<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivil Hikaye arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/sivil-hikaye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/sivil-hikaye/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Jun 2024 10:01:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Sivil Hikaye arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/sivil-hikaye/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yolu Buğday Hareketi’yle Kesişenlerden Öyküler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/06/yolu-bugday-hareketiyle-kesisenlerden-oykuler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jun 2024 10:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Buğday Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güneşin Aydemir]]></category>
		<category><![CDATA[victor ananias]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buğday Hareketi’nin yüzlerce destekleyicisiyle birlikte açtığı yolun, saçtığı tohumların hikâyesi podcast serisinin ardından “Dönüşüm Hikâyeleri” adlı kitapta toplandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/06/yolu-bugday-hareketiyle-kesisenlerden-oykuler/">Yolu Buğday Hareketi’yle Kesişenlerden Öyküler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dönüşüm Hikâyeleri, Buğday Derneği’nin kreatif direktörü ve tohum fotoğrafçısı Lalehan Uysal’ın gerçekleştirdiği ve Derneğin ekolojik yaşam hareketindeki yolculuğuna tanıklık edenlerin anlatılarından oluşan “Kurda, Kuşa, Aşa&#8230; Buğday’la Dönüşüm Hikâyeleri” podcast serisi kayıtlarından doğdu. “Dönüşüm Hikâyeleri” Buğday Hareketi’nin ekolojik yaşama katkısını ortaya koyarken, bireylerin yaşamında nasıl bir dönüşüme kapı açtığına dair hikâyeleri paylaşıyor.</p>
<p>Dönüşüm Hikâyeleri’ni okurken, Buğday Hareketi’nden yolu geçenlerin ekolojik yaşama nasıl el verdiğine, kendi yaşamlarında nelerin değişip dönüştüğüne tanık olacaksınız. Bu okuma yolculuğunda hem bir bütün olarak Buğday Hareketi’nin hem de tek tek bu harekete el verenlerin açtığı patikalarda bıraktığı izleri takip edeceksiniz. Kitapta Leyla Aslan, Berkay Atik, Güneşin Aydemir, Oya Ayman, Neslihan Balamir, Bilgi Buluş, Şaban Burhan, Karel Büyükgazel, İzel Levi Coşkun, Deniz Dinçel, Salim Kadıbeşegil, Emre Karabacak, Hakan Kök, Esin Pamuk, Yasin Sancak, Bora Sarı, Batur Şehirlioğlu, Gürsel Tonbul, Lalehan Uysal ve Afet Zarif’in dönüşüm hikâyeleri yer alıyor.</p>
<p>Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Ağustos 2002’de kurulduğunda, geçmişinde 10 yılı aşan bir ekolojik yaşam hareketinin bilgi ve deneyimini taşıyordu. Dolayısıyla Buğday’ın hikâyesi, kurucu lideri Victor Ananias’ın Bodrum pazarındaki bir tezgâhtan saçılan tohumların pek çok elde, gönülde hayat bularak gelişip büyüdüğü ve giderek genişleyen bir bahçenin hikâyesi aynı zamanda…</p>
<p>Bir pazar tezgâhından, doğal ürünler dükkânına, oradan bitkisel ürünler restoranına, ardından fanzine, bültene, dergiye ve nihayetinde Dernek tüzel kişiliğine uzanan yolda sürekli dönüşerek ama değerlerinden taviz vermeden günümüze gelen Buğday Hareketi bugün gönüllüleri, çalışanları, üyeleri, destekçileri, proje katılımcıları ve yüzbinlerce takipçisiyle; “Tek tek bireylerde ve bir bütün olarak toplumda ekolojik yaşam bilinci ve duyarlılığı oluşturmak; ekolojik dengelerin geri dönüşü olmayacak hız ve biçimde bozulması sonucunda ortaya çıkan sorunlara çözüm yolları sunmak” için çalışıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/06/yolu-bugday-hareketiyle-kesisenlerden-oykuler/">Yolu Buğday Hareketi’yle Kesişenlerden Öyküler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;BM Mekanizmaları Sivil Toplumun Sesini Duyurması İçin Etkili Bir Yöntem&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/31/bm-mekanizmalari-sivil-toplumun-sesini-duyurmasi-icin-etkili-bir-yontem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 08:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[birleşmiş milletler]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[HUDOTO]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı özellikle iklim ve çevre konularında BM mekanizmalarını kullanan ve yine Birleşmiş Milletler Özel Raportörlerinin rapor hazırlıkları için yaptığı katkı çağrılarına yanıt veren bir örgüt. Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği (STGM), Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Özlem Altıparmak ile hem Vakfı hem de BM mekanizmalarına katılıma ilişkin deneyimlerini konuştu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/31/bm-mekanizmalari-sivil-toplumun-sesini-duyurmasi-icin-etkili-bir-yontem/">&#8216;BM Mekanizmaları Sivil Toplumun Sesini Duyurması İçin Etkili Bir Yöntem&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler’in kurucu belgesi olan BM Şartı&#8217;nda insan haklarının korunması için birçok mekanizma mevcut ve bu mekanizmalardan birisi de BM İnsan Hakları Sözleşme Mekanizmaları. Bu mekanizmalar insan hakları anlaşmalarının uygulanmasını izleyen bağımsız uzmanlardan oluşan komitelerden oluşurken bu mekanizmalar içerisinde pek çok araç da bulunuyor. Raporlama, oturumlara katılım, bireysel başvuru gibi&#8230; Bu araçlar STÖ&#8217;ler için kritik önem taşırken, Türkiye&#8217;de hak ihlallerinin mücadelesinde uluslararası prosedürler &#8211; Birleşmiş Milletler mekanizmaları gibi- sınırlı seviyede kullanılıyor.</p>
<p>Yakın bir zaman öncesinde kurulan Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı ise özellikle iklim ve çevre konularında BM mekanizmalarını kullanan ve yine Birleşmiş Milletler Özel Raportörlerinin rapor hazırlıkları için yaptığı katkı çağrılarına yanıt veren bir örgüt. Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Özlem Altıparmak, hem Vakfı hem de BM süreçlerine ilişkin deneyimlerini anlattı.</p>
<p><strong>İnsan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, iklim değişikliği ve çevre koruma alanlarında uzun zamandır çalışan bir avukatsınız. Yine hukuk büronuzda STÖ&#8217;lerle birlikte yaptığınız çalışmaları da bir vakıf ile somutlaştırdınız. Öncelikle Vakıf olma sürecine giden ihtiyacı konuşmak isteriz. Hukuk, Doğa ve Toplum Vakfı&#8217;na neden kuruldu? Hangi ihtiyaçlar sizi vakıf kurmaya yöneltti?</strong></p>
<p>Sizin de ifade ettiğiniz gibi uzun zamandır insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, çevre hukuku ve doğa savunuculuğu alanında çalışıyoruz. Aslında hak savunuculuğu, mesleki olarak öğrenip uyguladığımız bir şey değil bizim; üniversite yıllarımızdan itibaren içinde var olduğumuz, kendimizi tanımladığımız bir alan. Avukatlık faaliyetlerimiz de bu alanı gözeterek ve önceleyerek gelişti. Mesleki çalışmalarımızın yanında sivil toplum örgütlerinin savunuculuk kapasitelerinin geliştirilmesi amacına yönelik olarak birçok proje ve çalışmada uzmanlık sunduk, pro bono (toplum yararına hukuk) hizmet verdik ve sivil toplum kuruluşları ile her zaman güçlü bağlar içinde olduk. Bir stratejik dava açtığımızda, üzerinde çalıştığımız dilekçeyi bir yayın şeklinde herkese açtık ki başka hukukçular ve hak sahipleri de faydalansın. Türkiye’de ilk kez çevre hukuku üzerine uzmanlaşmış tematik bir avukatlık staj programı başlattık. Yine bir ilk olarak Ankara Üniversitesi Hukuk Klinikleri&#8217;nde İklim Kliniği açtık ve hukuk fakültesinde bu alanda çalışmak isteyen öğrencilerimiz oldu. Hukuk bürosu çatısı altında her ne kadar kamusal ve pro bono faaliyet yürütseniz de özel bir şirket gibi algılanıyorsunuz. Bu da çalışmalarımızı yaygınlaştırırken veya ortaklıklar kurmak istediğimizde engel olabiliyordu. Çalışmalarımız geliştikçe farklı bir oluşum üzerinden faaliyetlerimizi çeşitlendirip, geliştirmek ve yaptığımız işlerin etkisini arttırmak istedik. Bu alandaki deneyimizi ve çalışma isteğimizi kalıcı hale getirmek için, kurumsallaşmaya ve vakıf kurmaya karar verdik. 2022 yılı içinde başlattığımız vakıf kurulum sürecini Kasım 2022’de sonuçlandırdık ve HUDOTO’yu kurduk.</p>
<blockquote><p>Çalıştığımız her alanı hak bakışıyla çalışmaya ve uluslararası alandaki gelişmelerle harmanlamaya çalışıyoruz.</p></blockquote>
<p><strong>HUDOTO&#8217;yu da biraz anlatır mısınız? Hangi alanlarda çalışıyorsunuz?</strong></p>
<p>HUDOTO’da insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, doğa koruma ve iklim değişikliği konularını, hak temelli bakışla ve kesişimsel olarak çalışıyoruz. Sadece ulusal politikaları ve mevzuatı değil, uluslararası yayınları ve gelişmeleri de takip ediyor, düzenli olarak çeviriler yapıyor, bilgi notları hazırlıyor, makale ve yazılar yazıyoruz. Bu alanlarda önemli ölçüde bilgi, uzmanlık ve deneyim biriktirdik. Daha ilk yılımız dolmadan onlarca bilgi notu, politika belgesi, BM raporları ve BM Özel Raportörü katkı çağrıları çevirileri yayınladık. Etkiniz AB Programı desteği ile BM New York’ta düzenlenen Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi Üst Düzey Toplantısı&#8217;na vakfımızı temsilen katıldık.</p>
<p>Çalıştığımız her alanı hak bakışıyla çalışmaya ve uluslararası alandaki gelişmelerle harmanlamaya çalışıyoruz. Hukuk en önemli savunuculuk araçlarından birisi ve sadece ulusal mevzuat, kanunlar ve yönetmeliklerden ibaret değil. Hukuk ve adalet aklımıza sadece açacağımız bir dava ile sınırlı şekilde gelmemeli. Yazılı kanunların ve sözleşmelerin dışındaki uluslararası politika belgeleri ve stratejik çerçeveler, bizim soft law dediğimiz esnek hukuk belgeleridir. Aslında politikayı, müzakere süreçlerini ve insan haklarının gelişimini belirleyen şey de işte bu metinler ve uzlaşılardır. Hukuku bu nedenle daha geniş kapsamlı anlıyor ve çalışıyoruz.</p>
<p>Geçen hafta bu konuda yeni bir girişimimiz oldu. Daha önce yazılı çevirisini yaptığımız BM Cinsel Yönelim, Toplumsal Cinsiyet Kimliği ve Din Özgürlüğü Uzman Raporu&#8217;nun okuyucu dostu özetini podcast olarak dört bölüm halinde yayınladık. Okumaya vakti olmayanlar, belki dinleyerek faydalanırlar diye düşündük ve denemek istedik. Podcasti <a href="https://open.spotify.com/show/7Ck0cIont2SIe5GJbjCJwV?si=ZEYEGJDeSr2L5Twng6-Vng&amp;nd=1" target="_blank" rel="noopener">buradan dinleyebilirsiniz.</a></p>
<p>Disiplinler arası ve anlaşılır biçimde çalışmak bizim için çok önemli. Örneğin her şey yolunda giderse Eylül sonu ya da Ekim ayı içinde UNDP desteği ile “İklim, Gıda Güvencesi ve İnsan Hakları için Agroekoloji” isimli bir atölye çalışması düzenleyeceğiz. Agroekolojiyi sadece bir tarımsal yöntem olarak duyuyoruz, çiftçinin meselesi sanıyoruz ama yaşadığımız iklim değişikliğinde durum hiç de öyle değil. Kuraklık, değişen iklim ve biyoçeşitlilik kaybının bizi hızla sürükleyeceği yer gıda krizi olacak ve önümüzdeki dönemde sıklıkla gıda hakkını, gıda egemenliğini ve gıda güvenliğini konuşuyor olacağız. Bu nedenle agroekolojiyi yine hak temelinde iklim değişikliği, gıda hakkı, biyoçeşitlilik ve insan hakları kesişiminde tartışmayı amaçlıyoruz. İklim değişikliği konusunda multidisipliner ve iklim adaletini gözeten çalışmalar çok önemli çünkü teknokrat bir bakışla yürütülen ve literatürde “iklim izolasyonizmi” denen anlaşılmaz, soyut ve teknik çalışma durumunu ortadan kaldırıyor. Böylece hak sahipleri için sorunu ve çözümü anlaşılır kılıyor.</p>
<p><strong>HUDOTO olarak Birleşmiş Milletler&#8217;in farklı çalışma alanlarına dair hazırlayacağı raporlara ilişkin katkı çağrılarını yakından takip ettiğinizi görüyoruz. Biraz bundan bahseder misiniz? Süreci nasıl yürütüyorsunuz? Katkı verdiğiniz raporlar oldu mu?</strong></p>
<p>BM Özel Raportörlerinin, tematik sorun alanlarına dair rapor katkı çağrılarını yakından takip ediyoruz. Bu çağrıların özellikle sivil toplum örgütlerince bilinir olmasına ve başvurulmasının mümkün olduğunu anlatmaya gayret ediyoruz.</p>
<p>BM İnsan Hakları Konseyi’nin Özel Prosedürleri aslında bağımsız insan hakları uzmanlarından oluşuyor. Özel Prosedürler, BM İnsan Hakları Konseyi’ne kendi alanlarıyla ilgili periyodik raporlar hazırlayıp sunuyorlar. İşte bu rapor hazırlama sürecinde Özel Raportör devletlerden, hak sahiplerinden ve paydaşlardan hazırlayacağı tematik rapor konusuna ilişkin katkıda bulunmalarını istiyor ve bu sebeple bir katkı çağrısı yayınlıyor. Hem tematik raporunun çerçevesini kamuoyuna duyuruyor hem de katkının hangi süre içinde ve hangi usullerle yapılacağını da belirtiyor.</p>
<p>Biz BM insan hakları sistemini, toplantılarını ve bu çağrıları düzenli olarak izliyoruz. Bu takibi yapmak bizim çalışmalarımızı da geliştiriyor. Aslında çağrılara katkı sunulmasa bile, sadece çağrıdaki çerçeveyi ve sorulan soruları okumak bile geliştirici olabiliyor. Örneğin geçen sene tüm raportörlerin ortak konusu iklim değişikliğiydi. Göçten, kadına yönelik şiddete, sürdürülebilir kalkınmadan toplantı ve gösteri hakkına kadar hemen hemen her alanda bu konuda çağrılar yayınlandı. Biz bu çağrıların izini sürdük ve sadece çağrıyı değil, çağrı sonucunda çıkan raporları da duyurmaya çalıştık. Geçen seneki çalışmalarımızda iklim değişikliğinin bir insan hakları meselesi olmasına odaklandık. Bu süreçte hem kendimiz katkı ve görüşlerimizi sunduk hem de katkı sunmak isteyen sivil toplum örgütlerinin sorularını yanıtladık. Bu konuda akademisyenlerden de olumlu geri bildirimler aldığımızı belirtmeliyim, çağrılardan çok faydalandıklarını söyleyenler oldu. Başta da dediğim gibi çağrılara görüş sunmak kadar çağrıların çerçevesini anlamak ve sorular üzerine düşünmek bile oldukça geliştirici olabiliyor.</p>
