<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>siyaset ve sivil toplum arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/siyaset-ve-sivil-toplum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/siyaset-ve-sivil-toplum/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 May 2022 08:55:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>siyaset ve sivil toplum arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/siyaset-ve-sivil-toplum/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 May 2022 09:33:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Emre Kösemen]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Şurası]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset ve sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yeşil Düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Mutabakat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80754</guid>

					<description><![CDATA[<p>'İklim konusu üzerinde çok uzun zamandır çalışan ve katkı vermeye hazır bir sivil toplum var. Keşke siyasiler bundan faydalansa'. Yeşil Düşünce Derneği iklim değişikliğiyle mücadelede aktif savunuculuk ve kampanyacılık yapıyor ve siyasilerin yeşil politikaları benimsemesi için çalışıyor. Yeşil Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Üyesi &#038; Boğaziçi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Emre Kösemen, Yeşil Yeni Düzen ve Yeşil Mutabakat kavramlarını dışarıda bırakan hiçbir analizin geleceği planlamada yeterli olmayacağını vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali/">‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/D1FM9e_AyLM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Türkiye’de siyasilerin iklim değişikliği konusundaki farkındalığı ne düzeyde?  </strong></p>
<p>Türkiye çok fazla gündemi olan bir ülke. Vatandaşlar kadar siyasilerinin de birtakım başka öncelikleri var. Bu belli bir ölçüde anlaşılabilir ama uzun vadeli plan ve program yapan her siyasinin, her siyasi oluşumun programımda iklim değişikliği, ciddi yer tutması gereken bir konu. Ülkenin yakıcı gündemleri dolayısıyla en ön planda olmamasını anlamak ve anlayışla karşılamakla birlikte, konuya yeterli önemin verilmediğini düşünüyorum.</p>
<p><strong>Yurttaşların iklim değişikliği farkındalığına dair ne söylersiniz? </strong></p>
<p>Bu kadar yakıcı gündemlerin olduğu bir ülkede, yine hatırı sayılır bir ses çıkması, karar alıcılara ve siyasilere yönelik hatırı sayılır bir talebin olması, somut bir şeyler duymak için bir talep olmasını ben çok olumlu görüyorum. Elbette ki herhangi bir iklim aktivistinin arzu edeceği seviyede bir farkındalık ve talep oluşmadı ancak içinde bulunduğumuz darboğazdan çıkma durumunda yeterli bir talebin oluşabileceğini görebiliyorum.</p>
<p><strong> <img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-80759 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali-3.jpg" alt="" width="281" height="398" /></strong><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na &#8216;İklim&#8217; eklenmesinin uygulamada bir fark yarattığı söylenebilir mi? </strong></p>
<p>Şehircilik Bakanlığı&#8217;na iklim değişikliği eklenmesi ve Türkiye&#8217;nin resmi olarak Paris Anlaşması&#8217;nı onaylamasıyla birlikte neredeyse eş zamanlı olarak Türkiye Yeşil İklim Fonu&#8217;ndan yaklaşık 3.2 milyar dolarlık destek sözü aldı. Bunu, gelecek kaynağa bir zemin hazırlamak için yapılmış bir hamle olarak düşünebiliriz ama bu olumlu başlangıcı takip eden politikalar veya çalışmalar veya vaatler ne yazık ki göremiyoruz. Bunu görebilmemiz için hükümetin veya bu bakanlığın bir net sıfır emisyon politikası, sıfır karbon hedefi veya bir karbonsuzlaşma politikası izlediğine dair adımlar atıldığını görmemiz gerekiyordu. Bunların hiçbirini görmüyoruz.</p>
