<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>orman yangınları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yanginlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yanginlari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Feb 2022 14:10:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>orman yangınları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/orman-yanginlari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Yangınlarla Mahalli Düzeyde ve Önleyici Stratejiyle Mücadele Edilmeli&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/15/yanginlarla-mahalli-duzeyde-ve-onleyici-stratejiyle-mucadele-edilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Feb 2022 14:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[2021 yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[Akyaka Afet Gönüllüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla yangını]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[yangın önleyici strateji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78758</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akyaka Afet Gönüllüleri İnisiyatifi, geçen yılın yaz aylarında güneyde çıkan orman yangınlarına müdahale için oluşan bir sivil inisiyatif olarak deneyimlerini ve önerilerini içeren bir rapor hazırladı. Raporda, yangın önceleyici stratejilere geçilmesi ve dayanışma içerisinde tüm aktörlerin mahalli gönüllü örgütlerle çalışmasının gerekli olduğu tespit ediliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/15/yanginlarla-mahalli-duzeyde-ve-onleyici-stratejiyle-mucadele-edilmeli/">&#8216;Yangınlarla Mahalli Düzeyde ve Önleyici Stratejiyle Mücadele Edilmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akyaka Afet Gönüllüleri&#8217;nin hazırladığı &#8220;2021 Muğla Bölgesi Yangınları Müdahalelerine Destek ve Yangınları Önleyici Hazırlık Çalışmaları Çıkarılan Dersler Raporu&#8221; 27 Temmuz 2021’de Marmaris’te başlayan yangınların Türkiye tarihinin o güne kadarki en büyük orman yangını felaketine dönüştüğünü hatırlatıyor. Buna göre, yıllık orman yangınları ortalamasının %755 üzerinde bir alan 10 gün gibi kısa bir sürede yandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-78767 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/yanginlarla-mahalli-duzeyde-ve-onleyici-stratejiyle-mucadele-edilmeli.jpg" alt="'Yangınlarla Mahalli Düzeyde ve Önleyici Stratejiyle Mücadele Edilmeli'" width="312" height="398" />Bu süreçte kendiliğinden bir araya gelen Akyaka Afet Gönüllüleri, deneyimlerini ve önerilerini bu raporda derledi. Rapor, orman yangın sezonları döngüsünün başladığı öngörüsüyle, yaşam alanlarını orman yangınlarına hazırlık ve müdahale için güçlendirmek isteyen sivil inisiyatiflerin süreçlerini kolaylaştırmayı ve etkilerini arttırmayı hedefliyor.</p>
<h5>Sivil İnisiyatiflerin En Büyük Gücü, Tanışıklıklar Üzerinden Oluşan Güven!</h5>
<p>Akyaka Afet Gönüllüleri&#8217;nin sahadan edindiği tecrübeler ve tespitler şunlar:</p>
<p>1- Afet etrafında bir araya gelen sivil inisiyatiflerin en büyük gücü, tanışıklıklar üzerinden oluşan güven oldu.  Sahada geliştirdiğimiz bu güven ağı sayesinde Türkiye genelinde konuya vakıf uzmanların birikimlerinin ve duyarlı vatandaşların ayni yardımlarının efektif bir şekilde doğru noktalara yönlendirilmesinde kritik bir rol aldık.<br />
2- Orman yangınları konusunda en etkin müdahalenin yangının başlamasını önleyici faaliyetler ile yangın çıktıktan sonraki ilk 30 dakikada yapılacak çalışmalar olduğunu gösterdi. Bu sebeple sivil inisiyatif olarak organizasyonumuzun koordinasyon kabiliyeti arttıkça, odağımızı mahallelerde jandarma karakolları ile iş birliğinde muhtarlara ve esnafa toplanan kaynakları hızlıca teslim etmeye kaydırdık.<br />
3- Tanışıklık ve güven ortamının mahallede oluşabilmesi için geniş katılımlı topluluk buluşmaları organize ederek, dezenformasyon ve bilgi kirliliğinin yaratabileceği gerginliklerin önüne geçmek; mahalledeki yetkinlikleri ve kaynakları en doğru şekilde mobilize edecek ilişkilerin kurulmasını sağlamak en önemli hazırlık ve planlama faaliyeti olarak ortaya çıkmaktadır. Jandarma komutanlığıyla birlikte hareket eden bir sivil inisiyatif olmamız bu ilişkileri hızlı bir şekilde kurmak için gereken meşrutiyeti sağladığını gözlemledik.<br />
4- Akyaka bölgesinde çıkan yangınların çoğunluğunun elektrik hatları ile ilgili olduğu Jandarma raporlarında görüldü.  Sonuç olarak yangın sezon başlangıcı öncesinde ilçe belediyesi, elektrik dağıtım şirketi ve orman şefliği nezdinde hat temizliklerinin yapılması için mahalleler bazında muhtarlıklar üzerinden tespit ve taleplerde bulunması gerekliliği anlaşıldı.</p>
<h5><img decoding="async" class=" wp-image-78768 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/yanginlarla-mahalli-duzeyde-ve-onleyici-stratejiyle-mucadele-edilmeli-1-rotated.jpg" alt="" width="580" height="461" /></h5>
<h5>Yangınlara Hazırlık ve Mücadelede, Yangın Önleyici Strateji ve Mahalli Örgütlenmeler!</h5>
<p>Raporun sonuç bölümünde, deneyimler çerçevesinde ulaşılan bulgular ve öneriler sıralanıyor:</p>
<ul>
<li>Değişen iklim koşullarıyla aynı gün içerisinde çok sayıda yangın çıkması durumunda müdahale gücünün ve koordinasyon kabiliyetinin düşmesinden doğan boşluk, 2021 orman yangınlarında gönüllülerin afetle mücadelede oynadığı kritik rolü gösterdi. Bu yüzden gelecek orman yangınları için önleyici çalışmalar ve yangın müdahalesi kapsamında yapılacak planlama çalışmalarının önemli bir parçası olmalıdır.</li>
<li>Orman yangınlarına müdahale için oluşan bir sivil inisiyatifin en etkili faaliyet alanları önleyici alanlar ve ilk 30 dakikadaki müdahale kapasitesi olarak ortaya çıkmıştır. 30 dakikada kontrol altına alınamayan yangınlar için sivil inisiyatifin etki alanı çok daraltıyor.</li>
<li>Türkiye&#8217;nin yangınla mücadele stratejisi çıkan yangınları söndürmek üzerinedir. Aşırı sıcak ve düşük nem koşullarının süresinin uzadığı ve sertleştiği gerçekliği karşısında 2021 yangınları göstermiştir ki aynı anda çıkan ve kontrol altına alınamayan yangınlar merkezi müdahale kapasitesinde bölünmeler nedeniyle ciddi boşluklar oluşturuyor.</li>
<li>Yangın önceleyici stratejilere geçişin yanında, çıkan yangınlara büyümeden müdahalenin en kritik unsur olduğu gerçeğiyle mahalle gönüllü örgütlenmelerinin orman yangın hazırlığı, mücadelesi ve afetler karşısından toplumsal dayanışma açısından etkisi çok büyük.</li>
<li>Akyaka Afet Gönüllüleri&#8217;nin deneyimi, harekete geçen çok az sayıda insanın birbirini dinleyerek dayanışma içerisinde kamu, sivil toplum, özel sektör, akademi içerisindeki kaynakları mahalle seviyesinde mobilize ederek gidişata etki edebildiğini gösteriyor.</li>
<li>2022 yılı hazırlıkları kapsamında uzmanlar ve diğer sivil insiyatiflerin saha öğrenimleriyle birlikte orman yangınları için mahalle örgütlenmesi eylem planının ihtiyaç var.</li>
</ul>
<p>Raporun tümüne <a href="https://www.dropbox.com/s/jjg3oj4d82m2jl2/akyaka_afet_yangin_rapor_s.pdf?dl=0" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Not</strong>: Raporla ilgili görüş ve önerilerinizi iletmek, 2022 orman yangınlarına hazırlıklar kapsamında mahalle örgütlenmeleri için akyakaafet@gmail.com e-posta adresinden ulaşabilirsiniz</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/15/yanginlarla-mahalli-duzeyde-ve-onleyici-stratejiyle-mucadele-edilmeli/">&#8216;Yangınlarla Mahalli Düzeyde ve Önleyici Stratejiyle Mücadele Edilmeli&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2021 Yılının Öne Çıkan Çevre Olayları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/04/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2022 10:33:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[2021 Afet Eğitim Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Akbelen]]></category>
		<category><![CDATA[İkizdere]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77413</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı 2021’in çevre olaylarını değerlendirdi. 2021 yılında küresel salgın ve orman yangınları başta olmak üzere çok sayıda çevre felaketi, insanların doğa ile uyumlu yaşamaları gerektiği konusundaki bilinç ve farkındalıklarını artırdı. Yıl boyunca çevre gündeminde olumsuz gelişmeler kadar güzel gelişmeler de yaşandı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/04/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari/">2021 Yılının Öne Çıkan Çevre Olayları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğa için çalışmalarına ara vermeden devam eden TEMA Vakfı, 2021’in öne çıkan iyi ve kötü çevre olaylarını değerlendirdi.</p>
<h5><strong><u>2021’in Umut Yeşerten Çevre Haberleri </u></strong></h5>
<p><strong>Türkiye’den Yeni İklim Taahhütleri</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-77420 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-.jpg" alt="" width="336" height="336" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari--160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 336px) 100vw, 336px" />Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 26. Taraflar Toplantısı 2020 yılında küresel salgın sebebiyle yapılmamış ve 2021 yılına ertelenmişti. Toplantı öncesi Eylül ayında gerçekleşen 76. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Türkiye Paris Anlaşması’nı onaylayacağını bildirmiş ve 2053 yılında karbon nötr olma taahhüdü vermişti. İklim değişikliğinden en fazla etkilenecek coğrafyalardan biri olan Türkiye, Ekim ayında Paris Anlaşması’nı onaylayarak karbonsuzlaşma hedeflerinde önemli bir adım atmış oldu. Türkiye, 2030 yılına kadar ormansızlaşma ve arazi bozulumunu durdurmayı ve tersine çevirmeyi taahhüt ettiği “Orman ve Arazi Kullanımı Bildirgesi”ni ve kömürün kademeli azaltımını kabul eden “Glasgow İklim Paktı”nı COP26’da imzaladı. Tüm bu gelişmelerle Türkiye, gerçekçi bir hedefle sorumluluk alarak iklim değişikliğini durdurma çabalarına önemli bir katkıda bulunmuş oldu.</p>
<p><strong>Taş ocağı ve termik santrallere karşı nöbet</strong></p>
