<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kadına yönelik şiddet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadina-yonelik-siddet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadina-yonelik-siddet/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Jul 2023 12:02:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>kadına yönelik şiddet arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/kadina-yonelik-siddet/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mor Çatı’dan Deprem Bölgesinde Kadına Yönelik Şiddete Dair Rapor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/06/mor-catidan-deprem-bolgesinde-kadina-yonelik-siddete-dair-rapor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jul 2023 12:02:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddetle mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84495</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Çatı 6 Şubat 2023’te gerçekleşen ve 10 ili etkileyen depremler sonrasında, depremden etkilenen illerde kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarının ve şiddete maruz kalan ya da kalma riski altında olan kadın ve çocukların durumuna dair izleme yapmak üzere 25-28 Nisan 2023 tarihleri arasında Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay ve Adana’ya ziyaret gerçekleştirdi. Bölgede hizmet sağlayan ŞÖNİM, barolar ve yoğun göç alan ildeki bir belediye ile görüşme yaptı. Bu ziyarete dair gözlemlerin yanı sıra, Mor Çatı’ya başvuran kadınların ve düzenledikleri sosyal çalışmacılar ve psikologlara yönelik atölye çalışmalarına deprem bölgesinden katılan kadınların deneyimlerin kaynaklık ettiği bir rapor yayınlandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/06/mor-catidan-deprem-bolgesinde-kadina-yonelik-siddete-dair-rapor/">Mor Çatı’dan Deprem Bölgesinde Kadına Yönelik Şiddete Dair Rapor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Raporda depremin üzerinden 5 ay geçmiş olmasına rağmen kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarındaki sorunların devam etmesi öne çıkıyor. Mor Çatı, kimi kurumlara ulaşmanın dahi mümkün olmadığını ve kurumların teknik altyapı eksikliklerinden dolayı ciddi sorunlar yaşadıklarını vurguluyor. Kurumlarda şiddete maruz kalan kadınlara destek verecek çalışan sayısının çok azaldığı, kadroların tamamlanmadığı, aralıksız ve yoğun mesai altında çalıştırılmalarına rağmen ihtiyaçları olan süpervizyon desteklerinin verilmediği belirtiliyor.</p>
<p>Deprem sonrası maruz kaldıkları şiddet nedeniyle destek almak isteyen kadınların ise deprem sonrası belirsizlik ile mücadele etmek durumunda kaldıkları vurgulanıyor.</p>
<h5><strong>&#8216;Sadece Depremden Değil Her Şeyden Çok Yorgunum&#8217;</strong></h5>
<p>Raporda ayrıca şiddetin deprem dinlemediği, şiddet uygulayan erkeklerin deprem sonrasında da kadınlara yoğun bir biçimde şiddet uygulamaya devam ettiği ve genellikle çocukları şiddet aracı olarak kullandıkları vurgulanıyor. Bir diğer yandan kadınların kurumlara ulaşmakta ve destek almakta zorlanmaları bir diğer konu olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Deprem sonrası maddi desteklerin kişi değil hane bazında verilmesinin kadınların aleyhine bir durum oluşturduğu, pek çok kadının ayrıldıkları kocalarının alması dolayısıyla maddi desteklere ulaşamadıkları raporda vurgulanan bir diğer husus.</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/mor-cati-depremden-etkilenen-bolgelerde-kadinlarin-siddetten-uzaklasma-deneyimleri-ve-destek-mekanizmalari/" target="_blank" rel="noopener">Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/06/mor-catidan-deprem-bolgesinde-kadina-yonelik-siddete-dair-rapor/">Mor Çatı’dan Deprem Bölgesinde Kadına Yönelik Şiddete Dair Rapor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mor Çatı Anlatıyor Podcast Serisinin İkinci Sezonu &#8216;Cüzdanım Benim!&#8217; Yayında</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/26/mor-cati-anlatiyor-podcast-serisinin-ikinci-sezonu-cuzdanim-benim-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 May 2023 08:51:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Cüzdanım Benim]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı Anlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[podcast]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84134</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Çatı Anlatıyor podcast serisinin ikinci sezonunda şiddetin sinyalleri ve eşitsizliğin yarattığı sonuçlar tartışılıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/26/mor-cati-anlatiyor-podcast-serisinin-ikinci-sezonu-cuzdanim-benim-yayinda/">Mor Çatı Anlatıyor Podcast Serisinin İkinci Sezonu &#8216;Cüzdanım Benim!&#8217; Yayında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Kadına yönelik şiddetten bahsederken genellikle şiddetten nasıl korunacağımızı konuşuyoruz. Peki şiddetin geldiğini erkenden fark etmek, sinyallerini tanımak ve mümkün olduğunca az zarar görerek ilişkiden uzaklaşmak mümkün mü? Cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan erkek şiddeti, eşitsizliği yeniden üreten ve ondan faydalanan söz, davranış ve tutumlarla geliyorum diyor.</p></blockquote>
<p><strong><em>Cüzdanım Benim!</em></strong> isimli bu ilk bölümde ekonomik şiddetin sinyalleri konuşuluyor, hiç kendi cüzdanımıza sahip olabildik mi ya da finansal durumumuza dair kararları kendi başımıza verebiliyor muyuz sorularına yanıt aranıyor.</p>
<p>Podcast serisinin paylaşılan bölümüne aşağıdan ulaşabilirsiniz:</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: S2E1: Cüzdanım Benim!" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/3TtyR3oo7BYgqod8d6KiJW?si=4d92066654594e2a&#038;nd=1&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/26/mor-cati-anlatiyor-podcast-serisinin-ikinci-sezonu-cuzdanim-benim-yayinda/">Mor Çatı Anlatıyor Podcast Serisinin İkinci Sezonu &#8216;Cüzdanım Benim!&#8217; Yayında</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerel Yönetimler için Kadına Yönelik Şiddet Farkındalığına İlişkin Rehber El Kitabı Çıktı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/05/yerel-yonetimler-icin-kadina-yonelik-siddet-farkindaligina-iliskin-rehber-el-kitabi-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2022 08:19:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda Konsolosluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Yanındayız Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yanındayız Derneği, Hollanda Konsolosluğu’nun finansal destekleriyle yürüttüğü ve bir yıl süren “Şiddetin Görünmeyen Yüzü” projesi sonucu olarak Yerel Yönetimler için Kadına Yönelik Şiddet Farkındalığına İlişkin Rehber El Kitabı adlı çıktısını yayınladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/05/yerel-yonetimler-icin-kadina-yonelik-siddet-farkindaligina-iliskin-rehber-el-kitabi-cikti/">Yerel Yönetimler için Kadına Yönelik Şiddet Farkındalığına İlişkin Rehber El Kitabı Çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Şiddetin Görünmeyen Yüzü” projesiyle erkeklerde farkındalık uyandırarak, toplumsal cinsiyete dayalı kadına yönelik şiddetin sonlandırılması amaçlandı. Editörlüğünü Prof. Dr. İpek Merçil’in üstlendiği kitabın yazarları Ayşe Kaşıkırık ve Irmak Çil Arslan.  </span></p>
