<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal uyum arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-uyum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-uyum/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Mar 2023 12:04:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>sosyal uyum arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/sosyal-uyum/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mültecilerin Sosyal Uyumu Konusunda STK’ların Faaliyetleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/15/multecilerin-sosyal-uyumu-konusunda-stklarin-faaliyetleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özge Zihnioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2022 08:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal uyum]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[uyum politikası]]></category>
		<category><![CDATA[yerel yönerimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81581</guid>

					<description><![CDATA[<p>STK’larla görüşmeler sosyal uyum konusunun sadece mültecilerin Türk toplumuyla yan yana geldiği faaliyetlerle değil daha geniş bir perspektiften düşünülmesi gerektiğini bize gösteriyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/15/multecilerin-sosyal-uyumu-konusunda-stklarin-faaliyetleri/">Mültecilerin Sosyal Uyumu Konusunda STK’ların Faaliyetleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz on yılda, Türkiye’deki sivil toplumun gündemini en çok meşgul eden konulardan biri mültecilere yönelik çalışmalar oldu. 2011 yılında, Suriye’de iç savaşın başlamasıyla birlikte Türkiye’deki mülteci nüfusu hızlı ve düzenli bir şekilde artmış, 2022 itibariyle, 3.5 milyonu Suriyeli olmak üzere toplam 4 milyona yaklaşmıştır. Bu dönemde, mülteci odaklı çalışan STK’ların yanı sıra eğitim, insani yardım gibi farklı alanlardan birçok STK, mülteci çalışmalarına odaklandı. Aynı zamanda, yerel gruplar, mültecilerin kurduğu STK’lar ve uluslararası STK’lar da bu alanda aktif bir şekilde yer aldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Büyük çoğunluğu kamp dışında yaşayan mültecilerin başta insani yardım, daha sonra eğitim, sağlık ve iş hayatına katılım gibi olanaklara erişimlerinde tüm bu STK’lar, ilk günlerden bu yana yardımcı rol üstlendi. Son 4-5 yılda ise Türk toplumundaki mültecilere yönelik artan hoşnutsuzluk dalgasının da etkisiyle, STK’lar mültecilerin sosyal uyumuna yönelik projelere yönelmeye başladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2020-21 yıllarında Mercator Vakfı’nın desteğiyle yürüttüğüm bir araştırmada, ulusal/yerel, uluslararası ve mültecilerin kurduğu STK’ların mültecilere yönelik çalışmalarının genel olarak üç ana grupta toplandığını gözlemledim[1]:</span><span style="font-weight: 400;"> (1) sadece mültecilerin katılımına yönelik faaliyetler, (2) mültecileri Türk toplumuyla bir araya getiren faaliyetler, (3) mültecileri yetki sahibi kişi ve/veya kurumlarla bir araya getiren faaliyetler. İlk grupta Türkçe dil dersleri, eğitim, kültürel ve spor faaliyetleri gibi aktiviteler yer alıyor. Bunun yanı sıra ruhsal danışmanlık ve terapi sunmak, mülteci öğrenci, yetim ve dullara burs vermek, yurt ve sığınma evleri açmak da bu gruptaki faaliyetler arasında yer alıyor. Bu faaliyetlerin temel amacı mültecilere güvenli bir ortam yaratmak, onları desteklemek ve diğer mültecilerle bağlarını güçlendirmek. Bunlar, sadece mültecilere yönelik olduğu için sosyal uyuma katkılarının genel olarak olmadığı veya çok dolaylı olduğu var sayılabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci grupta, STK’ların Türk toplumu ve mülteciler arasında karşılıklı