değildi. Sadece merkez inanç ihtiyaçlarına göre organize olmuştu ki, oradaki arkadaşlarımızın da ihtiyaçları iyi işlemiyordu, onlar da sıkıntı halindeydi. Biz bunu daha derli toplu çalışmanın içerisine aldık ve oradaki bütün ihtiyaçları tespit edebildik. Şimdi normalde bakıldığında cenaze hizmetleri rutin bir faaliyet gibi gözüküyor ama kentin kutsiyet işaretlerinin ya da etkinliklerinin en önemli konusudur. Cenaze hizmetlerini de belediyeler yaparlar. Evvelden beridir böyledir. Öyle olunca ne oluyor? Siz zaten hizmet verdiğiniz bir alanda, nitelikli, eşitlikçi, daha demokratça bir tutum izleme yönünde çaba gösterirseniz, hayatın çeşitliliğine de cevap vermeye başlıyorsunuz. Tabi insanlar çok memnun bu durumdan. Ayrışmadıklarını, eşit vatandaş hizmeti aldıklarının farkında olarak ya da bizim fark edemediğimiz bazı konularda da bizden taleplerde bulunarak bir rotaya doğru gidiyor. İnanç masası özellikle şehirlinin tekrar komşuluk hakkını hatırlaması konusundaki duyarlılığı beslemesi açısından çok çok değerli.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/08/kulturu-aracsallastirmiyoruz/">“Kültürü Araçsallaştırmıyoruz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/28/yardim-yaptigimiz-insan-sayisiyla-degil-yardima-ihtiyaci-olmayan-insan-sayisiyla-ovunecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2020 11:33:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Saştık]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yuvam İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56303</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBB’nin ‘sosyal hizmet politikasını’ konuştuğumuz Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Yavuz Saltık, yeni dönemde sosyal hizmet alanında ‘yardım temelli bakışı’ benimsediklerini belirterek, ‘sistem mezuniyeti’yle kent yoksulluğunu çözmek için çalıştıklarını kaydetti. Belediyelerin her yıl yaptıkları yol veya döktükleri asfalt miktarıyla övündüklerini anlatan Saltık, “Biz sistem mezuniyetiyle yardıma ihtiyacı olan insan sayısını azaltacağız. Yardım yaptığımız insan sayısının çokluğuyla değil yardıma muhtaç insan sayısını azaltmakla övüneceğiz” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/28/yardim-yaptigimiz-insan-sayisiyla-degil-yardima-ihtiyaci-olmayan-insan-sayisiyla-ovunecegiz/">&#8221;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yuvam İstanbul projesi kapsamında Esenyurt’ta açılan kreşte görüştüğümüz İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Yavuz Saltık ile sosyal hizmet politikasını ve pandemi sürecinde yürüttükleri çalışmaları konuştuk.</span></p>
<p><iframe loading="lazy" title="&#039;&#039;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#039;&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/vMQ8cgmDCxs?start=2&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><b>Sosyal belediyeciliği nasıl özetlersiniz? Öncelik sıralamanızda en başta hangi konular var? Hangi sorunlar aciliyet arz ediyor, özellikle kent yoksulluğunun arttığı verilerle ortaya konulmuşken?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal belediyecilik için sosyal devletin yereldeki karşılığı diyebiliriz. Yerel yönetimlerin geliştirdiği sosyal politikaların vatandaşla buluşturulması ve eşitlikçi bir yaklaşımla yoksullukla mücadele ve eşitsizlikleri azaltmak sosyal belediyeciliğin olmazsa olmazı. Tüm dünyada her şeyi üstlenen merkezi devlet anlayışı yerini yapılan hizmetleri denetleyen devlete bırakmaktadır. Bu da yerel yönetimlerin etkinliğini ve çalışma alanını genişleten bir durumdur. Adem-i merkeziyetçiliğin önem kazandığı böyle bir konjoktürde belediyelere çok daha fazla görev ve sorumluluk düşmektedir. Kadınlar, çocuklar, engelliler bizim önceliğimiz olacak. 1  yıllık çalışma dönemimizde de gördük ki bu kesimler kent yoksulluğundan en çok etkilenen grupların başında geliyor. Biz de bu yeni yaklaşıma uygun politikalar üreterek 16 milyon gibi devasa bir nüfusa sahip olan İstanbulumuza hizmet etmek için yola çıktık.  İstanbul aynen Türkiye gibi farklılıkları ile güzel bir şehirdir. Ama görüyoruz ki insanların doğuştan sahip oldukları ve aslında zenginliğimiz olan farklılıklarımız dışlayıcı siyasi yaklaşımdan, “Benden olmayana hizmet etmem”  anlayışından dolayı eşitsizlikler üretmiş ve eşitsizlikleri derinleştirmiş. Biz bunun tam tersini yapacağız, kapsayıcılık ve eşitsizliklerle mücadele önceliğimiz. Bu kent için politika üretirken tüm bu farklılıkları kucaklayan bir anlayışla hareket ediyoruz. Bunu da sosyal desteği sosyal hizmetle bütünleştiren, sosyal politikayı belediyenin tüm birimleri ile konuşan bir yapıya dönüştürerek yapıyoruz. </span></p>
