<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yargı bağımsızlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/yargi-bagimsizligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yargi-bagimsizligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Jun 2021 07:30:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>yargı bağımsızlığı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/yargi-bagimsizligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü: İlk Gündem Türkiye</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/15/uluslararasi-adil-yargilanma-hakki-gunu-ilk-gundem-turkiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Kobulan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2021 07:30:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[adil yargılama ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[adil yargılanma]]></category>
		<category><![CDATA[Ebru Timtik]]></category>
		<category><![CDATA[Osman kavala]]></category>
		<category><![CDATA[Selahattin Demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü]]></category>
		<category><![CDATA[yargı bağımsızlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adil yargılanma hakkı için hapiste ölüm orucuna giren ve hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik’in doğum günü Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü ilan edildi. Etkinliğin ilk yılının ödülü Ebru Timtik'e verildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/15/uluslararasi-adil-yargilanma-hakki-gunu-ilk-gundem-turkiye/">Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü: İlk Gündem Türkiye</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ebru Timtik’in “Adil yargılanma” talebiyle girdiği ölüm orucunda 27 Ağustos 2020’de hayatını kaybetmesi üzerine dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda hukuk örgütü, 14 Haziran’ı Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü ilan etti. 14 Haziran, Ebru Timtik’in doğum günü. Her yıl bir ülkeyi gündemine alacak olan Adil Yargılanma Hakkı Günü’nün ilk odaklandığı ülke Türkiye oldu.</p>
<p>Çok sayıda avukat, yargıç, gazeteci ve çeşitli kitle örgütleri ile 95 uluslararası kurumun katıldığı etkinlik, internet üzerinden geçekleşti.</p>
<p>Etkinliğin açılış konuşmasını Birleşmiş Milletler (BM) Yargıçlar ve Avukatların Bağımsızlığı Özel Raportörü Diego García-Sayán yaptı.</p>
<h5><strong>‘Avukatlık Mesleğine Yoğun Saldırı Var’</strong></h5>
<p>Türkiye’deki adil yargılama ihlallerini incelenmek için Türkiye’ye gelmek ve incelemelerde bulunmak istediğini söyleyen García-Sayán, sadece barolar ve sivil toplum örgütleri ile değil, hükümet yetkilileri ile de görüşmek istediğini söyledi. García-Sayán, istediği davetin Türkiye tarafından kabul edilmediğini belirtti.</p>
<p>García-Sayán, adil yargılama hakkının pek çok ülkede benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. García-Sayán, Türkiye&#8217;de tutarlı bir yargılamanın ve yargılama bağımsızlığı olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, terörle mücadele adı altında Türkiye’de hukukçuların tutuklanması ve insanların öldürülmesinin ciddi bir boyuta ulaştığını vurguladı.</p>
<p>García-Sayán, dünya genelinde adil yargılama hakkı önünde var olan zorluklardan söz etti. Bu zorlukları dört başlıkta değerlendirdi. Bu zorlukları “Yargının bağımsızlığı ve hukuk mesleğine gösterilen saygı”, “hukukçuların bağımsız ve tarafsız olması”, “Baroların hakları” ve “Covid-19 salgının getirdiği sorunlar” şeklinde sıraladı.</p>
<p>García-Sayán, yargı bağımsızlığının sadece hakim ve avukatlar açısından değil, toplum için savunulması gerektiğini söyledi.  Türkiye’de avukatlık mesleğine yoğun bir saldırı olduğunu kaydeden García-Sayán, “Yakından süreci takip etmekteyiz ve süreci belgelendirmekteyiz” dedi.</p>
<p>García-Sayán’ın konuşmasının ardından gazeteci Banu Güven moderatörlüğünde panel gerçekleştirildi. Panelde, Türkiye’de avukat, hak savunucusu ve gazeteci yargılamalarında adil yargılama hakkının ihlali üzerinde duruldu.</p>
