<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kürt Çalışmaları Merkezi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kurt-calismalari-merkezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kurt-calismalari-merkezi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 May 2024 12:16:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Kürt Çalışmaları Merkezi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kurt-calismalari-merkezi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kürt Kanaat Barometresi&#8217;nin İlk Raporu Yayınlandı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/05/24/kurt-kanaat-barometresinin-ilk-raporu-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 May 2024 10:29:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt kanaat barometresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86476</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi&#8217;nin başlattığı Kürt Kanaat Barometresi’nin ilk raporu yayınlandı. “Cumhuriyetin 100 Yılı ve Kürtler” başlıklı rapor, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmiş 100 yılına Kürt aktörlerin gözünden mercek tutuyor ve gelecek beklentilerini görme imkanı sağlıyor. Kürt Kanaat Barometresi’nin ilk araştırması kapsamında, Kasım-Aralık 2023 döneminde farklı şehirlerden, farklı dünya görüşlerine mensup sivil toplum, iş dünyası, medya, akademi gibi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/05/24/kurt-kanaat-barometresinin-ilk-raporu-yayinlandi/">Kürt Kanaat Barometresi&#8217;nin İlk Raporu Yayınlandı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi&#8217;nin başlattığı Kürt Kanaat Barometresi’nin ilk raporu yayınlandı.</p>
<p>“Cumhuriyetin 100 Yılı ve Kürtler” başlıklı rapor, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmiş 100 yılına Kürt aktörlerin gözünden mercek tutuyor ve gelecek beklentilerini görme imkanı sağlıyor.</p>
<p>Kürt Kanaat Barometresi’nin ilk araştırması kapsamında, Kasım-Aralık 2023 döneminde farklı şehirlerden, farklı dünya görüşlerine mensup sivil toplum, iş dünyası, medya, akademi gibi farklı alanlarda çalışan 40 Kürt aktörle yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yapıldı.</p>
<p>“<strong>Cumhuriyetin 100 Yılı ve Kürtler</strong>” başlıklı rapor, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmiş 100 yılına Kürt aktörlerin gözünden mercek tutuyor ve gelecek beklentilerini görme imkanı sağlıyor.</p>
<p>Rapor; Kürt meselesinin bugünü ve yakın gelecek öngörüleri, Cumhuriyetin 100 yılının değerlendirmeleri ve gelecek yüzyıldan beklentiler şeklinde üç bölümden oluşuyor.</p>
<p><strong>Güncel Durum:<br />
</strong>– Kürt sorunu açısından bir ilerleme görülmüyor, olumsuz bir tablo çiziliyor.<br />
– İktidarın Kürt sorununa yaklaşımı eleştiriliyor.<br />
– Kürt dili ve kültürüne yönelik kısıtlamalar önemli bir sorun olarak görülüyor.<br />
– Ekonomik eşitsizlikler ve kalkınma sorunlarına dikkat çekiliyor.</p>
<p><strong>Yakın gelecekte;<br />
</strong>-Kürt Meselesine dair olumlu adımlar atılacağına dair umut düşük.<br />
– Şiddet ve güvenlik odaklı politikaların terk edilmesi gerektiği ifade ediliyor.<br />
– Kürt siyasetinin geleceği için diplomasi temelli bir yaklaşım öneriliyor.</p>
<p><strong>Cumhuriyet Dönemi:<br />
Kürtler açısından baskı, inkâr ve çatışma ile tarif ediliyor. </strong><br />
Aktörlerin gözünden geçmiş yüz yılı şöyle tasnif etmek mümkün;</p>
<p>1.İnkâr ve Asimilasyon: Geçmiş yüz yılda Kürtlerin, varlıklarının inkâr edilmesi ve asimilasyon politikaları ile mücadele ettiği belirtiliyor. Kürt kimliği, dil ve kültürüne yönelik baskılar en önemli sorunlar olarak tarif ediliyor.</p>
<p>2.İnsan hakları ihlalleri: Güvenlik politikaları nedeniyle büyük insan hakları ihlalleri ve zorluklar yaşandığı ifade ediliyor.</p>
<p>3.Kültürel ve Siyasi Mücadele: Kürtlerin baskılara rağmen kültürel ve siyasi mücadelelerini sürdürdüğü, Kürt dili, edebiyatı ve sanatının, bu direnişin önemli araçlarından biri olduğu ifade ediliyor.</p>
<p>4.Uluslararası Boyut ve Diplomatik Çabalar: Kürt sorununun, uluslararası alanda da dikkat çektiği ve zaman zaman uluslararası diplomasi gündeminde yer aldığı ifade ediliyor.</p>
<p><strong>Kürtlerin Kazanımları</strong><br />
Aktörlere göre baskı altında geçen yüz yılda Kürtlerin kayda değer kazanımları oldu. Bunları şöyle listeleyebiliriz:</p>
<p>1.Kürt kimliğinin ve Kürtçenin bir realite olarak kabulü<br />
2.Siyasi temsil ve Kürt partilerinin varlığı<br />
3.Kültürel canlanma<br />
4.Uluslararası alandaki tanınırlık<br />
5.Sivil toplum ve insan hakları hareketleri</p>
<p><strong>Gelecek yüzyıldan beklentiler<br />
</strong>Geleceğe dair en sık tekrarlanan ifadeler “demokrasi”, “özgürlük” ve “adalet” olarak öne çıkıyor. Kimlik bilincinin yerleşmiş olması ikinci yüzyıl için bir umut olarak tarif ediliyor.</p>
<p>Kürtlerin ikinci yüzyıldan beklentilerini şöyle topalamak mümkün<br />
-Daha özgür ve adil bir toplum,<br />
-Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü,<br />
-Kürtlere ve Kürtçeye statü<br />
-Genç nesiller için daha iyi eğitim ve iş olanakları.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raporun kısa bir özetini okumak ve tamamını incelemek için <a href="https://kurdish-studies.org/yayinlar/kurt-kanaat-barometresi-1-cumhuriyetin-100-yili-ve-kurtler/">bağlantıyı</a> tıklayabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/05/24/kurt-kanaat-barometresinin-ilk-raporu-yayinlandi/">Kürt Kanaat Barometresi&#8217;nin İlk Raporu Yayınlandı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Reha Ruhavioğlu ile İki Seçim Arası Sivil toplumun Gündemi ve Etkisi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/30/reha-ruhavioglu-ile-iki-secim-arasi-sivil-toplumun-gundemi-ve-etkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Nov 2023 10:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Reha Ruhavioğlu ile Sivil Sayfalar olarak Diyarbakır’da düzenlediğimiz 'Seçimler ve Sivil Toplum İlişkisini Birlikte Konuşuyoruz' etkinliği ardından iki seçim arasında sivil toplumun gündemini ve önümüzdeki süreçte odaklanılması gereken noktaları konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/30/reha-ruhavioglu-ile-iki-secim-arasi-sivil-toplumun-gundemi-ve-etkisi/">Reha Ruhavioğlu ile İki Seçim Arası Sivil toplumun Gündemi ve Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ülkenin gündemini uzun süre meşgul eden genel seçimlerin ardından bu kez de yerel seçimler yaklaşıyor. İki seçim arasında bir değerlendirme yapsanız özellikle sivil toplum açısından neler söylersiniz?</strong></p>
