<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Tabipleri Birliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-tabipleri-birligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-tabipleri-birligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Oct 2021 07:39:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Türk Tabipleri Birliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/turk-tabipleri-birligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Bütünlüklü Strateji Talep Edip Salgınlara Dur Demek Hepimizin Sorumluluğu’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/20/butunluklu-strateji-talep-edip-salginlara-dur-demek-hepimizin-sorumlulugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2021 07:35:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşılama]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) hazırladığı COVID-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu’nda salgınla mücadelede bütünlüklü ve içsel tutarlılığı olan bir stratejinin bulunmadığı tespit ediliyor. Raporda, 'bütüncül bakışı talep etmek, iktidarlara yükümlülüklerini hatırlatmak ve COVID-19 virüsünün yeni salgınları körüklemesine dur demek hepimizin sorumluluğu' sonucuna ulaşılıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/20/butunluklu-strateji-talep-edip-salginlara-dur-demek-hepimizin-sorumlulugu/">‘Bütünlüklü Strateji Talep Edip Salgınlara Dur Demek Hepimizin Sorumluluğu’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COVID-19 Pandemisi 18 Ay Değerlendirme Raporu’nda pandemi sürecinde geride kalan 18 ay değerlendiriliyor. Raporda, farklı disiplinlerden 15 yazı ile <a href="https://www.ttb.org.tr/kollar/COVID19/yayin_liste_a.php">Pandemi Bültenleri</a> metinleri ve <a href="https://www.ttb.org.tr/kollar/COVID19/yayin_liste_b.php">Pandemide Merak Ettiklerimiz</a> programlarının bağlantıları yer alıyor.</p>
<p><strong>Rapordan öne çıkan bulgular şunlar:</strong></p>
<ul>
<li>Pandemi ile doğrudan ilişkili yasal bir düzenleme olmadığından geçerli mevzuatın yeterli yanıt üretemediğinden; merkezi otoritenin tek belirleyici olduğu alan, salgın sürecini yerel yönetimlerin, emek, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütlerinin katılımına açmaması.</li>
<li>Salgınla mücadele stratejisi olarak tanımlanabilecek bütünlüklü içsel tutarlılığı olan yapılandırılmış bir kavramsal çerçevenin bulunmadığı; kararların günübirlik değişimler çerçevesinde ve bazen saatler içerisinde birbiriyle çelişir içerikte alındığı görülmektedir.</li>
</ul>
<h5> <strong>Türkiye’de Pandeminin Seyri </strong></h5>
<ul>
<li> 27 Eylül-3 Ekim 2021 dilimi dikkate alındığında son yedi gündeki vaka sayısı dünya genelinde Asya’da, Kuzey Amerika’da, Güney Amerika’da azalma eğilimi göstermekte iken; Avrupa’da sınırlı sayıda ülke ile Türkiye’de ise artış eğilimi sürüyor.</li>
<li>Türkiye’ye dair çıkarımları, ülkeye dair veriler üzerinden dileyenlerin ve ilgililerin erişimine açık, şeffaf, katılıma açık bir yolla yapabilmek toplum sağlığı riske atılarak tercih edilmedi.</li>
</ul>
<h5><strong>Covıd-19 Dışı Sağlık Hizmetlerine Erişim </strong></h5>
<ul>
<li>Özel sağlık kurumlarına başvuru sayısında kısmi bir azalma, kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerine başvuru sayılarında ise ciddi bir düşüş meydana geldi.</li>
<li>COVID-19 ile ilgili veri ve bilgilerin saklanması konusunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki; Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020 Haber Bülteni’nde COVID-19’a yer dahi verilmedi.</li>
<li>Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2020 Haber Bülteni’ne göre, 2020 yılında hekime müracaatın %42,2’si birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlara yapılırken; %57,8’i ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına yapıldı.</li>