<p><b>Yardım Yerine Hak Temelli Bakış</b></p>
<p><b>Pandemi sosyal belediyecilik anlayışınızı nasıl etkiledi? Aile destek paketi, anne-bebek paketi ve askıda fatura dışında, yeni başlıklar açılacak mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle pandemi döneminde ekonomide çarkların durma noktasına gelmesi beraberinde birçok sorunu da getirmiştir. İşini kaybedenler, evine ekmek götüremeyenler, açlık sınırına gelenler artmıştır. Belediye olarak bu dönemde acil aksiyon alarak Aile Destek Paketi, Anne-Bebek Paketi, Askıda Fatura, Market Çeki, Halk Süt gibi vatandaşlarımıza yardımın direkt ulaştırıldığı çalışmalar yürütüp, onları bir nebze rahatlatmak için aralıksız olarak çalıştık. Uzun vadeli planlarımızda ise kent yoksulluğunu azaltmaya yönelik kalıcı projeler geliştiriyoruz. Buna sistem mezuniyeti diyoruz biz. </span></p>
<p><b>Nedir sistem mezuniyeti? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal destek sistemi içinde yer alan vatandaşlarımızı hakları konusunda bilgilendirerek, sosyal hizmet çalışmaları yürüterek nihayetinde iş ve meslek sahibi yaparak mezun etmek ve üretime katkı sağlamalarını sağlayarak kalıcı çözüm üretmek. Ekonomiyi güçlendirmek için evde ve mahallede görülen tüm mağduriyetleri kendi alanında uzman personelimiz aracılığıyla tespit ediyoruz. Engellilik, psikolojik destek, kadın ve çocuklara yönelik hizmetleri bir araya getiren bir sistem kuruyoruz ve bu hizmeti götüreceğimiz kesimle ilgili sağlıklı bir datanın oluşmasını sağlıyoruz. Sosyal ve Ekonomik Destek Programı (SEDEP) açlık sınırı altında aile kalmaması için çalışıyor. İstanbul’un en büyük sorunlarından biri olan göçmenler konusunda Göç Birimi’ni kurup belli bir strateji etrafında yeni çalışmalar geliştiriyoruz. Bu arada pandemi sürecinde göçmenlere gıda paketi, hijyen paketi, bebek maması/bezi, maske gibi acil ihtiyaçlara kaynak oluşturma çalışmaları devam etti. Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun seçim vaatlerinden biri olan Eğitime Destek Paketi çerçevesinde şehit çocukları, öksüz/yetim çocuklar ve engelli çocuklarımızdan 91 bin 458’ine ulaşıldı. Genç Üniversiteli projesi kapsamında 30 bin öğrenciye 8 ay üzerinden burs verildi. Pandemi nedeniyle devreye alınamayan Evlilik Destek Paketi, Evsiz Destek Merkezi gibi projelerimiz ise yakın zamanda hayata geçirilecek. Sosyal ve kültürel hayata katılımı arttıracak ve mahalle kültürünü geliştirecek Mahalle Evleri yeni projelerimizden bir diğeri. Bütün bu hizmetler ve projeler ilk başta söylediğim sosyal belediyecilik anlayışımızın da göstergeleridir.</span></p>
<p><b>“Kaynaklar Kanallara Değil Çocuklara Açılmalı”</b></p>
<p><b>Yuvam İstanbul’la projesi hakkında bilgi verir misiniz. Bu kapsamda açılacak kreşlerin toplam kreş ihtiyacına katkısı oransal olarak nedir? İBB’nin açacağı kreşlerin nasıl bir farkı olacak?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-56306 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-640x424.jpg" alt="yavuz saltık" width="311" height="206" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-640x424.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-1024x678.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/emine-ibbyavuz1.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 311px) 100vw, 311px" />Gelişmiş pek çok ülkede çocukların gelişimlerinin desteklenmesi, kadın istihdamının arttırılması için yerel yönetimler aktif sorumluluk almakta. İstanbul gibi bir metropolde de hem ilçe belediyeleri hem de Büyükşehir belediyesinin erken dönem çocuk gelişimi ile ilgili seferberlik başlatması şart. Bu şehirde 0-6 yaş arasında 1,5 milyondan fazla çocuk var. Bu çocukların yarın nasıl yetişkinler olacağını bugün onlara sağladığımız imkanlar belirleyecek. Bir insanın beyin gelişiminin %85’inin tamamlandığı dönem ilk  yıllarıdır. Yani hepimizin, hayatlarındaki en kritik dönemi oluşturur. Yani çok kritik bir fırsat penceresi açılır ve sonrasında da kapanır. Yani bebekler bizim onlara hizmet götürmemizi, annelerinin depresyondan çıkmasını, babalarının ellerinden tutup parka götürmesini ya da altlarını değiştirmesini beklemez, hızla büyürler, gelişirler ve sürekli öğrenirler. Dolayısıyla bir insana yatırımın geri dönüşünün en yüksek olduğu dönemler ilk yılları. Nobel ödüllü ekonomist Dr. James Heckman bu döneme yapılan her 1$’lık yatırımın 7-10 $ arası geri dönüşü olduğunu araştırmalara dayanarak hesaplamıştır. Bu hesaba göre bebeklere ve onların bakım verenlerine, ailelerine yapılan yatırımlar uzun dönemde sağlık harcamalarında düşüşe, okullaşma oranında ve sürelerinde artışa, suç oranlarının düşmesine de yol açar.