<p>Türkiye’de hemen her kesimin tabiriyle “ülkenin en önemli seçimi” geride kaldı. Geride bıraktığımız genel seçimde sivil toplumun büyük bir bölümü öyle ya da böyle seçim gündemiyle ilişkilendi.</p>
<p>Seçimler ve sivil toplum deyince akla ilk gelenlerden birinin “sandık güvenliği” olduğunu düşünüyorum. Seçim güvenliği meselesi, kanaatimce Türkiye’de sivil toplumun öncülük ederek büyüttüğü ve partilerin gündemine soktuğu bir mesele oldu.</p>
<p>Diğer yandan kadın, çevre, göçmen meseleleri ve hayvan hakları gibi alanlar sivil toplumun öteden beri bilgi ve deneyim biriktirdiği alanlar. Siyaset kurumunun bu gündemlerle pozitif ya da negatif ilişkisi seçim sürecinde arttığında sivil toplumun da gündemi daha görünür olabiliyor. Dolayısıyla sivil toplum seçim gündeminden kurumsal olarak kaçmaya çalışsa da konular onları siyasetle aynı gündem üzerinde buluşturuyor.</p>
<p>Bu sebeple geride bıraktığımız seçimde özellikle muhalefet partilerinin sivil toplumla daha fazla görüştüklerini, sivil toplumun gündemiyle daha fazla ilgilendiklerini tecrübe ettik. Örneğin “derin yoksulluk” kavramını sivil alanda yükselten Derin Yoksulluk Ağı, bu gündemi siyasetin merkezine taşıyabildi. Partilerin çoğu doğrudan bu kavramla ve ağa referans vererek çalışmalarını anlattılar ve dahası CHP, ağın aktif üyesi Hacer Foggo’yu parti içinde aynı konuda çalışmalar yapmak üzere “içeri aldı”. Vekil adayı da gösterilen Foggo, maalesef seçilemedi.</p>
<p>Ancak tecrübe ettiğimiz başka bir şey de sivil toplumun angajman ilişkisinin sonuçta alana negatif olarak dönme potansiyeli. Türkiye’de sivil toplumun önemli bir kısmının muhalif ve eleştirel olması, “ülkenin en önemli seçimi” ile birleşince çoğu zaman iktidar-STK ilişkilerine benzer muhalefet-STK angajmanı da daha görünür oldu. Bu ilişkide sivil toplumun alanının genişlediği örnekler olsa da benim kişisel gözlemim siyasetin sivil toplum alanında genişlemesi daha fazla oldu. Bu ilişkinin iktidarın “biz ve onlar” kutuplaşmasına katkı yaptığını ve kategorik bir karşıtlığın sivil toplumun itibarına zarar verdiğini kabul etmek gerekiyor, ki doğru yerden başlayabilelim.</p>
<p><strong>Sivil toplum bundan sonraki dönem için süreçte neler öğrendi sizce?</strong></p>
<p>Bütün bu konuları Ekim’in son Cumartesi’sinde, Sivil Sayfalar’ın davetiyle, Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle tartıştığımız verimli bir etkinlik gerçekleştirdik. Hem Diyarbakır sivil toplumu 2015-16’dan bu yana biriken tecrübeyle hem de Türkiye’nin batısındaki sivil toplum seçimin sonuçlarından kıymetli dersler çıkarmış görünüyor. Siyasetin gündemine etki etmek ama angaje olmamak, talep etmekle kalmayıp değişime paydaş olarak katkı vermek, siyasetçilerin bizim siyasi görüşümüze yakın olup olmamasına bakmaksızın bir denetleyici göz olmak bu derslerden bazıları.</p>
<p>Bunu söylerken aklıma iki örnek geliyor: Diyarbakır’da 2019 seçimleri öncesinde, sivil toplumun kendi arasında başlattığı bir toplantılar dizisi oldu. Sonra Selçuk Mızraklı HDP adayı olduğunda bu grubu da içeren geniş bir kesimi tartışma toplantılarına davet etti. “Kent Sözleşmesi” hazırlamak üzere başlayan bu tartışmaların kıymetliydi ama yine de katılımcı profilinin Diyarbakır’ın tamamını kapsadığını söylemek, tahmin edilen gerekçelerle mümkün değil. Bu toplantılardan bir Kent Sözleşmesi taslağı çıktı ve Mızraklı bunu aynen kabul etti. Ancak sonrasında bu sözleşme ile “5 yıllık stratejik plan” uyumluluğunu sivil toplum olarak yeterince izlediğimizi düşünmüyorum. Zaten Selçuk Mızraklı da görevinde çok kısa süre kalabildi. Görevden alınarak yerine kayyum atandı.</p>
<p>Kayyum atanmasından sonra hükümete karşı eleştirel olan sivil toplumun Diyarbakır yerelinde herhangi bir politika yapım sürecine dahil edildiğine şahit olmadık. En son depremzedeler için kurulan çadır-kent, sivil toplumun bütün itirazlarına rağmen Dicle Nehri kenarına yapıldı ve ilk yağmurda tahliye edildi. Dönemin parasıyla 125 milyon TL’nin heba edildiği düşünülüyor.</p>
<p>Depremden kısa süre önce, Aralık 2022’de karar mekanizmalarından dışlanan sivil toplum örgütleri bir araya gelerek “Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu” kurdular. 86 STK, sendika ve oda ile başlayan platformun üye sayısı yüzü geçmiş durumda. Platform, depremde bir kriz masasına dönüşerek belki de ilk yerel, alternatif müdahale becerisi gösteren yapı oldu. Platform hakkında yazılmış iki rapor önerebilirim: <a href="https://kurdish-studies.org/yayinlar/deprem-kriz-raporu/" target="_blank" rel="noopener">Deprem Kriz Masası Raporu</a> ve <a href="https://rawest.com.tr/wp-content/uploads/2023/06/AFET-YONETIMINDE-DIYARBAKIR-KENT-PLATFORMU-DENEYIMI-INDIRMEK-ICIN-TIKLAYINIZ.pdf" target="_blank" rel="noopener">Afet Yönetiminde Diyarbakır Kent Platformu Deneyimi Raporu</a>.</p>
<p>Sivil toplumun canlı kalma inat ve iradesinin yerelde afete hızlı müdahale ve onarıcı etkisini yakinen görmüş bir şehir olarak Diyarbakır’ın, sivil toplumun bu özgün pozisyonunu terk etmeyip güçlendirmesi gerektiğini düşünüyorum ve şehrin sivil kurum ve aktörlerinin de bu kanaatte olduklarını görüyorum.</p>
<p><strong>Diyarbakır başta olmak üzere yereldeki sivil toplum için bu süreçte ne gibi önerilerde bulunursunuz?</strong></p>
<p>Sivil toplumun 2015’ten bu yana biraz şartların zorlaması biraz da kendiliğinden sokaklardaki görünürlüğünün azaldığını, otel salonlarında daha görünür olduğunu biliyoruz. Bu durum bazı kurumların çalışma alanları ve muhatapları sebebiyle doğal olmakla birlikte mahalle kılcallarına erişmesi beklenen sivil toplumun bunun için uygun araçları değerlendirmesi gerekiyor. Hemşehri derneklerinin sivil toplumdan pek sayılmadığı bir vakıa, oysa mahallelere erişim için çok organik bir sivil toplum yapısından bahsediyoruz. Diğer yandan muhtarlık gibi yerel birimler mahallelerin sivil toplum ilişkisi için uygun kurumlar.</p>