<li>Kişi başı hekime müracaat sayısı 2019 yılında 9,8 iken; 2020 yılında %26,5 azalarak 7,2 oldu; özel merkezlere olan başvuru sayısı 6 milyon azalırken (%7,5), devlet ve üniversitelere başvuru sayısı ise 163 milyon (%37,6) azaldı.</li>
<li>Ertelenmiş sağlık hizmetleri fazladan ölümlere, geciken tanılara, komplike hale gelen hastalıklara yol açtı.</li>
<li>Acil sağlık hizmetlerine erişim konusunda pandeminin tepe süreçlerinde yaşanılan tıkanıklıklara rağmen pandemi öncesi dönemle mukayese edildiğinde Türkiye&#8217;nin diğer ülkelerden ayrıştığı dikkat çekti.</li>
<li>Pandemi sürecinde acil servis başvuru sayısının görece azaldığı bir ülke örneği sergiledik.</li>
</ul>
<h5><strong>‘Aşı Takvimini Tamamlamış Nüfus Yüzdemiz İstenilen Seviyeden Uzak’</strong></h5>
<ul>
<li>Ülkemizde hâlihazırda iki farklı COVID-19 aşısına erişilmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre uygulanan toplam aşı miktarı 110 milyon dozu aştı.</li>
<li>Gerek ilk doz gerekse ikinci doz ve tanımlanmış gruplarda, takviye doz için günlük aşılanma oranlarındaki azalma kaygı vericidir.</li>
<li>Aşılanma oranlarının Bakanlığın tablolarda sunduğu gibi 18 yaş üzerini değil tüm nüfusu dikkate alır oranlarla sunulması gerçekçi değerlendirme için şarttır.</li>
<li>Tam aşılı olarak sayılan iki doz aşısını olmuş yurttaşların bir kısmının, süreler dikkate alındığında “tam aşılı” tanımından çıkmış olduğunun hesaplara dâhil edilmediği görülmektedir.</li>
<li>Aşı takvimini tamamlamış nüfus yüzdemizin, istenilen seviyeden uzak.</li>
<li>Dünyada aşının uygulamaya geçmesi sonrasında dolaşımda egemen varyant olarak bildiğimiz Delta varyantı koşullarında aşı takvimini tamamlamış nüfus oranının en az %85 olması gerektiği öngörülmektedir. Bu kat etmemiz gereken mesafenin ne kadar fazla olduğunu da işaret ediyor.</li>
<li>Bölgeler ve iller arasında ciddi eşitsizlikler söz konusudur ve hareketliliğin böylesine artmış olduğu bir çağda hiçbir il ya da bölgenin tek başına kendi koruma oranlarıyla salgından korunmasını gerçekleştireceğini bekleyemeyiz.</li>
<li>Tükenişin eşiğinde özveriyle çalışan sağlık çalışanlarının özlük haklarında değil iyileştirme, budamalar söz konusudur. Bu koşullarda COVID19, başta sağlık çalışanları olmak üzere, bir dizi alan ve çalışma koşulları bakımından halen meslek hastalığı olarak tanımlanmadı.</li>
</ul>
<h5><strong>‘Hâlâ Salgının Başlangıcına Daha Yakınız’</strong></h5>
<p>Hala salgının başlangıcına daha yakın olduğumuzu dikkate alarak; salgının sınıfsal niteliğini de gözeten bütüncül bakışı birlikte talep etmek, iktidarlara yükümlülüklerini hatırlatarak bu salgının sömürüyü derinleştiren ve yeni salgınları körükleyen varlığına dur demek hepimizin sorumluluğudur.</p>
<p>Rapora <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/turk-tabipleri-birligi-covid-19-pandemisi-18-ay-degerlendirme-raporu/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/20/butunluklu-strateji-talep-edip-salginlara-dur-demek-hepimizin-sorumlulugu/">‘Bütünlüklü Strateji Talep Edip Salgınlara Dur Demek Hepimizin Sorumluluğu’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TTB COVID-19 İzleme 6. Ay Raporu: “Salgın Yönetilemiyor, Fırtına Kapıda!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/22/ttb-covid-19-izleme-6-ay-raporu-salgin-yonetilemiyor-firtina-kapida/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 09:39:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği (TTB)]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB) COVID-19 İzleme Kurulu, Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının resmi olarak açıklanmasından bu yana geçen 6 aylık süreci kapsayan Açılmadan Bugüne Türkiye başlıklı değerlendirme raporunu açıkladı. COVID-19 pandemisinde Türkiye’de gelinen durumunu “salgının yönetilemediği” şeklinde yorulmayan TTB COVID-19 İzleme Kurulu, önümüzdeki sürece ilişkin ise “fırtına kapıda” tespitini yaparak önerilerini sıraladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/22/ttb-covid-19-izleme-6-ay-raporu-salgin-yonetilemiyor-firtina-kapida/">TTB COVID-19 İzleme 6. Ay Raporu: “Salgın Yönetilemiyor, Fırtına Kapıda!