hoşgörü ve uyumu artırmaya ve iki toplum arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik faaliyetleri yer alıyor. Bunlar, Türk toplumu ile mültecileri bir araya getiren öğrenci kulüpleri, çocuklar ve gençlere yönelik kamplar, kadınlara yönelik yemek pişirme ve el becerileri kursları ve daha genel olarak sosyal faaliyetler, konferanslar, toplantılar, yarışmalar, mesleki eğitim ve beceri kurslarını kapsıyor. Örneğin bir STK, Türk, Suriyeli, Afgan ve İranlı katılımcıların beraber yer aldığı müzik grupları organize etmiş. Hatta bazı STK’lar sadece kişileri değil şirketleri de bir araya getirmiş, Suriyeli KOBİ’lerin Türkiye’deki iş piyasasına daha kolay uyum sağlayabilmeleri ve yeni ortaklıklar kurabilmeleri için Türk KOBİ’leriyle birlikte mentorluk programı kurmuş. Son gruptaki faaliyetler ise mültecilerin alanlarına göre yetki sahibi kişi ve kurumlarla ilişkilerine yardımcı olan faaliyetleri içeriyor. Örneğin mülteci girişimcilere resmi işlemler, vergi ödeme, ilgili kamu kurumları ile ilişkiler üzerine eğitimler; okullara kayıt, evlilik, kimlik sorunları, adli süreçler konusunda bilgi ve yönlendirme sağlayan ve daha genel olarak hak ve sorumlulukların anlatıldığı sosyal koruma masaları bu grupta yer alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’ların bu faaliyetlerine bakıldığında genel beklenti, ikinci gruptaki, mültecileri Türk toplumuyla bir araya getiren faaliyetlerin sosyal uyumu desteklemesidir ancak araştırma, bu tür faaliyetlerin sosyal uyuma etkisinin sınırlı olduğu gösteriyor. Bunun temel olarak üç sebebi vardır. Birincisi, Türk toplumuyla mültecileri bir araya getiren faaliyetlerin katılımcılarının genellikle karşılıklı diyaloga açık kişiler olmasıdır. Ayrıca, diyaloga daha ziyade kapalı olan Türklerin mültecilere kıyasla oranı bu tür faaliyetlerde çok daha azdır. İkinci temel sıkıntı dil bariyeridir. Türkçe dil dersleri birçok sivil toplum projesine entegre edilmiş olsa da çocuklar ve gençler dışında grupların yer aldığı bu tür karma projeler çoğunlukla tercüman aracılığıyla yürütülüyor. Bu da hem aktivitelerde iki toplum arasındaki etkileşimi sınırlıyor hem de kurulan diyalogun proje sonrasında devamına engel oluyor. Son olarak, projelerin ve STK’ların daha genel sürdürülebilirlik sorunu geliyor. Mültecilere yönelik projeler yapan STK’ların birçoğu bunları kurum dışından aldıkları fonlarla yapabiliyor. Birçok STK çalışanı, son yıllarda bu konuda azalan yurt dışı fonların bu tür projelerin devamlılığını olumsuz olarak etkilediğinin altını çiziyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buna karşın mültecileri yetki sahibi kişi ve/veya kurumlarla bir araya getiren, özellikle girişimcilerle iş insanlarını Türk iş piyasasına girmesine yardımcı olan faaliyetlerin sosyal uyuma önemli bir etkisi olduğu söylenebilir. Bunun bir sebebi, bu faaliyetlerin mültecilerin sisteme adapte olmalarını ve resmi bir statü kazanmalarını kolaylaştırmasıdır. Bunun sonucu olarak mültecilerin Türklerle daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir ilişki kurabilmeleridir. Örneğin, Türkiye’deki herhangi bir sektörde çalışan Suriyeli bir şirket, Türk muhataplarıyla iş ilişkisine girebilir, tedarik zincirinde yer alabilir veya ortaklık kurabilir. Bu türden ilişkiler, zamanla karşılıklı önyargıların kırılmasına ve sosyal uyuma olanak sağlar. Tabii burada, birçok STK’nın dile getirdiği temel sıkıntı, yerel yönetimlerde ve kamu kurumlarında mültecilere yönelik tavrın büyük değişkenlik göstermesidir. Sivil toplum çalışanları, örneğin bazı kurumların resmi prosedürleri yavaşlatarak mültecilerin şirket açmasını zorlaştırırken, kimi