<p>Muğla’nın Milas ilçesindeki İkizköy Mahallesi sınırları içindeki Akbelen Ormanı’nda, Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’nde kullanılmak üzere linyit madeni işletmesi için olur kararına karşı açılan davada hukuki süreçler devam ederken ağaç kesimleri gerçekleştirildi. Orman yangınlarıyla mücadele eden Muğla’da bir ağaç daha kaybetmek istemeyen yaşam savunucuları ise hukuki süreçler tamamlanmadan gerçekleştirilen kesimlere karşı bölgede nöbet tutmaya başladı. Muğla 1. ve 3. İdare Mahkemelerine açılan davalarda iki mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı verdi. Devam eden yargı süreçlerine istinaden 7 Eylül’de gerçekleştirilen ve yöre halkının tepkisi nedeniyle iptal edilen bilirkişi keşfi, Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin 7 Aralık 2021 tarihli kararıyla tekrarlandı.</p>
<p>Rize’nin İkizköy’e bağlı İşkencedere Vadisi’nde yapılması planlanan taş ocağı projesine karşı ise yaşam alanlarını savunan köylüler nöbet tutmaya başladı. Doğal varlıklar üzerinde büyük bir tahribata sebep olacak proje aynı zamanda bölge için ekonomik gelir kalemi olan organik çay ve bal üretimini de olumsuz etkileyecek. Rize İdare Mahkemesi’nin kararı sonucu gerçekleştirilen bilirkişi keşfi raporunda, projenin usulsüz olduğu ve taş ocağının yapılmasının uygun olmadığı belirtildi.</p>
<p><strong>Ağı Dağı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesi ÇED Olumlu Kararı Geçerliliğini Yitirdi</strong></p>
<p>Çanakkale’nin ve Kaz Dağları’nın önemli tarım alanlarını, su varlıklarını ve canlı tür çeşitliliğini tehdit eden “Ağı Dağı Altın ve Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesi”ne karşı TEMA Vakfı’nın, ÇED Yönetmeliği’nin 14-(4) “ÇED Olumlu kararı verilen proje için yedi (7) yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda ÇED Olumlu kararı geçersiz sayılır” maddesine istinaden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı ÇED iptal başvurusu kabul edildi.  Kaz Dağları başta olmak üzere Çanakkale’de yaşam zaman kazandı.</p>
<p><strong>Fatsa Altın Madeni’ne Yürütmeyi Durdurma Kararı Verildi</strong></p>
<p>Ordu’nun Fatsa’ya bağlı Bahçeler Köyü’nde işletilmekte olan liçli altın madenine karşı Fatsa Doğa ve Çevre Derneği’nin açmış olduğu ruhsat iptali davasına, Samsun Bölge İdare Mahkemesi, telafisi imkansız zararlara neden olabileceği belirtilerek yürütmeyi durdurma kararı verdi. Maden projesinin Şubat 2013 &#8211; Eylül 2016 tarihleri arasında devam edeceği, Eylül 2018’de ise maden sahasının rehabilite edilerek kapatılacağı taahhüt edilmesine rağmen, proje genişletilerek faaliyetlerine devam edilmek isteniyordu. İşletmenin faaliyetlerine devam etmesi, yörenin doğasına, tarımsal üretimine ve insan sağlığına yönelik ciddi riskler barındırıyordu.</p>
<p><strong>Validebağ Korusu’ndan Güzel Haber</strong></p>
<p>Validebağ Korusu’nda yapılması planlanan Rehabilitasyon ve Düzenleme Projesi ihalesi, İstanbul 11. İdare Mahkemesi tarafından hukuka uyarlık bulunmaması sebebiyle iptal edildi. 160 yıllık bir tarihe sahip olan ve 1999 yılında I. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilen Validebağ Korusu; önemli bir ekolojik alan olarak 130 kuş, 31 kelebek ve 200 otsu bitki türüne ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><strong>Çevre Düzeni Planlarından Sevindirici Haberler</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77423 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-1.jpg" alt="" width="361" height="361" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-1.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-1-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 361px) 100vw, 361px" />2009 yılında yürürlüğe giren ve Tekirdağ, Kırklareli, Edirne illerini kapsayan 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planında bölgede kömürden enerji üretilmesi engellenmişti. Ancak 2013 yılından bu yana yapılan plan değişiklikleriyle, bölgede kömürlü termik santral yapılmasının önü açıldı ve Marmara Ereğlisi, Malkara, Çerkezköy ve Vize’de kömürlü termik santral alanları planlandı. Bu plan değişikliklerine karşı TEMA Vakfı tarafından açılan davaların ilk ikisinde, Marmara Ereğlisi’nde enerji üretim alanı ve tüm Trakya’yı kapsayacak şekilde kömürlü termik santral yapımının önünü açan plan notu iptal edildi. Devam eden davalarda ise 2016 ve 2017 Çevre Düzeni Plan değişiklikleri ile Vize ve Çerkezköy’de planlanan enerji üretim alanları için iptal kararları verildi.</p>
<p>Diğer taraftan, 2009 yılından bu yana Gökçe Barajı ve su toplama havzası ile ilgili hukuki çalışmalar yürüten TEMA Vakfı, Gökçe Barajı Havzası için tehdit oluşturacak ve yapılaşmanın artmasına neden olacak 1/50.000 ölçekli Termal Turizm Merkezi Çevre Düzeni Planı’na karşı itirazlarını yargıya taşıdı. Yalovalıların su hakkını korumak için yargıya taşınan plan için yapılan itirazlar haklı görüldü ve planın Gökçe Barajı Havzası’ndaki suyun miktarı ve kalitesini etkileyecek olan bölümleri iptal edildi. Buna göre; havzanın kısa ve orta mesafeli koruma alanlarında yapılaşmanın artmasına neden olan kararlar ile orman alanlarında turizm bölgesi yapılmasına yönelik kararlar iptal edilmiş oldu.</p>
<h5><strong><u>2021’in Olumsuz Çevre Haberleri</u></strong></h5>
<p><strong>Yüzleşmemiz Gereken Afet: Müsilaj</strong></p>
<p>Marmara Denizi başta olmak üzere Batı Karadeniz ve Kuzey Ege’de Mayıs ayı itibarıyla yoğun bir şekilde deniz salyası (müsilaj) kirliliği yaşandı. Gerekli arıtmalar yapılmadan deşarj edilen evsel/endüstriyel atık sular, derin deniz deşarjları ve yıllardır Marmara Denizi’nin kontrolsüz bir şekilde kirletilmesinin sonucu olan bu kirlilik, birçok canlının da ölümüne sebep oldu.</p>
<p>Marmara Belediyeler Birliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında 6 Haziran tarihinde gerçekleştirilen “Marmara Denizi Koruma Eylem Planı Koordinasyon Toplantısı” sonucunda 22 maddelik eylem planı oluşturuldu. Bu Eylem Planı’na göre; Marmara Denizi’nin tamamını koruma alanı olarak belirleme çalışmaları 2021 yıl sonuna kadar tamamlanacak.</p>
<p><strong>Orman Yangınları Şiddetini Artırdı</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77424 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-2.jpg" alt="" width="382" height="253" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-2.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari-2-350x231.jpg 350w" sizes="auto, (max-width: 382px) 100vw, 382px" />2021 yılı yaz aylarında yaşanan ve afet boyutuna dönüşen orman yangınları Türkiye gündeminin temel konularından birini oluşturdu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre son 50 yılın en sıcak ikinci ayı olan Temmuz 2021’de Antalya Manavgat’ta 4 ayrı yerde başlayan yangın, Ağustos ayının ilk yarısına kadar devam ederek, 54 ilde 299 noktaya yayıldı. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını felaketlerini oluşturan yangınlarda resmi verilere göre 133 bin hektar orman, 26 bin hektar tarım alanı yandı. 9 kişi ve milyonlarca canlı hayatını kaybetti. Türkiye doğası ve yangın bölgelerindeki yaşam ağır yara aldı.</p>
<p><strong>İklim Krizinin Sonucu Olarak Yaşanan Aşırı Kuraklık ve Sel Felaketleri Ekosistemi Olumsuz Etkiledi</strong></p>
<p>2021 yılında iklim krizi kendini şiddetli kuraklık, ani ve şiddetli hava olaylarıyla gösterdi. Türkiye de bu yılı sel ve kuraklığın tehdidi altında geçirdi.</p>
<p>Aşırı kuraklıklar birçok gölü ve çevresindeki ekosistemi olumsuz etkiledi. Kuraklık ve vahşi sulama nedeniyle kuruyan Tuz Gölü’nde binlerce flamingo yavrusu hayatını kaybetti. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nün bazı bölgelerinde 1.5-2 kilometrelik çekilmeler meydana geldi. Sodyum kaynağı olarak büyük bir potansiyele sahip olan Acıgöl’de ortalama su seviyesi 1 metrenin altına düştü. Dünyanın nazar boncuğu olarak bilinen Meke Gölü ise tamamen kurudu.</p>
<p>Diğer yandan Batı Karadeniz’de aşırı yağışlar sonucu meydana gelen sel felaketinde ise 80’den fazla kişi hayatını kaybetti. Sel felaketlerinde en büyük yıkım Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yaşandı. Ormansızlaşma, dere yatağına yapılaşma ve iklim değişikliğinin bir sonucu olarak gerçekleşen şiddetli aşırı yağışlar, şehrin merkezinden geçen Ezine Çayı’nın taşmasına sebep oldu. Kastamonu, Bartın ve Sinop illeri yaşanan felaket sonrası “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edildi.</p>
<p><strong>Atık Barajı Kazaları Yaşam Alanlarını Yok Etti</strong></p>
<p>IV. Grup madencilik faaliyetleri sonucunda son iki yılda altı büyük kaza yaşandı, her bir kaza bulunduğu bölgenin suyuna, toprağına, canlı ve cansız varlıklarına geri döndürülmez zararlar verdi. Aşırı yağışlar sebebiyle Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde faaliyet gösteren demir madeninin atık barajı çökerken, ağır metal içerikli atıklar bölgenin en önemli su kaynağı olan Madra Barajı’nı besleyen derelere karıştı. Bir diğer felaket ise Giresun’da gerçekleşti. Şebinkarahisar’ın Yedikardeş Köyü yakınında çalışma yürüten kurşun-çinko-bakır madeninin atık barajının çökmesi sonucu binlerce ton zehirli atık çevreye saçıldı. Yaşanan kaza sonucu ağır metal içerikli atık sular Kılıçkaya Barajı’na ulaşarak Kelkit Irmağı üzerindeki yaşam alanları için çok büyük çevresel riskler oluşturdu.</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ilgili şirkete 12 Milyon TL ceza keserek bundan sonraki tüm faaliyetlerden men edildiğini açıkladı.</p>
<p><strong>Türkiye’de 15 Kentin Yüzölçümünün %62’si Madenlere Ruhsatlı  </strong></p>
