“İstanbul Sözleşmesi’ne Bağlı Kalacağımızı Tüm Türkiye’ye Duyuruyorum”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği'nin çevrimiçi olarak düzenlediği ve moderatörlüğünü SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç'ın yaptığı etkinliğe katıldı. Etkinlikte İstanbul Sözleşmesi'nin iptaline dair açıklamalar yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu şunları söyledi: "İstanbul Sözleşmesi, devletleri bağlayan uluslararası bir sözleşme. Her ne kadar yerel yönetimler taraf olabilir yorumu olsa da, ülkemizde yerel yönetimlerin yetki alanına bakmamız lazım. Biz yerel yönetimde İstanbul Sözleşmesi'ni desteklediğimizi ve iptalini kınadığımızı ve bu konuda gelen makul teklifleri desteklemeye hazır olduğumuzu dile getirdik. Bu sözleşme tüm Türkiye'yi ilgilendiriyor. Kadının varlığını, mücadelesini koruyan bir sözleşmenin bertaraf edilmesi utanç ve kaygı vericidir. Ancak yerel yönetimler olarak bu sözleşmeyi uygulayacağımızı söylemenin bir anlamı yok çünkü; yetki alanlarımız çok kısıtlı. ABD yerel yönetimlerinin neredeyse yüzde 10'u kadar bir yetkiye sahibiz. Ama sahada yetki alanımıza düşen uygulamalara devam ediyoruz.”
“Kanal İstanbul Projesinin İptali için Kadın Gücünün Yanımızda Olması Kazanımdır”
Kanal İstanbul projesinin tarihin görebileceği en ağır ihanet modeli olduğunu dile getiren İmamoğlu; “Kanal İstanbul'un telafisi mümkün değildir. Bu süreci halkın duyarlılığıyla birlikte engelleyeceğimizi düşünüyorum. Doğaya, yeşile, insan yaşamına bu kadar duyarsız bir yönetimi son yıllar itibarıyla dünya çok az görmüştür. Bugünün ekonomisinden 1 TL'nin bile oraya harcanmasının haram olduğunu söyleyeceğiz. Özellikle kadın gücünün yanımızda olması ulusal uluslararası platformda da bizim için büyük kazanım olacaktır” dedi.
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Adına Hep Birlikte Mücadele Etmeliyiz”
Toplumun en fazla sıkıntı yaşayan, şiddet ve zulüm gören kitlesinin kadınlar olduğunu ve kadınların her yerde eşitsizliğe karşı mücadele verdiğini belirten İmamoğlu, “Dönüşüm için, toplumsal cinsiyet eşitliği adına hep birlikte mücadele etmeliyiz. Ülkemiz cumhuriyetle birlikte 20'nci yüzyılda iyi bir başlangıç yaptı ama sonrasında eksik tutulan, atılamayan adımlar, toplumun yeterince eğitim alamaması gibi nedenler birtakım sıkıntıları geliştirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak sıkı bir eylem planımız olduğunu belirtmek isterim. Umut ediyorum ki yakın zaman içinde bu şehir, cinsiyet eşitliği eylem planıyla çok değerli bir seviyeye ulaşacaktır” şeklinde konuştu.
“Kadın İstihdamına Yönelik Çalışmalar Yapıyoruz”
Kadın istihdamı konusunun çok önemli olduğunu ancak bu konuda ülkenin geri kaldığını da sözlerine ekleyen İmamoğlu; “Kadın yönetici sayısını üç katına çıkardık. Arzu ettiğimiz seviyeye ulaşabilmiş değiliz ama kadın çalışan oranımızı da yükseltiyoruz. Bölgesel istihdam ofislerimizi açtık, kadın istihdamına yönelik çalışmalar yapıyoruz. Pandemi ve öncesinde oluşan ekonomik krizin katlanarak artması, derin bir yoksulluğa sebep oldu. Bu durum, hem imkanlar hem psikolojik olarak kadınları etkiliyor” dedi. Derin yoksulluk ve özellikle barınma alanlarıyla tahammül edilemeyecek yerlerde yaşayan insanların olduğunu belirten İmamoğlu; Tuzla'da geçici barınmaya yönelik bir proje başlattıklarını, yaklaşık 3 bin kişilik alanda bu kişilere eğitimlerin verildiğini, psikolojik ve sosyolojik tedavilerin sağlandığı söyledi.
“İstanbul Dayanışmasının Oluşturulması Yaşamsal Önem Taşıyor”
Kadına yönelik şiddetle sistemli bir şekilde mücadele etmesi için devlete görev yükleyen İstanbul Sözleşmesi'nin iptal edilmesi ve İstanbul halkının karşı çıkmasına rağmen Kanal İstanbul projesinin inadına yapılmak istenmesinin Türkiye'de otoriter iktidarın hangi düzeye ulaştığını gösterdiğini dile getiren SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç, sözlerine şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz süreçte hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrılığını, yerel yönetimin güçlenmesini ve katılımcı demokrasiyi savunan sivil toplum örgütleri ve aktif bireylerle birlikte ‘İstanbul Dayanışmasının' oluşturulması yaşamsal önem taşıyor. Bu çerçevede sözleşmesini, şehrini, yaylalarını, yaşamını, özgürlüklerini savunmak üzere mücadele eden kadınlar, Türkiye'de yeniden demokrasinin inşasında önemli aktör olacaklar. Kaygıyla izlediğimiz otoriter iktidara karşı Türkiye'de demokrasinin yeniden inşasına İstanbul'dan hep birlikte başlayalım.”

İlgili İçerikler