<p><strong>Hak ihlallerin mücadelesinde uluslararası prosedürler, Birleşmiş Milletler mekanizmaları gibi, sınırlı seviyede kullanılıyor. Doğa savunucuları için de benzer bir durum geçerli. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz? STÖ&#8217;ler BM mekanizmalarını nasıl daha etkin kullanabilir?</strong></p>
<p>Dediğiniz gibi hak ihlallerinde BM sistemini bir yöntem olarak bilmiyoruz ve kullanmıyoruz. Bunun bir sebebi dil engeli ama dil bilseniz de BM sisteminin kendisi de oldukça karışık bir yapıda diye düşünüyorum. BM içinde hangi komite var, hangi raportör ne iş yapar, sistem nasıl çalışır anlamak bile bir mesai gerektiriyor.</p>
<p>Bir de aslında bir hak ihlali varsa, doğal olarak sonuç alıcı şeyler yapmak istiyoruz. BM’yi bir adalet mekanizması olarak sonuç alabileceğimiz bir yer gibi görmüyoruz çünkü hiçbir zaman bizim bildiğimiz şekilde bir mahkeme kararı vermiyor. Bu noktada hukukçuların da uluslararası yol olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni bildiğini ve kullandığını ancak BM İnsan Hakları Komiteleri&#8217;ne başvuru yapmadıklarını belirteyim.</p>
<h5>&#8216;Sivil Toplumun Sesini Duyurması için Etkili Bir Yöntem&#8217;</h5>
<p>Oysa adalete erişim her zaman bir yargı mekanizmasına erişmek demek değil. Bazen bir bilgiye erişmek, bazen bir yasa değişikliğini sağlamak, bazen de alınacak kararlarda söz hakkı sahibi olmak gibi boyutları var. BM sistemi bu adalete erişimi hukuk mevzuatını ve yasaları kullanarak değil, insan hakları çerçevelerini, kararları ve müzakere süreçlerini işleterek mümkün kılıyor. Sivil toplumun sesini duyurması için etkili bir yöntem diye düşünüyorum.</p>
<p>Doğa savunuculuğu ve iklim değişikliği alanındaki çalışmalarda zaten insan hakları bakışı oldukça eksik. Sadece sivil toplum örgütleri için değil uluslararası alanda da böyle. Oysa iklim adaleti dediğimiz şey, iklim değişikliğinin ve çevresel tahribatların etkilerindeki eşitsizliği giderme üzerine kurulu. Bu da sivil toplum için gelişmeye, tartışmaya ve ortak çalışmaya çok açık bir alan yaratıyor. Kadın, çocuk veya engelli hakları gibi diğer tematik alanlarda çalışan sivil toplum örgütleri doğayı, iklim değişikliğini ve çevresel talanı kendilerine dert edinmeye başlarsa ve aslında bunların etkilerinin doğrudan hak ihlali yarattığını fark ederlerse bu alanda kesişimsel çalışmalar kuvvetlenecek diye düşünüyorum. BM mekanizmaları ve kararları bu kesişimsellikler için çok büyük bir alan açıyor ve fırsat sunuyor.</p>
<p><strong>BM mekanizmalarına dair deneyimleriniz üzerinden uluslararası prosedürleri kullanmak isteyen STÖ&#8217;lere neler önerirsiniz? </strong></p>
<p>Öncelikle kendi çalışma alanlarına ilişkin BM çağrılarını, raporlarını ve kararlarını takipte kalmalarını öneririm. Başvuru yapılmasa dahi süreci ve uluslararası alandaki tartışmaları bilmek bile çok geliştirici oluyor. Bir de savunuculuğu daha geniş bir çerçevede düşünmek gerek. Çoğunlukla bir kampanya veya eylem olarak gördüğümüz savunuculuk süreçlerinde aslında yazacağımız basit bir bilgi edinme dilekçesi ile kendi yaşam alanımızda alınacak kararı değiştirmemiz ve hak ihlalini önlememiz mümkün olabiliyor.</p>
<h5>&#8216;BM Çerçevesini Anlamak, Hak Bakışını Geliştirmek Açısından da Önemli&#8217;</h5>
<p>BM mekanizmalarına başvuruyu da bir dilekçe yazma hakkı gibi düşünebiliriz. Online başvurunun mümkün olduğu bir sistem var ve sivil toplum örgütleri için bu sistem erişilebilir durumda. Yabancı dil engelini aştığımız sürece, sistem kendi sözümüzü ve irademizi başvuru olarak girmemize olanak tanıyor. Aktaracağımız şey kendi yaşadığımız deneyimimiz ve çalışma alanımıza ilişkin oluyor. Bir dava açtığımızda olduğu gibi masraf yapıp kaybetme riskimiz yok. Sistem aynı zamanda sivil toplum örgütlerinin tek başına değil, birlikte başvurmalarına da imkan veriyor.  Bu tip başvuruların sivil toplumu güçlendireceğini düşünüyorum. BM çerçevesini anlamak, hak bakışını geliştirmek açısından da önemli.</p>
<p>Bir örnek vermek gerekirse, BM İnsan Hakları ve Çevre Raportörü, bu yılın başında “Çevresel Demokrasiyi Teşvik Etmek: Bir insan hakkı olarak temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevre hakkının usule ilişkin unsurları” başlıklı katkı çağrısını yayınladı. Özel Raportörün hazırlayacağı tematik rapor temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevre hakkının usule ilişkin boyutlarını ve katılımcılık konusunu ele alıyor. Çevresel konularla ilgili usuller dendiğinde; bilgiye erişim, kararlara katılım ve adalete erişim süreçlerini anlarız. Yani bu katkı çağrısında hemen yanı başımızdaki ormanlık araziye bir maden projesi izni verilmek istendiğinde, projeye dair bilgi edinme hakkımızın olup olmadığı, bu projeye dair alınacak kararlara gerçek anlamda katılım sağlayıp sağlayamadığımız, buna dava açmak istediğimizde yargılama giderini karşılayıp karşılayamadığımıza dair bilgi ve deneyimizi aktarmamız bekleniyor. Bu rapor aynı zamanda çevresel eğitim, ifade ve örgütlenme özgürlüğü hakları ile çevresel insan hakları savunucuları için güvenli alanlar gibi konuları da kapsayacak. Rapora 2 Ekim 2023 tarihine kadar katkı sunmak mümkün. Bu vesileyle bu katkı çağrısını da duyurmuş olalım: <a href="https://hudoto.com/yazilar/bm-insan-haklari-ve-cevre-raportoru-katki-cagrisi-cevresel-demokrasiyi-tesvik-etmek" target="_blank" rel="noopener">https://hudoto.com/yazilar/bm-insan-haklari-ve-cevre-raportoru-katki-cagrisi-cevresel-demokrasiyi-tesvik-etmek</a></p>
<h5>&#8216;Birleşmiş Milletler Sistemi İhlaller ile İlgili de Kullanabilir&#8217;</h5>
<p>Raporlara, mevzuat değişikliklerine ve ülke ziyaretlerine katkı ve görüş sunabileceğimiz gibi, ihlaller ile ilgili de Birleşmiş Milletler sistemini kullanabiliriz. Devam eden ihlallerde BM Özel Prosedürlere acil başvuru yöntemi işletilip online bir başvuru yapılabilir. Geçmiş ihlallerle ilgili iddia mektupları şeklinde başvurular yapılabilir. Ancak her durumda ihlalin ciddi, güvenilir ve somut verilerle delillendirilmiş olması gerekiyor. Bir basın haberine dayanarak başvuru yapamazsınız. Bu durumlarda da aslında güvenilir verinin toplanması gündeme geliyor. Etrafımızda pek çok ihlal olabiliyor ancak bunu belgelemekte, veriyi tutmakta ve analizinde sorunlar yaşıyoruz. Bir yılda bir sivil toplum kuruluşuna hukuki yardım talebiyle için kaç başvuru yapıldığını, bunların tematik ayrımını bile tutulmadığını görüyorum. Herkes ihlali biliyor ama o yöreye gittiğinizde bu ihlalden tam olarak kim etkilendi; etkilenenlerin kaçı kadındı, kaçı çocuktu; kaç kişi buna bağlı göç etti dediğinizde yanıt alamıyorsunuz. İdarenin veri toplama yükümlülüğünü yerine getirmediği durumlarda sivil toplum örgütlerine, araştırmacılara ve akademiye çok iş düşüyor.</p>
<p>Hava kirliliği diyoruz veya dere yatağına dökülen bir atık ve molozdan bahsediyoruz ama bunun belgelendirilmesi ve veriye dökülmesi konularında ne yazık ki çok ciddi sıkıntı var. Bunu deprem döneminde de yaşadık. Özellikle verinin önemi, ayrıştırtılmış verinin tutulması ve analizi konusunda kapasitemizi güçlendirmemiz gerekiyor.</p>
<p>HUDOTO olarak tüm bu konularda sivil toplum örgütleriyle ortak çalışma içinde olmayı, uzmanlık alanlarımızı paylaşarak birlikte öğrenmeyi çok önemsiyoruz. Bu fırsatı bize verdiğiniz için çok teşekkür ederiz!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/31/bm-mekanizmalari-sivil-toplumun-sesini-duyurmasi-icin-etkili-bir-yontem/">&#8216;BM Mekanizmaları Sivil Toplumun Sesini Duyurması İçin Etkili Bir Yöntem&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Yerde Sanat Derneği: &#8216;Amacımız Çocukların İyilik Hallerini Kamusal Alanda Çoğaltmak&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/14/her-yerde-sanat-dernegi-amacimiz-cocuklarin-iyilik-hallerini-kamusal-alanda-cogaltmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2022 08:48:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Her Yerde Sanat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Her yerde Sanat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sirkhane]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her Yerde Sanat Derneği&#038;Sirkhane 2012 yılından beri Mardin’de çalışmalarını sürdüren, odağına da sadece yerel ve Suriyeli çocukları alan bir oluşum. Derneğin çalışmalarını ve çocuk meclisini Psikososyal Destek Saha Uzmanı Hayrettin Özen ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/14/her-yerde-sanat-dernegi-amacimiz-cocuklarin-iyilik-hallerini-kamusal-alanda-cogaltmak/">Her Yerde Sanat Derneği: &#8216;Amacımız Çocukların İyilik Hallerini Kamusal Alanda Çoğaltmak&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sirkhane Nedir? Ne zaman, nasıl bir ihtiyaçla kuruldu?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her Yerde Sanat Derneği &amp; Sirkhane 2012 Eylül ayında Mardin’de, ilçelerinde yaşayan çocuk ve gençlerin üstün yararı için sosyal, kültürel ve sanatsal projeler yürütmek amacıyla kuruldu. Her Yerde Sanat Derneği &amp; Sirkhane Mardin ve ilçelerinde yaşayan yerel ve Suriyeli çocukların refah içinde büyümeleri için sanatı bir araç olarak kullanmaktadır. 2012 yılından bu yana komşu iller ve Mardin’in tüm ilçelerinde 300.000’in üzerinde çocuk sosyal sirk etkinlikleriyle tanıştı ve birçok çocuğun hayatında olumlu değişimler gözlemlendi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her yerde Sanat Derneği&#8217;nin çalışma alanlarından biri de çocukların demokratik sesini duyurabilecekleri meclis uygulamaları. 2022 yılında hem yerelde meclis mekanizmasını uygulamak adına kolaylaştırıcı rol üstlenmek hem de Mardin’de meclisi hayata geçirirken yaşanan süreçlerin, denenen yöntemlerin, iyi giden ya da geliştirilmesi gereken noktaların farklı bileşenler tarafından paylaşılmasını, bunların bir araya getirilerek ortak bir dokümanda toplanmasını sağlamaktır. Bunun yanında Her Yerde Sanat Derneği çocuklarla çalışan ve odağına çocukları almış bir dernek olarak yönetimde ve alınan kararlarda çocukların ihtiyaçlarını da sürece dahil etmeyi ilke edinmiştir. Demokratik yönetim eksenini hayata geçirmek için yöntem, araç, mekanizma ve süreç tasarlama; bunları dokümante etme, paylaşma ve yaygınlaştırmak da başka diğer bir amacıdır. </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-82440 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/her-yerde-sanat-dernegi-1-640x94.jpeg" alt="" width="640" height="94" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/her-yerde-sanat-dernegi-1-640x94.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/12/her-yerde-sanat-dernegi-1.jpeg 944w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her Yerde Sanat Derneği-Sirkhane Çocuk Meclisi&#8217;nin amacı; din, dil, etnik kimlik, kültür, sınıf, eğitim ve düşünce farkı gözetmeksizin çocukları temsil etmek ve katılım süreçlerine etki ederek demokratik seslerini duyurmaktır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca şu amaçları taşıyor:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;"> Mardin ilinde sığınmacı ve ev sahibi çocuk toplulukların birbirleriyle uyumlarını güçlendirmek Mardin ilinde yaşayan tüm çocukların haklarını bilmeleri ve katılım süreçlerine destek olmalarını sağlamak,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Çocukların toplumsal cinsiyet akran zorbalığı ve bedensel söz hakkı, ekoloji çevre gibi konularda farkındalıklarını artırmak,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Atölye çalışmaları eğitici oyunlar oynayarak çocukların iyilik hallerini kamusal alanda çoğaltmak,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Mardin ve çevre illerinde çocuklara ulaşarak onların çocuk hakları akran zorbalığı ve toplumsal cinsiyet bedensel söz hakkı konularında desteklemek, </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Çocuk işçiliği erken yaşta zorla evlendirilmeler gibi çocuk haklarını ihlal eden meselelere karşı politika geliştirmek.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Sirkhane çocuk meclisi Çocuk haklarını savunmak, çocuk haklarına uygun politikalar geliştirmek ve öznesi oldukları alanlarda katılıma etki etmek için, çocuk çalışmaları alanında yaşanan sorunlara kendi çözümlerini bulmak amacıyla kuruldu. Başlıca çalışma alanları; çocuk haklarının güvence altına alınması için savunu faaliyetleri yürütmek Mardin ilinin çok kimlikli yapısında tüm çocukların katılıma dahil olmaları için çalışmalar yürütmek, çocuk hakları akran zorbalığı anlaşmazlık çözümü çevre gibi konularda modüller oluşturarak bunu kentteki diğer çocuklara (okul dışı kalmış ve sınır köylerdeki çocuklara) ulaştırmak kentin çocuklara uygun, çocuk dostu olması için çalışmalar yürütmek gibi hedefleri mevcuttur. </span></p>