<p>El kitabında, kadına yönelik şiddetin tanımı, Dünya’da ve Türkiye’de kadına yönelik şiddet, ulusal ve uluslararası politika belgelerinde/taahhütlerinde kadına karşı şiddet, belediyelerin kadına yönelik şiddetle mücadeledeki sorumluluğu, Türkiye ve Dünya’dan belediyelerin kadına yönelik şiddetle mücadelede uygulama örneklerine yer veriliyor.</p>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/yanindayiz-dernegi-yerel-yonetimler-icin-kadina-yonelik-sidde/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Kitap açık erişimli olup, buradan erişilebilir.</span></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/05/yerel-yonetimler-icin-kadina-yonelik-siddet-farkindaligina-iliskin-rehber-el-kitabi-cikti/">Yerel Yönetimler için Kadına Yönelik Şiddet Farkındalığına İlişkin Rehber El Kitabı Çıktı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın Muhtarlar Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Etkin Rol Almak İstiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/29/kadin-muhtarlar-kadina-yonelik-siddeti-onlemede-etkin-rol-almak-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Dec 2021 10:09:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Ege Kadın Buluşması Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın muhtar]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77288</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de yapılan Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadelede Kadın Muhtarların Rolü Çalıştayı’nda kadın muhtarlar, kadınlara yönelik şiddet ve ülkede yaşanan sorunlar için daha etkin rol oynamak isteğini dile getirdi. Çalıştayın sonuç bildirgesinde kadın muhtarlar, yasal sorumluluklarına ve toplumsal sorun alanlarına ilişkin eğitimlerin başlatılması; kadın muhtarların merkezinde yer aldığı toplumsal destek mekanizması ve ağının kurulması talebiyle ilgili kurumları dayanışmaya davet etti. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/29/kadin-muhtarlar-kadina-yonelik-siddeti-onlemede-etkin-rol-almak-istiyor/">Kadın Muhtarlar Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Etkin Rol Almak İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında 23 Kasım 2021 tarihinde Ege Kadın Buluşması Platformu, Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler Daire Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Muhtar İşleri Daire Başkanlığı  iş birliği ile “Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadelede Kadın Muhtarların Rolü Çalıştayı” düzenlendi.</p>
<p>Çalıştaya İzmir’de bulunan 123 kadın muhtardan 54’ü katıldı ve bugüne kadar İzmir’de yapılan en kapsayıcı kadın muhtar toplantısı gerçekleştirildi.</p>
<p>19 Kasım Muhtarlar Günü&#8217;nde Ege Kadın Buluşması Platformu temsilde eşitliği sağlamak, köy ve mahalleler daha kapsayıcı hale getirmek için kadınların muhtar olarak seçilmelerini destekleyecek Gül Esin Kadın Muhtarlar Akademisi’nin kurulduğunu duyurmuştu.</p>
<p>Bu akademinin içeriğini kadın muhtarların ve adayların ihtiyaçları doğrultusunda belirlemek için katılımcılar çalıştay başlamadan önce kendilerine sunulan anketi doldurarak mahallelerinde yaşadıkları sıkıntıların, adaylık sürecinde karşılaştıkları zorlukların, görev yaparken zamanlarının büyük bölümünü alan hizmetlerin neler olduğuna dair bilgiler verdiler.</p>
<h5><strong>Kadın Muhtarlar Eğitim Talep Ediyor</strong></h5>
<p>Katılımcılardan aynı zamanda ankette liste halinde verilmiş eğitim konularından, ilerleyen dönemde almak istedikleri eğitim başlıklarını öncelik sırasına göre işaretlemeleri istendi. Anket sonuçlarına göre muhtarların neredeyse %60’ı “Kamu Kurumları – Muhtarlık İlişkileri” konusunda bilgilendirme etkinliklerinin yapılmasını, diğer yarısı da “Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizmaları” ve “Kadın ve Ekonomi” üzerine eğitimlere katılmak istediklerini belirttiler.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-77292 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/kadin-muhtarlar-kadina-yonelik-siddeti-onlemede-etkin-rol-almak-istiyor-1.jpg" alt="" width="343" height="257" />Muhtarların çalıştayda açık bir şekilde belirttiği diğer bir konu da kendi görev tanımları ve sorumlulukları ile ilgili daha fazla bilgi ve mahallelerinde şiddete karşı mücadelede yasaları daha detaylı öğrenmek istedikleri yönündeydi. Anketlerin tümünde, kadın oldukları için adaylık sürecinde ve görevlerini yaparken cinsiyetçi şiddete maruz kaldıkları da belirtildi.</p>
<p>Çalıştayda, yaşadıkları şiddeti daha ayrıntılı bir şekilde detaylandırmaları istenildiğinde ise verilen örneklerin bazıları:  “ofislerinin basılması, seçim döneminde “kadından muhtar mı olurmuş” diye sözlü şiddete uğramaları, haklarında asılsız dedikoduların çıkarılması, bazı kamu görevlilerinin kendilerine erkek meslektaşlarına gösterdikleri saygıyı göstermemeleri, vatandaşların bir kısmının “sana kadın olarak oy verdim, bu yüzden benim işimi görmek zorundasın” diye baskı kurmaları ve zaman zaman tehdit etmeleri”, bu şiddeti sadece erkek vatandaşlardan değil kendi hemcinslerinden de gördükleri yönündeydi.</p>
<p>Mahallelerinde şiddet mağduru kadınlara destek olduklarında, bu kadınların ailelerinden de fiziksel şiddet görebildiklerini ifade ettiler, hatta aralarında kamu görevini yaparken bıçaklanan veya silahla tehdit edilen kadın muhtarlar bulunuyor.</p>
<blockquote><p>Kadın muhtarlar kadınlara yönelik şiddet ile mücadele ederken yasal sorumlulukları ve görev tanımları ile ilgili eksiksiz bilgilendirilmek istiyor; görevlerini yaparken de güvenliklerinin sağlanmasını talep ediyorlar.</p></blockquote>
<h5><strong>Kadın Muhtarların İhtiyaçları ve Önerileri</strong></h5>
<p>Çalıştayda ortaya çıkan ihtiyaç ve öneriler şunlardı;</p>
<ul>
<li>Mevcut kadın muhtarlara yönelik görev tanımları, “Kamu Kurumları – Muhtarlık İlişkileri ile ilgili bilgilendirme eğitimleri,</li>
<li>“Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizmaları” şiddet ve şiddet türleri, 6284 sayılı yasa, uluslararası sözleşmeler ve ilgili yasalar, KADES uygulamasının tanıtılması, muhtar olarak şiddet konusunda yasal sorumlulukları konusunda eğitimler,</li>
<li>Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri,</li>
<li>Girişimcilik ve mor ekonomi, kadın dostu ve kapsayıcı kentsel hizmetler, kişisel gelişim/stresle baş etme, kadın sağlığı, iletişim teknikleri, dijital okur-yazarlık, sivil toplum kuruluşları ilk yardım ve afet yönetimi, veri toplama ve raporlama, bilgisayar okur-yazarlığı eğitimlerinin verilmesi,</li>
<li>Muhtarların can güvenliği açısından mahallelerine ve muhtarlık ofislerine Mobese kamera takılması için ilgili kurumlar  ile iletişime geçilmesi,</li>
<li>Mevcut muhtarlar ve muhtar adayı kadınların etkili bir seçim süreci geçirebilmeleri için; etkili iletişim, savunuculuk, politika geliştirme ve kampanya geliştirme/ yürütme konularında atölye çalışmaları uygulaması ve bunların yaygınlaştırılması çalışmalarının planlanması,</li>
<li>Yangın, deprem, sel gibi doğal afetler sırasında ve sonrasında, sosyal yardımları dağıtırken, oluşacak kargaşanın önlenmesi açısından mahallede muhtarlar ile yerel yönetimler ve mahalli idareler işbirliğinde Afet Acil Eylem planının oluşturulması, ve bu konuda eğitimlerin düzenlenmesi.</li>
</ul>
<p>Sonuç olarak, kadın muhtarlar mahalle sakinleri ile devlet kurumları arasında köprü görevi yapan seçilmiş yönetim zincirinin ilk halkası olarak kapasitelerini geliştirecek ve kendi can güvenliklerini sağlayacak uygulamalara ihtiyaç duyuyor.</p>