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB) COVID-19 İzleme Kurulu, Türkiye’de ilk COVID-19 vakasının resmi olarak açıklanmasından bu yana geçen 6 aylık süreci kapsayan değerlendirme raporunu çevrimiçi olarak düzenlediği basın toplantısına, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB COVID-19 İzleme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Kayıhan Pala, Prof. Dr. Özlem Kurt Azap, Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz ve Doç. Dr. Osman Elbek katıldı.</p>
<p><strong> </strong><strong>“Eksik ve Şeffaf Olmayan Verilerle Salgınla Mücadele Etmek Mümkün Değil”</strong></p>
<p>Toplantının açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB olarak salgının başından bu yana, verilerin şeffaf ve güvenilir olması, sağlık çalışanlarının nitelikli koruyucu ekipman eksikliği yaşamaması, test sayısının arttırılması, salgınla mücadelenin hastane değil birinci basamak merkezli yürütülmesi, sağlık sisteminin bu durum dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğine yönelik uyarıları yaptıklarını hatırlattı.</p>
<p>Raporda öne çıkan bazı bulgular ;</p>
<ul>
<li>Türkiye’de sağlık çalışanları topluma kısayla 8.5 kat daha fazla COVID-19’a yakalanmaktadır.</li>
<li>COVID-19 sağlık çalışanları için Almanya, Belçika, Güney Afrika, İtalya, Kanada ve Malezya’da meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir.</li>
<li>41’i hekim olmak üzere, 95 sağlık çalışanı ve 7.506 yurttaşı COVID-19 nedeniyle kaybettik. Tüm amacımız, ölümleri önlemektir.</li>
</ul>
<p>“Eğer TTB’nin bu başlıklar halinde özetleyebileceğimiz önerileri hayata geçirilseydi bugün Türkiye’de bu kadar hasta ve ölüm yaşanır mıydı?” sorusunu yönelten Adıyaman’ın sıraladığı  önerilerin bir kısmı şunlar:</p>
<ul>
<li>Yeniden açılmanın ve gerektiğinde kapanmanın epidemiyoloji bilimi çerçevesine uyarak şekillendirilmesi,</li>
<li>Gerektiğinde uygulanacak fiziksel hareketlik kısıtlamasının kamu ve özel sektör çalışanlarının tümünü kapsaması,</li>
<li>Salgından en çok etkilenen grupların belirlenerek onlara özel önlemler alınması</li>
</ul>
<p>Basın toplantısında Adıyaman’ın ardından söz alan ve COVID-19 İzleme Kurulu üyesi Doç. Dr. Osman Elbek rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elbek, salgının yayılma hızında Türkiye’de bölgeler arasında ciddi fark bulunduğuna dikkat çekerek, salgınla mücadelenin bu bölgesel farklılıklara göre şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti. “Salgın yönetilemiyor, fırtına kapıda” değerlendirmesini yapan Elbek, halen Sağlık Bakanlığı tarafından salgınla ilgili açık ve şeffaf yeterli veri paylaşılmadığını, eksik ve şeffaf olmayan verilerle salgınla mücadele etmenin mümkün olamayacağını vurguladı.</p>
<p>TTB COVID-19 İzleme Kurulu’nun 6 aylık süreci kapsayan Açılmadan Bugüne Türkiye raporuna <a href="https://www.ttb.org.tr/kutuphane/covid19-rapor_6.pdf">buradan</a> ulaşılabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/22/ttb-covid-19-izleme-6-ay-raporu-salgin-yonetilemiyor-firtina-kapida/">TTB COVID-19 İzleme 6. Ay Raporu: “Salgın Yönetilemiyor, Fırtına Kapıda!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TTB’den Sağlık Sorunlarına Mercek…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ttbden-saglik-sorunlarina-mercek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jan 2020 13:54:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[21. Yüzyılın Üçüncü On Yılına Başlarken Türkiye'nin Sağlığı-2019]]></category>