<p><b>Her Yerde Sanat Derneği kurulduğundan bu zamana kadar neler yaptı? Sizce hangi boşluğu dolduruyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sirkhane Mardin ve ilçelerde odağına çocuğu almış ve sadece çocuklarla çalışan tek dernek olması açısından önemli. Mardin çocuk sayısının fazla olduğu bir kent. Bu fazlalık aynı zamanda çocukların okul dışında da sosyalleşebilecekleri beceri ve farkındalık kazanabilecekleri ortamların ihtiyacını artırmaktadır. </span><span style="font-weight: 400;">Suriye Savaşı’nın ardından bu ihtiyaç daha da fazlalaştığı için yaptığımız çalışmaları anlamlı ve değerli buluyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her Yerde Sanat Derneği (Sirkhane), Sosyal sirk eğitimi Türkiye’ye Sirkhane ile gelmiş bir eğitim ve bu noktada deneyim paylaşmak bizim için çok önemli. Sosyal sirk kapsamında çocuklar için jonglörlük, trapez, top çevirme, tahta bacak, akrobasi ve jimnastik atölyeleri düzenliyoruz. Sosyal sirk eğitimleri dayanağını sosyal sirk pedagojisinden alıyor. Sosyal sirk pedagojisi çocukların sağlıklı bir çocukluk geçirmesini hedefler ve sirk eğitimi içerisinde öğretiler barındırır. Örneğin tahta bacağa binmek için arkadaşınıza güven duymanız gerekir bu güven inşa edilmeden tahta bacak üzerinde ayağa kalkmanız ve hareket etmeniz mümkün değildir. Bu güven duygusu çocukları ekip ruhuna yaklaştırır ve psikolojik açıdan desteklenmelerini sağlar yine palyaço eğitimlerinin temelinde de bir yaşam felsefesi vardır. Palyaço kızgınlıklarını güzellikler karşısında hemen unutan, karşısına çıkan engelleri önemsemeyen ve karşılaştığı tüm problemlere sorun yok- diyerek tekrar ve tekrar problem aşmaya çalışandır. Sirkhane&#8217;de bu öğretiyi benimsiyoruz ve çocukları eğitim sürecinde tekrar tekrar denemeye, pes etmemeye teşvik etmeye çalışıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Savaşın çocuklar üzerindeki etkileri çocukların birçok açıdan desteklenmesi ve psikolojik iyi olma halleriyle alakalı çalışılması ihtiyacını doğurmuştur. Mardin savaşın etkilerinin çocukların üzerinde çok net gözlemlendiği bir yer ve bu durum çalışmaları zorlaştırıyor. Tam da bu noktada sosyo-kültürel ve sosyoekonomik olarak daha zayıf kalmış Süriye sınırındaki bölgelere mobil olarak (karavan ya da konteynırla) oradaki çocuklarla beceri geliştirme ve farkındalık atölyeleri yapmaya başladık. Sınır köyler kuyubaşları, Kızıltepe, Midyat, Artuklu, Nusaybin gibi ilçelerde çocuklarla bir araya gelerek Sirk müzik bilim teknoloji öğretimi ve analog fotoğrafçılık beceri atölyeleri ile; çocuk hakları, anlaşmazlık çözümü toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ekoloji-çevre konularından farkındalık atölyeleri düzenledik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine her yıl düzenlenen Uçan Halı Festivali düzenleniyor. Festival Mardin’de büyük bir coşku ve heyecanla karşılanmasının yanında çocukluktan Sirkhane&#8217;de sirk eğitimi alan, 18 yaşını doldurmuş ve adına sirk kahramanları dediğimiz Süriyeli kız ve erkek çocukların sahneye çıkmasıyla bölgedeki diğer Suriyeli kız ve oğlan çocukların &#8216;ben de yapabilirim&#8217; demesi açısından önemli.</span></p>
<p><b>Her Yerde Sanat Derneği’nin nasıl bir etkisi oldu nasıl bir değişime yol açtı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atölyelerin içerikleri düşünüldüğünde beceri ve farkındalık geliştirme atölyeleri farklı farklı alanlarda çocuklarda değişimlere neden oldu. Çocuklar bilim ve teknolojiyle ileri dönüşüm sürdürülebilir çevre konularında bilgi sahibi oldular. Aynı zamanda çocukların kabloları yerleştirmesi tornavidayla vidayı sıkması ampulü duya yerleştirmesi ince motor becerilerinin gelişmesine de katkıda bulundu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Müzik atölyesinde çocuklar hem ritim duygularını geliştirdiler hem de bedenlerinden ya da etraftan çıkarabilecekleri herhangi bir sesle müzik yapabileceklerini öğrendiler. Analog fotoğrafta etraflarındaki detayları görmeyi, bu detayları ya da yaşamlarındaki anları fotoğraf kareleriyle kalıcı hale getirmeyi, karanlık oda deneyimiyle bir fotoğrafın baskı sürecini öğrenmiş oldular.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fotoğraf baskı aşamasında çocukların birbirlerine destek olması sağlanarak sosyal uyumlarında gelişme olduğu gözlemlendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sirk atölyesinde çocuklar bedenleri ve kendileriyle ilişki kurdular. Gelişim dönmelerine uygun olarak hem oyun ve hareket ihtiyaçlarını giderdiler hem de daha esnek ve mutlu oldular.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Farkındalık atölyelerinde çocuklar gelişimlerini kız çocuğu ve erkek çocukları arasında ayrımın olmadığını özellikle gündelik yaşamda “erkekler çocuk bakabilir”, “erkekler ev işi yapabilir”, “bizim kadın öğretmenimiz var diyerek” hissettirdiler. Yine çocuk haklarından edindikleri bilgilerle “bana dokunmanı istemiyorum”, “küfürlü konuşmanı istemiyorum”, “bana istemediğim hiçbir şeyi yaptıramazsın” demeye başladıkları gözlemlendi. Anlaşmazlık çözümünde çocuklar sık sık birbirlerine sınıf kuralları hatırlattılar. Birlikte aldıkları kararların atölye iklimini güçlendirdiğinden bahsettiler.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sirkhane pandemi koşullarının getirdiği zorluklara uyum sağlayarak çocuklarla uzun süre online platformlarda etkinlikler, atölyeler gerçekleştirdikten sonra önlemlerin, yasakların kaldırılması ile hep istenen çocuklara mobil şekilde ulaşma yolunu tercih ederek çalışmalara başladı. Uzun araştırmalar ve fikir alışverişleri neticesinde Mardin Kızıltepe’de yer alan Bahçelievler sahasında mobil saha kurulması kararlaştırıldı. Burası hem sosyo-ekonomik olarak düşük gelirli ailelerin yer aldığı hem Türkiye-Suriye çocuk nüfus oranının yüksek olması sebebiyle sosyal uyumu çok rahat geliştirebileceğimiz, çocukların rahatlıkla erişebileceği stratejik bir alandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2022 Ocak ayında başlanılan Bahçelievler Mobil alanında 6 ayda 3 faz gerçekleştirildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1. fazda </span><b>521</b><span style="font-weight: 400;">, 2. ve 3. fazda toplam </span><b>540</b><span style="font-weight: 400;"> çocukla Bahçelievler sahasında toplamda </span><b>1061 </b><span style="font-weight: 400;">çocukla buluşuldu. Bu buluşmalar çocukların okul dışı etkinliklerle beceri geliştirmelerini ve çocuklarla kendi duygu ve ihtiyaçları konusunda daha açık ve katılımcı olmalarına yönelik çalışmalar yapıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mardin’ ilinde Welt Hunger Hilfe Alman iş birliği ve Türkiye Kalkınma Vakfı ile ortaklaşa Yürüttüğümüz </span><i><span style="font-weight: 400;">Mardin ilinde Sığınmacı ve Ev sahibi Topluluklar için Danışmanlık Koruma ve Sosyal Hizmetlere Erişim ve Sosyal Uyumun İyileştirilmesi Projesi&#8217;</span></i><span style="font-weight: 400;">nde Her Yerde Sanat Derneği olarak 3 yılda toplamda </span><b>12.117</b><span style="font-weight: 400;"> çocuğa ulaştık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu etkinliklerin keyif verici olmasının yanı sıra bir gün içinde önemle gözlemlenen, atölyelere katılan çocuklarla beraber anne-babaların, bakım verenlerin, mahalle sakinleri ve komşu okullardan gelen öğrencilerin o gün mobil Sirkhane’de atölyelere katılan çocuklarla birlikte olmasıydı. Bu, Bahçelievler’de bu süre zarfında HYSD çalışmalarının sıcak karşılandığının en net göstergesi oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mobil Sirkhane’de geçirilen süre içerisinde yaşanılan tüm zorluklar yorgunluklar atölyeye katılan çocuklara dağıtılan eğitim ve hijyen kitleriyle gelen iyi niyet ve dualarla yerini gurur ve mutluluğa bıraktı.</span></p>
<p><b>HYSD-Sirkhane’nin gelecek planları nelerdir, önünüze nasıl hedefler koydunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sirkhane’nin en önemli gelecek planlarından ilki mobilleşmeyi bir kültür haline getirerek çevre illerdeki çocuklara da ulaşarak sahada özellikle bölgede ulaşılmamış çocuk kalmamış olmamasını sağlamak. Önemli bir diğer gelecek planı, var olan çocuk meclisinin Mardin’de çocuk katılımı ve temsiliyetinin artırılması ve oluşmasına kolaylık sağladıktan sonra önce tüm bölgedeki çocukların temsiliyetinin olduğu bir meclis haline gelmesine destek olmak, sonra tüm Türkiye’deki çocukların temsil edildiği bir meclis oluşturmaya çalışmak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özetle gelecek planımız sanırım durmadan ve engelleri düşünmeden önce Mardin ilindeki ardından tüm bölgedeki çocuklara erişmeyi sağlamak, onlarla birlikte düşünmek, büyümek ve gelişmektir. </span></p>
<p><b>Ortaklaştığınız ve Birlikte Çalıştığınız Kurumlar var mı? İş birliğine nasıl bakıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar ile çalışan bir kurum olan HYSD en önemli işbirliğini MEM ile gerçekleştirmiştir. Mardin Milli Eğitim İl Müdürü başta olmak üzere, Kızıltepe ve Midyat ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri de sahadaki aktivitelerimize önemli destekler sunmuşlardır. Covid 19 sürecinde Suriye nüfusunun yoğunlaştı kırsal bölgeler ve köylerde yapılması planlanan festival etkinliklerine MEM ile yapılan iş birliğiyle, Artuklu merkez, Kızıltepe ve Midyat’taki  16 okul bahçesinde mini festival şeklinde yapılabilmesi bu iş birliğinin önemli bir sonucuydu. Bu iş birliği Çocuk Meclisi ile güzel bir şekilde devam etmektedir.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2022 ilk 6 ayında Kızıltepe Bahçelievler Mahallesi&#8217;nde açık alanda kurulan Mobil Sirkhane (Activity camp site), kurulmasında ve izin süreçlerinde Kızıltepe Kaymakamlığı&#8217;nın önemli katkıları oldu. Kaymakam Bey alanın açılış etkinliğine katılarak desteğini açıkça gösterdi ve kurulan iş birliğinin gücünü alanda hissettirdi.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca merkezlerimize uzak alanlarda kapalı derslik ihtiyaçlarımız olduğu süreçte Kızıltepe’de Lider Kadın Derneği ve Midyat’ta ise Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlığına bağlı il ve ilçe müdürlüklerinin de desteği ile Midyat ÇATOM’un  atölyelerimize alan açması STK ve Kamu işbirliği ile yapılan çalışmalarımıza güzel örneklerdir.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her ne kadar kamu kurumu üst yöneticilerden il ve ilçe bazında genel izinler alınsa da herhangi bir okulda veya çevresinde yapılacak etkinlikler için hem okul müdürü hem de mahalle muhtarları ile iş birliğine gidilmesi ve onların da onayına sunulması onları çok memnun etti. Üstten gelen direktifler yerine yerel ile daha güçlü bir iletişim ile sürece katılımları ve aktif destekleri sağlandı.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca yönlendirilen vakalarda bölgede diğer STK’larla iş birliği çalışmalarımızın kolaylaşmasını sağlayan bir etkendir.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">HYSD Sirkhane olarak çocuk güvenliği ve çocuk dil, algı ve anlayışına uygun eşitlikçi, adil her çalışma ve projede iş birliğine açık olduğumuzu; amacımızın çocuklara daha fazla fayda sağlamak olduğunu bir kez daha bu vesileyle söylemek isteriz.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/14/her-yerde-sanat-dernegi-amacimiz-cocuklarin-iyilik-hallerini-kamusal-alanda-cogaltmak/">Her Yerde Sanat Derneği: &#8216;Amacımız Çocukların İyilik Hallerini Kamusal Alanda Çoğaltmak&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Gençlerin Nefret Söylemi ile Mücadelede Kullanılabilecek Eylem Planları Tasarlamalarını İstiyoruz!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/01/genclerin-nefret-soylemi-ile-mucadelede-kullanilabilecek-eylem-planlari-tasarlamalarini-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2022 09:30:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rönesans Enstitüsü Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Narratives of Solidarity]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81666</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Çalışmalarımızda kullandığımız yaygın eğitim metotları ile gençleri bir araya getirip inisiyatif almalarını sağlayarak nefret söylemi ile mücadelede kullanılabilecek – karşı ve alternatif – anlatı ve söylemlere dayalı eylem planları tasarlamalarını ve bunları uygulamalarını istiyoruz.' Rönesans Enstitüsü Derneği’nden Şükrü Yaylagülü ile dernek faaliyetleri, üye ve gönüllü profilleri ve “Narratives of Solidarity” projesi kapsamında yürüttükleri faaliyetler üzerine konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/01/genclerin-nefret-soylemi-ile-mucadelede-kullanilabilecek-eylem-planlari-tasarlamalarini-istiyoruz/">&#8216;Gençlerin Nefret Söylemi ile Mücadelede Kullanılabilecek Eylem Planları Tasarlamalarını İstiyoruz!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-81674 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/sukru-yaylagulu.jpg" alt="Şükrü Yaylagülü" width="229" height="277" />Merhaba, ben Rönesans Enstitüsü Derneği’nden Şükrü Yaylagülü. Hacettepe Üniversitesi Matematik mezunuyum, şu anda bir eğitim merkezinde proje yöneticisi olarak çalışıyorum. Çocukluk dönemimde izcilikle başladığım gönüllülüğe yaklaşık 12 yıldır farklı sivil toplum örgütlerindeki çalışmalarımla devam ediyorum. 8 yıldır hem sivil toplum örgütleri hem de özel sektör kuruluşları ile proje yazımı/yönetimi, kaynak geliştirme ve hak temelli çalışmalar üzerine çalışıyorum. 2013 yılından beri Rönesans Enstitüsü Derneği&#8217;nde genel koordinatör olarak görev alıyorum. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Gençlere kaliteli ve kapsayıcı eğitimler ve araçlar sunmak, potansiyellerini gerçekleştirebilmelerini sağlamak ve gençlik alanına sürdürülebilir bir katkıda bulunmak bizim için çok önemli.</span></p></blockquote>