<p>Kadın Muhtarlar kadınlara yönelik şiddet ile mücadele ederken yasal sorumlulukları ve görev tanımları ile ilgili eksiksiz bilgilendirilmek istiyor; görevlerini yaparken de güvenliklerinin sağlanmasını talep ediyorlar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/29/kadin-muhtarlar-kadina-yonelik-siddeti-onlemede-etkin-rol-almak-istiyor/">Kadın Muhtarlar Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Etkin Rol Almak İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Yönelik Şiddet Ve Şiddet Sarmalının Bütünlüğü?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/02/kadina-yonelik-siddet-ve-siddet-sarmalinin-butunlugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 08:07:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[25 kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Ataerkil Pazarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ataerkil Utanç Bildirgesi]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[patriyarka]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet sarmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76494</guid>

					<description><![CDATA[<p>Solcu erkeklerimiz de yüzlerinde ve  vücutlarında yama gibi duran o ayrıcalıklarının elden gitmemesi için sıkı sıkı tutunmuş durumdalar. Kendileriyle samimi olarak yüzleşmedikçe teorik ve felsefi sözleri kendilerine kalsın.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/02/kadina-yonelik-siddet-ve-siddet-sarmalinin-butunlugu/">Kadına Yönelik Şiddet Ve Şiddet Sarmalının Bütünlüğü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Sözleşmesi&#8217;ne vurulan balta nedeniyle olsa gerek bu sene </span><i><span style="font-weight: 400;">25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü </span></i><span style="font-weight: 400;">bana bir başka anlam ifade etti. Protestoları sanatsal yapıda ama düşündürücü içerikte olanlar da vardı. Haklarımız budandıkça şiddetin sinsi halleri ve açık halleri kılıçla sokağa çıkıp ‘canım birini öldürmek istedi. Savunmasız olduğu için  kadını seçtim’ denilen bir ülke burası. Bu tür bir düşünce dahi korkunç değil mi? Nereden alıyorlar bu cesareti? Şiddet normlara, ahlaki değerlere vb bir dizi başka değerlere dayanıyor ancak en çok da toplumsal cinsiyete dayalı bu ülkede. </span></p>
<h5><b>Neden 25 Kasım?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">25 Kasım Dominik Cumhuriyeti&#8217;nde Mirabal Kardeşler&#8217;in vahşice katledilişlerinin yıl dönümü olarak sembolleşmiş durumda. Onların öldürülmesi Dominik Cumhuriyet’inde büyük bir tepki uyandırdı. Direniş hareketi güçlendi ve bir yılın sonunda diktatörlük düşürüldü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu anlamda aslında Mirabal Kardeşler bir başka saygıyı da hak ediyor. Yalnızca hüzünlü tarafıyla değil, aynı zamanda diktatörlüğün devrilmesinde önemli katkıları olduğu için. Onlar demokrasi ve özgürlük savaşçısı olarak da anılmalı. </span></p>
<h5><b>Kadına Karşı Şiddet Gününün Düşündürdükleri</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu günü anma etkinliklerinde içinde bulunduğum </span><i><span style="font-weight: 400;">Datça Kadın Platformu,</span></i><span style="font-weight: 400;"> yerel bir Demokrasi Evi’nde kadınlara uygulanan şiddetin hikayelerini (hatta birkaç erkeğin onları korurken uğradıkları vahşetin de) ön plana çıkardı.  Emek veren kadınların çabasına sağlık! Gün içindeki etkinlikler sırasında Cumhuriyet Meydanı’ndaki bir ağaç da bu günün adına Belediye tarafından anıt ağacı ilan edildi. Ne acıdır ki o şiddet buralara da bulaşmış durumda. Cumalı köyünden bir kadına defalarca erkek şiddetine uğrayarak 24 yaşında öldürülen Tuğba&#8217;ya adandı bu anıt ağaç. Annesi gün boyunca onun fotoğrafını boynunda taşıyarak ‘Ölmedim. Öldürüldüm’ mesajını ne kadar acı içinde yükleniyordu anlatamam. Birçoğumuz bakmaya dahi dayanmakta zorlanırken Banu’nun uğradığı şiddet hikayesini dinlerken ürperdim.   </span></p>
<h5><b>Peki Erkekler Cephesinde Ne/ler Oluyor?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye genelinde olan etkinlikleri uzaktan da olsa izlemeye çalıştım. Duyduğum hikayeler sonucu bir hafta elim kaleme varamadı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal cinsiyet araştırmalarında Orta Doğu coğrafyası patriyarkanın en güçlü olduğu yerlerden biri olarak biliniyor. Öyle ki antropolojist feminist Deniz Kandiyoti &#8216;Ataerkil Pazarlık&#8217; olarak tanımladığı durumda kadınlar da  bazen patriyarkanın bir yapı taşı olabiliyor. Dolayısıyla benim çok takıldığım ve iddia ettiğim Ataerki patriyarka yerine kullanılmamalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa patriyarka erkeklerin yaşamına da doğrudan olumsuz etki etmiyor mu? Militarizmden iş ve ekonomi konusunda, eşit paylaşıma kadar erkekleri de doğrudan ilgilendiriyor. Ancak patriyarkanın çökmesi için neden onlar da çaba sarf etmezler? Neden bu topraklarda her mahallede, her okulda, her hastanede, her hapishanede her pazarda ya da agorada bir eleştirel erkeklik grubu olmaz? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gözüm çok aradı bu sene acaba farklı söylemi olan erkekler çıkacak mı diye.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Ataerkil Utanç Bildirgesi&#8217; söylemi duydum. ‘Erkeklere çağrımdır: Bir kez biz dayak yiyelim. Utanıyorum bu durumdan diyen tek tük erkekler oldu. Umarım saman alevi gibi yanıp sönmeyenleri olur diyeyim. Bazılarıyla girdiğim diyalogda kalıcı çalışmanız var mı sorusuna ‘Geçmişte denedik. Grup çalışması süreklilik kazanmıyor. Kendime odaklanmaktan yanayım’ diyenler vardı. Oysa biz erkek şiddeti sonucu şiddet gören erkeklerin de yanında oluyoruz. Onları da görünür kılıyoruz. Kadına karşı şiddetin büyük bir sarmalın parçası olduğunun farkındayız.  Dilde, beyinde, bedende, sokakta, evde, iş yerinde, okulda, hastanede, hapishanede, mutfakta, yatakta, tabakta, tarlada vb. </span></p>
<h5><b>Toplumsal Şiddetten Kadına Karşı Şiddete </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Şunu anımsayalım ki insan sosyal bir varlık ve her şey toplumsal olarak şekillenir. Dolayısıyla bir konu hakkında objektif olma söz konusu olabilir. Ancak duruş olarak tarafsızlık mümkün değil. Çünkü toplumsal normlarla beslenen erk-ekliğin yapısöküme uğratılması bütünün parçalarını görmekle olabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendini toplumun değişmesine adayan erkeklerin bazıları da ‘bu şiddet konusu çok karmaşık. İçinde narkotik durum da var’  deyip sorun çözmeye değil karmaşıklığı daha da karmaşık göstermekten yana. Bir kısım keskin devrimciler adeta.. &#8216;Gerekirse ölün, devrim olunca haklarınızı vereceğiz. Biz daha derin konulara kafa yoruyoruz’ konumundalar. Dünyanın batı ve Doğusunda Hindistan&#8217;dan Amerika&#8217;ya kadar solculukta erkeklik korunmuştur. Buna erkek Sol da deniyor. Solun cinsel politikaya dair ikiyüzlülüğünü hala sürdürmekte. Bu konuda yapılmış bir dizi çalışma bulabilirsiniz.  Örneğin, Robin Morgan 1970&#8217;de Elveda Her şeye (Goodbye to All That) broşürü yayınladı. Solcu erkeklerimiz de yüzlerinde ve  vücutlarında yama gibi duran o ayrıcalıklarının elden gitmemesi için sıkı sıkı tutunmuş durumdalar. Kendileriyle samimi olarak yüzleşmedikçe teorik ve felsefi sözleri kedilerine kalsın. Dünyanın özgürlüğüne katkıları olduğunu sanmıyorum.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tek tük erkek de eleştirel erkekliği bir politik temele oturtup ilerlemekten yana görünmüyor. Tekrar olacak ama oysa biz feministler kalıcı aşama ve çaba gösterenleri takdir ediyoruz ortamlarımızda yer veriyoruz.  Kısacası samimi olmayan erkeleri ne kadar utandırabilirsek o kadar iyi. Zaten yüzü kızaranlar utanır. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/02/kadina-yonelik-siddet-ve-siddet-sarmalinin-butunlugu/">Kadına Yönelik Şiddet Ve Şiddet Sarmalının Bütünlüğü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Kadınlara Düşman Hareketlere Karşı, Feminist Direniş ve Dayanışmamızla Mücadele Ediyoruz’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/26/kadinlara-dusman-hareketlere-karsi-feminist-direnis-ve-dayanismamizla-mucadele-ediyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2021 08:15:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezleri Kurultayı]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76297</guid>