		<category><![CDATA[Akreditasyon Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[TTB]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB) Türkiye’nin sağlık alanındaki durumunu, "21. Yüzyılın Üçüncü On Yılına Başlarken Türkiye'nin Sağlığı-2019" başlığıyla;  toplumun sağlık düzeyi, bulaşıcı hastalıklar, sağlıkta şiddet, şehir hastaneleri, hekim göçü, sağlık güvencesi gibi konular üzerinden raporlaştırdı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ttbden-saglik-sorunlarina-mercek/">TTB’den Sağlık Sorunlarına Mercek…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TTB’de düzenlenen toplantıda konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Sağlık Bakanlığı Türkiye İstatistik Kurumu, Sosyal Güvenlik Kurumu, Dünya Sağlık Örgütü, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği tarafından yayınlanan verilerin değerlendirilerek raporun hazırlandığını ifade etti.</p>
<p>“Türkiye’de Toplumsal Sağlık Düzeyi ve Sağlıkta Eşitsizlikler”, Türkiye’de Tıp Fakülteleri, Tıp Eğitimi ve Hekim Göçü”, “Sağlık Güvencesi Kapsamı ve Sağlık Sigortası Primi”, Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı”, “Bulaşıcı Hastalıklar”, “Çalışma Koşulları ve Özlük Hakları”, “Sağlıkta Şiddet”, “Şehir Hastaneleri” ve “Sağlık Bakanlığı” başlıklarına yer verilen rapora ulaşmak için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/turk-tabipleri-birligi-21-yuzyilin-ucuncu-on-yilina-baslarken-turkiyenin-sagligi-2019/">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ttbden-saglik-sorunlarina-mercek/">TTB’den Sağlık Sorunlarına Mercek…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Politikasına Dönülsün &#8220;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/21/uluslararasi-standartlarda-insan-haklari-politikasina-donulsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Feb 2019 15:56:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı’nın “Yeni Bir İnsan Hakları Eylem Planının Hazırlanması” çalışma toplantısına katılan insan hakları örgütleri; toplantıyla ilgili yaptıkları açıklamada, "Uluslararası standartlarda bir insan hakları politikasına ivedilikle geri dönülmesine ve bu yönde siyasi bir irade oluşmasına/gösterilmesine ilişkin ısrarımız olduğunu belirtmek isteriz. Bu toplantıya katılarak dile getirdiğimiz taleplerin takipçisiyiz." dediler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/21/uluslararasi-standartlarda-insan-haklari-politikasina-donulsun/">&#8220;Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Politikasına Dönülsün &#8220;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği (İHD), Hafıza Merkezi, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği (EŞHİD), Yurttaşlık Derneği, Diyarbakır Barosu, Türk Tabipleri Birliği, Hak İnisiyatifi ve  Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği  (CİSST) tarafından yapılan ortak açıklamada,  insan hakları örgütleri ile demokratik kitle kuruluşlarının, hükümetin ikinci 100 günlük eylem planının “Yeni Bir İnsan Hakları Eylem Planının Hazırlanması’’ alt başlığı kapsamında değerlendirme ve önerilerini sunmak üzere 14 Şubat 2019 tarihinde Ankara’da Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı’nda bir çalışma toplantısına davet edildikleri belirtildi.  Gönderilen davet mektubunda katılımcılara Yaşama Hakkı ve Kötü Muamele, Adil Yargılanma Hakkı, Özgürlük ve Güvenlik Hakkı, İfade ve Örgütlenme Özgürlüğü, üzere dört ana alanda görüş ve önerilerinin beklenildiğinin vurgulandığı açıklamada, kurumların uzun süren görüşmelerden sonra toplantıya katılmaya karar verdikleri ifade edildi.<br />
<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-35510" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2.jpg 1200w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />Toplantıda, insan hakları örgütlerinin kapısına kilit vurulduğu, yurttaşların keyfi olarak yakalanma, tutuklanma, gözaltına alınma, yargılanma endişesi ile yaşamaya mecbur bırakıldığı, birçok insan hakları savunucusunun<br />