belediyelerin mültecilerin işlerini kolaylaştırmak için Arapça bilen personel istihdam ettiğini vurguluyor. Bu tür tavırlar kişiden kişiye veya kurumdan kuruma değişmekle birlikte, olumsuz tavırların tekil vakalar olmaması, mültecilerin sisteme adapte olmasını ve daha genel olarak sosyal uyumunu olumsuz olarak etkiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de STK’lar, son on yılda mültecilere yönelik farklı konularda çok sayıda faaliyet yürüttü ve yürütmeye de devam ediyor. Son yıllarda, bu faaliyetler daha ziyade sosyal uyum konusuna odaklandı. Ancak STK’larla görüşmeler sosyal uyum konusunun sadece mültecilerin Türk toplumuyla yan yana geldiği faaliyetlerle değil daha geniş bir perspektiften düşünülmesi gerektiğini bize gösteriyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">[1]: Bu araştırmanın sonuçlarıyla ilgili daha detaylı analize buradan ulaşabilirsiniz: Özge Zihnioğlu &amp; Müge Dalkıran (2022) From social capital to social cohesion: Syrian refugees in Turkey and the role of NGOs as intermediaries, <i>Journal of Ethnic and Migration Studies</i>, 48:11, 2455-2472 (https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/1369183X.2022.2047908).</span></p>
<p><em>Görsel: Grace Heejung Kim</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/15/multecilerin-sosyal-uyumu-konusunda-stklarin-faaliyetleri/">Mültecilerin Sosyal Uyumu Konusunda STK’ların Faaliyetleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNDP Türkiye, Yenilenebilir Enerji Sektöründe İstihdamı ve Sosyal Uyumu Destekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/14/undp-turkiye-yenilenebilir-enerji-sektorunde-istihdami-ve-sosyal-uyumu-destekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2021 11:32:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal uyum]]></category>
		<category><![CDATA[UNDP Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=63972</guid>

					<description><![CDATA[<p>UNDP Türkiye’nin ortaklarından biri olduğu “Yenilenebilir Enerji Sektöründe Suriyeliler ve Ev Sahibi Topluluk Üyeleri için İstihdam Edilebilirliğin Artırılması Projesi” ile yenilenebilir enerji alanında eğitimli insan kaynağının oluşturulması ve sektördeki istihdam potansiyelinin desteklenmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında, Bursa, Kocaeli, Konya, Mersin ve Hatay illerinde 500 kişinin yenilenebilir enerji sektöründe mevcut iş imkanlarına erişiminin artırılması öngörülüyor. Ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında toplam istihdam edilecek kişi sayısının en az %25’inin kadınlardan oluşması hedefleniyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/14/undp-turkiye-yenilenebilir-enerji-sektorunde-istihdami-ve-sosyal-uyumu-destekliyor/">UNDP Türkiye, Yenilenebilir Enerji Sektöründe İstihdamı ve Sosyal Uyumu Destekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kore Hükümeti tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), ve Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü (HBÖGM) ortaklığıyla hayata geçen proje, yenilenebilir enerji sektöründe Türkiye’nin gün geçtikçe artan payına katkı sağlıyor. Son yıllarda ülke çapında hayata geçen pilot projeler ile yenilenebilir enerji sektörü özellikle mevcut yerel iş gücü, teknoloji ve yeniliklerden faydalanarak istihdamı, ekonomik büyümeyi ve yerel kalkınmayı tetikliyor.</p>
<p>Bu çerçevede UNDP’nin Suriye Krizine Yanıt ve Dayanıklılık Portfolyosu altında hayata geçen ve Kore Hükümeti tarafından finanse edilen “Yenilenebilir Enerji Sektöründe Suriyeliler ve Ev Sahibi Topluluk Üyeleri için İstihdam Edilebilirliğin Artırılması Projesi&#8221; ile özel sektör, kamu kurumları, iş dünyası kuruluşları, STK’lar, ticaret ve sanayi odaları ve organize sanayi bölgeleri ile üniversiteler bir araya gelerek bir ekosistem oluşturacak.</p>