<p>TEMA Vakfı 15 ilde (Çanakkale, Balıkesir, Tekirdağ, Kırklareli, Karaman, Muğla, Afyonkarahisar, Eskişehir, Zonguldak, Bartın, Kahramanmaraş, Tunceli, Erzincan, Ordu ve Tokat) IV. Grup maden ruhsatlarının dağılışlarını ve arazi nitelikleri ile ilişkisini ortaya koyan haritalama çalışmaları gerçekleştirdi. Çalışmanın sonuçlarına göre 15 kentte ortalama ruhsatlık alan oranı %62 olarak tespit edildi. Ruhsatların en yoğun olduğu bölgelerin başında %79 ile Kaz Dağları geliyor. Çanakkale ve Balıkesir’in sınırları içinde yer alan bölgede toplam 1.634 maden ruhsatı düzenlenmiş durumda. Artvin, Eskişehir, Zonguldak-Bartın ve Ordu ise ruhsatlılık oranının %70’in üstünde olduğu kentler olarak dikkat çekiyor. Ormanların ortalama %58’i, tarım alanlarının %60’ı madenlere ruhsatlanmış durumda.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/04/2021-yilinin-one-cikan-cevre-olaylari/">2021 Yılının Öne Çıkan Çevre Olayları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2022 Müjdesi: ‘Yaşar Kemal’in Bitkileri’ Kitap Oluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/28/2022-mujdesi-yasar-kemalin-bitkileri-kitap-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Tolga Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2021 13:03:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Caretta Ekolojik Ahval]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Kemal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Caretta Ekolojik Ahval’in 2021 yılındaki son programında Yeşil Gazete yazarı, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi ve Yüksek Orman Mühendisi Dç. Dr. Cihan Erdönmez'i konuk ediyoruz. Cihan Hoca ile orman yangınlarının sebeplerini, sonuçlarını ve yapılması gerekenleri konuştuktan hemen sonra yeni yılda bir belgesel film ve - eğer yetişebilirse- bir kitap halinde bizlerle buluşması olası ‘Yaşar Kemal'in Bitkileri’ projesini, kendi yaşadığı Kadıköy'deki sokak bitkilerinden topladıkları ile hazırladığı yemekler ile "ot gibi yaşamak lazım" şeklinde özetlediği yaşam felsefesini konuşma imkanı bulduk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/28/2022-mujdesi-yasar-kemalin-bitkileri-kitap-oluyor/">2022 Müjdesi: ‘Yaşar Kemal’in Bitkileri’ Kitap Oluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Cihan Hoca ile orman yangınlarının sebeplerini, sonuçlarını ve yapılması gerekenleri konuştuktan hemen sonra yeni yılda bir belgesel film ve &#8211; eğer yetişebilirse- bir kitap halinde bizlerle buluşması olası ‘Yaşar Kemal&#8217;in Bitkileri’ projesini, kendi yaşadığı Kadıköy&#8217;deki sokak bitkilerinden topladıkları ile hazırladığı yemekler ile &#8220;ot gibi yaşamak lazım&#8221; şeklinde özetlediği yaşam felsefesini konuşma imkanı bulduk.</span></p>
<h5><b>‘Ormancılık Yönetimini Bana Verin İnsan Kaynaklı Orman Yangınlarını Üç Senede Yarıya İndiririm’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) açıklamalarına göre 28 Temmuz – 12 Ağustos arasındaki dönemde ülkenin pek çok yerinde peş peşe başlayan orman yangınları 170 bin hektarlık alanı etkiledi. OGM açıklamasında yanan alanların 130 bininin ormanlık alan, geri kalan 40 bin hektarın ise tarım ve yerleşim alanı olduğu belirtildi. Cihan Erdönmez, bu yangınların elinizdeki kitabı bıraktığınızda yere düşeceğinizi bildiğiniz kesinlikte çıkacağının tahmin edildiğini, kendisinin 12 Haziran’da Yeşil Gazete’de, “</span><b><a href="https://yesilgazete.org/son-orman-yanmadan/">Son Orman Yanmadan</a>” başlıklı </b><span style="font-weight: 400;">yazısında</span><span style="font-weight: 400;"> buna dikkat çektiğini ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de orman yangınları ortalamasının yıllık 10 – 12 bin hektar arasında olduğunu, en fazla 20 – 25 bin hektarlık orman yangını yaşandığını,  bu sene yanan orman alanının 50 bin hektarı bulacağını önceden tahmin ettiğini ancak gerçekleşen durumun bunun üç katına çıktığını ifade eden yüksek orman mühendisi Erdönmez, 2012 – 2020 arasındaki dönemde ülke ormanlarında 50.000 farklı işletmenin kurulduğunu ve orman yangınlarının onda dokuzunun insan kaynaklı ortaya çıktığını belirterek, “Çok iddialı bir şey söyleyeceğim. Bana ormancılık örgütünün yönetimini ormancılık politikalarını belirleme yetkisi ile birlikte verin insan kaynaklı her on orman yangınından en az beşini engellerim, çıkmaz o yangın” diye konuştu.</span></p>
<h5><b>&#8216;Yaşar Kemal İnsanlığın Ardıç Kuşudur&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Sevdiğim tüm edebiyatçılar benim sevgililerimdir. En çok sevdiğim sevgilim Tolstoy’dur. Yaşar Kemal ise benim annem gibidir” şeklinde Yaşar Kemal sevgisini betimleyen Cihan Erdönmez ile, 22 Mart 2020’de </span><b><a href="https://twitter.com/forestercihan/status/1241649355284795392">Twitter hesabı</a> üzerinden</b><span style="font-weight: 400;"> paylaştığı</span><span style="font-weight: 400;"> ve oldukça büyük bir ilgi gören ‘Yaşar Kemal’in Bitkileri’ tweet dizisini de konuşma imkanı da bulduk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsanın insana zulmü ile insanın doğaya zulmünün aynı kökten beslendiğini, birini ortadan kaldırmadan diğerinin de sona ermeyeceğini 60’lı 70’li yıllarda saptaması ile Yaşar Kemal’in kendisi için çok önemli olduğunu dile getiren Erdönmez, kendisi orman fakültesine 1986’da ilk girdiğinde o dönemin ünlü hukuk insanı Hıfzı Veldet Velidedoğlu’nun Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinde, “Orman deyince okumazlar ki” başlıklı bir yazı yayınladığını, ormanlarla ilgili konuların toplumun aydın kesimi tarafından bile dikkate alınmadığının bu yazı ile ortaya konmuş olduğunu sözlerine ekledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Yaşar Kemal’in Bitkileri’ tweet dizisinin kitap projesi olarak devam ettiğini de vurgulayan Cihan Erdönmez, Adana Altın Koza Film Festivali yönetiminin de belgesel projesi için kendisi ile iletişime geçtiğini, o konuda henüz bir netlik olmasa da 2022 Altın Koza zamanı sürpriz bir ’Yaşar Kemal’in Bitkileri’ belgeselinin izleyiciler ile buluşabileceğini kaydetti.</span></p>
<h5><b>‘Ayrıkotuna ‘Ayrık’ Dememiz Bile İnsani Bakış Açımız’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İkamet ettiği Kadıköy Fenerbahçe’de çıktığı yürüyüşlerde karşısına çıkan doğal bitkilere çok önem verdiğini, bunlara dair sıklıkla Twitter hesabından paylaşımlar yaptığını kaydeden Erdönmez, Kurbağalıdere’de rastladığı ve Nisan ayında doğal gözlem ile incelediğinde ona yakın farklı bitki saydığını belirttiği bölgeye dair Kadıköy Belediyesi ile iletişime geçmesine karşın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 200 – 300 metrekarelik yerde bulunan bu bitkileri sökerek yerine gül fidanı dikmesini eleştirdiği mesajlarına gelen tepkilere dair de konuşma imkanı buldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlhan Berk’in, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bağışla / ayrıkotu / hep ben / konuştum</span></i><span style="font-weight: 400;">” dizelerine atıfla ayrıkotuna tırnak içinde “ayrık” dememizin bile insani, doğadan kopuk bakış açımız olduğunu ifade eden Cihan Erdönmez, tarlamızda bahçemizde halı gibi bir çim olsun, ayrıkotu olmasın düşüncesinin Kurbağalıdere’deki doğal bitkilerin sökülerek yerlerine tek bir türün dikilmesi sonucunu doğurduğunu belirterek ekledi, “Ben Kadıköy Fenerbahçe’de ebegümeci toplayarak yemek yaptım. Kadıköy’de ebegümeci var, madımak var, labada var. Kadıköy’ün kendi haline bırakılmış, belediyelerin de elini değdirmediği alanlarında bu bitkiler var. Kurbağalıdere’de doğal bitkilerin sökülüp gül fidanı dikilen yerdeki güllerin arasından da tekrar labadalar çıkmaya başlamış. Çok mutlu oldum bunu görünce. Çünkü ayrıkotu da, labada da diyor ki, “Burası benim. Yapma. Burası benim!””</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: 2022 Müjdesi: ‘Yaşar Kemal’in Bitkileri’ Kitap Oluyor" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/57vI1z6k3VWvIBt6tZWhC8?si=9b7dbf8e033f4d31&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/28/2022-mujdesi-yasar-kemalin-bitkileri-kitap-oluyor/">2022 Müjdesi: ‘Yaşar Kemal’in Bitkileri’ Kitap Oluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/orman-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2021 11:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar ve Araştırmalar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Hukuku ve Doğa Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74995</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği, yaz aylarında yaşanan orman yangınlarının ardında bıraktığı soru/sorunları ve iklim krizi açısından doğurduğu yeni tartışmaları gözeterek orman hukuku alanında eğitimler düzenliyor. Eğitimler, 17 Ekim - 7 Kasım  2021 tarihleri arasında her pazar 11:00 - 12:00 saatleri arasında yapılacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/orman-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-basliyor/">Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haklar ve Araştırmalar Derneği, çevre hukuku ve doğa hakları eğitimlerine, ekolojik krize karşı birlikte çözümler aramak için uzman, dayanışmacı uzman ağını büyüterek devam etmeye karar verdi.</p>
<p>Yaz aylarında yaşanan orman yangınlarının ardında bıraktığı soru/sorunları ve iklim krizi açısından doğurduğu yeni tartışmaları da dahil ederek web eğitimlerinin ikincisini orman hukuku üzerine düzenleyecek olan Dernek, afetler ve iklim değişikliği temasıyla ve uzmanlarla birlikte 4 hafta sürecek olan bir eğitim hazırladı.</p>
<p><strong>Başvuru</strong></p>
<ul>
<li>Eğitime <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScmkpXIwPeXuJs-n0yrabFs3RfuhiiVz353FAPQbHuZg4Bupw/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> başvurabilirsiniz.</li>
<li>Eğitimler, 17 Ekim &#8211; 7 Kasım 2021 tarihleri arasında her pazar 11:00 &#8211; 12:00 saatleri arasında yapılacak.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/orman-hukuku-ve-doga-haklari-egitimi-basliyor/">Orman Hukuku ve Doğa Hakları Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Yaban Hayatı Planlarımız Hazır Olmalı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/06/yaban-hayati-planlarimiz-hazir-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Kobulan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2021 11:09:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Habitat]]></category>
