<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kanser arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kanser/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kanser/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Jan 2020 08:25:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>kanser arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kanser/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üniversite Öğrenci Toplulukları Ve STK&#8217;lar Kansere Karşı Bir Araya Geldi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/02/universite-ogrenci-topluluklari-ve-stklar-kansere-karsi-bir-araya-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 08:18:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Savaşçıları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Kanser Cemiyetleri Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Belma Kurdoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Kodu]]></category>
		<category><![CDATA[Miyelom Hasta Buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Yakup Gözderesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki öğrenci kulüpleri, Avrupa Kanser Cemiyetleri Birliği (Association of European Cancer Leagues-ECL) ve Kanser Savaşçıları Derneği ile bir araya gelerek “Kanserden Korunma Seminerleri”nin ilkini 140 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirdiler. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/02/universite-ogrenci-topluluklari-ve-stklar-kansere-karsi-bir-araya-geldi/">Üniversite Öğrenci Toplulukları Ve STK&#8217;lar Kansere Karşı Bir Araya Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her dört ölümden birini oluşturan kanserler kardiyovasküler hastalıklardan sonra ikinci en sık ölüm sebebi. Bütün kanserler için risk faktörleri önlenebilir/değiştirilebilir veya önlenemez/değiştirilemez olmak üzere ikiye ayrılabilir. Önlenemeyen risk faktörlerinde kişinin cinsiyeti, yaşı, varsa aile öyküsü gibi belirleyici faktörler yer alırken önlenebilir risk faktörleri için tütün ve alkol kullanımı, fiziksel inaktivite (sedanter yaşam) ve obezite gibi faktörlerden söz edilebilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanser kaynaklı ölümlerin %33 ilâ %50’si önlenebilir nedenlere dayanmaktadır. Tütün kontrolü, dumansız sahaların yaygınlaştırılması, alkol tüketiminin azaltılması, düzenli günlük fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme ile (az tuzlu, az yağlı, kırmızı et tüketimi düşük, tahıl, kepek ve sebze meyve tüketimi yüksek) kanser riski azaltılabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46432 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/DSC_0184-640x427.jpg" alt="" width="394" height="263" />Seminerde ECL Merkez Ofisinin bulunduğu Brüksel’le yapılan video bağlantısıyla, Avrupa’da kanser ile ilgili istatistikler ve Avrupa Birliği (AB) sağlık politikaları hakkında bilgi paylaşımı yapıldı. Ardından MÜTF Radyasyon Onkolojisi A.D. öğretim üyesi Prof. Dr. Beste Atasoy, “Türkiye’de kanser hastalarına yaklaşım ve tedavi stratejileri” konulu bir konuşma yaptı. Kanser Savaşçıları Derneği Genel Sekreteri Belma Kurdoğlu da sağlığın sivil toplumdaki yansımaları ve dernek faaliyetleri konulu konuşmasıyla toplantıda yer aldı. Avrupa Kanser Cemiyetleri Birliği Türkiye Genç Elçisi ve aynı zamanda Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Yakup Gözderesi’nin Avrupa Kanser Kodu’nu ve kanserden korunma stratejilerini anlattığı toplantı interaktif soru ve cevaplar ile son buldu. </span></p>
<p><b>“Kanser Bir Kronik Hastalıktır.”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Klinisyen Gözüyle Kansere Yaklaşım” konulu sunumunda Prof. Dr. Beste Atasoy, kanserin kronik bir hastalık olduğuna vurgu yaparak, “Başlar ve bitmez. Tedavisi vardır ancak belli şartlara bağlıdır.” şeklinde özetledi. Birçok vakanın maalesef ileri evrede tespit edilebildiğinin bu nedenle kür şansının özellikle bazı kanser türleri için azaldığına dikkat çeken Atasoy, kanserde erken tanının öneminin altını çizdi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanser tedavisinin bir ekip ile mümkün olabildiğini, bu ekibin hekim dışında hemşire, diyetisyen, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve bakım vericiler gibi farklı disiplin ve gruplardan oluştuğunun önemini vurgulayan Atasoy, “Kanıta dayalı tıp tedavinin ana parçasını oluşturur.” dedi. Tedaviler sonrası hastalık kontrolü, geç yan etkiler ve yaşam kalitesi açısından hastaların takiplerini yaptırmalarının gerekliliğini vurguladı.</span></p>
<p><b>“Kanser Hastalarının Hayatına Dokunuyoruz.”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Sivil Toplumun Sağlıktaki Yansımaları” konulu konuşmasıyla Kanser Savaşçıları Derneği Genel Sekreteri Belma Kurdoğlu kanserle yaşayan bireylerin sosyal anlamda hayat kalitelerini artıracak ve onları hayata bağlayacak projeler üzerinde çalıştıklarını aktardı. “Saçım Saçın Olsun” projesi ile gönüllü 6000 bağışçıdan gelen bağışlarla 1500 gerçek peruk üretip bunları kanserle yaşayan bireylere ücretsiz dağıttıklarını anlattı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlık alanında çalışan ve hak temelli savunuculuk faaliyetleri yapan STK’lardan biri olarak hasta hakları konusunda da toplantılar düzenlediklerini aktaran Kurdoğlu, paydaşları olan International Myeloma Foundation ile düzenledikleri Miyelom Hasta Buluşması’nı da paylaştı. Hangi kanser olursa olsun tanı alan bireyin sosyal hayatının oldukça değişiğini belirten Kurdoğlu, hastalarla birlikte yaptıkları psikolojik destek toplantılarıyla onların hayatlarına dokunduklarını belirtti. </span></p>
<p><b>Kanser Kodu’nu Hayatınıza Katın, Kanser Riskinizi Azaltın</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Kanser Cemiyetleri Birliği Türkiye Genç Elçisi Yakup Gözderesi tütün ve tütün ürünleri başta olmak üzere, alkol, sedanter yaşam, beslenme gibi hayat tarzını bileşenleriyle birlikte güneş ışığı, iş kaynaklı kimyasallar, radon gibi maruziyetler ve aşılama, tarama faaliyetleri gibi önleme teknikleri hakkındaki önerileri kapsayan Kanser Kodu’nu katılımcılarla paylaştı. Kanser Kodu’nun bir öneri listesi olduğunu vurgulayan Gözderesi, kodu bireylerin kendi hayatlarına uygulamasının yanı sıra bu kodun hükümetlerin politikaları anlamında desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kanser Kodu’na birebir uyum sağlanırsa önlenebilir kanserlerin gelecekteki sıklığında büyük bir azalma olacak ve bütün kanserlerin görülme sıklığında </span><span style="font-weight: 400;">da</span><span style="font-weight: 400;"> %40 hatta %50’ye varan bir azalma olacak.” diyen Gözderesi, bütün katılımcıları kanser kodunu hayatlarına dâhil etmeye davet etti. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/02/universite-ogrenci-topluluklari-ve-stklar-kansere-karsi-bir-araya-geldi/">Üniversite Öğrenci Toplulukları Ve STK&#8217;lar Kansere Karşı Bir Araya Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medyada Kanserle Mücadele: Hem İyi Hem de Kötü Olma Hali</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/15/sosyal-medyada-kanserle-mucadele-hem-iyi-hem-de-kotu-olma-hali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2019 07:32:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Aslıhan Yıldız Çobaner]]></category>