<p>HBÖGM ile iş birliği içinde Bursa, Kocaeli, Konya, Mersin ve Hatay illerinde sağlanacak, öncelikle sektördeki vasıfsız iş gücünün eğitimine odaklanan mesleki eğitimlerde, katılımcılar özellikle güneş ve rüzgar enerjisi alanında yenilenebilir enerji üretimi<strong> </strong>yapan santral ve tesislerin mevcut ekipman ve sistemlerin imalat, kurulum ve bakımı konusunda, yenilenebilir enerji alanında mesleki ve teknik beceriler edinecekler. Program sonunda 500 katılımcının Europass geçerliliği olan Kurs Bitirme Belgesi alarak eğitimli iş gücüne kazandırılması amaçlanıyor. Proje, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında toplam istihdam hedefinin en az %25’ini kadınların oluşturmasıyla da dikkat çekiyor</p>
<p>Projenin ilerleyen aşamalarında dijitalleşme alanında da önemli adımlar atılarak, Türkiye’de ilk defa uygulamalı bir mesleki eğitim programının yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitimi birleştiren harmanlanmış öğrenme modeli ile verilmesi planlanıyor. Bir pilot uygulama olarak, Fotovoltaik Güneş Panelleri Kurulumu ve Hibrit (Güneş-Rüzgar) Sisteme Entegrasyonu Kurs Programı, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü sistemi ve altyapısı üzerinden, sınıf içi ve uzaktan öğrenme yoluyla hayata geçirilecek. Katılımcılar, zamandan ve mekandan bağımsız olarak, bilgisayar, akıllı telefon, tablet gibi mobil elektronik cihazları kullanarak derslere uzaktan katılabilecek, uzaktan erişebilecekleri içerikleri e-öğrenme yoluyla takip edebilecek, aynı zamanda sınıflarda alacakları yüz yüze eğitimlere devam edebilecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/14/undp-turkiye-yenilenebilir-enerji-sektorunde-istihdami-ve-sosyal-uyumu-destekliyor/">UNDP Türkiye, Yenilenebilir Enerji Sektöründe İstihdamı ve Sosyal Uyumu Destekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgın Sürecinde Diyarbakır’da Mülteci Olmak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/02/salgin-surecinde-diyarbakirda-multeci-olmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2020 08:06:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Lotus genç Alan Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[salgın]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Sur ve Bağlar ilçesinde Suriyeli mülteciler ve yerel halk arasında 'sosyal uyum' projesi yapan Lotus Genç Alan Derneği Başkanı Seyhan Alu ve dernek yöneticilerinden Dilbin Saruhan ile pandemide yaptıkları çalışmalarını konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/02/salgin-surecinde-diyarbakirda-multeci-olmak/">Salgın Sürecinde Diyarbakır’da Mülteci Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Pandemi ile beraber başladınız bu projeye. Çalışmanızı anlatır mısınız&#8230;</b></p>
<figure id="attachment_54483" aria-describedby="caption-attachment-54483" style="width: 242px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-54483" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seyhan-640x800.jpg" alt="Seyhan Alu " width="242" height="303" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seyhan-640x800.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seyhan-1024x1280.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/seyhan.jpg 1200w" sizes="(max-width: 242px) 100vw, 242px" /><figcaption id="caption-attachment-54483" class="wp-caption-text">Seyhan Alu</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamında kültür sanat atölyeleri ve etîk aktiviteleri, psiko-sosyal destek programları uygulayarak, özellikle kadınların ve çocukların savaş travmasını atlatmalarına, dayanışma ruhunu oluşturmaya yardımcı olup umutlarını ve hayallerini yeniden inşa etmeleri amaçladık. Projeye dahil olan Suriyeli mülteci ailelerle Koronavirüsün neden olduğu bu süreçte yaşamlarında nelerin değiştiğine dair tekrar görüşmeler yapmaya başladık. </span></p>