<p><b>Rönesans Enstitüsü Derneği hakkında bilgi verebilir misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rönesans Enstitüsü Derneği, sürdürülebilir kalkınma adına eğitim ve yenilikçi projelerle toplumsal katma değer sağlamaya çalışan bireylerden oluşan bir sivil toplum kuruluşu. Yerel, bölgesel ve ulusalda farklı sektörlerden kuruluşlara ve bireylere ulusal ve uluslararası proje, etkinlik ve faaliyet imkanları yaratmakta, kapasite geliştirme eğitimleri ve araçları sunmakta.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu kurumları, üniversiteler, şirketler, vakıf ve dernekler ve farklı topluluklar ile iş birliği içerisinde çalışmakta. Gençlere kaliteli ve kapsayıcı eğitimler ve araçlar sunmak, potansiyellerini gerçekleştirebilmelerini sağlamak ve gençlik alanına sürdürülebilir bir katkıda bulunmak bizim için çok önemli. </span></p>
<p><b>Gönüllülük yoluyla barışa ve kalkınmaya katkıda bulunmak için iş birliği yaptığınızdan söz ediyorsunuz; çalışmalarınız, üye ve gönüllü profilinizden biraz daha söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-81676 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/no-hate-speech-movement.jpg" alt="No hate speech movement" width="399" height="155" />Çalışmalarımız sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda eğitim, etkinlik ve projeler gerçekleştirerek topluma bir katma değer yaratma amacında. Zaten bu amaç, kuruluşundan beri Rönesans Enstitüsü Derneği’nin içerisinde yer alan ekibin vizyon ve misyonundan geliyor. Üyelerimiz aktif vatandaşlık ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında gönüllülüğün ve gönüllü kuruluşların öneminin farkında. Üyelerimiz ve gönüllülerimiz bir yandan kamu, özel sektör ya da sivil toplumda profesyonel hayatlarına devam ederken bir yandan da uzun yıllardır sivil alanda aktif olarak gönüllülük yapmakta. Gençlik alanının tozunu yutmuş, motivasyonu yüksek, sosyal katma değer yaratmaya çalışan ve alana ilk olma yolundaki çalışmalarıyla katkı sağlamış bir ekip. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bu projede de gençlik çalışmalarının ve dijital aktivizmin gücüne güvenerek her gün çevrim içi alanda karşılaştığımız nefret söylemi sorunuyla mücadele etmek istedik.</span></p></blockquote>
<p><b>“Narratives of Solidarity” Projesi kapsamında yürüttüğünüz &#8220;gençlik çalışanlarının, insan hakları savunucularının ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının çalışma alanlarına uygun – karşıt ve alternatif – anlatılar ve eylem planları geliştirerek güçlenmelerinin sağlanması&#8221; faaliyetinize dair neler söylemek istersiniz, hedefleriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-81677 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/ronesans-enstitu-logo-640x649.jpg" alt="Ronesans enstitü" width="217" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/ronesans-enstitu-logo-640x649.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/09/ronesans-enstitu-logo.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 217px) 100vw, 217px" />“Narratives of Solidarity” Dayanışma için Alternatif Söylemler Projesi, Avrupa Konseyi (Council of Europe) Avrupa Gençlik Vakfı (European Youth Foundation) destekleriyle hayata geçirdiğimiz bir nefret söylemi ile mücadele projesi. Zaten yıllar önce de Avrupa Konseyi’nin “Nefret Söylemine Hayır” / “No Hate Speech” kampanyası kapsamında, çevrim içi nefret söylemine karşı aktivizmi yaygınlaştıracak bir ağ kurma çalışması içerisinde bulunmuştuk. Nefret söylemi alanında halen çalışmakta olan üye ve gönüllülerimiz var. Dolayısıyla Rönesans Enstitüsü Derneği olarak nefret söylemiyle mücadele konusunda hem bir arka planımız var hem de yaklaşım geliştirme ve aktivizmi yaygınlaştırma hedefi içerisindeyiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu projede de gençlik çalışmalarının ve dijital aktivizmin gücüne güvenerek her gün çevrim içi alanda karşılaştığımız nefret söylemi sorunuyla mücadele etmek istedik. Geçmiş çalışmalarımızda olduğu gibi şimdi de nefret söylemine karşı yapılandırılmış ve yenilikçi yaklaşımlar arayışımız devam ediyor. Bu nedenle de Türkiye’deki gençlik ve insan hakları örgütlerindeki gençlik çalışanları, gönüllüleri ve aktivistlerini nefret söylemine karşı – karşı ve alternatif söylemler – üretebilmeleri adına gereken bilgi, materyal, anlayış ve araçlarla geliştirmeyi hedefliyoruz. Çevrim içi nefret söylemini olumlu yönde değiştirebilecek hedef kitlenin gençlik çalışanları ve insan hakları alanında çalışan genç aktivistler olduğunu düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hedeflerimizden bir diğeri, gençlik çalışanları ve aktivistlerini Rönesans Enstitüsü Derneği’nin de bir ortağı olduğu Avrupa Konseyi’nin No Hate Speech Movement kampanyası ve bu kampanyadaki deneyimleri ile tanıştırmak, bu deneyimler temelinde tasarladığımız eğitim programı ile güçlendirmek. Ardından da gençlik çalışanları ve aktivistlerinin bireysel ve kurumsal deneyimlerini de dahil edebileceği şekilde Türkiye’de nefret söylemi örneklerine rastladığımız tematik alanlarda birlikte üretim yapabilmesini sağlamayı istiyoruz. Çalışmalarımızda kullandığımız yaygın eğitim metotları ile gençleri bir araya getirip inisiyatif almalarını sağlayarak nefret söylemi ile mücadelede kullanılabilecek – karşı ve alternatif – anlatı ve söylemlere dayalı eylem planları tasarlamalarını ve bunları uygulamalarını istiyoruz. </span></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz bir husus var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemize ve çalışmalarımıza sayfanızda yer verdiğiniz için teşekkür ederim.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/09/01/genclerin-nefret-soylemi-ile-mucadelede-kullanilabilecek-eylem-planlari-tasarlamalarini-istiyoruz/">&#8216;Gençlerin Nefret Söylemi ile Mücadelede Kullanılabilecek Eylem Planları Tasarlamalarını İstiyoruz!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romanların Hak ve Eşitlik Mücadelesine ‘Romani Godi’ Katkısı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/08/romanlarin-hak-ve-esitlik-mucadelesine-romani-godi-katkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2022 10:34:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Romani Godi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Romanlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Roman kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Roman sivil toplumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80386</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Romanlar hala çadırlarda yaşıyor, insani yaşam koşullarına ulaşmak istiyor.' Romani Godi (Roman Aklı) 3 genç aktivistin kurduğu yeni bir gönüllü oluşum. Romanların uğradıkları hak ihlallerini ve Roman dili ile kültürünün yok olma tehlikesini dert eden Romani Godi, Roman sivil toplumuna yeni bir soluk getiriyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/08/romanlarin-hak-ve-esitlik-mucadelesine-romani-godi-katkisi/">Romanların Hak ve Eşitlik Mücadelesine ‘Romani Godi’ Katkısı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>8 Nisan Dünya Romanlar Günü, Romanların küresel düzeyde ve Türkiye’de uğradıkları hak ihlallerine dikkat çekilen ve sorunlara çözüm önerilerinin dile getirildiği bir gün. Türkiye’de Roman alanında çalışan ve eşitlik mücadelesine katkı sunan çalışmalara ve sivil toplum örgütlerine  bir yenisi eklendi. <a href="https://twitter.com/Romani_Godi" target="_blank" rel="noopener">Romani Godi</a> adlı yeni oluşumu kuran ve bu alanda çalışmalar yürüten 3 genç Fatoş Kaytan, Göktan Yıldırım ve Serkan Baysak ile neden yeni bir oluşuma ihtiyaç duyduklarını ve yapmayı planladıkları faaliyetleri konuştuk.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-80390 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/romanlarin-hak-ve-esitlik-mucadelesine-romani-godi-katkisi-3.jpg" alt="" width="350" height="257" />Romani Godi nedir? Siz bir sivil toplum inisiyatifi misiniz? Neden bu alanda yeni bir sivil oluşum ihtiyacı hissettiniz? </strong></p>
<p><strong>Fatoş Kaytan:</strong> Romani Godi, Romanes’te “Roman Aklı” anlamına geliyor.  Romani Godi; Romanların yaşadık hak ihlallerini, eşit haklara erişiminin engellenmesinin, Roman dilinin ve kültürünün yaşadığı yok olma tehlikesini dert eden bir grup genç aktivistin ‘Opre Roma’ sloganı ile çıktıkları bir yolculuktur. Romani Godi olarak; Romanların dillerini, tarihlerini, kültürlerini veya Roman karşıtı her türlü eylemleri; bir bütün olarak hafıza kabul eder ve sağlam bir hafızanın gelecek nesiller için, daha yaşanabilir bir dünya için önemli bir gereksinim olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle bağımsız inisiyatif bir grup oluşturma ihtiyacı duyduk.</p>
<blockquote><p>Sivil alan çok daraldı ve denetim sıklaştı. Bu durum da kurumların endişelerini arttırdı ve amaçlarımıza yönelik yapacağımız çalışmaları kısıtlamaya başladı. Biz de “madem öyle kendi grubumuzu oluşturalım” dedik.</p></blockquote>
<p><strong>Son yıllarda sivil alanın daraldığı ve denetimlerin sıklaştığı bir dönemde, bir grup genç aktivisti Romani Godi ile Romanlar gibi kırılgan ve dezavantajlı bir grupla çalışmaya iten motivasyonu bize anlatır mısınız? </strong></p>
<p><strong>Serkan Baysak:</strong> Öncelikle belirtmemiz gerekir ki Romani Godi’nin kurucu üyeleri olarak (Serkan Baysak,Göktan Yıldırım, Fatoş Kaytan) aktif olarak uzun süredir Roman alanında çalışmalar yürütüyoruz. Ortak birçok çalışmada yer aldık. Dijital ortam başta olmak üzere çeşitli alanlarda Romanlar, ciddi nefret söylemleri ile karşılaşıyor. Karşılaştığımız söylemler bizi her seferinde daha fazla şaşırttı ve insanların nefret dolu oluşu her seferinde bizdeki şaşkınlığı artırdı.</p>
<p>Aynı zamanda kültür ve dilin her geçen gün içinde bulunduğu kaybolma tehlikesini ise tekrar tekrar hissediyoruz. Bunların önüne geçmek için Türkiye’de daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz.</p>
<p>Tabii bir de mevcut durumların mahallelere yansıma durumu var. Romanlar şehirlerin hep dışlarına itilmiş ve mahallelerinden çıkmakta sorunlar yaşayan, dillerini konuşmaya bile cesaret edemez hale gelmiş durumda.</p>
<p>Üçümüz aynı zamanda çok yakın arkadaşız ve her zaman bu durumlara ilgili düşüncelerimizi paylaşıyorduk. “Bizim bu durumları engellemek için bir şeyler yapmamız lazım” diyorduk. Bu süre zaafında amacımızın ve yapmak istediklerimizin ortak çalışmalar olduğunu fark ettik. Tabii ki bu çalışmaları yaparken güvenli bir alana da ihtiyacımız vardı. Sivil alan çok daraldı ve denetim sıklaştı. Bu durum da kurumların endişelerini arttırdı ve amaçlarımıza yönelik yapacağımız çalışmaları kısıtlamaya başladı. Biz de “madem öyle kendi grubumuzu oluşturalım ve ortak amaçlarımız için birbirimizden güç alalım” dedik ve buradayız.</p>
<h5><strong>Amacımız Roman Hafızasını Güçlendirm</strong><strong>ek!</strong></h5>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-80391 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/romanlarin-hak-ve-esitlik-mucadelesine-romani-godi-katkisi-4.jpeg" alt="" width="336" height="311" />Roman Godi ile somut olarak hayata geçirmek istediğiniz faaliyetler neler? Nihai olarak amacınız nedir? </strong></p>
<p><strong>Göktan Yıldırım</strong>: Romani Godi olarak 3 senelik bir çalışma planı ile yola çıktık. Bu çalışma planında yapmak istediğimiz 10 tane program mevcut. Bu programların hepsinin amacı, Roman hafızasını güçlendirmek.</p>
<p>Tabii ki burada amaçlarımız arasında sürdürülebilir politikalara destek olmak ve kalıcı çözümler için çalışmalar yapmak da var. Romanlar çeşitli hak ihlallerine uğrasalar bile bunların görünürlüğü çok az. Görünse bile çözüme kavuşmaları uzun zaman alıyor ya da çözülmeden tarihin içinde bir günde kayıtlara bile geçmeden kayboluyor. Biz de bunları görünür hale getirmek ve sesimizi duyurmak istiyoruz.</p>
<p>Aynı zamanda Romanların dili ve kültürü kaybolmak üzere. Bu da bir kültürün yok olmasına ve gelecek nesillerin kendilerini tanımasının önünde en büyük engellerden. Romanların tarihi konusunda da yeterince çalışma olmaması, olan çalışmaların görünür hale gelmemesi de Romanların ve yaşadıkları sorunları görünmezliğe itiyor. Bu konular hakkında da görünürlüğü sağlamak, dilin ve kültürün yaygınlaştırılmasını sağlamak, tarihi bilgileri insanlara erişilebilir hale getirmeyi kendimize amaç edindik.</p>
<p><strong>Romani Godi’nin finansal kaynağı ve insan kaynağını nasıl sağlayacaksınız?</strong></p>
<p><strong>Serkan Baysak:</strong> Romani Godi tamamen gönüllülük üzerine, 3 kişi tarafından kurulmuş bir grup. Planlanan çalışmalarımız için ihtiyaç duyduğumuz durumlarda farklı kurum ve kuruluşlardan destek alabileceğimizi düşünüyoruz. Bazı kurumlardan, bazı çalışmalar için destek konusunda anlaştığımızı söyleyebiliriz. Bunun dışında da finansal desteğe ihtiyacımız olacağının farkındayız. Bunlar için de ilgili alanlarda destek veren kuruluşlara başvurularımızı gerçekleştiriyor olacağız.</p>
