<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aşı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/asi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/asi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Mar 2023 12:47:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Aşı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/asi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nuriye Ortaylı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 10:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74441</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Haziran ayından beri isteyen herkesin aşı olma olanağı var. Ama milyonlarca vatandaş kısmen hurafelerin etkisiyle bu adımı atmadılar. Yoğun bakımlarda yatanların ve her gün bir uçak dolusu kaybettiğimiz insanların neredeyse tamamı aşı olmamış ya da aşısını tamamlamamış vatandaşlar. Bu yüzden aşı karşıtlığı basit bir saçmalıklar dizisi değil. Halk sağlığı için ciddi bir tehdit.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/">Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bir büyük felaket olarak Covid-19 pandemisi hepimizin hayatını etkiledi ve her birimizde değişik ve zaman içinde de değişiklikler gösteren bir dizi olumsuz duygu yarattı. Korku, endişe, yerini bıkkınlığa terk eden merak, üzüntü, yoksunluk. Bu kadar yoğun duygular hem davranışlarımızı hem düşüncelerimizi etkiliyor. Her birimiz bu baskıya farklı şekillerde cevap veriyoruz.  Farklı savunma mekanizmaları kullanıyoruz. Yok varsaymak sık kullanılan savunma mekanizmalarından biridir. Şaşırtıcı olmayarak bir grup insan Covidle geçirdiğimiz bir buçuk yılda zaman zaman bu yolu seçti. Pandeminin başından beri aslında virüs olmadığını, aslında hastalık da olmadığını, televizyonlarda gösterilen hastane görüntülerinin sahte olduğunu savunan insanların sayısı hiç de az değildi. Başımıza gelen felakete karşı geliştirilen, kuşkusuz çok da işe yaramayan bir başka savunma mekanizması da kendimiz dışında bir suçlu bulmak. O zaman da devreye komplo teorileri, içimizde bir yerde kıvrılıp yatan ayrımcılık, dışarıdaki düşman korkuları girdi. İçine bir tutam kulaktan dolma bilgi de katarak, virüsün orijininin yarasalar olduğu bilgisini eklektik bir şekilde kullanarak “yarasa çorbası içmek gibi tuhaf huyları olan Çinlilerden”, ya da ezeli düşmanı batılı emperyalistlere birçok yel değirmeni arayanlar çıktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi ilanından henüz 7-8 ay geçmişti ki tünelin ucunda ışık göründü. Virüse karşı birden çok aşı geliştirilmişti. Sayıları otuz, kırk binleri bulan gönüllülerle yapılan klinik çalışmalar bu aşıların, hastalığın ölümcüllüğünü önlemekte etkili hem de çok etkili olduğunu göstermişti. Günlük yaşamımızda hemen hepimizin kullandığı, ağrı kesicilerin, antibiyotiklerin, antidepresanların, kanser ilaçları için yürütülen klinik çalışmalar ve sağlık otoritelerince bunların kullanımına izin verme süreçleri bir avuç uzman dışında kimsenin ilgisini çekmez, sessiz sedasız yürürken, dünya nefesini tutup Covid aşılarının geliştirilmesini adım adım izledi. Medyayı biraz izleyebilen herkes insanların kullandığı, aşı, ilaç vb gelişiminin bütün basamaklarını, ruhsatlandırmanın adımlarını, üretimin çetrefil sorunlarını öğrenme şansına sahipti. Ama birincisi herkes bunları çok dikkatli izleyecek zamana ve ilgiye sahip değildi. İkincisi, itiraf etmek gerekir ki bu süreçler karmaşıktı ve bu konulara ilişkin bir altyapısı olmayanların anlatılanları tam kavraması kolay değildi. Ya da medya ve bilim insanları ve en önemlisi sağlık otoritesi bunları her düzeyden vatandaşın anlayabileceği şekilde anlatma konusunda başarılı olamadı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üstüne Sağlık Bakanlığı salgın boyunca zaten çok zayıf olan iletişim stratejisini aşı söz konusu olduğunda da düzeltemedi. </span><span style="font-weight: 400;">Aşılar geliştirilmişti, ama temini güçtü. Zengin birkaç ülke aşıların ilk üretimlerini daha yaz aylarında bağlayıcı kontratlarla kendi ülkeleri için satın almıştı. Türkiye gibi ülkelerin aşı, hele de ipi ilk göğüsleyen aşıları temin etmesi güçtü. Bütün bu süreç zaten ürkmüş, salgınla gelen kayıplarla sarsılmış, belli bir stratejisi olmadan ve genellikle son dakikada alınan, ne işe yaradığı anlaşılamayan ve sürekli değişen tedbirlerden bezmiş vatandaşın hem yönetime güvenini kaybetmesine hem de kafasının iyice karışmasına yol açtı. Bakanlık elinde talep edenlere yetecek aşı olmadığı için aşıları tanıtmak, vatandaşı özendirmek için bir kampanya yürütmedi. Sonuçta meydan hurafelere ve bu hurafeler yoluyla ilgi, şöhret, kim bilir belki de bizim bugün göremediğimiz çıkarlar peşinde koşan bir avuç aşı karşıtına kaldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşı karşıtları, bilim karşıtlarının kullandığı bütün yöntemleri kullanıyorlar. İleri sürdükleri savların belli bir mantık zinciri izlemesi gibi bir dertleri yok. Gerçeklere dayanmasını ise hiç umursamıyorlar. Bilimsel savlara karşı çıkarken hiç çekinmeden bilimin jargonunu kullanıyorlar. Örneğin virüse karşı en etkili olan mRNA aşılarını kötülemek için, güya “bilimsel”(!) açıklamalar yapıyorlar. Söylenenleri dinleyince mRNA denen mesajcı RNA’ın esas işlevini ya bilmedikleri ya da bilmezden geldiklerini görüyorsunuz. İşi hücre içinde, taşıdığı kodla uygun proteini yaptırmak olan ve bu protein sentezlendikten sonra parçalanıp yok olan mRNA’ya sahip olmadığı özellikler atfediyorlar. Hücrenin çekirdeğine girip DNA zincirine eklendiğini ve burada kalıcı olduğunu iddia ediyorlar. RNA isminin bu konuyu kulaktan duymuş insanlarda yarattığı genlerle ilgili olma çağrışımını kullanıyor, ama bütün bu mekanizmalar hakkında bilinen diğer bilgileri yok sayıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karşılarına bilgiyle ve kanıtla çıkarsanız, komplo teorilerine başvuruyorlar. Bu komploları düzenlediğini iddia ettikleri aktörleri sürekli değiştiriyorlar. Hitap ettikleri kitleye göre bir gün ilaç endüstrisini, bir başka gün ilaç endüstrisini düzenlemeye ve denetlemeye çalışan bilim insanlarını, başka bir yerde hepsini birden suçluyorlar.