		<category><![CDATA[Haydar Çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[Şafak Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[yaban hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tunceli, Bingöl ve Bitlis’te çıkan orman yangınları uzun uğraşlar sonunda kontrol altına alındı. Havadan müdahalenin geciktiği iddia edilen orman yangınlarını habitat, yaban hayatı ve yürütülmesi gereken rehabilitasyon çalışmaları açısından ele aldık. Yaban Hayatı Ekoloğu ve Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Araştırma Koordinatörü Şafak Arslan, yangın sonrası yaban hayatı yönetim planlarının hazırlanması ve uzmanlar tarafından yanan alanların araştırılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/06/yaban-hayati-planlarimiz-hazir-olmali/">&#8216;Yaban Hayatı Planlarımız Hazır Olmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Tunceli, Bingöl ve Bitlis’te yaşanan orman yangınlarında büyük bir alan yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Son bir ayda yedi ayrı noktada (Hozat, Ovacık, Munzur Vadisi, Tunceli merkez, Nazimiye, Roj Vadisi ve Pülümür Balkaya) çıkan yangınlar uzun uğraşlar sonunda kontrol altına alındı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tunceli’deki en büyük yangın ise Hozat-Ovacık arasında bulunan ormanlık alanda meydana geldi. 13 günün sonunda söndürülen yangında büyük bir alan yok oldu. </span></p>
<h5><strong>Yayladere’de Orman Yangını</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer orman yangını ise Bingöl’ün Yayladere ilçesindeki ormanlık alanda meydana geldi. </span><span style="font-weight: 400;">Yangına destek çalışmalarına Adana Büyükşehir Belediyesi ve Elazığ’a bağlı Karakoçan Belediyesi&#8217;nin katkı sunduğu görüldü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">HDP Bingöl İl Eşbaşkanı Hasan Soysal</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> yangın bölgesinde yaptığı açıklamada, itfaiye ve iş makinelerinin yolda beklediğini ancak yangına müdahale etmediklerini ileri sürdü. Soysal, Bingöl Belediyesi yetkililerine “Alevler hızlanmamışken neden müdahale etmiyorsunuz?” diye sorduklarında “suyumuz yok” yanıtını aldıklarını söyledi.</span></p>
<h5><strong>Bitlis’te Ormanlar Kendiliğinden Söndü</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bitlis‘e bağlı Buzlupınar mevkiinde çıkan yangın da dördüncü gününde kontrol altına alındı. Bölgenin sarp ve kayalık olması karadan müdahaleyi  zorlaştırırken, yangın sonucu bölgedeki büyük bir ormanlık alan yok oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tunceli&#8217;nin Hozat ve Ovacık ilçeleri arasında bulunan Koçeri ve Taşbaşı mevkiinde çıkan ve geniş bir alana yayılan orman yangını, bir diğer kontrol bekleyen alandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yangını söndürmek için bölgeye gitmek istediklerini belirten Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, kaymakamlık tarafından yollarının kesildiğini ve tehdit edildiklerini, yangın konusunda bilgi almalarının engellenmek istendiğini dile getirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dersim, Bingöl ve Bitlis’te yangınların çıktığı alanların sarp kayalık olması karadan müdahaleyi zorlaştıran en önemli etken. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Munzur doğa aktivisti Haydar Çetinkaya, Tunceli’nin Hozat ilçesi kırsalında çıkan yangına ilgili birimlerce müdahale edilmediği gibi, halkın da müdahale etmesine izin verilmediğini söyledi. Çetinkaya, Tunceli Valiliği’nin sivil halkın müdahalesine izin vermemesine “güvenlik riski”ni öne sürdüğünü kaydetti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çetinkaya, orman yangınına müdahalenin başladığını ancak bu müdahalenin yetersiz olduğunu söyledi. Havadan helikopter ve yangın söndürme uçakları ile yapılan müdahale ve halkın karadan yaptığı müdahalelerle birkaç gün sonra yangının kontrol altına alındığını ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çetinkaya, “Coğrafi konumdan kaynaklı yangın bölgelerine iş makineleri giremiyor. Ancak ilk defa uçak ve helikopterlerle yangınlara müdahale edildiğini de gördüm. Uçak ve helikopterler daha kısa sürede gönderilebilirdi ve yangınlar kısa sürede kontrol altına alınabilirdi” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çetinkaya, yangınların ihmal, kasıt sonucu çıktığı iddialarına da değindi ve neden çıktığını kendilerinin de bilmediğini söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaşanan orman yangınları ile birlikte sadece orman ağaçları yanmış değil. Birçok canlı türü de çıkan yangınlar sonucunda ya yaşamını yitirdi ya da yaşam alanını terk etti. Çetinkaya, yangınların oluşturduğu tahribatın oldukça büyük olduğunu ifade ederek, “Ağaçlar dışında bir de yaban hayatı var. Bu yaban hayatı da etkileniyor. Büyük bir tahribat yaşandığını söyleyebilirim.&#8221; dedi.</span></p>
<h5><strong>Türkiye’nin En Büyük Milli Parklarından</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin en büyük milli parkları arasında yer alan Munzur Vadisi Milli Parkı&#8217;nın yanı sıra Pülümür, Tağar, Mercan ve Havaçor vadilerinin bulunduğu Tunceli, kışın beyaz yazın ise yemyeşil görüntüsüyle insanların ilgisini çekiyor. Milli parkta, kayıtlara göre 1518 bitki türü bulunuyor ve bu bitkilerden 227&#8217;si endemik türler arasında yer alıyor. Yine kayıtlara göre 121 kelebek türünün de yaşadığı bir kent. Kentteki yaban hayatı oldukça çeşitlilik arz ediyor. Yaz ve kış aylarında yerli ve yabancı avcıların sık sık uğradığı bir coğrafya Tunceli. Yaşanan yangınlardan bu yaban hayatının da etkilendiğini söylemek mümkün.</span></p>
<h5><strong>&#8216;Yaban Hayatı Planlarımız Hazır Olmalı&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaban Hayatı Ekoloğu ve Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Araştırma Koordinatörü Şafak Arslan, Tunceli’deki orman yangınlarının doğaya ve yaban hayatına etkisini, </span><span style="font-weight: 400;">Tunceli ormanlarının ekolojik özelliklerini ve önemi değerlendirirken,</span><span style="font-weight: 400;"> bulunduğu konumun ve barındırdığı coğrafik özelliklerin çok özel habitatları bünyesinde barındırdığını ifade etti. Hem orman, hem alpin çayırlıklar hem de sarp kayalıkların bu bölge içerisinde yer aldığına değinen Arslan, &#8220;Bu sayede çok farklı bitki örtüsünü meydana getiren bitki türlerini aynı anda içeriyor. Yüksek dağ çayırları, kalıntı sarıçam toplulukları, farklı meşe türleri, akçaağaç, ceviz ve huş ağaçlarının bulunduğu galeri ormanları bulunuyor. Ayrıca birden fazla endemik bitki bu alanda yaşıyor” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Farklı coğrafik özellikler ve farklı habitat tiplerinin beraberinde zengin yaban hayatını da getirdiğine dikkat çeken Arslan, “Tunceli&#8217;de, Türkiye&#8217;de yaşayan dört akbaba türünün tamamı görülüyor. Yüksek dağ kuşağının kuşu olan urkeklik de bölgede yaşıyor. Ayrıca yaban keçisi, çengelboynuzlu dağ keçisi, kurt, vaşak, çakal, porsuk vb büyük memeli yaban hayvanlarını da alanda görmek mümkün. Bu canlıların çoğu kış aylarında besin bulmak için orman içlerine inerken yaz aylarında yüksek rakımlara çıkıyor” ifadelerini kullandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böylesi bir bölgenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini kaydeden Arslan, biyoçeşitlilik açısından bu kadar zengin bir alanda meydana gelen orman yangınlarının alanı ve içerisindeki canlıları olumsuz etkilediğini vurguladı. Yangınların yaban hayvan türlerinin yaşam alanlarının yok olmasına neden olduğunu belirten Arslan, “Bazı canlılar özellikle kuşlar ve hızlı hareket edebilen diğer türler yangın alanını terk edebiliyor olsa da yavaş hareket eden canlılar maalesef alanda kalıyor ve yaşamlarını kaybediyor” diye konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yangın kontrol altına alındıktan sonra yanan alanların yavaş yavaş kendini yenilemeye başlayacağına dikkat çeken Arslan, “Bu yenileme sırasında alana büyük memeli türler ve kuşlar beslenmek için gelecektir. Takviyelerin gerektiği durumlarda ilgili kurumlar ve uzmanlar gerekli ihtiyaçları karşılayacak. Bölgedeki mevcut yaban hayatının, yanan alanlarda kısa sürede yaşanabilir hale dönmesi, her geçen gün yaşam alanları azalan yaban hayvanları için kritik” değerlendirmesinde bulundu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin yangın kuşağında yer aldığını ve bu nedenle her bölgenin ihtiyacına göre yangın sonrası yaban hayatı yönetim planlarının hazırlanması ve uzmanlar tarafından yanan alanların araştırılması gerektiğini belirten Arslan, “Bölgesel yangınlar sonrası yaban hayatı planlarımız hazır olmalı. Kullanacağımız yöntemler önceden belirlenmiş olmalı. Bu sayede geriye dönüş hızlanacaktır. Aksi halde yaban hayvanlarının ve yaşam alanlarının yok oluşu hızlanacaktır” uyarısında bulundu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/06/yaban-hayati-planlarimiz-hazir-olmali/">&#8216;Yaban Hayatı Planlarımız Hazır Olmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yangın Ekonomisi Değil Yangın Ekolojisi </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/19/yangin-ekonomisi-degil-yangin-ekolojisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2021 08:25:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkelerarası İklim Değişimi Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[yangın ekolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73620</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akdeniz’deki yangınlarda, yalnızca arılar değil tozlaşmayı sağlayacak meyve sinekleri dahi yandı. Yerel biyoçeşitliliği geri getirmek için merkezi olana değil, yerel seslere kulak vermeliyiz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/19/yangin-ekonomisi-degil-yangin-ekolojisi/">Yangın Ekonomisi Değil Yangın Ekolojisi </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağustos ayında birbirinin peşi sıra gelen yangınlar bölge insanını perişan etti. Gelecek yıllara hazırlanmak için tüm bunlardan hem doğa hem de canlılar adına ne dersler çıkarmalıyız, şimdi ona bakalım.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">2019 yılında bir türlü söndürülemeyen  ve tüm Avustralya kıtasını etkileyen yangınlarda</span><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">oradaydım. Bazı günler adeta </span><span style="font-weight: 400;">adanın tümü</span> <span style="font-weight: 400;">yanıyoruz</span><span style="font-weight: 400;">,</span><span style="font-weight: 400;"> son dileklerimi yakınlarıma iletebilir miyim korkusu yaşadığım günler olmuştu&#8230; Bu yaz Türkiye&#8217;de yaşadığımız yangınlar onunla kıyaslanır ölçüde değildi. Fakat her yangın başlı başına korkunçtur.   Marmaris tarafında, yaşadığım yere yakın olan yangınlarda benzeri bir korku ve çaresizliği hissettim. Özellikle geceleri  yanan canlıların et kokusunu duymak en kötüsüydü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıl yalnızca Türkiye değil, Yunanistan, İspanya, Kuzey Amerika ve hatta tüm bunların yüzölçümünden daha büyük alanı etkilediği öne sürülen Sibirya yangınını dikkate alalım. Artık dünyamız her yıl bir öncekinden daha da kurak geçiyor. Sıcaklıklar beklenenin üstünde seyrediyor. Konuya duyarlı gibi görünen </span><b>“</b><span style="font-weight: 400;">gelişmiş</span><b>”</b><span style="font-weight: 400;"> ülkeler dahi karbon emisyonlarını nötralize etmekte, 2030 hedeflerini 2050</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">ye çekme düşüncesinde. Ancak ısınma devam ettikçe </span><span style="font-weight: 400;">yeryüzünde</span><span style="font-weight: 400;">ki  canlı hayatı fazlasıyla</span> <span style="font-weight: 400;">etkilenecek. Durum  acil olarak alınacak önlemlere bağlı! Yurttaş olarak hepimize iş düşüyor.   </span></p>