<p>İnsan kaynağına gelecek olursak; çok yakın zamanda bir gönüllü çağrısı açtık. Çok kıymetli başvurular aldık. Tahmin ediyoruz ki çok güzel bir ekip birlikte güzel bir yol arkadaşlığı sağlayacağız. Aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğimiz de insan kaynağını destekleyecektir.</p>
<p><strong>Size destek olan başka sivil aktörler var mı?</strong></p>
<p><strong>Fatoş Kaytan</strong>: Bu alanda faaliyet yürüten ulusal ve uluslararası birçok Roman ve Roman olmayan sivil toplum kuruluşu ile görüşmelerimizi gerçekleştirdik ve çok güzel geri dönüşler aldık. Bize destek olmaya başladılar bile diyebiliriz.</p>
<p>Tehlike Altındaki Diller Ağı, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, FES (Friedrich-Ebert-Stiftung) iş birliği geliştirdiğimiz kuruluşlara örnek olabilir. Aynı zamanda gönüllülerimizin de her biri bizim için çok kıymetli ve birer aktivist. Onların desteklerini de her zaman alıyoruz ve almaya devam edeceğiz.</p>
<h5><strong>Hiçbir Ayrım Gözetmeden Merkezi ve Yerel Düzeyde Siyasilerle İletişime Geçtik</strong></h5>
<p><strong>Siyasilere (merkezi ve yerel düzeyde) nasıl ulaşmayı düşünüyorsunuz? Savunuculuk stratejisi belirlediniz mi?</strong></p>
<p><strong>Göktan Yıldırım</strong>: Romani Godi olarak çalışmalarımıza doğru bilgilerle oluşturulmuş bir Roman hafızasının, ekip çalışmasının ve doğru katılımın sağlandığı saha-sivil ve toplum-karar verici mekanizmalar arasındaki iş birliğinin gücüne inanarak başladık. Bu doğrultuda, Romanlar için söylenmiş her sözü, yazılmış her yazıyı ihtiyacı olan kişilere ulaştırmak için mücadele vermek istiyoruz.</p>
<p>Bu yüzden sürekli sahada olan ve aynı zamanda yapılacak çalışmalarda liyakatine inandığımız kişilerle karar verici mekanizmalara en doğru değerlendirme ve önerileri sunmak için mücadele edeceğiz. Bu doğrultuda siyasilerle ve karar almak mekanizmalar ile de görüşmeler gerçekleştirdiğimizi söyleyebiliriz. Hiçbir ayrım gözetmeden merkezi ve yerel düzeyde siyasilerle iletişime geçtik ve bazıları ile görüştük. Bazılarıyla ise randevu talebimizi oluşturduk. Sorunların kalıcı çözümüne ulaşmak ve sürdürülebilir politikalar için destek almaya mücadele etmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Gündeminde Roman olan ve Romanların yaşadığı sorunları dert edinen her kesimden siyasetçiyi ve politikacıyı güçlendirmeyi amaçlıyoruz; gündeminde Romanlar olmayan siyasetçilerin ve politikacıların da gündemine Romanları getirmek üzere görüşmeler sağlayacağız.</p>
<h5><strong>‘Romanlarla Daha Fazla Çalışmaya ve Alanda Yeni Kişilere Yer Açmaya İhtiyaç Var’</strong></h5>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-80393 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/romanlarin-hak-ve-esitlik-mucadelesine-romani-godi-katkisi-2.jpg" alt="" width="337" height="254" />Türkiye’de sivil alana dair bilgi ve deneyiminiz çerçevesinde genel tabloyu nasıl değerlendirirsiniz? Roman sivil toplum aktörlerine dair gözlem ve eleştirileriniz var mı?</strong></p>
<p><strong>Serkan Baysak:</strong> Sivil alanın amacı toplumsal sorunları bağımsız şekilde ele alarak, kamuoyunu bilgilendiren, aydınlatan ve buna yönelik öneri sunmak. Yani sivil alanın bağımsız olması ve kamuyu aydınlatması temel olmalı fakat son zamanlarda alan fazla daraldı ve maalesef siyasi alanla iç içe geçmiş durumda görünüyor.</p>
<p>Roman sivil toplum kuruluşlarına gelecek olursak; geçmişten bu zamana kadar çok fazla emek veren isim var ve bunlar Romanlarla ilgili birçok çalışma yaptılar. Bunların hepsi çok kıymetli fakat çok daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var. Bize göre, burada da alanda yeni kişilere yer açmak çok kıymetli.  Aynı zamanda Roman ve Roman olmayan sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği ihtiyacını gözlemliyoruz. Roman sivil toplum kuruluşlarının eksik kaldığı noktalar olarak buna değinebiliriz. Tabii ki sivil alanın maruz kaldığı alanın daralması ve denetim sıklığının etkilerini Roman sivil toplum aktörlerinde de gözlemliyoruz.</p>
<h5><strong>Romanlar İnsani Yaşam Koşullarına Ulaşmak İstiyor</strong><strong>!</strong></h5>
<p><strong>Bugün 8 Nisan Dünya Romanlar Günü. Bugüne ilişkin duygularınızı ve düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?</strong></p>
<p><strong>Fatoş Kaytan</strong>: 8 Nisan 1971 tarihinde Londra&#8217;da toplanan Birinci Uluslararası Roman Kongresi ile Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmaya başlandı. Bu kongre de birçok karar alındı. Varlığımız kabullenilmişti fakat kararlardan 8 Nisan’ı kabul eden ülkelerde dahi bahsedilmiyor. Tabii ki geçmişten bugüne Romanlarla ilgili birçok çalışma yapıldı. Bu çalışmalar sayesinde birçok yol kat edildi. Kat edilen bu yola rağmen birçok alandan yoksunluk çeken, görmezden gelinen ve hak ihlallerine uğrayan Romanlar var. Dünya Romanlar Günü olarak kutlanan bugünde işin öznesini dinlemek gerektiğine inanıyoruz. Evet bugünü kutlamak çok önemli ama sadece bugünde hatırlanmak istemiyoruz.</p>
<p><strong>Göktan Yıldırım</strong><strong>: </strong>Romanlar eşit haklara erişimde sorun yaşamadan insani yaşam koşullarına ulaşmak istiyor. Temel haklardan olan barınmaya erişim 21.yüzyılı utandıracak bir durum geldi. Romanlar hala çadırlarda yaşıyor. Şehrin ücra köşelerine itilerek kente erişimleri kesiliyor. Temel haklardan olan istihdam sağlık ve eğitime erişimleri de kısıtlı. Birçok sorun var. Romanların kültürleri, dilleri, tarihleri bilinmiyor. O yüzden Romanlar Günü’nde Romanları doğru tanımak ve bugünü bir güne sıkıştırmadan tüm bu sorunların çözümü ve doğru tanınırlık için çalışmalar yapmak çok kıymetli.</p>
<p><strong>Serkan Baysak</strong>: Son olarak şunu ekleyebiliriz: 8 Nisan 1971’de o kongrede olan ve ondan önce ve sonra Romanlar için kendini adayan herkesi saygı ve sevgiyle anıyoruz. Saygımız ve sevgimiz sonsuz.</p>
<blockquote><p>Roman alanında hak mücadelesi yürütmek isteyenler ile birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşlığı planlıyoruz.</p></blockquote>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-80394 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/romanlarin-hak-ve-esitlik-mucadelesine-romani-godi-katkisi-1.jpg" alt="" width="251" height="334" />Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı?</strong></p>
<p><strong>Fatoş Kaytan:</strong> Çıktığımız yolda her zaman eleştirilere ve desteğe açığız. Romani Godi olarak amacımız güçlenmek ve güçlendirmek. Bu yüzden yapıcı her türlü birliktelik bizim için çok kıymetli. Çıktığımız bu yolda umuyoruz ki çok kıymetli çalışmaları hep birlikte yapacağız.</p>
<p><strong>Serkan Baysak</strong>: Biz tek başımıza yürüdüğümüz bir yol planlamıyoruz; Roman alanında hak mücadelesi yürütmek isteyen yol arkadaşlarımız ile birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşlığı planlıyoruz. Herkes için eşit ve katılımcı bir yaşam talep ediyoruz. Dayanışmayı, katılımcılığı ve çözüm odaklı bir yaklaşımı insan hakları mücadele yürütmek istiyoruz.</p>
<p><strong>Göktan Yıldırım</strong>: Romanların yaşadığı eşitsizliklerin olmadığı bir dünya isteyen Dom, Rom, Lom, Abdal&#8230;Roman veya Roman olmayan herkesi selamlayarak bitirebiliriz. Eşitlik arayışında Roman sivil toplumda  en yaygın sloganı ile yapabiliriz: ‘Opre Roma’</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/08/romanlarin-hak-ve-esitlik-mucadelesine-romani-godi-katkisi/">Romanların Hak ve Eşitlik Mücadelesine ‘Romani Godi’ Katkısı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite Öğrencilerinden Örnek Gönüllük: Boğaziçi Ayvalık Okulları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/universite-ogrencilerinden-ornek-gonulluk-bogazici-ayvalik-okullari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 13:31:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Ayvalık Okulları Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Adaman]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllük]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite ve gönüllük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79568</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Biz Sizleri Çok Sevdik' başlığıyla yayınlanan 'Boğaziçi Üniversitesi Ayvalık Okulları Projesi' adlı yayın, Boğaziçili öğrencilerin Ayvalık’ta sosyal kaynaklara erişimi sınırlı çocuklarla hayata geçirdiği gönüllük çalışmasını hikayeleştiriyor. 'Kurtarıcı değildi o. Karşılıklı bir dönüşümdü aslında yaşanması gereken' sözleriyle özetlenen gönüllük deneyimi, sivil alana katkı sunan ve sunmak isteyen her gönüllü için ilham verici ve yol gösterici bir kolektif çalışma. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/universite-ogrencilerinden-ornek-gonulluk-bogazici-ayvalik-okullari/">Üniversite Öğrencilerinden Örnek Gönüllük: Boğaziçi Ayvalık Okulları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ayvalikokulu.boun.edu.tr/">“Boğaziçi Üniversitesi Ayvalık Okulları Projesi”</a> adlı yayında kullanılan dile öğrenciler KOBİ ismini vermiş. “Kolektif Bilinç” olarak adlandırdıkları, ana karakterlerin hem detayları anlattığı hem de gözlemci bir bakışla kaleme alınmış. Proje süresince gönüllüler arasındaki yönetişim şekli ve çocuklarla kurulan ilişkinin niteliğinden atölye programı, konaklanan yerlerin temizlik düzenine kadar her konu toplantılarla karara bağlanmış. Kitap, üniversite öğrencilerinin gönüllük deneyimlerini çocuklarla birlikte karşılıklı öğrenme sürecinin de hikayesi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-79573 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/universite-ogrencilerinden-ornek-gonulluk-bogazici-ayvalik-okullari-projesi-1.png" alt="" width="280" height="400" />Projenin şekillenmesinde ve koordinasyonunda yer alan Boğaziçi Üniversitesi’nden Fikret Adaman ve Boğaziçi öğrenci ve mezunlarla gönüllük deneyimlerini konuştuk. Adaman, “Eski günlerde Boğaziçi Üniversitesi bu tür “toplumsal dayanışma” projelerini desteklemekteydi. Son 15 aydır maalesef ayrı bir düzen hüküm sürmekte. Üniversitelerin toplumsal dayanışma projelerini yürütmesi; o türdeki projelerin içinde yer alması, yerel yönetimlerle bu alanlarda işbirliklerini gitmesi çok önemli” ifadeleriyle üniversitedeki mevcut durumu özetliyor ve sözü öğrencilere bırakıyor.</p>
<h5><strong>‘Sahada ve Online Atölyelerde Yaşadığımız Deneyimler Çok Dönüştürücü</strong><strong>’</strong></h5>
<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi’nin Ayvalık Okulları projesini nasıl tarif edersiniz? Bu bir sosyal sorumluluk projesi mi? Sivil toplum faaliyeti mi? Üniversitenin dahil olduğu gönüllülük çalışması mı?</strong></p>
<p>Boğaziçi Ayvalık Okulları, Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde çeşitli bölümlerden gönüllü olan öğrencilerin ve okulumuz mezunların çalıştığı bir proje. Gönüllüler olarak sahaya adım atmadan önce çocuklarla iletişim, gönüllüler arası iletişim, ilkyardım, cinsel şiddetle mücadele konulu eğitimler alıyoruz. Sinema, tiyatro, fotoğraf, bilim, dans, sanat, müzik gibi birçok farklı alanda her dönem atölyeler açılıyor. Bu atölyelerin planlarını, içeriklerini de gönüllü öğrenciler hazırlıyor.</p>
<p>Sonrasında Ayvalık’ta bulunan Zeytin Çekirdekleri Derneği aracılığıyla bu içerikleri sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı çocuklarla buluşturuyoruz. Temel amaçlarımız arasında sosyal etkinliklere erişimi kısıtlı olan çocuklara kendilerini özgürce ifade edebilecekleri ve farklı ilgi alanlarını deneyimleyebilecekleri bir etkileşim alanı yaratmak, bölgede yaygın olan ayrımcılık ve şiddet dilini olumlu bir dile dönüştürmek ve oluşturduğumuz bu alanı sürdürülebilir ve dinamik tutmak yer alıyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-79581 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/universite-ogrencilerinden-ornek-gonulluk-bogazici-ayvalik-okullari-4.jpg" alt="" width="361" height="227" />Ayvalık Okulları projesi devam ediyor mu? Projede yer alan öğrencilerin ne tür içgörü ve deneyim elde ettiklerine dair neler söylersiniz?</strong></p>
<p>Aktif olarak devam etmekte olan projemizde pandeminin başlamasıyla birlikte atölyelerimizi online yapmaya başlamıştık. Eylül 2021 itibariyle ise hibrit sisteme geçiş yapmış bulunuyoruz. Dönem açılışını yüz yüze yaparak çocuklarla tanışma şansımız oldu; atölyeleri ise dönem içinde çevrimiçi olarak yürüttük. Yüz yüze bir kapanış partisi için yine ekip olarak Ayvalık’ta idik. Bu dönem de aynı şekilde devam ediyor olacağız.</p>
<p>Bu süreçte sahada ve online atölyelerde yaşadığımız deneyimler çok dönüştürücü oldu diyebiliriz. Çocukların atölyelere gösterdiği ilgi ve bunun sonucunda gördüğümüz değişimler bizim için çok kıymetli. Aynı zamanda proje bizlere yürütücülük ve işbirliğini hiyerarşik olmayan bir zeminde inşa etmeyi öğretti. Çocukların cin fikirleri, hayal güçleri ve ilginç soruları arasında olmak hepimizin ruhuna iyi geliyor diyebiliriz.</p>
<blockquote><p>Dileyen kişiler bu kitabı ücretsiz bir şekilde temin edebilirken dileyen kişiler de karşılığında bağışta bulunabiliyor.</p></blockquote>