					<description><![CDATA[<p>24. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı'nın sonuç bildiresi yayınlandı. Farklı illerden kurultaya katılan kadın ve LGBTİ+ örgütleri, bildirgede iktidarın 'toplumsal cinsiyet eşitliğinden gittikçe uzaklaşan ve yerine aile odaklı politikaları getiren yaklaşımına' ve 'kadına yönelik şiddetle mücadeleye dair hesap verme sorumluluğunu yerine getirmediğine' vurgu yapıyor. Özellikle yerel yönetimlerde İstanbul Sözleşmesi’ne bağlı kalarak politika geliştirmeleri talep ediliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/26/kadinlara-dusman-hareketlere-karsi-feminist-direnis-ve-dayanismamizla-mucadele-ediyoruz/">‘Kadınlara Düşman Hareketlere Karşı, Feminist Direniş ve Dayanışmamızla Mücadele Ediyoruz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>6-7 ve 9 Kasım 2021 tarihlerinde, pandemi koşulları nedeniyle bu yıl da çevrim içi olarak, bir araya gelen “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karşıtı Politikalar ve Feminist Stratejilerimiz” başlığıyla gerçekleşen Kurultay’ın ilk gününe farklı illerdeki kadın ve LGBTİ+ örgütlerinden ve kamu kurumlarından 267 kadın katıldı.</p>
<h5>&#8216;Haklarımıza Yönelik Saldırıların Arttığı Bir Dönemden Geçiyoruz’</h5>
<p>Bildirgede öne çıkan bazı tespitler şunlar:</p>
<ul>
<li>“Bir süredir dünyada ve Türkiye’de, özellikle İstanbul Sözleşmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı üzerinden, haklarımıza yönelik saldırıların arttığı bir dönemden geçiyoruz. İstanbul Sözleşmesi yerine neyin konulacağı tartışmaları sürerken ulusal eylem planları ve strateji belgelerine bakıldığında toplumsal cinsiyet eşitliğinden gittikçe uzaklaşan ve yerine aile odaklı politikaları getiren yaklaşımı açık bir şekilde görüyoruz.</li>
<li>Hazırlanan her yeni eylem planı ve strateji belgesi geriye gidişin resmi olurken aynı zamanda politikasızlığın da bir belgesi. Devletin kendi çalışmasının izleme ve değerlendirmesini yapmaması, yürütülen planların etkililiğinin önemsenmediğini ve kadına yönelik şiddetle mücadeleye dair hesap verme sorumluluğunu yerine getirmediğini gösteriyor.</li>
<li>Özellikle yerel yönetimlerin İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan söylemlerini uygulamaya taşımalarını bekliyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını belediyelerin tanımamalarını ve Sözleşme değerlerine bağlılıklarını uygulamada göstermelerini talep ediyoruz.</li>
<li>Bizler, kadına yönelik şiddetle mücadele eden kadın örgütleri olarak, şiddetten uzaklaşma mücadelesi veren kadınların deneyimlerine tanıklık ediyoruz. Bu deneyimler kadınların Türkiye’de şiddetle mücadele için var olan mekanizmalara erişimde önemli güçlüklerle karşı karşıya kaldıklarını gösteriyor.</li>
<li>Şiddetten uzaklaşma mücadelesi veren kadınların deneyimlerinden hareketle hazırladığımız izleme raporlarıyla da görüyoruz ki 6284 sayılı Kanun gereği gibi uygulanmıyor, ŞÖNİM’ler koordinasyon görevini yerine getiremiyor, gizlilik kararlarının uygulanmasında yaşanılan sorunlar can güvenliği açıklarının yanı sıra kadınların haklarına erişmelerinde öyle güçlükler yaratıyor ki gizlilik kararlarını kaldırmayı dahi tercih edebiliyorlar.</li>
<li>İstanbul Sözleşmesi’nden biçimsel çekilme olsa bile Türkiye’de ve dünyada kadınların mücadelesinin güçlü olduğunu biliyor ve bizler de çalışmalarımızı bu güçle sürdürüyoruz. Toplumsal cinsiyet karşıtı, kadınlara düşman hareketlere karşı, uluslararası feminist direniş ve dayanışmamızla mücadele ediyoruz.</li>
</ul>
<h5>Kurultayda Öne Çıkan Başlıklar ve Talepler</h5>
<ul>
<li>Danıştay hukuksuz bir şekilde alınan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını iptal etmeli.</li>
<li> Pandemi gerekçe gösterilerek yoğunlaşan kolluk aracılığıyla yapılan sığınak kabulleri ŞÖNİM aracılığıyla yapılmalı.</li>
<li>Tedbir ve koruma kararları kadınların ihtiyaçları gözetilerek 6 ay veya süresiz olarak verilmeli.</li>
<li>Kadınların sıklıkla çocukları için sağlanan sosyo-ekonomik destek (SED) sığınakta kalan kadınlar için de işletilmeli. Bekar ya da çocuksuz kadınların ihtiyaçları gözetilerek düzenli ekonomik destekten yararlanabilecekleri sosyal hizmet modelleri oluşturulmalı.</li>
<li>Sadece şiddete maruz kalan kadınlara yönelik 7/24 ulaşılabilir bir telefon hattı oluşturulmalı. Bu hat çok dilli hizmet sağlayabilmeli.</li>
<li> KADES uygulaması çok dilli olmalı, Kürtçe dili eklenmeli ve kadınların uygulamayı rahat kullanabilmesi için kullanıcı dostu olmalı.</li>
<li>Yerel yönetimlerde sığınaklar öncelikli çalışma olmalı.</li>
<li>Belediyeler sığınak çalışmasının ihtiyaçları ve önceliklerini gözetmeli</li>
<li>Pandemi sonrası artan ve farklılaşan ihtiyaçlar nedeniyle kadınların psikolojik ve ekonomik destek talepleri de yoğunlaşmış durumda. Kamu ve yerel yönetimler bu ihtiyaçları gözeten toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeler hazırlamalı.</li>
<li>Belediyeler, LGBTİ+’ların özellikli ihtiyaçlarını katılımcı bir şekilde tespit etmeli ve bu ihtiyaçları ertelemeden karşılamalı.</li>
<li>Kamu kurumları ve yerel yönetimler kadınların nitelikli ücretsiz psikolojik desteğe erişmeleri konusunda etkin rol almalı.</li>
<li>Cinsel şiddet ile ilgili şikayet sürecinde kadının beyanı esas alınarak soruşturma süreci başlatılmalı, soruşturmaya başlaması için somut delil aranmamalı, etkin soruşturma yürütülmeli,</li>
<li>Göçmen ve mülteci kadınlar için cinsel şiddet sonrası destekler erişilebilir olmalı, tercüme desteği sağlanmalı ve tercümanlar dile hakim kişilerden seçilmeli.</li>
</ul>