<p><b>Çalışmanızı Diyarbakır&#8217;ın hangi bölgesinde yaptınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır’ın Sur ve Bağlar ilçesinde yaptık çünkü bu iki ilçe sosyo-ekonomik skalası birbirine yakın ve yoksulluk sınırının altında bir yaşam standardına sahip çoğunlukla geniş ailelerin yaşadığı ilçeler. 1980-2000’li yıllar arasında kırdan yoğun göç alan ilçeler, Suriye’deki savaştan kaçan savaş mağduru mültecilerin de ekonomik kaygılarla seçtiği ilçeler oldu. Göç idaresinin 8 Mayıs 2020 tarihli verilerine göre Diyarbakır’da yaşayan Suriyeli mülteci nüfusu 22 bin 960 olmakla birlikte toplam nüfusun %1,33’üne tekabül etmekte.</span></p>
<p><b>Diyabakır’da mülteciler ile ilgili özellikle bu pandemi sürecinde ne gibi tespitleriniz oldu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapmış olduğumuz görüşmeler kapsamında ortalama 6 yıldır Diyarbakır’da yaşayan Suriyeli mülteci ailelerin yaşadığı hanelerde yaşayan kişi sayısı 5 ila 8 arasında değişiyor. Kalabalık ailelerde sadece birer kişinin sürekli, birkaç kişinin ise geçici olarak gündelik işlerde çalıştığını tespit ettik. Çoğunlukla fabrika, lokanta ve fırın gibi yerlerde sigortasız ve ucuz emek olarak çalışan aile bireyleri Koronavirüs süreciyle beraber var olan işini kaybetmiş olup bu süreçte geçimini komşuya ve/veya mahalle bakkalına borçlanarak sağlamakta. Borçlanma ile geçimini sağlayan ailelerin süreç bittikten sonra borçlarını nasıl ödeyeceklerine dair bir fikirleri yok. Bazı ‘’şanslı’’ ailelerde ise süreçle beraber işini kaybeden aile bireyleri kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte yeniden güvencesiz ve ucuz emek olarak çalışmaya başlamış. Yoksulun ve ötekinin yoksulluğunun giderek derinleştiği bu süreçte evinde ekmek, bulgur ve makarnadan başka yiyecek bir şeyi olmayan aileler için sebze ve meyve yiyebilmek büyük bir lüks olmakla beraber herhangi bir yerden ayni veya nakdi yardım alamıyorlar. Bazı mahallelerde Suriyeli mülteciler ile yerel halk arasında komşuluk ilişkileri süreçle beraber gelişme göstermiş fakat bu gelişim sadece kısa sohbetlerle kısıtlanmış. Bazı mahallelerde ise dayanışma ve komşuluk ilişkisinin birlikte gelişerek güçlendiği gözlemleniyor. Daha önce kendilerine selam bile vermeyen komşularının süreçle beraber kısa sohbetlere başlamasının ve bir tabak yemek paylaşımının ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha vurguluyor, mülteci kadınlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs süreci ve dışarı çıkma yasakları konusunda Anadilde bilgilendirme yapılmayan hane sayısı oldukça fazla olmakla birlikte sürece dair gelişmelerden kendi aralarında oluşturdukları sms ve whatsapp iletişim ağı sayesinde haberdar olmaktalar.</span></p>
<p><b>Mülteciler bu süreçten nasıl etkilendiler? </b></p>
