“Covid-19 Krizi Gençlere Yeni Bakış Açısı Kazandırdı”

2013 yılında Bursa’da farklı ulusal ve uluslararası platformda görev almış gençlerin bir araya gelerek kurduğu Sivil Yaşam Derneği, 2017'de Birleşmiş Milletler ECOSOC Danışmanlık Statüsü kazandı. beyza altınSivil Yaşam Derneği'nin hikayesi nasıl başladı paylaşır mısınız? Bizim hikayemiz 2013 yılında Bursa’da bir grup öğrencinin bir araya gelerek gençlik alanında faaliyet gösterecek bir dernek kurma hevesiyle başlamıştı. Kurucu başkanımız Enes Efendioğlu’nun gençlik alanında faaliyet göstermek için isteği daha önce yurt dışında sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı projelerde, katıldığı öğrenci değişim programlarıyla şekillenmiş, oradaki sivil toplum işleyişini görmesiyle artmıştır. Ülkemizde sadece gençlik alanında çalışan yani “Gençlik İçin Gençlerle” çalışan bir sivil toplum kuruluşunun olmamasından yola çıkarak, eksikliğini hissetmiş ve böylece ilk adım atılmıştır. Öncelikle gençler hangi alanda çalışmalı, ideal bir gençlik hangi alanda çalışırsa en iyi şekilde verim alabilir, ulusal ve uluslararası mecralarda gençler kendilerini nasıl temsil edebilir noktasında düşünüp uzun uğraşlar ve çalışmalar sonucunda Avrupa Gençlik Komisyonu tarafından belirlenmiş 6 ana çalışma alanı konu alarak günümüze kadar da başarılı çalışmalara imza atmış bulunuyoruz. Sadece Bursa ile sınırlı kalmayan bu serüven çıkılan gönüllü çağrıları ile farklı illere yayılmış ve bugün binlerce gönüllüye ulaşmamıza katkı sağlamıştır. Tamamıyla gençler tarafından yönetilen ve hiçbir siyasi görüşün etkisi altında kalmadan toplumun her kesimini kucaklamayı ilke edinen Sivil Yaşam Derneği, ulusal ve uluslararası bağlantılarını kullanarak gençlerin yetkinliğini artırmak, demokratik karar alma mekanizmalarına katılmalarını sağlamak, ülkemize nitelikli gençler yetiştirmek ve en önemlisi Türkiye’nin temsilde en güçlü gençlik derneği olmak amacıyla kurulmuştur. İşte bu sayede her geçen gün büyüyen dinamik yapısıyla her zaman heyecanını koruyan bir gençlik derneğiyiz.  Türkiye’nin yirmi iki şehrinde bulunan şubelerinizde,  gençlerle faaliyet yürütüyorsunuz. Neler yapıyorsunuz faaliyetleriniz ile ilgili bilgi alabilir miyiz? siyamderSivil Yaşam Derneği benzerlerinden farklı olarak tamamıyla gençler tarafından yönetilmesi, bağımsız olması, sürekli değişim ve gelişime açık olması sebebiyle gençlerin kendilerini geliştirebilecekleri bir usül ile çalışmaktadır. İşte tam da bu yüzden “Gençlik İçin Gençlerle” misyonuyla çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Derneğimiz kurulduğu günden bu yana ulusal ve uluslararası alanlarda gençlerin kendilerini geliştirmeleri için Avrupa Gençlik Komisyonu tarafından belirlenmiş 6 ana çalışma alanında faaliyetler gerçekleştirmektedir.  Çalışma alanlarımız: Dezavantajlı Gençler ve Sosyal Dahil Etme, İnovasyon ve Girişimcilik, Gençlik Sağlığı, Gençlik ve Çevre, Demokratik Katılım, Kültür ve Sanat, Bu alanlarda gönüllülük faaliyeti içerisinde bulunmak isteyen her şehirden, her kesimden gençlerin hayallerini destekliyor ve gerçekleşmesine katkıda bulunuyoruz. Yukarıda belirttiğim çalışma gruplarımızın ve akademik danışma kurulumuz desteği ile hazırladığı eğitim modülleriyle, gençlerin ilgili çalışma alanı ve belirlenen başlıkta, hem akranları için birer eğitmen olmalarını hem de derneğimiz gönüllülerinden başlayarak akranlarını eğitmelerini sağlıyoruz. Eğitimlerimde yaygın eğitim tekniklerini kullanıyor ve interaktif yöntemlerin kullanılması özen gösteriyoruz.  Eğitim m0düllerimiz: Çekirdek Eğitim Programı, Adab-ı Muaşeret Eğitim Modülü, Ekolojik Okuryazarlık Eğitim Modülü, Görev Bende Eğitim Modülü, Kişisel ve Mesleki Gelişim Eğitim Modülü, Mavi Şemsiye-Sosyal Katılım Eğitim Modülü, Sağlıklı Yaşam Eğitim Modülü. Sivil Yaşam Derneği olarak ayrıca yılda 2 defa ulusal etkinlik, 7 farklı ulusal program, onlarca uluslararası proje ve yüzlerce gençlik çalışması ile ülkemize  gençlerinin daha nitelikli, daha aktif ve profesyonel hayata hazır olması için çabalıyoruz. Pandemi koşulları kapsamında kısıtlamaların tekrar başlaması ile eğitim tekrar uzaktan eğitim ve online eğitim modeli ile devam ediyor. Gençler bu süreçten gençler nasıl etkileniyor?  