<h5><b>Afetin İhalesi Olur mu?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yangına karşı önlemler bu işten nasıl kâr ederiz mantığıyla hareket edenleri umarım utandırmıştır. Bunu duymak dahi utandırıcı değil mi? Oysa ekosistemin geleceği düşünülerek atılacak adımlar için bugünlere yatırım yapılması gerekirdi. Ortak geleceğimiz buna bağlı. Ülkemizde her şeyin özelleştirilmesi nedeniyle, var olan kaynakların atıllaşması, yangınların yurt dışından kiralanacak uçak ve helikopterlere ihale edilmiş olması ne kadar utanç verici bir durum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Afetin ihalesi olur mu? Kapitalizmin gölgesini satamayacağı ağacı dahi yaşatmayacağını biliyorduk. Demek ki bu durumda tüm canlıların yaşam alanı yok olurken bu işten para kazanılmaya odaklananlar bizden değildir. Bu durum ayrı bir kültür de yarattı. Yangın manzaras</span>ı<span style="font-weight: 400;">na karşı</span> <span style="font-weight: 400;">restoranlarda</span> <span style="font-weight: 400;">ve eğlence yerlerinde keyfine bakan insanlar olduğu gibi. Başka bir resim karesi de geçmiş yıllardan; sığınmacılar şişme botları patlamış yarı ölü yarı diri karaya çıkarken orada yo</span>g<span style="font-weight: 400;">a yapmaya devam eden bir grup&#8230; Bu tür merhametsiz insanlar nasıl çoğalıyor? Filistin</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">de İsrail tankları önünde yatan ABD’li barış aktivitsti Rachel Cory, “Zulüm bizdense ben onlardan değ</span><span style="font-weight: 400;">ilim</span><span style="font-weight: 400;">” demişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her şey, etik değerleri koruyan, kendi yaşamı hakkında özne olabilen dayanışmacı yurttaş bilincine bağlı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler örgütü olan Ülkelerarası İklim Değişimi Platformu (The Intergovernmental Panel on Climate Change </span><span style="font-weight: 400;">IP</span><span style="font-weight: 400;">P</span><span style="font-weight: 400;">CC) 2021 raporuna göre artık çağımız ateş çağı. Yangınlardan kaç</span><span style="font-weight: 400;">ın</span><span style="font-weight: 400;">amayacağız. Öyleyse bununla başa çıkmanın yollarını yangın ekoloji</span>si<span style="font-weight: 400;"> adı altında öğrenelim.</span></p>
<h5><b>Nasıl Bu Duruma Geldik?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de son 40-50 yı</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">da madencilik, konut (özellikle TOKİ), yol, baraj, savaş, turizm ve bunların sektörel bağlantıları </span><span style="font-weight: 400;">ormanlık alanlarda yapılan kıyım</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> tarım ve hayvancılığın etkilerinden kat kat fazla</span><span style="font-weight: 400;">. </span><span style="font-weight: 400;">Sadece Muğla bölgesinin % 60-70&#8217;i</span><span style="font-weight: 400;"> maden ruhsatına tabi olduğu göre, durum gelecek yıllarda daha da vahim olabilir. Var olan termik santra</span><span style="font-weight: 400;">lleri</span><span style="font-weight: 400;">n (Yatağan</span><b>,</b> <span style="font-weight: 400;">Yeniköy ve Kemer) çoğunun ömrünü tamamladığı da </span><span style="font-weight: 400;">dillendirili</span><span style="font-weight: 400;">yor. Onları kaldırmak yerine ömürlerini uzatmak için yenileme yatırımları yapıldığını duymak ise insanı öfkelendiriyor. Dünyada karbon emisyonları nedeniyle kömür santralleri hızla kapatılırken böylesi bir mantığı anlamak mümkün mü? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Milas’ın İkizköy yöresinde bulunan Akbelen ormanında kalan bir avuç olgun kızılçam ormanı da</span> <span style="font-weight: 400;">böylesi bir projeye ku</span><span style="font-weight: 400;">rba</span><span style="font-weight: 400;">n edi</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">mek isteniyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akbelen</span>’<span style="font-weight: 400;">de 740 dönüm</span>l<span style="font-weight: 400;">ük ormanı kesimden korumak için tutulan nöbete ben de birkaç kez katıldım</span><b>.</b><span style="font-weight: 400;"> Gece boyunca ve sabahın erken saatlerinde</span> <span style="font-weight: 400;">o</span> <span style="font-weight: 400;">yüzyıllık ağaçların sesini dinlemeyi bilirseniz, dönüp dönüp oraya gitmek istersiniz.  Benim kalbim orada kaldı. Bazı günler seyirci kalan çevre köylere gittik köylülerle konuştuk. Apaçık söyleyebileni de vardı,</span> <span style="font-weight: 400;">söylemekten çekineni de…  Ancak şu bir gerçek ki hepsi, termik santrallerin bulunduğu taraftaki zeytin ağaçlarından</span> <span style="font-weight: 400;">ve tarla</span>l<span style="font-weight: 400;">arında yetiştirmeye çalıştıkları sebze ve meyvelerden verim alamadıkları söyleminde birleşiyorlardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Milas yöresi sulak gibi görünse de termik santrallerin soğutma ihtiyacı nedeniyle köylerin yeraltı suları çekilmiş. Bazı köyler susuzlukla yüz</span> <span style="font-weight: 400;">yüze. Çevredeki köylerden, madende çalışan bir erkek kendi elleriyle satmış tarlalarını. Sonra da köyü susuz kalmış. Şimdi</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> onun gibi olmamak için</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> İkizköy halkı kadınlarının liderliğinde ayağa kalkmış durumda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hele  Kemerköy</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">ün kömür için yıllardır yok ettiği 15 kilometre uzunluğundaki, hiçbir canlılık taşımayan, ay yüzeyi gibi alanı görünce</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> termik santrallerin sonunun gelmesi gerektiğinin ve Akbelen ormanını korumanın hepimizin boynunun borcu olduğunu anladık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akbelen ormanındaki ağaçların yangınlar bahane edilerek,</span> <span style="font-weight: 400;">ağustos ayı içinde kesilmeye çalışılması ise diğer bir utanç kaynağı. Orada gece gündüz nöbette olan dostlara selam olsun!</span></p>
<h5><b>Acil Olarak Yapılması Gerekenler</b><span style="font-weight: 400;">  </span></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yere düşen her damla yağmur suyu korunmalı</span><b>,</b> <span style="font-weight: 400;">yeral</span><span style="font-weight: 400;">tına enjekte olması sağlanmalı. Çünkü vahşi yangınların</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> mercek vazifesi gören (parlak yüzeyler, pet şişede bırakılmış su vb) olduğu kadar</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> yeryüzünün kuruması sonucu oluştuğunu Avustralya yangınlarında da gördük. Bu konuda yazdığım bir yazıda</span><span style="font-weight: 400;"> yerel halkla</span> <span style="font-weight: 400;">yerli</span>l<span style="font-weight: 400;">erin, yangını kontrol altında tutma ve</span> <span style="font-weight: 400;">söndürme tekniklerinin terk</span><span style="font-weight: 400;"> </span><span style="font-weight: 400;">edilmiş olması da</span><span style="font-weight: 400;"> rol oynuyordu. Avustralya</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">da bu tekniklere dönülmesi</span> <span style="font-weight: 400;">için önlemler alındı</span><b>,</b> <span style="font-weight: 400;">iş sahaları yeniden yaratıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısacası bölgesel stratejilerin yanında yöreye özgü yangın stratejilerini de geliştirmek gerekli. Anadolu coğrafyası gibi dağlık, tepelik, ovalık bölünmelerle, değişik mikro iklim cepleri bulunan bir alanda alınacak önlemler hakkında yerel</span><span style="font-weight: 400;"> halkla</span> <span style="font-weight: 400;">birlikte çalışılmalı. Çünkü onlar geçmişten bugüne oranın tarihini bilir. Ağaçlarını</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> i</span><span style="font-weight: 400;">klimi, </span><span style="font-weight: 400;">hakim rüzgârını tanır. </span></p>