<p>2015 sonrası yaşadıklarımız; çözüm sürecinin bitişi, çatışmaların şehirde yeniden başlaması, darbe girişimi ve sonrasında hayata geçen OHAL rejimi sebebiyle sivil toplumun kamusal alanı büyük ölçüde elinden alındı. Ülkenin en önemli seçimi de geride kaldı. Sivil toplumun siyasetin kararlarına etki edeceği, izleyeceği ve güçlü bir paydaş olacağı süreci en başta sivil toplum başlatabilir. Kendi göbek bağımızı kendimiz kesebiliriz. Bu muhasebe buluşmalarından ve birbirimizin başarı ve yenilgilerinden öğrenmeye devam ediyoruz, devam etmeliyiz.</p>
<p><em><img decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="201" height="115" />Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.’</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/30/reha-ruhavioglu-ile-iki-secim-arasi-sivil-toplumun-gundemi-ve-etkisi/">Reha Ruhavioğlu ile İki Seçim Arası Sivil toplumun Gündemi ve Etkisi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Amacımız Rakip Değil Paydaş Görüleceğimiz Bir Normale Erişmek&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/amacimiz-rakip-degil-paydas-gorulecegimiz-bir-normale-erismek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 May 2023 10:53:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Kurdish Studies Center]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Milletvekili adayları]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83867</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi (Kurdish Studies Center)'nden Reha Ruhavioğlu ile kurum olarak faaliyetleri ve yaklaşan seçim süreci üzerine konuştuk. Ruhavioğlu, yeni dönemden beklentilerinin, sivil toplumun çalışmalarını daha rahat sürdüreceği, bir düşman veya rakip değil paydaş görüleceği bir normale erişmek olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/amacimiz-rakip-degil-paydas-gorulecegimiz-bir-normale-erismek/">&#8216;Amacımız Rakip Değil Paydaş Görüleceğimiz Bir Normale Erişmek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kurumunuzun güncel faaliyetleri nelerdir? Özellikle son dönemde odaklandığınız çalışma alanını nasıl anlatırsınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-83869 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi-640x640.jpg" alt="Kürt Çalışmaları Merkezi" width="233" height="233" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/kurt-calismalari-merkezi.jpg 700w" sizes="(max-width: 233px) 100vw, 233px" />Kürt Çalışmaları Merkezi (<a href="https://twitter.com/KurdishStudiesC" target="_blank" rel="noopener">Kurdish Studies Center</a>, KSC), Kürt toplumunun değişim ve dönüşümünü</span><span style="font-weight: 400;"> içeriden, bilimsel metodolojiyle ve veri temelli çalışmalarla </span><span style="font-weight: 400;">izleyen bağımsız bir araştırma ve düşünce kuruluşu.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle 2022 yılının son çeyreğinden bu yana Kürt toplumunun siyasete ilgisi, katılımı ve beklentileri gibi konuları çalışıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürt kadınlara odaklanan bir araştırmamız tamamlandı, raporunu yakında kamuoyu</span><span style="font-weight: 400;"> ile paylaşacağız. Yine başka bir çalışma için de saha araştırmamız devam ediyor, seçimden önce Kürtlerin siyasete yaklaşımları ve beklentilerinin doğru anlaşılması için bu çalışmaları yürütüyoruz.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kurumumuzdan bilgi ve görüşler soruluyor, bu da çalışmalarımızı doğrudan muhataplara ulaştırmak ve görünürlüklerini arttırmak için bir fırsat oluşturuyor.</span></p></blockquote>
<p><b>Seçim sürecine yaklaşırken faaliyetlerinizde bir değişiklik oldu mu? Seçim süreci kurumunuzun faaliyetlerini nasıl etkiledi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2023’te bir seçim olacağını bildiğimiz için seçim öncesi çalışmalarımızı seçim gündemiyle ilişkilendirerek planlamıştık</span><span style="font-weight: 400;">. Bu anlamda önemli bir değişiklik olduğunu söyleyemeyiz. Ancak tempomuzda bir değişiklik oldu. Siyaset kurumu ve medyanın seçim sürecinde Kürtlere ilgisi malum. Kurumumuzdan bilgi ve görüşler soruluyor, bu da çalışmalarımızı doğrudan muhataplara ulaştırmak ve görünürlüklerini arttırmak için bir fırsat oluşturuyor.</span></p>
<p><b>Seçim sürecine özgü tasarladığınız bir faaliyet var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçimden önce biri kadınlarla ilgili olmak üzere iki araştırma raporunu kamuoyuna duyuracağız</span><span style="font-weight: 400;">. Bu çalışmaları medya, siyaset ve sivil toplum temsilcilerinin olduğu toplantılarda ele alacak ve böylece sahadan alınan objektif bilginin ilgili yerlere doğrudan ulaşmasını sağlamaya çalışacağız.</span></p>
<p><b>Seçim sürecine özgü, sivil toplumda ve/veya kendi çalışma alanınızda nasıl adımlar atılıyor, neler gözlemliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurumumuzun çalışma alanı daha spesifik bir alan, bu alanda yeterince çalışma olduğunu söylemek güç. Ancak sivil toplumun bir parçası olarak bu süreci elbette izliyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Seçim sürecinde sivil toplumun gündemini daha çok sivil toplumun genel beklentileri, seçim güvenliği, seçim sürecinde yaşanabilecek eşitsizlikler gibi konular teşkil ediyor</span><span style="font-weight: 400;">. Biz elbette kurum olarak bütün bu çalışmaların az ya da çok içinde yer alıyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Seçim dolayısıyla ne tür eşitsizliklerin yaşandığını hatırlatmak için çıkardığımız <a href="https://twitter.com/esitsizlik_" target="_blank" rel="noopener">Eşitsizlik Bülteni</a>’nin bir sayısını Eşit Haklar İzleme Derneği ortaklığıyla bu konuya ayıracağız.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><b>Bu döneme dair sivil toplumda neler eksik</b><b> kalıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genel seçim süreçleri daha makro ölçekli işliyor. Bu da yerelin ya da özel grupların taleplerinin yeterince duyulmaması, katılımlarının daha sınırlı kalması gibi bir sonuç doğuruyor.</span> <span style="font-weight: 400;">Seçim yasası parti genel başkanları ve genel merkezlerin aşırı güçlü olduğu bir kurguyu öngörüyor</span><span style="font-weight: 400;">. Milletvekili adaylarının geçer not alacağı yer aday olduğu şehir değil, genel merkez oluyor. Bu da vekil profillerini etkiliyor. Milletvekili adaylarının yeterlilik ve liyakatlerinin yerel ölçekte yeterince gündem olması, bu konuda kamuoyu baskısı ve beklentisinin oluşması çok önemli olur. Hem sivil topluma hem siyasete nitelik kazandırır. Toplumun siyasete katılımını da güçlendirir. Ancak mevcut şartlar ve yasal çerçeve buna uygun bir zemin kurmaktan uzak görünüyor.</span></p>
