‘Amacımız Sosyal Katılımı Herkes İçin Mümkün Kılmak’

Diyarbakır Sinema Derneği ne zaman kuruldu, bize kuruluş hikayesini ve kuruluş motivasyonunu anlatır mısınız?  Diyarbakır Sinema Derneği2010 yılında genç yetişkinler tarafından kurulmuş olan “Diyarbakır Sinema Derneği” kuruluşundan bu yana çocuklar ve gençler için video/film çekimi ve filmin düzenlenmesi, müzik aletleriyle birlikte müzik atölyeleri, folklor, sokak tiyatrosu gibi çeşitli kültürel etkinlikler düzenlemekte. Derneğin ulaşmak istediği hedef kitlesi, öncelikle dezavantajlı çocuk ve gençler. Bir başka ifadeyle engelli çocuk ve gençlerin yanı sıra çeşitli sosyal etkinliklere erişimde güçlük çeken ve dezavantajlı konumdaki yörelerde yaşayan çocuk ve gençler. Dernek olarak, düzenlemiş olduğumuz etkinlikler yolu ile yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde çocuk ve gençlere ulaşarak, onların kişilik gelişimlerine katkıda bulunup, kültürel, sosyal ve sanatsal etkinliklerde farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Derneğin işleyişi ve yönetimi öncelikle gönüllülük esasına dayanmakta. Kuruluş tarihinden bugüne geçen süreçte çocuklar ve gençler ile/için yapmış olduğumuz başarılı çalışmalar sonucu kazanmış oldukları deneyimler ile hedeflerine ulaştıkları görüldü. Diyarbakır Sinema Derneği bu kazanımlarını, uluslararası düzeyde projelere yoğunlaştırıp, çocuk ve gençleri hedefleri doğrultusunda yönlendirerek, farklı bakış açıları kazanmalarını, kendilerini ve başkalarını tanımalarını, yaşamı daha iyi algılamalarını sağlamak gibi yeni ve uzun vadeli hedefleri amaçlıyor. Bizler de bu amaçlardaki motivasyon ile birlikte projeler üretip yapmaya devam ediyoruz. Dernek Diyarbakır merkezli, sadece burada mı çalışmalarını yürütüyor? Çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz? Çocuklar ve gençlerle ulaşmak ve derinleştirmek istediğimiz hedefler var.  Mesela bazen katılımcılar dernekte gerçekleştirilen günlük aktivitelere, yaratıcı grup etkinliklerine katılıyor. Böylece birebir katılımın perspektif edinmeyi, konuları pratikte detaylıca öğrenmeyi sağladığı ve bunun da derneğin odaklandığı hedeflerden olduğunu ve tamamlayıcı bir unsur olarak yararlar sağladığı ortaya çıktı. Bizler Diyarbakır Sinema Derneği olarak Sosyal öğrenme, kapsayıcılık (birlikte öğrenme), kültürlerarası öğrenme ve sanatsal beceri kazanma konularında gençlerle, çocuklarla, engelli ve engelsiz gruplarla bir araya gelip, hem Diyarbakır merkezli hem de uluslararası projelerde birlikte çalışma fırsatı yakalamaktayız. Nasıl bir boşluğu dolduruyorsunuz, nasıl dönüşümlere şahitlik ettiniz? Olumlu olumsuz dönüşüm hikayelerini dinlemek isteriz. Uluslararası çalışmalar yapan kurum ve kuruluşlar var tabii ki ama yeterli düzeyde değil. Yeni kavramlar geliştirme ve var olanların altını doldurmayı hedefliyoruz. Sosyal öğrenme, hareketlilik, bireysel gelişim ve benlik saygısı desteği, yaratıcılığın desteklenmesi, dahil etme, cinsiyet eşitliği, ayrımcılık ve hoşgörü gibi konularda duyarlılığın artması gereklidir, azalması değil. Ama maalesef toplumsal gerçeklerimiz çok daha farklı ve yavaş işleyen bir destek sürecini gösteriyor. Buna rağmen katılımcılar her koşulda pozitif dönüşler veriyorlar. Daha önce konuşmam dediği dili konuşup çalışmam dediği bireyle birlikte neler yapabileceklerini görüyorlar. Projelerimizin sonunda artık kimse renkli, yani heterojen gruplarla çalışmamayı hayal edemez oluyor. Bu herkes için bir zenginliktir çünkü herkesin farklı olma hakkı vardır ve hiç kimse mükemmel olmak zorunda değildir. Bu sayede tüm katılımcılar ufuklarını genişletmek ve yeni deneyimler kazanmak için büyük ve yeni bir motivasyon göstermiş olacaktır. Her genç hedefe yönelik düşünme ve yaratıcılık açısından desteklendiği sürece toplumsal farkındalık kazandırılmış olacaktır kanısındayım. Yaptığımız projeler yerel düzeyde önemli, çünkü bu özel hedef grupla (engelli ve engelsiz gençler) böyle projelerde buluşmuş olacak. Bir örnekle açıklayayım; 13 yaşında Şehriban diye bir öğrencimiz vardı, işitme engelli ve Diyarbakır’ın bir köyünde yaşıyordu. Resimde çok yetenekli ve soyut çalışmalardan keyif alıyordu. Ona önce ilçede bir resim sergisi açtık sonra işitme engelli öğrencilerin de dahil olduğu bir projede birlikte gidip Almanya Berlin'de bir resim çalışması ve sergiler yaptık. Kaldığımız süre boyunca farklı diller, dinler, kültürler ve karşılaştığımız birçok engele rağmen, o zorlukları birlikte aşıp ülkemize döndük. Almanya’da bulunduğumuz süreç ülkemiz açısından sıkıntılı bir süreçti, tam da darbe arifesiydi. Herkeste kaosun hakim olduğu ve eğitimin yavaşladığı bir süreçti. Uluslararası basına yansıyan haberimizde Diyarbakır Sinema Derneği olarak temsil durumumuz bizim için önemliydi. Belki dışarıdan küçük puntolarda yazılıydı ama bizim için kıymetli yorumlardı. Sonuçta her bir çocuk ve gençte büyük farkındalıklar yaratıp doyasıya eğlenmeyi ve öğrenmeyi başarmıştık.