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapılan araştırmalar bu döneme yapılan yatırımların kadın istihdamını artırdığını da ortaya </span><span style="font-weight: 400;">koymaktadır. Kreş veya gündüz bakımevi gibi imkanlarla sadece yeni annelerin istihdama geri </span><span style="font-weight: 400;">dönüşünü değil doğrudan bu alanda istihdam yaratarak da kadın istihdamının artışına katkıda bulunur. Tam da bu yüzden İstanbul’un da Türkiye’nin de kaynakları kanallara değil çocuklara aktarılmalıdır. Biz de bunu yapacağız!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun seçim vaatlerinden en önemlisi olan 150 mahalleye 150 yuva projesinin şimdi ilk merkezlerini hayata geçiriyoruz. 150 merkez ile 15 bin çocuğa ulaşma hedefimiz var. Bunun anlamı 15 bin kadının da istihdama katılımını sağlamak. Şu ana kadar 15 kreşimiz tamamlandı. Pandemi süreci bittiğinde İstanbul’un farklı semtlerinde açılan bu kreşler 3-6 yaş arası çocuklarımıza kapılarını açacak. İBB olarak Yuvamız İstanbul Projesini Boğaziçi Üniversitesi ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile birlikte yürütüyoruz. Bu iki kurumun eğitim alanındaki deneyimleri ile İBB’nin sosyal hizmet deneyimini birleştiren bu merkezler hem bina yapısı ile hem de uygulanacak olan programı ile ilham verici olacak. Açılacak olan merkezler kamu ve özel sektörün yoğunlaşmadığı yoksul ve ihtiyaç sahibi ilçelerinden, mahallelerinden seçildi. Yuvamız İstanbul projesinin yanı sıra 0-3 yaş çocuklar için de ebeveynler için de ev ziyareti temelli ebeveyn rehberliği programını da hayata geçiriyoruz. Bu program ile anneler hamileliklerinin son aylarından itibaren desteklenmeye başlayacaklar.  Kuşkusuz bu hizmetler İstanbul’daki tüm çocukların ihtiyaçlarını hemen karşılamayacak. Daha yapılması gereken çok hizmet var hepsini bu dönemde gerçekleştirmek mümkün değil.  İstanbul’un 961 mahallesindeki çocuklara hizmet etmek için var gücümüzle çalışacağız. Her mahalleye bir yuva açmadan görevimizi yerine getirdik demeyeceğiz.</span></p>
<p><b>Sivil toplumla işbirliğine nasıl bakıyorsunuz sosyal belediyecilik alanında sivil toplumun deneyiminden faydalanıyor musunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşları toplumun ihtiyaçları doğrultusunda kurulmuş, bilgi, deneyim, vizyonları ile topluma yön veren organizasyonlardır. Bu nedenle onlarla iş birliği yaparak yeni projeler geliştirmek ve sorunlu alanları iyileştirmek bizim için çok önemli. Toplumun sivil toplumda biriktirdiği bu gücü İstanbul yönetimine dahil etmemek diye bir yaklaşım olamaz. Yeni dönemde ilişkilerin güçlendirilmesi, bilgi alışverişinin sağlanması ve ortak çalışmaların hayata geçirilmesi için ilk günden itibaren İBB yönetimi olarak var gücümüzle çalışıyoruz. Stratejik planın yapılmasından, İstanbul Kent Konseyinin kurulmasına kadar pek çok buluşma alanı oluşturuldu, kalıcı ve sürdürülebilir kurumsal mekanizmalar kuruldu. Bu kurumsal mekanizmalardan birisi de Halkla İlişkiler Müdürlüğümüz bünyesinde Sivil Toplum Kuruluşları Koordinatörlüğü olmuştur. STK’ların güncel ihtiyaçları duymak ve onlarla kesintisiz iletişimi sürdürülmek için çok yönlü çalışma yürütmekteyiz. Sivil toplumun geniş bir yelpaze olduğunun da ayrıca farkındayız. İstanbul’un çeşitliliğini içeren farklı sivil toplum kuruluşları için farklı katılım kanalları oluşturulması önemli. Bu nedenle farklı zeminlerde bir araya gelmeye de devam ediyoruz. Bir yandan AÇEV, Mor Çatı, Türk Böbrek Vakfı, Tohum Otizm gibi alanında uzman sivil toplum kuruluşları ile ilgili alanlarda ortaklıklar geliştirirken, diğer tarafta hemşehri derneklerini çalıştaylarda bir araya getirerek farklı ihtiyaç ve öncelikleri duymaya anlamaya çalışıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şunu da belirtmek lazım. Dünyada toplumlar için itici bir güç olan STK’ların konumu Türkiye’de henüz yeterince gelişmemiştir. Hatta son yıllarda sivil toplumun bilgi ve deneyimi karar alma ve uygulama süreçlerinin dışına itilmiştir. Bizler Sivil Toplumun deneyimlerinden, STK’lar da bizim geniş hizmet ağımız ve lojistik destek imkanlarımızdan faydalanacaklar. İBB, STK’lar ile İstanbul&#8217;un sorunlarına yapısal ve kalıcı çözümler üreterek bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu nedenle İBB’nin kapıları sivil toplum kuruluşlarına sonuna dek açıktır.