<p>Bildirgenin tümüne<strong> <a href="http://www.siginaksizbirdunya.org/tr/kurultaylar/sonuc-bildirgeleri/186-24-kadin-siginaklari-ve-da-ya-nisma-merkezleri-kurultayi-sonuc-bi-ldi-rgesi">buradan</a></strong> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/26/kadinlara-dusman-hareketlere-karsi-feminist-direnis-ve-dayanismamizla-mucadele-ediyoruz/">‘Kadınlara Düşman Hareketlere Karşı, Feminist Direniş ve Dayanışmamızla Mücadele Ediyoruz’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Kadınlar Ataerkil Medyanın Elinde İkinci Kez Ölüyor’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/11/kadinlar-ataerkil-medyanin-elinde-ikinci-kez-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2021 07:21:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Azra Gülendam Haytaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Evrim Kepenek]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Selin Nakıpoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73370</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Cinsiyet eşitsizliğini ve kadına karşı şiddeti örtük ya da açık olarak aklayan, müdahale etmeyen, susan herkes bu suça iştirak eder.” Avukat Selin Nakıpoğlu, bu sözleriyle Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinde, haberleri cinsiyetçi dille hazırlayan ataerkil medyanın da suça ortak olduğuna dikkat çekiyor. Bianet editörü Evrim Kepenek ise 'tık' derdiyle hazırlanan haberlerde, fail erkeklerin aklanıp kadınların suçlu duruma düşürüldüğünü vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/11/kadinlar-ataerkil-medyanin-elinde-ikinci-kez-oluyor/">‘Kadınlar Ataerkil Medyanın Elinde İkinci Kez Ölüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Geçen hafta </span><span style="font-weight: 400;">Azra Gülendam Haytaoğlu’nun bir erkek tarafından vahşice öldürülmesi, Türkiye’de medyada kadın temsilinin yine ağırlıklı olarak cinsiyetçi bir dille haberleştirilmesinin son örneği idi. Özellikle </span><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/azrayi-vahsice-katleden-sapik-katil-mustafa-murat-ayhanin-ifadesi-ortaya-cikti-6572018/"><span style="font-weight: 400;">erkek gazeteciler</span></a><span style="font-weight: 400;"> tarafından hazırlanan haberlerde, yine mağdur kadının hakları hiçe sayılarak ve hatta fail erkeğe hak verilmesine olanak veren bir dil hakimdi.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Gazetecilerin kadın cinayetlerine dair haberleri hazırlarken cinsiyet eşitlikçi bir dil kullanmaları zorunludur.</span></p></blockquote>
<p><a href="https://twitter.com/TGCTr/status/1423199396942995456?s=20" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kadın Gazeteciler Komisyonu</span></a><span style="font-weight: 400;"> da artan kadın cinayetlerine ve medyada kadın cinayeti haberlerinde kullanılan yazım dilindeki sorunlara dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Gazetecilerin kadın cinayetlerine dair haberleri hazırlarken cinsiyet eşitlikçi bir dil kullanmaları zorunludur” deniliyor ve gazeteciler “söz konusu haberlerle ilgili fikri takip yapılırken, caydırıcı ceza uygulanıp uygulanmadığının da takipçisi olmaya, kadın-erkek demeden tüm basın çalışanlarını kadına yönelik şiddetin önlenmesi için görevini yapmaya” davet ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazı </span><a href="https://twitter.com/ZehraCelenk/status/1422873142050140161" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">kadın yazarlar</span></a><span style="font-weight: 400;">,</span><span style="font-weight: 400;"> katilin “yalan-yanlış ifadelerinin ballandırarak aktarıldığı, cinayeti katilin ağzından yazıp yol gösteren” ve Azra’nın fotoğraflarının katil ile birlikte servis eden bu haberlere tepki gösterdi. </span></p>
<p><a href="https://farukbildirici.com/azra-nin-oldurulmesini-kanli-bir-pornografiye-cevirdiler/"><span style="font-weight: 400;">Faruk Bildirici</span></a><span style="font-weight: 400;"> gibi bazı erkek gazeteciler de medyanın kadına yönelik şiddet ve cinayet haberlerinde yaptığı en büyük yanlışın “kanlı bir pornografiye çevirmek” olduğuna dikkat çekti. Bildirici&#8217;ye göre, kadın cinayetini ayrıntılarla, pornografik bir dille haberleştirmek, asıl üzerinde durulması gereken şiddeti ve kanlı vahşeti görünmez kılıyor; potansiyel saldırganlara yol-yöntem gösterilmiş oluyor. Bu tür haberleri okuyan sağlıklı insanlarda ve genç kadınlarda yaratacağı travmatik etki de göz ardı ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Azra Gülendam Haytaoğlu cinayeti üzerinden, </span><span style="font-weight: 400;">kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin medyada şiddeti yayacak ve mağdurun hukuki haklarını ihlal edecek şekilde yer bulmasının nedenleri ile okuyucuların buna karşı nasıl bir tavır alması gerektiğini avukat Selin Nakıpoğlu ve </span><span style="font-weight: 400;">Bianet kadın ve LGBTİ haberleri editörü Evrim Kepenek ile konuştuk. </span></p>
<h5><b>‘Kadına Karşı Şiddeti Aklayan ve Susan Herkes Bu Suça İştirak Eder’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73384 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu-640x640.jpg" alt="selin nakıpoğlu" width="267" height="267" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/selin-nakipoglu.jpg 768w" sizes="(max-width: 267px) 100vw, 267px" />Kadın cinayetlerinin medyada haberleştirilmesini, hukuki boyutu ile değerlendiren Selin Nakıpoğlu, öncelikle </span><span style="font-weight: 400;">sistematik şiddetin bir öznesi olduğu için “kadına yönelik erkek şiddeti” ifadesini kullanmayı tercih ettiğini not ediyor. Yazılı ve görsel medyada kadına yönelik erkek şiddetinin ve özellikle cinayetlerin %60’ının “3. Sayfa Haberi” olduğunu hatırlatan Nakıpoğlu, bunlarda da toplumsal cinsiyet boyutunun ele alınmadan “adli olay” olarak haberleştirilmesine dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Azra örneğinde olduğu gibi “katil erkeğin adının baş harfleriyle verilmesi, katilin ‘alkol almıştık’ </span><span style="font-weight: 400;">ifadesinin ısrarla yayınlanması oldukça alışık olduğumuz bir haberleştirme tarzı” diyen Nakıpoğlu’na göre, “henüz iddianame hazırlanmadan adeta katiller için indirim sebepleri, bazen de haksız tahrik sebeplerinin altı fosforlu kalem ile çiziliyor. Esasen bu yargıya müdahaledir.” </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kadına yönelik erkek şiddeti sistematiktir ve esasen birçok kurum ve kesimin açık veya örtük onayıyla işlenen örgütlü bir suçtur.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Nakıoğlu konunun hukuki boyutunu şu sözlerle özetliyor: “Kadına yönelik erkek şiddeti sistematiktir ve esasen birçok kurum ve kesimin açık veya örtük onayıyla işlenen örgütlü bir suçtur!</span> <span style="font-weight: 400;">Sadece katil değil cinsiyet eşitsizliğini ve şiddeti örtük ya da açık olarak aklayan, müdahale etmeyen, susan herkes bu suça iştirak eder.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadın cinayeti haberlerinde mağdur kadının özel hayatının haberleştirilmesinin mağdurun haklarını ihlal edip etmediği ve hayatta olmayan mağdurun haklarının nasıl korunacağı sorumuza Nakıpoğlu şu yanıtı veriyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Haberler genellikle cinayet-olay odaklı, adliye tutanakları ve faillerin ifadelerine dayandırılıyor. Kadın maktul olsa da olmasa da ceza yargılaması boyunca ikincil mağduriyete uğratılıyor. Bu da şayet kadın hayattaysa özel hayata saygı hakkinin ihlalidir, hayatta değilse de ölünün manevi şahsiyetine hakaret etmek suçudur. Ve mahkemeler pervasızca o erkek sanıkların yargılama boyunca kadına hakaret etmesini, kadının yargılama boyunca özel hayatına yapılan saygı ihlaline ses çıkarmamaktadırlar.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, geçtiğimiz mayıs ayında erkek cinsel şiddetine maruz kalmış bir başvurucunun ikincil mağduriyetten korunmasına ilişkin önemli bir karar verdi. </span></p>