<h5><strong>&#8216;Amacımız, Rakip Değil Paydaş Göründüğümüz Bir Normal&#8217;</strong></h5>
<p><b>Seçim sürecinden bireysel ve kurumsal beklentiniz nedir? Bu süreçte </b><b>siyasetten nasıl adımlar atmasını beklersin</b><b>iz? Özellikle kendi çalışma alanınızda nasıl bir gelişme olsun isterdiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurumsal olarak beklentimiz sivil toplumun çalışmalarını daha rahat sürdüreceği, bir düşman veya rakip değil paydaş görüleceği bir normale erişmek</span><span style="font-weight: 400;">. </span><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kamu erkinin kendisini ölçme fırsatı bulacağı bir aynadır. Ama bununla sınırlı değildir. Eksiğini gidermek istediğinde gerekli bilgiyi, tecrübeyi, katkıyı sivil toplumda bulabilir</span><span style="font-weight: 400;">. O sebeple sivil toplum &#8211; kamu iş birliğinin güçlenmesi hem daha iyi ve şeffaf bir yönetim için elzem hem de toplumun nefes alma kanallarının canlı kalması için önemli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürtlerin Türkiye’deki serencamı pek iç açıcı değil, malum. Kürt çalışmaları alanı da Türkiye’de bu gelişmelerden etkileniyor. Kürt çalışmalarının hem akademide hem sivil toplumda özgür bir alana kavuşması, hatta teşvik edilmesi gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bireysel beklentilerimin kurumsal beklentilerle örtüştüğünü söyleyebilirim.</span></p>
<p><b>Seçim sonrasıyla ilgili kurumsal olarak atmayı düşündüğünüz bir adım var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçim sonrası Kürt meselesinin daha rahat konuşulacağı ve çözüm taleplerinin yükseleceği bir ortam oluşması muhtemel</span><span style="font-weight: 400;">. Bu sebeple kamuoyunun sesini, beklenti ve taleplerini aktörlere ulaştıracak çalışmalara ihtiyaç olabilir. Biz bu çerçeveye </span><span style="font-weight: 400;">Kürtlerin ve Kürt olmayanların gözünden bakarak siyasete, bir fırsat penceresi a</span><span style="font-weight: 400;">rıyorsa onu göstermekle ilgili çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz. Bundan bağımsız olarak Kürt toplumunun seçimden umdukları ile bulduklarını karşılaştırmayı, sonucun Kürtlerde nasıl etki ve yankı uyandırdığını görmek istiyoruz. Diğer yandan planlanmış uzun vadeli çalışmalarımızı sürdüreceğiz.</span></p>
<blockquote><p>Y<span style="font-weight: 400;">erel mekanizmaların güçlendirilmesi ve sivil toplumun önemli bir aktör olması öneml</span><span style="font-weight: 400;">i.</span></p></blockquote>
<p><b>Kendi çalışma alanınızla ilgili ivedikle değiştirilmesi/dönüştürülmesi gereken hususun</b><b> ne olduğunu düşünüyorsunuz? Yeni yönetimden ne talebiniz nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karar mekanizmalarında sivil toplumun güçlü paydaş olduğu bir konuma kavuşması gerekiyor.</span> <span style="font-weight: 400;">Depremle birlikte aşırı merkeziyetçi bir yapının yerel dinamikleri nasıl felç ettiğini hem deneyimledik hem de deprem bölgesinde bu duruma şahitlik ettik. O sebeple yerel mekanizmaların güçlendirilmesi ve sivil toplumun önemli bir aktör olması öneml</span><span style="font-weight: 400;">i. </span><span style="font-weight: 400;">Yine sivil toplum sektörünün özerk bir statüye kavuşması, kaynaklarının çeşitlenmesi ve kamu vesayetinin hafiflemesi gerekiyor. Bunun için de yeni bir reforma ihtiyaç var.</span><span style="font-weight: 400;"> Bunu hayata geçirmek zor değil, ivedilikle de yapılması gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer taraftan kamu kaynaklarının dengeli dağıtılması, eşitsizliğin giderilmesi bakımından önemli. Biz </span><a href="http://esitsizlikbulteni.com/"><span style="font-weight: 400;">“Eşitsizlik Bülteni”</span></a><span style="font-weight: 400;"> çalışmasında bölgesel eşitsizliğe mercek tutuyoruz. Sistematik bir eşitsizlik görünüyor.</span><span style="font-weight: 400;"> Bu durum ancak bütüncül bir yaklaşımla, eşitsizliğe maruz kalmış bölgeye özel politikalarla değişebilir. En azından siyaset kurumunun bu konuya derhal odaklanabileceğini düşünüyorum. </span></p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="124" height="71" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/04/amacimiz-rakip-degil-paydas-gorulecegimiz-bir-normale-erismek/">&#8216;Amacımız Rakip Değil Paydaş Görüleceğimiz Bir Normale Erişmek&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistematik İnsan Hakları İhlallerinin Bir Sonucu: Derin ve Kalıcı Yoksulluk </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/sistematik-insan-haklari-ihlallerinin-bir-sonucu-derin-ve-kalici-yoksulluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceylan Özünel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2022 13:34:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Yaşlılık Tahayyülleri ve Pratikleri Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[YADA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin bugünkü tablosuna baktığımızda, haklarına erişemeyen kişilerin yaşamsal işlevlerini sürdürmelerinin artık daha da zor olduğunu görüyoruz. Derin ve kalıcı yoksulluk, sadece bir gelir düşüklüğü değil, aynı zamanda ciddi bir sosyolojik durum anlamına da geliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/sistematik-insan-haklari-ihlallerinin-bir-sonucu-derin-ve-kalici-yoksulluk/">Sistematik İnsan Hakları İhlallerinin Bir Sonucu: Derin ve Kalıcı Yoksulluk </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Son zamanlarda, Türkiye&#8217;deki merkezi karar vericiler, yerel yönetimler ve siyasetçiler yoksullukla ilgili daha çok demeç veriyor ancak uzun süredir devam eden yoksulluğu sadece söylem düzeyinde ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Kalıcı ve derin yoksulluk sorunu, ancak bunun bir insan hakları ihlali olduğu kabul edilerek ve buna yönelik politikalar geliştirilirken hak temelli bir yaklaşım benimsenerek ele alındığında çözülebilir. Bunun için yoksulluğun, ekonomik koşulların ötesinde, sistematik olarak ayrımcılığa ve sosyal dışlanmaya maruz bırakılan toplumun farklı kesimlerinin yaşam boyu yaşadıkları bir deneyim olduğunun anlaşılması gerekiyor. Bu nedenle uzun süredir devam eden yoksulluğun ortadan kaldırılması veya azaltılması ancak herkesin insan haklarına erişimini ve kaynakların toplumun tüm paydaşları arasında adil bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak politikalarla mümkün. </span></p>