<p>Panelde konuşmacı olarak, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Türkiye Raportörü Emma Sinclair-Webb, Article-19 Avrupa ve Ortaya Asya Başkanı Sarah Clarke ve CCBE İnsan Hakları Komitesi Başkanı Patrick Henry yer aldı.</p>
<h5><strong>Webb: “Türkiye Yaptırımlarla Karşı Karşıya”</strong></h5>
<p>Emma Sinclair-Webb, “Adil yargılama ortadan kalktığında çok ağır ihlaller zinciri başlıyor. Aslında kovuşturma, tutuklama bir silah olarak kullanılıyor” dedi.</p>
<p>Webb, Türkiye’de Terörle Mücadele Yasası’nın uygulanışından söz etti. Terörle Mücadele Yasası’yla Türkiye’de on binlerce insanın tutuklu olduğunu söyledi. Webb, iş insanı ve sivil toplum örgütü temsilcisi Osman Kavala davasını, sivil toplum örgütü temsilcilerinin yargılandığı “Büyükada Davası” ve HDP’nin tutuklu yargılanan eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş davasını adil yargılama hakkının ihlallerine örnek gösterdi.</p>
<p>Türkiye’nin AİHM’in kararlarının uymamasını eleştiren Webb, Türkiye’nin yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.</p>
<h5><strong>Hennry: “Havana Kuralları İhlal Ediliyor”</strong></h5>
<p>Patrick Hennry, 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi ardından hükümet tarafından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile çıkarılan düzenlemelere dikkat çekti. Türkiye’nin OHAL’i suistimal ettiğini söyledi. Hennry, OHAL döneminde alınan kararların geçici olması gerekirken, Türkiye’de bunların kalıcılaştığını söyledi. Hennry, OHAL kapsamında alınan kararların Türkiye’de iktidarın gücünü arttırdığını ifade ederek, “Demokratik diktatörlük diyebileceğimiz bir ortam ortaya çıkardı” dedi.</p>
<p>Birleşmiş Milletler tarafından 1990’da kabul edilen ve avukatlık mesleğini güvence altına alan Havana Kuralları’nı hatırlatan Hennry, bu hakların Türkiye’de ihlal edildiğini açıkça gördüklerini söyledi.</p>
<p>Hennry, Türkiye’de baroların yapısının değiştirildiği yasa değişikliğine de değindi. Yapılan değişiklik ile “orantılılık ve demokrasi ilkesi”nin ihlal edildiğini savundu</p>
<h5><strong>Sarah: Türkiye Büyük Bir Gazeteci Cezaevi</strong></h5>
<p>Sarah Clarke, Türkiye’de gazetecilerin durumuna değindi. Clarke, OHAL sonrası çalıştıkları medya kurumlarında işlerine son verilen gazetecileri ve yargılanan gazetecileri hatırlattı. Sarah, Türkiye için “büyük bir gazeteci cezaevi” ifadesini kullandı. Clarke, Türkiye’de medyanın yüzde 90’ına yakınının devletin kontrolünde olduğunu söyledi. Sarah, bağımsız medyanın Türkiye’de çok zor koşullarda çalıştığını ifade etti.</p>
<p>Clarke, “Uluslararası kurumlar Türkiye ile münasebetlerinde çok sağlam bir duruş sergileyemediler ama artık o süreç geldi” dedi.</p>
<p>Konuşmacılar, Türkiye’deki adil yargılama ihlallerini engellemek için de görüşlerini sundu. Webb, Avrupa Komisyonu Bakanlar Komitesi üzerinde baskı kurmanın önemli olduğunu söyledi. Clarke ise Türkiye üzerinde baskı kurmak için yeni yöntemlerin bulunması gerektiğini söyledi.</p>
<h5><strong>Timtik Ödülü Ses Çalışması Oldu</strong></h5>
<p>Panelin ardından Britanyalı sanatçılar Kay Parker, Judd Moses Druce ve Caroline Wright’in hazırladığı “#238” eseri tanıtıldı. Eser ses, görüntü ve tekstil çalışmasından oluşuyor. Ses çalışmasının paternini yansıtan ise Ebru Timtik’in talebine odaklanan battaniye oldu. Ödülü, Avukat Seda Şaraldı aldı. Ödül, Türkiye’ye gelene kadar güzergah boyunca tüm barolara uğrayacak.</p>
<p>“238” Ebru Timtik’in ölüm orucunu devam ettirdiği günü ifade ediyor. Ebru Timtik adil yargılama talebiyle başladığı ölüm orucunda, 27 Ağustos 2020’de, ölüm orucunun 238&#8217;inci gününde hayatını kaybetmişti.</p>
<h5><strong>Ne Olmuştu?</strong></h5>
<p>İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, 20 Mart 2019&#8217;da Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal&#8217;ın aralarında olduğu Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi 18 avukata &#8220;Terör örgütü kurma ve yönetme&#8221; ile &#8220;terör örgütü üyeliği&#8221; suçlamalarıyla toplamda 159 yıl hapis cezası verdi. Timtik ve Ünsal, yargılama kapsamında 12 Eylül 2018&#8217;de tutuklandılar. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Ebru Timtik&#8217;e 13 yıl 6 ay, Aytaç Ünsal&#8217;a ise 10 yıl 6 ay hapis cezası verdi.</p>