		<category><![CDATA[Hayriye Özcan Öntaş]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[todap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44422</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsallaşan sağlık süreci, tıbbi tedavinin yanı sıra çeşitli dayanışma, yardımlaşma kurumlarını da meydana getiriyor. Bu mecralardan birisi de sosyal medya. TODAP’tan Psikoonkolog Hayriye Özcan Öntaş ve Mersin Üniversitesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doçent Doktor Aslıhan Ardıç Çobaner’le sosyal medya ve kanseri konuştuk. Öntaş, hastalığın psikolojik olarak iyi olma halinin önemine vurgu yapıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/15/sosyal-medyada-kanserle-mucadele-hem-iyi-hem-de-kotu-olma-hali/">Sosyal Medyada Kanserle Mücadele: Hem İyi Hem de Kötü Olma Hali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kanser hastalığı yaygınlık itibariyle bireyleri ve çevresindeki insanları psikolojik olarak etkilemekte. Hastalığın tedavisi  fiziki olarak devam ederken diğer yandan psikolojik etkilerine ilişkin baş etme yolları önemli. Dijitalleşme ile birlikte kanser hastaları ve yakınları kendilerini iyi hissetmek ve diğer hastalara destek vermek için hastalığı ve mücadelelerini sosyal medyada aktarıyor. Bu kişilerden birisi de geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden psikoloji bölümü öğrencisi  Neslican Tay idi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44427 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/meme-kanseri-640x480.jpg" alt="" width="385" height="289" />Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği’nden Psikoonkolog Hayriye Özcan Öntaş hastalığın psikolojik olarak iyi olma halinin önemine vurgu yapıyor; </span><span style="font-weight: 400;">“Bir bağışıklık sistemi hastalığı olan kanser için beslenmemiz, kan değerlerimiz kadar iyi hissetmemiz ve bizi hayata bağlayan motive eden şeylerin varlığı da önemli. İyi beslenme ve iyi fiziksel koşullar dediğimiz zaman nasıl ki maddi imkanlara sahip olmak zorunlu hale geliyorsa aslında ruhsal olarak iyi hissetmek de maddi güçten bağımsız düşünülemez. Kanser, maddi manevi yıpratıcı bir hastalık.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öntaş, digital mecraların hayatımızdaki yerine ve konuyla ilgili kullanıma dair ise; “Sosyal medya aracılığıyla yapılan paylaşımlar ve kurulan arkadaşlıklar; bir başkasının desteğini hissetme, hastalığın tedavi sürecinde de arkadaşlık ilişkilerini devam ettirebilme düşünceleri ile birlikte kişiye yardımcı olur. Başka kanser hastaları ile temas etmek, iletişim halinde olmak da aynı sıkıntıyı yaşayan başka insanların da var olduğu duygusu ve dayanışması ile hastalara destek sunar.  Zaman zaman hastalıkla ya da hastalarla ilgili haddini aşan yorumlar ya da hakaret içeren sözler kullanılabiliyor. Ya da bazı &#8220;uzmanlar&#8221; tarafından haddini aşan yorumlarda ve öğütlerde bulunulabiliyor. Yaşanabilecek bu olumsuzluklar da zaman zaman çok yıpratıcı olabildiğinden, kanser hastalarına ve yakınlarına zarar verebiliyor” yorumunu yapıyor.</span></p>
<p><b>&#8220;Aynı Şekilde Mücadele Etmek Zorunda Değiliz&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44430 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/G%C4%B0ST-MAN%C5%9EET-201-640x309.jpg" alt="" width="389" height="188" />Karşılaştığımız durumları anlamlandırma biçimlerimizin  farklılık gösterebileceğini belirten Öntaş &#8220;Bir kişi bir hastalığı &#8220;savaşılacak bir şey&#8221; olarak görürken bir diğeri ise &#8220;ders alınacak bir öğretmen&#8221; olarak değerlendirebilir. Bize nasıl iyi geliyorsa o şekilde anlamlandırabilir ve isimlendirebiliriz. Hiçbirimiz hayata aynı şekilde bakmak, aynı şekilde düşünmek, aynı şeylere inanmak ve aynı şekilde mücadele etmek zorunda değiliz. Bir kişinin, yaşadığı hastalığı ve süreci tanımlama biçimini yargılamak, hele de bunu kişinin vefatından sonra yapmak, sosyal medya aracılığıyla herkese duyurmak kimin haddine olabilir ki? Bunun kimseye bir faydası olmayacağı gibi yıpratıcı ve ötekileştirici etkilerinin de olacağı gayet açıktır. O nedenle bu açıklamanın hiç bilimsel olmadığı gibi iyi niyetli bir açıklama da olmadığını düşünüyorum. Ruh sağlığı çalışanları olarak; insanlara ders verme, tepeden bakma, yargılama ve ötekileştirmeden uzak bir tutumu acilen benimsemediğimiz takdirde kimseye faydalı olamayacağımız çok açık” diye anlatıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Sağlık iletişimi’ alanında çalışma yürüten Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aslıhan Ardıç Çobaner ise çevrimiçi toplulukların hasta ve yakınları için önemine vurgu yapıyor:</span></p>
<p><b>&#8220;Diyalogların Agresif Özellikler İçerebilme Riski Vardır&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44431 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/kanseri_durdurun-700x325-640x297.jpg" alt="" width="353" height="164" />“Hastaların kendileri ile benzer hastalığı yaşayan insanlarla karşılaşmaları, hastalığın beraberinde getirdiği zorluklar karşısında kendilerini “daha az yalnız” hissetmelerine neden olur.  Sosyal destek gruplarının başka bir işlevi ise, hastalıkla ilgili bilgi alışverişidir. Bu durum hastanın bilgisini arttırır ve tedavi sürecinde güçlendirebilir. Son olarak bu grupların diğer önemli bir etkisi katılımcıların sadece kendilerinin sosyal destek almaları değil, aynı zamanda psikolojik iyilik hali üzerinde olumlu etkisi oldukça fazla olan “başkalarına yardım etme” fırsatını da sunmasıdır. Sosyal ağlar aracılığı ile sağlanan sosyal destek hem bu engeli kaldırması açısından hem de yaşam koşullarının  birbirinden uzaklaştırdığı insan ilişkilerini desteklemek ve insanları temas halinde tutmak için çok iyi bir araç haline geldi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda sosyal ağların hastaların sosyal yaşama katılımı ve sosyal destek sağlama konusunda bireylere ve gruplara/topluluklara faydalarına yönelik çalışmaların sayısı artmıştır. Sosyal ağların yalnızlığı ve depresyonu azaltarak psikolojik durumu ve sağlık sonuçlarını olumlu etkilediğinin yanında, gruplarının yüz yüze hasta gruplarına benzer şekilde bir bilgi değişimi işlevi de vardır.“</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çobaner, sosyal medyada ki kötücül yorumlara dair medya okuryazarlığını işaret ederek, “Sosyal ağların hastalar üzerine sosyal destek gibi olumlu etkilerinin yanında, bu gruplara erişimde medya okuryazarlığı ve yeni medya okuryazarlığı becerilerinin eksikliği; bu mecralarda paylaşılan bilginin kalitesi, geçerliliği ve kontrolüne ilişkin soru işaretleri vardır. Ayrıca bu alanlarda bilginin ve deneyimin paylaşım sürecine ilişkin bir rehber ya da kolaylaştırıcı profesyoneller olmadığında, gruplardaki diyaloglar zaman zaman negatif, şiddetli ve agresif özellikler içerebilme riski vardır.  Ayrıca burada yer alan süreçler tıbbi tedavinin yerine geçemez, gruplarda katılımcılarının sordukları sorulara yönelik cevapların bireylerin tedavi gereksinimini geciktireceğine ve tedavi sürecini olumsuz etkileyeceğine yönelik bir kaygılar da bulunmaktadır.&#8221; dedi.</span></p>