</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: &amp;apos;&amp;apos;Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&amp;apos;&amp;apos;" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/57XvXUWAsjbcoxrMdq2NPH?si=YHnKObABRLWVOMu-KmP74w&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/07/28/yardim-yaptigimiz-insan-sayisiyla-degil-yardima-ihtiyaci-olmayan-insan-sayisiyla-ovunecegiz/">&#8221;Yardım Yaptığımız İnsan Sayısıyla Değil, Yardıma İhtiyacı Olmayan İnsan Sayısıyla Övüneceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi (1)  “İYKM Eşgüdüm ve Koordinasyon Sağlıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/20/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-1-iykm-esgudum-ve-koordinasyon-sagliyor/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/20/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-1-iykm-esgudum-ve-koordinasyon-sagliyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2020 08:47:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Göçer]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi adlı bu dosyada, 4 büyükşehir belediyesi (İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep) özelinde merkezi idare ile yerel yönetimler arasında süregelen bağış tartışmalarına ilişkin tartışmalar da dâhil olmak üzere, yerel yönetimlerin sivil aktörleri de dâhil ederek yürüttükleri Koronavirüs ile mücadele politikalarını ele alıyoruz. Yereliz Derneği’nden Elif Avcı’nın değerlendirmelerine de yer vereceğimiz dosyamızın ilk bölümüne İstanbul'da yürütülen çalışmaları İBB, Yardımlaşma ve Koordinasyon Birimi Koordinatörü Özlem Göçer ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/20/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-1-iykm-esgudum-ve-koordinasyon-sagliyor/">Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi (1) &lt;br&gt; “İYKM Eşgüdüm ve Koordinasyon Sağlıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüsle mücadelede, merkezi yönetimin yanında yerel yönetimler de önemli sorumluluklar üstleniyor. Yerel yönetimler sınırlı kaynaklarına rağmen hızlı aksiyon alarak başarılı uygulamalara imza atmalarını olanaklı kılıyor. Tabii bu uygulamalarda, yerel yönetimlere yapılan bağışlar ile sivil inisiyatiflerin katkısı yadsınamaz.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de COVID-19 salgınına karşı pek çok belediye, yerel ihtiyaç ve kaynakları ölçüsünde ve merkezi idarenin belirlediği sınırlar içinde, kimi zaman farklılaşan kimi zaman benzeşen politikaları hayata geçiriyor. Bazı kentler, yenilikçi bazı uygulamalarla gündemde biraz daha öne çıkabiliyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nitekim belediyelerin talepleri doğrultusunda salgınla mücadelede belediyelere ve yurttaşlara kolaylık sağlamak amacıyla yeni bir </span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/04/20200417-2.htm"><span style="font-weight: 400;">düzenleme</span></a><span style="font-weight: 400;"> yapıldı. Bununla birlikte, Koronavirüsle mücadele aynı zamanda yerel yönetimler ile merkezi idare arasında bağış konusunda çekişmeye de sahne oluyor. Bilindiği gibi, Cumhurbaşkanlığı tarafından </span><span style="font-weight: 400;">“Biz Bize Yeteriz Türkiyem” yardım kampanyası başlatıldı. Ardından,</span><span style="font-weight: 400;"> İçişleri Bakanlığı </span><a href="https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/icisleri-bakanligindan-yardim-toplama-aciklamasi/1787072"><span style="font-weight: 400;">genelge</span></a><span style="font-weight: 400;"> yayınlayarak belediylerin başlattığı yardım kampanyalarını vali onayı alınmadığı gerekçesiyle durdurdu. </span></p>