<h5><b>&#8216;Birçok Araştırma, Derin ve Kalıcı Yoksulluğun Arkasındaki Sistematik Ayrımcılığa İşaret Ediyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin bugünkü tablosuna baktığımızda, haklarına erişemeyen kişilerin yaşamsal işlevlerini sürdürmelerinin artık daha da zor olduğunu görüyoruz. Derin ve kalıcı yoksulluk, sadece bir gelir düşüklüğü değil, aynı zamanda ciddi bir sosyolojik durum anlamına da geliyor. Örneğin, ailedeki anne babanın yoksulluğunun, onların temel haklarının kaybına neden olduğu gibi, o ailedeki çocukları da haklarının kaybına maruz bırakıyor. Bu da yoksul çocukların, eğitim, barınma, beslenme, enerji gibi temel haklardan doğrudan etkilenmesi anlamına geliyor. Derin ve kalıcı yoksulluk, sistemin en acımasız koşullarında yaşayan bu çocukların yetişkinlik dönemlerinde ailelerinden miras aldıkları yoksulluğu gelecek nesillere aktarmaları anlamına geliyor ve bu zincirin parçaları birbirine eklenerek devam ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınlar, LGBTQI+ bireyler, çocuklar, yaşlılar, mülteciler, engelliler, Kürtler, mevsimlik işçiler, gençler ve Roman toplulukları gibi kırılgan grupların, ayrımcılık ve insan hakları şiddetinin neden olduğu yoksullukla karşı karşıya kaldığını gösteren birçok araştırma var. Örneğin; Yaşama Dair Vakıf (YADA Vakfı)&#8217;ın 2019’da yürüttüğü “<a href="https://yada.org.tr/yayinlar/turkiyede-yaslilik-tahayyulleri-ve-pratikleri-arastirmasi/?gclid=Cj0KCQiA1sucBhDgARIsAFoytUtt9VM0s11qduQgH2m02-KheDUc19-aJGHXXtMZ0yso-DwyEUL3acgaAkPbEALw_wcB" target="_blank" rel="noopener">Türkiye&#8217;de Yaşlılık Tahayyülleri ve Pratikleri Araştırması</a></span><span style="font-weight: 400;">”, Türkiye&#8217;deki “Eşitsiz Yaşlanma” kavramına değiniyor. Araştırmada, Doç. Dr. Özgür Arun’un kaleme aldığı bölümde, eşitsiz yaşlanmanın, kişinin tüm yaşam döngüsüne ilişkin bir sürecin yansıması olduğu belirtiliyor. Türkiye’de en yoksul kuşaklardan birisinin çocuklar olduğu, yoksulluk riskinde ikinci sırada yaşlıların olduğu belirtiliyor. O dönemki verilere göre, Türkiye’de çocuk yoksulluğu %25 seviyesindeyken, yaşlıların da %17’sinin yoksul olduğu görülüyor. Bu bakımdan değerlendirildiğinde, genç kuşaklar arasındaki yüksek eşitsizlik riskinin gelecek elli yıl içinde de eşitsiz yaşlanmaya neden olacağı anlaşılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürt Çalışmaları Merkezi, Rawest Araştırma ve YADA Vakfı&#8217;nın birlikte yürüttüğü “<a href="https://yada.org.tr/yayinlar/kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-degisimler/" target="_blank" rel="noopener">Kürt Gençler’20 Benzerlikler, Farklar, Değişimler A</a>raştırması&#8217;na</span><span style="font-weight: 400;"> göre Kürt gençlerinin en büyük sorunu işsizlik ve ayrımcılık. Bulgular ayrıca Kürt gençlerine yönelik ayrımcılığın eğitime erişim ve diğer temel hakların ihlaline neden olduğunu da gösteriyor. Yine YADA&#8217;nın &#8220;<a href="https://yada.org.tr/yayinlar/turkiyede-ne-egitimde-ne-istihdamda-neet-genclerin-ihtiyaclari-problemleri-gelecekten-beklentileri/?gclid=Cj0KCQiA1sucBhDgARIsAFoytUuVnkXn46U8GFcGPchU-sq80EStovqBzoN6GhMc2myImWmWyoP-CV8aAsVWEALw_wcB" target="_blank" rel="noopener">Türkiye&#8217;deki Ne Eğitimde Ne İstihdamda (NEET) Gençlerin İhtiyaçları, Problemleri, Gelecekten Beklentileri</a></span><span style="font-weight: 400;">&#8221; adlı yakın zamanlı bir araştırmasının bulguları da kadınların, 25-29 yaş grubunun, düşük veya orta gelirlilerin, sağlık sorunları olanların ve Türk olmayan (Kürt ve mülteciler) gençlerin daha çok istihdam ve eğitim dışında kaldığını yani NEET grubunda olduğunu gösteriyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Bankası&#8217;nın Şubat 2022&#8217;de yayınladığı “Türkiye Ekonomi Monitörü: Akıntıya Karşı Kürek Çekmek</span><span style="font-weight: 400;">” raporunda, Covid-19 salgınının Türkiye’de mevcut gelir ve işgücü eşitsizliklerini artırdığı belirtiliyor. Rapordaki verilere göre; genel olarak, Türkiye&#8217;deki tüm yoksul insanların yarısı Doğu bölgelerinde bulunuyor. Veriler, Covid-19 pandemisinin bölgeler arası eşitsizlik bağlamındaki etkilerinin özellikle Türkiye’nin Doğu bölgelerinde yaşayan kadınlar üzerinde yoğun olduğunu söylüyor ve bu durumun halihazırda yaşanan cinsiyet eşitsizliğini de artırdığı görülüyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye genelinde katılımcıların %40&#8217;ı ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ve Sıfır Ayrımcılık Derneği&#8217;nin ortaklaşa yürüttüğü &#8220;<a href="https://sodev.org.tr/sodev-turkiyede-roman-topluluklari-ve-yoksulluk-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener">Türkiye&#8217;de Roman Toplulukları ve Yoksulluk Araştırması</a></span><span style="font-weight: 400;">&#8221; sonuçlarına göre, Roman yurttaşların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri ayrımcılık. Türkiye genelinde katılımcıların %40&#8217;ı ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. En çok gündelik hayatta her gün ayrımcılıkla karşılaştığını belirten Romanlar, ikinci sırada en fazla ayrımcılığa devlet daireleri ve hastanelerde maruz kaldığını belirtiyor. Araştırmada belediyelerden beklentileri de sorulan katılımcıların çok büyük bir bölümü sosyal yardımların artırılmasını istiyor. Devletten beklenti konusunda da sosyal yardımlar ilk sırada yer alırken, ayrımcılık yapılmaması ve iş imkânı istekleri de öne çıkıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derin Yoksulluk Ağı Türkiye tarafından hazırlanan “<a href="https://derinyoksullukagi.org/hikayenin-yok-hali/" target="_blank" rel="noopener">Hikâyenin Yok Hali</a></span><span style="font-weight: 400;">” adlı bir diğer yakın tarihli çalışmada, Türkiye&#8217;de yoksulluk ve ayrımcılıktan mustarip birçok insanın hikayesi var. Bu hikayelerde, ayrımcılık ve yoksulluk hikayelerinin çoğunun çocuklar, gençler, kadınlar ve LGBTQI+ bireyler tarafından deneyimlendiği görülüyor. </span></p>