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortada açık olanı görmüyor, olmayanı hayal ediyor ve olmuş gibi anlatıyorlar. Örneğin dünyanın gözü önünde yürütülen aşı klinik çalışmalarının varlığını reddediyor ya da sonuçlarının gizlendiğini iddia ediyorlar. Bunu yaparken de kar amaçlı ilaç endüstrisinin birçok insan üzerinde yarattığı güvensizliği kullanıyorlar. Ama aynı endüstrinin geliştirdiği ve ürettiği, üstelik Covid aşıları kadar da kamuoyu tarafından yakından izlenmemiş ürünleri pekala kullanıyorlar. Kar amaçlı ilaç endüstrisinin denetlenmesi için, on yıllar içinde geliştirilmiş kamu denetim mekanizmalarını bir kalemde geçersiz, sahte diye yaftalıyorlar. Bu denetimleri dürüstçe yapmaya çalışan binlerce uzmana ve bilim insanına çürümüş, satılmış diye saldırıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların hayat kurtardığını görmek istemiyorlar. Var olmayan yan etkiler uyduruyorlar. Covid yüzünden her gün hayatını kaybeden yüzlerce insanı görmüyor, ama bir tanesi bile belgeli olmayan aşıya bağlı yüzlerce binlerce ölüm olduğunu ileri sürüyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Art arda izlendiğinde bu saçmalıklar dizisi gülüp geçilecek bir tuhaflık olabilirdi. Vatandaş ne olduğunu tam anlamadığı bir hastalıktan kurtulmak için, ne olduğunu, nasıl geliştirildiğini yine tam anlamadığı (kendisine anlayabileceği şekilde anlatılmadığı için anlamadığı) bir maddeyi vücuduna uygulayıp uygulamamayı kafasında evirip çevirirken, sağdan soldan duyduğu, saçma ama, hemen herkese hitap edebilecek kadar çeşitlendirilmiş bu hurafeler yüzünden tereddüde düşüyor. Hepsine inanmasa bile karar vermesi güçleşiyor, harekete geçmeyi, gidip aşı olmayı erteliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuçta Türkiye’de Haziran ayından beri isteyen herkesin aşı olma olanağı var. Ama milyonlarca vatandaş kısmen bu hurafelerin etkisiyle bu adımı atmadılar. Yoğun bakımlarda yatanların ve her gün bir uçak dolusu kaybettiğimiz insanların neredeyse tamamı aşı olmamış ya da aşısını tamamlamamış vatandaşlar. Bu yüzden aşı karşıtlığı basit bir saçmalıklar dizisi değil. Halk sağlığı için ciddi bir tehdit. Salgın yönetiminin bu tehdidi ciddiye alması ve vatandaşa doğruları anlatmak için toplumu seferber etmesi<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/30/level-atlayan-pandemi-ve-sivil-toplum/" target="_blank" rel="noopener"> gerekli.</a></span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/17/turkiyede-asi-karsitligi-bilinmeyen-karsisinda-duyulan-korkunun-istismari/">Türkiye’de Aşı Karşıtlığı: Bilinmeyen Karşısında Duyulan Korkunun İstismarı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2021 10:09:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[aşı karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aşılama oranları]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Halis Yerlikaya]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkta eşitsizlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73262</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Salgın süreci katılımcılıktan uzak ve güven vermeyen bir tarzda yürütülüyor." Diyarbakır Tabip Odası’ndan Dr. Halis Yerlikaya ile sağlıkta bölgesel eşitsizlikleri ve bölge genelinde aşılama oranlarını konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/">Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır ve çevre illerde COVİD-19 vakaları artış gösteriyor. Türkiye genelinde aşılama oranının en düşük olduğu bilinen bölgede aşı stoğu bitmiş durumda. Toplumda aşıya karşı bir güvensizlik söz konusu. Hastanelerde yeniden Covid klinikleri açılmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73264 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/halis-yerlikaya.jpg" alt="Halis Yerlikaya" width="308" height="205" />Halis Yerlikaya, COVİD-19 pandemisinin tüm sürecinde başarısız salgın yönetimi nedeniyle toplumsal düzeyde yıkıcı sonuçlar ortaya çıktığını belirtti. Türkiye&#8217;nin nüfusa oranla dönem dönem Avrupa’da ve dünyada vaka sayılarının en fazla olduğu, doğrudan ve dolaylı olarak açıklananın çok üzerinde ölümün yaşandığı ülkelerden biri olduğunu, tüm süreç boyunca toplumdan gerçeklerin gizlendiğini söyleyen Yerlikaya, açıklanan vefat sayıları ve rakamların gerçekliği ifade etmediğine, meslektaşları ve sağlık çalışanlarının tanıklık ettiğini ekledi. Yerlikaya, Sağlık Bakanlığı&#8217;nın verileri ile ilgili ise, &#8220;Sağlık Bakanlığı, mızrak çuvala sığmayınca kara tabloya dönüşen turkuaz tabloya sadece bir gecede 1 milyondan fazla iyileşen hasta sayısı ekledi. Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan verilerin güvenilmez olduğu yapılan şeffaflık araştırmasında da açığa çıktı.’’ dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgının toplumsal etkilerinin azaltılması için tedavi edici sağlık kuruluşlarından önce toplum bazında bulaşıcılığın engellenmesi gerektiğini, epidemiyoloji bilimine uygun, etkili olduğu kanıtlanmış ve yaşamın içinde sınanmış pratiklerin hayata geçirilmesinin başarıyı getireceğini, ülkemizde yapılanların akla ve bilime aykırı olduğunu ifade eden Yerlikaya, &#8220;Salgın süreci yönetimi katılımcılıktan uzak, topluma güven vermeyen bir tarzda yürütüldü. Bu da salgının kontrol altına alınamamasının en önemli etkenlerinden biri oldu. Toplum olarak büyük bir bedel ödedik. Sosyal cinayete dönüşen önlenebilir çok sayıda ölüme tanıklık ettik.’’ şeklinde konuştu. </span></p>
<h5><strong>&#8216;Aşı Kararsızlığı Küresel Sağlığı Tehdit Eden En Önemli Başlıklar Arasında&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıları hastalıklara karşı mücadelede tıbbin en önemli başarılarından biri olduğunu, günümüze kadar aşılar sayesinde birçok hastalığın yeryüzünden silindiğini ve milyonlarca insanın yaşamının kurtarıldığını belirten Dr. Yerlikaya &#8220;Dünya Sağlık Örgütü aşı kararsızlığını, küresel sağlığı tehdit eden en önemli başlıklar arasında saymaktadır’’. dedi. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın salgın ile mücadelede toplum üzerinde etkili bir aşı kabul çalışması yapmadığını vurgulayan Yerlikaya, mevcut yönetim anlayışının aşıya güven duygusu oluşturamadığını ekledi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Mevsimlik Tarım İşçileri ve Göçmenlere Yönelik Ayrı Bir Çalışma Yürütülmesi Gerekmekte&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya Türkiye aşı tedariki ve dağıtımındaki zorlukları aşmada zaman zaman başarılı olsa bile -ki son günlerde aşı tedarikinde önemli sorunlar yaşamakta olduğunu söyleyerek, COVID-19 aşısına karşı oluşan tereddütleri engelleyemezse salgını önlemek için gereken aşılama oranlarına ulaşamama ile yüz yüze kalınacağını, ayrıca mevsimlik tarım işçiler ve göçmenlere yönelik ayrı bir çalışma yürütülmesi gerektiğini ve bu dezavantajlı grupların aşılanamaması halinde toplumsal bağışıklığa da ulaşılamayacağının altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya, pandeminin ortaya çıkışı, yayılımı ve yönetimi ile ilgili uygulanan tutarsız politikaların toplumda güvensizliği tetiklediğini ifade ederken, bu durumun pandeminin bilimsel gerçeklerinin hem anlaşılmasını hem de kabul edilmesini zayıflatan yaygın dezenformasyonu tetiklediğini söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk Tabipler Birliği olarak bir taraftan aşı tedariki ile ilgili gerekli uyarıları yaparken diğer taraftan tedarik edilmiş olan aşıların kullanımına dair neler yapılması gerektiği ile ilgili de uyarılarda bulunduklarını ifade eden Yerlikaya, &#8220;Milyonlarca insanı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde aşılamaya yönelik çabada ülke çapında başarılı olmak için, hem aşılara hem de aşılama çabasından sorumlu kurumlara duyulan güven konusu öncelikli olarak ele alınmalıdır. Aşıların etkinliği ve güvenliği ile ülkede lojistik zorlukların yetkin bir şekilde yönetilme kapasitesi konusunda halk arasında güven kurulmalıdır.’’ dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;Aşı Yerellerde Şeffaf, Tutarlı Bir Biçimde Anadilinde Yapılmalıdır&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Aşı Kampanyası&#8217; başlatılması gerektiğini ifade eden Halis Yerlikaya, bu kampanyaların yerellerde şeffaf ve tutarlı bir biçimde, anadilde yapılması gerektiğini belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerlikaya&#8217;ya göre, bölgesel farklılıklar ve eşitsizlikler gözetilerek toplumda güven oluşması, toplum katılımının sağlanması için yerel dinamiklerle iş birliği yapılması ve toplumun tüm kesimlerini temsil eden demokratik kitle örgütlerinin, meslek odalarının, sendikaların, geniş interdisipliner bilim insanlarının sürece ve karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımı sağlanmalı. Bunun yanında, kampanya süreçlerinde görev alacak tüm sağlık çalışanlarının emek ve özverilerinin görünür kılınması ve motivasyonlarını yüksek tutacak çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıya dair tereddüt yaşayanlar ve aşı karşıtlarını ayrı değerlendirmek ve gerekli iletişim kampanyaları yürütmek gerektiğini söyleyen Yerlikaya, bölgedeki oranların düşüklüğü ile ilgili, &#8220;Bölgemizde aşılanma oranları düşük seyretmekte. İller ve bölgeler arası aşılanma oranlarında ciddi eşitsizlik olduğu verilerle ortada. Aşılamaya ilişkin sağlıklı değerlendirmelerin yapılabilmesi için aşılamanın çok iyi gittiği izlenimi yaratmaya çalışan Sağlık Bakanlığı’nın aşılama verilerini sadece il genelinde değil; ilçe ve mahalle düzeyinde yaş, cinsiyet, mesleklere göre birinci ve ikinci dozu ayrı belirtmek üzere aşılanma oranlarını, aşılanmış gruplarda COVID-19 vakalarının sayısını günü gününe paylaşması gerekiyor.&#8221; şeklinde konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dr. Halis Yerlikaya, aşılama oranının düşüklüğünün sebeplerini ise şöyle açıkladı: &#8220;Pandemi sürecinde güven veren bir politika sürdürülmemesi, toplum katılımı sağlanmaması, gerekli toplumsal bilgilendirme yapılmaması, anadilinde sağlık hizmeti sunulmadığı ve teknoloji kullanımını gerekli kılan randevu, onam vb. bölge insanları açısından zorlayıcı faktörlerin olması, başlangıçta aşı tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle aşılama oranları Diyarbakır ve bölgede diğer illerle kıyaslandığında düşük seyrediyor.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplum bağışıklığı için hesaplanan %70 hedefinin her yerleşim yerinde olması gerekliliği ilkesinin göz ardı edilmemesini gerektiğini ifade eden Yerlikaya, ilkeyi şöyle açıkladı: &#8220;Her yerleşim yerinde (sokak, mahalle, belde, ilçe, il, bölge ve ülke) iki doz aşı yapılan nüfusun oranının %70’in üzerinde olması. Dahası bu oranın kırılgan topluluklarda da (mülteciler, evsizler, ötekileştirilen topluluklar, cezaevindeki kalanlar vb.) sağlanması hedeflenmeli.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada yapılan 2 milyar doz aşının çok büyük kısmının batı Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;da yapıldığını, sadece binde üçünün Afrika’da yapıldığı göz önüne alınırsa dünya kapitalist sisteminin bu hedefin uzağında olduğunu belirten Yerlikaya, &#8220;Tüm dünyada riskli grupların aynı anda aşılanması gerekirken, ters hizmet yasası burada da kendini gösterdi. Birçok ülkede risksiz ama parası olan kişiler aşılanırken, onlarca ülkede sağlık çalışanlarının bile aşıya erişemediği ve yaşamlarını bir gerçeklikle karşı karşıyayız’’ dedi. </span></p>
<h5><strong>Maskesiz Günler için: Toplumsal Bağışıklık</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de salgının hala kontrol altına alınamadığını, Türkiye’de aktif hasta sayısının halen çok yüksek seyrettiğini, maskesiz günlere gelebilmemiz için toplumsal bağışıklığın elde edilmesi, nüfusun çok önemli bir bölümünün aşılanması gerektiğini ifade eden Yerlikaya, &#8220;Türkiye’de tam aşılı nüfus oranı henüz %17 civarında. Toplum bağışıklığı için hesaplanan %70 hedefinin henüz çok uzağındayız. Üstelik başta Hindistan’da görülen Delta varyantı olmak üzere endişe verici varyantlar gündemde iken aşılama çalışmalarının hızla artması, bireysel olarak alınması gereken önlemlere devam edilmesi, olası enfekte kişilerle karşılaşma sürelerinin kısa tutulması, havalandırmanın yapılması gerekmektedir.&#8221; dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların onaylanması ve kullanıma sunulmasının, içerisinde bulunduğumuz sağlık krizinin hemen sona ereceğinin habercisi olmadığını, toplumsal düzeyde bağışıklığı oluşturacak şekilde aşılamanın henüz yapılmadığını hatırlattı.</span></p>
<h5><b>&#8216;Tedirgin Olma Aşı ol&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">TTB olarak da ifade ettikleri gibi çok uzun bir bekleyişten ve toplum olarak çok büyük kayıp yaşadıktan sonra aşılar sayesinde 1,5 yıldır süren bu derin krizden çıkma şansı doğduğunun altını çizen Yerlikaya, topluma aşı dayanışması çağrısı yaptıklarını ifade ederek kampanyalarını şöyle anlattı &#8220;#TedirginOlmaAşıOl diyoruz. Siz aşı olursanız olağan sağlık hizmetlerine erişimde kronik hastalıkların tedavi sürecinin aksamaması, onkolojik hastaların erken tanı ve tedavilerinin yürütülebilmesi konusunda yaşanan aksaklıklar giderilebilecek. Ve pandeminin ikincil nedenlere bağlı yıkımın da önüne daha hızlı geçilecektir. </span><span style="font-weight: 400;">Ama özellikle Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamu otoritesinin aşılama konusundaki sorumluluğunu yerel dinamikleri dikkate alarak o bölgenin kültürel özelliklerini olası tereddütleri, erişim ve uygulama sıkıntılarını dikkate alarak yerel yönetimler, sağlık meslek örgütleri, STK&#8217;lar ile birlikte çözümlemesi gerekmektedir.’’</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/05/salgin-sureci-yonetimi-katilimciliktan-uzak-topluma-guven-vermeyen-bir-tarz/">Salgın Süreci Yönetimi: Katılımcılıktan Uzak, Topluma Güven Vermeyen Bir Tarz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title> Pandemi Ekonomi İlişkisi: Radikal Belirsizlik</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/02/pandemi-ekonomi-iliskisi-radikal-belirsizlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Gerek]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2021 16:37:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi ekonomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70876</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşıyla birlikte pandeminin belirsizliklerini gidereceğiz belki; ama Türkiye belirsizlikler ülkesi olmaktan çıkamayacak durumda. Peki bu belirsizlikten çıkmanın yolu var mı? Caner Gerek Türkiye’nin ikilemlerini ve olası çözümü yazdı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/02/pandemi-ekonomi-iliskisi-radikal-belirsizlik/"> Pandemi Ekonomi İlişkisi: Radikal Belirsizlik</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, 15 aydır pandemiyle ekonomik olarak nasıl bir mücadele verileceğinin kararsızlığı içerisinde. Ertesi güne ne kararlar alınabilir kimsenin bir fikri yok. Neyse ki geçen hafta açıklanan Biontech ile yapılan aşı anlaşmasıyla sonbahara kadar aşılamanın önemli ölçüde tamamlanacağı müjdelendi. Bu yazının konusu da içinden geçtiğimiz 15 ayın, pandemi ve belirsizlik ilişkisi üzerinden değerlendirilmesidir. Bunun için dünyadaki pandemi belirsizlik ilişkisine bakıp, sonra Türkiye değerlendirmesi yapacağım. </strong></p>