<p>ÇHD Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile Timtik ve Ünsal&#8217;ın da aralarında bulunduğu bir grup avukatlar 5 Şubat 2019’da tutuldukları cezaevinde açlık grevine başladı. Ünsal ile Timtik adil yargılanma talebiyle başlattıkları açlık grevini 5 Nisan&#8217;da ölüm orucuna çevirdiklerini duyurdu.</p>
<p>Avukat Ünsal, Yargıtay 16. Dairesi’nin hakkında tahliye kararı vermesi üzerine, ölüm orucunu 215’inci gününde sonlandırmıştı. Ünsal, 11 Aralık 2020’de bir kez daha tutuklandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/15/uluslararasi-adil-yargilanma-hakki-gunu-ilk-gundem-turkiye/">Uluslararası Adil Yargılanma Hakkı Günü: İlk Gündem Türkiye</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Konseyi Türkiye’ye Yönelik İhlal Prosedürü Başlattı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/avrupa-konseyi-turkiyeye-yonelik-ihlal-proseduru-baslatti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 13:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Yargılama]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesİ]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osman kavala]]></category>
		<category><![CDATA[yargı bağımsızlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71278</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala'nın serbest bırakılması kararını uygulamayan Türkiye’ye yönelik ihlal prosedürü başlatacağını duyurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/avrupa-konseyi-turkiyeye-yonelik-ihlal-proseduru-baslatti/">Avrupa Konseyi Türkiye’ye Yönelik İhlal Prosedürü Başlattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlar Komitesi yaptığı açıklamada, Osman Kavala’nın tutukluluğunun AİHM tarafından tespit edilen ihlallerin devamı olduğunu hatırlatıyor ve derhal serbest bırakılmasını istiyor. Komite, karara uyulmaması halinde ihlal prosedürlerinin başlatılacağını da belirtiyor.</p>
<p>Kavala’nın 18 Ekim 2017&#8217;den bu yana sürekli tutuklu kalmasından, yerel mahkemeler ve AİHM’nin kararlarının dikkate alınmamasından, yetersiz bulunan kanıtlara rağmen yeni kovuşturulmalar açılmasından derin üzüntü duyulduğu belirtilen açıklamada, bu uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 46/1. maddesi uyarınca Mahkemenin kararına uyma yükümlülüğünün ihlali ve kabul edilemez olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Komite, Osman Kavala’nın serbest bırakılmaması halinde AİHS 46/4. maddesi kapsamındaki ihlal prosedürleri de dahil olmak üzere, elindeki tüm araçlarla kararın uygulanması noktasında kararlı olduğunu da hatırlatıyor.</p>
<h5><strong>Eylem Planı Olumlu Ama Yetersiz</strong></h5>
<p>Türkiye İnsan Hakları Eylem Planı&#8217;nda yargı bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlayan hedefleri olumlu bulduğunu belirten Komite, yargının yürütme organının uygunsuz etkisinden korunmasına ilişkin olarak Mahkeme tarafından belirlenen temel sorunları ele almakta yetersiz kaldığını vurguluyor. Ve bu nedenle yetkilileri özellikle Hakimler ve Savcılar Konseyi&#8217;nin yapısal bağımsızlığına ilişkin olarak ilgili Avrupa Konseyi standartlarından ilham alarak somut önlemler almaya davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/10/avrupa-konseyi-turkiyeye-yonelik-ihlal-proseduru-baslatti/">Avrupa Konseyi Türkiye’ye Yönelik İhlal Prosedürü Başlattı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DDA, Demokrasi Masası&#8217;nı Yargı Reformu Stratejisi İçin Kurdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/05/dda-demokrasi-masasini-yargi-reformu-stratejisi-icin-kurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2019 12:09:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Yargılama]]></category>
		<category><![CDATA[Denge Denetleme Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Denge ve Denetleme Mekanizmaları]]></category>