<h5><b>‘Dil, Cinsiyetçi İdeolojiyi Taşıyan Temel Unsurlardan Biri’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">İsmail Saymaz gibi deneyimli erkek gazetecilerin dahi mağdur kadınların haklarının ihlal edilmesinin medyada bu denli yangın olmasını ise Nakıpoğlu, “</span><span style="font-weight: 400;">cinsiyetçi zihniyetin hayatın her alanında bir kamu politikası olarak yeniden üretilmesine” bir örnek olarak nitelendiriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle gazetecilerin haberde genellikle “erkek şiddeti” nitelendirmesini kullanmadığını çünkü kadınların “kadın olduğu için öldürüldüğünü” reddederek, kadın cinayetlerinin münferit olarak ele aldıklarını kaydeden Nakıpoğlu, dilin önemine dikkat çekiyor: “Dil, kadına yönelik erkek şiddetinin kaynağındaki cinsiyetçi ideolojiyi taşıyan temel unsurlardan olduğu için, dile dikkat etmeyen, kullandığı kelime, deyim ve ifadelerle bu dili yeniden üreten herkes bu suçun ortağıdır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinde medyanın rolünü bir hukukçu olarak değerlendiren Selin Nakıpoğlu, </span><span style="font-weight: 400;">muhabirlerin kadın cinayetlerle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek ve hukuki süreci takip ederek gerektiğinde sürecin toplumsal cinsiyet eşitsizliği boyutunu ortaya çıkarmaları ve süreç sonuçlanıncaya dek takibi sürdürmelerini tavsiye ediyor.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Gazeteciler, erkek şiddetini melodrama dönüştürmek yerine, sayfalarını farkındalık yaratmak ve cinsiyetçi hukuk sistemini sorgulamak için kullanmalılar; çünkü kadınlar ataerkil bir medyanın elinde ikinci kez ölüyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Erkek şiddetine maruz kalmış kadınların fotoğraflarla metalaştırılması ve haklarındaki tüm detayların ifşa edilmesinin sona erdirilmesinde sadece medya mensuplarının değil tüm toplumun sorumlu olduğunun altını çizen Nakıpoğlu, “kadına yönelik erkek şiddetinin haberleştirilmesinde şiddetin pornografisinin yapılmasından vazgeçmeyen her basın mensubu suç </span><span style="font-weight: 400;">işlemektedir.” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak, </span><span style="font-weight: 400;">Birgün, Bianet gibi yayın organlarının erkek şiddetine yönelik haberlerini başarılı bulduğunu belirten Nakıpoğlu, erkek şiddetine dair veri toplanmayan Türkiye’de Bianet’in erkek şiddetin bir dökümünü yapmasını da çok önemli bir hizmet olarak nitelendirdi. </span></p>
<h5><b>‘Kadın Cinayeti Haberleri ‘Bu Kadın da Bunu Hak Etmiş” Duygusunu Geçiriyor!’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Selin Nakıpoğlu’nun kadına yönelik erkek şiddetini ve kadın cinayetlerini hukuki boyutuyla değerlendirmesinin ardından, konuyu gazeteci bakışıyla ele alan</span><span style="font-weight: 400;"> Bianet kadın ve LGBTİ haberleri editörü Evrim Kepenek, medyanın “tık” derdine düştüğüne ve yapılan haberlerle “Bu kadın da bunu hak etmiş” duygusunu geçirdiklerini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Azra Gülendam cinayetinin medyada haber yapılma şeklinin, okuyucuda “Ah bu kızları aileleri ne biçim büyütmüş” noktasına getirdiğini; fail erkeğin bu haberlerde aklandığına, kadının ise suçlu gibi gösterildiğine dikkat çekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-73383 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/evrim-kepenek-640x427.jpeg" alt="evrim kepenek" width="366" height="244" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/evrim-kepenek-640x427.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/evrim-kepenek.jpeg 1024w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" />Kadın cinayeti haberlerinde tüm detayların ve mağdur kadının özel hayatının yer almasının kamuoyunun ilgisini daha çok çekip çekmediği sorumuza Kepenek şu yanıtı veriyor: “Daha çok okunuyor gibi bir düşünceye girmeden bu haberleri yazmak gerekiyor. Yani haber yazarken kendinize iki soru sorun: “Bu haber kimin yararına?” “Ben bu haberde kadını, çocuğu tekrar mağdur ediyor muyum?” İşte o zaman “okunuyor”, “okunmuyor” kaygısına düşmeden haberleri yazarsanız.”</span></p>
<h5><b>‘Fail Erkek Aklanıyor, Mağdur Kadın Suçlu Oluyor’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle erkek gazetecilerin sanık yerine mağdur kadınların fotoğrafları, özel hayatları ve cinayetin detayları ile haberlerini şekillendirmeyi tercih etmelerinin nedeninin bilgi eksikliğinden kaynaklanmadığını çünkü bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğunu vurguluyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Gerçekten “Bu haber kimin yararına?” “Ben bu haberde kadını ya da çocuğu tekrar mağdur ediyor muyum?”. Bu soruların peşinden giderseniz, bir şekilde de doğru bilgiye ulaşırsınız. Bu konuda sayısız kaynak var. “Neden” sorusunu böylesi haberlere imza atan erkek gazeteciler daha iyi yanıtlayabilir sanırım. Biliyorsunuz her konuda uzmanlar!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kepenek, gazetecilik etiğine ve toplumsal cinsiyet eşitliği normlarına uygun şekilde kadın cinayetlerinin haberleştirilmesi için basın mensuplarına, </span><a href="https://www.stgm.org.tr/sites/default/files/2020-09/turkiye-gazeteciler-sendikasindan-etik-gazetecilik-icin-cinsiyet-esitligi-rehberi_0.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) “Etik Gazetecilik İçin Cinsiyet Eşitliği Rehberi” </span></a><span style="font-weight: 400;">, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin </span><a href="https://www.tgc.org.tr/images/kadin_ve_medya_kilavuz.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Toplumsal Cinsiyet Eşitlikçi Haber Kılavuzu</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve Bianet’in toplumsal cinsiyet kütüphanesi ile </span><a href="https://bianet.org/files/static/bia_kitaplar/Toplumsal_Cinsiyet_Odakli_Habercilik_El_Kitabi_TR.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitab</span></a><span style="font-weight: 400;">ı’na başvurmalarını tavsiye ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haber dilinin toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde hazırlanması için okurlara önerilerini sorduğumuz Kepenek, kadına ve çocuğa zarar veren haberleri yapan kurumlara bu durumu bildirmeleri ve sosyal medyada da bu uyarıların paylaşılması gerektiğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evrim Kepenek, bianet&#8217;in </span><a href="https://m.bianet.org/bianet/medya/248197-bianet-in-141-haberine-erisim-engeli" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">‘</span><span style="font-weight: 400;">Erkek şiddeti çetelesi’ dahil 141 haberine erişim engeli</span></a><span style="font-weight: 400;"> getirildiğini hatırlatarak, sadece bu örneğin bile içinde olduğumuz koşulları ve kadına bakışı iyi yansıttığını belirtiyor ve her şeye rağmen “kadınlarla kadınlar için yazmaya, okumaya devam” mesajı veriyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/11/kadinlar-ataerkil-medyanin-elinde-ikinci-kez-oluyor/">‘Kadınlar Ataerkil Medyanın Elinde İkinci Kez Ölüyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Evrensel Norm ve Stratejilerden Giderek Daha Çok Uzaklaşıyor’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/30/turkiye-toplumsal-cinsiyet-esitliginde-evrensel-norm-ve-stratejilerden-giderek-daha-cok-uzaklasiyor/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/30/turkiye-toplumsal-cinsiyet-esitliginde-evrensel-norm-ve-stratejilerden-giderek-daha-cok-uzaklasiyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2021 