<p><b>Dijital Medyada Hastaların Hareketliliği Giderek Artmakta</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44432 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/world-cancer-day_0-640x359.jpg" alt="" width="349" height="196" />Prof. Dr. Mine Gencel Bek ile yaptıkları “Dijital Medya Sosyal Destek: Facebook’ta Meme Kanseri Grupları” isimli ortak çalışmada, sosyal medyada sosyal destek amacıyla kurulmuş olan grup sayfalarında sosyal desteğin nasıl arandığını araştırdıklarını belirten Çobaner, &#8220;Kanser hastalarının kurduğu facebook  grup sayfası “Kanserle Dans” topluluk sayfasının üye sayısı 31 bine yakın. Yine diyabet hastalarının yoğun olarak bilgi ve deneyim paylaştığı Tip 2 Diyabet Grubunun 35 bin üyesi bulunuyor. Bu sayfaların çoğunluğu hastalar, aileleri ve arkadaş çevreleri ile duygusal destek ve bilgilendirme amacı taşıyan sosyal destek grubudur. Online sosyal destek grupları hastalara ve yakınlarına hastalığın, “doğru” tedavinin, ilaçların yan etkilerinin, alternatif  tıbbın, doktorların ve hastanelerin tartışıldığı, birçok tartışma, soru ve bu sorulara verilen cevapların/yorumların sıralandığı bir toplumsal alan sağlar. Bu tartışma alanı aynı zamanda daha önce bir araya gelmesi muhtemel olmayan yeni birliktelikleri/ortaklıkları ortaya çıkarır.” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/15/sosyal-medyada-kanserle-mucadele-hem-iyi-hem-de-kotu-olma-hali/">Sosyal Medyada Kanserle Mücadele: Hem İyi Hem de Kötü Olma Hali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazananlar Kulübü&#8217;nün Kadınları Kansere Yenilmedi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/07/kazananlar-kulubunun-kadinlari-kansere-yenilmedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Apr 2019 08:30:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserde erken teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kanser Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği ‘Kazananlar Kulübü’ kadınları kanseri nasıl yendiklerini Sivil Sayfalar'a anlattı. 480 kadına ücretsiz ‘meme ucu simülasyonu’ yapan Çiğdem, onkoloji diyetisyeni olmak isteyen Tuğçe, ‘Kanser benden korksun’ diyen Dilek ve onkoloji hemşiresi olup kanser hastalarına umut olmaya kendini adamış dört güçlü kadının hikayesi…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/07/kazananlar-kulubunun-kadinlari-kansere-yenilmedi/">Kazananlar Kulübü&#8217;nün Kadınları Kansere Yenilmedi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Dünya Kanser Örgütü’nün raporuna göre dünyada her yıl 14 milyon insana kanser oluyor ve 8 milyonu kanserden ölüyor. Erken teşhis ise hayat kurtarıyor. ‘Kanserden Korkma Geç Kalmaktan Kork’ sloganıyla kanser konusunda farkındalık yaratan çalışmalar yapan Türk Kanser Derneği’nin Kazananlar Kulübü, kanseri yenen insanların birbirleriyle sosyalleştiği ve kanser tedavisi gören hastalara moral kaynağı olduğu bir kulüp. Zeynep Kaya, Tuğçe Özdemir, Çiğdem Rençber ve Dilek Özal kansere karşı mücadele vermiş, kazanmış ve sayıları günden güne artan insanlar olarak Türk Kanser Derneği’nin Mucize Evi’nde tedavi gören arkadaşlarına ellerinden gelen desteği vermeye devam ediyorlar.</span></p>
<figure id="attachment_37270" aria-describedby="caption-attachment-37270" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37270" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2099-e1554584161151.jpg" alt="" width="360" height="242" /><figcaption id="caption-attachment-37270" class="wp-caption-text">Çiğdem Rençber</figcaption></figure>
<p class="p1"><strong><span class="s1"><b></b>&#8220;İlk Toslama Anı Gerçekten Sarsıcıydı&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kazananlar Kulübü’ üyelerinden biri olan Adapazarı’nda yaşayan 41 yaşındaki Çiğdem Reçber, meme kanserine 35 yaşında yakalanmış ve sağ memesi alınmış. 6 yıl boyunca kanserle mücadele eden ve 10 ayrı ameliyat geçiren Rençber </span><span class="s1">öğrenme sürecini şöyle anlatıyor: “Bir pazar günü evde televizyon izlerken kanserli yenen Vahide Gördüm’e denk geldim. Şöyle konuşuyordu: ‘Önce sevgili oluyoruz, sonra eş oluyoruz, sonra anne oluyoruz, sonra anane oluyoruz ama her şeyden önce bir kadınız. Lütfen işinizi gücünüzü bırakın ve kendinizi kontrol edin. Erken teşhis hayat kurtarır’ Sanki bu cümleleri bana söylüyordu. Hemen banyoya gittim ve elimle kendi kendine meme muayenesi yaptım, elime bir kitle geldi. Ertesi gün hemen doktora gittim ve üçüncü evre meme kanseri olduğumu öğrendim. Kendimi o kadar hazırlamama rağmen ilk toslama anı gerçekten sarsıcıydı. Hemen kendimi toparladım </span><span class="s1">başarılı doktorları araştırmaya başladım. Yaptığım araştırmalar Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zafer Utkan’a götürdü. İyi ki de Zafer Utkan’a tedavi olmuşum&#8221; şeklinde konuştu.  </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-37276" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-640x463.jpg" alt="" width="360" height="260" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-640x463.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-1280x925.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6274-1024x740.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>14 Saatlik Ameliyat&#8230;</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ameliyat olacağı güne kadar ailesine hastalığı ile ilgili hiçbir şey söylemeyen, Reçber, ameliyat öncesi doktoruyla konuşmasını şöyle anlatıyor: “Doktorum bana bir meme kadın için çok önemli olduğunu ama hayatın her şeyden daha önemli olduğunu söyledi. ‘Çiğdem 35 yaşındasın ve hayat dolusun. Seni hayatta tutabilmem için ikisini birden bile almam gerekiyorsa alırım’ dedi. Ben hayatı ve yaşamayı çok seviyorum göğüslerim olmadan da bu hayatı yaşarım dedim ve onlara son kez baktım. Yaklaşık 14 saat süren ameliyatta çıktığımda artık sağ memem yoktu&#8221; </span><span class="s1">Ameliyattan sonra 28 ay kemoterapi tedavisi gören ve<span class="Apple-converted-space">  </span>zor zamanlar geçiren Rençber, hastane koridorlarında kendi kendine bir söz vermiş </span><span class="s1">ve hayatını meme kanserine yakalanmış kadınlara adamaya karar vermiş. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Dünyayı İyi İnsanların Güzelleştireceğine İnandım&#8221;</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Meme kanserine yakalanan kadınların &#8216;meme areolası&#8217; denilen meme ucundaki kahverengi yerin tamamen alındığını belirten Rençber, “Meme ucum olmadığını bilmek beni mutsuz ediyordu. Meme ucu simülasyonu tekniği ile bu mutsuzluğumu giderince diğer kadınların da aynı mutluluğu yaşamasını istedim. Bana işlem uygulayan kadın, İsrailli bir doktordan 50 Bin TL’ye bu eğitimi almış. Hemen araştırdım ve İsrailli Kalıcı Makyaj Uzmanı Moshe Alul&#8217;a şöyle bir e-posta gönderdim: ‘Ben dünyadaki sekiz kadından bir tanesiyim. 50 Bin TL param yok ama kocaman bir kalbim var. Bu sihirli değneği benim elime verirseniz, insanları mutlu etmek için kullanacağım’ dedim. İki saat sonra gelen cevap ise şöyleydi: ‘Eğer dünyada bin kişiden 1 kişiye yardım etmem gerekiyorsa o kişi sen sensin. Türkiye’ye geliyorum makineni hazırla bu eğitimi sana ücretsiz vereceğim&#8217; Bu dünyayı iyi insanların güzelleştireceğine bir kez daha inandım” şeklinde devam etti.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-37271" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6245-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Kalıcı Makyaj Tekniği Dövme Gibi Değil”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Meme ucu simülasyonu eğitimini aldıktan sonra da Ressam Murat Korkmaz’dan 3 boyutlu resim yapma tekniğini öğrenen Çiğdem Rençber, hiçbir ücret almadan 480 kadına meme ucu simülasyonu tekniği ile kalıcı makyaj yaptığı söyledi. Meme ucu simülasyonu tekniğinin dövmeden farklı olduğuna dikkat çeken Rençber, “Kalıcı makyaj tekniği dövme gibi değil. Dövme boyasının içerisinde ağır materyaller vardır. Ama benim uyguladığım teknik kök boyalarla üste deriye uygulanan bir işlem. Boyalarım Yıldız Teknik Üniversitesi onaylı. Dövme boyalarıyla gelip dövme yap diyenler oluyor ama kanseri atlatmış bir insan olarak dövme boyasıyla hiç kimseye zarar veremem” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Kanserli Herkesin Mucizeyi Keşfetmelerini Diliyorum”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Türk Kanser Derneği Kazananlar Kulübü’nde ekonomik özgürlüğü olmayan ve kocaları tarafından terk edilmiş kadınların hayallerini gerçekleştirmek için gönüllü olarak destek verdiğini belirten Rençber, “Kazananlar Kulübü’nde Robin Hood’çuluk yapıyorum. Plastik cerrahlardan ve ekonomik özgürlüğü çok yüksek olan insanlardan paramı alıyorum. Bu parayla kök boyalar ve kişiye özel tek kullanımlık iğneler alıyorum ve kendim nasıl mutlu olduysam kadınları da böyle etmeye çalışıyorum. Şimdi yeni bir hedefim var. Bu tekniği Türkiye’de yapan tek master olmak istiyorum. Benim gibi arkadaşlarımı ekibime dahil etmek, onları yetiştirip, 81 ilde insanların hayatlarına dokunmalarını sağlayacağım. Kanser benim için insanların hayatlarına dokunabilmek için bir mucizeye dönüştü. Kansere yakalanan herkesin mucizeyi keşfetmelerini diliyorum.” şeklinde konuştu.</span></p>