<p><b>İBB: “Birlikte Başaracağız” </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52831 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/İBB-FOTO-640x295.jpg" alt="İBB" width="362" height="167" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/İBB-FOTO-640x295.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/İBB-FOTO-1280x591.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/İBB-FOTO-1024x473.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/İBB-FOTO.jpg 1560w" sizes="auto, (max-width: 362px) 100vw, 362px" />İlk olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Koronavirüs ile mücadele hayata geçirdiği uygulamalara yer veriyoruz. Korona ile mücadele İBB’nin faaliyetlerini ve bilgilendirmelerini bir araya toplayan yeni bir web sitesini (</span><a href="https://koronavirus.ibb.istanbul/"><span style="font-weight: 400;">koronavirüs.ibb.istanbul</span></a><span style="font-weight: 400;">) hayata geçirdi. Bu sayfada, İBB’nin aldığı güncel kararlar, sosyal yardım bağlantıları ile hem İBB’nin yerel yönetim çalışmaları ve gönüllü çalışmalar bulunuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Birlikte Başaracağız” adlı bir kampanya başlatan İBB’nin yardım kampanyası ise İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı genelgeyle durduruldu. İBB, durdurulan yardım kampanyası ve bloke edilen hesap kararına karşı </span><a href="https://www.ibb.istanbul/News/Detail/36631"><span style="font-weight: 400;">iptal davası</span></a><span style="font-weight: 400;"> açtı. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında düzenledikleri bağış kampanyaları nedeniyle soruşturma başlattı.  İBB, topladığı bağışın </span><a href="https://www.ibb.istanbul/News/Detail/36704"><span style="font-weight: 400;">yasal</span></a><span style="font-weight: 400;"> olduğu konusunda ısrarcı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemiyle mücadele amacıyla İBB bünyesinde </span><a href="https://www.ibb.istanbul/News/Detail/36614"><span style="font-weight: 400;">İstanbul Yardımlaşma ve Koordinasyon Merkezi </span></a><span style="font-weight: 400;"> (İYKM) adıyla yeni bir birim kuruldu. İYKM’nin yanı sıra, İBB bünyesinde “süreci en doğru şekilde yönetebilmek amacıyla”  Bilim Kurulu oluşturuldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İYKM; sağlık çalışanları, tek başına yaşayanlar, dar gelirliler, işini kaybedenler, öğrenciler, hastalar, hasta yakınları, bu dönemde fazladan mesai yapmak durumunda kalanlar gibi pek çok kesim için, günlük hayatı kolaylaştırıcı önlemler alacak. Kriz ilerledikçe, uygulamalar geliştirecek. Destekler yapacak, gönüllü çalışmalarını koordine edecek” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İBB’nin pandemiyle mücadele üssü olarak belirlediği İYKM Koordinatörü Özlem Göçer ile İstanbul’da Korona ile mücadele yaklaşımlarını konuştuk. Göçer,</span> <span style="font-weight: 400;">Bilim Kurulu’nun geniş STK katılımı ve uzmanların katılımına yer verdiğini, kurulun önerileri doğrultusunda İBB’nin açıklamalarını bilime dayalı ve şeffaf olarak şekillendirdiğini söylüyor. İYKM Koordinatörü,  İstanbullulara, “Bir süre daha sabredelim, evde kalalım. Birlikte Başaracağız” mesajı veriyor. </span></p>
<p><b>İBB’nin Koronayla Mücadele Üssü&#8230;</b></p>
<p><b>İBB, Yardımlaşma ve Koordinasyon Birimini neden kurma ihtiyacı duydu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-52802 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/ozlem-gocer-640x391.jpg" alt="Özlem Göçer" width="408" height="249" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/ozlem-gocer-640x391.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/04/ozlem-gocer.jpg 706w" sizes="auto, (max-width: 408px) 100vw, 408px" />Dünyada ve ülkemizde ciddi tehdit oluşturan COVID-19 salgını nedeniyle Yenikapı Avrasya Gösteri Merkezinde, bu amaca yönelik bir koordinasyon merkezi oluşturulma ihtiyacı doğdu ve İstanbul Yardımlaşma ve Koordinasyon Merkezi (İYKM) kuruldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İYKM’nin kurulmasının en önemli nedenleri arasında İstanbul’un 16 milyonluk dev bir metropol olarak, pek çok ülkeden daha fazla bir nüfusa sahip olması, ekonominin can damarı olan pek kurumun faaliyetlerini İstanbul’dan yürütmesi, insan sirkülasyonunun çok fazla olması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çok büyük bir organizasyon oluşu ve Koronavirüsle mücadelenin çok boyutlu olması olarak sıralanabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kapsamda İYKM, COVID-19 ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yapılacak bütün toplantılara merkez olacak ve en üst düzeyde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yapacağı bütün açıklamalar bu merkezden olacak; bu açıklamalar bilime ve kanıta dayalı şeffaf açıklamalar olacak.  </span></p>