<blockquote><p>Hiçbir sivil toplum örgütü arzu ettiği kadar etkili olamıyordur. Türkiye gibi bir ülkede yaşarken bunu da anlayışla karşılamak gerekiyor; ne kadar dezavantajlı koşullarda çalışıldığını, ne kadar düşük kaynakla ve yoğun emekle çalışıldığını da göz ardı etmemek gerekiyor.</p></blockquote>
<p><strong>İklim Şurası tavsiye kararlarına sivil toplumun etkisi ne ölçüde oldu? </strong></p>
<p>Hiçbir sivil toplum örgütü arzu ettiği kadar etkili olamıyordur. Ama yine Türkiye gibi bir ülkede yaşarken bunu da anlayışla karşılamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ortada muazzam bir emek ve muazzam bir enerji var. Bu Yeşil Düşünce Derneği için de geçerli. İklim Şurası’nda alt komisyonların toplantılarına sivil toplum örgütlerinden paydaşlar da dâhil oldu.</p>
<p>Ancak alınan belli kararlar ve bunların tavsiye metnine geçeceği ifade edilen, bu şekilde güvence verilen bir takım maddelerin yuvarlak masa toplantısı sonucunda değiştiği ve tavsiye metnine farklı olarak yansıtıldığı görüldü. STK&#8217;lar için tabii ki yapılabilecek şeyler muhakkak daha fazladır. Bununla birlikte sivil toplum aktörlerinin ne kadar dezavantajlı koşullarda çalıştığını, ne kadar düşük kaynakla ve yoğun emekle gayret gösterdiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.</p>
<h5><strong>Üretim Süreçleri Karbonsuzlaştırılırsa, İklim Krizi Türkiye İçin Fırsat Olabilir!</strong></h5>
<p><strong>İklim krizi Türkiye için bir fırsat olabilir mi? </strong></p>
<p>Hem dünyada özellikle Avrupa&#8217;da yoğun olarak kara alıcıların ve siyasilerin gündemine girmiş olan Yeşil Yeni Düzen ve Yeşil Mutabakat kavramı dışarıda bırakan hiçbir analiz geleceğe dair ekonomik planlama anlamında yeterli olmayacaktır. Eğer biz üretim süreçlerimizi karbonsuzlaştırmazsak, ihracat rakiplerimiz arasında çok ciddi bir dezavantaja sahip olacağız. Daha düşük karbon ile üretilen ürünler başka ülkelerde daha ucuza satılabilecek. Dolayısıyla o ürünlere daha çok talep olacak.</p>
<p>Biz şu anda üretim süreçlerimizi karbonsuzlaştırırsak, yani elektrik üretimini karbonsuzlaştırıp, yenilenebilir enerji ağırlıklarını artırabilir, bunları başarabilirsek gelişmekte olan ülkeler arasında ciddi bir avantaj yakalamamız mümkün. Şuan ekonomik darboğazda olduğumuz gerçeğin de göz önünde bulundurduğumuzda, uzun vadeli ciddi bir fırsat olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="wp-image-80760 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali-1.jpg" alt="" width="261" height="371" />Yeşil Yeni Düzen ve Yeşil Mutabakat kavramları en yalın şekilde nasıl bir düzen öngörüyor?  </strong></p>
<p>“Üretim süreçlerinin ve ekonominin karbonsuzlaşması” olarak en yalın şekilde açıklayabiliriz. Üretim süreçleri ve ekonomik aktiviteler, kömür, doğal gaz, petrol ile gerçekleşiyor. Ekonominin bir anda karbonsuzlaşması mümkün değil. Ciddi bir geçiş dönemi gerekecek.<br />
Bu da bir takım piyasalarda hatta bazı alanlarda iş gücünün yer değiştirmesi anlamına gelecek.</p>
<p>Bunlar planlı yapılmadığı takdirde, birçok insanın işinden olacağı, birçok insanın yerinden edileceği bir süreç anlamına gelebilir. Yeşil Yeni Düzen, bunun adil ve planlı bir şekilde yapılmasını öngören, yenilenebilir enerji çerçevesinde yeni iş kollarını dağıtılmasını öngören bir plan diyebiliriz.</p>
<blockquote><p>Paris Anlaşması&#8217;nın onaylanması birçok kişi olumlu bir adım olarak düşündü ama bunu takip eden planlı bir politika, bir süreç gözlemleyemedik.</p></blockquote>
<p><strong>Türkiye Yeni Yeşil Düzen’in neresinde?</strong></p>