<figure id="attachment_54484" aria-describedby="caption-attachment-54484" style="width: 381px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class=" wp-image-54484" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/dilbin-640x480.jpg" alt="Dilbin Saruhan" width="381" height="286" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/dilbin-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/06/dilbin.jpg 1024w" sizes="(max-width: 381px) 100vw, 381px" /><figcaption id="caption-attachment-54484" class="wp-caption-text">Dilbin Saruhan</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Görüşme yaptığımız Suriyeli mülteci kadınlar hane içerisinde herhangi bir fiziksel şiddete maruz kalmasa da sosyo-ekonomik eşitsizliğin getirmiş olduğu yoksulluk ve yoksunluk karşısında ekonomik ve psikolojik şiddete maruz kalıyorlar. Koronavirüs sürecinden önce el becerisi veya eğitim programı dahilinde terzilik yaparak geçimini sağlayan kadınlardan birkaçı programın kapanmasıyla birlikte işini kaybetti. Kadınların tek isteği bu sürecin bir an evvel sona ermesi. Yoksulluğa işsizlik ve yoksunluğun da eklendiği bu süreçte mutfak içerisindeki döngüyü sürdürebilmek için evi idare etmeye çalışan kadınlar, çoğu zaman evde var olan kısıtlı gıdayı çocukları yiyebilsin diye kendileri aç kalarak günü idareli geçirmeye çalışıyorlar. Kadınların en çok düşündükleri konu ise; bu süreç uzarsa çocuklar için yiyecek bulamama korkusu ile biriken kira, elektrik, su ve bakkal borçlarının nasıl ödeneceği sorusu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların eğitim süreci ile ilgili tespit ettiğimiz sorunlardan biri çoğunluğunun EBA’ya erişim sağlayamadığı için eğitim hakkından faydalanamamaları. Çoğu aile sisteme nasıl girileceği, sistemin nasıl kullanılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip değiller. Sisteme erişim sağlayabilen aileler ise Arapça dil seçeneği olmadığından dolayı EBA’yı kullanamıyorlar. Bazı evlerde uzaktan eğitim için gerekli olan bilgisayar, televizyon ve internete erişim olmamakla birlikte bazı evlerde ise yetişkinlerin telefonunda bulunan internet kalitesiz ve yetersiz kalıyor. Diğer önemli bir sorun ise bazı öğretmenlerin ödev ve aktiviteler konusunda ailelerle iletişime geçmemesi. Bu durum çocukların eğitimden geri kalmasında en önemli nedenlerden birini oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl yapmış olduğumuz çalışma atölyelerinde sosyal uyumun en çok yaşanan alanların, önyargıların sebep olduğu ve ötekileştirmeye yol açan algıların çocuklar arasında da kendini gösterdiği, okul ve sosyal alanda da yaşamlarını etkilediğini tespit etmiştik. Çocukların daha çok zaman geçirdiği okul ve mahalle hayatlarında maruz kaldıkları dışlanma psikolojisini genelleyerek her yerde karşılaşma sorunu yaşamaktaydılar. Çoğu zaman akran zorbalığına maruz kalarak kendini eksik veya fazlalık olarak gören çocuklar için bu süreçte ev, psikolojik olarak okuldan ve dışarıdan daha güvenli bir hal alsa da sürekli evde olmanın verdiği huzursuzluk ve hane yoksulluğu en çok çocukları olumsuz etkiliyor. Sokağa çıkma yasağının 20 yaş altı çocuklar için kaldırıldığı günlerde ise 15 yaş altı bazı çocuklar el arabasıyla semt pazarına giderek 2-3 TL karşılığında alışveriş yapan insanların eşyalarını taşıyorlar.</span></p>
<p><b>Tespit etmiş olduğunuz sorunlar için çözüm önerileriniz neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs sürecinde tamamen eve kapanarak yoksulluk ve açlıkla baş başa kalan Suriyeli Mülteciler için tespit etmiş olduğumuz sorunlar doğrultusunda bu süreçte acilen yapılması gerekenler arasında öncelikli olarak; yerel halka dağıtılan ayni ve nakdi yardımların mültecileri de kapsayacak şekilde dağıtımının yapılması acilen sağlanmalı. Kızılay kart aylık miktarı arttırılmalı ve bu karttan tüm mülteci ailelerin yararlanması, kira, elektrik ve su faturası ertelenmemeli, yetkili kurumlar tarafından karşılanmalı, en önemlisi ise mülteciler için sürekli, insan onuruna yakışır istihdam alanları açılmalı. İşini kaybeden mültecilerin işsizlik ödeneğinden faydalanması sağlanmalı. Çocuklar için güvenli alanlar