demir parmaklıklar ardında olduğunu, kadınlar, çocuklar, LGBTİ+ bireyler, dezavantajlı gruplar, mahpuslarla ilgili hak ihlalleri ve her türden ağır insan hakları ihlallerinin inkâr edildiği, soruşturma ve kovuşturma makamlarının etkisizleştirildiği, adalete erişimin imkansızlaştığının ifade edildiği belirtilen açıklamada, uluslararası standartlarda bir insan hakları politikasına ivedilikle geri dönülmesine ve bu yönde siyasi bir irade oluşmasına/gösterilmesine ilişkin ısrarcı olunduğu belirtildi. Toplantıda dile getirilen taleplerin takipçisi olunacağı belirtilen açıklamada, &#8220;İnsan hakları camiası ve Türkiye’de demokrasi ve insan haklarına saygı talebi olan herkes için hayati önemde bulunan bu tavsiyelerin eylem planında yer alıp almayacağının ve önerilerimizin hayata geçirilmesi için siyasi bir irade ortaya konulup konulmayacağının takipçisi olacağız. Gücünü temsil ettiği mağdurlar, uluslararası insan hakları belgeleri ve Türkiye kamuoyundan yer alan insan hakları ve demokratik kitle örgütleri olarak mücadele ve müzakere çizgimizi her zaman olduğu gibi koruyacak ve savunacağız. Yapılan bahse konu toplantının çalışma gruplarında paylaşılan eleştiri, görüş ve önerilerimizi bir hafta içerisinde yapılacak basın toplantısında kamuoyu ile paylaşacağız.&#8221; denildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/21/uluslararasi-standartlarda-insan-haklari-politikasina-donulsun/">&#8220;Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Politikasına Dönülsün &#8220;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temiz Hava Hakkı Platformu Termik Santrallerin Emekliliğini İstiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/temiz-hava-hakki-platformu-termik-santrallerin-emekliligini-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 10:59:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[350.org]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Sağlığı Uzmanları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[HEAL]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Toraks Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[WWF Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği, TEMA Vakfı, Greenpeace Akdeniz, HEAL, 350.org, WWF-Türkiye, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği ve Türk Toraks Derneği gibi çevre ve sağlık alanında çalışan 17 kuruluşun üyesi olduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, yeni torba yasa tasarısındaki Madde 45'in getirdiği muafiyet ve sebep olacağı kirliliğe dikkat çeken ortak bir bildiri yayımladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/temiz-hava-hakki-platformu-termik-santrallerin-emekliligini-istiyor/">Temiz Hava Hakkı Platformu Termik Santrallerin Emekliliğini İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2013 yılında kömürlü termik santrallerin özelleştirilmesinin ardından, çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılının sonuna kadar süre tanınan santrallerin durumları Şubat ayında TBMM&#8217;de görüşülecek.</p>
<p>TBMM&#8217;de görüşülecek yeni torba yasa tasarısındaki 45. Madde getirdiği muafiyet ve sebep olacağı kirliliğe dikkat çeken bir bildiri yayımlayan Temiz Hava Hakkı Platformu, yasa teklifinin; Çanakkale, Kahramanmaraş, Karabük, Kütahya, Manisa, Sivas, Şırnak ve Zonguldak’ta bulunan 10 santrale iki yıl daha havayı kirletme özgürlüğü tanıyacağını iddia ederek duruma tepki gösterdi.</p>
<p>Türk Tabipleri Birliği, TEMA Vakfı, Greenpeace Akdeniz, HEAL, 350.org, WWF-Türkiye, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği ve Türk Toraks Derneği gibi çevre ve sağlık alanında çalışan 17 kuruluşun üyesi olduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, Torba Yasadaki Madde 45&#8217;in mecliste kabul edilmemesini istedi.</p>
<p><strong>Elbistan sınır değerin 6 katı, Zonguldak ise 3 katı zehir soludu </strong></p>
<p>Temiz Hava Hakkı Platformu, emekli olma zamanı gelmiş bu santrallerin bulundukları şehirlerde yüksek miktarda hava kirliliğine sebep olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Kim ne dedi?</strong></p>