<p>Henüz sürece çok dâhil gibi gözükmüyor. Paris Anlaşması&#8217;nın onaylanması birçok kişi tarafından olumlu bir adım olarak düşündü ama bunu takip eden planlı bir politika, bir süreç gözlemleyemedik.</p>
<p><strong>Yeşil Düşünce Derneği’nin savunuculuk faaliyetleri hangi alanlarda yoğunlaşıyor?  </strong></p>
<p>Bu sene de bir önceki sene ile paralel olarak en yoğun gündemimizi yine yeşil ekonomi ve düzenleyeceğimiz Yeşil Ekonomi Konferansı ve yeşil ekonomi başlığı altındaki diğer çalışmalarımız oluşturuyor. Burada karar alıcılar üzerinde etkisi olabilme umudunu taşıyan en büyük etkinliğimiz, yapacağımız “paydaş buluşması” olacak.</p>
<p>Geçen sene benzer bir paydaş toplantısı yapmış ve farklı sektörlerden sendikaları bir araya getirmiştik. Bu sene düzenleyeceğimiz paydaş toplantısını karar alıcıları, bürokrasiyi ve siyasileri de dâhil etmek için bir çabamız var. Paydaş toplantısı daha çok tarafların birbirinin duyacağı, dinleyeceği ve ona göre pozisyon alacağı bir toplantı olacak.</p>
<blockquote><p>Siyasilerin en azından iklim değişikliği konusunu programlarını almaları, gündemlerini almaları, birincil faaliyetleri olmasa bile, arka planda buna dair hazırlık yapmaları elzem.</p></blockquote>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-80761 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali-2.jpg" alt="" width="387" height="258" />Siyasiler, iklim konusunda sivil toplumun birikiminden yeterince faydalanıyor mu? </strong></p>
<p>Siyasilerin bundan on sene, yirmi sene sonraya dair plan yapmak gibi yükümlülükleri var. O yüzden vatandaşlar bunu öncelik edemiyor bile olsa, siyasilerin en azından iklim değişikliği konusunu programlarını almaları, gündemlerini almaları, birincil faaliyetleri olmasa bile, arka planda buna dair hazırlık yapmaları elzem. Buna dair de gerçekten çok birikimli, konu üzerine çok uzun zamandır çalışan ve katkı vermeye hazır bir sivil toplum var. Keşke bundan faydalanılsa&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/05/05/siyasiler-iklim-konusunda-sivil-toplumun-birikim-ve-deneyiminden-faydalanmali/">‘Siyasiler, İklim Konusunda Sivil Toplumun Birikim ve Deneyiminden Faydalanmalı!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Bürokrasinin Yeni Sisteme Alışması İçin Kat Edeceğimiz Çok Yol Var’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/22/burokrasinin-yeni-sisteme-alismasi-icin-kat-edecegimiz-cok-yol-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2021 08:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset ve sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72782</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti İnsan Hakları Başkan Yardımcısı, MKYK Üyesi Murat Çiçek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’nin siyasal tarihinin krizlerine çare bulan dinamik bir yapı olduğunu ancak kurumların işleyişinin oturması için henüz çok yol kat edilmesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/22/burokrasinin-yeni-sisteme-alismasi-icin-kat-edecegimiz-cok-yol-var/">‘Bürokrasinin Yeni Sisteme Alışması İçin Kat Edeceğimiz Çok Yol Var’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="‘Bürokrasinin Yeni Sisteme Alışması İçin Kat Edeceğimiz Çok Yol Var’" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/O2fpNFr31tk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Eğer Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişirse, mevcut sistemin korunması ve değişmesi gereken özellikleri sizce nelerdir? </strong></p>