<figure id="attachment_37275" aria-describedby="caption-attachment-37275" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37275" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-640x462.jpg" alt="" width="360" height="260" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-640x462.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-1280x924.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG-2100-1024x739.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37275" class="wp-caption-text">Dilek Özal</figcaption></figure>
<p><strong><span class="s1">&#8220;Kanser Benden Korksun&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kazanalar Kulübü’nün bir diğer hayat dolu üyesi Dilek Özal da meme kanserine yakalanmış ve kanseri yenmiş bir kadın. Bundan 4 yıl önce Türk Kanser Derneği’nin bir seminerine katıldıktan sonra kanser tarama testi hakkı kazanan Özal’ın kanserle mücadelesi de o zaman başlamış. </span><span class="s1">Çok pozitif ve hayat dolu bir insan olan 57 yaşındaki Özal, kanser teşhisi konulduğu yıl hem annesini hem de çok sevdiği kayınvalidesini kaybetmiş. İki büyük üzüntünün ağır geldiğini söyleyen Özal kanser teşhisi konulmasını şöyle anlatıyor: “Doktora gittim ve doktorum mamografi sonucunu göğsümde bir kitle olduğunu ve onu acilen alınması gerektiğini söyledi. Kanser konusunda bilinçliydim ve doktor birinci evre dediğinde ‘oh çok şükür’ dedim. Hiç umutsuzluğa kapılmadım ve hep &#8216;Kanser benden korksun&#8217; dedim&#8221; </span></p>
<p><strong><span class="s1">&#8220;Saçlarım Dökülmeden Önce Erkek Kuaföründe Kazıttım&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ameliyat olduktan sonra her ihtimale karşı dört seans kemoterapi görmesi önerilen Özal, “Kemoterapi ile saçlarım dökülecekti. Sanırım kanser hastalarını en çok  sarsan durumlardan biri bu. Ama ben bu hastalığı yenecektim ve hiç umutsuzluğa kapılmadım. Erkek kuaförüne gittim ve saçlarım dökülmeden kazıttım. Hiç peruk takmayı düşünmedim. Eve geldiğimde ailemin şaşkın bakışlarına karşılık onlara moral vermek için ‘En büyük asker bizim asker’ diye bağırmaya başladım. Ama yine de bu kadar pozitif olmam ailemin garibine gidiyordu. Hatta ablam ameliyat sonrası doktoruma ‘Kardeşimin bu kadar normal olması anormal değil mi?’ diye sormuş. Duyduğumda buna da çok gülmüştüm” dedi. </span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">“Kazananlar Kulübü Bizimle Kuruldu&#8221;</span></strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tedavi süreci boyunca maddi manevi desteklerini esirgemeyen Türk Kanser Derneği’ni ikinci evi olarak gördüğünü belirten Özal, “Kazananlar Kulübü bizimle birlikte kuruldu. Kanseri yenenlerin günden güne artmasını temenni ettiğimiz bir grup. Kazananlar olarak, derneğimizin Mucize Evi’nde hala tedavi giren arkadaşlarımıza umut oluyoruz. Bizim pozitifliğimiz, neşemiz, birbirimizle olan hoş sohbetimiz onları etkiliyor. Her zaman bir arada olmamızı çok büyük bir motivasyon kaynağı olarak görüyor” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanseri yenen Özal, kansere yeni yakalanan insanlara şu tavsiyelerde bulundu: “Kanser kişiye özel bir hastalık. Nasıl karşılarsanız öyle devam ediyor. Kansere yakalananlar ‘Niye beni buldu bu hastalık?’ sorusunu asla sormasınlar.<span class="Apple-converted-space">  </span>Çünkü kanser hastalığı insan beğenmiyor, insan seçmiyor. Kanseri yeneceğinize inanın&#8221; </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_37274" aria-describedby="caption-attachment-37274" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37274" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-640x588.jpg" alt="" width="360" height="331" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-640x588.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-1280x1177.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6266-1024x942.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37274" class="wp-caption-text">Zeynep Kaya</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Kanserin Beni Bulacağını Aklımın Ucundan Bile Geçirmezdim”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kansere daha 17 yaşında yakalanan Zeynep Kaya, Mardin’de 7 çocuklu bir ailenin kızı. Şimdi 21 yaşında olan Zeynep, 3 yıl tedavi olduktan sonra kendisine yepyeni bir hayat kurmuş. Kanseri yendikten sonra daha pozitif bir insan olarak hayatına devam eden Zeynep hikayesini şöyle anlatıyor: “Mardin’de yaşıyordum ve Mardin bir gencin hayallerine cevap verebilecek bir şehir değil. Ama ben yaşadığım yeri hep güzelleştirmeye çalışan bir insan oldum. Lise son sınıftaydım, ideallerim vardı ve hayatıma değer katacak şeyler yapmayı seviyordum. </span><span class="s1">Bir gün vücudumda oluşan morlukları fark ettim. Hiç düşmeden, bir yere çarpmadan oluşan morluklar beni zamanla huzursuz etmeye başladı. Anormal derecede kilo vermeye başlamıştım ve artık içinde bulunduğum durum derslerimi etkilemeye başlamıştı. Sonra hastaneye gittim ve lösemi olduğumu öğrendim. Algılayamadım neydi lösemi? Kan kanseriydi lösemi. Kanserin bir gün beni bulacağını asla aklımın ucundan bile geçirmezdim” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Babam Saçlarımı Kazırken Benden Çok Ağladı”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Teşhis koyulduktan sonra hemen tedaviye başlayan Zeynep kendisini en çok üzen olayı şöyle özetliyor: “Upuzun saçlarım vardı ve artık yer yer dökmeye başlamıştı. Benim üzülmeme dayanamayan babam saçlarımı kazıdı ve kazırken benden çok ağladı. Saçımı kazıtınca hemen peruk sipariş verdim. İlk zamanlar psikolojim çok bozuktu gece uyurken bile peruğumu kafamdan çıkarmıyordum. Şimdi saçlarım tekrar çıktı. Kirpiklerim ve kaşlarım eskisinden de gür.” </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanser teşhisi koyulduğu zaman annesinin de yedinci kardeşlerine hamile olduğunu öğrenen Zeynep için yeni doğan kardeşi onun ve ailesi için de yeniden doğuş gibi olmuş. Hastalığının yuvalarına düşen ikinci bir ateş olduğunu dile getiren Zeynep, “Benim kardeşim 16 yıldır yatağa mahkum yaşıyor. Göremiyor, yürüyemiyor ve konuşamıyor. Sonra kendi kendime düşündüm.  Benim pes etmeye hiç hakkım yoktu. Kendime çeki düzen verdim ve hayatımı geri kazandım” dedi. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Onkoloji Hemşiresi Olacağım”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tedavi süresi boyunca okuluna devam edemeyen Zeynep, şimdi liseyi dışarıdan bitiriyor. Lise bittikte sonra üniversite okuyacağını belirten Zeynep, “Onkoloji hemşiresi olacağım ve onkoloji servisindeki hastalarla birebir iletişimde olacağım. Onlara, ‘Bakın ben kanseri yendim ve sapasağlam karşınızdayım. Siz de kanseri yeneceksiniz ve hayatınıza devam edeceksiniz demek istiyorum. Onlara Mucize Evi&#8217;nde yaşanan mucizeleri anlatmak istiyorum&#8221; şeklinde konuştu.</span></p>
<p><strong>&#8220;Yanlış Teşhis Tanıyı Geciktirdi&#8221;</strong></p>
<figure id="attachment_37272" aria-describedby="caption-attachment-37272" style="width: 360px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37272" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-1280x853.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6261-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-37272" class="wp-caption-text">Tuğçe Aydemir</figcaption></figure>