		<category><![CDATA[yargı bağımsızlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40430</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurulduğu günden beri yargı bağımsızlığı alanında çalışan Denge ve Denetleme Ağı, geçtiğimiz ay açıklanan Yargı Reformu Stratejisi’ne dönük politika önerilerinin  tartışılması için bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/05/dda-demokrasi-masasini-yargi-reformu-stratejisi-icin-kurdu/">DDA, Demokrasi Masası&#8217;nı Yargı Reformu Stratejisi İçin Kurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>274 sivil toplum kuruluşunun, denge denetleme mekanizmalarıyla güçlenmiş bir demokrasi için, bir arada çalıştığı Denge ve Denetleme Ağı, 2 Temmuz Salı günü, konusunda uzman 15 ismi, yargı reformu stratejisini tartışmak için bir araya getirdi.</p>
<p>Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Can tarafından modere edilen ve “Demokrasi Masası” ismini taşıyan toplantının amacı, Mayıs sonunda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Yargı Reformu Stratejisi belgesinin hayata geçmesi aşamasında somut öneriler geliştirebilmek için tartışmak ve ortak bir akıl bulmaktı.</p>
<p>Ankara Latanya Otel’de basına kapalı olarak gerçekleşen toplantı üç oturumdan oluştu. İlk oturumda strateji belgesi metodolojik olarak incelendi ve hazırlanma süreci masaya yatırıldı. İkinci oturumda temel haklar ile hukukun üstünlüğü konusunda öneriler geliştirilirken, son oturumda yargının verimliliği, şeffaflığı, adalete erişim, etkinlik gibi teknik başlıklar değerlendirildi. Konuşmacıların görüşlerini paylaştığı toplantıda baro, akademi, basın, sivil toplum, düşünce kuruluşu ve siyaset dünyasının konusunda uzman ve önde gelen mensupları, öneriler konusunda geniş mutabakat sağladı. Yuvarlak masa toplantısından çıkan sonuçlar raporlaştırılacak ve karar vericilerin yanı sıra kamuoyu ile de paylaşılacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/05/dda-demokrasi-masasini-yargi-reformu-stratejisi-icin-kurdu/">DDA, Demokrasi Masası&#8217;nı Yargı Reformu Stratejisi İçin Kurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nden (HRW) beş soruda Anayasa değişikliği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/04/insan-haklari-izleme-orgutunden-hrw-bes-soruda-anayasa-degisikligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 08:17:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet ve Kalkınma Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Değişikliği Halk Oylaması]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Değişikliği Teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Başkanlık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Denge ve Denetleme Mekanizmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimler ve Savcılar Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[HSYK]]></category>
		<category><![CDATA[hukukun üstünlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Human Rights Watch/HRW]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları izleme örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Kanun Hükmünde Kararnameler]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvetler ayrılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[parlamenter sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Venedik Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yargı bağımsızlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13028</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü  16 Nisan’da oylanacak Anayasa değişikliğini, insan hakları, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, denge ve denetleme mekanizmaları, uluslararası hukuk ve Meclis’in yetkileri açısından değerlendirdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch/HRW) bugün yayımladığı beş soru ve cevapla, 16 Nisan referandumunda oylanacak Anayasa değişikliğinin ne anlama geldiğini değerlendirdi. Bianet&#8217;te yer alan habere [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/04/insan-haklari-izleme-orgutunden-hrw-bes-soruda-anayasa-degisikligi/">İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nden (HRW) beş soruda Anayasa değişikliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan Hakları İzleme Örgütü  16 Nisan’da oylanacak Anayasa değişikliğini, insan hakları, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, denge ve denetleme mekanizmaları, uluslararası hukuk ve Meclis’in yetkileri açısından değerlendirdi.</strong></p>