<p>Türkiye’de mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhuriyet tarihi boyunca siyasal tarihimizin bütün krizleri, darbeler, darbe sonrası gelişen yönetimler, koalisyon yönetimleri ve pek çok sorunun bir araya gelmesinden sonra toplumun süzgecinden geçmiş çok yeni bir sistem. Türkiye’nin siyasal tarihinin krizlerine karşı çare bulan siyasal ve devlet istikrarını sağlayan dinamik bir sistem. Devlet bürokrasisinin alışması kurum ve kuruluşların oturması açısından kat edeceğimiz çok yol var. Ancak muhalefet partileri her ne kadar bu sistemi değiştirmeyi vadediyorlarsa da biz siyaset tecrübemizden hareketle çok iyi biliyoruz ki yarın iktidar kim olursa olsun hangi parti olursa olsun bu sistemin hızlı karar alma ve istikrara dayalı anlayışından istifade etmek isteyecektir.</p>
<p>Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’de değişmesi söz konusu değildir. Sistemin faydalarını karar alma süreçlerindeki hızını özellikle yönetimde istikrar ilkesini oturtmasından dolayı faydalarını bu son pandemi sürecinde hepimiz çok açık bir şekilde yaşadık.</p>
<blockquote><p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde hızlı karar alma mekanizmaları ciddi bir şekilde işledi ancak Türkiye’nin geleneksel bürokratik anlayışından kaynaklanan birtakım sorunların varlığı tartışma konusu oldu.</p></blockquote>
<p><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’de yönetimi daha etkili kılacağı ve sistemin hantallıklarını çözeceği iddiasını taşıyordu. Sizce bu iddia gerçekleşti mi?</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye siyaset tarihi geleneği açısından yönetimde istikrar ilkesini oluşturduğu çok açık. İstikrarlı yönetim özellikle global ekonomik krizlerin, pandeminin, salgınların yaşandığı dünyamızda yönetimde istikrarı oturmuş bir Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden çok istifade etti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde hızlı karar alma mekanizmaları ciddi bir şekilde işledi ancak Türkiye’nin geleneksel bürokratik anlayışından kaynaklanan birtakım sorunların varlığı tartışma konusu oldu. Bu hem aydınlarımız tarafından tartışılıyor hem de siyasetçilerimiz açısından.</p>
<p>Sorun şu ki, yeni bir sistem getirdiğiniz zaman anayasa ile uyumu çok önemlidir. 1982 Anayasası pek çok kez değişikliğe uğradı buna rağmen istenilen verimi alamıyoruz. Burada yapılması gereken şey şudur, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yönetimde istikrar ve karar alma süreçlerindeki hızına uygun, bütün Türkiye’yi kuşatacak, eşitlikçi özgürlükçü ve demokratik bir anayasadır.</p>
<p>Bir anayasayı temelden özgürlükçü demokratik ve çoğulcu hazırladığınız zaman anayasal kurumlarınızın da buna uygun bir hale getirme şansına erişiyorsunuz. Yeni bir anayasayla birlikte anayasal kurumlarında demokratik ve çoğulcu bir yapıya büründüğü bir Türkiye’de elbette ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin de yönetimde istikrar ve karar alma sürecindeki hızıyla birleştiğinde Türkiye çok daha verimli çok daha ileri bir sistemin faydalarını görmeye başlayacaktır.</p>
<blockquote><p>Kent konseylerinin özellikle yerelin sorunlarından gerçek bir şekilde beslendiği ve bunun, sağlıklı bir şekilde kentin gündemine taşındığı durumlarda yerelde yaşanan pek çok sorunun sivil toplum ve kamu ilişkisi sayesinde çözüldüğüne tanık oluyoruz.</p></blockquote>
<p><strong>Yerel yönetimlerde sivil toplumun etkin katılımı için nasıl bir yaklaşıma ve mekanizmaya ihtiyaç vardır? Sivil topluma ve yerel yönetimlere nasıl roller düşüyor?</strong></p>
<p>Yerel yönetimlerde sivil toplumun ciddi rolleri olabilir. Özellikle yerellerde kentin ortak aklının ortaya çıkması ve o ilgili şehrin sorunlarının konuşulması gibi. Karar alma süreçlerinde de sivil toplumun sahadan aldığı verileri kentin yönetimiyle sağlıklı bir şekilde paylaşması ve istişareye açık olması önemli. Yerelde kent konseyleri gibi sivil toplum kamu platformları oluşturulduğu zaman, yerelin geleceği açısından faydalı çalışmalar ortaya çıkabiliyor. Sivil toplum kamu otoritesi ilişkileri açısından yereller çok önemli modeldir.</p>