<p class="p1"><span class="s1">İstanbul Bilim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu olan 21 yaşındaki Tuğçe Aydemir kanser ile sevimsiz tanışıklığını şöyle anlatıyor: &#8220;</span><span class="s1">Karnımda bir şişlik oluşmaya başladı. İlk başta kilo aldım zannettim hatta göbeğimi eritmek için spora gitmeye başladım. Hiç aklıma gelmedi böyle bir sorun olacağı, çünkü hiçbir ağrım acım yoktu. Bir gün sırtüstü yatarken göbeğime baktım ve hamile gibiydim ve çok sertti. Staj için ailemin yanına Çanakkale’ye gittiğimde bir doktora gittim ve beni doğru düzgün muayene etmeden bana ilaç verdi. Kullandığım ilaçlar regl düzensizliği yaptı. Bu yüzden bir kadın doğum uzmanına gittim ve kötü haberi ilk orada duydum. Kasığımda 25 cm büyüklüğünde bir kitle vardı”</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edilen Aydemir’e hem yanlış teşhis koyuluyor hem de ameliyatı çok geç bir tarihe veriyorlar. Kanserli hastalar için moralin hayat kurtardığını belirten Aydemir, “Doktorum kitle iyi huylu çıkarsa sadece sağ yumurtalığımı alacağını, kötü çıkarsa da iki yumurtalığımla birlikte rahmimi de alacağını söyledi. Daha 21 yaşındaydım ve yıkılmıştım. Neyse ki doktor yanlış teşhiste bulunmuş. Çünkü benim rahmime ve sol yumurtalığıma ulaşan bir kitle yoktu. Yani Bursa’da kalsaydım iki yumurtalığımla birlikte rahmi de kaybedebilirdim” dedi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-37285 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-640x735.jpg" alt="" width="360" height="414" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-640x735.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-1280x1471.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/IMG_6238-1-1024x1177.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" /></b></span></p>
<p><strong>Doktora Güven Önemli</strong></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanseri yenmek için hastanın doktoruna tam güven duymasının önemli bir detay olduğunun altını çizen Aydemir, “İstanbul’a kendi okuduğum üniversitenin hastanesine geldik. Burada beni bir hafta içerisinde ameliyat ettiler. Ameliyatın çok başarılı geçti. Doktorum büyük kitlenin iyi huylu olduğunu ama altında belki yüzlerce kötü huylu küçük kitleler olacağını söyledi. Belki sağ yumurtalığım alınabilirdi. Doktorumun dediği doğru çıktı. Büyük olan iyi huyluydu küçük olanlar içinde kötü huyluydu. İstanbul’daki doktorumun tek amacı benim yumurtalıklarımı kurmaktı. Ameliyat sonrası da yaşım genç olduğu korunma amaçlı kemoterapi önerdi. Kemoterapi alırken okuluma devam ettim hatta Avrasya Maratonu’na bile katıldım” şeklinde devam etti. </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>“Onkoloji Diyetisyeni Olmak İstiyorum”</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kanseri yendikten sonra kanser hastalar için gönüllü olarak çalışabileceği bir yer ararken Türk Kanser Derneği ile tanışan Aydemir, “Üniversitede Beslenme ve Kanser dersinden şartlı geçmiştim. Nereden bilebilirdim ki o şartlı geçtiğim dersten bir gün sınanacağımı? Daha o zamanlar teşhis konmamıştı. Şimdiyse onkoloji diyetisyeni olmak istiyorum ve kanserli hastalar için Mucize Evi’nde çalışmak istiyorum” şeklinde konuştu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/07/kazananlar-kulubunun-kadinlari-kansere-yenilmedi/">Kazananlar Kulübü&#8217;nün Kadınları Kansere Yenilmedi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kansere Karşı Kararlıyım ve Yapacağım Kampanyası Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/kansere-karsi-kararliyim-ve-yapacagim-kampanyasi-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Feb 2019 08:56:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[4 şubat]]></category>
		<category><![CDATA[4 Şubat Dünya Kanser Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Ben Varım]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kanser günü]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kanser Kontrol Örgütü Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kanser Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Engür Rutkay]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Erdine]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tezer Kutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Sen de Katıl]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[UICC]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34900</guid>

					<description><![CDATA[<p>UICC ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği ile Biletix kanser hastalığına farkındalık oluşturma amacıyla elele vererek kansere karşı bireylerin, sağlık topluluklarının bilinçlendirilmesi, tanı ve tedaviye erişimin arttırılması amacıyla "Kararlıyım ve Yapacağım" kampanyasının detaylarını paylaşan bir basın toplantısı düzenledi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/kansere-karsi-kararliyim-ve-yapacagim-kampanyasi-basladi/">Kansere Karşı Kararlıyım ve Yapacağım Kampanyası Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) ile Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği ve Biletix’in kanser hastalığına farkındalık oluşturma amacıyla bir araya geldi.</p>
<p>Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği tarafından düzenlenen toplantı Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı ve Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü-UICC önceki Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, Biletix Genel Müdürü Kemal Erdine, İncekaralar Genel Müdür Yardımcısı Engür Rutkay’ ın katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>Gerçekleştirilen basın toplantısında kansere karşı bireylerin, sağlık topluluklarının bilinçlendirilmesi, tanı ve tedaviye erişimin arttırılması amacıyla &#8220;Kararlıyım ve Yapacağım&#8221; kampanyası detayları paylaşıldı.</p>
<p>Prof. Dr. Tezer Kutluk, toplantıda yaptığı konuşmada, Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü liderliğindeki kampanyanın &#8220;Kararlıyım ve Yapacağım&#8221; sloganıyla yürütüldüğünü dile getirdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34904" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/kemal_erdine__tezer_kutluk__eng__r_rutkay_-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p><strong>Prof. Dr. Tezer Kutluk, Kanser İstatistiklerini Yorumladı</strong></p>
<p>Kanser konusundaki rakamlara ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kutluk, Lion&#8217;daki Dünya Kanser Kontrol Örgütü Ajansı&#8217;nın, 2018 itibarıyla dünyada 18 milyon kişide kanser görüldüğünü, yaklaşık 10 milyonunun bu nedenle öldüğünü açıkladığını söyledi. Prof. Dr. Kutluk, Türkiye&#8217;nin kanser konusunda çok yol aldığını, kansere karşı çaresiz olunmadığını ancak henüz kat edilmesi gereken mesafenin bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Erken tanının önemine de dikkat çeken Kutluk, “Birkaç kanser türünde meme kanseri, kalınbağırsak ve serviks türlerinde erken tanı çok önemlidir. Erken tanı ile bu türlerin tedavisi yapılabiliyor. Geriye kalan tedavi yöntemlerini de uyguladığımızda kansere karşı başarı kazanmak mümkün oluyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kemal Erdine: Kampanyanın tüm gelirini kanser araştırmalarında kullanılacak</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34903" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/kanser-gunu-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/kanser-gunu-640x425.