<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch/HRW) bugün yayımladığı beş soru ve cevapla, 16 Nisan referandumunda oylanacak Anayasa değişikliğinin ne anlama geldiğini değerlendirdi.</p>
<p>Bianet&#8217;te yer alan habere göre HRW, değişikliğin, ülkenin yönetişim yapısını parlamenter bir sistemden cumhurbaşkanlığı makamının yetkilerinin büyük ölçüde artığı bir başkanlık sistemine dönüştüreceğini ifade etti.</p>
<p>Anayasa değişikliğiyle ilgili beş soru ve cevap şöyle:</p>
<h4>Denge ve denetleme mekanizması</h4>
<p><strong>*İnsan hakları açısından bir sistem diğerinden daha mı iyi? </strong></p>
<p>Başkanlık sisteminin mi, parlamenter sistemin mi, ya da ikisinin bir karışımının mı tercih edilmesi gerektiği, insan haklarıyla ilgili bir mesele olmaktan çok, bir ülkenin yurttaşları tarafından verilmesi gereken siyasi bir karar.</p>
<p>İnsan haklarının ve hukukun üstünlüğünün korunması için önemli olan şey, sistemde siyasi makam sahiplerinin yetkilerini kötüye kullanmalarını engelleyebilecek bir denge ve denetleme mekanizmasının bulunup bulunmadığıdır. Tüm yönetişim sistemlerinin özünde de bu vardır.</p>
<p>Demokrasi belirli aralıklarla yapılan seçimlerde oy kullanma fırsatına sahip olmaktan ibaret bir şey değildir. Seçmenlerin yetkili makamlara seçtikleri kişilerden demokratik yollarla hesap sorabilmelerine olanak tanıyan anlamlı araçlara sahip olabilmeleri için, bir denge ve denetleme mekanizmasının varlığı olmazsa olmaz önemdedir.</p>
<p>Denge ve denetleme mekanizmasının merkezinde kuvvetler ayrılığı ilkesi vardır.</p>
<p>Kuvvetler ayrılığı, yasama organının (kanun koyucu parlamento veya meclis), yürütmenin (siyasi liderler) ve yargının (bağımsız mahkemelerin) kurumsal olarak birbirlerinden ayrı bir şekilde işlemesi demek. Bu sayede yasama organı ve mahkemeler, farklı şekillerde, yürütmenin sahip olduğu yetkileri etkin bir şekilde denetleyen kontrol aygıtları olarak işleyebilir ve yürütmenin anayasal sınırlar içinde kalarak, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne uygun davranmasını sağlayabilirler.</p>
<h4>Meclis’i fesih yetkisi</h4>
<p><strong>*Seçmenlerin oylaması istenen değişiklikler neler?</strong></p>
<p>Hükümetin “Türk tipi” olarak nitelendirdiği icracı cumhurbaşkanlık sistemini oluşturmak için önerilen değişiklikler, 1946’da çok partili sisteme geçilmesinden bu yana Türkiye’nin siyasi kurumlarında yapılacak en kayda değer değişiklik olacak.</p>
<p>İki değişiklik hemen yürürlüğe girecek. Cumhurbaşkanı, yargının idaresinden sorumlu olan ve hakim ve savcıların atamalarını denetleyen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK-yeni adıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu-HSK) üzerinde daha fazla yetkiye sahip olacak ve cumhurbaşkanının bir siyasi partiyle bağının bulunması yasağı kalkacak. Türkiye’de halen zaten siyasi etkilere açık olan mahkemelerin bağımsızlıkları bu değişikliklerle daha da azalacak.</p>
<p>Yani, örneğin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın meclis çoğunluğuna sahip Adalet ve Kalkınma Partisi’nde öncü bir rol oynaması resmi olarak mümkün olabileceği için söz konusu değişikliklerle Erdoğan’ın HSK üzerindeki etkisi hem meclisin, hem de Cumhurbaşkanlığı makamının yetkileri üzerinden daha da artabilecek.</p>
<p>Diğer değişiklikler Kasım 2019’da yapılması planlanan başkanlık ve milletvekili seçimlerinden sonra, başbakanlık makamı kaldırıldığında yürürlüğe girecek.</p>
<p>Cumhurbaşkanı tek başına cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları ve üst düzey kamu yöneticilerini atama veya görevden alma yetkisine sahip olacak.</p>
<p>Cumhurbaşkanı kararnameler çıkarabilecek ve cumhurbaşkanlığı bütçesini meclis onayı şartı olmaksızın güvence altına alabilecek. Cumhurbaşkanı milletvekili ve başkanlık seçimlerinin yenilenmesini isteyerek meclisi feshedebilecek.</p>