<h5><b>Yağmur Suyu</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yağmur mevsimlerinde yere düşen her damla  su korunmalı. Kent gibi yapılı çevrelerde betonlar sökülüp geçirgen yüzeyler yaratılmalı. Kırsalda organik madde miktarını artırarak suyu emdirme metotları uygulanmalı. ABD’de okul hastane vb</span><b>.</b><span style="font-weight: 400;"> kamusal yerlerdeki betonların</span> <span style="font-weight: 400;">sökülerek geçirgen yüzeyler yapılmaya</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">başlanması</span> <span style="font-weight: 400;">neredeyse 20 yıla dayanıyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anadolu</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">da yeraltındaki akifer</span><span style="font-weight: 400;"> suyunun her yıl onlarca metre düştüğünü biliyoruz. Bu seviye bazı yerlerde 300 metre derinliği geçmiş durumda. Hazır olan akifer suyunun çekilmesi durdurulmalı. Yağmur suyu hasadı yöntemleri hızla uygulanmalı. Her bölgenin ayrı ayrı su hasadı ve farklı yerlerde suyu biriktirme yöntemi var. Örneğin, Akdeniz bölgesindeki yöntem, buharlaşmadan ayı</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> yeraltı sarnıçlarıdır. Nasıl eski İstanbul’da var idiyse, bugün</span> <span style="font-weight: 400;">de kamu binaları dahil</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> yeraltı sarnıçları zorunlu olmalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbette gelişen teknoloji sayesinde, küresel ısınma nedeniyle seviyesi yükselen deniz suyunu da kullanmak mümkün olabilir. Ancak  bunun halen pahalı bir yöntem olduğu belirtiliyor. Üstelik  uzun mesafeden borularla su taşınmasının ne kadar maliyetli olduğunu b</span><span style="font-weight: 400;">i</span><span style="font-weight: 400;">liyoruz. Yerelde alınacak her türlü önlem yerel yangını daha iyi </span><span style="font-weight: 400;">söndürü</span><span style="font-weight: 400;">r. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Acilen her mahallede, yangın dahil, acil afet birimleri oluşturulmalı. Böylece zaten belediyelerde sözde var olan kent meclisleri aktif kılınabilir. Son yangınlar nedeniyle, Datça</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">da biz böyle bir yurttaş in</span>i<span style="font-weight: 400;">siyatifi  başlattık. Umarım her mevsim canlılığını koruyarak örnek oluşturur, böylece bölgenin başka sorunlarına da yardımcı olur. Çünkü bu süreçte ancak dayanışma yaşatır.  </span></p>
<h5><b>Yangına Dayanıklı Vejetasyon</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ormanda yangının</span><b> </b><span style="font-weight: 400;">sıçramadan</span> <span style="font-weight: 400;">söndürülmesi için tampon bölgeler yaratıldığı gibi</span><span style="font-weight: 400;">,</span><span style="font-weight: 400;"> aynı z</span><span style="font-weight: 400;">aman</span><span style="font-weight: 400;">da yangın kırma</span> <span style="font-weight: 400;">özelliği taşıyan vejetasyona bağlı olarak belli bir sönümlenme etkisine sahiptir. Hakim rüzgârın</span> <span style="font-weight: 400;">yönüne göre</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> çevrede yangına dayanıklı ağaç ve çalılıklardan yangın bariyerleri oluşturulabilir. Hatta evlerimizin</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> okul ve hastane gibi yapıların çevresinde yangına dayanıklı türlerden </span><span style="font-weight: 400;">zonlar</span><span style="font-weight: 400;"> oluşturmak hızla teşvik edilmeli. Zaten kadim bilgilere ve yerel iklime dikkatlice bakarsak birçok şey görebiliriz. Örneğin, begonvil</span> <span style="font-weight: 400;">ve zakkum gibi su istemeyen bitkilerin Akdeniz ve Ege coğrafyasında daha iyi yetiştiğini görüyoruz. Bunların yangına karşı</span> <span style="font-weight: 400;">dirençli olduğunu da anımsatalım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yer örtücü olarak, etli kaktüsümsü sedum türü bitkiler yangının yatay yayılmasını önleyebilir. Zeytin çok yararlı endüstriyel bir bitkidir. Ancak her yere zeyt</span><span style="font-weight: 400;">in</span><span style="font-weight: 400;"> ağacı yapmak monokültür yaratır. Zeytinin de yağlı olması itibariyle kolay yanabildiğini unutmayalım. Doğal tarımcı Yunanlı dostumuz Panos Manikis</span><b>,</b><span style="font-weight: 400;"> zeytinliklerin polikültüre geçmesi gerektiğini yıllar önce anımsatmıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kıızlçamın Akdeniz’e özgü </span><span style="font-weight: 400;">b</span><span style="font-weight: 400;">ir ağaç olarak korunması gerekiyor. Akbelen</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">de en az 150 yaşındaki k</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;">zılçamlara sarıldım. Onların enerjileri bambaşka&#8230; K</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;">zılçamdan beslenen arıların yaptığı</span> <span style="font-weight: 400;">çam balının kıymetli olduğunu ben de yurt dışında yaşarken öğrendim. Yurdumuz gerçekten bu konuda dünyada az sayıdaki</span> <span style="font-weight: 400;">yerlerden biri hatta başı çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kızılçam vejetasyonlarının restorasyonu hızla yapılmalı. K</span><span style="font-weight: 400;">ı</span><span style="font-weight: 400;">zılçamın da monokültür olması önlenebilir. Yıllardır Toroslar</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">da yaşayan mühendis kökenli arkadaşım ki kendisi aynı zamanda iyi bir yaban hayatı gözlemcisidir. </span><a href="https://yaziyaban.com/" target="_blank" rel="noopener"><i><span style="font-weight: 400;">Yazıyaban</span></i></a><span style="font-weight: 400;"><a href="https://yaziyaban.com/"> bloğunda</a> kızılçama kardeş bitki olabilecekleri, </span><span style="font-weight: 400;">yangınlar sırasında yayınladığı bir yazısında şöyle sıralıyor;</span> <span style="font-weight: 400;">‘sumak, akçakesme, meşe türleri, sandal, alıç, çıtlık, menengiç, defne, katran ardıcı, boz ardıç, tek tük de olsa erguvan, keçiboğan, karaçalı, mersin, katır tırnağı, tüylü laden, yabani yasemin, patlangaç çalısı, boyacı sumağı, gevrecik&#8217; bu bölgede kızılçam</span><span style="font-weight: 400;">l</span><span style="font-weight: 400;">a birlikte büyüyen ağaçlardan/çalılardan bazıları. Kısacası doğayı iyi gözleyip kayıtlar tutmalıyız ki yanıp yok olanı, aldığımız örneklerden yola çıkarak geri getirelim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akdeniz</span><b>’</b><span style="font-weight: 400;">deki yangınlarda,</span> <span style="font-weight: 400;">yalnızca arılar değil tozlaşmayı sağlayacak meyve sinekleri</span> <span style="font-weight: 400;">dahi yandı. Yerel biyoçeşitliliği geri getirmek için merkezi olana değil, yerel seslere kulak vermeliyiz. Örneğin ar</span><span style="font-weight: 400;">ıcıl</span><span style="font-weight: 400;">arın seslerine&#8230; Restorasyonda yerelin sesi ve ihtiyaçları dikkatlice dinlenmeli ve kayda geçirilmeli. Elbette merkezi ve yerel yönetimlerin yanan yerleri turizme açmam</span><span style="font-weight: 400;">aları</span><span style="font-weight: 400;"> için de uyanık olmalıyız. On</span><span style="font-weight: 400;">ların</span><span style="font-weight: 400;"> görevleri ısrarla anımsatılmalı!  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kısacası</span><b>, </b><span style="font-weight: 400;">gelecekteki olası</span> <span style="font-weight: 400;">felaketler için mahalle bazında yurttaş inisiyatifleri oluşturmayı önemsemeliyiz.  Dayanışma yaşatır! </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/19/yangin-ekonomisi-degil-yangin-ekolojisi/">Yangın Ekonomisi Değil Yangın Ekolojisi </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Doğa İçin Birlikteyiz&#8217; Buluşmaları Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/16/doga-icin-birlikteyiz-bulusmalari-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2021 11:50:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Öz Savunma Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa İçin Birlikteyiz Buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73477</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın Öz Savunma Akademisi'nin, orman yangınları bölgelerinde bulunan, ikamet eden ve/veya destek ekiplerinde yer alan kişilerle gerçekleştireceği “Doğa İçin Birlikteyiz” buluşmaları için başvurular başladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/16/doga-icin-birlikteyiz-bulusmalari-basliyor/">&#8216;Doğa İçin Birlikteyiz&#8217; Buluşmaları Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu çalışma ile katılımcıların orman yangını sürecini -deneyim paylaşımı ve birbirlerinden öğrenme yoluyla- anlamlandırması ve sonrasında oluşabilecek etkileri daha sağlıklı bir şekilde atlatması amaçlanıyor.</p>
<p>Orman yangınlarını farklı şekillerde çok yakından deneyimleyen kişilerin; güvenli bir alanda kendilerini rahatça ifade edip paylaşımda bulunabilmesi, içinde oldukları duygu durumunu daha iyi anlamlandırması, ilerleyen süreçlerde yaşanabilecek etkileri fark edip daha sağlıklı bir şekilde atlatması ve özbakım becerilerini artırması hedefleniyor.</p>
<p>Katılım ücretsizdir. Buluşmaların Ağustos ayında yapılması planlanıyor.</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Başvuru ve detaylı bilgi için <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSd5Znci7KoRQnuDP71kiFgJNRq1jg_VyoqNt1vGIbTpPPP0wA/viewform" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a></p>
<p>İletişim ve sorularınız için: <a href="mailto:womenselfdefenceacademy@gmail.com">womenselfdefenceacademy@gmail.com</a> / <a href="mailto:info@kadinsavunma.org">info@kadinsavunma.org</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/16/doga-icin-birlikteyiz-bulusmalari-basliyor/">&#8216;Doğa İçin Birlikteyiz&#8217; Buluşmaları Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Yangınları Acil Destek Fonu Başvuruları Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/12/orman-yanginlari-acil-destek-fonu-basvurulari-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 11:58:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum için Destek Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Yangınları Acil Destek Fonu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İçin Destek Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum için Destek Vakfı'nın, 28 Temmuz 2021 tarihinde başlayan ve Türkiye’nin farklı illerinde sayısı 100’den fazla olan yangınlar sonrasında sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını (STK) ve çalışmalarını desteklemek amacıyla Turkey Mozaik Foundation, Actecon ve 212 işbirliğiyle bireysel ve kurumsal bağışçıların finansal desteği ile hayata geçirdiği Orman Yangınları Acil Destek Fonu başvuruları açıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/12/orman-yanginlari-acil-destek-fonu-basvurulari-acildi/">Orman Yangınları Acil Destek Fonu Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Fon kapsamında, aşağıda ayrıntıları verilen 4 ana başlık altındaki çalışmalar desteklenecektir:</p>