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/kanser-gunu-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/kanser-gunu.jpg 720w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Dünya Kanser Günü’nde Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu ile işbirliği yapan Biletix’in Genel Müdürü Kemal Erdine; “Biletix olarak Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği ile birlikte çalışarak kanser hakkında farkındalık yaratıp, aynı zamanda bu hastalığa karşı mücadeleye katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarımızın ilki olan 4 Şubat Dünya Kanser Günü’ne özel tasarlanmış hediye paketlerini <a href="http://www.biletix.com/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.biletix.com/&amp;source=gmail&amp;ust=1549436756961000&amp;usg=AFQjCNHJ88GUGmwwx61e4xT4q1iy8G7Gmg">www.biletix.com</a> internet sitemizde ve satış noktalarımızda satışa sunduk. Bu kampanyanın tüm gelirini kanser araştırmalarında kullanılmak üzere Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği&#8217;ne bağışlayacağız. Biletix olarak “Ben Varım, Sen de Katıl” diyor ve herkesi bu sosyal sorumluluğun parçası olmaya davet ediyoruz. “Çünkü birlikte başarabiliriz” diyerek, kansere karşı toplumsal bir hareket başlatmak istiyoruz. “ dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34902" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/kasere-karşı-640x425.jpg" alt="" width="640" height="425" /></p>
<p><strong> Engür Rutkay: Herkesi uyarmaya gayret edeceğiz</strong></p>
<p>Kampanya&#8217;nın sponsorluğunu üstlenen İncekaralar Şirketi&#8217;nin Genel Müdür Yardımcısı Engür Rutkay da Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği&#8217;ne kurumsal vatandaşlık görevi çerçevesinde destek olduklarını, kanser ile ilgili özellikle erken tanı konusunda farkındalık yaratmak için herkesi uyarmaya gayret edeceklerini söyledi.</p>
<p><strong> Galata Kulesini ve boğaz Köprülerini Kampanya Renklerine Boyanacak </strong></p>
<p>Dünya Kanser Örgütü bütün dünyada ‘Kararlıyım ve Yapacağım’ sloganıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kararlılığı sürdürmek kapsamında insanların dikkatini kanser hastalığına çekmek için bugün İstanbul’un sembollerinden Galata Kulesini ve boğaz köprülerini kampanya renkleri olan turuncu ve mavi renklerle ışıklandırılacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/kansere-karsi-kararliyim-ve-yapacagim-kampanyasi-basladi/">Kansere Karşı Kararlıyım ve Yapacağım Kampanyası Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nobel Tıp Ödülü Kanser Tedavisindeki Yeni Yaklaşıma</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/01/nobel-tip-odulu-kanser-tedavisindeki-yeni-yaklasima/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Oct 2018 13:17:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[James Allison]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Nobel Tıp Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[Tasuku Honjo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31059</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018 Nobel Tıp Ödülü’ne kanser tedavisi için yeni bir prensip geliştiren ABD’li James Allison ve Japonyalı Tasuku Honjo layık görüldü.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/01/nobel-tip-odulu-kanser-tedavisindeki-yeni-yaklasima/">Nobel Tıp Ödülü Kanser Tedavisindeki Yeni Yaklaşıma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akademi’den yapılan açıklamada Allison ve Honjo’nun yaptıkları paralel çalışmalarla “bağışıklık sisteminin frenlenmesine yönelik stratejilerin kanser tedavisinde nasıl kullanılabileceğini gösterdikleri” ifade edildi.</p>
<p>Nobel Fizik Ödülü 2 Ekim’de, Nobel Kimya Ödülü 3 Ekim’de, Nobel Barış Ödülü 5 Ekim’de, Nobel Ekonomi Ödülü sahipleri ise 8 Ekim’de açıklanacak.</p>
<p>2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nün ise 2019’da verileceği açıklanmıştı. İsveç Akademisi&#8217;nin eski üyesi, şair Katarina Frostenson’ın kocası Fransalı fotoğrafçı Jean-Claude Arnault’ya yönelik cinsel saldırı suçlamalarının ardından gelen açıklamada, kararın “İsveç Akademisi’ndeki istifalar nedeniyle üye sayısının azalması ve kamuoyunun Akademi&#8217;ye güveninin azalması” nedeniyle verildiği belirtilmişti.</p>
<h3>Nobel Tıp Ödülü 108 kez verildi</h3>
<p>Nobel Tıp Ödülü 1901’den bu yana 108 kez verildi.  39 Nobel Tıp Ödülü tek bir bilim insanına verilirken, 32 Nobel Tıp Ödülünü 2 bilim insanı, 39’unu ise üç bilim insanı paylaştı.</p>
<p>Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen 214 kişinin 212’si erkeklerden, 12’si kadınlardan oluştu.</p>
<p>Şimdiye kadar Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen 214 kişinin yaş ortalaması 58.</p>
<p>Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen en geç bilim insanı, ödülün 1923’teki sahibi Frederick G. Banting. Banting, James Rickard Macleod ile birlikte insülini bulduğu için ödüle layık görülmüştü.</p>
<p>Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen kadınlar ise şöyle:</p>
<p>Gerty Cori (1947), Rosalyn Yalow (1977), Barbara McClintock (1983), Rita Levi-Montalcini (1986), Gertrude B. Elion (1988), Christiane Nüsslein-Volhard (1995), Linda B. Buck (2004), Françoise Barré-Sinoussi (2008), Elizabeth H. Blackburn ve Carol W. Greider (2009), May-Britt Moser (2014), Youyou Tu (2015).</p>
<p>Kaynak:<a href="https://bianet.org/bianet/bilim/201262-nobel-tip-odulu-kanser-tedavisindeki-yeni-yaklasima" target="_blank" rel="noopener"> Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/01/nobel-tip-odulu-kanser-tedavisindeki-yeni-yaklasima/">Nobel Tıp Ödülü Kanser Tedavisindeki Yeni Yaklaşıma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Artistik Kuaförler Derneği ve Kanser Savaşçıları Derneği “Saçım Saçın Olsun” Projesi için Bir Araya Geldi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/artistik-kuaforler-dernegi-kanser-savascilari-dernegi-sacim-sacin-olsun-projesi-icin-bir-araya-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2018 11:09:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Artistik Kuaförler Derneği (AKD), Kanser Savaşçıları Derneği’nin başlattığı “Saçım Saçın Olsun” projesine, tüm üyeleriyle destek verme kararı aldı. İki dernek, iş birliklerini Swissotel’in katkılarıyla düzenlenen basın toplantısında duyurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/artistik-kuaforler-dernegi-kanser-savascilari-dernegi-sacim-sacin-olsun-projesi-icin-bir-araya-geldi/">Artistik Kuaförler Derneği ve Kanser Savaşçıları Derneği “Saçım Saçın Olsun” Projesi için Bir Araya Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Contemporary İstanbul ‘17 fotoğraf sanatçısı Ufuk Altunkaş, Miss Turkey 2015 birincisi Ecem Çırpan ve Miss Turkey 2016 birincisi Buse İskenderoğlu da toplantıya katılarak projeye destek verdi.</strong></p>
<p>Artistik Kuaförler Derneği’nin (AKD), Kanser Savaşçıları Derneği tarafından başlatılan “Saçım Saçın Olsun” projesine verdiği destekle, toplam 104 kuaför salonu daha projeye dahil oldu. İki dernek, iş birliklerini Swissotel’de düzenlendikleri bir basın toplantısıyla duyurdu. Toplantıya Miss Turkey 2015 birincisi Ecem Çırpan ve Miss Turkey 2016 birincisi Buse İskenderoğlu da katılarak projeye destek sağladı. Ayrıca, Berlin Sanat Akademisi mezunu, güzel sanatlar ve moda fotoğrafçısı, Contemporary İstanbul ‘17 sanatçısı Ufuk Altunkaş, konukları Oscar ödül töreni atmosferinde fotoğraflayarak o anları ölümsüzleştirdi. İş dünyasından Zeynep Sipahi ve Seda Karaoğlu etkinlikte saçlarını bağışladılar.</p>
<p>Basın toplantısına AKD’yi temsilen Yönetim <a class="daria-goto-anchor" target="_blank" rel="noopener noreferrer" name="_GoBack028d062fa40eb7b060203bb28d4d468e"></a>Kurulu Başkanı Adnan Serter ve Yönetim Kurulu Üyeleri Bora Kırıktarak, Hande Gür, Erkan Güzel, Bora Kırıktarak, Mahmut Ebil, Metin Bahçecik, Habib Örs ve Sabit Akkaya katıldı. AKD Yönetim Kurulu üyesi olan, Türkiye’nin en seçkin kuaförleri, etkinliğe katılan konuklardan saç bağışında bulunmak isteyenlerin saç kesimlerini gerçekleştirdiler.</p>