<p>Türkiye’de uluslararası sözleşmeye dayanan ve bizim ülkemizin iç mevzuatında da geçen kent konseyleri sivil toplum kuruluşlarından müteşekkil aynı zamanda kamuyu da içerisinde barındıran kamu sivil toplum ilişkilerinin bir arada yürütüldüğü o kentin tüm sorunlarının masaya yatırıldığı ve bir takım tavsiye kararlarının alındığı yapılardır. Biz yerellerde, kent konseylerinin özellikle yerelin sorunlarından gerçek bir şekilde beslendiği ve bunun, sağlıklı bir şekilde kentin gündemine taşındığı durumlarda yerelde yaşanan pek çok sorunun sivil toplum ve kamu ilişkisi sayesinde çözüldüğüne tanık oluyoruz.</p>
<p>Dolayısıyla yerellerde de yön gösterici yerel kamu otoritesinin olumlu ve pozitif kararlar alınmasını teşvik edici lobiler aracılığıyla sivil toplumun yerellerde çok iyi işlevler görebileceğini biliyoruz.</p>
<blockquote><p>Sivil toplum kuruluşları tamamıyla karşıtlık üzerinden değil, argümanla ve yön gösterici bir muhalif tutum aldığı zaman, hem siyasal partilere hem siyasal iktidarlara çok ciddi katkılar sunabiliyorlar.</p></blockquote>
<p><strong>Etkili bir sivil toplum-siyaset diyaloğu nasıl oluşur? </strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de siyasal partiler ve sivil toplum ilişkileri başka bir boyutuyla siyasal iktidar ve sivil toplum ilişkileri devlet ve sivil toplum ilişkileri sürekli tartışılagelmiştir. Burada aslında denklem çok basit her bir kuruluş devlet olsun siyasal iktidar olsun siyasal partiler olsun sivil toplum kuruluşları olsun her biri kendi doğal işlevini yürüttüğü zaman bu toplumsal kurumlar arasında ki ilişkiler sağlıklı bir zeminde yürütüldüğü zaman faydalarını görebiliyoruz.</p>
<p>Türkiye’de sivil toplumun bağımsız hiyerarşik ilişkilerden uzak ve siyasal partileri doğru yönlendiren kuruluşlar haline gelmesi gerek. Bu en önemli unsurlardan biridir.</p>
<p>Sivil toplum dediğimiz olay doğası gereği muhaliftir. Hükümete, siyasal partilere yön gösterir eleştirir ve olumlu manada toplumdan gelen sorunların çözülmesi yönünde yol göstermesi gibi bir işlevi vardır.</p>
<p>Sivil toplum kuruluşları tamamıyla karşıtlık üzerinden değil, argümanla ve yön gösterici bir muhalif tutum aldığı zaman hem siyasal partilere hem siyasal iktidarlara çok ciddi katkılar sunabiliyorlar. Ama bir sivil toplum kuruluşu ezbere dayanan ideolojik ve tamamıyla karşıt pozisyonlarla siyasal partilere veya siyasal iktidara veya devlete karşı tutum aldığı zaman olması gereken işlevinden kopar ve başka bir şeye dönüşür.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/22/burokrasinin-yeni-sisteme-alismasi-icin-kat-edecegimiz-cok-yol-var/">‘Bürokrasinin Yeni Sisteme Alışması İçin Kat Edeceğimiz Çok Yol Var’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Sivil Toplum Karar Alma Süreçlerine ve Bilgi Üretmeye Odaklanmalı!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/sivil-toplum-karar-alma-sureclerine-ve-bilgi-uretmeye-odaklanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 10:40:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[İlke Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Lütfi Sunar]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman Dünyadan Fikri Birikimler Bülteni]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset ve sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Sivil Toplumun Gündemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72663</guid>