<p><strong>Bir kamu üniversitesinin bu tür bir faaliyeti yürütmesi için finansal ve diğer kaynakları nasıl temin ettiniz? </strong></p>
<p>Gönüllülük üzerine kurulu bir proje olan Ayvalık Okulları’nın günümüze kadar devam etmesindeki en önemli unsurlardan birisi bağışlardır. Çeşitli yollarla projenin duyulmasını ve bağış yapılmasını sağlamak adına çalışmalar yürütmekteyiz. Çanakkale’den Ayvalık’a 235 kilometrelik bir koşu düzenleyerek bağış akışı olmasını sağladık.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-79575 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/universite-ogrencilerinden-ornek-gonulluk-bogazici-ayvalik-okullari-2.jpg" alt="" width="327" height="244" />Neden proje faaliyetlerini kitaba çevirme ihtiyacı duydunuz? </strong></p>
<p>&#8220;Biz Sizleri Çok Sevdik’’ adı altında projenin öyküsünü anlatan bir kitap oluşturduk. Kitabımız projenin amaçlarını, yöntemlerini, gönüllüler arası işleyişi, çocuklar ile kurduğumuz iletişimi ve daha projeyi bugünkü haline getiren birçok şeyi projeyi tanıtma ve okuyanları benzer projeler için heveslendirme amacı ile yazılmıştır. Dileyen kişiler bu kitabı ücretsiz bir şekilde temin edebilirken dileyen kişiler de karşılığında bağışta bulunabiliyor.</p>
<h5><strong>‘Çocukların Hayatına Dokunmak ve Onlarla Ortak Alanı Paylaşmak Karşılıklı Bir Değişim</strong><strong>’</strong></h5>
<p><strong>Nasıl geri dönüşler aldınız?</strong></p>
<p>Üniversite öğrencileri olarak bu tarz gönüllü çalışmalarda bulunmanın ve diğer öğrenciler ile ortak bir paydada buluşup aynı ilkeleri gözeterek sürdürülebilir bir proje ortaya koymanın günümüz dünyasında çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Gönüllüler olarak çocukların hayatına dokunmak ve onlarla ortak bir alanı paylaşmak bizim için karşılıklı bir değişim demektir.</p>
<p>Bu noktada kendimizi birer öğretici ya da kurtarıcı olarak görmeyip çocuklarla aramızdaki iletişimi karşılıklı bir dönüşüm olarak değerlendiriyoruz. Bu da aslında çocukların bizden öğrendiği kadar bizlerin de onlardan öğrendiğimizin göstergesidir. Bu süreçte bizler çoğu zaman çocuk olmayı ve çocuğun gözünden bakmayı deneyimlemiş oluyoruz ve bu da bize çok farklı bakış açıları kazandırıyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-79577 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/universite-ogrencilerinden-ornek-gonulluk-bogazici-ayvalik-okullari-3.jpg" alt="" width="339" height="200" />Ayvalık Okulları Projesi’nin benzerleri var </strong><strong>mı? Olacak mı? Anadolu’nun sosyal kaynaklara ulaşmada daha kısıtlı olan bölgelerine dair bir planınız var mı?</strong></p>
<p>Bu proje üniversite öğrencilerinin inisiyatif alması ve sonrasında Zeytin Çekirdekleri Derneği ve Ayvalık Belediyesi ile işbirliği yapılması sonucu doğdu. Birçok üniversite benzer bir yol izleyip bu projeyi farklı bölgelerde hayata geçirebilir. Bizim amaçlarımızdan bir tanesi de bizim Ayvalık’ta yereldeki grupların da katılımıyla oluşturduğumuz alanı sürdürülebilir kılmak ve oluşturduğumuz bu yapı sayesinde farklı üniversitelerde oluşan ya da oluşacak benzer projelere örnek teşkil etmektir. Dolayısıyla ilerleyen zamanlarda Ayvalık’ta oluşturduğumuz alanı ve işleyişi farklı gönüllülere aktarmak ve bu projenin benzerlerinin başka bölgelerde de uygulanabilmesine ön ayak olmak planlarımız arasında yer almaktadır. İsteriz ki bizim Ayvalık’ta oluşturduğumuz bu yapı birçok farklı bölgeye yayılsın ve daha bir sürü çocuk bu güven alanında kendini özgürce ifade edebilsin.</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Ayvalık Okulları Projesi’ne dair detaylara <a href="http://ayvalikokulu.boun.edu.tr/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/16/universite-ogrencilerinden-ornek-gonulluk-bogazici-ayvalik-okullari/">Üniversite Öğrencilerinden Örnek Gönüllük: Boğaziçi Ayvalık Okulları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsız Müzik Yapımcıları, Dernek Çatısı Altında Buluşuyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/bagimsiz-muzik-yapimcilari-dernek-catisi-altinda-bulusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2022 13:06:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağımsız Müzik Yapımcıları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Polat]]></category>
		<category><![CDATA[MÜYAP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağımsız Müzik Yapımcıları Derneği Genel Sekreteri Haluk Polat; 'Müzik yapımcılığına yeni başlayan tüm bağımsız yapımcılara yalnız olmadıklarını anlatmak istiyoruz' diyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/bagimsiz-muzik-yapimcilari-dernek-catisi-altinda-bulusuyor/">Bağımsız Müzik Yapımcıları, Dernek Çatısı Altında Buluşuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bağımsız Müzik Yapımcıları Derneği; Artvizyon, Bugu Yapım, Epidemik Yapım, GRGDN Müzik, Pay Records Yapım, We Play ve Zoom Müzik tarafından Aralık 2021&#8217;de kurulmuş yeni bir oluşum. Derneğin Genel Sekreteri Haluk Polat; “BMYD, yaklaşık bir buçuk yıllık bir ön çalışma sonunda bağımsız müzik yapımcılarının sorunlarını paylaştığı, ortak sorunlara çözümler aradığı, birlikte hareket ettiği ve güç birliği oluşturduğu bir platform olması amacıyla kuruldu” diyerek dernek çalışmaları hakkında bilgi verdi. </span></p>
<p><b>Bağımsız müzik piyasasında neleri değiştirmeyi hedefliyorsunuz? Türkiye’de bağımsız müzik sektörünün çalışma yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Öne çıkan sorunlar ve ilk elden atılması gereken adımlar nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-79070 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/haluk-polat-640x426.jpg" alt="Haluk Polat" width="364" height="242" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/haluk-polat-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/haluk-polat.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 364px) 100vw, 364px" />Türkiye&#8217;de müzik yapımcılarının daha önce bir araya geldiği bir meslek birliği var: MÜYAP. MÜYAP çok büyük ve eski bir oluşum. MÜYAP üyesi olabilme süreci kolay ve çabuk bir süreç değil. Uzun yıllar sektörde olsanız bile MÜYAP üyesi olamayabilirsiniz, o yapının şartlarını yerine getiremeyebilirsiniz. Oysa gelişen ve değişen müzik sektörü şartlarında Türkiye&#8217;de var olan irili ufaklı onlarca müzik yapım şirketi var. Öncelikli amacımız bu müzik yapım şirketlerini bir araya getirmek, ortak sorunlarını belirlemek ve bu konuda çalışmalar yapmak, müzik sektöründe var olmaya çalışan tüm bu yapılara eğitim ve deneyim desteği vermek, müzik sektörünün iç iletişimini güçlendirmek, sektörü büyütmeye çalışmak. Müzik yapımcılığına yeni başlayan tüm bağımsız yapımcılara yalnız olmadıklarını anlatmak istiyoruz. Bizlerin elbette bu kuruluş sürecinde belirlediğimiz, tespit ettiğimiz bazı majör sorunlar var ancak süreç içerisinde henüz görmediğimiz, fark etmediğimiz birçok farklı sorunu da zaman içerisinde çözmeyi hedefliyoruz. Aramıza katılacak yeni üyelerimizle tüm bu sorunları ele alıp çözüm yolları arayacağız. Bizim açımızdan en önemli konu birlikte hareket edebileceğimiz, mesleki açıdan birbirimize destek olabileceğimiz, gerekli durumlarda üyelerimiz arasında çıkabilecek sorunları tartışabileceğimiz çözebileceğimiz, sanatçılarla yapım şirketlerimiz arasında oluşabilecek itilaflı durumlarda aracı olabileceğimiz ve birbirimize güvenebileceğimiz bir platform oluşturmak. Bir kere daha altını çizerek söylemek isteriz ki biz MÜYAP&#8217;a alternatif olarak kurulmuş ve onun işlevini üstlenmeye aday bir yapı değiliz. Amacımız MÜYAP üyelerinin de içinde bulunduğu bir dernek olmak, gereken her noktada sektöre ve bileşenlerine destek olmak ve sektörün sorunlarını hep birlikte çözmek.</span></p>
<p><b>Günümüzdeki müzik yapımcılığı ile eskiyi (internet önceki zamanları) kıyaslarsanız hangi farklılıklardan bahsedersiniz? Müzik yapımcılarının değişen koşullara ayak uydurduğunu düşünüyor musunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde müzik üretmek, bunu yaymak eskiye oranla çok daha kolay. 1990&#8217;lı 2000&#8217;li yıllarda genç bir sanatçının müziğini yapması ve bunu yayınlaması çok da kolay değildi. Yapılan işin bir yapımcının dikkatini çekmesi, onu beğenmesi, ona yatırım yapması, projelendirmesi, müzisyeni stüdyoya sokması, tüm süreçlerin sonunda hazırlanan albümün fiziksel olarak basılmasının sağlanması, tanıtılması ve müzik mağazalarında satılması gerekiyordu.  Günümüzde müzik üretim süreçlerinin birçok aşaması ortadan kalktı. İnternet bağlantısının olduğu bir odada müziğinizi üretip, yayınlayıp tanıtma şansına sahipsiniz. Bu durum elbette sanatçıların bir kısmının yapımcılara artık ihtiyaç olmadığı düşüncesine sahip olmalarına sebep oldu ancak bizce yapımcılar artık eskisinden de daha farklı ve önemli bir işleve sahipler. Üretim araçlarına ve tanıtım ağlarına bu kadar kolay ulaşmak bir açıdan da birbirine benzer yüzlerce, binlerce üretimin oluşmasına da sebep  oluyor. Bu durumda bu üretim kirliliğinde aradan sıyrılacak olanların büyük bir çoğunluğunun müzik sektöründe deneyim sahibi yapımcıların üretimleri olacağını düşünüyoruz. </span></p>
<p><b>Bir önceki soruyla bağlantılı olarak; bugünün dijital dünyasında müzisyenlerle yapımcıların ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu bağlamda Spotify, Youtube gibi müzik dinleme platformlarının müzisyenlere hak ettikleri ödemeleri yaptığını düşünüyor musunuz? Telif hakları genel olarak en temel sıkıntılardan biri. Yeni çağda nasıl düzenlemeler yapılmalı, yapımcılar hangi adımları atmalı ki müzisyenler haklarına kavuşabilsin?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-79071 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/bmyd_logo-640x286.jpeg" alt="BMYD" width="347" height="155" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/bmyd_logo-640x286.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/bmyd_logo.jpeg 700w" sizes="auto, (max-width: 347px) 100vw, 347px" />Müzik, müzisyen, beste olmadan bu sektörün olamayacağı aşikâr. Yani bu sektörün en önemli yapı taşlarından birisi müziği üretenler. Gelişen ve değişen koşullarda müzik yapımcılarının müziği üretenlerle çok daha olumlu ve yönlendirici bir ilişki kuracağını düşünüyoruz ancak elbette ortada paylaşılması gereken bir değer oluştuğunda bu zaman zaman sorunlara yol açabiliyor. Mümkün olduğunca yazılı ve sağlam anlaşmalarla tarafların korunması gerektiğini de düşünüyoruz. Sadece müzisyenlerin değil yapımcıların da haklarının karşılıklı olarak korunması çok önemli. Elbette müziği üreten olmasa müzik yapımcısının bir değer üretmesi mümkün değil ancak unutulmaması gereken noktalardan birisi de yapımcı olmadan da o müziğin sahiplenilmesi, tanıtılması, sanatçının sahiplenilmesi ve geliştirilmesinin çok da mümkün olamayacağı. O müziğe ilk inananın ve ona zaman ve maddi yatırım yapanın yapımcı olduğu unutulmamalı. Spotify, Youtube gibi dijital müzik platformlarının karışık algoritmaları var. Bu nedenle her zaman anlamak ve algılamak mümkün değil. Bilinmesi gereken konu şu ki bu uluslararası firmalar büyük denetim yapıları tarafından belirli aralıklarla çok ciddi şekilde denetleniyorlar. Bu nedenle anlaşmalardaki oranların harfi harfine ödendiği konusunda bizlerin bir şüphesi yok. Bu oranların ne olduğu, nasıl olduğu ve nasıl daha iyileştirilebileceği konusu bir birlikte hareket etme konusu. Birlikte olursak daha iyi oranlarla anlaşmalar yapma şansımız olacağını biliyoruz. Biz de BMYD olarak bu konuda müzik yapımcılarının dolayısıyla müzisyenlerin daha fazla gelir elde etmeleri için çalışmalar yapacağız. </span></p>
<p><b>Müzik alanında çalışan diğer sivil toplum kuruluşlarıyla işbirlikleriniz, fikir alışverişleriniz oluyor mu veya olacak mı? Bu alanda bir arada çalışmanın önemi ve gerçekçi olup olmadığı hakkında neler söylersiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz kuruluşumuzun hemen ardından ilk toplantı talebimizi MÜYAP&#8217;a ilettik ve bir araya geldik. Bundan sonra da diğer meslek birlikleriyle bir araya gelip hem kendimizi tanıtmak, hem birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak ve paylaşmak istiyoruz. Birlikte hareket edilmediği sürece sürekli bir hak kaybı yaşayacağımız kesin. Birlikte hareket edersek sektörün büyüyeceğini ve gelişeceğini düşünüyoruz.</span></p>
<p><strong>Y</strong><b>urt dışında benzer organizasyonlarla iş birlikleriniz var. Bu konudaki girişimlerinizden bahsedebilir misiniz? Bununla birlikte bağımsız müziğin yurt dışında</b> <b>nasıl ele alındığını, derneklerin nasıl çalıştığını gözlemleme, inceleme fırsatınız olmuş olmalı. Türkiye ile göze çarpan en temel farklılıklar neler? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimiz IMPALA, WIN ve MERLIN&#8217;in Türkiye&#8217;de temsilciliğini yapıyor. Bu yapılara bağlı firmalar dünya üzerinde üretilen müziğin yaklaşık yüzde 36-39&#8217;lık kısmını üretiyorlar. Türkiye müzik sektörü global anlamda ilgi çeken, merak uyandıran fakat bugüne kadar uluslararası arenada çok tanınmayan, nispeten içine kapalı bir yapıya sahip. Dernek olarak Türkiye’de temsilciliğini yaptığımız bu yapılarla ortak hareket etmemizin en temel amaçlarından biri deneyimlerinin karşılıklı olarak aktarılabilmesini sağlamak. BMYD olarak Avrupa Bağımsız Müzik Şirketleri Birliği IMPALA’nın müzik endüstrisinde sürdürülebilirlik, dijitalleşme, telif hakları gibi konularda yürüttüğü çalışma gruplarına katılıyoruz. Dünyanın birçok yerinden bağımsız müzik profesyonelleriyle birbirimize destek olabileceğimizi görmek, her ülkede değişik biçimlerde de olsa yaşanan sorunlar hakkında konuşmak, çözüm arayışlarında ortaklaşmak, birbirimizin deneyimlerinden faydalanmak, fikir alışverişinde bulunabilmek çok değerli. Bu yapılarla birlikte Türkiye&#8217;de üretilen müziği Dünya&#8217;ya ulaştırmak, işbirlikleri yapmak, Dünya müzik endüstrilerinde konuşulanları üye firmalarımızla paylaşmak, üretilen teknolojileri takip etmek ve sektörümüzü geliştirmek istiyoruz.</span></p>