<p>Belirsizlik dediğimiz şey, içinde yaşadığımız dünya hakkında yetersiz bilgiye sahip olmamızın ya da mevcut eylemlerimizle onların gelecekteki sonuçları arasındaki bağlantının bir sonucudur. Dünyada pandemiyle ekonomik mücadelede başarılı olan ülkelerin ortak noktası, pandeminin getirdiği bu belirsizlikle mücadele oldu kanaatimce. Pandeminin getirdiği belirsizliği minimize etme mücadelesi. Sağlık ve ekonomi arasında tercih yapmak ya da yapmamak üzerine uygulanan politikalar da söz konusu bu belirsizliğin şiddetini belirledi.</p>
<p>Bu dönemde diğerlerine göre daha başarılı olan ülkelerin genellikle bunu sağlık-ekonomi ikilemine düşmemelerine borçlu oldukları gözüküyor. Sağlık ya da ekonomiden birinden feragat etmek zorunda olmadan başarı elde eden ülkeler mevcut. <strong>Yani, pandemide insanların sağlığını ne kadar iyi koruduysanız refahınız o kadar kötüye gitmiştir diye bir durum yok, ikisini birden başaran ülkeler mevcut.</strong> Bu ülkeler genel itibariyle salgınla ekonominin dengesini bulmaya çalışmaktan ziyade, Covid vaka sayısını sıfırlamaya daha çok odaklanan ülkeler. Örnek olarak Avusturya, Güney Kore, Çin ve Yeni Zelanda gibi ülkeler verilebilir. Vaka sayısını sıfırlamaya odaklandıkları için de ekonomi ve sağlık alanlarında daha başarılı olmuş gözüküyorlar. Vakaları sıfırlamaya çalışmanın göreli ekonomik avantajına, alternatifini inceleyerek ulaşmaya çalışacağım.</p>
<p>***</p>
<p>Vaka sayısını sıfırlamaya alternatif olarak genellikle dur-kalk yöntemi uygulandı. Avrupa ülkelerinin birçoğu hala bu yöntemi uygulamakta. Bu yöntemde ülkeler bazı dönemler ekonomiyi açarlarken, bazı dönemlerde kapanma yoluna gitti. <strong>Dur-kalk uygulamasında kapanma ve açma politikalarının düzensizliği ve yarattığı bir öngörülemezlik mevcut.</strong> Bu yöntemde politikaları yerli yerine oturtmak kolay değil, sürekli politika değiştirmeyi besleyen bir vaka var karşınızda. Dolayısıyla dur-kalk sistemi sürekli yeni ve değişen kararlar almak durumunda kaldığınız bir paket halinde size gelir. Bu durum geleceğe dair belirsizlikleri ve öngörülemezlikleri önemli ölçüde artırdı.</p>
<p><strong>Sıklıkla yapılan kapatıp açmalarla başta çiftçiler, dağıtıcılar, aracılar ve esnaflar yeterli kapanma açılma bilgilerine sahip olmadıkları için etkin karar almakta zorlandı.</strong> Bu kesimler mevcut tüm seçenekleri bilmiyorlardı ve sonuçlarının ne olacağı konusunda kararsızlardı. Hatta bugün arzu ettiklerini yarın başarırlarsa yine de istedikleri şey olup olmayacağını bile bilmiyorlardı. Toplumun hem üretim tarafı hem de tüketim tarafı bu plansızlık ve plansızlığın getirdiği öngörülemezlik nedeniyle aksiyon almaktan kaçındı ya da yanlış karar alabildi. <strong>Öngörülemezlikle birlikte tüketici ve üretici güveni böylelikle düştü.</strong> Üretici ve tüketicinin güveni düştüğünde ekonomik aktivite hızla kan kaybetti. Yatırım yapacak ya da işe alacak olanlar da daha uzun dönemli değil çok daha kısa süreli tercihlerde bulunmak durumunda kaldı, o nedenle yatırım ve istihdam da olumsuz etkilendi.</p>
<p>Dolayısıyla piyasaları etkileyen en önemli unsurların başında, iktidarların kararsız davranışlarından kaynaklı ortaya çıkan güvensizlik ortamı nedeniyle, ekonomik aktivitenin daha da yavaşlaması sorunu geldi bana kalırsa. O nedenle <strong>ekonomiyi açıp kapatma yoluna gitmeyip vaka sayılarını minimize etmeye çalışan ülkelerin ekonomisi daha az belirsizlikle karşılaştı ve daha başarılı oldular.</strong></p>
<h5><strong>Türkiye’de Durum</strong></h5>
<p>Türkiye de dur-kalk yöntemini uygulayan ülkelerden birisi. Uygulanan bu yöntem de ne sağlığa ne de ekonomiye çare olabildi. Ekonomik anlamda kapanmalar kaynaklı hizmetler ve tarım sektörünün büyük yaralar aldığını ve birçok işletmenin üretimi devam ettirmede oldukça zorlandığını gözlemleyebiliyoruz. Hem sektör bazlı, hem de büyük ve küçük işletme gibi farklı ayrışmalar da oldukça fazla oldu. Dolayısıyla dur-kalk yönteminin yarattığı büyük bir belirsizliğe maruz kaldık. <strong>Bu son 17 günlük kapanmada yaşananlar ise aslında nasıl bir belirsizlik ortamından geçtiğimizin en somutlaşmış hali oldu.</strong> Yukarıda da belirttiğim üzere dur-kalk yöntemi sürekli yeni kararlar almaya iten bir politika olduğu için belirsizliği arttırıyordu. Bu belirsizliklere Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde popülist bir iktidarda yakalanmış bir ülke olarak, belirsizlikler bizi çok muhtemelen daha ağır şekilde etkiliyordur (keşke bunu ölçecek güvenilir verimiz olsaydı). Bizim uyguladığımız sistemde kararlar oldukça hızlı ve düşünülmeden alındığı için sıklıkla değişiyor ve öngörülemezlikler daha da artıyor. <strong>Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin avantajını kararların hızlı alınmasından ziyade kararların hızlı geri alınmasında görüyoruz maalesef.</strong></p>
<p><strong>Dur-kalk yönteminin yanında, para politikasındaki bize özgü belirsizlikler pandemi sürecindeki ekonomik belirsizlikleri daha da artırdı.</strong> Bütün bunlar yetmezmiş gibi, dünyada tedarik zincirindeki sorunlar ve emtia fiyatlarındaki artışlar da fiyatlar seviyesini hızla yukarı çekti. Yüksek enflasyonla mücadele edilmek zorunda kalındı.</p>
<p>Enflasyon demek fiyat belirsizliği demek, bu belirsizlikten dolayı planlama ve fiyatlama yapamamak demek, ekonominin uzun dönemli dengesinin bozulması demek. Dahası emtia tarafında fiyatların artmasıyla, yerli emtia üreticisi iç piyasaya ürün vermeyip ihracata yöneldiği için birçok firma açısından üretim tarafında ciddi belirsizlikler yaşanmakta. <strong>Tüm bu belirsizliklere siyasi belirsizlikleri de kattığımızda Türkiye’nin çok büyük bir belirsizlikler ülkesi olduğunu görüyoruz. </strong></p>
<p>Bu kadar belirsizliğin olduğu bir ülkede üreticiler ve tüketiciler kendileri için optimizasyon yapmıyor; daha ziyade alınan kararlarla mücadele etmeye çalışıyor. Haziran ayı için normalleşmeden bahsediliyor mesela; ama 29 Mayıs itibariyle tüketici ve üretici bunun ne olduğunu bilmiyor. O nedenle belirsizlik bu ülkenin ekonomisine en büyük darbeyi vurmakta. Tüm bu belirsizliklerin yarattığı ekonomik sorunları kısa dönemde halının altına süpürmek için de, sorunları çözmek yerine, bir anlamda uyuşturucu görevi gören krediler devreye sürülerek istatistikler kısa dönemde güzelleştirildi.</p>
<p>***</p>
<p>Eski İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mervy King <strong><em>Radikal Belirsizlik</em></strong> kitabında radikal bir belirsizlik durumunu sadece ‘ne olacağını bilemememiz’ olarak tanımlamaz. <strong>Radikal belirsizlik King’e göre ne tür şeyler olabileceğini bile bilemememiz durumudur. </strong>Hayal edemediklerimizin dünyası, belirsiz gelecekler ve onların öngörülemez sonuçlarını içerir. <strong>Bizim dünyamız Türkiye de tam olarak artık böyle bir radikal belirsizlik içerisinde. </strong></p>
<p><strong>Aşıyla birlikte pandeminin belirsizliklerini gidereceğiz belki; ama Türkiye belirsizlikler ülkesi olmaktan çıkamayacak durumda.</strong> Ülke olarak pandemi öncesinde de belirsizliklerle mücadele ediyorduk, pandemi ise bu belirsizlikleri daha da artırdı ve yönetenlerin bahanesi oldu. Halbuki, ekonomik belirsizliğin yarattığı ekonomik bunalım ülkeyi yönetenlerin düşen oylarının, bana kalırsa, en büyük nedeni. <strong>Bu belirsizliği kaldırmadan ekonominin düzelmesini beklemek ise sadece bir hayal. </strong>O nedenle bu radikal belirsizlik üreten sistem ve yönetenler değişmedikçe de bu belirsizlikten çıkmamız, ekonomimizin eski iyi günlerine uzun dönemli olarak dönmemiz mümkün değil. <strong>Belirsizliklerden artık kurtulmanın yolu da sadece seçimden geçiyor, ama her defasında aynı sonucu aldığımız bir seçimden değil.</strong></p>