'Çocuklar Yaşadıkları Köyün Sınırlarını Aşıp İlk Defa Başka Bir Ülkeye Seyahat Şansı Buldular'
Engelli bireylerle projeler yaptığınızı söylemiştiniz, nasıl bir faydası ya da etkisi var, engellilik üzerinden deneyimlerinizi paylaşır mısınız? Diyarbakır Sinema DerneğiEngelliler için katılım yasal olarak Birleşmiş Milletler sözleşmelerinde ayrıntılı yer alıyor ve yasal, kurumsal, örgütsel engellerin azaltılması çağrısında bulunuluyor. Ancak özellikle yerel seviyemizde, engelli insanlar zaten dışlama konusunda birçok deneyimle uğraşmak zorundalar. Hala mevcut engeller, önyargılar ve çekinceler var. Bu nedenle amacımız sosyal katılımı herkes için mümkün kılmak. Engelli ve engelsiz çocuklar ve gençler için kapsayıcı çalışmalar ve projeler üretiyoruz. Bu çalışmalara herkesin katılma hakkı vardır. Bireysel gençlerin özgüllüğünü vurgulamaya ve çeşitliliğe saygı duymaya, dışlamayı önlemeye ve sosyal katılım artışı için fırsatlar yaratmaya yardımcı olan yaratıcı alanlar yaratıyoruz. Yaratıcı sürecin bireyin bütünsel gelişimi üzerinde olumlu etkileri oluyor. Amaç "farklı olmayı" olumlu ve kabul edilebilir şekilde algılamaktır. Bireysel güçlü yönler özellikle yaratıcı çalışma alanında yaşanabilir. Projelerimiz, hem açık hem de grup şeklinde yaratıcı seçenekler sunuyor. Bölgedeki tüm çocuklar ve gençler yaratıcı teklife katılma şansına sahip oluyorlar. Herkes kişiliğini geliştirme, onu yaratıcı bir bağlamda yaşama ve kendini yeni ve farklı bir şekilde algılama fırsatına sahip oluyor. Bu çalışmalar ile yaşam alanımızı zenginleştirmek istiyoruz ve bu sayede engelli ve engelsiz bireylerin birlikte bulunduğu projeler yapıyoruz. 2016 yılında ‘İçselleştirme’’ konulu AB destekli Erasmus Plus projemizde çoğunluğunun işitme engelli öğrencilerinin oluşturduğu engelli ve engelsiz bireylerle Almanya ve Türkiye yolculuklarımız oldu. Projemiz kapsamında çocuklarımız yaşadıkları köyün sınırlarını aşıp ilk defa başka bir ülkeye seyahat şansı bulmuşlardı. Projemizde konuşulan 5 dil ve en az 5 din buluyordu, ama biz bunların tamamından ortak bir dil ve ortak bir din çıkarmayı başardık, iletişim kurduk. Proje sonunda beklediğimizin üzerinde bir etki ve yorumla karşılaştık. Değişimler gözle görülebilir ölçüdeydi, birçoğu köylerinden çıkmamış bireylerdi. Bu bizim için en heyecan verici projeydi. Sonraki yıl “kendini güçlendir, xwe hezdar bike, mach dich stak’ konulu Erasmus Plus projesiyle yeni bireylerle projelerimize devam ettik. Ama pandemi ile karşılaşınca Avrupa seyahatlerimiz durdu. Bu kez dijital platformda projelerimize devam etmeye başladık. Pandemiden bu yana yüzlerce genç ile çalıştık ve Almanya ile 5 dijital projeye imza attık ve hala devam etmekteyiz.

İlgili İçerikler