<h5><strong>&#8216;Büyüyen İklim Krizinin Yaratacağı Derin Yoksulluk Üzerine de Bir An Önce Çalışılmasına İhtiyaç Var&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca, iklim krizinin yoksul nüfus üzerindeki olumsuz etkisinin toplumun diğer kesimlerine göre daha fazla olduğunu gösteren birçok çalışma var. Öte yandan, iklim krizi nedeniyle toplumun önemli bir kısmının yoksullaşacağından da bahsetmek mümkün. Bu nedenle, büyüyen iklim krizinin yaratacağı derin yoksulluk üzerine de bir an önce çalışılmasına ihtiyaç var. Bu noktada yaşanacak olan gıda krizi ve eşitsizlik, Türkiye&#8217;deki karar vericilerin çözüm üretmek için çalışacakları en önemli konulardan biri olacak.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de pandeminin, siyasi ve ekonomik krizlerin yarattığı tahribat, daha dirençli bir toplumun nasıl inşa edileceğine dair politikalar geliştirilmesini zorlaştırıyor ancak daha önemli bir adım var ki o da karar alıcıların ve sivil toplumun, derin ve kalıcı yoksulluk gibi öncelikli konuları bir insan hakları ihlali olarak konuşabileceği bir zemin, dil, söylem ve üslup geliştirmek.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada sivil toplum yapıları, karar vericilerle müzakerelerde aktif rol almak ve pandemi sonrası dönemde derinleşen meseleler üzerine yeni politika oluşturma süreçlerine katılmak için önemli aktörler. Türkiye&#8217;de pandeminin, siyasi ve ekonomik krizlerin yarattığı tahribat, daha dirençli bir toplumun nasıl inşa edileceğine dair politikalar geliştirilmesini zorlaştırıyor ancak daha önemli bir adım var ki o da karar alıcıların ve sivil toplumun, derin ve kalıcı yoksulluk gibi öncelikli konuları bir insan hakları ihlali olarak konuşabileceği bir zemin, dil, söylem ve üslup geliştirmek. Bu noktada, farklı arka planlara sahip ve kırılgan gruplar, iklim krizi, ayrımcılık gibi kesişen meseleler üzerine çalışan sivil toplum yapıları, bir insan hakları ihlali olarak yoksulluk konusunda birlikte politikalar geliştirebilir ve bu paydaşların birlikte üreteceği politika önerileri karar vericilere ulaştırılabilir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/sistematik-insan-haklari-ihlallerinin-bir-sonucu-derin-ve-kalici-yoksulluk/">Sistematik İnsan Hakları İhlallerinin Bir Sonucu: Derin ve Kalıcı Yoksulluk </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Data Talks: Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-ve-degisimler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2021 09:55:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Data Talks]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşama Dair Vakıf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Data Talks'un bu bölümünde, Rawest Araştırma'nın Kürt Çalışmaları Merkezi ve Yaşama Dair Vakıf ile birlikte yürüttüğü Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler araştırmasının raporu, araştırma ekibinden Reha Ruhavioğlu ile konuşuluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-ve-degisimler/">Data Talks: Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Spotify Embed: Bölüm 004 | Kürt Gençler ’20 Araştırması: Benzerlikler, Farklar, Değişimler" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6Ivo0DkTnCTAqOo4yAwpBD?si=d9da522513c24c09&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://www.yada.org.tr/kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-degisimler/" target="_blank" rel="noopener">Rapora buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/29/data-talks-kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-ve-degisimler/">Data Talks: Kürt Gençler ’20: Benzerlikler, Farklar ve Değişimler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kürt Yayıncılığının Gelişmesi İçin En Önemli Adım Ana Dilde Eğitim”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/21/kurt-yayinciliginin-gelismesi-icin-en-onemli-adim-ana-dilde-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2021 09:11:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNİZ AB Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe yayıncılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi’nin Etkiniz desteğiyle hazırladığı Kürt Kültürel Yayıncılığının Durumu raporu, Kürtçe yayıncılık yapan kurumların maruz kaldığı hak ihlallerine odaklanıyor. Kürt yayıncılığının gelişmesi için Kürtçe okur-yazarlığının artması ve bu alandaki yasakların kaldırılması gerektiğini belirten katılımcılar, en önemli adımın ana dilde eğitim olacağı noktasında hemfikirler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/21/kurt-yayinciliginin-gelismesi-icin-en-onemli-adim-ana-dilde-egitim/">“Kürt Yayıncılığının Gelişmesi İçin En Önemli Adım Ana Dilde Eğitim”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi, Kürt kültürel yayıncılığı alanında faaliyet gösteren yayınevlerinin mevcut durumuna, yaşadıkları hak ihlallerine, gelecek öngörüleri ve beklentilerine odaklanan raporunu tartışmak için online bir toplantı düzenledi. Toplantıya rapor kapsamında görüşülen yayınevi temsilcilerinin yanı sıra konuyla ilgili aktörler katıldı.</p>
<p>Kürt kültürel yayıncılığının durumunu resmetmek, maruz kaldığı zorlukları göstererek kamuoyunun ilgisini bu alana çekmek ve çözüm önerilerini tartışmak amacıyla hazırlanan Kürt Kültürel Yayıncılığının Durumu raporu,  12’si yayınevi temsilcisi ve 4’ü Kürt kültürel yayın dünyasını takip eden aktör olmak üzere, 16 kişiyle yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler ile arşiv ve medya taramalarıyla oluşturuldu.</p>
<h5>Siyasi İklimin Yayıncılığa Etkisi</h5>
<p>Kürt Yayıncılığının Serencamı bölümünde yayıncılığın tarihsel sürecine odaklanılırken, Çözüm Süreci döneminde Kürt yayıncılığına olan ilginin arttığı vurgulanıyor. Çatışmaların başlamasıyla Kürt yayıncılığı için 90’lı yılları hatırlatan gelişmelerin yaşandığı belirtilen rapora göre; Türkiye’de Kürt meselesinin inişli çıkışlı serüveninden etkilenen dil ve kültür yayıncılığı, 2016’dan bu yana çeşitli zorluklar yaşıyor ve ihlallere maruz kalıyor. Son birkaç yıldır yayıncılığın durumunu anlatan Kürt yayıncılar genellikle 2015-16’dan beri “kötüye gittiğini” veya “durağan olduğunu” dile getiriyorlar. Bu durağanlığın gerekçeleri arasında, çözüm sürecinin bitip çatışmaların başlamasıyla birlikte dilin kriminalleştirilmesinin etkisi var. Örneğin kurulduğundan bu yana çeşitli kitapları yasaklanan, toplatılan Aram yayınları 2015’teki çatışmaların ve 2016’daki kayyım atamalarının ardından âtıl bir pozisyona düştü. Yine Avesta yayınlarının uzun zaman sonra son birkaç yılda 14 kitabı yasaklandı. Bu yayınevlerinin yetkilileri çeşitli gerekçelerle soruşturmalara tabi tutuluyorlar. Bunun dışında bu yayınevleri kitap fuarlarında doğrudan engellemelere maruz kalma yahut son anda yer değişiklikleri yaşama gibi sorunlar yaşıyorlar. Bütün bunların da etkisiyle Kürt yayıncılar genellikle son birkaç yıldır alıcıların üyelik, kargo gibi “kayda geçecek” yöntemlerle kitap almaktan kaçındıklarını ifade ediyorlar.</p>