<p>Görsel: BRIAN STAUFFER</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/02/pandemi-ekonomi-iliskisi-radikal-belirsizlik/"> Pandemi Ekonomi İlişkisi: Radikal Belirsizlik</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kayıt Dışı Mülteciler Aşıdan Yararlanamıyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/30/kayit-disi-multeciler-asidan-yararlanamiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 07:48:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Abuzer Aslan]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[İltica ve Göç Araştırma Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Nurhan Yönezer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69375</guid>

					<description><![CDATA[<p>İltica ve Göç Araştırma Merkezi’nden Nurhan Yönezer mültecilerin aşılama sürecinde yaşadıkları sorunları değerlendirirken, “Kayıt dışı ve kayıtlı oldukları illerin dışında kalan mülteciler hiçbir şekilde aşıdan yararlanamıyor” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/30/kayit-disi-multeciler-asidan-yararlanamiyor/">“Kayıt Dışı Mülteciler Aşıdan Yararlanamıyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın  “Covid-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu”nun paylaştığı verilere göre, bugüne kadar 13 milyon 578 bin 348 kişiye birinci doz aşı, 8 milyon 742 bin 720 kişiye ikinci doz aşı yapılırken mültecilerin nasıl aşılanacağı konusu ise belirsizliğini koruyor. Mültecilerin aşılanma sürecini İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) İletişim Sorumlusu Nurhan Yönezer ve Sağlık Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Şişli Şubesi Eşbaşkanı Abuzer Aslan ile konuştuk.</span></p>
<h5><b>“Kayıtlı Olduğu İlde Yaşamayan Mültecilere Kolaylık Sağlanmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-69378 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/igam.jpeg" alt="İGAM" width="278" height="278" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/igam.jpeg 525w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/igam-160x160.jpeg 160w" sizes="(max-width: 278px) 100vw, 278px" />İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi İletişim Sorumlusu Nurhan Yönezer, Türkiye’de yerleşik diğer kişiler gibi eğer kimlik numarasına sahiplerse, 55 yaş üzerindeki mültecilerin Covid-19 aşısı için randevu alabileceklerini belirterek, “</span><span style="font-weight: 400;">Ancak bu olanağa sahip olanlar, dil bariyeri nedeniyle zorlanıyorlar. Bu zorlukları genel olarak Türkçe bilen yakınlarından yardım alarak ya da İGAM Mülteci Bilgilendirme ve Destekleme Noktaları gibi hastane randevusu alabilen ofislerden yardım isteyerek aşmaya çalışıyorlar” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kayıt dışı  ve kayıtlı oldukları illerin dışında kalan mültecilerin aşı olamadığına dikkat çeken Yönezer, “Başka illerde kalan ve çalışan mülteciler, ifşa olma ve işlerini kaybetme korkusuyla, aşı randevusu almak istemiyorlar ve almıyorlar. Bu durum,  hem kendileri hem aileleri hem de toplum sağlığı için risk oluşturuyor. Kayıt dışı ve kayıtlı oldukları illerin dışında kalan mültecilerin aşıya erişmeleri için gereken önlemlerin alınması gerekiyor. Kayıtlı oldukları illerin dışında kalan kişilere en azından aşılanma sürecinde kolaylık sağlanmasında büyük fayda var” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İGAM olarak, özellikle kayıt dışı mültecilerin aşıya erişimleri konusunda Birleşmiş Milletler’in önderliğinde tüm kamu kurumlarının ve STK’ların katılımıyla toplantılar düzenlenip, soruna çözüm bulunması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Yönezer, “Bu bağlamda, mültecilerin ve göçmenlerin temel sağlık hizmetlerine erişebildikleri Göçmen Sağlık Merkezleri, kayıtsız mültecilerin de aşıya erişimleri için ‘özel merkez’ işlevi görebilirler. Keçiören’de bulunan Mülteci Bilgilendirme ve Destekleme Noktası yöneticilerimiz,  bu konuda girişimde bulundular ancak Keçiören İlçe Sağlık Müdürlüğü, böyle bir gündemleri olmadığını bildirdiler. Sonuç olarak, mültecilerin, ailelerin ve tüm toplumun sağlığı için tüm mültecilerin aşıya erişimleri için bir an önce adım atılması gerektiğine inanıyoruz. Mülteci örgütleri ve bu alanda çalışan tüm STK’lar, bu konuda gereken desteği vermeye hazırlar” diye ifade etti.</span></p>
<h5><b>“Tüm İnsanlar Eşit Haklara Sahip Olmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-69380 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/saglik-sosyal-hizmet-emekcileri-640x328.jpg" alt="SES" width="343" height="176" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/saglik-sosyal-hizmet-emekcileri-640x328.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/saglik-sosyal-hizmet-emekcileri.jpg 700w" sizes="(max-width: 343px) 100vw, 343px" />Sağlık Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Şişli Şubesi Eşbaşkanı Abuzer Aslan, da mültecilerin hastane ve sağlık erişim noktasında çok zorluk çektiklerine değinerek, “Kendilerini ifade etme olanakları çok kısıtlı. Dil konusunda hasta ve hekim mahremiyeti kalmıyor ve çoğu zaman ikinci ya da üçüncü şahısların araya girmesiyle derdini anlatabiliyorlar. Herkesin kendini ifade edebildiği anadilinde sağlık hizmeti maalesef sağlanamamaktadır”  dedi. Kayıtsız mültecilerin aşı olamadığına dikkat çeken Aslan, “Çünkü randevu alamıyorlar. Kimi mülteciler de ev ve işyerlerinden atılabileceği korkusundan ne aşılanıyorlar ne de test yaptırıyorlar. Mültecilerin genç nüfus yoğunluklu olmasını göz önüne almamız gerekiyor. Bunlar şayet pozitif iseler tam süper taşıyıcı konumundadırlar” diye kaydetti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkese aşı olma olanağının sağlanması gerektiğini vurgulayan Aslan, “Öncelikle cezaevinde olan tüm mahkumların, mültecilerin, göçmenlerin, kimsesizlerin ve sokakta yaşayanların aşılanmasıyla çözüm üretebiliriz. Bu  sınırsız, sömürüsüz ve nefretsiz özgür bir dünya ile mümkün olabilir. Tüm insanların eşit haklara sahip olduğu bir sistem oluşturarak ancak pandemi ile mücadele edebiliriz. Aksi takdirde her on yılda bir pandemiler ile karşı karşıya geliriz. Bilim kurulu tarafsız, bağımsız ve demokrat olmalı ve almış olduğu kararlar kesinlikle uygulanmalı” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/30/kayit-disi-multeciler-asidan-yararlanamiyor/">“Kayıt Dışı Mülteciler Aşıdan Yararlanamıyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/09/asilar-kapitalist-cikarlarin-araci-olmaktan-cikarilmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2021 11:01:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipler Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Bulut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri (TTB) Prof. Dr. Vedat Bulut, Covid-19 salgınıyla mücadelede kullanılan aşılarla ilgili uluslararası düzeyde yaşanan siyasi tartışmaları değerlendirirken, “Aşıların patentleri kamusal olmalıdır ve kapitalist çıkarların aracı olmaktan çıkarılmalıdır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/09/asilar-kapitalist-cikarlarin-araci-olmaktan-cikarilmali/">“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Tüm dünyada devam etmekte olan Covid-19 salgınıyla mücadelede bir umut ışığı olan aşıların dağıtımında eşitsizlik yaşanıyor. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde çok sayıda kişi aşılanırken ekonomik açıdan gelişmemiş ülkelerin durumu ise aynı değil. Our World in Data’nın verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde 90,35 milyon, İngiltere’de 23,34 milyon ve Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin tamamında 40,54 milyon kişi aşılanırken Paraguay’da 1775, Filipinler’de 2793 ve Andorra’da 2526 kişinin aşılandığı görülüyor. Aşıların eşitsiz dağıtımına sebep olan en önemli faktör ise aşı milliyetçiliği.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelişmiş ülkeler aşı meselesi söz konusu olduğunda siyasi dil açısından milliyetçi bir söylem kullanmayı ve bu yönde politika izlemeyi tercih ediyor. İtalya’nın Başbakanı Mario Draghi, Avrupa Birliği liderler zirvesinde Afrika’ya aşı gönderme önerisine itiraz ederek bir hayır işinin, önce kişinin kendisinden başlaması gerektiğine dikkat çekerken: aynı zirvede Belçika, İsveç ve Hollanda gibi ülkeler benzer söylemi sürdürdü. Yine İtalya’da 65 yaş üstü yurttaşların aşılanması için Astrazeneca firmasının ürettiği aşı için yeşil ışık yakılırken İtalya aynı firma tarafından Avustralya’ya ayrılan 250 binden fazla dozun ihracatını durdurma kararı aldı. Fransa Sağlık Bakanı Olivier Veran da İtalya gibi aşı sevkiyatlarını engelleyebileceklerine dikkat çekerken Avusturya ve Danimarka’da İsrail ile birlikte aşı ittifakı kurma kararı aldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların dağıtımında yaşanan küresel eşitsizliklere karşı Uluslararası Af Örgütü, Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI) ve Dünya Küresel Sendikalar Birliği  5 Mart 2021 tarihinde gerçekleştirdikleri ortak açıklamada geçen yıl 17 bin sağlık çalışanının Covid-19 salgını sebebiyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekti. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uluslararası Af Örgütü Ekonomik ve Sosyal Adalet Birimi Direktörü Steve Cockburn, sağlık çalışanlarının pandemi boyunca hayatlarını tehlikeye attığının altını çizerek, artık hayat kurtarıcı aşılar için onlara öncelik vermenin zamanı geldiğine değindi. Cockburn, Peru’daki bir sağlık çalışanının Birleşik Krallık’taki bir doktor kadar korunmasını sağlamak için aşı erişiminde yaşanan devasa küresel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için  acilen adım atılması konusunda çağrıda bulundu. Aşı milliyetçiliğinin nedenlerini ve halk sağlığına olan etkilerini Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut ile konuştuk.</span></p>
<h5><b>“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66757 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/vedat-bulut.jpg" alt="Vedat Bulut" width="313" height="313" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/vedat-bulut.jpg 400w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/vedat-bulut-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 313px) 100vw, 313px" />Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, aşı milliyetçiliğinin en önemli nedeninin küresel bir sorunun küresel bir çözümü olması gerektiğini algılamamak olduğunu belirterek, “Gelişmiş ülkelerin (G7/G20) bu sorunu kendi içlerinde çözebileceklerini düşünmeleri aymazlıktan ibarettir. Aşı çeşitliliğini sağlayan ve on milyonlarca dozu alarak stoklayan ülkelerin aşılama hızlarına baktığımızda başarısız oldukları görülmektedir. Kısa vadeli iç siyasete yönelik söylem geliştiren hükümetlerin yönetimleri pek çok temel sorunu göz ardı etmektedir. Bunlardan ilki küresel göç hareketleridir. Kuzey hemisferin pandemiden kurtuluşu Afrika ve Asya&#8217;nın yoksul ülkelerinin feda edilmesiyle olası değildir. Küresel olarak pandemi hızla sonlandırılamazsa yeni virüs varyantlarının değişik klinik şiddetlerde kendisini göstererek, aşıları da etkisiz kılması beklenmektedir. COVAX Platformu bu nedenle kuruldu, ancak şu ana kadar başarılı bir sonuç üretememiştir” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bulut, aşıların patentlerinin kamusal olması ve kapitalist çıkarların aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtirken, &#8220;Bu nedenle TTB’nin görüşü aşı Ar-Ge çalışmalarının kamu kaynaklarıyla yapılması ve patentinin anonim kılınarak, tüm dünyaya eşit adil erişilebilir aşının uygun maliyetle ve hatta ödeme güçlüğü olan ülkelere fonlar desteğiyle ücretsiz sağlanmasıdır. Sonuç olarak aşı milliyetçiliğinin nedenleri iç politikalara yönelik oy avcılığı söylemleri ve kapitalist çıkarlardır” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aşıların dağıtımı ve uygulanmasında iki temel sorunun var olduğuna dikkat çeken Bulut, “Biri üretici firmaların üretim kapasiteleri, diğeri sağlık yönetimindeki düzensizliktir. Pek çok ülke fiziki mekan yanı sıra insan kaynakları yönünden yeterli sağlık çalışanı istihdamına sahip değildir. Zengin ülkelerin önalım anlaşmalarıyla aşı stoğu yapma çalışmaları yararsızdır. Çünkü alınan aşıların önemli bir miktarı yeni gelişen Sars-CoV-2 varyantlarıyla etkinliklerini kaybederek çöpe gidebilir. Covid-19 pandemisi için aşının adil ve eşit şekilde dağıtım fırsatının kaçırıldığını düşünüyorum. Çünkü en baştan firmalar büyük Ar-Ge yatırımı yaptılar ve pandemiyi fırsat bilerek yüksek cirolara ulaşmak istiyorlar. Sadece borsalarda bile EUA-AKO belgeleriyle kullanıma giren aşıların firmalarının hisse senetleri bile sermayedarlara milyarlarca dolar gelir sağladı. COVAX Platformu yoksul ülkelere gereksinimlerinin yüzde 20’si kadar aşıyı sağlamak için oluşturuldu. Ancak o da henüz başarılı olamadı. Bugün için 120 milyona yakın insan hastalığa yakalandı ve 2,5 milyondan fazla insan yaşamını kaybetti. Bu 1. ve 2. Dünya savaşlarındaki ölümlerden bile fazladır. Pandemi daha çok yoksulu, işçiyi vurmaktadır. Bu pandemi sınıfsal farklılıkların önemini gösterdi. Dünya yakın bir gelecekte bu pandeminin de tetiklemesiyle önemli gelişmelere gebedir” diye söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin aşı milliyetçiliği ile mücadelede ve aşının eşit dağıtılması meselesinde atması gereken adımlara da değinen Bulut, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Gerek meslek örgütleri (TTB, TDB, TEB) gerekse STK’ların kamuoyu farkındalığı geliştirmek için, özellikle aşı karşıtlığı başta olmak üzere, pek çok sorunla mücadelesi gerekiyor. Sağlıkta okuryazarlık projeleri ile toplumları aydınlatmak, aşı tereddüdünü gidermek, hükümetler ve sağlık yöneticileriyle görüşerek ortak çözümler üretmesi, görüşlerini paylaşması önemlidir. Biz TTB olarak aşıların kamu kaynaklarıyla geliştirilmesi ve eşit, adil erişilebilir olması için çağrılar yapıyoruz. Şeffaf bir şekilde pandemiyi yönetemeyen hükümet ve Sağlık Bakanlığını kamuoyunda teşhir ederek bir miktar olsun önlemler almasına çalışıyoruz” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/09/asilar-kapitalist-cikarlarin-araci-olmaktan-cikarilmali/">“Aşılar Kapitalist Çıkarların Aracı Olmaktan Çıkarılmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koronavirüs Aşısında Neredeyiz?