<p><strong>Türk Tabipleri Birliği Temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol</strong>: “Dünya Sağlık Örgütü, kirli havayı ‘insan sağlığına etkileyen en büyük tehlikelerden biri’ olarak açıkladı. Kirlilik seviyelerindeki artış yaşam süresini kısaltıyor; kanser, kalp damar hastalıkları ve felç görülme sıklığını artırıyor. Bebek ölümleri, erken doğum, büyüme-gelişme geriliği, öğrenme bozuklukları, hafıza ve davranış sorunları ve diyabet gibi çok sayıda sağlık sorununun temelinde kirli havanın etkisi olduğu tartışılıyor. Sağlık iki yıl beklemez, bu bölgelerdeki insanların iki yıl daha sağlık sorunları yaşamasının bedelini kim ödeyecek?”</p>
<p><strong>Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram:</strong> “Solunum yolu ile alınan kirli hava, akciğer ve kalp hastalıkları oluşum riskini artırıyor. Çok sayıda çalışma, hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde akciğer ve kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin daha çok olduğunu, acil hastane başvuruları ve yatışları ile hastaların ilaç ihtiyacının arttığını göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün ilk kez bütün dünyada hava kirliliği ile topyekun mücadele başlattığı bir dönemde, yasal uyarıya rağmen termik santrallerin önlem almayarak havayı ve çevreyi kirletmeye devam etmesine izin verilmesi halk sağlığı açısından doğru değildir.”</p>
<p><strong>TEMA Vakfı’ndan Çevre Politikaları Bölüm Başkan Yardımcısı Özlem Katısöz:</strong> “2014 yılında Anayasa Mahkemesi (AYM) benzer bir düzenlemeyi iptal etti. AYM, iptal kararının gerekçesinde sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ekonomik ve mali gerekçelerle vazgeçilecek haklardan olmadığını açıkça belirtmişti. Bu karara rağmen, santrallerin kirleterek çalışmaya devam etmesi temiz hava hakkımızın ihlalidir.”</p>
<p><strong>Greenpeace Akdeniz Projeler Sorumlusu Avukat Deniz Bayram: </strong>“Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen termik santraller yıllardır bu ayrıcalıklardan faydalanıyor. Torba yasa ile bu hukuka aykırı duruma bir kılıf hazırlanıyor. Çevre yatırımlarını yapmayan santraller ve hava kalitesinin ilgili mevzuata uygun yönetiminden sorumlu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu bölgelerde hava kirliliği ve erken ölümlerden sorumlu olmaya devam edecekler”.</p>
<p><strong>Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL) Türkiye Temsilcisi Funda Gacal: </strong>“Türkiye’de 2021 sonuna kadar bu santrallere çevre muafiyeti verilmesi tartışılırken AB üyesi ülkelerdeki termik santraller 2021’den itibaren daha da düşük baca gazı emisyonu sınır değerlerine tabi tutulacak. Yasa tasarısının geri çekilmesini, halk sağlığının ve çevrenin korunması adına AB’deki bu gelişmelerin takip edilmesini talep ediyoruz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/temiz-hava-hakki-platformu-termik-santrallerin-emekliligini-istiyor/">Temiz Hava Hakkı Platformu Termik Santrallerin Emekliliğini İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göç Kadınların Sağlığını Tehdit Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/19/goc-kadinlarin-sagligini-tehdit-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Sep 2018 09:48:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[TTB]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplum ve Hekim Dergisi son sayısında "göç" olgusuna odaklanırken, göç sorunu  toplumsal cinsiyet ve sağlık ilişkisi üzerinden de değerlendirildi. Türk Tabipleri Birliği (TTB)'nin yayını olan dergide “Toplumsal Cinsiyet, Göç ve Sağlık”  başlığıyla yer alan Dr. Zeynep Sedef Varol, yazısında göçün kadınların yaşamlarına nasıl yansıdığını yazdı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/19/goc-kadinlarin-sagligini-tehdit-ediyor/">Göç Kadınların Sağlığını Tehdit Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Varol,<strong> </strong>göçün kadınların yaşamına “zorla fuhuş, damgalanma korkusu, tecavüz, istismar, taciz, fiziksel, cinsel ya da psikolojik şiddet, üreme sağlığı ile ilgili hizmetlere erişememe, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve istenmeyen gebelik riski” olarak yansıdığını aktarırken, yazısında güncel istatistiklere de yer verdi.</p>