<p><strong>Hastaların %65’i Saçlarını Kaybediyor</strong></p>
<p>Kanser tedavisi sırasında hastaların %65’inde saç dökülmesi görülüyor. Saçlarını tedavi sürecinde kaybeden hastalar için başlatılan bu projeyle, gönüllülerin yaptıkları saç bağışları alınarak kişiye özel peruk üretilecek ve hastalıkla mücadele eden, saçlarını kaybetmiş kişilere ulaştırılacak.</p>
<p>Basın toplantısında bir konuşma yapan AKD Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Serter şunları söyledi: “Kısa adı AKD olan Artistik Kuaförler Derneği, mesleğin gelişimine katkı sağlamak amacıyla 1978’de kurulmuştur. Kurulduğumuz günden bu yana sektörün sorunlarının yanı sıra, dernek olarak toplum geneline katkı sağlayabileceğimiz sosyal sorumluluk projelerinde yer almayı misyon edindik. ‘Saçım Saçın Olsun’ projesi, kanser tanısı alan bireylerin özgüvenlerini destekleyerek, sosyal yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak amacıyla yaratılmış harika bir proje. Kemoterapi gören kişilerin %65’inde saç dökülmesi yaşanıyor. AKD olarak, Kanser Savaşçıları Derneği ile olan iş birliğimiz çerçevesinde, üye kuaför salonlarımızda saçlarını bağışlamak isteyen kişilerin saç kesimlerini ücretsiz yapacağız. Daha sonra, kesilen saçları, peruk yapılması için Kanser Savaşçıları Derneği’ne ulaştıracağız. Üyelerimiz kanalıyla projenin destekçisi olan kuaför salonlarının sayısını 2 kat arttırabilecek bir üye desteğine sahibiz. Kanser Savaşçıları Derneği’nin bu projesine AKD olarak verdiğimiz destekle ayrıca daha fazla saç bağışçısına ulaşılacak ve tedavisi sürecindeki daha fazla kişiye peruk sağlanacak. Bu şekilde topluma katkı sağlamaktan ve gücümüzün yettiği böyle bir projenin destekçisi olmaktan dolayı mutluyuz. Toplantımızda bize destek veren güzellerimiz Miss Turkey 2015 birincisi Ecem Çırpan ve 2016 Türkiye Güzeli Buse İskenderoğlu ile fotoğraf sanatçımız Ufuk Altunkaş’a, toplantının gerçekleşmesinde büyük katkı sağlayan yönetim kurulu üyelerimiz Sabit Akkaya ve Mahmut Ebil’e ayrıca teşekkür etmek istiyorum.”</p>
<p>Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Aslı Ortakmaç da konuşmasında şu noktalara değindi: “Derneğimizin başlattığı ve büyüyerek devam eden bu kampanyanın on binlere ulaşmasında şüphesiz ki sevgili kuaför gönüllülerimizin emeği çok önemli. İlk başta sadece iki gönüllü kuaförümüzle başlayan kampanyamızda AKD desteği ile kuaför sayımız 200’e yaklaşacak ve bu sayede çok daha geniş bir kitleye ulaşmamız mümkün olacak. Bağışçı sayısı artarken, kanser savaşçılarının peruk düzenlemeleri ve bakımları da daha kolay yapılacak. Destekleri bizim için çok önemli. AKD yönetimi ve üyelerine çok teşekkür ediyoruz.”</p>
<p>Kampanyanın yaratıcısı ve aynı zamanda proje sorumlusu olan, Kanser Savaşçıları Derneği yetkilisi Gizem Tokça ise şunları söyledi: “Bu projenin fikri aklımıza ilk düştüğünde, konuyu müşterisi olduğumuz kuaförlerimize açtık, desteklerini istedik. Hiç tereddüt etmeden ‘Hemen başlayalım’ dediler. Uzun bir süre iki kuaför ve bir peruk uzmanıyla yola devam ettikten sonra AKD ile iş birliği yaptık. Daha önceleri, saç bağışlamak isteyenler bize başvurduğunda, bazen bulundukları bölgede anlaşmalı kuaförümüz olmuyor ve bu bilgiyi vermek bizi üzüyordu. Şu anda bu kadar büyük bir kuaför ağımızın olması daha fazla bağış almamızı ve dolayısıyla daha fazla peruk ulaştırmamızı sağlayacak. AKD’ye bu nedenle çok teşekkür ederiz.”</p>
<p>Saç bağışında bulunmak isteyenler, <a class="ns-action" href="mailto:sacimsacinolsun@gmail.com" data-click-action="common.go" data-params="new_window&amp;url=%23compose%3Fmailto%3Dsacimsacinolsun%2540gmail.com"><u>sacimsacinolsun@gmail.com</u></a> adresinebaşvurarak ve <u></u><u><a class="daria-goto-anchor" href="http://www.kansersavascilari.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-vdir-href="https://mail.yandex.com.tr/re.jsx?uid=1130000026217650&amp;c=LIZA&amp;cv=14.5.50&amp;mid=165507286305872448&amp;h=a,EFxar4fG0ilWIQokM20Fyw&amp;l=aHR0cDovL3d3dy5rYW5zZXJzYXZhc2NpbGFyaS5vcmcv" data-orig-href="http://www.kansersavascilari.org/">www.kansersavascilari.org</a></u> sitesini ziyaret ederek daha geniş bilgi alabilirler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/03/artistik-kuaforler-dernegi-kanser-savascilari-dernegi-sacim-sacin-olsun-projesi-icin-bir-araya-geldi/">Artistik Kuaförler Derneği ve Kanser Savaşçıları Derneği “Saçım Saçın Olsun” Projesi için Bir Araya Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dilovası’ndaki çevre felaketi belgesel oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/25/dilovasindaki-cevre-felaketi-belgesel-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Evrim Kepenek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Dec 2017 12:41:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[dilovası]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[onur hamzaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[serdal doğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=22977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fabrika atıkları ve zehirli gazlar nedeniyle temiz havaya ulaşmanın neredeyse imkansız hale geldiği Dilovası’nda kanserli hasta sayısı da her geçen gün artıyor. Yönetmen Serdal Doğan’ın hazırladığı belgeselde, bölgedeki kanser hastalarına sorunlarına ve ekolojik yıkımın boyutlarına tanıklık etmek mümkün. 2004 yılı içinde Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı kanserden ölüm vakalarında Türkiye ortalaması Dilovası için  %11, Dünya Sağlık Örgütü’nün kanserden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/25/dilovasindaki-cevre-felaketi-belgesel-oldu/">Dilovası’ndaki çevre felaketi belgesel oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fabrika atıkları ve zehirli gazlar nedeniyle temiz havaya ulaşmanın neredeyse imkansız hale geldiği Dilovası’nda kanserli hasta sayısı da her geçen gün artıyor. Yönetmen Serdal Doğan’ın hazırladığı belgeselde, bölgedeki kanser hastalarına sorunlarına ve ekolojik yıkımın boyutlarına tanıklık etmek mümkün.</strong><span id="more-22977"></span></p>
<p>2004 yılı içinde Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı kanserden ölüm vakalarında Türkiye ortalaması Dilovası için  %11, Dünya Sağlık Örgütü’nün kanserden ölüm vakalarının oranına ilişkin verdiği rakam da benzer. Kocaeli Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanlığı’nın verilerine göre ise, Dilovası’nda kanserden ölüm oranı yüzde 33. Özellikle Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun ve bölgedeki ekoloji platformlarının çabaları ile konu hakkında onlarca haber yapılmış olmasına rağmen, soruna dair çözüm üretilmiş değil. Yönetmen Serdal Doğan, İstanbul’un hemen yanındaki beldede ortaya çıkan ekolojik yıkımı haberlerin çok daha ötesine taşıdı. Yaklaşık 20 dakika süren belgeselde, bölgedeki kanser hastalarına sorunlarına ve ekolojik yıkımın boyutlarına tanıklık etmek mümkün. Yönetmen Serdal Doğan ile belgeselini konuştuk.</p>
<div></div>
<div>
<p><strong>Dilovası’nın belgeselini çekmek nereden aklınıza geldi?</strong></p>
<p>Her şey 2011-2012 yıllarında dönemin gazetelerinde kamuya ilk Dilovası sorunu ile ilgili haberleri paylaşırken aklımıza geldi. Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun Dilovası için açıkladığı kanser verilerine karşı, o dönemin bir yerel yetkilisinin ‘Kanser bir kader vakasıdır. İnsanın kaderinde varsa kanser olur, diğer veriler önemli değildir’ cümlesi ile de süreci başlatmış olduk. Ben ve ekip arkadaşlarım Cenk Örtülü, Zeynel Koç ile birlikte, ‘Orada yaşayan insanlar da mı böyle düşünüyor?’ sorusu ile yola çıktık. Bir ön araştırma ve inceleme çalışması yapmaya başladık. Araştırmalarımız sonucunda bu belgesel ortaya çıktı.</p>