<p>Cumhurbaşkanı beş yıllık iki dönem görev yapabilecek; ikinci dönem sona ermeden meclis seçimlerinin yenilenmesine karar verilmesi halinde üçüncü kez aday olabilecek.</p>
<h4>Meclis’in gensoru verme yetkisi</h4>
<p><strong>*Meclisin rolü ne olacak?</strong></p>
<p>Anayasa değişiklikleri kabul edildiği takdirde Kasım 2019’daki seçimlerden ve yeni başkanlık sisteminin tam olarak yürürlüğe girmesinden sonra meclis, cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlardan müteşekkil olacak yürütme erki üzerindeki denetim yetkisini kaybedecek.</p>
<p>Her ne kadar meclisteki sandalye sayısı 550’den 600’e çıkacak olsa da, Meclis halen elinde bulundurduğu, hükümet ve bakanlar hakkında gensoru önergesi verme yetkisini kaybedecek. Meclis, bunun yerine, yalnızca cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı soru önergesi verebilecek.</p>
<p>Cumhurbaşkanına ise yazılı soru önergesi de verilemeyecek.</p>
<p>Meclisin kanun koyma yetkileri devam edecek ve teorik olarak, cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisi Meclis’in yasama yetkisiyle çelişemeyecek. Ancak cumhurbaşkanının bir siyasi partiyle resmi bağı olması yasağının kalkmasıyla, cumhurbaşkanının meclis üzerindeki nüfuzu, cumhurbaşkanının partisi meclis çoğunluğuna sahip olduğunda artmış olacak</p>
<h4>Yargı bağımsızlığı</h4>
<p><strong>*Uluslararası hukuk uzmanları Türkiye’de önerilen anayasa değişikliklerini nasıl değerlendiriyor?</strong></p>
<p>Avrupa Konseyi’nin anayasa hukuku ile ilgili danışma organı Venedik Komisyonu değişikliklerin olası sonuçları hakkında kaygılı.</p>
<p>Komisyon 13 Mart’ta yayımladığı anayasa değişiklikleri hakkında görüş başlıklı mütalaada, bu değişikliklerin “yürütme yetkisinin ölçüsüz bir biçimde cumhurbaşkanlık makamında yoğunlaşmasına ve meclisin yürütme yetkisinin zayıflamasına yol açacağını” ve “Türkiye’ye, rejimin otoriterleşmesini önleyecek denge ve denetleme mekanizmalarından yoksun bir başkanlık rejimi getireceğini” söylüyor.</p>
<p>Venedik Komisyonu ayrıca cumhurbaşkanının hem cumhurbaşkanı hem de meclis politikalarında baskın bir güç olarak üstlendiği ikili rol sayesinde yargıdaki atamalarda büyük bir kontrol elde edeceğinden ve “dolayısıyla yargı bağımsızlığını ciddi anlamda tehlikeye atacağından” duyduğu kaygıyı da dile getiriyor.</p>
<h4>KHK’larla olağanüstü yetkiler</h4>
<p><strong>*Cumhurbaşkanının yetkileri hakkında referandum yapılması kararının zamanlaması hakkında ne diyorsunuz?</strong></p>
<p>Türkiye’de Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişiminden sonra olağanüstü hal ilan edildi ve bu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bakanlar kuruluna başkanlık etmesine ve ülkeyi meclis ve yargı denetiminin zayıfladığı koşullarda, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) yönetmesine olanak sağladı.</p>
<p>Referandumda oya sunulan anayasa değişiklikleri, pratikte cumhurbaşkanının mevcut durumda üstlendiği olağanüstü yetkilerin kalıcı olmasını sağlayacak.</p>
<p>Hükümetin ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülük ettiği “evet” kampanyası Türkiye’nin kamusal alanına, yazılı basınına ve TV kanallarına hakim olduğu için referandum öncesinde herkes için eşit bir mücadele alanı bulunduğunu söylemek mümkün değil.</p>
<p>Bu koşullarda bir anayasa referandumu yapılmasıyla ilgili kaygılarını dile getiren Venedik Komisyonu şu yorumda bulundu:</p>
<p>“An itibariyle Türkiye’de gazetecilik yapmaya elverişsiz ve giderek verimsizleşen kamuoyu tartışmalarının tek taraflı yürütüldüğü bir ortamın bulunması, önerilen değişikliklerin arzu edilirliğine ilişkin anlamlı ve kapsayıcı bir demokratik referandum kampanyası yürütmenin mümkün olup olmadığını sorgulanır kılıyor”.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/04/insan-haklari-izleme-orgutunden-hrw-bes-soruda-anayasa-degisikligi/">İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nden (HRW) beş soruda Anayasa değişikliği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