15:07:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[CEİD]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Yıllık Raporu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği’nin (CEİD) hazırladığı Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Yıllık Raporu, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzliyoruz!” sloganıyla tanıtıldı. Ulusal yıllık izleme raporunda, 2018’den bu yana, hükümetin resmi belge ve uygulamalarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel bir norm olarak yer almadığı ve Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliği alanında evrensel norm ve stratejilerden giderek daha çok uzaklaştığı tespit ediliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/30/turkiye-toplumsal-cinsiyet-esitliginde-evrensel-norm-ve-stratejilerden-giderek-daha-cok-uzaklasiyor/">‘Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Evrensel Norm ve Stratejilerden Giderek Daha Çok Uzaklaşıyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73048 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/ceid-turkiyede-toplumsal-cinsiyet-esitligini-izleme-raporu-640x432.jpg" alt="Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Raporu Tanıtım Toplantısı" width="298" height="201" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/ceid-turkiyede-toplumsal-cinsiyet-esitligini-izleme-raporu-640x432.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/ceid-turkiyede-toplumsal-cinsiyet-esitligini-izleme-raporu.jpg 863w" sizes="auto, (max-width: 298px) 100vw, 298px" />CEİD tarafından Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği (TCE) alanında gelişmelere kamuoyunun dikkatini çekmeyi amacıyla hazırlanan Türkiye&#8217;de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yıllık İzleme Raporu’nun bugün yapılan çevrimiçi tanıtım toplantısında, 2019-2020 yılı verileri çerçevesinde ulaşılan veriler paylaşıldı. Ulusal Yıllık İzleme Raporu ile TCE’yi hayata geçirme görevi üstlenen kurumların ve oluşturulan politikaların, Türkiye’nin bağlı olduğu evrensel TCE norm, strateji ve hedeflerine ne kadar uyduğu veya uymadığı saptandı.</p>
<p>Rapora 2021 yılı verileri dahil edilmediğinden İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sürecinin TCE üzerindeki etkilerine yer verilmedi ancak kararın etkilerinin gelecek yıllarda hazırlanan Yıllık İzleme Raporlarında ele alınacağı not edildi.</p>
<p>Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Yıllık Raporu’nda ise 16 tematik alana ilişkin izleme göstergelerine topluca yer verildi ve söz konusu alanlarda yıllar içindeki değişim ortaya konuldu. 16 tematik alandan birkaçına dair raporda ulaşılan bazı bulgular şunlar:</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-73106 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gostergeler-640x361.jpg" alt="" width="640" height="361" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gostergeler-640x361.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/gostergeler.jpg 812w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></strong></h5>
<h5></h5>
<h5><strong>Eğitim </strong></h5>
<p>Raporda, eğitim alanında, cinsiyet eşitliği verilerine dair öne çıkan başlıklar şunlar:</p>
<ul>
<li>Mesleki ve teknik eğitimde kadın oranı azalıyor. 2016 yılında resmi meslek ve teknik ortaöğretimde öğrencilerin %44’ü kadın %56’sı erkek iken, 2020 yılında kadınların oranı %38,6’ya düşmüş, erkeklerin oranı %61,4’e yükselmiştir.</li>
<li>Verilere göre açıköğretim lisesine devam edenlerin sayısı azalıyor.</li>
<li>2016 yılında genel açıköğretim liselerine devam edenlerin sayısı 1.212.992 iken 2020’de 1.097.394 oldu.</li>
<li>Mesleki açıköğretim ve imam hatip açıköğretimde de azalış eğilim sürüyor.</li>
<li>Verilere göre kadınların oranı %58,1 ile açık imam hatip liselerinde yüksek iken, erkeklerin oranı %67,9 ile açık mesleki liselerinde yüksektir.</li>
</ul>
<h5><strong>İstihdam</strong></h5>
<ul>
<li>İşgücünde olmayan kadın ve erkek oranı arttı.</li>
<li>2016 yılında işgücünde olmayan kadınların oranı %67,5 iken 2020 yılında %69,1’e yükseldi. Erkeklerde bu oran 2016’da %28 iken 2020’de %31,8’e yükseldi.</li>
<li>İstihdam edilenlerin oranı hem kadınlarda hem de erkeklerde azaldı.</li>
<li>2016 yılında kadınlarda istihdam edilme oranı %30,6 iken 2020’de %26,3’e düştü.</li>
<li>Erkeklerde düşüş daha keskin: 2016’da erkeklerde istihdam edilme oranı %69,4 iken 2020’de %59,8’dir.</li>
<li>COVID-19 salgını ve ekonomik krizin etkileri istihdam üzerinde açıkça görülmektedir.</li>
<li>Kadınlarda tarım dışı işsizlik oranı 2016’da %18,1 iken 2020’de bu oran %20,7’ye yükselmiştir. Erkeklerde bu oranlar sırasıyla %10,9 ve %13,9’dur.</li>
</ul>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73105 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/toplumsal-cinsiyet-esitliginin-evrensel-normlari-640x364.jpg" alt="‘Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Evrensel Norm ve Stratejilerden Giderek Daha Çok Uzaklaşılıyor’" width="661" height="376" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/toplumsal-cinsiyet-esitliginin-evrensel-normlari-640x364.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/toplumsal-cinsiyet-esitliginin-evrensel-normlari.jpg 674w" sizes="auto, (max-width: 661px) 100vw, 661px" /></strong></h5>
<h5></h5>
<h5><strong>Kadınlara Yönelik Şiddet</strong></h5>
<ul>
<li>Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede önemli mekanizmalardan olan sığımaevi sayısı sadece 145. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde bile sadece 1 tane Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi hizmet veriyor.</li>
<li>Kadınlara yönelik şiddetin bir biçimi olan çocuk yaşta, erken ve zorla evlilikler sorun olmaya devam etmektedir. 20-24 yaş aralığında olup 18 yaşından önce evlenenlerin oranı %14,7’dir.</li>
</ul>
<p><strong>‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Normu Yerine Ailenin, Milli ve Manevi Değerlerin Korunması Normlarına yer Veriliyor’</strong></p>
<p>Raporun yapısal izleme bölümünde ulusal ve uluslararası mevzuat, TCE çerçevesinde analiz edildi. Buna göre, Anayasa’sının 10. maddesinde “cinsiyet eşitliğinin uygulanmasının” öngörülmesi olumlu ancak ayrımcılık politikaları sınırlı bir alanda ve sadece sosyal yardımlarda uygulanıyor. Cinsiyete dayalı ayrımcılıkların ve eşitsizliklerin devam ettiği stratejik alanlarda, örneğin karar alma ve yönetim pozisyonlarında kadınların düşük katılım oranlarının yükseltilmesi için ulusal eylem planlarında dönüştürücü politikalar ve olumlu ayrımcılık politikalarına dair adım atılmıyor.</p>
<p>Raporun en dikkat çekici bulgularından biri 2018 yılından bu yana, hükümetin resmi belgelerinde, ulusal eylem planlarında ve uygulamaya yönelik çalışmalarında, TCE’nin temel bir norm olarak yer almadığı. Ayrıca, birçok resmi belgede de, kadın haklarını koruma, kadın erkek eşitliği normlarına uyumdan da bahsedilmediği tespit ediliyor.</p>
<blockquote><p>Kadın haklarının korunması, kadın erkek eşitliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği normları yerine “ailenin korunması ve güçlendirilmesi”, “milli ve manevi değerlerin korunması” normlarına yer veriliyor.</p></blockquote>