<p><b>Ajandanızda neler var? Yakın zamanda hayata geçirmeyi planladığınız projeler nelerdir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önümüzdeki süreçte üye sayımızı arttırmak en önemli hedefimiz. Bu konuyla ilgili çalışmalar yapacağız. Hem kendimizi daha iyi tanıtmak hem de hedeflerimizi anlatmak istiyoruz. Ayrıca sektöre ilişkin farklı konularda oturumlar, seminerler, atölyeler, dinletiler yapmayı planlıyoruz. Şu anda önümüzdeki 9-10 aylık süreç içerisinde gerçekleşecek 7-8 etkinliğimiz olacak. Umarım yakın zamanda sektörde olumlu bir etki yaratırız. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/bagimsiz-muzik-yapimcilari-dernek-catisi-altinda-bulusuyor/">Bağımsız Müzik Yapımcıları, Dernek Çatısı Altında Buluşuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Eşitsizlik Bülteni&#8217; Türkiye’de Bölgesel Eşitsizliği İnceleyecek!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/05/esitsizlik-bulteni-turkiyede-bolgesel-esitsizligi-inceleyecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2022 09:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[sivil düşün]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77455</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağımsız bir grup araştırmacı ve sivil toplum gönüllüsü tarafından hazırlanan Eşitsizlik Bülteni, 2022 yılı boyunca 12 farklı kategoride hem ulusal hem de uluslararası kabul görmüş ölçüm metotlarını kullanarak, birçok farklı kurumdan alınan güncel veriler ışığında Türkiye’deki bölgesel eşitsizliği inceleyecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/05/esitsizlik-bulteni-turkiyede-bolgesel-esitsizligi-inceleyecek/">&#8216;Eşitsizlik Bülteni&#8217; Türkiye’de Bölgesel Eşitsizliği İnceleyecek!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye son 20 yılda hem ekonomik alanda hem de insani gelişmişlik seviyesinde önemli bir mesafe kaydetti. Ancak bu gelişmenin bütün bölgelerde benzer bir seyir izlemedi. Örneğin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2017 yılında hazırlanan <strong>Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi (SEGE)</strong><em> </em>çalışmasında haritanın güneydoğusunun diğer bölgelerle dramatik farklar gösterdi. Bölgesel eşitsizliğe mercek tutulduğunda anlaşılıyor ki bu eşitsizlik tesadüfi değil, yapısal ve sistematik olarak hemen her kategoride kendini gösteriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77458 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulteni-harita.jpg" alt="" width="635" height="330" /></p>
<p>Bu bulgulardan hareketle, bir grup araştırmacı ve sivil toplum gönüllüsü AB Sivil Düşün desteğiyle Eşitsizlik Bülteni hazırlamaya karar verdi. Bülten, bu eşitsizlikleri daha yakından görmek ve göstermek, böylece gerek kamuoyu nezdinde gerekse karar alıcılar nezdinde bir farkındalık oluşturmak amacıyla yola çıkıyor.</p>
<p>Bülten&#8217;de <strong>2022</strong> yılı boyunca <strong>12</strong> farklı kategoride hem ulusal hem de uluslararası kabul görmüş ölçüm metotlarını kullanarak, birçok farklı kurumdan alınan güncel veriler ışığında Türkiye’deki bölgesel eşitsizliği incelenecek.</p>
<h5>Eşitsizlik Bölgesi</h5>
<div class="revue-p">Eşitsizlik Bülteni, “<strong>Eşitsizlik Bölgesi</strong>” adını verdiği bir bölgeye odaklanıyor ve bu bölgeyi Türkiye’nin geri kalan illeriyle kıyaslıyor. Bu bölge, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2017 yılında hazırladığı <strong>Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi<em> (SEGE)</em></strong><em> </em>çalışmasına göre 6. düzeyde yer alan şehirleri kapsıyor. Türkiye&#8217;deki Kürt nüfusun yoğun olduğu bu şehirlerin tamamı Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde yer alıyor.</div>
<div></div>
<div><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77460 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/esitsizlik-bulteni.jpg" alt="" width="644" height="321" /></div>
<div></div>
<div>Türkiye’de puanı en yüksek ilin 4+ puanla İstanbul olduğu SEGE çalışmasına göre 6. kademedeki illerin tamamının puanı sıfırın altında kalıyor. Şırnak -1,788 puanla bu listenin en sonunda yer alıyor. SEGE puanlarına göre her kademede puanı en yüksek olan iller karşılaştırıldığında 6. kademedeki durum daha çarpıcı bir şekilde görünüyor.</div>
<div></div>
<div>Eşitsizlik Bülteni, eşitsizliği gözleyebilmek adına ağırlıklı olarak TÜİK’in 2016 senesinde düzenlediği “İllerde Yaşam Endeksi” çalışmasında kullandığı göstergelere odaklanıyor. Bu göstergeler; konut, çalışma hayatı, gelir ve servet, sağlık, eğitim, çevre, güvenlik, sivil katılım, altyapı hizmetlerine erişim, sosyal yaşam ve yaşam memnuniyeti olarak listeleniyor. Bültende TÜİK verilerinin yanı sıra hem Türkiye’de hem de dünyada resmi ve bağımsız veri kuruluşları tarafından üretilmiş verilerden de faydalanılıyor.</div>
<div></div>
<div>Eşitsizlik Bülteni <a href="https://www.getrevue.co/profile/EsitsizlikBulteni/issues/esitsizlik-bulteni-neden-nasil-ne-zaman-970062" target="_blank" rel="noopener">web sayfasına buradan</a> ulaşabilirsiniz.</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/05/esitsizlik-bulteni-turkiyede-bolgesel-esitsizligi-inceleyecek/">&#8216;Eşitsizlik Bülteni&#8217; Türkiye’de Bölgesel Eşitsizliği İnceleyecek!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Bağışçılık (1) &#8216;İyilik Peşinde Koş&#8217;arak Bağışçılığı Dalga Dalga Yaymak!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/30/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/30/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2021 10:59:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açık Açık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Adım Adım Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışçılık]]></category>
		<category><![CDATA[İyilik Peşinde Koşmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kıvanç Ergun]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77314</guid>

					<description><![CDATA[<p>"'İyilik Peşinde Koş' sloganı ile başladığımızda sadece koşarak bağış toplamayı planlamıştık ancak şu anda koşuyor, yüzüyor, en zorlu dağlara tırmanıyor, bağış toplayıp, gönlümüze dokunan hayalin hayata geçmesine aracılık ediyoruz.” 'Türkiye’de Bağışçılık' dosyamızın ilk yazısında, Adım Adım Platformu ile İyilik Peşinde Koş’anların bağışçılığa ve sivil topluma sağladığı katkıyı Kıvanç Ergun ile ele alıyoruz. 2008 yılında 'İyilik Peşinde Koş' sloganı ile başlayan İyilik Koşuları bugüne dek 800 bini aşan bağış sayısıyla 300 bin canlının hayatına dokundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/30/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak/">Türkiye’de Bağışçılık (1)&lt;br&gt; &#8216;İyilik Peşinde Koş&#8217;arak Bağışçılığı Dalga Dalga Yaymak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2021 yılının sonuna gelirken pandemi ve afetlerle dolu günlerin yeni yılda da hayatlarımızı zorlaştıracağı aşikar. Türkiye’de sivil toplumun süregelen finansal kaynak sorununa pandemi ve ekonomik kriz de eklenince STK’ların bağışçılığı artırarak kendi kaynaklarını yaratabilmesi çok daha öncelikli bir konu haline geldi.</p>
<p>TÜSEV’in 2019 yılında yaptığı <a href="https://tusev.org.tr/tr/haberler/turkiyede-bireysel-bagiscilik-ve-hayirseverlik-2019-raporu-yayimlandi#.Yc1wD2hBzIU" target="_blank" rel="noopener">Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Raporu’na</a> göre, Türkiye’de bir yılda yapılan tüm yardım ve bağışların toplamı 2015 yılındaki araştırmada kişi başı 228 TL olan bu rakamın enflasyon düzeltmesi ile bugünkü karşılığı  360 TL. Diğer bir deyişle,  2015’ten 2019’a geldiğimizde Türkiye’de yapılan tüm yardım ve bağışların toplamında reel bir düşüş gözleniyor. Bu rakam Türkiye gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) ortalama %0,8’sine denk geliyor. STK’lar aracılığıyla yapılan bağışlar (kişi başı yaklaşık 16,7 TL) değerlendirildiğinde ise bu oran %0,06’ya düşüyor.</p>
<p>Avrupa ülkelerinde yapılan bağışlar ise ülkelerin GSYİH’sine oranı ortalama %0,2, Amerika’da ise %1,5.  Bu nedenle, Türkiye’de bireylerin yardım ve bağış yaptığı ancak bu bağışları STK’lara yapmayı tercih etmedikleri görülüyor. Hatta bağış rakamları oransal olarak Avrupa ülkeleri ve ABD’nin çok da gerisinde kalmamasına rağmen, Türkiye’de bireylerin yardım ve bağışlarını bir STK aracılığıyla yapmamaları önemli bir veri olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p>Bu veriler ışığında, STK’lara yapılacak bağışların artırılması için neler yapılabileceğine dair Adım Adım Plaftormu Dönem Başkanı-Marka ve İletişim Koçu Kıvanç Ergun ile konuştuk. Ergun, Türkiye’de bağışçılığın yaygınlaşmasında İyilik Peşinde Koşma’nın önemi ve etkisi ile STK’ların atabileceği adımları paylaştı.</p>
<blockquote><p>&#8220;Ben tek başıma ne yapabilirim ki&#8230;&#8221; diye düşünürken, bir iken nasıl binlere ulaşılabileceğini ve aslında bunun hiç de zor olmadığını deneyimletiyor bize Adım Adım. &#8216;İyilik Peşinde Koş&#8217;mak bir metafor artık; fark ettiğimizi, harekete geçtiğimizi, iyiliğe adım atıp, fark yaratmaya çalıştığımızı anlatan…</p></blockquote>
<p><strong>Adı</strong><strong>m Ad</strong><strong>ım ne yapıyor? İyilik Peşinde Koşma</strong><strong>’</strong><strong>nın size g</strong><strong>ö</strong><strong>re anlamını, en sade-yalın şekilde nasıl anlatırsını</strong><strong>z?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77319 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/Kivanc-Ergun-640x651.jpeg" alt="" width="291" height="296" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/Kivanc-Ergun-640x651.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/Kivanc-Ergun.jpeg 750w" sizes="auto, (max-width: 291px) 100vw, 291px" />Adım Adım, sivil toplum kuruluşları ile onların projelerini sportif faaliyetler aracılığıyla desteklemek isteyenleri bir araya getiren, birleştiren, zenginleştiren, güçlendiren bir çatı. 2008 yılında &#8216;İyilik Peşinde Koş&#8217; sloganı ile başladığımızda sadece koşarak bağış toplamayı planlamıştık ancak şu anda en fazla katılımcı payına koşu sahip olsa da yüzüyor, bisiklete biniyor, gerekirse en zorlu dağlara tırmanıyor, çevremizdekileri STK&#8217;nın projesinden haberdar ederek bağış toplayıp, gönlümüze dokunan hayalin hayata geçmesine aracılık ediyoruz.</p>
<h5>İyilik Peşinde Koşarak 800 Bini Geçen Bağış Sayısı ve 300 Bin Canlının Hayatının İyileşmesi!</h5>
<p><strong>Size g</strong><strong>ö</strong><strong>re Ad</strong><strong>ı</strong><strong>m Ad</strong><strong>ım, 15 yıldan bu yana bağışçılığın ve g</strong><strong>ö</strong><strong>nüllüğün yaygınlaştırılmasına nasıl bir katkı sağladı? 100 bin g</strong><strong>ö</strong><strong>nüllüye ulaştınız: bu katkının sürdürülebilir şekilde yıllar içinde arttığını s</strong><strong>ö</strong><strong>yleyebilir</strong> <strong>misiniz?</strong></p>
<p>Kitlesel olarak hareket edip, STK’ları sorgulamayı ve böylece güven duymayı öğrendik hep birlikte. Sorgulamaya, değiştiren, geliştiren pozitif bir güç olarak bakıyoruz elbette. Yaratılan fayda ve güven arttıkça toplum olarak “sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek” düsturundan uzaklaşmaya başladık çünkü istedik ki yaptığımızı herkes bilsin ve yapmak istesin.</p>
<p>Adım Adım aracılığıyla birkaç kez bağış yapıp sivil toplumla hemhal olanlar, bir süre sonra gönüllülük yapmaya başladılar ki bu da komünitedeki döngü ve sürdürülebilirliği sağladı. Ayrıca bir STK’nın tam zamanlı çalışanı olup da başka bir STK için gönüllü sıfatıyla koşarak bağış toplayanların sayısı hiç de az değil. Sürekli bir alışveriş ve dönüşüm var komünite içinde, karşılıklı ve sayısı gittikçe artan.</p>
<p>Aramıza yeni katılan STK’larda şöyle bir kuşku olduğunu gözlemliyoruz: “Bağışçı sayısı da koşucu, yüzücü sayısı da sınırlı ve bizden önce gelenler çoktan tanışmışlardır onlarla, biz nasıl ulaşacağız ki…” İlk anda böyle düşünmekte haklılar ancak gerçek çok bambaşka; aramıza katılan her STK belki de farkında olmadan kendi kitesini de getiriyor ardından.</p>
<p>Hepimizin gönlünün bir köşesinde çözmek istediği bir sorun var; belki dedesi Alzheimer, belki kendisi çok zor bir çocukluk geçirmiş, belki annesinin ne kadar güçlü bir kadın olduğunu görüp, imkan sahibi olamayan tüm kadınların onun gibi güçlenebilmesini istemiş çocukluğu boyunca… Kimimiz bağış yaparak, kimimiz de koşup, yüzerek bağış toplayıp bu dertlere çare olmaya çalışıyor ve hikayelerimizi anlattıkça kendi küçük gruplarımızda birer rol model haline geliyor ve iyilik hareketini dalga dalga yayıyoruz bu şekilde.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77320 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak-2.jpg" alt="" width="662" height="245" /></strong></p>