					<description><![CDATA[<p>İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç.Dr. Lütfi Sunar, Başkanlık sisteminin sivil topluma alan açtığını ve sivil toplumun sorumluluğunu genişlettiğini düşünüyor. Sunar’a göre, yeni hükümet sisteminde sivil toplum karar alma süreçlerine ve bilgi üretmeye daha fazla odaklanmalı.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/sivil-toplum-karar-alma-sureclerine-ve-bilgi-uretmeye-odaklanmali/">&#8216;Sivil Toplum Karar Alma Süreçlerine ve Bilgi Üretmeye Odaklanmalı!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="&#039;Sivil Toplum Karar Alma Süreçlerine ve Bilgi Üretmeye Odaklanmalı!&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/MCROULakeVs?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>Birkaç ay önce yayınlamaya başladığınız Türkiye’de Sivil Toplumun Gündemi’nin çıkış amacı nedir? Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz? </strong></p>
<p>Sivil toplumda birbirinden öğrenmenin önemli olduğunu düşünüyoruz.  <a href="https://ilke.org.tr/turkiyede-sivil-toplumun-gundemi-nisan-2021"><strong>Türkiye’de Sivil Toplumun Gündemi’nin</strong></a> amacı, doğrudan STK’ların günlük faaliyetlerinden öte, projelerini ve geniş çaplı hayata geçirdikleri faaliyetlerini duyurabilecekleri bir bülten oluşturmak. Rehbere gelen geri dönüşlerden şunu anladık: biz sivil toplumdaki canlılığın farkında değiliz.</p>
<p><strong>Müslüman Dünyadan Fikri Birikimler Bülteni’ni çıkarmaya neden ihtiyaç duydunuz? Bu yayına gelen tepkiler nasıl? </strong></p>
<p><a href="https://ilke.org.tr/musluman-dunyadan-fikri-birikimler-bulteni-ocak-2021">Müslüman Dünyadan Fikri Birikimler Bülteni</a>, şu tespitten ortaya çıktı: eşitsiz bir dünyada, Batılı olanın daha fazla öne çıktığı bir fikri ortamda yaşıyoruz. Bu bültende, Müslüman dünyada özellikle sivil kuruluşların, daha doğrusu kâr amacı gütmeyen kuruluşların gerçekleştirdiği aktivitelere odaklanıyoruz. Bu yayına gelen tepkilerden şunu anladık; herkes birbirini çok az tanıyor. Biz diğer Müslüman ülkeleri az tanıyoruz ama onlar bizi daha az tanıyorlar. Türkiye’den yapılan faaliyetler dünyaya daha az yansıyor. Biz, küresel dünyada kendimizi sunmada çok zayıfız.</p>
<p><strong>Sivil alanda ideal bir yönetim sistemi nasıl olmalı? </strong></p>
<p>STK’ları herhangi bir kuruluştan ayıran en önemli husus bir gayeye matuf olarak başlamış olmasıdır. Bir STK’nın amacından sonra, örgütlenme ve kaynak boyutu önemlidir. Dördüncü olarak, STK’ların kamuoyu yönetimi iletişimi ve etkileşimi önemlidir. Bir STK’nın varlık sebebi, kamuoyu ile iletişim kurmak, doğru etkileşim kurmak…</p>
<h5><strong>“Başkanlık Sistemi, Sivil Topluma Alan Açan Bir Model” </strong></h5>
<p><strong>Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’de yönetimi daha etkili kılacağı ve sistemi hantallıklarını çözeceği iddiasını taşıyordu, sizce bu iddia gerçekleşti mi?</strong></p>
<p>Bu konuda değerlendirme yapmak için henüz erken. Başkanlık sisteminde uygulamada ve süreçleri işletmede çeşitli sorunlar var. Türkiye’de siyasal ortam, “kazanan her şeyi alır” üzerine konumlandırılmış vaziyette.</p>
<p>Sivil toplum açısından baktığımızda Başkanlık sistemi, sivil topluma alan açan bir model. Bu model, karar alma süreçlerini netleştirdiği için, hangi kararı kimin verdiğini daha iyi bildiğimizden, ilgili kurum üzerinden STK’ların daha fazla baskı yapması mümkün oluyor. Bu da sivil toplum alanını ve sorumluluğunu da genişletiyor.</p>