<p dir="ltr"><strong>a</strong>. <strong>Yangın bölgelerindeki çalışmalar için teknik ekipman desteği sağlanması: </strong>STK’ların yangın bölgelerindeki çalışan ve gönüllülerinin ihtiyaç duyduğu teknik ekipmanların (yanmaz kıyafetler, botlar, jeneratör, vb.) sağlanması amacıyla verilen destekleri içerir. Bu destek altında temin edilecek malzemelerin <strong>birden fazla kez kullanılabilir </strong>ve ilgili <strong>STK’nın envanterine kaydedilerek</strong> bundan sonraki yangın ve/veya afetlerde de kullanılabilir nitelikte olması gerekir.</p>
<p dir="ltr"><strong>b</strong>. <strong>Yangından etkilenenlerin geçim kaynaklarına erişiminin sağlanması ve psikososyal çalışmalarla iyi olma hallerinin desteklenmesine yönelik çalışmalar: </strong>Farklı bölgelerde devam eden yangınların söndürülmesinin ardından yapılan/yapılacak ihtiyaç analizi çalışmaları doğrultusunda geçim kaynaklarını kısmen veya tamamen kaybetmiş olan kişilerin (köylerdeki tarım ve hayvancılık faaliyetleri, turizm faaliyetleri vb. gibi) yeniden geçimlerini sağlayabilir hale gelmeleri için verilecek destekleri içerir. Bununla birlikte, yangın bölgelerinde yaşayan veya yangının söndürülmesi için yapılan çalışmalara katılan kişilerin iyi olma hallerinin desteklenmesi için verilecek psikososyal destekler de bu başlık altında değerlendirilecektir.</p>
<p dir="ltr"><strong>c</strong>. <strong>Yangından etkilenen canlıların ve biyoçeşitliliğin korunması için destekler:</strong> Başta hayvanlar olmak üzere yangınların yaşandığı bölgelerde zarar gören tüm canlı yaşamın ve ayrıca ekosistemin korunması, onarılması ve biyoçeşitliliğin devamının bilimsel yöntemlere uygun şekilde sağlanması için yapılan çalışmalara verilen destekleri içerir.</p>
<p dir="ltr"><strong>d</strong>. <strong>Doğal afetler ve müdahale yöntemlerine ilişkin farkındalık artırma ve bilinçlendirme çalışmaları için destekler:</strong> İklim krizi veya insan kaynaklı olarak bundan sonraki süreçte yaşanabilecek yangınlar ve doğal afetler gibi konularda ve bu tür afetlere müdahale yöntemleri hakkında doğru bilgi ve yöntemlerin bilinirliğinin bölge insanı, genel kamuoyu ve yetkililer nezdinde artırılması amacıyla yapılacak çalışmalara verilen destekleri içerir.</p>
<p dir="ltr">Orman Yangınları Acil Destek Fonu kapsamında dağıtılacak toplam hibe miktarı<strong> en az 400.000 TL</strong>’dir. STK’lar tarafından sahada tespit edilen acil ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra orta/uzun dönemli faaliyetlerin hayata geçirilmesi için de destek verilecektir.</p>
<p dir="ltr">Fona başvuracak STK’ların ve yapılacak başvuruların aşağıdaki kriterleri sağlaması beklenir:</p>
<ul>
<li dir="ltr" aria-level="1">
<p dir="ltr" role="presentation">Tüzel kişiliğe sahip, kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olmak (dernek, vakıf, kooperatif. vb.)</p>
</li>
<li dir="ltr" aria-level="1">
<p dir="ltr" role="presentation">Yangınlar sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçların giderilmesi için ilgili afet sahasında çalışıyor olmak ya da çalışmak için aktif bir girişim başlatmış olmak.</p>
</li>
<li dir="ltr" aria-level="1">
<p dir="ltr" role="presentation">Başvurunun <strong>en fazla 200.000 TL</strong> içeren bir bütçe ile yapılmış olması.</p>
</li>
</ul>
<ul>
<li dir="ltr" aria-level="1">
<p dir="ltr" role="presentation">Yangından etkilenenlerin geçim kaynaklarına erişiminin sağlanması ve psikososyal çalışmalarla iyi olma hallerinin desteklenmesi, yangından etkilenen canlıların ve biyoçeşitliliğin korunması, doğal afetler ve müdahale yöntemlerine ilişkin farkındalık artırma ve bilinçlendirme çalışmaları gibi orta ve uzun dönemli çalışmalar için son başvuru tarihi <strong>19 Ağustos 2021 saat 10:00’</strong>dur.</p>
</li>
</ul>
<p dir="ltr">Fon hakkında detaylı bilgiye (hibe süreci ve başvuru koşulları) ve başvuru formuna <a href="https://siviltoplumdestek.us12.list-manage.com/track/click?u=9267834da19a5a63e7851e50a&amp;id=ec7d807598&amp;e=deb44db35d" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://siviltoplumdestek.us12.list-manage.com/track/click?u%3D9267834da19a5a63e7851e50a%26id%3Dec7d807598%26e%3Ddeb44db35d&amp;source=gmail&amp;ust=1628838585800000&amp;usg=AFQjCNHPjmodtDcq11j3xKjU0N6a2E5InA">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/12/orman-yanginlari-acil-destek-fonu-basvurulari-acildi/">Orman Yangınları Acil Destek Fonu Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Sivil Dayanışma Doğru Yere Kanalize Edilmeli’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/sivil-dayanisma-dogru-yere-kanalize-edilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2021 07:56:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İhtiyaç Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ercan Özgür]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Destek Bir Yuva]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç haritası]]></category>
		<category><![CDATA[Nef Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin güneyinde yangın söndürme çalışmaları sürerken, yurttaşlar ve STK’lar güçlü bir sivil dayanışma sergiliyor. İhtiyaç Haritası’ndan Ali Ercan Özgür, bölgede vatandaşlar ve STK’lar tarafından ilan edilen 'gönüllü seferberliğinin' iyi değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Özgür, yurttaşlara yardım faaliyetlerine destek vermeden önce, katkı sunmayı düşündükleri STK’ları ve yardımların nasıl kullanılacağını iyi araştırmalarını tavsiye ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/sivil-dayanisma-dogru-yere-kanalize-edilmeli/">‘Sivil Dayanışma Doğru Yere Kanalize Edilmeli’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afet deneyimi büyük olan İhtiyaç Haritası, yangın bölgesinde faaliyetlerini sürdürüyor. <a href="https://ihtiyacharitasi.org/">İhtiyaç Haritası’nın</a> teknik desteği ile hazırlanan <a href="http://www.afetharitasi.org/">Afet Haritası</a> orman yangınlarının etkisini takip etmeyi ve destek olmak isteyenlere güncel bilgiye ulaşmayı sağlıyor. Nef Vakfı ile birlikte <a href="http://www.birdestekbiryuva.com/">Bir Destek Bir Yuva</a> kampanyası başlatan İhtiyaç Haritası, &#8216;her canlının yuvasına yeniden kavuşması gerektiğine inanıyor&#8217; ve &#8216;hayatların kül olup gitmemesi için&#8217; yurttaşların desteğini bekliyor. İhtiyaç Haritası’ndan Ali Ercan Özgür ile yangın bölgesinde mevcut durumu, STK’ların çalışmalarını ve sorunlarla çözüm önerilerini konuştuk.</p>
<blockquote><p>Afet bilinci ve toplum psikolojisi açısından afetlere hazırlıklı değiliz. Kamu kurumlarının risk planlaması ve afetlere hazırlığı yok.</p></blockquote>
<p><strong>Genel olarak yangın bölgesinde durum nasıl? Sosyal medyaya yansıyan bilgiler ile sahadaki durum örtüşüyor mu? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-73284 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ali-ercan-ozgur.png" alt="" width="250" height="250" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ali-ercan-ozgur.png 250w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ali-ercan-ozgur-160x160.png 160w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" />Burada geniş bir bölgede, çok dağınık bir coğrafyaya yayılan, birbirine uzaklığı bazı yerlerde 7 saate ulaşan, rüzgarla beraber anlık olarak çok değişen bir afet hali var.  Vatandaşlar müthiş bir şekilde seferberlik ilan etmiş durumda. Kamunun yetmediği, THK (Türk Hava Kurumu) ve merkezi idarenin sorumluluğunda olan yerlerde eksiklikleri görüyoruz. Burada hem yerel halk, hem tatil için buraya gelenler hem de dışarıdan gelenlerle gönüllü seferberliği var. Bu tür afetler zaten gönüllülerin desteği olmadan çözülemez.</p>
<p>Ancak afet bilinci ve toplum psikolojisi açısından hazırlıklı olmadığımızı görüyoruz. Kriz anında kamu idareleri ve yetkililer vatandaşlarla doğru iletişim kurmadılar.</p>
<p><strong>Yangın felaketinin boyutlarını, oluşan tahribatı ve kamunun aldığı önlemleri nasıl değerlendirirsiniz? </strong></p>
<p>Kriz yönetimi ve iletişimi konusunda problem var. Vatandaşların yangına karşı hassasiyeti yüksek. Türkiye’nin en değerli yerlerinin yanması toplumsal psikolojiyi etkiledi. İnsanlar da bir şey yapmak istiyor. Ya bağış yapıyorlar ya bölgeye bir şey gönderiyorlar ya buraya gelip gönüllü destek veriyorlar.</p>
<p><strong>Ne gözlemliyorsunuz? Eksikler ne? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73308 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-ve-nef-vakfi-640x480.jpeg" alt="‘Sivil Dayanışma Doğru Yere Kanalize Edilmeli’" width="325" height="244" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-ve-nef-vakfi-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-ve-nef-vakfi-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-ve-nef-vakfi-1024x768.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-ve-nef-vakfi.jpeg 2048w" sizes="auto, (max-width: 325px) 100vw, 325px" />İnsanlar bir şey yapmak istiyorlar; herkesin hassasiyet göstermesi ve yardım çabalarına katkı sunma gayretini olumlu buluyorum. Bir şey yapmak isteyen gönüllülerin enerjisini doğru yere kanalize etmek gerekiyor.</p>
<p>Yangın bölgesinde, toprak ve ormanlarla ilgilenen, insani yardım alanında çalışan, hayvanları korumaya gayret eden, yangını söndürmeye katkı sunan pek çok STK ve gönüllü var. Bunlar sivil toplum ve gönüllülük ile ilgili olumlu gelişmeler. Ancak yangınların başladığı ilk günlerde gelen yardım malzemeleri ilgisizdi. Son birkaç günde ihtiyaç duyulan malzemeler ağırlıklı olarak gelmeye başladı. Başlarda asıl ihtiyaçları oluşturan yangında yaralananlar için kullanılacak malzemeler ile yangın söndürmeye katkı sunacak ekipman ve bunları kullanılacak kişiler konusunda sıkıntı yaşandı. Bu nedenle, bazı belediyeler ‘gıda malzemesi ihtiyacı yok’ diye açıklamak durumunda kaldılar.</p>