oluşturulmalı, eğitim, sağlık ve gıdaya erişimleri sağlanmalı, akran zorbalığının önüne geçilmesi konusunda okullarda hem öğretmenler hem de öğrencilere yönelik eğitim modülleri hazırlanmalı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/02/salgin-surecinde-diyarbakirda-multeci-olmak/">Salgın Sürecinde Diyarbakır’da Mülteci Olmak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birlikte Yaşam: Göç ve Sosyal Uyum Eğitimi-19 Ocak 2019</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/11/birlikte-yasam-goc-ve-sosyal-uyum-egitimi-19-ocak-2019/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jan 2019 10:49:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Yuva Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal uyum]]></category>
		<category><![CDATA[yuva derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Genel Müdürlüğü ve uluslararası sivil toplum örgütü Save the Children desteğiyle, Yuva Derneği Öğrenme Merkezi kapsamında Birlikte Yaşam: Göç ve Sosyal Uyum Eğitimi düzeniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/11/birlikte-yasam-goc-ve-sosyal-uyum-egitimi-19-ocak-2019/">Birlikte Yaşam: Göç ve Sosyal Uyum Eğitimi-19 Ocak 2019</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitime;</p>
<p>– Mültecilere hizmet veren sivil toplum örgütü, kurum/kuruluşlarda çalışan,</p>
<p>– “Göç” ve “Sosyal Uyum” kavramlarının hem hizmet alanındaki hem de bireysel hayatımızdaki anlamını düşünmeye istekli olan,</p>
<p>– Eğitim mekanına kendi imkanlarıyla ulaşım sağlayabilen tüm sivil toplum örgütü, kamu kurum/kuruluş çalışanları başvurabilir.</p>
<p>Birlikte Yaşam: Göç ve Sosyal Uyum Eğitimi, <strong>19 Ocak Cumartesi günü 10:00 – 17:00 saatleri arasında Yuva Derneği Koşuyolu Öğrenme Merkezi’nde</strong> gerçekleşecek.</p>
<p>Non-formal metotlarla geliştirilmiş eğitim, doğrudan ya da dolaylı olarak çevrelerindeki mültecilerle temas halinde olan (sivil toplum kuruluşu, kamu kurumu, ilgili kurum/kuruluşlarda çalışan) kişilerin Suriyeli mültecilerin kitlesel göçü ile içinde bulundukları durumu çok boyutlu değerlendirmesini ve deneyimlerin paylaşımı ile sosyal uyumu amaçlayan bakış açılarının geliştirilmesini hedeflemekte.</p>
<p>“Göç” ve “Sosyal Uyum” kavramlarının insan hakları ve birlikte yaşam ilkeleriyle temel düzeyde ele alındığı eğitime, mültecilere hizmet veren kurumların saha çalışmalarında; yeni tecrübe edinen ve/veya kavramlarla ilgili bilgi eksiğini tamamlamak isteyen kişilerin başvurmasını tavsiye ediliyor.</p>
<p><strong>* Katılımcı sayısı 20 kişi ile sınırlıdır</strong>.</p>
<p>Başvuru formları 17 Ocak Perşembe günü değerlendirilecek olup adayların başvuru sonuçları gün sonunda bilgilendirilecektir.</p>
<p><strong>Başvuru için son tarih: 16 Ocak 2019 Çarşamba günü.</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Başvuru formu için </strong><a href="https://ee.humanitarianresponse.info/single/::X0k8YFtz"><strong>tıklayınız.</strong></a></p>
<p>Sorularınız için ogrenmemerkezi@yuva.org.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p><u>Yuva Derneği Öğrenme Merkezi Adresi:</u></p>
<p>Koşuyolu Mah. Katip Salih Sok. No: 38 34718 Kadıköy/ İstanbul <img decoding="async" class="emoji" draggable="false" src="https://s.w.org/images/core/emoji/11/svg/1f4cd.svg" alt="&#x1f4cd;" /></p>
<p><em>Harita konum bilgisi için linki tıklayınız<a href="https://goo.gl/maps/DPrfBUcZKdt"> https://goo.gl/maps/DPrfBUcZKdt</a></em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/11/birlikte-yasam-goc-ve-sosyal-uyum-egitimi-19-ocak-2019/">Birlikte Yaşam: Göç ve Sosyal Uyum Eğitimi-19 Ocak 2019</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