<p>Raporun ulusal politikalar ve ilgili kurumların siyasi ve hukuki belgelerine dayandırdığı bir diğer önemli bulgu, kadın haklarının korunması, kadın erkek eşitliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği normları yerine “ailenin korunması ve güçlendirilmesi”, “milli ve manevi değerlerin korunması” normlarına yer verildiği. Yanı sıra Diyanet İşleri Başkanlığı belgelerinde görüldüğü gibi, merhamet, şefkat, adalet gibi kavramların eşitlik yerine kullanılmaya başlandığı saptanıyor.</p>
<p>Rapordan ulaşılan önemli bulgulardan bir diğeri ulusal eylem planlarında yer alan hedef ve faaliyetlerin, kamu otoritesi adına cinsiyet temelli eşitsizliklere doğrudan müdahale etme ve değiştirme amacı taşımadı; bunun yerine, rol model oluşturma, farkındalık yaratma, kamuoyunu bilinçlendirme gibi dolaylı müdahale amaçlayan hedefler olduğu yönünde.</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-73104 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/genel-yaklasimin-degerlendirilmesi-640x356.jpg" alt="‘Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Evrensel Norm ve Stratejilerden Giderek Daha Çok Uzaklaşılıyor’" width="640" height="356" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/genel-yaklasimin-degerlendirilmesi-640x356.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/genel-yaklasimin-degerlendirilmesi-1024x569.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/genel-yaklasimin-degerlendirilmesi.jpg 1058w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></strong></h5>
<h5></h5>
<h5><strong>‘Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Dar Kapsamda Ele Alınıyor!’</strong></h5>
<p>Rapora göre, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi oldukça dar bir kapsamda ele alınmaktadır. Sadece şiddet ile ilgili olmasa da her konuda kadınların adalete eşit erişiminin sağlanamaması, çocuk yaşta, erken ve zorla evlendirmeler, kadın yoksulluğunun yaygın ve çözümsüz bırakılmasının da bir tür şiddet olarak tanımlanması gerekir.</p>
<p>Kadınlara yönelik şiddetin çoğu zaman kadınlara merhamet ve acımayı çağrıştıran vicdani bir sorun olarak tanımlandığı; sadece aile içi şiddete indirgenerek ele alındığı kaydedilen raporda, bunun çok sakıncalı sonuçlara neden olabilecek bir eksiklik olduğunun altı çiziliyor.</p>
<p>Raporda ulusal politika ve kurumların işleyişinde LGBTİ+ bireylerin maruz kaldığı şiddetin önlenmesinin ve LGBTİ+ bireylerin yaşadığı ayrımcılıkların dikkate alınmadığı tespiti de önemli bulgulardan birini oluşturuyor.</p>
<p>Emekli akademisyen ve CEİD yönetim kurulu Başkanı Gülay Toksöz raporun tanıtım toplantısında, hazırlanan raporun sistematik ve özgün bir çalışma olarak hak mücadelesine büyük katkı verdiğini düşündüğünü belirtti.</p>
<h5><strong>‘Veri İyileştirir Sloganıyla Çalışmaları Yürüttük’</strong></h5>
<p>Toplumsal cinsiyet eşitliğinin göstergelerle izlenmesi başlığı altında İlknur yüksel Kaptanoğlu’nun sunumunda ‘Veri İyileştirir’ sloganıyla çalışmaları yürüttüklerini ifade etti ve raporun 146 gösterge ve 140 önerilen göstergeyi içerdiğini aktardı.</p>
<p>Toplantıda ayrıca  CEİD’in Cinsiyet Eşitliği İzleme Merkezi (CEİM) ve içerdiği bir çok veri seti ve rapor ile  yine CEİD’in Veri Portalı sitesi hatırlatıldı. Her iki web sitesinde yer alan kaynaklar ile göstergeler kullanılarak TCE konusunda yapılan çalışmalara; küresel düzeyde bu alandaki çalışmaların Türkiye ile kıyaslamalarının da yapılması ile katkı sunulabilir.</p>
<p>Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Yıllık Raporu’na <a href="https://dspace.ceid.org.tr/xmlui/handle/1/1792" target="_blank" rel="noopener"><strong>buradan</strong></a> ulaşabilirsiniz</p>
<p>Uluslararası kuruluşlara ait 552 rapora E-Kütüphane’nin <strong><a href="https://dspace.ceid.org.tr/xmlui/handle/1/2">bu kısmından</a></strong> erişebilirsiniz.</p>
<p>Türkiye’de TCE konusunda hazırlanan resmi raporlara <a href="https://dspace.ceid.org.tr/xmlui/handle/1/887">CEİM E-Kütüphane’den</a> erişmeniz mümkün.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/30/turkiye-toplumsal-cinsiyet-esitliginde-evrensel-norm-ve-stratejilerden-giderek-daha-cok-uzaklasiyor/">‘Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinde Evrensel Norm ve Stratejilerden Giderek Daha Çok Uzaklaşıyor’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/30/turkiye-toplumsal-cinsiyet-esitliginde-evrensel-norm-ve-stratejilerden-giderek-daha-cok-uzaklasiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadına Yönelik Şiddet Alanında Psikolojik Destek Çalışmaları Atölyesi&#8217;ne Davetlisiniz</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/23/kadina-yonelik-siddet-alaninda-psikolojik-destek-calismalari-atolyesine-davetlisiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2021 09:27:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet Alanında Psikolojik Destek Çalışmaları Atölyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mor Çatı]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik destek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=71837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mor Çatı, Kadına Yönelik Şiddet Alanında Psikolojik Destek Çalışmaları Atölyesi'ni 9-10-11 Temmuz 2021 tarihlerinde düzenliyor. Son başvuru tarihi 30 Haziran 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/23/kadina-yonelik-siddet-alaninda-psikolojik-destek-calismalari-atolyesine-davetlisiniz/">Kadına Yönelik Şiddet Alanında Psikolojik Destek Çalışmaları Atölyesi&#8217;ne Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve yürütücüsü olduğu ‘Kadınlar için Yeni Sosyal Politikalara Dair Farkındalığın Artırılması, Avrupa Birliği ve Türkiye arasında Uygulamaların Paylaşılması ve Yaygınlaştırılması Projesi’ kapsamında, kadına yönelik şiddet konusundaki farkındalıkların artırılması ve destek sağlanması amacıyla 3 günlük çevrimiçi bir atölye çalışması gerçekleştirecek.</p>
<p>9-10-11 Temmuz 2021 tarihlerinde gerçekleşecek olan atölyede, kadına yönelik şiddetle mücadelede psikolojik destek çalışmaları ve uygulamaların alanda çalışan psikologlarla birlikte değerlendirilmesi, iyi uygulamaların ortaya çıkarılması ve zorluk yaşanan durumlara ilişkin çözüm önerileri oluşturulması hedefleniyor.</p>
<ul>
<li>Atölye kadına yönelik şiddet alanında ruhsal çalışma yürüten, kamu ve sivil toplum kurumlarında çalışan psikologların katılımına açıktır.</li>
<li>Atölye çalışması 9-10-11 Temmuz 2021 tarihlerinde 11.00-15.00 saatleri arasında gerçekleşecektir.</li>
<li>Katılımcıların programa tam ve aktif katılım göstermesi beklenmektedir.</li>
<li>Atölye sonunda tüm programa eksiksiz katılan katılımcılara ‘Katılım Belgesi’ gönderilecektir.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<ul>
<li>Başvuru Formu&#8217;nu<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdNjtH5TSMXDCHIt7VZWkCqhfZv88D248lbqrqP9wjBRHh1UQ/viewform" target="_blank" rel="noopener"><strong> buradan</strong> </a>doldurabilirsiniz.</li>
<li>Başvuru için son tarih 30 Haziran 2021’dir.</li>
<li>İletişim: morcati@morcati.org.tr</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/23/kadina-yonelik-siddet-alaninda-psikolojik-destek-calismalari-atolyesine-davetlisiniz/">Kadına Yönelik Şiddet Alanında Psikolojik Destek Çalışmaları Atölyesi&#8217;ne Davetlisiniz</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