<p><strong>Kemerköy termik santrali ile ilgili durum nedir? </strong></p>
<p>Modern hayatın gerektirdiği ihtiyaçlarla ilgili olan tüm yatırımların, sürdürülebilirlik ve iklim krizi ile uyumlu olması lazım. Son 10 yıldır, sürdürülebilir kalkınmayı biraz yanlış anlıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma popüler bir konu gibi görünse de bu konuda yatırım ve sorumluluk almayı gerektiriyordu. Sürdürülebilirlik, kurumları, binaları, kırsal alanları, geçim kaynaklarını yeniden gözden geçirmeyi gerektiriyor. Termik santral de bu yaklaşımın uygulamaya geçmemesinin bir örneği.</p>
<h5><strong>‘Risk Planlaması Yapmayan Kurumlar Her Afette Sorunları Yeniden Keşfediyor!’</strong></h5>
<p><strong>Kamuoyunda yetkililerin krizi iyi yönetemediği tartışmalarına dair ne söylersiniz? Sizce, temel olarak, orman yangınlarında yaşadığımız sorunların kaynağı ne? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73310 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-nef-vakfi-640x480.jpeg" alt="‘Sivil Dayanışma Doğru Yere Kanalize Edilmeli’" width="307" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-nef-vakfi-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-nef-vakfi-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-nef-vakfi-1024x768.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-nef-vakfi.jpeg 2048w" sizes="auto, (max-width: 307px) 100vw, 307px" />Her afet kendine özgü bir süreç ortaya koyuyor. Bu sürece uygun pozisyon almak gerekiyor. Bu tür afet durumlarında kriz masalarının kurulması, buralarda kamu-sivil toplum iş birliğinde faaliyetlerin yürütülmesi gerekiyor. Kurumlar arasında daha çok iletişim kurulması gerekiyor. Kriz planı iyi anlatılmazsa, kamuoyuna bilgiler doğru iletilmezse, zaten hassas psikolojide olan vatandaşlar kendileri sorumluluk almaya başlıyor. Bu da vatandaşın hayatını riske atabiliyor.</p>
<blockquote><p>Çok değerli bir turizm bölgesinde yangın ile ilgili hazırlıkların olmaması çok önemli bir eksiklik.</p></blockquote>
<p>Burada kamu yatırımları açısından çok ciddi eksiklikler görüyoruz. Çok değerli bir turizm bölgesinde yangın ile ilgili hazırlıkların olmaması çok önemli bir eksiklik.</p>
<p>Ayrıca bu tür turizm alanında yangın afeti yaşanması durumunda, risk haritası, risk planlaması ve risk senaryolarının olmaması, vatandaşların afet anında ne tür sorumluluklar üstleneceğinin planlanmaması önemli bir eksiklik. Bu yüzden her seferinde sorunları yeniden keşfetmek durumunda olan kurumlar görüyoruz.</p>
<p>Afetlere hazırlıklı olmalıyız; afet anı ve sonrası olarak süreci değerlendirmek gerekiyor. Bir afet sonrası 90 gün sonra o bölgede hayat tekrar eskisi gibi başlayamıyorsa, o zaman afetle ilgili iyi bir planlama yok demektir. Bence iyi bir planlamaya ihtiyaç var. İyi afet senaryoları yapamıyoruz. Bunlar için Türkiye’nin kamu, özel sektör, sivil toplum ve medyasının bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi önemli. Belki çocuklardan başlayarak bilinçlenmeye ihtiyacımız var.  Toplum olarak afet bilincini edinmemiz gerekiyor çünkü deprem, sel, yangın gibi iklim krizi etkileri ile karşılaşmaya devam edeceğiz.</p>
<h5><strong>‘Bir Destek Bir Yuva Kampanyası Yaşamı Yeniden Tesis Etmeyi Hedefliyor’ </strong></h5>
<p><strong>İhtiyaç Haritası olarak Nef Vakfı ile birlikte </strong><a href="https://twitter.com/ihtiyacharitasi/status/1422878935080185861"><strong>Bir Destek Bir Yuva</strong></a><strong> adlı yeni kampanya başlattınız.  Size destek olmak isteyenler ne yapsınlar? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73287 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-640x640.jpeg" alt="" width="349" height="349" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-640x640.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-1280x1280.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-160x160.jpeg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-1024x1024.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva.jpeg 1600w" sizes="auto, (max-width: 349px) 100vw, 349px" />Bu kampanya ile yaşamı yeniden tesis etmeye katkı sunmaya çalışıyoruz. Şu an yangın söndürme çalışmaları devam ediyor. Biz de hayatı tekrar yaşanabilir kılmaya odaklanıyoruz.  Biz, bir çözüm önerisi ortaya koymak yerine, sürdürülebilir geçim kaynaklarını yeniden tesis etmek için bir süreç başlattık. Bizim gibi başka kurumlar da çeşitli kampanyalar başlattı, hepsi kıymetli. Az, çok demeden bir ucundan tutmak gerekiyor.</p>
<p>Bir Destek Bir Yuva kampanyasına sadece maddi bağış ile değil farklı şekillerde de katkı sunulabilir.  Mesela bir köyde arıcılık faaliyetinin yeniden başlaması, hayvanların yeniden alınabilmesi, turizm sezonunda ortasında pansiyonları yananlara küçük katkılar sunulması gibi, insanların yaşamlarını küçük küçük katkılarla yeniden tesis etmek gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Böyle dönemlerde toplumsal dayanışma, kaynakların verimli ve yerinde kullanılması ile sorunlar çözülecek.</p></blockquote>
<p>İzmir depremi sonrası 1 Kira 1 Destek kampanyası başlatmıştık; 3 haftada 46 milyon TL bağış toplanmıştı. Bu sayede, depremzedeleri çadır kentte mahkûm etmeden, sağlam ve boşta olan evlere yerleştirebilmiştik. Biz böyle basit ve yenilikçi çözümler sunmaya çalışıyoruz. Bu dönemlerde toplumsal dayanışma ve kaynakların verimli ve yerinde kullanılması ile sorunlar çözülecek diye düşünüyoruz. Bu zamanlarda da kamu sivil toplum özel sektörün ortaklaşa ve ayın çalışmasına ihtiyaç var. Biz de İhtiyaç Haritası olarak buna katkı sunmaya katkı sunmaya gayret ediyoruz.</p>
<blockquote><p>Vatandaşlar STK’ların çalışmalarını daha çok okusunlar, takip etsinler. Destek verecekleri kurumların bu bağışları nereye harcayacaklarını öğrensinler. Kendileri neyin parçası olmak istiyorlar, bunu düşünsünler.</p></blockquote>
<p><strong>Bölgede mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmak isteyen yurttaşlara ne önerirsiniz? Ne yapsınlar? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-73288 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-kovan-destegi-640x640.jpg" alt="" width="357" height="357" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-kovan-destegi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-kovan-destegi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-kovan-destegi-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/bir-destek-bir-yuva-kovan-destegi.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" />Bir kere, öncelikle insanlar kalpten üzülüyorlar ve bir şey yapmak istiyorlar, bu çok değerli bir reakisyon ve katkı. Ama bunu yaparken biraz okusunlar ve araştırsınlar. Sakin kalıp, hareket etsinler. Herkesin farklı hassasiyetleri var; bu hassasiyetlerle katkı sağlayabileceği farklı uygulama ve projeler var. Ani ve duygusal reaksiyonla hareket edildiğinde, sonra insanlar destek verdikleri STK’lardan pişmanlık duyabiliyorlar.</p>
<p>Vatandaşlar STK’ların çalışmalarını daha çok okusunlar, takip etsinler. Destek verecekleri kurumların bu bağışları nereye harcayacaklarını öğrensinler. Kendileri neyin parçası olmak istiyorlar, bunu düşünsünler. Harekete geçmeden önce araştırsınlar. Burada gönüllü olarak, hukukçu ya da bir psikolog olarak ya da başka bir sıfatla destek verebilirler. Ucundan tutulabilecek birçok alan var.</p>
<blockquote><p>Kamuya da sivil topluma da güven bunalımı var.  Vatandaş bağış yaparken ve destek verirken artık sorguluyor.</p></blockquote>
<p>Benim gözlemim, kamuya da sivil topluma da güven bunalımı var. Vatandaş bağış yaparken ve destek verirken artık sorguluyor. Bu kötü bir şey değil, tabii sorgulasın. Artık şeffaf olana, daha hesap verebilir olana, vatandaş ulaşmak istiyor.</p>
<h5><strong>‘Toplum Olarak Hareket Etmemiz ve Toplu Bir Çaba Göstermemiz Gerekiyor’   </strong></h5>
<p><strong>Son olarak yurttaşlara bir mesajınız var mı? </strong></p>
<p>Bu süreç çok acı ama bir İstanbul depremi ihtimali var önümüzde. Çok daha acı görüntülere gebeyiz. Herkes kendi şehrinde her an afet olabilecek şekilde hareket etmeli. O nedenle herkesin oturduğu mahalleden başlayarak bir sorumluluk süreci yaratması gerekiyor. Mahalleden başlayarak bir hazırlık komitesi gibi yapılar kurmak gerekiyor.  Afetlere hazırlık ile örgütlenme için ilgili meslekleri ne olursa olsun, herkesin sorumluluk alması, hazırlık yapması gerekiyor.</p>
<blockquote><p>Bu tür afet süreçlerinin 1 ay sonrasında her şeyi unutuyoruz; bir sonraki afette yeniden buluşmak üzere ayrılıyoruz. Bunu aşmamız gerekiyor.</p></blockquote>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73297 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-640x428.jpg" alt="‘Sivil Dayanışma Doğru Yere Kanalize Edilmeli’" width="324" height="217" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-640x428.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-1280x856.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi-1024x684.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/ihtiyac-haritasi.jpg 1309w" sizes="auto, (max-width: 324px) 100vw, 324px" />Şu an herkes bir şey yapıyor ama aslında yıllardır yapılması gerekenler yapılmamış. Olay anında bir şey yapmaya çalışınca her şey için geç oluyor. Bu tür afet süreçlerinin 1 ay sonrasında her şeyi unutuyoruz; bir sonraki afette yeniden buluşmak üzere ayrılıyoruz. Bunu aşmamız gerekiyor.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçen seneki yangın sonrası mahallelere yangın söndürme cihazları alındı. Oralarda yangın olunca, hemen bu sayede hızlı müdahale ediliyor.  Ama İzmir deneyimine rağmen, burada belediyelerin önlem almadığını, hazırlıklı olmadıklarını görüyoruz.</p>
<p>Kamunun ve ilgili tüm birimlerin afetlerle mücadele için yatırım yapması; vatandaşın, sivil toplumun ve tüm toplumun hazırlıklı hale gelmesi gerekiyor. Toplum olarak hareket etmemiz ve toplu bir çaba göstermemiz gerekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/06/sivil-dayanisma-dogru-yere-kanalize-edilmeli/">‘Sivil Dayanışma Doğru Yere Kanalize Edilmeli’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