<p><strong>Türkiye’de sıklıkla yardım ve bağış toplama faaliyetlerinin güçlüğünden söz edilir. Adım Adım bu süreci nasıl kolaylaştırdı?</strong></p>
<p>2015 yılında geliştirip, hayata geçirdiğimiz <a href="https://ipk.adimadim.org/" target="_blank" rel="noopener">İyilik Peşinde Koş Platformu</a> ile süreç kolaylaştığı gibi aynı zamanda da yaratılan kaynağın katlanması sağlandı. 2008 &#8211; 2015 yılları arasında %60 büyüyen Adım Adım, İPK’nın katkısıyla kuruluşunun 10. Yılında (2017) %100 oranında bir büyüme yakalamış oldu. Bugün 800 bini geçen bağış sayısıyla, neredeyse 300 bin canlının hayatının iyileşmesi için ilk adımların atılmasına destek vermiş durumdayız.</p>
<p>Bağış toplayan kişinin işini nasıl kolaylaştırdığımıza gelince; kişi kampanya döneminde kolayca projeleri inceleyip, seçimini yapabiliyor.  Toplamak istediği bağış hedefini ve hayatına dokunmak istediği canlı sayısını belirliyor. Biz ağacı da, dört ayaklı dostlarımızı da, yaşlıları, gençleri, aileleri, hastaları, çocukları da etkilediğimiz “canlılar” olarak görüyoruz.</p>
<blockquote><p>15 yıldır süregelen bir komünitenin parçası olarak proje geliştirmek, kampanya yürütmek, bağış toplamak, neresinden bakarsak bakalım pek çok kolaylığı da beraberinde getiriyor.</p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77326 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak-6.jpg" alt="" width="363" height="237" />Bu sayıyı güncelliyor, tek bir linkle kampanyasını yayıp, gelen bağışları anlık olarak gözlemleyebiliyor, rapor alabiliyor. Bu rapor bağışçıların kapısının bir sonraki kampanyada da çalınacağı anlamına geliyor.  Yıllardır aramızda olup bağış toplayan arkadaşlarımız arasında hangi bağışçının, hangi dönemde bağış yapmayı sevdiğine dair bulgular çıkartıp, stratejik hareket edenler de var.</p>
<p>STK’ların işini nasıl kolaylaştırıyoruz peki? Hepimizin bildiği gibi yasal mevzuat noktasında iyileşmesi gereken çok alan var ve neyse ki bunun için kamu ve STK tarafındaki karşılıklı çalışmalar sürüyor. Adım Adım’ın hem yardım toplama izni almadan önceki proje yazımı, hem de geliştirdiği online platform <a href="https://ipk.adimadim.org/">İPK</a> ile STK’nın yükünü hafifletme anlamında kolaylaştırıcılığı oluyor. Deneyimli STK’lar yeni STK’lara mentorluk yaparak yok gösteriyorlar ve Adım Adım birbirimizi geliştirmeye devam ediyoruz.</p>
<p>15 yıldır süregelen bir komünitenin parçası olarak proje geliştirmek, kampanya yürütmek, bağış toplamak, neresinden bakarsak bakalım pek çok kolaylığı da beraberinde getiriyor kısaca…</p>
<p><strong>İyilik Peşinde Koşmak için gereken organizasyon maliyeti nasıl karşılanıyor? Özel sekt</strong><strong>ö</strong><strong>rün bu konudaki katkısı </strong><strong>ne d</strong><strong>üzeyde? </strong></p>
<p>Bağış toplarken kullanılan ödeme sistemi ve tüm operasyonu gerçekleştirdiğimiz İPK’nın alt yapısı, farklı şirketler tarafından yürütülüyor. Yönetimi tamamen gönüllülerden oluşan Adım Adım’ın bir tüzel kişiliği bulunmadığından, söz konusu şirketlerin maddi konularla ilgili süreçleri STK ve şirket arasında yürütülüyor. Konuyla ilgili daha detaylı bilgi <a href="https://adimadim.org/adim/52/Adim-Adim-ve-Hesap-Verebilirlik.aspx">web sitemizde</a> yer alıyor.</p>
<h5>‘STK&#8217;lar Yıllık Bireysel Bağışlarının %25-30&#8217;unu İyilik Peşinde Koşarak Elde Ediyor!’</h5>
<p><strong>STK</strong><strong>’</strong><strong>ların kaynak geliştirme faaliyetleri açısından değerlendirildiğinde, İyilik Peşinde Koş</strong><strong>an STK</strong><strong>’</strong><strong>ların </strong><strong>elde ettiği bağış miktarlarını, mevcut gelirleri içindeki oranları ile karşılaştırmalı olarak paylaşabilir misiniz?</strong></p>
<p>STK&#8217;ların yıllık bireysel bağışlarının %25-30&#8217;unu İyilik Peşinde Koşarak elde ettiklerine dair bir bulgumuz var ancak bu elbette net bir rakam değil.</p>
<p><strong>İyilik Peşinde Koşmak isteyen STK</strong><strong>’</strong><strong>ların hangi kriterleri karşılaması gerekir? Tüzel kişiliği olmayan sivil inisiyatifler ve platformlar da iyilik peşinde koşabilir mi?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-77321 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak-4.jpg" alt="" width="335" height="224" />Aramıza katılacak kurumlardan öncelikle şeffaf ve hesap verebilir olduklarını beyan edip, eş zamanlı olarak da bağışçı haklarını tanıdıklarını duyurmalarını bekliyoruz. Bu süreçte<a href="https://acikacik.org/" target="_blank" rel="noopener"> Açık Açık</a> yıllardır en büyük destekçimiz olarak yanımızda. Adım Adım çatısı altında dernek ve vakıflar yer alıyor.</p>
<p>Kooperatif, Federasyon ve Konfederasyon gibi çoklu yapılar ile birlikte iyilik peşinde koşamıyoruz çünkü üst yapı tarafından imzalanan bağışçı hakları beyannamesi ve diğer kimi sözler alt kurumları bağlamayıp süreci zorlaştırabiliyor.</p>
<p>Kaldı ki STK&#8217;ları Adım Adım&#8217;a girdikten sonra da zorlu bir süreç bekliyor; yardım toplama izni almak gibi&#8230; STK bir proje geliştirip, yardım toplama izni almadan Adım Adım aracılığıyla kampanya yürütemiyor ve eğer 1 yıl boyunca sessiz kalmışsa, tekrar faaliyete geçene kadar pasife alınıyor. Hal böyleyken de tüzel kişiler ve sivil inisiyatifler de, yardım toplama izni almalarını sağlayacak herhangi bir yasal mevzuata bağlı bulunmadıklarından, aramızda yer alamıyorlar. Ancak sportif faaliyetler aracılığıyla kaynak geliştirmek isterlerse bugüne kadarki deneyimimizi kendileriyle paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz.</p>
<p><strong>İyilik koşuları ağırlıklı olarak büyükşehirlerde mi? Anadolu kentlerindeki küçü</strong><strong>k STK</strong><strong>’</strong><strong>lar da Ad</strong><strong>ı</strong><strong>m Ad</strong><strong>ım’ın İyilik Peşinde Koş</strong><strong>an STK</strong><strong>’</strong><strong>larına dahil olabilir mi? Ne yapmaları gerekir?</strong></p>
<p>Bir önceki soruda bahsi geçen şartları sağlayan tüm STK’lar İyilik Peşinde Koşabilir. Hedefimiz, bir süre sonra isteyen herkesin, herhangi bir spor etkinliğindeki performansı ile Adım Adım bünyesindeki STK için bağış toplayabilmesi yönünde. Şu anda 1<a href="https://www.adimadim.org/adim/57/hangi_yarislarda.aspx" target="_blank" rel="noopener">0 farklı etkinlikle</a> işbirliği içindeyiz.</p>
<blockquote><p>Sportif faaliyetler aracılığıyla kaynak geliştirmek için buluşuyor olsak da, özellikle yeni kurulmuş STK’ların proje geliştirme, iletişim ve gönüllü yönetimi gibi konularda da deneyim kazanmasına destek oluyoruz.</p></blockquote>
<p><strong>Adı</strong><strong>m Ad</strong><strong>ım’ın sivil topluma sağladığı katkıya dair STK</strong><strong>’</strong><strong>ları</strong><strong>n de</strong><strong>ğerlendirmeleri nası</strong><strong>l? Nas</strong><strong>ıl geri d</strong><strong>ö</strong><strong>nüşler alıyorsunuz?</strong></p>
<p>Adım Adım’ın misyonunun kuruluş amacının ötesine geçtiğini duyuyoruz sık sık. Her ne kadar sportif faaliyetler aracılığıyla kaynak geliştirmek için buluşuyor olsak da, özellikle yeni kurulmuş STK’ların proje geliştirme, iletişim ve gönüllü yönetimi gibi konularda da deneyim kazanmasına destek oluyoruz. Ayrıca pek çok deneyimli STK ile aynı platformda yer almalarının katkısı da ortada. Bu arada STK&#8217;ların İyilik Peşinde Koşarak sürece kattıkları da tartışılamaz. Adım Adım hepimizin ve hep birlikte gelişip, büyüyoruz.</p>
<p><strong>2022 yılında Adı</strong><strong>m Ad</strong><strong>ım’ın yeni projeleri olacak mı? Planlarınız neler?</strong></p>
<p>Oldukça belirsiz geçen 2 yılın ardından, halen bizleri tam olarak neyin beklediğini bilememek planları biraz flulaştırsa da birincil hedefimiz 15. yaşımızı tüm yıla yayılacak şekilde doyasıya, eski günlerde olduğu gibi kalabalıklar içinde eğlenerek kutlamak. Umarız mümkün olur.</p>
<p>2022’de ilk kez sosyal sorumluluk partneri olarak katılacağımız İznik Ultra Maratonu ve Maratonizmir için de çok heyecanlıyız. Elbette nihai planımız daha fazla kişinin İyilik Peşinde Koşarak sivil toplumun gelişimine aracılık etmesi için var gücümüzle çalışmak. Açıklamak için kendimizi zor tuttuğumuz birkaç planımız daha var ancak sabredip, biraz beklemeliyiz.</p>
<p><strong>İyilik Peşinde Koş</strong><strong>an STK</strong><strong>’</strong><strong>ların elde ettikleri </strong><strong>nakdi kaynak dışında, bu sürece dahil olmak onlara nasıl bir sosyal fayda sağlıyor?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-77322 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak-3.jpg" alt="" width="275" height="297" />Nakdi kaynak elbette çok önemli; para olmadan hiçbir şey yapılamıyor ancak yıllardır dile getirdiğimiz bir konuyu tekrar etmekte de fayda var… Bağış miktarından ziyade bağışçı sayısı da büyük önem taşıyor STK’lar için zira her bağışçıyla birlikte bambaşka bir network tarafından daha tanınmış oluyor STK.</p>
<p>Gönlüne dokunan proje için bağış toplayan kişi, bir süre sonra STK’daki farklı projelerde gönüllülük yapmaya başlayabiliyor, hatta çalıştığı kurumun STK’ya sponsor olmasını sağlayabiliyor. <a href="http://www.adimadim.org/adim/21/iyilikpesindekosansirketler.aspx" target="_blank" rel="noopener">Kurumsal Takımlar her geçen gün daha fazla varlık gösterip</a> İyilik Peşinde Koşarak, özellikle sektörlerindeki diğer markalara iyi örnek olmaya devam ediyor ve bu da kurumsal dünyadaki dinamiği oldukça hareketlendirdi. Kimi markaların sosyal sorumluluğu kermes dışına taşıyor olduklarını görmek sevindirici. Aslında kazanılan sosyal faydalar saymakla bitmez yeter ki bunun için kurulan hayaller daim olsun.</p>
<blockquote><p>Pandemide gönüllü sayısı azaldı ancak gönüllü başına bağışçı sayısı ortalamasının ve bağışçı başına yapılan bağış tutarlarının arttı.</p></blockquote>
<p><strong>Pandemi ve ekonomik kriz ortamında, bağış yapma eğiliminin ve g</strong><strong>ö</strong><strong>nüllük oranlarını</strong><strong>n d</strong><strong>üşmesini mi beklemeliyiz? Son birkaç yılın Adı</strong><strong>m Ad</strong><strong>ım verileri bize ne g</strong><strong>ö</strong><strong>steriyor?</strong></p>
<p>Pandemi döneminde sportif faaliyetlere getirilen kısıtlamaların gönüllü koşucu / yüzücü / bisikletçi sayısında azalmaya yol açtığı aşikar. Bu, STK’ların yürüttüğü diğer faaliyetlerde de benzer durumlar yaşanmasına neden oldu elbette.</p>
<p>Bununla beraber İyilik Peşinde Koşanların yürüttüğü kampanyalarda gönüllü başına bağışçı sayısı ortalamasının ve bağışçı başına yapılan bağış tutarlarının arttığını da kendi analizlerimizde görebiliyoruz. Özellikle olumsuz şeylerin yaşandığı zamanlarda herkes kendini ‘faydalı’ hissetmek ihtiyacı duyuyor gibi. Endonezya’daki bir deprem ‘ya burada da olursa’ hissi yaratarak bağışçının harekete geçmesini sağlayabiliyor.</p>
<h5>‘STK Her Zaman Göz Önünde Olmalı Ve Kendini Bağışçıya Göstermeli<strong>’</strong></h5>
<p><strong> </strong><strong>Türkiye</strong><strong>’</strong><strong>de ba</strong><strong>ğışçılığın artması için </strong><strong>ö</strong><strong>ncelikli olarak ne yapılması gerekir? Önerileriniz olur mu? </strong><strong><br />
</strong><br />
<strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-77324 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak-5.jpg" alt="" width="345" height="191" />‘</strong>Sürdürülebilirlik’ son zamanlarda neredeyse hiç dilimizden düşürmediğimiz bir konu ancak konu iletişime gelince bunu unutuyor gibiyiz. STK her zaman göz önünde olmalı ve kendini bağışçıya göstermeli. Elbette her an bağış isteyecek değil ama istediği zaman da bir göz aşinalığı kazanmış olması şansını artıracaktır.</p>
<p>Dijital dünyanın tüm nimetlerinden faydalanmak üzere kendini yenilemekten çekinmemeli STK’lar. Projeler ne kadar net olursa o kadar ilgi görecektir. Projeyi yürütürken yapılacak ara raporlamalar, alınacak geri bildirimler, bittikten sonraki sosyal etki bildirimleri bir sonraki çalışma öncesinde de STK’ya güç katacaktır.</p>
<p>Bağışçı olabileceğimiz pek çok alan ve pek çok bağışçılık çeşidi var. Bunlardan biri mutlaka bütçemize, bilgi birikimimize, enerjimize uyacaktır. Yeter ki araştırıp, okuyup, anlamaya, harekete geçmeye niyetli olalım. Birilerinin “Gel bize bağış yap.” demesini beklemeden, kime nasıl katkı sağlayacağımıza, sivil toplumu birlikte nasıl geliştireceğimize kafa yormamızın vakti çoktan geldi.</p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı</strong><strong>?</strong></p>
<p>Kimi sorular için Adım Adım Veri Sorumlusu Aytaç Gültekin’den destek aldım. Kendisine buradan da teşekkür etmek isterim.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/30/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak/">Türkiye’de Bağışçılık (1)&lt;br&gt; &#8216;İyilik Peşinde Koş&#8217;arak Bağışçılığı Dalga Dalga Yaymak!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/30/turkiyede-bagiscilik-1-iyilik-pesinde-kosarak-bagisciligi-dalga-dalga-yaymak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