<p><b>Yardımlaşma ve Koordinasyon Merkezi’nin görevleri nedir? Bu birim, Korona ile mücadelede hangi sorumlulukları üstleniyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İYKM’de 20 kişiden oluşan Bilim Kurulu’nda İstanbul’da bu konuyla ilgili geniş STK katılımı ve yine konuyla ilgili değerli uzmanların katılımı hedeflenmiştir. Daha önceden toplantılarını Sağlık Daire Başkanlığında yapan Bilim Kurulu 25 Mart tarihi itibariyle toplantılarını bu merkezde yapmaya başlamıştır. Bilim Kurulu’nda oluşan gündemin tartışılmasından sonra çıkan sonuçlar raporlanarak ilgili üst kurullara ve Sayın Başkan Ekrem İmamoğlu’na sunulmaktadır. Bilim Kurulu, İstanbul Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları Derneği ve alanlarında söz sahibi olan değerli akademisyenlerden oluşan bir kuruldur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu anlamda İYKM, hem ulusal hem de küresel ölçekte gelişmeleri yakından takip etmekte, Bilim Kurulu’nda yer alan akademisyenler önderliğinde hızlıca kanıta dayalı bilimsel veriler ışığında aksiyonlarını almakta ve tedbirlerini geliştirmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin birimleriyle alakalı yapılan faaliyetler ve vaka raporları düzenli olarak İYKM’ye ulaştırılmakta, yapılan ve yapılması gereken faaliyetler koordine edilmektedir. Zaten İBB’nin Koronavirüs çalışmaları kapsamında ana görevleri üstlenen birimlerinden birer temsilci de Yardımlaşma merkezinde oluşturulan Yürütme Kurulu’nda görev almakta; bu sayede karşılaşılan anlık gelişmelerle ilgili hızlı aksiyon alınmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca İBB tüm dünyanın ana gündeminde olan COVID-19 salgınıyla mücadele noktasında, gerek izolasyonda yaşamlarını sürdüren ve özellikle kimsesiz olan yaşlılarımız gerekse salgın sürecinde bir şekilde işlerini kaybederek sosyo-ekonomik yoksunluk içerisine giren yurttaşlarımız için bir yardım kampanyası da planlamaktadır. Söz konusu yardımların lojistik süreçlerinin yönetilmesi çalışmaları da yine burada Koordinasyon ve Yardımlaşma Merkezi’nden yürütülecektir.</span></p>
<p><b>“İYKM, İBB Birimleri Arasında Eşgüdüm ve Koordinasyon Sağlıyor”</b></p>
<p><b>İBB’nin COVID-19 mücadelesinde Merkez olarak nasıl bir politika izlediğinizi anlatır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yardımlaşma ve Koordinasyon Merkezi’nde öncelikle çok büyük bir organizasyona sahip olan ve sundukları hizmetlerle milyonlarca yurttaşımıza hizmet üreten İBB birimlerinin yaptığı çalışmalar, Koronavirüsle beraber yürütülen mücadele yöntemleri, çalışanların sağlığı ve güvenliği gibi konularda eşgüdüm sağlanması amacıyla İBB birimleri arasında koordinasyonu sağlamaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Valiliği ve bağlı birimlerince sürdürülen faaliyetlerle ilgili bilgi paylaşımında bulunmaktadır. Bununla birlikte Valilik ve diğer ilçe belediyeleriyle ortak çalışmaların yürütülmesi ve mükerrer hizmetten kaçınarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasına yönelik eşgüdümlü çalışmalar yürütülmektedir. Koronavirüsle mücadele noktasında yeni ortaya çıkan ihtiyaçlar değerlendirilmekte ve çözüm yolları kamunun ilgili birimleri ile birlikte hayata geçirilmektedir.</span></p>
<p><b>İlerleyen günlerde, vakaların artması durumunda, neler yapmayı planlıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vakaların artma potansiyeline karşı, İstanbul’da en çok ihtiyaç duyulabilecek alanlardan biri olarak sağlık hizmeti üreten yeni yerlerin hazırlığı noktasında Sağlık Bakanlığına önerilerimiz oldu. Bu bağlamda Maltepe Etkinlik Alanı, Yenikapı Etkinlik Alanı ve Gürpınar Su Ürünleri Hali olarak üç nokta Bakanlığın uygun görmesi ve talep etmesi durumunda sahra hastaneleri kurulması için hazır bulunmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca mücadelenin uzaması ve zorunlu olarak uygulanan kısıtlamalardan dolayı yurttaşlarımızın sosyo-ekonomik durumlarının kötüleşmesi öngörüsü çerçevesinde bir yardım kampanyası başlattık. Söz konusu yardım kampanyasının organizasyonu ve koordinasyonu da yine Koordinasyon ve Yardımlaşma Merkezi eliyle yürütülecektir.</span></p>