<h5>OHAL Sürecinin Etkileri</h5>
<p>OHAL döneminde de Kürtçe yayın yapan kurumlar ve okur kitlesi için çeşitli hak sorunlarının yaşandığını kayıt altına alan rapora göre, bu dönemde okuyucu kitlesi Kürtçe yahut Kürtlerle ilgili kitapları adreslerine istemekten çekinmeye başladı, veri tabanından adres sildirme talepleri oldu, Kürtçe kitap satmaya başlayan büyük kitap satış mağazaları bundan geri adım attı. Yine bu dönemde bir çok yayınevi kapatıldı bazıları da kapanmak zorunda kaldı. Sektörde yaşanan hak ihlallerini; fuarlarda yaşanan sorunlar, basım ve dağıtım alanında yaşanan ayrımcılık ve ihlaller, kitapların yasaklanması, cezaevlerine giden kitapların keyfi biçimde engellenmesi, yayıncılara yasal baskı: gözaltılar, soruşturmalar, tutuklamalar başlıklarıyla ele alan rapor,  mevcut durumu kayıt altına alıyor.</p>
<h5><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-50333" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/02/avesta.jpg" alt="Kürt Yayıncılığının Durumu Raporu" width="360" height="240" />Kürtçe’nin Eğitim Dili Olmayışı Yayıncılığın Gelişmesini Engelliyor</h5>
<p>Kürt yayıncılığının gelişmesinin önündeki en önemli engelin Kürtçenin eğitim dili olmaması olduğunu vurgulayan katılımcılar, Kürtçenin kriminalize edilmesinin Kürt yayıncılığının bir çekim merkezi olmasını engellediğini aktarıyorlar. Kürt yayıncılığının yapısal sorunları ve uluslararası standartlara uygun bir basım ve dağıtım ağından mahrum oluşu da sektörün gelişmesinin önündeki diğer engeller olarak sıralanıyor. Kürt yayınevlerinin önemli bir kısmının yayıncılığı asli bir işten ziyade ek bir iş olarak yürütmesi sebebiyle profesyonelliğinin olumsuz etkilendiğini dile getiriyorlar. Rapor kapsamında görüşülen katılımcılar, önümüzdeki yıllarda Kürt yayıncılığının nasıl bir seyir izleyeceğini değerlendirirken başat faktör olarak siyasal konjonktüre referansla konuşuyorlar. Kültürel yayıncılığın serencamının Kürt meselesinde gelişmelere paralel olacağını düşünüyorlar. Ancak bununla birlikte seçmeli Kürtçe derslere ve Kürtçenin tanınıp geliştirilmesine dönük ilginin sektörü olumlu etkileyeceğini de vurguluyorlar. Yayıncılar, müdahale etme şanslarının olmadığı siyasi gelişmeler ve ona odaklı planlamalar yerine kendi kapasitelerini güçlendirme, online sistemlere geçme, daha geniş bir okuyucu ağına ulaşma gibi planları önceliyorlar.</p>
<h5>Sivil Toplumla İlişkiler Güçlü Değil</h5>
<p>Rapora göre, yayınevi temsilcilerinin, Kürt kültür alanına ilişkin çalışmalar yürüten STK’lar yahut yaşadıkları ihlaller sebebiyle diyalogda olmaları beklenen hak örgütleriyle de tanışıklık olsa dahi kurumsal ilişkilerinin zayıf olduğu görülüyor. Bu noktada katılımcılar hem yayınevlerinin yaşadıkları ihlalleri ve zorlukları bu kurumlara iletme noktasında zayıf olduğunu ifade ediyor hem de bu alandaki kuruluşların yayınevleri ile güçlü bir ilişki kurmadığını, bu konuda eksik kaldıklarını paylaşıyorlar. Diyanet’in fuarına senelerce başvurmasına rağmen kabul edilmeyen yayınevinin temsilcisi bu durumu “Ne biz bu alandaki sivil toplum kuruluşlarına gidip sorunu anlattık ne de onlar bize gelip bir sorununuz var mı diye sordular.” diyerek anlatıyor ve sivil toplum ile bir iletişim olması halinde belki de meselenin gündemleşeceğini ve sonuç alınabileceğini paylaşıyor.</p>
<h5>Öneriler</h5>
<p>Raporda Türkiye’de Kürt yayıncılığının gelişmesi ve yaşanan zorlukların giderilmesi için Kürtçe okur-yazarlığının artması gerektiği vurgulanarak, seçmeli derslerin seçiminin kolaylaştırılması ve teşvik edilmesi olmak üzere ana dilin eğitim sürecinin bir parçası haline getirilmesinin Kürt yayıncılığını da geliştireceği vurgulanıyor. Sivil toplum kuruluşlarının Kürtçe başta olmak üzere anadil kullanımıyla ilgili savunuculuk yapmasının gerekliliğine işaret edilen raporda, “Kürtçe yayıncılık yapan yayınevlerinin ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasındaki bağın güçlendirilmesi için etkili bir ağ oluşturmalıdır.” Deniliyor.</p>
<p>Raporda dile getirilen diğer öneriler şunlar:</p>
<ul>
<li>Kürt yayınevlerinin kitapları kamu binaları olan kültür merkezleri, halk kütüphaneleri, üniversite ve okul kütüphaneleri gibi yerlerde okuyucuyla buluşturulmalı, böylece kamu kaynaklarının daha adil paylaşılması ve Kürtçeye karşı önyargı ile ayrımcı tutumun değişmesi sağlanmalıdır.</li>
<li>Kürtçe başta olmak üzere, Türkçe dışında yayın yapan azınlık dillerinin yayınevlerine teşvikler ve vergi indirimleri gibi destekler sağlanmalıdır.</li>
<li>Kürt illerindeki yerel yönetimlerin veya belediyelerin kitap fuarlarını her yıl düzenli olarak yapmalı ve bunun için bir bütçe ayırmalıdır. Kendi bünyelerindeki kütüphane ve kültür merkezlerine Kürtçe kitap temininin belli aralıklarla yapmalı ve ilgili yayınevlerinden kitap talep etmelidir.</li>
<li>Kürtçe resmî olarak kabul edilerek dile anayasal bir statü kazandırılmalıdır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/21/kurt-yayinciliginin-gelismesi-icin-en-onemli-adim-ana-dilde-egitim/">“Kürt Yayıncılığının Gelişmesi İçin En Önemli Adım Ana Dilde Eğitim”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bölge STK’ları Pandemiyi Hasarsız Atlatmak İçin Destek ve Kaynağa İhtiyaç Duyuyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/20/bolge-stklari-pandemiyi-hasarsiz-atlatmak-icin-destek-ve-kaynaga-ihtiyac-duyuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2021 18:50:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu ve Güneydoğu’da Sivil Toplum Manzarası ve Covid-19 Etkisi Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest Araştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi'nin, Rawest Araştırma ile birlikte hazırladığı Doğu ve Güneydoğu’da Sivil Toplum Manzarası ve Covid-19 Etkisi Araştırması başlıklı raporda; hem sivil toplum çalışanlarının hem de çalıştıkları alanın pandemiden olumsuz etkilendiği ve uzun süreceği öngörülen sürecin atlatılabilmesi için kaynak ve desteğe ihtiyaç duyulduğu kaydediliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/20/bolge-stklari-pandemiyi-hasarsiz-atlatmak-icin-destek-ve-kaynaga-ihtiyac-duyuyor/">Bölge STK’ları Pandemiyi Hasarsız Atlatmak İçin Destek ve Kaynağa İhtiyaç Duyuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt Çalışmaları Merkezi, Doğu ve Güneydoğu’da Sivil Toplum Manzarası ve Covid-19 Etkisi Araştırması’nın, söz konusu bölgelerde sivil toplum kuruluşlarının mevcut durumunu, yürüttükleri çalışmaları, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin sivil toplum alanına dair değerlendirmelerini, Covid-19’dan ne ölçüde etkilendiklerini ve geleceğe ilişkin beklentilerini görünür kılmak amacıyla yapıldığını belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/siyaset-e1611167252314.png" target="_blank" rel="noopener"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-64330 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/siyaset-e1611167252314-640x328.png" alt="Doğu ve Güneydoğu’da Sivil Toplum Manzarası ve Covid-19 Etkisi Araştırması" width="640" height="328" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/siyaset-e1611167252314-640x328.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/siyaset-e1611167252314.png 887w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a></p>
<p>Ağustos-Eylül 2020 tarihleri arasında nitel ve nicel veri toplama araçlarının bir arada kullanılmasıyla yürütülen araştırmanın sonuçlarında sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin bölge sivil toplumunu görece etkili buldukları ve etki kapasitesini siyasi konjonktürle bağlantılı olarak değerlendirdikleri gözleniyor. Bölgedeki sivil toplumun lokomotifi hüviyetindeki insan hakları kuruluşlarının etki kapasitesinin, Kürt meselesi başta olmak üzere siyasi ve sosyal gelişmelerle paralel seyrettiği görüşmelere yansıdığı belirtilen raporda, sivil toplum alanını hedef alan baskılar, devletin alanı daraltması, yerel yönetimlere kayyum atanması gibi sebeplerle sivil alanın etki gücünün azaldığı kaydediliyor.</p>
<h5>Pandeminin Bölge STK’larına Etkisi</h5>
<p>Raporda, hem sivil toplum çalışanlarının hem de çalıştıkları alanın pandemiden olumsuz etkilendiğini, iyi olma halinin giderek kötüleştiğini, verimlilik ve motivasyonun düştüğü vurgulanarak, “Hak savunuculuğu yapan derneklerin dahi pandemi sürecinde hijyen, sağlık, yardım gibi alanlarda çalışma yapmak zorunda kalması; toplumsal kesimlerin pandemi sürecinden ne denli etkilendiğinin göstermesi bakımından önemlidir. Yine aynı şekilde ortaya konulan bulgular Türkiye’nin genelinde olduğu gibi bölge sivil toplumunun da uzun süreceği öngörülen pandemi sürecini atlatabilmesi için kaynak ve desteğe ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Araştırmada STK temsilcilerinin pandemi süreci ve sonrasındaki dönemde faaliyetlerini sürdürebilme konusunda planlamalar yaptığı ve kaynak sağlayıcılardan da yeni normal döneme uyumlu destekler bekledikleri belirlenmiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-64331" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/korona-stk-640x268.png" alt="Doğu ve Güneydoğu’da Sivil Toplum Manzarası ve Covid-19 Etkisi Araştırması" width="360" height="151" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/korona-stk-640x268.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/korona-stk.png 936w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />Sonuçlara göre, katılımcılar STK faaliyetlerinin pandemi öncesinde olduğu gibi normale dönmesinin 1 ila 3 yıl arasında gerçekleşebileceğini düşünüyorlar. STK temsilcileri, pandemi sürecini daha hasarsız atlatılabilmesi için sivil toplumun kendi içindeki dayanışma ve iş birliğinin önemine de işaret ediyorlar. Emek, mekân ve imkân paylaşılması ile sivil toplum camiasının moralini yüksek tutacak çalışmalara ihtiyaç olduğunu, bunların teşvik edilmesi gerektiği dile getiriliyor. Bu beklentiler gerek fon sağlayan kuruluşlar gerekse sivil toplumu güçlendirme çalışmaları yürüten kuruluşlar için önemli gündemler olarak masaya konuluyor.” deniliyor.</p>
<h5>Dayanışma ve İşbirliğinin Önemi</h5>
<p>Pandemiyle birlikte sıklıkla tartışılmaya başlayan eğitimde fırsat eşitsizliği, güvenli gıdaya erişim, sürdürülebilir mekânsal düzenlemeler gibi konularda faaliyetlerin arttırılması bu alanlarla ilgili kaynakların açılması pandemi sonrası süreçle ilgili beklentiler arasında ilk sırada geldiği vurgulanan raporda şu tespitlerde bulunuluyor: “Sürecin hasarsız atlatabilmesi için sivil toplumun kendi içindeki dayanışma ve iş birliğinin önemi de araştırmada karşımıza çıkan önemli bir vurgu olmaktadır. Araştırma, sivil toplumun teknik, finansal, insan kaynağı ve kurumsallaşma ihtiyaçlarının yanı sıra sivil toplum çalışanlarının “iyi olma hali”ni gözetecek psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyduklarını da ortaya koymaktadır.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-64332" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/pandemi-640x306.png" alt="Doğu ve Güneydoğu’da Sivil Toplum Manzarası ve Covid-19 Etkisi Araştırması" width="540" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/pandemi-640x306.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/01/pandemi.png 988w" sizes="auto, (max-width: 540px) 100vw, 540px" /></p>
<p>Bölge sivil toplum kuruluşlarının; İstanbul merkezli sivil toplum destekleme program ve eğitimlerinden yeterli verim alamadıklarını dile getirerek, sorunu yerelde çözecek mekanizmaların hayata geçirilmesi gerekliliğine işaret ettiği de belirtilen raporda, “ Yine bununla ilişkili olarak katılımcılar, STK’lardan ilgili kişilerin katıldığı teknik eğitim programlarının kişiye faydası olsa bile bunun etkilerinin kuruma yeterli oranda yansımadığını dile getirmiş ve bölgeden bazı kuruluşların bu eğitim ve güçlendirme programlarına alınmasının yanında kısa ya da orta vadeli mentorluk ilişkileriyle yerelde güçlendirme çalışmalarının yürütülmesinin daha faydalı olacağını vurgulamışlardır.” deniliyor.</p>
<p>Araştırmanın tamamına ulaşmak için <a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/dogu-ve-guneydoguda-sivil-toplum-manzarasi-ve-covid-19-etkisi-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/20/bolge-stklari-pandemiyi-hasarsiz-atlatmak-icin-destek-ve-kaynaga-ihtiyac-duyuyor/">Bölge STK’ları Pandemiyi Hasarsız Atlatmak İçin Destek ve Kaynağa İhtiyaç Duyuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