<p><a href="http://www.un.org/en/development/desa/population/migration/publications/migrationreport/docs/MigrationReport2017.pdf" target="_blank" rel="noopener">Uluslararası Göç Örgütü’nün 2018 Göç Raporu</a> verilerinden yararlanan Varol, rapora göre göç sırasında tacize uğrama oranının yüzde 1-44 arasında olduğunu kaydetti. Rapora göre 2014 yılında kayıtlara geçen insan kaçakçılığı kurbanlarının yüzde 71’inin kız çocukları ve kadınlardan oluştuğu ve bunların yüzde 72’sinin fuhuşa zorlandığını da aktaran Varol, sistematik tecavüz olmak üzere birçok çatışmada cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet savaş silahı olarak kullanıldığını da hatırlattı.</p>
<p>Göç sorununu sağlık ve toplumsal cinsiyet odağında değerlendiren Varol, göçlerle birlikte travma yaşayan mültecilerin sorunlarının başında üreme sağlığı risklerinin geldiğini de vurgularken, göç süreci sonrasında genellikle kadınların bağışıklama hizmetlerine erişimlerinin düşük ve planlanmamış gebelik oranının yüksek olduğunu aktardı. Varol,  göçmen kadınların sağlık hizmetine erişimin önündeki engelleri ise dil bilmemek, bilgi eksikliği, erkek sağlık çalışanından kaçınma, sosyokültürel baskılar, geleneksel uygulamalar, kadınların karar mekanizmalarının dışında olması olarak sıraladı.</p>
<p>Yazısında göç sürecinin cinsel yolla bulaşan hastalıkların riskini de yükselttiğini vurgulayan Varol, zorunlu göç gündelik hayatın kesintiye uğraması ile beraber riskli cinsel davranışları beraberinde getirdiğini söyledi.  Cinsel şiddetin yanı sıra partnerlerinden ayrılan mültecilerin ve göçmenlerin çok eşli yaşamaya başlamaları CYBH riskini artırdığını ifade eden Varol, göç sonrası sağlık ve sosyal hizmetlere erişimde sorunların, ayrımcılığın, dil ve kültür farklılıklarından dolayı dışlanmanın da cinsel yolla bulaşan hastalıkların  tanı ve tedavisini geciktirdiğini ve kronik komplikasyonlara neden olduğunu belirtti.</p>
<p>Mülteci ve göçmen kadınların toplumsal cinsiyet ve düşük sosyo-ekonomik durumları nedeniyle göç ve yeniden yerleşim sürecinde sosyal dışlanma, ayrımcılık, dil bariyeri gibi stres faktörlerinen daha çok etkilendiğini söyleyen Varol, bunların depresyona yatkınlığı artırdığını vurguladı. Göçmen ve mülteci kadınların pek çoğunun depresyon, kaygı bozuklukları, uyku bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunlar yaşadığını söyleyen Varol, kadınların sağlık hizmetlerine de yeterli ölçüde ulaşamadığını belirtti.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.stgm.org.tr/tr/manset/detay/goc-kadinlarin-sagligini-tehdit-ediyor" target="_blank" rel="noopener">STGM</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/19/goc-kadinlarin-sagligini-tehdit-ediyor/">Göç Kadınların Sağlığını Tehdit Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Çalışanları: Ölmek İstemiyoruz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/13/saglik-calisanlari-olmek-istemiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Aug 2018 13:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Meslek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Azizoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[DÜTAB]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır'da doktor Ahmet Azizoğlu'na yönelik saldırı, meslektaşları tarafından protesto edildi. Azizoğlu, iki gün önce 10 kişinin saldırısına uğramış ve burnu kırılmıştı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/13/saglik-calisanlari-olmek-istemiyoruz/">Sağlık Çalışanları: Ölmek İstemiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar son bulmuyor. Son olarak Doktor Ahmet Azizoğlu, görev yaptığı Dicle Üniversitesi Acil Servisi’nde hasta yakını 10 kişinin saldırısına uğradı. Sağlık çalışanları hem saldırıyı protesto etmek hem de sağlıkta dönüşüm politikalarının geldiği noktaya dikkat çekmek için bugün hastane önünde basın açıklaması yaptı. SES Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Diş Hekimleri Odası ve DÜTAB Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Asistanları Birliği (DÜTAB) ile TTB Merkez Konsey üyesi Halis Yerlikaya’nın katıldığı açıklamada her fırsatta sağlık çalışanlarının hedef haline getirildiğine dikkat çekildi.</p>
<p><strong>KIŞKIRTILMIŞ SAĞLIK TALEBİ</strong></p>
<p>Son zamanlardaki sağlık çalışanlarına yönelik saldırılara dikkat çekilen açıklamada, “Azizoğlu’nun, hasta yakını 10 kişinin saldırısında gözlüğü ve burnu kırılmış, ayaklarında incinme meydana gelmiştir” bilgisi verildi.</p>
<p>Hükümetin sağlık politikalarının da eleştirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mevcut sağlık politikalarının yarattığı çarpıklıklar ve kışkırtılmış sağlık talebi, sağlık emekçileri ve hasta yakınlarını karşı karşıya getirmiştir. İktidarın bu sorunun üzerine gitmek yerine her fırsatta sağlık emekçilerini hedef göstermesi sağlıkta şiddeti arttırmıştır. Sağlık Bakanlığı, sağlık örgütlerinin ve sağlık emekçilerinin önerilerini kabul etmemiş, bugün geldiğimiz duruma zemin hazırlamıştır. Daha önce kaybettiğimiz sağlık emekçilerinden ve ülkenin her yerinden gelen beyaz kodlardan ders alınmamıştır. Sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30 şiddet vakası yaşanmaktadır. Hastaneler, özellikle acil servisler, her an bir arkadaşımızı daha kaybedebileceğimiz bir kaos ortamına dönüşmüştür. Sağlıkta dönüşüm programının, hastalardan alınan katkı-katılım payının etkisiyle her yıl nüfusumuzdan fazla sayıda acil servis başvurusu olmakta ve bu kışkırtılmış acil sağlık talebi eldeki olanaklarla karşılanamamaktadır. Vatandaşın sağlık hizmet beklentisinin medya ve iktidar tarafından yapay biçimde yükseltilmesi, bugün karşı karşıya olduğumuz tabloya yol açan en önemli etkenlerdendir.”</p>
<p><strong>‘YAŞATMAYA ÇALIŞIRKEN ÖLMEK İSTEMİYORUZ’</strong></p>
<p>Kamu idaresinin yaralanmalara sebep olan saldırılara karşı sağlık emekçilerinin güvenliğini sağlamak adına yeterli, etkili ve caydırıcı önlemler almadığı belirtilen açıklamada, bu durumun sağlık çalışanlarının can güvenliğini tehdit etmeye devam ettiğini ve sağlık hizmet sunumunu da sürdürülebilir olmaktan çıkardığı vurgulandı.<br />
Açıklamanın devamında sağlık çalışanlarının şu talepleri dile getirildi:</p>
<p>* Bizler yaşatmaya çalışırken yaşamlarımızdan olmak istemiyoruz. Bu kadar açık şekilde gelen şiddet dalgasında bir arkadaşımızı daha kaybetmek istemiyoruz.</p>
<p>* Mesleğimizi icra ederken hastalarımıza yeterli süre ayırmak ve güvenli ortamlarda çalışmak istiyoruz. Bu nedenle, daha önce de yaptığımız önerileri bir kez daha tekrarlıyoruz;</p>
<p>-Türk Tabipleri Birliği’nin defalarca dile getirdiği Sağlıkta Şiddeti Önleme yasası bir an önce çıkarılarak, şiddet uygulayanlara hapis cezasının yasallaşması sağlanmalıdır.</p>
<p>-Çarpıtılmış sağlık anlayışıyla sağlık emekçisi ve hasta yakınlarını karşı karşıya getiren politikalardan vazgeçilmelidir.</p>
<p>-Sağlık kuruluşlarında çalışma arkadaşlarımızın güvenliğinin sağlanması için caydırıcı, önleyici ve gerçekçi önlemler bir an önce hayata geçirilmelidir.</p>
<p>Bu uyarılarımızın ve önerilerimizin hayati önem arz ettiğini tekrarlıyoruz. Ölmek istemiyoruz. Yaralanmak, hakaretlere maruz kalmak istemiyoruz.”</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2018/08/13/saglik-calisanlari-olmek-istemiyoruz/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/13/saglik-calisanlari-olmek-istemiyoruz/">Sağlık Çalışanları: Ölmek İstemiyoruz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