<p><strong>Belgeselin hazırlık ve çekimlerle ilgili süreci nasıldı?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-22980 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/dilovasi5-610x339.jpg" alt="" width="328" height="182" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/dilovasi5-610x339.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/dilovasi5-610x339-320x178.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 328px) 100vw, 328px" /></p>
<p>Yaklaşık bir yıllık bir ön çalışma sonunda 2012 ile 2013 yılından çekim ve kurgu çalışmasını yaptık. Oranın yerel sivil toplum örgütleri temsilcileri (İsmail Kaya), bölgede yaşayan vatandaşlar ‘belgeselimizdeki kansere yakanmış aileler’ ve Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı bölümünden Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ile görüşmelerimiz sonucu belgeselimiz şekillendi. Amacımız bölge insanlarının ve araştırmacıların kanser vakalarını yerel yetkilinin söylediği gibi “Bölgede yaşamanın bir kaderi olarak mı görüyor, yoksa akademik araştırmacıların yaptığı çalışmaları doğru olarak değerlendirip onların sunduğu çözüm önerilerine ve yetkililerin tutumlarına nasıl bakıyorlar?  Bunun çalışmalarını yaptık.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Salt bir belgesel çalışması değil ayrıca haber öğeleri de var, ayrı bir kanser vakasına odaklanmak gibi. Konuyu anlatırken bu dili özellikle mi tercih ettiniz?</strong></p>
<p>Bu belgeseli oluştururken gerçeğin bütün acımazlığını önümüze çıkınca, belgeseli bir kurmaca eserden çok, yönetmen gözünden fazla müdahaleci olmadan, orada yaşananları, hayatın akışına göre vermek istedim. Dilovası gerçeğini medya, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı gözünden nasıl algılanıyor, bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalanların (kanser vakası olan aile vb.) tepkileri ve hayata bakış açıları öncesi ve sonraki süreçleri seyirciye elimden geldiğince objektif vermek istedim.</p>
<p><strong>Bu belgeselin Dilovası’nda yaşanan ekolojik tahribatı duyurmaya katkısı oldu mu? </strong></p>
<p>Maalesef çok olduğunu düşünmüyorum Çünkü Türkiye de bağımsız sinema ne kadar kendini duyurabiliyorsa biz de o kadar duyurabiliyoruz. Belgeselimizi her ortamda gösteremediğimiz gibi ekolojik belgeseller için çok fazla tanınma ve tanıtma imkanı yok. Proje bittiğinde kendi imkânlarımla gerek yurt içi gerek yurt dışı festivallerinden göstermeye çalıştım, şu ana kadar 10-12 festivalde gösterildi. Üniversite etkinliklerinde ve sivil toplum organizasyonlarında gösterildi.</p>
<p><strong>Belgesele ilgi nasıl? Türkiye’de ekoloji belgeseli çekmenin zorlukları var mı? </strong></p>
<p>Gösterildiği festivallerde ve etkinliklerde her zaman ilgiyle karşılandık. Dilovası gerçeği, izleyen insanlarda ciddi şok etkisi yaratıyor. Genelde gelen tepkiler özellikle İstanbul’da yaşayan bireylerin “Burnumuzun dibinde bu kadar büyük tehlike var ve biz farkında değilmişiz” tarzında olması. Türkiye’de ekoloji belgeseli çekmenin bence en büyük zorluğu, izin ve çekim için resmi yetkili mercilerden hiçbir destek görememek, ayrıca destek dışında bürokrasi<br />
ve bilgi paylaşımında birçok zorluk çıkarılması, bu ülkede her zaman ekoloji belgeseli yapma zorluğu getirmektedir. Ayrıca yapılan belgesellerin önemli bir kısmı maalesef festivaller dahil gösterim alanı konusu itibarı ile gösterim yeri bulmakta zorlanmaktadır.</p>
<p><strong>Dilvovası’na dair sizin çözüm öneriniz var mı?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-22981 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/dilovasi4.jpg" alt="" width="378" height="212" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/dilovasi4.jpg 606w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/dilovasi4-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 378px) 100vw, 378px" /></p>
<p>Bence sorun Dilovası sorunu değil, gelişmekte olan her ülkenin plansız, programsız yaşadığı bir çevre ve sanayileşme sorunudur. Akademisyen Onur Hoca’nın belgeselde de ifade ettiği gibi. Günümüzde bir ülke<br />
mevcut sistemde gelişmek istiyorsa doğal olarak sanayileşmeden vaz geçememektedir. Ancak sanayileşmeye çalışırken yaşadığı çevre ve ekoloji sorunları ile ciddi boyutlarda karşılaşmadan önce, en başta ekolojiyi, üniversitelerin akademik çalışmalarını dikkate alarak, kurulacak sanayi bölgesindeki insanına ve doğal yaşam alanlarına zarar gelmeyecek şekilde hamleler yapıp sanayi alt yapılarını tamamlamak zorundadır. Tüm bu süreçleri tamamladıktan sonra ciddi denetleme yapılarını oluşturarak ileride oluşabilecek çevre sorunları büyümeden çözebilir. Bir ülkenin sağlıklı gelişmesi yukarı da saydığımız önceliklere bağlıdır, gelişmiş ülkeler bu konuda sıkı altyapı, ceza ve denetim sistemi kurarak sanayilerini düzenli ve sağlıklı işler hale getirmişlerdir.</p>
<p>Ülke sanayisinin ve yetkililerinde aynı yolu izleyerek planlanmış sanayi alanları kurması, daha önceden plansız kurulan sanayi bölgelerini çevre ve insan faktörlerini göz önüne alarak yediden denetim altına alması sağlıklı bir çevre için tüm sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin ilgili bölümleri ile ortak çalışmalar yapması zorunludur..<br />
Aksi durumda hem ülke, hem ekonomi, hem doğa, hem de insan kayıpları geri dönülmez bir tahribata uğramaktan kaçamayacaktır.</p>
<p>Belgeselimdeki sivil toplum kuruluşu başkanı ve çevre aktivisti İsmail Kaya’nın beni çok etkileyen kısa bir konuşması var. ‘Neden bu mücadele’ diye sorduğumda, bana söylediği birkaç cümlesi vardı. ‘Siz okumuşlar bilinçten çevrecisiniz ama ben ve benim gibiler mecburi çevreciyiz çünkü bizim buradan başka gidecek bir yerimiz yok, hoş gitsek de çevre sorunu bir insanlık sorunudur. Nereye gidersen git, önlem almazsan gelir, seni gittiğin yerde de bulur ‘ Bu nedenle bence de çevre sorunu bir yerel sorun değil, evrensel sorundur, hepimiz İsmail ağabey gibi kendiliğinden “mecburi çevreci” olamadıktan sonra, ‘bir avuç duyarlı insan mücadelesi dışında’ sanırım bu sorunun üstesinden gelmemiz güç.</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/25/dilovasindaki-cevre-felaketi-belgesel-oldu/">Dilovası’ndaki çevre felaketi belgesel oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bisiklete binmek kanser riskini azaltıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/27/bisiklete-binmek-kanser-riskini-azaltiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2017 08:41:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Glasgow Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13854</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskoçya’daki Glasgow Üniversitesi’nin yaklaşık 264 bin kişi ile yaptığı araştırma, işe bisikletle gidip gelenlerde erken ölüm riskinin neredeyse yarı yarıya azaldığını ortaya koydu. &#160; Kaynak</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/27/bisiklete-binmek-kanser-riskini-azaltiyor/">&#8220;Bisiklete binmek kanser riskini azaltıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İskoçya’daki Glasgow Üniversitesi’nin yaklaşık 264 bin kişi ile yaptığı araştırma, işe bisikletle gidip gelenlerde erken ölüm riskinin neredeyse yarı yarıya azaldığını ortaya koydu.</h3>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/ouo5JAvtu0w" width="640" height="360" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.dw.com/tr/bisiklete-binmek-kanser-riskini-azalt%C4%B1yor/av-38521252" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/27/bisiklete-binmek-kanser-riskini-azaltiyor/">&#8220;Bisiklete binmek kanser riskini azaltıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