<p>Eski modelde sivil toplumun sesi Meclis koridorlarında kayboluyordu. Yasa yapma süreçleri daha karmaşıktı. Başkanlık sisteminde, uygulama ile ilgili bir konuda Başkana baskı yapacaksınız; yasama ile ilgili bir değişiklik için ise Meclise baskı yapacaksınız. Yani sivil toplumun muhatapları şekillenmiş vaziyette. Ancak bu sistemde etkili olabilmesi için sivil toplumun örgütlenmesini değiştirmesi gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Sosyal hizmet üreten, cemiyetçi modelden, karar alma süreçlerine odaklanan bir sivil topluma geçiş olması gerekiyor.</p></blockquote>
<p><strong>Sivil toplum yeni hükümet sisteminde nasıl bir yol izlemeli? </strong></p>
<p>Sivil toplumun bilgi üretmeye daha çok vakit ayırması; lokal örgütlenmeye, kamuoyu iletişimine daha fazla vakit ayırması gerekiyor. Sosyal hizmet üreten, cemiyetçi modelden, karar alma süreçlerine odaklanan, savunuculuk ve bilgi üretme, uzmanlık üretmeye odaklı bir sivil topluma geçiş olması gerekiyor.</p>
<p><strong>Yerel yönetimlerde sivil toplumun karara etkin katılımı için nasıl bir yaklaşıma ve mekanizmaya ihtiyaç var? Sivil topluma ve yerel yönetimlere nasıl roller düşüyor? </strong></p>
<p>Aslında yerel yönetimlerin STK’larla işbirliği yapması, merkezi yönetimden çok daha kolay. Belediyelerin, STK’lara destek ve katkılarının biraz daha sistematik hale getirilmesi; biraz daha kayıtlı, amaçlı, hedefli, rekabete açık hale getirilmesi gerekiyor.</p>
<h5><strong>Kamu Faydasını Gözeterek Mesele Odaklı İş Birlikleri Kurulmalı!</strong></h5>
<p><strong>Sivil toplumla müzakere halinde bir yönetimde, sivil toplum öncelikle ne talep etmeli? Neleri müzakere etmeli? Sivil toplum ne yapmalı?  </strong></p>
<p>Sivil toplum alanının pür, saf, masum bir alan olmadığını kabul etmemiz gerekiyor. İş odaklı, mesele odaklı konsorsiyumlar bizde çok zayıf. Toplumda şöyle algılanıyor: ölümüne birlik. “Şu konuda şu kuruluşla niye bir aradasınız?” Çünkü o konuda o kurumla yakın düşünüyoruz ama aynı düşünmüyoruz.  Başka bir konuda, o kurumla birbirimizden tamamen zıt düşünebiliriz. Bu yaklaşımla, kamu faydasını gözeten kuruluş ve aktörler, mesele odaklı düşünebilir ve iş birlikleri kurabilirler.</p>
<p><strong>Sivil alanda yeni bir düzenleme ihtiyacı var mı? </strong></p>
<p>Türkiye sivil toplum mevzuatı açısından şu anda gelinebilecek en ileri noktalarda bulunuyor. Türkiye’de bu husustaki sorun, uygulama sorunu. Bu nedenle, yeni düzenlemeler çıkarmaya çabalamak yerine, önce mevcut yasaların uygulanması ile uğraşmamız gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Sivil toplum başkaları için vardır. “Başkalarının durumu iyiyse, sivil toplumun da durumu iyidir.</p></blockquote>
<p><strong>Etkili bir kamu-sivil toplum diyaloğunu oluşturmak için ne yapılmalı? </strong></p>
<p>Çok taraflı katılımı beslememiz gerekiyor. Çok taraflı katılımla kastım, sadece kamuoyunu harekete geçirecek kuruluşların değil, tekil olarak vatandaşların, inisiyatiflerin, formel olmayan oluşumların da katılımının sağlanması. Çok taraflı iletişim ve etkileşim süreçlerini işletmek, kamu aktörleri için çok önemli imkanlar doğuruyor. Bunu yapan kamu otoritesinin meşruiyet düzeyi çok yükselir, toplumda güven artar.</p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı?  </strong></p>
<p>Şu önemli bir sorun: biz sivil toplum olarak genel kamu faydasını nasıl artıracağız? Toplumun en zayıfları, en güçsüzleri, bilgiye, iletişime ve kendi haklarını savunmaya en uzak olanları, nasıl güçlendiririz? Başkaları için çalışanların gücü ve sesi daha fazla çıkıyorsa, bu sivil toplum alanının doğru işlediğini gösterir. Sivil toplum başkaları için vardır. “Başkalarının durumu iyiyse, sivil toplumun da durumu iyidir” diyebiliriz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/sivil-toplum-karar-alma-sureclerine-ve-bilgi-uretmeye-odaklanmali/">&#8216;Sivil Toplum Karar Alma Süreçlerine ve Bilgi Üretmeye Odaklanmalı!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