<p><b>Sivil toplum kuruluşları ile temas ve işbirliğiniz var mı? Onlara çağrınız ne olur?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıda değindiğim üzere, özellikle Bilim Kurulumuzda sağlık sektöründe önemli faaliyetleri olan STK’larla işbirliği ve fikir alışverişi içerisindeyiz. Onun dışında, yardım ve bağış kampanyamız sürecinde de STK ve gönüllülerimizle el ele mücadelemizi sürdürüyoruz. Onların katkılarını önemsiyoruz. “Bu virüs, bizim aldığımız tedbirlerden ya da birlik ve beraberliğimizden daha güçlü değildir. Birlikte Başaracağız”.</span></p>
<p><b>Sivil inisiyatifler ve diğer gönüllü oluşumlar ile işbirlikleriniz var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapıyoruz elbette; bu mücadelede herkesin katkısını önemsiyor ve bekliyoruz. Özellikle yardım kampanyamızda gönüllülerimiz aktif rol alacaklar.</span></p>
<p><b>Yurttaşlar size nasıl ulaşabilir? Hem size yardım etmek, hem sizden yardım almak anlamında neler yapabilirler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yurttaşların ilgili bilgilere ulaşabileceği iletişim kanalları ve katkı sağlamak adına </span><a href="https://birliktebasaracagiz.ibb.gov.tr/"><span style="font-weight: 400;">web sitemizden</span></a><span style="font-weight: 400;"> , 444 00 93 No’lu telefondan veya 0552 153 00 34 WhatsApp hattımızdan bilgi alabilirler. </span></p>
<p><b>“Mücadelede, Sabırlı Olalım, Evde Kalalım”</b></p>
<p><b>İstanbullulara bir mesajınız var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak milletçe ve tüm insanlık olarak gözle göremediğimiz ve sınırlarını kestiremediğimiz bir mücadele içerisindeyiz. Bu mücadelede hepimize görevler düşüyor.  </span><span style="font-weight: 400;">Öncelikle yetkililerin yaptığı uyarılara kulak verelim. Bu kapsamda “Evde Kal” çağrısını yinelemek istiyorum. Bu çok önemli; bizim mücadelemizin başarısı, sizin evde kalmanızla doğru orantılı olacak. Evde kalalım, bir süre daha sabırlı olalım ve salgının yayılmasını hep beraber durduralım. </span><span style="font-weight: 400;">Ayrıca içinde bulunduğumuz bu zor günlerde yaklaşmakta olan Ramazan ayının da ruhuna uygun olarak, varlıklı olan zorluk çekene, zengin fakire, genç yaşlıya yardımcı olacak ve beraber bu süreci atlatacağız. ”Birlikte Başaracağız”</span></p>
<p>Dosyanın tüm yazıları için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi/">buraya tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/20/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-1-iykm-esgudum-ve-koordinasyon-sagliyor/">Yerel Yönetimlerin Pandemiyle Mücadelesi (1) &lt;br&gt; “İYKM Eşgüdüm ve Koordinasyon Sağlıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/20/yerel-yonetimlerin-pandemiyle-mucadelesi-1-iykm-esgudum-ve-koordinasyon-sagliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un Artık Bir Bisiklet Şefi Var: Rukiye Demirci</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/26/istanbulun-artik-bir-bisiklet-sefi-var-rukiye-demirci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şule Serter]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Feb 2020 07:21:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İBB]]></category>
		<category><![CDATA[Rukiye Demirci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=48221</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şubat ayı başında İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Bisiklet Şefliği Birimi kuruldu. İstanbul’da bisikletli ulaşımın önündeki sorunlara çözüm arayacak olan Birimin şefi, yani “İstanbul’un Bisiklet Şefi” olarak ise 12 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde şehir plancısı olarak görev yapan Rukiye Demirci atandı. İstanbul’un Bisiklet Şefini yakından tanımak, kurulan bu yeni birimin amacını ve yakın dönem planlarını öğrenmek ve geçtiğimiz haftalarda düzenlenen “İBB Bisiklet Çalıştay”ından nasıl çıktılar aldıklarını öğrenmek üzere Rukiye Demirci ile konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/26/istanbulun-artik-bir-bisiklet-sefi-var-rukiye-demirci/">İstanbul&#8217;un Artık Bir Bisiklet Şefi Var: Rukiye Demirci</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Rukiye Demirci kimdir? Seni biraz tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-48223 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/ARA-GC396RSEL-2.jpg" alt="" width="296" height="395" />Merhabalar. Ben Rukiye Demirci. 1983 Ankara doğumluyum. Aslen Rizeliyim. Selçuk Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama mezunuyum. Ayrıca profesyonel olarak resim yapıyorum. 12 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Müdürlüğü&#8217;nde şehir plancısı olarak görev yapıyorum. </span></p>