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/28/koronavirus-asisinda-neredeyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2020 14:34:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ocak 2020’de SARS-CoV-2 genomunun deşifre edilmesiyle başlayan aşı bulma çalışmaları devam ediyor. Bugüne kadar 23 aşının güvenlik ve dozaj testi yapıldı. Bir üst aşamada güvenlik denemelerini 14 aşı aştı. 8 aşının ise büyük ölçekli etki testi gerçekleştirilirken, erken veya sınırlı kullanım için onaylanmış aşı ise 28 Ağustos 2020 tarihi itibariyle gelinen aşamada sadece 2 tane. Bilim dünyası henüz tam kullanım için onaylanmış bir aşı bulmuş değil!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/28/koronavirus-asisinda-neredeyiz/">Koronavirüs Aşısında Neredeyiz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyayı etkisi altına alan salgınla mücadelede aşı çalışmaları tüm hızıyla devam etmekte. Birçok ülkede çeşitli firmalar virüsü kontrol altına alabilecek etkin bir aşı için çalışmalarını sürdürmekteyken; Dünya Sağlık Örgütü ise “Herkesin erişebildiği güvenli bir aşı olmadığı sürece büyük risk altında olmaya devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-57383" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_1_Ortalı-640x277.jpg" alt="dünyada salgına karşı aşı çalışmaları sürüyor" width="460" height="199" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_1_Ortalı-640x277.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_1_Ortalı.jpg 925w" sizes="auto, (max-width: 460px) 100vw, 460px" /></p>
<p>Aşılar genellikle kliniğe ulaşmadan önce yıllar süren bir araştırma ve test süreci gerektiriyor. Ancak bilim adamları küresel sistemi kilitleyen koronavirüsün üstesinden gelebilmek için gelecek yıla kadar güvenli ve etkili bir aşı üretmek için neredeyse yarışıyorlar.</p>
<p>The New York Times’ın koronavirüs aşı izleme sayfasına göre, 35 farklı aşı hâlihazırda insanlar üzerinde denenmekte. Bunun yanında hayvanlar üzerinde ise 88 farklı model klinik öncesi süreçte aktif olarak araştırılıyor. İnsanlar üzerinde ilk aşı güvenliği denemeleri Mart ayında başladı, ancak önümüzdeki virajların belirsizliği endişe verici&#8230; Aşı ile ilgili bazı denemeler başarısız olmuşken, bazıları ise henüz sonuç bile alınamadan sona erdi. Ancak aşılardan birkaçının virüse karşı etkili antikorlar üretmesi için bağışıklık sistemini uyarmada başarılı olabileceği düşünülmekte.</p>
<p><strong>Aşıların Test Süreci Hangi Aşamalardan Geçiyor?</strong></p>
<p>Hastalıkların önlenebilmesi için geliştirilmiş en ucuz, en etkili ve en yaygın uygulama olan ‘aşı’ insanları hastalıktan korumakta. Bu yönüyle aşılamanın temel amaçları kişilerde o hastalığa karşı bağışıklık sağlamak, salgınları önlemek, hastalığın o bölgeden ve yeryüzünden ortadan kalkmasını sağlamak.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-57385" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_3-640x385.jpg" alt="koronavirüs aşısı çalışmaları" width="460" height="277" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_3-640x385.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_3.jpg 831w" sizes="auto, (max-width: 460px) 100vw, 460px" /></p>
<p>Bir aşı insana ulaşmadan önce ise 5 aşamadan geçiyor:<br />
<strong>Klinik Öncesi Test Aşaması:</strong> Bilim adamları bu aşamada hücreler üzerinde yeni bir aşı test eder ve daha sonra bir bağışıklık tepkisi üretip üretmediğini görmek için aşıyı fareler veya maymunlar gibi hayvanlar üzerinde dener. The New York Times’a göre Covid-19 için aktif gelişim sürecinde 88 klinik öncesi aşı teyit edilmiş durumda.</p>
<p><strong>Güvenlik Denemeleri Aşaması</strong> (1. Aşama): Bilim adamları, bu aşamada güvenliği ve dozu test etmek ve de bağışıklık sistemini uyarıldığını doğrulamak için az sayıda insana aşı verirler.</p>
<p><strong>Genişletilmiş Güvenlik Aşaması</strong> (2. Aşama): Bilim adamları, aşının farklı etki gösterip göstermediğini görmek için aşıyı çocuklar ve yaşlılar gibi gruplara ayrılmış yüzlerce insana enjekte eder. Bu denemelerle aşının güvenliği ve bağışıklık sistemini canlandırma yeteneği test edilmeye devam edilir.</p>
<p><strong>Etkililik Testi</strong> (3. Aşama): Bilim adamları binlerce insana aşı verir ve plasebo alan gönüllülere kıyasla kaç kişinin enfekte olduğunu görmek için bekler. Bu çalışmalar, aşının koronavirüse karşı korunup korunmadığını belirleyebilir. Haziran ayında, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) bir koronavirüs aşısının aşılanmış kişilerin en az %50&#8217;sinde etkili olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Bunun yanında 3. aşama denemeleri önceki aşamalarda gözden kaçabilecek nispeten nadir yan etkilerin kanıtlarını ortaya çıkaracak kadar geniş çapta olmakta.<br />
Erken ya da Sınırlı Onay (4. Aşama): Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından 11 Ağustos’ta onaylandığı duyurulan koronavirüs aşısı sonrasında gözler Dünya Sağlık Örgütü’ne çevrilmişti. Fakat DSÖ ve birçok aşı firması söz konusu aşı ile ilgili şüphelerin bulunduğunu iddia etti. NY Times’a göre ise Çin ve Rusya, 3. Aşama denemelerinin sonuçlarını beklemeden aşıları onayladı. Bu yönüyle aceleye gelen sürecin ciddi riskleri olduğunun altı çizilmekte.</p>
<p><strong>Onaylanmış (5. Aşama)</strong>: Bu aşamada her ülkede bulunan düzenleyiciler deneme sonuçlarını gözden geçirir ve aşının tam kullanım için onaylanıp onaylanmayacağına karar verir. Herhangi bir salgın sürecinde bir aşı resmi onay almadan önce acil kullanım için yetki alabilir. Aşı bir kere lisanslandıktan sonra aşının güvenli ve etkili olduğunun anlaşılması için aşı alan kişiler izlenmeye devam edilir.</p>
<p><strong>Bileşik Aşama:</strong> Aşı geliştirmeyi hızlandırmanın bir yol da aşamaları birleştirmektir. Bu noktada bazı koronavirüs aşılarının hâlihazırda Aşama 1 ve Aşama 2 denemelerinde yüzlerce kişi üzerinde ilk kez test edildiği biliniyor.</p>
<p><strong>İleri Aşamada Olan Şirketler&#8230;</strong></p>