Dünyanın son dönemdeki en büyük sorunu olan Covid, hayatımızın her noktasında etkisini göstermektedir. Bildiğiniz üzere olağanüstü durumlar yanında olağanüstü usulleri de getirir. Bu usullerden en çok etkilenen kısım yaşamın en büyük parçası olan eğitimdir. Öğretici ve öğrenen arasındaki ilişkiyi, bilgiyi ve  bilginin aktarım tarzını tekrardan şekillendiren bu döneme oldukça önemlidir. Bütün bu bilgilerin ışığında sorumuzun asıl kahramanları olan gençlere etkilerini şöyle anlatabiliriz: Covid dönemi hayatımız içerisinde durağanlığa ve sabitliğe sebebiyet vermektedir. Bu dönemde tabi ki dinamik ve enerjik yapısıyla en çok gençleri etkilenmektedir. Sanal ortamda aktarılan bilgi ile eğitim sürecine aktif olarak katılamayan gençler eğitimden istediklerini alamamaktadır. Nitekim gençlerin sınıf ortamının destekleyici ve motive edici havasından mahrum bir şekilde süreci ilerletme çabası başarısız olmaktadır. Tekrardan değişen eğitim modeli, gençlerin tıpkı rüzgarda savrulan yapraklar gibi savrulmasına ve psikolojik açıdan zarar görmesine neden olmaktadır. Çünkü planlama yapma ve bu uğurda çalışma olanakları ortadan kalkmıştır. Bütün bu olaylar neticesinde gençler eğitimden uzaklaşmakta ve hazır bilginin esiri olmaktadırlar. Genel hatları ile online eğitimin etkisini bu doğrultuda değerlendirebiliriz. Lakin yaşanılan her kriz yanında fırsatları da getirir. Bu fırsatlar, süreci değerlendirebilen gençler için var olan yetilerini geliştirebilmek, yeni yetiler elde etmek gibi fırsatlardır. Bunu yapabilen gençler arayışa giren, okuldan ziyade farklı eğitim mecraları ile bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırmaya çalışan gençlerdir. Yani kriz arayış özelliğini ve yeni bakış açısını da gençlere katmaktadır. Herkesin kendi öğrenmesinden sorumlu olduğu bu dönemde gençler er ya da geç sürecin çıktısını elde edecek ve gerçekle yüzleşecekler. Türkiye’de gençlerin yaşadığı en acil çözülmesi gerektiğini düşündüğünüz sıkıntılar sorunlar nelerdir? Gözlemlerinizi paylaşır mısınız? siyamderGenel olarak sorunları değerlendirdiğimizde en acil çözülmesi gereken problem sık sık gözlemlemeye fırsat bulduğumuz için “iletişim olarak karşımıza çıkıyor. Yaşanan sorunları bir zincir olarak değerlendirdiğimizde iletişim problemi bu zincirin en başında yer alıyor. Aslında sorun baştan çözüldüğünde aşağıda bahsedeceğim sıkıntılar da meydana çıkamamış olacaktır. Asırlardır iletişim üzerine resimler çizilmiş, yazılar yazılmış ve araştırmalar yapılmıştır. İnsanların gelişimi ve ilerleyişi iletişim sayesinde olmuştur. Öncelikle iletişim konusu üzerine konuşurken herkesin dilinde olan ortak bir problemden bahsetmek istiyorum. Dinleme becerisinin gelişmemesi. Dinleme alınan uyarıdan anlam kurmayı gerektirmektedir.  Dinleme becerisi ise kelimelere, kelime gruplarına veya cümlelere anlam yükleme işleminin anlaşılma süreci olarak tanımlanmaktadır.  İletişim probleminde en büyük etken sanal alem olarak karşımıza çıkıyor. Kaldı ki içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde bu ortama mecburken. Mobil iletişim teknolojileri sayesinde göz teması kurmuyor, söyleyeceklerimizi defalarca düşünme, değiştirme, tekrar etme gibi fırsatları yakalıyoruz. Halbuki sohbet etmek öyle mi? Göz teması, ses tonu, jest ve mimikler ve daha nicesi.   Tam da sohbet etmek üzerinde durmuşken “kendini ifade etme”, “öz güven eksikliği” gibi problemlerle de karşı karşıya kalıyoruz. İletişim bir yerlerde eksik kaldığında hiçbir genç ne “kriz ve stres yönetimini” ne de “zaman yönetimini” tam manasıyla gerçekleştiremiyor. İşte bu yüzden iletişim kurmayı öğrenmeli ve korkmamalıyız. İletişim kurmaktan korkmayıp gerçekten bir kere olsun tadına bakarsak asla vazgeçemeyeceğiz.

İlgili İçerikler