<p><b>Gündelik yaşamında ulaşım amaçlı bisiklet kullanıyorsun. İşe bisikletle gidip geliyorsun, kaç senedir böyle? Bisikletli ulaşımı tercih etmenin sebepleri neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaklaşık 6 yıldır İstanbul’da ve şehir dışında bisiklet kullanıyorum. Bisikletimle turlara gidiyorum. Senede bir bisiklet festivallerine katılıyorum. Hafta sonları İstanbul’a yakın yerlere bisikletimle gidip kamplı turlar yapıyorum. Yaklaşık 3 yıldır da katlanır bisikletimle belirli günlerde işe bisikletle gidip geliyorum. Bisikletli yaşamı seçmemin nedenleri bisikletin bana daha özgür hareket etme imkanı vermesi, bisikletle gelen o sürekli hareket halinde olma durumu. </span></p>
<p><b>İBB Bisiklet Şefliği diye bir birim kuruldu belediye bünyesinde, sen de artık “İstanbul’un Bisiklet Şefi”sin. Bu birim tam olarak ne yapar? Senin görev tanımın nedir? Bir de senden dinleyebilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ocak ayında kuruldu Bisiklet Birimi. Ben de bu birimde çalışmaya başladım, zaten aynı müdürlükte çalışıyordum sadece birimim değişti. Bu birimin amacı bisikletin bir ulaşım aracı olduğunun farkındalığını arttırmak aslında. Binlerce kilometre bisiklet yolu yapmak değil, insanlara yayalara araç kullanıcılarına bisikletin ulaşım aracı olduğunun algısını yerleştirmek. Bisiklet kültürünü yaygınlaştırmak. 7 Şubat’ta düzenlediğimiz çalıştaydan çıkan sonuçlara göre bir yol haritası oluşturup çalışmalara başlamak. </span></p>
<p><b>7 Şubat günü İBB ev sahipliğine bir Bisiklet Çalıştayı gerçekleşti. Öncelikle katılım nasıldı diye sormak istiyorum. Kimler geldi, kurum ve sektör olarak katılımcı profili nasıldı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılım beklediğimizden düşüktü. Özellikle iş birliği içinde olmamız gereken ilçe belediyelerinden katılım oldukça düşüktü. Ama dernekler bisikletli gruplar ve bisiklet kullanıcılarının katılımı oldukça iyiydi. </span></p>
<p><b>Çalıştay verimli oldu mu? Bu buluşmaları düzenli olarak yapmak gibi bir hedef var mı İBB içerisinde? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben başlangıç için çok verimli bir çalıştay olduğunu düşünüyorum. Bu buluşmalar küçük gruplar halinde tekrarlanacak zaten. </span><span style="font-weight: 400;">7 Şubat’ta yaptığımız çalıştayda bisiklet ve bisikletli ulaşımla alakalı tüm sorunları konuştuk; altyapı, farkındalık, eğitim, kültür vs. Bundan sonra küçük gruplarla yapacağımız buluşmalar daha spesifik başlıklar üzerine olacak. </span></p>
<p><b>İstanbul’da bisikletli ulaşım sorunlarına çözüm bulmak için Bisiklet Şefi oldunuz. Çalıştayda da konuşulduğu üzere çözüm bulunması gereken sorunların farklı kategorileri var, siz de biraz önce bahsettiniz. Bu sorunlar arasında önceliklendirme yapıyor musunuz? Bisiklet Şefliğinin ilk el atacağı sorun belli midir?</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-48224 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/RC3B6portaj-Ana-GC3B6rseli.jpg" alt="" width="432" height="324" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu an çalıştay raporunu hazırlama sürecindeyiz, bu süreçte en başta gelen talep mevcut bisiklet yollarının düzenlenmesi ve sürekliliğinin sağlanması. İkinci öne çıkan sorun ise  güvenli park istasyonları talebi. Bu doğrultuda çalışmalarımıza yön verme süreci içindeyiz. </span></p>
<p><b>İBB’nin bisiklet yolları master planında bazı güzergahlar belirlenmiş durumda. Fakat bu güzergahların genelde şehir merkezinin dışında ve sahil şeridinde yer aldığı görülüyor. İleriki dönemlerde şehir merkezleri için de bir bisiklet yolu planı var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bisiklet Şefliği biriminin amaçlarından en önemlisi zaten bisikletin spor amaçlı kullanımı dışında, ulaşım amaçlı kullanılmasının yolunu açmak. Bu sadece bisiklet yolu yapmakla çözülemez. Toplu ulaşım modları ile entegrasyonlu bir sistem geliştirilirse bisiklet gerçek anlamda hayatımıza girmiş diyebiliriz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/26/istanbulun-artik-bir-bisiklet-sefi-var-rukiye-demirci/">İstanbul&#8217;un Artık Bir Bisiklet Şefi Var: Rukiye Demirci</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