<p>Aşı geliştirme çabalarında sınırlı “kullanım seviyesi”nde (3. Aşama ve 4. Aşama arasında) sadece 2 şirket yer alıyor.  Söz konusu şirketlerin hangi aşamada olduğunun belirsiz olmasının arka planında ise aşı şirketleri arasında etkin aşının bulunduğuna ilişkin hakim bir görüş olmamasından kaynaklanıyor.  Aşıyı bulduğunu iddia eden şirketlerden biri Çin menşeli CanSino Biologics. Şirket, Çin’in Askeri Tıp Bilimleri Akademisi&#8217;ndeki Biyoloji Enstitüsü ile ortaklaşa, Ad5 adlı bir adenovirüse dayalı bir aşı geliştirdiğini öne sürmekte.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-57386" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_4-640x406.jpg" alt="" width="360" height="228" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_4-640x406.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_4.jpg 710w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />Aşı geliştirme sürecinde 4. aşamada olduğunu iddia eden bir diğer kurum ise Rusya Sağlık Bakanlığı&#8217;nın bir parçası olan Gamaleya Araştırma Enstitüsü. Temmuz ayında, Rusya Parlamentosu’nun üst meclisi başkanı, ülkenin yıl sonuna kadar aşı üretimine başlayabileceğini ifade ederken, 11 Ağustos&#8217;ta Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus sağlık hizmetleri düzenleyicisinin aşıyı 3. Aşama denemeleri başlamadan önce Sputnik V olarak değiştirdiğini duyurdu. Aşı uzmanlarının bu ilanı son derece riskli olarak nitelendirmesiyle Rusya daha sonra 3. Aşama denemelerinden elde edilen olumlu sonuçlara bağlı olarak aşının &#8220;şartlı tescil belgesi&#8221; olduğunu söyledi ve duyurusunu geri çevirdi. Rusya’da başlangıçta sadece 2.000 gönüllü için planlanan söz konusu denemeler 40.000&#8217;e çıkarıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-57384" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_2-640x631.jpg" alt="" width="360" height="355" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_2-640x631.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/Gorsel_2.jpg 684w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p><strong>Avrupa Ne Durumda?</strong></p>
<p>AB Komisyonu ABD&#8217;li Moderna şirketinden 80 milyon doz potansiyel korona aşısı almayı planlıyor.  Moderna şirketinin geliştirdiği aşı 3. aşamada olan aşılardan sadece biri. Avrupa Komisyonu diğer şirketlerden de milyonlarca doz aşı sipariş etmişti.<br />
Fransız yayın kuruluşu Le Monde’a göre, “Aşı için kıyasıya bir yarış var. Bu durum kazanan ülkeye belirli bir siyasi tatmin de verecektir kuşkusuz. Ancak vatandaşların sağlığı pahasına alelacele davranılırsa bu avantaj çok kısa süreli olacak.”<br />
Avusturya yayın organlarından Der Standard’a göre ise, “Bir aşının ne zamandan itibaren yaygın olarak kullanılabileceğini tartıp biçmek lazım. Sonuçta aşı yarışını belirleyen üretim aşamasından ziyade geliştirme ve izin aşaması.”<br />
İngiliz Financial Times ise aşıya karşı temkinli yaklaşmakta. Gazeteye göre, “Kitlesel aşı kampanyaları çoğu zaman zarardan çok fayda sağladı fakat geçmişte çocuk felci ve domuz gribi örneklerinde olduğu gibi aşılara hızla izin verildiği de oldu ve zararlı yan etkileri daha sonra ortaya çıktı.” Gazete bu bağlamda aşı bulunsa da kararsız olanları ikna etmenin zaman ve çaba gerektireceğini vurguluyor. Hatta aşı olmak isteyenler bile, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi&#8217;nin (FDA) üst düzey yetkilileri aceleyle izin verilen bir aşıyı protesto etmek için istifa ederlerse, fikirlerini değiştirebilirler.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong><br />
Jonathan Corum, Denise Grady, Sui-Lee Wee and Carl Zimmer, “Coronavirus Vaccine Tracker”, The New York Times, Updated August 27, 2020. https://www.nytimes.com/interactive/2020/science/coronavirus-vaccine-tracker.html<br />
“The EU in the race for a Covid-19 vaccine”, Eurotopics, 27 August 2020.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/28/koronavirus-asisinda-neredeyiz/">Koronavirüs Aşısında Neredeyiz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5 yaş altı mülteci çocukların aşılarının ücretsiz tamamlanması hakkında önemli bilgilendirme</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/5-yas-alti-multeci-cocuklarin-asilarinin-ucretsiz-tamamlanmasi-hakkinda-onemli-bilgilendirme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2017 13:12:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[5 Yaş Altı Çocuklar İçin Aşı Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11432</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mülteciyim Hemşerim Dayanışma Ağı&#8217;nın sitesinde yayınladığı yazıda 5 yaş altı mülteci çocukların eksik aşılarının tamamlanması için başlatılan kampanyadan söz etti. Sağlık Bakanlığı, UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün de desteğiyle 5 yaş altı mülteci çocukların eksik aşılarını tamamlamak üzere bir kampanya başlatıyor. Aşılama tüm illerde Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen ekiplerce 15 Şubat – 28 Şubat tarihleri arasında yapılacak. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/5-yas-alti-multeci-cocuklarin-asilarinin-ucretsiz-tamamlanmasi-hakkinda-onemli-bilgilendirme/">5 yaş altı mülteci çocukların aşılarının ücretsiz tamamlanması hakkında önemli bilgilendirme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Mülteciyim Hemşerim Dayanışma Ağı&#8217;nın sitesinde yayınladığı yazıda 5 yaş altı mülteci çocukların eksik aşılarının tamamlanması için başlatılan kampanyadan söz etti.</h3>
<p>Sağlık Bakanlığı, UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü’nün de desteğiyle 5 yaş altı mülteci çocukların eksik aşılarını tamamlamak üzere bir kampanya başlatıyor. Aşılama tüm illerde Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen ekiplerce 15 Şubat – 28 Şubat tarihleri arasında yapılacak. Üstelik tüm aşılar ücretsiz ve aşılanmak için kayıtlı olmak ön koşul değil.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-11440" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/asi-multeci1.jpg" alt="" width="663" height="497" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/asi-multeci1.jpg 663w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/asi-multeci1-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/asi-multeci1-610x457.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/asi-multeci1-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 663px) 100vw, 663px" /></p>
<p>Duyuru yapan Mülteciyim Hemşerim Dayanışma Ağı kampanyanın daha fazla insana ulaşabilmesi için önerilerde bulundu. &#8220;Daha fazla çocuğun aşılanabilmesi için bu hayati bilgiyi lütfen mülteci komşularınızla paylaşınız. Eğer imkanınız varsa bilgilendirme metinlerini ve/veya poster ve broşürleri çıktı alarak mahallelerde görünür yerlere de asabilirsiniz.&#8221;</p>
<p>Türkçe bilgilendirme metni için <a title="asilama_fact-sheet_tr" href="https://multeciyimhemserim.files.wordpress.com/2017/02/asilama_fact-sheet_tr1.pdf" target="_blank">tıklayınız</a>.<br />
Arapça bilgilendirme metni için <a title="asilama_fact-sheet_ar" href="https://multeciyimhemserim.files.wordpress.com/2017/02/asilama_fact-sheet_ar.pdf" target="_blank">tıklayınız</a>.<br />
Türkçe-Arapça poster için <a title="asilama_poster_baski_rev" href="https://multeciyimhemserim.files.wordpress.com/2017/02/asilama_poster_baski_rev.pdf" target="_blank">tıklayınız</a>.<br />
Türkçe-Arapça broşür için <a title="asilama_brosur_baski_rev2" href="https://multeciyimhemserim.files.wordpress.com/2017/02/asilama_brosur_baski_rev2.pdf" target="_blank">tıklayınız</a>.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://multeciyimhemserim.org/2017/02/15/5-yas-alti-multeci-cocuklarin-asilarinin-ucretsiz-tamamlanmasi-hakkinda-onemli-bilgilendirme/" target="_blank">Mülteciyim Hemşerim</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/15/5-yas-alti-multeci-cocuklarin-asilarinin-ucretsiz-tamamlanmasi-hakkinda-onemli-bilgilendirme/">5 yaş altı mülteci çocukların aşılarının ücretsiz tamamlanması hakkında önemli bilgilendirme</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
